<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Gündem Akışı Medya Haberleri &amp; : Teknoloji</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/rss/category/teknoloji</link>
<description>Gündem Akışı Medya Haberleri &amp; : Teknoloji</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2024 MDM Medya Ürünüdür &amp; Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Yapay zeka ortaklığı genişliyor: Elon Musk&amp;apos;ın şirketi de katılacak</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-ortakligi-genisliyor-elon-muskin-sirketi-de-katilacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-ortakligi-genisliyor-elon-muskin-sirketi-de-katilacak</guid>
<description><![CDATA[ Elon Musk&#039;ın yapay zeka şirketi xAI ile çip üreticisi Nvidia, küresel yapay zeka ortaklığına katılacak. Grup içerisinde Microsoft ve BlackRock da bulunuyor.Elon Musk&#039;ın yapay zeka şirketi xAI ve yapay zeka çipleri üreten Nvidia, yapay zeka altyapısı yatırımları için BlackRock, Microsoft ve Birleşik Arap Emirleri&#039;nin desteklediği yatırım şirketi MGX ile birlikte kurulan grubun bir parçası olacak.  Derin öğrenme ve büyük çaplı veri işleme, önemli miktarda işlem kapasitesi ve enerji gerektiriyor. Teknoloji şirketlerinin bu talebi karşılamak için binlerce çipi kümeler halinde kullanması bu işlemler için özelleştirilen veri merkezlerine olan ihtiyaca yol açıyor.  Geçen yıl eylülde Küresel Yapay Zeka Altyapı Yatırım Ortaklığı olarak adlandırılan grubun ismi Yapay Zeka Altyapı Ortaklığı olarak değiştirilecek.  Yatırımcılar, varlık sahipleri ve şirketler başlangıçta 30 milyar dolar sermaye sağlayacak. Grup, borç finansmanı ve toplam yatırımlarla birlikte 100 milyar dolar sermayeye ulaşabileceklerini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qLYK4xr6_kuxcXZbswxnfg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zeka, ortaklığı, genişliyor:, Elon, Muskın, şirketi, katılacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Google Tensor G5: Pixel serisi için yeni nesil yonga seti</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/google-tensor-g5-pixel-serisi-icin-yeni-nesil-yonga-seti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/google-tensor-g5-pixel-serisi-icin-yeni-nesil-yonga-seti</guid>
<description><![CDATA[ Google&#039;ın yakında tanıtılması beklenen Tensor G5 yonga seti, şirketin Pixel telefonları için sunduğu performansı bir sonraki seviyeye taşımayı hedefliyor.TSMC&#039;DEN ÜRETİM DESTEĞİ  Google, Tensor G5 için TSMC&#039;nin 3nm üretim sürecinden faydalanmayı tercih etti. Önceki Tensor yonga setlerinin Samsung tarafından üretilmesine karşın, bu geçiş daha yüksek performans ve enerji verimliliği vaat ediyor. TSMC&#039;nin gelişmiş üretim teknolojisi, yonga setinin işlem gücünü artırırken enerji tüketimini optimize etmeye yardımcı olacak.    YENİ NESİL GRAFİK GÜCÜ  Grafik performansında büyük bir yenilik olarak, Tensor G5, Imagination Technologies&#039;in IMG DXT GPU&#039;sunu kullanacak. Daha önce Arm Mali-G715 GPU&#039;su kullanılan bu seride, yeni GPU&#039;nun oyuncular ve grafik yoğun uygulamalar için daha yüksek performans sunması bekleniyor.    ÖZEL GÖRÜNTÜ İŞLETME YETENEĞİ  Pixel telefonlarının kamera performansı, Google&#039;ın özel olarak tasarladığı Görüntü Sinyal İşlemcisi (ISP) sayesinde güç kazanacak. Bu özel ISP, daha iyi görüntü kalitesi, düşük ışıkta daha net fotoğraflar ve gelişmiş video işleme yetenekleri gibi birçok avantaj sağlayacak.    YENİ VİDEO CODEC ENTEGRASYONU  Tensor G5, Chips&amp;Media tarafından geliştirilen WAVE677DV video codec ile donatılmış olacak. Bu codec, AV1, VP9, HEVC ve H.264 gibi birçok modern video formatını destekleyerek daha akıcı ve kaliteli video deneyimi sunacak.    ÖZEL TASARIM BİLEŞENLER   Yonga seti, bellek denetleyicisi, sistem önbelleği ve güç yönetimi modülleri gibi tamamen özel tasarımlardan oluşacak. Bu özelleştirilmiş tasarım, genel sistem verimliliğini ve uyumunu artıracak.   Google Tensor G5, Pixel 10 serisinin kalbinde yer alacak. Bu gelişmiş yonga seti sayesinde cihazların performansı ve kullanıcı deneyiminin önemli ölçüde iyileşeceği öngörülüyor. Özellikle yapay zeka ve makine öğrenimi tabanlı uygulamaların, cihazlarda daha verimli çalışması bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Xk1z1M6P4EKUf5kSri5ESg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Google, Tensor, G5:, Pixel, serisi, için, yeni, nesil, yonga, seti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Google Gemini’ye iki yeni özellik: Belgeler sesli kayıtlara dönüşüyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/google-geminiye-iki-yeni-oezellik-belgeler-sesli-kayitlara-doenusuyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/google-geminiye-iki-yeni-oezellik-belgeler-sesli-kayitlara-doenusuyor</guid>
<description><![CDATA[ Google, yapay zeka modelleri Gemini’ye Audio Overview ve Canvas adlı iki özellik getirileceğini açıkladı. Bu yenilikler, kullanıcıların belgelerle etkileşimini devrimsel şekilde değiştirmeyi vaat ediyor.AUDIO OVERVİEW: BELGELER KONUŞUYOR Audio Overview, belgeleri podcast benzeri bir formatta dinlenebilir hale getiriyor. Bu özellik, iki yapay zeka sunucusu tarafından yapılan bir diyalog şeklinde sunuluyor ve içerikleri daha erişilebilir bir hale getiriyor. İster uzun bir e-posta zinciri isterse karmaşık bir araştırma makalesi olsun, kullanıcılar bu dokümanları her an ve her yerde dinleyebilir. Şu anda İngilizce olarak hizmet veren bu özellik, gelecekte diğer dillerle de genişletilecek.   Bu teknoloji, zaman sıkıntısı çeken ya da okuma güçlüğü çeken kişiler için önemli bir avantaj sunuyor. Eğitimciler, araştırmacılar ve öğrenciler için özellikle yararlı olacağı öngörülüyor.   CANVAS: ETKİLEŞİMLİ DÜZENLEME VE KODLAMA   Canvas, belgeler veya kodlarla çalışan kullanıcılar için bir işbirliği ve düzenleme alanı sunuyor. Geleneksel belge düzenleme uygulamalarından farklı olarak, Canvas özellikleri arasında belgelerin tonunu değiştirme, uzunluğunu ayarlama ve formatını optimize etme gibi özellikler yer alıyor. Ayrıca, kullanıcılar düzenledikleri içerikleri doğrudan Google Docs’a aktarabiliyor, bu da iş akışını kolaylaştırıyor.   Bu özelliğin diğer bir dikkat çekici yanı ise kodlama projelerine sağladığı destek. Kullanıcılar, kod prototipleri oluşturabilir, düzenleyebilir ve bu projeleri ekip arkadaşlarıyla paylaşabilir. Canvas’ın özellikle yazılım geliştirme ekipleri için oldukça verimli bir araç olması bekleniyor.   YAPAY ZEKA VE KULLANICI DENEYİMİ   Gemini AI’nin bu iki yeniliği, kullanıcıların içeriklerle daha anlamlı bir bağ kurmasını sağlıyor. Audio Overview sayesinde bilgiyi daha erişilebilir hale getiren platform, Canvas ile işbirliği ve inovasyon fırsatlarını artırıyor. Bu özellikler, belgelerle daha etkileşimli bir deneyim sunarak hem bireylerin hem de ekiplerin hedeflerine ulaşmalarını kolaylaştırıyor.   Google’ın bu girişimi, yapay zekanın iş dünyasında ve gündelik yaşamda nasıl bir dönüştürücü güç olabileceğine dair önemli bir örnek sunuyor. Önümüzdeki aylarda bu özelliklerin kullanımda nasıl bir fark yaratacağını hep birlikte göreceğiz. Ancak şimdiden, Gemini AI’nin yeni özelliklerinin büyük bir ilgi uyandırdığı ve kullanıcılar tarafından heyecanla karşılandığı açık. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3er6_5eSGkSpJbhQmCTDkQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Google, Gemini’ye, iki, yeni, özellik:, Belgeler, sesli, kayıtlara, dönüşüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Oyun oynatabilen akıllı saat: Atari ruhu modern teknolojiyle buluştu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/oyun-oynatabilen-akilli-saat-atari-ruhu-modern-teknolojiyle-bulustu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/oyun-oynatabilen-akilli-saat-atari-ruhu-modern-teknolojiyle-bulustu</guid>
<description><![CDATA[ Atari, nostalji severlere yönelik tasarladığı akıllı saati Atari 2600 My Play Watch’u resmen duyurdu. Bu saat, efsanevi Atari ruhunu modern teknolojiyle buluşturarak hem retro oyun tutkunlarına hem de sıradışı bir akıllı saat deneyimi arayanlara hitap ediyor.KLASİK OYUNLAR KOLUNUZDA  Saatin en büyük özelliği, Atari’nin ikonik oyunlarını bileğinize taşıması. Pong, Centipede, Missile Command ve Super Breakout gibi 80&#039;lerin efsanevi oyunları, cihazın dahili oyun platformunda yer alıyor. Saatin retro grafikler ve ses efektleriyle sunduğu oyun deneyimi, geçmişe özlem duyan kullanıcılar için büyüleyici bir nostalji hissi yaratıyor.    RETRO VE MODERN TASARIMIN BULUŞMASIAtari 2600 My Play Watch, 2.02 inç büyüklüğünde TFT dokunmatik ekranı ve metal gövdesiyle zarif bir tasarım sunuyor. Döner kadran ve klasik tuşlar, cihazın retro tasarımını tamamlıyor. Ancak modern bir saatten beklenen kullanıcı dostu dokunmatik arayüz, bu nostaljik tasarımı destekliyor.SAĞLIK VE GÜNLÜK KULLANIM ÖZELLİKLERİ  Saat sadece oyun oynatmakla kalmıyor, aynı zamanda bazı temel sağlık ve günlük yaşam özelliklerini de içeriyor. Adım takibi, kalori hesaplama ve kalp atış hızı izleme gibi işlevler, cihazı kullanıcılar için daha kapsamlı bir hale getiriyor. Ancak Bluetooth veya Wi-Fi bağlantısı sunmaması, cihazın bağımsız bir şekilde çalışmasını sağlıyor ve retro odaklı kullanım felsefesine sadık kalıyor.FİYATI VE ÇIKIŞ TARİHİ   Atari, 2600 My Play Watch’u 80 dolar fiyattan ön siparişe açtı. Saatin resmi lansmanı ve kullanıcılarla buluşma tarihi 10 Haziran 2025 olarak açıklandı. Şirket, bu yeni ürünüyle sadece teknolojik bir cihaz sunmakla kalmıyor, aynı zamanda eski nesil oyun severlere geçmişe yolculuk yapma imkanı da tanıyor.     ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u1A_V_vJfEyhUbWYMOgJog.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Oyun, oynatabilen, akıllı, saat:, Atari, ruhu, modern, teknolojiyle, buluştu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Xbox Game Pass’e eklenecek oyunlar belli oldu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/xbox-game-passe-eklenecek-oyunlar-belli-oldu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/xbox-game-passe-eklenecek-oyunlar-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Xbox’ın aylık abonelikle sunduğu oyun kütüphanesi Xbox Game Pass’e Mart ayının ikinci yarısında eklenecek ve çıkacak oyunlar belli oldu. Popüler rol yapma oyunu Octopath Traveler II gibi dikkat çekici eklemeler göze çarpıyor.Oyun dünyasının popüler abonelik hizmetlerinden Xbox Game Pass, Mart 2025&#039;in ikinci yarısında oyunculara sunacağı heyecan verici yeni içeriklerini açıkladı. Hem konsol hem PC kullanıcılarını sevindirecek olan bu güncelleme, çeşitli türlerdeki oyunlarla oyunculara keyifli bir deneyim vaat ediyor. İşte eklenen oyunlar:   33 Immortals: Aksiyon-Rguelike türündeki oyunun en dikkat çekici özelliği, 33 kişilik co-op tecrübesi sunması.   Octopath Treveler II: JRPG oyunlarını sevenler için büyük fırsat. Tüm dünyada sevilen ve Metascore’u 8.6/10 olan Octopath Traveler II artık Game Pass’te.   Train Sim World 5: Tren simülasyonlarına ilgi duyan oyuncular için değişik bir tecrübe.   Mythwrecked: Ambrosia Island: Mitolojik hikayelerden esinlenen oyun, bugünden itibaren tüm abonelere açılıyor. Gizemli bir adada geçen oyun, keşif ve hikaye anlatımıyla öne çıkıyor.   Blizzard Arcade Collection: Eski usül oyuncular için Arcade deneyimini bugüne taşıyan bir yapım. Blizzard’ın geçmişte konsollar için ürettiği 5 klasik (Blackthorne, The Los vikings, Lost Vikings 2, Rock N Roll Racing ve RPM Racing) bu pakette 25 Mart’tan itibaren abonelerin beğenisine sunulacak.   Atomfall: Strateji ve aksiyonu birleştiren yapısıyla Atomfall, karanlık bir dünyada hayatta kalma mücadelesi arayanları bekliyor. Oyun, 27 Mart’ta Game Pass’te olacak.    GAME PASS&#039;E VEDA EDEN OYUNLAR Mart sonunda, bazı oyunlar Xbox Game Pass&#039;ten kaldırılacak. Bu oyunlar arasında popüler seriler ve beğenilen yapımlar da yer alıyor.   MLB The Show 24   Lil Gator Game   Hot Wheels Unleashed 2   Open Roads   Yakuza 0   Yakuza Kiwami   Yakuza Kiwami 2   Yakuza Like A Dragon   The Lamplighter’s League   Monster Hunter Rise   Yukarıdaki 10 oyun, 31 Mart’a kadar Game Pass abonelerine sunulmaya devam edecek. Nisan ayından itibaren ise hizmetten kaldırılacak. Bu yapımları oynamaya devam etmek isteyen kullanıcıların oyunları satın alması gerekecek.      ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w9wPRA-M90in4Nt4qoZp0g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Xbox, Game, Pass’e, eklenecek, oyunlar, belli, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Redmi&amp;apos;nin çocuklara özel ilk akıllı saati tanıtıldı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/redminin-cocuklara-oezel-ilk-akilli-saati-tanitildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/redminin-cocuklara-oezel-ilk-akilli-saati-tanitildi</guid>
<description><![CDATA[ Teknoloji devi Xiaomi’nin alt markası Redmi, çocuklara yönelik ilk akıllı saatini tanıttı.TEKNİK ÖZELLİKLER VE TASARIM  Redmi Kids Smartwatch, 1.68 inç (4.2 cm) büyüklüğünde ve 360 x 390 çözünürlüğe sahip bir ekrana sahip. Bu ekran, çocukların kolayca içerikleri görebilmesi ve kullanabilmesi için optimize edilmiş. Ayrıca, 5 MP ön kamerası sayesinde video aramalar ve fotoğraf çekimi yapma kabiliyetine sahip.  Saat, 4G bağlantı desteği ile iletişimde yüksek hız sağlıyor. Çocukların konum takibi için dokuz katmanlı bir sistem sunuluyor. Bu sistem GPS, Beidou, Wi-Fi, A-GPS ve yapay zeka destekli algoritmalar gibi teknolojileri birleştiriyor. Ayrıca, saat son 90 günlük konum geçmişini saklayarak ebeveynlere çocuklarının hareketlerini daha net bir şekilde izleme imkanı sunuyor.PİL ÖMRÜ VE SUYA DAYANIKLILIK  950 mAh kapasiteli bataryasıyla saat, üç güne kadar kullanım ömrü sunuyor. Bu, yoğun bir kullanımda bile ebeveynler için pil kaygısını azaltıyor. Ek olarak, 20 metreye kadar suya dayanıklı olan bu cihaz, çocukların oyun ve aktivitelerinde güvenle kullanılabiliyor.  EĞİTİM VE EĞLENCE İÇİN GELİŞTİRİLMİŞ ÖZELLİKLERRedmi Kids Smartwatch, çocukların hem eğlenmesi hem de öğrenmesi için özel uygulamalarla donatılmış. Eğitim odaklı içeriklere ek olarak, saat bir “K12 egzersiz sistemi” sunarak çocukların fiziksel aktivitelerini teşvik ediyor. Ayrıca, sınıf modu sayesinde dikkat dağıtıcı unsurlar devre dışı bırakılabiliyor, bu da cihazın eğitim sırasında etkili bir şekilde kullanılmasını sağlıyor.  Saatin özelleştirilebilir arayüzleri, çocukların kendi tarzlarını yansıtmalarına olanak tanıyor. Ayrıca, iletişim için ebeveynlerin belirlediği güvenli numaralarla sınırlı bir rehber oluşturulabiliyor, bu da çocukların sadece güvenli bağlantılar kurmasını sağlıyor.  REDMİ KIDS SMARTWATCH FİYATI NE KADAR? TÜRKİYE&#039;DE SATILACAK MI?  Redmi’nin çocuklara yönelik akıllı saati, Çin’de 69 dolardan satışa sunuldu. Cihazın küresel pazarda ne zaman satışa çıkacağı konusunda resmi bir açıklama yapılmadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hgmYkyMVV0O_7B3plIxR8Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Redminin, çocuklara, özel, ilk, akıllı, saati, tanıtıldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çığır açıcı kuantum deneyi:  Şifreli sinyalleri 12 bin 900 kilometre uzağa aktardılar</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cigir-acici-kuantum-deneyi-sifreli-sinyalleri-12-bin-900-kilometre-uzaga-aktardilar</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cigir-acici-kuantum-deneyi-sifreli-sinyalleri-12-bin-900-kilometre-uzaga-aktardilar</guid>
<description><![CDATA[ Çinli bilim insanlarının öncülüğündeki bir ekip,12 bin 900 metre mesafeden kuantum iletişimini gerçekleştirerek rekor kırdı. Deney, küresel ölçekte güvenli kuantum iletişimi potansiyelini göstermesi bakımından çığır açıcı görülüyor.Çinli bilim insanlarının öncülüğündeki bir uluslararası araştırma ekibi, Çin ile Güney Afrika arasında uydu aracılığıyla 12 bin 900 metre mesafeden kuantum iletişimini gerçekleştirerek bu alanda rekor kırdı.  Xinhua ajansının haberine göre, Çin Teknoloji ve Bilim Üniversitesinden araştırmacılar, sonuçları Nature dergisinde yayımlanan deneyde, Jinan-1 teknoloji test uydusunu kullanarak Çin&#039;deki yer istasyonundan Güney Afrika&#039;daki yer istasyonuna gerçek zamanlı kuantum anahtar dağıtımı (QKD) yapmayı başardı.  Şifrelenmiş sinyalleri 12 bin 900 kilometre uzağa aktaran araştırmacılar, dünyanın en uzun mesafeli güvenli kuantum iletişimini gerçekleştirdi.  Deney, küresel ölçekte güvenli kuantum iletişimi potansiyelini göstermesi bakımından çığır açıcı görülüyor.  Çin Teknoloji ve Bilim Üniversitesinden araştırmacılar, 2022&#039;de 833 kilometrelik fiber optik kablo üzerinde kuantum anahtar dağılımını gerçekleştirerek bu alanda rekor kırmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TI0RTkT0gkqm-N425al6cQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Çığır, açıcı, kuantum, deneyi: , Şifreli, sinyalleri, bin, 900, kilometre, uzağa, aktardılar</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yenilenen Google Pixel 9a tanıtıldı: İşte fiyatı ve özellikleri</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yenilenen-google-pixel-9a-tanitildi-iste-fiyati-ve-oezellikleri</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yenilenen-google-pixel-9a-tanitildi-iste-fiyati-ve-oezellikleri</guid>
<description><![CDATA[ Google, akıllı telefon dünyasında güçlü bir etki bırakmak için tasarladığı orta segment cihazı Pixel 9a&#039;yı tanıttı. Bu yeni model, şık tasarımı, güçlü donanımı ve yapay zeka destekli özellikleriyle dikkat çekiyor.TASARIM VE EKRAN    Pixel 9a, A serisinin minimalist tasarım anlayışını sürdürerek sade ve zarif bir görünüm sunuyor. 6.3 inç Actua ekran teknolojisi ile donatılan cihaz, 2700 nit parlaklık ve 120 Hz adaptif yenileme hızı sunarak kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Bu özellikler, açık havada ve multimedya içeriklerinde görüntü kalitesini artırmak için seçilmiş.PERFORMANS VE DEPOLAMA    Pixel 9a, Google’ın geliştirdiği Tensor G4 işlemcisi ile güçlendirilmiş. Bu işlemci, 8 GB RAM ile destekleniyor ve cihazın akıcılığıyla çoklu görevleri sorunsuzca yerine getirmesine olanak tanıyor. Kullanıcılar için 128 GB ve 256 GB depolama seçenekleri sunuluyor; böylece geniş dosyalar veya uygulamalar için yeterli alan sağlanıyor. KAMERA ÖZELLİKLERİ    Cihazın kamera sistemi, Pixel serisinin öne çıkan noktalarından biri olmaya devam ediyor. Pixel 9a, 48 MP ana kamera ve 13 MP ultra geniş kamera ile donatılmış. Ayrıca, Pixel A serisinde ilk kez yer alan Macro Focus özelliği sayesinde kullanıcılar daha fazla detay yakalayabiliyor. Gece çekimleri için Night Sight ve yıldız fotoğrafçılığı için Astrophotography modları, fotoğrafçılık tutkunlarına hitap ediyor. BATARYA VE DAYANIKLILIK    Pixel 9a, tek bir şarjla 30 saatten fazla kullanım süresi sunuyor. Extreme Battery Saver modu aktif edildiğinde, bu süre 100 saate kadar uzatılabiliyor. Ayrıca cihaz, IP68 sertifikası ile suya ve toza karşı dayanıklılık sunarak zorlu koşullarda bile güvenle kullanılabiliyor. YAPAY ZEKA DESTEKLİ ARAÇLAR    Pixel 9a, Google’ın güçlü yapay zeka altyapısı ile donatılmış bir dizi yenilikçi özellik sunuyor. Özellikle Tensor G4 işlemcisinin özel AI çekirdekleri, bu araçların yüksek verimlilikle çalışmasını sağlıyor.    Bu araçların en dikkat çekici olanı Magic Editor. Bu gelişmiş fotoğraf düzenleme aracı, Tensor G4’ün makine öğrenimi yetenekleri sayesinde, kullanıcıların fotoğraflarını otomatik olarak iyileştirebiliyor. Örneğin, arka plan nesnelerini çıkarma, ışık düzeltme veya renk tonlarını optimize etme gibi işlemleri saniyeler içinde gerçekleştirebiliyor. Derin öğrenme algoritmaları, her düzenlemenin doğal görünmesini sağlıyor.    Google’ın doğal dil işleme modelleriyle desteklenen Canlı Transkript özelliği, Pixel 9a kullanıcılarına gerçek zamanlı metin transkripsiyonu sunacak.Pixel 9a, arka plan gürültüsünü azaltmak için yapay zeka destekli ses işleme tekniklerini de kullanacak. Bu özellik, özellikle video görüşmeleri, sesli aramalar ve ses kayıtları sırasında kullanıcı deneyimini geliştirecek bir yenilik olarak öne çıkıyor.    FİYAT VE ÇIKIŞ TARİHİPixel 9a 128 GB 499 dolar, 256 GB ise 599 dolar fiyatla satılacak. Cihaz, Nisan ayında piyasaya sürülecek ve Peony, Iris, Porcelain ve Obsidian olmak üzere dört farklı renk seçeneğiyle kullanıcılara sunulacak.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b8dR-dlT30yg2zCPWc4AJw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yenilenen, Google, Pixel, tanıtıldı:, İşte, fiyatı, özellikleri</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Infinix Note 50 Pro+ 5G tanıtıldı: Orta segmentin yeni amiral gemisi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/infinix-note-50-pro-5g-tanitildi-orta-segmentin-yeni-amiral-gemisi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/infinix-note-50-pro-5g-tanitildi-orta-segmentin-yeni-amiral-gemisi</guid>
<description><![CDATA[ Infinix, yeni modeli Note 50 Pro+ 5G&#039;yi resmi olarak duyurdu. İleri seviye donanım özellikleri ve erişilebilir fiyat politikasıyla dikkat çeken cihaz, hem performans hem de tasarım açısından kullanıcılarını etkilemeyi hedefliyor.Note 50 Pro+ 5G, gücünü MediaTek&#039;in Dimensity 8350 Ultimate işlemcisinden alıyor. Bu işlemci, 12 GB RAM ve 256 GB depolama seçeneği ile destekleniyor. Kullanıcılar, yoğun uygulamalarda ve çoklu görevlerde sorunsuz bir deneyim yaşarken, geniş depolama alanı sayesinde medya dosyalarını rahatça saklayabilecek.   YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜKLÜ EKRAN  Telefon, 6,78 inçlik FHD+ çözünürlüğe sahip bir AMOLED ekranla geliyor. Bu ekran, 144 Hz yenileme hızı ve 1300 nit parlaklık değerleriyle dikkat çekiyor. Böylece kullanıcılar, özellikle video içerikleri ve oyunlarda akıcı ve canlı bir görüntü deneyimi elde ediyor.   ORTA SEGMENTİN EN İDDİALI KAMERALARINDAN  Kamera özellikleriyle de öne çıkan Note 50 Pro+ 5G, 50 MP çözünürlükteki ana kamerasının yanı sıra 6x optik zoom yapabilen 50 MP periskop telefoto lens ve 8 MP ultra geniş açılı sensöre sahip. Kullanıcılar, bu donanımla hem yakınlaştırılmış hem de geniş açılı sahneleri yüksek detayla yakalayabiliyor.   HIZLI ŞARJ VE UZUN SÜRELİ KULLANIM  Cihazın 5200 mAh bataryası, 100 W hızlı şarj desteğiyle birlikte geliyor. Bu özellik sayesinde telefon, sadece dakikalar içerisinde günlük kullanım için yeterli şarj seviyesine ulaşabiliyor.   Telefon, modern tasarımıyla şıklığı ve ergonomiyi bir araya getirirken IP64 sertifikası ile toza ve sıçramalara karşı dayanıklılık sunuyor. Ayrıca JBL destekli hoparlörler, üst düzey bir ses deneyimi vaat ediyor.   FİYATLANDIRMA   Infinix Note 50 Pro+ 5G, globalde 370 dolarlık satış fiyatıyla piyasaya sürüldü. Cihazın Türkiye fiyatlandırmasıyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı.   Infinix Note 50 Pro+ 5G’nin Özellikleri   Ekran: 6,78 inç AMOLED, FHD+ çözünürlük, 144 Hz yenileme hızı, 1300 nit parlaklık.   İşlemci: MediaTek Dimensity 8350 Ultimate.   RAM ve Depolama: 12 GB LPDDR5X RAM, 256 GB UFS 4.0 depolama.   Kamera:   Arka: 50 MP ana kamera (Sony IMX896, OIS destekli), 50 MP periskop telefoto lens (6x optik zoom, 100x dijital zoom), 8 MP ultra geniş açı sensör.   Ön: 32 MP selfie kamerası.   Batarya: 5200 mAh kapasite, 100 W hızlı şarj desteği.   Ses: JBL destekli çift hoparlör, Hi-Res Audio.   Dayanıklılık: IP64 sertifikası (toza ve sıçramalara karşı dayanıklı).   Diğer Özellikler: Ekran altı parmak izi okuyucu, XOS 15 işletim sistemi, 5G bağlantı desteği. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2YwERgwOkUu_r7GZfF85Hw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Infinix, Note, Pro, tanıtıldı:, Orta, segmentin, yeni, amiral, gemisi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yapay zeka, yol açtığı elektrik şebekesi problemlerine çözüm bulabilir mi: Nvidia’ya göre; evet</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-yol-actigi-elektrik-sebekesi-problemlerine-coezum-bulabilir-mi-nvidiaya-goere-evet</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-yol-actigi-elektrik-sebekesi-problemlerine-coezum-bulabilir-mi-nvidiaya-goere-evet</guid>
<description><![CDATA[ Nvidia, Elektrik Gücü Araştırma Enstitüsü (EPRI) ile güçlerini birleştireceği “Open Power AI Consortium” adlı yeni bir girişim başlattığını açıkladı. Bu ortaklık, yapay zeka tüketiminin sebep olduğu enerji tüketimi ve şebeke problemlerine yapay zekayı kullanarak çözümler üretebilmek amacıyla kuruldu.Günümüzde yapay zeka uygulamalarının artan kullanımı, veri merkezlerinde yüksek işlem gücü talebi ve buna bağlı olarak yükselen enerji tüketimi ile elektrik şebekelerinde dengesizlik yaratıyor. Nvidia, bu soruna yenilikçi bir yaklaşım getirmek amacıyla, problemin kaynağı olan yapay zekanın potansiyelini çözüm aracı olarak kullanmaya karar verdi.   Open Power AI Consortium’un Amaçları   Nvidia, Elektrik Gücü Araştırma Enstitüsü (EPRI) önderliğinde, Open Power AI Consortium adlı yeni bir girişimi başlattı. Bu konsorsiyum, enerji şirketleri, Microsoft, Oracle gibi teknoloji devleri ve akademik kurumları bir araya getirerek şu hedeflere odaklanıyor:   Alan Spesifik AI Modelleri Geliştirme: Şebeke stabilitesini sağlayacak ve enerji verimliliğini optimize edecek, açık kaynaklı yapay zeka modelleri ile elektrik talebi ve dağıtımı arasındaki dengenin sağlanması.   Yüksek Enerji Tüketiminin Yönetilmesi: Yapay zeka uygulamalarının neden olduğu artan enerji talebini, özellikle veri merkezlerinde ortaya çıkan %4’lük yıllık artışı göz önünde bulundurarak, daha verimli planlamalarla karşılamak.   Yenilenebilir Enerji Entegrasyonu: Şebeke üzerinde kurulu olan geleneksel enerji kaynaklarının yanı sıra, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla entegrasyonu güçlendirip, sürdürülebilir bir altyapı oluşturmak.   Teknik Yaklaşımlar ve Uygulama Örnekleri   Konsorsiyum kapsamında geliştirileceği açıklanan modellerde dikkat çekici teknik yaklaşımlar göze çarpıyor.   Makine öğrenimi yöntemleriyle, zaman duyarlı olmayan görevlerin düşük enerji talebi olan saatlere kaydırılması gibi stratejiler üzerinde çalışılıyor. Bu sayede, peak (zirve) zamanlarda oluşan aşırı yüklenmenin önüne geçilerek, şebekeye ek kapasite sağlanması hedefleniyor. ABD’nin model alındığı bir yerde bu strateji sayesinde, ek kapasitenin 76 birim artış sağlayabileceği öngörülüyor.   Veri merkezlerinin enerji yönetimi de çalışmanın kapsamına giren konulardan biri. Yapay zeka algoritmalarıyla, veri merkezlerindeki enerji tüketim modelleri analiz ediliyor. Optimum soğutma, yük dengeleme ve verimli enerji dağıtımı gibi konularda çözümler üretebilmek için simülasyonlar gerçekleştiriliyor.   Yapay zeka ile gerçek zamanlı şebeke izleme yöntemi üzerine de çalışılıyor. Bu iş için özel eğitilmiş AI modellerinin, elektrik şebekelerindeki ani yük değişikliklerini tespit edip, hızlı reaktif çözümler üretmesiyle enerjinin daha dengeli dağıtılacağı ve kısa süreli yoğunlukların önleneceği umuluyor.   Yapay Zekanın İkili RolüNvidia’nın bu girişimi, yapay zekanın çift yönlü etkisini gözler önüne seriyor. Bir yandan yüksek hesaplama gücü isteyen AI uygulamaları, veri merkezlerinin enerji tüketimini artırırken; diğer yandan doğru yapılandırılmış AI çözümleri, şebeke üzerindeki baskıyı hafifletip, enerji verimliliğini artırabilir. Bu yaklaşım, gelecekte enerji sektöründe yapay zekanın sadece bir tüketici değil, aynı zamanda kritik bir çözüm ortağı haline gelmesinin yolunu açabilir.   Open Power AI Consortium’un geliştireceği modeller ve stratejiler, enerji sektöründe denge ve verimlilik açısından büyük bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Hem yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin kullanılabilmesi hem de veri merkezlerinin enerji maliyetlerinin düşürülmesi gibi alanlarda önemli iyileştirmelerin sağlanması bekleniyor. Nvidia’nın liderliğinde yürütülen bu girişim, elektrik şebekelerinde yapay zekanın yaratabileceği sorunları, aynı teknolojinin sunduğu çözümlerle dengeleyerek geleceğe yönelik sürdürülebilir adımlar atılmasını amaçlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/x2Ldja54ik2DF1cWdGQfPw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zeka, yol, açtığı, elektrik, şebekesi, problemlerine, çözüm, bulabilir, mi:, Nvidia’ya, göre, evet</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Gmail’e yapay zeka destekli arama güncellemesi getirildi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/gmaile-yapay-zeka-destekli-arama-guncellemesi-getirildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/gmaile-yapay-zeka-destekli-arama-guncellemesi-getirildi</guid>
<description><![CDATA[ Google, Gmail kullanıcılarına posta kutularında daha verimli bir deneyim sunmayı amaçlayan önemli bir güncellemeyi devreye aldı. Geleneksel olarak e-postaların kronolojik olarak sıralandığı arama sonuçları, artık yapay zeka destekli yeni algoritmalar sayesinde kullanıcıya özgü ilgililik sinyallerine dayalı olarak listeleniyor.YENİ ARAMA ALGORİTMASININ TEKNİK TEMELİ  Gmail’in bu yeniliğinde, derin öğrenme ve doğal dil işleme (NLP) tekniklerinin en güncel modellerinden yararlanılıyor. Yeni algoritma, her bir e-posta içeriğini detaylı olarak analiz etmek üzere tasarlanmış; böylece kullanıcıların sorgularına en uygun sonuçları sunmak için gönderici bilgileri, e-posta içeriği, konu başlıkları ve hatta etkileşim geçmişi gibi çok katmanlı verileri değerlendiriyor.   Yapay zeka, e-postaların metinsel içeriklerini anlamlandırmak için transformer tabanlı modeller kullanıyor. Bu sayede, kullanıcıların arama sorgularındaki nüansları ve muhtemel bağlamı kavrayarak sonuçların önem derecesini belirleyebiliyor.   E-postaların okunma sıklığı, yanıtlama oranları ve üzerine yapılan tıklamalar gibi etkileşim verileri, algoritmanın sıralama kriterleri arasında yer alıyor. Bu veriler, geçmiş kullanım alışkanlıklarına göre hangi mesajların daha kritik olduğuna dair ipuçları veriyor.   ÖNCELİKLİ SIRALAMA SEÇENEĞİ  Yeni arama özelliği, Gmail’in hem web sürümünde hem de Android ve iOS uygulamalarında aktif hale getirildi. Kullanıcılar artık arama sonuçlarını “Önem Sırasına Göre” görüntüleyerek; özellikle iş, eğitim ve günlük iletişimde zaman kazanmak için kritik e-postaların en üstte yer almasını sağlayabiliyor. Bunun yanı sıra, sistem kullanıcıya “En Son” gibi geleneksel sıralama seçenekleri sunarak, ihtiyaç ve tercihlere göre esneklik tanıyor.   GÜVENLİK ENDİŞELERİ  Google, yeni sıralama algoritması geliştirilirken, kullanıcı verilerinin güvenliğini ve gizliliğini en üst seviyede tutmaya özen gösterdiğini belirtiyor. Şirket, e-posta içeriklerinin analizinde anonimleştirilmiş veriler ve katmanlı güvenlik protokolleri kullanıldığının altını çiziyor. Bu sayede hem hassas bilgilerin korunması hem de doğru sonuçların elde edilmesi hedefleniyor.   İlk etapta kişisel Google hesapları için aktif edilen bu özellik, önümüzdeki dönemde Google Workspace kullanıcılarına da sunulacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4mMUHTCxSUmMJz6-_axHQw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Gmail’e, yapay, zeka, destekli, arama, güncellemesi, getirildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA duyurdu: &amp;quot;Büyük Tekerlek&amp;quot; galaksisi keşfedildi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-duyurdu-buyuk-tekerlek-galaksisi-kesfedildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-duyurdu-buyuk-tekerlek-galaksisi-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ James Webb Uzay Teleskobu, &quot;Büyük Tekerlek&quot; galaksisi keşfetti.NASA&#039;nın James Webb Uzay Teleskobu’nun dev bir galaksi bulduğu açıklandı.  NASA’nın James Webb Uzay Teleskobu (JWST) ile yapılan derin gözlemlerle erken evrende dev bir galaksi keşfedildi. ‘Büyük Tekerlek’ adı verilen galaksiye ait bulgular Nature Astronomy’de yayınlandı.  Yapılan ayrıntılı JWST gözlemleri, &#039;Büyük Tekerlek&#039;in boyut ve dönüş hızı bakımından günümüz evrenindeki en büyük ‘süper sarmal’ galaksilerle karşılaştırılabilir olduğunu gösterdi. Alışılmadık derecede büyük olan &#039;Büyük Tekerlek&#039;in aynı kozmik yaştaki diğer galaksilere benzer oranda aktif olarak büyüdüğü de tespit edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aZO40V28tk2hlwFpamHVPw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, duyurdu:, Büyük, Tekerlek, galaksisi, keşfedildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Anthropic&amp;apos;ten yenilik: Claude Sohbet Botuna Web Arama özelliği eklendi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/anthropicten-yenilik-claude-sohbet-botuna-web-arama-oezelligi-eklendi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/anthropicten-yenilik-claude-sohbet-botuna-web-arama-oezelligi-eklendi</guid>
<description><![CDATA[ Yapay zeka araştırma şirketi Anthropic, Claude isimli chatbot için web arama özelliği getirdiğini açıkladı. Bu yenilik, Claude&#039;un gerçek zamanlı bilgiye erişmesini sağlayarak, daha güncel ve doğru yanıtlar sunmasını mümkün kılıyor.WEB ARAMA İLE GENİŞLETİLMİŞ BİLGİ TABANI  Web arama özelliği, Claude&#039;un sorulara verdiği yanıtların doğruluğunu artırmayı hedefliyor. Kullanıcılar, Claude&#039;un sunduğu bilgilerin kaynaklarını kolayca görüntüleyerek içeriğin güvenilirliğini değerlendirebiliyor. Bu, özellikle karmaşık konularda doğru bilgiye hızlı erişim sağlamak isteyen kullanıcılar için büyük bir avantaj sunuyor.   Şirket, bu özellikte dikkat edilmesi gereken bazı noktaların olduğunu vurguluyor. Claude, diğer yapay zeka modelleri gibi, yanlış veya yanıltıcı bilgi sunma riski taşıyabiliyor. Bu nedenle, kullanıcıların verilen bilgileri doğrulamak için önerilen kaynakları kontrol etmeleri tavsiye ediliyor.   CHATGPT VE GEMİNİ&#039;YE YENİ RAKİP  Web arama özelliği şu anda sadece ABD&#039;deki ücretli kullanıcılar için ön izleme aşamasında. Anthropic, bu özelliğin yakın gelecekte ücretsiz kullanıcılar ve diğer ülkeler için de kullanıma sunulacağını belirtti. Şirket, bu güncelleme ile Claude&#039;un rekabet gücünü artırmayı hedefliyor ve OpenAI&#039;nin ChatGPT modeli ile Google&#039;ın Gemini botu gibi rakiplerle aynı seviyeye çıkmasını amaçlıyor.   Anthropic&#039;in Claude sohbet botuna eklediği web arama özelliği, yapay zekanın kullanım alanlarını genişleten önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Gerçek zamanlı bilgi erişimi sayesinde eğitim, iş dünyası ve araştırma gibi çeşitli alanlarda kullanıcıların daha fazla destek alması mümkün hale geliyor.   RAKİP MODELLERE GÖRE FARKI NEDİR?  Claude&#039;un web arama özelliği, rakip modellerle benzer seviyede bir yenilik sunsa da Anthropic&#039;in özellikle bilgi kaynaklarını alıntılama tercihiyle, kullanıcıların güvenini kazanma yolunda stratejik bir adım attığı görülüyor. Bu özellik, kullanıcıların bilgiyi doğrulamasını kolaylaştırarak Claude&#039;u daha güvenilir bir seçenek haline getiriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MtiVKFhe-0uuxInFcRzjBA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Anthropicten, yenilik:, Claude, Sohbet, Botuna, Web, Arama, özelliği, eklendi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Threads, kullanıcı deneyimini geliştiren yeni özelliklerini tanıttı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/threads-kullanici-deneyimini-gelistiren-yeni-oezelliklerini-tanitti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/threads-kullanici-deneyimini-gelistiren-yeni-oezelliklerini-tanitti</guid>
<description><![CDATA[ Meta tarafından geliştirilen Threads, kullanıcı etkileşimlerini artırmak ve içerik paylaşımını daha etkili hale getirmek amacıyla bir dizi yeni özelliği kullanıma sundu. Bu güncellemeler, kullanıcıların içeriklerini daha geniş kitlelere ulaştırmasına olanak tanırken, aynı zamanda platformun sunduğu özelleştirme seçeneklerini de genişletiyor.KONULARA ODAKLANMA: İLGİ ALANLARINA ÖZEL ETİKETLEME  Threads, kullanıcıların profillerine en fazla 10 konu etiketi (hashtag) eklemesine olanak tanıyor. Bu etiketler, kullanıcının ilgi alanlarını yansıtırken, profili ziyaret eden kişilere doğrudan ilgili içeriklere ulaşma imkanı sunuyor. Ayrıca, gönderi oluştururken Meta&#039;nın yapay zeka algoritmaları, trend olan konuları ya da kullanıcının geçmişte paylaştığı içeriklere dayalı öneriler sunarak konuların seçimini kolaylaştırıyor.   Bu özellik, kullanıcıların platform üzerindeki içeriklerinin daha fazla görüntülenme almasını hedefliyor. Meta’nın verilerine göre, konu etiketi içeren gönderiler, standart gönderilere kıyasla daha yüksek bir erişim oranına sahip.   YANIT KONTROLÜ: GÖNDERİLER ÜZERİNDE DAHA FAZLA KONTROL   Kullanıcılar artık, yalnızca takipçilerinin yanıt verebileceği ya da alıntı yapabileceği gönderiler oluşturabiliyor. Bu özellik, Kasım 2024&#039;te tanıtılan ve alıntılama kontrolüne odaklanan özelliğin geliştirilmiş bir versiyonu olarak öne çıkıyor. Böylece, kullanıcılar içeriklerinin kimler tarafından görülebileceği ve yanıtlanabileceği konusunda daha fazla kontrol sahibi oluyor.   VARSAYILAN AKIŞ SEÇENEKLERİ VE VİDEO DENEYİMİ  Yeni güncellemeler, kullanıcıların Threads üzerindeki özel akışlarını (feed) varsayılan olarak ayarlamalarına imkan tanıyor. Bu özellik, kullanıcıların yalnızca görmek istedikleri içeriklere odaklanmasını kolaylaştırıyor. Ek olarak, video oynatıcı, kullanıcıların daha rahat kontrol sağlaması için yeniden tasarlandı. Gelişmiş video oynatma kontrolleri, içerik tüketimini daha keyifli hale getirmeyi amaçlıyor.   Kullanıcılar artık videoları hızlandırma, yavaşlatma veya belirli bir zaman damgasına doğrudan gitme seçeneklerine sahip. Bu özellikler, video içeriklerinin detaylı incelemesi veya eğitim materyallerinde daha verimli kullanım için ideal. Oynatma kontrolleri, ekranın alt kısmında düzenli bir şekilde konumlandırıldı ve video izleme sırasında herhangi bir görsel karmaşa yaratmadan erişilebilir durumda.   Meta, bu yeniliklerle Threads&#039;i sosyal medya dünyasında daha güçlü bir konuma taşımayı hedefliyor. Yeni özellikler, kullanıcıların içeriklerini daha etkili bir şekilde yönetmelerine ve platformda daha anlamlı etkileşimler kurmalarına olanak tanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TPPqGQvQSUufWWB4gIRSwg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Threads, kullanıcı, deneyimini, geliştiren, yeni, özelliklerini, tanıttı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Airbyte’tan veri analitiği ve yapay zeka için yeni destek</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/airbytetan-veri-analitigi-ve-yapay-zeka-icin-yeni-destek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/airbytetan-veri-analitigi-ve-yapay-zeka-icin-yeni-destek</guid>
<description><![CDATA[ Açık kaynaklı veri entegrasyonu platformu Airbyte, şirketlerin verilerini daha verimli ve güvenli bir şekilde yönetmelerine olanak tanıyan yeni bağlayıcı paketini kullanıma sundu. Google Drive, SharePoint gibi uygulamalardan veri çekmeyi sağlayan bu güncelleme, işletmelerin veri taşıma ve analiz süreçlerini optimize etmelerini hedefliyor.YAPILANDIRILMAMIŞ VERİ YÖNETİMİNDE YENİLİK  Airbyte’ın yeni bağlayıcıları, Google Drive ve SharePoint gibi popüler uygulamalardan yapılandırılmamış verilerin aktarılmasını sağlıyor. Bu, belge yönetim sistemleri ve bulut tabanlı hizmetlerde tutulan geniş veri havuzlarının iş süreçlerine entegre edilmesini kolaylaştırıyor. Airbyte, bu süreçte veri bütünlüğünü koruyarak, şirketlerin yapay zeka uygulamalarında kullanabilecekleri veriyi daha erişilebilir hale getiriyor. Bu yenilik, veri formatlarında uyumluluk ve özelleştirilebilir bağlayıcı kullanımı gibi teknik avantajlar sağlıyor.   Airbyte’ın bağlayıcıları, Apache Iceberg gibi açık kaynaklı analitik veri formatları ile uyumlu çalışarak büyük veri tablolarının depolanmasını ve işlenmesini kolaylaştırıyor. Aynı zamanda kullanıcılar, bağlayıcıların yapılandırmasını iş ihtiyaçlarına göre özelleştirme ve data entegrasyonu sırasında esneklik sağlama şansı elde ediyor.   KURUMSAL UYGULAMALARA ÖZEL DESTEK  Airbyte, NetSuite, SAP, ServiceNow ve Workday gibi kurumsal yazılımlar için veri bağlayıcılar sunarak, özellikle büyük ölçekli işletmelerin ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor. Bu bağlayıcılar, finansal raporlamadan insan kaynakları yönetimine kadar geniş bir yelpazede daha verimli data entegrasyonu sağlıyor.   Bir işletme, SAP sisteminden müşteri verilerini Apache Iceberg formatında veri gölüne aktarmak istediğinde, Airbyte’ın bağlayıcıları bunu hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Bu veriler, daha sonra iş analitiği ve yapay zeka modelleri için kullanılabiliyor.   VERİ GÜVENLİĞİ VE KORUMA    Airbyte, bağlayıcılarını geliştirmede veri güvenliğine özel önem verdiğini vurguluyor. Veri şifreleme protokolleri ve hassas veri maskeleme gibi ileri güvenlik önlemleri, kullanıcıların kritik bilgilerini koruma altına alıyor. Ayrıca, veri taşınması sırasında anonimleştirme yöntemleri kullanılarak, şirketlerin veri gizliliği standartlarını karşılaması sağlanıyor.   Airbyte, yeni bağlayıcıları sayesinde şirketlerin, farklı platformlardaki veriyi entegre ederek süreçlerini hızlandıracağını, veri analitiği ve yapay zeka projelerinde daha tutarlı veri akışları oluşturacağını iddia ediyor. Şirketin bir diğer vaadi de veri yönetim süreçlerinde maliyetleri azaltmak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2GCLL1SW7EeMzGse0U0J_A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Airbyte’tan, veri, analitiği, yapay, zeka, için, yeni, destek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Huawei yeni katlanabilir telefonunu duyurdu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/huawei-yeni-katlanabilir-telefonunu-duyurdu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/huawei-yeni-katlanabilir-telefonunu-duyurdu</guid>
<description><![CDATA[ Katlanabilir akıllı telefon teknolojisinin öncülerinden Huawei, yeni modeli Pura X’i tanıttı. Hem dikey hem yatay kullanım imkanı sunan cihaz, yenilikçi tasarımı ve güçlü donanımıyla dikkat çekiyor.TASARIM VE EKRAN ÖZELLİKLERİ  Huawei Pura X, kitap tarzı ve kapaklı katlanabilir tasarımı bir araya getirerek benzersiz bir form faktör sunuyor. Cihazın iç ekranı 6.3 inç OLED panelden oluşuyor ve 2120 x 1320 çözünürlük, 120 Hz yenileme hızı, 2500 nit parlaklık gibi özelliklere sahip. Kapak ekranı ise 3.5 inç OLED panelle donatılmış ve 980 x 980 çözünürlük sunuyor. Her iki ekran da P3 renk gamı ve 1440 Hz PWM karartma desteğiyle üstün bir görüntü deneyimi sağlıyor.   Kamera Donanımı   Pura X, arka tarafta üçlü kamera kurulumuna sahip:   50 MP ana kamera   40 MP ultra geniş açı kamera   8 MP telefoto lens   Ön tarafta ise 10.7 MP ultra geniş açı kamera yer alıyor. Kamera özellikleri arasında AI Portre Modu, AI Hareket Takibi ve Çift Ekran Önizleme gibi yenilikçi çözümler bulunuyor.   PERFORMANS VE YAZILIM  Huawei Pura X, HarmonyOS 5.0.1 işletim sistemiyle çalışıyor. Bu sistem, yapay zeka destekli özellikler ve optimize edilmiş performans sunuyor. Cihaz, 12 GB RAM ve 256 GB/512 GB depolama seçenekleriyle geliyor. Ayrıca 16 GB RAM ve 1 TB depolama sunan özel bir versiyonu da mevcut.   BATARYA VE ŞARJ TEKNOLOJİSİ  Cihaz, 4720 mAh kapasiteli bir bataryaya sahip ve 66W kablolu ile 40W kablosuz şarj desteği sunuyor. Ayrıca gelişmiş grafit plaka teknolojisi sayesinde etkili bir ısı yönetimi sağlanıyor.   FİYATLANDIRMA VE RENK SEÇENEKLERİ  Huawei Pura X, Çin&#039;de 7499 yenden (yaklaşık 1035 dolardan) başlayan fiyatlarla 30 Mart’ta satışa sunulacak. Bellek ve depolama seçeneklerine göre fiyatlar değişiklik gösteriyor. Cihaz, yeşil, kırmızı, siyah, beyaz ve gümüş renk seçenekleriyle geliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zO2DVlupx0aUTWDemc5PKg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Huawei, yeni, katlanabilir, telefonunu, duyurdu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ASUS Vivobook Pro 15 ABD&amp;apos;de satışa sunuldu: İçerik üreticilere ve oyunculara özel bir seçenek</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/asus-vivobook-pro-15-abdde-satisa-sunuldu-icerik-ureticilere-ve-oyunculara-oezel-bir-secenek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/asus-vivobook-pro-15-abdde-satisa-sunuldu-icerik-ureticilere-ve-oyunculara-oezel-bir-secenek</guid>
<description><![CDATA[ ASUS, yüksek performans ve yenilikçi özelliklerle donatılmış yeni dizüstü bilgisayarı Vivobook Pro 15’i ABD pazarında kullanıcılarla buluşturdu. Özellikle içerik üreticilerine ve oyunculara hitap eden cihaz, güçlü donanımı ve şık tasarımıyla dikkat çekiyor.PERFORMANS ODAKLI DONANIM  Vivobook Pro 15, Intel Core Ultra 9 13900H işlemciden güç alıyor. 14 çekirdekli bu işlemci, 6 performans ve 8 verimlilik çekirdeğiyle 5.4 GHz’e kadar turbo frekans sunuyor. Grafik tarafında ise NVIDIA GeForce RTX 4050 ekran kartı yer alıyor. Bu GPU, 6 GB GDDR6 VRAM ile desteklenmiş olup, hem video düzenleme hem de AAA oyunlar için yüksek performans sağlıyor.   Bellek ve depolama alanında ise 24 GB DDR5 RAM (4800 MHz hızında) ve 2 TB PCIe Gen4 SSD ile kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap veriyor.   EKRAN ÖZELLİKLERİ  Cihaz, 3K (2880 x 1620 çözünürlük), 16:10 en-boy oranına sahip OLED NanoEdge ekrana sahip. 120 Hz yenileme hızı, 0.2 ms tepki süresi, ve %100 DCI-P3 renk gamı desteği, ekranı hem profesyonel işler hem de eğlence için ideal hale getiriyor. Ayrıca ekran, DisplayHDR True Black 500 sertifikası ve 500 nit parlaklık sunarak mükemmel bir görsel kalite sağlıyor.   İNOVATİF ÖZELLİKLER  ASUS, Vivobook Pro 15’e kullanıcı deneyimini zenginleştiren özellikler eklemeyi ihmal etmemiş. ASUS DialPad, Adobe Creative Suite gibi uygulamalara özel kısayollar sunularak, içerik üreticilerin iş akışlarını hızlandırmak amaçlanmış. Ayrıca cihaz, Windows 11 Copilot Key özelliği sayesinde daha fazla üretkenlik arayan kullanıcılar için etkili bir çözüm getiriyor.   ASUS’un yeni dizüstü bilgisayarı, bağlantı seçeneklerinde ise Wi-Fi 6E desteği, düşük gecikme süreleri ve yüksek veri aktarım hızı sağlıyor. Cihazın üzerindeki Thunderbolt 4, HDMI 2.1, ve USB-A 3.2 Gen 2 portları geniş bağlantı olanakları sağlıyor.   TASARIM VE TAŞINABİLİRLİK  Vivobook Pro 15, yalnızca 1.8 kg ağırlığında ve 18.9 mm kalınlığında. Ayrıca arka aydınlatmalı klavye, geliştirilmiş bir dokunmatik yüzey ve 1080p çözünürlüklü bir web kamerasıyla geliyor. Güvenlik tarafında ise parmak izi okuyucu ve fiziksel web kamerası kapak mekanizması bulunuyor.   PİL VE FİYATLANDIRMA  70 Wh batarya kapasitesine sahip olan cihaz, uzun süreli kullanım sunarken 150 W hızlı şarj adaptörüyle hızlı bir şekilde enerji depolayabiliyor. ABD^de 1500 dolardan satışa çıkan Vivobook Pro 15, fiyat-performans açısından rekabetçi bir seçenek olarak öne çıkıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TAz-rgFpKUiijjr9Ok-m8Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>ASUS, Vivobook, Pro, ABDde, satışa, sunuldu:, İçerik, üreticilere, oyunculara, özel, bir, seçenek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bluesky, yönlendirme trafiğinin takibini kolaylaştırıyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bluesky-yoenlendirme-trafiginin-takibini-kolaylastiriyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bluesky-yoenlendirme-trafiginin-takibini-kolaylastiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Bluesky, platformundan gelen yönlendirme trafiğini daha görünür ve takip edilebilir hale getirmek adına önemli bir yenilik sundu. Yeni sistem, yayıncıların paylaşılan bağlantılar üzerinden aldıkları trafiği analiz etmelerini kolaylaştırarak, platformun haber ve içerik paylaşımında oynadığı rolü daha somut bir şekilde ortaya koymayı hedefliyor.YENİ YÖNLENDİRME MEKANİZMASI  Bluesky’nin sunduğu bu özellik, platformdaki bağlantıların kısa bir süre için &quot;go.bsky.app&quot; alt alan adı üzerinden yönlendirilmesi esasına dayanıyor. Bu yöntem, yayıncıların analiz araçlarının bağlantı trafiğini Bluesky kaynaklı olarak tanımlamasını sağlıyor. Bu sayede, içerik paylaşımının etkileşimden web trafiğine nasıl dönüştüğünü ölçmek daha kolay hale geliyor. Şirket, özellikle haber yayıncılarının ve medya kuruluşlarının faydalanabileceği bir çözüm sunuyor.   TRAFİĞİ X&#039;İN 4.5 KATI  Bluesky&#039;nin bu yeni özelliği, Threads ve X (eski adıyla Twitter) gibi platformlarla olan rekabette öne çıkmasını sağlayabilir. Bluesky&#039;ye göre, yönlendirme trafiği rakiplerinden oldukça fazla. Yayıncıların geri bildirimlerine göre, Bluesky&#039;dan gelen trafik Threads&#039;e göre üç kat, X&#039;e göre ise dört buçuk kat daha fazla. Bu durum, platformun haber paylaşımı ve erişimi konusunda güçlü bir alternatif haline geldiğini gösteriyor.   ABD’nin önemli medya kuruluşlarından The Boston Globe, Kasım 2024’te yayınladığı raporda, sosyal medya platformları arasında en çok Bluesky’dan trafik aldığını açıklamıştı. Rapora göre Bluesky’dan gelen direkt yönlendirme sayısı X’in 4 katı, Threads’in ise 3 katı kadardı. New York Times, Guardian gibi dev isimler de geçtiğimiz yıl Bluesky’ın en yüksek etkileşim aldıkları sosyal medya platformu olduğunu doğrulamıştı.   Bluesky COO’su Rose Wang, yönlendirilmiş trafikte öne çıkmalarını “linkli paylaşımları geri plana atan bir algoritma kullanmamalarına” bağladı. Wang’e göre Threads ve X, kullanıcıların kendi platformlarında daha fazla kalmalarını sağlamak için web sitesi trafiğine yönelik paylaşımlar yapan hesapları ‘cezalandırıyor.’   YAYINCI KURUMLAR İÇİN DEĞERLİ ANALİZLER  Bluesky’ın yeni yönlendirme analiz sistemi sayesinde içerik üreticileri ve medya kuruluşlarının aldıkları beğeni, yeniden paylaşım ve diğer etkileşimlerin gerçek trafiğe dönüşümü daha iyi anlaşılabiliyor. Bu dönüşüm verisi, yayıncıların ve kullanıcıların daha etkili bir sosyal medya stratejisi belirlemelerine yardımcı oluyor.   Bluesky, bu özelliği geliştirerek platformun hem içerik üreticiler hem de son kullanıcılar açısından daha işlevsel bir deneyim sunmasını amaçlıyor. Yeni güncelleme, platformun yayıncılar için daha cazip hale gelmesini sağlarken, kullanıcıların içerikleri daha geniş bir kitleye ulaştırma potansiyelini artırıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zYRXLUyRbkuV6YUBBPPYRw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bluesky, yönlendirme, trafiğinin, takibini, kolaylaştırıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Üçüncü uzay yürüyüşü sona erdi: Çinli taykonotlar görevi tamamladı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/ucuncu-uzay-yuruyusu-sona-erdi-cinli-taykonotlar-goerevi-tamamladi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/ucuncu-uzay-yuruyusu-sona-erdi-cinli-taykonotlar-goerevi-tamamladi</guid>
<description><![CDATA[ Üç Çinli taykonotun üçüncü uzay aracı dışı faaliyetleri tamamlandı. Taykonotlar beş aylık sürede çok sayıda uzay bilimi deneyi gerçekleştirdi.Çin İnsanlı Uzay Mühendisliği Ofisi, Shenzhou-19 misyonunda görevli üç taykonotun Pekin saatiyle dün 20.50’de üçüncü uzay aracı dışı faaliyetlerini tamamladığını bildirdi.Taykonotlar Cai Xuzhe, Song Lingdong ve Wang Haoze, yaklaşık 7 saatlik uzay aracı dışı faaliyetlerinin ardından uzay istasyonunun robotik kolu ve yeryüzündeki araştırmacıların desteğiyle planlanan tüm görevleri tamamladı.  Shenzhou-19 misyonunda görevli taykonotlar, yaklaşık beş aylık sürede çok sayıda uzay bilimi deneyi ve teknik test gerçekleştirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cDPRB5SIwEizbm0oPBADUA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Üçüncü, uzay, yürüyüşü, sona, erdi:, Çinli, taykonotlar, görevi, tamamladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Türk bilim insanı yeni bir bitki türü keşfetti: Finlandiya kökenli dergide yayımlandı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/turk-bilim-insani-yeni-bir-bitki-turu-kesfetti-finlandiya-koekenli-dergide-yayimlandi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/turk-bilim-insani-yeni-bir-bitki-turu-kesfetti-finlandiya-koekenli-dergide-yayimlandi</guid>
<description><![CDATA[ Prof. Dr. Rıza Binzet tarafından Tunceli&#039;nin Pülümür ilçesinde halk arasında &#039;emzik otu, emcek, mıjmıjok&#039; gibi adlarla bilinen ve bilimsel adı Onosma olan cinse ait yeni bir bitki türü keşfedildi.Yeni türe, &#039;Pülümür emceği&#039; adı verilirken, bilimsel ismi de 2023&#039;te hayatını kaybeden Prof. Dr. Zafer Kaya&#039;ya ithafen &#039;Onosma zaferkayae&#039; oldu.
MEÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rıza Binzet, 2023 yılının Haziran ayında Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu&#039;yu kapsayan arazi çalışması gerçekleştirdi.Tunceli&#039;nin Pülümür ilçesinde sürdürdüğü çalışma sırasında Prof. Dr. Binzet, Pülümür-Erzincan kara yoluna yakın Hivar Köyü&#039;nün kuzey kesimlerinde, halk arasında &#039;emzik otu, emcek, mıjmıjok&#039; gibi adlarla bilinen ve bilimsel adı Onosma olan cinse ait yeni bir bitki türü keşfetti.
KEŞİF FİNLANDİYA KÖKENLİ DERGİDE YAYIMLANDI
Yaklaşık 27 yıldır Onosma cinsi üzerinde çalışan Prof. Dr. Binzet tarafından keşfedilen türün, detaylı sistematik incelemeler ve herbaryumlardaki diğer Onosma türleriyle yapılan karşılaştırmaları sonucunda, morfolojik farklar ile diğer türlerden ayrıldığı belirlendi. Bu yeni türe, &#039;Pülümür emceği&#039; adı verilirken, bilimsel adı Bitki Sistematiği alanına önemli katkılar sunan ve 12 Mart 2023&#039;te hayatını kaybeden Bartın Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Kaya&#039;ya ithafen &#039;Onosma zaferkayae&#039; olarak belirlendi. Keşif, Annales Botanici Fennici adlı Finlandiya kökenli taksonomik botanik dergisinde yayımlanarak, bilim dünyasına tanıtıldı.Prof. Dr. Rıza Binzet, en büyük çeşitlilik merkezleri sırasıyla Türkiye, İran ve Orta Asya olan türe ilişkin gazetecilere açıklamada bulundu.
1998&#039;den beri Onosma cinsi üzerinde çalıştığını belirten Binzet, Türkiye&#039;de yaklaşık 375 türün yayılış gösterdiğini ifade ederek, şu şekilde konuştu:
&quot;Bunların da yaklaşık 108&#039;i son bulduğumuz bitkiyle beraber onosma cinsine ait. Dünyada en az 270 civarında tür yayılış gösteriyor. Bunların 108&#039;inin ülkemizde doğal yayılışı var ve bu 108 türün de yaklaşık yüzde 60&#039;ı sadece ülkemize mahsus, yani endemik türlerimiz. Dolayısıyla sadece ülkemizde yayılış gösteriyor.
İkinci sırada, bizi takip eden ülke olarak İran var. İran&#039;da, son yıllarda özellikle Zagros dağlarında yapılan çalışmalarla bu sayı 72&#039;ye ulaşmış vaziyette; onlarda da 34 endemik tür var. Üzerinde çalıştığımız cinsin İran-Turan fitocoğrafik bölgesinde hakim olduğunu, buradan dünyaya yayıldığını, gen merkezinin aslında ülkemiz ve İran olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu yönüyle son derece önemli.&#039;&#039;Binzet, sözlerine şu şekilde devam etti:
&quot;2023 yılında Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi&#039;ne yaptığım bir araştırmada daha önce karşılaşmadığım ya da ilk baktığımda farklı olarak gördüğüm bir popülasyona denk geldim. Özellikle Tunceli&#039;nin Pülümür ilçesi ile Erzincan arasında Hivar Köyü civarında. Örneği, uygun şartlarda araziden topladık. Örnek üzerinde yaptığımız çalışmalarda, örneğin daha önceki türlerden farklı olduğunu gördük. Yaptığımız sistematik analizler ve diğer herbaryum örneklerini karşılaştırdığımızda türün yeni olduğuna karar verdik.
Karardan sonra üzerinde detaylı sistematik çalışmalar yaptık ve türün bilimsel adına &#039;Onosma zaferkayae&#039; vermeyi uygun gördük. Prof. Dr. Zafer Kaya, 2023 yılında kaybettiğimiz çok değerli bir hocamızdı. O da bitki sistematikçisiydi. Önemli çalışmaları vardı. Hem onu yad etmek hem de ölümsüzleştirmek istediğim için Zafer hocaya atfettim.&#039;&#039;Topladıkları popülasyondaki en iyi örneği seçerek onu &#039;şahit örneği&#039; yaptıklarını vurgulayan Binzet, &quot;Yani &#039;tip örnek&#039; yapıyoruz. Bu bizim holotipimiz oluyor. Ben bitkiyi tanımlarken, bu örnekten faydalanarak çıkarmış oluyorum. Onun için bu örnek değerli ve bunu Mersin Üniversitesi Araştırma Herbaryumu&#039;nda saklayacağız&quot; diyerek sözlerini tamamladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tPhtq98bK0OVlABCYFndrQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Türk, bilim, insanı, yeni, bir, bitki, türü, keşfetti:, Finlandiya, kökenli, dergide, yayımlandı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sosyal medya platformu X, Hindistan&amp;apos;a dava açtı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/sosyal-medya-platformu-x-hindistana-dava-acti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/sosyal-medya-platformu-x-hindistana-dava-acti</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en zengin insanı Elon Musk&#039;ın sosyal medya şirketi X, Hindistan hükümetine dava açtı. Şirket, hükümetin platformdaki içerikleri yasa dışı şekilde engellediğini iddia ediyor.Washington Post (WP) gazetesinin haberine göre, X sosyal medya platformu, mart başında Hindistan hükümetine dava açtı.  X&#039;teki içerikleri yasa dışı şekilde engellediği gerekçesiyle Hindistan&#039;a açılan davada, ülkede kurulan &quot;sansür portalının&quot; devlet kurumlarına ve yetkililere toplu şekilde içerik kaldırma talimatı verme yetkisi tanıdığı ve böylece Hindistan Anayasası ve Bilgi Teknolojisi Yasası&#039;nın ihlal edildiği öne sürüldü.  Dava dosyasında, bu durumun &quot;X&#039;te yer alan yasal bilgilerin önemli ölçüde sansürlenmesine ve yasa dışı şekilde engellenmesine yol açarak sosyal medya platformuna zarar vereceği&quot; kaydedilerek, şirketin bu talimatların iptal edilmesini talep ettiği aktarıldı.  Hindistan Elektronik ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığından ise henüz konuyla ilgili açıklama yapılmadı.  Söz konusu hamle, Musk&#039;ın Starlink ve Tesla girişimleri aracılığıyla Hindistan&#039;a yeni ekonomik giriş yolları aradığı bir dönemde geldi.  HİNDİSTAN&#039;DA ÇEVRİM İÇİ DÜZENLEMEHindistan, 8 Şubat 2021&#039;de X&#039;ten (eski adıyla Twitter), ülke çapında aylardır devam eden çiftçi protestolarıyla ilgili paylaşımlarda bulunan 1178 hesabın kapatılması ya da engellenmesi talebinde bulunmuştu.  Ardından, ülkede sosyal medya platformlarına yönelik yeni kurallar getirileceği bildirilmişti. Söz konusu internet düzenlemesiyle Facebook ve X gibi sosyal paylaşım sitelerine suç niteliği taşıyan paylaşımları kaldırma, kötü niyetli enformasyon yayma girişimlerine karşı kullanıcı trafiğini ve bilgilerini paylaşma ile tüm paylaşımları adli takibe olanak sağlamak üzere üçüncü taraflar için erişilebilir kılacak şekilde düzenleme zorunluluğu getirilmişti.  Gelişmelerin ardından Hindistan hükümeti ile X arasında gerilim yaşanmıştı.  Hindistan, 2023&#039;te X, Youtube ve Telegram dahil sosyal medya platformlarından, çocuklara yönelik cinsel istismar barındıran içerikleri kaldırmaları çağrısında bulunmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WYxkGfGPWEu0AozaFryimw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Sosyal, medya, platformu, Hindistana, dava, açtı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>SpaceX, casus uydu &amp;quot;NROL&amp;57&amp;quot;yi uzaya fırlattı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/spacex-casus-uydu-nrol-57yi-uzaya-firlatti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/spacex-casus-uydu-nrol-57yi-uzaya-firlatti</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;li uzay devi SpaceX, &quot;NROL-57&quot; adlı casus uydusunu uzaya fırlattı. Fırlatılış internetten canlı yayımlanırken, NROL-57&#039;yi taşıyan roket yaklaşık 7,5 dakika sonra planlandığı şekilde uzay üssüne geri döndü.Space.com internet sitesinde yer alan habere göre, işlevi gizli tutulan casus uydu, ABD&#039;nin Kaliforniya eyaletindeki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü&#039;nden yerel saatle 23:49&#039;da SpaceX firmasına ait Falcon 9 roketi aracılığıyla fırlatıldı.ROKET 7,5 DAKİKA SONRA GERİ DÖNDÜFırlatılış internetten canlı yayımlanırken, NROL-57&#039;yi taşıyan roketin birinci aşaması fırlatıldıktan yaklaşık 7,5 dakika sonra planlandığı şekilde uzay üssüne geri döndü.  Roketin üst aşaması uydunun yüklerini yörüngeye taşımaya devam ederken, bu yüklerin ne zaman ya da nerede konuşlandırılacağı ise belirtilmedi.ABD&#039;NİN KEŞİF UYDULARI  ABD&#039;de keşif uydularının tasarlanması, üretimi, fırlatılması ve işletilmesinden sorumlu istihbarat birimi Ulusal Keşif Bürosuna (NRO) ait uydunun hangi görev için kullanılacağı bilinmiyor.  Misyonda kullanılan roket, daha önce NROL-126, Transporter-12 ve SPHEREx teleskobu misyonlarını da uzaya fırlatmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6_lH_g4kykGF3ORK7RmowA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>SpaceX, casus, uydu, NROL-57yi, uzaya, fırlattı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İnsan öğrenmesini taklit eden robot köpek üretildi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/insan-oegrenmesini-taklit-eden-robot-koepek-uretildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/insan-oegrenmesini-taklit-eden-robot-koepek-uretildi</guid>
<description><![CDATA[ İsveç merkezli yapay zeka girişimi IntuiCell, robotik ve yapay zeka alanlarında yeni bir dönemi başlatma potansiyeline sahip Luna isimli robot köpeğiyle dikkat çekiyor. Luna, insan ve hayvan öğrenme mekanizmalarını örnek alan dijital bir sinir sistemi ile donatılmış olup, geleneksel veri odaklı yapay zeka yaklaşımlarından önemli ölçüde ayrışıyor.DOĞADAN İLHAM ALAN SİSTEM  Luna&#039;nın öğrenme sürecinin temelinde, nöronların bilgiyi işleme yöntemlerini taklit eden bir model yatıyor. IntuiCell, bu dijital sinir sistemi teknolojisiyle, robotun çevresiyle daha derin bir etkileşim kurmasına olanak sağlıyor. Bu yaklaşım, robotların sadece önceden tanımlanmış kuralları takip etmesinden çok, olaylar karşısında bağımsız karar verme, öğrenme ve kendini adapte etme yeteneklerini kazanmalarını amaçlıyor.  Dijital sinir sistemi, Luna&#039;ya büyük veri setlerine ya da devasa yapay zeka modellerine bağımlı olmadan öğrenme esnekliği kazandırıyor. Luna, çevresindeki değişikliklere hızlıca yanıt verebilmek ve kendisini sürekli olarak geliştirebilmek için etkileşim ve gözleme dayalı bir yöntem kullanıyor. Eğitmenler tarafından yönlendirilen bir öğrenme süreci, Luna&#039;nın görevlerini doğru ve etkili bir şekilde yerine getirmesini mümkün kılıyor.UYGULAMA ALANLARI  Luna&#039;nın öne çıkan özellikleri arasında, karmaşık ve öngörülemez çevresel koşullara adaptasyon yeteneği bulunuyor. Bu da onu bir dizi ileri teknoloji kullanım alanı için ideal bir çözüm haline getiriyor:  ●  Afet müdahalesi: Deprem veya sel gibi felaket bölgelerinde, Luna&#039;nın çevre koşullarını hızla analiz edip kararlar alması, arama-kurtarma çalışmalarını daha verimli hale getirebilir.   ● Uzay keşifleri: Öngörülemeyen koşulları ve riskleri içeren uzay görevlerinde Luna, insansı karar verme mekanizmasıyla güvenilir bir ortak olabilir.   ● Derin deniz araştırmaları: Luna&#039;nın adaptasyon becerisi, deniz altındaki değişen basınç ve çevre koşullarına uyum sağlamasına olanak tanır.   ● Otonom görevler: Enerji santralleri, petrol platformları ya da uzak tarım alanları gibi insan erişiminin zor olduğu bölgelerde görev alabilir.  ROBOTİKTE YENİ ÇAĞ  IntuiCell&#039;in geliştirdiği bu teknoloji, sadece robotik ve yapay zeka alanında değil, bilimsel ve endüstriyel uygulamalarda da devrim yaratma potansiyeline sahip. Şirketin hedefi, daha doğal ve insan merkezli yapay zeka sistemleriyle robotik teknolojiyi ileriye taşımak. Ayrıca, Luna&#039;nın öğrenme ve karar verme kabiliyetleri, gelecekteki insansı robotlar için de temel bir model oluşturabilir.  Bu tür bir teknoloji, yalnızca pratik uygulamalarla sınırlı kalmayıp, yapay zeka araştırmalarında da önemli bir paradigma değişikliğine işaret ediyor. Luna&#039;nın nöral ağlardan ilham alan öğrenme sistemi, geleneksel veri odaklı yapay zeka yaklaşımlarına kıyasla daha etkili ve esnek çözümler sunabilir. IntuiCell, bu yenilikçi sistemin potansiyelini daha geniş bir yelpazede keşfetmek için çalışmalarına devam ediyor.  Luna&#039;nın yetenekleri, insansı robotik teknolojilerde çığır açarak, yapay zekanın yalnızca bir araç olmaktan çıkıp öğrenen, karar veren ve adapte olan bir ortak haline gelmesinin yolunu açabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LsmHekd3YkiSoay7iwQ8Sg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>İnsan, öğrenmesini, taklit, eden, robot, köpek, üretildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Google, sahte işletme profilleri açan dolandırıcılara dava açtı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/google-sahte-isletme-profilleri-acan-dolandiricilara-dava-acti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/google-sahte-isletme-profilleri-acan-dolandiricilara-dava-acti</guid>
<description><![CDATA[ Google, kullanıcılarına sunulan hizmet güvenliğini korumak amacıyla Google Maps üzerinde oluşturulan sahte işletme profilleri aracılığıyla dolandırıcılık yapan suç örgütlerine karşı yasal işlem başlattığını duyurdu.Yapılan çalışmalar sonucunda, Google Maps platformunda yaklaşık 10.000 sahte işletme profilinin bulunduğu tespit edildi. Bu profillerin, kullanıcıların ihtiyaç duydukları hizmetlere ulaşırken, yanıltıcı bilgiler ve sahte onaylanmış yorumlar ekleyerek dolandırıcılık faaliyetlerini desteklediği öğrenildi.  Dolandırıcılar, özellikle acil hizmetlere ihtiyaç duyan kullanıcıları hedef alarak, sahte olumlu yorumlar ve yanıltıcı iletişim bilgileriyle güven inşa etmeye çalıştı. Bu durum, hem kullanıcıların platforma olan güvenini zedeledi hem de Google Maps’in işletmeler için sağladığı şeffaflık algısını tehlikeye attı. Google’ın araştırma ekipleri, otomatik tarama araçlarını kullanarak bu dolandırıcılık ağını tespit etti ve sahte profillerin hızla kaldırılmasını sağladı.  Şirket, sahte profillere karşı yasal işlem başlatarak, dolandırıcıların cezalandırılmasını hedefliyor. Bunun yanı sıra, kullanıcıların güvenliğini artırmak için bilgilendirme kampanyaları ve kaynaklar sunuluyor. Google, ScamSpotters.com gibi platformlar aracılığıyla kullanıcıları sahte işletme profillerini nasıl tanıyabilecekleri konusunda eğitmeye yönelik adımlar atıyor. Ayrıca, kullanıcıların işletme bilgilerini doğrulama alışkanlığını benimsemelerinin önemini vurguluyor.  BİR ŞİRKETİN SAHTE PROFİL KULLANDIĞI NASIL ANLAŞILIR?  Uzmanlar, sahte bir işletme profilini tespit etmek için aşağıdaki işaretlere dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor:   ● Tutarsız bilgiler: İşletmenin adı, adresi ve telefon numarası gibi bilgilerde tutarsızlıklar veya belirsizlikler varsa şüphelenebilirsiniz.  ● Olmayan internet sitesi: Belirtilen web sitesi çalışmıyorsa ya da güvenilir görünmüyorsa, profil sahte olabilir.  ● Sahte yorumlar: Gerçek dışı görünecek kadar olumlu veya aynı kalıpla yazılmış birden fazla yorum, sahte profillerin yaygın özelliklerindendir.  ● Eksik detaylar: İşletmenin hizmetleri, geçmişi veya çalışanları hakkında çok az bilgi verilmişse dikkatli olun.  ● Kimlik doğrulama eksikliği: İşletmenin Google tarafından doğrulanmamış olması, güvenilirliği sorgulamanız gerektiğini gösterebilir.  Kullanıcılar, bu tür işaretlere karşı dikkatli olabilir ve Google’ın sunduğu işletme raporlama araçlarını kullanarak şüpheli profilleri bildirebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JIhRhg3qc0-Szf86yXEYEQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Google, sahte, işletme, profilleri, açan, dolandırıcılara, dava, açtı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Twitter&amp;apos;ın ikonik logosu 34 bin dolara satıldı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/twitterin-ikonik-logosu-34-bin-dolara-satildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/twitterin-ikonik-logosu-34-bin-dolara-satildi</guid>
<description><![CDATA[ Twitter&#039;ın mavi kuş logosu, açık artırmada 34 bin 375 dolara satıldı. Alıcının adı açıklanmadı.ABD&#039;li milyarder Elon Musk&#039;ın satın alıp adını &quot;X&quot; olarak değiştirdiği sosyal medya platformu Twitter&#039;ın mavi kuş logosu, açık artırmada 34 bin 375 dolara satıldı.ABD medyasının haberine göre şu anda &quot;X&quot; olarak bilinen sosyal medya platformu Twitter&#039;ın San Francisco&#039;daki eski merkez binasından kaldırılan mavi kuş logosu RR Auction müzayede evinde açık artırmaya çıkarıldı. 254 kilogram ağırlığında ve 3.7x 2.7 metre ölçülerindeki ikonik logo, 34 bin 375 dolara alıcı buldu. Alıcının ismi ise açıklanmadı.ABD&#039;li milyarder Elon Musk, Twitter&#039;ı satın aldıktan sonra ismini &quot;X&quot; olarak değiştirmiş ve şirketin bulunduğu binadaki farklı eşyaları açık artırmayla satmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uLAq4QukO02znux39llVjQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Twitterın, ikonik, logosu, bin, dolara, satıldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Fizikçiler yeni bir &amp;apos;zaman kuasikristal&amp;apos; türü keşfetti</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/fizikciler-yeni-bir-zaman-kuasikristal-turu-kesfetti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/fizikciler-yeni-bir-zaman-kuasikristal-turu-kesfetti</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanlarının yeni bir ‘zaman kuasikristal’ türü keşfettikleri açıklandı.ABD’deki Washington Üniversitesi’nden bilim insanları, ‘zaman kuasikristalleri’ olarak bilinen yeni bir madde fazı keşfederek, kuantum mekaniği alanında ilerleme kaydettiklerini bildirdi. Çalışmada yer alan fizikçilerden öğretim üyesi Chong Zu yaptığı açıklamada, “Esasen RAM&#039;in kuantum analoğu gibi uzun süreler boyunca kuantum hafızasını depolayabilirler. Bu tür bir teknolojiden çok uzağız. Ancak bir zaman kuasikristali yaratmak önemli bir ilk adım. Bu maddenin tamamen yeni bir aşaması” ifadelerini kullandı.  DENEYSEL OLARAK GÖZLEMLENDİ  Zaman kristalleri, geçmişte farklı malzemeler kullanılarak birçok kez deneysel olarak gözlemlendi. Uzmanlar, bir zaman kristali yaratmanın yolunun, karbon atomlarının bir kısmını elmasın kristal kafesinden dışarı atarak, komşu bir nitrojen atomu ve boş bir alan olan nitrojen boşluk merkezi olarak bilinen şeyi yaratmak olduğunu söylüyor. Araştırmacılar, sonuçların kuantum dünyasının yanı sıra zaman kristallerinin kendilerini daha iyi anlamaya yardımcı olabilecek yeni bilgiler sunduğunu belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QRdSWkZ2uE2iptZyXmyzEQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Fizikçiler, yeni, bir, zaman, kuasikristal, türü, keşfetti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Perplexity AI, TikTok’u satın almak istiyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/perplexity-ai-tiktoku-satin-almak-istiyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/perplexity-ai-tiktoku-satin-almak-istiyor</guid>
<description><![CDATA[ Yapay zeka tabanlı arama motoru girişimi Perplexity AI, TikTok&#039;un ABD operasyonlarını satın almak için dikkat çekici bir teklif sundu.TEKLİFİN DETAYLARIPerplexity AI&#039;nin TikTok&#039;un ABD operasyonlarını satın alma teklifi, teknoloji ve sosyal medya dünyasında dikkat çeken önemli bir stratejik hamle olarak değerlendiriliyor. Bu teklif, yalnızca TikTok&#039;un mevcut yapısını korumayı değil, aynı zamanda platformun algoritma sistemlerini şeffaflık ve kullanıcı güvenliği açısından yeniden inşa etmeyi hedefliyor. Perplexity AI, TikTok&#039;un kullanıcılarına daha güvenilir ve anlamlı bir deneyim sunmak için bir dizi yenilikçi değişiklik planlıyor.  Öncelikle, Perplexity AI&#039;nin en dikkat çekici planlarından biri, TikTok&#039;un içerik öneri algoritmalarını tamamen yeniden yapılandırmak. Şirket, mevcut algoritmanın &quot;kara kutu&quot; doğasını ortadan kaldırarak, içeriklerin nasıl ve neden önerildiği konusunda daha şeffaf bir yapı sunmayı amaçlıyor. Kullanıcılar, kendi içerik önerileri üzerinde daha fazla kontrol sahibi olacak ve TikTok&#039;un hangi verileri nasıl kullandığı konusunda bilgi sahibi olabilecek.  Ayrıca, Perplexity AI&#039;nin TikTok&#039;a yapay zeka destekli arama özelliklerini entegre etme planı, platformu yalnızca bir eğlence aracı olmanın ötesine taşımayı vaat ediyor. Bu yenilik, kullanıcıların içerikleri daha verimli bir şekilde keşfetmesine olanak tanırken, TikTok&#039;un bilgi paylaşımı ve eğitim alanlarında da kullanılabilirliğini artırabilir. Örneğin, kullanıcılar bir içeriği sadece eğlenceli olarak değil, aynı zamanda öğrenme ve bilgi edinme aracı olarak da değerlendirebilecek.  Teklifin önemli bir unsuru da ByteDance&#039;ın mevcut yatırımcılarının haklarını korumaya yönelik yapısıdır. Perplexity AI, platformun Amerikan kullanıcılarının güvenini artırmayı hedeflerken, aynı zamanda yatırımcıların hisselerini korumalarını ve kâr potansiyelinden faydalanmaya devam etmelerini sağlayacak bir çözüm sunuyor. Bu yapı, TikTok&#039;un ticari istikrarını koruma ve gelecekteki büyüme stratejilerini destekleme amacı taşıyor.DÜZENLEYİCİ BASKILAR VE STRATEJİK HAMLE  Perplexity AI ayrıca, TikTok&#039;un ABD&#039;deki operasyonlarını devralarak, platformun yerel düzenleyici taleplere uyumunu ve veri güvenliği standartlarını güçlendirmeyi planlıyor. Özellikle, kullanıcı verilerinin işlenmesi ve depolanması süreçlerinin, Amerikan yasalarına uygun bir şekilde yapılandırılması üzerinde duruluyor. Bu hamle, TikTok&#039;a yönelik ulusal güvenlik endişelerini hafifletmek için kritik bir adım olabilir.DİĞER SOSYAL MEDYA PLATFORMLARI İÇİN ÖRNEK TEŞKİL EDEBİLİR  Perplexity AI&#039;nin bu hamlesi, yalnızca TikTok&#039;un geleceği için değil, aynı zamanda yapay zeka teknolojilerinin sosyal medya üzerindeki etkisi açısından da önemli bir dönüm noktası olabilir. Eğer teklif kabul edilirse, TikTok&#039;un ABD&#039;deki operasyonları, daha şeffaf ve kullanıcı odaklı bir yapıya dönüşebilir. Bu durum, diğer sosyal medya platformları için de bir örnek teşkil edebilir.    ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pkBQgP4sZE-nfYA4I4W2dQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Perplexity, AI, TikTok’u, satın, almak, istiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Meta, Instagram’da yapay zeka destekli yorumları test ediyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/meta-instagramda-yapay-zeka-destekli-yorumlari-test-ediyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/meta-instagramda-yapay-zeka-destekli-yorumlari-test-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Meta, Instagram platformunda, kullanıcı deneyimini daha kişiselleştirilmiş ve etkileşimli hale getirmeyi amaçlayan yeni bir yapay zeka destekli yorum özelliği üzerinde çalışıyor.NASIL ÇALIŞIYOR?  Test aşamasındaki bu özellik, kullanıcıların bir gönderiye yorum yaparken yapay zeka tarafından önerilen ifadeleri seçmesine olanak tanıyor. Kullanıcı, gönderi altındaki yorum çubuğunda bulunan kalem simgesine tıklayarak yapay zeka tabanlı öneri sistemine erişebiliyor. Meta&#039;nın AI modeli, fotoğrafın içeriğini analiz ederek uygun üç farklı yorum önerisi sunuyor. Örneğin, bir ev dekorasyonu fotoğrafı için öneriler arasında &quot;Sade ve modern bir görünüm!&quot; veya &quot;Bu tasarıma bayıldım!&quot; gibi ifadeler yer alabiliyor.  Yapay zeka, önerilen yorumların kullanıcı beklentilerine uymadığı durumlarda yeni seçenekler üretebiliyor. Bu, teknolojinin hem kullanıcıyı anlamaya yönelik esneklik hem de kişiselleştirme yeteneği sunduğunu gösteriyor.META&#039;NIN HEDEFİ NE?  Meta, AI destekli yorumlarla bir yandan etkileşim oranlarını artırmayı, diğer yandan kullanıcıların içerikler üzerine düşündürücü ve anlamlı bir şekilde etkileşim kurmasını sağlamayı hedefliyor. Geleneksel &quot;emojilerle geçiştirilen&quot; yorumları daha sofistike ve içerikle uyumlu hale getirmek, kullanıcıların paylaşımlarında daha değerli geri bildirimler almasına katkı sağlayabilir.  TARTIŞMALAR VE ETİK SORULAR  Meta&#039;nın yapay zeka destekli yorum önerileri, teknolojik açıdan heyecan verici olsa da, bazı etik kaygıları da beraberinde getiriyor. Bu tür bir sistemin sosyal medya platformlarında uygulanması, kullanıcıların ve uzmanların çeşitli sorular sormasına neden oluyor.  Birçok kullanıcı için sosyal medya, bireysel düşüncelerin ve özgün ifadelerin paylaşıldığı bir alan. Ancak, yapay zeka tarafından üretilen yorumlar, platformlardaki içeriğin otantikliğini zedeleyebilir. Özgün yorumlar yerine algoritma tarafından oluşturulmuş ifadelerin yayılması, kullanıcılar arasında güven sorunlarına yol açabilir. İnsanların bir paylaşım altındaki yapay ya da otomatik yorumları gerçek insan etkileşimlerinden ayırt edememesi, sosyal medyanın samimiyet algısını olumsuz etkileyebilir.  Meta&#039;nın bu sistem için fotoğraf içeriğini analiz etmesi, kullanıcıların kişisel verilerinin nasıl kullanıldığına dair soru işaretlerini artırıyor. Görsel veriler üzerinden yapılan analizlerin yorum önerilerine dönüşmesi, kullanıcıların fotoğraflarının yalnızca görünürde bir öneri aracı olarak değil, aynı zamanda daha geniş veri işleme süreçlerinde kullanılabileceği endişesini doğuruyor. Veri gizliliği konusunda net ve şeffaf politikalar olmadan, kullanıcıların bu özelliği benimsemesi zor olabilir.PLATFORMUN EŞİTLİK POLİTİKALARI SORGULANABİLİR  Yapay zeka algoritmalarının tarafsızlık ilkesine uygun çalışması her zaman kritik bir sorundur. Meta&#039;nın öneri sistemi, belirli içerik türleri veya kullanıcı profilleri için sürekli benzer yorumlar öneriyorsa, bu durum algoritmik önyargılara işaret edebilir. Örneğin, belirli coğrafi bölgelerdeki veya demografik gruplardaki kullanıcılar için daha olumlu ya da olumsuz yorumlar oluşturulması, platformun eşitlik ve kapsayıcılık politikalarını sorgulatabilir.Platform üzerindeki yapay zeka destekli yorumların varlığı, &quot;sahte etkileşim&quot; algısını güçlendirebilir. Bazı kullanıcılar, bir gönderinin aldığı yorumların gerçek insanlar yerine yapay zeka tarafından oluşturulduğunu fark ettiklerinde, bu durum onların platforma olan güvenlerini ve katılım motivasyonlarını zayıflatabilir. Yapay etkileşimlerin çoğalması, sosyal medyada değerli etkileşimlerin anlamını da değiştirebilir.  Sonuç olarak, Meta&#039;nın yapay zeka destekli yorum sistemi, sosyal medya etkileşimlerini yeniden şekillendirecek potansiyele sahip bir yenilik olarak öne çıkıyor. Teknoloji, kullanıcı deneyimini kolaylaştırmayı ve içeriklerle daha anlamlı bağlar kurmayı hedeflerken, otantiklik, veri gizliliği ve algoritmik tarafsızlık gibi önemli etik soruları da gündeme getiriyor. Test sürecinin sonuçları, bu özellikten maksimum fayda sağlanmasını ve potansiyel risklerin nasıl ele alınacağını belirleyecek. Meta&#039;nın bu yeniliği, yapay zeka teknolojisinin sosyal medya platformlarındaki rolünü derinlemesine keşfetmek için bir fırsat sunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rSjs5kMqiE2-pTzUIGgHHw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Meta, Instagram’da, yapay, zeka, destekli, yorumları, test, ediyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İnsansı robotların ev mesaisi başlıyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/insansi-robotlarin-ev-mesaisi-basliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/insansi-robotlarin-ev-mesaisi-basliyor</guid>
<description><![CDATA[ Norveç merkezli robotik girişimi 1X, insansı robotu Neo Gamma’nın ev testlerine 2025 yılı sonlarında başlamayı planlıyor.TEKNOLOJİK ALTYAPI VE ÖZELLİKLERİNeo Gamma, yapay zeka destekli yürüyüş ve denge kabiliyetleriyle dikkat çekiyor. Robotun dizaynı, insan hareketlerini taklit ederek daha doğal bir etkileşim sunmayı hedefliyor. Ancak, şu anda tam otonom hareket kabiliyetine ulaşmamış olan robot, test sürecinde uzaktan kontrol edilebilecek.Robotun ev içi testlerinde elde edilecek veriler, yapay zeka modellerini daha da geliştirmek ve Neo Gamma&#039;nın otonomi seviyesini artırmak için kullanılacak. Robotun mikrofon ve kameralar aracılığıyla veri toplayacağı belirtilirken, kullanıcılar bu veri toplama süreçlerini kontrol edebilme yetkisine sahip olacaklar.TEST SÜRECİ VE AMAÇ  1X şirketinin CEO&#039;su Bernt Børnich, testlerin Neo Gamma&#039;nın insansı robotlar arasında nasıl bir performans sergilediğini ve insanlarla birlikte yaşayarak öğrenme sürecini değerlendirmek için önemli bir fırsat sunduğunu ifade ediyor. Şirket, ev testlerinden elde edeceği veriler sayesinde, robotun adaptasyon kabiliyetlerini artırmayı ve kullanıcı ihtiyaçlarına daha iyi cevap veren bir teknoloji geliştirmeyi hedefliyor. ETİK VE GİZLİLİK TARTIŞMALARI  Ev ortamında veri toplama süreci, kullanıcıların gizlilik endişelerini beraberinde getiriyor. Mikrofonlar ve kameraların aktif olduğu bir cihazın evde bulunması, veri güvenliği konusundaki soruları gündeme taşıyor. 1X, kullanıcıların robotun veri toplama işlevlerini ne zaman aktif hale getirebileceğini kontrol edebileceğini belirterek bu endişeleri gidermeyi amaçlıyor. Ancak, bu tür teknolojilerin yaygınlaşması, uzun vadede mahremiyet ve veri güvenliği konularında daha geniş çaplı tartışmaları da beraberinde getirebilir.  POTANSİYEL KULLANIM ALANLARI  Neo Gamma&#039;nın insansı tasarımı, robotun ev dışında da bir dizi uygulama için ideal hale getirebilir. Afet müdahalesi, sağlık hizmetleri, yaşlı bakım merkezleri ve sanayi alanlarında bu tür bir robotun adaptasyon yeteneği önemli avantajlar sağlayabilir. Ayrıca, robotun öğrenme kabiliyeti, özel ihtiyaçlara göre kişiselleştirilebilen çözümler geliştirme konusunda umut vaat ediyor.  Neo Gamma&#039;nın test süreci, insansı robot teknolojisinin günlük yaşama nasıl entegre edilebileceğine dair değerli veriler sağlayacak. Bu tür robotların gerçek hayat senaryolarında etkili bir şekilde çalışabilmesi, uzun vadede iş gücünü destekleyici ve yaşam kalitesini artırıcı çözümler sunabilir. Ancak, bu süreçte etik ve gizlilik konularının da dikkatle ele alınması gerekiyor.  1X&#039;in önümüzdeki aylarda gerçekleştireceği testlerin sonuçları, insansı robotların geleceği üzerinde önemli bir etki yaratacak ve teknolojinin nasıl şekilleneceğine dair bir yol haritası sunacak.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RbgEpzabVkKgqZVA67RDuQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>İnsansı, robotların, mesaisi, başlıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apple, iOS 18.4 güncellemesi: Yeni özellikler geliyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/apple-ios-184-guncellemesi-yeni-oezellikler-geliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/apple-ios-184-guncellemesi-yeni-oezellikler-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Apple, iOS 18.4 güncellemesiyle kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Şirketin Nisan ayının başlarında yayınlanması beklenen bu yeni sürümü, bir dizi yenilik ve iyileştirme içeriyor. Güncelleme, cihaz performansını artırmaya yönelik optimizasyonlardan, yeni özelliklere kadar geniş bir yelpazede değişiklikler sunuyor.ÖNE ÇIKAN YENİLİKLER   iOS 18.4&#039;ün getirdiği yenilikler arasında, özellikle kullanıcıların günlük hayatlarını kolaylaştırmayı hedefleyen &quot;Öncelikli Bildirimler&quot; özelliği dikkat çekiyor. Bu özellik, önemli bildirimlerin kullanıcıya anında ulaşmasını sağlarken, daha az önemli mesajların daha sonra incelenmesine olanak tanıyor. Kullanıcıların bildirim yönetiminde daha fazla kontrol sağlaması amaçlanıyor.   Ayrıca, Apple News&#039;e eklenen yemek tarifleri bölümü, yemek yapmayı seven kullanıcılar için tasarlanmış bir yenilik olarak öne çıkıyor. Tarifi arayan kullanıcılar, kolayca erişilebilir bilgilerle çeşitli tarifleri keşfedebilecek.   Güncellemede ayrıca, Unicode konsorsiyumunun en yeni standartlarını içeren bir dizi yeni emoji sunuluyor. Bu yeni emojiler, kullanıcıların daha yaratıcı ve eğlenceli ifadeler kullanmasını mümkün kılıyor.   TEKNOLOJİK İYİLEŞTİRMELER  Apple Intelligence için genişletilmiş dil desteği, yapay zeka özelliklerinden faydalanan kullanıcılar için önemli bir güncelleme olacak. Bu destek, Siri ve diğer Apple hizmetlerinin daha fazla dilde, daha hassas yanıtlar sunabilmesini sağlıyor.   &quot;Görsel Zeka&quot; özelliği, cihazların görüntüleri daha verimli bir şekilde analiz etmesine olanak tanıyor. Bu özellik, bilhassa yeni nesil iPhone modelleriyle uyumlu olacak şekilde genişletilmiş durumda. Görsel Zeka, günlük fotoğraf düzenlemelerinden profesyonel görsel analizlerine kadar çeşitli uygulamalara olanak tanıyor.   KULLANICI GERİ BİLDİRİMLERİNE ODAKLANMA  Apple, iOS 18.4 güncellemesinde kullanıcı geri bildirimlerine önem verdiğini vurguluyor. Güncelleme, hem kullanıcıların uzun süredir talep ettiği özellikleri içeriyor hem de cihaz güvenliği ve performansını artırmaya yönelik teknik yenilikler sunuyor. Şirket, güncelleme sonrası kullanıcılarından gelen talep, istek ve şikayetlere hızla cevap vererek, oluşabilecek sorunlara çabuk çözümler getirmek istiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9YPMJ0OiIUOVxSicRE1TuQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Apple, iOS, 18.4, güncellemesi:, Yeni, özellikler, geliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>BYD, elektrikli araç şarj süresini benzin doldurmayla eşitleyecek</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/byd-elektrikli-arac-sarj-suresini-benzin-doldurmayla-esitleyecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/byd-elektrikli-arac-sarj-suresini-benzin-doldurmayla-esitleyecek</guid>
<description><![CDATA[ Elektrikli araç sektöründe hızlı şarj teknolojisiyle adından söz ettiren Çin merkezli BYD, yeni Han L modeliyle sektörde çığır açmaya hazırlanıyor. Bu gelişmiş teknoloji, elektrikli araç kullanıcılarının şarj sürelerini önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor.HAN L&#039;NİN TEKNİK ÖZELLİKLERİ  Han L, lityum-demir-fosfat (LFP) bataryasıyla dikkat çekiyor. 83.2 kWh kapasiteye sahip bu batarya, enerji depolama ve kullanımında yüksek verimlilik sağlıyor. LFP teknolojisi, özellikle uzun ömür ve güvenlik açısından avantajlı olmasıyla bilinir ve BYD&#039;nin bu tercihi, elektrikli araçlarda sürdürülebilir bir enerji çözümü hedeflediğini gösteriyor.   YÜKSEK VOLTAJLI ŞARJIN AVANTAJLARI  Aracın 945 voltluk yüksek gerilim sistemi, enerji aktarımını önemli ölçüde hızlandırıyor ve şarj işlemi sırasında oluşan enerji kaybını minimuma indiriyor. Bu sistem, aynı zamanda daha az ısı üretmesi nedeniyle bataryanın uzun vadeli dayanıklılığına katkıda bulunuyor. Yüksek voltajlı yapı, Han L&#039;nin daha verimli bir enerji yönetimine sahip olmasını sağlıyor.   Bir diğer çarpıcı özellik ise Han L&#039;nin çift şarj portu sayesinde aynı anda iki 500 kW şarj cihazına bağlanabilmesi. Bu eşzamanlı bağlantı, toplamda 1 megawattlık bir şarj kapasitesine ulaşmayı mümkün kılıyor. Bu yenilik, şarj sürelerini önemli ölçüde kısaltarak kullanıcılara zaman kazandırmayı hedefliyor.   YENİ TEKNOLOJİNİN GETİRDİĞİ ZORLUKLAR  Her yenilik gibi bu teknolojinin de aşması gereken bazı problemler bulunuyor. Bunların en göze çarpanı, 1 megawatt kapasiteye sahip şarj istasyonlarının kurulumu. Mevcut istasyonlardan daha yüksek altyapı gereksinimleri olan bu teknoloji, ciddi ölçüde altyapı genişletmesi gerektiriyor. Bu da hali hazırda belli standartlara ulaşan şarj istasyonlarının yeniden tasarlanması anlamına geliyor.   Çok kısa süren şarjlarla uzun mesafeler gidebilme fikri heyecan verici olsa da uzmanlar, hem üretim hem de uygulama aşamasındaki yüksek maliyetlerin, bu teknolojinin en azından ilk zamanlarda çok kısıtlı bir kullanıcı kitlesine hitap edeceğini öngörüyor.   BYD’nin geliştirdiği hızlı şarj teknolojisi, uygun maliyetlere çekilebildiği takdirde, elektrikli araçların daha geniş kitlelerce benimsenmesini teşvik edecek bir adım olabilir. Hızlı şarj süreleri, doğa dostu özelliklerin yanı sıra, kullanıcıların elektrikli otomobillere ilgisini artırabilir ve endüstride yeni bir standart oluşturabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xSwuG-hPeUObOWLD7b-bmw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>BYD, elektrikli, araç, şarj, süresini, benzin, doldurmayla, eşitleyecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>OpenAI, yapay zekasının sesini güçlendiriyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/openai-yapay-zekasinin-sesini-guclendiriyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/openai-yapay-zekasinin-sesini-guclendiriyor</guid>
<description><![CDATA[ OpenAI, yeni nesil ses modellerini tanıttı. Bu gelişmiş modeller, sesli aracıların daha doğal, hızlı ve etkili bir şekilde çalışmasını sağlamak amacıyla tasarlandı. Şirket, konuşma metni dönüştürme (speech-to-text) ve metni konuşmaya dönüştürme (text-to-speech) alanlarında performansı artıran yenilikler sunuyor.OpenAI&#039;nin yeni nesil ses modelleri, hem konuşma metni dönüştürme (speech-to-text) hem de metni konuşmaya dönüştürme (text-to-speech) alanlarında çığır açan yenilikler sunuyor. Bu modeller, teknolojik gelişmişlikleriyle dikkat çekmekle kalmıyor, aynı zamanda çeşitli endüstriyel ve bireysel uygulamalar için efektif bir çözüm sunuyor.   TEKNİK ÖZELLİKLER VE YENİLİKLER  Gpt-4o-transcribe ve gpt-4o-mini-transcribe modelleri, transkripsiyon işlemlerinde son derece yüksek bir doğruluk oranı sunuyor. Bu modeller, yalnızca kelime hata oranını azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda çok dilli tanıma yeteneği ile dil bariyerlerini ortadan kaldırıyor. Çeşitli aksanları ve dil varyasyonlarını algılayabilen yapısı sayesinde daha geniş bir kullanıcı kitlesine hitap ediyor. Özellikle, Whisper modellerine kıyasla daha hassas ve hızlı sonuçlar elde edilmesi bu teknolojiyi öne çıkarıyor.   Gpt-4o-mini-tts modeli, sesin tonlamasını, duygusunu ve hızını kullanıcı taleplerine göre özelleştirme yeteneğine sahip. Bu özellik, dijital etkileşimleri daha doğal ve insan odaklı hale getiriyor. Kullanıcılar, sesli yanıt sistemlerinde, müşteri hizmetlerinde ve eğitim uygulamalarında daha gerçekçi ses deneyimleri yaşayabilir. Özellikle bu teknoloji, dijital hikaye anlatımında yaratıcı içerik üreticilerine büyük avantajlar sunuyor.   Yeni ses modelleri, ses üretiminde yalnızca teknik doğruluğa odaklanmıyor, aynı zamanda kullanıcı deneyimini iyileştiren duygusal bir derinlik katıyor. Duygu aktarımı, tonlama ve bağlam algısı gibi parametrik özelliklerin bir araya gelmesi, bu modelleri diğer ses teknolojilerinden ayırıyor. Kullanıcıların kişiselleştirilmiş bir deneyim yaşaması hedefleniyor.   Bu yeni nesil modeller, müşteri hizmetleri, toplantı notları transkripsiyonu, yaratıcı hikaye anlatımı, eğitim ve sağlık sektörü gibi birçok alanda kullanılabilir. Ayrıca, API aracılığıyla geliştiricilere sunulması, modellerin farklı platformlarda kolayca entegre edilmesini ve özelleştirilmesini sağlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IMwJY4jZikyahCjGaOy7zA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>OpenAI, yapay, zekasının, sesini, güçlendiriyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tencent&amp;apos;ten yeni nesil yapay zeka: T1 akıl yürütme modeli piyasada</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/tencentten-yeni-nesil-yapay-zeka-t1-akil-yurutme-modeli-piyasada</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/tencentten-yeni-nesil-yapay-zeka-t1-akil-yurutme-modeli-piyasada</guid>
<description><![CDATA[ Çin’in teknoloji devi Tencent, yapay zeka alanında rekabetin her geçen gün arttığı bir dönemde T1 adını verdiği yeni akıl yürütme modelini resmen tanıttı. Şirket, bu modelin özellikle bilgi işleme ve hız açısından oldukça yenilikçi özellikler sunduğunu belirtiyor. T1&#039;in, Tencent&#039;in önceden geliştirdiği Turbo S adlı temel dil modeli üzerine inşa edildiği ve rakip modellerin performansını bazı metriklerde aşmayı hedeflediği bildiriliyor.TEKNİK ÖZELLİKLER VE YENİLİKLER  Tencent’in T1 modeli, yapay zekanın bilgi işleme ve akıl yürütme kapasitelerinde çığır açan yenilikler sunma iddiasında. Turbo S adı verilen temel dil modeli üzerine inşa edilen T1, özellikle büyük ve karmaşık veri kümelerini verimli bir şekilde işleme, analiz etme ve hızlı sonuçlar üretme yeteneği ile dikkat çekiyor. Bu model, yapay zekanın hata oranlarını düşürmek ve doğruluk oranını artırmak için bir dizi teknik geliştirme içeriyor.   T1, önceki modellere ve rakip sistemlere kıyasla daha yüksek işlem hızlarına sahip. Uzun metin belgelerini analiz ederken, içeriklerin bağlamsal ilişkilerini hızlı bir şekilde çıkarabiliyor. Bu özelliği, modelin yalnızca bilgiye erişim hızını artırmakla kalmayıp, aynı zamanda kullanıcı etkileşimlerinde daha kesintisiz bir deneyim sunmasını sağlıyor.   Yapay zeka modellerinin &quot;halüsinasyon&quot; olarak bilinen yanlış bilgi üretme eğilimleri, T1&#039;in geliştirilmesi sürecinde odak noktalarından biri oldu. Tencent&#039;in belirttiğine göre, T1 modeli, halüsinasyon oranlarını minimum seviyelere indirgemeyi başardı. Bu, modelin yalnızca daha güvenilir ve doğru bilgi sağlamasını değil, aynı zamanda özellikle bilgi güvenliği ve doğruluğun kritik olduğu sektörlerde kullanılabilirliğini artırıyor.   T1’in bağlamsal anlama yeteneği, uzun ve karmaşık metinlerde bile metin içindeki anlam ilişkilerini derinlemesine analiz edebilmesini sağlıyor. Model, metinlerdeki örtük anlamları ve nüansları algılamak için geliştirilmiş algoritmalarla donatılmış durumda. Bu, özellikle belge analizi, hukuki metinlerin yorumlanması ve akademik çalışmalar gibi uzmanlık gerektiren alanlarda kullanılabilmesini sağlıyor.   Tencent, T1’i modüler bir yapıda tasarlayarak kullanım senaryolarına göre özelleştirilebilir hale getirdi. Model, farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik optimize edilebilecek bir mimariye sahip. Eğitim, finans, sağlık gibi çok çeşitli alanlarda uygulama potansiyeli sunarken, kullanıcı taleplerine göre kolayca genişletilebiliyor.   ÇEVRE DOSTU YAPAY ZEKA   T1’in geliştirilmesi sırasında enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik ilkeleri de ön planda tutuldu. Tencent, modelin enerji tüketimini optimize eden bir altyapı üzerinde çalıştığını belirtiyor. Bu, yapay zeka teknolojilerinin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.   YAPAY ZEKA YATIRIMCILARI DEVAM EDECEK  Tencent’in T1 modeli, Çin’deki AI rekabetinin giderek kızıştığı bir dönemde piyasaya sürüldü. Yapay zeka sektöründe konumunu güçlendirmek isteyen Tencent, yeni modelin yanı sıra, teknoloji geliştirme ve araştırma yatırımlarını artıracağını duyurdu. Şirket, gelecekteki uygulamalar için daha da optimize edilmiş modeller geliştirme taahhüdü vererek, bu alandaki yenilikçiliğini sürdürmeyi planlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uiC1GXjsuESDRCMG8RvTOA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Tencentten, yeni, nesil, yapay, zeka:, akıl, yürütme, modeli, piyasada</media:keywords>
</item>

<item>
<title>TikTok&amp;apos;un ABD operasyonlarına yönelik çözüm planı: ByteDance&amp;apos;in yatırımcıları öne çıkıyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/tiktokun-abd-operasyonlarina-yoenelik-coezum-plani-bytedancein-yatirimcilari-oene-cikiyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/tiktokun-abd-operasyonlarina-yoenelik-coezum-plani-bytedancein-yatirimcilari-oene-cikiyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin TikTok&#039;u yasaklama planlarıyla ilgili tartışmalar sürerken, ByteDance&#039;in Çin dışı yatırımcıları, uygulamanın ABD operasyonlarını devralmak için çözüm arayışlarının merkezinde yer alıyor. ABD hükümetinin uzun süredir dile getirdiği güvenlik endişelerini gidermek ve TikTok&#039;un ülkedeki faaliyetlerini sürdürmesini sağlamak için yenilikçi bir plan masaya konmuş durumda.Beyaz Saray tarafından önerilen plan, ByteDance&#039;in en büyük Çin dışı yatırımcılarının TikTok&#039;un ABD operasyonlarını satın almasını ve bağımsız bir şirket olarak yeniden yapılandırmasını içeriyor. Bu, Çinli yatırımcıların sahiplik oranının %20&#039;nin altında tutulması anlamına geliyor. Aynı zamanda Oracle&#039;ın, ABD kullanıcı verilerini korumaya devam edeceği, böylece kullanıcı bilgilerinin güvenliğinin artırılacağı ifade ediliyor.   NEDEN YASAKLANMAK İSTENİYOR?  Bu hamle, TikTok&#039;un 2020 yılından bu yana ABD&#039;de karşı karşıya kaldığı çeşitli düzenleyici zorlukların ardından en ciddi çözüm girişimlerinden biri olarak öne çıkıyor. ABD hükümeti, uygulamanın ulusal güvenliği tehdit edebileceği endişesini dile getirmiş ve Çin hükümetinin kullanıcı verilerine erişim sağlayabileceği iddialarını gündeme taşımıştı.   ABD PAZARINI KAYBETMEK İSTEMİYORLAR  Susquehanna International Group, General Atlantic, KKR gibi yatırımcılardan oluşan bu grubun yeni planı, hem ABD yönetiminin güvenlik kaygılarını azaltmayı hem de TikTok&#039;un milyonlarca Amerikalı kullanıcıya hizmet vermeye devam etmesini sağlamayı hedefliyor. Planın detayları henüz tam olarak netleşmiş değil; ancak bu girişim, TikTok&#039;un ABD pazarında varlığını sürdürebilmesinde kritik bir dönüm noktası olabilir.   KULLANICILARIN DESTEĞİ VE TEPKİSİ   Uzmanlar, bu planın başarıya ulaşmasının yalnızca düzenleyici onaylara değil, aynı zamanda kamuoyu desteğine de bağlı olduğunun altını çiziyor. Sosyal medya platformu, özellikle genç kullanıcılar arasında popülerliğini korurken, kullanıcılar TikTok&#039;un geleceği konusunda endişelerini dile getirmeye devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V9BVSmDOwE-tnbYGEMjxeA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>TikTokun, ABD, operasyonlarına, yönelik, çözüm, planı:, ByteDancein, yatırımcıları, öne, çıkıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Xiaomi CEO’su, bataryalarının dayanıklılığını ilginç bir yolla kanıtladı: Karpuz Testi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/xiaomi-ceosu-bataryalarinin-dayanikliligini-ilginc-bir-yolla-kanitladi-karpuz-testi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/xiaomi-ceosu-bataryalarinin-dayanikliligini-ilginc-bir-yolla-kanitladi-karpuz-testi</guid>
<description><![CDATA[ Teknoloji devi Xiaomi’nin CEO’su Lei Jun, SU7 Ultra isimli yeni elektrikli otomobillerinin batarya dayanıklılığını sıra dışı bir gösteriyle sergiledi. Elektrikli sedanın batarya sisteminde kullanılan teknolojik kaplama bir karpuzun etrafına uygulandı ve Xiaomi fabrikasının altıncı katından aşağı atıldı. Yere çarpma sonrasında karpuzun zarar görmediği görüldü.SU7 Ultra&#039;nın bataryası, yalnızca dayanıklılık değil, aynı zamanda verimlilik ve güvenlik açısından da ileri teknolojilerle donatılmış durumda. Batarya sistemi, 14 katmanlı bir koruma yapısına sahip. Bu yapı, ultra yüksek mukavemetli çelik takviyeler ve yapay zeka destekli Batarya Yönetim Sistemi (BMS) gibi teknolojilerle destekleniyor. Ayrıca, aktif soğutma sistemi ve aerojel yalıtım özellikleri, bataryanın aşırı ısınma riskini minimize ediyor.   93.7 kWh kapasitesindeki batarya, 11 dakikalık bir hızlı şarj süresi içinde %10&#039;dan %80&#039;e kadar şarj edilebiliyor ve tam dolu bataryayla 620 kilometrelik bir menzil sunuyor. Performans açısından bakıldığında, SU7 Ultra’nın 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 1.98 saniyede ulaşabilmesi, hem güvenlik hem de hız odaklı kullanıcılar için dikkat çekici bir özellik.   Xiaomi SU7 Ultra, elektrikli araç teknolojisinde performans ve güvenliği bir araya getiren yenilikçi bir sedan olarak öne çıkıyor. Araç, 1548 beygir gücüne sahip motoruyla yalnızca 1.98 saniyede 0’dan 100 km/s hıza ulaşabilirken, maksimum 350 km/s hız sunuyor. 93.7 kWh kapasiteli bataryası, hızlı şarj teknolojisiyle 11 dakikada %10&#039;dan %80&#039;e kadar dolabiliyor ve 620 kilometrelik etkileyici bir menzil sağlıyor. 14 katmanlı koruma sistemi, ultra dayanıklı çelik takviyeler ve yapay zeka destekli Batarya Yönetim Sistemi (BMS) gibi özelliklerle donatılan batarya, hem güvenlik hem de dayanıklılık açısından standartları yeniden tanımlıyor. İç mekandaki lüks Alcantara deri döşemeler ve karbon fiber detaylarla konfor sunan SU7 Ultra, aerodinamik tasarımı, karbon seramik fren sistemi ve yüksek teknolojiyle optimize edilmiş detayları sayesinde sadece bir araç değil, geleceğin teknolojik vizyonunu temsil eden bir ulaşım çözümü olarak dikkat çekiyor.   ELEKTRİKLİ ARAÇLARDA GÜVENLİK ODAKLI YAKLAŞIM   Bu yenilikçi batarya güvenlik sistemi, yalnızca kazaları önlemekle kalmıyor, aynı zamanda pil ömrünü optimize ederek uzun vadeli sürdürülebilirlik sağlıyor. Karpuz testi, sıradan bir tanıtım etkinliğinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Xiaomi’nin bu gösteriyle sektördeki güvenlik standartlarını artırma konusundaki kararlılığını ortaya koyduğu belirtiliyor.   Xiaomi, SU7 Ultra ile yalnızca elektrikli araç pazarında değil, aynı zamanda ileri teknoloji batarya çözümleri geliştirme alanında da öncü bir rol oynamayı hedefliyor. Şirketin önümüzdeki yıllarda daha fazla yenilik ve çevre dostu teknoloji geliştirme planları olduğu biliniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qgMhVLeKFUu0_xCuCRfnHQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Xiaomi, CEO’su, bataryalarının, dayanıklılığını, ilginç, bir, yolla, kanıtladı:, Karpuz, Testi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çin, Ay&amp;apos;da dev bir radyo teleskop ağı kurmayı planlıyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cin-ayda-dev-bir-radyo-teleskop-agi-kurmayi-planliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cin-ayda-dev-bir-radyo-teleskop-agi-kurmayi-planliyor</guid>
<description><![CDATA[ Çin, Ay&#039;ın Dünya&#039;dan görünmeyen uzak tarafında devasa bir radyo teleskop ağı kurmayı planlıyor. Bu proje, ultra uzun dalga boyundaki kozmik sinyalleri tespit ederek evrenin erken dönemlerini, özellikle de &quot;kozmik karanlık çağlar&quot; olarak adlandırılan dönemi incelemeyi hedefliyor.TELESKOP DİZİSİ VE TEKNİK YAPI  Çin&#039;in Ay&#039;ın uzak tarafına inşa etmeyi planladığı radyo teleskop dizisi, ultra uzun dalga boyundaki radyo sinyallerini algılamak için son derece gelişmiş bir teknolojiye sahip olacak. Bu dizide yaklaşık 7.200 anten yer alacak ve her biri birbirine senkronize bir şekilde çalışarak geniş bir alandan kozmik sinyalleri toplayacak. Ay&#039;ın bu bölgesi, Dünya&#039;dan gelen radyo frekans kirliliğinden izole olduğu için, sinyallerin daha net bir şekilde algılanmasına olanak tanıyacak. Ayrıca, Ay yüzeyindeki düşük yerçekimi, antenlerin yerleştirilmesi ve yapılandırılması sırasında avantaj sağlayacak.   Antenlerin tasarımı, hem yüksek hassasiyetle veri toplamak hem de dayanıklılık sağlamak için optimize edilecek. Bu antenler, Ay&#039;ın zorlu koşullarında - aşırı sıcaklık değişimleri, radyasyon ve toz fırtınaları - işlevini sürdürebilecek malzemelerden üretilecek. Dizinin kurulumu sırasında robotik araçlar kullanılacak ve bu robotlar, antenlerin belirlenen bölgelere hassas bir şekilde yerleştirilmesini sağlayacak.   Antenlerden toplanan veriler, Ay yüzeyinde kurulacak bir merkez aracılığıyla işlenecek ve Dünya&#039;ya aktarılacak. Bu, Ay&#039;ın uzak tarafındaki veri toplama sürecini daha verimli hale getirecek ve bilim insanlarının gerçek zamanlı analizler yapmasını mümkün kılacak. Ayrıca, teleskop dizisinin farklı frekans aralıklarında çalışabilmesi, geniş bir spektruma dair veriler elde edilmesine olanak tanıyacak.   BİLİMSEL VE TEKNOLOJİK YENİLİKLER  Proje, sadece astronomi alanında değil, aynı zamanda mühendislik ve robotik alanlarında da yenilikçi çözümler sunmayı hedefliyor. Ay yüzeyinde böylesine karmaşık bir yapıyı hayata geçirmek, insanlığın uzay mühendisliği konusundaki yeteneklerini bir üst seviyeye taşıyabilir. Uzun vadede bu proje, Ay&#039;da daha kapsamlı bilimsel altyapılar oluşturulması için bir temel niteliği taşıyabilir.    PROJENİN AMACI  Projenin temel amacı, evrenin başlangıç evrelerine dair daha fazla bilgi edinmek ve özellikle &quot;kozmik karanlık çağlar&quot; olarak adlandırılan dönemi araştırmak. Bu dönem, Büyük Patlama&#039;dan sonraki ilk yıldızların oluşumuna kadar geçen süreci kapsar ve bu süreçte yayılan radyo dalgaları, evrenin oluşumuna dair eşsiz veriler taşıyabilir.   Geleneksel radyo teleskoplar, Dünya atmosferi tarafından engellenen ultra uzun dalga boylarındaki sinyalleri yakalamakta zorluk çeker. Ancak, Ay&#039;ın uzak tarafındaki radyo teleskop ağı, bu engellerden arındırılmış bir ortamda çalışacak. Ay, radyo frekans kirliliğine karşı doğal bir bariyer sağladığı için bu tür gözlemler için ideal bir konumdur. Proje sayesinde bilim insanları, evrenin ilk ışıkları ve maddenin dağılımı gibi konular üzerinde daha detaylı analizler yapabilecek.   Bu gözlem aynı zamanda, galaksilerin nasıl oluştuğuna ve evrenin erken dönemlerdeki yapısına dair birçok temel soruya ışık tutabilir. Ayrıca, bu araştırmalar, karanlık madde ve karanlık enerjinin dinamikleri hakkında da daha fazla ipucu sağlayabilir.  Ay keşif programı, bilimsel ilerlemeyi hızlandırmanın yanı sıra uluslararası işbirliği fırsatları da sunabilir. Söz konusu proje, uzaydaki altyapının nasıl daha efektif kullanılabileceği konusunda yeni bir standart belirleyebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FwkDmjsxgk-DRhWkueafnw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Çin, Ayda, dev, bir, radyo, teleskop, ağı, kurmayı, planlıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apple Watch modellerinde yeni özellik gündemde</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/apple-watch-modellerinde-yeni-oezellik-gundemde</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/apple-watch-modellerinde-yeni-oezellik-gundemde</guid>
<description><![CDATA[ Apple, giyilebilir teknoloji dünyasını yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor. Şirketin, gelecekteki Apple Watch modellerine kamera entegrasyonu ve &quot;Apple Intelligence&quot; olarak adlandırılan yenilikçi yapay zeka özellikleri eklemeyi planladığı bildiriliyor.YAPAY ZEKA İLE GÜÇLENEN KAMERA YETENEĞİ Bloomberg’den Mark Gurman’ın haberine göre, yeni modellerde yer alacak kameralar, kullanıcıların hayatlarını kolaylaştıracak birçok özelliği destekleyecek. Yapay zeka tabanlı &quot;Apple Intelligence&quot; sayesinde, kameralar nesne tanıma, yazılı metinlerin anında çevirisi ve daha pek çok işlevi gerçekleştirebilecek. Bu sistem, kullanıcılara daha etkileşimli bir deneyim sunarak saatin yalnızca bir sağlık ve fitness cihazı olmanın ötesine geçmesini sağlayacak. TASARIM VE KONUMLANDIRMA  Apple, yeni Apple Watch modellerinde kamera entegrasyonunu kullanıcı deneyimine zarar vermeden sunmayı hedefliyor. Standart modellerde, kamera ekranın içine gömülü olarak yer alacak ve cihazın kompakt yapısını koruyacak şekilde tasarlanacak. Bu yaklaşım, kullanıcıların saati her zamanki gibi rahatça kullanabilmelerine olanak tanıyacak. Ekran içi kameralar, görüntü kalitesinden ödün vermeden, estetik açıdan da minimal bir görünüm sağlayacak.    Daha gelişmiş modellerde ise kamera, cihazın dijital crown veya yan düğme gibi mevcut kontrol mekanizmalarına yakın bir noktaya entegre edilecek. Bu tasarım, kullanıcıların kameraya kolay erişimini sağlarken aynı zamanda saatin geleneksel kullanım şeklini de bozmayacak. Apple, bu yerleşimle, hem pratikliği hem de ergonomiyi önceliklendiriyor.    Apple&#039;ın tasarım sürecinde, kameranın sadece görüntü kaydeden bir araç olmaktan öte, yapay zeka tabanlı özelliklerle etkileşim halinde çalışması planlanıyor. Bu, kameranın kullanıcıdan gelen komutlara hızlı bir şekilde yanıt vermesini ve nesne tanıma ya da metin çevirisi gibi işlevlerin sorunsuz şekilde yürütülmesini sağlayacak.    Son olarak, kamera donanımının dayanıklılığına da dikkat çekiliyor. Suya ve toza karşı dayanıklılık gibi özellikler, Apple Watch&#039;un günlük kullanım şartlarına uygunluğunu artıracak. Ayrıca, mahremiyet konusuna büyük önem veren Apple, kullanıcıların güvenliği için özel kamera kapatma kontrolleri ve gelişmiş veri işleme politikaları sunmayı hedefliyor. GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİNİN GELECEĞİ    Apple&#039;ın yeni Apple Watch modellerine entegre etmeyi planladığı kamera ve yapay zeka destekli &quot;Apple Intelligence&quot; teknolojisi, giyilebilir cihazların gelecekte nasıl bir evrim geçireceğine dair önemli ipuçları veriyor. Bu tür yenilikler, yalnızca bir cihazın işlevselliğini artırmakla kalmayıp aynı zamanda kullanıcıların günlük yaşamlarına entegre olan bir teknoloji ekosistemi yaratma vizyonunu da temsil ediyor.    Giyilebilir teknolojiler, sağlık takibinden iletişime, eğlenceden üretkenliğe kadar pek çok farklı alanda kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyor. Apple, yeni özelliklerle bu alanları daha da genişleterek akıllı saatlerin bir aksesuar olmaktan çıkıp hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesini hedefliyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/o4VeFw6VK0WPwpPUovXJ1A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Apple, Watch, modellerinde, yeni, özellik, gündemde</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Google kullanıcıların verilerini yanlışlıkla sildi: Özür dilemek zorunda kaldı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/google-kullanicilarin-verilerini-yanlislikla-sildi-ozur-dilemek-zorunda-kaldi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/google-kullanicilarin-verilerini-yanlislikla-sildi-ozur-dilemek-zorunda-kaldi</guid>
<description><![CDATA[ Teknoloji dünyasında büyük bir yankı uyandıran gelişme, Google Maps kullanıcılarını doğrudan etkiledi. Google Maps&#039;in Zaman Çizelgesi özelliği, kullanıcıların geçmişteki seyahatlerini ve günlük hareketlerini detaylı bir şekilde takip etmelerine olanak tanıyordu. Ancak, son günlerde yaşanan teknik bir sorun nedeniyle birçok kullanıcının konum geçmişi verileri geri dönüşü olmayacak şekilde silindi. Bu hatanın üzerine kullanıcılara mail atan şirket, veri kaybının kalıcı olduğunu aktarırken kullanıcılardan özür diledi.Google Maps Zaman Çizelgesi, kullanıcıların geçmişte ziyaret ettikleri yerleri ve seyahat alışkanlıklarını görselleştirmesine olanak tanıyan bir özelliktir. Harita üzerinde belirli bir gün veya zaman dilimi seçerek, o süreçteki hareketler ve ziyaret edilen mekanlar detaylı bir şekilde görüntülenebilir. Bu özellik, Google&#039;ın konum takibi yeteneklerinden yararlanır. Google bu özelliği kullanan bazı kullanıcıların verilerini yanlışlıkla sildi.Google, olayın ardından etkilenen kullanıcılara e-posta ile bilgilendirme yaptı. Bu iletişimde, verilerini yedekleyen kullanıcıların bir kısmının bu verilere yeniden erişim sağlayabileceği belirtilirken, yedekleme yapmayanlar için maalesef veri kaybının kalıcı olduğu ifade edildi. Şirket, teknik sorunla ilgili özür dilemekle beraber sorunun tekrar etmemesi adına altyapı iyileştirmeleri üzerinde çalıştıklarını vurguladı.Bu olay, bulut tabanlı veri depolama sistemlerinin güvenilirliği ve yedekleme stratejilerinin önemi konusunda yeni soruları gündeme getirdi. Uzmanlar, bireysel kullanıcıların bu tür kayıplardan korunmak için düzenli yedeklemeler yapmaları gerektiğinin altını çiziyor.Veri kaybına uğrayan kullanıcıların bir kısmı ise durumu sosyal medya platformlarında dile getirerek, Google&#039;dan daha etkili bir çözüm ve kullanıcı dostu iletişim beklediklerini ifade etti.Dijital dünyada hayatımıza kolaylık sağlayan araçların, bazen beklenmeyen sorunlara yol açabileceğini bir kez daha hatırlatan bu olay, teknoloji şirketlerinin veri güvenliği konusundaki sorumluluğunu artırıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SOMxbD8UFk-4MaRB54AYNw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Google, kullanıcıların, verilerini, yanlışlıkla, sildi:, Özür, dilemek, zorunda, kaldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çırak olarak başladı, 50 yıldır mesleğini yapıyor: Ustalığını gençlere aktarmak istiyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cirak-olarak-basladi-50-yildir-meslegini-yapiyor-ustaligini-genclere-aktarmak-istiyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cirak-olarak-basladi-50-yildir-meslegini-yapiyor-ustaligini-genclere-aktarmak-istiyor</guid>
<description><![CDATA[ Teknolojiye yenik düşen bakır ve kalaycılığın Aydın’daki son temsilcilerinden olan 57 yaşındaki 2 çocuk babası Murat Uçar, çırak olarak girdiği mesleğinde 50 yıla yaklaşırken, en büyük korkusunun vatandaşın bakırlarının ortada kalması olduğunu söyleyerek &quot;Bakır bitmez ama usta bitti&quot; dedi.Aydın’da yaşayan Murat Uçar (57), çırak olarak başladığı bakır ve kalaycılık işinde 49. yılını doldurdu. Bu mesleğin şehirdeki son temsilcilerinden olan Uçar, yetiştirecek çırak bulamadıklarını ifade ederken, en büyük hayallerinden birisinin de ustalığını genç nesillere aktarabilmek olduğunu söyledi. Aydın genelinde kalay ustası sayısının bir elin parmağını geçmediğini ve işini bıraktıktan sonra vatandaşların bakırlarının orta kalacağını ifade eden Uçar; &quot;Bakır bitmez ama usta bitti&quot; dedi.  Kendisinin mesleğinde sona yaklaştığını ve mesleği bıraktıklarında kalay ustalığı mesleğinin kendileriyle beraber toprağa gideceğini vurgulayan Uçar; &quot;1976’dan beri bu mesleği yapıyorum. Baba mesleği zaten. Allah’a çok şükür çocuklarımı evlendirdim, geçimimi buradan sağlıyorum ama tek sıkıntımız çırak bulunmaması. Maalesef çırak yetişmiyor. Öğrenen nesil yok. En büyük korkum, ben de mesleği bıraktıktan sonra bu milletin bakırları ne olacak. Çünkü bu işi yapan usta kalmadı. Bir elin parmağını geçmez 3-5 usta kaldık. Yetişen eleman da yok. Yani bakır bitmez ama usta bitti. Ne olacak bu bakırlar bakalım. Bu sokakta 2 kişiyiz. Aydın genelinde toplasan 5 kişi anca kaldık. Artık yetiştirecek çırak bulamıyoruz. Gerçekten en büyük korkum bu. Bakır çok ama usta yok. Maalesef ustalığımı aktarabileceğim kimse yok. Keşke birisine bırakabilsem&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e5VUHTE-UUqLAXO0V4elmQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Çırak, olarak, başladı, yıldır, mesleğini, yapıyor:, Ustalığını, gençlere, aktarmak, istiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Piramitlerin gizemi artıyor: Altında yeraltı şehri olabilir!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/piramitlerin-gizemi-artiyor-altinda-yeralti-sehri-olabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/piramitlerin-gizemi-artiyor-altinda-yeralti-sehri-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ İtalyan bilim insanları, Kefren Piramidi’nin yaklaşık 700 metre altında devasa bir su sistemi ve yeraltı yapıları keşfettiklerini açıkladı. Radar teknolojisiyle yapılan araştırmalar, piramitlerin altında gizli bir yeraltı şehrinin varlığını işaret ediyor. Ancak, bilim dünyasında bu keşfe dair şüpheler de devam ediyor.Mısır’daki ünlü piramitlerin altındaki &quot;yeraltı şehri&quot;ne dair yeni keşif, bilim dünyasında heyecan yaratmaya devam ediyor. İtalyan araştırmacılardan oluşan bir ekip, Kefren Piramidi’nin  yaklaşık 700 metre derinliğinde yer alan gizemli su sistemi ve yeraltı yapıları tespit ettiklerini açıkladı.Ekip, sonar radar teknolojisi kullanarak, piramitlerin altındaki yerin derinliklerinden yüksek çözünürlüklü görüntüler elde etti ve yapıları üç boyutlu haritaladı.&quot;YERALTI ŞEHRİNİ ORTAYA ÇIKARACAĞIZ&quot;  Daily Mail&#039;de yer alan habere göre, Cumartesi günü yapılan bir basın açıklamasında, araştırmacılar, bu keşfin yalnızca su sistemini değil, aynı zamanda derinlere inen yeraltı yollarını da işaret ettiğini belirtti. İtalya&#039;nın Pisa Üniversitesi&#039;nden Prof. Corrado Malanga, &quot;Bu görüntüleri gelecekte büyüttüğümüzde, altındaki yapıların gerçek bir yeraltı şehri olduğunu ortaya çıkaracağız&quot; şeklinde konuştu.  Keşfe dair ilk tepkiler karışık oldu. Bazı bilim insanları, bu iddiaları &quot;yanlış&quot; ve &quot;abartılı&quot; olarak nitelendirirken, diğerleri yeraltı yapılarının varlığını ciddiyetle ele aldı. Özellikle, Kefren Piramidi&#039;nin altındaki dikey şaftlar ve devasa odalarla ilgili yapılan açıklamalar, dikkatleri üzerine çekti. Ekip, piramidin yapısının sağlam kalabilmesi için bu yeraltı sistemlerinin önemli bir rol oynayabileceğini öne sürdü.  Denver Üniversitesi&#039;nden radar uzmanı Prof. Lawrence Conyers ise, yerin bu kadar derinine inen radar teknolojilerinin henüz bu kadar ileri gitmeye yetmediğini, dolayısıyla yeraltı şehri fikrinin aşırı abartı olduğunu savundu. Ancak, piramitlerin altındaki küçük yapıların varlığına dair olasılıkları dışlamadı.GİZEMLİ BÜYÜK ODALAR   İtalya’daki basın toplantısında paylaşılan bir diğer ilginç bulgu ise, piramitlerin altındaki &quot;Amenti Salonları&quot; ile bağlantılı olduğu iddia edilen büyük odaların keşfi oldu. Bu odaların, eski Mısır&#039;a dair kayıp bilgileri barındırdığına inanılıyor. Ekip, ayrıca, yeraltı yapılarının birbirine bağlı şaftlarla erişilebilen büyük dikdörtgen muhafazalar içerdiğini ve bu yapıların piramitlerin boyutlarına yakın büyüklükte olduğunu belirtti.  Malanga ve diğer araştırmacılar, 2022’de yaptıkları bir çalışma ile Kefren Piramidi’nin tabanına yakın bir termal anomali tespit ettiklerini ve bu bulguların, piramidin altındaki gizli odalarla ilgili daha fazla kanıt sunduğunu belirttiler. Ekip, bu yeni keşiflerin Mısır’ın eski medeniyetlerine dair daha derin anlayışlar sunduğuna inanıyor.  Ancak, bu araştırmanın henüz bağımsız uzmanlar tarafından doğrulanmadığı ve bilimsel dergilerde yayımlanmadığı belirtiliyor. Bu nedenle, konuyla ilgili kesin sonuçlara ulaşmak için daha fazla inceleme yapılması gerektiği vurgulanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hDHomS4ysEepDLXvEdWZpQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Piramitlerin, gizemi, artıyor:, Altında, yeraltı, şehri, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Game of Thrones: Kingsroad oyunu erken erişime açılıyor! İşte fiyatı ve detayları</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/game-of-thrones-kingsroad-oyunu-erken-erisime-aciliyor-iste-fiyati-ve-detaylari</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/game-of-thrones-kingsroad-oyunu-erken-erisime-aciliyor-iste-fiyati-ve-detaylari</guid>
<description><![CDATA[ Netmarble Neo tarafından geliştirilen Game of Thrones: Kingsroad, oyuncuları, George R.R. Martin&#039;in büyüleyici Westeros evrenine taşıyacak yepyeni bir aksiyon-macera RPG deneyimi sunuyor.ANA HİKAYE VE YAN GÖREVLERLE DOLU BİR DÜNYA   Game of Thrones: Kingsroad, oyunculara Winterfell, King&#039;s Landing ve Highgarden gibi Game of Thrones evreninin en tanınmış mekanlarını keşfetme fırsatı veriyor. Erken erişim aşamasında oyuncular, ana hikayenin 50 bölümünü oynayabilecek ve yüzlerce yan görev ile açık dünya karşılaşmalarına katılabilecek. GAME OF THRONES: KINGSROAD FİYATI NE KADAR?   Oyun, tam sürümüyle ücretsiz olarak sunulacak, ancak erken erişim döneminde yer almak isteyen oyuncular için özel Founder&#039;s Pack paketleri mevcut. Bu paketler, oyunculara oyun içi para birimi, özel kostümler ve binekler gibi avantajlar sağlayarak erken erişim sürecini daha cazip hale getiriyor.    Şirketin sunduğu iki başlangıç paketinden biri 25 dolar, diğeri 50 dolardan satılacak. GELİŞTİRME SÜRECİ VE TOPLULUK GERİ BİLDİRİMİ   Netmarble Neo, erken erişim süreci boyunca oyunculardan aktif geri bildirim toplayarak oyunun grafik performansını, kullanıcı arayüzünü ve oyun dengesini geliştirmeyi hedefliyor. Bu, hem oyun içeriğinin hem de teknik altyapının oyuncu beklentilerine göre şekillendirilmesini sağlayacak. Yapımcı ekip, oyuncu topluluğunun bu süreçteki katılımının oyunu daha iyi bir noktaya taşıyacağını vurguluyor.    Game of Thrones: Kingsroad, Westeros&#039;un karmaşık politikaları ve tarihiyle harmanlanmış bir hikaye sunarak oyuncuları kendine çekiyor. Gelişmiş grafikler, dikkat çekici karakter modellemeleri ve sürükleyici bir anlatım, Game of Thrones evrenine duyulan hayranlığı yeni bir seviyeye taşıyabilir.    Netmarble Neo’nun bu yeni projesi, Game of Thrones hayranlarının yanı sıra RPG sevenler için de heyecan verici bir deneyim sunmayı vaat ediyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JpuAhuVQQEWF6_W1vDkIuQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Game, Thrones:, Kingsroad, oyunu, erken, erişime, açılıyor, İşte, fiyatı, detayları</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apple’dan katlanabilir iPhone hamlesi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/appledan-katlanabilir-iphone-hamlesi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/appledan-katlanabilir-iphone-hamlesi</guid>
<description><![CDATA[ Apple, geleceğin katlanabilir iPhone modelleri üzerinde ilerlerken, kritik mekanik bileşenlerden biri olan menteşe tasarımında çığır açacak bir yaklaşım benimsiyor. Şirkete dair çıkan söylentilere göre, katlanabilir cihazın ana dönüş noktasında, uzun ömür, estetik bütünlük ve sorunsuz bir katlanma deneyimi sunmayı amaçlayan sıvı metal menteşe teknolojisi kullanılacak.Geleneksel menteşe çözümleri, zamanla oluşan mekanik yıpranma, sık kullanımda oluşan kireçlenme ve tekrarlanan katlamalardan dolayı yapı malzemesinde aşınma gibi sorunlarla karşı karşıya kalabiliyor. Apple’ın gündeme taşıdığı sıvı metal, amorf (düzensiz kristal yapıda) bir yapı sunarak, bu sorunların önüne geçmeyi hedefliyor. SIVI METAL MENTEŞENİN AVANTAJLARI NELER?   Apple’ın kullanmayı planladığı malzemenin sağladığı en önemli avantaj, yüksek dayanıklılık. Amorf yapısı sayesinde, geleneksel alaşımlara göre mekanik yorulmayı minimize eder. Böylece yüzlerce hatta binlerce katlama sonrasında bile menteşe performansından ödün vermez.    Sıvı metal, düşük sürtünme katsayısına sahip olduğu için, katlanma sırasında oluşan aşınmayı azaltır ve ekranın doğal eğriliği ile menteşe arasındaki geçişi yumuşak hale getirir.    Malzemenin modern ve pürüzsüz görünümü, Apple’ın tasarım felsefesiyle de uyum sağlayarak, cihazın şıklığını korur. Geleneksel mekanik menteşelerin yarattığı kalınlık problemi, sıvı metal teknolojisi ile giderilerek daha ince ve kompakt bir yapı ortaya çıkarılabilir. ENTEGRASYON VE ÜRETİM SÜRECİ Apple’ın bu yenilikçi menteşe tasarımını hayata geçirme sürecinde, hem ileri malzeme mühendisliğinden hem de robotik otomasyon teknolojilerinden faydalanması bekleniyor. Geliştirme aşamasında, prototip testleriyle malzemenin Ay yüzeyinde ve ofis ortamındaki dayanıklılığı benzeri görülmemiş bir titizlikle değerlendirilecek. Sıvı metalin, yüksek ısı dalgalanmaları, mekanik yük ve uzun süreli kullanım koşullarında nasıl davrandığına dair kapsamlı mühendislik analizleri yapılacak. Bu test süreçleri, Apple’ın ürünlerinin kalite ve güvenlik standartlarını karşılaması için kritik bir adım olarak öne çıkıyor. APPLE, STANDARTLARI BELİRLEMENİN PEŞİNDE   Sıvı metal menteşe, Apple’ın katlanabilir iPhone projesinde sadece bir “parça” olmanın ötesine geçerek, geleceğin cihazlarında endüstri standardını yeniden tanımlayabilecek bir yapı sunuyor. Diğer üreticilerin de katlanabilir cihazlardaki mekanik sorunlarına çözüm ararken ilham alabileceği bu teknoloji, markanın teknolojiye getireceği yenilikçi dokunuşların habercisi olarak değerlendiriliyor. Ergonomik tasarımın yanı sıra, uzun ömür ve hassas işlevsellik gibi kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen özellikler, bu yeni menteşe yaklaşımının ana vurguları arasında yer alıyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X6GyB1uGb0mRlpJ5UM6EDw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Apple’dan, katlanabilir, iPhone, hamlesi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bitcoin, &amp;quot;Muhteşem 7&amp;quot;de Tesla’nın yerini alabilir mi?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bitcoin-muhtesem-7de-teslanin-yerini-alabilir-mi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bitcoin-muhtesem-7de-teslanin-yerini-alabilir-mi</guid>
<description><![CDATA[ Standard Chartered&#039;ın yayımladığı yeni bir araştırmaya göre, Bitcoin’in finans piyasalarındaki rolü dönüşüm geçiriyor. Geleneksel olarak enflasyona ve makroekonomik dalgalanmalara karşı bir koruma aracı olarak değerlendirilen Bitcoin, artık Nasdaq’ta işlem gören teknoloji hisseleriyle daha güçlü bir korelasyon sergiliyor.Standard Chartered&#039;ın Dijital Varlık Araştırmaları Başkanı Geoffrey Kendrick tarafından hazırlanan yeni bir araştırma, Bitcoin’in (BTC) geleneksel finans piyasalarındaki rolünün evrim geçirdiğini ve giderek Nasdaq’ta işlem gören bir teknoloji hissesi gibi hareket ettiğini öne sürüyor. Araştırmaya göre Bitcoin, yalnızca makroekonomik dalgalanmalara karşı bir koruma aracı olarak değil, aynı zamanda daha geniş çapta teknoloji hisseleriyle ilişkili bir yatırım aracı olarak da işlev görüyor.   BİTCOİN&#039;İN ROLÜ DEĞİŞİYOR  Standard Chartered tarafından yayımlanan raporda, Bitcoin’in kısa vadeli işlem modellerinin Nasdaq Composite endeksi ile yüksek bir korelasyona sahip olduğu vurgulanıyor. Tarihsel olarak Bitcoin, geleneksel finans sistemindeki türbülanslara karşı bir hedge aracı olarak öne çıkarken, son dönemde ABD teknoloji hisseleriyle daha senkronize bir hareket sergiliyor. Örneğin, Mart 2023&#039;te Silicon Valley Bank’in çöküşü sırasında Bitcoin&#039;in yükselmesi, yatırımcılar tarafından riskten korunma aracı olarak görüldüğünü gösterirken, son zamanlardaki fiyat hareketleri Nasdaq ile paralellik gösteriyor.   Bu eğilimi test etmek amacıyla Standard Chartered, Tesla&#039;yı &quot;Muhteşem 7&quot; teknoloji hisseleri arasından çıkararak yerine Bitcoin’i ekleyen “Mag 7B” adlı yeni bir varsayımsal endeks oluşturdu. “Muhteşem 7” olarak bilinen teknoloji hisseleri genellikle Apple, Microsoft, Amazon, Meta, Alphabet, Nvidia ve Tesla’yı içeriyor. Yeni oluşturulan &quot;Mag 7B&quot; endeksi ise Tesla yerine Bitcoin’i içeriyor.   DAHA YÜKSEK GETİRİ, DAHA DÜŞÜK OYNAKLIK  Araştırmaya göre, bu yeni endeksin performansı incelendiğinde, geleneksel &quot;Muhteşem 7&quot;ye kıyasla hem daha yüksek getiri hem de daha düşük oynaklık sunduğu görülüyor. Kendrick, bu bulguların Bitcoin’in hem bir teknoloji hissesi hem de geleneksel finans piyasaları için bir riskten korunma aracı olarak konumlandığını gösterdiğini belirtiyor.   Bitcoin’in Tesla’nın yerine eklenmesiyle oluşturulan &quot;Mag 7B&quot; endeksinin daha dayanıklı ve potansiyel olarak daha kârlı bir yatırım sepeti sunduğunu vurgulayan Kendrick, Bitcoin’in teknoloji sektörü ile olan bağlarının güçlenmesiyle birlikte, yatırımcı portföylerindeki rolünün de değişebileceğini ifade ediyor.   KURUMSAL İLGİ VE GELECEK BEKLENTİLERİ  Bitcoin’in geleneksel yatırım portföylerinde giderek daha fazla yer edinmesi, kurumsal yatırımcıların ilgisini artırıyor. Kendrick’e göre Bitcoin, hem riskten korunma hem de büyüme varlığı olarak çift yönlü bir fayda sağlıyor. Bu durum, Bitcoin’e yönelik yeni sermaye girişlerini teşvik edebilir.   Öte yandan, Kendrick Bitcoin’in kısa vadede yukarı yönlü bir hareket sergileyebileceğini düşünüyor. ABD’de kripto varlıklarla ilgili daha olumlu düzenlemelerin gündeme gelmesi ve Nasdaq’ın yeniden dengelenmesi gibi faktörlerin Bitcoin’i destekleyebileceğini ifade eden Kendrick, “Daha yüksek Nasdaq, daha yüksek Bitcoin anlamına gelecek. Şu anda 90.000 dolar seviyesi odakta” değerlendirmesinde bulundu.   Bitcoin, pazartesi günü %3,5’in üzerinde yükseliş kaydederken, toplam kripto para piyasasının değeri de %1,5 artarak 2,9 trilyon dolara ulaştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Cds4od3Cw0-ziOp8du1C4g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bitcoin, Muhteşem, 7de, Tesla’nın, yerini, alabilir, mi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kronik ağrı tedavisinde yeni yöntem: Bilim insanları cihaz geliştiriyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/kronik-agritedavisinde-yeni-yoentem-bilim-insanlari-cihaz-gelistiriyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/kronik-agritedavisinde-yeni-yoentem-bilim-insanlari-cihaz-gelistiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, kronik ağrı yaşayanlar için yeni bir yöntem üzerinde çalışıyor. ABD&#039;li bir uzman, vücuttaki sinir lifleri tarafından iletilen ağrı hislerini ölçmek için bir yol geliştiriyor.Bilim insanları, ağrı ile bağlantılı olan proteinler, hormonlar ve metabolitler arasında biyobelirteçleri tespit etmeyi umuyor.Doktorlar, bu belirteçleri kullanarak ağrıyı ölçebilmenin teşhislerin doğruluğunu artıracağını ve ilaçların hastalarının acılarını hafifletmede ne kadar etkili olduğunu belirlemeye yardımcı olacağını söyledi.  Washington Post gazetesinde yer alan habere göre genomik tıp ve yapay zeka çağında doktorlar hala hastalarından ağrılarını 0&#039;dan 10&#039;a kadar derecelendirmelerini ya da çok küçük çocuklar söz konusu olduğunda gülen surattan çatık kaşlıya kadar değişen çizgi film yüzleriyle derecelendirmelerini istiyor.  Araştırmalar, bu çabaların tıp camiasının kadınların ve azınlıkların, özellikle de Siyahi Amerikalıların ağrılarını sürekli olarak hafife almasına yol açan önyargılar tarafından baltalandığını gösterdi.  Ancak araştırmacılar şimdi, doktorların kalp atış hızı ve kan basıncını ölçtükleri gibi ağrıyı da ölçmelerini sağlayacak objektif biyolojik göstergeler bulma arayışındalar. Biyobelirteçler olarak bilinen bu göstergelere yönelik araştırma dalgası, kronik ağrıyla yaşayan yaklaşık her 4 Amerikalıdan 1&#039;i için sonuçlar doğuruyor. Ayrıca doktorlara ne hissettiklerini söyleyemeyen bebekler ve diğerleri için de konuşabilir. &quot;İLK SEFERDE DOĞRU OLANI ELDE EDERSİNİZ&quot;Bir araştırmacı, vücuttaki sinir lifleri tarafından iletilen ağrı hislerini ölçmek için bir yol geliştiriyor.  Washington&#039;daki Children&#039;s National Hospital&#039;da anestezi uzmanı olan ve ağrının hem türünü hem de yoğunluğunu belirleyen ilk cihazı geliştirmeyi uman Julia Finkel, doğru bir objektif ağrı ölçümünün sağlık sisteminin paradan tasarruf etmesini de sağlayabileceğini dile getirdi.  Finkel, “Bu ampirik, deneme-yanılma yaklaşımı yerine ilk seferde doğru olanı elde edersiniz. Şu anki bakım standardı, hastaya bir sürü soru sormamız; laboratuvar verilerinin alınması. Gelecek hafta size geri dönüyorlar. Bir sonraki ziyarette, yani bir sonraki ay, laboratuarlarda gördüklerimize dayanarak dozu artırıyor, azaltıyor ya da ilacı değiştiriyoruz&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uYLLEKFOD0SmLq2bHoM5Uw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Kronik, ağrı tedavisinde, yeni, yöntem:, Bilim, insanları, cihaz, geliştiriyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mariana Çukuru’nda bir robot: Çinli bilim insanlarından yeni atak</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/mariana-cukurunda-bir-robot-cinli-bilim-insanlarindan-yeni-atak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/mariana-cukurunda-bir-robot-cinli-bilim-insanlarindan-yeni-atak</guid>
<description><![CDATA[ Çinli bilim insanları, dünyanın en derin deniz çukuru olan Mariana Çukuru&#039;nda aşırı yüksek basınç altında çalışabilen robot geliştirdi. Robot saha testlerini başarıyla tamamladı.Çinli bilim insanlarının Mariana Çukuru&#039;nda basınç altında çalışan küçük bir robot geliştirdiği bildirildi.  Beihang Üniversitesi öğretim üyeleri liderliğindeki araştırmacılar, yarasa balığının hareket modellerinden ilham alarak yüzme, süzülme ve emekleme yeteneğine sahip 50 santimetre uzunluğunda bir robot tasarladı.  Robotun, yüzerken kuyruk yüzgecinden aldığı itme kuvvetiyle saniyede maksimum 5,5 santimetre hıza ulaşabildiği ve emeklerken uzuvlarını kullanarak kumlu yüzeylerde saniyede 3 santimetre hızla hareket edebildiği bildirildi.  Beihang Üniversitesi&#039;nden Wen Li, Çin&#039;in insanlı denizaltılarına monte edilen bu kompakt robot türünün Mariana Çukuru ile diğer derin deniz noktalarında saha testlerini başarıyla tamamladığını ve robotun sağlam şekilde çıkarıldığını söyledi.   Ekip, deniz kaynaklarının geliştirilmesi, arkeoloji ve çevre izleme gibi alanlarda kullanılmak üzere derin deniz robotunun dayanıklılığını ve verimliliğini artırmayı hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j7-F-vc2lkiUSOdSmEnRPg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Mariana, Çukuru’nda, bir, robot:, Çinli, bilim, insanlarından, yeni, atak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Microsoft’un 11 yeni ajanı tanıtıldı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/microsoftun-11-yeni-ajani-tanitildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/microsoftun-11-yeni-ajani-tanitildi</guid>
<description><![CDATA[ Microsoft, siber güvenlik alanında hizmet veren Security Copilot platformuna 11 yeni yapay zeka destekli ajan eklediğini duyurdu.Microsoft, siber güvenlik alanında hizmet veren Security Copilot platformuna 11 yeni yapay zeka destekli ajan eklediğini duyurdu. Bu yeni ajanlar, güvenlik ve bilişim teknolojileri ekiplerinin günlük operasyonlarını hızlandırmayı, otomatikleştirmeyi ve daha öngörülebilir bir risk yönetimi gerçekleştirmesini amaçlıyor.    Artan siber saldırı tehdidi ve karmaşık saldırı vektörleri, işletmelerin güvenlik altyapılarını sürekli güncellemesini gerektiriyor. Microsoft’ün yeni ajanları, bu zorluklara karşı savaşta ekiplerin iş yükünü hafifletmek üzere tasarlandı. Örneğin, Phishing Triage Agent adlı ajan, gelen şüpheli e-postaları ve mesajları otomatik olarak analiz ederek kimlik avı saldırılarının erken teşhisinde önemli rol oynuyor. Bu ajan, şüpheli etkinlikleri sınıflandırarak güvenlik ekibine önceliklendirilmiş aksiyon önerileri sunuyor. DERİNLEMESİNE ANALİZ VE KRİTİK AÇIKLARI GİDERME    Sistemlerde mevcut olan güvenlik açıklarını hızlıca belirleyip gidermek, başarılı bir siber savunmanın anahtarı konumunda. Vulnerability Remediation Agent bu amaçla devreye giriyor; sistemlerdeki zayıflıkları tespit ediyor, öncelik sırasına göre düzenleme önerilerinde bulunuyor ve risk seviyesini otomatik olarak değerlendiriyor. Bu, özellikle büyük ölçekli altyapılarda manuel müdahale gereksinimini azaltarak, açıkların kapatılmasını hızlandırıyor. ANINDA BİLGİ VE OPERASYONEL İSTİHBARAT    Günümüz siber ortamında, gelebilecek tehditleri önceden görmek ve anında tepki vermek kritik önem taşıyor. Threat Intelligence Briefing Agent isimli yeni ajan, güncel tehdit istihbaratını derleyerek özet halinde sunuyor; böylece ekipler, saldırı trendlerini ve potansiyel riskleri daha hızlı kavrayabiliyor. Bu hızlı bilgi akışı, özellikle belirli olaylara yönelik acil müdahaleler sırasında karar verme süreçlerinde önemli veriler sağlıyor. Ayrıca, bu ajan insan faktörünü minimize ederek hata payını düşürmeye yardımcı oluyor. ZERO TRUST VE SÜREKLİ ÖĞRENEN YAPAY ZEKA    Microsoft’un yeni ajanları, şirketin savunma stratejilerinde temel taş olan Zero Trust mimarisi ile uyum içinde çalışıyor. Her ajan, kurumsal ağdaki farklı veri kaynaklarını ve güvenlik katmanlarını entegre bir biçimde tarıyor; böylece saldırı yüzeyi küçülüyor. Gelişmiş yapay zeka algoritmaları, geçmiş olaylardan edindiği deneyimleri sürekli olarak güncelleyerek, her türlü yeni siber tehdide karşı proaktif önlem almayı mümkün kılıyor. Bu durum, geleceğe yönelik savunmanın hem esnek hem de adaptif olmasını sağlıyor.    Microsoft, bu yenilikçi ajanları Nisan 2025 önizleme sürümü kapsamında kullanıma sunmayı planlıyor. Yeni özelliklerin, kurumsal ve devlet kurumlarında güvenlik operasyonlarının kalitesini artırması, olay müdahalesini hızlandırması ve siber saldırıların etkilerini azaltması bekleniyor. Teknoloji devinin siber güvenlik alanındaki bu hamlesi, aynı zamanda şirketin yapay zeka tabanlı çözümlerle geleceğin dijital savunma stratejilerine öncülük etme hedeflerine de işaret ediyor.    Microsoft’un Security Copilot platformuna eklenen yeni AI ajanları, siber güvenlik operasyonlarını daha otomatik, hızlı ve verimli hale getirmeyi amaçlıyor. Gelişen siber tehdit ortamında, bu tür teknolojik yenilikler kurumlara sadece operasyonel kolaylık sağlamanın ötesinde stratejik bir avantaj sunuyor. Güvenlik operasyonlarındaki bu dönüşümü yakından takip etmek, hem teknolojinin hem de dijital dünyanın geleceğine ışık tutuyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tpKdiJsAHE-fos3pzUhZmQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Microsoft’un, yeni, ajanı, tanıtıldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apple, AirPods Max&amp;apos;in yeni özelliğini duyurdu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/apple-airpods-maxin-yeni-oezelligini-duyurdu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/apple-airpods-maxin-yeni-oezelligini-duyurdu</guid>
<description><![CDATA[ Teknoloji devi Apple, AirPods Max kullanıcıları için önemli bir güncelleme duyurdu. Bu güncelleme, kayıpsız ses (lossless audio) ve ultra düşük gecikmeli ses özelliklerini cihazlara ekleyerek hem müzik tutkunlarını hem de profesyonel kullanıcıları sevindirecek.YENİ ÖZELLİKLER NELER SUNUYOR?   AirPods Max&#039;in artık desteklediği 24-bit/48 kHz kayıpsız ses teknolojisi, müziklerin stüdyoda kaydedildiği gibi çalınmasına olanak sağlıyor. Bu, sıradan sıkıştırılmış ses dosyalarındaki detay kaybını ortadan kaldırıyor ve dinleyicilere müzikteki her nüansı, tonun orijinal netliğiyle sunuyor. Özellikle yüksek kaliteli ses deneyimi arayan kullanıcılar için bu gelişme, kablosuz kulaklık teknolojisinde yeni bir standart oluşturabilir. Kullanıcılar, müziklerini sanatçının hayal ettiği şekilde, hiçbir kalite kaybı olmadan dinleyebilecekler.    Gecikme süresi, özellikle profesyonel işler ve hızlı reaksiyon gerektiren aktiviteler için kritik önem taşır. AirPods Max, ultra düşük gecikme özelliği ile ses ve görüntü arasında neredeyse tamamen eşzamanlı bir senkronizasyon sunuyor. Bu, oyuncuların anında ses geri bildirimi aldığı bir oyun deneyimi yaşamalarını sağlarken, video düzenleme veya canlı yayın yapan içerik üreticilerine de büyük bir avantaj sağlıyor. Müzik prodüksiyonuyla uğraşan profesyoneller ise seslerin giriş ve çıkış zamanlamasını hassas bir şekilde kontrol edebilecekler.    Bu yenilikler, AirPods Max&#039;i yalnızca bir kulaklık olmaktan çıkarıp çok yönlü bir ses çözümü haline getiriyor. Gelişmiş ses kalitesi ve düşük gecikme sayesinde, kullanıcılar hem gündelik yaşamlarında hem de profesyonel işlerinde daha verimli bir şekilde çalışabilecekler. Örneğin, Logic Pro gibi ses düzenleme yazılımları kullananlar, en küçük frekans değişimlerini bile ayırt edebilirken, online konferanslar yapan kullanıcılar ise ses gecikmesi yaşamadan etkili bir iletişim kurabilecekler.    UYUMLULUK VE YAYIN TARİHİ Bu özellikler, yalnızca USB-C bağlantısına sahip AirPods Max modelleri için geçerli olacak ve Nisan ayında yayınlanacak olan iOS 18.4, iPadOS 18.4 ve macOS Sequoia 15.4 güncellemeleriyle kullanıcılara sunulacak. Güncellemelerin tamamı ücretsiz olacak.    Apple’ın bu adımı, hem müzik hem de teknoloji dünyasında ses getirecek gibi görünüyor. Kayıpsız ses kalitesi ve düşük gecikme ile bu güncelleme, AirPods Max&#039;i şu ana kadarki en yetenekli kablosuz kulaklıklardan biri haline getirebilir.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/n9B7x2I4jkylDi-5h5Sc3g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Apple, AirPods, Maxin, yeni, özelliğini, duyurdu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tamamen güneş enerjisiyle çalışan reaktör geliştirildi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/tamamen-gunes-enerjisiyle-calisan-reaktoer-gelistirildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/tamamen-gunes-enerjisiyle-calisan-reaktoer-gelistirildi</guid>
<description><![CDATA[ Cambridge Üniversitesi’nden araştırmacılar, atmosferden doğrudan karbondioksiti yakalayıp geri dönüştürebilen, tamamen güneş enerjisiyle çalışan bir reaktör geliştirdi.ÇALIŞMA PRENSİBİ VE TEKNOLOJİ DETAYLARI    Geliştirilen reaktör, karbondioksit yakalama ve fotosentez benzeri kimyasal dönüşümü bir araya getiriyor. Atmosferden alınan karbondioksit, özel olarak tasarlanmış yüzeyler ve gözenekli yapılar sayesinde reaktöre çekiliyor. Bu yapı, CO₂ moleküllerinin verimli bir şekilde yakalanmasını sağlayacak şekilde optimize edildi.     Reaktörün kalbinde yer alan fotokimyasal hücre, gelen güneş ışığından elde ettiği enerjiyi kullanarak karbondioksiti dönüştürüyor. Bu hücre, ışığı soğurabilen yarı iletken malzemeler ve nanoyapılı katalizörler içeriyor. İşlem sırasında su molekülleri de ayrıştırılarak hidrojen elde ediliyor; böylece CO₂, hidrojenle etkileşime girerek karbon monoksit (CO) ve diğer reaktif bileşenleri içeren sentez gazına (syngas) dönüşüyor.    Bu yaklaşım, doğanın fotosentez sürecine benzer şekilde, kimyasal enerjiyi güneş ışığından elde ediyor ancak biyolojik sınırlamaların ötesinde, mükemmel kontrol edilebilir reaksiyon koşulları sunuyor. Geliştirilen katalizörler ve ışık absorban sistemler, hem verimliliği artırmakta hem de istenmeyen yan ürün oluşumunu minimize etmekte kritik rol oynuyor. TEKNİK AVANTAJLAR VE UYGULAMA POTANSİYELİ    Sistemin tamamen güneş enerjisiyle çalışması, onu çevre dostu ve sürdürülebilir kılıyor. Fosil yakıt gerektirmemesi, karbon ayak izinin önemli ölçüde azaltılmasına katkı sağlıyor.    Laboratuvar ölçeğinde başarıyla test edilen sistem, ileri aşamalarda endüstriyel ölçekte uygulanabilmek amacıyla modüler bir yapı ile tasarlandı. Böylece, enerjiye erişimin sınırlı olduğu bölgelerde yerel enerji üretimine entegre edilebileceği öngörülüyor.    Ortaya çıkan syngas, kimya sektörü, yakıt üretimi ve hatta ilaç endüstrisinde ara madde olarak kullanılabiliyor. Bu yönüyle, sistem hem enerji üretimi hem de endüstriyel kimya alanlarında devrim yaratabilecek potansiyele sahip.    Araştırmacılar, bu karbondioksit yiyen reaktörün henüz konsept kanıtı aşamasında olduğunu belirtiyor. Önümüzdeki dönemlerde, verimlilik ve uzun süreli istikrar konularında yapılan iyileştirmelerle sistemin endüstriyel ölçekte uygulanabilirliği üzerinde çalışmalar sürüyor. Özellikle, sentez gazından sıvı yakıt üretimi için Fischer-Tropsch gibi süreçlerle entegrasyon, temiz enerji üretiminde önemli bir alternatif olarak değerlendiriliyor.    Bu teknoloji, artan küresel ısınma ve karbon emisyonları ile mücadelede önemli bir adım olarak görülüyor. Güneş enerjisiyle çalışan bu dönüştürme sisteminin, geleceğin enerji ve çevre politikalarında yenilikçi çözümler sunabileceği düşünülüyor.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k24sayynukmQkMnmfIuYhA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Tamamen, güneş, enerjisiyle, çalışan, reaktör, geliştirildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bitcoin, zayıf likidite girişleri nedeniyle satış baskısı altında kalmaya devam ediyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bitcoin-zayif-likidite-girisleri-nedeniyle-satis-baskisi-altinda-kalmaya-devam-ediyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bitcoin-zayif-likidite-girisleri-nedeniyle-satis-baskisi-altinda-kalmaya-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Kripto para piyasası, düşük likidite girişleri ve yatırımcı güvenindeki kırılganlık nedeniyle zayıf bir görünüm sergiliyor. Glassnode’un yayımladığı son rapora göre, Bitcoin (BTC) piyasa genelinde azalan katılım ve süregelen satış baskısı nedeniyle aşağı yönlü risklerle karşı karşıya.Kripto para piyasası, düşük likidite girişleri ve yatırımcı güvenindeki zayıflama nedeniyle savunmacı bir duruş sergiliyor. Blockchain analiz firması Glassnode’un yayımladığı son rapora göre, Bitcoin (BTC), piyasa genelindeki düşük katılım ve süregelen satış baskısı nedeniyle aşağı yönlü risklerle karşı karşıya. Raporda, bazı spekülatif işlemler devam etse de, piyasanın genel yönünün belirsizliğini koruduğu vurgulanıyor.   Glassnode’un analizine göre, piyasanın temel göstergeleri Bitcoin’de zayıf bir satın alma iştahına işaret ediyor. Spot piyasa hacimleri düşük seyrederken, sürekli sözleşme hacmi deltası (CVD) pozitife dönse de, bu toparlanmanın güçlü bir trend oluşturmak için yeterli olmadığı görülüyor. Son birkaç haftada piyasa katılımındaki daralma dikkat çekerken, yatırımcıların alım tarafında temkinli davrandığı gözlemleniyor.   Borsa yatırım fonu (ETF) piyasalarındaki hareketlilik de piyasanın mevcut eğilimini destekler nitelikte. Bitcoin ETF&#039;lerinde devam eden çıkışlar, kurumsal yatırımcıların risk azaltma eğiliminde olduğunu gösteriyor. Her ne kadar çıkışlar hız kesmiş olsa da, işlem hacimlerinin düşük seviyelere gerilemesi, büyük yatırımcıların piyasada daha ihtiyatlı davrandığını ortaya koyuyor.   TÜREV PİYASASINDA BELİRSİZLİK HAKİM  Vadeli işlemler piyasasında ise karışık sinyaller görülüyor. Açık pozisyon sayıları son düşüşlerin ardından dengelenmiş olsa da, fonlama oranları uzun vadeli ortalamaların oldukça altında seyrediyor. Bu durum, kaldıraçlı uzun pozisyonlara olan talebin zayıfladığını gösteriyor. Öte yandan, opsiyon piyasasında aşağı yönlü risklere karşı artan bir koruma eğilimi göze çarpıyor. 25 Delta Skew göstergesi, yatırımcıların fiyat düşüşlerine karşı hedge pozisyonlarını artırdığını ortaya koyuyor.   ZİNCİR ÜSTÜ VERİLER VE BİTCOİN&#039;İN TEMELLERİ  Zincir üstü veriler, piyasanın mevcut durumu hakkında daha temkinli bir tablo çiziyor. Bitcoin ağındaki aktif adres sayısı, transfer hacimleri ve işlem ücretleri düşmeye devam ederken, bu göstergelerdeki gerileme yatırımcı ilgisinin ve sermaye girişlerinin azaldığını gösteriyor. Ayrıca, sıcak sermaye payındaki azalma ve gerçekleşen sermaye büyümesinin yavaşlaması, piyasanın daha savunmacı bir duruş sergilediğine işaret ediyor.   Kârlılık ölçütlerinde de olumsuz sinyaller görülüyor. Bitcoin arzının kârda olan kısmı gerilerken, Net Gerçekleşmemiş Kar/Zarar (NUPL) göstergesi yatırımcıların giderek daha fazla stres altında olduğunu ve zorunlu satış ihtimalinin yükseldiğini gösteriyor.   BİTCOİN İÇİN RİSKLER DEVAM EDİYOR  Genel piyasa görünümü, Bitcoin’in yukarı yönlü hareket etmekte zorlanmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. ETF piyasalarından çıkışların sürmesi, zincir üstü temellerin zayıflaması ve opsiyon piyasasında aşağı yönlü risklere karşı artan korunma talebi, Bitcoin’in güçlü bir toparlanma yaşaması için yeterli destek bulamayabileceğini gösteriyor. Eğer likidite girişlerinde belirgin bir artış olmazsa, piyasa koşullarının mevcut düşüş eğilimini koruyabileceği belirtiliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dvD02LMAuE-0Ywagk_LVKA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bitcoin, zayıf, likidite, girişleri, nedeniyle, satış, baskısı, altında, kalmaya, devam, ediyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Vivo X Fold 4’ün ayrıntıları sızdı! İşte ucuz fiyatlı amiral gemisi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/vivo-x-fold-4un-ayrintilari-sizdi-iste-ucuz-fiyatli-amiral-gemisi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/vivo-x-fold-4un-ayrintilari-sizdi-iste-ucuz-fiyatli-amiral-gemisi</guid>
<description><![CDATA[ Vivo’nun bu yıl satışa çıkması beklenen katlanabilir telefonu X Fold 4’e dair bilgiler internete sızdı. Paylaşılan özellikler, üst segment akıllı telefonlarla rekabet edebilecek bir fiyat-performans ürünü hayal ettirirken teknoloji meraklılarını heyecanlandırdı.Vivo X Fold 4, Qualcomm’un en yeni işlemcisi olan Snapdragon 8 Gen 3 ile güçlendirildiği iddia ediliyor. Bu çip, kullanıcıların yüksek performans beklentilerini karşılamak için tasarlandı. Cihazın yüksek işlem gücü sayesinde, yoğun görevlerde bile kesintisiz ve hızlı bir deneyim sunması bekleniyor. Bu durum, hem iş hem de eğlence amaçlı kullanımlar için X Fold 4’ü ideal bir seçenek haline getirebilir.    HAFİF VE ERGONOMİK TASARIM  Katlanabilir telefonların en büyük zorluklarından biri olan ağırlık ve kalınlık, Vivo X Fold 4&#039;te büyük ölçüde azaltılmış. Yeni nesil menteşe mekanizması sayesinde cihaz, daha ince ve hafif bir yapıya kavuşmuş durumda. Bu tasarım, hem günlük kullanımda pratiklik sunuyor hem de cihaza modern ve premium bir estetik kazandırıyor.GELİŞMİŞ KAMERA ÖZELLİKLERİ   Çin’deki sektör sızıntılarıyla tanınan Digital Chat Station’a göre Vivo X Fold 4’te 50 MP periskop telefoto kamera kullanılacak. Cihazın düşük ışık koşullarında dahi net ve kaliteli çekimler yapabilme imkanı tanıdığı, fotoğraf tutkunları için tercih edilebilir bir model olacağı vurgulanıyor.    DAYANIKLILIK VE PİL PERFORMANSI  Cihaz, 6.000 mAh kapasiteli bir batarya ile donatılmış. Bu, kullanıcıların uzun süreli bir deneyim yaşamasını sağlayacak. Ayrıca, IPX8 sertifikası sayesinde cihaz suya karşı dayanıklılık sunuyor ve bu da özellikle hareketli bir yaşam tarzı olanlar için ekstra bir güvence sağlıyor.   Vivo X Fold 4, yüksek yenileme hızına sahip AMOLED ekranı ile hem akıcı bir görüntü deneyimi sağlıyor hem de kullanıcı dostu bir arayüz sunuyor. Parmak izi okuyucu, ekran altından yan tarafa alınarak cihazın maliyetinde optimizasyon sağlanmış durumda. Bu yenilik, cihazın hem daha erişilebilir bir fiyat aralığında sunulmasını hem de kullanım kolaylığını artırmasını hedefliyor.    ÇIKIŞ TARİHİ VE BEKLENTİLER  Vivo X Fold 4&#039;ün, Haziran 2025’te Çin’de tanıtılması planlanıyor. Teknoloji tutkunları, cihazın yenilikçi özelliklerini deneyimlemek için şimdiden büyük bir heyecan duyuyor. Vivo’nun bu yeni modeli, katlanabilir telefon segmentinde daha geniş bir kitleye hitap etmeyi amaçlıyor. Bu sebeple cihazın, benzer özelliklere sahip rakiplerine kıyasla daha ucuz bir fiyatla satışa sunulması bekleniyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jYCiymYIUUqrG1aA0aSpdg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Vivo, Fold, 4’ün, ayrıntıları, sızdı, İşte, ucuz, fiyatlı, amiral, gemisi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ölen kadının kimliği 60 yıl sonra ortaya çıktı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/olen-kadinin-kimligi-60-yil-sonra-ortaya-cikti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/olen-kadinin-kimligi-60-yil-sonra-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de 1966 yılında ölen kadının kimliği DNA ile belirlendi.  Bir uçurumda bulunan ve &quot;Marin County Jane Doe&quot; olarak bilinen kadının kimliği, 60 yıl sonra tespit edildi.ABD&#039;nin Kaliforniya eyaletinin Tiburon bölgesinde 1966 yılında bir uçurumda bulunan ve &#039;Marin County Jane Doe&#039; olarak bilinen kadının kimliği, DNA teknolojisi ile tespit edildi. Kadının Tazmanyalı Dorothy Jean Vaillancourt olduğu belirtildi. Şerif Ofisi Sözcüsü Adam Schermerhorn &quot;20 yıl önce bu teknoloji yoktu.Genetik veritabanları sayesinde artık faili meçhul vakaları çözebiliyoruz&quot; ifadelerini kullandı. Soruşturmayı yürüten yetkililer, yıllardır kimliği belirlenemeyen vakalar üzerinde çalıştıklarını ve bu tür teknolojik gelişmelerin kayıp kişilerin ailelerine cevap bulma konusunda önemli bir rol oynadığını vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FMJWFSmSAk6NZhPxPMCCOQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Ölen, kadının, kimliği, yıl, sonra, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Google Gemini&amp;apos;ye yeni özellik eklendi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/google-geminiye-yeni-oezellik-eklendi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/google-geminiye-yeni-oezellik-eklendi</guid>
<description><![CDATA[ Google, yapay zeka asistanı Gemini’ye canlı video ve ekran paylaşma özellikleri getirdi. Şirket, Google One AI Premium aboneleri için bu yetenekleri kullanıma sundu.CANLI VİDEO ÖZELLİĞİ NEDİR?   Gemini&#039;nin canlı video özelliği, kullanıcılara çevrelerini daha etkili bir şekilde keşfetme fırsatı sunuyor. Bu özellik, cihazın kamerasını aktif bir araç haline getirerek, kullanıcıların nesneler, yerler veya çevresindeki diğer detaylar hakkında gerçek zamanlı bilgi almasına olanak tanıyor. Yapay zekanın görsel analiz yeteneklerinden yararlanan bu teknoloji, gündelik hayatın birçok alanında kullanıcılara kolaylık sağlayabilir.   Örneğin, bir kullanıcı bir sanat galerisinde geziyorsa, kamerayı bir tabloya doğrultarak tablonun sanatçısı, yaratıldığı yıl ve kullanılan teknikler gibi bilgileri anında edinebilir. Benzer şekilde, bir restoranda otururken menüdeki bir yemeğin adına odaklanarak yemeğin içeriği ve kökenine dair bilgiler elde edebilir. Turistler için de son derece faydalı olan bu özellik, bir tarihi anıtın hikayesinden mimari tarzına kadar detaylı bilgileri anında sunarak, gezileri daha bilgilendirici ve keyifli hale getirebilir.   Ayrıca, günlük hayatta alışveriş sırasında bu özellik büyük bir fark yaratabilir. Kullanıcılar, bir mağazadayken bir ürünün barkoduna ya da etiketine odaklanarak ürünün fiyatını, değerlendirmelerini veya alternatiflerini kolayca öğrenebilirler. Örneğin, bir teknoloji mağazasında bir cihazı incelerken, o cihazın en son özellikleri, güncel fiyat karşılaştırmaları ve kullanıcı incelemelerine dair bilgi alabilirsiniz.   Bu özellik, bilginin kolay erişilebilirliğiyle kullanıcıların çevrelerindeki dünyayı daha iyi anlamalarına yardımcı olurken, bilgiye dayalı daha bilinçli kararlar almalarını sağlıyor. Gemini, çevrenizdeki nesneler ve yerler hakkında bilgi edinmek için artık yalnızca bir asistan değil, aynı zamanda bir dijital rehber.    EKRAN PAYLAŞMA YETENEĞİ NASIL ÇALIŞIYOR? Gemini&#039;nin ekran paylaşımı özelliği, kullanıcıların dijital deneyimlerini dönüştürerek cihazlarındaki içeriklerle daha sezgisel bir etkileşim kurmalarını sağlıyor. Bu yenilik, hem bireysel kullanıcılar hem de profesyoneller için ekran üzerindeki içerikleri gerçek zamanlı olarak analiz etmek ve rehberlik almak konusunda büyük avantajlar sunuyor.   Ekran paylaşımı, kullanıcıların cihaz ekranlarını doğrudan Gemini&#039;ye sunmasına olanak tanıyor. Örneğin, bir kullanıcı internette gezerken anlamadığı bir terime rastlarsa, Gemini bu terimi analiz ederek anlamını, bağlantılarını ve ilgili bilgileri sunabilir. Benzer şekilde, bir belge veya grafik üzerinde çalışan bir kişi, Gemini&#039;nin ekranında gördüklerini yorumlamasını ve ek bilgiler sağlamasını isteyebilir. Bu özellik, ekran içeriğini zahmetsizce anlamlandırarak bilgiye erişimi hızlandırır.   Gemini&#039;nin ekran paylaşımı özelliği, özellikle teknik destek ihtiyaçları için ideal bir çözüm sunuyor. Kullanıcılar, cihazlarındaki bir uygulamanın nasıl çalıştığını öğrenmek istediklerinde ekranlarını Gemini ile paylaşarak, rehberlik alabilirler. Örneğin, bir fotoğraf düzenleme uygulamasında hangi araçların ne işe yaradığı veya bir yazılım kurulumunda hangi adımların izlenmesi gerektiği hakkında anında bilgi sağlayabilir. Bu, kullanıcıların teknik zorluklarla başa çıkmasını kolaylaştıran bir dijital yardım mekanizmasıdır.   Gemini&#039;nin bu özelliği, yalnızca bilgiye erişim değil, aynı zamanda günlük dijital faaliyetlerde daha bilinçli ve verimli sonuçlar elde edilmesine yardımcı oluyor. Kullanıcılar, ekranlarını paylaşarak, metin, görseller veya uygulamalar üzerindeki belirsizlikleri ortadan kaldırabilir ve daha net bir anlayışa kavuşabilirler.    KULLANILABİLİRLİK VE UYUMLULUK  Her iki özellik de yalnızca Android cihazlarda ve Google One AI Premium aboneleri için kullanılabilir durumda. Google, bu yeniliklerin daha geniş bir cihaz ve kullanıcı yelpazesinde erişilebilir hale gelmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Güncellemeler, Project Astra girişiminin bir parçası olarak sunuluyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QZ0MYe-39UOFCdZkNas1dg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Google, Geminiye, yeni, özellik, eklendi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bayraktar TB3 SİHA&amp;apos;dan süpersonik füzeyle tam isabet</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bayraktar-tb3-sihadan-supersonik-fuzeyle-tam-isabet</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bayraktar-tb3-sihadan-supersonik-fuzeyle-tam-isabet</guid>
<description><![CDATA[ Kısa pistli bir gemiden iniş kalkış yapan ilk silahlı insansız hava aracı (SİHA) olan Bayraktar TB3, ROKETSAN tarafından geliştirilen İHA-122 süpersonik füze ile gerçekleştirdiği ilk atış testinde hedefi tam isabetle vurdu.Baykar&#039;dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar TB3 SİHA, geliştirme sürecinde yeni bir kilometre taşını daha geride bırakarak mühimmat entegrasyon testlerini sürdürüyor.  Bayraktar TB3 SİHA, bugün Muğla&#039;nın Dalaman ilçesinden ROKETSAN tarafından geliştirilen İHA-122 süpersonik füze ile havalandı. Atış testi için gökyüzüne yükselen Bayraktar TB3, ilk denemesinde 50 kilometreyi geçen mesafeden deniz üzerinde bulunan 6x6 metre ebadındaki perdeli hedefi tam isabetle vurdu.  Atış testinin lazerle hedefleme görevini havada bulunan Bayraktar TB2 SİHA üstlendi. Bayraktar TB2&#039;nin işaretlediği hedef, Bayraktar TB3 tarafından başarıyla imha edildi.  Böylece havada bulunan iki SİHA&#039;nın koordineli lazerle işaretleme ve hedefe angajman yeteneği de başarıyla test edildi. Belirlenen takvim doğrultusunda, Bayraktar TB3&#039;ün mühimmat ve faydalı yük entegrasyon testlerine geliştirme süreci boyunca devam edilecek.HAVACILIK TARİHİNE GEÇTİ  Bayraktar TB3 SİHA, 19 Kasım 2024&#039;te TCG Anadolu&#039;nun 12 derece eğimli rampaya sahip kısa pistinden başarıyla havalanmıştı. Ege ve Akdeniz&#039;in buluşma noktasında 46 dakikalık tarihi bir test uçuşu gerçekleştiren Bayraktar TB3, aynı kısa piste hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan başarıyla iniş yaparak dünyada bir ilki gerçekleştirmişti.  Milli SİHA, gemi testlerine başarıyla devam ederek, Çanakkale açıklarında seyreden TCG Anadolu gemisinde gerçekleşen ikinci uçuş testinde de iniş destek ekipmanı kullanmadan iki kez daha başarıyla iniş kalkış yapmıştı. Test parametrelerini başarılı bir şekilde icra eden milli SİHA, ortalama 20 bin feet irtifada uçtuğu testi başarıyla tamamlamıştı.  Bayraktar TB3 SİHA, 25 Haziran 2024&#039;te Edirne&#039;nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi&#039;nde gerçekleştirilen uçuşta 36 bin 310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testini başarıyla tamamlamıştı. TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli SİHA, böylece kritik bir eşiği daha geçmişti.  Türk havacılık tarihinin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Bayraktar AKINCI TİHA&#039;ya ait bulunuyor.TOPLAM 967 SAAT 55 DAKİKA HAVADA KALDI  Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 967 saat 55 dakika havada kaldı. Milli SİHA 20 Aralık 2023&#039;te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde 5 bin 700 km yol kat etti.  Bayraktar TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetine de sahip olacak milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye&#039;nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.  İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu.  2023&#039;te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024&#039;te de savunma ve havacılık sektörünün toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye&#039;yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı.  Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 34 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 11 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Av04VAulzk2XPIB_GwDSww.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bayraktar, TB3, SİHAdan, süpersonik, füzeyle, tam, isabet</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mars&amp;apos;ta yeni keşif: &amp;quot;Antik yaşama&amp;quot; ait kanıtlar bulundu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/marsta-yeni-kesif-antik-yasama-ait-kanitlar-bulundu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/marsta-yeni-kesif-antik-yasama-ait-kanitlar-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Mars&#039;ta yapılan araştırmalarda eski bir göl yatağında bir düzine karbon atomundan oluşan zincirler tespit edildi.Mars&#039;taki eski bir göl yatağında bir düzine karbon atomundan oluşan zincirler tespit edildi. Zincirlerin Mars&#039;taki yaşamın tarihi hakkında önemli bir ipucu olabileceği açıklandı.  Bulgular, NASA&#039;nın &quot;Curiosity&quot; uzay aracındaki örnekleme cihazı tarafından toplandı ve uluslararası bir ekip, sonuçları Dünya&#039;daki bir laboratuvarda doğruladı. Araştırma, Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi&#039;nde (CNRS) görevli analitik kimyager Caroline Freissinet tarafından yönetildi.  NASA araştırmacıları yayınlanan raporda, &quot;Bu moleküllerin kökeni ve dağılımı, Mars&#039;taki potansiyel biyolojik imzaların araştırılmasında büyük ilgi görüyor&quot; ifadelerini kullandı.  Curiosity&#039;nin amacının, Mars&#039;ta yaşam olup olmadığını belirleyebilecek ipuçları toplamak olduğu ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3Rj64c9FHk2CcxbpkIM-3Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Marsta, yeni, keşif:, Antik, yaşama, ait, kanıtlar, bulundu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Samsung&amp;apos;un eş CEO&amp;apos;su hayatını kaybetti</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/samsungun-es-ceosu-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/samsungun-es-ceosu-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Samsung&#039;un Eş CEO&#039;su Han Jong-Hee, 63 yaşında kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti.Samsung Electronics&#039;in Eş Üst Yöneticisi (Eş CEO) Han Jong-Hee&#039;nin kalp krizi nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi.  Samsung Electronics tarafından yapılan açıklamada, şirketin tüketici elektroniği ve mobil cihazlar bölümünün başında bulunan 63 yaşındaki Han&#039;ın kalp krizi nedeniyle hayatını kaybettiği duyuruldu.  Açıklamada Han&#039;ın &quot;zorlu bir iş ortamında&quot; şirketin büyümesine katkıda bulunduğu ifade edilerek, &quot;Bu zor zamanda en derin taziyelerimiz ailesi ve sevdikleriyle birlikte.&quot; denildi.  37 yıldır Samsung için çalışan Han, 2022&#039;den bu yana şirketin başkan yardımcılığı ve Eş Üst Yöneticisi görevini yürütüyordu.  Han, geçen hafta yatırımcılarla yaptığı yıllık toplantıda Samsung hisselerinin performansından dolayı özür dilemiş ve büyük ekonomilerin politikalarındaki belirsizlikler nedeniyle bu yılın zorlu olabileceği uyarısında bulunmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X_H6e5pzMkOYaLZrMpvfnw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Samsungun, eş, CEOsu, hayatını, kaybetti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yeni bir araştırmaya göre ChatGPT yalnızlığı artırabilir</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yeni-bir-arastirmaya-goere-chatgpt-yalnizligi-artirabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yeni-bir-arastirmaya-goere-chatgpt-yalnizligi-artirabilir</guid>
<description><![CDATA[ Ortak çalışma, sohbet robotlarıyla aktif etkileşimin yalnızlık hissinin artmasına ve sosyalleşmenin azalmasına neden olabileceğini ortaya koydu.OpenAI ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü tarafından ortaklaşa yapılan bir çalışmaya göre ChatGPT gibi sohbet robotlarıyla aktif etkileşim, yalnızlık hissinin artmasına ve sosyalleşmenin azalmasına neden olabilir.   Çalışmanın bir parçası olarak, yaklaşık bin katılımcı bir ay boyunca ChatGPT ile günde en az beş dakika yazılı veya sesli olarak etkileşimde bulundu.   Sonuçlar, duygusal olarak bağlı olma eğiliminde olan ve sohbet robotuna oldukça güvenen kullanıcıların ChatGPT&#039;ye karşı artan yalnızlık ve bağımlılık duygularını bildirme olasılıklarının daha yüksek olduğunu gösterdi.   Çalışma ayrıca kullanıcıların sadece küçük bir kısmının chatbotu duygusal olarak renklendirilmiş iletişim için kullandığını ortaya koydu.  OpenAI daha önce ABD&#039;ye Çin&#039;in DeepSeek şirketi tarafından yapay zeka modellerinin kullanımının yasaklanması çağrısında bulunmuştu.  Şirket ayrıca sanatsal düzyazı oluşturmak için bir sinir ağı tanıttı ve ChatGPT&#039;ye Sora video oluşturucuyu eklemeyi planlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MlHWJVaA806uU_tPAbLn-g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yeni, bir, araştırmaya, göre, ChatGPT, yalnızlığı, artırabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Character AI, genç kullanıcılar için ebeveyn denetim araçlarını tanıttı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/character-ai-genc-kullanicilar-icin-ebeveyn-denetim-araclarini-tanitti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/character-ai-genc-kullanicilar-icin-ebeveyn-denetim-araclarini-tanitti</guid>
<description><![CDATA[ Dijital dünyanın hızla genişleyen yapay zeka platformlarından biri olan Character AI, genç kullanıcıların güvenliğini sağlama amacıyla yeni ebeveyn denetim araçlarını kullanıma sunduğunu duyurdu. Bu yenilik, platformun, kullanıcı gizliliğini koruma ilkesine bağlı kalarak çocukların çevrim içi etkinliklerinin daha sağlıklı bir şekilde takip edilmesine olanak tanıyor.Yeni özellikler kapsamında, ebeveynlere çocuklarının uygulamadaki etkinlikleri hakkında haftalık e-posta güncellemeleri gönderilecek. Bu raporlarda, çocukların platformda geçirdiği süre, hangi karakterlerle daha çok vakit harcadıkları ve uygulamadaki genel kullanım alışkanlıkları gibi bilgiler yer alacak. Ancak, kullanıcıların sohbet içeriklerinin gizliliği korunacak ve ebeveynler içeriklere doğrudan erişim sağlayamayacak.   Character AI, daha önce genç kullanıcılar için özel olarak tasarlanmış bir yapay zeka modeli geliştirerek, uygunsuz içeriklerin engellenmesi adına çeşitli güvenlik önlemleri uygulamıştı. Yeni ebeveyn denetim araçları, bu çabaların devamı niteliğinde bir adım olarak görülüyor. Şirket, bu özelliklerin kullanıcı deneyimini artırırken aynı zamanda ebeveynlerin çocukları için daha güvenli bir dijital deneyim sunmasını hedeflediğini belirtti.   TEKNOLOJİK GELİŞİM VE KULLANICI GÜVENLİĞİ DENGESİ  Yapay zeka teknolojileri, her geçen gün hem bireysel hem de toplumsal yaşamlarımızda daha büyük bir rol oynamaya devam ediyor. Ancak bu gelişim, yalnızca inovasyonu değil, aynı zamanda güvenliği ve etik sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Character AI&#039;nin ebeveyn denetim araçlarını tanıtması, bu dengenin gözetilmesi gerektiğine dair önemli bir örnek teşkil ediyor.   Bir yandan yapay zeka platformları giderek daha karmaşık ve etkili hale geliyor. Bu tür teknolojiler, bireylerin ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebilir, yaratıcı süreçleri destekleyebilir ve kullanıcı deneyimlerini geliştirebilir. Öte yandan, özellikle genç kullanıcılar söz konusu olduğunda, bu gelişimlerin güvenlik açıkları yaratma riski de bulunuyor. Ebeveyn denetim araçları gibi çözümler, teknolojik ilerlemelerin yalnızca yenilik sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda kullanıcı güvenliğini nasıl güçlendirdiğini göstermesi açısından büyük önem taşıyor.   Character AI&#039;nin kullanıcı gizliliği ile güvenlik arasında kurduğu bu denge, sadece mevcut kullanıcıları değil, aynı zamanda genel teknoloji ekosistemini de etkileyebilecek bir yaklaşımı temsil ediyor. Şirket, kullanıcıların kişisel bilgilerinin gizliliğini korurken, aynı zamanda ebeveynlere çocuklarının dijital alışkanlıklarını izleme olanağı tanıyor. Bu, kullanıcı merkezli inovasyonun, etik sorumluluk ve duyarlılıkla nasıl birleşebileceğinin bir göstergesi.   Dahası, bu tür adımlar, yalnızca teknolojiyi daha güvenli hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda toplum genelinde yapay zeka platformlarına olan güveni de artırıyor. Ebeveynler, çocuklarının dijital dünyada karşılaşabilecekleri riskleri azaltabilmek için daha fazla araca sahip olduklarını bilmenin rahatlığını yaşıyor. Bu da, güvenli ve sürdürülebilir bir teknoloji kullanım kültürünün oluşmasına katkı sağlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ucBtEFxzXke5JxK7MpIdhQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Character, AI, genç, kullanıcılar, için, ebeveyn, denetim, araçlarını, tanıttı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apple music, kataloğunu DJ’lere açıyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/apple-music-katalogunu-djlere-aciyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/apple-music-katalogunu-djlere-aciyor</guid>
<description><![CDATA[ Teknoloji devi Apple, Apple Music platformunun erişilebilirliğini artırarak DJ&#039;lere özel araç ve özellikler sunacağını açıkladı. Bu adım, müzik tutkunlarına, Apple Music&#039;in zengin kataloğundan faydalanarak kendi yaratıcı projelerini geliştirme olanağı tanıyor.YENİ ARAÇLAR VE ENTEGRASYON İMKANLARI  Apple Music, müzik yaratıcıları için yeni araçlar ve entegrasyon özellikleri sunuyor. Bu yenilikler, DJ yazılımlarına ve donanımlarına entegre olabilecek şekilde tasarlandı. Böylece kullanıcıların müzik prodüksiyon süreçlerinde daha özgür ve yaratıcı olmalarına olanak tanınacak.   Apple Music&#039;in yeni entegrasyon özellikleri, popüler DJ yazılımlarıyla kusursuz bir uyum sağlayacak şekilde geliştirildi. Traktor, Serato ve Rekordbox gibi endüstri standardı yazılımlarla uyumlu hale gelen Apple Music, DJ&#039;lerin setlerini oluştururken platformun zengin müzik kataloğunu kullanmalarına olanak tanıyor. Ayrıca, cihazlar arası senkronizasyon özelliği sayesinde kullanıcılar, mobil cihazlardan DJ ekipmanlarına kadar birçok farklı platformda müziklerini zahmetsizce yönetebilir.   Apple Music, milyonlarca şarkı içeren geniş kataloğu ile DJ&#039;lere yaratıcı potansiyellerini gerçekleştirme fırsatı sunuyor. Kullanıcılar, en sevdikleri şarkıları ve albümleri setlerine ekleyebilir, düzenleyebilir ve kişiselleştirerek kendi tarzlarını yansıtan mixler oluşturabilir. Bu özellik, amatör DJ&#039;lerin profesyonel müzik prodüksiyon araçlarına erişimini kolaylaştırırken, profesyonel DJ&#039;lerin iş akışlarını hızlandırarak daha kapsamlı projeler gerçekleştirmelerine olanak tanıyor.   Yeni entegrasyonlar, DJ&#039;lerin canlı performans sırasında müziklerini kesintisiz bir şekilde yönetmelerine de olanak tanıyor. Şarkılar arasında geçiş yapma, tempo ayarları ve efektleri sorunsuz bir şekilde kontrol etme gibi işlemler, Apple Music platformuyla entegre şekilde çalışarak performans deneyimini zenginleştiriyor. Bununla birlikte, DJ&#039;lerin ses kalitesi üzerinde tam kontrol sahibi olmaları için gelişmiş ses optimizasyon araçları da sunuluyor.   Apple Music, hem amatör hem de profesyonel kullanıcılar için basitleştirilmiş bir arayüz sunarak müzik prodüksiyon sürecini kolaylaştırmayı hedefliyor. Yeni araçlar sayesinde kullanıcılar, herhangi bir teknik uzmanlığa ihtiyaç duymadan platformun sunduğu özellikleri tam anlamıyla kullanabilir. Ayrıca, rehber içerikler ve eğitim modülleri aracılığıyla müzik prodüksiyonuna yeni başlayanlar, yeteneklerini geliştirme fırsatı yakalayabilir.   ENDÜSTRİ ÜZERİNDEKİ ETKİLER  Apple Music&#039;in DJ&#039;ler için sunduğu yeni araçlar, müzik endüstrisinin dijitalleşme sürecinde önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor. Bu yenilik, dijital müzik platformlarının yalnızca tüketim odaklı hizmetlerden, yaratıcı süreçlere doğrudan katkı sağlayan çözümlere dönüşümünü hızlandırabilir. DJ&#039;lerin ve müzik prodüktörlerinin profesyonel araçlara erişimini kolaylaştıran bu özellikler, müzik yaratım süreçlerini daha erişilebilir hale getirerek sektördeki çeşitliliği artırabilir. Özellikle bağımsız sanatçılar ve amatör müzik yaratıcıları için bu tür entegrasyonlar, kendi eserlerini üretme ve yayınlama konusunda daha fazla fırsat sunarak müzik endüstrisine dinamizm kazandırabilir.   Bu yenilik, aynı zamanda müzik tüketim alışkanlıklarını da yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Kullanıcılar, sadece müzik dinlemek yerine, artık aktif bir şekilde müzik yaratım sürecine dahil olabiliyor. Bu durum, dijital müzik platformlarının toplumsal etkisini artırarak kullanıcıların yaratıcılıklarını ön plana çıkarmalarını teşvik edebilir. Apple&#039;ın müzik endüstrisinde üstlendiği liderlik rolü, bu yenilikçi yaklaşımı sektörde bir standart haline getirebilir ve diğer platformları benzer çözümler sunmaya yönlendirebilir. Uzun vadede, bu tür entegrasyonlar, müzik endüstrisinin dijitalleşme sürecini hızlandırarak hem içerik üreticileri hem de tüketiciler için daha çeşitli ve etkileşimli bir deneyim sunabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GBAb8lna4UuNlcKU_j5xzQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Apple, music, kataloğunu, DJ’lere, açıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de güvenlik krizinin odağı olan Signal nedir, yeterince güvenli mi?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/abdde-guvenlik-krizinin-odagi-olan-signal-nedir-yeterince-guvenli-mi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/abdde-guvenlik-krizinin-odagi-olan-signal-nedir-yeterince-guvenli-mi</guid>
<description><![CDATA[ CIA Başkanı John Ratcliffe, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz’ın da bulunduğu Signal grubuna yanlışlıkla The Atlantic&#039;in genel yayın yönetmeni Jeffrey Goldberg’in de dahil edildiği ortaya çıkmıştı.ABD&#039;de savaş planlarının yanlışlıkla bir gazetecinin de eklendiği sohbet grubunda konuşulması üzerine başlayan skandal tartışılmaya devam ediyor.  Salı günü CIA başkanı da dahil olmak üzere bir dizi isim Senato karşısında ifade verdi.  CIA Başkanı John Ratcliffe, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz’ın da bulunduğu Signal grubuna yanlışlıkla The Atlantic&#039;in genel yayın yönetmeni Jeffrey Goldberg’in de dahil edildiği ortaya çıkmıştı.  Grupta Beyaz Saray yetkililerinin Yemen saldırısının geleceği, gerekçeleri, siyasi sonuçları ve kamuoyuna nasıl anlatılması gerektiği konusunda görüş alışverişinde bulunduğu öğrenilmişti.  Signal, açık kaynaklı ve şifrelemeye izin veren bir mesajlaşma uygulaması olduğu için genellikle güvenli görülüyor.  Son olayda federal yetkililerin bile savaş konularını bu uygulamada tartıştığı anlaşılınca Signal daha fazla konuşulmaya başlandı.SIGNAL BAŞKANI UYGULAMAYI SAVUNDUABD&#039;li siyasetçiler bu olayla ortaya çıkan güvenlik açığını hararetle tartışırken, Signal Başkanı Meredith Whittaker, mesajlaşma uygulamasının güvenliğini savundu.  Whittaker, X&#039;teki bir gönderisinde uygulamayı &quot;özel iletişimde altın standart&quot; olarak tanımladı.  &quot;Biz açık kaynaklı, kâr amacı gütmeyen bir kuruluşuz ve sistemimizde meta verileri ve mesaj içeriklerini korumak için (uçtan uca şifreleme) ve gizliliği koruyan teknolojiler geliştirip uyguluyoruz.&quot;,SIGNAL NEDİR?Signal, Signal Messenger firması tarafından yönetilen, merkezi (tek elden yönetilen) sunucular üzerinde çalışan, açık kaynaklı ve tamamen şifrelenmiş bir mesajlaşma hizmeti.  Açık kaynak, bir uygulamanın veya hizmetin yazılımının herkesin erişebileceği, görüntüleyebileceği, değiştirebileceği ve dağıtabileceği şekilde halka açılması, patentlenmemesi anlamına geliyor. Açık kaynak yazılımlar, geliştiriciler tarafından sürekli iyileştirilebilir ve özgürce kullanılabilir. Örneğin, Linux ve Firefox gibi projeler açık kaynaklı. Bu sayede güvenlik uzmanları uygulamanın nasıl çalıştığını doğrulayabilir ve güvenli kaldığından emin olabilir.HANGİ BİLGİLERİ TOPLAR?Signal uygulamasının sunucularında saklanan kullanıcı verileri şunlar: Telefon numaraları, kullanıcının servise katıldığı tarih ve son oturum açma bilgileri.  Kayıt olmak ve bir hesap oluşturmak için bir telefon numarası gereklidir.  Kullanıcıların kişileri, sohbetleri ve diğer iletişimleri ise kullanıcının cihazında yani telefonunda saklanır ve belirli bir süre sonra konuşmaların otomatik olarak silinmesi seçeneği sunulur.  Şirket, web sitesinde belirtildiği üzere hiçbir reklam almıyor veya hiçbir kuruluşa bağlı değil. Bu yüzden de diğer birçok mesajlaşma uygulamasının aksine Signal, kullanıcı verilerini takip etmez veya depolamaz.  Signal ayrıca kullanıcılara telefon numaralarını başkalarından gizlemesine de olanak tanır.NASIL ÇALIŞIR?Signal, uçtan uca şifreleme kullanır.  Uçtan uca şifreleme özelliği, gönderilen içeriklerin yalnızca gönderen ve teslim alan kişi tarafından okunabilmesini ve dinlenebilmesini, mesajların başka hiçbir sunucuda tutulmamasını sağlar. Böylece WhatsApp dahil olmak üzere üçüncü tarafların, mesajların içeriğine erişmesi engellenir.  Bu özellik kabaca şöyle işler: Mesajlaşan taraflar için birer çift anahtar üretiliyor. Gönderilen mesajlar şifreleniyor ve bu şifre yalnızca alıcının elindeki anahtarla açılabilir.  Yani X ve Y mesajlaşırken uca şifrelemeli bir uygulama kullanırsa süreç şöyle işler: Mesajları şifreleyebilen ve şifresini çözebilen anahtarlar, iki kullanıcının da cihazında kayıtlı kalır. Uygulama X&#039;in telefonunda bir anahtar ve Y&#039;nin telefonunda bir anahtar kaydeder. X&#039;in telefonu mesajı anahtarla şifreler, ardından şifrelenmiş mesajı Y&#039;nin telefonuna iletir. Y&#039;nin telefonu anahtarı otomatik olarak devreye sokar ve mesajın şifresini çözer. Böylece Y, mesajın içeriğini görebilir.  Bu, Signal&#039;in kendisinin bile kullanıcıların özel konuşmaları ve aramalarının içeriğine erişemeyeceği ve bunları okuyamayacağı anlamına gelir; böylece kullanıcılarının gizliliği garanti altına alınmış olur.  Bugün WhatsAppd da kullanıcı mesajlarının içeriklerini gizlemek için Signal&#039;in şifreleme sistemini kullanıyor.NE KADAR GÜVENLİ?Siber güvenlik firması iVerify&#039;ın sahibi ve akıllı telefon kullanıcılarını bilgisayar korsanlarından koruyan Rocky Cole, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, Signal&#039;in &quot;büyük bir üne sahip olduğunu, güvenlik camiasında yaygın olarak kullanıldığını&quot; söyledi.  Cole, &quot;Signal&#039;de son derece hassas ulusal güvenlik bilgilerinin tartışılmasının yarattığı risk, Signal&#039;in kendisinin güvenli olmamasından kaynaklanmıyor&quot; diye ekledi.  Ancak Cole&#039;ün aktarımına göre Signal kullanmak, hassas verilerin korunması için tek başına yeterli değil. Zira bilgis ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3BV4rvY3MUmA7wC8JDG0yw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, güvenlik, krizinin, odağı, olan, Signal, nedir, yeterince, güvenli, mi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bill Gates, yapay zekanın alamayacağı 3 mesleği açıkladı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bill-gates-yapay-zekanin-alamayacagi-3-meslegi-acikladi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bill-gates-yapay-zekanin-alamayacagi-3-meslegi-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Microsoft&#039;un kurucusu ABD&#039;li milyarder Bill Gates, yapay zekanın insanların elinden alamayacağı 3 mesleği açıkladıTeknolojinin hızla gelişmesi birçok sektörü dönüştürürken, yapay zekanın hızlı gelişimi, iş kayıplarına dair endişeleri de artıyor. Microsoft&#039;un kurucusu Bill Gates’e göre, bu endişeler tamamen yersiz değil.  Gates, yapay zekanın birçok mesleği zamanla ortadan kaldıracağını söylerken, üç mesleğin en azından şimdilik güvende olduğunu belirtiyor:  Yazılım Geliştiriciler: Yapay zeka kod yazabiliyor olsa da karmaşık yazılımları geliştirme, hata ayıklama ve sistemleri yönetme konusunda insanlara hâlâ ihtiyaç var. Yapay zekayı geliştiren kişiler, yapay zeka çağında da kritik bir rol oynamaya devam edecek.  Enerji Uzmanları: Enerji sektörü çok büyük ve değişken. Petrol, nükleer veya yenilenebilir enerji fark etmeksizin, düzenleyici süreçleri yönetmek ve krizleri çözmek insan uzmanlığı gerektiriyor. Gates’e göre yapay zeka burada sadece bir yardımcı olabilir.  Biyologlar: Tıp ve bilimsel araştırmalarda sezgi, yaratıcılık ve eleştirel düşünce büyük önem taşıyor. Yapay zeka büyük verileri analiz edebilir, ancak yeni hipotezler üretme veya bilimsel atılımlar yapma yeteneğinden yoksun.  Bill Gates, yapay zekanın iş dünyasını tamamen ele geçirmeyeceğini ancak büyük değişimler yaratacağını belirtiyor. Geleceğe hazırlıklı olmak için becerileri geliştirmek ve yeni alanlara adapte olmak giderek daha önemli hale geliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tpKdiJsAHE-fos3pzUhZmQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bill, Gates, yapay, zekanın, alamayacağı, mesleği, açıkladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sürücüsüz taksi uygulaması hayata geçiyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/surucusuz-taksi-uygulamasi-hayata-geciyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/surucusuz-taksi-uygulamasi-hayata-geciyor</guid>
<description><![CDATA[ Otonom sürüş teknolojisinin öncü şirketlerinden Waymo, 2026 yılı itibarıyla ABD&#039;nin başkenti Washington, D.C.&#039;de robotaksi hizmeti başlatmayı hedeflediğini duyurdu.Şirket, yeni hizmetini mevcut platformu olan Waymo One uygulaması üzerinden sunmayı planlıyor. Kullanıcılar, uygulama aracılığıyla sürücüsüz araçları çağırabilecek ve istedikleri rotada hizmet alabilecek. Ancak, tamamen sürücüsüz araç kullanımının başlaması için bölgedeki düzenlemelerde bazı değişikliklerin yapılması gerekiyor. Waymo, bu süreçte yerel yönetimlerle yakın iş birliği içinde çalışarak gerekli izinleri almayı amaçlıyor.   OTONOM ARAÇ TEKNOLOJİSİNİN GELECEĞİ  Otonom araç teknolojisi, şehir içi ulaşımda yeni bir çağın kapılarını aralıyor. Bu yenilik, yalnızca bireylerin günlük hayatlarını kolaylaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumların çevresel, ekonomik ve sosyal sorunlarına çözüm olma potansiyeli taşıyor. Özellikle robotaksi hizmetlerinin yaygınlaşması, ulaşım sistemleri üzerindeki yükü hafifletirken sürdürülebilirlik ve erişilebilirlik açısından büyük fırsatlar sunuyor.   Otonom araçların benimsenmesi, şehirlerde karbon emisyonlarını önemli ölçüde azaltabilir. Elektrikli araç teknolojileriyle birleştirildiğinde, bu hizmetler fosil yakıt kullanımını en aza indirebilir ve hava kirliliği gibi çevresel sorunlara çözüm sunabilir. Ayrıca, otonom araçların trafik akışını optimize etme yetenekleri, yakıt tüketimini azaltarak daha sürdürülebilir bir ulaşım modeli yaratabilir.   Robotaksi hizmetleri, ulaşımın erişilebilirliğini artırarak şehir sakinlerine daha uygun maliyetli ve kullanıcı dostu bir seçenek sunabilir. Özellikle yaşlılar, engelliler veya ulaşım seçeneklerine sınırlı erişimi olan gruplar için bu araçlar, bağımsız hareket kabiliyetini güçlendirebilir. Otonom araçların güvenlik standartlarını yükseltme potansiyeli ise trafik kazalarını ve insan hatası kaynaklı riskleri en aza indirebilir.   Otonom araçların entegre bir ulaşım modeli içinde yer alması, şehirlerin daha verimli ve kullanıcı odaklı sistemlere geçiş yapmasına olanak tanıyabilir. Bu araçlar, toplu taşıma ile entegre çalışarak ulaşım ağlarını daha güçlü hale getirebilir. Örneğin, kullanıcıların robotaksi hizmetleri ile toplu taşıma noktalarına kolayca erişmesini sağlayan çözümler, şehirlerin trafiğini ve ulaşım ihtiyaçlarını daha dengeli bir şekilde karşılayabilir.   ZORLUKLAR VE POTANSİYEL  Robotaksi hizmetlerinin hayata geçirilmesi, sadece teknolojinin uygulanmasıyla sınırlı olmayan, çok boyutlu bir süreci içeriyor. Waymo&#039;nun bu girişimi, hem teknik hem de yasal zorluklarla karşılaşabilecek olmasına rağmen, teknolojinin topluma sağlayacağı potansiyel faydaları ön plana çıkararak bu sorunları aşmayı hedefliyor.   Otonom araçların tamamen sürücüsüz bir şekilde çalışması için yüksek hassasiyetli sensörler, gelişmiş algoritmalar ve sürekli veri analizi gereklidir. Araçların karmaşık şehir ortamlarında güvenli bir şekilde çalışabilmesi, beklenmedik durumlara hızlı yanıt verebilmesi ve insan sürücülere eşdeğer bir performans sergileyebilmesi için bu teknolojilerin kusursuz olması gerekiyor. Örneğin, yoğun trafik, kötü hava koşulları veya yayaların davranışlarındaki ani değişiklikler gibi senaryolar, robotaksilerin karşılaşabileceği en büyük teknik zorluklardan bazılarıdır.   Robotaksi hizmetleri, yenilikçi ve heyecan verici bir ulaşım modeli sunsa da, toplumsal algı her zaman olumlu olmayabilir. Otonom araçlara dair güvenlik endişeleri, özellikle teknolojiyle ilgili bilgi eksikliği bulunan kullanıcılar arasında yaygın olabilir. Şirketler, bu algıyı dönüştürmek için eğitim kampanyaları düzenleyebilir ve kullanıcı deneyimlerini şeffaf bir şekilde paylaşarak güven oluşturmayı hedefleyebilir.   Tüm bu zorlukların yanı sıra, robotaksi hizmetlerinin topluma kazandırabileceği fırsatlar oldukça geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Trafik yoğunluğunu azaltma, ulaşımı daha ekonomik hale getirme ve çevresel sürdürülebilirliği artırma gibi avantajlar, bu teknolojinin temel kazanımları arasında yer almaktadır. Ayrıca, robotaksi hizmetleriyle birlikte şehirlerde daha akıllı ulaşım altyapılarının geliştirilmesi, teknolojinin gelecekteki rolünü şekillendiren etkili bir faktör olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PKrcYr5suky5UTfb89wn8Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Sürücüsüz, taksi, uygulaması, hayata, geçiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Google, ‘düşünebilen’ yapay zekası Gemini 2.5’i piyasaya sürdü</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/google-dusunebilen-yapay-zekasi-gemini-25i-piyasaya-surdu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/google-dusunebilen-yapay-zekasi-gemini-25i-piyasaya-surdu</guid>
<description><![CDATA[ Google, ileri düzey akıl yürütme yetenekleriyle dikkat çeken yapay zeka modeli Gemini 2.5’i tanıttı. Bu model, özellikle matematiksel problemler, kodlama ve veri analizi gibi alanlarda benzersiz bir performans sergilemek için tasarlandı. Gemini 2.5, yapay zekanın insan benzeri düşünme kapasitesini bir adım ileri taşıyarak sektörde çığır açmayı hedefliyor.AKIL YÜRÜTME VE DÜŞÜNME YETENEĞİ  Gemini 2.5’in en dikkat çekici özelliklerinden biri, bir soruya yanıt üretmeden önce adeta “düşünme” sürecini simüle edebilmesi. Bu model çok adımlı mantık yürütme yeteneğiyle, karmaşık problemleri çözmede yüksek doğruluk sağlıyor. Mantıksal sorgulamaları analiz edebilen Gemini 2.5, çoklu adımlar gerektiren işlemleri kesintisiz bir şekilde gerçekleştirebiliyor ve sonuçlarını optimize ederek sunabiliyor.   TEKNİK DETAYLAR  Gemini 2.5, yaklaşık 1 milyon tokenlik bir bağlam penceresiyle çalışıyor. Bu, modelin aynı anda 750.000’den fazla kelimeyi işleyebileceği anlamına geliyor. Google, bu kapasitenin ilerleyen dönemde iki katına çıkarılacağını belirtiyor. Bu geniş bağlam penceresi sayesinde, model daha karmaşık metinleri anlamlandırma ve uzun biçimli içeriklerde tutarlılık sağlama konusunda önemli performans gösteriyor.   Ayrıca, Gemini 2.5&#039;in geliştirilmesinde, transformer mimarisi üzerine inşa edilmiş yeni nesil algoritmalar kullanıldı. Bu teknoloji, modelin karmaşık veri analizlerini hızlı bir şekilde yapmasına olanak tanırken, hesaplama süreçlerini optimize ediyor ve enerji verimliliğini artırıyor.   MATEMATİK VE KODLAMADA ÜSTÜNLÜK  Gemini 2.5’in öne çıkan bir diğer özelliği ise, teknik alanlardaki başarısı. Model, karmaşık matematiksel ifadeleri çözebiliyor, çok adımlı matematik işlemlerini hassas bir şekilde yürütebiliyor. Kodlama projelerinde ise temiz ve optimize edilmiş kodlar üretebilirken, hata ayıklama süreçlerini daha hızlı hale getirmesiyle yazılım geliştiricilere büyük kolaylık sunuyor. Bu, özellikle görsel olarak etkileyici web uygulamaları ve kapsamlı yazılım projeleri geliştirmek isteyen kullanıcılar için modeli güçlü bir araç haline getiriyor.   GELİŞMİŞ AKIL YÜRÜTME MODELLERİNİN ÖNEMİ  Gemini 2.5, yapay zeka teknolojilerinde akıl yürütme yeteneklerinin önemini vurgulayan bir örnek olarak öne çıkıyor. Modelin, kullanıcı ihtiyaçlarına duyarlı ve bağlamsal yanıtlar üretebilme kapasitesi, sadece bireysel tüketiciler için değil, otonom sistemler ve endüstriyel uygulamalar gibi geniş kullanım alanlarında da yenilikçi çözümler sunmayı vaat ediyor.   ZORLUKLAR VE GELECEK PLANLARI  Böylesine ileri bir teknolojinin getirdiği yüksek işlem gücü ve enerji maliyetleri, Google’ın karşılaştığı başlıca zorluklar arasında yer alıyor. Ancak şirket, bu engelleri aşmak için yenilikçi donanım ve yazılım çözümleri üzerinde çalıştığını belirtiyor. Ayrıca, Google, Gemini 2.5’in başarılı bir şekilde ticari uygulamalara entegrasyonunu sağlamak ve daha geniş kullanıcı kitlesine erişimini artırmak adına gelecekte çeşitli güncellemeler planlıyor.   Google’ın “en zeki yapay zekamız” şeklinde nitelediği Gemini 2.5 modeli, Gemini abonelerinin kullanımına sunulmuş durumda. Aboneliğin aylık bedeli globalde 20 dolar, Türkiye’de ise 720 TL. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3E_ZCNduk06dFFGyF6TJyQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Google, ‘düşünebilen’, yapay, zekası, Gemini, 2.5’i, piyasaya, sürdü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>OpenAI, rakibinin standartını kabul etti</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/openai-rakibinin-standartini-kabul-etti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/openai-rakibinin-standartini-kabul-etti</guid>
<description><![CDATA[ Yapay zeka alanında iki büyük oyuncu, teknolojik bir standardın iş birliği için bir araya geliyor.MCP NEDİR VE NEDEN ÖNEMLİ?Model Context Protocol (MCP), yapay zeka modelleri ile veri kaynakları arasında etkileşim kurmayı standartlaştıran bir teknoloji olarak tasarlanmıştır. Bu protokol, yapay zeka sistemlerinin dış veri kaynaklarına erişimini optimize ederek, modellerin daha doğru ve alakalı sonuçlar üretmesine olanak tanır. Özellikle büyük dil modelleri (LLM) gibi karmaşık sistemler için MCP&#039;nin sağladığı köprü, veri işleme süreçlerinde önemli bir avantaj yaratmaktadır.   MCP&#039;nin temel işleyişi, farklı türde veri kaynaklarını yapay zeka sistemlerine bağlamak üzerine kuruludur. Veri kaynakları; iş araçları, doküman depoları, uygulama geliştirme platformları ve hatta gerçek zamanlı içerik sağlayıcıları gibi çeşitlilik gösterir. Geliştiriciler, MCP aracılığıyla kendi veri havuzlarını açabilir veya bu protokolle uyumlu sistemler inşa edebilir. Bu, yalnızca bilgiye erişimi artırmakla kalmaz, aynı zamanda yapay zeka uygulamalarının performansını ve doğruluğunu ciddi ölçüde artırır.   MCP&#039;nin önemini belirgin kılan bir diğer faktör, bu protokolün açık kaynaklı olmasıdır. Açık kaynaklı bir sistem olarak MCP, farklı sektörlerden şirketlerin ve bağımsız geliştiricilerin teknolojiye katkıda bulunmasına olanak tanır. Bu durum, inovasyonu teşvik ederken aynı zamanda yapay zeka teknolojilerinin farklı kullanım alanlarına entegrasyonunu hızlandırmaktadır. Ayrıca, MCP&#039;nin açık doğası, veri kaynaklarıyla yapay zeka sistemleri arasındaki uyumu artırarak, sektörde ortak bir standardın benimsenmesini sağlamaktadır.   Bu teknolojinin sektörel etkisi oldukça geniştir. MCP, yapay zeka destekli uygulamaların işlevselliğini artırmanın yanı sıra, kullanıcıların bireysel ve kurumsal ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verebilmesini sağlar. Örneğin, bir şirketin doküman deposundan bilgi çekme veya bir haber kaynağından gerçek zamanlı veri analizleri yapma gibi görevler, MCP sayesinde daha sorunsuz hale gelir. Bu, yalnızca iş dünyasında değil, eğitim, sağlık, medya ve daha birçok alanda yapay zekanın potansiyelini artırma yolunda kritik bir adımdır.    OPENAI&#039;IN UYARLAMA KARARI OpenAI, MCP teknolojisini ChatGPT masaüstü uygulaması ve Responses API gibi önemli ürünlerinde kullanmayı planlıyor. Bu adım, OpenAI&#039;nin kullanıcılarına daha alakalı ve doğru yanıtlar sunma hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. MCP’nin benimsenmesi, yalnızca rekabet ortamını değil, aynı zamanda yapay zeka standartlarının evrimini de etkileyebilir.   Anthropic, MCP&#039;yi açık kaynaklı hale getirerek birçok şirketin bu standardı benimsemesine olanak tanıdı. Şimdiye dek pek çok farklı sektörden kuruluş, MCP&#039;yi veri bağlantı stratejilerine entegre etti. OpenAI&#039;nin bu protokolü benimsemesi, farklı yapay zeka sistemleri ve veri kaynakları arasında daha fazla uyumluluğun teşvik edilmesi açısından kritik bir adım olarak görülüyor.   Uzmanlar, bu tür iş birliği girişimlerinin, yapay zekanın ilerleyişi ve uygulama alanları için yeni kapılar açabileceğine inanıyor. Ayrıca, MCP gibi standartların yaygınlaşması, yapay zeka sektöründe hem rekabeti hem de iş birliğini derinleştirebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q1AzNsuVHUm4AAb2rk0tMQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>OpenAI, rakibinin, standartını, kabul, etti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çin Hükümetinin, AI tabanlı sansür sistemi kullandığı ortaya çıktı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cin-hukumetinin-ai-tabanli-sansur-sistemi-kullandigi-ortaya-cikti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cin-hukumetinin-ai-tabanli-sansur-sistemi-kullandigi-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ NetAskari adlı bir güvenlik araştırma kuruluşu, büyük dil modelleri kullanılarak hassas içeriklerin otomatik olarak tespit edildiği bir sistem üzerinde kapsamlı veri sızıntılarını gün yüzüne çıkardı.SİSTEMİN İŞLEYİŞİ VE AMACI Sızdırılan verilere göre, Çin&#039;deki AI tabanlı sansür sistemi, hassas içerikleri belirlemek için gelişmiş algoritmalardan ve büyük dil modellerinden (LLM) faydalanıyor. Bu sistemin temel işlevi, politik, sosyal ve askeri konular gibi hassas olarak tanımlanan içerikleri otomatik olarak tespit etmek, sınıflandırmak ve işaretlemek. Bu süreç, geleneksel sansür yöntemlerinden farklı bir yaklaşımı temsil ediyor; çünkü insan müdahalesine duyulan ihtiyacı azaltırken, daha hızlı ve ölçeklenebilir bir çözüm sunuyor.    Sistem, çok sayıda veri kaynağını analiz ederek çalışıyor. Örneğin, çevrimiçi platformlar, sosyal medya, haber siteleri ve kullanıcı etkileşimleri gibi kaynaklardan gelen bilgiler taranıyor ve belirli anahtar kelimelere, içerik türlerine veya önceden tanımlanmış kriterlere dayanarak sınıflandırılıyor. Algoritmalar, herhangi bir ihlal olasılığı taşıyan içerikleri hemen işaretliyor ve bu içeriklerin yayılmasını durdurmak için gerekli müdahaleleri yapıyor.    Sansür mekanizmasının otomasyonu, yalnızca içeriğin hızlı şekilde denetlenmesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bilgi kontrolünün daha kapsamlı bir hale gelmesine de olanak tanıyor. İnsan operatörlerinin sınırlı kapasitesine kıyasla, AI tabanlı sistemler sürekli olarak büyük miktarda veriyi işleme kabiliyetine sahip. Bu durum, rejimin her türlü bilgi akışını daha sıkı bir şekilde kontrol etmesini mümkün kılıyor.    Bu sistemin tasarımı, bilgi akışını izlemek, halk üzerindeki etkilerini yönetmek ve istenmeyen içeriklerin yayılmasını engellemek gibi birincil hedefleri göz önünde bulunduruyor. Özellikle, politik hassasiyet taşıyan içeriklerin kontrol altına alınması, sosyal istikrarın korunması ve hükümet politikalarının eleştirilmesini önlemek gibi stratejik amaçlarla bu teknolojiler aktif bir şekilde kullanılıyor. OTORİTER REJİMLERDE TEKNOLOJİNİN ROLÜ   Uzmanlar, bu tür sistemlerin dünya çapında otoriter rejimler tarafından hızla benimsenebileceği yönünde endişelerini dile getiriyorlar. AI&#039;nın sansür için kullanılması, bireylerin ifade özgürlüğü üzerindeki etkilerden, güvenlik ve etik açmazlara kadar birçok konuyu gündeme taşıyor. Çin&#039;deki uygulamalar, bu teknolojinin sosyal ve politik alanlara olan etkisinin derinleştiğini gösteriyor.    Bu gibi keşifler, yapay zeka ve bilgi kontrolü arasındaki karmaşık dinamikleri anlamak açısından önemli bir rol oynuyor. Sistemin evrimi ve diğer otoriter rejimlerde benzer mekanizmaların ortaya çıkıp çıkmayacağı merak konusu. Ayrıca, bu teknolojilerin etik sınırları hakkında daha geniş çaplı bir tartışmanın başlatılması da bekleniyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w6ROwmdFW0-VxX5wQtVfrQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Çin, Hükümetinin, tabanlı, sansür, sistemi, kullandığı, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Cep telefonları 45 kez düşmeye karşı dayanıklı olacak</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cep-telefonlari-45-kez-dusmeye-karsi-dayanikli-olacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cep-telefonlari-45-kez-dusmeye-karsi-dayanikli-olacak</guid>
<description><![CDATA[ Cep telefonu, tablet gibi teknolojik ürünler çevreye duyarlı hale getirilecek. Buna göre ürünlerin yedek parçaları için en az 7 yıl garanti verilecek. Cihazların 45 kez düşmeye karşı dayanıklı olması zorunlu olacak. Düzenlemenin haziranda uygulamaya girmesi bekleniyor.Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), akıllı telefon ve tabletler için harekete geçiyor.  Avrupa Birliği (AB) mevzuatına uyum çerçevesinde hazırlanan tebliğ taslağı ile akıllı telefon ve tabletlerin çevreye duyarlı hale getirilmesi planlanıyor.  Türkiye Gazetesi&#039;nde yer alan habere göre şirketler, cep telefonu, tablet, hoparlör, kamera gibi teknolojik ürünlerin piyasa arzı sona erdikten sonra yedek parçalarını en az 7 yıl daha sağlamak zorunda olacak.  SIFIRLAMA YAZILIMI ZORUNLU OLACAK  Tamircilerin faaliyetlerinden kaynaklanan yükümlülükleri kapsayan bir sigortasının bulunması istenecek.  Öte yandan cihazlarda tüm kişisel bilgilerin sıfırlanmasını sağlayan bir yazılım bulundurulması zorunlu olacak.  DAHA DAYANIKLI HALE GETİRİLECEK  Cihazların koruyucu kaplama, folyo veya kılıf olmadan 45 kez düşme karşı dayanıklı olması taahhüt edilecek.  Ayrıca cihazlar, çizilme dayanıklılığı kapsamında belli bir sertlik seviyesinin altına düşürülemeyecek. Boyutu bir milimetreden büyük yabancı cisimlerin girişine ve su sıçramasına karşı dayanıklı olacak.  İşletim sistemi güncellemeleri ile ilgili imalatçı ve ithalatçıya bazı şartlar getirilecek.  Söz konusu düzenlemenin haziran ayında uygulamaya girebileceği belirtiliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3DvJ1DWw9E6p7geNUo0fiQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Cep, telefonları, kez, düşmeye, karşı, dayanıklı, olacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Rekabet Kurulu&amp;apos;ndan Apple ve 4 şirkete soruşturma</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/rekabet-kurulundan-apple-ve-4-sirkete-sorusturma</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/rekabet-kurulundan-apple-ve-4-sirkete-sorusturma</guid>
<description><![CDATA[ Rekabet Kurulu, Apple, Destek Bilişim, Easycep Bilişim, Getmobil Teknoloji ve HB Bilişim hakkında fiyatları koordine ettikleri iddiasıyla soruşturma başlattı.Rekabet Kurulu, Apple Teknoloji ve Satış Limited Şirketi ile Destek Bilişim Proje ve Servis Hizmetleri Sanayi Dış Ticaret A.Ş., Easycep Bilişim ve Ticaret A.Ş., Getmobil Teknoloji A.Ş. ve HB Bilişim Teknolojileri Sanayi Tic. A.Ş. hakkında soruşturma açılmasını kararlaştırdı.  Rekabet Kurumu&#039;nun internet sitesinde yer alan duyuruya göre kurul, bilgisayar, tablet, cep telefonu, kulaklık, çevre birimleri ile Apple veya üçüncü taraf markalı aksesuarlar gibi teknolojik cihazların ithalatı ve ihracatı da dahil olmak üzere Türkiye&#039;de satış ve dağıtım faaliyetlerini yürüten Apple Teknoloji ve Satış Limited Şirketinin yeniden satıcılarının satış fiyatına müdahalede bulunarak Rekabetin Korunması Hakkında Kanun&#039;u ihlal edip etmediği iddiasına yönelik yürüttüğü ön araştırmayı karara bağladı.  Yerinde incelemelerde elde edilen bulgular doğrultusunda Kurul, şirketin, Apple markalı ürünlerin yeniden satış fiyatını veya kampanya koşullarını tespit ederek ve geri alım pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin uyguladığı fiyatları bazı teşebbüslerin dahliyle koordine ederek kanunu ihlal edip etmediğinin tespiti amacıyla 5 şirkete soruşturma açılmasına karar verdi.  Bu kapsamda, Apple Teknoloji ve Satış Limited Şirketi ile Destek Bilişim Proje ve Servis Hizmetleri Sanayi Dış Ticaret AŞ, Easycep Bilişim ve Ticaret AŞ, Getmobil Teknoloji AŞ ve HB Bilişim Teknolojileri Sanayi Tic. AŞ hakkında soruşturma açıldı.  Öte yandan, Kurulca alınan soruşturma kararları, hakkında soruşturma açılan teşebbüslerin ya da teşebbüs birliklerinin kanunu ihlal ettiği ve yaptırımla karşı karşıya kaldıkları veya kalacakları anlamına gelmiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S8k05U7CD0uEHHlhmI-Ing.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Rekabet, Kurulundan, Apple, şirkete, soruşturma</media:keywords>
</item>

<item>
<title>YouTube’dan önemli adım: Shorts izlenme metrikleri değişiyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/youtubedan-oenemli-adim-shorts-izlenme-metrikleri-degisiyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/youtubedan-oenemli-adim-shorts-izlenme-metrikleri-degisiyor</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en büyük video paylaşım platformlarından biri olan YouTube, kısa video formatı &quot;Shorts&quot; için izlenme metriklerini güncelleme kararı aldı.YENİ SİSTEMİN ÖZELLİKLERİ VE AMAÇLARI   YouTube’un Shorts formatında izlenme sayımını değiştiren yeni sistemi, kullanıcı alışkanlıklarını daha iyi anlamak ve içerik üreticilerine daha doğru veriler sunmak amacıyla tasarlanmıştır. Yeni sistem, bir Shorts videosunun ilk kez oynatıldığı veya tekrar izlendiği her seferde bir izlenme olarak sayılmasını temel alır. Bu değişiklik, önceki sistemin aksine, kullanıcıların videolarla etkileşimini daha anlık ve hızlı bir şekilde yansıtmayı hedefliyor.   Önceki izlenme metriğinde, bir izlenmenin sayılması için videonun belirli bir süre boyunca izlenmesi gerekiyordu. Bu durum, özellikle kısa video formatında, kullanıcıların hızlı tüketim alışkanlıklarını tam olarak yansıtmıyordu. Yeni sistem, kısa videoların doğasına daha uygun bir yaklaşım sunarak, izlenmelerin tam zamanlı bir şekilde ölçülmesine olanak tanıyor. Böylece, içerik üreticileri, izlenme sayılarını sadece toplam görüntülenme üzerinden değil, videolarının kullanıcılar üzerindeki gerçek etkisi üzerinden değerlendirebilecek.   Bu sistem aynı zamanda, TikTok ve Instagram Reels gibi diğer kısa video platformlarının metrikleriyle uyumlu hale getiriliyor. Bu değişiklik, YouTube Shorts’un rekabet gücünü artırmayı ve sektör genelinde standartlaşmayı sağlamayı amaçlıyor. Bu durum, platformlar arasındaki kıyaslamaları daha kolay hale getirirken, Shorts videolarını üreten kullanıcılar için daha tutarlı bir ölçüm yöntemi sunuyor.   YouTube&#039;un yeni sistemiyle birlikte, içerik üreticileri videolarının hangi sıklıkta izlendiğini, kullanıcıların videolara ne kadar ilgi gösterdiğini ve tekrar izlenme oranlarını daha net bir şekilde analiz edebilecek. Bu, içerik stratejilerinin daha bilinçli bir şekilde oluşturulmasına katkı sağlayacak. Örneğin, kullanıcıların tekrar izlediği videolar, ilgi çekicilik açısından daha başarılı kabul edilebilir ve bu verilere dayanarak içerik üreticileri benzer temalar üzerine yoğunlaşabilir.  Bununla birlikte, yeni sistemin tüm Shorts izlenme metriklerini değiştirmediğini belirtmek gerekir. Kazançlar ve YouTube İş Ortağı Programı’na uygunluk gibi önemli değerlendirme kriterleri, hâlâ önceki “etkileşimli izlenme” metriğine dayanıyor. Bu ayrım, yeni sistemin yalnızca izlenme sayılarını ölçme amacıyla kullanılacağını ve kazanç modeli üzerinde doğrudan bir etkisinin olmayacağını gösteriyor.    UYGULAMA TARİHİ VE BEKLENTİLER  YouTube, yeni izlenme metriklerini 31 Mart 2025 itibarıyla devreye almayı planlıyor. Bu değişikliğin içerik üreticileri arasında farklı tepkiler alması beklenirken, genel anlamda Shorts videolarının görünürlüğünü artıracağı öngörülüyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ze5ubSSTn0GFSUF6fCB10g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>YouTube’dan, önemli, adım:, Shorts, izlenme, metrikleri, değişiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>provokatif içerikler,Sez Us,</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/provokatif-iceriklersez-us</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/provokatif-iceriklersez-us</guid>
<description><![CDATA[ Son yıllarda sosyal medya platformları, &quot;rage-bait&quot; olarak adlandırılan, kullanıcıları provoke eden ve tartışma yaratmayı amaçlayan içeriklerle sıkça karşı karşıya kaldı. Bu tür içerikler, platformlarda daha fazla etkileşim sağlamak için kasıtlı olarak oluşturuluyor ve genellikle negatif duyguları tetikliyor. Ancak, &quot;Sez Us&quot; adlı yeni bir sosyal medya uygulaması, bu durumla mücadele etmek için yenilikçi bir çözüm sunmayı hedefliyor.NASIL ÇALIŞIYOR?  Sez Us, geleneksel sosyal medya platformlarının ötesine geçen bir yaklaşım benimseyerek, kullanıcıların içerikleri değerlendirmesinde daha kapsamlı ve düşünceli bir yol sunmayı amaçlıyor. Uygulama, yalnızca beğeni veya paylaşım gibi temel etkileşimlerin ötesinde, içeriklerin daha çeşitli ve anlamlı kriterlere göre analiz edilmesine olanak tanıyor. Kullanıcılar, platformda karşılaştıkları içerikleri değerlendirirken etki, içgörü, alaka, nezaket ve onay gibi beş ana kategoriyi temel alarak puanlama yapabiliyor.   Bu kriterler, kullanıcıların paylaşımlara yönelik tepkilerini daha derinlemesine düşünmesini sağlamak üzere tasarlanmış. İçeriğin izleyiciler üzerinde olumlu ya da önemli bir etki yaratıp yaratmadığı değerlendiriliyor. Paylaşılan bilginin kullanıcıya yeni bir bakış açısı veya bilgi sunup sunmadığı ölçülüyor. İçeriğin, tartışılan konu veya bağlamla ne kadar ilişkili olduğu belirleniyor. Paylaşımın dil ve üslup açısından nezaket sınırları içinde olup olmadığı ele alınıyor. Son olarak kullanıcının, içeriğin genel niteliği veya mesajıyla ne kadar hemfikir olduğu belirtilir.   Bu yenilikçi sistem, sosyal medya kullanıcılarını sadece hızlıca beğenme veya geçme davranışından uzaklaştırarak, içerik hakkında daha bilinçli bir değerlendirme sürecine yönlendirmeyi amaçlamakta. Kullanıcıların, gönderilerle etkileşimde bulunurken daha fazla düşünmeye teşvik edilerek, paylaşım kültürünü daha medeni ve bilinçli bir hale getirmesi umuluyor.    TEKNOLOJİK VE SOSYAL FAYDALAR  Sez Us platformunun bu yöntemi, sosyal medya deneyiminin temel sorunlarından biri olan &quot;rage-bait&quot; içeriklerin etkisini azaltmayı hedefliyor. Geleneksel platformlarda bu tür içerikler, yüksek etkileşim oranlarına ulaşma amacıyla sıklıkla teşvik ediliyor. Ancak, &quot;Sez Us&quot;, bu durumun aksine, kullanıcılarının pozitif ve yapıcı içeriklerle etkileşim kurmasını ön planda tuttuğunu belirtiyor.   Platform ayrıca, kullanıcıların içerik tüketimi ve paylaşımı üzerinde daha fazla kontrol sağlamasını mümkün kılacağının altını çiziyor.. Bu, bireylerin paylaşım yaparken daha dikkatli davranmalarını ve topluluğun genel kalitesine katkıda bulunmalarını teşvik edecek. Aynı zamanda, etkili moderasyon süreçleri sayesinde, toksik davranışların önlenmesi ve topluluk standartlarının korunması için çalışılacağı vurgulanıyor.    GELECEĞE YÖNELİK BEKLENTİLER  &quot;Sez Us&quot; uygulaması, kullanıcıları daha anlamlı ve pozitif bir dijital deneyime yönlendirmeyi hedeflerken, bu yöntemin sosyal medya alışkanlıklarını değiştirme potansiyeli de merak konusu oldu. Platformun özgün yaklaşımı, gelecekte sosyal medya kültüründe daha etik ve medeni bir dönüşüm için ilham kaynağı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MXCno5hTFUq5n2eyVbr7dg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>provokatif, içerikler, Sez, Us</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Frankenstein gerçek mi oluyor? İnsan bedenleri laboratuvarda üretilebilir!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/frankenstein-gercek-mi-oluyor-insan-bedenleri-laboratuvarda-uretilebilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/frankenstein-gercek-mi-oluyor-insan-bedenleri-laboratuvarda-uretilebilir</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, laboratuvar ortamında bilinçsiz insan bedenleri üretmenin mümkün olabileceğini öne sürüyor. Yeni teknoloji, organ nakli ve tıbbi araştırmalar için devrim niteliğinde olabilir, ancak etik tartışmalar da beraberinde geliyor.Bilim insanları, etik tartışmalar yaratan yeni bir teknoloji ile yapay insan bedenleri üretmenin mümkün olabileceğini öne sürüyor.  Stanford Üniversitesi&#039;nden üç bilim insanı tarafından ortaya atılan ve MIT Technology Review&#039;da yayınlanan bir makaleye göre, &#039;bodyoid&#039; adı verilen bilinçsiz insan bedenleri laboratuvar ortamında üretilebilir.  BODYOİD&#039;LER NE İŞE YARAYACAK?   Daily Mail&#039;de yer alan haberde, bilim insanları, bodyoid&#039;lerin tıbbi deneyler, ilaç testleri ve organ nakli gibi alanlarda çığır açabileceğini belirtiyor. Normal bir insan vücudu ile aynı fizyolojik özelliklere sahip olacakları ancak bilinçleri olmadığı için acı hissedemeyecekleri ifade ediliyor.  Araştırmacılar, etik kaynaklı insan bedenlerinin eksikliği nedeniyle modern tıp biliminin geri kaldığını savunuyor. Organ nakli bekleyen hastaların sayısının giderek arttığına dikkat çeken uzmanlar, bu yöntemle sınırsız bir organ, doku ve hücre kaynağı yaratılabileceğini iddia ediyor.  ETİK TARTIŞMALARI BAŞLADI   Bilim insanları, bu teknolojinin ciddi etik sorunlar doğurabileceğini kabul ederken, etik sınırları aşmadan uygulanabileceğini öne sürüyor. İnsan biyolojik materyallerinin yetersizliği nedeniyle bazı tıbbi deneylerin hayvanlar üzerinde yapıldığını belirten araştırmacılar, bunun ideal bir yöntem olmadığını savunuyor.  Teknolojinin temelinde, kök hücrelerin belirli doku türlerine dönüştürülmesi yatıyor. Daha önce laboratuvar ortamında insan embriyosunun erken gelişim aşamalarını taklit eden yapılar oluşturulmuştu. Almanya’da yürütülen EctoLife araştırması ise yapay rahimlerde fetüs geliştirmenin mümkün olabileceğini gösterdi. Bu gelişmeler, insan bedenlerinin laboratuvarda yetiştirilmesi fikrini daha gerçekçi hale getiriyor.  ORGAN NAKLİNDE YENİ BİR DÖNEM Mİ?   ABD&#039;de 100 binden fazla hasta organ nakli beklerken, İngiltere&#039;de bu sayı 8 binin üzerinde. Ancak her yıl yüzlerce hasta organ beklerken hayatını kaybediyor. Bilim insanları, hastanın kendi DNA’sından türetilmiş bodyoid’ler sayesinde organ naklinde mükemmel uyum sağlanabileceğini söylüyor.  Öte yandan, etik kaygılar teknolojik zorluklardan daha büyük bir engel olarak görülüyor. İnsan bedenine benzeyen ancak bilinçsiz olan varlıkların üretilmesi, insan hayatının değerini sorgulayan tartışmalara yol açabilir.  Araştırmacılar, bu yeniliğin ciddi bir kamuoyu tartışması gerektirdiğini belirterek, “Dikkatli olmakta fayda var, ancak cesur bir vizyon da gereklidir; fırsat göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir” ifadelerini kullandı.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VbD1oy56oUasdusaBSL2FA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Frankenstein, gerçek, oluyor, İnsan, bedenleri, laboratuvarda, üretilebilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kimse artık bu işi yapmak istemiyor: Mesleğin son temsilcisi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/kimse-artik-bu-isi-yapmak-istemiyor-meslegin-son-temsilcisi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/kimse-artik-bu-isi-yapmak-istemiyor-meslegin-son-temsilcisi</guid>
<description><![CDATA[ Eskişehir&#039;de 4 kuşaktan beri kalaycı olan bir aileden gelen Ramazan Kalay, babasından öğrendiği mesleğin artık bitme noktasına geldiğini, artık kimsenin bu işi yapmak istemediğini söyledi.Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kalaycılık, zamana yenik düşen meslekler arasında yer almaya başladı. Yurt genelinde kalaycıların sayısı her geçen gün azalırken, mesleğini soy isminde taşıyan Ramazan Kalay işini bırakmadı.Kalaycılığın Eskişehir&#039;deki son temsilcisi olduğu belirtilen Kalay, bu işe başladığı yıllarda bakır kapların revaçta ve kıymetli olduğunu ancak zaman içerisinde mesleğin yok olmaya yüz tuttuğunu belirtti.Mesleğinin zor imkanlarla devam ettiğini ancak işini severek yaptığını dile getiren Ramazan Kalay, &quot;Ben bu kalaycılık mesleğine dedem ve babam sayesinde başladım. Onlardan gelerek bu tarihe kadar sürdürdüm. Kalaycılığa 10 yaşımda başladım.Eskiden köyleri gezerdik, babamın yanında ben kap sürterdim. Çıraklıktan, kalfalıktan bu tarihe geldim. Bu meslek ölmese, devam etse daha iyi olur. Şimdi yetişen, hevesi ve isteği olan yok. Olmayınca da mesleği kendim devam ettiriyorum. Aslında yetkililer daha işlek bir yer konusunda yardımcı olurlarsa iyi olur.Ayrıca soyadım da Kalay. Ben 4&#039;üncü kuşağa tekabül ediyorum. Şu anda bir kişi daha çıraklıktan, kalfalıktan ustalığa gelirse o 5&#039;inci kuşağa ulaşacak inşallah&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GBMwIXwEFkei32z5f7mFkQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Kimse, artık, işi, yapmak, istemiyor:, Mesleğin, son, temsilcisi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Satürn alışılmışın dışında görüntülenecek: Halkaları kaybolacak</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/saturn-alisilmisin-disindagoeruntulenecek-halkalari-kaybolacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/saturn-alisilmisin-disindagoeruntulenecek-halkalari-kaybolacak</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, Satürn’ün, bu hafta sonu alışılmış görüntüsünden çok farklı görüneceği açıkladı.Bilim insanları, bu hafta sonu gece Satürn’ün alışılmış görüntüsünden farklı olacağını açıkladı. Satürn’ün halkalarının çıplak gözle ya da düşük güçlü teleskoplarla neredeyse hiç görünmeyeceği bildirildi. Uzmanlar, bu durumun gezegenlerin konumları nedeniyle oluşan optik bir yanılsama olduğunu belirtti.  Satürn’ün, yörüngesinde 26,73 derecelik bir eğime sahipken, Dünya’nın eğiminin ise 23,5 derece olduğunu aktaran bilim insanları, iki gezegenin Güneş’in etrafındaki hareketleri sırasında belirli bir hizaya geldiğinde, Satürn’ün halkalarının da neredeyse tamamen yatay bir konumda Dünya’ya dönük hale geldiğini söyledi. Böylece halkaların neredeyse görünmez olduğu kaydedildi.  Michigan Eyalet Üniversitesi Abrams Planetaryumu Direktörü Dr. Shannon Schmoll, “Satürn ve Dünya Güneş’in etrafında dönerken, zaman zaman Satürn’ün halkalarını tam kenarından göreceğimiz bir konumda oluruz. Halkalar son derece ince olduğu için bu açıdan bakıldığında onları görmek neredeyse imkansız hale gelir” dedi.  Bu nadir gökyüzü olayının, mart ayının son haftasında en belirgin halini alacağı ve halkaların, nisan ayına kadar neredeyse tamamen kaybolmuş gibi görüneceği ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Zt-RHo67GEuaWRchsxD1_Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Satürn, alışılmışın, dışında görüntülenecek:, Halkaları, kaybolacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Facebook&amp;apos;tan nostaljik adım:  Uygulama köklerine dönüyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/facebooktan-nostaljik-adim-uygulama-koeklerine-doenuyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/facebooktan-nostaljik-adim-uygulama-koeklerine-doenuyor</guid>
<description><![CDATA[ Sosyal medyanın dev ismi Facebook, kullanıcıların arkadaşlarıyla etkileşimlerini artırmayı hedefleyen &quot;Arkadaşlar&quot; adını verdiği yeni bir sekmeyi hayata geçirdi. Bu adım, platformun &quot;Orijinal Facebook&quot; olarak adlandırılan, eski kullanıcı deneyimine dönme stratejisinin bir parçası.Yeni &quot;Arkadaşlar&quot; sekmesi, yalnızca arkadaşlarınızın içeriklerini gösteren bir tasarım sunarak önerilen içeriklerin hakim olduğu genel akıştan ayrışıyor. Kullanıcılar, bu sekme sayesinde yalnızca arkadaşlarının gönderilerini, hikayelerini ve Reels videolarını görebilecek; aynı zamanda doğum günü hatırlatmaları ve arkadaşlık isteklerini de buradan yönetebilecek. KULLANICILAR İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?Facebook&#039;un bu yeni &quot;Arkadaşlar&quot; sekmesi, sosyal medya platformunda kişisel bağlantılara daha fazla odaklanmak için atılmış önemli bir adımı temsil ediyor. Kullanıcılar artık karmaşık algoritmalardan ve önerilen içeriklerden uzak bir alanda, sadece arkadaşlarının paylaşımlarını görebilecek. Bu özellik, bireyler arası etkileşimi güçlendirme ve kullanıcıların daha anlamlı bağlantılar kurmasını sağlama amacı taşıyor.  Algoritmalardan bağımsız bir deneyim, kullanıcıların zaman çizelgelerini daha fazla kontrol etmesine olanak tanırken, paylaşımların daha samimi ve özel bir hale gelmesini de destekliyor. Doğum günü hatırlatmaları ve arkadaşlık isteklerinin bu sekmeye entegre edilmesi, sosyal medya deneyimini yönetilebilir ve düzenli bir biçime sokuyor. Bu durum, kullanıcıların gerçekten önem verdikleri kişilerle olan ilişkilerini ön plana çıkararak sosyal medya tüketim alışkanlıklarını iyileştirme potansiyeline sahip.  Ayrıca, &quot;Arkadaşlar&quot; sekmesinin önerilen içeriklerden arındırılmış yapısı, sosyal medyanın zaman zaman eleştirilen &quot;dikkat dağıtıcı&quot; yönlerini minimize etmeye yönelik bir çözüm olabilir. Böylelikle kullanıcılar, daha anlamlı içeriklere odaklanabilir ve dijital sosyal yaşamlarını daha kişisel bir düzeyde deneyimleyebilir.  HANGİ BÖLGELERDE KULLANIMA SUNULDU?  Şu anda yalnızca ABD ve Kanada’da kullanıma açılan bu yeniliğin, 2025 yılı boyunca daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşması bekleniyor. Facebook, ilerleyen dönemde başka &quot;Orijinal Facebook&quot; özelliklerini de geri getirmeyi planladığını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BLimlhCSOE21QIQy5q7Ydg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Facebooktan, nostaljik, adım: , Uygulama, köklerine, dönüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Süpersonik füzeyle yine tam isabet: Bayraktar TB2 işaretledi, TB3 vurdu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/supersonik-fuzeyle-yine-tam-isabet-bayraktar-tb2-isaretledi-tb3-vurdu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/supersonik-fuzeyle-yine-tam-isabet-bayraktar-tb2-isaretledi-tb3-vurdu</guid>
<description><![CDATA[ Bayraktar TB3 SİHA, bir kez daha süpersonik füzeyle hedefi yine tam isabetle vurdu. Havadaki iki SİHA’nın koordineli olarak gerçekleştirdiği testte Bayraktar TB2’nin işaretlediği hedef, Bayraktar TB3 tarafından başarıyla imha edildi.Bayraktar TB3 SİHA, harp tarihinde ilk kez taktik sınıftaki bir SİHA’dan 50+ km menzilden yapılan süpersonik füze atış testlerine devam ediyor.  Baykar&#039;dan yapılan açıklamaya göre, dünya havacılık tarihinde bir ilke imza atarak kısa pistli bir gemiden iniş kalkış yapan Bayraktar TB3 SİHA, Muğla’nın Dalaman ilçesinden ROKETSAN tarafından geliştirilen İHA-122 Süpersonik Füze ile havalandı.  Farklı senaryolara karşı kabiliyetlerini geliştirmek için gökyüzüne yükselen Bayraktar TB3 SİHA, bu kez görüş hattı irtifasının altında gerçekleştirdiği atışla deniz üzerinde bulunan 6X6 metre ebadındaki perdeli hedefi yine tam isabetle vurdu.  Milli SİHA, İHA-122 ile ilk atışını 25 Mart Salı günü 50 kilometreyi geçen mesafeden başarıyla yapmıştı.  İŞARET BAYRAKTAR TB2’DEN, VURUŞ BAYRAKTAR TB3’TEN  Atış testinin lazerle hedefleme görevini yine havada bulunan Bayraktar TB2 SİHA üstlendi. Bayraktar TB2’nin işaretlediği hedef, Bayraktar TB3 tarafından başarıyla imha edildi. Böylece havadaki iki SİHA’nın koordineli olarak gerçekleştirdiği lazerle işaretleme ve hedefe angajman yeteneği de başarısını bir kez daha sergiledi.  HAVACILIK TARİHİNE İMZA ATTI  Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar TB3 SİHA, 19 Kasım 2024’te TCG Anadolu’nun 12 derece eğimli rampaya sahip kısa pistinden başarıyla havalanmıştı.  Ege ve Akdeniz’in buluşma noktasında 46 dakikalık tarihi bir test uçuşu gerçekleştiren Bayraktar TB3, aynı kısa piste hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan başarıyla iniş yaparak dünyada bir ilki gerçekleştirmişti.  Bayraktar TB3 SİHA, gemi testlerine başarıyla devam ederek Çanakkale açıklarında seyreden TCG Anadolu gemisinde gerçekleşen ikinci uçuş testinde de iniş destek ekipmanı kullanmadan iki kez daha başarıyla iniş kalkış yapmıştı. Test parametrelerini başarılı bir şekilde icra eden milli SİHA, ortalama 20 bin feet irtifada uçtuğu testi başarıyla tamamlamıştı.  YERLİ MOTOR İLE EN YÜKSEĞE  Bayraktar TB3 SİHA, 25 Haziran 2024’te Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen uçuşta 36 bin 310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testini başarıyla bitirmişti.  TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli SİHA, böylece kritik bir eşiği daha geçti. Milli havacılık tarihinin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya ait bulunuyor.  TOPLAM UÇUŞ 968 SAATE ULAŞTI  Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 967 saat 55 dakika havada kaldı. Milli SİHA 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde 5 bin 700 km yol katetti.  Bayraktar TB3 SİHA, 26 Mart 2024 tarihinde ilk kez ASELSAN tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu. İcra edilen test kapsamında dünyadaki muadillerine göre en yüksek performansa sahip olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi.  DENİZ AŞIRI GÜÇ ÇARPANI  Bayraktar TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetler ile sınıfındaki lider insansız hava aracı olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetine de sahip olacak milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.  İHRACAT ŞAMPİYONUBaşlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA AR-GE sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83’ünü ihracattan elde etti.  2023’te 1,8 milyar dolarlık ihracat yapan Baykar, Türkiye&#039;deki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı.  Dünya insansız hava aracı ihracat pazarının en büyük firması olan Baykar, 2024 yılında da küresel ölçekteki başarısını sürdürdü ve gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde ederek 1,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.  DÜNYANIN EN BÜYÜK İHA ŞİRKETİ BAYKAR  İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu.  Önceki yıl sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024’te de savunma ve havacılık sektörünün toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı.  Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 34 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 11 ülke ile olmak üzere toplam 36 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2j05dXs_aUeCBcyYSGNnzA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Süpersonik, füzeyle, yine, tam, isabet:, Bayraktar, TB2, işaretledi, TB3, vurdu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünya&amp;apos;dan bir milyar ışık yılı uzakta yeni galaksi keşfedildi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dunyadan-bir-milyar-isik-yili-uzakta-yeni-galaksi-kesfedildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dunyadan-bir-milyar-isik-yili-uzakta-yeni-galaksi-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Gök bilimciler, Dünya&#039;dan yaklaşık bir milyar ışık yılı uzakta bulunan bir sarmal galaksi keşfetti. Bu galaksinin merkezinde süper kütleli bir kara delik bulunduğu aktarıldı.Space.com internet sitesinde yer alan habere göre, Dünya&#039;nın yaklaşık bir milyar ışık yılı uzaklığında keşfedilen sarmal galaksiye &quot;2MASX J23453268−0449256&quot; adı verildi.  Gök bilimciler, bu galaksinin merkezinde Güneş&#039;in kütlesinden milyarlarca kat daha büyük olan süper kütleli bir kara delik bulunduğunu aktardı.GALAKSİDEKİ YAŞAMI TAMAMEN YOK EDEBİLİR  Bu kara deliğin, altı milyon ışık yılı uzunluğunda radyo jetleri yaydığına dikkati çeken gök bilimciler, söz konusu radyo jetlerinin galaksideki yaşamı tamamen yok edebilecek kadar güçlü olduğu değerlendirmesinde bulundu.  Gök bilimciler, bu kadar güçlü radyo jetlerinin genellikle eliptik galaksilerde gözlemlendiğini belirterek, sarmal galakside tespit edilmesinin &quot;alışılmadık bir durum&quot; olduğunu ifade etti.KİTLESEL YOK OLUŞA NEDEN OLABİLİR  Bu güçteki radyo jetlerinin bir sarmal galaksiyi parçalaması veya bozmasını beklediklerini ifade eden gök bilimciler, ancak bu galaksinin varlığını sürdürmeye devam etmesinin dikkat çekici olduğunu kaydetti.  Gök bilimciler, bu radyo jetlerinin güneş sistemine doğru yönelmesi halinde, gezegenlerin atmosferlerini yok ederek kitlesel yok oluşa neden olabileceğini kaydetti.  Astronomlar, yeni keşfedilen bu galakside Samanyolu galaksisine kıyasla 10 kat daha fazla karanlık madde bulunduğunu aktardı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cglu9jDvcEmMUotO1grNgg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dünyadan, bir, milyar, ışık, yılı, uzakta, yeni, galaksi, keşfedildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Meta&amp;apos;dan Instagram kararı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/metadan-instagram-karari</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/metadan-instagram-karari</guid>
<description><![CDATA[ Sosyal medya platformları arasında rekabet giderek kızışırken, Instagram kullanıcı deneyimini geliştirmek adına dikkat çekici bir yeniliği devreye soktu. Artık kullanıcılar, Reels videolarını 2x hızında oynatabilecek ve içerikleri daha hızlı tüketme imkanına sahip olacak.Instagram&#039;ın videoları hızlandırma seçeneği, platformun uzun videoların sonuna kadar izlenme oranlarını artırma hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Kullanıcılar, bu yenilik sayesinde hem zamanlarını daha verimli bir şekilde değerlendirebilecek hem de içerik tüketim alışkanlıklarını kendi tercihlerine göre şekillendirebilecek. Özellik, yoğun günlük tempoya sahip kullanıcılar için kısa içeriklerin çekiciliğini artırmayı amaçlıyor.  Videoları hızlandırma özelliği, Instagram kullanıcılarının platformda geçirdikleri zamanı optimize etmelerine olanak tanıyor. Özellikle eğitici veya bilgilendirici içeriklerin daha hızlı izlenebilmesi, öğrenme süreçlerini destekliyor. Aynı zamanda, yaratıcı içerik üreticileri, hızlandırılmış videoları kullanarak izleyicilerine daha dinamik bir deneyim sunabilecek.  INSTAGRAM&#039;IN İÇERİK STRATEJİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ Instagram&#039;ın videoları hızlandırma özelliği, platformun kullanıcı ihtiyaçlarına daha duyarlı bir içerik stratejisi benimsediğinin güçlü bir göstergesi. Özellikle kısa formattaki içeriklerin popülerliği göz önüne alındığında, bu yenilik, kullanıcıların video içeriklerini daha etkin bir şekilde tüketmelerini sağlamayı hedefliyor. Kısa ve hızlı içerik tüketimi, modern dijital kullanıcıların büyük bir kısmını cezbediyor. Bu nedenle, hızlandırma özelliği, kullanıcıların dikkat süresine uygun bir deneyim sunarak içerik üreticiler ile izleyiciler arasında daha güçlü bir bağ kurulmasını kolaylaştırıyor.  Ayrıca, bu özellik, Instagram&#039;ın içerik yaratıcılarını destekleme stratejisini de derinleştiriyor. Videoların hızlandırılabilir olması, içerik üreticilerine, hikayelerini daha etkili bir şekilde anlatma ve farklı türde içerikler üretme fırsatı veriyor. Örneğin, eğitim içerikleri, hızlandırılmış biçimde sunulduğunda daha fazla bilgi aktarabilirken, eğlence amaçlı içerikler, izleyicilere daha dinamik bir deneyim yaşatabilir. Bu, içerik üreticilerinin etkileşim oranlarını artırarak daha geniş kitlelere ulaşmalarına olanak tanıyor.  Instagram&#039;ın bu hamlesi, platformun kullanıcı deneyimini sürekli olarak yenileme konusundaki kararlılığını da yansıtıyor. Özellik, kullanıcıların platformda geçirdikleri süreyi optimize etmenin yanı sıra, daha fazla içerik tüketmelerine olanak tanıyacak. TikTok gibi rakip platformlardan ilham alan bu hareket, Instagram&#039;ın sürekli değişen sosyal medya trendlerine hızla uyum sağlama becerisini de gözler önüne seriyor. Sonuç olarak, bu yenilik, yalnızca kullanıcı deneyimini geliştirmekle kalmayıp, aynı zamanda Instagram&#039;ı sosyal medya pazarındaki rekabetçi konumunu güçlendirme yolunda bir adım daha ileri taşıyor. Instagram&#039;ın bu yeniliği, kullanıcılar tarafından nasıl karşılanacağı konusunda merak uyandırıyor. Özellik, yeni içerik formatlarının ve kullanım alışkanlıklarının şekillenmesinde önemli bir rol oynayabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rSjs5kMqiE2-pTzUIGgHHw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Metadan, Instagram, kararı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>PlayStation Plus kütüphanesine eklenecek oyunlar belli oldu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/playstation-plus-kutuphanesine-eklenecek-oyunlar-belli-oldu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/playstation-plus-kutuphanesine-eklenecek-oyunlar-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Sony, PlayStation Plus üyeleri için Nisan 2025 oyunlarını duyurdu. Bu ay, farklı türlerdeki oyunculara hitap eden üç popüler oyun sunuluyor.ROBOCOP: ROGUE CITY  PlayStation 5 platformunda oynanabilecek olan bu aksiyon oyunu, oyuncuları 1980&#039;lerin klasik bilim kurgu dünyasına geri götürüyor. Oyuncular, Detroit&#039;in suçla dolu sokaklarında düzeni sağlamak için yarı insan, yarı makine olan RoboCop&#039;un kontrolünü ele alıyor. Oyun, RoboCop 2 ve 3 arasındaki orijinal bir hikayeyi konu alıyor ve nostalji ile modern oyun mekaniklerini bir araya getiriyor.  THE TEXAS CHAIN SAW MASSACRE  Hem PlayStation 4 hem de PlayStation 5 için sunulan bu korku oyunu, asimetrik bir oynanış deneyimi sunuyor. Oyuncular, ya Slaughter ailesinden bir üyenin rolünü üstleniyor ya da bu korkunç ailenin elinden kaçmaya çalışan kurbanlardan biri oluyor. Gerilim dolu atmosferi ve hayatta kalma mücadelesiyle dikkat çeken oyun, korku severlere etkileyici bir deneyim vaat ediyor.  DIGIMON STORY: CYBER SLEUTH - HACKER&#039;S MEMORY  Bu PlayStation 4 oyunu, Digimon hayranlarını dijital bir maceraya çıkarıyor. Oyuncular, kendilerini masumiyetlerini kanıtlamaya çalışan bir karakterin hikayesine kaptırırken, 320&#039;den fazla Digimon&#039;u toplamaya ve dijital dünyayı keşfetmeye olanak buluyor. RPG türündeki bu oyun, strateji ve yaratıcı hikaye anlatımı sevenler için ideal bir seçim.  PS PLUS&#039;IN ÇEŞİTLİLİĞİ GENİŞLETME STRATEJİSİ  Sony&#039;nin bu ayki oyun seçimi, PlayStation Plus&#039;ın çeşitliliği artırma ve farklı oyuncu profillerine hitap etme stratejisini yansıtıyor. Nostaljik aksiyon oyunlarından korku dolu deneyimlere ve stratejik RPG&#039;lere kadar geniş bir yelpaze sunarak, oyuncuların tercihlerini ve zevklerini ön planda tutmayı hedefliyor. Ayrıca, bu oyunlar üyelerin platformda geçirdikleri zamanı artırmayı ve Sony&#039;nin abonelik hizmetine olan ilgiyi canlı tutmayı amaçlıyor.  PlayStation Plus, oyunculara farklı seviyelerde içerik ve avantajlar sunan üç abonelik planı sunuyor. Essential Planı, aylık ücretsiz oyunlar, çevrimiçi çok oyunculu erişim ve özel indirimler gibi temel özellikleri kapsıyor. Extra Planı, Essential Planı&#039;nın tüm avantajlarına ek olarak, geniş bir oyun kataloğuna erişim sağlar; bu katalogda PS4 ve PS5 oyunlarından oluşan popüler oyunlar bulunur. Daha kapsamlı bir deneyim isteyenler için Premium denebilecek Deluxe Planı, bu özelliklere ek olarak klasik PlayStation oyunları, bulut oyun oynama seçenekleri ve sınırlı süreli oyun denemeleri gibi ekstra içerikler sunar. Her plan, oyuncuların oyun ihtiyaçlarına ve bütçelerine göre şekillendirilmiştir.   PS PLUS ABONELİKLERİ NE KADAR?  PlayStation Plus Essential: Aylık 175 TL - Senelik 1400 TL  PlayStation Plus Extra: Aylık 260 TL - Senelik 2340 TL  PlayStation Plus Deluxe: Aylık 305 TL - Senelik 2740 TL ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w9wPRA-M90in4Nt4qoZp0g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>PlayStation, Plus, kütüphanesine, eklenecek, oyunlar, belli, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Nükleer atıkla şarj edilen pil üretildi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nukleer-atikla-sarj-edilen-pil-uretildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nukleer-atikla-sarj-edilen-pil-uretildi</guid>
<description><![CDATA[ Japonya Atom Enerjisi Ajansı (JAEA), dünya genelinde enerji depolama teknolojileri ve nükleer atık yönetimine yönelik devrim niteliğinde bir yenilik sundu.PROTOTİPTE BAŞARI SAĞLANDIJAEA tarafından geliştirilen bu pil, zayıflatılmış uranyumu aktif malzeme olarak kullanıyor. Yapılan testlerde, pilin 1.3 voltluk enerji üretimi sağladığı ve on kez şarj edilip boşaltılmasına rağmen performansında kayda değer bir düşüş yaşanmadığı belirtildi. Bu sonuçlar, uranyumun enerji depolama çözümlerinde güvenilir bir malzeme olabileceğini gösteriyor.Uranyumun şarj edilebilir pillerde kullanımı, nükleer atıkların değerlendirilmesi açısından önemli bir yenilik sunuyor. Zayıflatılmış uranyumun enerji kaynağı olarak değerlendirilmesi, yalnızca sürdürülebilirlik açısından değil, aynı zamanda ekonomik faydalar sağlama potansiyeli açısından da umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.  POTANSİYEL KULLANIM ALANLARI VE SINIRLAMALAR  Uranyum bazlı şarj edilebilir piller, enerji sektöründe çeşitli ihtiyaçları karşılamak üzere tasarlanmış yenilikçi bir çözüm sunuyor. Bu pillerin en önemli kullanım alanları arasında yenilenebilir enerji santralleri yer alıyor. Güneş ve rüzgar enerjisi gibi kaynaklar, üretim sürecinde değişkenlik gösterdiği için şebeke istikrarını sağlamak adına etkili depolama çözümlerine ihtiyaç duyuyor. Uranyum bazlı piller, yüksek enerji yoğunlukları ve uzun ömürlü performansları sayesinde bu santrallerde kesintisiz enerji sağlama potansiyeline sahip. Ayrıca, bu pillerin radyoaktif atıklardan elde edilen malzemelerle üretilmesi, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de maliyet verimliliği açısından önemli bir avantaj sağlıyor.  Bununla birlikte, bu tür pillerin kullanılabileceği alanlar, uranyumun radyoaktif doğası sebebiyle belirli sınırlamalara tabi. Uranyum bazlı pillerin, radyasyon kontrollü ve güvenli bir şekilde yönetilen endüstriyel ortamlarda kullanılması gerekiyor. Örneğin, nükleer enerji santralleri, uranyum bazlı pillerin güvenli bir şekilde depolanıp kullanılabileceği ideal alanlar olarak öne çıkıyor. Ancak bu sınırlamalar, geniş çapta ev tipi veya bireysel kullanım uygulamalarını zorlaştırıyor. Bu nedenle, pillerin yaygınlaştırılmasından önce radyasyon güvenliği ve uygun depolama standartlarının belirlenmesi kritik önem taşıyor.  Bu teknoloji, enerji sektöründe yeni fırsatlar yaratmakla birlikte, uygulama sürecinde dikkate alınması gereken önemli etik, çevresel ve güvenlik sorularını da gündeme getiriyor. JAEA&#039;nın geliştirdiği bu pillerin güvenli bir şekilde kullanılması, inovasyonun daha geniş bir etki alanına yayılması için gerekli temel adımlardan biri olarak görülüyor.  Gelişme, nükleer enerji ve enerji depolama teknolojileri arasındaki bağlantıyı güçlendirme potansiyeline sahip. Nükleer atıkların yeniden değerlendirilmesi, çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlarken, enerji sektöründe daha güvenilir ve uzun vadeli çözümler sunabilir. JAEA&#039;nın bu inovasyonu, enerji sektörünün geleceğini şekillendirme noktasında önemli bir rol oynayabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C_Lrl2Qag0i3FsYsCMvO0g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Nükleer, atıkla, şarj, edilen, pil, üretildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Elon Musk&amp;apos;ın yapay zeka şirketi X&amp;apos;i satın aldı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/elon-muskin-yapay-zeka-sirketi-xi-satin-aldi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/elon-muskin-yapay-zeka-sirketi-xi-satin-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en zengin iş insanlarından Elon Musk&#039;ın sahibi olduğu yapay zeka şirketi xAI yine Musk&#039;ın sahibi olduğu sosyal medya platformu X&#039;i satın aldı.Musk, X hesabından yaptığı paylaşımında xAI&#039;ın X&#039;i tamamı hisse senedine dayalı bir şekilde satın aldığını bildirdi. Musk, bu işlemle xAI&#039;ın değerinin 80 milyar dolar, X&#039;in değerinin ise 33 milyar dolar olduğunu kaydetti. Elon Musk, X&#039;in 12 milyar dolar da borcu olduğunu aktardı.  Musk, &quot;xAI, 2 yıl önce kuruluşundan bu yana benzeri görülmemiş hız ve ölçekte modeller ve veri merkezleri inşa ederek hızla dünyanın önde gelen yapay zeka laboratuvarlarından biri haline geldi.&quot; değerlendirmesinde bulundu.  X&#039;in de 600 milyondan fazla aktif kullanıcının başvurduğu bir kaynak olduğuna işaret eden Musk, sosyal medya platformunun son 2 yılda ölçeklenebilir büyüme sağlamak için konumlandırıldığını belirtti.  Musk, xAI ve X&#039;in geleceklerinin iç içe geçtiğini ifade ederek, şunları kaydetti:  &quot;Bugün, verileri, modelleri, bilgi işlem, dağıtım ve yetenekleri birleştirmek için resmi olarak adım atıyoruz. Bu birleşme, xAI&#039;ın gelişmiş yapay zeka kabiliyetini ve uzmanlığını X&#039;in muazzam erişimiyle harmanlayarak büyük bir potansiyelin kilidini açacak. Birleşik şirket, gerçeği arama ve bilgiyi ilerletme temel misyonumuza sadık kalırken milyarlarca insana daha akıllı, daha anlamlı deneyimler sunacak. Bu sayede sadece dünyayı yansıtan değil, aynı zamanda insanlığın ilerlemesini aktif olarak hızlandıran bir platform oluşturabileceğiz.&quot;  Kendilerini bu noktaya getiren xAI ve X&#039;teki herkesin büyük özverisini takdir eden Musk, bunun sadece bir başlangıç olduğuna dikkati çekti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M1EaZfuzl0-8grc0mnGx2w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Elon, Muskın, yapay, zeka, şirketi, Xi, satın, aldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Twin ve Qonto’dan fatura yönetimine yapay zeka yaklaşımı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/twin-ve-qontodan-fatura-yoenetimine-yapay-zeka-yaklasimi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/twin-ve-qontodan-fatura-yoenetimine-yapay-zeka-yaklasimi</guid>
<description><![CDATA[ İş dünyasının ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş finansal çözümler sunan Qonto, yapay zeka şirketi Twin ile birlikte hayata geçirdiği yeni bir araçla dikkatleri üzerine çekiyor.Geleneksel yöntemlerde genellikle manuel işlem gerektiren ve zaman alan bu süreç, Twin&#039;in yenilikçi teknolojisi sayesinde artık çok daha hızlı ve kolay bir hale geliyor. Kullanıcılar, aracın sağladığı esneklikle eksik faturalarını sistem üzerinden hızla bulabiliyor, ilgili hizmetlere erişim sağlayarak bu faturaları indirebiliyor ve Qonto hesaplarına entegre edebiliyor.  TWIN&#039;İN AI TEKNOLOJİSİ İLE FARK YARATAN ÖZELLİKLER  Twin&#039;in geliştirdiği yapay zeka çözümü, robotik süreç otomasyonu (RPA) yazılımlarına göre çok daha esnek bir yapı sunuyor. Geleneksel RPA yazılımlarında her bir platform için özel komut dosyaları gerekliyken, Twin&#039;in yapay zeka modeli, çok daha geniş bir uygulama yelpazesini destekliyor ve değişen koşullara hızla uyum sağlıyor. Bu özellik, sürekli güncellenen çevrimiçi platformlar için büyük bir avantaj olarak öne çıkıyor.  Twin&#039;in AI ajanı, binlerce farklı uygulamayı destekleme kapasitesine sahip. Bu, her bir web sitesi için özel bir komut dosyası gerektiren RPA sistemlerinden önemli bir ayrışma sağlıyor. Ayrıca, Twin&#039;in AI modeli değişikliklere ve güncellemelere hızla uyum sağlayabiliyor. Bu esneklik, çevrimiçi hizmetlerin sıkça değişen yapısı göz önüne alındığında oldukça kritik bir avantaj olarak öne çıkıyor. Fatura toplama süreçlerinde yalnızca otomasyonu sağlamakla kalmayan Twin&#039;in yapay zeka teknolojisi, aynı zamanda süreçlerin analiz edilmesine ve optimize edilmesine olanak tanıyor. Örneğin, AI ajanı, eksik veya hatalı fatura girişlerini tespit ederek kullanıcıya uyarılarda bulunuyor. Bu sayede işletmeler, finansal yönetim süreçlerindeki insan hatası riskini büyük ölçüde azaltabiliyor.  Twin&#039;in teknolojisi, OpenAI&#039;nin Computer-Using Agent (CUA) modelini temel alıyor. CUA modeli, yapay zeka araçlarının insan benzeri web gezintisi gerçekleştirmesine olanak tanıyor. Twin&#039;in AI ajanı, bu modeli kullanarak fatura toplama işlemini otomatikleştirirken aynı zamanda yüksek doğruluk ve hız sağlıyor. Kullanıcılar için daha az çaba gerektiren bu süreç, aynı zamanda güvenilir bir deneyim sunuyor.  İŞLETMELER İÇİN AVANTAJLAR  Twin&#039;in yapay zeka destekli fatura toplama aracı, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için önemli bir zaman ve kaynak tasarrufu sunuyor. Faturaların manuel olarak takip edilmesi ve işlenmesi sürecinin zorluklarını ortadan kaldırarak, işletmelere daha verimli bir çalışma ortamı sağlıyor. Bu araç, eksik veya hatalı faturaları otomatik olarak tespit etme özelliğiyle finansal yönetim süreçlerini kolaylaştırıyor. Böylece işletmeler, hata riskini azaltarak daha güvenilir ve düzenli bir finansal arşiv oluşturabiliyor. Bu da hem iç operasyonların iyileştirilmesine hem de iş ortaklarıyla olan ilişkilerin daha profesyonel bir düzeye taşınmasına katkı sağlıyor.  Ek olarak, Twin&#039;in AI ajanı işletmelere stratejik bir avantaj da sunuyor. Fatura takibi gibi zaman alıcı ve tekrarlayan görevleri otomatikleştiren bu araç, çalışanların enerjilerini daha yaratıcı ve stratejik projelere yönlendirebilmesine olanak tanıyor. Bu, şirketlerin inovasyona odaklanmasını artırırken, rekabet avantajı elde etmelerine de yardımcı oluyor. Ayrıca, AI destekli otomasyon sayesinde, operasyonel maliyetlerde düşüş sağlanarak işletmelerin kaynaklarını daha etkin bir şekilde kullanmaları mümkün hale geliyor. Bu gibi gelişmeler, işletmelerin hızla değişen iş dünyasına uyum sağlamalarına ve sürdürülebilir büyüme elde etmelerine destek oluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uNvjgdfBYU-4WNOqN6uJXQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Twin, Qonto’dan, fatura, yönetimine, yapay, zeka, yaklaşımı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>TikTok Shop, Avrupa’da yeni lokasyonlara geliyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/tiktok-shop-avrupada-yeni-lokasyonlara-geliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/tiktok-shop-avrupada-yeni-lokasyonlara-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Popüler sosyal medya platformu TikTok, e-ticaret alanındaki faaliyetlerini genişletmek için önemli bir adım atıyor.TikTok Shop, popüler sosyal medya platformu TikTok tarafından geliştirilen bir e-ticaret özelliğidir. Kullanıcılara, uygulama içerisindeki videolar ve canlı yayınlar aracılığıyla ürün satın alma olanağı sunar. Bu özellik, alışveriş deneyimini doğrudan sosyal medya etkileşimleriyle birleştirerek alışveriş sürecini daha hızlı ve kolay hale getirir. TikTok Shop, kullanıcıların içerik tüketimi sırasında gördükleri ürünlere doğrudan erişim sağlamasını ve bu ürünleri tek bir tıklama ile satın almasını mümkün kılar.  TikTok Shop&#039;un içinde yer alan mağaza sekmesi, ürünleri keşfetme, promosyonları takip etme ve sipariş yönetimi gibi işlemleri merkezileştirir. Bu sistem, hem kullanıcıların alışveriş ihtiyaçlarını karşılarken hem de markaların ürünlerini hedef kitlelerine kolaylıkla ulaştırmasını sağlar. Özellik, yaratıcı içerikler aracılığıyla organik bir pazarlama stratejisi sunarak, kullanıcıların daha doğal bir alışveriş deneyimi yaşamasını hedefler.  AVRUPA&#039;DA YENİ TİCARET FIRSATLARI TikTok&#039;un bu hamlesi, sosyal medya platformlarının e-ticaretteki rolünü güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Fransa, Almanya ve İtalya&#039;da kullanıma sunulacak TikTok Shop, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için yeni ticaret fırsatları sunmayı hedefliyor. Platform, Avrupa&#039;daki satıcıları TikTok Shop&#039;a dahil ederek ürün çeşitliliğini artırmayı ve yerel işletmeleri desteklemeyi planlıyor. Bu, bölgesel ekonomilere olumlu katkılar sağlarken, satıcılar için dijital pazarlama ve satış kanallarını geliştirme imkanı sunuyor.  TIKTOK&#039;UN GLOBAL VİZYONU  TikTok Shop, daha önce Birleşik Krallık, ABD, İspanya ve İrlanda gibi ülkelerde uygulanmış ve kullanıcılar tarafından büyük ilgi görmüştü. Şirket, bu özelliği yeni pazarlara taşıyarak global vizyonunu genişletiyor. TikTok&#039;un e-ticaret alanındaki bu yeniliği, hem kullanıcıların hem de işletmelerin platformla olan etkileşimini artırmayı hedefliyor. Şirket, yaratıcı içerik üreticileri ve marka sahipleri için sosyal medya üzerinden yapılan satışları daha kolay ve erişilebilir hale getirerek dijital ticaretin sınırlarını yeniden tanımlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pkBQgP4sZE-nfYA4I4W2dQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>TikTok, Shop, Avrupa’da, yeni, lokasyonlara, geliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Eternal Fire&amp;Mouz maçı ne zaman, saat kaçta ve hangi kanalda? BLAST Open Lisbon 2025</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/eternal-fire-mouz-maci-ne-zaman-saat-kacta-ve-hangi-kanalda-blast-open-lisbon-2025</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/eternal-fire-mouz-maci-ne-zaman-saat-kacta-ve-hangi-kanalda-blast-open-lisbon-2025</guid>
<description><![CDATA[ Eternal Fire, BLAST Open Lisbon 2025 play-offları yarı finalinde Mouz ile nefes kesen bir mücadeleye çıkacak. Counter Strike 2 (CS2) turnuvası kapsamında Alman takımı Mouz ile karşı karşıya gelecek olan Eternal Fire, ülkemizi yarı finalde temsil edecek. Peki, Eternal Fire-Mouz maçı ne zaman, saat kaçta?Dünyanın en popüler E-Sports oyunu olan Counter Strike 2&#039;de Türkiye&#039;yi uluslararası turnuvada temsil eden Eternal Fire, bugün Mouz ile yarı finalde karşı karşıya gelecek. BLAST Open Lisbon 2025 turnuvasında mücadele eden temsilcimiz yarı finalde kazanmak için tüm kozlarını oynayacak. Peki, Eternal Fire-Mouz maçı ne zaman, saat kaçta?BLAST Open Lisbon 2025 play-offlarında yarı final eşleşmeleri belli oldu.MOUZ-G2 maçının galibiyle eşleşecek olan Eternal Fire&#039;ın yarı finaldeki rakibi Mouz oldu. Eternal Fire, 29 Mart Cumartesi günü saat 21.30&#039;da yarı final mücadelesine Mouz karşısında çıkacak.Mücadele BLAST Premier YouTube kanalı üzerinden canlı olarak yayınlanacak.Eternal Fire, yarı finalde Mouz ile karşılaşacak. Bu eşleşme, geçen yıl BetBoom Dacha Belgrade 2024&#039;te oynanan ve Eternal Fire&#039;ın kazandığı 2-0’lık serinin rövanşı niteliğinde olacak.Eternal fire yeniden Mouz karşısında mücadeleyi kazanıp adını finale yazdırmak için sahnede olacak.Eternal Fire finale çıktığı taktirde rakibi Vitality-Spirit eşleşmesinin galibi olacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pm8w4RTW8kaDA6DZaYo0dA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Eternal, Fire-Mouz, maçı, zaman, saat, kaçta, hangi, kanalda, BLAST, Open, Lisbon, 2025</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünya&amp;apos;da mahsur kalan Rosalind, yakında Kızıl Gezegen&amp;apos;e doğru yola çıkabilir</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dunyada-mahsur-kalan-rosalind-yakinda-kizil-gezegene-dogru-yola-cikabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dunyada-mahsur-kalan-rosalind-yakinda-kizil-gezegene-dogru-yola-cikabilir</guid>
<description><![CDATA[ Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle Dünya&#039;da mahsur kalan keşif aracı Rosalind&#039;in yeniden Mars&#039;a doğru yola çıkabileceği belirtiliyor.Ukrayna&#039;daki savaşın başlamasından bu yana Dünya&#039;da sıkışıp kalan İngiliz yapımı Mars keşif aracı, Birleşik Krallık Uzay Ajansı&#039;nın Kızıl Gezegen&#039;e yolculuğu için ödeme yapmayı kabul etmesinin ardından yakında yola çıkabilir.  Avrupa Uzay Ajansı&#039;na (ESA) ait Rosalind Franklin keşif aracının 2023 yılında Mars&#039;a inmesi gerekiyordu.  Ancak kırılgan keşif aracını gezegenin yüzeyine indirmek için tasarlanan roket destekli sistem, Rusya&#039;nın uzay ajansı Roscosmos tarafından sözleşme kapsamında inşa ediliyordu.  Ukrayna&#039;nın işgalinden sonra ESA sözleşmeyi iptal etti ve Mars&#039;ta geçmiş yaşamın izlerini aramak üzere tasarlanan Rosalind keşif aracı mahsur kaldı.150 MİLYON STERLİNLİK SÖZLEŞME  Sky News’te yer alan habere göre Uzay Ajansı&#039;nın Airbus&#039;a Rus iniş sistemini değiştirmesi için verdiği 150 milyon sterlinlik sözleşme, görevi yeniden rayına oturtuyor.  İngiltere’de bilimden sorumlu Devlet Bakanı Peter Kyle, şunları söyledi: &quot;İnsanlığın kendisine sorduğu bazı kilit soruları çözebiliriz. Eğer bunu yapabilirsek ve bazı sonuçlardan ve bundan doğacak yeniliklerden faydalanabilirsek, o zaman bunun İngiltere için oldukça iyi bir yatırım olduğunu düşünüyorum.&quot;  ESA&#039;nın ExoMars programının merkezi bir parçası olan Rosalind keşif aracı için bunun iyi bir haber olduğu belirtiliyor, çünkü bu uzay tarihinin en çok geciken ve sekteye uğrayan görevlerinden biriydi.  İlk planlarda 2018&#039;de fırlatılması öngörülüyordu.  Ancak başlangıçta girişimin ortağı olan NASA, finansman kısıtlamaları nedeniyle çekildi ve ESA üye devletlerini açığı kapatmak zorunda bıraktı.  İniş aracının tamamlanması daha sonra COVID kısıtlamaları nedeniyle ertelendi ve ardından Rusya&#039;nın projeden çıkarılmasıyla da fiilen durduruldu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QM772dYjPUWeWvAHOL7abA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dünyada, mahsur, kalan, Rosalind, yakında, Kızıl, Gezegene, doğru, yola, çıkabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Avrupa&amp;apos;nın ilk yörünge roketi yere çakıldı! Canlı yayında devrildi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/avrupanin-ilk-yoerunge-roketi-yere-cakildi-canli-yayinda-devrildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/avrupanin-ilk-yoerunge-roketi-yere-cakildi-canli-yayinda-devrildi</guid>
<description><![CDATA[ Spectrum roketi, Kuzey Kutbu&#039;ndaki Andoya uzay üssünden fırlatıldıktan hemen sonra güçlü bir patlama sesiyle Dünya&#039;ya geri çakıldı.Avrupa kıtasından fırlatılan ilk yörünge roketi, fırlatıldıktan saniyeler sonra düştü.The Guardian gazetesinin bilidirdiğine göre bu, kıtanın yeni bir uzay ekonomisi inşa etme çabalarına darbe vurdu.  Alman girişim Isar Aerospace tarafından geliştirilen Spectrum roketi, Norveç&#039;in Kuzey Kutbu&#039;ndaki Andoya uzay üssünden fırlatıldıktan hemen sonra YouTube&#039;da yayınlanan canlı videoda güçlü bir patlama sesiyle devrildi ve Dünya&#039;ya geri çakıldı.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_Zs7Ead9EUyzztrQ_EVkzw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Avrupanın, ilk, yörünge, roketi, yere, çakıldı, Canlı, yayında, devrildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Avrupa Birliği, odağını yapay zeka ve siber güvenliğe çevirdi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/avrupa-birligi-odagini-yapay-zeka-ve-siber-guvenlige-cevirdi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/avrupa-birligi-odagini-yapay-zeka-ve-siber-guvenlige-cevirdi</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Komisyonu iki yıl içinde yapay zeka ve siber güvenliğe 1,3 milyar euro yatırım yapacak.Avrupa Birliği, odağını siber güvenliğe çevirdi.Avrupa Komisyonu, 2027 yılına kadar yapay zeka, veri ve siber güvenlik de dahil olmak üzere dijital teknolojilere 1,3 milyar avro yatırım yapacağını açıkladı.Finansman, AB&#039;nin stratejik teknolojileri geliştirmeyi ve kıtanın teknoloji egemenliğini güçlendirmeyi hedefleyen Dijital Avrupa Programı (DIGITAL) kapsamında sağlanacak. Programın öncelikleri arasında üretken yapay zeka uygulamalarının kullanılabilirlik ve erişilebilirliğini artırmak, AB&#039;nin siber direncini güçlendirmek ve iklim adaptasyonu ve afet risk yönetimini destekleyecek güçlü bir dijital dünya modeli oluşturmak yer alıyor.2021-2027 dönemi için 8,1 milyar avroluk bütçeye sahip olan DIGITAL, AB&#039;nin işletme ve vatandaşlara yönelik tamamen dijital dönüşüme odaklanan ilk finansman programı olma özelliğini taşıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KD8aV8bSBEK_BcGsngnxSw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Avrupa, Birliği, odağını, yapay, zeka, siber, güvenliğe, çevirdi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mars’ta garip keşif: “Örümcek yumurtaları” bulundu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/marsta-garip-kesif-orumcek-yumurtalari-bulundu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/marsta-garip-kesif-orumcek-yumurtalari-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ İnsanlığın Mars&#039;a gönderdiği en gelişmiş robot kaşif, Yüzlerce örümcek yumurtasından oluşan bir kümeye benzeyen gizemli bir kaya keşfetti. NASA&#039;daki bilim insanları kayayla ilgili ilk yorumlarını paylaştı.Kızıl Gezegen&#039;den yeni bir haber geldi.İnsanlığın Mars&#039;a gönderdiği en gelişmiş robot kaşif, garip bir nesne tespit etti: Yüzlerce örümcek yumurtasından oluşan bir kümeye benzeyen gizemli bir kaya.   Jezero Krateri&#039;nin kenarındaki Cadı Fındığı Tepesi&#039;nin yamaçlarında keşfedilen kaya, kırmızı kumla hafifçe tozlanmış olduğu belirtildi.  Perseverance keşif aracı tarafından tespit edilen ve Perseverance ekibinin “St. Paul&#039;s Bay” adını verdiği kaya, bulundukları yerden farklı bir yerde oluşmuş ve bazı jeolojik süreçlerle oraya taşınmış kayalar olan “yüzen kayalar” olarak adlandırılan bir kaya kategorisine ait.   NASA yaptığı açıklamada, “Bu hareketin bir sonucu olarak, garip dokusunu açıklayabilecek çevresel kanıtlar eksik” dedi.  Bir olasılığın, bulunduğu manzaraya tamamen yabancı görünen bu gizemli kayanın Mars&#039;ın başka bir bölgesinde oluştuğu ve bir asteroidin çarpmasıyla yüzeyindeki yüzlerce topağı oluşturduğu ve aynı anda görüldüğü noktaya fırlatmış olması olduğu belirtiliyor.AŞAĞI YUVARLANMIŞ OLMASI MÜMKÜN  NASA&#039;ya göre kayanın Cadı Fındığı Tepesi&#039;nden aşağı yuvarlanmış olması da mümkün. Kaya, bilim insanlarının Mars&#039;ın yörüngesindeki uyduların gözlemlerinden incelemeye çalıştıkları ancak bu alan hakkında fazla veri elde edemedikleri tepenin daha karanlık katmanlarından birinden gelmiş olabilir.  NASA, “Eğer bu koyu katmanlar bileşim olarak kayaya benziyorsa, bu bir volkanik aktivite katmanına, eski bir meteor çarpmasına, geçmişte yeraltı suyunun varlığına veya tamamen başka bir şeye işaret edebilir” diyor.   Bunun gibi kayalar bilim insanlarına Kızıl Gezegen&#039;in zaman içinde nasıl değiştiğine dair önemli ipuçları veriyor. Oluşumları ve taşınmaları Mars&#039;ta su, kayalar ve jeolojik güçler arasındaki karmaşık etkileşimleri ortaya koyuyor ve bu da gezegenin geçmişte yaşama ev sahipliği yapıp yapmadığını yanıtlamaya yardımcı olabilir.  Eğer Cadı Fındığı Tepesi bir zamanlar yeraltı suyuna sahipse, Perseverance&#039;ın topladığı kaya örneklerinden bazıları fosilleşmiş mikrobiyal yaşam içerebilir.   NASA&#039;nın şu anda 2030&#039;larda yapılması planlanan Mars Örnek Dönüşü görevi, bu kaya örneklerini toplayacak ve daha fazla çalışma için Dünya&#039;ya geri getirecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mZ11VU8c4UytSUUUIwVGig.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Mars’ta, garip, keşif:, “Örümcek, yumurtaları”, bulundu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>16 bin yıl önce insanlar böyle görünüyordu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/16-bin-yil-oence-insanlar-boeyle-goerunuyordu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/16-bin-yil-oence-insanlar-boeyle-goerunuyordu</guid>
<description><![CDATA[ Çinli bilim insanları, 16 bin yıl önce yaşamış bir insan yüzünü ortaya çıkardılar.Çinli bilim insanları, üç boyutlu teknoloji kullanarak 16 bin yıl önce yaşamış bir insanın yüzünü yeniden oluşturdu.  Dijital ortamda canlandırılan yüzde, yuvarlak hatlar, dar göz çizgisi, düz burun yapısı dikkat çektiJournal of Archaeological Science dergisinde yayımlanan araştırma, erken dönem insan fizyolojisi ve Çin&#039;in güneyinde yüz hatlarının evrimine dair ipuçları sunuyor. Uzmanlar, bu çalışmanın gelecekteki antropolojik araştırmalar için kritik bir referans oluşturduğunu vurguladı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BZPrbVnH60Olc4W18aqcJA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>bin, yıl, önce, insanlar, böyle, görünüyordu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>OpenAI 40 milyar dolar yatırım aldı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/openai-40-milyar-dolar-yatirim-aldi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/openai-40-milyar-dolar-yatirim-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Yapay zeka şirketi OpenAI, 300 milyar dolarlık değerleme üzerinden 40 milyar dolarlık fon topladı.ABD&#039;li yapay zeka şirketi OpenAI&#039;ın 300 milyar dolarlık değerlemeyle 40 milyar dolarlık fon topladığı bildirildi.  Yapay zeka aracı ChatGPT&#039;nin geliştiricisi OpenAI&#039;dan yapılan açıklamada, şirketin yapay zekanın (AI-YZ) daha da geliştirilmesi için 300 milyar dolarlık değerlemeyle 40 milyar dolarlık yeni fon sağladığı kaydedildi.  Böylece, OpenAI, 157 milyar dolarlık değerlemeyle 6,6 milyar dolarlık fon topladığı Ekim 2024&#039;te yapılan bir önceki finansman turunun değerini ikiye katladı. Aynı zamanda, 40 milyar dolarlık yeni fon, kayıtlara geçen en büyük özel teknoloji finansman turu oldu.  300 milyar dolarlık değerleme, OpenAI&#039;ı dünyanın en yüksek değerlemeye sahip özel şirketleri arasına soktu.  ABD basınında yer alan haberlere göre finansman turuna girişim sermayesi şirketi teknoloji yatırımcısı SoftBank liderlik etti. Microsoft, varlık yöneticileri Coatue, Altimeter ve Thrive de yatırımcılar arasında yer aldı.  Yapay zeka alanında teknolojik liderlik için ABD ve Çin başta olmak üzere çok sayıda şirketle rekabet eden OpenAI, 22 Ocak&#039;ta yapay zeka altyapısını geliştirmek için &quot;Stargate&quot; adı verilen 500 milyar dolarlık özel sektör yatırım projesine de katılacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q1AzNsuVHUm4AAb2rk0tMQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>OpenAI, milyar, dolar, yatırım, aldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>​​Sosyal medya &amp;quot;We Are Clean&amp;quot; akımını konuşuyor: &amp;quot;We Are Clean&amp;quot; ne demek?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/sosyal-medya-we-are-clean-akimini-konusuyor-we-are-clean-ne-demek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/sosyal-medya-we-are-clean-akimini-konusuyor-we-are-clean-ne-demek</guid>
<description><![CDATA[ Son günlerde sosyal medya platformlarında yeni bir akım hızla yayılmaya başladı. Instagram, TikTok ve X (Twitter) kullanıcıları, ünlü sanatçı Özdemir Erdoğan&#039;ın &quot;Gurbet&quot; şarkısının melodisi eşliğinde &quot;We Are Clean&quot; sözünün yer aldığı videolar paylaşarak bu trende katılıyor. Peki, &quot;We Are Clean&quot; ne demek?&quot;We Are Clean&quot; akımı, son dönemde sosyal medya platformu TikTok&#039;ta popülerlik kazanan bir trend haline geldi. Bu akımın çıkış noktası aslında Fenerbahçe Teknik Sirektörü Jose Mourinho.Sarı lacivertli teknik adam Jose Mourinho, geçen haftalarda oynanan Fenerbahçe-Trabzonspor karşılaşmasının ardından açıklamalarda bulunmuştu. Mourinho’nun “We are clean” (Biz temiziz) sözleri Türkiye ve dünya spor basınında geniş yankı bulmuştu.Akım, bireylerin sağlıklı ve düzenli bir yaşam tarzını benimsediklerini ifade etmek amacıyla kullanılmaktadır. Kullanıcılar bu videolarında, spor yaparken, sağlıklı beslenirken veya sosyal hayatlarından kareler paylaşırken &quot;We Are Clean&quot; ifadesini kullanıyor.Akımın temel amacı, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz yapma ve zihinsel arınma gibi unsurları ön plana çıkararak, bireylerin fiziksel ve mental sağlıklarını korumalarına destek olmaktır.Özellikle gençler arasında yaygınlaşan bu trend, sosyal medyada geniş bir etkileşim yaratmış ve birçok kullanıcı tarafından benimsenmiştir.Ancak, akım sadece bireysel bir farkındalık hareketi olmanın ötesine geçerek, mizahi içeriklere de ilham kaynağı oldu. Bazı sosyal medya kullanıcıları, temizlik kavramını yalnızca zararlı alışkanlıklardan arınmak olarak değil, genel anlamda hijyen, düzenli yaşam ve disiplinli bir hayat tarzıyla ilişkilendirerek eğlenceli paylaşımlar yapıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UOKN1GY-nEWV2D5PApMArQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>​​Sosyal, medya, We, Are, Clean, akımını, konuşuyor:, We, Are, Clean, demek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Hafızayı keskinleştirmek çok kolay: Zihin sağlığı için dikkat etmeniz gereken ipuçları</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/hafizayi-keskinlestirmek-cok-kolay-zihin-sagligi-icin-dikkat-etmeniz-gereken-ipuclari</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/hafizayi-keskinlestirmek-cok-kolay-zihin-sagligi-icin-dikkat-etmeniz-gereken-ipuclari</guid>
<description><![CDATA[ Genel inanışın aksine, önemli hafıza kaybı yaşlanmanın normal bir parçası değildir, ancak genellikle Alzheimer gibi rahatsızlıklardan kaynaklanır. Zihinsel olarak aktif kalmak, besleyici bir diyet yemek, düzenli egzersiz, kaliteli uyku, stres yönetimi, sosyal bağlantılar, sürekli öğrenme, beyin koruması, sağlık takibi ve alkol ve sigaradan uzak durmak gibi faktörler bilişsel işlevi koruyabilir.Birçok insan, yaşlanmanın beynin öğrenme ve hatırlama yeteneğini bozduğu ve bu konuda yapılabilecek hiçbir şey olmadığı yönündeki önyargılı bir inançla yaşar. Ancak gerçek, bu inanışın çok uzağındadır.Hafıza kayıpları her yaşta meydana gelebilir, ancak gerekli eylem zamanında yapılmazsa yaşlanma bunu hızlandırır. &quot;Gerçek şu ki, yaşlı insanlarda önemli hafıza kaybı yaşlanmanın normal bir parçası değildir; bunun yerine organik bozukluklar, beyin hasarı veya nörolojik hastalıklardan kaynaklanır ve Alzheimer bunlardan en korkulanıdır,&quot; diye açıklanıyor. Harvard&#039;da yayınlanan bir makalede.HAFIZA VE BEYİN SAĞLIĞIBeyin sağlığı, genetik faktörler, çevresel faktörler ve yaşam tarzı faktörleri dahil olmak üzere çeşitli faktörler tarafından yönetilir. Bu faktörler beynin bilişsel sağlığını sağlam tutmak için birlikte çalışır ve bunlardan herhangi biri bozulduğunda beynin algı ve bilgi tutma yeteneğine müdahale eder ve bunun sonucunda birey araba kullanma, fatura ödeme, ilaç alma ve yemek pişirme gibi basit görevleri yapmayı unutur.Genetik faktörler kontrol edilemezken, diğer faktörlerin beyin sağlığı üzerinde olumlu bir etkisi olduğu kanıtlanmıştır.İşte yaşlandıkça bile hafızayı iyileştirmenin bilimsel olarak desteklenen birkaç yolu:ZİHİNSEL OLARAK AKTİF KALINKasların egzersize ihtiyacı olduğu gibi beyninizin de düzenli uyarılmaya ihtiyacı vardır. Bulmacalar, okuma, yeni bir dil öğrenme veya müzik aleti çalma gibi düşüncenizi zorlayan aktivitelerde bulunun. Ömür boyu öğrenme, beyninizi çevik tutarak yeni sinirsel bağlantılar oluşturmaya yardımcı olur.Besleyici bir diyet, bilişsel sağlıkta önemli bir rol oynar. Meyveler, sebzeler, tam tahıllar, balık ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar açısından zengin Akdeniz diyeti, daha iyi beyin fonksiyonuyla ilişkilendirilmiştir. Antioksidanlar, omega-3 yağ asitleri ve B, D ve E vitaminleri açısından zengin yiyecekler hafızayı destekler ve bilişsel gerileme riskini azaltır.Fiziksel aktivite beyne giden kan akışını artırır ve nöron büyümesini destekleyen bir protein olan beyin kaynaklı nörotrofik faktörün (BDNF) salınımını uyarır. Yürüyüş, yoga, kuvvet antrenmanı ve hatta dans gibi aktiviteler bilişsel işlevi iyileştirebilir ve bunama riskini azaltabilir.Kötü uyku hafızayı ve bilişsel işlevi olumsuz etkiler. Gecede 7-9 saat kaliteli uyku hedefleyin. Yatma vakti rutini oluşturun, yatmadan önce ekranlardan kaçının ve beyin sağlığını ve hafıza konsolidasyonunu desteklemek için uykuya uygun bir ortam yaratın. STRESİ YÖNETİNKronik stres ve kaygı, hafızadan sorumlu beyin bölgesi olan hipokampüsü küçültebilir. Bilişsel işlevi korumak için meditasyon, derin nefes alma, günlük tutma veya hobilerle uğraşma gibi stres azaltıcı teknikler uygulayın.Başkalarıyla etkileşim kurmak beyninizi meşgul eder ve zihinsel gerileme riskini azaltır. Zihninizi keskin tutmak için sosyal gruplara katılın, topluluk faaliyetlerine katılın ve aileniz ve arkadaşlarınızla yakın ilişkiler kurun.ÖĞRENMEYE DEVAM EDİNSürekli öğrenme beyin aktivitesini uyarır ve hafıza kaybını önler. Bilişsel yeteneklerinizi zorlamak için yeni beceriler edinin, kurslara kaydolun, kapsamlı bir şekilde okuyun veya beyin eğitimi oyunlarını deneyin.Baş yaralanmaları uzun vadeli hafıza sorunlarına yol açabilir. Her zaman emniyet kemeri takın, gerektiğinde kask kullanın ve zeminleri engellerden uzak tutarak evde düşmeleri önlemek için önlemler alın.Yüksek tansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol gibi durumlar bilişsel sağlığı etkileyebilir. Düzenli sağlık kontrolleri, dengeli beslenme ve uygun ilaç yönetimi beyin işlevini korumaya yardımcı olabilir. ALKOL VE SİGARADAN UZAK DURUNAşırı alkol tüketimi ve sigara içmek bilişsel gerilemeyi hızlandırabilir. Alkol alımını sınırlamak ve sigarayı bırakmak hafıza kaybı ve bunama riskini önemli ölçüde azaltabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8LEQxO4X8k2Ajc4pFkciUg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Hafızayı, keskinleştirmek, çok, kolay:, Zihin, sağlığı, için, dikkat, etmeniz, gereken, ipuçları</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;nın &amp;quot;Güneş Sondası&amp;quot; rekorunu tekrarladı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasanin-gunes-sondasi-rekorunu-tekrarladi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasanin-gunes-sondasi-rekorunu-tekrarladi</guid>
<description><![CDATA[ Parker Güneş Sondası Aralık 2024&#039;te kırdığı rekoru bir kez daha tekrarlayarak Güneş&#039;in yüzeyine 6,1 milyon kilometre mesafeye kadar yaklaştı.NASA&#039;nın &quot;Parker Güneş Sondası&quot;, Aralık 2024&#039;te kırdığı rekoru bir kez daha tekrarlayarak Güneş&#039;in yüzeyine yalnızca 6,1 milyon kilometre mesafeye kadar yaklaştı.   Bu mesafe, insan yapımı bir nesnenin Güneş&#039;e şimdiye kadar ulaştığı en yakın nokta olarak kayıtlara geçti. Sonda, bu sırada saatte yaklaşık 192 kilometre hızla hareket ederek insan yapımı bir cismin ulaştığı en yüksek hıza erişti. Her iki rekor da ilk olarak 24 Aralık 2024&#039;te Parker tarafından kırıldı. 22 Mart 2025&#039;te bu başarı tekrar edildi.  Uzmanlar, Parker&#039;ın bu görevi başarıyla tamamlamasını sağlayan en önemli unsurun, aşırı sıcaklıklara dayanıklı özel ısı kalkanı olduğunu belirtti.   NASA tarafından yapılan açıklamada, “Uzay aracı, 25 Mart Salı günü Johns Hopkins Uygulamalı Fizik Laboratuvarı&#039;ndaki görev kontrol merkeziyle iletişime geçti. Gönderilen sinyaller, sondanın sağlığının iyi olduğunu ve sistemlerinin normal şekilde çalıştığını gösterdi” ifadeleri kullanıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-MF7uXLZqEyLxcJyBwBiJg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASAnın, Güneş, Sondası, rekorunu, tekrarladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apple ürünlerine zam: İşte yeni iPhone fiyatları</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/apple-urunlerine-zam-iste-yeni-iphone-fiyatlari</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/apple-urunlerine-zam-iste-yeni-iphone-fiyatlari</guid>
<description><![CDATA[ Apple, Türkiye&#039;deki iPhone ve diğer ürünlerinin fiyatlarına zam yaptı. Fiyat artışı ile birlikte en ucuz iPhone fiyatı 49 bin 999 lira oldu.Apple, Türkiye&#039;deki iPhone ve birçok ürününün fiyatına zam yaptı.  Fiyat artışları ile birlikte en ucuz iPhone modelinin fiyatı 49 bin 999 lira, en pahalı modelin fiyatı ise 109 bin 999 liraya yükseldi.  Apple ürünlerindeki fiyat artış oranı yüzde ile yüzde 10 arasında değişiklik gösterdi.   İŞTE GÜNCEL İPHONE FİYATLARI  iPhone 16 - 69 bin 999 lira  iPhone 16 Plus - 79 bin 999 lira  iPhone 16 Pro - 89 bin 999 lira  İphone 16e - 49 bin 999 lira  Apple Watch Series 10 - 19 bin 999 lira  Watch Ultra 2 - 55 bin 999 lira ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7m91BaH67EehtkcEXegdpA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Apple, ürünlerine, zam:, İşte, yeni, iPhone, fiyatları</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çin&amp;apos;in yapay güneşi, yüz milyon derece ısı eşiğini aştı: Yeni aşamaya geçildi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cinin-yapay-gunesi-yuz-milyon-derece-isi-esigini-asti-yeni-asamaya-gecildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cinin-yapay-gunesi-yuz-milyon-derece-isi-esigini-asti-yeni-asamaya-gecildi</guid>
<description><![CDATA[ Çinli bilim insanlarının geliştirdiği, &quot;yapay güneş&quot; olarak da anılan nükleer kaynaşım halkasının, iyon ve elektron ısı değerlerinde 100 milyon derece eşiğini aştığı bildirildi.Çin devlet televizyonu CCTV&#039;nin haberine göre, Sıçuan eyaletinin merkezi Çıngdu şehrindeki &quot;Huanliu-3&quot; (HL-3) adı verilen deneysel reaktör, Güneş&#039;tekine benzer bir nükleer füzyon reaksiyonu başlatabilecek ısı değerlerine yaklaştı.  Araştırmacılar, reaktörün iyon ısı değerinde 117 milyon dereceye, elektron ısı değerinde ise 160 milyon dereceye ulaştığını belirtti.  Reaktörün Baş Tasarımcısı Cong Vulu, &quot;Yaptığımız deneyde genel füzyon performansında büyük bir atılım gerçekleştirerek çifte 100 milyon derece hedefine ulaştık. Bu, Çin&#039;in füzyon araştırmalarının yanan plazma aşamasına girdiği anlamına geliyor.&quot; dedi.  Cong, HL-3 ile ilk kez ısıtma, kontrol ve teşhis sistemlerinin tamamen Çin&#039;de geliştirildiği bir reaktör geliştirdiklerini vurguladı.  NÜKLEER KAYNAŞIM HALKASI  &quot;Tokamak&quot; adı verilen nükleer kaynaşım halkaları, yüksek ısıdaki plazmayı halka biçimli bir manyetik alanda kontrol ediyor. Hidrojen atomlarının helyuma dönüştüğü nükleer reaksiyon büyük çaplı enerji açığa çıkarıyor.  Cong ve ekibi, rekor ısı değerlerine ulaşabilmek için elektronları ısıtacak büyük mikrodalga jeneratörleri ve atom çekirdeğinin ısısını yükseltmek üzere yüksek enerjili parçacık ışınları kullandı.  Araştırmacılar, plazma çekirdeğindeki enerjiyi hapsedecek yeni bir yöntem geliştirerek ısıtma derecelerini sınırlayan istikrarsızlıkların üstesinden geldi ve aynı zamanda yüksek kesinlikte kontrol ve teşhis araçlarıyla füzyon deneyleri için yeni küresel standartlar oluşturdu.  Çin&#039;in, &quot;Deneysel Gelişmiş Süper İletken Tokamak&quot; (EAST) adını verdiği bir başka plazma reaktörü bulunuyor. Anhui eyaletinin merkezi Hıfey&#039;de kurulan EAST, daha uzun süreli plazma deneyleri için kullanılıyor.  EAST&#039;ten daha büyük olan HL-3&#039;ün, deney ve araştırma yanında gerçek bir nükleer füzyon reaktörü geliştirilmesi için kullanılması hedefleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7_bvEzOnH0qaPJyq8KjncQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Çinin, yapay, güneşi, yüz, milyon, derece, ısı, eşiğini, aştı:, Yeni, aşamaya, geçildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Güneş Kuşu&amp;quot; Mars&amp;apos;a yolculukta devrim yapabilir</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/gunes-kusu-marsa-yolculukta-devrim-yapabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/gunes-kusu-marsa-yolculukta-devrim-yapabilir</guid>
<description><![CDATA[ Nükleer füzyon kullanarak tasarlanmış uzay roketi konsepti olan Sunbird (Güneş Kuşu) Mars&#039;a yapılacak bir yolculuğun süresini yarıya indirebilir.Birleşik Krallık Uzay Ajansı&#039;ndan fon alan İngiliz girişim Pulsar Fusion, yörüngedeki uzay araçlarını karşılamak, onlara bağlanmak ve nükleer füzyon kullanarak onları son derece hızlı bir şekilde hedeflerine taşımak için tasarlanmış bir uzay roketi konsepti olan Sunbird&#039;ü (Güneş Kuşu) tanıttı.  Pulsar&#039;ın kurucusu ve CEO&#039;su Richard Dinan, Güneş Kuşu&#039;nu tanıtırken “Dünya&#039;da füzyon yapmak çok doğal değil. Füzyon atmosferde çalışmak istemiyor. Uzay füzyon yapmak için çok daha mantıklı ve makul bir yer, çünkü füzyon zaten orada gerçekleşmek istiyor&quot; ifadelerini kullandı.  CNN International’ın haberine göre Sunbird şimdilik inşaatın ilk aşamalarında ve aşılması gereken olağanüstü mühendislik zorlukları var, ancak Pulsar 2027&#039;de ilk kez yörüngede füzyon gerçekleştirmeyi umduğunu belirtiyor.  Roket bir gün faaliyete geçerse, Mars&#039;a yapılacak potansiyel bir görevin yolculuk süresini yarıya indirebilir.  Dinan&#039;a göre güneş kuşları, kenetlenme istasyonlarındaki şehir bisikletlerine benzer şekilde çalışacak.   “Onları uzaya fırlatacağız ve oturabilecekleri bir şarj istasyonumuz olacak ve sonra geminizle buluşacaklar” diyen Dinan, şunları söyledi: &quot;Verimsiz yanmalı motorlarınızı kapatırsınız ve yolculuğunuzun büyük bölümünde nükleer füzyon kullanırsınız. İdeal olarak, Mars yakınlarında bir yerde bir istasyonunuz olur ve alçak Dünya yörüngesinde bir istasyonunuz olur ve (Güneş Kuşları) sadece ileri geri gider.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IFOW3l8cVUyVeNDiv-DDuA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Güneş, Kuşu, Marsa, yolculukta, devrim, yapabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Amazon&amp;apos;dan son dakika teklifi: TikTok&amp;apos;u satın almak istiyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/amazondan-son-dakika-teklifitiktoku-satin-almak-istiyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/amazondan-son-dakika-teklifitiktoku-satin-almak-istiyor</guid>
<description><![CDATA[ Amerikan teknoloji şirketi Amazon&#039;un, Çin merkezli TikTok uygulamasını satın almak için teklif sunduğu bildirildi.ABD&#039;de TikTok&#039;un geleceğine ilişkin belirsizlik devam ederken, bir teklifte Amazon’dan geldi.ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın, Amerikalı bir firmaya satılması konusunda &quot;yoğun ilgi olduğunu&quot; belirttiği TikTok&#039;a verdiği süre, 5 Nisan&#039;da doluyor.   The New York Times&#039;ın haberine göre, verilen süre dolarken, ismi belirtilmeyen bir Amazon yetkilisi, firmanın TikTok&#039;u satın almak için harekete geçtiğini belirtildi. Amazon&#039;un, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick&#039;e teklif mektubu sunduğunu aktaran yetkili, firmanın TikTok&#039;u satın almak istediğini ifade etti.  Başkan Donald Trump, süreci görüşmek üzere bu hafta içi yetkililerle bir araya gelecek.   TikTok&#039;un ABD operasyonlarının satışına yönelik başlatılan süreç, 5 Nisan’da doluyor. Uygulamanın kaderi bu tarihe kadar belli olacak. Aksi takdirde, sosyal medya uygulaması, ulusal güvenlik gerekçesi ile ABD’de yasaklanma riskiyle karşı karşıya kalacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lGml4Lh9Sk2Kvqj2NaVuog.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Amazondan, son, dakika, teklifi: TikToku, satın, almak, istiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en güvenli kasası: Yıllık kirası 124 milyon TL!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dunyanin-en-guvenli-kasasi-yillik-kirasi-124-milyon-tl</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dunyanin-en-guvenli-kasasi-yillik-kirasi-124-milyon-tl</guid>
<description><![CDATA[ Kurşun geçirmez camlar, çelik duvarlar, biyometrik taramalar… IBV Vaults, Londra’nın kalbinde ultra zenginlerin servetlerini koruyan bir kaleye dönüştü. Hatton Garden soygunundan ders alan tesis, artık 7/24 küresel güvenlik ağıyla izleniyor.Kurşun geçirmez camlar, güçlendirilmiş çelik kapılar ve biyometrik taramalar. Londra&#039;daki IBV Vaults, milyarderlerin en değerli varlıklarını koruyan bir kale!  Londra&#039;nın göbeğindeki bir bina, dünyanın en seçkin kasa dairesine ev sahipliği yapıyor. Kurşun geçirmez camlarla korunan kasalar, en ileri teknolojiyle korunuyor.  Dünyanın en korunaklı kasa dairesi IBV International Vaults London, İngiltere&#039;nin başkenti Londra&#039;nın prestijli Park Lane bölgesindeki ikonik Dorchester Oteli&#039;nin yanında yer alıyor.  Ultra zenginler için tasarlanmış  özel kasa sistemi 2017&#039;de Güney Afrikalı milyarder Ashok Sewnarain tarafından kuruldu.  Tesis, eski bir Barclays banka şubesinin tam teşekküllü bir güvenlik merkezine dönüştürülmesiyle hayata geçirildi.  2. derece koruma altındaki tarihi binada yer alan kasalar, çelikle güçlendirilmiş duvarlar, kurşun geçirmez camlar, biyometrik parmak izi ve göz tarama teknolojisiyle donatıldı.  YILLIK KİRALAMA SİSTEMİ   Tesiste toplam 561 adet kasa bulunuyor. Bu kasalar, yıllık bin sterlinden (49 bin)  2,5 milyon (yaklaşık 124 milyon TL) sterline kadar değişen ücretlerle kiralanabiliyor.  Kasalarda lüks saatler, mücevherler, külçe altınlar, vasiyetler, kripto cüzdanlar, nadir üretilmiş altın sikkeler, Fabergé yumurtaları ve hatta Pokémon kartları bile saklanıyor.  7/24 GÜVENLİK TAKİBİ   Kontrol odaları İngiltere, Dubai ve Afrika&#039;da bulunuyor ve sistem 7/24 gözetim sağlıyor.  Tesis, yalnızca özel üyelik sistemiyle giriş yapılan seçkin bir kulüp gibi işletiliyor. Güvenlik önlemleri, Nisan 2015&#039;te gerçekleşen Hatton Garden soygunundan alınan dersler doğrultusunda geliştirildi.  HATTON GARDEN SOYGUNU   2015 yılında dört kişilik bir çete, Paskalya tatili boyunca bir kasa dairesini matkapla delerek 14 milyon sterlin çalmıştı. IBV Vaults, böyle bir olayın tekrar yaşanmaması için güvenlik sistemlerini en üst düzeye çıkardı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/11XILYRza0iaTkOB9g_OtA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, güvenli, kasası:, Yıllık, kirası, 124, milyon, TL</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sosyal medyaya kamu güvenliği düzeni</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/sosyal-medyaya-kamu-guvenligi-duzeni</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/sosyal-medyaya-kamu-guvenligi-duzeni</guid>
<description><![CDATA[ Facebook, X, WhatsApp, YouTube gibi sosyal medya şirketlerine, Türkiye’de de şirket kurma zorunluluğu getiriliyor. Milli güvenlik, kamu sağlığı ve güvenliği gibi nedenlerle bu platformlara erişim engeli de uygulanabilecek.Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, (BTK) “Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği”nde değişiklik yapmaya yönelik hazırladığı yönetmelik taslağını, internet sitesinde tartışmaya açtı. Duyuruya göre, 28 Nisan&#039;a kadar görüş bildirilmesi gerekiyor. Taslağın 3. maddesi ile mevcut yönetmeliğin 25. maddesine yeni bir fıkra eklenmesi öngörülüyor.Kamu yararı engelleme gerekçesiYönetmeliğe eklenen madeye göre, kurum, &quot;Millî güvenlik, kamu düzeni, kamu sağlığı ve benzeri kamu yararı gerekleri çerçevesinde, yetkilendirmeye tabi olup olmadığına bakılmaksızın şebekeler üstü hizmet sağlayıcıların ilgili uygulama veya internet sitesine erişimin doğrudan engellenmesine karar verebilir.”Taslağa göre, sosyal medya platformları, Türkiye&#039;de şirket kurmak zorunda olacak. Eklenmek istenen maddede,  &quot;Şebekeler üstü hizmet sağlayıcılar, faaliyetlerini Türkiye’de kurdukları anonim şirket ya da limited şirket statüsündeki tam yetkili temsilcileri vasıtası ile Kurumca yapılacak yetkilendirmeçerçevesinde yürütürler. Bu kapsamda, yurtdışında yerleşik bir şirketin Türkiye’de hizmet sunmak üzere yetkilendirilmek amacıyla kuracağı şirketin paylarının tamamının söz konusu şirkete ait olması gerekir.&quot; denildi.Taslağa göre, bu platformlar, bir dizi yeni düzenlemeye tabi olacak. Taslakta, bu şirketler için, &quot;Tüketicinin korunması, rekabetin tesisi ve korunması, şebeke ve bilgi güvenliği, kişisel verilerin korunması, birlikte çalışabilirlik, sektörel verilerin ve güvenlik olaylarının Kuruma raporlanması ile kamu düzeni ve milli güvenliğe ilişkin hususlar gibi Kurumun Kanunlarla verilen görevlerini yerine getirmek amacıyla Kurumca yapılabilecek ilave düzenlemelere tabidir.&quot; denildi. 2026 yılı başına kadar süre verildiSosyal medya platformlarına, bu şartları yerine getirmeleri için 1 Ocak 2026&#039;ya kadar süre tanınırken, şartları yerine getirmeyenlere, bant daratlma ve para cezazı uygulanracak. Taslakta, ceza maddesi olarak &quot;Yetkilendirilmeksizin hizmet sunan şebekeler üstü hizmet sağlayıcılara, bir milyon Türk lirasından otuz milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilir. Söz konusu idari para cezasını süresinde ödemeyen ve Kurumca yapılacak bildirimden itibaren altı ay içerisinde yetkilendirme almayanların internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan beşine kadar daraltılmasına karar verilir.&quot; ifade yer aldı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8t2RLXmKrUOKhOucAK3AJw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Sosyal, medyaya, kamu, güvenliği, düzeni</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Meta’ya antitröst davası: “Zuckerberg Beyaz Saray’da lobi yapıyor”</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/metaya-antitroest-davasi-zuckerberg-beyaz-sarayda-lobi-yapiyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/metaya-antitroest-davasi-zuckerberg-beyaz-sarayda-lobi-yapiyor</guid>
<description><![CDATA[ Şirketi Meta’ya sosyal medya alanında tekelleştiği iddiasıyla açılan davada uzlaşma sağlanmasını isteyen Zuckerberg’in lobi faaliyeti yürüttüğü iddia edildi.ABD’de Facebook, Instagram ve WhatsApp gibi sosyal medya ve çevrimiçi mesajlaşma uygulamalarını bünyesinde barındıran Meta’nın CEO’su Mark Zuckerberg’in bu ay görülecek antitröst davasında uzlaşmaya varılmasını sağlamak için Başkan Donald Trump ve Beyaz Saray yetkililerine lobi yaptığı, bu isimlere söz konusu davayı engelleyecek bir anlaşmayı kabul ettirmeyi amaçladığı iddia edildi.   ABD’nin The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konu hakkında bilgi sahibi kişilere dayandırdığı haberine göre, sosyal medya alanında tekelleştiği iddiasıyla açılan Federal Ticaret Komisyonu (FTC) davasının görüleceği 14 Nisan öncesinde şirket temsilcileri Trump ve üst düzey danışmanları ile bir araya geldi.   “TRUMP GÖREVE GELDİĞİNDEN BU YANA 3 KEZ BEYAZ SARAY’A GİTTİ”  WSJ’nin paylaştığı bilgilere göre, Meta CEO’su Mark Zuckerberg, çarşamba günü Beyaz Saray’daydı. Gazeteye konuşan kaynaklar, bunun Trump’ın ikinci başkanlık döneminin başlamasından bu yana Zuckerberg’in yaptığı üçüncü ziyaret olduğunu anlattı. Haberde, Trump’ın bazı danışmanlarının şirketin bu lobicilik stratejisinden bıktığı, bu stratejiyi çok agresif bulduğu ifade edildi.   Meta Sözcüsü Andy Stone, “Rekabet edebilirliği, ulusal güvenliği ve ekonomik büyümeyi etkileyen meseleleri ele almak için politika yapıcılarla düzenli olarak bir araya geliyoruz” derken, Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ve Federal Ticaret Komisyonu ise konu hakkında yorum yapmayı reddetti.   “TRUMP HENÜZ KARARINI VERMEDİ”  Konu hakkında doğrudan bilgi sahibi olan bir kişi, Trump’ın Meta’ya yöneltilen “Instagram ve WhatsApp’ı rekabeti engellemek için satın aldığı” suçlamaları karşısında şirketle uzlaşmaya varılıp varılmayacağı konusunda henüz karar vermediğini söyledi. Federal Ticaret Komisyonu, ABD Kongresi tarafından bağımsız bir ajans olarak kurulsa da Trump tüm bağımsız ajansların Beyaz Saray’ın kontrolünde olduğunu söylemişti. Meta, Trump’ın yeniden başkan seçilmesinin ardından kampanyasına 1 milyon dolar bağışlamış, geçiş sürecinde Trump’ın Florida’daki malikanesi Mar-a-Lago’yu iki kez ziyaret etmişti.   Federal Ticaret Komisyonu, Meta&#039;nın 2012&#039;de Instagram&#039;ı 1 milyar dolara ve 2014&#039;te WhatsApp&#039;ı 19 milyar dolara satın aldığında şirketin sosyal medya üzerindeki tekelini sürdürmek için yasa dışı davrandığı iddiasıyla 2020&#039;de dava açmıştı. Komisyon, Meta&#039;nın bu uygulamalar için fazla ödeme yaptığını öne sürmüştü. Meta, nisan ayında federal yargıçtan Komisyon’un davasını duruşma yapılmadan reddetmesini talep etmişti. Hakkında açılan davada Meta’nın aleyhine bir karar çıkması durumunda Meta, WhatsApp ve Instagram satın almalarından caymak durumunda kalabilir.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qVzhd939FEq5-cLwN81ncw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Meta’ya, antitröst, davası:, “Zuckerberg, Beyaz, Saray’da, lobi, yapıyor”</media:keywords>
</item>

<item>
<title>iPhone 17 ne zaman çıkacak? Gözler Apple duyurusuna çevrildi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/iphone-17-ne-zaman-cikacak-goezler-apple-duyurusuna-cevrildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/iphone-17-ne-zaman-cikacak-goezler-apple-duyurusuna-cevrildi</guid>
<description><![CDATA[ Apple’ın yeni nesil akıllı telefonu iPhone 17 için geri sayım başladı. Teknoloji dünyasında büyük bir merakla beklenen iPhone 17  çıkış tarihi, özellikleri ve yenilikleri hakkında şimdiden birçok iddia ortaya atıldı. Peki, iPhone 17 ne zaman çıkacak ve kullanıcıları hangi sürprizler bekliyor?Apple, her yıl olduğu gibi yeni iPhone modellerini Eylül ayında duyuruyor. Eğer şirket bu geleneğini sürdürürse, iPhone 17’nin Eylül 2025’te tanıtılması bekleniyor. Ön sipariş sürecinin hemen ardından cihazın Eylül ayı sonunda veya Ekim başında satışa çıkması öngörülüyor.Yeni iPhone modelinde daha gelişmiş bir yapay zeka desteği, daha güçlü bir işlemci ve uzun pil ömrü gibi yenilikler olması muhtemel. Ayrıca, Apple’ın ekran teknolojisinde ve kamera sistemlerinde önemli iyileştirmeler yapması bekleniyor.iPHONE 17 FİYATI NE KADAR OLACAK?Fiyatlandırma konusunda kesin bilgiler olmasa da, Apple’ın önceki yıllardaki fiyat politikalarına bakıldığında iPhone 17’nin de premium segmentte konumlandırılacağı tahmin ediliyor.ABD&#039;de iPhone 17 fiyatının 799 dolar civarlarında seyretmesi beklenirken, iPhone 17 Pro Max&#039;in ise 1199 dolardan satışa sunulması bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AyJWzviMOEqATgrGMVkeqA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>iPhone, zaman, çıkacak, Gözler, Apple, duyurusuna, çevrildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>1 Mayıs 2025 itibariyle hangi telefonlarda WhatsApp çalışmayacak?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/1-mayis-2025-itibariyle-hangi-telefonlarda-whatsapp-calismayacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/1-mayis-2025-itibariyle-hangi-telefonlarda-whatsapp-calismayacak</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en popüler mesajlaşma uygulamalarından biri olan WhatsApp, 1 Mayıs 2025 itibarıyla bazı eski model telefonlarda artık desteklenmeyeceğini duyurdu. Şirketin yaptığı açıklamaya göre, teknolojik gelişmelere ayak uydurmak amacıyla uygulama, eski işletim sistemlerine sahip telefonlarda çalışmayı durduracak.WhatsApp, kullanıcılarına cihazlarını ve işletim sistemlerini güncellemeleri ya da daha yeni modellere geçmeleri konusunda uyarıda bulundu. Aksi takdirde mesajlaşma, arama ve medya paylaşımı gibi temel WhatsApp işlevleri 1 Mayıs 2025’ten sonra kullanılamayacak.WhatsApp yetkilileri, bu kararın kullanıcı güvenliğini ve uygulama performansını artırmak amacıyla alındığını belirtti. Destek kesilecek cihazlar arasında, Android 5.0 ve altı sürümlerle çalışan telefonlar ile iOS 12 ve öncesi sürüme sahip bazı iPhone modelleri bulunuyor. Güncelleme alamayan veya eski iOS sürümlerinde kalan cihazlar, bu karardan en çok zarar görecek olanlar arasında.APPLEiPhone 5iPhone 5CiPhone 6 serisiSAMSUNGGalaxy Ace PlusGalaxy Note 3 serisiHUAWEIAscend P6 SHuawei GX1SLGOptimus 4X HDOptimus GMOTOROLAMoto GMoto X. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_1n1X1IEDkK7W5TYffo8bQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 15:47:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Mayıs, 2025, itibariyle, hangi, telefonlarda, WhatsApp, çalışmayacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Drone Yapım ve Kodlama Nedir ?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/drone-yapim-ve-kodlama-nedir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/drone-yapim-ve-kodlama-nedir</guid>
<description><![CDATA[ Drone yapım ve kodlama, kişisel olarak drone&#039;ları sıfırdan üretme ve onları istenilen görevlere göre programlama sürecidir. Drone yapımı sırasında motorlar, pervaneler, sensörler, pil sistemleri ve elektronik devreler gibi bileşenler kullanılarak fiziksel olarak drone oluşturulur. Drone kodlama aşamasında ise oluşturulan drone&#039;a özel yazılım yüklenerek, drone&#039;un hareketlerini kontrol etmek, sensör verilerini işlemek ve otomatik görevleri yerine getirmesini sağlamak amaçlanır. ]]></description>
<enclosure url="http://gundemakisi.com.tr/uploads/images/202504/image_870x580_67ec45f74093e.webp" length="29500" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 01 Apr 2025 23:09:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>drone, drone yapım ve kodlama, drone nedir?, drone yapım ve kodlama nedir?, drone yapım ve kodlama eğitimi, drone yapım ve kodlama kursu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Antarktika&amp;apos;da gizli tehdit simüle edildi: Volkanik patlamalara neden olabilir</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/antarktikada-gizli-tehdit-simule-edildi-volkanik-patlamalara-neden-olabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/antarktikada-gizli-tehdit-simule-edildi-volkanik-patlamalara-neden-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Antarktika’nın buz tabakasının erimesiyle beraber küresel ısınmanın 100 gizli volkanik patlamayı tetikleyebileceği öne sürüldü. Bilim insanları, gerçekleştirdiği 4.000 bilgisayar simülasyonunda buzun erimesiyle magmatik baskının azaldığını ve bu durumun patlama riskini artırabileceğini ortaya koydu.Antarktika’nın devasa buz tabakasının altında yavaş işleyen bir iklim geri besleme döngüsü meydana geliyor olabilir.
Doğu ve Batı Antarktika’yı Transantarktik Dağları ayırıyor; bu kıta, ünlü lav gölüyle bilinen Erebus Dağı gibi volkanik devlere ev sahipliği yapıyor.
Ancak, Antarktika’da en az 100 gizli volkan bulunuyor ve bunların çoğu batı kıyısı boyunca yoğunlaşmış durumda.Bazı volkanlar yüzeyin üzerine çıkarken, diğerleri Antarktika Buz Tabakası’nın birkaç kilometre altında yer alıyor.
İklim değişikliği, buz tabakasının erimesine ve bu da küresel deniz seviyelerinin yükselmesine neden oluyor.
Ancak erime, sadece küresel değil, yerel düzeyde de etkiler yaratıyor.
Buz tabakasının erimesi, altındaki kayalar üzerindeki ağırlığı azaltıyor.
Bu durumun, dünyanın başka bölgelerinde buzul altı volkanik faaliyetleri artırdığı gösterilmişti.Coonin ve ekibi, Antarktika’daki gömülü volkanların buz tabakası kaybından nasıl etkilendiğini anlamak için 4.000 bilgisayar simülasyonu gerçekleştirdi.
Elde ettikleri sonuçlara göre, kademeli buz erimesinin buzul altındaki patlamaların sayısını ve boyutunu artırabileceği ortaya koyuldu.
Bunun nedeni, buz tabakasının yükünün kalkmasının, yüzeyin altındaki magma odaları üzerindeki baskıyı azaltmasıdır.
Bu baskının azalması, sıkışmış magmanın genleşmesine yol açar.
Bu genişleme ise magma odası duvarları üzerindeki baskıyı artırarak patlamalara neden olabilir.Bazı magma odaları aynı zamanda bol miktarda uçucu gaz içerir.
Bu gazlar genellikle magma içinde çözünmüş durumdadır.
Bu gazların dışarı çıkması, magma odasındaki basıncı artırır ve eriyen buz, buzul altındaki bir volkanın patlama olasılığını hızlandırabilir.
Buzul altındaki volkanların patlamaları yüzeyde görünmeyebilir, ancak buz tabakası üzerinde etkileri olabilir.Bu patlamalardan çıkan ısı, yüzeyin derinliklerinde daha fazla buz erimesine yol açabilir ve üstteki buz tabakasını zayıflatabilir.
Bu durum, yüzeyden gelen baskının daha da azalmasına ve ardından yeni volkanik patlamalara neden olabilecek bir geri besleme döngüsü oluşturabilir.
Yazarlar, bu sürecin yavaş olduğunu ve yüzlerce yıl içinde gerçekleştiğini vurguluyor.
Ancak bu, teorik geri beslemenin, insan kaynaklı ısınma durdurulsa bile devam edebileceği anlamına geliyor.
Antarktika’nın buz tabakası, son buzul çağında çok daha kalındı ve aynı buz yükünün azalması, magmanın ve gazların genişlemesi sürecinin geçmişteki patlamalara da katkıda bulunmuş olabileceği düşünülüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lvSI08vVE0q4f3pZU53k_g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Antarktikada, gizli, tehdit, simüle, edildi:, Volkanik, patlamalara, neden, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD kuş gribine bağlı ilk insan ölümünü bildirdi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/abd-kus-gribine-bagli-ilk-insan-oelumunu-bildirdi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/abd-kus-gribine-bagli-ilk-insan-oelumunu-bildirdi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Louisiana eyaletinde 65 yaşının üzerinde olduğu belirtilen bir hasta, H5N1 olarak da bilinen kuş gribi virüsü nedeniyle hayatını kaybetti.ABD&#039;nin Louisiana eyaletindeki bir kişi, H5N1 olarak bilinen kuş gribi virüsü nedeniyle hayatını kaybetti.Bu, ABD&#039;de kuş gribiyle bağlantılı olarak bilinen ilk ölüm olarak kayıtlara geçti.Louisiana Sağlık Bakanlığı (LDH), eyalette başka H5N1 vakalarına rastlanmadığını ve insanlara bulaşma riskine dair bir kanıt bulunmadığını belirtti. NASIL BULAŞTI?Hayatını kaybeden kişi, ölü kuşlarla temas ettikten sonra virüsü kaparak Aralık ayında hastaneye kaldırıldı.ABD&#039;deki ilk ciddi kuş gribi vakası olan bu olayda 65 yaşın üzerinde olduğu belirtilen hastanın ağır solunum yolu semptomları yaşadığı kaydedildi.66 KİŞİ POZİTİFABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri&#039;ne (CDC) göre, ABD&#039;de toplam 66 kişi H5N1 için pozitif test verdi.H5N1, dünya genelinde milyonlarca yabani ve evcil kuşun ölümüne neden oldu ve ABD&#039;de yaklaşık bir yıldır süt inekleri arasında dolaşıyor.İNSANLARDAN BULAŞABİLİR Mİ?Louisiana&#039;daki kişiden toplanan örneklerin genetik analizi, bu kişinin D1.1 genotipi ile enfekte olduğunu ortaya koydu.Bu genotip, son zamanlarda yabani kuşlarda tespit edilen virüslere benzerken, sığırlar arasında yayılan versiyondan farklı.Virüsün insanlar arasında bulaşabildiğine dair bir kanıt ise bulunmuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4sP-XgrmH02DMopPJbwmlg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>ABD, kuş, gribine, bağlı, ilk, insan, ölümünü, bildirdi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;dan kritik toplantı: Mars&amp;apos;tan toplanan örneklerin geleceği belli oluyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-kritik-toplanti-marstan-toplanan-oerneklerin-gelecegi-belli-oluyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-kritik-toplanti-marstan-toplanan-oerneklerin-gelecegi-belli-oluyor</guid>
<description><![CDATA[ NASA’nın Perseverance gezgini tarafından toplanan Mars örnekleri için kritik karar bugün açıklanacak. NASA yöneticisi Bill Nelson ve yardımcısı Nicky Fox, TSİ 21.00’de görevle ilgili düzenlenecek toplantıda güncelleme yapacak. Mars Örneklerini Geri Getirme misyonu, ESA ile iş birliği içinde devam ederken, bütçe kesintileri ve yönetim zorlukları nedeniyle aksaklıklar yaşanıyor. NASA, örneklerin 2040’tan önce Dünya’ya ulaşması için maliyeti azaltmaya yönelik planlar üzerinde çalışıyor.NASA’nın Perseverance gezgini tarafından toplanan Mars örneklerinin kaderi belli oluyor.
NASA yöneticisi Bill Nelson ve yardımcı yönetici Nicky Fox, 7 Ocak Salı günü, TSİ 21.00&#039;de belirsizlikte kalan bu görevle ilgili bir güncelleme sağlayacak.NASA’dan Jessica Taveau, “Bugün yapılacak toplantı Mars’tan bilimsel olarak seçilmiş örnekleri Dünya’ya geri getirme hedefini tamamlama çabalarını, aynı zamanda maliyeti, riski ve görev karmaşıklığını azaltma çalışmalarını içerecek.” dedi.
BİR SÜREDİR SORUNLARLA BOĞUŞUYOR
Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ile NASA’nın ortak Mars Örneklerini Geri Getirme görevi bir süredir sıkıntılarla karşı karşıya.
Görev, Şubat 2021’de Perseverance gezgininin konuşlandırılmasıyla başladı.
Perseverance’ın devam eden misyonunun bir parçası, Mars kayalarından ilginç örnekler toplamak.
Bu örnekler şu anda Mars yüzeyinde kapalı kaplarda bulunuyor ve başka bir görev tarafından toplanıp Dünya’ya geri getirilmesi planlanıyor.2023 yılında, Mars örneklerini geri getirme misyonunun geleceği, bağımsız bir incelemenin programın gerçekçi olmayan bütçe ve zaman çizelgesi beklentileri, ağır işleyen bir yapısı olduğunu ve etkili bir şekilde yönetilecek şekilde düzenlenmediğini ortaya koymasının ardından belirsizleşti.
Temsilciler Meclisi ve Senato tahsis komiteleri, ardından, özellikle Mars Örneklerini Geri Getirme misyonundan, NASA’nın 2024 bütçesinden 454 milyon dolarlık kesinti içeren bir bütçe önerdi.NASA da misyon üzerindeki harcamalarını azalttı ve misyonu yöneten Jet Propulsion Laboratory’den (Jet İtki Laboratuvarı) çok sayıda çalışan ve yükleniciyi işten çıkardı.
Bu durum, görevin iptal edilebileceği ve Perseverance tarafından doldurulan kapların belirsiz bir süre boyunca Mars yüzeyinde kalabileceği endişelerini artırdı.
Nisan 2024’te Nelson ve Fox, görevin iptal edilmediğini ve uzay ajansının hem maliyeti düşürmek hem de örnekleri 2040’tan önce Dünya’ya getirmek için bir yol aradığını açıkladı.Ekim 2024’te NASA, Mars Örneklerini Geri Getirme misyonunun geleceğini değerlendirmek üzere yeni bir ekip oluşturduğunu ve bu ekibin tam raporunun 2024 yılı sonuna kadar beklenildiğini duyurdu.
Canlı yayında bu raporun bulgularının açıklanma olasılığı yüksek.
Bu yayın NASA’nın internet sitesinden veya resmi YouTube kanaılndan canlı yayınlanacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9nsiUdEEDkWtrERywlggcw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASAdan, kritik, toplantı:, Marstan, toplanan, örneklerin, geleceği, belli, oluyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Nvidia, RTX 5000 serisini tanıttı: Türkiye fiyatı belli oldu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nvidia-rtx-5000-serisini-tanitti-turkiye-fiyati-belli-oldu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nvidia-rtx-5000-serisini-tanitti-turkiye-fiyati-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Nvidia, CES 2025 etkinliğinde Blackwell serisine ait yeni ekran kartlarını tanıttı. RTX 5070, 5070 Ti, 5080 ve amiral gemisi RTX 5090 modelleri, önceki nesillere göre performans artışı sunuyor. Ayrıca teknoloji devi, yapay zeka desteğiyle oyunlardaki FPS performansını iyileştiren DLSS özelliğini de tanıttı.Nvidia, Blackwell serisinden yeni masaüstü ekran kartlarını CES 2025’te düzenlediği sunumda resmi olarak tanıttı.Beklendiği gibi, Kaliforniyalı GPU devi bu etkinlikte yalnızca RTX 5000 serisinin dört üst modelini tanıttı.DLSS ÖZELLİĞİ TANITILDINvidia, DLSS özelliğiyle birlikte yapay zekanın yardımıyla oyunlarda FPS&#039;i artırarak görüntük kalitesini iyileştirebiliyor. DLSS 4, yeni Çoklu Kare Oluşturma, geliştirilmiş Işın Oluşturma ve Süper Çözünürlük özelliklerini sunuyor.RTX 5070 VE 5070 TI  Nvidia GeForce RTX 5070’in ABD’de Ocak ayı içinde 549 dolardan başlayan fiyatlarla satışa sunulması bekleniyor.  Modelin tavsiye edilen Türkiye fiyatının ise 23.649 TL olduğu öğrenildi.   RTX 5070; 12 GB GDDR7 VRAM, 192-bit bellek arayüzü ve 6.144 CUDA çekirdeği ile birlikte geliyor ve 250 Watt’lık bir TGP’ye sahip.  Ayrıca bu modelin RTX 4090 ile aynı performansı göstereceği kaydedildi.  Bir diğer model olan Nvidia GeForce RTX 5070 Ti da önceki nesle kıyasla daha uygun fiyatla geliyor.  Bu modelin fiyatı 749 dolar olarak belirlendi. Türkiye fiyatının ise 34.959 TL olması bekleniyor.  RTX 5070 Ti, 16 GB GDDR7 bellek, 256-bit bellek arayüzü ve 8.960 CUDA çekirdeği ile donatılmış. Bu modelin TGP değeri 300 Watt, Nvidia bu model için en az 750 Watt’lık bir güç kaynağı öneriyor.  RTX 5080&#039;İN BİR ÖNCEKİ MODELE GÖRE FİYATI DÜŞÜK  En büyük fiyat düşüşü Nvidia GeForce RTX 5080 modelinde gerçekleşti.  Bu model, 999 dolardan satışa sunulacak ve bu fiyat, Ada-Lovelace neslinin 2022’de 1.199 dolara çıkan eşdeğer modeline göre 200 dolar (yüzde 17) daha düşük.  Tavsiye edilen Türkiye fiyatı ise 46.679 TL olarak belirlendi.    RTX 5080’de de 256-bit bellek arayüzü ve 16 GB VRAM bulunuyor. Ancak bu model, 10.752 CUDA çekirdeği ve 360 Watt güç tüketimi ile biraz daha fazla enerji tüketiyor.  AMİRAL GEMİSİ RTX 5090   Blackwell serisinin amiral gemisi olan RTX 5090 ise belirgin bir fiyat artışıyla geliyor. Devasa 32 GB GDDR7 video belleği nedeniyle Nvidia GeForce RTX 5090’ın ABD fiyatı tam 1.999 dolar olarak açıklandı.  Cihazın tavsiye edilen Türkiye fiyatının ise 92.849 TL olduğu ortaya çıktı.   RTX 5090, 21.760 CUDA çekirdeği, 575 Watt TGP ve 512-bit bellek arayüzü ile performans açısından zirveyi zorlayacak.  Bu segmentte AMD veya Intel’in rakip bir ürünü bulunmuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T7aqA2PmGUuhGoBa3f3IzA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Nvidia, RTX, 5000, serisini, tanıttı:, Türkiye, fiyatı, belli, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Xbox&amp;apos;tan PlayStation 5 Pro&amp;apos;ya karşı hamle: Yeni konsol 2026&amp;apos;da çıkabilir</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/xboxtan-playstation-5-proya-karsi-hamle-yeni-konsol-2026da-cikabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/xboxtan-playstation-5-proya-karsi-hamle-yeni-konsol-2026da-cikabilir</guid>
<description><![CDATA[ Xbox&#039;ın Sony&#039;nin PlayStation 5 Pro hamlesinin ardından &quot;Xbox Prime&quot; isminde yeni nesil bir konsol geliştirdiği ortaya çıktı. 2026 yılında piyasaya sürülmesi beklenen bu konsolla birlikte Call of Duty&#039;nin yeni serisinin de çıkış yapması bekleniyor.. Öte yandan oyun konsolu devinin taşınabilir bir oyun cihazı üretme planının da olduğu kaydedildi.Microsoft, PlayStation 5 Pro ile en güçlü konsola sahip olma unvanını alan Sony&#039;e karşı sessizliğini sürdürürken, yeni bir söylentiye göre Xbox Series X/S modellerinin yerini alacak bir sonraki Xbox konsolu gelecek yıl piyasaya çıkabilir.
Bu haber, genellikle Call of Duty ile ilgili bilgileri sızdırmasıyla tanınan TheGhostofHope adlı bir kaynaktan geliyor.Hope’un son sosyal medya paylaşımlarına göre, Microsoft bu yeni konsolu “Xbox Prime” olarak adlandırıyor.Artık Activision ve Call of Duty stüdyolarının çoğu Microsoft’un çatısı altında olduğuna göre, FPS devinin 2026 yılında piyasaya sürülecek yeni oyununun, bu yeni nesil Xbox konsolunun çıkış gününde hazır olacağı bildiriliyor.
Call of Duty&#039;nin bu yeni oyunu, serinin Modern Warfare alt serisinin yaratıcıları olan Infinity Ward tarafından geliştirilecek.Microsoft&#039;un ayrıca taşınabilir bir oyun cihazı geliştirme konusuna ilgi gösterdiği de öne sürüldü.
Xbox konsol platformunu taşınabilir hale getirecek bu oyun cihazı henüz tanıtılmadı veya açıklanmadı, ancak bu cihazın 2026 Xbox konsolundan sonra piyasaya sürüleceği kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BYku14qjOEe7LuOMS3ivQQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Xboxtan, PlayStation, Proya, karşı, hamle:, Yeni, konsol, 2026da, çıkabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;dan uzay çağını değiştirecek keşif: Ay saatinin ayrıntıları ortaya çıktı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-uzay-cagini-degistirecek-kesif-ay-saatinin-ayrintilari-ortaya-cikti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-uzay-cagini-degistirecek-kesif-ay-saatinin-ayrintilari-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın Jet İtki Laboratuvarı (JPL) araştırmacıları, Ay&#039;da zaman ölçümünü Dünya&#039;ya göre belirlemek için yeni bir sistem tasarladı. Araştırmacılar mevcut verilere dayanarak Ay zamanının Dünya zamanına göre daha hızlı ilerlediğini ortaya koydu. Buna göre kütleçekim ve göreliliğin etkileri nedeniyle Ay&#039;daki saatin Dünya saatinden farklı çalışacağı kaydedildi. &quot;Zaman genişlemesi&quot; ilkesine dayalı bu sistem, uzay misyonlarında nanosaniye hassasiyeti sağlayarak Ay görevlerini destekleyecek.NASA&#039;nın Jet İtki Laboratuvarı (JPL) araştırmacıları, Ay zamanı ölçümü için yeni bir sistem hesapladı.
Çoğu insanın günlük programları için gerekli olmasa da, Ay yüzeyindeki zamanın Dünya zamanına kıyasla belirlenmesi, Ay&#039;da kalıcı bir insan varlığı sağlamak için hayati önem taşıyor.Geçtiğimiz yılın başlarında ABD Başkanı Joe Biden, NASA&#039;yı Koordine Edilmiş Ay Zamanı (LTC) hesaplaması üzerinde çalışmaya başlaması için görevlendirdi.
Ancak, kütleçekim kuvveti ve göreliliğin karmaşıklıkları nedeniyle, Artemis Üs Kampı&#039;ndaki saatler Dünya&#039;dakilerden farklı çalışacağı belirtildi.
Bu da mümkün olduğunca doğru ve güvenilir çalışacak tamamen yeni saatlerin tasarlanmasını gerektiriyor.Physical Review D dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, yeni sistemin anahtarı “zaman genişlemesi” olarak bilinen görelilik zaman dönüşümleri.
JPL astrofizikçisi ve çalışmanın ortak yazarı Slava Turyshev, Popular Science dergisine yaptığı açıklamada, “Çalışmamız, Ay çevresi ve derin uzay ortamlarında zaman standardizasyonu için daha geniş hedeflerle kavramsal olarak uyumludur. Bu standartlar, navigasyon, iletişim ve bilimsel operasyonlar için nanosaniyenin altındaki bir eşzamanlama gerektiren gelecekteki Ay görevleri için temel teşkil ediyor.” dedi.
AY VE DÜNYA SAATİNİN FARKLILIKLARI
Bir saniyenin uzunluğu, kütleçekim kuvvetine ve göreceli hıza bağlı olarak farklı şekilde algılanır.
Örneğin, Ay&#039;daki bir astronot Dünya merkezli bir saate baktığında, saatin her bir Dünya gününde yaklaşık 56 mikrosaniye kaybettiğini görür.
Bu miktar küçük gibi görünse de zamanla birikir ve milyarlarca dolarlık Ay görevleri ve astronot hayatları söz konusu olduğunda büyük sorunlara yol açabilir.Turyshev’in ekibi, “Bu sistemler, operasyonel verimlilik, bilimsel çalışmalar ve Ay&#039;daki gelecekteki ticari faaliyetler için kritik öneme sahiptir. Mevcut Dünya merkezli çerçeveler bu gereksinimleri karşılamada yetersizdir ve bağımsız bir Ay koordinat ve zaman sistemi geliştirilmesini gerekli kılmaktadır.” ifadelerini kullandı. 
JPL araştırmacıları Dünya&#039;daki zaman ölçümünde kullanılan görelilik ilkelerini Ay ortamına uyarladı.
Bu süreçte daha zayıf Ay yerçekiminin saatlerin daha hızlı çalışmasına neden olması, Ay’ın yörüngesi sırasında meydana gelen periyodik zaman değişiklikleri ve zaman üzerinde etkili olan “kütle yoğunluğu anomalileri” gibi faktörler dikkate alındı.
Araştırmacılar, 2011 yılında fırlatılan ve on yıl süren NASA’nın Gravity Recovery and Interior Laboratory (GRAIL) görevi sırasında toplanan detaylı verilere başvurdu.GRAIL görevi, Ay’ın yüzeyini haritalandırmanın yanı sıra kütleçekim alanını ölçmek için bir çift uydu kullandı.
Ayrıca, Ay ve Dünya arasındaki yörünge mesafelerini milimetre hassasiyetinde ölçen Lunar Laser Ranging (LLR) projesinden elde edilen bilgiler de dikkate alındı.
Son derece yoğun hesaplamalar ve fizik analizlerinin ardından Turyshev ve ekibi, Ay zamanının Dünya zamanına göre günde yaklaşık 56 mikrosaniye ilerlediğini belirledi.Ay’ın yörüngesine bağlı olarak değişen bu yarı düzenli salınımlar, her 27.5 günde sadece yaklaşık 0.47 mikrosaniyelik farklar oluşturuyor.
Ancak bu küçük farklılıklar, güvenli roket inişleri ve görev programları gibi hesaplamalarda büyük fark yaratabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jPjBEPYE-U2lrPk5eF-xOA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASAdan, uzay, çağını, değiştirecek, keşif:, saatinin, ayrıntıları, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Black Mirror gerçek oldu: Yapay zeka için 2 saat yeterli!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/black-mirror-gercek-oldu-yapay-zeka-icin-2-saat-yeterli</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/black-mirror-gercek-oldu-yapay-zeka-icin-2-saat-yeterli</guid>
<description><![CDATA[ Google ve Stanford Üniversitesi&#039;nden araştırmacılar, sadece iki saatlik bir yapay zeka görüşmesinin insan kişiliğini yüksek doğrulukla taklit edebileceğini keşfetti. Bin 52 katılımcıyla gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen verilerle, her bireyin &quot;simülasyon ajanı&quot; (YZ kopyası) oluşturuldu. Uzmanlar, insan davranışlarını modelleme konusunda yeni fırsatlar sunan çalışmanın manipülasyon ve istismar gibi amaçlarla kullanılabileceği uyarısında bulundu.Google ve Stanford Üniversitesi&#039;nden araştırmacılar tarafından yapılan, ön baskı veritabanı arXiv&#039;de 15 Kasım&#039;da yayınlanan yeni bir çalışma, insan kişiliğinin birebir kopyasını çıkarmak için yapay zeka (YZ) modeliyle iki saatlik bir sohbetin yeterli olduğunu ortaya koydu. 
Çalışma kapsamunda bin 52 katılımcıyla gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen verilerle, her bireyin &quot;simülasyon ajanı&quot; (YZ kopyası) oluşturuldu.Simülasyonların doğruluğunu test etmek için katılımcılar iki farklı zamanda kişilik testleri, sosyal anketler ve mantık oyunları tamamladı.
Aynı testler, yapay zeka simülasyonlarına da uygulandığında, insan yanıtlarıyla yüzde 85 oranında doğru şekilde eşleştiği görüldü.Çalışmada, yapay zeka simülasyonlarının halk sağlığı politikalarının etkisini değerlendirmekten ürün lansmanlarına verilen tepkileri ölçmeye kadar geniş bir kullanım alanı olduğu belirtildi.
Ayrıca, etik ya da lojistik zorluklar nedeniyle insanların katılımının mümkün olmadığı durumlarda, büyük ölçekli toplumsal olaylara verilen tepkileri modellemek için kullanılabileceği ifade edildi.Araştırmacılar tarafından &quot;İnsan tutum ve davranışlarının simülasyonu, araştırmacılara geniş bir yelpazede teoriler ve müdahalelerİ test edebilecekleri bir laboratuvar sunabilir&quot; diyerek teknolojinin potansiyelini vurguladı.Araştırmada kullanılan yöntem, katılımcıların yaşam öyküleri, değerleri ve toplumsal görüşlerini kapsayan detaylı görüşmelerle zenginleştirildi.
Yapay zekanın, standart anketlerin yakalayamayacağı nüansları algılayabildiği, ancak ekonomik karar verme gibi dinamik ve bağlamsal süreçlerde daha düşük doğruluk sergilediği belirtildi.Teknolojinin olası kötüye kullanım riskleri de vurgulandı. Deepfake ve benzeri teknolojiler, sahte kimlikler oluşturmak, manipülasyon ve istismar gibi amaçlarla kullanılabiliyor.
Araştırmacılar, yapay zeka simülasyonlarının da bu tür tehditlere açık olduğunu belirtti.Stanford Üniversitesi&#039;nden çalışmanın başyazarı Joon Sung Park, &quot;Etrafınızda sizin yerinize karar veren bir grup küçük &quot;siz&quot; olduğunu hayal edin. Bu, insan davranışını anlamada yeni bir çağın başlangıcı olabilir.&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NE3pYMVDAU2XSQIQQEInwA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Black, Mirror, gerçek, oldu:, Yapay, zeka, için, saat, yeterli</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Jeff Bezos, Elon Musk&amp;apos;a karşı: Blue Origin roketinin fırlatma tarihi belli oldu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/jeff-bezos-elon-muska-karsi-blue-origin-roketinin-firlatma-tarihi-belli-oldu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/jeff-bezos-elon-muska-karsi-blue-origin-roketinin-firlatma-tarihi-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Jeff Bezos&#039;ın uzay şirketi Blue Origin, New Glenn roketini fırlatmaya hazırlanıyor. 10 Ocak tarihinde fırlatılacağı açıklanan roket, SpaceX&#039;in Falcon 9 roketinde olduğu gibi denizdeki bir gemiye iniş yapacak. Milyarder Elon Musk&#039;ın uzay şirketi SpaceX&#039;e rakip olmak isteyen Bezos&#039;un roketi NG-1 olarak adlandırılan bu görevde, gelecekteki Blue Ring üretim uzay aracında kullanılacak yere dayalı radyometrik takip sistemini de test edecek.Blue Origin&#039;in güçlü New Glenn roketinin ilk görevine dair fırlatma tarihi nihayet belli oldu.
Planlar sorunsuz ilerlerse, New Glenn ilk uçuşunu 10 Ocak Cuma günü Florida&#039;daki Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu&#039;ndan gerçekleştirecek.
Blue Origin&#039;in New Glenn Kıdemli Başkan Yardımcısı Jarrett Jones, hedef fırlatma tarihini duyurduğu açıklamada, şunları söyledi:
&quot;Bu bizim ilk uçuşumuz ve bunun için titizlikle hazırlandık. Ancak hiçbir yer testi ya da görev simülasyonu bu roketin uçuşunun yerini tutamaz. Artık uçma zamanı. Ne olursa olsun, bu süreçten öğrenip edindiğimiz bilgileri bir sonraki fırlatmamıza uygulayacağız.&quot;Amazon&#039;un kurucusu Jeff Bezos tarafından 2000 yılında kurulan Blue Origin, New Glenn roketini yaklaşık on yıldır geliştiriyor.
98 metre yüksekliğindeki bu roket, yeniden kullanılabilir bir ilk aşamaya sahip ve yaklaşık 50 tonluk yükü düşük Dünya yörüngesine (LEO) taşıyabiliyor.
Karşılaştırma yapmak gerekirse, SpaceX’in kısmen yeniden kullanılabilir Falcon Heavy roketi, düşük Dünya yörüngesine yaklaşık 70 ton yük taşıyabiliyor.Blue Origin, yaklaşan ilk görevi NG-1 olarak adlandırıyor.
New Glenn, bu uçuşta bir yük taşıyacak: şirketin &quot;Blue Ring&quot; uzay aracı platformunun test versiyonu.
Bu platform, müşteri yüklerini çeşitli yörüngelere ulaştırmak gibi görevler için tasarlandı.
Şirketin geçen ay yaptığı bir görev tanımına göre, bu test modeli Blue Ring’in iletişim yeteneklerini yörüngeden yere doğrulayacak.
Ayrıca Blue Origin şu bilgileri de ekledi:
&quot;Bu görev, uzayda kullanılan telemetri, takip ve komut donanımını, ayrıca gelecekteki Blue Ring üretim uzay aracında kullanılacak yere dayalı radyometrik takip sistemini test edecek. Pathfinder, New Glenn’in ikinci aşamasında kalacak ve altı saat sürmesi beklenen görev boyunca kullanılacak.&quot;NG-1 görevi, Blue Origin’in New Glenn roketini ABD hükümeti için ulusal güvenlik görevlerini fırlatmaya sertifikalandırma sürecine de katkı sağlayacak.
Genel olarak, yeni roketlerin bu tür görevler için onay alabilmesi adına iki başarılı uçuş gerçekleştirmesi gerekiyor.Blue Origin’in New Glenn roketi SpaceX’in Falcon 9 ve Falcon Heavy roketlerinde olduğu gibi denizdeki bir gemiye iniş yapacak.
Blue Origin, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
&quot;Temel hedefimiz, güvenli bir şekilde yörüngeye ulaşmak. İlk denememizde Atlantik Okyanusu’nda açık denizde bir itici inişi gerçekleştirmek iddialı bir hedef ancak bunu deneyeceğiz.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pNRnMCWXkEGaZHbfRcd8Dw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Jeff, Bezos, Elon, Muska, karşı:, Blue, Origin, roketinin, fırlatma, tarihi, belli, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Havacılık uzmanları değerlendirdi: Boeing&amp;apos;de sular durulacak mı?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/havacilik-uzmanlari-degerlendirdi-boeingde-sular-durulacak-mi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/havacilik-uzmanlari-degerlendirdi-boeingde-sular-durulacak-mi</guid>
<description><![CDATA[ Amerikan gazetesi Wall Street Journal, Amerikan havacılık devi Boeing&#039;in son skandalların ve kalite krizlerinin ardından kendisini toparlamak için ne yapması gerektiğini inceledi. Havada patlayan bir acil çıkış kapısı ,fabrikada yaşanan kalite kontrol krizleri, uzayda mahsur kalan astronotlar, üretimi felç eden bir grev... Son beş yılda Boeing&#039;in karşı karşıya olduğu sorunlar saymakla bitmiyor. İşte uzmanlara göre Boeing&#039;i ipin ucundan alabilecek bazı yöntemler.Havada patlayan bir acil çıkış kapısı. Fabrikada yaşanan kalite kontrol krizleri. Uzayda mahsur kalan astronotlar. Üretimi felç eden bir grev.
Boeing&#039;in karşı karşıya olduğu sorunlar saymakla bitmiyor.
2018 ve 2019&#039;da 346 kişinin ölümüne yol açan iki ölümcül kaza da denkleme dahil olduğunda, şirketin gidişatı hiç iç açıcı değil.Boeing&#039;in yeni CEO&#039;su Kelly Ortberg, kasım ayında şirket çalışanlarıyla düzenlediği toplantıda, &quot;Arkadaşlar, durum çok kötü.&quot; dedi.
Boeing, Avrupa&#039;nın Airbus&#039;ıyla birlikte ABD&#039;nin en büyük ihracatçısı ve dünyanın iki büyük ticari jet uçağı üreticisinden biri. Şirket ayrıca, ABD ordusu için jetler, bombalar ve helikopterlerle birlikte NASA için roketler ve uzay araçları üretiyor.Amerikan gazetesi Wall Street Journal, Boeing&#039;in kendisini toparlamak için ne yapması gerektiğini inceledi.
Mevcut ve eski Boeing liderleri, havayolu yöneticileri, çalışanlar ve tedarikçiler bu konuda fikirlerini paylaştı... İşte Boeing&#039;i ipin ucundan alabilecek bazı yöntemler.Boeing onlarca yıldır havacılık öncüsüydü -ancak Boeing&#039;in yeni bir uçak tanıtmasının üzerinden 20 yıl geçti. O zamandan beri, jet üreticisi mevcut modellerinde güncellemeler yaptı.
1996&#039;dan 2003&#039;e kadar Boeing&#039;in CEO&#039;su olan Phil Condit, Boeing&#039;in mümkün olan en kısa sürede yepyeni bir tasarım üzerinde çalışmaya başlaması gerektiğini söyledi.Boeing&#039;in ABD Temsilcisi Adam Smith ise, &quot;Başarılı şirketler büyük bahisler yapar. Önceden bir maliyeti var ama yapıyorlar.&quot; diye konuştu.
Washington Üniversitesi&#039;nde kariyer merkezi direktörü ve eski Boeing program yöneticisi olan Gail Cornelius, &quot;Mevcut nesil sosyal etkiyle çok ilgileniyor. Blue Origin insanları Mars&#039;a göndermek istiyor. Tesla, gazdan kurtulmak istiyor. Sosyal etki elle tutulur. Boeing&#039;in böyle bir etkisi yok.&quot; dedi.Boeing&#039;in şirket politikası zamanla yaratıcılığa ve kaliteye değer veren bir kültürden hissedar getirilerine öncelik veren bir politikaya dönüştü.
Yetkililere göre, şirketin her katmanına, fabrika zeminini süpüren kişiye kadar, herkes için en önemli odak noktası mükemmellik ve uçuş güvenliği olmalı.737 MAX kazaları halkın güvenini sarstı. Düzenleyiciler, yasa koyucuların baskısı altında, şirketi daha yakından incelemeye başladı, teslimatları ve yeni uçak modellerinin onayını yavaşlattı.
Geçtiğimiz yıl yaşanan olaylar halkın güvenini daha da aşındırdı. Boeing, temmuz ayında ölümcül MAX kazalarından önce hava güvenliği düzenleyicilerini yanılttığı yönündeki bir suçlamayı kabul etti.Boeing&#039;in Starliner uzay aracı, teknik sorunlar nedeniyle iki astronotu Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda mahsur bıraktıktan sonra şimdi belirsiz bir gelecekle karşı karşıya.
Uzmanlar, Boeing&#039;in yeni bir uçak tasarlamak gibi büyük bir hamle yapmadan önce güvenlik sorunlarını düzene koyması gerektiğini söylüyor.
Boeing&#039;in başka bir hata daha ayapma lüksü yok.Boeing, havayolları arasında popüler hale gelen daha verimli Airbus A330 ile rekabet etmek için geniş gövdeli 787&#039;yi üretti.
787 harika bir uçaktı ancak aşırı mühendislik örnekleri içeriyordu.
Boeing jetlerinin dünyadaki en büyük sahibi olan kiracı AerCap&#039;in CEO&#039;su Aengus Kelly, &quot;Mühendislerin çılgınca hareket etmelerine izin verildi. Ay&#039;a uçabilen bu uçağı yaratma çabaları nedeniyle program maliyetin 26 milyar dolar üzerindeydi. Uçak 19 ay sonra uçmaya hazır hale geldi.&quot; dedi.Dış kaynak kullanımının artması, Boeing&#039;in tasarım ve üretim süreci üzerindeki inisiyatifini azalttı.
Son dönemdeki kalite sorunlarının birçoğu, Boeing&#039;in 2005 yılında ayırdığı bir gövde üreticisi olan Spirit AeroSystems&#039;a dayanıyor.2019&#039;da Etiyopya Havayolları&#039;nın 737 MAX uçağının düşmesi ve 157 yolcu ve mürettebatın ölmesi üzerine Etiyopya Havayolları CEO&#039;su olan Tewolde Gebremariam, mümkün olduğunca tasarım ve üretimi şirket içinde gerçekleştirin dedi. Kaza, uçakların bir yıldan uzun süre küresel olarak yere indirilmesine yol açtı.
Boeing, parçaları tasarlayan mühendisler ile bunları üretmekle görevli tedarikçiler arasında koordinasyon sağlamak için büyük ölçüde aracılara güveniyor. Bu durum, sorunlar ortaya çıktığında işleri yavaşlatıyor ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ScNHHC9p_U-MNuAwnjvJDQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Havacılık, uzmanları, değerlendirdi:, Boeingde, sular, durulacak, mı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA paylaştı: Mars&amp;apos;taki toz şeytanlarının inanılmaz görüntüsü!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-paylasti-marstaki-toz-seytanlarinin-inanilmaz-goeruntusu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-paylasti-marstaki-toz-seytanlarinin-inanilmaz-goeruntusu</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın Mars Keşif Yörünge Aracı&#039;ndaki HiRISE Kızıl Gezegen&#039;in yüzeyini sarsan toz şeytanlarının izlerini gözler önüne serdi. 2022&#039;de kaydedilen görüntülerde toz şeytanlarının örümcek ağlarına benzer izler bıraktığı Haldane Krateri yer alıyor.NASA, Mars yüzeyinde dönen toz şeytanlarını gösteren inanılmaz görüntüleri paylaştı.
Eylül 2022&#039;de NASA&#039;nın Mars Keşif Yörünge Aracı&#039;ndaki HiRISE kamerası tarafından çekilen görüntü, Mars&#039;ın Haldane Krateri&#039;nde oluşan toz şeytanlarının etkisini gösterdi. 
Hem Dünya&#039;da hem de Mars&#039;ta görülebilen ve yüzeydeki tozları birbirine katan hortumlara &#039;toz şeytanı&#039; ismi veriliyor. Bunlar diğer hortumlardan farklı olarak gökyüzünden aşağı doğru değil, yerden yukarı doğru oluşuyor.Bu doğa olayı, Mars yüzeyinde izler bırakırken, diğer toz şeytanları da yer değiştirmeden önce dağılıyor.
Bilim insanları, bu görüntüleri inceleyerek Mars&#039;ın atmosferik süreçlerini daha iyi anlamayı amaçlıyor.
Özellikle, tozun yüzeydeki birikme hızı üzerinde yapılan araştırmalar, gezegenin iklimini yönlendiren hava koşulları hakkında daha fazla bilgi sunuyor.Mars&#039;ın atmosferi, Dünya&#039;nınkinden çok daha ince ve karbondioksit yönünden zengin. Bu, gezegenin yüzeyinde soğuk ve zorlu yaşam koşullarına yol açıyor.
Mars&#039;ta bulunan volkanlar, geniş kanyonlar ve geçmişte sıvı suyun varlığına dair jeolojik kanıtlar, gezegenin bir zamanlar daha kalın bir atmosfere sahip olduğunu ve yaşam barındırabileceğini düşündürüyor.Mars&#039;taki toz şeytanları, bilim insanları için oldukça önemli bir fenomen. Bu doğa olayları, Mars yüzeyindeki tozun hareketini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda gezegenin atmosferini ve iklimini de etkileyebilir.
Toz şeytanlarının etkisi, Mars yüzeyindeki makineler için hem faydalı hem de zararlı olabilir; özellikle güneş panelleri üzerinde toz birikmesi, verimliliği düşürebilirken, güçlü rüzgarlar panelleri temizleyerek faydalı bir etki yaratabilir.NASA&#039;nın JPL ekibi tarafından yayınlanan son görüntüler, Mars yüzeyindeki toz şeytanlarının hareketini ve etkisini daha ayrıntılı bir şekilde gözler önüne seriyor.
Bilim insanları, bu fenomenin daha iyi anlaşılmasının, gelecekteki Mars görevlerinde önemli bir rol oynayacağına inanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Cj8sB09jd0W0-n91yKmCzQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, paylaştı:, Marstaki, toz, şeytanlarının, inanılmaz, görüntüsü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzun süre telefonla oynamanın az bilinen bir zararı ortaya çıktı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/uzun-sure-telefonla-oynamanin-az-bilinen-bir-zarari-ortaya-cikti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/uzun-sure-telefonla-oynamanin-az-bilinen-bir-zarari-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Uzun süre telefonla oynamanın kalp hastalıkları, bellek zayıflaması, kalıcı işitme bozukluklukları gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açtığı uzun zamandır bilinen bir gerçek. Ancak yeni yapılan bir araştırma, uzun saatler boyunca telefona bakmanın, migren ataklarını tetiklediğini de ortaya koydu.Çin’deki Taiyuan Merkez Hastanesi’nden araştırmacılar, uzun süre telefon kullanmanın, migreni tetikleyebilecek iki alışkanlıktan biri olduğunu belirlediler. Diğer tetikleyici faktör ise aşırı kümes hayvanı eti tüketimi olarak açıklandı.Ses getiren çalışmada; kahve içmek ve uskumru, ton balığı gibi yağlı balıklar tüketmenin, migren ağrılarını azalttığı gözlemlendi.
Migren; baş ağrısı atakları, ışığa duyarlılık, yorgunluk ve mide bulantısına yol açabilen şiddetli bir rahatsızlıktır.Türkiye’de bu yılın başlarında yayımlanan bir makalede de, akıllı telefon kullanımının migren hastalarında baş ağrısının süresini ve sıklığını artırdığı açıklanmıştı. Aşırı telefon kullanımı, migren hastalarında uyku kalitesinin düşmesine ve gündüz yorgunluk hissine neden olabiliyor.İngiltere’de yaklaşık altı milyon kişi migrenle mücadele ediyor. Birçoğu, ağrıyı hafifletmek için ağrı kesicilere veya atakların süresini kısaltan &#039;&#039;triptan&#039;&#039; adlı reçeteli ilaçlara başvuruyor.Son yıllarda İngiltere Ulusal Sağlık Servisi, kalsitonin geniyle ilişkili peptit inhibitörleri gibi devrim niteliğinde yeni migren ilaçlarını piyasaya sürmeye başladı. Bu ilaçlar, yalnızca diğer tedavilere yanıt vermeyen hastalara öneriliyor.Uzmanlar, migren hastalarına atakları tetikleyen alışkanlıkları tespit etmelerini tavsiye ediyor. Stres, düşük kan şekeri ve aşırı kafein tüketimi migren riskini artırabiliyor.The Migraine Trust’ın yöneticisi Pippa Coulter, “Bazı kişiler için ekran parlaması veya ışık, migreni tetikleyebilirken, bazıları uzun süre ekran başında kalmaktan kaynaklanan boyun ve omuz kas gerginliğinden etkileniyor. Eğer telefon kullanımı sonrasında sık sık migren atakları yaşanıyorsa; ekran parlaklığını ayarlamak, yazı boyutunu değiştirmek, duruşu gözden geçirmek veya telefon kullanım süresini azaltmak gibi kararlar almak faydalı olabilir. Düzenli aralıklarla mola vermek, atakların tetiklenmesini engellemeye yardımcı olabilir&#039;&#039; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R938ItGdL06fYa8DeFMDJA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Uzun, süre, telefonla, oynamanın, bilinen, bir, zararı, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA bilim kurgu filmlerindeki yanılgıyı açıkladı: Yaşam mümkün değil!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-bilim-kurgu-filmlerindeki-yanilgiyi-acikladi-yasam-mumkun-degil</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-bilim-kurgu-filmlerindeki-yanilgiyi-acikladi-yasam-mumkun-degil</guid>
<description><![CDATA[ ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, Dune ve Star Wars gibi bilimkurgu serilerindeki büyük yanılgıyı açıklığa kavuşturdu. Son yapılan araştırmalara göre, yaşanabilir bölge olarak adlandırılan alanlarda yer alsalar bile, çöl gezegenleri zamanla su rezervlerini kaybederek yaşam için elverişsiz hale geliyor.NASA tarafından yapılan son araştırmalar, bilim kurgu dünyasında popüler olan çöl gezegenlerinin, yaşam barındırma ihtimalinin oldukça düşük olduğunu ortaya koydu.
“Dune” ve “Star Wars” gibi filmlerle tanınan bu kurak dünyalar, gerçekte yaşamın sürdürülebilmesi için gereken en temel kaynağı, yani suyu uzun vadede muhafaza edemiyor.Amerikan Jeofizik Birliği’nin 2024 yıllık konferansında sunulan ön bulgulara göre, yaşanabilir bölge olarak adlandırılan alanlarda yer alsalar bile, çöl gezegenleri zamanla su rezervlerini kaybederek yaşam için elverişsiz hale geliyor. Araştırmayı yürüten NASA ekibi, suyun bir gezegenin sıcaklığını düzenlemede kritik bir rol oynadığını ve yaşamın sürdürülebilmesi için istikrarlı bir iklimin şart olduğunu vurguluyor.Washington Üniversitesi doktora öğrencisi Haskelle Trigue White-Gianella, “Bir Dünya okyanusundan çok daha az suya sahip olan bu kurak gezegenler evrende yaygın olabilir. Ancak istikrarlı bir iklim için belirli bir su miktarına ihtiyaç var” dedi.Su Kaybı ve İklim KaosuAraştırma, az miktarda suya sahip gezegenlerin karbon döngülerinde bozulmalar yaşayabileceğini ve bu durumun iklim değişikliğini tetikleyebileceğini gösteriyor. Yüzeyinin yüzde 10’undan daha azı suyla kaplı gezegenler ise suyu koruyamadıkları için yaşanabilirliklerini hızla kaybediyor. Bu süreç, bir zamanlar yaşanabilir olduğu düşünülen Venüs’te de yaşanmış olabilir.NASA’nın Yaşanabilir Dünyalar Gözlemevi projesi, uzak güneş sistemlerinde yaşam potansiyeli olan gezegenleri incelemeyi sürdürüyor. Çalışmalar, suyun bir gezegenin yaşam barındırma olasılığında oynadığı hayati rolü daha iyi anlamayı hedefliyor.
Bu bulgular, çöl gezegenlerinde yaşam arayan bilim kurgu hayranlarını hayal kırıklığına uğratabilir, ancak aynı zamanda evrenin farklı köşelerinde yaşam arayışında yeni perspektifler sunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nuVPIsMUdk2cMvek2mZ94w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, bilim, kurgu, filmlerindeki, yanılgıyı, açıkladı:, Yaşam, mümkün, değil</media:keywords>
</item>

<item>
<title>46 milyon sterline kraliçe anıtı: Yapay zeka ve artırılmış gerçeklik içerebilir</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/46-milyon-sterline-kralice-aniti-yapay-zeka-ve-artirilmis-gerceklik-icerebilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/46-milyon-sterline-kralice-aniti-yapay-zeka-ve-artirilmis-gerceklik-icerebilir</guid>
<description><![CDATA[ Kraliçe II. Elizabeth’in anısını yaşatacak ulusal anıt, yapay zeka ve artırılmış gerçeklik gibi teknolojilerle donatılabilir. Organizatörler, Londra’nın St. James&#039;s Park’ında yer alacak ve maliyeti 46 milyon sterlini bulacak projenin modern unsurlarla geleceğe uygun bir şekilde tasarlanmasını hedefliyor. Anıt için tasarlanan projenin kraliçenin 100. doğum gününde açıklanması bekleniyor.Kraliçe II. Elizabeth’in anısını yaşatmak için yapılacak olan ulusal anıt,  yapay zeka, artırılmış gerçeklik ya da diğer yeni teknolojiler içerebilir.Sanatçılar, mimarlar ve mühendisler tasarım için yarışırken, komite üyeleri anıtın geleneksel tasarımların ötesine geçebileceğini vurguladı. 
Kraliçe’nin eski özel sekreteri Lord Janvrin&#039;in liderlik ettiği komite, özellikle gençlerden gelen önerilere dikkat çekerek dijital teknolojilere yönelik artan ilgiyi değerlendirmeyi amaçlıyor.Diana Ödülü Başkan Yardımcısı Alex Holmes, komitenin dijital devrimin potansiyelini incelediğini belirterek, “Hiçbir şey ihtimal dışı değil. Yapay zeka veya artırılmış gerçeklik gibi teknolojilerden gerçekten etkileniyoruz” dedi.Hükümetin projeye ayırdığı 23-46 milyon sterlinlik bütçe, kamuoyunda tartışma yaratırken, komite bütçenin verimli kullanılmasının öncelikli olduğunu ifade ediyor.Komite üyesi tarihçi Anna Keay, yüksek maliyete rağmen kaliteli bir anıt oluşturulmasının önemine dikkat çekerek, “Kimse ucuza mal edilmiş hayal kırıklığı yaratan bir projeyi takdir etmez” dedi.Komite, 2026’da Kraliçe’nin 100. doğum günü olan 21 Nisan’da nihai tasarımı duyurmayı planlıyor. Bu anıtın, geçmişe saygı duruşu niteliğinde olurken aynı zamanda geleceğe dönük bir miras bırakması hedefleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VxlRd5_Gs0i2_iawDRTaLg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>milyon, sterline, kraliçe, anıtı:, Yapay, zeka, artırılmış, gerçeklik, içerebilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>4 milyar ışık yılı uzakta: Evrenin en büyük yıldız topluluğu görüntülendi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/4-milyar-isik-yili-uzakta-evrenin-en-buyuk-yildiz-toplulugu-goeruntulendi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/4-milyar-isik-yili-uzakta-evrenin-en-buyuk-yildiz-toplulugu-goeruntulendi</guid>
<description><![CDATA[ James Webb Uzay Teleskobu, gözlemlenebilir evrenin yarısındaki bir galakside 44 ayrı yıldızın görüntüsünü yakalayarak gökbilimcileri büyüledi. Arizona Eyalet Üniversitesi’nden Rogier Windhorst, &quot;Webb&#039;in onları bu kadar çok sayıda görebileceğini hiç hayal etmemiştim. Webb hepimizi şaşırtmaya devam ediyor.&quot; dedi. Ejderha adı verilen galaksiye ait bu yıldızlar, yaşamlarının son aşamalarında kırmızı süper devler olarak tanımlandı. Yaklaşık 4 milyar ışık yılı uzaklıktaki bu keşif, evrendeki en büyük yıldız topluluğu olarak kayda geçti.James Webb Uzay Teleskobu (JWST) gözlemlenebilir evrenin yarısındaki bir galakside 44 ayrı yıldızın görüntülerini yakaladı.
&quot;HEPİMİZİ ŞAŞIRTMAYA DEVAM EDİYOR&quot;
Keşif ekibinin bir parçası olan Arizona Eyalet Üniversitesi&#039;nden gökbilimci Rogier Windhorst yaptığı açıklamada, &quot;Webb&#039;in onları bu kadar çok sayıda görebileceğini hiç hayal etmemiştim ve şimdi burada, sadece bir yıl arayla çekilen görüntülerde bu yıldızların gecenin içindeki ateş böcekleri gibi bir görünüp bir kaybolduğunu gözlemliyoruz. Webb hepimizi şaşırtmaya devam ediyor.&quot; dedi.Yeni keşfedilen 44 yıldız uzak evrende şimdiye kadar gözlemlenen en büyük yıldız topluluğu.
Işığı görüntünün sol ortasında yer alan ve Ejderha olarak adlandırılan çarpıcı uzunluktaki filize dönüşmüş olan uzak, gizli bir galaksiye aittir.
Ejderha&#039;nın ana galaksisinden gelen ışık, kabaca 6,5 milyar yıl önce, evren bugünkü yaşının yarısındayken uzayda yolculuk etmeye başladı.
Araştırmacılar, Ejderha&#039;daki yeni keşfedilen yıldızların her birinin renklerini analiz ederek, Orion takımyıldızının sağ omzuna tünemiş tanıdık belki de yakında patlayacak Betelgeuse gibi yaşamlarının son aşamalarında kırmızı süper devler oldukları sonucuna vardılar.Ejderha aslında, Abell 370 galaksi kümesinin arkasında tesadüfen hizalanmasının neden olduğu çarpıcı kozmik seraplar olan tek bir arka plan spiral galaksinin birkaç kopyalanmış görüntüsünün bir karışımıdır.
Abell 370&#039;in kendisi, bizden yaklaşık 4 milyar ışık yılı uzakta, Cetus takımyıldızında yerçekimiyle birbirine bağlı birkaç yüz galaksiden oluşan şaşırtıcı bir çeşitliliğe ev sahipliği yapmaktadır.Harvard  Smithsonian Astrofizik Merkezi&#039;nde doktora sonrası araştırmacı olan ve çalışmanın ortak yazarlarından Fengwu Sun, 2022 ve 2023 yıllarında JWST tarafından çekilen Ejderha görüntülerinde arka planda yerçekimsel olarak merceklenmiş bir galaksi ararken yıldız hazinesine rastladı.
Sun açıklamasında, &quot;Verileri işlediğimizde, çok sayıda bireysel yıldız noktası gibi görünen şeylerin olduğunu fark ettik. Bu heyecan verici bir bulguydu çünkü ilk kez bu kadar çok bireysel yıldızı bu kadar uzakta görebildik.&quot; dedi.
Bu sonuçlarla ilgili bir çalışma Nature Astronomy dergisinde yayımlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3V9uBRVID0S0LHN8ly2ArQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>milyar, ışık, yılı, uzakta:, Evrenin, büyük, yıldız, topluluğu, görüntülendi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>780 milyon yıllık kalıntılar ortaya çıkardı: Et seven mağara adamı efsanesi çürütüldü!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/780-milyon-yillik-kalintilar-ortaya-cikardi-et-seven-magara-adami-efsanesi-curutuldu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/780-milyon-yillik-kalintilar-ortaya-cikardi-et-seven-magara-adami-efsanesi-curutuldu</guid>
<description><![CDATA[ Yapılan son araştırmalar, ilk insanların beslenme tarzının büyük ölçüde bitki bazlı gıdalardan oluştuğunu ve et ağırlıklı beslenme klişesinin gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu.Bar-Ilan Üniversitesi&#039;nde yapılan yeni bir araştırma, ilk insanların beslenme alışkanlıklarına dair yaygın bir yanılgıyı ortaya çıkardı. 
Çalışmada, büyük ölçüde et tükettiği düşünülen  mağara adamlarının besinlerinde meşe palamudu, tahıllar, baklagiller ve su bitkileri gibi bitki bazlı yiyeceklerin merkezi bir rol oynadığını keşfetti.Antik bir yerleşim alanında bulunan 780 bin yıllık bazalt aletler üzerinde yapılan analizler, nişasta taneleri gibi mikroskobik kalıntıları gün yüzüne çıkardı.
Çalışmanın baş yazarı Dr. Hadar Ahituv, bu bulguların ilk insanların diyetinde bitkilerin önemini vurguladığını belirterek, “Bitkisel gıdalar, insan beyninin enerji ihtiyacını karşılayan karbonhidratlar açısından zengindi ve evrimsel gelişimimizde kritik bir rol oynadı” dedi.Araştırmacılar, erken insan topluluklarının yalnızca bitki tüketmekle kalmayıp, bunları işlemek için gelişmiş yöntemler kullandığını belirtti. 
Bazalt topuz ve örsler, bitkileri ezmek ve nişasta tanelerini açığa çıkarmak için kullanılıyordu. Bu bulgular, insanların karmaşık gıda hazırlama tekniklerini çok erken dönemlerde geliştirdiğini gösteriyor.Araştırma, &quot;et oburu mağara adamı&quot; klişesinin bilimsel gerçeklikten uzak olduğunu ve bitki tabanlı beslenmenin insan evrimindeki kilit rolünü doğruladığını vurguluyor.
Bulgular, modern &quot;Paleo Diyeti&quot; konseptine yeni bir perspektif kazandırarak bitkisel gıdaların önemini öne çıkarıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zDoXypLptUOxGV9UMoPDuA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>780, milyon, yıllık, kalıntılar, ortaya, çıkardı:, seven, mağara, adamı, efsanesi, çürütüldü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>En ucuz iPhone modeli geliyor! Apple&amp;apos;nin yeni telefonunun çıkış tarihi belli oldu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/en-ucuz-iphone-modeli-geliyor-applenin-yeni-telefonunun-cikis-tarihi-belli-oldu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/en-ucuz-iphone-modeli-geliyor-applenin-yeni-telefonunun-cikis-tarihi-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Apple, üç yıl aradan sonra iPhone SE&#039;nin yeni modelini için hazırlıklarını hızlandırdı. Yeni yılda ekonomik olarak elini güçlendirmek isteyen şirketin iPhone 14&#039;e benzer tasarımla en ucuz modelini piyasaya sunması bekleniyor. Apple&#039;ın yapay zeka özelliğini de kullanıcılara sunacağı tahmin ediliyor. Peki yeni iPhone SE 4 ne kadar olacak? iPhone SE 4&#039;ün özellikleri neler ve ne zaman çıkacak? İşte ayrıntılar...Apple, üç yıllık aradan sonra iPhone SE&#039;nin yeni modelini piyasaya sürmeye hazırlanıyor.
Cihazın, en ucuz iPhone olması bekleniyor.Popüler Apple analisti Mark Gurman tarafından yapılan paylaşımlarda öncesinde iPhone SE 4 modelinin 2025’in ilk yarısında tanıtılacağı belirtilirken bu tarihlerin ilkbahar döneminde olabileceği söyleniyordu.Şimdi yaptığı açıklamalarla birlikte ise Apple’ın yeni iPad’leri ve iPhone SE 4’ü Nisan ayına kadar tanıtacağı belli oldu.Amerikalı şirket yeni yılda ekonomik olarak elini güçlendirmek istiyor.Yeni model, iPhone 14’e benzer bir tasarımla çıkış yapabilir.
Bu da iPhone SE 4&#039;ün 6.1 inç OLED ekran, düz kenar tasarımı, Face ID ve çentiğe sahip olacağı anlamına geliyor.
Ancak, iPhone 14’ün aksine, bu modelin çift kamera yerine tek bir kamera bulunduracağı tahmin ediliyor.iPhone SE 4&#039;ün 499 dolardan satışa sunulması bekleniyor.
Yeni iPhone SE piyasaya sürüldükten sonra, Apple’ın iPhone 14’ü satıştan kaldırması bekleniyor.Mark Gurman’a göre, yeni iPhone SE’nin Apple Intelligence desteği sunması bekleniyor.
Bu da muhtemelen A18 çip ve 8 GB RAM ile sağlanacak.
Apple’ın, bu özellikleri en ucuz yeni iPhone modeline bile getirmek istemesi dikkat çekiyor.
Apple Intelligence, Yazı Araçları, Fotoğraf Temizleme, Genmoji, Görüntü Oyun Alanı, Bildirim Özetleri ve tamamen yeni bir Siri gibi birçok yeni özellik sunuyor.iPhone SE 4, Lightning bağlantısından USB-C’ye geçecek.
Bu değişikliğin, AB düzenlemelerinin tüm cihazlarda birleşik bir bağlantı noktası (USB-C) kullanılmasını şart koşması nedeniyle gerçekleşeceği belirtiliyor.
Apple, geçen yıl iPhone 15 serisiyle USB-C’ye geçmişti ve iPhone SE 4, bu geçişi tamamlayan son iPhone modeli olacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/au9NGFNvI0m3BIfHVNcQWA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>ucuz, iPhone, modeli, geliyor, Applenin, yeni, telefonunun, çıkış, tarihi, belli, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mısır&amp;apos;da  4 bin yıllık tarihi keşif: Saray başhekiminin &amp;quot;büyüleyici&amp;quot; mezarı!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/misirda-4-bin-yillik-tarihi-kesif-saray-bashekiminin-buyuleyici-mezari</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/misirda-4-bin-yillik-tarihi-kesif-saray-bashekiminin-buyuleyici-mezari</guid>
<description><![CDATA[ Mısır’ın Sakkara mezarlığında yapılan kazılarda, yaklaşık 4 bin yıl önce yaşamış olan Teti Neb Fu’nun mezarı ve lahdi ortaya çıkarıldı. Antik Mısır’da kraliyet doktoru, rahip ve &quot;büyücü&quot; gibi saygın unvanlara sahip olan Teti Neb Fu, dönemin tıp ve mistik uygulamalarında önemli bir figür olarak kabul ediliyor.Mısır’ın tarihi Sakkara mezarlığında yapılan kazılarda, yaklaşık 4 bin yıl önce yaşamış ünlü bir kraliyet doktorunun büyüleyici yaşamına ışık tutarak Antik Mısır’ın tıp ve inanç dünyasına dair yeni bilgiler ortaya çıkardı.Arkeologlara göre, Teti Neb Fu’nun mezarı Kral Pepi II dönemine, yani MÖ 2305-2118 yıllarına tarihleniyor.
Mezar, Antik Mısır’ın altıncı hanedanına ait kraliyet mensuplarının mezarlarıyla birlikte keşfedildi. Lahit üzerindeki yazılar, Teti Neb Fu’nun &quot;saray başhekimi&quot;, &quot;tıbbi bitkiler müdürü&quot; ve &quot;baş diş hekimi&quot; gibi unvanlara sahip olduğunu gösteriyor.Teti Neb Fu’nun mezarı, çarpıcı sanat eserleriyle süslenmiş durumda. Mezar duvarlarında çanak çömlekler, mücevherler, cenaze töreni sahneleri ve boyalı bir &quot;sahte kapı&quot; yer alıyor. Ayrıca, Eski Mısır kültürünün günlük yaşamına dair eşsiz bir bakış sunuyor.Lahitte yazılı unvanlara göre Teti Neb Fu, zehirli akrep ve yılan ısırıklarını iyileştiren tanrıça Serket’in rahibi ve &quot;büyücüsü&quot; olarak da tanınıyordu.
Bu, onun dönemin tıp uygulamalarında ileri düzeyde bir şifacı olarak görüldüğünü ve mistik yöntemlerle şifa verdiğini gösteriyor.Antik Mısırlılar, tıbbi bilgileriyle çağlarının ötesindeydi. Eski metinler, onların diş dolguları yapabildiğini, kadın hastalıklarını tedavi ettiğini ve hatta diyabet ile kanseri teşhis edebildiğini ortaya koyuyor. Yakın zamanda yapılan bir araştırmada, Mısırlıların dini ritüellerle modern cerrahiye benzeyen işlemler uyguladığına dair kanıtlar bulundu.Yaklaşık 7,3 x 1 kilometrelik bir alanı kapsayan Sakkara, Antik Mısır kraliyet ailesinin en önemli mezarlıklarından biri olarak kabul ediliyor. Dünyanın en eski piramidi olarak bilinen Djoser Basamaklı Piramidi de burada yer alıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/195b41T2l0qGrSton2Krcg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Mısırda, bin, yıllık, tarihi, keşif:, Saray, başhekiminin, büyüleyici, mezarı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Farklılık doğuştan geliyor: Kadınlarda gri, erkeklerde beyaz madde baskın!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/farklilik-dogustan-geliyor-kadinlarda-gri-erkeklerde-beyaz-madde-baskin</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/farklilik-dogustan-geliyor-kadinlarda-gri-erkeklerde-beyaz-madde-baskin</guid>
<description><![CDATA[ Cambridge Üniversitesi liderliğinde yapılan ve 500’den fazla yenidoğanın beyin taramalarını inceleyen kapsamlı bir araştırma, erkek ve kadın beyinlerinin doğumdan itibaren farklı şekillerde programlandığını ortaya koydu.Yapılan yeni bir araştırma erkek ve kadın beyinlerinin doğumdan itibaren farklı şekilde geliştiğini ortaya koydu.
Yenidoğan beyin anatomisi üzerine yapılmış en büyük çalışmalardan biri olarak tanımlanan çalışmada bilim insanları, 500&#039;den fazla bebeğin baş taramalarını inceledi.Yapılan taramalarda kız bebeklerin beyinlerinde daha fazla gri madde, erkek bebeklerin beyinlerinde ise daha fazla beyaz madde olduğu tespit edildi.
Gri madde, hafıza, duygular ve bilgi işleme gibi zihinsel işlevlerde kritik bir rol oynadığı, beyaz maddenin ise  beyin hücreleri arasında bilgi aktarımını hızlandırarak vücudun bilgi işleme kapasitesini artırdığı belirtildi.Araştırmanın baş yazarı Yumnah Khan, &quot;Doğumda gözlemlenen cinsiyet farklılıklarının yetişkinliğe kadar uzandığı görülüyor&quot; açıklamasıyla bulguların uzun vadeli etkilerine dikkat çekti.King&#039;s College London, Imperial College London ve Oxford Üniversitesi&#039;nin ortaklığıyla yürütülen çalışma, bugüne kadar yenidoğan beyin anatomisi üzerine yapılan en geniş kapsamlı araştırma olarak tanımlanıyor. Araştırmada, 0-28 günlük 514 bebeğin (236 kız ve 278 erkek) beyin hacimleri MRI ile incelendi.Sonuçlar, erkek bebeklerin beyin hacimlerinin genel olarak kız bebeklere göre daha büyük olduğunu ortaya koyarken, cinsiyete dayalı duyusal işleme ve motor kontrol farklılıklarına da dikkat çekti.Kadınların duygusal farkındalığı ve hafıza işleme yetenekleri daha gelişmişken, erkeklerin yön bulma becerileri ve fiziksel çevre farkındalıkları öne çıkıyor.Bilim insanları, bu farklılıkların anne karnında ortaya çıkmaya başladığını ancak doğumdan sonra daha belirgin hale geldiğini düşünüyor.
Biology of Sex Differences dergisinde yayımlanan araştırma, beynin cinsiyete dayalı farklılıklarını anlamak adına yeni bir kilometre taşı olarak görülüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8wpXbqMIHUGtVdBPeVLvDA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Farklılık, doğuştan, geliyor:, Kadınlarda, gri, erkeklerde, beyaz, madde, baskın</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Plüton &amp;apos;dan &amp;quot;öpüp yakala&amp;quot; yöntemi: En büyük uydusunu kendisine böyle çekmiş!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/pluton-dan-oepup-yakala-yoentemi-en-buyuk-uydusunu-kendisine-boeyle-cekmis</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/pluton-dan-oepup-yakala-yoentemi-en-buyuk-uydusunu-kendisine-boeyle-cekmis</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, Plüton&#039;un en büyük uydusu Charon&#039;un yörüngesine, önceki teorilerin aksine, &quot;öpüp yakala&quot; adı verilen bir süreçle girdiğini öne sürdü. Yeni keşif, Plüton ve Charon&#039;un çarpışarak kısa süreliğine birbirine yapıştığını ve ardından kütleçekimsel bağlılıkla ayrıldığını gösteriyor. Uzmanlar bu sürecin, Plüton&#039;un jeolojik evrimini etkileyebileceğini ve yeraltı okyanuslarının oluşumuna neden olmuş olabileceğini belirtti.Bilim insanları, Plüton&#039;un en büyük uydusu Charon&#039;un yörüngesine, önceki teorilerin aksine, &quot;öpüp yakala&quot; adını verdikleri bir süreçle girdiğini iddia etti.
Önceki teoriler, Charon&#039;un büyük bir çarpışma sonucu Plüton&#039;un yörüngesine girdiğini öne sürüyordu, ancak yeni araştırmalar bu sürecin farklı işlediğini gösteriyor.Arizona Üniversitesi’nden Dr. Adeene Denton liderliğindeki ekip, iki cismin çarpışarak birbirine yapıştığını ve kütleçekimsel bağlılıkla ayrıldığını öne sürdü. Bu, daha önce keşfedilmemiş bir çarpışma süreci olup, Plüton ve Charon&#039;un geçmişini farklı bir şekilde açıklıyor.Araştırmacılar, Charon&#039;un Plüton&#039;a çarptığını ve kısa bir süre birbirine yapıştıktan sonra ayrıldığını belirtti. Bu süreç sırasında her iki cisim büyük ölçüde sağlam kaldı, ancak bir miktar madde alışverişi olmuş olabilir.Bilim insanları, bu çarpışmanın Plüton’un jeolojik evrimini etkileyebileceğini ve yeraltı okyanuslarının bu şekilde oluşmuş olabileceğini düşünüyor.
Çarpışmanın ardından gelen ısı ve gelgit kuvvetlerinin, Plüton&#039;un yüzeyindeki mevcut özellikleri şekillendirmiş olabileceği öne sürülüyor.Araştırmacılar, Plüton’un diğer küçük uydularının da bu çarpışma sırasında oluşup oluşmadığını araştırmayı planlıyor. Ayrıca Kuiper Kuşağı’ndaki benzer cisimlerin de &#039;öpüp yakala&#039; süreciyle evrimleşmiş olabileceği düşünülüyor. Bu, yeni gezegen oluşum süreçlerinin anlaşılmasında önemli bir adım olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8HEbWsOCUEOwad5_d-iJkw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Plüton, dan, öpüp, yakala, yöntemi:, büyük, uydusunu, kendisine, böyle, çekmiş</media:keywords>
</item>

<item>
<title>OpenAI CEO&amp;apos;suna kız kardeşinden cinsel istismar suçlaması: &amp;quot;Akıl sağlığı sorunları olan birinin bakımı çok zor&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/openai-ceosuna-kiz-kardesinden-cinsel-istismar-suclamasi-akil-sagligi-sorunlari-olan-birinin-bakimi-cok-zor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/openai-ceosuna-kiz-kardesinden-cinsel-istismar-suclamasi-akil-sagligi-sorunlari-olan-birinin-bakimi-cok-zor</guid>
<description><![CDATA[ ABD merkezli yapay zeka araştırma şirketi OpenAI&#039;ın CEO&#039;su Sam Altman&#039;ın kız kardeşi cinsel istismar suçlaması ile abisine dava açtı. İddiaları ailesi ile yaptığı ortak açıklama ile yalanlayan Sam Altman, akıl sağlığı sorunları yaşayan bir aile üyesine bakmanın inanılmaz derecede zor olduğunu açıkladı.ChatGPT&#039;nin geliştiricisi OpenAI&#039;ın CEO&#039;su Sam Altman&#039;ın kız kardeşi Ann Altman, cinsel istismar suçlamasıyla abisine dava açtı.30 yaşındaki Ann Altman, 39 yaşındaki abisi Sam Altman’ın 1997 ile 2006 yılları arasında kendisine cinsel istismarda bulunduğunu iddia etti ve bunu mahkemeye taşıdı.6 Ocak&#039;ta Missouri&#039;nin Doğu Bölgesi&#039;ndeki bir ABD Bölge Mahkemesi&#039;ne sunulan davada, tacizin Ann Altman’ın 3 yaşında olduğu dönemde başladığı belirtildi. Öte yandan Sam Altman’ın, yetişkin olduğu dönemde de benzer istismar olaylarının yaşandığı öne sürüldü.Sam Altman, bu iddiayı X hesabından yaptığı bir paylaşımla reddetti. Ailesiyle yaptığı ortak açıklamada &quot;Tüm bu iddialar tamamen gerçek dışıdır. Ann’in tedaviyi reddetmesi ve gerçekten yardım etmeye çalışan aile üyelerine saldırması içimizi burkuyor. Ann’i elimizden gelen en iyi şekilde desteklemeye devam ederken, herkesten duruma anlayış göstermesini istiyoruz&quot; ifadelerine yer verildi.Davada, Ann Altman’ın yıllar süren istismarın yanı sıra cinsel saldırı da içerdiğini iddia ettiği belirtiliyor. Ann Altman, 75 bin dolar tazminat talep ettiği davanın jürili duruşmasını istiyor.Sam Altman, yapay zeka şirketi OpenAI’nin CEO’su olarak, teknoloji dünyasında tanınan bir isim. 2022 yılında ChatGPT yapay zeka sohbet robotunu piyasaya sürerek geniş çapta dikkat çekmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8knf1WUaBkGd59u3yvuurg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>OpenAI, CEOsuna, kız, kardeşinden, cinsel, istismar, suçlaması:, Akıl, sağlığı, sorunları, olan, birinin, bakımı, çok, zor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Zuckerberg&amp;apos;den teyit uygulaması kararı: Sosyal medyada yalanlar çağı mı başlıyor?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/zuckerbergden-teyit-uygulamasi-karari-sosyal-medyada-yalanlar-cagi-mi-basliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/zuckerbergden-teyit-uygulamasi-karari-sosyal-medyada-yalanlar-cagi-mi-basliyor</guid>
<description><![CDATA[ Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg, ifade özgürlüğünü artırmak için Instagram ve Facebook&#039;taki paylaşımların artık gerçek denetleyiciler tarafından teyitlenmeyeceğini açıkladı. Şirket, doğruluk kontrolü programını sonlandırarak, X/Twitter&#039;ın Topluluk Notları özelliğine benzer bir modeli uygulamaya koyacak. Ayrıca Meta kullanıcıların akışına daha fazla politik içerikler önermeyi hedefliyor. Zuckerberg yaptığı açıklamada, “Köklerimize dönüyoruz ve platformlarımızda ifade özgürlüğünü yeniden tesis ediyoruz” dedi. Yeni sistemin ilk olarak ABD’den başlayarak dünya çapında uygulanacağı belirtildi.Mark Zuckerberg, Facebook, Instagram ve Threads&#039;in artık gerçek denetleyiciler tarafından denetlenmeyeceğini duyurdu.
Zuckerberg, değişikliklerin politik ve sosyal ortamın değişen dinamikleri ile ifade özgürlüğünü benimseme arzusundan kaynaklandığını belirtti.Şirketin CEO&#039;su, Meta’nın güvenilir ortaklarla yürüttüğü doğruluk kontrolü programını sonlandıracağını ve bunun yerine X&#039;in Topluluk notları sistemine benzer, topluluk tarafından yönlendirilen bir sistem getireceğini açıkladı.
Şirket ayrıca politik konularla ilgili içerik moderasyon politikalarını değiştirecek ve kullanıcıların akışlarındaki politik içerik miktarını azaltmaya yönelik önceki değişiklikleri geri alacak.
Bu değişiklikler, her biri milyarlarca kullanıcıya sahip olan Facebook ve Instagram gibi dünyanın en büyük sosyal medya platformlarını etkileyecek.Zuckerberg yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Köklerimize dönüp hataları azaltmaya, politikalarımızı sadeleştirmeye ve platformlarımızda ifade özgürlüğünü yeniden tesis etmeye odaklanacağız. Daha spesifik olmak gerekirse, doğruluk kontrol sisteminden vazgeçiyoruz ve bunun yerine X’e benzer topluluk notlarını devreye sokuyoruz. İlk olarak ABD’den başlayacağız.”
Zuckerberg, bu kararın alınmasında ABD&#039;deki başkanlık seçimlerinin önemli bir etkisi olduğunu ve hükümetler ile geleneksel medyanın giderek artan şekilde sansürü teşvik ettiğini öne sürdü.Zuckerberg, şirketin içerik moderasyonu için oluşturduğu sistemlerin çok karmaşık hale geldiğini ve bu nedenle hatalar yaptığını belirtti.
CEO Mark, “Çok karmaşık sistemler kurduk, ancak karmaşık sistemlerin sorunu şu ki, hata yapıyorlar. Sadece yüzde 1’lik bir hata oranı bile milyonlarca insanı etkileyebilir ve artık bu kadar çok hata ve sansür kabul edilemez bir noktaya ulaştı.&quot; dedi.
Meta, özellikle uyuşturucu, terörizm ve çocuk istismarı ile ilgili içerikleri sert bir şekilde denetlemeye devam edeceğini belirtti.
Ancak, göçmenlik ve toplumsal cinsiyet gibi tartışmalı konularla ilgili bazı içerik politikaları kaldırılacak.
Meta, yüksek derecede ciddi ihlallere odaklanmak için otomatik moderasyon sistemlerini yeniden yapılandıracak ve diğer ihlallerin kullanıcılar tarafından rapor edilmesini isteyecek.X&#039;in Topluluk Notları sistemi, CEO Elon Musk tarafından dezenformasyonla mücadele etmek için getirilmişti.
Ancak, bu sistem doğruluk kontrolü, trolleme ve diğer topluluk temelli davranışların bir karışımını da beraberinde getirdi.Meta, kullanıcıların stresli olduğunu belirttiği politik içeriklerin akışa düşmesini ve önerilmesini durdurmuştu.
Ancak Zuckerberg, bu tür içeriklere yönelik talebin yeniden arttığını ifade ederek, bu içeriklerin Facebook, Instagram ve Threads’e kademeli olarak geri döneceğini belirtti.Multi-milyarder Zuckerberg Kasım ayında ABD&#039;deki seçimler öncesinde Trump ile Mar-a-Lago&#039;daki malikanesinde bir araya gelmiş, ardından Meta Trump&#039;ın açılış fonuna 1 milyon sterlin bağışta bulunmuştu. 
Zuckerberg, ifade özgürlüğünü dünya genelinde teşvik etmek için Trump yönetimiyle çalışacaklarını belirtti.
Meta CEO&#039;su, &quot;Amerikan şirketlerine yönelik sansür girişimlerine karşı ABD hükümetinin desteği olmadan bu küresel eğilime karşı koyamayız.” dedi.
Meta’nın hükümetle ilişkileri, son yıllarda özellikle seçim müdahalesi ve COVID-19 içerik denetimi gibi konularda yoğun bir şekilde sorgulanmıştı.
Zuckerberg, FBI ve diğer devlet kurumlarıyla yapılan görüşmeleri savunarak, bu tür kurumların “meşru” olduğunu ifade etmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Eac_-oS2yE-t5fhMwfuC6g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Zuckerbergden, teyit, uygulaması, kararı:, Sosyal, medyada, yalanlar, çağı, mı, başlıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA, Mars&amp;apos;tan topladığı örnekleri Dünya&amp;apos;ya nasıl getirecek?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-marstan-topladigi-oernekleri-dunyaya-nasil-getirecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-marstan-topladigi-oernekleri-dunyaya-nasil-getirecek</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Mars&#039;tan kaya örneklerini Dünya&#039;ya geri getirme maliyetlerini azaltmak için Elon Musk&#039;ın şirketi SpaceX veya Jeff Bezos&#039;ın sahibi olduğu Blue Origin ile çalışmayı düşünebileceğini açıkladı. Artan masraflar nedeniyle Mars Örnek Dönüş misyonunda yeni çözümler aranıyor.NASA, Perseverance keşif aracı tarafından toplanan Mars kaya örneklerini Dünya&#039;ya geri getirme maliyetlerini düşürmek için Elon Musk&#039;ın SpaceX&#039;i veya Jeff Bezos&#039;un Blue Origin&#039;i ile çalışmayı değerlendirebileceğini duyurdu.
2030&#039;lara kadar 30 örnek tüpünü Dünya&#039;ya getirmesi planlanan Mars Örnek Dönüş misyonu, artan masraflar ve gecikmelerle karşılaştı.
Bu durum, Amerikan uzay ajansını daha verimli çözümler aramaya yöneltti.NASA&#039;nın görevden ayrılacak yöneticisi Bill Nelson, Salı günü yaptığı açıklamada, ajansın Mars&#039;a bir robotik platform indirmek için iki olası mimariyi değerlendirdiğini ve nihai kararın 2026&#039;nın ortasında verilmesinin beklendiğini açıkladı.İlk seçenek, NASA&#039;nın güvenilir Sky Crane sistemini kullanmayı içeriyor.
Bu robotik jetpack, 2012&#039;de Curiosity&#039;yi ve 2021&#039;de Perseverance&#039;ı Mars yüzeyine indirmesiyle tanınıyor.
İkinci seçenek ise, gerekli donanımı Mars yüzeyine yerleştirmek için ticari bir ortak tarafından geliştirilen &quot;ağır yük iniş aracı&quot;nı içeriyor.
Nelson, &quot;Hepiniz biliyorsunuz ki SpaceX ve Blue Origin bu konuda zaten ilgi gösterdi, ancak başka adaylar da olabilir,&quot; dedi.Her iki senaryoda da iniş aracı, Mars yörüngesine örnekleri fırlatmak için tasarlanmış hafif bir roket olan küçültülmüş bir Mars Yükseliş Aracı taşıyacak.
Mars yörüngesinde, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından geliştirilen Dünya Dönüş Yörüngesi Aracı, örnekleri Dünya&#039;ya getirmek için yakalayacak.NASA, iniş aracı için enerji stratejisini de gözden geçiriyor. Ajans, Mars&#039;ın toz fırtınalarına karşı hassas olan güneş panelleri yerine, ısı ve enerji sağlayacak bir nükleer pil kullanmayı planlıyor.
Sky Crane seçeneğiyle NASA, harcamaların 6,6 milyar ila 7,7 milyar dolar arasında olabileceğini tahmin ediyor.
Bu, bağımsız bir denetime göre orijinal plandaki 11 milyar dolarlık tahminden oldukça düşük.
Ticari sağlayıcılarla ortaklık yapmak, maliyetleri daha da azaltarak 5,8 milyar ile 7,1 milyar dolar arasında bir seviyeye çekebilir.Bu arada, Çin&#039;in örnekleri NASA&#039;dan önce teslim edebileceği ve bunu başaran ilk ülke olabileceği belirtildi.
Perseverance, Mars&#039;ın milyarlarca yıl önce daha sıcak ve nemli olduğu dönemde eski mikrobiyal yaşamın kanıtlarını aramak amacıyla 2021&#039;de Mars&#039;a iniş yapmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TR7DZjcG7EGniR1zatUo-w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, Marstan, topladığı, örnekleri, Dünyaya, nasıl, getirecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tam 20 bin yıl önce yapılmış: Bilinen en eski üç boyutlu harita keşfedildi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/tam-20-bin-yil-oence-yapilmis-bilinen-en-eski-uc-boyutlu-harita-kesfedildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/tam-20-bin-yil-oence-yapilmis-bilinen-en-eski-uc-boyutlu-harita-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Fransa&#039;daki Segognole 3 mağarasında, tarih öncesi insanların taş zemini oyarak oluşturduğu üç boyutlu bir harita keşfedildi. Yerbilimcilere göre, yaklaşık 20 bin yıl önce yapılan bu harita, çevredeki vadinin minyatür bir modeli olabilirken keşfedilen en eski üç boyutlu harita olma özelliğini taşıyor. Mağara tabanında kanallar ve havzalarla düzenlenen su akış sistemi, yerel coğrafi özellikleri yansıtarak avlanma, eğitim veya ritüel amaçlı kullanılmış olabilir.Bilim insanları Paris&#039;in güneyindeki küçük bir mağarada, zeminde yaptıkları inceleme sonucunda avcı-toplayıcı bir bölgenin günümüze ulaşan en eski üç boyutlu haritasını keşfettiler.
Yerbilimciler Medard Thiry ve Anthony Milnes&#039;e göre, yaklaşık 20 bin yıl önce bu mağarada barınan tarih öncesi insanlar, taş zemini oyup düzleştirerek çevredeki vadinin minyatür bir modelini oluşturmuşlar.Fransa&#039;daki Yerbilimleri Merkezi&#039;nden Thiry ve Avustralya&#039;daki Adelaide Üniversitesi&#039;nden Milnes&#039;e göre bu, dışarıdaki manzaranın kesin bir coğrafi izi değil aslında, çevredeki vadinin kenarları, muhtemelen doğal eğimle birlikte hareket etmek için mağara tabanında ters çevrilmiş gibi görünüyor.
Ancak özellikler açıkça bir kartografiyi çağrıştırıyor.Yakın zamanda Arkeologlar Segognole 3&#039;ün eğimli duvarında bir üçgenin her iki yanında kumtaşına oyulmuş iki oyma at buldular.
Üçgeni oluşturmak için oyulmuş oluklar leğen kemiğine benzemektedir ve tam ortasından geçen bir kanala taşımaktadır.
Tüm bu özelliklerin yanı sıra tekrarlanan şekil veya desenlerin olmaması, bunun yerel arazinin üç boyutlu bir haritası olduğunu düşündürüyor.
Mağaranın üst galerisindeki teras çevredeki vadinin platosunu, ortasından geçen oluklar ise Ecole Nehri ve çeşitli kollarını temsil ediyor olabilir.Havzalardan bazıları gölet olabilirken, bazı bölgelerde görülen yatay olukların vadileri veya olukları temsil ettiği tahmin ediliyor
Thiry ve Milnes, “Tarih öncesi dönemlere ait oymaların yorumlanmasında her zaman ihtiyatlı olmak gerekir” diyor.
Ancak eğer bu gerçekten yerel arazinin resimli bir haritasıysa, tarih öncesi insanların bunu avlanma, eğitim, hikaye anlatma ya da suyla ilgili ritüeller için kullanmış olabileceğini düşünüyorlar.
Çalışma Oxford Journal of Archaeology dergisinde yayımlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/huB2v1P1OkWaaCTjWIP2JQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Tam, bin, yıl, önce, yapılmış:, Bilinen, eski, üç, boyutlu, harita, keşfedildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA, Dünya&amp;apos;nın manyetik alanını Ay&amp;apos;dan gözlemleyecek</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-dunyanin-manyetik-alanini-aydan-goezlemleyecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-dunyanin-manyetik-alanini-aydan-goezlemleyecek</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın LEXI cihazı, Dünya&#039;nın manyetik alanını küresel olarak görüntülemek için Ocak ayında Ay&#039;a gönderiliyor. Ay yüzeyinden manyetosferi inceleyecek olan cihaz, Dünya’yı güneş rüzgarlarına karşı koruyan bu alanın davranışlarını ilk kez tam kapsamlı olarak gözlemleyecek.NASA&#039;nın Ay Ortamı Heliosferik X-ışını Görüntüleyicisi (LEXI), Dünya&#039;nın manyetosferinin küresel bir görünümünü elde etmek için Ay&#039;a bir yolculuk yapmaya hazırlanıyor.
Ocak ayı ortasında ya da sonrasında Kennedy Uzay Merkezi&#039;nden havalanması planlanan araç, Dünya&#039;nın etrafındaki manyetik alanın ilk tam görüntülerini çekecek ve bu da araştırmacıların alanın güneş rüzgarlarını ve hava koşullarını nasıl savuşturduğunu ortaya çıkarmasına yardımcı olacak.Dünya&#039;nın manyetik alanı, gezegenin etrafında koruyucu bir kalkan görevi görüyor ve Güneş&#039;ten gelen rüzgarları geri püskürtüp hapsediyor.Uydulardan ve diğer araçlardan yapılan çeşitli gözlemler, geçmişte manyetosferin manyetopoz olarak da adlandırılan sınırının parçalarını çeşitli bakış açılarından yakalamıştır.
Bu uydular ve diğer araçlar, güneş rüzgarlarının manyetopoza çarpmasıyla ortaya çıkan X-ışınlarını yakalayarak manyetik alanın ana hatlarını görmüşlerdir.
Ancak Dünya&#039;nın etrafındaki manyetik alanın ana hatlarını tek bir gözlemde göremediler.LEXI, manyetopozu küresel olarak görüntüleyebilmek için Ay&#039;a gidiyor.
Ocak ayı ortalarında Firefly Aerospace&#039;in Blue Ghost Lander&#039;ı ile fırlatılacak olan araç, Dünya&#039;yı çevreleyen manyetik alanı Ay&#039;ın yüzeyinden görebilecek.
NASA gökbilimcilerine göre, manyetopozun görünümü güneş havasının manyetosferi nasıl etkilediğini ortaya çıkarabilir.
Ayrıca bazı güneş rüzgârlarının manyetosferden nasıl geçerek auroralar yarattığını ve Dünya üzerindeki ve çevresindeki güç sistemleri ve uydularda parazite neden olduğunu da ortaya çıkarabilir.
NASA&#039;nın LEXI baş araştırmacısı Hyunju Connor, “Doğanın nasıl davrandığını anlamak istiyoruz. Bunu anlayarak uzaydaki altyapımızı korumaya yardımcı olabiliriz.” dedi.LEXI, Ay&#039;a inişinin ardından altı gün boyunca manyetosferi gözlemleyecek ve manyetik alanın güneş rüzgarının etkisiyle gerilmesini ve büzülmesini izleyecek.
Basın açıklamasına göre Connor, “Manyetosferin ilk kez nefes alıp verdiğini görmeyi bekliyoruz. Güneş rüzgarı çok güçlü olduğunda, manyetosfer büzüşecek ve Dünya&#039;ya doğru geriye doğru itilecek ve daha sonra güneş rüzgarı zayıfladığında genişleyecektir.” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lzh6r1yf6kqNKcpofQnGhQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, Dünyanın, manyetik, alanını, Aydan, gözlemleyecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Jüpiter ve Satürn&amp;apos;ün uydularında yaşam var mı? NASA robot ordusu gönderiyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/jupiter-ve-saturnun-uydularinda-yasam-var-mi-nasa-robot-ordusu-goenderiyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/jupiter-ve-saturnun-uydularinda-yasam-var-mi-nasa-robot-ordusu-goenderiyor</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Jüpiter&#039;in Europa ve Satürn&#039;ün Enceladus gibi buzlu uydularında 100 kilometre derinliğe sahip olduğu tahmin edilen okyanuslarda yaşam arayışını sürdürüyor. Jet İtki Laboratuvarı’nın SWIM projesi, avuç içi büyüklüğünde otonom su altı robotlarıyla bu okyanusları keşfetmeyi hedefliyor. Robotlar, nükleer enerjiyle çalışan &quot;cryobot&quot; cihazı sayesinde buz kabuğunun altına indirilecek. Sensörlerle donatılmış bu robotlar, suyun sıcaklık, basınç ve kimyasal bileşimini analiz edecek. Europa&#039;nın 100 kilometre derinlikteki tuzlu okyanusu, Dünya&#039;daki tüm okyanuslardan daha fazla su barındırıyor ve yaşam için umut vadediyor.Jüpiter’in Europa ve Satürn’ün Enceladus gibi buzlu uyduları, kalın buz kabuklarının altında yaşamı destekleyebilecek geniş iç okyanusların bulunduğuna inanıldığı için şu anda dünya dışı yaşam arayışının ön saflarında yer alıyor.
NASA, geçtiğimiz yıl Ekim ayında Europa’daki koşulları daha iyi anlamak için Europa Clipper adlı uzay aracını fırlattı ve şu anda bu buzlu uyduların iç okyanuslarını doğrudan keşfetmeye yönelik çeşitli Ar-Ge çalışmaları devam ediyor.
OTONOM SU ALTI ROBOTLARI GÖNDERMEYİ PLANLIYOR
Bu projelerden biri, NASA’nın Jet İtki Laboratuvarı (JPL) tarafından yürütülen SWIM (Bağımsız Mikro Yüzücülerle Algılama) adlı bir program.
Program, yaşam belirtilerini aramak için buzlu uyduların iç okyanuslarına avuç içi büyüklüğünde otonom su altı robotlarını göndermeyi planlıyor.Jüpiter ve Satürn’ün buzlu uydularının çoğunda, kalın buz kabuklarının altında geniş okyanusların bulunduğu düşünülüyor.
Bu uydular, topluca &quot;okyanus dünyaları&quot; olarak adlandırılıyor. Bunlar arasında en ünlüsü ise Europa.
Europa, yaklaşık 3 bin 120 kilometrelik bir çapa sahip, bu da Dünya’nın çapının yaklaşık dörtte biri büyüklüğünde.
Yüzeyi, 3 ila 30 kilometre kalınlığında olduğu tahmin edilen kalın bir buz kabuğu ile kaplı.Europa, eliptik bir yörüngeye sahip ve Jüpiter’in yerçekimi etkisiyle, gezegene yaklaştığında şekli değişiyor.
Bu şekil değişikliği, gelgit ısınması adı verilen bir mekanizma ile Europa’nın iç kısmında büyük miktarda ısı üretiyor, bu da buzun bir kısmını eriterek kalın buz kabuğunun altında devasa bir iç okyanus oluşmasını sağlıyor.
Europa’nın iç okyanusu tuzlu ve ortalama 100 kilometre derinliğinde olduğu tahmin ediliyor.
Bu okyanusun toplam su hacmi, Europa Dünya’dan çok daha küçük olmasına rağmen, Dünya’daki tüm okyanusların toplam hacminin iki katı kadar.Buna ek olarak, Jüpiter’in diğer uyduları Ganymede ve Callisto ile Satürn’ün Titan ve Enceladus uydularında da iç okyanusların bulunduğuna inanılıyor.
Sıvı su, bildiğimiz anlamda yaşam için hayati önem taşıyor.
Bu nedenle, okyanus dünyaları dünya dışı yaşam arayışının odak noktası konumunda.SWIM projesinde önerilen otonom su altı keşif robotları son derece küçük.
Kama şeklindeki bu robotlar yaklaşık 12 santimetre uzunluğunda.
Cryobot adı verilen bir cihaz, robotları bu uyduların kalın buz kabuklarının altına taşıyacak ve bu süreçte nükleer enerji kullanarak buzu eritecek.
Plan, kryobotun içine yaklaşık 50 robot yerleştirmek ve birkaç yıl süren bir yolculukla kalın buz kabuğunun altına nüfuz etmek.Bu kadar fazla sayıda keşif robotu göndermenin avantajları var.
Bunlardan biri, daha geniş bir alanın keşfedilebilmesi.
Bir diğeri ise robotların ekipler halinde çalışarak aynı bölgeyi farklı yönlerden taraması, böylece gözlem verilerindeki hataların azaltılması.Her robot, keşfettiği suların sıcaklık, basınç, asitlik, elektriksel iletkenlik ve kimyasal bileşimini ölçmek için sensörlerle donatılacak.
Tüm bu sensörler, sadece birkaç milimetre kare büyüklüğünde bir çip üzerine monte edilecek.
NASA’nın JPL’deki proje lideri Ethan Schaller, SWIM projesinin motivasyonunu şöyle açıklıyor:
“İnsanlar, NASA’nın neden uzay keşfi için bir su altı robotu geliştirdiğini sorabilir. Bunun sebebi, güneş sisteminde yaşam aramak istediğimiz yerlerin olması ve yaşamın sıvı su gerektirdiğini düşünmemiz.” ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TZm8lY2tDE2qWXEKH2lvtQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Jüpiter, Satürnün, uydularında, yaşam, var, mı, NASA, robot, ordusu, gönderiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apollo&amp;apos;dan sonra ikinci kez: ABD Ay&amp;apos;a doğru yola çıkıyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/apollodan-sonra-ikinci-kez-abd-aya-dogru-yola-cikiyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/apollodan-sonra-ikinci-kez-abd-aya-dogru-yola-cikiyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;li Firefly Aerospace, NASA’nın Ticari Ay Yükü Hizmetleri programı kapsamında, Ay’a iniş aracı Blue Ghost’u 15 Ocak’ta SpaceX Falcon 9 roketiyle fırlatmaya hazırlanıyor. Araç, 45 günlük yolculuğun ardından Ay&#039;ın kuzeydoğusuna bilimsel ekipman taşıyacak ve 14 günlük bir operasyon gerçekleştirecek. Bu görev, Apollo döneminden sonra ABD’nin Ay yüzeyine ikinci robotik inişi olacak.ABD şirketi Firefly Aerospace, NASA&#039;nın ticari sektörü maliyetleri azaltmak için ortaklığa aldığı deneysel bir program kapsamında, önümüzdeki hafta Ay&#039;a bir iniş aracı fırlatmayı hedeflediğini duyurdu.
Başarılı olunması halinde, bu, Apollo döneminin sona ermesinden bu yana bir Amerikan robotunun Ay yüzeyine yalnızca ikinci kez iniş yapmış olması anlamına gelecek.Şirket, X üzerinden yaptığı paylaşımda &quot;Kemerlerinizi bağlayın! Ay&#039;a olan yolculuğumuz, 15 Ocak Çarşamba gü bir SpaceX Falcon 9 roketiyle başlıyor.&quot; ifadelerini kullandı.
Blue Ghost, 2 metre yüksekliğinde ve 3,5 metre genişliğinde.Araç, Ay&#039;ın kuzeydoğusundaki Mare Crisium bölgesinde yer alan volkanik bir yapı olan Mons Latreille&#039;e 10 bilimsel araştırma projesi ve teknoloji gösterimi için ekipman taşıma görevini üstlenecek.
Blue Ghost, Ay&#039;a 45 günlük bir yolculuğun ardından Ay yüzeyinde 14 gün sürecek planlı bir operasyon aşaması gerçekleştirecek.
Firefly Aerospace, 2021 yılında NASA&#039;nın Ticari Ay Yükü Hizmetleri (CLPS) girişimi kapsamında 93 milyon dolarlık bir sözleşme kazandı.Bu program, Ay&#039;a bilimsel ve teknolojik yükler taşıma görevlerini gerçekleştirmek için yeni nesil uzay şirketlerini işe alarak özel bir Ay ekonomisi oluşturmayı ve Artemis programının bir parçası olarak Ay&#039;da sürdürülebilir bir varlık kurmayı amaçlıyor.
CLPS&#039;in ilk görevi, Ocak 2024&#039;te Pennsylvania merkezli Astrobotic şirketi tarafından gerçekleştirildi ancak başarısızlıkla sonuçlandı.
Şirketin iniş aracı Peregrine, bir United Launch Alliance Vulcan roketiyle fırlatıldı ancak birkaç gün sonra bir yakıt sızıntısı nedeniyle kayboldu ve nihayetinde Dünya atmosferinde yanarak yok oldu.Bir ay sonra, Teksas merkezli Intuitive Machines şirketi kısmi bir başarı elde etti.
Şirketin iniş aracı, bir SpaceX Falcon 9 roketiyle fırlatıldı ve 22 Şubat&#039;ta Ay&#039;ın güney kutbu yakınlarına başarılı bir şekilde indi.
Ancak araç iniş sırasında bir bacağını kırdı ve eğik bir pozisyonda durdu, bu da güneş panellerinin yeterince güneş ışığı almasını ve radyonun çalışmasını engelledi.
Yine de görev sırasında birkaç test tamamlandı, fotoğraflar gönderildi ve bu, 1972&#039;deki Apollo 17 görevinden bu yana ilk Ay&#039;a iniş olarak kayıtlara geçti.
AY&#039;A UZAY ARACIYLA İNMEYİ BAŞARAN ÜLKELER
Bugüne kadar yalnızca beş ülke Ay&#039;a uzay aracıyla başarılı bir şekilde iniş yapmayı başardı: Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Hindistan ve Japonya. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vu9voAIh9UyRLhqVwmTrTg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Apollodan, sonra, ikinci, kez:, ABD, Aya, doğru, yola, çıkıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Alzheimer için robot köpek: Bakım gerektirmiyor, gerçeği gibi sevimli!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/alzheimer-icin-robot-koepek-bakim-gerektirmiyor-gercegi-gibi-sevimli</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/alzheimer-icin-robot-koepek-bakim-gerektirmiyor-gercegi-gibi-sevimli</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de alzheimer ve demans hastaları için robot köpek geliştirildi.Köpeklerin insanın en iyi dostu olduğu söylenir, ancak Alzheimer ve diğer bunama türleriyle yaşayan birçok insan için bir köpek veya evcil hayvana bakmanın getirdiği zorunluluklar zorlu olabilir.  ABD&#039;de Alzheimer ve demans hastaları için robot köpek geliştirildi. Robot köpek Jeanie, evcil hayvana bakacak durumda olmayan ama onların sevgisine muhtaç insanlar için geliştirildi. Üstelik Jeanie köpek gibi bakım gerektirmiyor ama neredeyse gerçekleri kadar sevimli.  Labrador cinsi köpeklerden ilham alınarak geliştirilen Jeanie, özellikle demans ve Alzheimer hastaları için tasarlandı.  Tasarımcısı Tom Stevens, 2011&#039;de annesinin Alzheimer olmasından yola çıkarak Jeanie&#039;yi geliştirdiğini söylüyor.  Jeanie isimli köpek, dokunma ve ses komutlarına yanıt verebiliyor ve kuyruğunu sallıyor.  Bu yıl içinde 2 bin 500 dolara satışa çıkarılması planlanıyor. Düşünülen seçenekler arasında huzurevlerine kiralanması da var. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cNT-nzOI2024fb3Cbul6IQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Alzheimer, için, robot, köpek:, Bakım, gerektirmiyor, gerçeği, gibi, sevimli</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;nın korktuğu kabus senaryo: Bir astronot uzayda ölürse ne olur?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasanin-korktugu-kabus-senaryo-bir-astronot-uzayda-oelurse-ne-olur</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasanin-korktugu-kabus-senaryo-bir-astronot-uzayda-oelurse-ne-olur</guid>
<description><![CDATA[ NASA, astronotların uzayda hayatını kaybetmesi ihtimaline karşı detaylı hazırlıklar yapıyor. Popüler Science’a konuşan eski Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) Komutanı Chris Hadfield, uzay yürüyüşü sırasında ölen bir astronotun öncelikle hava kilidine alınacağını, ardından ISS’teki morg gibi soğuk bir alanda saklanacağını belirtti. Cesedi uzaya fırlatmak veya Dünya atmosferinde yok etmek gibi seçeneklerin ise etik ve yasal sorunlar doğurduğu vurgulandı.NASA, astronotların uzay yürüyüşleri için her ne kadar özel kıyafetlerle önlemler alsa da, kötü senaryoyu düşündüğümüzde bir astronotun uzayda ölmesi durumunda ne olacağı merak konusu.
Bu durum bir bilim kurgu gerilim filminin senaryosu gibi görünse de, gerçeklik oldukça titiz hazırlıklarla şekillenmiştir.
Bu hazırlıklara, üzücü olasılıklar için yapılan ölüm simülasyonları da dahildir.
Astronot ve eski Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) komutanı Chris Hadfield, Popular Science’a verdiği röportajda, yıldızlar arasında bir trajedi yaşanması durumunda neler olabileceğine dair rahatsız edici bazı detayları paylaştı.Hadfield, bir astronotun uzay yürüyüşü sırasında ölürse ilk önceliğin bedeni hava kilidine geri getirmek olacağını açıkladı. 
Cesetler, sıcak ve basınçlı bir ortam olan uzay giysisinde daha hızlı bozulur ve bu durum, hayatta kalan ekip üyeleri için büyük bir tehdit oluşturabilir.
Hadfield, “Çürüyen etin ya da gaz çıkışının kokusunu istemeyiz.&quot; dedi.
Kontaminasyonu önlemek için, ölen kişi giysisinde kalır ve büyük olasılıkla ISS içinde geçici bir morg olarak kullanılan soğuk bir yere yerleştirilir.ISS’te bir mürettebat üyesinin naaşıyla başa çıkma prosedürleri, hem steril hem de rahatsız edicidir.
NASA’nın “İnsan Uzay Uçuşuyla İlgili Ölümler” rehberi, cesetle ilgili üç seçenek sunar:
Cesedi Dünya’ya Geri Getirmek: Tercih edilen yöntem budur, ancak bu her zaman mümkün değildir; görevin süresi ve lojistik zorluklar bunu engelleyebilir.
Uzaya Fırlatma: Belki bu yöntem pratik görünüyor olabilir ancak cesedi uzay boşluğuna bırakmak, uzay çöplüğüyle ilgili uluslararası anlaşmaları ihlal eder ve diplomatik sorunlara yol açar.
Atmosferde Yok Olma: Cesedin Dünya atmosferinde yok edilmesi (bir tür kremasyon), ancak bu yöntem de kendi risklerini ve etik soruları beraberinde getirir.
Bu, distopik bir romanın konusu gibi görünse de, uzayda doğaçlamaya yer olmadığı acı bir gerçek.Peki ya bir astronot Ay yüzeyinde ölürse?
Dünya’nın bakterileri ve nemi olmadan çürüme gerçekleşmez, bu da cesedin ürkütücü bir şekilde korunacağı anlamına gelir. Ancak cesedi orada bırakmak bir seçenek değildir.
NASA’nın gezegen koruma taahhüdü göksel cisimlerin kontaminasyonunu önlemek cesedin geri getirilmesini gerektirir ve bu da zaten zor olan bir göreve yeni bir karmaşıklık katıyor.NASA, akla gelebilecek hemen her senaryo için protokollere sahip olsa da, simüle edemediği bir şey var: Uzayda ölümün duygusal yükü.
Astronotlar için, evden uzakta ölmek sadece bir kabus değil, aynı zamanda varoluşsal bir sorundur.
Ayrıca astronotların yakınları için de yıkıcı sonuçlar doğurabilir.
Şu an için en iyi senaryo, ölümü Dünya’da karşılamak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OZ_Nck0j0E2KXVDMKq7Svg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASAnın, korktuğu, kabus, senaryo:, Bir, astronot, uzayda, ölürse, olur</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA astronotları uzayda mahsur: &amp;quot;Issız ada gibi değil&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-astronotlari-uzayda-mahsur-issiz-ada-gibi-degil</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-astronotlari-uzayda-mahsur-issiz-ada-gibi-degil</guid>
<description><![CDATA[ NASA astronotları Butch Wilmore ve Suni Williams, Boeing Starliner uzay aracında yaşanan sorunlar nedeniyle Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda (ISS) altı aydır mahsur durumdalar. Geçtiğimiz yıl Haziran ayında ilk olarak sekiz gün planlanan görevleri uzayan iki astronot, Dünya’ya dönüşleri sürekli ertelenmesine rağmen moralini yüksek tutuyor. Williams, Tom Hanks&#039;in &quot;Cast Away&quot; filmine atıfta bulunan soruya verdiği yanıtta, &quot;Burada terk edilmiş hissetmiyoruz.&quot; dedi. Öte yandan NASA, astronotların kargo destekleriyle ihtiyaçlarının karşılandığını ve iyi durumda olduğunu belirtti.NASA astronotları Butch Wilmore ve Suni Williams, Haziran 2024&#039;ten bu yana Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda (ISS) mahsur kalmış olsalar da kendilerini ıssız adaya düşmüş gibi hissetmediklerini söyledi.
Butch Wilmore ve Suni Williams, başlangıçta yalnızca sekiz günlük bir uzay yolculuğu planlamışlardı, ancak Boeing Starliner uzay aracının yaşadığı bir dizi sorun nedeniyle ISS&#039;te mahsur kaldılar.NASA liderleriyle yapılan canlı bir video etkinliğinde konuşan ikili, diğer iki astronotla birlikte neşeli bir görüntü sergiledi.
Tom Hanks&#039;in bir adamın ıssız bir adada mahsur kalmasını anlatan &quot;Cast Away&quot; filmine atıfta bulunan bir soruya yanıt veren Suni Williams, kendisinin ve Wilmore’un terk edilmiş hissetmediklerini söyledi.Wilmore, &quot;Elbette bir gün evimize dönmek istiyoruz. Ailelerimizi bir süre önce geride bıraktık. Ama burada yapmamız gereken çok iş var ve bu işleri bitirmeden dönmemiz mümkün değil.&quot; dedi.
YANGIN BÖLGESİNİ UZAYDAN GÖRÜNTÜLEYECEK
Astronotlar ayrıca, uzay istasyonunun yörüngesi nedeniyle şu ana kadar Kaliforniya&#039;da yayılan orman yangınlarını göremediklerini belirtti.
Ancak yangın bölgesinin üzerinden geçtiklerinde Dünya&#039;daki ekipler için uzaydan fotoğraf çekeceklerini söylediler.Hem Wilmore hem de Williams&#039;ın evlerine dönüşleri sürekli olarak erteleniyor.
Geçen ay, Şubat ayında planlanan dönüşleri, kendilerini alacak olan SpaceX roketindeki sorunlar nedeniyle bir kez daha ertelenmişti.
Astronotların başka bir erteleme olmaması durumunda Mart ayının sonuna doğru Dünya&#039;ya dönüş yapmaları bekleniyor.
Yeni mürettebat geldiğinde Wilmore ve Williams, NASA astronotu Nick Hague ve Roscosmos kozmonotu Aleksandr Gorbunov ile birlikte eve dönüş roketine binecek.Neredeyse altı ay geçti ve iki astronot, ABD seçimlerini, Şükran Günü&#039;nü ve Noel&#039;i ISS&#039;te geçirdi.
Ancak Wilmore, kızının lise son yılının büyük bir kısmını kaçırıyor.
Buna rağmen, Çarşamba günü Dünya’ya yapılan bağlantıda astronotlar mutlu görünüyorlardı.
İKİ KARGO TESLİMATI YAPILDI
NASA&#039;ya göre, ISS&#039;teki astronotlar yakın zamanda kıyafet, yiyecek, su ve oksijen içeren iki kargo teslimatı aldı.
Wilmore ve Williams, ISS&#039;in düzenli ekibinin bir parçası haline geldiler ve uzay istasyonundaki sıhhi tesisat ve onarımlar gibi görevleri üstleniyorlar.
UZAY YÜRÜYÜŞÜ YAPACAK
Önümüzdeki hafta Suni Williams, uzay istasyonunun dışındaki yönelim sistemi için bir cihazı değiştirmek üzere başka bir ekip üyesiyle bir uzay yürüyüşü yapacak.
Ayrıca bir teleskop ve reflektör ile başka ekipmanları da onaracaklar.
Bu, Williams&#039;ın uzun NASA kariyerindeki sekizinci uzay yürüyüşü olacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J2Biuyg7QEm6a1r52Hmhsw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, astronotları, uzayda, mahsur:, Issız, ada, gibi, değil</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA tarih verdi: Mars&amp;apos;ın sırları en erken 2035&amp;apos;te Dünya&amp;apos;ya taşınıyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-tarih-verdi-marsin-sirlari-en-erken-2035te-dunyaya-tasiniyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-tarih-verdi-marsin-sirlari-en-erken-2035te-dunyaya-tasiniyor</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Mars&#039;ta toplanan eski mikrobiyal yaşam izlerini taşıyan örneklerin Dünya&#039;ya dönüş tarihi için 2035-2039 arasını işaret etti. Görev maliyetlerini düşürmek için iki alternatif plan üzerinde çalışan ajans, kararını 2025&#039;te açıklayacağını bildirdi.Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, salı günkü açıklamasında Mars&#039;tan toplanan ve eski mikrobiyal yaşamın izlerini bulmak için yararlanılabilecek düzinelerce kaya ve tortu örneğinin, gelecek birkaç ayın gidişatına bağlı olarak en erken 2035&#039;te, en geç ise 2039&#039;da Dünya&#039;ya getirilebileceğini duyurdu.The Independent&#039;ta yer alan habere göre, ajans, Kızıl Gezegen&#039;de 30 örnek toplamış ama bunları geri getirmenin maliyeti Mars Örnek Dönüşü görevini geciktirmişti.
Başlangıçta 11 milyar dolar tutacağı tahmin edilen görevde geri dönüş tarihi 2040 olarak belirlenmişti. Başkan Bill Nelson, bu maliyeti ve zaman çizelgesini &quot;kabul edilemez&quot; diye nitelemişti.Şimdiyse ABD uzay ajansı, daha az maliyetli bir çift seçeneği araştırdığını ve hangisini seçeceğine dair nihai kararını muhtemelen gelecek yıl vereceğini söylüyor.NASA, Curiosity ve Perseverance keşif araçlarını Mars yüzeyine indirmek için daha önce test edilmiş ve başarıyla kullanılmış Sky Crane iniş sisteminden faydalanabilir. Bunun maliyeti 6,6&#039;yla 7,7 milyar dolar arasında olur.Bunun yerine mevcut ticari ortakların tasarladığı ağır bir iniş aracını da seçebilirler. Bu daha ucuza gelir ve 5,8&#039;le 7,1 milyar dolar arasında tutar.
Nelson, gazetecilere yaptığı açıklamada &quot;Her iki seçenek de ilk uçaktan çok daha basitleştirilmiş, daha hızlı ve daha ucuz bir alternatif&quot; dedi.
Geri dönüşün ne zaman gerçekleştirileceğinin yeni yönetime, ABD Kongresi&#039;ne ve ne kadar para harcamak isteyeceklerine bağlı olduğunu söyledi.NASA, geçen yıl nisanda Mars&#039;tan Dünya&#039;ya değerli örnekleri getirmek için yenilikçi tasarımlar aradığını açıklamıştı.Ajans &quot;Bu tür örnekler yalnızca Güneş Sistemi&#039;nin oluşumunu ve evrimini anlamamızı sağlamakla kalmayacak, gelecekteki insan kaşifler için hazırlık yapmak ve NASA&#039;nın eski yaşam belirtileri arayışına desteklemek üzere de kullanılabilir&quot; demişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lN87mJPCfUatJqEm4RRjUg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, tarih, verdi:, Marsın, sırları, erken, 2035te, Dünyaya, taşınıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;dan kritik uyarı: Dünya&amp;apos;nın dönüş hızını yavaşlatıyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-kritik-uyari-dunyanin-doenus-hizini-yavaslatiyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-kritik-uyari-dunyanin-doenus-hizini-yavaslatiyor</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın bilim insanları, Çin’in merkezindeki Üç Boğaz Barajı&#039;nın Dünya’nın dönüş hızını etkilediğini öne sürdü. 39 trilyon kilogramlık devasa su kütlesi, Dünya&#039;nın &quot;eylemsizlik momentini&quot; değiştirerek dönüşü yaklaşık 0.06 mikrosaniye yavaşlatıyor. Bu etkiler küçük görünse de, uzun vadede önemli sonuçlar doğurabilir.NASA bilim insanlarına göre, Çin’in merkezindeki Üç Boğaz Barajı, Dünya’nın dönüş hızını yavaşlatıyor olabilir.
Dünyanın en büyük barajı olarak kabul edilen bu yapı, Yangtze Nehri’nden gelen suyu dünyanın en büyük hidroelektrik santraline yönlendiriyor.
Ayrıca baraj, nehrin aşağı kesimlerinde yıkıcı sellere neden olan taşkınları kontrol etmek amacıyla tasarlandı.Dünya’nın dönüşü geçmişte doğal afetler ve Ay’ın etkisi gibi doğal nedenlerle zaman zaman dalgalanmalar yaşamıştı.
Ancak bu baraj, Dünya’nın dönüşünü etkileyen bilinen tek insan yapımı yapı olarak değerlendiriliyor.
Bilim insanları, barajın 39 trilyon kilogramdan fazla olduğu tahmin edilen suyu, deniz seviyesinden yaklaşık 175 metre yüksekte tuttuğunu belirtti.Bu devasa su kütlesi, Dünya’nın &quot;eylemsizlik momenti&quot; üzerinde bir etki yaratıyor.
Eylemsizlik momenti, bir cismin açısal ivmeye direnme eğilimini ifade eder ve bir cismin kütlesinin, kütlenin dönüş eksenine olan uzaklığının karesiyle çarpımından oluşan bir büyüklük olarak tanımlanır.Barajın etkisi, Dünya’nın dönüş hızını yalnızca 0.06 mikrosaniye kadar yavaşlatıyor.
Bu miktar küçük görünse de, fizikçiler bu tür bir yavaşlamanın uzun vadede önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor.NASA’ya göre, bu devasa projenin gerçekleştirilmesi, 1,2 milyon insanın yerinden edilmesini ve 13 şehrin su altında kalmasını gerektirdiği için büyük tartışmalara yol açtı.
Ayrıca, inşaat sırasında 1.300’den fazla köy, arkeolojik alan ve tehlikeli atık alanı yok edildi.
NASA bilim insanları, bu durumun deprem riski, toprak kaymaları, ekosistemlere olan etkiler, kirlilik, su kaynaklı hastalıkların artışı ve Yangtze Nehri’ndeki tuzluluk değişimleri gibi sorunlara neden olabileceğinden endişe duyuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_f64B8w11EGTcGBFLZM8Kw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASAdan, kritik, uyarı:, Dünyanın, dönüş, hızını, yavaşlatıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünyanın ilk &amp;quot;geleceğin şehri&amp;quot; sakinlerini ağırlamaya hazırlanıyor: Yaşamak için tek şart bu!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dunyanin-ilk-gelecegin-sehri-sakinlerini-agirlamaya-hazirlaniyor-yasamak-icin-tek-sart-bu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dunyanin-ilk-gelecegin-sehri-sakinlerini-agirlamaya-hazirlaniyor-yasamak-icin-tek-sart-bu</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın ilk &quot;geleceğin şehri&quot; olarak tanımlanan ve Toyota tarafından geliştirilen Woven City, Japonya’nın Fuji Dağı eteklerinde yükseliyor. Hidrojen enerjisi, yapay zeka ve ileri teknolojilerle donatılmış bu sıra dışı şehir, ilk sakinlerini ağırlamak için gün sayıyor. 10 milyar dolara inşa edilen şehirde yaşayacakların kira ödemeyeceğini ifade eden şirket, proje kapsamında yarının teknolojilerini geliştirmeyi hedeflediklerini açıkladı.Dünyaca ünlü Japon otomobil devi Toyota, eski bir otomobil fabrikasının arazisine geleceğin teknolojilerinin yaratılması amacıyla inşa ettiği Woven City&#039;nin ilk aşamasının tamamlandığını duyurdu.2020’de duyurulan ve 2021’de inşasına başlanan proje, 10 milyar dolarlık bir yatırımla hayata geçti. Hidrojen yakıt hücreleriyle çalışan, tamamen bağlantılı bu ekosistem, inovasyon ve sürdürülebilirlik hedefleriyle tasarlandı. “Dokuma Şehri”, geleceğin teknolojilerini geliştirmek için bir laboratuvar işlevi görecek.Şehir, ilk etapta 100 kişiye kapılarını açmaya hazırlanıyor. Burada ücretsiz yaşayacak olan sakinler, deneysel projelerde görev alarak geleceğin teknolojilerine katkı sunacak. İlerleyen aşamalarda, aileler ve evcil hayvanlarla birlikte bu sayı 2 bin 200 kişiye kadar genişleyecek.Las Vegas’taki CES 2025’te tanıtılan projede, sakinlerin hayatını kolaylaştıracak pek çok yenilik tanıtıldı:
Geceleri eve dönüş yolunda eşlik eden dronlar, yaşlılara destek sağlayacak yapay zeka evcil hayvanları ve günlük işleri üstlenecek yenilikçi çözümler.
Ayrıca, 300’den fazla otomatik uçuş gerçekleştiren uçan taksiler ve otonom sürüş sistemleri de şehirde test edilecek.Proje, yalnızca bir yaşam alanı değil, aynı zamanda yaratıcı fikirlerin özgürce test edilebildiği bir inovasyon merkezi olarak tanımlanıyor. Şehirde yaşayanlar, teknolojinin günlük hayatla buluştuğu benzersiz bir ekosistemin parçası olacak.Şehrin ilk sakinleri, Japon devinin tarihine gönderme yapılarak “Dokumacılar” olarak adlandırılacak. Şehrin ismi konulurken, Toyota&#039;nın geçmişte dokuma tezgahı üreten bir şirket olarak kurulmasına atıfta bulunuldu.
Toyota CEO&#039;su Akio Toyoda, şehrin meddi kâr elde etmesini beklemediğini ancak geleceğin teknolojilerinin çıkacağı kuluçka merkezi olabileceği ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fE9FCBNnIE65OKhnUiWFYA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, ilk, geleceğin, şehri, sakinlerini, ağırlamaya, hazırlanıyor:, Yaşamak, için, tek, şart, bu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Fransa’yı sarsan dava | Organize tecavüz çetesine aracılık eden internet sitesinin kurucusu tutuklandı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/fransayi-sarsan-dava-organize-tecavuz-cetesine-aracilik-eden-internet-sitesinin-kurucusu-tutuklandi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/fransayi-sarsan-dava-organize-tecavuz-cetesine-aracilik-eden-internet-sitesinin-kurucusu-tutuklandi</guid>
<description><![CDATA[ Fransa’yı sarsan toplu tecavüz davasının yankıları devam ediyor. Coco adlı internet sitesinin sahibi 44 yaşındaki Isaac Steidl, yöneticiliğini yaptığı platformun tecavüz, cinayet ve pedofili dahil 23 binden fazla suçun işlenmesi sırasında kullanıldığı gerekçesiyle tutuklandı. Söz konusu site, 72 yaşındaki Dominique Pelicot’un eşine tecavüz etmeleri için yabancılarla iletişim kurduğu ve tüm istismar sürecini organize ettiği platform olarak dikkat çekmişti. Pelicot, eşini bayıltarak tecavüzlere zemin hazırladığı gerekçesiyle 20 yıl hapis cezası almıştı. Site, Haziran 2024’te kapatılırken, Steidl’in kara para aklama ve suç işlemek için komplo kurma suçlarından sorgulanmaya devam ettiği bildirildi.Dominique Pelicot&#039;un eşine tecavüz etmeleri için yabancılarla haberleşmek amacıyla kullandığı internet sitesinin kurucusu Isaac Steidl, Fransa&#039;da tutuklandı.
44 yaşındaki Isaac Steidl, tecavüz, cinayet ve pedofili dahil olmak üzere 23 binden fazla suçta suçlular tarafından kullanıldığı belirtilen siteyle ilgili olarak Parisli yetkililer tarafından soruşturuluyordu.
France Info radyosunun haberine göre Steidl&#039;ın yurt dışındaki evinden çağrıldıktan sonra Paris’e dönmeyi kabul ederek salı sabahı polise teslim olduğu ve 96 saate kadar gözaltında tutulacağı belirtildi.Coco adlı internet sitesi, Haziran 2024&#039;te Fransız yetkililer tarafından başlatılan bir soruşturma çerçevesinde kapatıldı.
72 yaşındaki Pelicot&#039;un &quot;A son insu&quot; (onun bilgisi olmadan) adlı bir sohbet odasını kullanarak eşine tecavüz ve cinsel tacizde bulunmaları için 80&#039;den fazla erkekle anlaştığı ortaya çıktı.
Pelicot’un, 72 yaşındaki eşi Gisele&#039;i bir dizi reçeteli ilaçla bayılttığı öğrenildi.Aralık ayında Avignon’daki bir mahkeme, Pelicot’u eşini uyuşturmak, tecavüz etmek ve yabancıları kendi evlerinde eşine tecavüz etmeleri için davet etmekten 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. Söz konusu suçlar 2011 ve 2020 yılları arasında yaklaşık 10 yıllık bir süreç boyunca işlendi.
Tecavüzcü koca Pelicot, daha önce de yerel bir süpermarkette kadınların etek altını kaydederken yakalanmıştı.Ayrıca, Pelicot&#039;un eşine yönelik taciz ve tecavüz görüntülerini içeren on binlerce video ve fotoğrafın bulunduğu sabit diskinden kimliği tespit edilen 50 erkek daha yargılandı.
Bu kişiler, 3 ile 15 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Bunlardan 17’si mahkumiyet kararlarına itiraz etti.
SİTE BAŞKA SUÇLARA DA KARIŞTI
Site başka suç soruşturmalarında da yer aldı. Geçen yıl Nisan ayında, Dunkirk yakınlarında 22 yaşındaki bir adam, sitede 18 yaş altı olduğunu düşündüğü bir kızla buluşma ayarladıktan sonra genç bir grup tarafından dövülerek öldürüldü.Fransız medyasına göre, Steidl, 2003 yılında bilgisayar mühendisliği bölümünden mezun olduktan kısa bir süre sonra ailesinin 2 bin euro yatırım desteğiyle siteyi kurdu.
İddiaya göre site, romantik buluşmalar için bir platform olarak tasarlanmıştı, ancak kısa sürede uyuşturucu satıcılarının, pedofillerin ve cinsel suçluların dikkatini çekti.
Pelicot&#039;un tutuklanmasının ardından Fransız sitesi, Manş Adaları&#039;ndaki Guernsey&#039;de kayıtlı bir URL&#039;ye taşındı.Polis, siteyle bağlantılı olarak Macaristan, Litvanya, Almanya ve Hollanda&#039;daki banka hesaplarında 5 milyon Euro&#039;luk fonun dondurulduğunu açıkladı.
Güney Fransa doğumlu Steidl&#039;in, 2023 yılında Fransız vatandaşlığından vazgeçerek İtalyan vatandaşlığına geçtiği bildirildi. Kendisi, Doğu Avrupa’da yaşıyor.Geçen yıl siteyi kapatma kararı alan Paris Savcısı Laure Beccuau, sitenin 480 kurbanı kapsayan 23 bin 51 suç dosyasına karıştığını belirtti.
Beccuau, yaptığı açıklamada, Ocak 1980 doğumlu İtalyan vatandaşlığında bir kişinin &quot;site yöneticisi olduğundan şüphelenildiğini&quot; ve Bulgaristan’da hakimler tarafından sorgulandığını ifade etti.
Le Parisien gazetesine göre, Steidl; &quot;bir suç örgütü kapsamında bir çevrimiçi platformun yasa dışı şekilde yönetilmesi, suç işlemek için komplo kurmak, ağırlaştırılmış fuhuş suçlarına, pedofili videolarının dağıtımına ve paylaşımına ortaklık yapmak ile kara para aklama&quot; suçlamalarıyla sorgulanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lxtJJoa7_UCB8bzPICpxzQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Fransa’yı, sarsan, dava, Organize, tecavüz, çetesine, aracılık, eden, internet, sitesinin, kurucusu, tutuklandı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sony&amp;apos;den devrim: PlayStation oyunlarının kokusu artık duyulacak!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/sonyden-devrim-playstation-oyunlarinin-kokusu-artik-duyulacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/sonyden-devrim-playstation-oyunlarinin-kokusu-artik-duyulacak</guid>
<description><![CDATA[ Sony, PlayStation oyuncularının oyunlardaki ortamı koklamalarına olanak tanıyacak devrim niteliğinde bir teknoloji üzerinde çalışıyor. Şirket, bu özelliği bazı oyuncularla beraber The Last of Us oyunu üzerinden test etti.Oyunseverler bunun nasıl mümkün olduğunu tam olarak anlayamıyor ancak Sony’nin PlayStation oyunlarındaki ortamlarda bulunan kokuları oyunculara hissettirme teknolojisi üzerinde çalıştığı bildiriliyor.CES 2025’te Sony, oyun içi ortamların kokusunu almanıza olanak tanıyan konsept teknolojiyi tanıttı.CES 2025 basın konferansında, The Last of Us oyununun bir deneme sürümü gösterildi.
Oyuncular, çevrelerindeki çürük mantar kokusunu hissedebiliyordu.Ancak Sony, bu teknolojinin ne zaman kullanılabilir hale geleceğiyle ilgili bir açıklama yapmadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PB1uCfrxzEW25kchEAE9bg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Sonyden, devrim:, PlayStation, oyunlarının, kokusu, artık, duyulacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Havaalanına yakın yaşayanlar dikkat: Uçak gürültüsü kalbinizi tehdit ediyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/havaalanina-yakin-yasayanlar-dikkat-ucak-gurultusu-kalbinizi-tehdit-ediyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/havaalanina-yakin-yasayanlar-dikkat-ucak-gurultusu-kalbinizi-tehdit-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ University College London&#039;daki araştırmacılar, uçak gürültüsüne maruz kalmanın kalp krizi riskini artırabileceğini ortaya koydu. Yapılan araştırmada havaalanlarına yakın yaşayan 3 bin 635 kişinin kalp görüntüleme verileri incelendi ve uçak gürültüsünün kan pompalama işlevini düşürdüğü ortaya çıktı .Bir araştırmaya göre, uçak gürültüsüne maruz kalmak, kalp krizi geçirme olasılığını artırabilir. University College London (UCL) araştırmacıları, havaalanlarına yakın yaşayan ve uçakların kalkış ve iniş gürültüsüne maruz kalan kişilerin kalp sağlığı açısından daha büyük bir risk altında olabileceğini tespit etti.  Araştırma ekibi, bu durumun kalp krizine, yaşamı tehdit eden anormal kalp ritimlerine ve felçlere yol açabileceğini belirtti. Journal of the American College of Cardiology dergisinde yayımlanan çalışmada, Heathrow, Gatwick, Birmingham veya Manchester havaalanlarına yakın bölgelerde yaşayan 3 bin 635 kişinin kalp görüntüleme verileri incelendi.KAN POMPLAMA İŞLEVİNİN VERİMİ DÜŞÜYOR  Yüksek uçak gürültüsüne maruz kalan kişilerin kalpleri, daha düşük uçak gürültüsü alanlarında yaşayan kişilerin kalpleriyle karşılaştırıldı. Yüksek gürültüye maruz kalanların kalp kaslarının daha sert ve kalın olduğu, bu kasların daha az esneyip büzülebildiği ve vücudun kan pompalama işlevini daha az verimli gerçekleştirdiği görüldü.  Bu durum özellikle gece saatlerinde uçak gürültüsüne maruz kalan kişiler için daha belirgin oldu.Araştırmacılar bunun, uykunun bozulması ve insanların genellikle gece evde bulunması nedeniyle uçak gürültüsüne daha fazla maruz kalmalarından kaynaklanabileceğini düşünüyor.  Uçak gürültüsüne maruz kalmayan kişilerin ayrı bir analizinde, bu tür kalp anormalliklerinin, bu anormalliklere sahip olmayanlara kıyasla kalp krizi, yaşamı tehdit eden kalp ritimleri veya felç gibi olayların riskini dört katına kadar artırabileceği belirlendi.  UCL Kardiyovasküler Bilimler Enstitüsü&#039;nden ve Royal Free Hastanesi&#039;nde kardiyolog olan kıdemli yazar Dr. Gaby Captur, şunları söyledi:“Çalışmamız gözlemsel bir çalışma olduğu için uçak gürültüsü seviyelerinin yüksek olmasının kalp yapısındaki ve işlevindeki bu farklılıklara kesin olarak neden olduğunu söyleyemeyiz. Ancak bulgularımız, uçak gürültüsünün kalp sağlığını ve genel sağlığımızı olumsuz etkileyebileceğine dair artan kanıtlar arasında yer alıyor. Hükümet ve endüstrinin uçak gürültüsüne maruz kalmamızı azaltmak ve bunun havaalanlarına veya uçuş güzergahlarına yakın yaşayan milyonlarca insan üzerindeki etkisini hafifletmek için ortak çaba göstermesi gerekiyor.”  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KS2_L3MeDEOvQoUTvehF0Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Havaalanına, yakın, yaşayanlar, dikkat:, Uçak, gürültüsü, kalbinizi, tehdit, ediyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA, Ay&amp;apos;a &amp;quot;Elektrikli süpürge&amp;quot; gönderiyor: Ay tozlarını toplayacak</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-aya-elektrikli-supurge-goenderiyor-ay-tozlarini-toplayacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-aya-elektrikli-supurge-goenderiyor-ay-tozlarini-toplayacak</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Blue Ghost göreviyle birlikte Ay&#039;a bir &quot;Elektrikli süpürge&quot; göndermeye hazırlanıyor. Lunar PlanetVac (LPV) olarak bilinen bu cihaz, 1 santimetreye kadar olan ay tozunu işleyip numuneleri Dünya&#039;ya geri gönderecek.NASA, gelecek hafta Ay’a iniş yapacak Blue Ghost 1 göreviyle birlikte &quot;Elektrikli süpürge&quot; gönderiyor.
Lunar PlanetVac (LPV) olarak bilinen bu cihaz, Firefly Aerospace tarafından geliştirilen Blue Ghost 1 Ay iniş aracının taşıdığı bir NASA yükü.
Bu cihaz, NASA’nın örnek toplama ve yerinde testler yapma konusunda yeni yollar keşfetmesini kolaylaştırmayı hedefliyor.LPV, Honeybee Robotics tarafından geliştirildi ve basınçlı gaz kullanarak Ay yüzeyindeki tozları dönüştürüyor.
Oluşan toz bulutu, pnömatik jetler sayesinde bir aktarım tüpüne yönlendirilerek numune kabına aktarılıyor.
Cihaz, 1 santimetreye kadar olan ay tozu parçacıklarını işleyebiliyor.
Toplanan Ay toprağı daha sonra eleniyor, numune kabında fotoğraflanıyor ve bulgular Dünya’ya iletiliyor.
Ayrıca cihaz, ay tozunun yapışkanlığını ve gaz jetlerinin temizleyici bir ajan olarak verimliliğini test edecek.Bu işlem tamamen otonom şekilde çalışıyor ancak cihaz, gelecekteki mürettebatlı Ay veya Mars görevlerinde astronot gözetimiyle de kullanılabilir.
Bu yöntem, diğer görevlerde kullanılan yüzeyi mekanik olarak kazıma yöntemine göre yenilikçi bir alternatif sunuyor.NASA&#039;nın Marshall Uzay Uçuş Merkezi&#039;ndeki Ticari Ay Yük Hizmetleri (CLPS) girişiminde LPV yükünü yöneten Dennis Harris şöyle dedi:
&quot;Bu cihaz kazı yapmıyor, servis veya değişim gerektirebilecek mekanik bir kola ihtiyaç duymuyor bir vakum temizleyici gibi çalışıyor. CLPS yükünde kullanılan bu teknoloji, su, helyum ve diğer kaynakların aranmasında fayda sağlayabilir ve NASA ile ortaklarına Ay’da habitatlar ve fırlatma rampaları inşa etmek için kullanılabilecek yerinde malzemeler hakkında daha net bir bilgi sağlayabilir. Aynı zamanda, bilimsel bilgileri genişletirken Güneş Sistemi&#039;nin pratik keşfine her adımda katkı sunabilir.&quot;Firefly Aerospace’in Blue Ghost 1 görevi, Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’ndeki Fırlatma Kompleksi 39A’dan SpaceX Falcon 9 roketiyle fırlatılacak.
Görevin Ay’a ulaşması yaklaşık 45 gün sürecek; bu sürenin 25 günü Dünya yörüngesinde geçecek ve inişin Mart ayı başlarında gerçekleşmesi planlanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7Pn1XkHZr0qncVkn_iu04A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, Aya, Elektrikli, süpürge, gönderiyor:, tozlarını, toplayacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en eski buz çekirdeği bulundu: Sekiz Eyfel Kulesi&amp;apos;nden büyük!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dunyanin-en-eski-buz-cekirdegi-bulundu-sekiz-eyfel-kulesinden-buyuk</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dunyanin-en-eski-buz-cekirdegi-bulundu-sekiz-eyfel-kulesinden-buyuk</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, Antarktika&#039;nın derinliklerinden dünyanın en eski buz çekirdeğini çıkardı. 2,8 kilometre uzunluğundaki silindir buzun sekiz Eyfel Kulesi&#039;nden bile daha büyük ve 1,2 milyon yıl öncesine ait olduğu belirtildi.Antarktika&#039;nın derinliklerinden yaklaşık 1,2 milyon yıl öncesine ait dünyanın en eski buzu çıkarıldı.
Eksi 35 derece sıcaklıkta çalışan bir bilim insanı ekibi, uzunluğu 2,8 kilometreyi bulan bir silindir şeklinde buz çekirdeği çıkardı.
Bu uzunluk, sekiz Eyfel Kulesi’nin uç uca eklenmesinden daha fazla.
Buzun içinde, bilim insanlarının gezegenimizin iklim geçmişiyle ilgili uzun süredir devam eden bir gizemi çözmesine yardımcı olacağını umduğu antik hava kabarcıkları bulunuyor.
Avrupalı bilim insanları, donmuş kıtanın altındaki kayaya ilk ulaşan olmak için yedi ulusla yarışarak dört Antarktika yazı boyunca çalıştı.Bu çalışma, gezegenimizin iklim tarihindeki en büyük gizemlerden birini çözmeye yardımcı olabilir.
&quot;BİR MİLYON YIL ÖNCESİNE AİT HAVA KABARCIKLARI VAR&quot;
Venedik’teki Ca’ Foscari Üniversitesi’nden ve araştırmayı koordine eden Prof. Carlo Barbante, “Bu inanılmaz bir başarı. Elinizde bir milyon yıl öncesine ait bir buz parçası var. Bazen volkanik patlamalardan gelen kül katmanlarını görebiliyorsunuz. İçinde, atalarımızın bir milyon yıl önce soluduğu hava kabarcıklarını görebileceğiniz küçük kabarcıklar var&quot; dedi.Ekip, İtalyan Kutup Bilimleri Enstitüsü liderliğinde ve 10 Avrupa ülkesinin katılımıyla çalıştı.
Matkap ekipmanı, laboratuvarlar ve kamp, en yakın araştırma üssünden kar motorlarıyla 40 kilometre taşındı.
Little Dome C adı verilen sondaj alanı, kıtanın doğusunda, Antarktika platosunda, yaklaşık 3000 metre rakımda yer alıyor.Buz çekirdekleri, bilim insanlarının iklimin nasıl değiştiğini anlaması için hayati öneme sahip.
Bu çekirdekler, sera gazı salınım seviyelerini ve sıcaklık değişimlerini ortaya çıkaran hava kabarcıkları ve parçacıklar içeriyor.
Bu veriler, bilim insanlarının iklim koşullarının zamanla nasıl değiştiğini haritalamasına yardımcı oluyor.Daha önce Epica adlı bir buz çekirdeğinden elde edilen veriler, sıcaklık artışlarının fosil yakıtların insanlar tarafından yakılmasıyla bağlantılı olduğunu göstermişti. Ancak bilim insanları daha eski tarihlere ulaşmayı hedefliyordu.Şimdi, Beyond Epica: Oldest Ice adlı projeyle 400 bin yıl daha geriye gitme şansı elde ettiler.Prof. Barbante, “Geleceğimizde geçmişin büyük bir kısmı var. Geçmişe bakarak iklimin nasıl işlediğini daha iyi anlıyoruz ve bunu geleceğe nasıl yansıtacağımızı öğreniyoruz.&quot; ifadelreini kullandı.
ŞİMDİ NE OLACAK?
Çekirdek şimdi birer metre uzunluğunda parçalara bölünerek, eksi 50 derece sıcaklıkta gemiyle Antarktika’dan taşınıyor. Bu parçalar nihayetinde, Cambridge’deki İngiliz Antarktika Araştırması da dahil olmak üzere birçok Avrupa kurumunun soğutucularına ulaştırılacak ve analizlere başlanacak.
Uzmanlar, 900 bin ila 1,2 milyon yıl önce, Orta Pleistosen Geçişi adı verilen dönemde neler olduğunu anlamak istiyor.
Bu dönemde, soğuk buzul ve sıcak buzul arası dönemler arasındaki döngü süresi, 41 bin yıldan 100 bin yıla geçti. Ancak bilim insanları bu değişikliğin nedenini hala anlayamıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aAmfU5q0L0GVQPJwJBDTeQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, eski, buz, çekirdeği, bulundu:, Sekiz, Eyfel, Kulesinden, büyük</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Karıncalarla ilgili ilginç araştırma: Düşmanlarını hatırlayıp daha agresif davranıyorlar!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/karincalarla-ilgili-ilginc-arastirma-dusmanlarini-hatirlayip-daha-agresif-davraniyorlar</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/karincalarla-ilgili-ilginc-arastirma-dusmanlarini-hatirlayip-daha-agresif-davraniyorlar</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, karıncaların kötü deneyimlerini hatırlayarak düşmanlarına karşı kin güdebildiğini ve bu nedenle tanıdık rakiplerine karşı daha agresif davrandıklarını keşfetti.Almanya’daki Freiburg Üniversitesi’nden bilim insanları, karıncaların kötü deneyimlerini hatırlayarak düşmanlarına karşı kin güdebildiğini keşfetti. Araştırmaya göre, karıncalar tanıdık düşmanların kokusunu ayırt ederek daha agresif davranışlar sergiliyor.Karıncalar, kokular sayesinde yuva arkadaşlarını ve yabancıları ayırt etme yeteneğiyle biliniyor. Önceki çalışmalar, karıncaların yakın yuvalardaki komşularına karşı daha saldırgan olduğunu ve ısırma ya da asit püskürtme gibi savunma mekanizmaları kullandığını ortaya koymuştu.
Yeni araştırma, bu davranışların karıncaların kokusal hafızasından kaynaklandığını ortaya koyuyor. Yani, bir karınca tanıdık bir düşmanın kokusunu alınca saldırganlaşıyor.Current Biology dergisinde yayımlanan çalışmada, bilim insanları karıncaların agresif davranışlarının öğrenmeye dayalı olup olmadığını test etmek için iki aşamalı bir deney yürüttü. 
İlk aşamada karıncalar, 5 gün boyunca belirli bir süre kendi yuvalarından veya iki farklı rakip yuvadan karıncalarla karşılaştırıldı. İkinci aşamada ise tüm karıncalar, rakip A yuvasından bireylerle yeniden bir araya getirildi.Sonuçlar, ilk aşamada A yuvasından karıncalarla etkileşimde bulunanların, diğer gruplara kıyasla bu rakiplere karşı çok daha agresif olduğunu gösterdi. Ancak daha pasif rakiplerle karşılaşan karıncaların saldırganlık seviyeleri düşüktü.Araştırmacılar, karıncaların çağrışım yoluyla öğrenme yeteneğine sahip olduğunu ve düşmanlarını kokularıyla tanıyıp hafızalarında saklayabildiğini belirtiyor. Bu bulgular, karıncaların içgüdüsel davranışlarının yanı sıra deneyimlerinden ders çıkarabildiğine dair güçlü kanıtlar sunuyor.
Çalışmanın ortak yazarı Volker Nehring, &quot;Böceklerin genelde önceden programlanmış robotlar gibi davrandığı düşünülüyor. Ancak araştırmamız, karıncaların deneyimlerden öğrenebildiğini ve hatta kin tutabildiğini gösteriyor&quot; ifadelerini kullandı.Karıncaların bu öğrenme ve hatırlama becerisi, sıkı toplumsal bağları ve organize yaşamlarıyla bilinen bu canlıların düşmanlarına karşı daha stratejik savunmalar geliştirebilmesini sağlıyor. Araştırmacılar, bu bulguların böcek davranışlarının karmaşıklığına dair önemli bir bakış açısı sunduğunu belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NZCXeQh19E6Fns7VxX3zcw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Karıncalarla, ilgili, ilginç, araştırma:, Düşmanlarını, hatırlayıp, daha, agresif, davranıyorlar</media:keywords>
</item>

<item>
<title>James Webb&amp;apos;den tarihi keşif: 44 yeni yıldız tespit edildi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/james-webbden-tarihi-kesif-44-yeni-yildiz-tespit-edildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/james-webbden-tarihi-kesif-44-yeni-yildiz-tespit-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, James Webb Uzay Teleskobu&#039;nun verileriyle 6,5 milyar ışık yılı uzaklıktaki &quot;Dragon Arc&quot; galaksisinde, evrenin en yoğun yıldız oluşum dönemine ait 44 yeni yıldız keşfetti. Keşif, evrenin sırlarına ışık tutuyorBilim insanları, ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) James Webb Uzay Teleskobu (JWST) verilerini inceleyerek &quot;kozmik öğle vakti&quot; de denen ve çok sayıda yıldızın oluştuğu döneme ait 44 yeni yıldız keşfetti.  Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezinden Fengwu Sun liderliğindeki bilim insanları, Dünya&#039;ya 6,5 milyar yıl uzaklıktaki &quot;Dragon Arc&quot; adı verilen bir galaksinin, evrenin yarı yaşında olduğu döneme ait görüntülerini inceledi.  Sun, &quot;Bu heyecan verici bir buluştu çünkü bu kadar uzaktaki böylesine çok yıldızı ilk kez görebildik.&quot; dedi.  Araştırmacılar, uzak galaksideki 44 yeni yıldızı, JWST&#039;nin hassas kameralarıyla gök cisimlerinin &quot;kütle çekimsel mercekleme&quot; etkisinden faydalanarak tespit etti.  Büyük kütleli gökcisimlerinin yoğun kütle çekim alanlarının tetiklediği doğal bir büyütme etkisi olan &quot;kütle çekimsel mercekleme&quot;, gök cisimlerinin arkasında kalan yıldızların ve galaksilerin görüntülenmesini sağlıyor.  Bu sayede, uzaktaki yıldızların ışıkları yüzlerce hatta binlerce defa büyüyerek JWST gibi hassas teleskoplar tarafından tespit edilebiliyor.  BUGÜNE KADAR EN FAZLA SAYIDAKİ YILDIZ   Araştırma, evrenin derinliklerinde bugüne kadar bulunan en fazla sayıdaki yıldızın keşfiyle başlı başına bir rekor kırdı.  Öte yandan BBC&#039;nin haberine göre, araştırmaya katılan Durham Üniversitesinden bilim insanları, söz konusu 44 yeni yıldızın, 4 milyar ışık yılı uzaklıktaki &quot;Abell 370&quot; adı verilen bir gökada kümesinin arkasında bulunan &quot;Dragon Arc&quot; galaksisine ait olduğunu kaydetti.  KIRMIZI SÜPER DEVLER VAR   Durham Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mathilde Jauzac, &quot;kozmik öğle vaktinin&quot; evrendeki yıldız oluşumlarının en fazla olduğu zaman dilimi olduğunu ancak bu gök cisimlerini gözlemlemenin zor olduğunu belirtti.  Jauzac, &quot;Dragon Arc&#039;ta tespit ettiğimiz bu çok özel yıldız türü, &quot;kırmızı süper dev&quot; olarak adlandırılıyor ve gözlemlenmeleri çok zor. Bunların çevresinde çok fazla toz bulunuyor ve bu toz onları standart aletler için görünmez kılıyor.&quot; ifadesini kullandı.  Araştırma, Nature Astronomy dergisinde yayımlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lWLuf55BDEeBa1R7jYU-SA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>James, Webbden, tarihi, keşif:, yeni, yıldız, tespit, edildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apple&amp;apos;dan Siri savunması: Gizlilik ihlali davasında tazminat ödeyecek</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/appledan-siri-savunmasi-gizlilik-ihlali-davasinda-tazminat-oedeyecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/appledan-siri-savunmasi-gizlilik-ihlali-davasinda-tazminat-oedeyecek</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;li teknoloji devlerinden Apple, sesli asistan teknolojisi &quot;Siri&quot;nin, kullanıcıların gizliliğini ihlal ettiği iddiasıyla açılan toplu davada anlaşmaya giderek 95 milyon dolar ödemeyi kabul etmesinin ardından Siri verilerinin hiç bir zaman satılmadığını açıkladı.ABD&#039;li teknoloji devlerinden Apple, sesli asistan teknolojisi &quot;Siri&quot;nin kullanıcıların gizliliğini ihlal ettiği iddiasıyla açılan toplu davada anlaşmaya giderek 95 milyon dolar ödemeyi kabul etti.
Söz konusu dava, Siri&#039;nin istem dışı etkinleştirilebildiği ve kullanıcıların rızaları dışında kaydedilen konuşmaların üçüncü taraflarla paylaştığı iddiasıyla açılmıştı.Anlaşmanın onaylanması halinde, Siri özellikli cihazları kullananlar cihaz başına 20 dolara kadar ödeme alabilecek.Apple&#039;dan yapılan açıklamada, şirketin kullanıcı verilerini korumaya yönelik kararlılığı vurgulandı.
Açıklamada, &quot;Apple, Siri verilerini hiçbir zaman pazarlama profilleri oluşturmak için kullanmadı, reklam için kullanıma sunmadı ve hiçbir amaçla kimseye satmadı.&quot; ifadesi kullanıldı.Siri&#039;yi daha da gizli hale getirmek için sürekli olarak teknolojiler geliştirildiği belirtilen açıklamada, şirketin bunu yapmaya devam edeceği kaydedildi.Açıklamada, kullanıcı gizliliğini korumak için Siri&#039;nin mümkün olduğunca çok işlemi doğrudan kullanıcının cihazında yapmak üzere tasarlandığı, bilgilerin Apple sunucularına aktarılmadığı vurgulandı.Apple&#039;ın &quot;Siri&quot;ye ilişkin açıklaması, şirketin sesli asistan teknolojisinin kullanıcıların gizliliğini ihlal ettiği iddiasıyla açılan toplu davada anlaşmaya giderek 95 milyon dolar ödemeyi kabul etmesinin ardından geldi.
Anlaşma, 17 Eylül 2014 ile 31 Aralık 2024 tarihleri arasında Siri özellikli iPhone, iPad, Apple Watch, MacBook, iMac, HomePod, iPod touch veya Apple TV sahibi olan ABD&#039;deki kullanıcıları kapsayacak.Sesli asistan teknolojisi Siri, ilk olarak 2011&#039;de piyasaya sürülen iPhone 4S modellerinde yer almıştı.Kullanıcıların Siri&#039;yi eller serbest şekilde etkinleştirmesine olanak tanıyan &quot;Hey Siri&quot; özelliği ise 2014 yılında tanıtılmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wNrCH5dgNEGMWLlgarmqLw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Appledan, Siri, savunması:, Gizlilik, ihlali, davasında, tazminat, ödeyecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>CES 2025&amp;apos;te öne çıkan otomotiv teknolojileri</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/ces-2025te-oene-cikan-otomotiv-teknolojileri</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/ces-2025te-oene-cikan-otomotiv-teknolojileri</guid>
<description><![CDATA[ Las Vegas’ta düzenlenen Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2025, bu yıl 140 bin ziyaretçi ağırladı. CES’e son yıllarda otomobil markalarının ilgisi de yoğun. Peki bu yıl fuarda otomotiv alanında hangi yenilikler öne çıktı? ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mxjm7tfnFk-hi7PiD-j1kQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>CES, 2025te, öne, çıkan, otomotiv, teknolojileri</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzayda ahşap uydu çağı başlıyor: LignoSat yörüngede!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/uzayda-ahsap-uydu-cagi-basliyor-lignosat-yoerungede</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/uzayda-ahsap-uydu-cagi-basliyor-lignosat-yoerungede</guid>
<description><![CDATA[ Japon Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) tarafından yapılan Aralık 2024&#039;te SpaceX Dragon kargo kapsülüyle uzaya gönderilen ahşaptan yapılmış ilk uydu olan LignoSat, dün görevine başladı. Uzayın zorlu koşullarına karşı ahşabın dayanıklılığını test etmeyi amaçlayan bu yenilikçi proje, geleneksel uydu malzemelerine çevre dostu bir alternatif sunmayı hedefliyor. Honoki manolya ağacından üretilen uydu, sürdürülebilir uzay teknolojilerinin kapılarını aralamayı vaat ediyor.Dünyanın ilk ahşap uydusu LignoSat, uzaydaki görevine resmen başladı. Sürdürülebilir uzay teknolojileri için yeni bir dönem başlatan bu yenilikçi uydu, Kyoto Üniversitesi ve Sumitomo Forestry iş birliğiyle hayata geçirildi.Aralık 2024’te SpaceX Dragon kargo kapsülüyle uzaya gönderilen ve dün göreve başladığı açıklanan LignoSat, sürdürülebilirlik ve uzay teknolojisi arasındaki kesişim noktasında çığır açıyor. Japon geleneksel ahşap işleme teknikleriyle tasarlanan uydu, hinoki manolya ağacından yapılmış panellerden oluşuyor.900 gramlık bu yenilikçi uydu, uzayın -100 ila 100 santigrat dereceye ulaşan sıcaklık değişimlerine ve yüksek radyasyona karşı ahşabın dayanıklılığını ölçmeyi hedefliyor. Uydunun elde edeceği veriler, Ay ve Mars gibi uzak gezegenlerde ahşap malzemelerin kullanımı için umut veriyor.Geleneksel alüminyum ve titanyum gibi malzemelere çevre dostu bir alternatif sunan LignoSat, yenilikçi bir tasarımı temsil ediyor. Proje liderlerinden Profesör Koji Murata, ahşabın uzayda su ve oksijen eksikliği nedeniyle Dünya’dan daha dayanıklı olabileceğini ifade ederek, bu projenin uzun vadeli etkilerini vurguladı.Eski astronot Takao Doi, ahşabın gelecekte uzayda koloniler inşa etmede kullanılabileceğine işaret ederek, &quot;Ahşapla uzayda sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmak mümkün olabilir&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EMiPpTFlvUees4c--NvrmQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Uzayda, ahşap, uydu, çağı, başlıyor:, LignoSat, yörüngede</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dev şirketlerde Trump yarışı: Milyonlar akıtıyorlar</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dev-sirketlerde-trump-yarisi-milyonlar-akitiyorlar</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dev-sirketlerde-trump-yarisi-milyonlar-akitiyorlar</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Trump&#039;ın göreve başlamasına kısa bir süre kaldı. Trump&#039;ın yemin töreni için dev şirketlerde bağış yarışı başladı. Listenin ön sıralarında teknoloji ve kripto şirketleri yer aldı.ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump&#039;ın ikinci dönemi 20 Ocak&#039;ta resmen başlayacak.  Trump&#039;ın göreve başlamasına kısa bir süre kala dev şirketler bağış yarışına girişti.   Bağışçılar arasında teknoloji ile kripto şirketlerinin ön sıralarda yer alması dikkat çekti.  Trump&#039;ın yemin töreni için bağış yapanlar arasında Chevron, Meta, Amazon ve Uber gibi devler bulunuyor.Son olarak listeye Boeing ile Google da dahil oldu. İki şirket 1&#039;er milyon dolarlık bağış yaptığını duyurdu.  Otomobil şirketleri Ford, General Motors ve Toyota da açılış komitesine bağış yapanlar arasında yer alıyordu.  ABD piyasa düzenleyicisi SEC ile davalık olan Ripple, tören fonuna 5 milyon dolarlık XRP token&#039;ı aktardı.   Coinbase, Kraken, Circle gibi kripto sektörünün önde gelen şirketleri 1&#039;er milyon dolarlık bağış yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j92fTmhlEU-z394yUArf3Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dev, şirketlerde, Trump, yarışı:, Milyonlar, akıtıyorlar</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Şaşırtan büyüklükte asteroit keşfedildi! &amp;quot;Yalnızca kedi boyutunda&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/sasirtan-buyuklukte-asteroit-kesfedildi-yalnizca-kedi-boyutunda</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/sasirtan-buyuklukte-asteroit-kesfedildi-yalnizca-kedi-boyutunda</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir araştırma, 2022&#039;de Niagara Şelalesi üzerinde patlayarak muazzam bir ateş topuna dönüşen meteorun, şimdiye kadar tespit edilen en küçük asteroit olduğunu ortaya koydu.  Bilim insanları, asteroitin 40-60 cm genişliğinde ve kedi büyüklüğünde olduğunu tespit etti.Yeni bir araştırmaya göre, 2022 yılında Niagara Şelalesi üzerinde patlayarak muhteşem bir ateş topuna dönüşen meteorun şimdiye dek ölçülen en küçük asteroit olduğunu ortaya koydu.  Gök bilimciler tarafından Kanada üzerinde gerçekleşen çarpıcı patlamadan birkaç saat önce tespit edilen asteroitin, kedi büyüklüğünde olduğu belirtildi.   2022 WJ1 diye adlandırılan uzay kayası, 19 Kasım 2022&#039;nin erken saatlerinde Dünya&#039;nın alt atmosferine girerken sürtünme nedeniyle parçalara ayrılmıştı.   Asteroit, hızla yanarak gökyüzünden geçerken Ontario yakınlarında yeşil bir ışık şeridiyle bir sonik patlama yaratmıştı.  Gök bilimciler uzay kayasının Dünya&#039;ya doğru geldiğini tespit ettiklerinde, onu atmosferde yakından izlemek için öngörülen rota boyunca aletler yerleştirdiler.2022 WJ1 asteroitinin yörüngesinin, parçalarının çoğunun Ontario Gölü&#039;ne düşmesine, ana kütlesinin ise karaya çarpmasına neden olduğu keşfedildi.   Ancak, yapılan kapsamlı aramalara rağmen 2024 yazına kadar hiçbir meteor parçası bulunamadı. Yerel halk, toprağa gömülü olduğu düşünülen ana parçayı aramaya devam ediyor. Asteroit, atmosferde ilerlerken yaydığı yeşil ışıkla ABD&#039;nin New York ve Pensilvanya eyaletlerinde görüldü. Gökbilimciler, asteroitin yaklaşık 40-60 cm genişliğinde olduğunu ve bunun onu &quot;en küçük asteroit&quot; olarak tanımlandığını belirledi. Yeni çalışma, teleskop ve meteor kameralarından elde edilen verileri birleştirerek asteroitlerin boyut ve kimyasal yapısını daha doğru bir şekilde analiz etmeye olanak sağlıyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/alQM2Fka906wBf_x4mxDzg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Şaşırtan, büyüklükte, asteroit, keşfedildi, Yalnızca, kedi, boyutunda</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Los Angeles küle dönüyor: GTA 5&amp;apos;in ikonik evi yangına teslim oldu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/los-angeles-kule-doenuyor-gta-5in-ikonik-evi-yangina-teslim-oldu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/los-angeles-kule-doenuyor-gta-5in-ikonik-evi-yangina-teslim-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Los Angeles&#039;ta orman yangınıyla mücadele edilirken, Grand Theft Auto 5 (GTA 5) oyununda yer alan Michael karakterinin meşhur evi küle döndü. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde GTA 5&#039;e ilham veren ikonik evin yangına teslim olduğu görüldü.ABD&#039;nin Los Angeles kentinde çıkan yangınlarla günlerdir mücadele sürüyor.
Çıkan yangında 10 kişi hayatını kaybederken, 10 binden fazla yapı tamamen kullanılamaz hale geldi.Bu yapılardan biri de popüler GTA 5 oyunundaki Michael karakterinin &quot;Santa Residence&quot; malikanesiydi.GTA 5&#039;te Michael&#039;ın evine ilham kaynağı olan bu yapı, orman yangınında küle döndü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xraLaq0QMkak5V5DbnKLuA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Los, Angeles, küle, dönüyor:, GTA, 5in, ikonik, evi, yangına, teslim, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Şehir büyüklüğündeki asteroit en yakın geçişini yaptı, ancak işi bitmedi! Bilim insanları anlattı Dünya&amp;apos;ya çarparsa ne olur?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/sehir-buyuklugundeki-asteroit-en-yakin-gecisini-yapti-ancak-isi-bitmedi-bilim-insanlari-anlatti-dunyaya-carparsa-ne-olur</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/sehir-buyuklugundeki-asteroit-en-yakin-gecisini-yapti-ancak-isi-bitmedi-bilim-insanlari-anlatti-dunyaya-carparsa-ne-olur</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, geçtiğimiz günlerde Dünya&#039;ya en yakın geçişini gerçekleştiren devasa asteroit Alinda&#039;nın hala Dünya&#039;yla işinin bitmediğini açıkladı. Şehir büyüklüğündeki kayalık cisim, bugün parlaklıkta zirveye ulaşacak.Bilim insanları geçtiğimiz günlerde Dünya&#039;ya en yakın geçişini gerçekleştiren asteroitin henüz dünyayla işinin bitmediğini açıkladı. Şehir büyüklüğündeki Alinda isimli asteroitin bugün parlaklıkta zirveye ulaşacağı belirtildi.Devasa asteroit Alinda 8 Ocak&#039;ta Dünya&#039;ya en yakın geçişini gerçekleştirdi. 4,2 kilometre genişliğindeki bu kayalık uzay cismi, 12,3 milyon kilometre mesafeye kadar yaklaşarak son 100 yılda ulaştığı en yakın mesafesini gerçekleştirdi.Bu büyüklükteki bir asteroitDünya ile çarpışması halinde kitlesel bir yok oluşu tetikleyebilecek olsa da, büyük boyutu onu meraklı yıldız gözlemcileri için de harika bir hedef haline getiriyor.
Alinda 12 Ocak Pazar günü 9,4 büyüklüğünde parlaklığının zirvesine ulaşacak.İtalya&#039;da Sanal Teleskop Projesi&#039;ni yürüten gökbilimci Gianluca Masi&#039;ye göre, bu çıplak gözle görülebilecek kadar parlak değil, ancak giriş seviyesi yıldız gözlem dürbünleri veya iyi bir arka bahçe teleskobuyla görülebilecek kadar parlak.
Gökyüzü gözlemcisi Jamie Carter&#039;a göre asteroit, Kuzey Yarımküre&#039;de hava karardıktan hemen sonra ortaya çıkan ve tüm gece boyunca görülebilen İkizler Takımyıldızı&#039;ndan geçerken görülebilecek.Greenwich Kraliyet Gözlemevi&#039;nde görevli bir astronom Jake Foster, Alinda&#039;nın Dünya&#039;ya çarpması durumunda etkilerinin milyonlarca nükleer bombaya eşdeğer olacağını söylüyor. Ancak Alinda, dinozorların yok olmasına neden olan asteroit kadar büyük değil.Asteroitler, güneş sistemi içinde dönen büyük kaya parçalarıdır. Alinda, her 3,89 yılda bir yörüngesini tamamlıyor ve şu an Dünya&#039;ya yaklaşan en büyük asteroitlerden biri olarak dikkat çekiyor.
Eğer Alinda Dünya&#039;ya çarparsa, şok dalgaları, depremler ve devasa gelgit dalgaları oluşacaktır. Uzmanlar, &quot;darbeli kış&quot; gibi iklimsel değişimlerin de yaşanabileceğini belirtiyor.Asteroitlerin Dünya&#039;ya çarpma olasılığı düşük olsa da, gezegen savunma sistemleri bu tür tehditleri tespit etmek ve müdahale etmek için geliştirilmekte. Vera C Rubin Gözlemevi teleskobu, bu alanda önemli bir rol üstlenecek.
Foster, Alinda&#039;nın yakın geçişinin Dünya&#039;yı tehdit etmediğini ve yakın gelecekte böyle bir çarpmanın söz konusu olmadığını vurguluyor. Ancak uzay ajansları, gezegenin güvenliğini sağlamak için bu tür risklerle ilgili çalışmalara devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/v3mjFcDtmkS2KVZ--x4JDA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Şehir, büyüklüğündeki, asteroit, yakın, geçişini, yaptı, ancak, işi, bitmedi, Bilim, insanları, anlattı, Dünyaya, çarparsa, olur</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İmkansız olarak görülüyordu: Fizikçiler üçüncü parçacık türünü kanıtladı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/imkansiz-olarak-goeruluyordu-fizikciler-ucuncu-parcacik-turunu-kanitladi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/imkansiz-olarak-goeruluyordu-fizikciler-ucuncu-parcacik-turunu-kanitladi</guid>
<description><![CDATA[ Fizikçiler, daha önce varlıkları imkansız kabul edilen bir tür parçacığın var olabileceğini gösterdi. Yeni bir araştırma, &quot;paraparçacık&quot; adı verilen bu parçacıkların, kuantum sistemlerinde gerçek anlamda bulunabileceğini ortaya koydu.Fizikçiler, yıllardır imkansız olduğu düşünülen bir tür parçacığın var olabileceğini matematiksel olarak kanıtladı.Kuantum fiziğinde parçacıklar genellikle iki grupta sınıflandırılır: Fermiyonlar ve Bozonlar. Fermiyonlar, elektronlar ve kuarklar gibi atomları oluşturan parçacıklardır. Bu parçacıklar, aynı anda aynı yeri işgal edemezler. Bozonlar ise foton gibi parçacıklardır ve sonsuz sayıda aynı alanda bir arada bulunabilirler.  Ancak 20. yüzyılın başlarında bilim insanları, bu iki gruptan başka bir tür parçacığın da var olabileceğini öne sürmüştü. Herbert Green, bu parçacıkların hem fermiyonlar gibi yalnızca bir tane olabileceğini hem de bozonlar gibi sınırsız sayıda bir arada bulunabileceğini savunmuştu. Bu tür parçacıklara paraparçacık deniliyordu.FİZİKSEL OLARAK GÖZLEMLENEBİLİR  Uzun süre yapılan araştırmalar, bu teoriyi doğrulamayı başaramamıştı. Ancak, Rice Üniversitesi&#039;nden Zhiyuan Wang ve Kaden Hazzard, 8 Ocak&#039;ta yayımladıkları makalede paraparçacıkların matematiksel olarak mümkün olduğunu kanıtladılar. Yeni tanımlanan kurallar doğrultusunda, bu parçacıkların bazı kuantum sistemlerinde titreşim şeklinde ortaya çıkabileceği ve fiziksel olarak gözlemlenebileceği gösterildi.  Fizikçiler, paraparçacıkların tam olarak nerelerde bulunabileceğini henüz bilmiyor. Ancak bu çalışma, kuantum fiziğinde ve bilim dünyasında yeni keşiflerin önünü açıyor. Wang, “Makale, fermiyon ve bozonlardan farklı bir şeyin var olduğunu kanıtlıyor” diyor. Hazzard ise, &quot;Bu keşfin bizi nereye götüreceğini bilemiyorum, ama bunun heyecan verici olacağı kesin&quot; diye ekliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AFLsSl8_W0682J-pN7Njxw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>İmkansız, olarak, görülüyordu:, Fizikçiler, üçüncü, parçacık, türünü, kanıtladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Okyanusun derinliklerinde gizemli &amp;quot;kayıp dünyalar&amp;quot; keşfedildi!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/okyanusun-derinliklerinde-gizemli-kayip-dunyalar-kesfedildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/okyanusun-derinliklerinde-gizemli-kayip-dunyalar-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, Büyük Okyanus&#039;un altında ve kıtaların içinde açıklanamayan yapılar keşfetti. Tektonik levhaların çarpıştığı ve birinin diğerinin altına girdiği bu bölgelerde, Dünya’nın mantosunda daha önce hiç gözlemlenmemiş &quot;yitim zonları&quot; bulundu. Ancak, bu yapıların tam olarak ne oldukları gizemini koruyor.Bilim insanları, Büyük Okyanus&#039;un altında ve kıtaların derinliklerinde, önceki araştırmalarda keşfedilmemiş gizemli yapılar ve yitim zonları tespit etti. 
*Yitim zonu, tektonik levhaların birbiriyle etkileşime girdiği ve bir levhanın diğerinin altına doğru sürüklendiği bölgelere verilen isimdir.Dünya&#039;nın mantosuna dair bilgilere ulaşmak için genellikle sadece deprem dalgalarının hızları kullanılıyordu. Ancak ETH Zürih ve Caltech&#039;ten araştırmacılar, tüm sismik dalgaları analiz ederek çok daha kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi.
Çalışmanın bulguları, Scientific Reports dergisinde yayımlandı.Gizemli &quot;Kayıp Dünyalar&quot;Ekip, bu yeni modelle &quot;kayıp dünyalar&quot; olarak adlandırdıkları yapıları keşfetti. İlginç bir şekilde, bu yapılar, tektonik levhaların hareket etmediği yerlerde de bulundu. Yitim zonlarının okyanus tabanlarının altında ve kıtalar içinde yer aldığı ortaya çıktı.Çalışmaya dair bir açıklama yapan ETH Zürih&#039;ten Andreas Fichtner, bulguları bir doktora benzeterek şu şekilde ifade etti: &quot;Yıllarca ultrasonla kan dolaşımını inceleyen bir doktorun, yeni bir muayene aracıyla beklemediği bir atardamarı keşfetmesi gibi bir şey.&quot; Bu benzetme, araştırmacıların karşılaştığı şaşkınlığı ve heyecanı yansıtıyor.Araştırmacılar, özellikle Büyük Okyanus&#039;un altındaki yitim zonlarını ilginç buluyor. Jeolojik açıdan, bu bölgede yitim zonlarının yakın geçmişte oluşmasının imkansız olduğu düşünülüyor. Bununla birlikte, bu anomalilerin içeriği hakkında hala net bir bilgi bulunmuyor. Yapılar, çevredeki kayalardan daha soğuk ve farklı bir bileşime sahip olabilir.Schouten, bu yapıları eski ve yeni malzemelerin birleşimi olarak açıklıyor. Bu yapılar, 4 milyar yıl önce oluşmuş silika bakımından zengin eski malzemeler veya manto hareketlerinin sonucu olarak biriken demir bakımından zengin kayalar olabilir.Araştırmacılar, sismik dalgaların daha detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sMst5UDuV06nRm_8pz-1wA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Okyanusun, derinliklerinde, gizemli, kayıp, dünyalar, keşfedildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>0850’li numaralara dikkat! Dolandırıcılardan 5G tuzağı: “Almazsanız internetiniz kesilir”</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/0850li-numaralara-dikkat-dolandiricilardan-5g-tuzagi-almazsaniz-internetiniz-kesilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/0850li-numaralara-dikkat-dolandiricilardan-5g-tuzagi-almazsaniz-internetiniz-kesilir</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye’de 5G teknolojisinin gelecek yıl devreye alınması bekleniyor. 5G için henüz ihale yapılmadı ama dolandırıcılar vatandaşları yeni teknolojiyi kullanarak mağdur etmeye başladı. 0850’li numaralardan arayıp, 5G destekli olduğunu söyledikleri modemleri satmaya çalışan dolandırıcılar, en az 3 bin liraya satmaya çalıştıkları modemin satın alınmaması durumunda mevcut modemin devre dışı kalacağı yalanıyla korkutuyor.Telefon dolandırıcılarının son yöntemi daha hizmete bile alınmayan 5G teknolojisi oldu.Vatandaşları arayarak semtte 5G altyapı çalışması olduğunu söyleyen dolandırıcılar, “Modeminiz 5G teknolojisiyle uyumlu değil.” yalanıyla tüketiciyi tuzağa çekmeye çalışıyor.
“Yeni bir modem almazsanız mevcut modeminiz devre dışı kalacak” diyerek vatandaşların gözünü korkutan dolandırıcılar, fiyatının en az 3 bin lira olduğunu söyledikleri hayali modemleri satmaya çalışıyor.Dolandırıcıların mağduru olan Sevilay isimli bir vatandaş, Hürriyet’e yaptığı açıklamada, kendisine bu dolandırıcılık yöntemiyle 2 bin 900 TL’ye yeni modem satışı dayatıldığını; satın almaması durumunda da internetinin kesilmesiyle korkutulduğunu söyledi.
Bir başka vatandaş ise söz konusu modemi satın almazsa internet hızının büyük ölçüde düşmesiyle korkutulduğunu anlattı.
“CAYMA BEDELİ” YALANI
Dolandırıcılar, vatandaşları “cayma bedeli” yalanıyla da kandırıyor. Mağdurlardan biri, anlaşmasının iptal edileceğini, bu yüzden de cayma bedeli ödemesi gerektiğinin söylendiğini bildirdi.
Dolandırıcılara inanıp, 2 bin liralık ödeme yapan bir vatandaş ise herhangi bir modem gönderimi olmayınca dolandırıldığını anladığını aktardı.Tüketici Hakları Derneği Başkanı Ergün Kılıç ise vatandaşları, dolandırıcılara karşı uyardı.
Dolandırıcıların bilişim alanındaki kabiliyetleri nedeniyle numaraları kopyalayabildiklerine, bu nedenle 444 ya da 0850 ile başlayan numaralarla arayabildiklerine dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1X8eTQtV8E2elGttApdJNQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>0850’li, numaralara, dikkat, Dolandırıcılardan, tuzağı:, “Almazsanız, internetiniz, kesilir”</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Zuckerberg&amp;apos;den WhatsApp itirafı: CIA  mesajlarınızı okuyabilir!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/zuckerbergden-whatsapp-itirafi-cia-mesajlarinizi-okuyabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/zuckerbergden-whatsapp-itirafi-cia-mesajlarinizi-okuyabilir</guid>
<description><![CDATA[ Son dönemlerde yaptığı açıklamalarla gündemden düşmeyen, Facebook, Instagram ve WhatsApp&#039;ın sahibi, Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg&#039;ün WhatsApp mesajlarının gizliliği ile ilgili yaptığı itiraf gündeme bomba gibi düştü. Covid döneminde aşının yan etkilerine dair olumsuz paylaşımlarının sansürlendiğini kabul eden Zuckerberg, bu kez WhatsApp mesajlarının CIA tarafından okunabileceğini söyledi.Facebook, Instagram ve WhatsApp&#039;ın sahibi, Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg&#039;ün yaptığı açıklamalar gündemden düşmüyor.Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg&#039;ün ABD istihbarat örgütü CIA&#039;in bireylerin WhatsApp mesajlarına nasıl erişebileceğine dair değerlendirmeleri medyada büyük tartışma konusu oldu.Zuckerberg, şifreleme teknolojisinin Meta&#039;nın kullanıcı mesajlarına erişmesini engellediğini ancak birinin doğrudan bir kullanıcının telefonuna erişmesi durumunda mesajların okunabileceğini söyledi.Joe Rogan Experience podcast&#039;inde konuşan Zuckerberg, CIA dahil ABD yetkililerinin, kullanıcıların cihazlarına uzaktan erişerek WhatsApp mesajlarına ulaşabileceğini kabul etti. Bu açıklamalar, dijital güvenlik ve hükümetlerin veri erişimi konularında yeni bir tartışma başlattı.Meta CEO’su Mark Zuckerberg, uçtan uca şifrelemenin dijital güvenlik sağladığını ancak fiziksel erişim durumunda yetersiz kaldığını vurguladı. “Birinin telefonunuza erişmesi durumunda, cihazda saklanan tüm mesajlar görülebilir,” diyen Zuckerberg, bu nedenle kaybolan mesajlar özelliğinin önemine dikkat çekti.Zuckerberg, geçtiğimiz günlerde, pandemi döneminde ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin sansür için kendilerine baskı yaptığını açıklamıştı. Zuckerberg, &quot;Doğru ve gerçeği yansıtan içerikleri kaldırmamız için bize yoğun baskı yaptılar. Kısaca, aşıların yan etkisi bulunduğunu ifade eden paylaşımların kaldırılmasını istediler&quot; ifadelerini kullanmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Nsj-oYo1i02DD6uk0CXl0w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Zuckerbergden, WhatsApp, itirafı:, CIA, mesajlarınızı, okuyabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>161 yıl önce yapay zeka tehlikesini öngören çoban: &amp;quot;Her gün onlara daha fazla güç veriyoruz&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/161-yil-oence-yapay-zeka-tehlikesini-oengoeren-coban-her-gun-onlara-daha-fazla-guc-veriyoruz</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/161-yil-oence-yapay-zeka-tehlikesini-oengoeren-coban-her-gun-onlara-daha-fazla-guc-veriyoruz</guid>
<description><![CDATA[ Hızla gelişen yapay zeka teknolojisi büyük bir potansiyele sahip olsa da, günümüzde beraberinde getirdiği endişeler giderek artıyor. Makinelerin bilinç kazanması ve insanları kontrol etmesi gibi senaryolar yalnızca bugün değil, geçmişte de insanlığın korkuları arasında yer alıyordu. Yeni Zelandalı bir çobanın 1863 yılında gazetede yayımlanan mektubu bu endişenin en eski örneklerinden birini içeriyor. İşte 161 yıl önce yapay zeka tehlikesini öngören çobanın yazdıkları.Günümüzde teknolojinin en hızlı ilerlediği alanlardan biri olan yapay zeka, endişeleri de beraberinde getiriyor. Giderek artan tartışmalar yalnızca modern çağda değil, geçmişte de insanlığın gündeminde yer alıyordu.161 yıl önce Yeni Zelandalı bir çobanın makine evrimleriyle ilgili korkularını yazdığı bir mektup ortaya çıktı. Mektubunda makinelerin zamanla bilinç kazanacağından endişe eden çoban, bu durumun insanları tehdit edeceğini söylüyor.13 Haziran 1863 tarihinde Christchurch&#039;teki The Press gazetesinde yayınlanan mektup, bugün popüler olan yapay zeka endişesinin 161 yıl önce bile halkın zihninde önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor.Mektubun yazarı Yeni Zelandalı çoban Samuel Butler, &quot;Cellarius&quot; takma adıyla gazete aracılığıyla halkla paylaştığı yazısında, makinelerin bilinç geliştirebileceği ve zamanla insanların yerini alabileceği endişesini dile getiriyor.
Ünlü biyolog Charles Darwin&#039;in evrim teorisiyle makinelerin hızla gelişen doğası arasında bir paralellik kuran Butler, makinelerin kontrolü ele geçirerek insanları aşağı ırk olarak konumlandırabileceği uyarısında bulunuyor.Butler, &quot;Kendi haleflerimizi kendimiz yaratıyoruz. Her gün onlara daha fazla güç veriyoruz ve her türlü yaratıcı düzenekle onlara kendi kendini düzenleme, kendi kendine hareket etme gücü sağlıyoruz ki bu insan ırkı için zeka anlamına geliyor&quot; ifadelerini kullanıyor.Mektupta, makinelerin başlangıçta insanlara yardımcı olan &quot;bakıcılar&quot; olarak sahneye çıkacakları ve insanların bu teknolojilere bağımlı hale geleceği öngörülüyor. Ancak Butler, insan-makine ilişkisini, evcil hayvanlarla olan ilişkiye benzetiyor; fakat gelecekte makinelerin bu denklemi tersine çevirip, insanları kontrol altına alacağına dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jLCcn_swY0murP-rHD1QeQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>161, yıl, önce, yapay, zeka, tehlikesini, öngören, çoban:, Her, gün, onlara, daha, fazla, güç, veriyoruz</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Whatsapp mesajlarını istihbarat örgütleri okuyabilir: Şifreleme engel değil</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/whatsapp-mesajlarini-istihbarat-oergutleri-okuyabilir-sifreleme-engel-degil</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/whatsapp-mesajlarini-istihbarat-oergutleri-okuyabilir-sifreleme-engel-degil</guid>
<description><![CDATA[ Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg&#039;ün ABD istihbarat örgütü Amerikan Merkezi İstihbarat kuruluşunun (CIA) WhatsApp mesajlarına erişebileceğini açıklaması, teknoloji alanındaki en büyük itiraflardan birisi. MET CEO&#039;bu bu açıklamayla, bir yanılsamayı da düzeltti:  Şifrelemenin yaptığı şey, hizmeti çalıştıran şirketin bunu görmemesini sağlamaktır. Uçtan uca şifreleme gibi bazı güvenlik önlemleri alınsa da, bu tür şifrelemelerin hiçbir önemi yok.Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg&#039;ün ABD istihbarat örgütü CIA&#039;in bireylerin WhatsApp mesajlarına nasıl erişebileceğine dair değerlendirmeleri medyada büyük tartışma konusu oldu.  Cumartesi günü Joe Rogan Experience&#039;a konuşan Zuckerberg, CIA gibi istihbarat örgütlerinin bireylerin cihazlarına fiziksel olarak erişerek WhatsApp mesajlarını okuyabileceğini hatırlatmıştı.Zuckerberg, WhatsApp&#039;ın şifrelemesinin Meta sunucularının mesajların içeriğini görememesini sağlarken, bu korumanın bir kullanıcının cihazında depolanan verileri kapsamadığını dile getirdi.  &quot;Şifrelemenin yaptığı şey, hizmeti çalıştıran şirketin bunu görmemesini sağlamaktır. WhatsApp kullanıyorsanız, Meta sunucularının o mesajın içeriğini gördüğü hiçbir nokta yoktur.&quot;Euronews&#039;de yer alan habere göre, aslında şifreleme diye birşey neredeyse yok. Haberde şu bilgiler paylaşıldı. META CEO&#039;sunun sözleri &quot;Zuckerberg&#039;ün büyük itirafı&quot; iddialı gibi başlıklarla kendine yer bulurken, bazı basın kurumları WhatsApp&#039;taki uçtan uca şifrelemenin işe yaramadığı yönünde yorumlar ortaya attı.  Ancak uçtan uca şifrelemenin telefona uzaktan erişim halinde mesajları koruma gibi bir özelliği olmadığı zaten biliniyor. Siber güvenlik uzmanları, casus yazılım veya benzer araçlarla insanların telefonlarına erişilebileceğini ve mesajlarının okunabileceğini uzun süredir söylüyor.Meta, popüler mesajlaşma uygulamasına uçtan uca şifreleme özelliğini ilk olarak 2014&#039;te getirmeye başladı. Bugün kullanıcılar uygulamada başka bir kişiyle sohbet ederken bu şifreleme özelliği kullanılıyor.WHATSAPP UÇTAN UCA ŞİFRELEME NEDİR?  Uçtan uca şifreleme özelliği, gönderilen içeriklerin yalnızca gönderen ve teslim alan kişi tarafından okunabilmesini ve dinlenebilmesini, mesajların başka hiçbir sunucuda tutulmamasını sağlıyor. Böylece WhatsApp dahil olmak üzere üçüncü tarafların, mesajların içeriğine erişmesi engelleniyor.   Bu özellik kabaca şöyle işliyor: Mesajlaşan taraflar için birer çift anahtar üretiliyor. Gönderilen mesajlar şifreleniyor ve bu şifre yalnızca alıcının elindeki anahtarla açılabiliyor.Daha net anlaşılabilmesi için X ve Y adlı iki kullanıcı hayal edelim. X ve Y mesajlaşırken WhatsApp gibi uçtan uca şifrelemeli bir uygulama kullanıyor olsun. Mesajları şifreleyebilen ve şifresini çözebilen anahtarlar, iki kullanıcının da cihazında kayıtlı kalır. Uygulama X&#039;in telefonunda bir anahtar ve Y&#039;nin telefonunda bir anahtar kaydeder. X&#039;in telefonu mesajı anahtarla şifreler, ardından şifrelenmiş mesajı Y&#039;nin telefonuna iletir. Y&#039;nin telefonu anahtarı otomatik olarak devreye sokar ve mesajın şifresini çözer. Böylece Y, mesajın içeriğini görebilir.  WhatsApp&#039;ta tüm bu süreç otomatik işliyor. Yani kullanıcının mesajlarını güvenceye almak için herhangi bir ayarı etkinleştirmesine gerek kalmıyor. Böylece uçtan uca şifreleme, WhatsApp’ın elinde herhangi bir mesaj veya görüşme içeriğini tutmasına izin vermiyor.  Bu da hükümetlerin ve başkalarının, WhatsApp&#039;tan belirli kişilerin mesajlarını talep etmesini ve almasını imkansız hale getiriyor.Öte yandan CIA ve diğer istihbarat teşkilatlarının ya da hackerların telefonlara uzaktan erişim sağlama amacıyla casus yazılım kullanmasının uçtan uca şifreleme protokolüyle bir ilgisi yok.  Zira casus yazılımlarla bireylerin cihazlarına bizzat erişim sağlanıyor ve faaliyetleri bu şekilde görüntüleniyor. Bu, otobüste yanınızda giden bir yolcunun WhatsApp mesajlarını görebilmenize benzer bir süreç. Dolayısıyla uçtan uca şifreleme bu konuda koruma sağlayabilecek bir protokol değil.İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ TELEFONA ERİŞEBİLİR  Gerçekten de CIA veya diğer istihbarat teşkilatları, hedefli ve yasal olarak onaylanmış bir operasyon kapsamında bir kişinin telefonuna uzaktan erişebilir. Ancak bu, teknik olarak oldukça karmaşık, pahalı ve genellikle yalnızca yüksek öneme sahip hedefler için uygulanan bir yöntem.  Bunun önemli bir örneği de İsrailli NSO Group firmasının geliştirdiği Pegasus Casus Yazılımı Skandalı&#039;nda görülmüştü. 2021&#039;de Pegasus casus yazılımının dünya genelinde gazeteciler, insan hakları savunucuları, muhalifler, politikacılar ve diğer kişilere karşı kullanıldığını ortaya koyan büyük bir siber güvenlik ve etik ihlal olayı ortaya çıkmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MyuO37bTkUC5NYti7h7fVA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Whatsapp, mesajlarını, istihbarat, örgütleri, okuyabilir:, Şifreleme, engel, değil</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bezos, yarışa dahil olamadı: New Glenn&amp;apos;in fırlatılışı geri sayım sırasında iptal edildi!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bezos-yarisa-dahil-olamadi-new-glennin-firlatilisi-geri-sayim-sirasinda-iptal-edildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bezos-yarisa-dahil-olamadi-new-glennin-firlatilisi-geri-sayim-sirasinda-iptal-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Amazon CEO&#039;su ve serveti ile dünyanın en zengin yüz insanından biri olan Jeff Bezos&#039;un sahip olduğu havacılık ve uzay araştırma merkezi Blue Origin, New Glenn adı verilen ilk roketini bugün yörüngeye yerleştirmesi planlanıyordu.  


Şirket &quot;birkaç anormallik&quot; nedeniyle geri sayım sırasında ilk fırlatılışın iptal edildiğini duyurdu.Jeff Bezos’un sahip olduğu havacılık girişimi Blue Origin, on yıldan uzun süredir devam eden çalışmalarının ardından, ilk roketini  bugün yörüngeye yerleştirmeyi planlıyordu. Ancak geri sayım sırasında fark edilen anormallikler nedeniyle  New Glenn&#039;in fırlatılışı iptal edildi.  
Bir sonraki fırlatma denemesinin ne zaman gerçekleştirileceği ise yapılacak incelemeler ardından duyurulacak.Başlangıçta 2020 yılında fırlatılması planlanan New Glenn, bir test uydusunu yörüngeye yerleştirmeyi, fırlatmadan sonra, güçlendiricinin roketin geri kalanından ayrılması ve Bezos&#039;un annesi Jacklyn&#039;in adını taşıyan Atlantik Okyanusu&#039;nda konuşlandırılan özel yapım bir gemiye inmesi planlanıyordu. Bu görev, Blue Origin için uzay keşifleri alanında kritik bir dönüm noktası olarak görülüyordu. 
Şirket, yörüngeye güvenli bir şekilde ulaşmanın &quot;ana hedef&quot; olduğunu ve güçlendiriciyi indirmede herhangi bir başarının &quot;pastanın üzerindeki krema&quot; olacağını söylemişti.Blue Origin bugüne kadar turistleri uzayın kıyısına taşıma görevleri gerçekleştirdi ancak insan ve uydu taşıyabilen bir roketi yörüngeye gönderme kapasitesine ulaşamadı.Öte yandan Bezos geçen yıl NYT Dealbook Zirvesi&#039;nde &quot;Uzaya erişim maliyetini düşürmemiz gerekiyor. Bir sonraki neslin veya ondan sonraki neslin sanayi atıklarını Dünya&#039;dan uzaklaştırabileceği ön koşulları belirleyebiliriz ve sonra bu gezegen olması gerektiği gibi korunacaktır&quot; açıklaması yapmıştı.New Glenn’in geliştirilme süreci, şirket içinde üretilen BE-4 motorlarının tamamlanmasındaki gecikmeler nedeniyle uzadı.
Blue Origin, bu süreçte daha geleneksel bir mühendislik metodu izledi ve planlanmamış patlamaları en aza indirmeyi hedefledi.Blue Origin, yaklaşan ilk görevi NG-1 olarak adlandırıyor.
New Glenn, bu uçuşta bir yük taşıyacak: şirketin &quot;Blue Ring&quot; uzay aracı platformunun test versiyonu.
Bu platform, müşteri yüklerini çeşitli yörüngelere ulaştırmak gibi görevler için tasarlandı.
Şirketin geçen ay yaptığı bir görev tanımına göre, bu test modeli Blue Ring’in iletişim yeteneklerini yörüngeden yere doğrulayacak.
NG-1 görevi, Blue Origin’in New Glenn roketini ABD hükümeti için ulusal güvenlik görevlerini fırlatmaya sertifikalandırma sürecine de katkı sağlayacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oJGAErUDz0Kg3PGksBBlkg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bezos, yarışa, dahil, olamadı:, New, Glennin, fırlatılışı, geri, sayım, sırasında, iptal, edildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Gökyüzünün nadir ziyaretçisi: 160 bin yıl sonra ilk kez bu gece görülecek!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/goekyuzunun-nadir-ziyaretcisi-160-bin-yil-sonra-ilk-kez-bu-gece-goerulecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/goekyuzunun-nadir-ziyaretcisi-160-bin-yil-sonra-ilk-kez-bu-gece-goerulecek</guid>
<description><![CDATA[ 13 Ocak 2025’te gökyüzünde nadir bir doğa olayı yaşanacak. C/2024 G3 (ATLAS) adı verilen kuyruklu yıldız, hem Güneş’e en yakın konumu olan günberisine ulaşacak hem de Dünya’ya en yakın mesafesinden geçecek. Bu tarihi geçiş, gökyüzü meraklıları için unutulmaz bir fırsat sunuyor. Kuyruklu yıldız, Türkiye dahil birçok ülkede gözlemlenebilecek.C/2024 G3 (ATLAS) adı verilen kuyruklu yıldız 13 Ocak 2025’te hem Güneş’e en yakın konumu olan günberisine ulaşacak hem de Dünya’ya en yakın mesafesinden geçecek.C/2024 G3 Kuyruklu Yıldızı, 5 Nisan 2024’te Şili’deki bir teleskopla keşfedildi. Kuyruklu yıldızın, Güneş Sistemi’nin dış bölgelerindeki Oort Bulutu’ndan geldiği ve daha önce de Güneş’e yaklaştığı anlaşıldı.
Kuyruklu yıldızlar, Güneş Sistemi’nin ilk dönemlerinden kalan kaya ve buz parçalarıdır. Güneş’e yaklaştıkça ısınır ve parlayan bir koma ile milyonlarca kilometre uzanan bir kuyruk oluştururlar.2 Ocak 2025’te kuyruklu yıldız bir parlaklık patlaması yaşadı ve çıplak gözle görülebilecek seviyeye ulaştı. 13 Ocak’ta ise Güneş’e 13 milyon 991 bin 200 kilometre, Dünya’ya ise 140 milyon 173 bin kilometre mesafede olacak. Bazı tahminlere göre, kuyruklu yıldızın parlaklığı -4 kadire kadar yükselebilir ve bu da gökyüzünde eşsiz bir görüntü sunabilir.Kuyruklu yıldız, özellikle Güney Yarımküre’de gün batımından hemen sonra batı ufkunda gözlemlenebilecek.
Kuzey Yarımküre’de ise izleme koşulları daha zor olacak. Türkiye, kuyruklu yıldızın gözlemlenebileceği ülkeler arasında yer alıyor. Ancak, ışık kirliliği ve hava koşulları gözlem açısından belirleyici faktörler olacak.Ocak ayının sonuna kadar, Güney Yarımküre’de gözlem yapmak için koşullar daha da iyileşecek.
Bu tarihi olayı kaçırmayın; çünkü C/2024 G3 Kuyruklu Yıldızı’nın bir sonraki geçişi binlerce yıl sürebilir! ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sa9ZmallrE-xgnx2XoF7uA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Gökyüzünün, nadir, ziyaretçisi:, 160, bin, yıl, sonra, ilk, kez, gece, görülecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Zaman yolculuğunun kapısını aralayan gizemli kara delikler: Geçmişe gitmek mümkün mü?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/zaman-yolculugunun-kapisini-aralayan-gizemli-kara-delikler-gecmise-gitmek-mumkun-mu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/zaman-yolculugunun-kapisini-aralayan-gizemli-kara-delikler-gecmise-gitmek-mumkun-mu</guid>
<description><![CDATA[ Kara delikler, sadece evrenin en gizemli cisimleri olmakla kalmayıp, teorik olarak zaman yolculuğu yapabilme potansiyeline de sahip. Peki, kara delikler gerçekten zaman makinesi gibi çalışabilir mi?Evrenin en güçlü ve gizemli cisimlerinden biri olan kara delikler, devasa kütleçekim güçleriyle ışığın bile kaçmasını engelliyor. Ancak, kara deliklerin en dikkat çekici özelliği, teorik olarak zaman makinesi işlevi görebilme potansiyeline sahip olmaları.Albert Einstein&#039;in görelilik teorisine göre, büyük kütleli cisimler uzay-zaman dokusunu büker ve bu bükülme, çevresindeki her şeyi etkiler. Kara delikler, bu bükülmeyi en uç noktalarda gösteren örneklerdir, yaratıkları derin &quot;vadiler&quot; nedeniyle hiçbir şeyin kaçamadığı bir noktaya ulaşılır: Olay ufku.Kara deliklerin yarattığı kütleçekimsel bükülme, zamanın dışarıdan bakıldığında yavaşlamış gibi görünmesine neden olur. Ancak, kara deliğe yaklaşan bir kişi zamanın normal hızda aktığını hisseder. Dışarıdan bakıldığında ise olay ufkuna yaklaşan cisimlerin zamanının giderek yavaşladığı gözlemlenir.Teorik olarak, bir kara deliğe yaklaşarak zaman yolculuğu yapmak mümkündür. Kara deliğin uzay-zamanı bükmesi, zamanın döngüye girmesine yol açabilir, ancak bu durumda yalnızca kara deliğin var olduğu bir döneme seyahat edilebilir. Geçmişe gitmek, kara delik henüz oluşmadığı bir dönemi ziyaret etmek ise mümkün değildir.Kara deliğe yaklaşmak, evrende bilinen en ekstrem koşullarla karşılaşmayı gerektirir. Olay ufkuna yaklaşan bir cisim, spagettileşme denilen bir etkiyle uzar ve parçalanma riskiyle karşı karşıya kalır. Kara deliğin içine düşen bir cismin başına tam olarak ne geleceği ise hala büyük bir bilinmezlik. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QyuocLlabUmiw1sJGHeFnA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Zaman, yolculuğunun, kapısını, aralayan, gizemli, kara, delikler:, Geçmişe, gitmek, mümkün, mü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>TEKNOFEST KKTC ne zaman yapılacak?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/teknofest-kktc-ne-zaman-yapilacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/teknofest-kktc-ne-zaman-yapilacak</guid>
<description><![CDATA[ TEKNOFEST, 2025 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde teknoloji tutkunlarını bir araya getirecek. TEKNOFEST&#039;ten yapılan açıklamaya göre, bu yıl teknoloji ve inovasyonda çığır açacak yeni yarışmaların düzenleneceği etkinlik, Ercan Havalimanı Eski Terminal Binası’nda gerçekleştirilecek. Peki, TEKNOFEST KKTC ne zaman yapılacak?KKTC’de 7 ana kategori ve 14 alt kategoride düzenlenecek yarışmalar Ercan Havalimanı Eski Terminal Binası’nda düzenlenecek. Sosyal İnovasyon Yarışması ile toplumsal faydayı artırmayı hedefleyen gençler, sosyal sorumluluk bilinciyle yenilikçi çözümler üretecek.  TEKNOFEST KKTC NE ZAMAN YAPILACAK?  TEKNOFEST KKTC, 1-4 Mayıs&#039;ta Ercan Havalimanı’nda yapılacak.  5 MİLYON TL&#039;NİN ÜZERİNDE ÖDÜL VE MADDİ DESTEK  KKTC Teknoloji Yarışmalarında katılımcılara toplam 5 milyon TL&#039;nin üzerinde ödül ve maddi destek sağlanacak  TEKNOFEST KKTC Teknoloji Yarışmaları kapsamında katılımcılar, projelerini sergileme ve geliştirme imkanına sahip olurken, takımlara toplamda 2 buçuk milyon TL ödül ve 3 milyon TL maddi destek sağlanacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZNbTIPw7Dky3smt9YUEMCA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>TEKNOFEST, KKTC, zaman, yapılacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de uzay yarışı: Bezos, Musk&amp;apos;a güveniyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/abdde-uzay-yarisi-bezos-muska-guveniyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/abdde-uzay-yarisi-bezos-muska-guveniyor</guid>
<description><![CDATA[ Uzay şirketi Blue Origin&#039;in sahibi Bezos, rakibi Elon Musk&#039;a güvendiğini açıkladı. Bezos, &quot;Trump yönetiminin uzay gündemi konusunda iyimserim.&quot; dedi.Dünyanın en zengin ikinci ismi Jeff Bezos, listenin zirvesinde yer alan Elon Musk ile ilgili açıklamalarda bulundu.  Uzay şirketi Blue Origin&#039;in sahibi Bezos, Musk&#039;ın uzay yarışında şirketin altını oymak için Trump ile olan yakın ilişkisini kullanmayacağını söyledi.  Musk&#039;ı ciddiye aldığını belirten Bezos, &quot;Trump yönetiminin uzay gündemi konusunda iyimserim&quot; dedi.  SpaceX&#039;in sahibi Musk, geçen ay Ay&#039;a gitmek yerine Mars&#039;a misyon gönderilmesi gerektiğini savundu. Musk&#039;ın açıklamaları NASA&#039;nın uzay keşif programlarına yönelik endişeyi artırdı.   Bezos ise iki misyonun da birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti.  Diğer taraftan Blue Origin&#039;in New Glenn roketinin Florida&#039;da uzaya fırlatılacağı bildirildi. Bu görev, Bezos&#039;un şirketi Blue Origin için uzay keşifleri alanında kritik bir dönüm noktası olarak görülüyordu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2RfNCTBSqkGoEcjWYboAfg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, uzay, yarışı:, Bezos, Muska, güveniyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yapay zekaya karşı ayakta kalacak 3 meslek: Bill Gates açıkladı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zekaya-karsi-ayakta-kalacak-3-meslek-bill-gates-acikladi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zekaya-karsi-ayakta-kalacak-3-meslek-bill-gates-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte, yapay zekanın bazı meslek gruplarının sonunu getireceği tahmin ediliyor. Ancak Bill Gates, yalnızca üç meslek dalının, yapay zekanın getirdiği dönüşüme ayak uydurabileceğini açıkladı.Bir teknoloji konferansında konuşan Bill Gates, &quot;Yapay zekanın, çalışma saatlerimizi kısaltarak daha yaratıcı ve eleştirel düşünme gerektiren işlere yönelmemizi sağlayacağına inanıyorum&quot; ifadelerini kullandı.Bu dönüşüm, insanların yenilikçi çözümler üretme ve karmaşık problemleri çözme kabiliyetlerini artırarak, daha tatmin edici ve anlamlı bir iş ortamına yol açabilir. Gates, yapay zekanın iş gücünü dönüştürmesinin, insanların işlerine daha fazla değer katmalarını sağlarken verimlilikte de büyük bir artış yaratabileceğini belirtti.Gates, yalnızca üç sektörün yapay zekanın getirdiği değişimlere dayanabileceğini öne sürdü. Bu sektörler; enerji, biyoloji ve yapay zeka sistem programlama olarak sıralanıyor.Gates&#039;e göre bu alanlar, yapay zekanın kolayca taklit edemeyeceği uzmanlık gereksinimlerine sahip. Enerji sektörü, insan müdahalesi ve karmaşık problem çözme becerileri gerektirirken; biyolojik bilimler, özellikle sağlık hizmetleri ve biyoteknoloji, derinlemesine bilgi ve empati gerektiriyor.Birçok okul, müfredatlarına kodlama ve dijital beceriler ekleyerek öğrencileri geleceğin iş gücüne hazırlıyor. Silikon Vadisi&#039;nden gelen örnekler, STEM (bilim, teknoloji, mühendislik, matematik) eğitimine olan ilginin arttığını gösteriyor.Gates, yapay zekanın sadece iş gücünü değil, aynı zamanda eğitimi de köklü bir şekilde dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. 
Yapay zeka destekli öğretim araçlarının, her öğrencinin ilerlemesine göre uyarlanması, tıpkı Khan Academy gibi platformlarda olduğu gibi eğitimde büyük bir devrim yaratabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qrs5ymxhN0O0CwsjKe4VtA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zekaya, karşı, ayakta, kalacak, meslek:, Bill, Gates, açıkladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Rusya&amp;apos;dan Google&amp;apos;a 8 milyar ruble ceza</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/rusyadan-googlea-8-milyar-ruble-ceza</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/rusyadan-googlea-8-milyar-ruble-ceza</guid>
<description><![CDATA[ Rusya, daha önce verilen cezaları ödemediği gerekçesiyle Google&#039;a 8 milyar ruble ceza kesti.Rusya&#039;dan Google&#039;a 8 milyar ruble (yaklaşık 78 milyon dolar) ceza verildi. Teknoloji devi Google aleyhine açılan dava, başkent Moskova&#039;da görüldü.Platformun daha önce verilen para cezalarını ödemediği için yasalara uyulmadığına kanaat getiren mahkeme, Google&#039;ın 8 milyar ruble para cezası ödemesine hükmetti.  Ülkede Google&#039;ın yanı sıra Apple, X, Instagram ve Facebook gibi çeşitli yabancı platformlara da bazı içeriklere erişimi engellemediği gerekçesiyle para cezaları verilmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DKi8fZ9k9kiq9oFJzFextA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Rusyadan, Googlea, milyar, ruble, ceza</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de yasaklanabilir: TikTok, Elon Musk&amp;apos;a satılacak mı?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/abdde-yasaklanabilir-tiktok-elon-muska-satilacak-mi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/abdde-yasaklanabilir-tiktok-elon-muska-satilacak-mi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de yasaklanması gündemde olan sosyal medya platformu TikTok&#039;un, dünyanın en zengin insanı Elon Musk tarafından satın alınacağına ilişkin iddialar gündeme geldi. Platformdan konuya ilişkin yapılan açıklamada haberler &quot;tamamen kurgu&quot; olarak tanımladı ve iddialar reddedildi. TikTok sözcüsü BBC News&#039;e yaptığı açıklamada, &quot;Tamamen kurgu olan şeyler hakkında yorum yapmamız beklenemez.&quot; dedi. Biden yönetimi, TikTok&#039;un Çin tarafından casusluk ve siyasi manipülasyon aracı olarak kullanılabileceğini savunuyor.Sosyal medya platformu TikTok, Çin&#039;in sosyal medya şirketinin ABD operasyonlarının Elon Musk&#039;a satılmasına izin vermeyi düşündüğüne dair iddialara yanıt verdi.
Platform, haberleri &quot;tamamen kurgu&quot; olarak nitelendirdi.Yüksek Mahkeme, TikTok&#039;un ABD operasyonlarını satması veya ülkede yasaklanması için 19 Ocak tarihine kadar süre veren yasa hakkında karar verecek.
TikTok, ABD operasyonunu satmayacağını defalarca dile getirdi.TikTok sözcüsü BBC News&#039;e yaptığı açıklamada, &quot;Tamamen kurgu olan şeyler hakkında yorum yapmamız beklenemez.&quot; dedi.Bloomberg&#039;in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, Çinli yetkililerin değerlendirdiği olası senaryolardan birine yer verilmişti.
Haberde, bu senaryonun Musk&#039;ın geçtiğimiz aylarda satın aldığı X sosyal medya platformunun, TikTok&#039;un ABD operasyonlarını kontrol etmesi olduğu vurgulanmıştı.Musk, 20 Ocak&#039;ta Beyaz Saray&#039;a dönmesi beklenen seçilmiş ABD başkanı Donald Trump&#039;ın yakın müttefiki.
Avukatı, Trump&#039;ın &quot;TikTok&#039;un yasaklanmasına karşı çıktığını&quot; ve &quot;görev başına geçtikten sonra sorunları siyasi yollarla çözme yetkisi aradığını&quot; belirten bir hukuki dilekçeyi mahkemeye sundu.
Bu görüşme, Trump&#039;ın TikTok&#039;un CEO&#039;su Shou Zi Chew ile Florida&#039;daki Mar-a-Lago malikanesinde görüşmesinden bir hafta sonra gerçekleşti.Geçtiğimiz hafta Yüksek Mahkeme&#039;de yapılan duruşmada, yargıçlar yasayı destekleme ve son tarihe uyma eğiliminde göründüler.
Yaklaşık üç saat süren savunmalar sırasında dokuz yargıç, ulusal güvenlik endişelerine tekrar tekrar değindi.Biden yönetimi, satış gerçekleşmediği takdirde TikTok&#039;un Çin tarafından casusluk ve siyasi manipülasyon aracı olarak kullanılabileceğini savunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/seet-iVW8kWyesfKx4kBmw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, yasaklanabilir:, TikTok, Elon, Muska, satılacak, mı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>17 yaşındaki gençten satrançta devrim: Geliştirdiği gözlük kusursuz hamleleri gösteriyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/17-yasindaki-gencten-satrancta-devrim-gelistirdigi-goezluk-kusursuz-hamleleri-goesteriyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/17-yasindaki-gencten-satrancta-devrim-gelistirdigi-goezluk-kusursuz-hamleleri-goesteriyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin New York kentinde yaşayan 17 yaşındaki Columbia Üniversitesi öğrencisi Eddy Xu, geliştirdiği teknolojiyle satranç dünyasında büyük bir tartışma başlattı. Xu, Meta x Ray-Ban Akıllı Gözlüklerini modifiye ederek, satranç oyununda her zaman en iyi hamleyi gösterebilen bir cihaz ortaya çıkardı.17 yaşındaki Eddy Xu, Meta x Ray-Ban Akıllı Gözlüklerini hackleyerek satranç oynarken en iyi hamleleri gösteren bir cihaz geliştirdi. Bu yenilik, satranç dünyasında büyük tartışmalara yol açtı.Xu, geliştirdiği bu yenilikçi cihazın bir görüntüsünü sosyal medya platformu X&#039;te (eski adıyla Twitter) paylaşarak dikkatleri üzerine çekti.
Chess.com’un resmi hesabı bu paylaşıma önce “Uh oh” (Eyvah) diyerek ardından “Bu inanılmaz derecede havalı, müthiş bir iş.” yorumuyla karşılık verdi.
Xu, bu modifiye edilmiş yapay zeka destekli gözlükleri, bir diğer öğrenci Caden Li ile birlikte &quot;Teen Hacks LI&quot; etkinliğinde geliştirdiğini açıkladı.Xu, cihazın çalışma prensibiyle ilgili gelen bir soruya yanıt vererek, gerçek hayattaki satranç tahtasının dijital bir forma dönüştürülmesi için &quot;önce köşe noktalarını tespit ettiklerini ve görüntüleri normalleştirdiklerini, ardından standart bir nesne algılama modeli kullandıklarını&quot; belirtti.Akıllı gözlüklerin işleyişine dair yapılan yanlış değerlendirmelere de açıklık getiren Xu, bu gözlüklerin şu anki modellerinde lens üzerinde ekran olmadığını ifade etti.
Gözlüklerin gördüğü bilgiyi bir telefona ya da harici bir ekrana aktardığını, ardından hoparlörler aracılığıyla kullanıcıya ilettiğini söyledi.
Ancak, Meta’nın gelecekteki gözlük modellerinde dahili ekran teknolojisinin entegre edilebileceği yönünde söylentiler mevcut.Satranç topluluğunda tartışmalara yol açtıBazı kişiler bu yeniliği bir teknolojik başarı olarak övgüyle karşılarken, diğerleri satrancın dürüstlük ilkelerine zarar verebileceği gerekçesiyle endişelerini dile getirdi.Washington Square Park’taki satranç oyuncularının bu tür bir teknolojiyi kullanıp kullanmayacağı da tartışılan konular arasında. Bölge sakinleri, bu tür yüksek teknolojili cihazların parkın alışılmış atmosferine uymayacağını düşünüyor.
Ancak teknolojinin hızla geliştiği bir dünyada, daha önce görülmemiş şeylerin gerçekleşmesi pek de şaşırtıcı değil. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eL_pSRyda0G9_imDI3UchQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>yaşındaki, gençten, satrançta, devrim:, Geliştirdiği, gözlük, kusursuz, hamleleri, gösteriyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim dünyasını şaşkına çevirdi: Gizemli kara delik hareket ediyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bilim-dunyasini-saskina-cevirdi-gizemli-kara-delik-hareket-ediyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bilim-dunyasini-saskina-cevirdi-gizemli-kara-delik-hareket-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, gizemli bir kara deliğin daha da tuhaf davranmaya başladığını söyledi. MIT araştırmacıları, 1ES 1927+654 adlı süper kütleli kara delikten gelen X-ışını flaşlarının sıklığının son iki yılda keskin bir şekilde arttığını açıkladı.   Bilim dünyasını şaşkına çeviren bu keşifle ilgili araştırmalar sürüyor.Süper kütleli kara delikler, evrenin en gizemli ve güçlü nesnelerinden biri olarak biliniyor. Ancak, 1ES 1927+654 adlı kara delik, son dönemde olağandışı bir davranış sergileyerek bilim dünyasını şaşkına çevirdi.MIT fizik doçentlerinden Erin Kara, araştırmalarında kara deliğin davranışındaki garipliği vurguladı. Kara, daha önce çok güzel olduğu için bu kara deliği izlediklerini, ancak sonradan çok daha tuhaf bir şey fark ettiklerini söyledi.Kara deliğin X-ışını flaşlarının sıklığının son iki yılda arttığı kaydedildi. Daha önce her 18 dakikada bir meydana gelen bu flaşlar, artık her 7 dakikada bir gerçekleşiyor.
Bu durum, gökbilimcilerin daha önce hiç gözlemediği bir olay olarak kayda geçti. MIT fizik bölümünün yüksek lisans öğrencisi Megan Masterson, &quot;Yanıp sönme hızındaki bu kadar büyük bir değişim, normal bir kara deliğe kesinlikle benzemiyor&quot; ifadelerini kullandı.Araştırmacılar, bu olağan dışı artışın nedeni olarak kara deliğin etrafında dönen bir beyaz cüceyi işaret ediyor. Beyaz cüce, kara deliğin kenarına doğru hareket ediyor olabilir ve bu durum, kara deliğin etrafındaki olayları etkileyen büyük bir faktör olabilir.Masterson, &quot;Beyaz cüceler gibi nesnelerin kara deliğe bu kadar yakın yaşaması, çok uzun süre boyunca bir olay ufkuna yakın kalması mümkün&quot; diyerek bu teorinin doğruluğunu gelecekte yapılacak gözlemlerle sınayabileceklerini belirtti.Keşif, kara deliklerin davranışları ve evrendeki fiziksel süreçler hakkında yeni bilgiler sunuyor. Bulgular, Nature dergisinde yayımlanan &quot;Bir Aşırı Süper Kütleli Kara Deliğin En Yakın Yörüngesine Yakın Mili-Hertz Salınımları&quot; başlıklı makalede yer aldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LHtsTlSev0inCo2wCJ6_lg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, dünyasını, şaşkına, çevirdi:, Gizemli, kara, delik, hareket, ediyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Fergani Uzay&amp;apos;ın ilk uydusu uzaya fırlatıldı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/fergani-uzayin-ilk-uydusu-uzaya-firlatildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/fergani-uzayin-ilk-uydusu-uzaya-firlatildi</guid>
<description><![CDATA[ Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar&#039;ın CEO&#039;su olduğu Fergani Uzay&#039;ın ilk uydusu SpaceX aracılığı ile uzaya fırlatıldı. Falcon 9 roketi başarılı şekilde yörüngeye yerleşti. Fırlatma görüntülerini paylaşan Bayraktar, &quot;20 yıllık hedefimiz Kızıl Elma&#039;dan sonra uzaya ilk adımımız.&quot; dedi.Üst yöneticiliğini (CEO) Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar&#039;ın yaptığı Fergani Uzay&#039;ın ilk uydusu FGN-100-d1, SpaceX&#039;in Falcon 9 roketiyle ABD&#039;deki Vandenberg üssünden uzaya gönderildi.  FGN-100-d1, SpaceX’e ait Falcon 9&#039;un Transporter-12 göreviyle uzaya fırlatıldı.  ABD&#039;deki Vandenberg üssünden gerçekleştirilen Transporter-12 görevinde küp uydular, mikro uydular ve yörünge transfer araçları da dahil olmak üzere 131 yük yer aldı. Bu yükler arasında Fergani Uzay&#039;ın ilk uydusu FGN-100-d1 ile birlikte Türkiye&#039;nin uzay teknolojileri alanındaki şirketlerinden Plan-S&#039;in uyduları da yer aldı.  GÖRÜNTÜLER CANLI YAYINLANDIBaşarıyla gerçekleştirilen Transporter-12 görevine ilişkin görüntüler SpaceX&#039;in X hesabından canlı yayınlandı.  Fergani uydusunun hidrojen peroksit uzay motorunun ateşleme testi geçen yıl mayıs ayında başarıyla gerçekleştirilmişti. Selçuk Bayraktar, Fergani&#039;yi takım uydulardan oluşan küresel konumlama sistemini inşa etmek üzere kurduklarını belirtmişti.  Fergani Uzay, geliştirdiği yenilikçi ve özgün teknolojilerle, uzay taşımacılığı ve alçak yörünge uydu servislerinde sürdürülebilir ve maliyet etkin çözümler üreterek dünyada öne çıkmayı hedefliyor. KACIR: UZAY EKOSİSTEMİMİZ GÜÇLENECEK  Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, &quot;Uzay ekosistemimiz, Milli Uzay Programı hedeflerimiz doğrultusunda her geçen gün daha da güçlenecek.&quot; açıklamasını yaptı.  TUA: GELECEĞİN TEKNOLOJİLERİNE ÖNCÜLÜK EDECEK  Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ise Türkiye&#039;nin uzay ekosisteminin büyümeye devam ettiğini belirterek şu paylaşımı yaptı:  &quot;Fergani Uzay, ilk uydusu FGN-100-d1&#039;i SpaceX&#039;in Falcon 9 roketiyle uzaya göndererek Small-GEO kategorisinde yeni bir dönemi başlattı. Haberleşme ve coğrafi konumlandırma alanında küresel kapsama sunacak uydu, geleceğin teknolojilerine öncülük edecek. Plan-S, yeni ticari uydularıyla IoT ve 6G NTN haberleşme teknolojilerinde global çözümler geliştirmeye devam ediyor. Şirket, bugüne kadar 9 uyduyu başarıyla uzaya gönderdi ve IoT uydu ağı hedefini büyütmeye devam ediyor. Ülkemizin öncü uzay şirketleri Fergani Uzay ve Plan-S Uydu ve Uzay Teknolojilerini bu önemli başarıları için tebrik ediyoruz. Türkiye&#039;nin uzay alanındaki bu değerli adımları, Milli Teknoloji Hamlesi&#039;nin gücünü bir kez daha gösteriyor.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yz32yd1FyEqFbj-zziTTdg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Fergani, Uzayın, ilk, uydusu, uzaya, fırlatıldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>TikTok yerine Rednote: ABD&amp;apos;de yasak öncesi ilk sıraya yerleşti!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/tiktok-yerine-rednote-abdde-yasak-oencesi-ilk-siraya-yerlesti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/tiktok-yerine-rednote-abdde-yasak-oencesi-ilk-siraya-yerlesti</guid>
<description><![CDATA[ Amerika Birleşik Devletleri TikTok&#039;u yasaklamaya hazırlanıyor. TikTok, Amerikalı alıcı bulamazsa, 19 Ocak&#039;ta kapanacak.Yasak öncesi, kullanıcılar Rednote adlı başka bir uygulamayı indiriyor.Amerikan basınına göre, TikTok yasağı öncesi, kullanıcılar Rednote adlı başka bir uygulamayı indiriyor. Rednote çevrimiçi mağazalarda indirme sıralamasında ilk sıraya yerleşti.   Bu uygulama, İnstagram, TikTok ve Pinterest karışımı bir işlev sunuyor. Bu uygulamanın geliştirici şirketi de Çinli bir firma.   Uygulamanın şu an aylık 300 milyondan fazla aktif kullanıcısı bulunuyor. Yine de bu sayı TikTok&#039;un kullanıcı sayısının epey altında kalıyor.   Amerika Birleşik Devletleri&#039;nde TikTok kullanımı bu pazar günü yasaklanacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LvMsYGUUuUq_UrnpCVB3tQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>TikTok, yerine, Rednote:, ABDde, yasak, öncesi, ilk, sıraya, yerleşti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>25 yıllık hayal gerçek oluyor: Ay’ın ilk evi yola çıktı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/25-yillik-hayal-gercek-oluyor-ayin-ilk-evi-yola-cikti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/25-yillik-hayal-gercek-oluyor-ayin-ilk-evi-yola-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Uzayın derinliklerine sanatsal bir dokunuş eklemek isteyen İsveçli sanatçı Mikael Genberg, 25 yıllık hayalini sonunda gerçeğe dönüştürdü. Bugün, Ay’a gönderilmek üzere tasarlanan minik bir ev, SpaceX’in Falcon 9 roketiyle NASA’nın Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden yola çıktı.Ay&#039;ın yüzeyine konması planlanan ilk ev bugün  yola çıktı. Minik evin arkasındaki sanatçı, 25 yıldır bu hayalini gerçekleştirmeye çalışıyor.“Moonhouse” (Ay Evi) adı verilen bu minyatür yapı, klasik İsveç evlerinden ilham alıyor. 12 cm uzunluğunda, 8 cm genişliğinde ve 10 cm yüksekliğindeki ev, Ay yüzeyine beyaz köşeleri olan kırmızı bir İsveç evi eklemek gibi şiirsel bir fikri temsil ediyor.Genberg, “Bu fikir, çılgınca ve belki de aptalca ama aynı zamanda zihnimde gerçekten şiirsel bir düşünceydi” diyerek projenin anlamını dile getirdi.Moonhouse, Japonya merkezli ispace’in Resilience aracı tarafından Ay’ın Mare Frigoris bölgesine bırakılacak. İsveçli mühendis Emil Vinterhav liderliğindeki ekip, minyatür evin Ay yolculuğu sırasında karşılaşacağı zorluklara dayanıklı olması için iki yıl boyunca tasarım ve test çalışmaları yürüttü.Moonhouse, Genberg’ün uzaya taşıdığı ilk sanat eseri değil. Projenin daha önceki bir modeli, İsveç’in ilk astronotu Christer Fuglesang tarafından Uluslararası Uzay İstasyonu’na çıkarılmıştı. Ancak bu kez ev, Dünya’yı aşarak Ay yüzeyinde kalıcı bir iz bırakacak.Resilience’ın, 4 ay içinde Ay yüzeyine iniş yapması planlanıyor. Evin bırakılmasının ardından keşif aracı Tenacious, bu sanatsal projeyi görüntülemek için fotoğraflar çekecek.Mikael Genberg ve ekibi, bu minik evin Ay’da büyük bir sembol haline gelmesini umuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hJ2kCW0-ykWwPAkxncrQEw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>yıllık, hayal, gerçek, oluyor:, Ay’ın, ilk, evi, yola, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Milli uyduya adını veren Fergani kimdir? (Ferga&amp;apos;nin hayat hikayesi)</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/milli-uyduya-adini-veren-fergani-kimdir-ferganin-hayat-hikayesi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/milli-uyduya-adini-veren-fergani-kimdir-ferganin-hayat-hikayesi</guid>
<description><![CDATA[ Fergani Uzay tarafından milli olarak geliştirilen ve özel bir firma tarafından üretilen Türkiye&#039;nin en büyük uydusu FGN-100-d1, uzaya fırlatılmasının ardından yörüngesine başarıyla yerleşti. Haberler ardından Fergani ile ilgili araştırmalar başladı. Peki, milli uyduya adını veren Fergani kimdir?Ferghani veya Fergani, tam adıyla Ahmed el-Fergani, 9. yüzyılda yaşamış olan önemli bir Orta Çağ İslam astronomu, matematikçi ve coğrafyacıdır. Batı&#039;da Alfraganus olarak da bilinir. Fergana Vadisi&#039;nde doğduğu düşünülen Fergani, Abbasi Halifesi Memun döneminde Bağdat&#039;ta önemli çalışmalar yapmıştır.  İlim tahsilini zamanın kültür merkezi olan Fergana&#039;da yaptı. Sonra, Bağdat&#039;a gitti. Kısa sürede kendisini tanıtan Fergani, astronomi ve matematik alanında kendisini kabul ettirdi. Abbasi halifeleri Memun, Mutasım, el-Vasık ve el-Mütevekkil devirlerinde önemli ilmi araştırmalar yaptı ve birçok eser yazdı. Halife Mütevekkil, konusunda söz sahibi olan Fergani&#039;yi 861 yılında Nil kıyısındaki ölçümleri yapabilmek için, Ravda adasında bulunan nilometrenin inşasını yönetmesi ve yapılan ölçüm işlerine nezaret etmesi için Mısır&#039;a gönderdi.  Fergani, fizik ve mekanik alanlarında da çalışmalarda bulunmuştur. Çizimini kendi hazırladığı ve yapımına nezaret ettiği Nil nehri sularının hızını ve seviyesini ölçen Mikyas ül-Cedid adında bir alet yapmıştır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W6p4OGhz6EqWXsZjr76ipw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Milli, uyduya, adını, veren, Fergani, kimdir, Ferganin, hayat, hikayesi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Trump, TikTok&amp;apos;u kurtaracak mı?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/trump-tiktoku-kurtaracak-mi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/trump-tiktoku-kurtaracak-mi</guid>
<description><![CDATA[ Sosyal medya devi TikTok, ABD&#039;ye veda etmeye hazırlanıyor. Amerikalı alıcı bulamaması halinde uygulama, 19 Ocak&#039;ta kapanacak. ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump&#039;ın TikTok için farklı seçenekleri araştırdığı belirtildi.ABD&#039;de sosyal medya platformu TikTok&#039;un yasaklanması için geri sayım başladı. Amerikalı alıcı bulamaması halinde TikTok, 19 Ocak&#039;ta kapanacak.  Görevi devralmaya hazırlanan başkan Donal Trump&#039;ın TikTok için farklı seçenekleri araştırdığı belirtildi.  Trump&#039;ın ulusal güvenlik danışmanlığına aday gösterdiği Mike Waltz, 20 Ocak&#039;taki yemin töreni sonrası Trump&#039;ın TikTok&#039;u kurtarmak için seçenekleri araştırdığını açıkladı.  Washington Post&#039;un haberine göre Trump, TikTok yasaklama veya satış yasasının uygulanmasını 60 ila 90 gün askıya alacak bir yürütme emri çıkarabilir.  Çin merkezli teknolji devi ByteDance&#039;in uygulamayı 19 Ocak&#039;a kadar satması gerekiyor.  Waltz, TikTok&#039;un Amerikalının kullandığı ve başkanın kampanyasını iletmek için harika bir ugulama olduğunu dile getirdi. Verilerin korunması gerektiğine de vurgu yapan Waltz, &quot; Başkan Trump harika bir arabulucu, alan yaratacağız&quot; dedi.  Trump, başkanlık kampanyasında genç seçmenleri etkilemek için TikTok&#039;u aktif bir şekilde kullanmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fX5ck4X9mkeT2zJ3qLNsUQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Trump, TikToku, kurtaracak, mı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Blue Origin ilk roketini fırlattı: SpaceX ile rekabette önemli adım</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/blue-origin-ilk-roketini-firlatti-spacex-ile-rekabette-oenemli-adim</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/blue-origin-ilk-roketini-firlatti-spacex-ile-rekabette-oenemli-adim</guid>
<description><![CDATA[ Amazon CEO&#039;su ve serveti ile dünyanın en zengin yüz insanından biri olan Jeff Bezos&#039;un sahip olduğu havacılık ve uzay araştırma merkezi Blue Origin, New Glenn adı verilen roketini ilk denemenin iptal edilmesinin ardından bugün fırlattı. New Glenn&#039;in fırlatılması, Elon Musk&#039;ın sahip olduğu havacılık şirketi SpaceX ile rekabette ve uzay yarışında önemli bir adım olarak görülüyor.Amazon CEO’su  Jeff Bezos’un uzay ve havacılık şirketi Blue Origin, New Glenn adlı roketini başarılı bir şekilde fırlattı.
Bu, şirketin daha önce iptal edilen ilk denemesinin ardından elde edilen büyük bir başarı olarak kaydedildi.New Glenn roketi, adını dünyanın yörüngesinde dolaşan ilk Amerikalı astronot, eski denizci ve senatör John Glenn’den alıyor.
Florida&#039;dan fırlatılan roket, NASA’nın Mariner ve Pioneer uzay araçlarını fırlatmak için kullanılan aynı platformdan yükseldi.
Bu fırlatış, Blue Origin’in SpaceX ile rekabet açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.Perşembe sabahı, ABD&#039;nin çoğu bölgesinde insanlar uyurken, Jeff Bezos&#039;un uzay şirketi ilk roketini yörüngeye göndermeyi başardı. Bu başarı, Blue Origin&#039;in özel uzay yarışına daha ciddi bir şekilde girmeye karar verdiği bir dönüm noktası olarak dikkat çekiyor.New Glenn’in başarılı bir uçuş gerçekleştirmesi, onu büyük uydular ve uzay araçları fırlatmak isteyen devlet kurumları ve şirketler için yeni bir seçenek haline getiriyor. Bu, Bezos’un şirketinin SpaceX’e karşı güçlü bir rakip olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.Yıllardır Blue Origin’i eleştirenler, şirketin SpaceX&#039;ten iki yıl önce kurulmuş olmasına rağmen yörüngeye hiçbir şey göndermediğini vurgulamışlardı. Ancak New Glenn&#039;in başarılı fırlatışı, bu eleştirileri geçersiz kılarak, Blue Origin’in artık rekabet edebilecek seviyeye geldiğini gösteriyor.SpaceX&#039;in sahibi Elon Musk, X hesabından Blue Origin gönderisine yorum yaptı. Musk &quot;İlk denemede yörüngeye ulaştığınız için tebrikler!&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AfRPsiwQrkOjmbf3xFPVIQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Blue, Origin, ilk, roketini, fırlattı:, SpaceX, ile, rekabette, önemli, adım</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Genetikte çığır açan keşif: Geçmişten geleceğe yolculuk mümkün mü?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/genetikte-cigir-acan-kesif-gecmisten-gelecege-yolculuk-mumkun-mu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/genetikte-cigir-acan-kesif-gecmisten-gelecege-yolculuk-mumkun-mu</guid>
<description><![CDATA[ ABD merkezli biyoteknoloji şirketi Colossal Biosciences, mamut, dodo ve Tazmanya kaplanı gibi yok olmuş türleri yeniden hayata döndürme hedefiyle yeni bir yatırım aldı.  Genetik mühendislik, yok olmuş türleri yeniden hayata döndürmeyi vaat ediyor. Ancak bu bilimsel atılım, ekosistemler ve etik açısından büyük soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Genetik mühendislik ve sentetik biyoloji alanındaki gelişmeler, nesli tükenmiş hayvanların yeniden canlandırılmasını mümkün hale getirebilir mi?Bir zamanlar doğanın sonsuz geçmişine gömülen mamutlar, dodo kuşları ve Tazmanya kaplanları, genetik mühendislik sayesinde yeniden hayat bulabilir mi?ABD merkezli biyoteknoloji şirketi Colossal Biosciences, yok olmuş türleri hayata döndürme amacıyla aldığı yeni yatırımlarla gündemde.2021 yılında girişimci Ben Lamm ve Harvard Üniversitesi Genetik Profesörü George Church tarafından kurulan şirket, son olarak 200 milyon dolarlık ek yatırımla toplam fonunu 435 milyon dolara çıkardı. Colossal Biosciences’ın hedefi, kaybolan türlerin DNA’larını kullanarak, onlara genetik olarak yakın yeni organizmalar üretmek.Bu projeler bilim dünyasında olduğu kadar kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Destekleyenler, biyoteknolojinin sınırlarını zorlayan bu çalışmaların nesli tükenme tehlikesindeki türlerin korunmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyor.
Ancak eleştirmenler, bu girişimlerin daha çok yatırımcı ilgisini çekmeyi amaçladığını ve beklenmedik ekosistem sorunlarına yol açabileceğini savunuyor.Nuffield Biyoetik Konseyi Başkan Yardımcısı Melanie Challenger, bu tür projelerin “gerçek bir yeniden diriliş” olmadığını belirterek, “Bu aslında yeni bir tür yaratmak. Genetik olarak değiştirilmiş organizmalar üzerinde etik açıdan düşünülmesi gereken çok fazla konu var” dedi.Colossal Biosciences, nesli tükenen hayvanları geri getirmek için klonlama, genetik düzenleme ve seçici çiftleştirme yöntemlerini kullanıyor. Örneğin:

Mamutlar: Asya fillerinin genetik yapısı düzenlenerek.
Dodo Kuşu: Nicobar güvercinlerinden faydalanarak.
Tazmanya Kaplanı: Yağ kuyruklu dunnart adlı keseli hayvan kullanılarak.

Ancak, bu yöntemlerin uygulanabilirliği ve sonuçları hâlâ belirsiz. Texas AM Üniversitesi Felsefe Profesörü Clare Palmer, &quot;Değişen ekosistemler nedeniyle, nesli tükenmiş hayvanların doğal ortamlara uyum sağlaması zor olabilir,&quot; diye uyarıyor.Colossal’ın projelerine yönelik bir başka eleştiri, bilimsel çalışmalarının akademik dergilerde yayımlanmaması. Bu durum, çalışmaların bilim dünyası tarafından değerlendirilmesini zorlaştırıyor. Şirket yetkilileri ise bazı çalışmalarını akademik ortamlarda paylaşmayı planladıklarını belirtti.Colossal Biosciences, soyu tükenmiş hayvanları geri getirme konusunda daha büyük projeler planlıyor. Şirket ayrıca, kuzey beyaz gergedanını kurtarma ve filler için geliştirilen aşı çalışmaları gibi güncel biyolojik çeşitlilik projelerine de yatırım yapıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OR5QeR5X1UiwIbIju4vwjA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Genetikte, çığır, açan, keşif:, Geçmişten, geleceğe, yolculuk, mümkün, mü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çinli hackerlardan ABD Hazinesi&amp;apos;ne saldırı: 400&amp;apos;den fazla bilgisayar hedefte</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cinli-hackerlardan-abd-hazinesine-saldiri-400den-fazla-bilgisayar-hedefte</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cinli-hackerlardan-abd-hazinesine-saldiri-400den-fazla-bilgisayar-hedefte</guid>
<description><![CDATA[ Çin destekli hackerlar, ABD Hazine Bakanlığı&#039;na büyük bir siber saldırı düzenleyerek 3 binden fazla dosyaya erişim sağladı. Kritik birimlere odaklanan saldırının veri hırsızlığı amacı taşıdığı düşünülüyor.Bloomberg&#039;in haberine göre, Çin destekli bilgisayar korsanları, ABD Hazine Bakanlığı&#039;na büyük bir siber saldırı düzenleyerek 400&#039;den fazla bilgisayara sızdı. Elde edilen rapora göre, saldırıda 3 binden fazla dosyaya erişim sağlandı.  Sızılan bilgiler arasında, politika ve seyahat belgelerinden yaptırımlara ve yabancı yatırımlarla ilgili materyallere kadar kritik içerikler bulunuyor. Hackerların özellikle Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi, Uluslararası İlişkiler Ofisi ve İstihbarat ve Analiz Ofisi gibi stratejik birimlere odaklandığı belirtiliyor. 2 AY SÜREN SİBER SALDIRI Eylül sonundan Kasım ortasına kadar devam eden saldırıda, toplam 419 bilgisayara yetkisiz erişim sağlandığı tespit edildi. Ancak raporda, hackerların Hazine’nin gizli sistemlerine veya e-posta altyapısına ulaşamadığı vurgulandı.  VERİ ÇALINMA İHTİMALİ Uzmanlar, saldırının büyük olasılıkla veri hırsızlığı amacı taşıdığını belirtiyor. İstihbarat yetkilileri ise olayın kapsamlı bir hasar değerlendirmesini yapmak için çalışmalarını sürdürüyor.  Bu tür siber saldırılar, ulusal güvenlik ve ekonomi üzerinde ciddi etkiler yaratma potansiyeline sahip olduğundan, ABD yetkililerinin konuyu uluslararası düzeyde ele alması bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wlaEE_NNekGJ0j82K1UVhA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Çinli, hackerlardan, ABD, Hazinesine, saldırı:, 400den, fazla, bilgisayar, hedefte</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Meghan Markle ve Prens Harry&amp;apos;den Zuckerberg&amp;apos;e tepki: İfade özgürlüğünü baltalıyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/meghan-markle-ve-prens-harryden-zuckerberge-tepki-ifade-oezgurlugunu-baltaliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/meghan-markle-ve-prens-harryden-zuckerberge-tepki-ifade-oezgurlugunu-baltaliyor</guid>
<description><![CDATA[ Son dönemlerde yaptığı açıklamalarla gündemden düşmeyen, Facebook, Instagram ve WhatsApp&#039;ın sahibi, Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg&#039;e bir tepki de Sussex Dükü ve Düşesi&#039;nden geldi. Prens Harry ve Meghan Markle Zuckerberg&#039;ün teyit politikalarında yaptığı değişiklikleri geri çekmesini istedi.Sussex Dükü ve Düşesi, sosyal medya devleri Facebook ve Instagram’ın ana şirketi Meta&#039;nın doğruluk teyit politikalarını kaldırmasına sert tepki gösterdi. Çift, Mark Zuckerberg&#039;ün bu kararı geri alması çağrısında bulunarak, &quot;Bu, ifade özgürlüğünü baltalayan bir adım&quot; açıklamasını yaptı.Geçtiğimiz hafta Zuckerberg, Meta’nın uzun süredir uyguladığı doğruluk teyit sistemini kaldırarak, Elon Musk&#039;ın X platformunda kullandığı &quot;topluluk notları&quot; modeline geçileceğini duyurdu.
Ancak bu karar, birçok kesimden tepki topladı. Özellikle LGBTQ+ topluluğu, bu değişikliklerin nefret söylemini artırabileceği endişesiyle tepki gösteriyor.
Yeni politikalarla birlikte, LGBTQ+ bireylerin “akıl hastası” olarak tanımlanmasına bile izin verileceği öne sürüldü.Prens Harry ve Meghan Markle, resmi internet sitelerinde yayımladıkları açıklamada, Meta&#039;nın değişikliklerinin &quot;herkesi derinden endişelendirmesi gerektiğini&quot; vurguladı. Çift, şu ifadelere yer verdi:&quot;Görüşlerinizin sol, sağ ya da başka bir yerde olması fark etmez. Meta&#039;nın bu kararı, doğrudan ifade özgürlüğünü baltalıyor. Daha fazla istismara izin vermek ve nefret söylemini normalleştirmek, söylem özgürlüğünü desteklemek yerine kısıtlayacaktır.&quot;
Çift, Meta’nın “insani bağ kurma” misyonuna aykırı bir yol izlediğini ve bu politikaların toplumsal ayrışmayı derinleştireceğini belirtti.Mark Zuckerberg, yaptığı  değişikliği savundu. 
&quot;Hataları azaltmaya, politikalarımızı basitleştirmeye ve platformlarımıza ifade özgürlüğünü yeniden kazandırmaya odaklanıyoruz.&quot;dedi.
Bu süreçte yanlış bilgilere daha az müdahale edeceklerini söyleyen Zuckerberg &quot;Masum kullanıcıların paylaşımlarını haksız yere kaldırmaktan da kaçınacağız.&quot; ifadelerini kullandı.Meta’nın bu değişiklikleri, sadece kendi platformlarını değil, Threads gibi yeni sosyal medya uygulamalarını da etkileyecek. Eleştirmenler, bu kararın nefret söylemi ve yanlış bilginin daha fazla yayılmasına yol açacağını savunuyor.Prens Harry ve Meghan Markle, Meta’yı politikalarını yeniden gözden geçirmeye çağırırken, &quot;Dürüstlük ve kamu güvenliği sözünü tutan liderlere ihtiyaç var&quot; mesajı verdi. Çift, ayrıca bu tür politikaların sağlıklı bir demokrasiyi tehdit ettiğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y-dZlqu16UGN4NQ2mIs7Jw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Meghan, Markle, Prens, Harryden, Zuckerberge, tepki:, İfade, özgürlüğünü, baltalıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apple iOS 18.2’yi duyurdu: Tarihin en büyük güncellemesi geliyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/apple-ios-182yi-duyurdu-tarihin-en-buyuk-guncellemesi-geliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/apple-ios-182yi-duyurdu-tarihin-en-buyuk-guncellemesi-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Apple, iOS 18.2 güncellemesiyle kullanıcı deneyimini yeniden tanımlıyor. Dünyanın en popüler teknoloji firmaları arasında yer alan Apple, bu sürümün iOS tarihindeki en büyük güncelleme olduğunu iddia ediyor. ChatGPT, görsel zeka, Apple Cash gibi kolaylıkları kullanıcılarına sunacak olan şirketin, İOS 18.2 güncellemesinde getireceği başka farklı özelliklerde yer alıyor. İşte herkesin merakla beklediği güncellemenin sunduğu 7 devrim niteliğindeki özellik.Apple, iOS 18.2 güncellemesini resmen duyurdu. iOS tarihinin en büyük güncellemesi olarak tanıtılan bu sürüm, devrim niteliğindeki 7 yenilikçi özelliğiyle kullanıcı deneyimini farklı boyutlara taşımayı planlıyor. Apple, bu güncellemeyle kullanıcılarını hem şaşırtmayı hem de hayatlarını kolaylaştırmayı hedefliyor.İşte İOS 18.2 ile gelmesi beklenen 7 özellik;Artık ChatGPT&#039;yi doğrudan Siri ile kullanabilirsiniz! Siri&#039;ye herhangi bir soru sormanız yeterli; o, fotoğraflar veya belgelerle ilgili soruları da yanıtlayabilir.Çevrenizdeki her şey hakkında anında bilgi alıp, metni yüksek sesle okuyabilir, telefon numaralarını veya adresleri Rehber&#039;e kaydedebilir, metni kopyalayabilir ve hatta saniyeler içinde bilgileri özetleyebilirsiniz.Fikirlerinizi etkileyici görsellere dönüştürebilirsiniz. Basit talimatlarla temalar, mekanlar ve kostümler seçerek hayal gücünüzden harika görseller oluşturabilirsiniz.Uygulamalarınızı güvende tutmak için belirli uygulamaları kilitleyerek, bunlara sadece sizin erişebilmenizi sağlayabilirsiniz. Face ID&#039;yi kendinizi yapılandırabilirsiniz.Apple Cash göndermek veya almak artık çok kolay hale getiriliyor. İki iPhone’u yaklaştırmanızla ödeme anında basit, hızlı ve güvenli şekilde gerçekleşiyor.Gizliliği korumak yalnızca birkaç dokunuşla olabiliyor. Fotoğraflardaki yüzleri bulanıklaştırın veya karartın.İOS 18.2&#039;de Genmoji, özel emojiler tasarlamanıza olanak tanır! Yaratıcılığınızın uçmasına izin verin ve daha önce hiç olmadığı gibi benzersiz emojilerle kendinizi ifade edin. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pvmCqKkSHkK3WcET3ZD9BA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Apple, iOS, 18.2’yi, duyurdu:, Tarihin, büyük, güncellemesi, geliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>James Webb Teleskobu&amp;apos;ndan yeni keşif: 350 yıl önce patlayan süpernova</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/james-webb-teleskobundan-yeni-kesif-350-yil-oence-patlayan-supernova</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/james-webb-teleskobundan-yeni-kesif-350-yil-oence-patlayan-supernova</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın James Webb Uzay Teleskobu, 350 yıl önce meydana gelen bir süpernovanın ışık yankısını görüntüleyerek uzaydaki gaz ve toz bulutlarının detaylı üç boyutlu haritasını çıkardı. Bu yeni gözlemler, bilim insanlarının yıldızlararası ortamın yapısını daha iyi anlamayı hedeflemesine olanak tanıdı.NASA&#039;nın James Webb Uzay Teleskobu, 350 yıl önce gerçekleşen bir süpernovanın ışık yankısını inceleyerek, uzaydaki gaz ve toz bulutlarının üç boyutlu yapısını ortaya koydu ve yıldızlararası ortamın daha önce keşfedilmeyen detaylarını gün yüzüne çıkardı.Cassiopeia Takımyıldızı&#039;nda bulunan süpernova kalıntısı, patlama sırasında yayılan güçlü X-ışınları ve morötesi ışık sayesinde uzaydaki gaz ve toz bulutlarını ısıtarak parlamalarına neden olmuştu.
Webb Teleskobu, bu ışık yankısını detaylı bir şekilde inceleyerek daha önce bilinmeyen düğüm, katman ve bulut yapılarının ortaya çıkmasını sağladı.Araştırma ekibinden Dr. Jacob Jencson, &quot;Bu kadar detaylı bir görüntü beklemiyorduk. Ortaya çıkan katmanlar tıpkı bir soğanın halkaları gibi&quot; dedi. Uzmanlar, elde edilen görüntülerin yıldızlararası ortamın gerçek yapısına dair önemli ipuçları sunduğunu belirtiyor.Webb Teleskobu&#039;nun NIRCam (Yakın Kızılötesi Kamera) ile çekilen görüntüler, toz ve gaz bulutlarının daha önce bilinmeyen karmaşık yapısını gözler önüne serdi. Bilim insanları, bu verilerin yıldızlararası manyetik alanlar ve galaksilerdeki toz dinamikleri hakkında yeni bilgiler sağlayacağını düşünüyor.
Araştırmaya katılan Dr. Armin Rest, &quot;Bu çalışma, tıpkı bir tıbbi tomografi taraması gibi, uzaydaki yapıları üç boyutlu olarak anlamamıza yardımcı olacak&quot; şeklinde açıklama yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1eC4zoHGk0ipDIy-SsnjgA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>James, Webb, Teleskobundan, yeni, keşif:, 350, yıl, önce, patlayan, süpernova</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzayda hayatta kalma mücadelesi: 7 ay sonra ilk adım</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/uzayda-hayatta-kalma-mucadelesi-7-ay-sonra-ilk-adim</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/uzayda-hayatta-kalma-mucadelesi-7-ay-sonra-ilk-adim</guid>
<description><![CDATA[ Uluslararası Uzay İstasyonu’nda mahsur kalan astronotlardan Suni Williams, 7 aylık bekleyişin ardından uzay yürüyüşü yaptı. NASA&#039;nın Boeing&#039;in arızalı kapsülüyle Dünya&#039;ya geri getirmenin çok riskli olduğuna karar vermesinin ardından iki astronotun dönüşü aylardır gecikiyor.Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda (ISS) yedi aydır mahsur durumdaki iki astronottan biri olan Suni Williams, Perşembe günü istasyona vardığından bu yana ilk kez uzay yürüyüşüne çıktı.NASA TV’nin canlı yayınladığı görüntülerde, Williams ve Butch Wilmore&#039;un uzay yürüyüşü sırasında iş birliği yaptığı anlar yer aldı. Williams’ın telsizden duyulan, “Dışarı çıkıyorum” sözleri, uzaydaki uzun bekleyişlerine bir hareketlilik kazandırdı. Uzay yürüyüşü sırasında ISS, Türkmenistan&#039;ın 420 kilometre üzerindeki yörüngede ilerliyordu.Williams ve Wilmore, 5 Haziran 2024’te Boeing’in yeni Starliner kapsülüyle bir haftalık test uçuşu için ISS’ye gönderilmişti. Ancak Starliner kapsülünde çıkan teknik sorunlar nedeniyle iki astronotun dönüşü ertelendi ve kapsülün boş olarak Dünya’ya dönmesi kararlaştırıldı.Sorunlar bununla sınırlı kalmadı. NASA’nın astronot kıyafetindeki soğutma döngüsünden kaynaklanan su sızıntısı nedeniyle uzay yürüyüşleri geçici olarak askıya alınmıştı. Ancak sorunun çözülmesiyle birlikte astronotlar yeniden harekete geçti.Görevi devralması planlanan SpaceX’in yedek kapsülünün fırlatılış tarihi de ertelendi. NASA’dan yapılan açıklamaya göre, astronotların Dünya’ya dönüşü mart sonu ya da nisan başına kadar gerçekleşemeyecek. İstasyonda geçen süre, toplamda yaklaşık 10 ayı bulacak.
Haziran ayından beri uzayda yaşayan astronotların uzun süreli kalışı, radyasyona maruz kalma risklerini de artırdı. Bu durumun kanser ve diğer sağlık sorunlarına yol açabileceği kaydedildi.Bu zorlu bekleyiş, sadece teknik arızaların değil, aynı zamanda astronotların dayanıklılık ve problem çözme kabiliyetlerinin de sınandığı bir süreç olarak tarihe geçiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F3sn4EZ0cEitISBSXjg03Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Uzayda, hayatta, kalma, mücadelesi:, sonra, ilk, adım</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Musk&amp;apos;ın hayal kırıklığı: Starship test uçuşunda parçalandı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/muskin-hayal-kirikligi-starship-test-ucusunda-parcalandi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/muskin-hayal-kirikligi-starship-test-ucusunda-parcalandi</guid>
<description><![CDATA[ SPACEX, Starship&#039;in gerçekleştirdiği test uçuşu sırasında parçalandığını duyurdu. Sosyal medyada paylaşılan videolarda, gökyüzünde enkaz parçaları görüldü. Şirketin CEO&#039;su Elon Musk, olayın ardından “Başarı garantili değil, ancak eğlence kesin” ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5euYafi8Z0C0Lb1VXgf7Iw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Muskın, hayal, kırıklığı:, Starship, test, uçuşunda, parçalandı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Beyin cerrahisinde çığır açıcı keşif: Pirinç tanesi boyutunda &amp;quot;Mikro Robotlar&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/beyin-cerrahisinde-cigir-acici-kesif-pirinc-tanesi-boyutunda-mikro-robotlar</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/beyin-cerrahisinde-cigir-acici-kesif-pirinc-tanesi-boyutunda-mikro-robotlar</guid>
<description><![CDATA[ Fransa merkezli Robeauté şirketi, beyin cerrahisinde devrim yaratacak mikro robotlarını tanıttı. Pirinç tanesi boyutundaki bu robotlar, nörolojik rahatsızlıkların teşhis ve tedavisi için geliştirildi.Fransa merkezli Robeauté şirketi, beyin cerrahisinde devrim yaratacak pirinç tanesi boyutunda mikro robotlar geliştirdi.Sadece birkaç milimetre boyutunda olan robotlar, kafatasında açılan 3 milimetrelik küçük bir delikten beyne yerleştiriliyor. Beyindeki hücrelerarası maddede ilerleyerek erişilmesi zor bölgelere ulaşabilen bu robotlar, cerrahide yeni bir dönemin habercisi olabilir.Fransız mühendisler, bu mikro robotların beyin dokusuna, geleneksel iğne veya elektrot tekniklerinden çok daha az zarar verdiğini vurguluyor. Otonom şekilde hareket edebilen robotlar, beyin cerrahlarının belirlediği rotaları takip etmek üzere tasarlandı ve hareketleri gerçek zamanlı olarak izlenebiliyor.Mikroskobik robotlar, hayvanlarda yapılan deneylerde tümör biyopsisi uygulamalarında başarı gösterdi. Ayrıca beyne ilaç iletimi, elektrot yerleştirme ve veri toplama gibi işlemlerde de kullanılabilecek.Şirket, insan deneylerinin başarılı geçmesi durumunda, bu yenilikçi teknolojiyi 2030 yılına kadar ilaç iletiminde kullanmak üzere ruhsatlandırmayı hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a0QRSoMjH0unclm0XYHJRA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Beyin, cerrahisinde, çığır, açıcı, keşif:, Pirinç, tanesi, boyutunda, Mikro, Robotlar</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bayraktar TB3 silahlandı: ROKETSAN MAM&amp;T akıllı mühimmat ile hedefi 12&amp;apos;den vurdu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bayraktar-tb3-silahlandi-roketsan-mam-t-akilli-muhimmat-ile-hedefi-12den-vurdu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bayraktar-tb3-silahlandi-roketsan-mam-t-akilli-muhimmat-ile-hedefi-12den-vurdu</guid>
<description><![CDATA[ Bayraktar TB3, mühimmat entegrasyon testlerine devam ediyor. Edirne&#039;de gerçekleştirilen son testte Bayraktar TB3, ROKETSAN&#039;ın geliştirdiği MAM-T akıllı mühimmatlarla havalandı. Gerçekleştirilen ilk atış testinde hedef tam isabetle vuruldu.Dünya havacılık tarihinde bir ilke imza atarak kısa pistli bir gemiden iniş kalkış yapan ilk SİHA olan Bayraktar TB3, ROKETSAN&#039;ın MAM-T mühimmatı ile gerçekleştirdiği ilk atış testinde hedefi tam isabetle vurdu.Bayraktar TB3 SİHA, geliştirme sürecinde yeni bir kilometre taşını daha geride bırakarak mühimmat entegrasyon testlerine başladı.
Bu kapsamda TB3 SİHA, dün Edirne&#039;nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi&#039;nden ROKETSAN tarafından geliştirilen 2 adet MAM-T mühimmatı ile havalandı.Atış testi icra etmek için havada seyreden Bayraktar TB3, ASELSAN tarafından geliştirilen ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi ile gerçekleştirdiği ilk atışta belirlenen hedefi tam isabetle vurdu.Silahlanan Bayraktar TB3 SİHA, belirlenen test takvimine göre geliştirme süreci kapsamında faydalı yük ve mühimmat entegrasyon testlerine devam edecek.Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar TB3 SİHA, 19 Kasım 2024&#039;te TCG Anadolu&#039;nun 12 derece eğimli rampaya sahip kısa pistinden başarıyla havalanmıştı.

Ege ve Akdeniz&#039;in buluşma noktasında 46 dakikalık tarihi bir test uçuşu gerçekleştiren Bayraktar TB3, aynı kısa piste hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan başarıyla iniş yaparak dünyada bir ilki gerçekleştirmişti.Bayraktar TB3 SİHA, gemi testlerine başarıyla devam ederek, Çanakkale açıklarında seyreden TCG Anadolu gemisinde gerçekleşen ikinci uçuş testinde de iniş destek ekipmanı kullanmadan iki kez daha başarıyla iniş kalkış yapmıştı. Test parametrelerini başarılı bir şekilde icra eden milli SİHA, ortalama 20 bin feet irtifada uçtuğu testi başarıyla tamamlamıştı.Bayraktar TB3 SİHA, 25 Haziran 2024&#039;te Edirne&#039;nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi&#039;nde gerçekleştirilen uçuşta 36 bin 310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testini başarıyla tamamladı.TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli SİHA, böylece kritik bir eşiği daha geçti. Milli havacılık tarihimizin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA&#039;ya ait.Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 887 saat 23 dakika havada kaldı.Milli SİHA 20 Aralık 2023&#039;te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde 5 bin 700 kilometre yol kat etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9sYuMTM-4Ui3QF8xDo2Gxw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bayraktar, TB3, silahlandı:, ROKETSAN, MAM-T, akıllı, mühimmat, ile, hedefi, 12den, vurdu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Avrupa Birliği&amp;apos;nin X davası: Yeni önlemler alındığı açıklandı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/avrupa-birliginin-x-davasi-yeni-oenlemler-alindigi-aciklandi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/avrupa-birliginin-x-davasi-yeni-oenlemler-alindigi-aciklandi</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Birliği (AB), X sosyal medya platformuna yönelik soruşturmasının kapsamını genişletti ve algoritmalarına ilişkin daha fazla bilgi talep etti. AB, Dijital Hizmetler Yasası&#039;nı ihlal edip etmediğini değerlendirmek üzere X&#039;e resmi soruşturma başlatmıştı.AB Komisyonu, Dijital Hizmetler Yasası kapsamında X&#039;e yönelik devam eden soruşturmada yeni önlemler alındığını açıkladı.  Açıklamada, X platformundan tavsiye sistemlerine ilişkin ek taleplerde bulunulduğu belirtilerek, &quot;Komisyon, şirketten 15 Şubat 2025&#039;e kadar tavsiye sistemleri ve bunlarda yapılan son değişiklikler hakkında dahili dokümanlar sunmasını talep ediyor.&quot; ifadesi kullanıldı.  Soruşturma kapsamında X&#039;e, 31 Aralık tarihine kadar tavsiye algoritmalarının tasarımında ve işleyişinde yapılacak gelecekteki değişikliklere ilişkin dahili dokümanları ve bilgileri saklama emri gönderildiği ifade edilen açıklamada, X&#039;ten içeriğine yönelik teknik arayüzlere erişim talebinde de bulunulduğu kaydedildi.  AB Komisyonunun Teknolojiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen de konuyla ilgili açıklamasında, &quot;Bugün, X&#039;in tavsiye sistemlerinin Dijital Hizmetler Yasası kapsamındaki yükümlülüklere uyumuna ışık tutmak için daha fazla adım atıyoruz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.  Virkkunen, AB&#039;de faaliyet gösteren her platformun, adil, güvenli ve demokratik olmasını amaçladıklarını belirtti.  AB, 2023 Aralık ayında X&#039;in risk yönetimi, içerik denetimi, modelleri, reklam şeffaflığı ve araştırmacıların veri erişimi gibi alanlarda Dijital Hizmetler Yasası&#039;nı ihlal edip etmediğini değerlendirmek üzere resmi soruşturma başlatmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nRNeEpfAOEChqjgpMvJStQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Avrupa, Birliğinin, davası:, Yeni, önlemler, alındığı, açıklandı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır: Ay&amp;apos;a erişmeye hedefliyoruz</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-fatih-kacir-aya-erismeye-hedefliyoruz</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-fatih-kacir-aya-erismeye-hedefliyoruz</guid>
<description><![CDATA[ Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Ay&#039;a erişmeye hedefliyoruz. Bu yönelik bir proje yürütüyoruz. Ay 380 bin kilometre &#039;de bunu da Türkiye kendi insan kaynağıyla kendi mühendisleriyle başaracağız” dedi.Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Türkiye&#039;nin Türkiye Yüz yılına hazırlanma sürecinin en önemli, en kıymetli unsuru olarak gördüğümüz Milli Teknoloji Hamlesinin yolculuğunun öznesi, sahibi Türk gençleri, Teknofest kuşağı. Türk gençleri ile yapılan her iş bizim için çok kıymetli. Ümit ediyorum ki sizlerin arasından Türkiye&#039;nin geleceğine ışık tutacak, geleceğe taşıyacak, dünyada süper lige çıkaracak nice işlere imza atan bilim insanlarımız araştırmacılarımız, mühendislerimiz yetişecek. Sizlerin arasında Aziz Sancarlar geleceğin Selçuk Bayraktarları gelişecek.” şeklinde konuştu.  “AY&#039;A ERİŞMEYİ HEDELİYORUZ&quot;  Konuşmasının devamında Türkiye&#039;nin teknoloji sistemleri ürünleri geliştiren bir ülke olduğuna vurgu yapan Bakan Kacır, &quot;Türkiye artık bazı alanlarda başkalarında çok nitelikli yüksek teknoloji sistemleri ürünleri geliştiren üreten bir ülke haline geldi. Daha da öteye geçeceğiz, Ay&#039;a erişmeye hedefliyoruz. Bu yönelik bir proje yürütüyoruz. Bunu da Türkiye kendi insan kaynağıyla kendi mühendisleriyle başaracağız. Geçen sene ilk astronotumuzu uzaya gönderdik. Alper Gezeravcı Uluslararası Uzay İstasyonuna gitti. Bilim insanların hazırladığı 13 bilimsel deneyi orada 14 gün aşan sürede bir görev kapsamında gerçekleştirdi” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b0ctntHd60yDs1CeU_Hhsw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Sanayi, Teknoloji, Bakanı, Fatih, Kacır:, Aya, erişmeye, hedefliyoruz</media:keywords>
</item>

<item>
<title>HİSAR&amp;O hedefi tam isabetle vurdu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/hisar-o-hedefi-tam-isabetle-vurdu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/hisar-o-hedefi-tam-isabetle-vurdu</guid>
<description><![CDATA[ HİSAR-O orta irtifa hava savunma füze sistemi, atışlı test faaliyetinde hedefini tam isabetle vurdu.Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, HİSAR-O&#039;nun atışlı test faaliyetinde hedefi tam isabetle vurduğunu duyurdu.   Test atışına ilişkin görüntüleri de paylaşan Görgün, &quot;Türk savunma sanayinin göz bebeği HİSAR-O hava ve füze savunma sistemi, seri üretim atışlı testlerinden bir tanesini daha başarıyla tamamladı. Bu başarı, savunma sanayimizin seri üretim kabiliyetlerini ve teknolojik üstünlüğünü bir kez daha kanıtladı. Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine teslim etmeye devam ettiğimiz bu yeni nesil sistem, uzak menzil ve yüksek irtifadaki hedefleri tam isabetle vurdu.&quot; dedi.Görgün, &quot;Bu gurur verici başarıda emeği geçen başta ASELSAN, Roketsan ve başkanlığımız personeli olmak üzere, tüm alt yüklenicilerimize teşekkür ederiz. Ülkemizin savunma teknolojilerindeki yükselişi, her geçen gün daha da güçlenerek devam ediyor&quot; ifadelerini de kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DZUnZ2ymk0KMj_rD9Vmebw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>HİSAR-O, hedefi, tam, isabetle, vurdu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Karanlık Oksijen&amp;quot; görevi: Okyanusun derinliklerinde yaşam aranacak!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/karanlik-oksijen-goerevi-okyanusun-derinliklerinde-yasam-aranacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/karanlik-oksijen-goerevi-okyanusun-derinliklerinde-yasam-aranacak</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, güneş ışığı ulaşmayan deniz tabanındaki metal yığınlarının oksijen üretebildiğini keşfetti. Bu ilginç olayı anlamak isteyen araştırmacılar, Dünya okyanuslarının en derinlerine dalacak. Bilim insanları, bu görevin &quot;diğer gezegenlerde yaşam olasılığına bakışı da değiştirebileceğini&quot; söylüyor. Keşif aynı zamanda, dünya çapında bilimsel bir tartışmaya da yol açtı. Deniz tabanındaki değerli metalleri çıkarmayı planlayan derin deniz madenciliği şirketleri, durumdan şikayetçi. Deniz tabanında gelişmiş bir yaşam formu bulunması ihtimali, şirketlere milyarlar kazandıran madencilik faaliyetlerini sekteye uğratabilir...Bilim insanları yakın zamanda karanlık deniz tabanındaki metal yığınlarının oksijen ürettiğini keşfetti.
Araştırmacılar, bu garip olayı anlamak amacıyla Dünya okyanuslarının en derin kısımlarını incelemeyi planladıklarını duyurdu.
Bilim insanları, bu görevin &quot;diğer gezegenlerde yaşam olasılığına bakış açımızı da değiştirebileceğini&quot; söylüyor.İlk keşif deniz bilimcilerini şaşırttı. Daha önce oksijenin yalnızca bitkiler tarafından güneş ışığında -fotosentez ile- üretilebileceği kabul ediliyordu.
Yaşamın hayati bir bileşeni olan oksijenin karanlıkta metal yığınları tarafından üretiliyor olması, bu sürecin başka gezegenlerde de gerçekleşebileceği ihtimalini getirdi.Araştırmanın başındaki Prof. Andrew Sweetman, &quot;NASA&#039;daki uzmanlarla görüşüyoruz. Onlar, karanlık oksijenin, doğrudan güneş ışığı olmayan diğer gezegenlerde yaşamın nasıl sürdürülebileceğine dair anlayışımızı yeniden şekillendirebileceğine inanıyorlar. Dünya&#039;dan dışarı çıkıp tam olarak neler olup bittiğini anlamak istiyoruz.&quot; diye konuştu.İlk keşif, dünya çapında bilimsel bir tartışmaya yol açtı; bazı bilim insanları ve deniz tabanındaki nodüllerdeki değerli metalleri çıkarmayı planlayan derin deniz madenciliği şirketleri, bulguları eleştirdi.
Eğer oksijen bu aşırı derinliklerde, tamamen karanlıkta üretiliyorsa, bu durum deniz tabanında hangi canlı formlarının yaşayabileceği ve madencilik faaliyetlerinin deniz yaşamı üzerinde nasıl bir etkisi olabileceği sorusunu gündeme getiriyor.Bu, deniz tabanı madenciliği şirketleri ve çevre örgütlerinin bu yeni araştırmayı yakından takip edeceği anlamına geliyor. Bazıları bulguların deniz tabanı madenciliği planlarının durdurulması gerektiğine dair kanıt sağladığını iddia etti.
Uzaktan kumandalı su altı ekipmanları kullanılarak deniz tabanının 10 kilometreden daha derin olduğu yerlerde çalışma yapılması planlanıyor.
Prof. Sweetman, &quot;Eğer oksijen varsa. Bundan faydalanan mikrobiyal yaşam olabilir.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_MnTycf8Yk-irp1ElS9hUw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Karanlık, Oksijen, görevi:, Okyanusun, derinliklerinde, yaşam, aranacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Türksat 6A için geri sayım başladı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/turksat-6a-icin-geri-sayim-basladi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/turksat-6a-icin-geri-sayim-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat 6A&#039;nın şubatta devreye alınacağını açıkladı. Uraloğlu, Suriye&#039;de demir ile kara yolları ve GSM iletişimi konusunda çalışmaların başladığını duyurdu.Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, haberleşme alanında yapılan çalışmalar ile bu yıl yürütülecek ulaştırma projelerini anlattı.  Bakan Uraloğlu, Türksat 6A&#039;nın şubatta devreye alınacağını belirterek, &quot;Burada en kıymetli olan şey, sivil ve askeri haberleşmenin, televizyon yayıncılığının çok daha güvenli şekilde ve emin olduğumuz şartlarda yapılmasını sağlamış olmamız.&quot; ifadelerini kullandı.  5G İHALESİNE ÇIKILIYOR  Uraloğlu, 5G ihalesini yıl içinde yapacaklarını ve bu hizmetin 2026&#039;da kullanılmaya başlanacağını bildirerek, Türkiye&#039;de 34 lokasyonda 5G&#039;nin deneyimlendiğini kaydetti.  KKTC&#039;DE GEMİ TRAFİK MERKEZİ AÇILIYOR  Gemi Trafik Yönetim Merkezi&#039;ni boğazlarda ve ülkenin çeşitli yerlerinde devreye aldıklarını aktaran Uraloğlu, &quot;Merkezin benzerini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#039;nde kuruyoruz. Projeyi bu senenin sonu, 2026 gibi hizmete alırız.&quot; diye konuştu.  &quot;SURİYE İÇİN TESPİTLER YAPMAYA BAŞLADIK&quot;  Uraloğlu, Suriye&#039;ye yönelik yürütülebilecek çalışmalara da başladıklarını bilridi.  Havacılıkla ilgili çalışmalara başladıklarına işaret eden Uraloğlu, &quot;Türk Hava Yolları önümüzdeki hafta içinde Şam&#039;a uçacak, karşı tarafla görüşüyoruz. Demir ile kara yolları ile GSM iletişimi konusunda tespitler yapmaya başladık. Bizim teknik arkadaşlarımızın da muhatap olacağı kişilerin bir an önce göreve başlamasıyla faaliyetlerimizi hızlandırmış olacağız.&quot; değerlendirmesinde bulundu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RMfsH-1i8k6Gpq5_UKrt8A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Türksat, için, geri, sayım, başladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>10 soruda 5G teknolojisi: Vatandaş ne zaman kullanabilecek?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/10-soruda-5g-teknolojisi-vatandas-ne-zaman-kullanabilecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/10-soruda-5g-teknolojisi-vatandas-ne-zaman-kullanabilecek</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye, iletişim hizmetlerinde yeni bir döneme hazırlanıyor. Yüksek veri hızına geçilmesi planlanan 5G için bu yıl ihaleye çıkılacak. Peki, yeni nesil teknoloji ne zaman kullanılabilir hale gelecek? İşte 5G&#039;ye ilişkin merak edilen sorular ve yanıtları...Türkiye, iletişim hizmetlerinde son 20 yılda önemli ivme yakalarken, bu yıl ihalesi yapılıp 2026&#039;da kullanılma sunulması planlanan 5G ile yeni bir döneme girilecek.1991&#039;de araç telefonları aracılığıyla 1G teknolojisiyle tanışan Türkiye&#039;de, internet kullanımı 1993&#039;te, cep telefonuyla görüşme, veri aktarımı ve SMS gönderimine olanak sağlayan 2G teknolojisi de 1994&#039;te kullanılmaya başlandı.Sesin yanında datanın da önem kazanmasıyla 2009 itibarıyla 3G&#039;ye geçen Türkiye, 1 Nisan 2016&#039;da mobil cihazlarda internet hızını 10 kat artıran 4,5G teknolojisi sayesinde yeni imkanlara kavuştu.Türkiye ile birlikte dünyanın bu dönemde kullanmaya başladığı her yere kesintisiz iletişim sağlamak için geliştirilen bu teknolojide hız ön plana çıkarken farklı hizmetler de önem kazandı.Yüksek veri hızı, yüksek sistem kapasitesi ve düşük gecikme süresiyle dikkati çeken 5G&#039;ye ilişkin merak edilen 10 soru ve cevabı şöyle:5G nedir?Yeni nesil kablosuz telefon teknolojisidir.
5G ihalesini kim yapacak, ihaleye kimler katılabilecek?Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 5G için ihale yapılacak. Türkiye&#039;yi yeni teknolojiyle tanıştırmaya hazırlanan BTK, 5G için teknik ve yetkilendirme çalışmalarını yıl sonuna kadar tamamlayacak.BTK tarafından yapılacak ihaleye ülkede hizmet veren tüm operatörler katılabilecek.5G için hangi frekanslar ihale edilecek?Bu amaçla 700 MHz, 3,5 GHz, 26 GHz’deki frekansları hazır hale getirildi.5G ne getirecek?5G, sadece daha hızlı bir bağlantı değil, aynı zamanda daha akıllı, daha güvenilir ve daha kapsayıcı bir dijital ekosistemin temel taşı olacak.İndirme hızlarını saniyede 10 gigabit hıza çıkaracak 5G, 4G&#039;ye kıyasla daha yüksek radyo frekanslarını kullanacak.5G Türkiye&#039;de kullanılıyor mu?5G teknolojisi, Türkiye&#039;de de başta İstanbul Havalimanı olmak üzere 34 noktada test amaçlı kullanılıyor.5G&#039;nin 4,5G&#039;den farkı nedir?5G teknolojisiyle gerçek şebekelerde saniyede 4,7 gigabit hıza, laboratuvar ortamında ise saniyede 7,5 gigabit hıza ulaşıldı. Yani 5G, 4,5G&#039;den yaklaşık 10 kat daha hızlı olacak.5G teknolojisinde yerli ürünler kullanılacak mı?5G mobil haberleşme teknolojisi kapsamındaki ekipman ve teçhizatın yerli tasarımcılar, mühendisler ve işçiler tarafından üretilmesi için çalışmalar yapılıyor.5G nasıl aktif edilir?Öncelikle 5G uyumlu cihaz ve 4,5G/5G uyumlu SIM karta sahip olunması, ardından 5G&#039;ye kayıt olunması gerekiyor.5G&#039;ye geçince telefonların ekranlarında hangi ifade yer alacak?Telefon ekranlarında LTE yerine 5G ifadesi kullanılacak.5G ne zaman kullanıma sunulacak?Bu yıl ihalesi yapılacak 5G, 2026&#039;da hem vatandaşların hem de sanayinin hizmetine sunulacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lrQhc9ppiUur-A1aFaNy7A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>soruda, teknolojisi:, Vatandaş, zaman, kullanabilecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>TikTok ABD&amp;apos;de erişime kapatıldı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/tiktok-abdde-erisime-kapatildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/tiktok-abdde-erisime-kapatildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de Çinli sosyal paylaşım uygulaması TikTok, Yüksek Mahkeme&#039;nin kararıyla birlikte faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı. Uygulamaya herhangi bir şekilde erişim sağlanamıyor. Diğer yandan ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump, firmanın  ilgili yasaya uyması için TikTok’a muhtemelen 90 günlük bir ek süre vereceğini söyledi.ABD&#039;de Çinli firma Bytedance&#039;in sahip olduğu iki uygulamanın da erişimi kısıtlandı.TikTok kullanıcılarına gönderdiği mesajda “ABD&#039;de TikTok&#039;u yasaklayan bir yasa yürürlüğe girdi. Maalesef bu, TikTok&#039;u şimdilik kullanamayacağınız anlamına geliyor. Şanslıyız ki Başkan Trump göreve gelir gelmez TikTok&#039;u eski haline getirecek bir çözüm üzerinde bizimle birlikte çalışacağını belirtti.&quot; ifadelerini kullandı.TRUMP, 90 GÜN EK SÜRE VEREBİLİRABD&#039;nin seçilmiş başkanı Trump, NBC News kanalında telefonla katıldığı bir programda TikTok yasağına ilişkin açıklamalarda bulundu.  Trump, Çin merkezli ana şirketi tarafından bir ABD firmasına satılmadıkça sosyal medya uygulamasının ABD’de kapatılmasını gerektiren ilgili yasaya uyması için TikTok’a muhtemelen 90 günlük bir uzatma vereceğini söyledi.  &quot;90 günlük uzatma muhtemelen olacak, bunun uygun bir adım olduğunu düşünüyorum.&quot; diyen Trump, söz konusu kararını muhtemelen 20 Ocak&#039;ta göreve başladığı gün duyurabileceğini de sözlerine ekledi.NE OLMUŞTU?ABD Yüksek Mahkemesi, Çinli sosyal paylaşım platformu TikTok&#039;un ABD&#039;de yasaklanmasını ya da bir Amerikan şirketine satılmasını öngören yasal düzenlemeyle ilgili davada kararını vermişti.Mahkeme yasak kararının ifade özgürlüğüne aykırı olmadığına hükmetmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BMbB2jfBLkuhPviJwGezcQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>TikTok, ABDde, erişime, kapatıldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Instagram&amp;apos;ın yeni güncellemesi tepki çekti! Şirket nedenini açıklad</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/instagramin-yeni-guncellemesi-tepki-cekti-sirket-nedenini-aciklad</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/instagramin-yeni-guncellemesi-tepki-cekti-sirket-nedenini-aciklad</guid>
<description><![CDATA[ Instagram, uzun zamandır kullandığı profil formatını değiştirdi.Bir zamanlar kusursuzca düzenlenmiş kare ızgaralar artık geçmişte kaldı ve yerine dikey profiller yerleşti. Sosyal medya kullanıcılarının dikkatinden kaçmayan yeni özellik tepkilere neden oldu.Instagram kullanıcıları, profil düzenlerinde önemli bir değişiklik fark etti. Artık kare ızgaralar yerini dikey profillere bırakıyor. Peki, Instagram’ın bu radikal güncellemesinin arkasındaki nedenler neler?Instagram, Ağustos 2024&#039;te belirli kullanıcılar üzerinde dikdörtgen  ızgarayı test etmeye başlamıştı. Ancak, bu değişikliğin temelleri çok daha önce atıldı. Üç yıl önce X platformunda haberi duyuran Alessandro Paluzzi’ye göre, bu yenilik 2022’den beri gündemdeydi.Instagram Başkanı Adam Mosseri, değişikliğin nedenini şu sözlerle açıkladı:
&quot;Kare, Instagram’a sadece kare fotoğraflar yükleyebildiğimiz günlerden kalma bir özellikti. Bugün Instagram’a yüklenenlerin büyük çoğunluğu dikey. Bunları kare olarak kırpmak oldukça zorlayıcı. &quot; dedi.
Değişikliğin ilk aşamada can sıkıcı olabileceğini kabul eden Instagram patronu, bunun uzun vadede daha iyi olacağını belirtti.Instagram’ın bu güncellemesi, sosyal medya kullanıcıları tarafından tepki çekti. 
Birçok kullanıcı, yeni düzenlemeye alışmaya çalışırken zorluk yaşarken dijital grafik tasarımcısı olan bir kullanıcı  &quot;Dijital grafik tasarımcısı olarak, ızgara yönelimini bozan Instagram güncellemesi kadar rahatsız olduğum bir şey olmamıştı. Yıllarımı, Instagram için mükemmel şekilde sığacak 1080×1080 grafikler yapmaya harcadım,&quot; şeklinde bir paylaşımda bulundu.Ayrıca takipçi ve takip edilen sayılarının gösterildiği bölüm de biraz daha sola dayalı yerleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BBOPzxRDlU6P0FfWR2bZ2Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Instagramın, yeni, güncellemesi, tepki, çekti, Şirket, nedenini, açıklad</media:keywords>
</item>

<item>
<title>TikTok kapandı mı? TikTok erişim sıkıntısı haberleriyle gündemde</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/tiktok-kapandi-mi-tiktok-erisim-sikintisi-haberleriyle-gundemde</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/tiktok-kapandi-mi-tiktok-erisim-sikintisi-haberleriyle-gundemde</guid>
<description><![CDATA[ TikTok erişim sıkıntısı haberleriyle gündemde. ABD&#039;de Çinli sosyal paylaşım uygulaması TikTok, Yüksek Mahkeme&#039;nin kararıyla birlikte faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı. Amerikalı kullanıcılar platforma erişmeye çalıştığında &quot;Üzgünüz, TikTok şu anda kullanılamıyor.&quot; uyarısıyla karşılaşıyor. Peki, TikTok kapandı mı?Yüksek Mahkeme, TikTok&#039;un 19 Ocak&#039;a kadar ABD merkezli bir şirkete satılmaması durumunda yasaklanmasını öngören yasayı onaylamıştı. Verilen bu süre dolarken, TikTok&#039;un ABD&#039;deki geleceği belirsizliğini koruyordu. Ancak, gece yarısına sadece birkaç saat kala, ABD&#039;de yaklaşık 170 milyon kişinin aktif olarak kullandığı popüler sosyal medya platformu TikTok&#039;un erişimi kapatıldı.Oy birliğiyle onanan karara göre, sosyal medya uygulaması, kararın yürürlüğe gireceği 19 Ocak&#039;a kadar satılmaması durumunda, Google ve Apple gibi platformlardan silinecek ve uygulamanın söz konusu tarihten sonra telefon, tablet gibi cihazlara indirilmesi engellenmiş olacak.Bu karar, milyonlarca kullanıcıyı doğrudan etkileyerek, hem bireysel kullanıcılar hem de içerik üreticileri için büyük bir şok yarattı. Özellikle TikTok’u gelir kaynağı olarak kullanan içerik üreticileri, platformun kapanmasıyla ciddi bir gelir kaybıyla karşı karşıya kaldılar.Kullanıcılar; “ABD&#039;de TikTok&#039;u yasaklayan bir yasa yürürlüğe girdi. Maalesef bu, TikTok&#039;u şimdilik kullanamayacağınız anlamına geliyor. Şanslıyız ki Başkan Trump göreve gelir gelmez TikTok&#039;u eski haline getirecek bir çözüm üzerinde bizimle birlikte çalışacağını belirtti.&quot; mesajıyla bilgilendirildi.20 Ocak&#039;ta mevcut Başkan Joe Biden yönetimi devir alacak olan Donald Trump, konuyla ilgili açıklamasında, TikTok&#039;un ilgili yasaya uyup yasaktan kurtulabilmesi için şirkete 90 günlük ilave süre tanımayı düşündüğünü açıklamıştı.ABD’nin kararının, diğer ülkelerde de benzer adımların tartışılmasına yol açabileceği değerlendiriliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BMbB2jfBLkuhPviJwGezcQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>TikTok, kapandı, mı, TikTok, erişim, sıkıntısı, haberleriyle, gündemde</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kapıdan geçmek hafızayı siliyor: &amp;quot;Kapı Eşiği Etkisi&amp;quot; nedir?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/kapidan-gecmek-hafizayi-siliyor-kapi-esigi-etkisi-nedir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/kapidan-gecmek-hafizayi-siliyor-kapi-esigi-etkisi-nedir</guid>
<description><![CDATA[ Hiç başka bir odaya geçerken ne yapacağınızı unuttuğunuz oldu mu? Mutfakta bir şey almak için kalktınız, ancak mutfağa vardığınızda neden orada olduğunuzu hatırlamıyorsunuz. Bilim insanları bu durumu, “kapı eşiği etkisi” ya da “konum güncelleme etkisi” adı verilen ilginç bir nörolojik durumla açıklıyor.  Peki &quot;Kapı Eşiği Etkisi&quot; nedir?Bir odadan diğerine geçerken ne yapacağınızı unuttuğunuz anlar, bilimsel bir açıklamaya dayanıyor. &quot;Kapı aralığı etkisi&quot; adı verilen bu durum, beynimizin hafızayı nasıl işlediğine dair çarpıcı detaylar sunuyor.Notre Dame Üniversitesi&#039;nde 2011 yılında yapılan bir araştırma, kapı aralığı etkisinin hafızamızı nasıl etkilediğini anlamaya yönelik önemli bulgular ortaya koydu.
Araştırmaya göre, bir odadan diğerine geçtiğimizde, beynimiz o anda taşıdığı bilgileri yeni bir bölüme ayırıyor. Bu, “olay ufku modeli” olarak adlandırılan bir mekanizmanın devreye girmesiyle gerçekleşiyor.
Araştırmacılardan Gabriel Radvansky, kapılardan geçmenin zihnimizde bir “olay sınırı” işlevi gördüğünü ve anıları farklı bölümlere ayırdığını belirtiyor. Bu, o anda yaptığınız işi unutmanıza neden olabiliyor.2014 yılında yapılan bir başka çalışmada, ilginç bir bulgu daha ortaya çıktı: Kapı aralığı etkisi, fiziksel bir kapı olmasa bile ortaya çıkabiliyor. Araştırmacılar, sadece bir kapı aralığından geçtiğinizi hayal etmenin bile hafızayı etkilediğini keşfetti. Bu, beynimizin algısal bilgiye değil, zihinsel bağlam değişikliklerine göre çalıştığını gösteriyor.Ancak, kapı aralığı etkisi her zaman tutarlı bir şekilde görülmeyebilir. 2021 yılında yapılan bir başka çalışmada, katılımcılar sanal bir ortamda odalar arasında gezinirken hafıza testlerine tabi tutuldu. İlk deneyde, kapıların hafıza üzerinde bir etkisi olmadığı gözlemlendi.
Ancak ikinci deneyde, katılımcılar bir yandan sayma gibi ek bir görevle meşgul edildiğinde kapı aralığı etkisi daha sık ortaya çıktı.
Bu, hafızanın sadece bağlam değişikliğiyle değil, zihinsel yükle de doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor.Psikolog Tom Stafford, bu etkilerin yalnızca fiziksel geçişlerden değil, zihinsel ortam değişikliklerinden de kaynaklandığını belirtiyor. Ona göre, bir odadan diğerine geçerken bir planın parçalarını hatırlamaya çalışmak, dikkatin dağılmasına neden oluyor.
&quot;Kapı eşiği etkisi, çevirdiğiniz tabaklardan birinin düştüğü o an gibidir,&quot; diyen Stafford, dikkatimizin bölünmesiyle küçük ama önemli detayların unutulabileceğine dikkat çekiyor.
Bir dahaki sefere, bir kapıdan geçerken aklınızdakini unuttuğunuzda, belki de beyninizin bağlam değiştirmeye çalıştığını hatırlayın! ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LjpIpjxYZUS4ISmgavUiRg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Kapıdan, geçmek, hafızayı, siliyor:, Kapı, Eşiği, Etkisi, nedir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tiktok ABD&amp;apos;de geri döndü.Yasak sadece12 saat sürdü</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/tiktok-abdde-geri-doenduyasak-sadece12-saat-surdu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/tiktok-abdde-geri-doenduyasak-sadece12-saat-surdu</guid>
<description><![CDATA[ Ulusal güvenlik gerekçesiyle kapatılmasını öngören yasanın yürürlüğe girmesinin ardından ABD&#039;de erişimi engellenen Tiktok, 12 saat sonra geri döndü. Ülkedeki bazı kullanıcılar uygulamaya erişmeye başladı. ABD&#039;nin Seçilmiş Başkanı Başkan Donald Trump, pazartesi günü göreve başlamasının ardından, yasağın uygulamaya giriş süresini uzatan bir emir yayınlayacağını söylemişti.ABD&#039;de kapatılan TikTok, yaklaşık 12 saat sonra geri döndü. Cumartesi günü, TikTok kullanıcılarına gönderdiği mesajda “ABD&#039;de TikTok&#039;u yasaklayan bir yasa yürürlüğe girdi. Maalesef bu, TikTok&#039;u şimdilik kullanamayacağınız anlamına geliyor. Şanslıyız ki Başkan Trump göreve gelir gelmez TikTok&#039;u eski haline getirecek bir çözüm üzerinde bizimle birlikte çalışacağını belirtti.&quot; ifadelerini kullandı.170 milyon kullanıcı uygulamaya erişemedi. ABD&#039;nin Seçilmiş BaşkanıTrump, NBC News kanalında telefonla katıldığı bir programda TikTok yasağına ilişkin açıklamalarda bulunmuştu.   Trump, Çin merkezli ana şirketi tarafından bir ABD firmasına satılmadıkça sosyal medya uygulamasının ABD’de kapatılmasını gerektiren ilgili yasaya uyması için TikTok’a muhtemelen 90 günlük bir uzatma vereceğini söylemişti.  &quot;90 günlük uzatma muhtemelen olacak, bunun uygun bir adım olduğunu düşünüyorum.&quot; diyen Trump, söz konusu kararını muhtemelen 20 Ocak&#039;ta göreve başladığı gün duyurabileceğini de sözlerine ekledi.Turmp&#039;ın bu açıklamasının ardından pazar günü Tiktok&#039;a bazı ABD&#039;li kullanıcılar erişmeye başladı. TİKTOK TRUMP&#039;A TEŞEKKÜR ETTİ Tiktok bir açıklama ile Turmp&#039;a teşekkür etti. Açıklamada, &quot;Hizmet sağlayıcılarımızla anlaşarak, TikTok hizmeti geri yükleme sürecindedir. Başkan Trump&#039;a, hizmet sağlayıcılarımıza TikTok&#039;u 170 milyondan fazla Amerikalıya sunmaları ve 7 milyondan fazla küçük işletmenin gelişmesine izin vermeleri nedeniyle hiçbir ceza ile karşılaşmayacakları konusunda gerekli netliği ve güvenceyi sağladığı için teşekkür ediyoruz&quot; denildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BMbB2jfBLkuhPviJwGezcQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Tiktok, ABDde, geri, döndü.Yasak, sadece12, saat, sürdü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apple&amp;apos;den TikTok hamlesi: İşte kaldırılan uygulamaların listesi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/appleden-tiktok-hamlesi-iste-kaldirilan-uygulamalarin-listesi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/appleden-tiktok-hamlesi-iste-kaldirilan-uygulamalarin-listesi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de TikTok ve birçok uygulama kullanıma kapatıldı. Apple, erişim yasağı getirilen uygulamaların listesini yayınladı. CapCut, Lemon8, Marvel Snap gibi popüler uygulamalar da listede yer aldı.Çinli sosyal paylaşım uygulaması TikTok, bir Amerikan firmasına satılmaması halinde ABD&#039;de yasaklanmasını öngören yasa uyarınca ülkede kullanıma kapatıldı.  ABD&#039;de 170 milyondan fazla kullanıcısı olan TikTok&#039;a giriş yapmak isteyen kullanıcılar, &quot;Üzgünüz, TikTok şu anda kullanılamıyor. ABD&#039;de TikTok&#039;u yasaklayan bir yasa yürürlüğe girdi. Maalesef, şu anda TikTok&#039;u kullanamazsınız.&quot; şeklinde bir mesajla karşılaştı.İŞTE YASAKLANAN UYGULAMALAR  Karar nedeniyle Apple ve Google&#039;ın TikTok ve diğer uygulamaları mağazalarından kaldırmaya başladı. Yasaya uymayan şirketlere para cezası ile karşı karşıya kalacak.  Apple, erişim yasağından etkilenen uygulamaların listesini yayınladı. Listede Tiktok&#039;un ana şirketi ByteDance ile ilişkili diğer uygulamaların yer alması dikkat çekti.ABD&#039;YE GİREN KULLANAMAYACAK  Apple&#039;dan yapılan açıklamada, söz konusu uygulamaların Amerika Birleşik Devletleri&#039;ndeki tarafından App Store&#039;dan indirilemeyeceği ya da güncellenemeyeceği belirtildi.  Ayrıca ABD&#039;yi ziyaret eden veya App Store&#039;u ABD dışı bir bölgeye ayarlayan kişilere de erişim yasağı getirildiği belirtildi.  İşte Apple&#039;ın kaldırdığı uygulamaların listesi:  TikTokTikTok StudioTikTok Shop Seller CenterCapCutLemon8HypicLark – Team CollaborationLark – Rooms DisplayLark Rooms ControllerGauth: AI Study CompanionMARVEL SNAP ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1N6Zh5CackiPI_MADAUTOQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Appleden, TikTok, hamlesi:, İşte, kaldırılan, uygulamaların, listesi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan TikTok kararı: 75 gün erteledi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/trumptan-tiktok-karari-75-gun-erteledi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/trumptan-tiktok-karari-75-gun-erteledi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump, TikTok&#039;u yasaklayan kararnameyi 75 gün erteledi. Trump, ABD&#039;nin TikTok&#039;un yarısını alma hakkının olması gerektiğini savundu.ABD Başkanı Donald Trump, Adalet Bakanlığına TikTok&#039;u ülke çapında yasaklayan yasanın 75 günlüğüne uygulanmaması talimatını verdi.  ABD Başkanı Trump, Oval Ofis&#039;teki ilk imza töreninde çok sayıda başkanlık kararnamesine imza attı. Bu kararnamelerden biri de TikTok yasağının ertelenmesine yönelik oldu.  Beyaz Saray&#039;ın internet sitesinde yayımlanan kararnameye göre Trump, Adalet Bakanlığından TikTok yasağının 75 günlüğüne uygulanmamasını istedi.  Kararnamede bunun milyonlarca Amerikalı tarafından kullanılan bir iletişim platformunun aniden kapatılmasını önleyeceği ve ulusal güvenliği koruyan ileriye dönük uygun rotayı belirleme fırsatı vereceği aktarıldı.  Trump, imza törenindeki konuşmasında da onaylamazsa TikTok&#039;un değersiz olduğunu ve kapanmak zorunda kalacağını söyledi.  TikTok&#039;un 1 trilyon dolar edeceğini düşündüğünü belirten Trump, ABD&#039;nin TikTok&#039;un yarısını alma hakkının olması gerektiğini savundu.  TİKTOK NEDEN YASAKLANDI?  TikTok, bir Amerikan firmasına satılmaması halinde ABD&#039;de yasaklanmasını öngören yasa uyarınca hafta sonu ABD&#039;de kullanıma kapatılmıştı.  Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformundan TikTok yasağına ilişkin yaptığı açıklamada, &quot;Pazartesi günü, yasanın hükümlerinin yürürlüğe girme süresini uzatacak bir kararname yayımlayacağım, böylece ulusal güvenliğimizi korumak için bir anlaşma yapabiliriz.&quot; ifadelerini kullanmıştı.  Söz konusu kararnameyle TikTok&#039;un yasaklı kalmasını önlemek için destek veren şirketlerin yasal sorumluluğunun olmayacağını da belirten Trump, ancak TikTok&#039;un yarısının ABD&#039;lilere ait olmasını istediğini aktarmıştı.  Daha sonra TikTok, ülkede yeniden hizmet sağlamaya başlamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1N6Zh5CackiPI_MADAUTOQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, TikTok, kararı:, gün, erteledi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Zenginler ve fakirler arasında gelir uçurumu büyüyecek mi? &amp;apos;&amp;apos;Yapay zekanın atası&amp;apos;&amp;apos; cevapladı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/zenginler-ve-fakirler-arasinda-gelir-ucurumu-buyuyecek-mi-yapay-zekanin-atasi-cevapladi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/zenginler-ve-fakirler-arasinda-gelir-ucurumu-buyuyecek-mi-yapay-zekanin-atasi-cevapladi</guid>
<description><![CDATA[ &#039;&#039;Yapay zekanın atası&#039;&#039; olarak tanınan Geoffrey Hinton, zenginler ve fakirler arasındaki gelir uçurumu hakkında dikkat çekici tahminlerde bulundu. Hinton, yapay zekanın ekonomi alanında yol açtığı problemlerin, toplumsal çatışmalara dönüşebileceğini belirterek uyardı.Yapay sinir ağlarının bugünlere gelmesinde önemli katkıları olan bir isim olan Geoffrey Hinton, son zamanlarda yapay zekânın hızlı gelişimiyle birlikte ortaya çıkacak olumsuz sonuçlar hakkında yaptığı uyarılarla dikkat çekiyor.Hinton, yakın zamanda yaptığı bir açıklamada, yapay zekânın aşırı zenginlerle fakirler arasındaki uçurumu daha da derinleştireceğini belirtti. Uzman isim, yapay zeka teknolojisinin gelişmesiyle birlikte verimliliğin büyük oranda artacağını ancak bu durumun, zenginlerin lehine olacağını öne sürdü.
Hinton, kapitalist bir toplumda, büyük şirketlerin artan verimlilikten daha fazla kazanç elde edeceğini, bunun ise işlerini kaybeden bireylerin daha da yoksullaşmasına yol açacağını söyledi.Günümüzde teknolojinin bazı iş kollarını ortadan kaldırması tahmin edilemez bir gelişme değil ancak Hinton&#039;a göre, yapay zekâ bu sürecin son halkası olacak ve toplumsal ayrışmayı derinleştirecek.Daha önce Google&#039;ın araştırma ekibinde de görev alan Hinton, “Verimlilik artışı herkes için daha fazla mal ve hizmet anlamına gelir ancak kapitalist bir sistemde bu, zenginlerin daha fazla kazanç sağlamasına neden olacak. İşlerini kaybedenlerin gelirleri azalacak ve aradaki uçurum büyüyecek” ifadelerini kullandı.Hinton gelir uçurumunun artmasının faşizmin gelişimine zemin hazırlayabileceğini de iddia etti. Zenginlerin daha fazla güç kazanması, toplumsal dengeyi bozacak ve bu da büyük sosyolojik çatışmalara  yol açacak.Hinton’ın endişeleri yalnızca gelir eşitsizliğiyle sınırlı değil. 2023 yılında Kanada’nın CBC News kanalına yaptığı açıklamada, büyük şirketlerin yapay zekâ yatırımlarının gelecekteki potansiyel tehlikelerinden bahsetti.Hinton, &quot;Bizden daha zeki yapay zekâ sistemleri üretirsek, onları kontrol edebileceğimizden nasıl emin olabiliriz?&quot; şeklinde bir soru sorarak, bu alandaki belirsizliklere dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lj79Q4J18UCusuaFmFbZZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Zenginler, fakirler, arasında, gelir, uçurumu, büyüyecek, mi, Yapay, zekanın, atası, cevapladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Instagram&amp;apos;dan TikTok ve CapCut&amp;apos;a rakip uygulama: Video oluşturma uygulaması Edits tanıtıldı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/instagramdan-tiktok-ve-capcuta-rakip-uygulama-video-olusturma-uygulamasi-edits-tanitildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/instagramdan-tiktok-ve-capcuta-rakip-uygulama-video-olusturma-uygulamasi-edits-tanitildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de TikTok ile CapCut&#039;ın yasal mücadeleleri sürerken Instagram, yeni uygulaması Edits&#039;i tanıttı. Edits, cep telefonları üzerinden video oluşturulmasını sağlıyor.Meta çatısı altındaki sosyal medya platformu Instagram, yeni video oluşturma uygulaması &quot;Edits&#039;i&quot; duyurdu.  Çinli çatı şirketi ByteDance bünyesindeki sosyal paylaşım uygulaması TikTok ile mobil video düzenleme uygulaması CapCut&#039;ın ABD&#039;de karşılaştığı yasal mücadeleler sürerken, Instagram Başkanı Adam Mosseri, sosyal medya hesabı üzerinden yayınladığı videoda, geliştirilen yeni uygulamayı tanıttı.  Mosseri, paylaşımında, &quot;Şu anda dünyada pek çok şey oluyor ama ne olursa olsun, sadece Instagram değil, tüm platformlar için video hazırlayan sizlere en ilgi çekici araçları yaratmanın görevimiz olduğunu düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.  Edits&#039;in sadece bir video düzenleme aracı olmadığını vurgulayan Mosseri, uygulamanın cep telefonları üzerinden video oluşturulmasını sağlayan &quot;eksiksiz bir yaratıcı araçlar paketi&quot; olmasının amaçlandığını belirtti.  Mosseri, halihazırda sadece ücretsiz ön siparişle indirilebilen Edits&#039;in şubatta piyasaya sürülmesinin planlandığını kaydetti.App Store&#039;da ise uygulamanın kullanıma sunulma tarihi 13 Mart olarak belirtiliyor.  TikTok, bir Amerikan firmasına satılmaması halinde ABD&#039;de yasaklanmasını öngören yasa uyarınca dün ABD&#039;de kullanıma kapatılmıştı. TikTok&#039;un yanı sıra CapCut da ülkede erişime engellenmişti.  ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformundan TikTok yasağına ilişkin yaptığı açıklamada, &quot;Pazartesi günü, yasanın hükümlerinin yürürlüğe girme süresini uzatacak bir kararname yayımlayacağım, böylece ulusal güvenliğimizi korumak için bir anlaşma yapabiliriz.&quot; ifadelerini kullanmıştı.  Söz konusu kararnameyle TikTok&#039;un yasaklı kalmasını önlemek için destek veren şirketlerin yasal sorumluluğunun olmayacağını da belirten Trump, ancak TikTok&#039;un yarısının ABD&#039;lilere ait olmasını istediğini aktarmıştı.  Daha sonra TikTok, ülkede yeniden hizmet sağlamaya başlamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nmioCGbIPkGaC-LdCOVzIQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Instagramdan, TikTok, CapCuta, rakip, uygulama:, Video, oluşturma, uygulaması, Edits, tanıtıldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Trump Stargate&amp;apos;i duyurdu: 500 milyar dolarlık yapay zeka projesi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/trump-stargatei-duyurdu-500-milyar-dolarlik-yapay-zeka-projesi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/trump-stargatei-duyurdu-500-milyar-dolarlik-yapay-zeka-projesi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Stargate adında 500 milyar dolarlık yapay zeka projesini duyurdu.ABD Başkanı Trump, OpenAI Üst Yöneticisi Sam Altman, SoftBank Üst Yöneticisi Masayoshi Son ve Oracle Yönetim Kurulu Başkanı Larry Ellison&#039;un katılımıyla konuya ilişkin basın toplantısı düzenledi.  OpenAI, Oracle ve SoftBank&#039;ın Stargate adlı ortak bir girişim oluşturacağını duyuran Trump, söz konusu ortak girişimle ABD&#039;nin yapay zeka altyapısına en az 500 milyar dolar yatırım yapılacağını aktardı.  Trump, söz konusu yatırımı &quot;tarihteki en büyük yapay zeka altyapı projesi&quot; olarak nitelendirerek 100 binden fazla Amerikalıya istihdam yaratılmasının öngörüldüğünü kaydetti.  Acil durum kararlarıyla yatırımın gerçekleşmesine yardımcı olacağını belirten Trump, &quot;Çok fazla elektrik üretmeleri gerekiyor ve bu üretimi kendi tesislerinde çok kolay bir şekilde yapmalarını mümkün kılacağız.&quot; dedi.  Trump, &quot;Stargate, yapay zeka alanındaki yeni nesil gelişmeleri desteklemek için fiziksel ve sanal altyapıyı inşa edecek ve buna devasa veri merkezlerinin inşası da dahil olacak.&quot; diye konuştu.  Trump&#039;ın söz hakkı verdiği Oracle Yönetim Kurulu Başkanı Ellison da grubun veri merkezlerinin ilkinin Texas&#039;ta yapım aşamasında olduğunun bilgisini paylaştı.ÇİN&#039;E YÜZDE 10 GÜMRÜK VERGİSİ  Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Trump, tarifeleri ABD-Meksika-Kanada Anlaşması (USMCA) müzakerelerini erkene almak için mi uygulamayı planladığına dair soruya &quot;Bununla hiçbir ilgisi yok.&quot; yanıtını verdi.  Trump, Meksika ve Kanada&#039;nın bunu durdurabilecekleri halde ABD&#039;de olmaması gereken çok sayıda insanın sınırdan geçmesine izin verdiklerini öne sürerek bu ülkelerden çok büyük oranda fentanilin de ABD&#039;ye girdiğini kaydetti.  ABD Başkanı Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmesinde de bu &quot;saçmalığı&quot; (fentanil) ülkede görmek istemediğini söylediğini aktardı.  Çin&#039;e de Meksika ve Kanada&#039;ya gönderdikleri fentanil nedeniyle yüzde 10 gümrük vergisi uygulamayı değerlendirdiklerini yineleyen Trump, tarifeler için 1 Şubat tarihini düşündüklerini dile getirdi. ELON MUSK&#039;IN TİKTOK&#039;U SATIN ALMASINA SICAK BAKIYORÖte yandan Trump, Elon Musk&#039;ın TikTok&#039;u satın almasına sıcak bakıp bakmadığının sorulması üzerine, Musk ya da Oracle Yönetim Kurulu Başkanı Larry Ellison&#039;ın şirketi satın alma fikrine açık olduğunu ifade etti.  Toplantının sonunda, TikTok&#039;u telefonuna indirebileceğini de belirten Trump, &quot;Gençlerin oylarını kazandık. Sanırım Tiktok sayesinde kazandım, bu yüzden Tiktok&#039;un kalbimde özel bir yeri var.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OePmrxq0xkejEPQeAQxcmg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Trump, Stargatei, duyurdu:, 500, milyar, dolarlık, yapay, zeka, projesi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>iPhone&amp;apos;un aşırı ısınma sorununa yeni çözüm: Buhar odası soğutma sistemi mi geliyor?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/iphoneun-asiri-isinma-sorununa-yeni-coezum-buhar-odasi-sogutma-sistemi-mi-geliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/iphoneun-asiri-isinma-sorununa-yeni-coezum-buhar-odasi-sogutma-sistemi-mi-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Özellikle iPhone 15 modellerinde meydana gelen aşırı ısınma, birçok Apple kullanıcısının ortak problemlerinden biri. MyDrivers&#039;ta yer alan habere göre, bu yılın sonunda tanıtılması beklenen iPhone 17&#039;de aynı sorununun yaşanmaması için &#039;buhar odası soğutma sistemi&#039; kullanılacak.Apple, daha önceki modellerinde oluşan aşırı ısınma problemine karşı &#039;buhar odası soğutma&#039; teknolojisinden yararlanmayı hedefliyor.Buhar odası soğutma sistemi, özellikle Samsung Galaxy ve Google Pixel gibi Android telefonlarda yaygın olarak tercih ediliyor ancak Apple, bu teknolojiyi daha önce iPhone modellerinde hiç kullanmamıştı. Bu sistem, buharlaşan sıvının telefon içinde bir odadan geçmesini sağlayarak soğutma işlevi görüyor.Apple’ın bu çözümü iPhone&#039;larda kullanmama sebebinin, geleneksel soğutma sistemlerine göre daha fazla alan kaplaması olduğu düşünülüyor.Buhar odası soğutma sistemi, yüksek performans gerektiren oyunlar gibi işlemler sırasında cihazın verimli bir şekilde çalışmasını sağlayarak ısınma sorununu engelliyor.Apple, özellikle iPhone 15&#039;lerde yaşanan aşırı ısınma sorununu çözmek için bir yazılım güncellemesi yayınlamıştı. İlk başta bu güncellemenin cihazın performansını yavaşlatacağı düşünülse de, yapılan testlerde herhangi bir performans kaybı yaşanmadığı ortaya çıktı.Eylül ayında tanıtılması beklenen iPhone 17 serisi hakkında birçok farklı iddia gündeme geliyor. Apple&#039;ın iPhone 17 Pro modelinde A19 işlemciyi kullanabileceği öne sürülürken; iPhone 17 serisinin kamerasının, diğer bütün serilerin kameralarından daha güçlü olacağı da tahmin ediliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IfFyAly6e0qSbcZImwpnzA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>iPhoneun, aşırı, ısınma, sorununa, yeni, çözüm:, Buhar, odası, soğutma, sistemi, geliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Gökyüzü bu gece 6 gezegeni bir araya getirecek!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/goekyuzu-bu-gece-6-gezegeni-bir-araya-getirecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/goekyuzu-bu-gece-6-gezegeni-bir-araya-getirecek</guid>
<description><![CDATA[ 21 Ocak 2024 tarihinde yani bugün Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs gökyüzünde hizalanacak. &quot;Gezegen geçidi&quot; olarak bilinen bu hizalanmada gezegenler düz bir çizgi üzerinde çıplak gözle  gözlemlenebilecek kadar birbirine yaklaşacak. Gökyüzü meraklılarının Neptün ve Uranüs&#039;ü görebilmek için ise bir teleskop veya güçlü bir dürbün kullanması gerekecek. Eğer bu görsel şöleni kaçırırsanız endişelenmeyin; çünkü altı gezegenin tamamı 28 Şubat&#039;ta tekrar hizaya gelecek...Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs bu gece gökyüzünde sıralanacak.
Altı gezegen 21 Ocak 2024&#039;te yani bugün aynı hizaya gelecek.
Bulutsuz ve açık bir gökyüzünde en iyi şekilde gözlemlenebilen bu görüntüde, gece karanlığında gezegenlerin kolayca fark edilmesi mümkün.Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs bu gece gökyüzünde sıralanacak.
Altı gezegen 21 Ocak 2024&#039;te yani bugün aynı hizaya gelecek.
Bulutsuz ve açık bir gökyüzünde en iyi şekilde gözlemlenebilen bu görüntüde, gece karanlığında gezegenlerin kolayca fark edilmesi mümkün.Ancak halkın, Neptün ve Uranüs olmak üzere iki gezegeni görebilmesi için bir teleskopa veya güçlü bir dürbüne ihtiyacı olacak.
Eğer kaçırırsanız endişelenmeyin; altı gezegenin tamamı ve bir de &#039;bonus&#039; gezegen olarak Merkür 28 Şubat&#039;ta tekrar görülebilecek.Dünya&#039;nın perspektifinden bakıldığında, gökyüzünde birden fazla gezegen birbirine yakın göründüğünde bir gezegen geçidi meydana gelir.
Gezegen geçidi, tüm gezegenlerin gece göğünde doğudan güneye doğru uzanan uzun çapraz bir çizgi üzerinde dizildiği izlenimini verir.Royal Observatory Greenwich gökbilimcisi Finn Burridge, MailOnline&#039;a yaptığı açıklamada, &quot;Genellikle gezegenler diğerleri batarken doğarlar, ancak birden fazla gezegenin aynı anda görülebilmesi oldukça nadirdir. Bazı geçitlerde üç veya dört gezegen yer alabilir, bu yıl altı gezegenimiz var, bu çok nadir ve oldukça önemli.&quot; dedi.Uzmanlara göre Mars, diğer gezegenlere göre en belirgin farklılığa sahip olacak çünkü rengi çıplak gözle parlak turuncu bir ışık noktası olarak görünecek.En iyi görüşü elde etmek için sokak lambaları gibi ışık kirliliği kaynaklarından uzak bir yer bulmaya çalışın ve gözlerinizin karanlığa alışması için yeterli zaman tanıyın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GfDM5hj2SkCnhRMBVx8-SA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Gökyüzü, gece, gezegeni, bir, araya, getirecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mars’ta 3,7 milyar yıllık dalga izleri: Yaşam barındırmış olabilir</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/marsta-37-milyar-yillik-dalga-izleri-yasam-barindirmis-olabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/marsta-37-milyar-yillik-dalga-izleri-yasam-barindirmis-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın Curiosity keşif aracı, Mars yüzeyinde 3,7 milyar yıl öncesine ait olduğu düşünülen antik dalga izlerini ortaya çıkardı. Bu izler, gezegende bir zamanlar açıkta duran sıvı su kütlelerinin varlığına işaret ediyor. Bilim insanlarına göre bu bulgu, Mars&#039;ın geçmişte daha sıcak ve yoğun bir atmosfere sahip olduğunun kanıtı.NASA’nın Curiosity keşif aracı, Mars yüzeyinde çığır açan bir keşfe imza attı. Yaklaşık 3,7 milyar yıl öncesine ait olduğu düşünülen antik dalga izleri, gezegende bir zamanlar açık yüzeyli sıvı su kütlelerinin bulunduğuna işaret ediyor.Curiosity’nin bulduğu izler, Dünya’daki göl yataklarında görülen küçük dalgalanmalara benziyor. Araştırmacılar, bu dalgalanmaların, rüzgarın suyu yüzeyde ileri geri hareket ettirmesiyle oluştuğunu belirtiyor. Bunun anlamı, bu suyun buzla kaplı değil, açık bir yüzeye sahip olduğudur.Dalga izleri, Gale Krateri&#039;nde bulundu ve analizler, bu dalgaların yaklaşık 3,7 milyar yıl önce oluştuğunu gösteriyor. Jeolojik incelemelere göre, bu su kütlesi sığ bir gölet olmalıydı ve derinliği yaklaşık 2 metreydi.Mars, günümüzde soğuk ve kuru bir yüzeye sahip olsa da, antik izler, gezegenin bir dönem yaşamı destekleyebilecek koşullara sahip olduğunu gösteriyor. Curiosity&#039;nin bu keşfi, Mars atmosferinin zamanla incelmeden önce daha yoğun olduğunu ve yüzeyde sıvı suyun yaygın olabileceğini düşündürüyor.Caltech’ten John Grotzinger ve Michael Lamb’in Science Advances dergisinde yayımladığı çalışmaya göre, keşfedilen dalga izleri, sığ su kütlelerinde oluşan dalgalanmalarla birebir benzerlik gösteriyor. Araştırmacılar, “Prow” adı verilen bölgedeki bu izlerin yanı sıra sülfat açısından zengin “Amapari Marker Band” adlı kayalarda da benzer oluşumlar buldu.2011 yılında NASA tarafından fırlatılan Curiosity, 2012’den bu yana Gale Krateri çevresinde araştırmalar yürütüyor. Görevin temel amacı, Mars’ın geçmişte ilkel yaşamı destekleyip desteklemediğini anlamak. Keşif aracı, yüzeyde sondaj yapmaktan atmosferik analizlere kadar çeşitli teknolojilerle donatılmış durumda.Curiosity’nin bulguları, Mars’ın erken dönem iklimine dair yeni bilgiler sunarken, gezegenin sıvı suya ev sahipliği yaptığı dönemlere daha yakından bakma fırsatı sağlıyor. NASA&#039;nın Opportunity aracı geçmişte benzer dalga izleri keşfetmiş olsa da, bu izlerin ne tür su kütlelerine ait olduğu belirsizdi. Yeni keşif, Mars’ın eski atmosfer koşullarını daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/biY6Bu-cNEOJ89DUw26ZtA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Mars’ta, 3, 7, milyar, yıllık, dalga, izleri:, Yaşam, barındırmış, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Elon Musk, TikTok&amp;apos;u satın alacak mı? Trump&amp;apos;tan açıklama</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/elon-musk-tiktoku-satin-alacak-mi-trumptan-aciklama</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/elon-musk-tiktoku-satin-alacak-mi-trumptan-aciklama</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, TikTok&#039;un Elon Musk tarafından satın alınması fikrine sıcak baktığını ifade etti.ABD Başkanı Donald Trump, Tiktok&#039;u satışına ilişkin bir açıklama yaptı.  500 milyar dolarlık Stargate isimli yapay zeka projesi ile ilgili basın toplantısında Trump&#039;a Elon Musk&#039;ın TikTok&#039;u satın almasına sıcak bakıp bakmadığı soruldu.  Trump, Musk ya da Oracle Yönetim Kurulu Başkanı Larry Ellison&#039;ın şirketi satın alma fikrine açık olduğunu ifade etti.  Toplantının sonunda, TikTok&#039;u telefonuna indirebileceğini de belirten Trump, &quot;Gençlerin oylarını kazandık. Sanırım Tiktok sayesinde kazandım, bu yüzden Tiktok&#039;un kalbimde özel bir yeri var.&quot; dedi.  YASAĞA 75 GÜN ERTELEME  TikTok, bir Amerikan firmasına satılmaması halinde ABD&#039;de yasaklanmasını öngören yasa uyarınca hafta sonu ABD&#039;de kullanıma kapatılmıştı.  Başkan Trump, Adalet Bakanlığı&#039;na TikTok&#039;u ülke çapında yasaklayan yasanın 75 günlüğüne uygulanmaması talimatını verdi.  TikTok&#039;un 1 trilyon dolar edeceğini düşündüğünü belirten Trump, ABD&#039;nin TikTok&#039;un yarısını alma hakkının olması gerektiğini savundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CawBI2TxBUKfbYxqIRt6dg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Elon, Musk, TikToku, satın, alacak, mı, Trumptan, açıklama</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ünlü YouTuber&amp;apos;dan TikTok’u satın alma hamlesi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/unlu-youtuberdan-tiktoku-satin-alma-hamlesi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/unlu-youtuberdan-tiktoku-satin-alma-hamlesi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de TikTok&#039;un geleceğine ilişkin belirsizlik devam ederken, ilk resmi teklifin yapıldığı bildirildi. Teklif verenler arasında ünlü YouTuber MrBeast&#039;in de olduğu öğrenildi.Sosyal medya platformu TikTok&#039;un ABD&#039;deki geleceği belirsizliğini koruyor.  Haftasonu kapatılan TikTok, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın kararı ile yeniden açılmıştı.  Trump, Adalet Bakanlığı&#039;na TikTok&#039;u ülke çapında yasaklayan yasanın 75 günlüğüne uygulanmaması talimatını vermişti.  TikTok&#039;un bu süre içerisinde bir Amerikan şirketine satılması gerekirken, ilk teklif YouTuber MrBeast&#039;den geldi.  Dünyaca ünlü YouTuber MrBeast, TikTok&#039;u satın almak için resmi bir teklif sunduğunu açıkladı.  MrBeast, şirketin yeni CEO&#039;su olma ihtimalini dile getirdi. Ancak teklifin rakamsal ayrıntılarına ilişkin bilgi verilmedi.  Teklif, MrBeast, işgücü yönetim platformu Employer.com CEO&#039;su Jesse Tinsley ve bir grup yatırımcı tarafından yapıldı. Grubun hukuk danışmanları arasında Trump&#039;ın başsavcı adayı Pam Bondi&#039;nin kardeşi Brad Bondi de yer alıyor.  Bloomberg&#039;in haberine göre TikTok&#039;un sahibi ByteDance&#039;in teklifi ciddi olarak değerlendirip değerlendirmediği henüz bilinmiyor.  Trump, Elon Musk ya da Oracle Yönetim Kurulu Başkanı Larry Ellison&#039;ın TikTok&#039;u satın alma fikrine açık olduğunu ifade etmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2DeHLCVkDkK6wAf7zp6EkA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Ünlü, YouTuberdan, TikTok’u, satın, alma, hamlesi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yapay zeka tarihi yeniden yazılıyor: İlk sohbet botu 60 yıl sonra geri döndü</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-tarihi-yeniden-yaziliyor-ilk-sohbet-botu-60-yil-sonra-geri-doendu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-tarihi-yeniden-yaziliyor-ilk-sohbet-botu-60-yil-sonra-geri-doendu</guid>
<description><![CDATA[ Yapay zekanın temellerini atan sohbet botu ELIZA, orijinal kodlarının bulunmasıyla 60 yıl sonra yeniden hayata döndü. Modern yapay zekadan farklı olarak &quot;dinleme&quot; odaklı tasarlanan ELIZA, bilim dünyasına ilham vermeye devam ediyor.1960&#039;ların efsanevi sohbet botu ELIZA, 60 yıl aradan sonra yeniden hayat buldu. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü&#039;nden (MIT) Joseph Weizenbaum tarafından geliştirilen ve yapay zeka tarihinin mihenk taşlarından biri olarak kabul edilen ELIZA, Stanford Üniversitesi ve MIT araştırmacılarının çalışmalarıyla yeniden kodlandı.  ELIZA, adını George Bernard Shaw&#039;un ünlü tiyatro oyunu Pygmalion&#039;daki Eliza Doolittle karakterinden alıyordu. Basit bir yapıya sahip olmasına rağmen, kullanıcılarla sınırlı bir sohbet gerçekleştirebiliyordu. Özellikle &quot;terapist&quot; modu, kullanıcıların duygusal ifadelerini daha derinlemesine keşfetmelerine olanak tanıyordu. Örneğin, &quot;Bütün erkekler aynı&quot; diyen bir kullanıcıya ELIZA, &quot;Hangi açıdan?&quot; diye sorarak sohbeti devam ettiriyordu.KAYBOLAN KODLAR BULUNDU Weizenbaum’un, artık kullanılmayan bir programlama diliyle yazdığı orijinal ELIZA kodu, uzun süre kayıp sanılmıştı. Ancak 2021&#039;de Stanford Üniversitesi’nden Jeff Shrager ve MIT arşivcisi Myles Crowley, Weizenbaum’un kişisel arşivlerinde kodun tamamını bulmayı başardı. Shrager ve ekibi, kodu yeniden düzenleyerek ELIZA&#039;yı hayata döndürdü.  Shrager, bu projeyi, &quot;erken dönem yapay zekanın nasıl şekillendiğini anlamak için eşsiz bir fırsat&quot; olarak nitelendiriyor. &quot;Bilgisayar bilimcilerinin kodlarına sahip olmak, onların düşünce süreçlerinin bir kaydına sahip olmak gibidir&quot; diyen Shrager, ELIZA’nın yapay zeka tarihindeki önemini vurguluyor.  MODERN VE ESKİ BİRLEŞİYOR Geri döndürülen ELIZA, orijinal versiyonuna sadık kalarak tasarlandı. Araştırmacılar, orijinal kodda yer alan ve sayılarla ilgili bir hata nedeniyle programın çökmesine neden olan sorunu düzeltmemeyi tercih etti. Shrager, bu kararı, &quot;Mona Lisa’daki bir fırça darbesini düzeltmeye benzer&quot; diyerek açıkladı.  Yeni ELIZA, eski koduyla neredeyse aynı yanıtları verirken, modern yapay zeka araçlarının aksine kullanıcıların ifadelerini derinlemesine keşfetmelerine odaklanıyor. Shrager, ELIZA’nın en önemli özelliğini, &quot;dinlemek&quot; olarak tanımlıyor. Bugünün sohbet botları cümleleri tamamlamaya çalışırken, ELIZA, kullanıcıların konuşmayı sürdürmesine olanak tanıyordu. Hakem değerlendirmesinden geçmemiş olan bu çalışma, arXiv platformunda yayımlandı. ELIZA’nın yeniden hayata döndürülmesi, günümüz yapay zeka sistemlerine kıyasla daha az hatalı ve tarafsız bir yapı sergileyen eski teknolojilere duyulan ilgiyi artırabilir.  Weizenbaum’un 60 yıl önce insan-bilgisayar etkileşiminde açtığı yol, bugün yapay zekanın geldiği noktayı daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. ELIZA, dinleme odaklı yapısıyla modern sohbet botlarına ilham kaynağı olmaya devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_DtBUcjRJE2ampjm9CQO-w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:03:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zeka, tarihi, yeniden, yazılıyor:, İlk, sohbet, botu, yıl, sonra, geri, döndü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Uzaylı Mumya&amp;quot; gizemi derinleşiyor: Yeni keşifler tartışmaları alevlendirdi!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/uzayli-mumya-gizemi-derinlesiyor-yeni-kesifler-tartismalari-alevlendirdi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/uzayli-mumya-gizemi-derinlesiyor-yeni-kesifler-tartismalari-alevlendirdi</guid>
<description><![CDATA[ Peru&#039;nun Nazca Çölü’nde bulunan ve dünya dışı varlıklarla ilişkilendirilen mumyalar, “Paloma” ve “Antonio” isimli yeni figürlerin ortaya çıkışıyla yeniden gündeme geldi. Bilim insanları ve araştırmacılar arasında tartışmalar büyürken, mumyaların gerçekliği sırrını koruyor.Peru’nun Nazca Çölü’nden gelen esrarengiz “uzaylı mumyaları” vakası, “Paloma” ve “Antonio” adı verilen iki yeni mumyanın keşfiyle derinleşiyor. Cesetlerin, yedi yıl önce gazeteci ve ufolog Jaime Maussan tarafından keşfedilen ilk mumyalarla bağlantılı olduğu iddia ediliyor.Araştırmacılar, Paloma ve Antonio&#039;nun önceki mumyalarda olduğu gibi üç parmaklı olduğunu ancak küçük, çekik gözlere sahip ve kısa bir yetişkin boyutunda olduğunu açıkladı.Peru Tıp Birliği’nin eski başkanı Dr. David Ruiz Vela tarafından analiz edilen mumyaların insan benzeri organlara ve belirgin bir beyin yapısına sahip olduğu belirtildi.Antonio’nun göğsünde bir bıçak yarası, Paloma’nın ise mumyalar arasında bir ilk olan saç izine sahip olduğu iddia edildi.
Her iki mumyanın da bin 500 yıllık olduğu tahmin ediliyor.Araştırmacılar, cesetlerin yosunlar tarafından fosilleştirildiğini ve bunun da onları korumaya yardımcı olduğunu, ayrıca o zamanki yapıştırıcılarla uyuşmayan son derece zehirli bir yapıştırıcının kullanıldığını ileri sürdüler.Bu cisimlerden yaklaşık bir düzine kadarını Meksika Kongresi&#039;nde sergileyen  gazeteci ve ufolog Jaime Maussan, bunların çoğunu bir zamanlar Dünya&#039;da yaşamış uzaylı varlıkların kanıtı olarak gösterdi.Maussan iddialarında kararlı olsa da uzmanlar mumyaların mezar soyguncuları tarafından manipüle edilen bebeklerden başka bir şey olmadığına ikna olmuş durumda.
Araştırmalarda mumyaların yüzde 30’unun bilinmeyen bir türe ait olduğu, kafataslarının ise insanlardan yüzde 30 daha büyük olduğu iddia ediliyor.Perulu antropolog Roger Zuniga, bu cesetlerin insan müdahalesiyle oluşmadığını belirtirken, Arjantinli cerrah Celestino Adolfo Piotto, bu canlıların “insanların evrimleşmiş bir versiyonu” olabileceğini öne sürdü.
Ancak diğer uzmanlar, cesetlerin bin yıl önce hayvan kalıntılarından yapılmış ritüel nesneler olabileceği yönünde açıklamalarda bulunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fgSi2TIfn06A4bk6UsZkzw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Uzaylı, Mumya, gizemi, derinleşiyor:, Yeni, keşifler, tartışmaları, alevlendirdi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mavi gözlerin en eski örneği: 17 bin yıllık bebek kalıntısı genetik kodları yeniden yazıyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/mavi-goezlerin-en-eski-oernegi-17-bin-yillik-bebek-kalintisi-genetik-kodlari-yeniden-yaziyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/mavi-goezlerin-en-eski-oernegi-17-bin-yillik-bebek-kalintisi-genetik-kodlari-yeniden-yaziyor</guid>
<description><![CDATA[ İtalya’daki Puglia bölgesinde bulunan 17 bin yıllık bebek kalıntıları, genetik ve arkeolojik açıdan çarpıcı bulgular ortaya çıkardı.  Bilim insanları, bilinen en eski mavi göz örneği olduğunu söyledikleri bu keşifin, antik insanların genetik yapısına dair önemli ipuçları sağladığını belirtti.Arkeologlar, 17 bin yıl öncesine ait bebek kalıntılarını inceleyerek mavi gözlerin bilinen en eski örneğini ortaya çıkardı.
1998 yılında İtalya’nın Puglia bölgesindeki Grotta delle Mura mağarasında bulunan kalıntılar, yaklaşık 17 bin yıl öncesine ait bir bebeğe aitti.Yapılan genetik analizler, bebeğin koyu tenli, koyu kahverengi ya da siyaha yakın kıvırcık saçlı ve mavi gözlü olduğunu gösterdi. Araştırmalar, ayrıca bebekte hipertrofik kardiyomiyopati adı verilen, kalp kası kalınlaşmasına neden olan nadir bir genetik hastalığın izlerini de ortaya koydu.Bilim insanları, bebeğin 7,5 ila 18 aylık bir yaşam sürebilmiş olabileceğini tahmin ediyor. Diş ve köprücük kemiğinde yapılan incelemeler, zor bir doğum yaşandığını ve hatta bebeğin anne karnında bile strese maruz kaldığını gösteriyor. Araştırmacılar, annenin gebelik sırasında yetersiz beslendiği ihtimali üzerinde duruyor.Bebeğin ebeveynlerinin genetik olarak kuzen oldukları belirlenirken, mavi göz mutasyonunun 6 bin ila10 bin yıl önce Avrupa’da ortaya çıkmış olabileceği öne sürüldü. Araştırmacılar, bebeğin genetik özelliklerinin Villabruna insanıyla bağlı olabileceğini ifade ediyor.
Bu genetik mutasyon, Avrupa’nın tarihöncesi topluluklarında hem fiziksel özelliklerin hem de çevresel adaptasyonun nasıl geliştiğine dair yeni soruları da beraberinde getiriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gHIvWCyZMUOEzTezS-gSOA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Mavi, gözlerin, eski, örneği:, bin, yıllık, bebek, kalıntısı, genetik, kodları, yeniden, yazıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA, Güneş&amp;apos;e dokundu: Rekor kıran yakınlaşma!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-gunese-dokundu-rekor-kiran-yakinlasma</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-gunese-dokundu-rekor-kiran-yakinlasma</guid>
<description><![CDATA[ ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi&#039;nin (NASA) Parker Güneş Sondası tarihi bir ana imza attı. Güneş&#039;e Merkür&#039;ün Güneş&#039;e olan mesafesinden sekiz kat daha fazla yaklaşarak insanlık tarihinin en yakın geçişini gerçekleştirdi. İşte &quot;Ay&#039;a inişle eşdeğer&quot; yolculuğun ayrıntıları.ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi&#039;nin (NASA) Parker Güneş Sondası, güneşe 6.2 milyon kilometre yaklaşarak insanlık tarihinin en yakın geçişini gerçekleştirdi.Parker, 2018 yılında Güneş’in atmosferi veya korona hakkında daha fazla bilgi edinmek amacıyla fırlatıldı ve bunu başarmak için 2021 yılında ilk kez Güneş’in atmosferinden geçti.Uzay aracı bunu yapabilmek için, Güneş’in yanı sıra Venüs’ün etrafından da geçerek hızını ve ivmesini artırdı ve her yaklaşmada giderek daha fazla yaklaştı.
Bugüne kadar 21 kez Güneş çevresinde &quot;sapan manevrası&quot; gerçekleştirdi.Parker Güneş Sondası, tarihte Güneş’e en çok yaklaşan uzay aracı oldu ve Ekim 2023 ve bu yılın Mart ayındaki yakın geçişlerde, Güneş’e yaklaşık 7,2 milyon kilometre kadar yaklaştı.
Ayrıca, yaklaşık saatte 635 bin km hıza ulaşarak insan yapımı en hızlı nesne rekorunu daha önce kırmıştı.Parker, uzay boşluğunda saatte 430 bin kilometre hızla ilerliyor. Bu hız, Londra ile New York arasındaki mesafeyi 30 saniyeden kısa sürede kat etmeye denk geliyor.
Sonda, bu olağanüstü hıza Güneş&#039;in devasa çekim gücü sayesinde ulaşıyor. 27 Aralık Cuma alınacak verilerle Parker&#039;ın saatte 690 bin km hıza ulaşması bekleniyor.  Bu da kendi rekorunu kırması anlamına geliyor.Ancak bu sırada, sondanın bin 400 santigrat dereceyi aşan sıcaklıklara dayanması gerekecek. Bu zorluğu aşmasını sağlayan, sondanın güneş yönündeki tarafını koruyan neredeyse yok edilemez bir ısı kalkanıdır.Araç, 22 Mart 2025 ve 19 Haziran 2025 tarihlerinde de iki yakın geçiş daha yapacak.
Daha sonra, sondanın iticileri yakıtını tüketecek ve çoğu bileşeni Güneş tarafından parçalanacak. Ancak, ısı kalkanının binlerce yıl boyunca Güneş’in yörüngesinde kalabileceği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y0Ww6vruGkW6jPP4ZtJsFw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, Güneşe, dokundu:, Rekor, kıran, yakınlaşma</media:keywords>
</item>

<item>
<title>55 milyon ışık yılı uzaklıkta: Kara delikte gama ışını patlaması görüldü</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/55-milyon-isik-yili-uzaklikta-kara-delikte-gama-isini-patlamasi-goeruldu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/55-milyon-isik-yili-uzaklikta-kara-delikte-gama-isini-patlamasi-goeruldu</guid>
<description><![CDATA[ Gökbilimciler, şimdiye kadar fotoğraflanan ilk kara deliğin muazzam bir gama ışını patlaması yaydığını tespit etti. Bu patlama, parçacıkların ışık hızına yakın hızlarda enerji kazandığı süreçlere dair ipuçları sunuyor. Araştırmalar, kara deliklerin çevresindeki manyetik alan düzensizliklerinin bu olağanüstü enerji dönüşümünü nasıl tetiklediğini anlamayı hedefliyor.2019 yılında Olay Ufku Teleskobu (Event Horizon Telescope) tarafından ölümsüzleştirilen, şimdiye kadar fotoğraflanmış ilk kara delik olan M87, araştırmacıları şaşırtmaya devam ediyor.
Yakın zamanda, M87&#039;nin devasa bir gama ışını patlaması yaydığı tespit edildi.
Bu tür olayların incelenmesi, bilim insanlarının parçacıkların kara deliklerin yakınında nasıl davrandığını anlamalarına yardımcı olabilir.Bir kara deliğe doğru düşen madde, sıcak ve dönen bir parçacık halkası oluşturur.
Bu, bilim insanlarının kara deliği görüntülemelerinde yakaladıkları parlak hale gibi görünen kısımdır.
İçeri doğru düşen madde, kara deliğin yerçekimi nedeniyle hızlanarak çok yüksek enerjili hale gelir.
Ara sıra, bu madde kara deliğin etrafındaki manyetik alanda bir düzensizliğe çarpar ve kozmosa parlak bir gama ışını patlaması şeklinde fırlatılır.Araştırmacılar, bu süreçte bir noktada parçacıkların büyük miktarda enerji kazandığını biliyorlar, ancak bunun tam olarak ne zaman gerçekleştiğini henüz çözebilmiş değiller.
M87 tarafından yayılan gama ışını patlaması, 55 milyon ışık yılı uzaklıkta, M87 galaksisinin merkezinde yer alıyor.Bu patlamada her biri birkaç teraelektronvolt enerji taşıyan fotonlar, yani ışık paketçikleri vardı.
Bir uçan sivrisineğin sahip olduğu enerjiye eşdeğer. Böylesine küçük parçacıklar için bu, inanılmaz bir enerji miktarıdır.
Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles&#039;tan (UCLA) astronom ve çalışmanın ortak yazarı Weidong Jin, bir açıklamasında, &quot;Bu parçacıklar ışık hızına yakın bir hızda seyahat ediyorlar ve bu kadar enerjiyi nerede ve nasıl kazandıklarını anlamak istiyoruz.&quot; dedi.Daha fazlasını öğrenmek için Jin ve meslektaşları, Arizona’daki Çok Enerjik Radyasyon Görüntüleme Teleskop Dizisi Sistemi&#039;ni (VERITAS) kullanarak M87’den veri topladı.
Daha sonra bu verileri, spektral enerji dağılımı adlı bir teknik kullanarak analiz ettiler.
Bu, kara deliğin yaklaşık 24 milyar kilometre uzunluğundaki patlamasına sıkıştırılmış muazzam enerji miktarını belirlemeye yardımcı oldu.
Jin, &quot;Bu, ışığı bir gökkuşağına ayırıp her bir rengin ne kadar enerji içerdiğini ölçmek gibi bir şey.&quot; dedi.
Gelecekteki gama ışını patlamaları araştırmaları, kara deliklerin çevrelerindeki parçacıklara bu kadar büyük bir enerjiyi ne zaman ve nasıl aktardığını ortaya çıkarmaya yardımcı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3sDinvvAt0OkdccQPii8bw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>milyon, ışık, yılı, uzaklıkta:, Kara, delikte, gama, ışını, patlaması, görüldü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sesten 4 kat hızlı yolcu uçağı: Avrupa&amp;apos;dan ABD&amp;apos;ye 2 saatte gidecek!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/sesten-4-kat-hizli-yolcu-ucagi-avrupadan-abdye-2-saatte-gidecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/sesten-4-kat-hizli-yolcu-ucagi-avrupadan-abdye-2-saatte-gidecek</guid>
<description><![CDATA[ Çin, bugüne kadar üretilen tüm süpersonik jetlerden daha hızlı olacak yeni bir uçağı test ediyor. Bu uçak, yolcularını Avrupa&#039;dan Amerika&#039;ya 2 saatten kısa sürede götürebilecek. Uçağın 2027 yılına kadar ilk uçuşunu gerçekleştirmesi ve 2030 yılına kadar da ilk ticari uçuşunu yapması bekleniyor. Bu jetin yolcuları, Dünya&#039;nın eğriliğini görebilecek kadar yüksekte olacaklar. Tanıtım görselleri Yunxing isimli uçağın havaalanlarında görmeye alıştığımız uçaklardan ziyade şık ve fütüristik bir tasarımı olacağını gösteriyor.Efsanevi Concorde&#039;un son uçuşunun üzerinden 20 yıldan fazla zaman geçti ancak Çin, onun manevi halefini üretiyor olabilir.
Pekin merkezli Space Transportation adlı bir şirket, NASA&#039;nın &quot;Son of Concorde&quot; uçağından bile daha hızlı bir süpersonik jet üzerinde çalışıyor.South China Morning Post&#039;un haberine göre, yapılan testlerde jetin motoru, 65 bin 600 feet&#039;in üzerindeki irtifalarda Mach 4 veya 3 bin 45 mil hıza, yani ses hızının dört katına ulaşabiliyor.
Bu hız, artık üretilmeyen Concorde&#039;un maksimum hızının (Mach 2 veya bin 338 mil/saat) iki katı.Başarılı test uçuşu, yolcuları Avrupa kıtasından Amerika&#039;ya 2 saatten kısa sürede uçuracak olan Yunxing süpersonik jetinin geliştirilmesinde önemli bir kilometre taşı niteliğinde.
Uçağın 2027 yılına kadar ilk uçuşunu gerçekleştirmesi ve 2030 yılına kadar da ilk ticari uçuşunu yapması bekleniyor.Bu jetin yolcuları, Dünya&#039;nın eğriliğini görebilecek kadar yüksekte olacaklar. Ufuk çizgisi, normalde 50 bin feet&#039;ten görülebilen düz bir çizgi yerine hafif bir eğri olarak görülecek.
Tanıtım görselleri Yunxing isimli uçağın havaalanlarında görmeye alıştığımız uçaklardan ziyade şık ve fütüristik bir uçak olacağını gösteriyor.Uçak, sesten dört kat hızlı seyahat ederken aşırı ısınmaya dayanacak şekilde tasarlanmış, hafif bir malzemelerden üretilecek.
Yunxing, Concorde&#039;dan bu yana ilk kez süpersonik bir jetle yolcu taşıma yarışında NASA için ciddi bir rakip haline geldi.NASA, yıllardır merakla beklenen  süpersonik X-59 uçağını nihayet Ocak ayında tanıttı. Uçak, gayriresmi olarak &quot;Son of Concorde&quot; (Concorde&#039;un oğlu) olarak adlandırılıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xpqFueRNh0apXusO0vK-1w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Sesten, kat, hızlı, yolcu, uçağı:, Avrupadan, ABDye, saatte, gidecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>4 bin 500 yıllık gizem çözüldü: Dünyanın en eski masa oyunu böyle oynanıyormuş!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/4-bin-500-yillik-gizem-coezuldu-dunyanin-en-eski-masa-oyunu-boeyle-oynaniyormus</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/4-bin-500-yillik-gizem-coezuldu-dunyanin-en-eski-masa-oyunu-boeyle-oynaniyormus</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları dünyanın en eski masa oyunlarından birinin kurallarını nihayet çözmüş olabilir. Güneydoğu İran’da bulunan Şehr-i Sokhta’da, 1977’de bir mezardan çıkarılan yaklaşık 4 bin 500 yıllık masa oyunu, yıllar süren araştırmaların ardından uzmanlar tarafından çözülmeye başlandı.Güneydoğu İran’da bulunan antik bir masa oyunu, kazısından yarım asır sonra anlam kazandı. Bilim insanları, binlerce yıllık bu oyunun nasıl oynanabileceğine dair olası kuralları ortaya koydu.
İngiltere’den bir bilgisayar bilimci ve İranlı bir arkeoloğun iş birliğiyle oyunun olası kuralları yeniden canlandırıldı ve 50 tecrübelli oyuncu üzerinde test edildi.Şehr-i Sokhta’da bulunan bu antik oyun seti; bir oyun tahtası, 27 taş, 20 dairesel alan ve dairesel şekillerle işlenmiş 4 zar içeriyordu.
Bu eşyaların bir masa oyununun tam seti olduğu düşünülüyor. Oyun, Mezopotamya’da oynanan ve benzerlik taşıyan Ur Kraliyet Oyunu’na yakın bir tasarıma sahip olsa da kurallarındaki farklar çözümü zorlaştırıyordu.Essex Üniversitesi’nden bilgisayar bilimci Sam Jelveh ve bağımsız arkeolog Hossein Moradi, bu antik oyunun kurallarını yeniden oluşturmak için fiziksel kanıtları ve olasılık modellemesini birleştirdi.
Araştırmacılar, dönemin diğer oyunlarından ilham alarak Şehr-i Sokhta oyununda kullanılan taşların rollerini belirledi. Her biri iki oyuncuya ait birer set olarak tasarlanan taşlar, oyunda farklı amaçlarla kullanılıyordu. Yıldız şekilli taşlar “güvenli bölgeler” olarak işlev görürken, koni şeklindeki taşlar rakibi engellemek için kullanılıyordu.Tahta üç bölümden oluşuyor: .Oyuncular, zar atarak taşlarını tahtada ilerletiyor ve rakiplerini geride bırakmaya çalışıyordu.Araştırmacılar tarafından oluşturulan olası kurallar, 50 tecrübeli oyuncuyla test edildi. Sonuçlar, oyunun hem özgün hem de tekrar oynanabilir bir tasarıma sahip olduğunu ortaya koydu. Ancak bilim insanları, bu kuralların kesin olmadığını, yalnızca taşlar ve tahta üzerindeki analizlere dayalı bir öneri sunduklarını belirtiyor.MÖ 3. binyılda zirveye ulaşan Şehr-i Sokhta, Doğu İran platosunun önemli şehirlerinden biriydi. Burada bulunan masa oyununun MÖ 2 bin 600-2 bin 400 yıllarına tarihlendiği düşünülüyor. Aynı döneme ait yüzlerce benzer oyun, bölgenin sosyal hayatında masa oyunlarının ne kadar popüler olduğunu gözler önüne seriyor.
Araştırmacılar, bu oyunların “yirmi kare oyunu” veya “yirmi oyunu” olarak anıldığını, ancak her kültürün bu oyunlara farklı isimler verdiğini ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iq5kP9tqF0eh_PM5EMG3tA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>bin, 500, yıllık, gizem, çözüldü:, Dünyanın, eski, masa, oyunu, böyle, oynanıyormuş</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzayda Noel coşkusu: Mahsur kalan astronotların fotoğrafını görenler aynı soruyu sordu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/uzayda-noel-coskusu-mahsur-kalan-astronotlarin-fotografini-goerenler-ayni-soruyu-sordu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/uzayda-noel-coskusu-mahsur-kalan-astronotlarin-fotografini-goerenler-ayni-soruyu-sordu</guid>
<description><![CDATA[ Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda (ISS) mahsur kalan NASA astronotları Butch Wilmore ve Suni Williams&#039;ın Noel paylaşımı gündem oldu.  Paylaşımı gören kullanıcıların aklında tek bir soru vardı.NASA astronotları Sunita &quot;Suni&quot; Williams ve Barry &quot;Butch&quot; Wilmore, beklenmedik şekilde uzayan görev sürelerine rağmen Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda (UUİ) Noel ruhunu yaşatıyor.NASA&#039;nın Instagram&#039;da paylaştığı fotoğraflarda, Williams ve astronot Don Pettit&#039;in kırmızı Noel Baba şapkaları takarak poz verdiği görüldü.
Gönderi, &quot;Başka bir gün, başka bir kızak&quot; başlığıyla yayınlandı.Fotoğrafa yorum yapan takipçiler, uzayda Noel Baba şapkalarının nasıl bulunduğuna dair meraklarını dile getirdi. Bazı kullanıcılar UUİ&#039;ye düzenli olarak yapılan malzeme ikmallerinin bu soruyu yanıtladığını belirtti.Başlangıçta sadece 8 gün sürecek bir görev olarak planlanan bu macera, uzay aracındaki teknik sorunlar nedeniyle neredeyse 8 aya uzadı.Şubat 2025&#039;te dönmesi beklenen astronotlar, dönüş tarihlerindeki yeni ertelemelere rağmen iyi durumda olduklarını ve uzaydaki zamanlarını en iyi şekilde değerlendirdiklerini belirtti.Williams, takipçilerine &quot;Kendimizi iyi hissediyoruz, doğru besleniyoruz ve eğleniyoruz&quot; diyerek yörüngedeki yaşamlarına dair güvence verdi. Astronotlar, uzayın zorluklarına rağmen tatil neşesini kaybetmeden görevlerine devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R20o2m3G-0iJ2BHK5Crv-Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Uzayda, Noel, coşkusu:, Mahsur, kalan, astronotların, fotoğrafını, görenler, aynı, soruyu, sordu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Milyarlarca yıldır saklanan sır ortaya çıktı: Ay görevinde önemli buluş</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/milyarlarca-yildir-saklanan-sir-ortaya-cikti-ay-goerevinde-oenemli-bulus</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/milyarlarca-yildir-saklanan-sir-ortaya-cikti-ay-goerevinde-oenemli-bulus</guid>
<description><![CDATA[ Çin&#039;in Chang’e-6 göreviyle Ay’ın uzak tarafından getirilen örneklerin analizi, Ay’ın manyetik alanında 2,8 milyar yıl önce beklenmedik bir güçlenmeyi ortaya koydu. Bu keşif, Ay’ın manyetik dinamosunun hareketsiz olduğu varsayımını çürütebilir. Araştırma, Ay’ın derin iç yapısının dinamik ve jeolojik olarak aktif kaldığını gösteriyor.Chang’e-6 görevinden elde edilen Ay’ın uzak tarafındaki parçaların incelenmesi, Ay’ın manyetik alanında 2,8 milyar yıl önce beklenmedik bir güçlenme olduğunu ortaya çıkardı.
Bu bulgu, Ay’ın manyetik dinamosunun hareketsiz olduğu varsayımını çürütebilir.Veriler, Ay’ın iç kısmının dinamik ve jeolojik olarak aktif olduğunu, bunun da magma okyanusları veya çekirdek süreçleri tarafından tetiklenmiş olabileceğini gösteriyor.
AY’IN MANYETİK DİNAMOSUNUN EVRİMİ
Ay’ın manyetik dinamosunun evrimi, Ay’ın derin iç yapısının, termal geçmişinin ve yüzey ortamının anlaşılması için kritik öneme sahip.
Çinli bilim insanlarının yaptığı son araştırma, Chang’e-6 göreviyle geri getirilen bazaltları analiz ederek, Ay’ın manyetik dinamosunda 2,8 milyar yıl civarında büyük bir yeniden güçlenme olduğunu ortaya koydu.Bu önemli çalışma, Nature dergisinde yayımlandı.
Daha önce, Ay’ın yakın tarafındaki örneklerle yapılan paleomanyetik çalışmalar, Ay’ın manyetik alan evrimi için genel bir zaman çizelgesi sunmuştu.
Ancak, kapsamlı mekansal ve zamansal verilerin eksikliği nedeniyle Ay’ın manyetik dinamosunun tam geçmişi belirsizliğini koruyordu.Çin Bilimler Akademisi (CAS) Jeoloji ve Jeofizik Enstitüsü’nden Prof. Rixiang Zhu liderliğinde, Doç. Dr. Shuhui Cai ve ekibi, Chang’e-6 bazaltlarından eski manyetik alanın gücünü ölçerek yaklaşık 5 ila 21 mikrotesla arasında değerler elde etti.Bu bulgular, 3,1 milyar yıl civarındaki keskin bir düşüşün ardından 2,8 milyar yılda manyetik alanın gücünde beklenmedik bir artışı ortaya koyarak, Ay’ın manyetik dinamosunun 3 milyar yıldan sonra düşük enerjili bir duruma girdiği ve bu şekilde devam ettiği yönündeki hipotezi çürütebilir.
Araştırmacılar, bu dönemde Ay’ın manyetik alanının taban magma okyanusu veya presesyonel güçler tarafından yönlendirilmiş olabileceğini önerdiler.
Çekirdek kristalleşmesi gibi ek mekanizmaların da etkili olmuş olabileceği öne sürüldü.
Bu bulgular, Ay’ın derin iç kısmının, tarihinin orta-erken dönemine kadar sıcak ve jeolojik olarak aktif kaldığını gösteriyor.Bu çalışma, Ay’ın uzak tarafından elde edilen ilk paleomanyetik veriler olması açısından önem taşıyor ve Ay’ın manyetik dinamosunun evriminin ara aşamaları hakkında önemli bilgiler sağlıyor.
Mevcut bulgularla sentezlenen bu veriler, 3,5 ila 2,8 milyar yıl rasında Ay’ın manyetik alanında önemli dalgalanmalar olduğunu ve bu dönemde oldukça kararsız bir dinamo bulunduğunu ortaya koydu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AuzDkxo65kig6ofmX0Dwug.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Milyarlarca, yıldır, saklanan, sır, ortaya, çıktı:, görevinde, önemli, buluş</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzayda gizemli Noel ağacı keşfedildi!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/uzayda-gizemli-noel-agaci-kesfedildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/uzayda-gizemli-noel-agaci-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Noel Ağacı Kümesi&quot; olarak bilinen NGC 2264’ün yeni görüntüsü, yıldız ışıklarının kozmik bir ağacı andıran parıltısını ortaya koyuyor.  Samanyolu&#039;nda, Dünya&#039;dan yaklaşık 2,500 ışık yılı uzaklıkta bulunan bu genç yıldız kümesi, yaşları bir ila beş milyon arasında değişen yıldızlardan oluşuyor. NASA, farklı teleskoplardan alınan verilerin yıldızları, gazları ve nebulanın detaylarını renklerle vurguladığını açıkladı.&quot;Noel Ağacı Kümesi&quot; olarak da bilinen NGC 2264&#039;ün yeni görüntüsü, yıldız ışıklarının parıltısıyla kozmik bir Noel ağacı şeklini gösteriyor.Bu yeni görüntü, NASA’nın Chandra X-ışını Gözlemevi’nden alınan verileri, NASA’nın James Webb Uzay Teleskobu’ndan daha önce yayınlanmış bir görüntüyle birleştiriyor.
NGC 2264 aslında Samanyolu&#039;nda, Dünya&#039;dan yaklaşık 2,500 ışık yılı uzaklıkta, yaşları yaklaşık bir ila beş milyon arasında değişen genç yıldızlardan oluşan bir kümedir.NGC 2264&#039;teki yıldızlar Güneş&#039;ten hem daha küçük hem de daha büyüktür.
Bazıları Güneş&#039;in onda birinden daha az kütleye sahipken diğerleri yaklaşık yedi Güneş kütlesine sahiptir.
(Karşılaştırma için, Güneş yaklaşık 5 milyar yıl yaşında, yani bu yıldızların yaklaşık 1.000 katı daha yaşlı.)NASA, Arizona&#039;daki Kitt Peak Ulusal Gözlemevi&#039;ndeki WIYN 0,9 metrelik teleskoptan alınan optik verilerin nebuladaki gazı ağacın &quot;çam iğnelerine&quot; karşılık gelen yeşil renkte gösterdiğini ve Two Micron All Sky Survey&#039;den alınan kızılötesi verilerin ön plan ve arka plan yıldızlarını beyaz renkte gösterdiğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dXXViERnU0W8N9WL-rrdXg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Uzayda, gizemli, Noel, ağacı, keşfedildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>OpenAI, Tesla&amp;apos;ya rakip olmak istiyor: İnsansı robot hayali yeniden alevlendi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/openai-teslaya-rakip-olmak-istiyor-insansi-robot-hayali-yeniden-alevlendi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/openai-teslaya-rakip-olmak-istiyor-insansi-robot-hayali-yeniden-alevlendi</guid>
<description><![CDATA[ Yapay zeka botu ChatGPT&#039;nin geliştiricisi OpenAI, 3 yıl aradan sonra yeniden insansı robotlar için harekete geçti. ABD&#039;li teknoloji devi, Elon Musk&#039;ın şirketi Tesla&#039;nın geliştirdiği insansı robot Optimus&#039;a rakip olma hazırlığında.Yapay zeka sohbet robotu ChatGPT&#039;yi geliştiren OpenAI, insansı robotlar da üretmeye başlayabilir.The Information’ın haberine göre, OpenAI kısa süre önce kendi insansı robotunu geliştirmeyi araştırmaya başladı.OpenAI, daha önce insansı robot alanında Figure ve 1X gibi şirketlere finansal destek sağlamış ve Physical Intelligence gibi genel amaçlı yapay zeka şirketlerine de el atmıştı.
Ancak ABD&#039;li yapay zeka şirketi 2021 yılında robotik bölümlerini kapatarak bu girişimi bir süreliğine rafa kaldırmıştı.Tabii ki, son üç yılda hem donanım hem de bunları çalıştıran yapay zeka sistemlerinde önemli ilerlemeler kaydedildi.OpenAI, yeniden robotik hayalini canlandırmak isterse Tesla gibi büyük rakiplerle rekabet etmek zorunda. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9kY63dbOu0iZN5JFpf9wmw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>OpenAI, Teslaya, rakip, olmak, istiyor:, İnsansı, robot, hayali, yeniden, alevlendi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de UFO paniği: Uzaylılara dair bilgiler gizleniyor mu?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/abdde-ufo-panigi-uzaylilara-dair-bilgiler-gizleniyor-mu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/abdde-ufo-panigi-uzaylilara-dair-bilgiler-gizleniyor-mu</guid>
<description><![CDATA[ ABD Savunma Bakanlığı’nın Gelişmiş Havacılık Tehdit Tanımlama Programı’nın eski başkanı Luis Elizondo, hükümetin uzaylılara dair bilgileri gizlediğini iddia etti. New Jersey’de bine yakın UFO ihbarı, gerçeğin saklandığına dair tartışmaları alevlendirirken, hükümetin konuyla ilgili açıklama yapmaması spekülasyonları artırdı. Bir kesim gökyüzündeki bu bilinmeyen cisimlerin ABD&#039;nin gizli bir askeri teknolojisi olabileceğini iddia etti.ABD&#039;de eski bir Savunma Bakanlığı yetkilisi, hükümetin UFO sırlarını Amerikalılardan sakladığını söyledi.
Bu açıklama, son haftalarda Doğu Kıyısı&#039;nda görülen insansız hava aracı (drone) iddialarının gündemde olduğu bir döneme denk geldi.
Savunma Bakanlığı’nın Gelişmiş Havacılık Tehdit Tanımlama Programı’nın eski başkanı Luis Elizondo, geçen ay Kongre’ye, gezegende yalnız olmadığımız gerçeğini gizlediklerini iddia etti.
Elizondo, &quot;Amerikalılar olarak gerçeği kaldırabileceğimize inanıyorum. Ve ayrıca dünyanın gerçeği hak ettiğini düşünüyorum.&quot; dedi.Geçtiğimiz Pazar günü New Jersey semalarında bir UFO’nun havada süzüldüğü, ardından bir anda hızla uzaklaştığına dair görüntüler ortaya çıktı.
Sosyal medyada paylaşılan 13 saniyelik kısa bir videoda, gökyüzünde yanıp sönen beyaz bir ışık aniden kayboldu ve izleyicileri şaşkına çevirdi.
Atlantic City yakınlarında çekilen görüntüde, cismin aniden kaybolduktan sonra bir ailenin gördükleri hakkında &quot;Bir anda kayboldu! Teleskopla izliyordum.&quot; dediği anlar duyuldu.
Bu durum, UFO&#039;ların nereden geldiği ve neden uçtuklarıyla ilgili spekülasyon ve endişe yaratıyor.Veriler, New Jersey sakinlerinin, ilk rapordan sonraki bir ay içinde eyalet genelinde 1.000’den fazla uçan cisim gördüklerini ve raporladıklarını gösteriyor.
New Jersey Acil Durum Yönetim Ofisi’nin topladığı ve New York Post ile paylaşılan istatistiklere göre, 19 Kasım’daki ilk gözlemden 13 Aralık’a kadar toplamda 964 olay kaydedildi.Ancak, bu şaşırtıcı sayıda gözleme rağmen yetkililer henüz droneların arkasında kimlerin olduğunu veya ne olduğunu açıklayamadı.
Ayrıca bu durum yerel halkın gökyüzüne ateş açmasına ve New York&#039;taki bir havaalanının kapanmasına neden oldu.
New Jersey ve ötesindeki gökyüzünde yanıp sönen bu nesneler dolanırken, kaynaklarına dair teoriler yasa koyucuların ve sakinlerin evlerinde hızla yayıldı.Sosyal medya, bu iddia edilen UFO&#039;ların hükümetin korkutucu bir planıyla bağlantılı olduğunda ısrar eden komplo teorisyenleriyle çılgına dönmüş durumda.
Trump destekçisi aktris Roseanne Barr, Proje Blue Beam teorisini savunanlar arasında yer aldı.
Bu teori, küresel elitlerin dünyanın nüfusunu manipüle etmek için gelişmiş teknolojiyi kullanarak göksel olaylar düzenlemeyi planladığını iddia ediyor.Bu teori 1990’lara kadar uzanıyor, ancak Barr gibi yorumcuların ABD hükümetinin otoriter bir yönetim dayatmak için bir uzaylı istilasını sahneleyeceğini iddia etmesiyle son zamanlarda çevrimiçi olarak yeniden ilgi gördü.
Bazıları ise drone faaliyetinin arkasında Biden yönetiminin olabileceği fikrini öne sürdü.
Yönetim, artan krizin ortasında yatıştırıcı cevaplar sağlamayı reddettiği için eleştiriliyor.Eski CIA operasyon görevlisi Laura Ballman, birden fazla eyaletteki gökyüzünü aydınlatan droneların &quot;sınıflandırılmış bir tatbikat&quot; olabileceği yönünde bir teori ortaya attı.
Fox News Live’a konuşan Ballman, drone gözlemlerinin “son derece rahatsız edici” olduğunu ve bunun federal hükümet tarafından düzenlenen gizli bir askeri teknoloji testi olabileceğini düşündüğünü söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_1U-lQoXq0mmOiZa_ptj_g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, UFO, paniği:, Uzaylılara, dair, bilgiler, gizleniyor, mu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA, Ay&amp;apos;a gitmeye hazırlanıyor: Keşif aracı testleri başladı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-aya-gitmeye-hazirlaniyor-kesif-araci-testleri-basladi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-aya-gitmeye-hazirlaniyor-kesif-araci-testleri-basladi</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Artemis göreviyle Ay&#039;ın güney kutbuna mürettebatlı olarak yolculuk yapmaya hazırlanıyor. Astronotların gelişmiş uzay giysileri ve araçları kullanarak keşifler yapacağı bu görev öncesinde ABD&#039;li uzay ajansı, üç yeni Ay keşif aracının testlerine başladı.NASA, heyecan verici Artemis görevlerine hazırlanıyor.
Bu görevlerde astronotlar, gelişmiş uzay giysileri ve araçları kullanarak Ay’ın güney kutbunu keşfedecek.
Bu görevleri desteklemek amacıyla NASA, Intuitive Machines, Lunar Outpost ve Venturi Astrolab tarafından geliştirilen üç yeni Ay Yüzeyi Aracı’nı (Lunar Terrain Vehicle - LTV) test etti.Testler, NASA’nın Houston’daki Johnson Uzay Merkezi’nde gerçekleştirildi ve gelecekteki Ay keşiflerine hazırlanmak için önemli bir adım atılmış oldu.
LTV&#039;ler, astronotların Ay yüzeyinde hareket etmelerine, araç-gereç taşımalarına ve bilimsel görevleri yerine getirmelerine yardımcı olmak için tasarlanıyor.Her şirket, Eylül ayında NASA’ya kendi rover modelini teslim etti ve testler Ekim ayında başladı.
Aralık ayına gelindiğinde, ilk test turu, &quot;Active Response Gravity Offload System&quot; (ARGOS) adlı özel bir tesiste tamamlandı.
Bu sistem, Ay’ın Dünya’nınkinden altıda bir oranında olan yerçekimini simüle ederek NASA’nın rover’ların Ay ortamında nasıl performans göstereceğini test etmesine olanak sağladı.Testler sırasında NASA astronotları ve mühendisleri, rover maketleri üzerinde çeşitli görevleri gerçekleştirmek için uzay giysileri giydiler.
Astronotlar, roverları sürme, araç-gereçleri saklama, ekipman kullanma ve hatta simüle edilen acil durumlarda bir ekip üyesini kurtarma gibi görevleri uygulamalı olarak deneyimlediler.
Bu testler, rover tasarımlarına dair kritik geri bildirimler sağladı ve şirketlerin iyileştirmeler yapmasına yardımcı oldu.LTV proje yöneticisi Steve Munday, “Bu, Ay Yüzeyi Aracı projesi için heyecan verici bir kilometre taşı, Sözleşmelerin verilmesinden yalnızca dört ay sonra roverların test edilmeye hazır hale gelmesi inanılmaz bir başarı.” dedi.Testlerde NASA’nın Exploration Extravehicular Mobility Unit prototipi ve Axiom Space’in yeni uzay giysisi kullanıldı. 
Astronotlar, hantal eldivenler giyerken roverlara girip çıkma, kontrolleri çalıştırma ve kolay hareket etme kabiliyetlerini test ettiler.
ARGOS, astronotları Ay’ın düşük yerçekimini taklit edecek şekilde askıya alarak, araç-gereç saklama ve bilimsel ekipman yerleştirme gibi görevleri gerçekleştirmelerini sağladı.Testler ayrıca ilk yardım konularına da odaklandı.
Mühendisler, baygın bir astronotu kurtarmak gibi acil durum tatbikatları gerçekleştirdi.
Her rover, bir astronotun kaza durumunda bir diğerini kurtarmasına olanak tanıyacak bir sisteme sahip olmalı.Bu testler, rover tasarımlarını geliştirmek için bir yıllık bir çalışmanın parçası.
NASA, 2025 yılına kadar bir gösteri görevi için teklif çağrısında bulunmayı planlıyor.
Bu görevde, seçilen rover Ay’a gönderilerek daha fazla test edilecek.
Sonunda, bu roverlar, astronotların Ay yüzeyinde yaşamaya ve çalışmaya başlayacakları Artemis V görevi için kullanılacak.NASA, 2024 Aralık ayının başında 2026’da yapılması planlanan Artemis Ay görevinin, teknik aksaklıklar nedeniyle 2027’nin ortasına kadar ertelendiğini açıklamıştı.
Artemis programı aracılığıyla ajans, uzay keşfinin sınırlarını zorlamayı, bilimsel keşifler yapmayı, teknolojik gelişmeler sağlamayı ve ekonomik fırsatlar yaratmayı amaçlıyor.
Aynı zamanda, gelecekteki Mars görevleri için bir temel oluşturmayı hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mevLgUVwukmxEaooP-qWNg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, Aya, gitmeye, hazırlanıyor:, Keşif, aracı, testleri, başladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>264 saat boyunca uyanık kalan adam: 11 gün gözünü bile kırpmadı, tarihe geçti</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/264-saat-boyunca-uyanik-kalan-adam-11-gun-goezunu-bile-kirpmadi-tarihe-gecti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/264-saat-boyunca-uyanik-kalan-adam-11-gun-goezunu-bile-kirpmadi-tarihe-gecti</guid>
<description><![CDATA[ 1964 yılında Kaliforniya, San Diego&#039;dan öğrenciler Randy Gardner ve Bruce McAllister, bir bilim fuarı projesi kapsamında insanın gönüllü uykusuzluk sınırlarını test etmeye karar verdi. Uyku araştırmacısı Dr. William C. Dement&#039;in gözetiminde gerçekleştirilen bu deney, bir insanın uykusuz geçirebileceği en uzun süre rekorunu kırmalarını sağladı ve ortaya çıkan sonuçlar oldukça dikkat çekiciydi.17 yaşındaki Randy Gardner, 264 saat, yani 11 gün 25 dakika boyunca uyanık kalarak dönemin dünya rekorunu kırdı. Bu çarpıcı deney, hem insan dayanıklılığını hem de uykusuzluğun etkilerini gözler önüne serdi.Deney, Dr. William Dement ve Sağlık Görevlisi Yarbay John J. Ross’un gözetiminde gerçekleşti. Araştırmacılar, uykusuz geçen ikinci günden itibaren Gardner’da çeşitli etkilerin görülmeye başladığını rapor etti.Gardner, tekerlemelerle test edildiğinde kelimelerinde tökezlemeye başladı.Üçüncü gün itibarıyla ruh hali değişimleri, konsantrasyon eksikliği, kısa süreli hafıza kaybı, paranoya ve halüsinasyonlar gibi ciddi semptomlar gösterdi.Dr. Dement, Gardner’ın fiziksel olarak formda olduğunu belirterek, &quot;Basketbol oynayarak ya da bowling gibi aktivitelerle onu harekete geçirebiliyorduk. Ancak gözlerini kapattığı anda uykuya dalıyordu,&quot; dedi.264,4 saatlik uykusuzluk maratonunun ardından Gardner, 14 saatlik derin bir uyku çekti ve uyandığında kendini yorgun hissetmediğini söyledi. Ancak yıllar sonra WBUR’a verdiği demeçte, yetişkinliğinde uykusuzluk sorunları yaşadığını ve bu durumun deneyin bir sonucu olduğunu dile getirdi.Gardner’ın rekoru, insan vücudunun sınırlarını test eden bir başarı olarak tarihe geçti. Ancak aynı zamanda, uykusuzluğun fiziksel ve zihinsel sağlığa olumsuz etkilerini vurgulayan bir uyarı niteliği taşıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GU9PwIaH70GEDO6nJ52STg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>264, saat, boyunca, uyanık, kalan, adam:, gün, gözünü, bile, kırpmadı, tarihe, geçti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ChatGPT WhatsApp&amp;apos;ta nasıl kullanılır?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/chatgpt-whatsappta-nasil-kullanilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/chatgpt-whatsappta-nasil-kullanilir</guid>
<description><![CDATA[ Yapay zeka ChatGPT, Meta&#039;nın mesajlaşma uygulaması WhatsApp&#039;a entegre edildi. Kullanıcılar OpenAI tarafından verilen telefon numarasını rehberine kaydettiklerinde, popüler mesajlaşma uygulaması üzerinden ChatGPT ile sohbet edebiliyor. Peki ChatGPT WhatsApp&#039;ta nasıl kullanılır? İşte ayrıntılar...Yapay zeka sohbet botu ChatGPT, popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp üzerinden kullanılabiliyor.18 Aralık 2024 Çarşamba gününden itibaren yapay zeka kullanıcıları, ChatGPT ile WhatsApp üzerinden kolayca iletişim kurabiliyor.
Bunun için tek yapmanız gereken, (+1-800-242-8478) numarasını rehberinize kaydetmek.Ardından WhatsApp&#039;ta ChatGPT ile kolayca sohbet etmeye başlayabilirsiniz.
Bu yenilik, ChatGPT ile iletişimi çok daha pratik hale getiriyor.Sonuçta herkes bir OpenAI hesabı oluşturmak ya da uygulamayı Play Store veya App Store&#039;dan indirmek istemeyebilir.
Artık hiçbir kayıt işlemine gerek kalmadan doğrudan WhatsApp üzerinden ChatGPT ile konuşabilirsiniz.ABD&#039;de kullanıcılar, yukarıda belirtilen numara üzerinden ChatGPT ile telefon görüşmesi yapma imkanına da sahip.
Aylık 15 dakika süreyle yapay zeka ile telefon görüşmesi gerçekleştirilebiliyor.
Bununla birlikte, WhatsApp üzerinden görseller veya ekler gönderme gibi özelliklerin önümüzdeki haftalarda kullanılabilir hale gelmesi bekleniyor.
OpenAI, bu genişletmeler üzerinde çalıştıklarını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GZO72xhN0ESbVKWeYLRpug.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>ChatGPT, WhatsAppta, nasıl, kullanılır</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Rusya&amp;apos;dan WhatsApp kararı: 2025&amp;apos;te yasaklanabilir</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/rusyadan-whatsapp-karari-2025te-yasaklanabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/rusyadan-whatsapp-karari-2025te-yasaklanabilir</guid>
<description><![CDATA[ Rusya, popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp&#039;ı gelecek yıl yasaklamayı düşünüyor. Rus milletvekili Oleg Matveyçev, WhatsApp’ın “aşırılıkçı terörist örgütler” tarafından kullanıldığını ve Rus istihbarat servisleriyle iş birliği yapmayı reddettiğini ifade etti.Rusya makamları, önümüzdeki yıl mesajlaşma hizmeti WhatsApp&#039;ı yasaklamayı düşünmeye başladı.Rus senatör Artyom Sheykin, devlet haber ajansı RIA Novosti’ye açıklamalarda bulundu.
Bu kararın arkasındaki nedenin yerel istihbarat servislerinin kullanıcı bilgilerine erişim sağlamayı istemesi olarak belirtiliyor.Sheykin, yabancı şirketlerin Rusya’nın yasalarına uyması gerektiğini vurguladı.
Ayrıca, parlamento alt meclisi olan Devlet Duması milletvekili Oleg Matveyçev, devlet yanlısı gazete Parlamentskaya Gazeta’ya yaptığı açıklamada, WhatsApp’ın “aşırılıkçı ve terörist örgütler” tarafından kullanıldığını ancak Rus istihbarat servisleriyle iş birliği yapmayı reddettiğini ifade etti.Rusya, Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşın başlangıcından bu yana yabancı internet hizmetlerine karşı sert adımlar attı.
Facebook, Instagram ve X gibi platformların yanı sıra son olarak Viber da engellendi.
Kullanıcılar açısından böyle bir adımın ciddi etkileri olacağı kesin.
WhatsApp, ülkedeki en popüler mesajlaşma uygulaması.Bağımsız bir kamuoyu araştırma şirketi olan Levada’nın verilerine göre, Meta’ya ait olan bu uygulama Rusya’daki mesajlaşma kullanıcılarının yüzde 72’si tarafından kullanılıyor. İkinci sırada ise yüzde 51 ile Telegram yer alıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YIAEZHB_sUaE2Sx8IX6npQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Rusyadan, WhatsApp, kararı:, 2025te, yasaklanabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ChatGPT bir ayda ikinci kez çöktü: OpenAI&amp;apos;dan ilk açıklama</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/chatgpt-bir-ayda-ikinci-kez-coektu-openaidan-ilk-aciklama</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/chatgpt-bir-ayda-ikinci-kez-coektu-openaidan-ilk-aciklama</guid>
<description><![CDATA[ OpenAI&#039;ın yapay zeka sohbet robotu ChatGPT, dün gece başlayan bir kesinti nedeniyle dört saatten fazla süreyle kapalı kaldı. Şirket, sorunun yukarı akış sağlayıcısından kaynaklandığını belirtirken, hizmetlerin kısmen düzeldiğini açıkladı.OpenAI&#039;ın yapay zeka sohbet robotu ChatGPT çöktü ve gece boyu dört saatten fazla bir süre boyunca kapalı kaldı.OpenAI, dün akşam TSİ 23.00&#039;te büyük bir kesinti yaşamaya başladığını, ancak şu anda hizmetlerinin gece yarısı TSİ 03.48 itibariyle yavaş yavaş çevrimiçi hale geldiğini söyledi.ChatGPT, Aralık ayının başlarında da bir çöküntü yaşamıştı. OpenAI durum sayfasında, büyük kesintinin yukarı akış sağlayıcılarından birinden kaynaklandığını söyledi ancak konuyla ilgili daha fazla ayrıntı vermedi.Yapay zeka şirketi, ChatGPT&#039;nin kısmen düzeltildiğini ancak kullanıcıların sohbet geçmişlerini yüklerken hala sorun yaşayabileceklerini söyledi.Şirket, ChatGPT ve API&#039;si için tam bir düzeltme üzerinde aktif olarak çalıştığını söylüyor.Bu, OpenAI&#039;nin hizmet ailesinin Aralık ayı boyunca ikinci kez çöküşü.Bu olay iki hafta önce gerçekleştiğinde, OpenAI kesintiden yeni bir telemetri hizmetinin ters gitmesini sorumlu tutmuştu.Bu kesinti, alışılmadık derecede uzun bir kesinti olarak yaklaşık 6 saat sürdü. Genelde bu kesintiler sadece bir ya da iki saat sürer.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9APrKB36pkSnWEH8e9xpmw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>ChatGPT, bir, ayda, ikinci, kez, çöktü:, OpenAIdan, ilk, açıklama</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Japonya Havayolları&amp;apos;na siber saldırı: 20&amp;apos;den fazla uçuş rötar yaptı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/japonya-havayollarina-siber-saldiri-20den-fazla-ucus-roetar-yapti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/japonya-havayollarina-siber-saldiri-20den-fazla-ucus-roetar-yapti</guid>
<description><![CDATA[ Japonya Havayolları (JAL), siber saldırıya uğradığını ve 24 iç hat uçuşunun 30 dakikadan fazla geciktiğini açıkladı. Şirket, saldırının uçuş güvenliğini etkilemediğini ve sistemlerin birkaç saat içinde eski haline getirildiğini duyurdu. Ayrıca yolcu verilerinin sızmadığı vurgulandı.Japan Airlines (JAL), bir siber saldırıya uğradığını ve bu durumun 20’den fazla iç hat uçuşunda gecikmelere yol açtığını açıkladı. Ancak şirket, birkaç saat içinde sistemlerini eski haline getirebildiğini duyurdu.
JAL, problemin şirketin dahili ve harici sistemlerini bağlayan ağın arızalanmasıyla başladığını belirtti.
Ancak havayolu yetkilileri, saldırının uçuş güvenliğini etkilemediğini vurguladı.Şirket, saldırının amacının, ağa büyük miktarda veri göndererek sistemi bunaltmak olduğunu tespit ettiğini söyledi.
Bu tür saldırılar, hedef sistemi veya ağı yoğun trafikle doldurarak yanıt veremez hale getirir veya çökertebilir.
Saldırının bir virüs içermediği ve yolcu verilerinin sızdırılmadığı açıklandı.JAL, siber saldırı nedeniyle sabah saatlerinde 24 iç hat uçuşunun 30 dakikadan fazla geciktiğini bildirdi.JAL, Perşembe günü planlanan iç ve dış hat uçuşlarının bilet satışlarının geçici olarak askıya alındığını ancak birkaç saat içinde yeniden başladığını açıkladı.
Japonya Kabine Sekreteri Yoshimasa Hayashi, Perşembe günü düzenlediği basın toplantısında, Ulaştırma Bakanlığı’nın JAL’den sistemleri hızla eski haline getirmesini ve etkilenen yolculara yardım sağlamasını istediğini belirtti.Diğer Japon havayolları, ANA Holdings, Skymark ve Starflyer gibi şirketlerin bu saldırıdan etkilenmediği duyuruldu.
Yıl sonu tatil seyahat sezonunu etkileyen saldırı sırasında Tokyo’daki Haneda Havalimanı’nda birçok yolcunun terminallere doluştuğu görüldü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_sKNgaFPNkKhx8qHcMRpSw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Japonya, Havayollarına, siber, saldırı:, 20den, fazla, uçuş, rötar, yaptı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Güneş&amp;apos;in kayıp ikizi: Galaksi içinde kaybolmuş olabilir</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/gunesin-kayip-ikizi-galaksi-icinde-kaybolmus-olabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/gunesin-kayip-ikizi-galaksi-icinde-kaybolmus-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, Güneş&#039;in bir zamanlar bir eş yıldızla birlikte oluşmuş olabileceğini öne sürüyor. Araştırmalar, yıldızların genellikle çiftler veya çoklu sistemler halinde doğduğunu gösteriyor. Eğer Güneş’in bir ikizi varsa, bu yıldız galaksi içerisinde kaybolmuş olabilir. Harvard Üniversitesi&#039;nden astrofizikçi Amir Siraj, Oort Bulutu’ndaki kuyrukluyıldızların bu eş yıldızın varlığına dair ipuçları taşıyabileceğini düşünüyor. Ancak Güneşimizin bugün bir eşinin olmaması, Dünya&#039;nın yörüngesini koruyarak yaşamı sürdürebilir kılıyor.Galaksideki pek çok yıldız çiftler halinde bulunur, ancak Güneşimiz bu durumun dikkate değer bir istisnasıdır.
Şimdi bilim insanları, Güneş&#039;in bir zamanlar kendi eşine sahip olabileceğine dair ipuçları arıyor. Peki, bu eş nereye gitti?Güneş, biraz yalnız bir gezgin. Samanyolu&#039;nun sarmal kollarından birinde dolanarak bizi her 230 milyon yılda bir galaksi çevresinde bir yolculuğa çıkarıyor.
Güneş&#039;e en yakın yıldız olan Proxima Centauri ise 4,24 ışık yılı uzaklıkta. O kadar uzak ki, bugüne kadar inşa edilmiş en hızlı uzay aracı bile oraya ulaşmak için 7.000 yıldan fazla zamana ihtiyaç duyar.
Ancak galaksimizde nereye bakarsak bakalım, Güneş Sistemi&#039;nin merkezindeki yıldız giderek daha fazla bir anomali gibi görünüyor.Son zamanlarda gökbilimciler, Samanyolu&#039;nun merkezindeki süper kütleli kara deliğe şaşırtıcı derecede yakın bir mesafede bir çift yıldız gözlemledi.
Bu, astrofizikçilerin oradaki yoğun yerçekimi nedeniyle yıldızların ya birbirinden kopacağını ya da birbirine yapışacağını düşündüğü bir bölgeydi.Aslında, ikili yıldız sistemlerinin keşifleri o kadar yaygın hale geldi ki, bazı bilim insanları belki de tüm yıldızların bir zamanlar ikizlerinin olduğu yani çiftler halinde doğduğu hipotezini ortaya attı.
Bu da ilginç bir soruyu gündeme getiriyor: Acaba Güneşimiz de bir zamanlar bir ikili yıldız mıydı ve eşi çoktan kayboldu mu?
ABD&#039;deki Georgia Teknoloji Enstitüsü&#039;nden gökbilimci Gongjie Li bu durumun kesinlikle mümkün olabileceğini söyledi.Ancak Güneş&#039;in bugün bir eşi yok. Eğer olsaydı, bir güneş kardeşinin yerçekimsel çekimi, Dünya&#039;nın ve diğer gezegenlerin yörüngesini bozabilir ve dünyamızı yaşam için elverişsiz bir şekilde aşırı sıcaklık ve şiddetli soğuk arasında savurabilirdi.
Dünya&#039;ya en yakın ikili yıldızlar olan Alpha Centauri A ve B, birbirleri etrafında Dünya-Güneş mesafesinin yaklaşık 24 katı uzaklıkta, yani 5,7 milyar km mesafede dönüyor.Güneş&#039;in de bugün Güneş Sistemi&#039;nin çevresinde dolanan soluk bir eş yıldız &quot;Nemesis&quot; olarak adlandırılan varsayımsal bir yıldız olabileceği önerileri, 1984&#039;te ilk kez ortaya atıldığından beri birçok araştırma ve çalışmada böyle bir yıldız bulunamadığından popülerliğini yitirdi.Ancak 4,6 milyar yıl önce, Güneş ilk oluştuğunda durum farklı olabilir.
Yıldızlar, onlarca ışık yılı genişliğinde devasa toz ve gaz bulutları soğuyup bir araya toplandığında oluşur.
Bu nebula adı verilen gaz ve toz kozasındaki materyal, büyüyen kütleler altında yerçekimi etkisiyle çöker.
Bu süreç sırasında milyonlarca yıl boyunca ısınır ve sonunda nükleer füzyon ateşlenerek bir protostar (ön yıldız) oluşur.
Bu ön yıldızın etrafında dönen bir enkaz diski, gezegenlerin oluşumunu sağlar.2017 yılında, Kanada’daki Queen’s Üniversitesi&#039;nden astrofizikçi Sarah Sadavoy, genç ikili yıldız sistemleriyle dolu bir yıldız beşiği olan Perseus moleküler bulutunun bir radyo araştırmasından elde edilen verileri kullandı.
Sadavoy, yıldız oluşum sürecinin ön yıldızları çiftler halinde oluşturma eğiliminde olabileceği sonucuna vardı.
Sadavoy ve ekibi, bu sürecin o kadar olası olduğunu buldu ki, tüm yıldızların çiftler veya çok yıldızlı sistemler halinde oluşmuş olabileceğini öne sürdüler.Sadavoy’un çalışmaları, tüm yıldızların bir zamanlar ikili olarak başladığını ve bazılarının sonsuza dek bağlı kalırken diğerlerinin bir milyon yıl içinde hızla kaybolacağını gösterdi. 
Sadavoy  &quot;Yıldızlar milyarlarca yıl yaşar. Bu ayrılma süreci, büyük resimde bir anlık olaydır. Ancak bu anlık olayda çok şey olur.&quot; dedi.Bu da Güneşimiz için aynı şeyin geçerli olup olmadığını sorusunu gündeme getiriyor.
Açıklamaya devam eden Sadavoy, &quot;Geçerli olmaması için bir neden yok. Güneş eğer bir ikiziyle oluştuysa, onu kaybetti.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XLC-v9k34EK7syzHPjV4GA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Güneşin, kayıp, ikizi:, Galaksi, içinde, kaybolmuş, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA Güneş&amp;apos;e dokundu: Bilim insanları ilk sinyali bekliyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-gunese-dokundu-bilim-insanlari-ilk-sinyali-bekliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-gunese-dokundu-bilim-insanlari-ilk-sinyali-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ NASA’nın Parker Güneş Sondası, 24 Aralık’ta Güneş’in yüzeyine 6,1 milyon kilometre yaklaşarak tarihe geçti. Saatte 690 bin kilometre hızla hareket eden sonda, bir yıldızın yakınına ulaşan ilk insan yapımı nesne oldu. 980 santigrat dereceye varan sıcaklıklara dayanacak şekilde tasarlanan araçtan en son 20 Aralık&#039;ta sinyal alındı. Bilim insanları, bu gece yeni bir sinyal almayı bekliyor.NASA’nın Parker Güneş Sondası&#039;nın tarihi uçuşunun ardından uzay aracının başarılı olup olmadığını öğrenebilmek için sinyal bekliyor.
NASA’nın bilim misyonlarından sorumlu yöneticisi Nicola Fox, “Şu anda Parker Güneş Sondası, görevi tasarladığımız şekilde hedefimize ulaştı. Şu anda Parker Güneş Sondası, bir yıldızın yakınına bugüne kadar herhangi bir insan yapımı nesnenin gittiğinden daha yakın bir mesafede bulunuyor ve bu görev tam da bu uçuş için tasarlandı.” dedi.Parker Güneş Sondası, Salı günü güneşin yüzeyine 6,1 milyon kilometre kadar yaklaşarak güneşe dokundu.
Bu, bir insan yapımı nesnenin bir yıldıza en yakın mesafesi olarak tarihe geçti.
NASA, uzay aracının bu sırada saatte 690.000 kilometreye  ulaşan inanılmaz bir hızla hareket ettiğini ve bu hızla bugüne kadar yapılmış en hızlı uzay aracı olduğunu belirtti.
Uzay aracının, bu yakın geçiş sırasında 980 santigrat dereceye varan kavurucu sıcaklıklara maruz kalması bekleniyordu.
Ancak tüm bu yakın uçuş otomatik olarak gerçekleştirildi.Bilim insanları Parker Güneş Sondası’ndan en son 20 Aralık Cuma gecesi haber almıştı.
Bir sonraki sinyalin, Cuma günü (27 Aralık) gece yarısına doğru uzay aracının Maryland, Laurel’daki Johns Hopkins Uygulamalı Fizik Laboratuvarı’ndaki görev operasyon merkezi tarafından alınması bekleniyor.
Parker Güneş Sondası’nın Noel Arifesi’ndeki yakın uçuşu, uzay aracının misyonunun zirvesiydi.NASA, sondayı 2018 yılında güneşi daha önce görülmemiş bir şekilde incelemek için fırlattı, ancak bunu yapmak için uzay aracının tarihte insan eliyle yapılmış herhangi bir şeyden daha yakına gitmesi gerekiyordu.
Bilim insanları, sondanın güneşin dış atmosferi olan korona gibi dış katmanlarının, yıldızın yüzeyinden neden daha sıcak olduğunu açıklamaya yardımcı olmasını umuyor.Güneşe yaklaşabilmek için Parker Güneş Sondası, hız kazanmak amacıyla yedi kez Venüs’ün yanından geçti ve her geçişte biraz daha hızlandı.
Ayrıca 21 kez güneşin etrafında dolandı, her bir geçişte daha da hızlanarak ve yıldıza daha da yaklaşarak.
24 Aralık’taki uçuş, Parker Güneş Sondası’nın güneşe 22. geçişiydi ve bu, uzay aracının yıldıza en yakın olduğu mesafeyi temsil ediyor.
NASA, sondanın aynı hızda ve mesafede en az iki yörüngesi daha olduğunu belirtti.Her şey yolunda giderse, Parker Güneş Sondası’nın Noel Arifesi’ndeki güneşe dokunuşundan elde ettiği ilk bilimsel verilerin Ocak ayı sonlarında Dünya’ya iletilmesi bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UMDYB52VLkqLp0g9tY6Y_Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, Güneşe, dokundu:, Bilim, insanları, ilk, sinyali, bekliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Evrenin ilk dönemlerine ışık tuttu: 3 yılda elde edilen çığır açıcı keşifler</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/evrenin-ilk-doenemlerine-isik-tuttu-3-yilda-elde-edilen-cigir-acici-kesifler</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/evrenin-ilk-doenemlerine-isik-tuttu-3-yilda-elde-edilen-cigir-acici-kesifler</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın James Webb Uzay Teleskobu, fırlatıldığı günden bu yana evrenin ilk dönemlerine dair çığır açıcı keşiflere imza atarak bilim dünyasında heyecan yarattı. İşte Webb teleskobunun 25 Aralık 2021&#039;de fırlatılmasından itibaren, yaptığı önemli keşifler.ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) James Webb Uzay Teleskobu (JWST), fırlatıldığı günden bu yana bilim dünyasını evrenin ilk dönemlerine dair aydınlatan bulgulara imza attı.
JWST, üç yıl içinde, başta Güneş Sistemi, Samanyolu Galaksisi olmak üzere &quot;Büyük Patlama&quot;nın hemen sonrasında oluşan ilk yıldızlar ile galaksileri, ötegezegenleri ve olası yaşam belirtilerini keşfetmek üzere gezegenlerin atmosferlerini inceliyor.James Webb Uzay Teleskobu 3 yılda evrenin ilk dönemlerine ait bilinmeyenleri aydınlattı
NASA&#039;nın James Webb Uzay Teleskobu, fırlatıldığı günden bu yana evrenin ilk dönemlerine dair çığır açıcı keşiflere imza atarak bilim dünyasında heyecan yarattı.
ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) James Webb Uzay Teleskobu (JWST), fırlatıldığı günden bu yana bilim dünyasını evrenin ilk dönemlerine dair aydınlatan bulgulara imza attı.JWST, kameralarının olağanüstü keskinliği sayesinde &quot;Büyük Patlama&quot;dan yaklaşık 300 milyon yıl sonrasına tarihlenen &quot;JADES-GS-z14-0&quot; adlı en uzak galaksiyi keşfetti.
Galaksinin görece kısa bir zaman diliminde Güneş&#039;in yaklaşık 400 milyon katı kütle oluşturduğu belirlendi.
Galaksiler büyürken içindeki yıldızları patlayarak toz oluşturuyor. Söz konusu toz, mavi ışığı emerek galaksilerin kırmızı görünmesine sebep oluyor.
JWST&#039;nin keşfinde söz konusu galaksinin parlak, büyük ve mavi renkte olduğu tespit edildi.
Bilim insanları bunun sebebinin, evrenin ilk dönemlerinde oluşan çok büyük yıldızların çekim etkisiyle patlamadan içine çökmesi veya günümüzde keşfedilenlerden çok daha büyük süpernova patlamaları nedeniyle oluşan tozun uzaklara fırlatılması olabileceğini düşünüyor.İlk dönemlerinde, evrende yalnızca hidrojen, helyum ve az miktarda lityum bulunuyordu.
Bilinen türde yaşam için gerekli olan kalsiyum ve oksijen gibi elementler ise erken yıldızların çekirdeklerinde oluştu.
JWST&#039;nin hassas kızılötesi spektrometresi (NIRSpec) verileri, ilk galaksilerin olağan dışı kimyasal özelliklerde olduğunu; galaksilerin, Güneş&#039;te bulunduğundan çok daha fazla nitrojenin yanı sıra helyum, neon ve karbon içerdiğini tespit etti.
Söz konusu keşif, yıldızların ve galaksilerin kimyasal evriminin nasıl olduğuna dair bilgilerin hala eksik olduğunu gösteriyor.Devasa galaksi kümelerinin &quot;kütle çekimsel mercekleme&quot; etkisinden faydalanan JWST&#039;nin hassas kameraları, erken evrenin en sönük galaksilerini de tespit edebiliyor.
Bilim insanları, JWST yardımıyla galaksilerin sönükleşip yıldız oluşumunun sona erdiği dönemleri bulmaya çalışıyor.JWST, çok fazla sayıda, beklenenden dört kat daha fazla ışık yayan, erken evren dönemlerine tarihlenen sönük ve küçük galaksiler tespit etti. Söz konusu galaksilerin &quot;Büyük Patlama&quot;dan sonraki kozmik &quot;karanlık çağların&quot; sona ermesinde önemli rol aldığı değerlendiriliyor.
Öte yandan, JWST&#039;nin yakın kızılötesi kamerası (NIRCam) görüntüleri sayesinde, &quot;WHL0137-08&quot; adlı galaksi kümesinin &quot;mercekleme&quot; etkisiyle &quot;Earendel&quot; adı verilen Güneş&#039;ten iki kat daha sıcak, yaklaşık 1 milyon kat daha parlak ve büyük yıldız keşfedildi.
Earendel, &quot;Büyük Patlama&quot;dan 1 milyar yıl sonrasına tarihlendi.JWST görselleriyle erken evrende çok sayıda kaynağı bilinmeyen &quot;küçük kırmızı nokta&quot; bulundu.
Söz konusu kırmızı noktaların, başlangıçta devasa galaksi kümeleri olduğu düşünülse de süper kütleli bir kara deliğin etrafında, saniyede binlerce kilometre hızlarda dönerken ışık yayan hidrojen gazı olabileceği tespit edildi.
Halen aktif galaksi çekirdeklerinde bulunan kara delikler, çevrelerindeki tüm gazı yutarak büyürken benzer özellikler gösteriyor.Öte yandan bu &quot;noktalar&quot; yıldız kümelerinin özelliklerini de barındırıyor. Bilim insanları bunların hem yıldız hem de aynı anda aktif galaksi çekirdeği olup olmadığını araştırıyor. Bir diğer görüş ise bunların yıldız kümelerinin galaksi çekirdeğine dönüşmesinde ara aşama olduğu yönünde.
&quot;Küçük, parlak kırmızı noktalara&quot; yönelik araştırmalar, hem süper kütleli kara deliklerin hem de galaksilerdeki yıldızların doğuşu hakkında bilgiler sağlayacak.Webb teleskobu, erken evren dönemine ait canlı galaksilerin yanı sıra kozmik şafaktaki yoğun yıldız oluşumunun kalıntıları olan erken evren &quot;galaksi cesetleri&quot; keşfetti.
Bilim insanları, JWST&#039;nin hassas cihazları yardımıyla, söz konusu gök cisimlerinin ışıklarını inceleyerek ne kadar süredir &quot;ölü olduklarını&quot; ortaya çıkardı.
&quot;Büyük Patlama&quot;dan sonraki ilk 700 milyon yılda oluşan, Samanyolu Galaksisi ölçeğinde veya daha büyük galaksiler bugünkü galaksi oluşum modelleriyle açıklanamıyor.Bilim insanları beklenenden çok daha erken dönemde oluşan çok büyük galaksilere yönelik yeni modeller oluşturmaya çalışıyor.
Evrenin ilk dönemlerinde yıldız oluşumunun beklenenden daha aktif biçimde gerçekleştiğine dair modellemeler öneriliyor.
Bilim çevrelerinde halen erken ölen gök c ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rQ4R743rtka6NCIDV0txOw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Evrenin, ilk, dönemlerine, ışık, tuttu:, yılda, elde, edilen, çığır, açıcı, keşifler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ay&amp;apos;ın jeolojik tarihi yeniden yazılıyor: 120 milyon yıllık teori çürümüş olabilir</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/ayin-jeolojik-tarihi-yeniden-yaziliyor-120-milyon-yillik-teori-curumus-olabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/ayin-jeolojik-tarihi-yeniden-yaziliyor-120-milyon-yillik-teori-curumus-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Çin’in Chang’e-5 misyonuyla toplanan cam boncuklar, Ay’ın jeolojik tarihine dair yeni soruları gündeme getirdi. Başlangıçta volkanik aktivitelerle oluştuğu düşünülen boncukların, meteor çarpmaları sonucu meydana gelmiş olabileceği düşünülüyor. Bu bulgu, Ay yüzeyindeki volkanik süreçlerin zamanlamasına dair mevcut teorileri çürütebilir.Yeni bir araştırma, Çin’in Chang’e-5 Ay misyonuyla toplanan küresel cam boncuklar hakkında yeni detaylar ortaya koyuyor.
Başlangıçta yaklaşık 120 milyon yıl önceki volkanik aktiviteler sonucu oluştuğu düşünülen bu cam boncukların, uzay cisimlerinin çarpmasıyla oluşmuş olabileceği düşünülüyor.
Eğer bu bulgu doğrulanırsa, Ay’ın son jeolojik tarihine dair anlayışımızı yeniden şekillendirebilir.
Araştırmacılar, &quot;Ay’da antik volkanik aktivitelere dair kapsamlı jeolojik kanıtlar var, ancak bu volkanizmanın ne kadar sürdüğü belirsiz. Magma fışkırmaları volkanik camlar üretir ve bu camlar daha önce Ay yüzeyinden toplanan örneklerde bulunmuştu.” diye belirtti.Çin’in Chang’e-5 aracı, nispeten taze lav düzlükleriyle bilinen bir bölgeden Ay malzemesi toplamayı başardı.
Bu örnekler, Apollo iniş bölgelerinde gözlemlenen volkanik patlama ürünlerine benzeyen cam benzeri parçacıklar içeriyordu.
Araştırmacılar başlangıçta bu parçacıkları modern tarzda volkanizmanın kanıtı olarak değerlendirdi.
Yaşı, Ay mantosunun erimiş kaya üretmeyi ne zaman bıraktığına dair uzun süredir kabul edilen görüşlere meydan okuyordu.Araştırmanın baş yazarı Dr. Bi-Wen Wang, Çin Bilimler Akademisi Jeoloji ve Jeofizik Enstitüsü&#039;nde bir uzmandır.
Dr. Wang ve ekibi, cam boncukların dağılımını dikkatlice inceledikten sonra farklı açıklamaları değerlendirdi. Ekip, iniş alanına yakın bir volkanik aktivite kaynağının olup olmadığını araştırdı.
Uzmanlar, Ay’daki piroklastik patlamaların tipik olarak belirgin izler bıraktığını belirtti. Apollo ekiplerinin gözlemlediği bazı eski patlamalar karanlık şeritler ve uzamış yarıklar oluşturmuştu.
Bilim insanları şimdi, Chang’e-5’in indiği bölgede taze bir Ay volkanına ait fiziksel izlerin eksik olup olmadığını sorguluyor.Büyük meteor çarpmaları, şok dalgaları oluşturabilir ve Ay yüzey malzemesini eritecek kadar yoğun ısı açığa çıkarabilir.
Eritilen damlacıklar daha sonra volkanik cama benzeyen yuvarlak boncuklar haline gelebilir.
Araştırmacılara göre, bu tür şiddetli süreçler daha önce düşünülenden daha yaygın olabilir.
Belirgin bir vent (yanardağ bacası) bulunamaması durumunda ekip, bu boncukların yerel veya uzak çarpmalarla birikmiş olabileceği öne sürülüyor.Birçok kişi, Chang’e-5 örneklerinin Ay’da daha geç dönemlerdeki volkanizmaya ışık tutmasını bekliyordu.
Araştırmalar, Ay’daki Oceanus Procellarum bölgesindeki bazı bazaltik düzlüklerin yaklaşık iki milyar yıl yaşında olduğunu gösteriyor.
Eğer bu yeni tanımlanan boncuklar gerçekten sadece 120 milyon yıl önceki bir volkanizma ile oluşmuşsa, bu, Ay’ın jeolojik olarak beklenenden çok daha uzun süre aktif kaldığını gösterir.
Tam zaman çizelgesi tartışılmaya devam etse de, son araştırma yayını, bu bölgedeki bir ventin eksik olabileceği olasılığını gündeme getiriyor.Uzmanlar, gelecekteki görevlerde volkanik özelliklere benzeyen her birikimin sistematik olarak incelenmesi gerektiğini vurguluyor.
Yörüngedeki uzay araçlarından gelen veriler, termal anomalileri ve morfolojik izleri ortaya çıkarabilir. Ayrıca cam benzeri malzeme içeren diğer Ay örneklerinin daha yakından incelenmesi çağrısında bulunuluyor.
Çarpma süreçlerinin Ay’ın üst katmanlarını krater ışınlarından devasa enkaz alanlarına kadar her şeyi yeniden şekillendirdiği düşünülüyor.
Farklı bölgelerden toplanan camların yaşlarını karşılaştırarak uzmanlar, Chang’e-5 boncuklarının bir çarpma senaryosuna mı uyduğunu yoksa başka bir açıklamanın mı öne çıktığını belirleyebilir.Bilim insanları, “Bu Ay cam boncuklarının daha önce fark edilmemiş volkanizmayı mı yansıttığını yoksa Ay’ın çarpma tarihine dair yeni bir pencere mi açtığını belirlemek, Ay’ın nasıl evrimleştiğine dair temel anlayışımız için kritik öneme sahiptir.” diye konuştu.
Bu gizemin çözülmesi, Ay’daki magmatik aktiviteyi daha iyi anlamamızı, volkanizmanın geç dönemlerine dair belirsizlikleri netleştirmemizi ve çarpma olaylarıyla yüzey evrimi arasındaki ilişkiye ışık tutmamızı sağlayacak.Bazı araştırmacılar, Chang’e-5 iniş bölgesinin 200 kilometrelik bir yarıçapında gizli bir volkanik kaynağın izlerini aramayı öneriyor. Uzun çukurlar veya taze yarıklar gibi özelliklerin bulunması umuluyor.
Eğer böyle bir kanıt ortaya çıkmazsa, çarpma süreçleri öncelik kazanabilir.
Bu bulguların Ay’daki volkanik aktiviteye dair genel görüşü değiştirip değiştirmeyeceği, takip eden görevler ve laboratuvar çalışmalarıyla ortaya çıkacak.
Daha önce incelenen Ay bazalt örnekleri, volkanizmanın uzun zaman önce azaldığını gösteriyordu. Yeni yüksek çözünürlüklü görüntüler, herhangi bir şüpheli vent çevresinde ince morfolojik ipuçları ortaya çıkarabilir.
Ayrıca gelişmiş kimyasal analizlerin özellikle kükürt ve diğer iz elementlerin bir patlama olayının  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bdoz3s8MI06j8_QEdzvCaQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Ayın, jeolojik, tarihi, yeniden, yazılıyor:, 120, milyon, yıllık, teori, çürümüş, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mars&amp;apos;ta kış manzarası: Kozmik bir peri masalı gibi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/marsta-kis-manzarasi-kozmik-bir-peri-masali-gibi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/marsta-kis-manzarasi-kozmik-bir-peri-masali-gibi</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) Mars Express sondası, Kızıl Gezegen’in güney kutbunda eşsiz bir kış sahnesi görüntüledi. Su buzu ve karbondioksit buzunun birleşimiyle oluşan bu olağanüstü manzaralar, Dünya’daki kar örtülerine benzer bir görüntüyü ortaya koydu.ESA&#039;nın Mars Express Sondası, Kızıl Gezegen&#039;in Güney Kutbu&#039;nda muhteşem kış manzaralarını görüntüledi.
Ancak bu görüntüler, geleneksel anlamda bir kar örtüsünden ziyade, yüzeyi kaplayan karbondioksit buzu ve toz katmanlarından oluşuyor.Mars’ın güney kutbu kış mevsiminde eksi 123 dereceye varan aşırı soğuklarla kaplanıyor ve kalın bir buz tabakasıyla örtülüyor.
Ancak Dünya’daki su bazlı kardan farklı olarak, Mars&#039;taki bu kar &quot;su buzu&quot; ve &quot;kuru buz&quot; olarak bilinen karbondioksit buzu gibi iki temel bileşenden oluşuyor.
Bu iki elementin davranışları arasındaki fark dikkat çekici.
Dünya’da kar su bazlı kristaller halinde düşerken, Mars’taki su buzu, atmosferin son derece ince olması nedeniyle erime aşamasını atlayarak doğrudan gaz haline geçiyor (süblimleşiyor).Bu durum, su buzunun yere ulaşmadan önce gözle görülmez hale gelmesine neden oluyor.
Buna karşılık, kuru buz yüzeye ulaşabiliyor ve kalın katmanlar oluşturuyor.
Mars Express tarafından güney kutbunda, özellikle Australe Scopuli bölgesinde çekilen görüntüler, bu olağanüstü doğayı gözler önüne seriyor.Mars’ın bu manzarası, Dünya’da alışık olduğumuz kıştan çok farklı bir peri masalını andırıyor.
Ancak bu sahneler, karbondioksit buzu ve tozun birleşimiyle oluşan soğuk, yabancı bir ortamın eşsiz ve beklenmedik güzelliklerini barındırıyor.Mars’taki bu soğuk koşullara rağmen, Güneş buzul katmanlarının davranışında önemli bir rol oynuyor.
Bu görüntüler, güney yarımkürede yaz mevsimine denk gelen haziran ayında çekildi.
Bu dönemde, Güneş ışınları yüzeyi ısıtmaya başlıyor ve bu da &quot;süblimasyon&quot; adı verilen bir sürece yol açıyor. Süblimasyon sırasında kuru buz, sıvı hale geçmeden doğrudan gaz haline dönüşüyor.Bu süreç, buz katmanlarının altında basınç birikmesine neden oluyor ve yüzeyde çatlaklar oluşuyor.
Bu çatlaklardan çıkan gaz, siyah toz bulutlarını yüzeye püskürterek yelpaze şeklinde desenler oluşturuyor.
Süblimasyonun tetiklediği bu küçük çaplı &quot;patlamalar&quot;, Mars yüzeyindeki toz partiküllerini havaya kaldırıyor ve bunlar yeniden yüzeye düşerek yuvarlak ya da yelpaze biçimli şekiller meydana getiriyor.
Mars Express’in görüntüleri, Mars’ın güney kutbunun dinamiklerini ve bu olağanüstü desenleri çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.
Bu keşifler, Kızıl Gezegen’in doğasını daha iyi anlamamıza katkı sağlarken, bilim insanlarına yeni sorular yöneltiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J9OpmzNRtES3Rjy-FYRTzQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Marsta, kış, manzarası:, Kozmik, bir, peri, masalı, gibi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>WhatsApp, 2025&amp;apos;ten itibaren bu telefonlarda desteklenmeyecek</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/whatsapp-2025ten-itibaren-bu-telefonlarda-desteklenmeyecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/whatsapp-2025ten-itibaren-bu-telefonlarda-desteklenmeyecek</guid>
<description><![CDATA[ Meta&#039;nın popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp, 2025 yılı itibarıyla bazı Android ve iOS cihazlarına desteği kesmeye hazırlanıyor. Peki WhatsApp hangi cihazlarda desteklenmeyecek?Meta, WhatsApp kullanıcıları için bir değişiklik duyurdu.
ABD&#039;li teknoloji devi, yakın zamanda iPhone kullanıcılarının iOS 15.1&#039;den eski cihazlara güncelleme alamayacaklarını bildirmişti.1 Ocak 2025&#039;ten itibaren popüler mesajlaşma hizmeti artık Android 4.4 KitKat işletim sistemini veya daha eski bir sürümü kullanan Android akıllı telefonlarda da çalışmayacak.Bu karar on yıldan daha eski olan cihazları etkiliyor.
Meta bu adımı uygulamanın teknik gelişimiyle gerekçelendiriyor.
Yeni işlevlerin entegrasyonu daha güçlü donanım ve güncel sistem gereksinimleri gerektiriyor.
Kesinti tarihinden sonra kullanıcılar medya ve sohbet geçmişine eski cihazlardan erişemeyecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iKkQISXKo02iCblGzmkBlw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>WhatsApp, 2025ten, itibaren, telefonlarda, desteklenmeyecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Karıncaların insanlara karşı zaferi: Ekip çalışmasında daha iyiler!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/karincalarin-insanlara-karsi-zaferi-ekip-calismasinda-daha-iyiler</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/karincalarin-insanlara-karsi-zaferi-ekip-calismasinda-daha-iyiler</guid>
<description><![CDATA[ Weizmann Bilim Enstitüsü&#039;nden bir araştırma, karıncalar ve insanlar arasındaki işbirliği farklarını inceledi. 
Deneyde, katılımcılar T şeklindeki bir nesneyi dar odacıklardan geçirmeye çalıştı. Karıncalar grup halinde çok daha başarılı oldu, ancak insanlar tek başlarına daha iyi performans gösterdi.İnsanlar ve karıncaların çok fazla ortak yönü olmasa da ikisi de işlerini yapabilmek için sık sık başkalarıyla birlikte çalışıyor.
Weizmann Bilim Enstitüsü&#039;nden araştırmacılar, bu ortak özellikten dolayı insan ve karıncaların grup çalışması performansını ölçmeye karar verdi.Bilim insanları, Paratrechina longicornis türündeki karıncalar ve insanların boyutuna göre ayarlanmış ve büyüklüğü dışında birbirinin aynısı iki labirent kurdu.
Tarafların, iki dar geçitle birbirine bağlanan üç odaya bölünmüş dikdörtgen bir alan boyunca manevralar yaparak T şeklinde büyük bir nesneyi taşıması gerekiyordu.Deney sonuçlarına göre, karıncalar grup halinde çok daha başarılı oldu. Tek başına görev yapan insanlar stratejik planlama ile daha iyi performans gösterse de, karınca kolonileri kolektif hafızalarını ve işbirliklerini kullanarak daha etkili sonuçlar elde etti.
İnsanlar ise grup çalışmasında iletişim zorlukları ve açgözlü stratejiler nedeniyle başarıyı tam anlamıyla yakalayamadı.İnsan gruplarındaki başarısızlık, iletişim eksiklikleri ve kısa vadeli çözümler aramaları nedeniyle ortaya çıktı.
Karıncalar, grup halinde ortak amaçlar doğrultusunda daha verimli bir şekilde hareket ederken, insanlar grup içinde koordinasyonu sağlamakta zorluk yaşadı.Karıncalar, karmaşık ortamlarda işbirliği yaparak başarılı sonuçlar elde ederken, insanlar bu potansiyeli genellikle tam olarak kullanamadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V5x1QL9LoUWADYGKHMmzYQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Karıncaların, insanlara, karşı, zaferi:, Ekip, çalışmasında, daha, iyiler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzay teleskobundan şaşırtan keşif: Gizli asteroitler ortaya çıktı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/uzay-teleskobundan-sasirtan-kesif-gizli-asteroitler-ortaya-cikti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/uzay-teleskobundan-sasirtan-kesif-gizli-asteroitler-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ NASA’nın James Webb Uzay Teleskobu, uzak bir yıldızın gözlemlerinden yola çıkarak küçük asteroitleri ortaya çıkardı. MIT araştırmacıları, TRAPPIST-1 yıldızına ait 10 binden fazla görüntüyü analiz ederek, boyutları bir otobüsten stadyuma kadar değişen 138 asteroit tespit etti.James Webb Uzay Teleskobu&#039;nun uzak bir yıldıza ilişkin gözlemleri kullanılarak, mini asteroitlerden oluşan bir popülasyonun varlığı ortaya çıktı.
Bu keşif, astronomların daha önce Güneş&#039;in etrafındaki yörüngede ve Mars ile Jüpiter arasındaki ana asteroit kuşağında tespit edebildiğinden daha küçük asteroitlerin belirlenmesi açısından bir ilk olarak kabul ediliyor.Dünya üzerindeki günlük nesnelerle karşılaştırma yapmak gerekirse, keşfedilen 138 asteroitin boyutları bir otobüsten bir stadyuma kadar değişiyor.
Bu büyüklük aralığı, ana asteroit kuşağında yer tabanlı teleskoplarla daha önce hiç gözlemlenememişti.
Bu keşif önem taşıyor çünkü farklı boyutlardaki asteroitlerin sayısını bilmek, zamanla çarpışmalar sonucu nasıl değiştikleri hakkında daha fazla bilgi verebilir.Ayrıca, bazı asteroitlerin Güneş Sistemi’nin tarihi boyunca ana kuşaktan nasıl kaçtığını ve Dünya&#039;ya düşen meteoritlerin kökenini anlamamıza yardımcı oluyor.
NASA&#039;nın Silikon Vadisi&#039;ndeki Ames Araştırma Merkezi’nden astrofizikçi Tom Greene konuyla ilgili şöyle konuştu:
“Artık asteroit kuşağındaki küçük nesnelerin nasıl oluştuğunu ve sayılarının ne kadar olabileceğini çok daha iyi anlıyoruz. Bu boyuttaki asteroitler muhtemelen ana kuşaktaki daha büyük asteroitler arasındaki çarpışmalar sonucu oluştu. Ayrıca, bunların Dünya ve Güneş’e doğru sürüklenmesi oldukça muhtemel.”Bu bulgular, gezegen savunması açısından da önem taşıyor.
Uzmanlar, James Webb&#039;in asteroitler hakkında bilgi toplamak için de kullanılabileceğini fark ederek şaşkınlıklarını dile getirdi.
Bu sonuçlar, ana asteroit kuşağı ve özellikle Dünya’ya yakın asteroitleri daha iyi anlamak için büyük bir resmin parçalarını sunuyor. Böylece potansiyel felaketlerin önceden tahmin edilmesi sağlanabilir.Araştırma, MIT’den Artem Burdanov ve gezegen bilimleri profesörü Julien de Witt tarafından yürütüldü.
James Webb Uzay Teleskobu tarafından daha önce üretilmiş görüntüleri analiz etmek için yeni bir yöntem geliştirildi.
Bu yeni görüntü işleme tekniği, TRAPPIST-1 yıldızına ait daha önce yaşam araştırması için çekilmiş 10 binden fazla görüntüyü incelemeye olanak tanıdı.
Asteroitler, Webb’in odaklandığı kızılötesi ışıkta daha parlak görünür.
Bu durum, daha önce tamamen fark edilmemiş bir asteroit popülasyonunun keşfedilmesine yardımcı oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vjzB3SdbTUy6JQ9CaWxodw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Uzay, teleskobundan, şaşırtan, keşif:, Gizli, asteroitler, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yapay zekanın gizli tehlikesi: Hava kirliliği ve binlerce erken ölüm</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zekanin-gizli-tehlikesi-hava-kirliligi-ve-binlerce-erken-oelum</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zekanin-gizli-tehlikesi-hava-kirliligi-ve-binlerce-erken-oelum</guid>
<description><![CDATA[ Yapay zeka veri merkezlerinin yaydığı hava kirliliğinin 2030 yılına kadar her yıl 1.300 erken ölüme yol açabileceği ortaya koyuldu. Fosil yakıt kaynaklı enerji sera gazı emisyonlarını artırırken, uzmanlar temiz enerjiye geçiş yapılması ve şirketlerin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguluyor.Yapay zeka endüstrisini desteklemek için açılan veri merkezlerinden yayılan hava kirliliği, 2030 yılına kadar her yıl 1.300 erken ölüme neden olabilir.
Yapay zeka sunucularını ve bilgi işlem sistemlerini çalıştırmak için gerekli olan enerji, muazzam miktarda elektrik gerektiriyor.
Dünya Ekonomik Forumu&#039;nun Nisan ayında yaptığı tahmine göre, yapay zekaya ayrılan bilgisayar gücü her 100 günde bir ikiye katlanıyor.
Ancak bu elektriğin büyük bir kısmı, sera gazı emisyonlarına neden olan fosil yakıtlardan elde ediliyor.Fosil yakıtlar, iklim değişikliğine katkıda bulunmanın yanı sıra solunum yolu hastalıklarına, kansere neden olabilen partikül maddelere, asit yağmurlarına, smoga ve su yollarının kirlenmesine yol açıyor.
Harvard Üniversitesi ve İngiltere&#039;deki kurumların 2021 yılında yaptığı bir çalışmaya göre, fosil yakıt kaynaklı hava kirliliği dünya genelinde her beş kişiden birinin ölümüne neden oluyor.
Yapay zeka tabanlı veri merkezlerinin geleceği henüz belirsiz olsa da, şirketler etkileri azaltmak için nükleer ve temiz enerji kaynaklarına yönelmeye başlıyor.
Ancak bu etkilerin giderek artacağı tahmin ediliyor.İngiltere&#039;de Enerji Bakanlığı&#039;nın son tahminlerine göre, veri merkezlerinin enerji kullanımı 2028 yılına kadar iki veya üç katına çıkabilir.
Sadece geçen yıl, veri merkezleri Harvard ve UCLA araştırmacılarına göre en az 106 milyon metrik ton emisyona neden oldu; bu miktar, ABD iç hat uçuşlarının toplam emisyonlarına eşdeğer.
Rapor, Meta&#039;nın Llama-3.1 dil modelini eğitmek için gereken enerjinin, Los Angeles ile New York arasında 10.000&#039;den fazla araba yolculuğuna eşdeğer hava kirliliği oluşturduğunu belirtiyor.Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü (Caltech) Bilgi Bilimi ve Teknolojisi Direktörü Adam Wierman, &quot;Bu teknolojiyi geliştirmeye devam ederken, olumsuz etkilerinin farkında olmamız, bunları ölçmemiz, minimize etmemiz ve bu etkilerin yükünü adil bir şekilde paylaşmamız gerekiyor.&quot; dedi.
Raporda, teknoloji şirketlerinin enerji üretimi ve kullanımı nedeniyle neden oldukları hava kirliliğini raporlamalarının yanı sıra, hava kirliliğinden en çok etkilenen topluluklara tazminat ödemeleri öneriliyor.
Araştırmacılar, bu kirliliğin düşük gelirli toplulukları orantısız şekilde etkilediğini, ancak kirliliğin ilçe ve eyalet sınırlarını aşarak daha geniş alanlara yayıldığını belirtiyor.Araştırmalara göre, bazı bölgelerde bu veri merkezlerinin neden olduğu halk sağlığı maliyetleri, teknoloji şirketlerinin elektrik için ödediği ücretleri aşabilir. Bu maliyetlerin yıllık 20 milyar dolara yaklaştığı tahmin ediliyor.
Bu sağlık maliyetleri, Çevre Koruma Ajansı&#039;nın geliştirdiği istatistiksel yöntemlerle tahmin edildi ve fosil yakıtlı enerji santralleri ve yedek dizel jeneratörlerin neden olduğu hava kirliliğinin bilinen epidemiyolojik risklerini içeriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4rP0sdDTck68blB5yukkFA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zekanın, gizli, tehlikesi:, Hava, kirliliği, binlerce, erken, ölüm</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Piramitlerin gizemi çözülüyor: &amp;quot;Sırlar Odası&amp;quot;nın görüntüleri ortaya çıktı!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/piramitlerin-gizemi-coezuluyor-sirlar-odasinin-goeruntuleri-ortaya-cikti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/piramitlerin-gizemi-coezuluyor-sirlar-odasinin-goeruntuleri-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Son yıllarda teknolojideki gelişmeler, tarihi yerleri keşfetmek konusunda yepyeni bir bilgi dünyasının kapılarını araladı. Bu yeniliklerin en dikkat çekeni, Giza Piramidi&#039;nin daha önce hiç görülmemiş bir görüntüsünü elde etmeyi başaran robotik bir kamera oldu.Mısır piramitleri, bugün hala bilim insanlarının kafalarının karışmasına neden olan antik dünyanın harikaları olarak görülüyor.
Piramitlerin nasıl yapıldığı hala tartışılırken son yıllarda teknolojideki hızlı ilerlemeler, tarihi yapıları keşfetmek ve bilinmeyen sırlarını ortaya çıkarmak için yepyeni fırsatlar sunuyor.Bugüne kadar, tarihçiler ve arkeologlar, piramidin insan erişiminin mümkün olmadığı alanlarına ulaşamamıştı.
Piramidin bazı bölümleri o kadar küçüktü ki, insanın girmesi imkansızdı. Ancak teknolojideki ilerlemeler sayesinde, 40 derecelik bir açıyla uzanan ve sadece 20x20 cm boyutlarında olan, 60 metre uzunluğundaki dar bir kuyuya ulaşmak mümkün oldu. Bu alan, daha önce keşfedilememişti.2011 yılında, Leeds Üniversitesi&#039;nden bir grup araştırmacı ve bilim insanı, piramidin gizemli kısmını görüntüleyebilmek için bir robot geliştirmeye başladılar.
Djedi Projesi olarak adlandırılan bu projede, İngiltere ve Fransa&#039;dan ekipler birlikte çalıştı. Beş yıl süren zorlu bir süreç sonrası, robotun tasarımı tamamlandı ve yalnızca 5 kg ağırlığında, çok hafif bir cihaz üretildi.Robot, şaft boyunca yaklaşık 50 metre ilerleyerek daha önce hiç erişilemeyen bir alanı görüntülemeyi başardı.Profesör Rob Richardson, &quot;Son olduğunu düşündüğümüz yerden birkaç metre önce, bir taş yerleştirilmiş ve erişimi engelliyor&quot; dedi. Bu taşın yanından geçen robot, karmaşık sembollerle çizilmiş küçük bir oda keşfetti.Bu keşif, şaftın sadece havalandırma deliği olarak değil, daha büyük bir amaca hizmet ettiğini ortaya koydu. Şu an için gerçek amacı bilinmemekle birlikte, teknolojinin ilerlemesiyle daha fazla sırrın gün yüzüne çıkması bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A99rVWZlQkG8uk2tj-J3kA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Piramitlerin, gizemi, çözülüyor:, Sırlar, Odasının, görüntüleri, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ChatGPT&amp;apos;nin kullanıcıları kandırabileceği ortaya çıktı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/chatgptnin-kullanicilari-kandirabilecegi-ortaya-cikti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/chatgptnin-kullanicilari-kandirabilecegi-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Yapay zeka sohbet robotu ChatGPT&#039;nin internetten arama özelliğiyle yanıltıcı özetler üreterek kullanıcıları yanlış yönlendirdiği iddia edildi.ChatGPT&#039;nin web tabanlı arama özelliğiyle ilgili yeni bir iddia ortaya atıldı. Guardian&#039;ın haberine göre, ChatGPT&#039;nin yapay zeka desteğiyle internet üzerinden arama özelliğinin tamamen yanıltıcı özetler üreterek kullanıcıları kandırdığı ortaya çıktı.  ChatGPT&#039;nin arama özelliği, bir web sayfasının ürün yorumlarını özetlemek gibi şeyler yaparak gezinmeyi daha hızlı hale getirmeyi amaçlıyor.OLUMSUZ YORUMLARI GÖRMEZDEN GELİYORAncak, ChatGPT&#039;nin oluşturduğu web sitelerine gizli metinler ekleyerek olumsuz yorumları görmezden gelmesini ve tamamen olumlu özetler oluşturmasını sağlayabildiğini keşfetti. ChatGPT Search&#039;ün (Arama) bu yöntemi kullanarak kötü amaçlı kodlar üretmesi de sağlanabiliyordu.  Bu tür gizli metin saldırıları büyük dil modelleri için iyi bilinen bir risktir, ancak bu ilk kez canlı bir yapay zeka destekli arama ürününde gösterilmiş gibi görünüyor. Ayrıca arama motoru devi Google&#039;ın benzer sorunlarla başa çıkma konusunda daha fazla deneyime sahip olduğu belirtildi.  OpenAI, kötü niyetli web sitelerini engellemek için çeşitli yöntemler kullandığını ve sürekli olarak geliştiğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UAe7Kypa0EypNd-3Gvyyiw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>ChatGPTnin, kullanıcıları, kandırabileceği, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;dan Güneş&amp;apos;e tarihi yolculuk: İlk sinyal alındı!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-gunese-tarihi-yolculuk-ilk-sinyal-alindi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-gunese-tarihi-yolculuk-ilk-sinyal-alindi</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Güneş&#039;e en yakın mesafeden geçen Parker Güneş Sondası&#039;nın bu tarihi uçuşunu başarıyla tamamladığını açıkladı. 24 Aralık&#039;ta Güneş yüzeyine 6,1 milyon kilometre yaklaşan araç, 980 santigrat sıcaklığa ve saatte 690 bin km hıza dayanarak misyonunu sağ salim bitirdi. NASA, &quot;Parker&#039;dan sinyal aldık, araç güvende ve normal çalışıyor.&quot; diyerek heyecanını paylaştı. Parker&#039;ın misyonu, Güneş&#039;in korona tabakasını inceleyerek bilim dünyasını aydınlatmak. Uzay aracını 2025&#039;te iki rekor uçuş daha bekliyor.NASA, Güneş’e şimdiye kadarki en yakın yaklaşımıyla tarihe geçti.
ABD uzay ajansı, Güneş&#039;un bu yakın temastan sağ çıktığını ve &quot;normal şekilde çalıştığını&quot; doğruladı.NASA yaptığı paylaşımda, &quot;Parker Güneş Sondası evine haber gönderdi! 24 Aralık’ta Güneş yüzeyine yalnızca 6,1 milyon km mesafeden geçti tarihteki en yakın Güneş uçuşu ve Parker Solar Probe&#039;un güvenli olduğunu doğrulayan sinyal tonunu aldık.&quot; diye yazdı.
Yakın geçiş sırasında Parker, 980 santigrat dereceye varan sıcaklıklara dayanırken saatte 690 bin km hızla hareket etti.Bu aşırı koşullara rağmen, sondanın ısı kalkanı cihazlarını etkili bir şekilde korudu.
NASA, Maryland&#039;deki Johns Hopkins Uygulamalı Fizik Laboratuvarı&#039;ndaki (APL) görev operasyon ekibinin, sinyali Noel&#039;den bir gün sonra aldığını belirtti.
Uzay aracının bir sonraki detaylı veri gönderimi 1 Ocak’ta yapılacak.NASA, &quot;Güneşe olan rekor kırıcı en yakın yaklaşımının ardından NASA’nın Parker Güneş Sondaı&#039;nın iyi durumda olduğunu ve normal şekilde çalıştığını belirten bir sinyal tonu gönderdi.&quot; dedi.
Noel arifesinde gerçekleşen bu yakın geçiş, rekor kıran üç yakın geçişten ilkiydi. Diğer ikisinin 22 Mart 2025 ve 19 Haziran 2025 tarihlerinde gerçekleşmesi ve probun Güneş’e benzer şekilde yakın bir mesafeden geçmesi bekleniyor.Johns Hopkins Uygulamalı Fizik Laboratuvarı&#039;ndan (APL) Parker Güneş Sondası&#039;nın görev operasyonları müdürü Nick Pinkine, &quot;Hiçbir insan yapımı nesne bir yıldızın bu kadar yakınına geçmedi, bu yüzden Parker gerçekten keşfedilmemiş bir bölgeden veri getirecek.&quot; dedi.
Rekor kırmanın ötesinde, bilim insanları bu görev sayesinde materyalin nasıl milyonlarca dereceye ısıtıldığını ölçmeyi, güneş rüzgarının nereden geldiğini bulmayı ve enerjik parçacıkların ışık hızına yakın bir hıza nasıl ulaştığını öğrenmeyi umuyorlar. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1nGyDRLAsUmQDo4Xl5U4eA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASAdan, Güneşe, tarihi, yolculuk:, İlk, sinyal, alındı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>2024 yılına damga vuran insansı robotlar</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/2024-yilina-damga-vuran-insansi-robotlar</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/2024-yilina-damga-vuran-insansi-robotlar</guid>
<description><![CDATA[ İnsansı robotlar iş dünyasında hızla gelişiyor. Şu anki modeller, yavaş ve ağır olmalarına rağmen tekrarlayan görevlerde etkili olmaya başladı. Ancak uzmanlar, on yıl içinde robotların iş gücünde önemli bir yer edineceğini öngörüyor. İşte 2024 yılında öne çıkan yedi insansı robot...Yapay zekanın ardından insansı robot akımı iş dünyasına etki etmeye başladı. 
Uzmanlar önümüzdeki on yıllık süreçte insansı robotların iş gücünün gerçeken faydalı bir üyesi haline gelebileceğini öne sürdü.
Muhtemelen insanlardan daha hızlı, daha uzun süre çalışabilir ve en iyi yapay zeka sohbet botlarından daha yüksek muhakeme yeteneklerine sahip olacakları tahmin ediliyor. Ayrıca, yıllık maliyetlerinin insanlara nazaran daha düşük olması bekleniyor.
Şimdiye kadar şirketler, insansı robot hususunda gelişim göstermekte zorlandı.
Buna rağmen, önümüzdeki beş yıl içinde, Atlas’ın çevikliği, Ameca’nın duygusal bağlantı yeteneği, Phoenix’in el becerileri, Figure 02’nin zekası ve Optimus’un tarzını birleştiren insansı robotların satışa sunulması muhtemel görünüyor.
 İşte 2024’te sınırları zorlayan yedi robot:Apptronik’in kurucuları, 2012-2013 yılları arasında NASA’nın Valkyrie robot projesinde çalıştı.
Bu etkileyici geçmişten gelen Apollo, 1.73 metre boyunda, genel amaçlı bir insansı robot.
Apollo, yaşlılara bakıcılık yapmaktan fabrikada çalışmaya kadar farklı işlerde kullanılabilecek bir robot olarak tanımlanıyor.
Nvidia ile yapılan ortaklık sayesinde, insanların görevleri nasıl yaptığını gözlemleyerek beceriler öğrenebilen yapay zeka kullanabiliyor.
Şu anda Apollo prototip aşamasında, ancak Apptronik, Mercedes-Benz ile fabrikalarda senaryoları test etmek için ortaklık yapıyor.Listemizdeki birçok robot gibi, Agility Robotics’in Digit’i de depolar gibi endüstriyel ortamlarda tekrarlayan görevleri yerine getirmek için tasarlandı.
Ancak rakiplerinden farklı olarak, bu robot halihazırda çalışıyor.
Digit&#039;in 1.75 metre boyundaki çerçevesinin büyük kısmı, raflara yakın durmasını sağlayan geriye bakan bacaklardan oluşuyor.
Daha sevimli bir tasarım unsuru olarak, dikdörtgen LED “gözlere” sahip.
Gerçekte ise, çevresini algılamak için Lidar ve Intel RealSense derinlik kameralarını kullanıyor.
Digit, 36.000 dolarlık fiyatıyla sipariş edilebiliyor.Diğer robot üreticileri hız ve güç üzerine yoğunlaşırken, Sanctuary AI’nin Phoenix’i tamamen parmaklara odaklanıyor.
Aralık 2024’te şirket, 12 yüzlü bir zarla ince manevralar yapabilecek kadar hassas ve her parmak için dokunmatik pedlere sahip olan robotunu tanıttı.
Sanctuary AI, çabalarının çoğunu zekaya odaklıyor ve donanım eklemeleriyle yeni beceriler kazandırılabilecek modüler bir robot geliştirmeyi hedefliyor.
Ancak Phoenix hala bir prototip ve şimdiye kadar resmi olarak sadece Kanada’da bir perakende mağazasında bir haftalık deneme süreciyle, ürün paketleme gibi görevleri yerine getirdi.Tesla’nın Optimus Bot’u gibi, Figure 02 de bir bilim kurgu filminden fırlamış gibi görünüyor.
Bir de lazer gözlere sahip olsaydı, korkutucu olurdu. Ta ki bu 1.68 metrelik robotun yürüyüşünü ya da daha doğrusu, sendelemesini ve konuşmasını görene kadar.
Figure 02, listemizde konuşabilen tek robot ve OpenAI’nin büyük dil modellerini (LLM) kullanıyor.
Ona bir şeyler istediğinizi söyleyebilirsiniz ve size bir elma verebilir.
Ayrıca, onunla tıpkı ChatGPT ile konuşur gibi sohbet edebilirsiniz.
Hassas parmaklara ve hatalarından öğrenme yeteneğine sahip olan bu robot, en gelişmiş insansı robotlardan biri.
Ancak ne zaman prototip aşamasından çıkacağı henüz bilinmiyor.Engineered Arts tarafından yaratılan Ameca, bu listedekilerden farklı bir yaklaşım benimsiyor.
Gerçekçi eller ve duyguları ifade edebilen bir yüze sahip.
Esnek bir cilt, gerçekçi gözler ve yerleşik ya da bulut tabanlı yapay zeka seçenekleri sayesinde, sizi memnuniyetle gülümseyerek karşılayabilir ve sorulara neredeyse anında yanıt verebilir.
Ancak Ameca henüz yürüyemiyor.
Bunun yerine modüler olacak şekilde tasarlandı; tekerleklere bağlanabilir veya sadece gövde ve kafa olarak satın alınabilir (ya da kiralanabilir).Boston Dynamics tarafından geliştirilen 1.5 metre boyundaki insansı robot, inanılmaz denge yeteneklerine sahip.
Hatta bir yatay pozisyondan kalkıp zarifçe ayağa kalkabiliyor.
Başının üzerinde yer alan Cyclops tarzı bir göz, insanlarla etkileşim becerilerine pek yardımcı olmuyor.
Bu robotun korkutucu yeteneklerini daha da artıran şey, 9 km/s hızla koşabilmesi, zıplaması ve arka takla atabilmesi.
Listedeki diğer robotlardan farklı olarak, olağanüstü dengesi sayesinde zorlu arazilerde de hareket edebiliyor.
Yapay zeka destekli görme yeteneğiyle görevleri otonom olarak tamamlayabiliyor ve basit ama esnek pençelere sahip.
Ancak bu robot da şimdilik prototip aşamasında.Tesla, Ekim 2024’te düzenlediği “We, Robot” etkinliğinde, şık insansı robotunun en yeni nesliyle katılımcıları etkiledi.
Aslında insanlar tarafından kontrol edildiği ortaya çıksa da robotların kokteyl hazırlayacak kadar hassas ellere sahip olduğu biliniyor.
Ancak yapay zeka ve gelişmiş sensörl ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tlcvN_6Bl0-jtlv6nTZl6g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>2024, yılına, damga, vuran, insansı, robotlar</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA yılın en iyilerini paylaştı: 2024&amp;apos;ün çarpıcı uzay fotoğrafları!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-yilin-en-iyilerini-paylasti-2024un-carpici-uzay-fotograflari</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-yilin-en-iyilerini-paylasti-2024un-carpici-uzay-fotograflari</guid>
<description><![CDATA[ Uluslararası Uzay İstasyonu her yıl Dünya&#039;nın uzaydan en güzel fotoğraflarını çekiyor. Mavi kuyruklu yıldızlardan, pembe kuzey ışıklarına, karlı volkanlardan kıvrımlı nehirlere kadar her açı, Dünya&#039;nın güzelliklerini yüzlerce mil öteden gözler önüne seriyor. İşte, Uzay İstasyonu&#039;ndan 2024 yılına damgasını vuran en etkileyici fotoğraflar.Astronotlar Suni Williams ve Tracy C. Dyson, Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nun Atlas Okyanusu üzerindeki kubbesine bakıyor. (NASA)Himalayaların kuzeyindeki güneybatı Çin&#039;in yüksek plato bölgesinde buzlu bir göl. (NASA)Rusya&#039;nın Kuril Adaları`nın bir parçası olan karla kaplı Onekotan Adası, bu fotoğrafta Tao-Rusyr Kalderası stratovolkanına ev sahipliği yapıyor. (NASA)Brezilya&#039;nın Minas Gerais eyaletindeki Sao Francisco Nehri. (NASA)Bu fotoğrafın çekildiği sırada Dünya&#039;dan yaklaşık 44 milyon mil uzakta olan Kuyrukluyıldız C/2023 A3 (Tsuchinshan-ATLAS). (NASA)Hint Okyanusu&#039;nun üzerinde, ISS`ye yanaşan Soyuz MS-25 mürettebat gemisinin etrafında parlak bir aurora görülüyor. (NASA)Ay&#039;ın gölgesi, 8 Nisan 2024&#039;teki güneş tutulması sırasında Quebec, New Brunswick ve Maine&#039;in bazı kısımlarını kaplıyor. (NASA)NASA astronotu Jeanette Epps, Dünya&#039;nın ufkunda bir dizi rengi yakalamak için uzun pozlama kamera ayarlarını kullandı. (NASA)Dünya&#039;nın üst atmosferindeki incecik gece parlayan bulutlar, Güney Pasifik Okyanusu&#039;nun üzerinde gün batımından hemen sonra güneş ışığıyla aydınlanıyor. (NASA)Tibet&#039;teki Rakshastal Gölü (solda) ve Manasarovar Gölü (sağda). (NASA)Quebec&#039;te eski bir meteorun çarpmasıyla oluşan Manicouagan Gölü. (NASA)Güney Afrika&#039;nın Hint Okyanusu kıyısına yakın Great Escarpment bölgesinde çıkan orman yangınları. (NASA)Kasırga Helene, 25 Eylül 2024&#039;te Mississippi kıyılarındaki Meksika Körfezi üzerinde. (NASA)Bu fotoğrafın çekildiği tarihte 5. kategori bir fırtına olan Milton Kasırgası, 8 Ekim 2024&#039;te Meksika Körfezi&#039;nde ilerliyor. (NASA)Şimşek (sağda) Güney Çin Denizi&#039;nin üzerindeki bulutları aydınlatırken, Güneydoğu Asya&#039;nın şehir ışıklarını yansıtıyor. (NASA)Libya, Sudan ve Mısır arasındaki sınırlar Sahra Çölü&#039;nde buluşuyor. (NASA)Afrika&#039;nın güney kıyıları, Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nun kubbesinden, yani &quot;dünyaya açılan pencere&quot;den parlıyor. (NASA)Güney Atlantik Okyanusu&#039;nda karla kaplı Güney Georgia Adası. (NASA)Himalayalar Dünya&#039;nın eğriliği boyunca uzanır. (NASA)Medeniyetin gece ışıkları Nil Nehri&#039;ni aydınlatıyor ve gece yarısı civarında Kızıldeniz, Süveyş Körfezi ve Akabe Körfezi kıyılarını işaret ediyor (NASA)Suni Williams ve Butch Wilmore (ortada) diğer astronotlar Mike Barratt (en solda) ve Tracy C. Dyson (en sağda) ile poz veriyor. (NASA)Astronotlar Butch Wilmore ve Suni Williams&#039;ı taşıyan Starliner uzay aracı Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;na yaklaşıyor. (NASA)Boeing&#039;in mürettebatsız Starliner uzay aracı, 6 Eylül 2024`te Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;ndan ayrılıyor. (NASA)SpaceX Dragon mürettebatının uzay aracı, ISS&#039;ye yanaştı. Astronot Matt Dominick sol pencereden dışarı bakarken, arka planda Samanyolu görünüyor.Ölü Deniz&#039;in güneyinde, İsrail ve Ürdün arasında bulunan tuz buharlaşma göletleri. (NASA)Paraguay Nehri, Arjantin ve Paraguay ülkelerini ayırıyor (NASA)Meksika&#039;nın Baja California ve Baja California Sur eyaletleri Pasifik Okyanusu ile Kaliforniya Körfezi (NASA)NASA astronotu Mike Barratt/ Newfoundland kıyılarındaki deniz buzu görüntüsü (NASA) ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9jk3Poybnkq9OZ1i1Bhh8w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, yılın, iyilerini, paylaştı:, 2024ün, çarpıcı, uzay, fotoğrafları</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı personel alımı yapacak! İşte başvuru şartları</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakanligi-personel-alimi-yapacak-iste-basvuru-sartlari</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakanligi-personel-alimi-yapacak-iste-basvuru-sartlari</guid>
<description><![CDATA[ Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 19 uzman yardımcısı alımı gerçekleştirecek. Bakanlığın konuya ilişkin ilanı, Resmi Gazete&#039;de yayımlandı. Adaylar, 13-27 Ocak 2025 döneminde Cumhurbaşkanlığı Kariyer Kapısı (https://isealimkariyerkapisi.cbiko.gov.tr) üzerinden, e-Devlet şifreleriyle giriş yaparak başvuruda bulunabilecek.Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı personel alımının ayrıntıları belli oluyor.Buna göre Bakanlığın merkez teşkilatında sanayi ve teknoloji uzman yardımcısı kadrosuna atama yapılmak üzere, bilgisayar mühendisliği bölümünden 4, endüstri mühendisliğinden 8, elektronik mühendisliğinden 1, makine mühendisliğinden 1, istatistik bölümünden 1, şehir ve bölge planlama bölümünden de 1 olmak üzere 16 personel istihdam edilecek.  Giriş sınavı, sözlü olarak tek aşamalı yapılacak. Başvurusu kabul edilen adaylardan, ilanda belirtilen KPSS puan türünden en yüksek puana sahip olandan başlanarak atama yapılacak kadro sayısının 4 katı kadar aday (son sıradaki aday ile eşit puana sahip adaylar dahil) sözlü sınava katılmaya hak kazanacak.  Ankara&#039;da yapılacak sınavın tarihi, yeri ve saati daha sonra Bakanlığın internet sitesinden (http://www.sanayi.gov.tr) ilan edilecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eonX_u62WU2LUmPYFXeBQA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Sanayi, Teknoloji, Bakanlığı, personel, alımı, yapacak, İşte, başvuru, şartları</media:keywords>
</item>

<item>
<title>371 gün uzayda kaldı, Dünya&amp;apos;ya dönünce bambaşka bir gerçekle karşılaştı: &amp;quot;Uyum sağlaması daha zor oldu&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/371-gun-uzayda-kaldi-dunyaya-doenunce-bambaska-bir-gercekle-karsilasti-uyum-saglamasi-daha-zor-oldu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/371-gun-uzayda-kaldi-dunyaya-doenunce-bambaska-bir-gercekle-karsilasti-uyum-saglamasi-daha-zor-oldu</guid>
<description><![CDATA[ NASA astronotu Frank Rubio, tarihe geçen 371 günlük uzay macerasının ardından Dünya&#039;ya döndü ve uzayda geçirilen uzun sürenin insan vücudu üzerindeki etkilerini anlattı. ABD&#039;li bir astronotun uzayda kaldığı en uzun süre olan bu rekor, bilim dünyası için önemli bir dönüm noktası. Ancak Rubio&#039;nun deneyimleri, uzayın insan bedeni üzerindeki acımasız etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi.Uzayda bir yıl geçiren NASA astronotu Frank Rubio, Dünya’ya döndükten sonra, yerçekimsiz ortamın insan vücudu üzerinde bıraktığı etkileri anlatarak bilim dünyasını bir kez daha şaşırttı.Rubio&#039;nun UUİ&#039;ye (Uluslararası Uzay İstasyonu) yaptığı bu görev başlangıçta altı ay sürecekti. Ancak planlar değişti ve Rubio, yerçekimsiz ortamda bir yılın üzerinde süre geçirdi.
Yerçekiminin yokluğu, kas kütlesi kaybı, kemik yoğunluğunda azalma ve denge sorunları gibi birçok fiziksel zorluk yarattı.  Uzmanlar, bu tür etkilerin genellikle görevin ilk dönemlerinde başladığını ancak zamanla azaldığını belirtiyor.27 Eylül 2023’te sabah saatlerinde Dünya’ya iniş yapan Rubio, yeryüzündeki temel hareketleri bile yeniden öğrenmek zorunda kaldı. Baylor College of Medicine’dan Dr. Jennifer Fogarty, bu sürecin fiziksel olduğu kadar zihinsel açıdan da zorlayıcı olduğuna dikkat çekti.Uzayda uzun süre kalan astronotlar, yalnızca fiziksel değil, nörolojik değişimlerle de karşılaşıyor. Uzay Uçuşuyla İlişkili Nöro-Oküler Sendrom (SANS) olarak bilinen durum, gözlerde ve beyinde yapısal değişikliklere yol açabiliyor. Ayrıca kapalı ve izole bir ortamda yaşamak yorgunluk, stres ve uyku kaybını tetikliyor.Dr. Fogarty, NASA&#039;nın bu tür etkileri öngörerek astronotları eğittiğini ve onların sağlığını korumak için sürekli araştırmalar yaptığını belirtti: “İnsanları uzaya göndermeden önce onların en iyi fiziksel ve zihinsel durumda olduklarından emin oluyoruz. Ayrıca uzayda yaşam ve çalışma koşullarını optimize etmek için sürekli iyileştirmeler yapıyoruz.”Rubio, uzaydan dönüş sonrası dört ayını iyileşmek ve günlük hayata yeniden adapte olmak için harcadığını söyledi. Time dergisine verdiği röportajda şu sözlerle süreci anlattı: “Uzaya inanılmaz derecede hızlı adapte oluyorsunuz ama Dünya&#039;ya yeniden uyum sağlama süreci beklediğimden daha uzun ve zorlu geçti.” ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YE-QdK6IC0C8Fyq6UcsvIg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>371, gün, uzayda, kaldı, Dünyaya, dönünce, bambaşka, bir, gerçekle, karşılaştı:, Uyum, sağlaması, daha, zor, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD uydusu uzayda parçalandı: İnternet ve cep telefonları devre dışı kalabilir!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/abd-uydusu-uzayda-parcalandi-internet-ve-cep-telefonlari-devre-disi-kalabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/abd-uydusu-uzayda-parcalandi-internet-ve-cep-telefonlari-devre-disi-kalabilir</guid>
<description><![CDATA[ ABD Hava Kuvvetleri&#039;ne ait bir meteoroloji uydusunun uzayda parçalanmasının ardından giderek artan çarpışma ve Kessler Sendromu riski konusunda bilim insanları alarma geçti. Uzmanlar, bu olayın, yörüngede hızla artan uzay çöpleriyle çarpışmaların zincirleme reaksiyonlara yol açabileceğini ve gezegenin çevresindeki yörüngelerin tehlikeye girmesi riskini artırdığını belirtti.  Kessler Sendromu nedir, ne gibi riskleri bulunuyor?Geçtiğimiz günlerde ABD Hava Kuvvetleri&#039;ne ait bir meteoroloji uydusunun yörüngede 50 parçaya bölünmesi, uzayda artan çarpışmaların ve &quot;Kessler Sendromu&quot; riski konusunda endişeleri daha da derinleştirdi.Kessler Sendromu, yörüngede birbirine çarpan uyduların ve diğer donanımların, giderek büyüyen bir uzay çöpü zincirine yol açmasını tanımlıyor. Dünya&#039;nın yörüngesinde yaklaşık 130 milyon uzay çöpü bulunuyor ve bunlar saatte 18 bin mil hızla hareket ediyor, bu da büyük çarpışma riskleri yaratıyor.Son yıllarda uzaya yapılan fırlatmalar arttı ve uzay çöplüğünün boyutu hızla büyüdü. 2008-2017 yılları arasında yılda ortalama 82 fırlatma yapılırken, 2018’den sonra bu sayı 133’e çıktı.
SpaceX’in Starlink projeleri gibi büyük uydu ağları, bu sorunun daha da derinleşmesine yol açıyor. Şu anda, alçak Dünya yörüngesinde günde yaklaşık bin çarpışma uyarısı yayınlanıyor. Uzmanlar, uzay çöplüğünün artmasıyla Kessler Sendromu&#039;nun gerçekleşme ihtimalinin yükseldiğine dikkat çekiyor.Özellikle jeosenkron yörüngede (GEO) bulunan uydular, uzay çöplüğünün büyük tehdit oluşturduğu bölgelerden biri. Bu bölgede yer alan kritik sistemler, örneğin iletişim uyduları, uzun süre yörüngede kalan çöpler nedeniyle risk altında. Bu çöpler, on yıllarca  yörüngede kalabilir ve her çarpışma yeni bir enkaz yaratır.Uzmanlar, uzay çöpü sorununun çözülmesi için küresel iş birliğine ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.
Yetersiz düzenlemeler ve artan fırlatmalar, uzayda büyük bir felakete yol açabilir.
Gelecekte, uzaya daha fazla uydu fırlatılması durumunda, Dünya&#039;nın yörüngesi ciddi şekilde kullanılmaz hale gelebilir. Bu tehdit, sadece uzay endüstrisini değil, tüm dünyayı etkileyebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XHT1Fc9_Vky0JBIENjeO5w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>ABD, uydusu, uzayda, parçalandı:, İnternet, cep, telefonları, devre, dışı, kalabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>AB’de USB&amp;C zorunluluğu başladı: Elektronik cihazlarda tek tip şarj girişi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/abde-usb-c-zorunlulugu-basladi-elektronik-cihazlarda-tek-tip-sarj-girisi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/abde-usb-c-zorunlulugu-basladi-elektronik-cihazlarda-tek-tip-sarj-girisi</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Birliği, çevreyi koruma amacıyla bugünden itibaren yeni elektronik cihazlarda USB-C şarj girişini zorunlu hale getirdi. Akıllı telefonlardan tablet ve kameraya kadar birçok cihazda kullanılacak olan tek tip şarj girişinin, atıkları azaltmayı hedeflediği belirtiliyor.Avrupa Birliği&#039;nde (AB), bugünden itibaren yeni akıllı telefon, tablet ve kamera gibi elektronik cihazlarda USB-C şarj girişi zorunlu hale geldi.  AB&#039;nin atıkları azaltmayı amaçlayan ve çeşitli elektronik cihazların USB-C, Micro USB ve Lightning gibi farklı şarj girişlerini uyumlu hale getirecek tek tip şarj kuralı, bugünden itibaren yürürlüğe girdi.  Bu kapsamda, AB ülkelerinde taşınabilir elektronik cihazlarda yeni standart şarj girişi USB-C olacak.  Bütün yeni akıllı telefon, tablet, dijital kamera, kulaklık, taşınabilir video oyun konsolu, hoparlör, klavye gibi cihazlarda USB-C şarj girişi bulunması gerekecek.  Ayrıca, elektronik cihazların hızlı şarj sistemleri de uyumlu olacak.  USB-C kuralı, 28 Nisan 2026&#039;dan itibaren dizüstü bilgisayarlar için de geçerli olacak.  2 YIL SÜRE TANINMIŞTI AB, 2022&#039;de tek tip şarj girişi kuralını onaylamış ve yürürlüğe girmesi için 2 yıl süre tanımıştı.  AB&#039;nin düzenlemesi, özellikle farklı şarj girişi kullanan Apple firmasının ürünlerinde değişikliğe gitmesine neden olmuş ve şirketin yeni cihazlarında şarj girişlerini USB-C olarak değiştirmesini sağlamıştı.  Halihazırda çoğu cihaz, USB-C girişi ile şarj ediliyor. Kulaklık ve diğer çeşitli aksesuarlar ile yeni dizüstü bilgisayarlarda da aynı giriş mevcut. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4Zoa64cZ102G5rlCY81j1A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>AB’de, USB-C, zorunluluğu, başladı:, Elektronik, cihazlarda, tek, tip, şarj, girişi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Türksat 6A, 36 bin kilometre uzaktaki jeosenkron yörüngesine ulaştı: 2025&amp;apos;te hizmete girecek</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/turksat-6a-36-bin-kilometre-uzaktaki-jeosenkron-yoerungesine-ulasti-2025te-hizmete-girecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/turksat-6a-36-bin-kilometre-uzaktaki-jeosenkron-yoerungesine-ulasti-2025te-hizmete-girecek</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A&#039;nın hizmet vereceği kalıcı yörüngesine ulaştığını açıkladı. Türksat 6A&#039;nın 2025 yılının ilk çeyreğinde hizmete girmesi planlanıyor.Türksat 6A&#039;nın 42 derece doğu yörüngesinde bulunan daimi yörüngesine geçen günlerde hareket ettiğini anımsatan Uraloğlu, uydunun Türkiye saatiyle 05.00 sıralarında yaptığı son ateşleme sonrası bugün itibarıyla 35 bin 786 kilometre uzaktaki &quot;jeosenkron yörüngesine&quot; başarıyla ulaştığını belirtti.  Uraloğlu, Türksat 6A&#039;nın &quot;jeosenkron yörüngesinde&quot; testlere tabi tutulacağını bildirerek, &quot;Türkiye&#039;nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A daimi hizmet vereceği 42 derece doğu yörüngesine 6 ateşleme yaparak ulaştı. Ülkemizin en büyük AR-GE projesi olan milli gururumuz Türksat 6A&#039;yı test süreçlerini tamamlayarak 2025&#039;in ilk çeyreğinde hizmete vereceğiz. Türkiye&#039;yi uydu ve uzay çalışmaları alanında uluslararası oyuncu kategorisine yükseltmiş olacağız.&quot; bilgisini paylaştı. Türksat 6A&#039;nın SpaceX&#039;e ait Cape Canaveral&#039;daki fırlatma merkezinden 9 Temmuz&#039;da yola çıkarak 20 Temmuz&#039;da 50 derece doğu yörüngesinde bulunan geçici yörüngesine ulaştığını hatırlatan Uraloğlu, büyük bölümü Türkiye&#039;de üretilen uydunun faydalı yük testlerinin burada tamamlandığını, bu testlerin hepsinden de başarıyla geçtiğini aktardı.  Uraloğlu, Türksat 6A&#039;nın yörünge testlerinin 42 derece doğu yörüngesinde tamamlanmasının ardından nihai kabulünün yapılacağını kaydetti.  Bu uydunun Türkiye&#039;nin uzaydaki varlığı açısından büyük öneme sahip olduğunu vurgulayan Uraloğlu, &quot;Tüm vatandaşlarımızın bu uydumuzun sadece bir haberleşme uydusu olmadığını bilmesi gerekiyor. Bu uydu, Türkiye&#039;nin hem uzaydaki geleceğini şekillendirecek hem de dünyadaki gücünü artıracak projenin sonucudur.&quot; değerlendirmesinde bulundu.   Bakan Uraloğlu, Türksat 6A&#039;nın en yüksek yerlilik oranıyla tamamlanabilmesinin arkasında Türksat tarafından başlatılan Teknoloji Transfer Eğitim Programı&#039;nın bulunduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:  &quot;Ülkemizin uydu operatörü Türksat tarafından başlatılan programla, Türksat 3A&#039;nın yanı sıra Türksat 4A ve Türksat 4B&#039;nin yapımında Türksat mühendislerinin de yer alması sağlanmıştı. Ayrıca, Türksat 5A&#039;nın ve 5B&#039;nin yapımında da yine Türksat mühendisleri, uydu tasarım, üretim ve test süreçlerinde bulundu. Şu anda da program kapsamında uzay teknolojileri alanında eğitim alan Türksat mühendislerinin katkısıyla Türksat 6A&#039;yı en yüksek yerlilik oranıyla ürettik. Aslına bakarsanız 10 yıl önce sözleşmesine imza atılarak başlatılan Türksat 6A, neredeyse Türksat&#039;ın kuruluşuyla başlayan 20 yıllık hayalin sonucu.&quot; Türksat 6A&#039;nın yapımında ASELSAN, TUSAŞ, TÜBİTAK UZAY ve CTECH ile çalıştıklarını da aktaran Uraloğlu, &quot;Bu firmalarımız tarafından yerli ve milli olarak üretilen her parça artık uydu deneyimi kazanmış oldu. Bu çok önemli çünkü ülkemizde üretilen bu parçaların hepsi uzay deneyimi kazanarak uzayda başarıyla hizmet verebildiği için tüm dünyaya ihracının önü de artık açıldı. Artık haberleşme uydusu üreten tüm ülkeler, bu ürünleri bizden alabilecek. Üretilen her parça, artık farklı görev yüklerine sahip uydular için de kullanılabilecek.&quot; ifadesini kullandı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H2rKNd4myUSdWWYTJ5o_Vw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Türksat, 6A, bin, kilometre, uzaktaki, jeosenkron, yörüngesine, ulaştı:, 2025te, hizmete, girecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA’nın teleskobu gizemli gök cismine ışık tuttu: &amp;quot;Hiçbir şeye benzemiyor&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasanin-teleskobu-gizemli-goek-cismine-isik-tuttu-hicbir-seye-benzemiyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasanin-teleskobu-gizemli-goek-cismine-isik-tuttu-hicbir-seye-benzemiyor</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın James Webb Teleskobu, hem asteroit hem de kuyrukluyıldız özellikleri taşıyan ve bugüne kadar eşine rastlanmamış tuhaflıkta bir gökcismini mercek altına aldı.NASA&#039;nın James Webb Uzay Teleskobu, hem asteroit hem de kuyrukluyıldız özellikleri taşıyan, bilim dünyasının uzun süredir ilgisini çeken 2060 Chiron adlı gökcisminin sırlarını açığa çıkarıyor.1977’de keşfedilen ve “centaur” sınıfına giren 2060 Chiron, buz ve taş yapısıyla hem bir asteroidi hem de kuyrukluyıldızı andırıyor. Adını, Yunan mitolojisindeki yarı insan yarı at yaratıklardan alan centaurlar, Güneş Sistemi&#039;nin uzak ve soğuk bölgelerinde oluşup zamanla iç kısımlara doğru ilerleyen gökcisimleri olarak biliniyor.Bilim insanları, centaurların Güneş&#039;e yaklaşırken yüzeylerindeki buzun süblimleşmesiyle etraflarında gazdan oluşan bir hale, yani koma oluşturduğunu düşünüyor. Ancak Chiron, centaur ailesinin diğer üyelerinden çok daha karmaşık bir yapıya sahip.Merkez Florida Üniversitesi’nden Charles Schambeau, Chiron’un alışılmışın dışında olduğunu vurguluyor.
NASA’nın James Webb Teleskobu ile yapılan gözlemler, Chiron’un yüzeyindeki buzların daha önce hiçbir centaurda görülmeyen türde olduğunu ortaya koydu.Ekip, ilk kez bir centaurda su buzu, etan ve propan gibi moleküller tespit etti. Araştırmacılar, bu moleküllerin güneş ışığının yüzeydeki metan ve suyla etkileşimi sonucu oluştuğunu düşünüyor.
Su ve karbondioksit gibi temel bileşiklerin ise 4,5 milyar yıl önce, Güneş Sistemi’nin ilk döneminde Chiron’un yapısına dahil olduğu tahmin ediliyor. Makalenin yazarlarından Noemi Pinilla-Alonso, centaurların zaman içinde fazla değişmediğini belirtiyor.Önümüzdeki 20 yıl boyunca Güneş’e yaklaşması beklenen Chiron, daha parlak hale gelecek ve bilim insanlarına çok daha detaylı gözlem fırsatı sunacak. Bu süreç, centaurların neden farklı davranışlar sergilediğini ve Güneş Sistemi’nin geçmişine dair cevapsız kalan birçok soruyu yanıtlayabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3CaidH77eE2Ajsrxm_kYew.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA’nın, teleskobu, gizemli, gök, cismine, ışık, tuttu:, Hiçbir, şeye, benzemiyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Milyarderlerin uzay yarışı: Bezos’un Blue Origin’i izin aldı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/milyarderlerin-uzay-yarisi-bezosun-blue-origini-izin-aldi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/milyarderlerin-uzay-yarisi-bezosun-blue-origini-izin-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en zengin yüz insanından bir olan Jeff Bezos’a ait Blue Origin, New Glenn roketi için ABD Federal Havacılık İdaresi’nden (FAA) fırlatma izni aldı. 98 metre uzunluğundaki roket, SpaceX ile rekabette NASA ve ABD Savunma Bakanlığı’na hizmet verecek.Amazon CEO&#039;su Jeff Bezos’a ait uzay şirketi Blue Origin, New Glenn roketinin fırlatılması için nihayet ABD Federal Havacılık İdaresi’nden (FAA) onay aldı. Şirket, roketin son testini 27 Aralık’ta Florida’daki Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri Üssü’nde başarıyla gerçekleştirdi. FAA, bu testin ardından roketi yörünge görevlerini yerine getirmek üzere fırlatmak için lisans verdi.   New Glenn, 98 metre uzunluğunda ve yeniden kullanılabilir güçlendirici kısmı Atlantik Okyanusu’na inmeyi planlıyor. Bu özellik, Blue Origin’in SpaceX ile rekabetini kızıştıracak gibi görünüyor. Yeni roket, ticari uyduların yanı sıra NASA ve ABD Savunma Bakanlığı için uzay araçlarını taşıma görevlerinde kullanılacak.  Blue Origin’in New Glenn roketinin ilk fırlatışı, ABD Uzay Kuvvetleri tarafından talep edilen bir onaylama görevi olarak planlanıyor. Eğer bu görev başarıyla tamamlanırsa, roket ulusal güvenlik görevlerine de katkı sağlayabilecek. Ancak Blue Origin’in roketi, NASA’nın Mars araçlarını taşımayı planladığı tarihlerde ertelenmişti.  Blue Origin, bu önemli onayla uzay sektörüne daha derinden dahil oluyor. Şirket, uzay turizmi ve kısa süreli görevlerin ötesine geçmeyi hedefliyor, ancak SpaceX sektörde güçlü bir konumda bulunuyor. SpaceX, Starship roketiyle NASA’yla pek çok ortak görev yürütüyor ve Pentagon’un tercih ettiği araç olabilir.  Blue Origin, gelecekte NASA astronotlarını Ay’a taşıyacak bir uzay aracı geliştirmeyi de planlıyor. Ancak New Glenn’in ilk fırlatılma tarihi hakkında henüz kesin bir açıklama yapılmadı. Bazı raporlara göre, roket 6 Ocak’ta havalanabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EJ0b1spr-0iPbm_6Si_1tw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Milyarderlerin, uzay, yarışı:, Bezos’un, Blue, Origin’i, izin, aldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>3 milyon yıl önce yaşadı: Modern insanın atası ne kadar hızlı koşuyordu?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/3-milyon-yil-oence-yasadi-modern-insanin-atasi-ne-kadar-hizli-kosuyordu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/3-milyon-yil-oence-yasadi-modern-insanin-atasi-ne-kadar-hizli-kosuyordu</guid>
<description><![CDATA[ Yeni yapılan araştırmalar, insanların 3 milyon yıl önce yaşamış olan atası Lucy&#039;nin, dik durarak koşabildiğini ancak hızının modern insanlardan çok geride olduğu ortaya çıkardı. Çalışmalarda Lucy&#039;nin hızını simüle eden bilim insanları, maksimum koşma hızını saatte 18 kilometre olarak ölçtü.İnsanların 3,2 milyon yıl önce yaşamış akrabası Lucy&#039;nin koşma hızı, bilim insanlarının yaptığı yeni araştırmalarla ortaya çıktı.
Hominin türü Australopithecus afarensis&#039;in bilinen ilk örneği olan Lucy, 1974&#039;te keşfedildiğinden beri, modern insanların evrimi hakkında önemli bilgiler sağlıyor.
Ancak son yapılan çalışmalar, Lucy&#039;nin dik durarak koşabilse de hızının modern insanlardan çok daha düşük olduğunu ortaya koydu.Lucy&#039;nin iskeleti, son derece iyi korunmuş bir şekilde bulunmuştu, bu sayede bilim insanları, türü ve evrimsel gelişimi hakkında önemli çıkarımlarda bulunabilmişti.
 2,9 ila 3,9 milyon yıl önce Doğu Afrika&#039;da yaşayan Australopithecus afarensis türünün yaklaşık 4 milyon yıl önce iki ayak üstünde yürüyebildiği biliniyor.Ancak Lucy’nin vücudunun üst kısmının büyük, kollarının uzun ve bacaklarının kısa olması, bu türün modern insanlar gibi hızlı koşamayacağına dair yaygın bir inanç oluşturmuştu.
Bu varsayımı test etmek isteyen bilim insanları, Lucy&#039;nin iskelet ve kas anatomisinin dijital bir modelini çıkardılar.
Simülasyonlar kullanarak Lucy’nin koşma hızını incelediler ve bulguları Current Biology dergisinde yayımlandı.Araştırma sonucunda, Lucy&#039;nin maksimum koşma hızının saatte 18 kilometre civarında olduğu belirlendi. Bu hız, modern insanların hızından oldukça geride. Örneğin, ünlü atlet Usain Bolt’un hızı saatte yaklaşık 44 kilometreye ulaşırken, ortalama bir amatör koşucunun sprint hızı ise saatte 22 kilometre civarındadır.Lucy&#039;nin bacaklarında Aşil tendonu ve kısa kas liflerinin bulunmaması, bu düşük hızı açıklayan etmenlerden biri.
Aşil tendonu, modern insanların koşarken ayak bileklerini bükerek daha hızlı koşmalarını sağlayan önemli bir yapı.Ancak Lucy&#039;nin bacaklarında bu yapı eksikti, bu da hızını etkileyen bir diğer faktör oldu. Simülasyonlarda, bu tendon ve diğer ayak bileği kasları eklenerek tekrar test edilse de, Lucy&#039;nin koşma hızı değişmedi.
Bilim insanları, bu bulguların, homininlerin evriminde insanların koşma becerisinin gelişimindeki önemli bir dönüm noktasına işaret ettiğini belirtiyor. Makalede, &quot;İnsanların vücut planındaki temel özellikler, gelişmiş koşu performansı için özel olarak evrimleşti&quot; denildi.Araştırmacılar, gelecek çalışmalarla Lucy’nin ve modern insanların koşu arasındaki farkların daha ayrıntılı bir şekilde anlaşılabileceğini belirtiyor. Özellikle kolların ve gövdenin hareketi üzerine yapılacak simülasyonlarla, bu evrimsel farkların daha da netleşmesi bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kl92UQWs8Uyj_BZdMG1GLg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>milyon, yıl, önce, yaşadı:, Modern, insanın, atası, kadar, hızlı, koşuyordu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bir devin çöküşü: Boeing&amp;apos;in skandallarla dolu kara yılı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bir-devin-coekusu-boeingin-skandallarla-dolu-kara-yili</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bir-devin-coekusu-boeingin-skandallarla-dolu-kara-yili</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore&#039;de meydana gelen ve 179 kişinin ölümüyle sonuçlanan uçak kazasının ardından, Amerikan havacılık devi Boeing bir kez daha mercek altında.  2024 yılı Boeing için, uçaklarında meydana gelen sorunlar nedeniyle davalar ve denetimlerle mücadele ettiği bir yıl oldu. Günlerce süren işçi grevi, çok satan yolcu uçağında art arda yaşanan arızalar ve düşen hisse senedi fiyatları... Son olarak Güney Kore&#039;de 179 kişiyi öldüren kaza, Boeing için özellikle talihsiz bir kapanış oldu. Kazanın nedeni ise hala araştırılıyor.Günlerce süren işçi grevi. Çok satan yolcu uçağı tipinde art arda yaşanan arızalar. Düşen hisse senedi fiyatları.
2024, Amerikan havacılık devi Boeing için zor bir yıldı.Şirketin jetlerinden biri pazar günü Güney Kore&#039;ye sert iniş yaptı ve uçaktaki 181 kişiden ikisi hariç hepsi öldü.
Bu kaza, Boeing için özellikle talihsiz bir kapanış oldu. Kazanın nedeni hala araştırılıyor.Kazanın danışmanı olan Delta Air Lines&#039;ın eski baş pilotu Alan Price, Pazar günkü olayı 2018 ve 2019&#039;da Boeing&#039;in sorunlu 737 Max jet uçağının karıştığı iki ölümcül kazayla ilişkilendirmenin uygun olmayacağını söyledi.
Price, Kore&#039;de acil iniş yapan Boeing 737-800&#039;ün &quot;kendini kanıtlanmış bir uçak&quot; olduğunu belirterek, &quot;Max&#039;ten farklı... Çok güvenli bir uçak.&quot; ifadelerini kullandı.Boeing, onlarca yıldır Amerikan imalatının devlerinden biri olarak rolünü sürdürdü.
Ancak geçen yıl tekrarlanan sıkıntılar zarar verici oldu. Şirketin hisse senedi fiyatı 2024&#039;te yüzde 30&#039;dan fazla düştü.Şirketin güvenlik konusundaki itibarı, 2018 ve 2019&#039;da Endonezya kıyılarında ve Etiyopya&#039;da beş aydan kısa aralıklarla meydana gelen ve toplam 346 kişinin ölümüne yol açan 737 Max kazaları nedeniyle zedelendi.
O zamandan bu yana geçen beş yılda Boeing 23 milyar dolardan fazla kaybetti. Yeni uçak satışı ve teslimatı konusunda Avrupalı rakibi Airbus&#039;ın gerisinde kaldı.Geçtiğimiz sonbaharda, 33 bin Boeing çalışanı greve gitti ve şirketin en çok satan modeli olan 737 Max, 777 yolcu uçağı ve 767 kargo uçağının üretimini sekteye uğrattı. İşçi grevi 7 hafta boyunca sürdü.Ocak ayında, Alaska Airlines uçuşu sırasında bir 737 Max&#039;in acil çıkış kapısı patladı.
Federal düzenleyiciler, Boeing uçak üretimine, şirkette üretim güvenliğinden emin olana kadar ciddi sınırlamalar getirdi.Boeing kültürünü değiştirmeye çalıştı. Güvenlik sorunları nedeniyle yoğun baskı altında olan David Calhoun, Ağustos ayında CEO olarak görevinden ayrıldı.
Ocak ayından bu yana 70 bin Boeing çalışanı, güvenliği iyileştirmenin yollarını tartışmak için toplantılara katıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O-NOiLPYFUewxTduHdLWfw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bir, devin, çöküşü:, Boeingin, skandallarla, dolu, kara, yılı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Yapay zekanın babası&amp;quot; uyardı: İnsanlığı yok etme olasılığı arttı!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zekanin-babasi-uyardi-insanligi-yok-etme-olasiligi-artti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zekanin-babasi-uyardi-insanligi-yok-etme-olasiligi-artti</guid>
<description><![CDATA[ Yapay zekanın babası olarak tanınan Geoffrey Hinton, bu teknolojinin gelecek 30 yılda insanlığı yok etme olasılığının arttığını söyledi. Hilton, güçlü yapay zeka sistemleriyle karşılaştırıldığında insanların üç yaşında bir çocuk kadar savunmasız olacağını belirtti.Yapay zeka alanındaki çalışmalarıyla 2024 Nobel Fizik Ödülü’nü kazanan bilim insanı Geoffrey Hinton, BBC Radio’ya verdiği röportajda, &quot;Önümüzdeki 30 yıl içinde yapay zekânın insanlığı yok etme ihtimali yüzde 10’dan yüzde 20’ye yükseldi&quot; uyarısında bulundu.Daha önce teknolojinin felakete yol açma olasılığının yüzde 10 olduğunu belirten Hinton, &quot;Bu oran artıyor, çünkü bugüne kadar bizden daha zeki bir şeyi kontrol etmemiz gereken bir durumla karşılaşmadık&quot; dedi.Hinton güçlü yapay zeka sistemleriyle karşılaştırıldığında insanların üç yaşında bir çocuk kadar savunmasız olacağını söyledi.Yapay zeka üzerine çalışmaya başladığı dönemde, bu teknolojinin bu kadar hızlı gelişeceğini tahmin etmediğini belirten Hinton, &quot;Bu alandaki uzmanların çoğu, muhtemelen önümüzdeki 20 yıl içinde insanlardan daha zeki yapay zekâlar geliştireceğimizi düşünüyor. Bu oldukça korkutucu bir düşünce&quot; dedi.Yapay zeka alanındaki bu ilerlemenin &quot;çok hızlı&quot; olduğunu söyleyen Hinton, hükümetlerin teknolojiyi düzenlemesi gerektiğini savundu.77 yaşındaki Hinton, geçen yıl yapay zekâ ile ilgili riskler hakkında daha açık konuşabilmek amacıyla Google’daki işinden istifa ettiğini açıklamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1WJh4OZi40yShGRpZiNcMA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zekanın, babası, uyardı:, İnsanlığı, yok, etme, olasılığı, arttı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>2025&amp;apos;in en çok beklenen oyunları belli oldu: Oyuncuların gözlerini dikerek beklediği 10 oyun</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/2025in-en-cok-beklenen-oyunlari-belli-oldu-oyuncularin-goezlerini-dikerek-bekledigi-10-oyun</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/2025in-en-cok-beklenen-oyunlari-belli-oldu-oyuncularin-goezlerini-dikerek-bekledigi-10-oyun</guid>
<description><![CDATA[ 2025 yılının en çok beklenen oyunları belli oldu. Milyonlarca oyunsever, 2025&#039;te birbirinden çarpıcı yapımlarla buluşmaya hazırlanıyor. ABD’de yapılan bir analiz, oyuncuların sabırsızlıkla beklediği oyunları ve bu yapımlara olan ilgiyi gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, bir oyun 123 binin üzerinde ortalama aylık aramayla 2025’in en çok beklenen oyunu olarak zirveye yerleşti. Üstelik, 48 eyalette bir numara olmayı başardı. İşte oyuncuların gözlerini dikerek beklediği 10 oyun.2025 yılının en yüksek metascore puanına sahip olması beklenen oyunları belirlendi. Listenin zirvesinde yer almasıyla ise bir oyun yine oyun dünyasını şaşırtmadı. Peki, gelecek yıl hangi oyunlar heyecanla bekleniyor? ABD&#039;de gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, oyuncuların gözlerini diktiği yapımları ortaya çıkardı.Araştırmada dikkat çeken yapımlar ise şu şekilde sıralandı:ABD’deki oyuncuların en çok beklediği oyun. Çıkış tarihi tam olarak belli olmasa da ilgi zirvede. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mbbmST3Zu0Cwna3HCd8cSw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>2025in, çok, beklenen, oyunları, belli, oldu:, Oyuncuların, gözlerini, dikerek, beklediği, oyun</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;dan çığır açan keşif: &amp;quot;Sadece yaşam tarafından üretilen&amp;quot; gazlarla dolu gezegen tespit etti!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-cigir-acan-kesif-sadece-yasam-tarafindan-uretilen-gazlarla-dolu-gezegen-tespit-etti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-cigir-acan-kesif-sadece-yasam-tarafindan-uretilen-gazlarla-dolu-gezegen-tespit-etti</guid>
<description><![CDATA[ NASA, James Webb Uzay Teleskobu ile yaptığı son keşifte, Dünya&#039;dan 124 ışık yılı uzaklıkta bulunan K2-18 b adlı gezegenin atmosferinde, sadece yaşam tarafından üretilen gazlar tespit etti. Bu keşif, yıllardır süren başka bir gezegende yaşam izlerinin  olabileceğine dair heyecan verici bir adım olarak bilim dünyasında büyük bir yankı uyandırdı.ABD Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) uzay keşifinde çığır açan bir bulguya imza attı.
James Webb Uzay Teleskobu, K2-18 b adlı, Dünya&#039;dan daha büyük ve &quot;sadece yaşam tarafından üretilen&quot; gazlarla dolu bir gezegen keşfetti.K2-18 b, K2-18 adlı kırmızı cüce yıldızının etrafında dönen ve &quot;yaşanabilir bölge&quot; olarak bilinen alanda bulundu.
İlk olarak 2009’da NASA&#039;nın Kepler Teleskobu tarafından keşfedilen bu gezegen, son olarak James Webb Teleskobu tarafından daha detaylı incelendi.
NASA&#039;nın açıklamasına göre, gezegenin yarıçapı Dünya&#039;nın 2,6 katı, kütlesi ise 8,6 katı büyüklüğünde.James Webb Teleskobu, K2-18 b&#039;nin atmosferinde metan ve karbondioksit gibi karbon taşıyan moleküllerin varlığını tespit etti.
Bu bulgular, gezegenin atmosferinin hidrojen açısından zengin olduğu ve yüzeyinin su okyanuslarıyla kaplı olabileceği hipotezini güçlendiriyor.
Ancak en dikkat çekici bulgu, dimetil sülfür (DMS) adlı bir molekülün olası varlığıydı. Dünya&#039;da bu molekül yalnızca yaşam tarafından üretilir ve çoğunlukla deniz ortamlarında bulunan fitoplanktonlardan yayılır.
Bu, gezegende potansiyel olarak yaşamın varlığına dair ilk somut belirtilerden biri olarak değerlendiriliyor.NASA&#039;nın açıklamalarına göre, K2-18 b&#039;deki metan ve karbondioksit bolluğu, gezegenin hidrojen açısından zengin bir atmosfere sahip olmasının yanı sıra, su okyanuslarının varlığını da düşündürüyor.
Ancak, bu gezegenin büyüklüğü, yüzeyindeki sıcaklıklar ve yüksek basınç nedeniyle, yaşam için uygun olup olmadığı hala belirsiz.
NASA, gezegenin iç yapısının büyük olasılıkla yüksek basınçlı buzdan oluşan bir mantoya sahip olduğunu ve su okyanuslarının yaşam için sıvı kalamayacak kadar sıcak olabileceğini belirtiyor.
Yine de, bilim insanları elde ettikleri bulgularla gezegenin yaşam barındırma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor.K2-18 b gibi büyük boyutlara sahip gezegenler, daha önce yaşam arayışında odaklanılan küçük kayalık gezegen anlayışını değiştirebilir.
Cambridge Üniversitesi’nden astronom Nikku Madhusudhan, bu keşfin yaşam arayışında daha büyük, gazlı dünyaların da dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.
Madhusudhan, &quot;Hycean dünyaları, okyanuslarla kaplı büyük gezegenlerdir ve atmosferik gözlemler için daha elverişli olabilir&quot; diyor .James Webb Teleskobu, K2-18 b’nin atmosferine dair daha fazla veri toplamak amacıyla gözlemlerine devam ediyor.
2024 yılında yapılacak gözlemler, dimetil sülfür molekülünün atmosferdeki düzeylerini doğrulamak için kritik öneme sahip olacak.
Madhusudhan, nihai hedeflerinin, yaşanabilir bir dış gezegende yaşam izlerini tespit etmek olduğunu belirtiyor.n verici keşiflerinden biri haline gelebilir.K2-18 b&#039;nin keşfi, yalnızca dış gezegen araştırmalarında değil, insanlık için de büyük bir dönüm noktası olabilir. Eğer yaşam belirtileri tespit edilirse, bu keşif, evrendeki yaşam arayışımızı büyük ölçüde değiştirebilir ve insanlık tarihinin en heyecan verici keşiflerinden biri haline gelebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ch27wDqQ80GDQ8uOlBnmmQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASAdan, çığır, açan, keşif:, Sadece, yaşam, tarafından, üretilen, gazlarla, dolu, gezegen, tespit, etti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Güneş’in milyarlarca atom bombası gücündeki gizli tehdidi: Süper Parlamalar Dünya&amp;apos;yı nasıl etkiler? Uzmanlar dakika dakika anlattı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/gunesin-milyarlarca-atom-bombasi-gucundeki-gizli-tehdidi-super-parlamalar-dunyayi-nasil-etkiler-uzmanlar-dakika-dakika-anlatti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/gunesin-milyarlarca-atom-bombasi-gucundeki-gizli-tehdidi-super-parlamalar-dunyayi-nasil-etkiler-uzmanlar-dakika-dakika-anlatti</guid>
<description><![CDATA[ Güneş, uzaklardan sakin sarı bir top gibi görünse de, içinde barındırdığı yoğun manyetik kuvvetler ve şiddetli patlamalarla dev bir cehenneme dönüşebilir. Dünya&#039;nın yaşam kaynağı olan Güneş, bir gün insanlık için büyük bir tehdit oluşturabilir. Bilim insanları, Güneş&#039;ten kaynaklanacak büyük bir &quot;süper parlama&quot;nın, gezegenimizde yıkıcı etkiler yaratacağı konusunda uyarıyor. Olası bir güneş patlamasında adım adım yaşanacaklar.Güneş, yaşam kaynağımız olmasının yanı sıra, potansiyel bir felaketin de kaynağı olabilir.
Bilim insanları, Dünya’nın devasa bir güneş patlamasına (süper parlama) maruz kalma olasılığının her geçen yıl arttığını ve bu olayın tüm elektrik şebekelerinden internet altyapısına kadar büyük bir yıkıma yol açabileceği konusunda uyarıyor.
İşte olası bir  Güneş patlamasında dakika dakika Dünya&#039;da yaşanacaklar.Güneş parlaması, yüzeyinde biriken büyük miktarda enerjinin aniden açığa çıkmasıyla oluşan büyük patlamalardır.
Bu patlamalar, sadece elektromanyetik radyasyon salmakla kalmaz, aynı zamanda &quot;koronal kütle atımları&quot; adı verilen devasa güneş plazması bulutlarını uzaya fırlatır.
Bu olayların etkileri, elektrik şebekelerini, uydu iletişimini ve internet bağlantılarını tehlikeye atabilir.Güneş&#039;teki süper parlama sonrası ilk etkiler, elektromanyetik radyasyonun ışık hızında Dünya&#039;ya ulaşmasıyla görülür.
Bu radyasyon, iyonosferi etkileyerek radyo iletişimini bozabilir ve acil durumlarda büyük sorunlara yol açabilir.
Özellikle kurtarma ekiplerinin iletişimsizlik problemi yaşaması, felaket anlarında büyük bir tehlike oluşturur.Güneş patlamasının ardından, iyonlaştırıcı yüksek enerjili parçacıklar Dünya&#039;ya ulaşmaya başlar.
Bu parçacıklar, atmosferin dış katmanlarında büyük etkilere yol açmayabilir ancak ticari uçuşlar ve uzay yolculukları için ciddi tehditler oluşturabilir.
Astronotlar, büyük güneş patlamalarının etkilerine karşı en savunmasız gruptur.Süper parlama sırasında Güneş&#039;ten fırlayan koronal kütle atımları, Dünya&#039;nın manyetik alanıyla etkileşime girerek büyük jeomanyetik fırtınalar yaratabilir.
Bu fırtınalar, elektrik sistemlerinde ciddi arızalar ve bölgesel kesintilere neden olabilir.
Ayrıca, güneş patlamasının etkileri uydu sistemlerini de bozarak, küresel iletişim ve navigasyon sistemlerini devre dışı bırakabilir.Bir süper parlama, sadece elektrik ve iletişim sistemlerini etkilemekle kalmaz, aynı zamanda internet altyapısını da tehdit eder.
Deniz altındaki bakır kabloların zarar görmesi, küresel internet kesintilerine yol açabilir. Bu tür bir &quot;internet kıyameti&quot;, dünya çapında milyarlarca insanın internet erişimini kaybetmesine neden olabilir.Güneş&#039;teki süper parlama sonrası, etkiler aylar hatta yıllar sürebilir. Elektronik cihazlar, bilgisayarlar ve iletişim sistemleri, büyük hasarlar görebilir ve dünya genelinde yeniden toparlanma süreci uzun zaman alabilir.
İnsanlık, kaybolan iletişim ve elektrik sistemlerinin onarılması için aylarca, belki de yıllarca sürecek bir çaba içinde olacak.Güneş&#039;teki süper parlama riski, bilim insanlarının üzerine dikkatle çalıştığı bir konu olmasına rağmen, bu olayın ne zaman gerçekleşeceği bilinmemete. Dünya, böyle bir felakete hazırlıklı olmalı ve bu potansiyel tehditlere karşı önlemler almalıdır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BMItbmUIh0e8AszG8rgEFg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Güneş’in, milyarlarca, atom, bombası, gücündeki, gizli, tehdidi:, Süper, Parlamalar, Dünyayı, nasıl, etkiler, Uzmanlar, dakika, dakika, anlattı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>2025 yılına damgasını vuracak inanılmaz uzay görevleri</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/2025-yilina-damgasini-vuracak-inanilmaz-uzay-goerevleri</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/2025-yilina-damgasini-vuracak-inanilmaz-uzay-goerevleri</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın Jüpiter&#039;in buzlu uydusu Europa&#039;yı inceleme görevinden Elon Musk&#039;ın SpaceX&#039;inin  Starship roketini havada yakalamasına kadar , 2024&#039;te inanılmaz uzay başarıları yaşandı. 2025 yılı, uzay keşifleri ve teknolojilerinde çığır açacak gelişmelerin yaşanacağı bir dönem olarak karşımıza çıkacak. Bu yıl, NASA, SpaceX, Çin, Hindistan ve Avrupa Uzay Ajansı gibi dünya çapında uzay ajansları ve özel şirketler, insanlık için büyük keşiflere imza atacak misyonlar gerçekleştirecek.  İşte 2025 yılında yapılması planlanan uzay görevleri.2024 yılı, NASA&#039;nın Jüpiter&#039;in buzlu uydusu Europa&#039;yı inceleme görevinden Elon Musk&#039;ın SpaceX şirketinin Starship roketini havada yakalamasına kadar birçok heyecan verici uzay başarısına sahne oldu.NASA Yöneticisi Bill Nelson, &quot;2024 yılında keşfetmek, araştırmak ve ilham vermek için büyük adımlar attık. Tüm bunları yaparken Amerikan halkına ve tüm insanlığa elle tutulur faydalar sağladık&quot; dedi.
Ancak 2025, uzay ajansları ve şirketler için daha da heyecan verici bir yıl olacak. Birçok dikkat çekici görev 2025&#039;te gerçekleşecek. İşte 2025&#039;te gerçekleşmesi planlanan görevler.2025 Mayıs’ında fırlatılması beklenen Tianwen-2, Dünya&#039;ya yakın asteroit Kamoʻoalewa&#039;ya (2016 HO3) ulaşarak, asteroitten örnek toplayacak.
Bu misyon, asteroitten alınan örneklerle Güneş Sistemi’nin oluşumu ve evrimi hakkında daha fazla bilgi edinmeyi amaçlıyor.
Tianwen-2, asteroite ulaşmadan önce uzaktan gözlemler yapacak ve yaklaşık 100 gram tozlu yüzey kayası toplayacak.
2026&#039;da Kamoʻoalewa&#039;ya, 2034&#039;te ise 311P/PANSTARRS kuyruklu yıldızına ulaşması bekleniyor.Venüs’te yaşam arayışına dair heyecan verici bir görev,2025  yılında özel sektör tarafından gerçekleştirilecek.
Venus Life Finder, 2025&#039;in Ocak ayında Yeni Zelanda’dan fırlatılacak ve Venüs atmosferine organik molekülleri arayan bir sonda bırakacak.
Venüs’ün sıcak, zehirli atmosferi nedeniyle yaşam ihtimali hakkında kesin bir kanıt yok, ancak bu görev, yaşamın izlerini aramaya yönelik önemli bir adım olacak.Sierra Space’in geliştirdiği Dream Chaser, 2025 yılı Mayıs ayında Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;na (ISS) kargo taşıyacak.
Bu geleneksel uçak gibi yatay iniş yapabilen araç, ilk uçuşunda yaklaşık 45 gün boyunca uzay istasyonunda kalacak.
Gelecekte, astronotları taşıma potansiyeline de sahip olan Dream Chaser, uzay turizmi için de kullanılabilir.Avrupa Uzay Ajansı&#039;nın geliştirdiği Space Rider, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde alçak Dünya yörüngesine fırlatılacak.
İnsansız ve yaklaşık iki ay boyunca yörüngede kalacak olan Space Rider, bilimsel araştırmalar için önemli veriler toplayacak.
Yeniden kullanılabilir bir uzay aracı olan Space Rider&#039;ın gelecekte birçok uzay görevinde kullanılması bekleniyor.NASA&#039;nın ESCAPADE misyonu, Mars atmosferini incelemek için 2025 yılında başlatılacak. İkiz uzay araçları, Mars’ın manyetik alanlarını ve atmosferini inceleyecek.
Mars’taki iklim değişiklikleri hakkında önemli bilgiler sağlayacak bu görev, uzay hava koşullarından uzay araçlarını koruma çalışmalarına katkıda bulunacak.2025 yılında fırlatılacak Haven-1, özel sektörden gelen ilk ticari uzay istasyonu olacak.
SpaceX Falcon 9 roketiyle Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatılacak olan Haven-1, dört astronota lüks bir yaşam alanı sunacak.
Kraliçe yatakları ve büyük pencereleriyle uzayda konforlu bir yaşam alanı sağlayan istasyon, ticari uzay turizmi için önemli bir adım olacak.Hindistan Uzay Araştırma Örgütü (ISRO), 2025’te Gaganyaan programı kapsamında üç mürettebatsız uzay aracı fırlatacak.
Bu görevler, Hindistan’ın uzaya insan göndermesi için önemli bir adım olacak.
2026&#039;da yapılması planlanan Gaganyaan IV, üç astronotu uzaya taşıyacak.Elon Musk’ın SpaceX’i, 2025 yılında Starship ile Dünya yörüngesinin ötesine yapacağı yolculuk için hazırlıklarını sürdürüyor.
Starship, SpaceX’in Mars’a insan göndermeyi planladığı en büyük roket sistemi olacak. 2025 yılı, Starship’in fırlatılmasının yanı sıra bu dev roketin hızlı yakıt ikmali yapabilmesi için geliştirdiği yeni teknolojilerin de test edileceği bir yıl olacak.
Elon Musk, 2026&#039;da Starship’in Mars’a mürettebatsız bir görevle gitmesini, 2028’de ise ilk insanlı Mars yolculuğunun yapılmasını öngörüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w3KdcBRDXU2QdEWYM7DQoQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>2025, yılına, damgasını, vuracak, inanılmaz, uzay, görevleri</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Teknoloji yılı 2024: Uzaydan yapay zekaya, dünyada ve Türkiye&amp;apos;de yaşanan önemli gelişmeler</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/teknoloji-yili-2024-uzaydan-yapay-zekaya-dunyada-ve-turkiyede-yasanan-oenemli-gelismeler</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/teknoloji-yili-2024-uzaydan-yapay-zekaya-dunyada-ve-turkiyede-yasanan-oenemli-gelismeler</guid>
<description><![CDATA[ 2024 yılı teknoloji dünyasında birçok önemli gelişmeye sahne oldu. Türkiye&#039;nin uzay serüveninde yeni bir sayfa açılırken, dünya genelinde yapay zeka alanında büyük ilerlemeler kaydedildi, sosyal medya platformlarının etkisi yeniden tartışıldı ve çip üretimiyle ilgili uluslararası gerilimler arttı. İşte 2024 yılında yaşanan teknolojik gelişmeler.Teknoloji alanında bu yıl, hem Türkiye&#039;de hem de dünyada birçok gelişme meydana geldi.
Sosyal medya platformlarının zararları ve platformlara yönelik düzenlemeler yıl boyunca dikkati çekti.Yılın en önemli gelişmelerinden biri Oxford Sözlüğün 2024 yılının kelimesi olarak &quot;brain rot&quot; yani &quot;beyin çürümesi&quot; kelimesini seçmesi oldu.
Sosyal medyanın gereksiz ve eğlencelik kullanımını ifade eden &quot;beyin çürümesi&quot; sosyal medyanın karanlık yüzünün yeniden tüm dünyada tartışılmasına neden oldu.Avrupa başta olmak üzere birçok ülke, 16 yaş altı gençlerin sosyal medya kullanımının fiziksel ve psikolojik zararları nedeniyle kısıtlamalar getirmeye hazırlanıyor.Avustralya ve İspanya, sosyal medya platformları için yasa tasarıları hazırlarken, şirketler ise bu kısıtlamalara karşı önlemler alıyor.Ayrıca, sosyal medya platformları üzerindeki sansür tartışmaları da sürüyor. Meta&#039;nın sahibi olduğu Instagram, Facebook ve WhatsApp, Filistin destekçisi paylaşımlara kısıtlamalar getirdi.
BBC&#039;nin verilerine göre, Ekim 2023&#039;ten itibaren Filistinli kullanıcıların yorumları daha fazla engelleniyor.2024 yılı, yapay zeka alanındaki rekabetin kızıştığı bir yıl oldu.
OpenAI, metinden görüntü üreten yapay zeka aracı Sora&#039;yı tanıtarak büyük ses getirdi. Google DeepMind ise yeni nesil video oluşturmamodeli Veo 2&#039;yi duyurdu. Bu model, Sora’dan daha uzun ve kaliteli videolar üretebiliyor.OpenAI, ChatGPT’nin yeteneklerini geliştirerek yeni sürümlerini kullanıma sundu. Sosyal medya platformu X de Grok isimli yapay zeka aracını tanıttı. Grok, yazılı soruları yanıtlama ve görsel üretme yeteneğine sahip.Yapay zeka ile üretilen videoların gerçekçiliği arttıkça, sahte içerikler ile gerçekler arasındaki farkı ayırt etmek zorlaşıyor.
Araştırmalar, internet kullanıcılarının yüzde 39’unun yapay zeka ile üretilen görsellerin gerçek olup olmadığını ayırt edemediğini gösteriyor.2024’te yapay zeka, büyük enerji tüketimiyle de gündemdeydi. IEA verilerine göre, ChatGPT&#039;ye bir soru sormak, Google aramasının 10 katı enerji harcıyor. Bu sebeple, Google, Amazon ve Microsoft enerji yatırımlarını artırma kararı aldı.Yapay zeka, istihdamda da büyük değişimlere yol açacak. IMF, yapay zekanın küresel istihdamın yüzde 40&#039;ını etkileyeceği ve gelir eşitsizliğini derinleştireceği uyarısında bulundu.
Ayrıca, Türkiye&#039;den HAVELSAN tarafından geliştirilen Türkçe tabanlı yapay zeka platformu &quot;MAIN&quot;, çeşitli kurumlar tarafından kullanılmaya başlandı.ABD ve Çin arasında 2019 yılında Huawei&#039;ye getirilen kısıtlamalar sebebiyle gün yüzüne çıkan teknoloji çekişmesi 2024 yılında da etkilerini sürdürdü. ABD&#039;de kasım ayında yapılan seçimlerde yeniden başkanlığa seçilen Donald Trump&#039;ın Tayvan&#039;ı ABD çip endüstrisini çalmakla suçlaması sonrası Tayvan-Çin-ABD hattında çip gerilimi üst seviyeye çıktı.Çip üretimiyle alakalı olarak Hollanda hükümeti, ileri teknoloji çiplerin yapımında kullanılan fotolitografi makinelerinin Çin’e ihracat lisanslarını iptal etti.Bu arada çip sektörü de 2024 yılında büyük bir ivme kaydetti. ABD&#039;li çip şirketi Nvidia yılın bazı bölümlerinde dünyada piyasa değeri en yüksek şirketler listesinde 1. sırada yer alırken Tayvanlı çip üreticisi TSMC de listede ilk 10&#039;da kendine yer bulmayı başardı.Türkiye&#039;nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, uzay serüveniyle ülke tarihine geçti. Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda (ISS) geçirdiği sürede Türkiye Uzay Ajansı ve TÜBİTAK Uzay Komisyonunca hazırlanan 13 bilimsel deneyi gerçekleştiren Gezeravcı, Türkiye&#039;nin uzay serüveninde farkındalık oluşturdu.
Türkiye&#039;nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever de yörünge altı uçuşunu tamamlayarak 7 bilimsel deney gerçekleştirdi.Türkiye&#039;nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A uzaya fırlatıldı. Hizmet vereceği kalıcı yörüngesine ulaşan uydu, 2025&#039;in ilk çeyreğinde hizmete alınacak.
Türkiye, TEKNOFEST ile teknoloji alanındaki en büyük festivallerden birine ev sahipliği yaptı.
Ancak, 2024&#039;te bir yazılım güncellemesi nedeniyle küresel çapta büyük bir siber güvenlik sorunu yaşandı. Birçok sektör, hatalı yazılım yüzünden milyarlarca dolar zarara uğradı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NOCAU1_w6kO0Bq7DQxWF4g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Teknoloji, yılı, 2024:, Uzaydan, yapay, zekaya, dünyada, Türkiyede, yaşanan, önemli, gelişmeler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA açıkladı: Vesta&amp;apos;nın gizemli çukurları nasıl oluştu?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-acikladi-vestanin-gizemli-cukurlari-nasil-olustu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-acikladi-vestanin-gizemli-cukurlari-nasil-olustu</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın Dawn görevi, Asteroit Kuşağı&#039;nın ikinci büyük gök cismi Vesta’daki gizemli çukurların nasıl oluştuğuna dair önemli bir keşif yaptı. Araştırmaya göre, Vesta&#039;daki oluklar meteor çarpmalarının tetiklediği tuzlu su akışlarıyla oluşmuş olabilir.Güneş sistemimizin en büyük asteroitlerinden biri olan Vesta&#039;daki gizemli cukurlar, meteor çarpmalarının tetiklediği ani tuzlu su akışlarının sonucunda oluşmuş olabilir.
NASA&#039;nın Dawn görevi ve yeni yapılan laboratuvar deneyleri, bu teoriyi güçlendiren önemli bulgular ortaya koydu.Vesta, yüzeyi derin oluklarla dolu olan dev bir asteroit ve yıllarca bilim insanları, bu çukurların meteor çarpmaları ya da sıcaklık değişimlerinden kaynaklanan kuru enkaz akışlarıyla oluştuğunu düşünüyordu.
Ancak NASA&#039;nın son araştırmalarına göre, Vesta’daki bu derin kanalların, meteor çarpmaları sonucu yer yüzeyine çıkan tuzlu suyun akışlarıyla şekillenmiş olmasının daha olası olduğunu ortaya koydu.Vesta&#039;nın yüzeyindeki olukların oluşumuna dair yapılan deneylerde, sodyum klorürle (sofra tuzu) stabilize edilmiş tuzlu suyun, uzayın vakum koşullarında dahi uzun süre akışkan kalabileceği keşfedildi.
Araştırmacılar, saf suyun hemen donmasına karşın tuzlu suyun en az bir saat boyunca sıvı kalabildiğini belirlediler.
Bu, tuzlu su akışlarının Vesta gibi havasız ortamlarda bile belirli bir süre boyunca oluşabileceğini ve yüzeyde kalıcı izler bırakabileceğini gösteriyor.NASA&#039;nın Jet Propulsion Laboratuvarı&#039;nda yapılan deneylerde, Vesta&#039;nın yüzeyindeki koşulları simüle etmek için özel bir test odası kullanıldı.
Bu odada, düşük hava basıncı altında sıvıların ne kadar süre sıvı kalabileceği test edildi.
Deneyler, tuzlu suyun yüzeydeki donmuş katmanlar tarafından korunarak daha uzun süre akışkan kalabildiğini ortaya koydu.NASA&#039;nın Dawn uzay aracı, 2007 yılında fırlatılmasından sonra 14 ay boyunca Vesta&#039;nın yörüngesinde görev yaptı ve önemli bulgular elde etti. Araştırmalar, Vesta’daki tuzlu su akışlarının, Ceres gibi başka bir gök cisminin yüzeyinde de benzer süreçlerin yaşandığını düşündürtmektedir. Ceres, yüzey altındaki tuzlu su rezervuarlarına sahip ve bu suyun zaman zaman yüzeye çıktığı düşünülüyor.Bilim insanları bu yeni bulguların yalnızca Vesta&#039;nın yüzeyindeki oluşumları anlaya değil, aynı zamanda diğer havasız dünyalarda  da sıvıların nasıl var olabileceğine dair önemli ipuçları sunduğunu belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/spWYZoX_fUSo5xG-BME4vw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, açıkladı:, Vestanın, gizemli, çukurları, nasıl, oluştu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yapay zeka kararları manipüle ediyor: Uzmanlardan &amp;quot;Niyet Ekonomisi&amp;quot;  uyarısı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-kararlari-manipule-ediyor-uzmanlardan-niyet-ekonomisi-uyarisi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-kararlari-manipule-ediyor-uzmanlardan-niyet-ekonomisi-uyarisi</guid>
<description><![CDATA[ Cambridge Üniversitesi&#039;nin araştırmasına göre, yapay zeka temelli sistemler, kullanıcıların alışveriş tercihlerinden siyasi oy verme davranışlarına kadar çeşitli kararlarını etkileyebilir ve şirketler bu verileri &quot;niyet ekonomisi&quot; adı altında satabilir.Cambridge Üniversitesi&#039;nden araştırmacılar, çevrim içi platformlarda kullanıcıların niyetlerini tahmin etmek ve bu niyetleri manipüle etmek amacıyla kullanılan yapay zeka sistemlerinin temelini oluşturan yeni bir dijital pazarı inceledi.Bilim insanları, bu tür manipülasyonların dijital dünya üzerindeki özgür iradeyi tehdit edebileceğine ve bireylerin çevrim içi ortamda daha bilinçli bir şekilde hareket etmeleri gerektiğine dikkat çekti.Bu pazara &quot;niyet ekonomisi&quot; deniyor ve şirketler, kullanıcıların gelecek planlarını, alışveriş alışkanlıklarını, siyasi görüşlerini ve psikolojik durumlarını analiz ederek bu bilgileri başka şirketlere satabiliyor.Çalışmada, teknoloji devlerinin, kullanıcıların çevrim içi davranışlarını inceleyerek, otel konaklama planlarından, siyasi tercihlere kadar çeşitli kişisel verilerini topladığı belirtildi.Araştırmacılar, bu verilerin yapay zeka araçları tarafından analiz edilerek kullanıcıların karar verme süreçlerine etki edebileceğini vurguladı.Özellikle, büyük dil modellerinin bu verileri gerçek zamanlı olarak işleyip, kullanıcılara gelecekteki seçimleriyle ilgili öneriler sunabileceği, hatta bu seçimleri manipüle edebileceği uyarısında bulunuldu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YKTyFeuS5USH1XzfUOmF1A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zeka, kararları, manipüle, ediyor:, Uzmanlardan, Niyet, Ekonomisi, uyarısı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yapay zekalı robotlar uzayda insan astronotların yerini alabilir mi?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zekali-robotlar-uzayda-insan-astronotlarin-yerini-alabilir-mi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zekali-robotlar-uzayda-insan-astronotlarin-yerini-alabilir-mi</guid>
<description><![CDATA[ Robotik araçlar, Güneş Sistemi&#039;ni keşfederken insanlardan daha uzak ve tehlikeli bölgelere ulaşabiliyor. Uzmanlar, robotların düşük maliyet ve dayanıklılık avantajlarıyla uzay keşfinde ön plana çıktığını vurguluyor. Ancak insan varlığının ilham ve hız sağlayarak keşiflere benzersiz katkılar sunduğu belirtiliyor. Gelecekte, insansı robotlar ve insanlar arasında bir iş birliği modeli uzay araştırmalarında yeni bir dönemi başlatabilir. Peki yapay zekalı robotlar uzayda insan astronotların yerini alabilir mi? İşte ayrıntılar...Son altmış yılda, robotik sondalar Güneş Sistemi’ni dolaşarak insanın ulaşamayacağı yerlere ulaştı.
Parker Solar Probe, geçtiğimiz günlerde kendi hız rekorunu kırarak Güneş&#039;e yakın bir geçiş yaptı ve 10 günlük geçişi sırasında 1000 santigrat dereceklik sıcaklıklara maruz kaldı.
Ancak bu tür otonom uzay araçlarının başarısı ve gelişmiş yapay zekanın yükselişi, gelecekteki uzay keşiflerinde insanların rolünün ne olacağı sorusunu gündeme getiriyor.Bazı bilim insanları, insan astronotlara ihtiyaç olup olmayacağını sorguluyor.
Birleşik Krallık Kraliyet Astronomu Lord Martin Rees, “Robotlar hızla gelişiyor ve insan göndermenin gerekçesi giderek zayıflıyor. Vergi mükelleflerinin parası, insanları uzaya göndermek için kullanılmamalı.” dedi.Rees, insanların karşılaşabileceği risklere de dikkat çekerek, “İnsan göndermenin tek gerekçesi, zengin insanlar için bir macera veya deneyim olabilir ve bu da özel olarak finanse edilmelidir.” diye konuştu.
University College London’dan fizikçi Andrew Coates da aynı fikirde olduğunu belirterek, “Ciddi uzay keşifleri için robotları tercih ederim. Robotlar daha uzağa gidebilir ve daha fazla şey yapabilir. Ve yapay zeka ilerledikçe robotlar daha da akıllı hale gelebilir.” ifadelerini kullandı.Robotik uzay araçları, Güneş Sistemi’ndeki her gezegeni ve birçok asteroidi ve kuyruklu yıldızı ziyaret etti, ancak insanlar şu ana kadar sadece Dünya yörüngesi ve Ay&#039;a gidebildi.
1961’de Sovyetler Birliği’nden Yuri Gagarin’in ilk uzay kaşifi olmasından bu yana, toplamda yaklaşık 700 kişi uzaya gitti.
Bu yolculukların çoğu Dünya yörüngesine ya da kısa süreli suborbital uçuşlara yönelikti.Rice Üniversitesi’nden biyolog ve A City on Mars kitabının yazarı Dr. Kelly Weinersmith, “Prestij, insanların uzayda olmasının her zaman bir nedeni olacak. Bu, politik sisteminizin etkili olduğunu ve halkınızın üstün olduğunu göstermek için harika bir yol olarak kabul ediliyor.” dedi.
Ancak prestij ve keşfetme arzusu dışında, insanlar Uluslararası Uzay İstasyonu gibi ortamlarda araştırmalar ve deneyler yaparak bilimin ilerlemesine katkıda bulunuyor.
Robotlar da bilimsel araştırmalara katkı sağlayabilir.
İnsanların dayanamayacağı yerlere giderek atmosferleri ve yüzeyleri incelemek için araçlar kullanabilirler.
Ancak Dr. Weinersmith, “İnsanlar daha çok yönlü ve işleri bir robotun yapabileceğinden daha hızlı halleder, ancak uzayda hayatta kalmamız çok zor ve pahalı.&quot; diyor.Robotların insanları tamamlayıcı bir rol oynaması da mümkün.
NASA&#039;nın Valkyrie robotu gibi insansı makineler, insanlara benzer şekilde fiziksel işlevler yerine getirerek temel görevleri üstlenebilir.
Örneğin, bir uzay istasyonunda bakım ve montaj gibi işleri gerçekleştirebilirler.
Öte yandan NASA’nın Curiosity isimli Mars gezgini, Gale Krateri’ni keşfederken belirli bilimsel görevleri insan müdahalesi olmadan otonom olarak yerine getiriyor.
Ancak robotların hız ve ilham eksikliği gibi sınırlamaları da var.Birçok bilim insanı, insanların uzay keşfi sırasında toplumda yarattığı ilhamın robotların asla sağlayamayacağı bir şey olduğunu düşünüyor.
Eski NASA astronotu Leroy Chiao, “İnsanlar bir şey yaptığında, diğer insanlar bundan etkilenir,” diyor. “İlk insanın Mars’a inişi, ilk Ay inişinden bile büyük bir olay olacak.”İnsanlar, Aralık 1972’deki Apollo görevinden bu yana Dünya yörüngesinin ötesine geçmedi.
NASA, Artemis programıyla bu on yıl içinde insanları Ay’a geri götürmeyi planlıyor.
Bunun yanı sıra Çin Uzay Ajansı da Ay’a astronot göndermeyi hedefliyor.
SpaceX CEO’su Elon Musk ise Mars’ta bir koloni kurmayı planlıyor.
Hedefi, Starship isimli uzay aracıyla 20 yıl içinde Mars’a bir milyon insan yerleştirmek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aE4XSY2qREeXqVPZ_IC7Nw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zekalı, robotlar, uzayda, insan, astronotların, yerini, alabilir, mi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İnsanlık tarihinin kökeni değişiyor: Afrika değil, Doğu Asya&amp;apos;da ortaya çıkmış!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/insanlik-tarihinin-koekeni-degisiyor-afrika-degil-dogu-asyada-ortaya-cikmis</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/insanlik-tarihinin-koekeni-degisiyor-afrika-degil-dogu-asyada-ortaya-cikmis</guid>
<description><![CDATA[ Evrimsel biyolog Dr. Huan Shi&#039;nin öncülük ettiği yeni bir araştırma, insanlığın Afrika&#039;dan değil, Doğu Asya&#039;dan çıktığına dair çarpıcı bir teori öne sürdü. Genetik bulgular ve antik fosillerin bu iddiayı güçlendirdiğini söyleyen Shi, teorisinin dünya çapında kabul görmesini beklediğini belirtti.Yapılan yeni bir araştırma, uzun süredir kabul gören modern insanların Afrika&#039;da doğduğu teorisine karşı çıkarak, insan türünün Doğu Asya&#039;da başladığını iddia etti.Evrimsel biyolog Dr. Huan Shi “Doğu Asya’dan çıkış” teorisini savunarak, bu bölgedeki insan nüfuslarının genetik çeşitliliğinin daha düşük olduğunu ve bu durumun, bu toplumların insanlık tarihindeki ilk atalar olma olasılığını artırdığını belirtti.Ayrıca, Doğuluların antik Avrupalılara genetik olarak çok daha yakın olduğuna dikkat çekti.Bu teori, karmaşık canlıların genetik çeşitliliğinin daha düşük olduğu, yani genetik “doğaçlamaların” hayatta kalma şansının daha az olduğu düşüncesine dayanıyor.
Dr. Shi, “maksimum genetik çeşitlilik” (MGD) kavramını kullanarak, türlerin daha az çeşitliliğe sahip olanlarının, evrimsel açıdan daha eski ve kökensel olma ihtimalinin yüksek olduğunu öne sürdü.Dr. Shi, Aralık ayında yaptığı açıklamada, Avrupa’da bulunan en eski modern insanlara ait DNA örneklerinin Afrikalılardan çok, Asyalılara daha yakın genetik benzerlikler gösterdiğini belirtti.Dr. Shi, ayrıca Doğu Asya’daki eski fosillerin, bu bölgenin insanlığın kökeni olabileceğini daha da güçlendirdiğini savundu.
Özellikle, Çin’in Şensi eyaletine bağlı Dali ilçesinde bulunan 260 bin yıllık &quot;Dali kafatası&quot;nın modern insanlarla benzer özellikler taşıması, bu teoriye olan ilgiyi artırdı.
Dali kafatasının, Afrika’daki en eski Homo sapiens fosilleriyle benzerlikler gösterdiği belirtildi.Dr. Shi, 2016 yılında “Doğu Asya’dan çıkış” teorisini uluslararası bir akademik konferansta ilk kez sunduğunda teorisi büyük ölçüde reddedilmişti.
Ancak, son yıllarda artan destekleyici kanıtlar ve fosil buluntuları, bu teoriyi daha fazla bilim insanının incelemesine yol açtı.Dr. Shi, “Doğu Asya’dan çıkış” teorisinin dünya çapında kabul görmesini beklediğini belirtti ve ekledi: “Genel kanaati altüst etmek isteyen her entelektüel, bu tür zorluklarla karşılaşır, ancak doğruyu savunmaya devam edeceğiz.” ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Kb2ZlJOwzEWJ3KE0abgB7w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>İnsanlık, tarihinin, kökeni, değişiyor:, Afrika, değil, Doğu, Asyada, ortaya, çıkmış</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çinli hackerlar ABD Hazine Bakanlığı&amp;apos;na saldırdı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cinli-hackerlar-abd-hazine-bakanligina-saldirdi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cinli-hackerlar-abd-hazine-bakanligina-saldirdi</guid>
<description><![CDATA[ Çin hükümetiyle bağlantılı olduğu iddia edilen bilgisayar korsanları, ABD Hazine Bakanlığı&#039;nın sistemlerine siber saldırı düzenledi. FBI ve diğer kurumlar olayı &quot;büyük bir güvenlik ihlali&quot; olarak nitelendirdi ve konuyla ilgili soruşturma başlattı. Çin Büyükelçiliği ise iddiaları reddederek suçlamaları &quot;asılsız ve karalayıcı&quot; olarak tanımladı. Yetkililer, saldırının bir üçüncü taraf hizmet sağlayıcısının güvenlik açığı üzerinden gerçekleştiğini açıkladı.ABD&#039;li yetkililer, Çin hükümeti destekli bir hacker grubu tarafından Hazine Bakanlığı&#039;na siber saldırı gerçekleştirildiğini ve bazı sınıflandırılmamış belgelerin sızdığını açıkladı.
Çin hükümeti tarafından desteklendiği belirtilen bir grup bilgisayar korsanı, ABD Hazine Bakanlığı&#039;nı hackledi.
Saldırının Aralık ayı başlarında gerçekleştiği ve Hazine Bakanlığı&#039;nın milletvekillerine gönderdiği bir mektupla olayı kamuoyuna duyurulduğu belirtildi.ABD, bu olayı &quot;büyük bir güvenlik ihlali&quot; olarak nitelendirdi ve FBI ile diğer kurumlarla iş birliği yaparak olayın etkilerini araştırdığını açıkladı.
ÇİN BÜYÜKELÇİLİĞİ&#039;NDEN YANIT
Washington DC&#039;deki Çin Büyükelçiliği sözcüsü, BBC News&#039;e yaptığı açıklamada, bu suçlamanın &quot;asılsız&quot; olduğunu ve &quot;karalama amacı taşıdığını&quot; söyledi.Hazine Bakanlığı, milletvekillerine gönderdiği mektupta, Çin merkezli bilgisayar korsanlarının, çalışanlarına uzaktan teknik destek sunan üçüncü taraf bir hizmet sağlayıcının kullandığı bir anahtarı ele geçirerek güvenliği aşabildiğini ifade etti.
Yetkililer, BeyondTrust adlı bu üçüncü taraf hizmet sağlayıcısının çevrimdışına alındığını ve hackerların Hazine Bakanlığı bilgilerine erişimini sürdürdüğüne dair bir kanıt bulunmadığını belirtti.
FBI ile birlikte, Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenlik Ajansı ve bağımsız adli bilişim uzmanlarıyla çalışan bakanlık, olayın genel etkilerini belirlemek için incelemelerini sürdürüyor.Yetkililer, şu ana kadar elde edilen kanıtlara dayanarak saldırının, &quot;Çin merkezli İleri Seviye Sürekli Tehdit (APT) aktörü&quot; tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti.
Hazine Bakanlığı yetkilileri, milletvekillerine yazdıkları mektupta, &quot;APT’ye atfedilen ihlaller, Hazine politikası uyarınca büyük bir siber güvenlik olayı olarak değerlendirilir,&quot; dedi.Bakanlık sözcüsü, BeyondTrust’un 8 Aralık&#039;ta saldırı hakkında bakanlığı bilgilendirdiğini söyledi.
Şirketin, şüpheli aktivitelerin ilk kez 2 Aralık&#039;ta fark edildiğini ancak şirketin saldırıya uğradığını belirlemesinin üç gün sürdüğünü belirtti.
Sözcü, hackerların uzaktan birkaç Hazine çalışanının iş istasyonlarına ve bu çalışanların tuttuğu bazı sınıflandırılmamış belgelere erişim sağladığını ekledi.Bakanlık, bu belgelerin niteliğini, saldırının ne zaman ve ne kadar süre boyunca gerçekleştiğini veya bilgisayar sistemlerinin gizlilik düzeyini açıklamadı.
Hazine Bakanlığı sözcüsü, &quot;Sistemlerimize ve sakladığımız verilere yönelik tüm tehditleri son derece ciddiye alıyoruz&quot; dedi ve dış tehditlere karşı verilerini koruma çabalarını sürdüreceklerini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uxw93z_yCUa7cDLqArOq3Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Çinli, hackerlar, ABD, Hazine, Bakanlığına, saldırdı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;dan uyarı: Yılbaşı gecesi asteroit tehlikesi!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-uyari-yilbasi-gecesi-asteroit-tehlikesi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-uyari-yilbasi-gecesi-asteroit-tehlikesi</guid>
<description><![CDATA[ NASA, 31 Aralık&#039;ta Dünya&#039;ya yakın bir mesafeden geçecek olan 2024 AV2 adlı asteroit için bir uyarı yayınladı. Ev büyüklüğündeki göktaşının saatte 28 bin 227 kilometre hızla hareket ettiği öğrenildi. Dünya’ya 2 milyon 580 bin kilometre mesafeden geçmesi beklenen asteroit, 16 metre genişliğinde. Uzay ajansları, gelecekteki tehditleri önceden tespit edebilmek için çalışmalarını sürdürüyor.NASA, yılbaşı gecesi Dünya&#039;ya çok yakın bir mesafeden geçmesi beklenen, ev büyüklüğünde büyük bir asteroit konusunda uyarı yayınladı.
Bu asteroit, bu ay Dünya&#039;ya yakın geçen ikinci göktaşı olacak.
Asteroidin adı 2024 AV2 ve 31 Aralık günü Dünya&#039;ya yaklaşması bekleniyor.16 metre genişliğindeki bu asteroit, saatte 28 bin 227 kilometre hızla hareket edecek ve Dünya&#039;ya yaklaşık 2 milyon 580 bin kilometre mesafeden, yani Dünya ile Ay arasındaki mesafenin yaklaşık 6,7 katı uzaklıktan geçecek.
2024 AV2 asteroidi, Dünya&#039;ya yakın bir yörüngede hareket ettikleri için bilimsel açıdan ilgi çekici olan Dünya&#039;ya Yakın Cisimler (NEO) sınıfına ait.Ancak boyutuna rağmen, “potansiyel olarak tehlikeli asteroid” olarak sınıflandırılmıyor.
Bu sınıflama, genellikle çapı 150 metreden büyük ve Dünya&#039;ya 7,5 milyon kilometreden daha yakından geçen cisimler için yapılıyor.Bu tür asteroidlerin projeksiyonlarını ve erken uyarılarını kesinleştirmek için Pan-STARRS, Catalina Sky Survey ve NEOWISE gibi gelişmiş teleskoplar ve görevlerden elde edilen kapsamlı veriler kullanılıyor.
2028&#039;de fırlatılması planlanan NEO Surveyor gibi gelecekteki misyonlar, algılama yeteneklerini daha da geliştirmek üzere tasarlandı ve NASA’nın potansiyel tehditlere karşı daha hazırlıklı olmasını sağlayacak.
Gelecekteki çarpışma olasılıklarını değerlendirmek ve azaltmak amacıyla, NASA’nın Gezegen Savunma Koordinasyon Ofisi (PDCO) gibi girişimleri, 140 metre veya daha büyük cisimlerin belirlenmesine ve izlenmesine odaklanıyor.Bu ayın başlarında Rusya semaları, 70 cm çapında küçük bir asteroid olan 2024 XN1&#039;in Dünya atmosferine girmesiyle parlak bir ateş topu ile aydınlandı.
Bilim insanları, çarpışmadan sadece 12 saat önce keşfedilen bu asteroidin rotasını titizlikle izledi ve atmosferik girişini sadece 10 saniyelik bir hata payıyla tahmin etti.Asteroid, atmosfere girerken parçalanarak Yakutistan&#039;da ıssız bir ormanlık alana küçük parçalar halinde dağıldı.
NASA ve Avrupa Uzay Ajansı (ESA) gibi uzay ajansları, bu tür olayları erken tespit etmek ve zamanında uyarılar sağlamak için algılama yeteneklerini sürekli olarak geliştiriyor.
2022 WJ, 2023 CX1 ve 2024 BX1 gibi asteroidlerin Dünya atmosferinde yanarak göz kamaştırıcı manzaralar oluşturduğu olaylardan sonra, bu, 2024 yılında doğrulanan dördüncü çarpışma oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VlyC_uayfESEDh8AKBuLdA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASAdan, uyarı:, Yılbaşı, gecesi, asteroit, tehlikesi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>YouTube&amp;apos;a yeni özellik: Yemek yerken izleyecek video arama derdine son</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/youtubea-yeni-oezellik-yemek-yerken-izleyecek-video-arama-derdine-son</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/youtubea-yeni-oezellik-yemek-yerken-izleyecek-video-arama-derdine-son</guid>
<description><![CDATA[ YouTube, yemek yerken izlenecek içerik bulamayanlar için &quot;Bir şey oynat&quot; özelliğini test ediyor. Bu özellik, kullanıcıların izleme geçmişine göre rastgele video oynatıyor.Birçok kullanıcı yemek yerken veya kendine vakit ayırırken izleyecek bir şey bulamamaktan yakınıyor.
Bu probleme çözüm arayan YouTube, Netflix&#039;in artık kullanımdan kaldırılmış olan &quot;Play Something&quot; (Bir Şey Oynat) özelliğini test ediyor.9to5Google&#039;ın haberine göre, bu özellikle birlikte &quot;Bir şey oynat&quot; düğmesine basıldığında algoritma geçmiş videolara dayanarak rastgele video oynatmaya başlıyor.Bu düğmeye tıkladığınızda video Shorts oynatıcısında başlıyor, ancak içerik sadece Shorts videolarıyla sınırlı değil.
Normal videolar da üst ve alt kısımda siyah çubuklarla birlikte dikey bir formatta oynatılıyor.
Herhangi bir Shorts videosunda olduğu gibi, sağ tarafta beğen, beğenme, yorum yap ve paylaş düğmeleri bulunuyor.
Bu düğme ile yalnızca bir video oynatılabiliyor çünkü bir Shorts videosu açıldığında arayüz kapanıyor.Bu yeni özellik, özellikle Shorts platformunda izleyicileri daha fazla meşgul etmek için YouTube&#039;un bir stratejisi gibi görünüyor.
Platform daha önce &quot;Bir şeyler oynat&quot; bannerı da dahil olmak üzere benzer özellikler test etmişti.
Netflix ise &quot;Surprise Me&quot; (Beni Şaşırt) olarak adlandırdığı bu özelliği, düşük kullanım oranları nedeniyle piyasaya sürmesinden iki yıl sonra kaldırmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hOEvYHNxJUOTq5M-wPsaUg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>YouTubea, yeni, özellik:, Yemek, yerken, izleyecek, video, arama, derdine, son</media:keywords>
</item>

<item>
<title>276 puanla kayıtlara geçen dünyanın en zeki insanı açıkladı: Kaygı bozukluğuna iyi geliyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/276-puanla-kayitlara-gecen-dunyanin-en-zeki-insani-acikladi-kaygi-bozukluguna-iyi-geliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/276-puanla-kayitlara-gecen-dunyanin-en-zeki-insani-acikladi-kaygi-bozukluguna-iyi-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Dünyada, 276 puanla kayıtlara geçen en yüksek IQ&#039;ya sahip Kim Younghoon, IQ puanı yüksek kişilerin, eğlence dünyasındaki &quot;dedikodu&quot; içerikli haberleri takip etmesinin, kaygı bozukluğuna (anksiyete) iyi geldiğini düşünüyor.Dünyadaki en yüksek IQ puanına sahip Kim, Us Weekly dergisine verdiği mülakatta pop kültürüne olan sevgisinin, sağlığı için önemli olduğunu söylediIQ puanı 276 olan Kim, zeka seviyesi ölçütü olarak bilinen bu puanın yüksek olduğu birçok kişinin kaygı bozukluğu olduğunu kaydetti.Güney Koreli Kim, eğlence dünyasını ve ünlüler hakkındaki &quot;dedikodu&quot; içerikli haberleri takip etmenin, kendi kaygı bozukluğuna da iyi geldiğini söyleyerek, ünlülerin, yeni fikirler üretmeye yardımcı olduğunu dile getirdi.Mülakat Us Weekly&#039;de, &quot;Dünyanın en zeki adamı, IQ seviyesi ne kadar yüksekse dedikodu ihtiyacının o kadar çok olduğuna inanıyor&quot; başlığıyla yayınlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XVWWdA4lm0Ow4m9H_3UaJw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 09:57:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>276, puanla, kayıtlara, geçen, dünyanın, zeki, insanı, açıkladı:, Kaygı, bozukluğuna, iyi, geliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mars’ın gizemli tarihi: Antik kabuklar yaşamın ipuçlarını mı taşıyor?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/marsin-gizemli-tarihi-antik-kabuklar-yasamin-ipuclarini-mi-tasiyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/marsin-gizemli-tarihi-antik-kabuklar-yasamin-ipuclarini-mi-tasiyor</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir araştırma, Mars’ın güney yüksek arazilerindeki antik kalın kabuğun, granitik magmalar ve yeraltı su rezervuarları ürettiğini ortaya koydu. Rice Üniversitesi&#039;nden bir grup bilim insanı, milyarlarca yıl önce kabuğun altındaki radyoaktif ısınmanın bu süreçleri tetiklediğini kanıtladı. Bulgular, Mars’ın jeolojik geçmişine dair varsayımları sorgularken, güney arazilerde geçmişte yaşamı destekleyebilecek koşulların olabileceğine işaret ediyor.Yeni bir araştırma, Mars’ın antik geçmişindeki kabuk kalınlığı değişimlerinin gezegenin magmatik evrimi ve hidrolojik sistemleri üzerindeki etkilerini inceliyor.
Earth and Planetary Science Letters dergisinde yayımlanan araştırma, milyarlarca yıl önce Mars’ın güney yüksek arazilerinde oluşan kalın kabuğun granitik magmalar ürettiğini ve geniş yeraltı su rezervuarlarını desteklediğini ortaya koydu.Bu bulgular, Kızıl Gezegen’in jeolojik ve hidrolojik geçmişine dair uzun süredir kabul edilen varsayımları sorguluyor.
Araştırmaya liderlik eden Rice Üniversitesi’nden Cin-Ty Lee ve ekibi, güney yüksek arazilerdeki kalın kabuğun bazı bölgelerde 80 kilometreye kadar ulaşan Noachian ve erken Hesperian dönemlerinde (3-4 milyar yıl önce) alt kabukta kısmi erimeye maruz kalacak kadar sıcak olduğunu gösterdi.Bu süreç, radyoaktif ısınma tarafından tetiklenerek granitler gibi önemli miktarda silisik magmanın oluşmasına ve donmuş yüzey tabakasının altında yer altı su rezervuarlarının oluşmasına yol açmış olabilir.
Lee, “Bulgularımız, Mars’ın kabuksal süreçlerinin daha önce düşünüldüğünden çok daha dinamik olduğunu gösteriyor. Güney yüksek arazilerdeki kalın kabuk, levha tektoniği olmadan granitik magmalar üretebildiği gibi, istikrarlı yeraltı su rezervuarları sıvı su kaynakları için de termal koşulları sağladı. Bu da genellikle kuru ve donmuş kabul ettiğimiz bir gezegen için oldukça dikkat çekici.” dedi.Araştırma ekibi  Mars’ın Noachian ve erken Hesperian dönemlerindeki kabuğunun termal durumunu yeniden inşa etmek için gelişmiş termal modelleme kullandı.
Modelleme sonuçları, 50 kilometreyi aşan kabuk kalınlığına sahip bölgelerde yaygın kısmi erimenin meydana geleceğini ve bunun ya doğrudan dehidrasyon erimesi yoluyla ya da ara magmaların fraksiyonel kristalleşmesi yoluyla felsik magmalar üreteceğini ortaya koydu.Araştırma, granitlerin yalnızca Dünya’ya özgü olduğu fikrini sorgularken, Mars’ın levha tektoniği olmadan bile granitik magmalar üretebileceğini gösteriyor.
Bu granitlerin, güney yüksek arazilerdeki bazaltik akıntıların altında gizli kalmış olması muhtemel ve bu durum, Mars jeolojisine dair yeni bilgiler sunuyor.Bu su rezervuarları, volkanik aktivite veya meteor çarpmalarıyla zaman zaman yüzeye erişmiş ve gezegenin yüzeyinde taşkınlara neden olmuş olabilir.
Bu bulgular, yaşanabilirlik açısından önemli çıkarımlara sahip, çünkü sıvı suyun varlığı ve genellikle yaşam için kritik elementleri içeren granitik magmaların oluşabilmesi, Mars’ın güney yüksek arazilerinin geçmişte düşünüldüğünden daha yaşanabilir olabileceğini öne sürüyor.Araştırma, Mars’ta granitik kayaların tespit edilmesine veya eski su rezervuarlarının incelenmesine odaklanabilecek gelecekteki misyonlar için potansiyel bölgeleri vurguluyor.
Örneğin, güney yüksek arazilerdeki büyük kraterler ve kırıklar, gezegenin derin kabuğuna dair ipuçları sunabilir.“Her bir yeni bilgi, Mars’ın kabuksal süreçlerini anlamamıza ve gezegenin nasıl evrildiğini ya da yaşamı destekleyip desteklemediğini anlamaya bir adım daha yaklaştırıyor.” diyen araştırmacı Siebach, bu çalışmanın gezegensel bilimdeki en derin sorulara yanıt ararken nerede ve ne aramamız gerektiğine dair bir yol haritası sunduğunu belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/17gHW-A0Ek6Hjt89_vr8rw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 12:34:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Mars’ın, gizemli, tarihi:, Antik, kabuklar, yaşamın, ipuçlarını, mı, taşıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İki otomobil devi birleşiyor. Nissan ve Honda dünyanın 3. büyük şirketi olacak</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/iki-otomobil-devi-birlesiyor-nissan-ve-honda-dunyanin-3-buyuk-sirketi-olacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/iki-otomobil-devi-birlesiyor-nissan-ve-honda-dunyanin-3-buyuk-sirketi-olacak</guid>
<description><![CDATA[ Japon otomobil üreticileri Honda ve Nissan, elektrikli araç sektöründeki rekabet karşısında dünyanın en büyük üçüncü otomobil üreticisini oluşturmak için birleşiyor. İki şirketin birleşme yoluyla 191,4 milyar dolarlık pazar payı hedeflediği, bu adımla faaliyet karının ise 19 milyar dolar üzerine çıkmasının beklendiği açıklandı.Şirketlerden yapılan ortak açıklamada, Japon otomobil üreticilerinin ortak bir holding şirketi altında birleşme görüşmeleri için mutabakat zaptı imzaladıkları belirtildi.Nissan&#039;ın yüzde 24,5&#039;lik hissesine sahip olan Mitsubishi de mutabakat zaptını imzalarken, yeni oluşturulacak gruba katılmayı ocak ayı sonuna kadar değerlendirecek.  Şirketler, Haziran 2025&#039;e kadar birleşme görüşmelerini tamamlamayı, Ağustos 2026&#039;ya kadar holding şirketi kurmayı ve her iki şirketin hisselerinin de borsaya kote edilmesini hedefliyor.  Öte yandan Honda, gelecek yıl 1,1 trilyon yen (7 milyar dolar) değerinde hisse geri alımı yapacağını duyurdu.  Honda Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Toshihiro Mibe, konuya ilişkin düzenlediği basın toplantısında, şirketlerin elektrikli araçlar ve otonom sürüş alanındaki yeni teknolojilerin geliştirilmesinde rekabet edebilmek için daha büyük bir bütçeye ihtiyaç duyduğunu söyledi.  Söz konusu anlaşmanın, Honda ve Nissan markasını koruyacağını belirten Mibe, anlaşmanın, kaynakları paylaşmayı ve sinerji sağlamayı amaçladığını aktardı.  Mibe, iki şirketin potansiyel birleşme yoluyla 30 trilyon yenlik (191,4 milyar dolar) bir satış rakamına ulaşacağını, faaliyet karının ise 3 trilyon yen (19 milyar dolar) üzerine çıkacağını ifade etti.  Mibe, &quot;Her iki şirket de kendi markalarıyla ortak holding şirketinin tamamına sahip olduğu iştirakler olarak devam edecek.&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3SmV4cCVDUO7X953OvT93Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 12:34:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>İki, otomobil, devi, birleşiyor., Nissan, Honda, dünyanın, büyük, şirketi, olacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Felç geçirdi, kimliği değişti: İtalyan aksanıyla konuşmaya başlayan İngiliz kadın tıp literatürüne geçti!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/felc-gecirdi-kimligi-degisti-italyan-aksaniyla-konusmaya-baslayan-ingiliz-kadin-tip-literaturune-gecti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/felc-gecirdi-kimligi-degisti-italyan-aksaniyla-konusmaya-baslayan-ingiliz-kadin-tip-literaturune-gecti</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere, 58 yaşındaki Althia Bryden&#039;ın yaşadığı sıra dışı durumu konuşuyor. Geçirdiği inme sonrası konuşma yetisini kaybeden Bryden, üç ay sonra ilk kelimelerini söylediğinde hem ailesini hem de doktorları hayrete düşürdü. Aylar sonra İtalyan aksanıyla konuşmaya başlayan kadın tıp literatürüne geçti.İngiltere&#039;de Temmuz ayında beynine giden kan akışını engelleyen bir rahatsızlık nedeniyle kısa süreli komaya giren Bryden, &quot;Yabancı Aksan Sendromu&quot; olarak bilinen nadir bir durumla gündeme geldi.
Tıbbi kayıtlara göre şimdiye kadar sadece 100 civarında vaka bildirilen bu sendrom, genellikle beyinde meydana gelen hasardan kaynaklanıyor ve konuşma terapisiyle tedavi edilebiliyor.Kuzey Londra’nın Highbury bölgesinde yaşayan Bryden, felç geçirdikten sonra sağ tarafını hissedemez ve konuşamaz hale geldi. Ancak yoğun bakımda ilk kez konuşmaya başladığında, kendisi bile sesine inanamadı.Bryden, “Hemşireler, inmeden önce İtalyan aksanım olup olmadığını sordular. Hiç İtalyanca konuşmadım ve İtalya’yı bile ziyaret etmedim ama şimdi belirgin bir aksanla konuşuyorum,” dedi.Konuştukça farkında olmadan &quot;mamma mia&quot;, &quot;bambino&quot; ve &quot;si&quot; gibi İtalyanca kelimeler kullandığını belirten Bryden, &quot;Şaşırtıcı bir şekilde İtalyanca konuşabiliyorum. Farkında olmadan, konuşmanın ortasında İtalyanca bir kelime söylüyorum, ki bu, İngilizce söylemeye çalıştığım şeyin İtalyanca karşılığı. Bunu nasıl yaptığım hakkında hiçbir fikrim yok. Beynim İngilizce kelimeyi otomatik olarak İtalyancaya çeviriyor.&quot;Althia Bryden, bu yeni aksan nedeniyle kimliğini kaybettiğini hissettiğini dile getiriyor.
Her sabah aksanının normale dönmesini umarak uyandığını ancak doktorların ve terapistlerin eski sesinin geri gelip gelmeyeceği konusunda bir garanti veremediğini söylüyor.Yabancı Aksan Sendromu’na sahip başka biriyle henüz tanışmamış olması onu yalnız hissettirse de Bryden, bu durumun hikayesinin bir parçası olduğunu ve bundan utanmaması gerektiğini söylüyor.Felç Derneği’nden aldığı destekle bu zorlu süreci aşmaya çalışan Bryden, “Bu durumu yaşayan başka birini bulmayı ve onunla bağ kurmayı çok isterim,” diye ekledi.Yabancı Aksan Sendromu’nun ne kadar nadir olduğu düşünüldüğünde, Bryden’ın hikayesi tıp dünyasında bir kez daha bu gizemli durumu gündeme taşıdı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_y_aFeRFGEmgEpHDRAWyKA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 12:34:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Felç, geçirdi, kimliği, değişti:, İtalyan, aksanıyla, konuşmaya, başlayan, İngiliz, kadın, tıp, literatürüne, geçti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Telegram değişikliğin ardından ilk kez kar açıkladı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/telegram-degisikligin-ardindan-ilk-kez-kar-acikladi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/telegram-degisikligin-ardindan-ilk-kez-kar-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Telegram&#039;ın kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Pavel Durov, uygulamanın üç yıl önce para kazanma modeline geçmesinden bu yana ilk defa kara geçtiğini ve bu yıl 1 milyar dolardan fazla gelir elde ettiğini bildirdi.Telegram&#039;ın bu yıl 1 milyar dolardan fazla gelir elde ettiği açıklandı.Durov, Telegram üzerinden yaptığı yazılı açıklamada, Telegram Premium kullanıcı sayısının bu yıl üç kat artarak 12 milyonun üzerine çıktığını belirtti.  Telegram&#039;ın reklam gelirlerinin de arttığına işaret eden Durov, &quot;Telegram&#039;ın 2024&#039;teki toplam geliri 1 milyar doları aştı ve yılı kripto varlıkları hariç 500 milyon dolardan fazla nakit rezervle kapatıyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.&quot;İLK KEZ KARLI HALE GELDİ&quot;  Durov, Telegram&#039;ın borçlarının da önemli oranda ödendiğini aktararak, &quot;Tahmin ettiğim gibi 2024 Telegram için çok iyi bir yıl olurken, 3 yıllık para kazanma modeli tarihinde ilk kez karlı hale geldi.&quot; değerlendirmesini yaptı.  Dünyanın popüler anlık mesajlaşma ve sosyal medya uygulamalarından Telegram&#039;ın aylık aktif kullanıcı sayısı 900 milyon kişiye ulaşmıştı.  Durov, Telegram&#039;da yasa dışı içeriklere erişim sağlandığı gerekçesiyle 24 Ağustos&#039;ta Paris&#039;teki Bourget Havaalanı&#039;nda özel jetinden indiği sırada gözaltına alınmıştı.  Paris Savcılığı, hakkında 12 farklı suçlama bulunan Durov&#039;un 96 saatlik gözaltı süresinin ardından 28 Ağustos&#039;ta çıkarıldığı mahkemece 5 milyon avro kefalet ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını, tutuksuz yargılanacağını ve kendisine Fransa topraklarından çıkış yasağı getirildiğini açıklamıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Tbnzb2muqUmuO2KA_fV17Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 12:34:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Telegram, değişikliğin, ardından, ilk, kez, kar, açıkladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;nın yolculuğuna &amp;quot;Ay tozu&amp;quot; engeli</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasanin-yolculuguna-ay-tozu-engeli</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasanin-yolculuguna-ay-tozu-engeli</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Artemis Programı kapsamında 2030’dan önce astronotları Ay’a göndermeyi hedefliyor. Ancak Ay tozunun aşındırıcı ve yapışkan yapısı, astronot sağlığı ve ekipmanlar için büyük bir sorun oluşturuyor. Bu nedenle NASA, Ay tozunu anlamak ve etkilerini azaltmak için yeni teknolojiler geliştiriyor.NASA, Artemis Programı kapsamında 2030’dan önce Apollo Dönemi&#039;nden bu yana ilk kez astronotları Ay’a göndermeye hazırlanıyor.
ESA (Avrupa Uzay Ajansı) ve Çin gibi uzay ajansları da ilk kez astronotlarını Ay’a göndermeyi planlıyor.Bunun ötesinde, tüm bu ajanslar Güney Kutbu-Aitken Havzası&#039;nda kalıcı habitatlar inşa etmeyi ve insanlığın Ay&#039;da sürekli varlığını sağlayacak altyapıyı oluşturmayı hedefliyor.
Ancak uzay ajansları, Ay ortamının doğası nedeniyle birçok zorlukla karşı karşıya.
Aşırı sıcaklık farkları, 14 günlük gündüz-gece döngüsü ve atmosferin olmaması gibi faktörlerin yanı sıra, en büyük sorunlardan biri Ay regolitinin (yani Ay tozunun) varlığı.Ay tozu, hem kaba hem de keskin bir yapıya sahip olmasının yanı sıra, elektrostatik yüklü olduğu için her şeye yapışıyor.
Bu toz, astronot sağlığı, ekipman ve makineler üzerinde olumsuz etkilere yol açtığından, NASA bu tozun birikimini önlemek için teknolojiler geliştiriyor.
7 TEKNOLOJİ UÇUŞ TESTİ SIRASINDA DENENECEK
Bu teknolojilerden yedisi, Ay tozunun etkilerini azaltma yeteneklerini değerlendirmek için Blue Origin’in New Shepard roketiyle bir uçuş testi sırasında denenecek.Ay tozuyla ilgili diğer büyük bir sorun, uzay araçlarının iniş ve kalkış motorları nedeniyle bu tozun havaya karışması ve yayılmasıdır.
Ay’da atmosferin bulunmaması ve düşük yerçekimi nedeniyle bu toz uzun süre havada asılı kalabilir.
Ay regolitinin keskin yapısı, milyarlarca yıl boyunca meteorit ve mikrometeorit çarpışmalarının yanı sıra erozyon eksikliği nedeniyle aşındırıcı bir hal almıştır.
Bu da tozun astronot kıyafetlerinden ekipmana, insan derisinden gözlere ve akciğerlere kadar temas ettiği her yüzeye zarar verebileceği anlamına gelir.Güneş panelleri üzerinde birikerek görevlerin Ay gecesi boyunca hayatta kalabilmesi için yeterli enerji üretmesini de engelleyebilir.
Ayrıca, termal radyatörleri kaplayarak ekipmanın aşırı ısınmasına neden olabilir ve pencereler, kamera lensleri ve vizörler üzerinde birikerek görmeyi, navigasyonu ve doğru görüntü elde etmeyi zorlaştırabilir.
NASA Johnson Uzay Merkezi’nde Ay Yüzeyi İnovasyon İnisiyatifi’nin teknik entegrasyon lideri Kristen John, NASA’nın basın açıklamasında şunları söyledi:
“Tozun ince taneli yapısı, insan gözünün göremeyeceği kadar küçük partiküller içerir ve bu, kirlenmiş bir yüzeyin temiz görünebilmesine neden olabilir.”Bu teknolojiler, NASA’nın Uzay Teknolojisi Misyon Direktörlüğü’ne (STMD) bağlı Oyun Değiştiren Geliştirme programı tarafından geliştirildi.
“Suborbital Roket ile Ay Yerçekimi Simülasyonu” isiöli uçuş testi, Ay tozu taşınımını simüle edilmiş Ay yerçekimi ortamında inceleyecek.
Uçuş yükü, tozu azaltma ve temizleme stratejileri için çeşitli projeler içeriyor. Bunlar arasında şunlar bulunuyor:Bu kompakt robot, basınçlı bir ortamda tozun nasıl davrandığını simüle etmek ve ölçmek için tasarlandı.
Astronotların Ay dışı faaliyetlerden (EVA) sonra giysilerini çıkardıklarında (&quot;doffing&quot;) toz yayılımını nasıl yöneteceklerini anlamalarına yardımcı olabilir.
Robot, önceden programlanmış hareketlerle astronotların kıyafet çıkarma hareketlerini simüle eder ve küçük bir miktar Ay regoliti benzeri tozu serbest bırakır.
Tozun hareketi lazer aydınlatmalı bir görüntüleme sistemiyle gerçek zamanlı olarak yakalanırken, sensörler parçacıkların boyutunu ve sayısını kaydeder.EDL, Ay tozunun elektrostatik olarak yüklendiğinde nasıl “yükseldiğini” (havaya karıştığını) inceleyerek toz yükselme modellerini iyileştirecek.
Uçuşun Ay yerçekimi aşamasında bir toz örneği serbest bırakılacak ve EDL, bu parçacıkları UV ışık kaynağıyla aydınlatarak tozun yüklenmesini sağlayacak.
Toz, yüzeyden yükselirken bir lazer tabakasından geçecek ve EDL, bu süreci gözlemleyip kaydedecek.
EDL’nin kamerası, Ay yerçekimi aşaması sona erdikten sonra ve UV ışığı kapandıktan sonra bile tozu kaydetmeye devam edecek.NASA, Texas AM ve Texas Uzay Teknolojisi Uygulamaları ve Araştırma (T-STAR) tarafından geliştirilen Hermes Lunar-G projesi, daha önce Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) kullanılan Hermes tesisine dayanıyor.
Lunar-G projesi, yeniden düzenlenmiş Hermes donanımını kullanarak Ay regoliti benzerlerini inceleyecek.
Bu, dört kanister içinde sıkıştırılmış Ay tozu benzerlerinin kullanılmasıyla yapılacak.
Uçuş Ay yerçekimi aşamasına girdiğinde, bu tozlar serbest bırakılacak ve kanisterlerde hareket ederken yüksek hızlı kameralar ve sensörler verileri yakalayacak.
Sonuçlar, ISS’deki mikro yerçekimi verileri ve benzer uçuş deneyleriyle karşılaştırılacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0bhGvyJzFEmHDiM4AGm_xg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 12:34:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASAnın, yolculuğuna, Ay, tozu, engeli</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Araştırmalar gösterdi: Ruh sağlığını anında düzeltiyor, endorfin seviyenizi artırıyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/arastirmalar-goesterdi-ruh-sagligini-aninda-duzeltiyor-endorfin-seviyenizi-artiriyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/arastirmalar-goesterdi-ruh-sagligini-aninda-duzeltiyor-endorfin-seviyenizi-artiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Birleşik Krallık&#039;ta yapılan yeni bir araştırma, koro halinde şarkı söylemenin ruh halini anında iyileştirdiğini ve enerjiyi artırdığını ortaya koydu. Uzmanlara göre, şarkı söylemek endorfin salgısını artırırken topluluk hissiyle mutluluğu da beraberinde getiriyor.Batı İngiltere Üniversitesi (UWE) ve Bristol&#039;deki St George&#039;s konser salonunun iş birliğiyle yürütülen araştırma, koro halinde şarkı söylemenin ruh hali ve enerji seviyeleri üzerindeki olumlu etkilerini inceledi. &quot;Mutluluk için Söyle&quot; Projesi kapsamında Noel öncesinde bir araya gelen 300&#039;den fazla kişi, koro oturumlarında şarkı söylerken ruh halleri kaydedildi. Daha önce yaz aylarında gerçekleştirilen ve 361 katılımcının dahil olduğu benzer bir çalışmada ise, şarkı söylemeden önce ve sonra yapılan anketlerle katılımcıların ruhsal ve fiziksel durumları değerlendirilmişti.Araştırma, şarkı söylemenin katılımcıların ruh hallerini anında iyileştirdiğini ve onları daha sakin, enerjik ve mutlu hissettirdiğini ortaya koydu.
Müzik ve sağlık alanında uzmanlaşan akademisyen Kat Branch, &quot;Zor zamanlardan geçen ya da kayıplar yaşayan kişiler için Noel dönemi zorlu olabilir, ancak bu çalışmalarda dayanışma ve topluluk hissinin insanları ne kadar hızlı etkilediğini gözlemlemek büyüleyici&quot; dedi.Projeye katılan John Neugebauer, &quot;Koro şarkı söylemek isteyen ama eğitimsiz biriyseniz, yapın gitsin! Kendinizden büyük bir şeyin parçası olmak büyük bir mutluluk kaynağı. Şarkı söylemek çok fazla endorfin salgılamanızı sağlıyor ve kelimelerin kifayetsiz kaldığı yerde devreye giriyor&quot; diyerek deneyiminden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.Bir diğer katılımcı Jon Munday ise yaz aylarındaki projeden ilham aldığını belirterek, &quot;Başta notaları tutturamamaktan korkabilirsiniz, ama bu endişeyi geride bırakıp ortak bir deneyime dahil olduğunuzda farkı hemen hissediyorsunuz. Kendimi daha enerjik ve doğal hissediyorum&quot; dedi.
Araştırmacılar, 2025 ilkbaharı ve yazı arasında yeni bir grupla benzer bir çalışmayı tekrar etmeyi planlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9I-P2lsKSUynorvjAMXkAg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 12:34:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Araştırmalar, gösterdi:, Ruh, sağlığını, anında, düzeltiyor, endorfin, seviyenizi, artırıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Cehennem Kapısı&amp;quot;nda benzersiz keşif: &amp;quot;En az 50 bin yıllık en iyi korunan fosil&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cehennem-kapisinda-benzersiz-kesif-en-az-50-bin-yillik-en-iyi-korunan-fosil</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cehennem-kapisinda-benzersiz-kesif-en-az-50-bin-yillik-en-iyi-korunan-fosil</guid>
<description><![CDATA[ Sibirya’daki Batagaika Krateri, bilim dünyasını heyecanlandıran bir keşfe ev sahipliği yaptı. “Cehennemin Kapısı” olarak da bilinen bu devasa çöküntüde, şimdiye kadar bulunmuş en iyi korunmuş ve en az 50 bin yıllık olduğu tahmin edilen yünlü mamut yavrusu fosili ortaya çıkarıldı.Dünyanın &quot;en iyi korunmuş&quot; yünlü mamut yavrusu fosili, Cehennem Ağzı olarak bilinen Sibirya kraterinde bulundu.
Bilim insanları, Yana adı verdikleri mamutun en az 50 bin yıllık olduğunu ve Buzul Çağı sırasında henüz bir yaşındayken sırtından ölümcül bir yara alarak öldüğünü açıkladı.Yana&#039;nın, Rusya&#039;nın Yakutistan bölgesinde hızla genişleyen bir termokarst çöküntü olan, uzaydan görülebilen ve &quot;Yeraltı Dünyasına Açılan Kapı&quot; olarak da bilinen Batagai megaslump&#039;ındaki permafrostta (donmuş toprak) sayesinde korunduğu belirtildi.
Şu ana kadar altısı Rusya&#039;da olmak üzere yedi tane yavru yünlü mamut keşfedildi.
Yana&#039;nın gövdesi açıkça görülen ve en benzersiz şekilde korunmuş olanı olduğu açıklandı.Bilim insanlarının &quot;inanılmaz&quot; olarak tanımladığı kalıntılar bu yaz bulundu ancak Rus araştırmacılar tarafından şimdi duyuruldu. Mamutun boyu 1,5 metre, ağırlığı ise yaklaşık 180 kilogram olarak açıklandı.
Nesli tükenmiş hayvanın uzuvlarının serçeler ya da küçük memeliler tarafından darbe aldığı, ancak organlarının bozulmadan kalmayı başardığı belirtildi.Yakutsk&#039;taki Kuzey Doğu Federal Üniversitesi Mamut Müzesi laboratuvarı başkanı Maxim Cheprasov &quot;İnceleme, tüm organlar gibi başın da benzersiz bir şekilde korunduğunu gösteriyor&quot; dedi.
Yavru mamut üzerinde önümüzdeki yıl daha detaylı testler yapılacak.Batagaika Krateri, Sibirya’nın Yakutistan bölgesinde yer alan ve hızla büyüyen bir termokarst çöküntüsüdür. Yaklaşık 1 kilometre uzunluğunda ve 86 metre derinliğindeki bu krater, permafrostun erimesi sonucu oluşmuştur.
&quot;Cehennemin Kapısı&quot; olarak da adlandırılan krater, iklim değişikliğinin etkilerini gözlemlemek ve geçmiş ekosistemlere dair bilgi edinmek için bilim insanlarına önemli veriler sunmaktadır.
Tahminlere göre krater yılda 5 bin tona kadar organik karbon yaymakta ve permafrostun çözülmesi devam ettikçe emisyonların artma potansiyeli bulunmaktadır.Yana, Rusya&#039;nın donmuş topraklarında yapılan bir dizi muhteşem keşifin sonuncusu. 
Bilim insanları ayrıca çöküntüde mükemmel şekilde korunmuş tarih öncesi bir at yavrusu da buldu. Yaklaşık 42 bin 170 yaşında olan tay, artık nesli tükenmiş olan soğuğa dayanıklı Lenskaya türüne aitti.
Geçtiğimiz ay, Sakha ya da Yakutistan olarak bilinen aynı geniş kuzeydoğu bölgesindeki araştırmacılar, 32 bin yıllık küçük bir kılıç dişli kedi yavrusunun kalıntılarını gösterirken, bu yılın başlarında 44 bin yıllık bir kurt leşi ortaya çıkarıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2elZCRjcmkWRnlr3CdRwgw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 12:34:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Cehennem, Kapısında, benzersiz, keşif:, En, bin, yıllık, iyi, korunan, fosil</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sosyal medya düzenlemeleri artıyor: Yüz tanıma teknolojisi zorunluluğu geliyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/sosyal-medya-duzenlemeleri-artiyor-yuz-tanima-teknolojisi-zorunlulugu-geliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/sosyal-medya-duzenlemeleri-artiyor-yuz-tanima-teknolojisi-zorunlulugu-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Birleşik Krallık’ta, İngiliz hükümetine bağlı yayın, telekomünikasyon ve posta düzenleyicisi Ofcom tarafından açıklanacak yeni düzenlemelerle, sosyal medya şirketlerinin reşit olmayan çocukların yaşlarını doğrulamak için yüz tanıma teknolojisi kullanması bekleniyor. Çocukların çevrimiçi güvenliğini sağlamak adına uygulanacak bu yeni kurallara uyulmadığı takdirde sosyal medya yöneticileri büyük para cezaları ve hapis cezalarıyla karşı karşıya kalabilir.Sosyal medya, çocuklar için hem fırsatlarla dolu bir dünya, hem de pek çok risk barındırıyor. Bu nedenle, hükümetler dünya genelinde çocukların çevrimiçi güvenliğini sağlamak için harekete geçiyor.
Teknoloji devleri, Birleşik Krallık’taki çevrimiçi düzenleyici kurum Ofcom&#039;un önümüzdeki baharda açıklayacağı planlar kapsamında milyonlarca çocuğun çevrimiçi profillerini yasaklamasıyla karşı karşıya kalabilir.Telegraph gazetesin haberine göre, İngiltere’de gelecek ay açıklanması planlanan yeni uygulamaya göre büyük sosyal medya şirketleri reşit olmayan çocukların yaş kontrolünü yüz tanıma teknolojisi ile yapmaya başlayacak.Sosyal medya yöneticileri, kullanıcılarının reşit olmadığından emin olmak için belirlenen kılavuzlara uymadıkları takdirde büyük para cezaları ve hatta hapis cezalarıyla karşı karşıya kalacakları konusunda uyarıldı.
Ofcom&#039;un çevrimiçi güvenlik politikası başkanı John Higham, sosyal medya platformlarının, çocukların hesaplarını kaldırmak için &quot;son derece doğru ve etkili&quot; yapay zeka yaş kontrolü sistemleri kullanmasını beklediklerini söyledi.Ofcom, Facebook, Instagram, TikTok ve Snapchat gibi popüler sosyal medya sitelerinin asgari yaş sınırını 13 olarak belirlemiş olmasına rağmen, sekiz ila 11 yaş arasındaki çocukların yüzde 60’ının bu platformlarda profili olduğunu tahmin ediyor. Ayrıca, sosyal medya sitelerindeki reşit olmayan çocukların beşte birinin, yaşlarını gizleyerek profil oluşturduklarını belirtti.John Higham, “Çocukların yaşları hakkında yalan söyleyeceklerini anlamak için dahi olmaya gerek yok. Bu, ciddi bir sorun” diyerek, güvenlik endişelerini dile getirdi.Bu gelişme, Ofcom’un bu yıl başında yayımladığı yeni kurallarla destekleniyor.
Çevrimiçi Güvenlik Yasası’na uyum sağlamak amacıyla sosyal medya şirketlerine yasadışı ve zararlı içeriklere karşı daha sıkı önlemler alması için baskı yapılacak.
İlkbaharda yürürlüğe girecek olan yeni kurallara göre, çocukları çevrimiçi zararlardan koruyamayan teknoloji firmalarına küresel cirolarının yüzde 10’una kadar para cezası verilebilecek ve ısrarlı ihlaller durumunda yöneticiler hapse atılabilecek.Teknoloji şirketleri, son yıllarda kişisel kimliklerin taranması, yüz yaşının tahmin edilmesi ve ebeveynden yaşın doğrulanması gibi daha sıkı yaş kontrolleri getirdiklerini savunuyor.
Ancak Ofcom&#039;un araştırmasında, çoğu çocuğun kendilerinden yaşlarını doğrulamaları istenmediğini, Instagram kullanıcılarının yalnızca yüzde 18&#039;inin, TikTok kullanıcılarının yüzde 19&#039;unun ve Snapchat kullanıcılarının yüzde 14&#039;ünün doğum tarihlerini doğrulamaları istendiğini bulduğu bildirildi . ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Fm0e2g03P0SbpBKaHXc_EA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 12:34:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Sosyal, medya, düzenlemeleri, artıyor:, Yüz, tanıma, teknolojisi, zorunluluğu, geliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>CIA&amp;apos;in gizli Mars yolculuğunun belgeleri ortaya çıktı: &amp;quot;Uzun boylu ince yapılı insanlar vardı&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/ciain-gizli-mars-yolculugunun-belgeleri-ortaya-cikti-uzun-boylu-ince-yapili-insanlar-vardi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/ciain-gizli-mars-yolculugunun-belgeleri-ortaya-cikti-uzun-boylu-ince-yapili-insanlar-vardi</guid>
<description><![CDATA[ NASA, SpaceX ve diğer uzay girişimleri Mars’ta yaşam arayışını sürdürürken, CIA tarafından yayımlanan bir belge, bunun aslında 40 yıl önce gerçekleştirildiğini öne sürüyor. 1984 tarihli &quot;Mars Exploration May 22, 1984&quot; başlıklı rapor, CIA&#039;in astral seyahat yöntemi kullanarak bir deneği Mars’a gönderdiğini iddia ediyor.NASA başta olmak üzere, Elon Musk&#039;ın sahibi olduğu SpaceX ve daha birçok uzay girişimi Kızıl Gezegen&#039;de yaşam arayışlarını sürdürüyor. Ancak bulunan bir CIA belgesi bunun 40 yıl önce gerçekleştiğini iddia ediyor.Rapor, 1977 yılında kurulan ve gizli askeri projelerin parçası olan Project Stargate’in bir çalışması.Astral seyahat, telepati ve psikokinezi gibi olağanüstü fenomenleri araştıran projede, katılımcılar, binoral ritim ve hemi-sync sesleriyle bilinç durumlarını değiştirmeye çalışarak psişik yeteneklerini geliştirmeye yönlendiriliyorlardı.Raporun ayrıntılarına göre, denek 1984 yılı içinde astral seyahat aracılığıyla Mars&#039;a taşındı.
Burada piramit benzeri yapılar ve geniş yollar gözlemledi; ayrıca Mars’taki çevresel bozulmalar nedeniyle yeni bir yer arayan “çok büyük insanlardan” oluşan bir nüfus gördüğünü belirtti.Project Stargate, ABD hükümetinin Sovyetler Birliği’ne karşı zihin okuma yetenekleri geliştirmeyi amaçlayan bir projeydi.
Maryland&#039;deki Fort Meade’de yürütülen projeye, duyu ötesi algıya (ESP) sahip olduğu iddia edilen kişiler dahil edildi. Bu kişiler, ABD içindeki kaçak suçluları izlemek ve rehineleri kurtarmak gibi operasyonlarda kullanıldı. Ancak proje, 1995’te kapandı.Raporda, deneğin Mars’taki deneyimlerine dair şu gözlemler bulunuyor: Mars’ta çok uzun boylu, ince yapılı insanlar, garip kıyafetler giymişti. Ayrıca, bu insanların yaşam alanlarının, &quot;kış uykusu&quot; benzeri bir hal aldığını ve yaşamlarını sürdürebilmek için bir çıkış yolu aradıklarını belirtiyor.Denek, Mars’taki manzarayı, &quot;çok büyük volkanlar, gaz cepleri ve garip bitkilerle çılgın bir yer&quot; olarak tanımladı. Mars’ın bozulmuş çevresinden bahseden denek, bu insanların bir çıkış yolu aradıklarını ve bir grup insanın, daha büyük bir tekne benzeri yapılarla ayrıldığını aktardı.Mars keşfi raporunun gizliliği, 2017 yılında kaldırıldı ve kısa süre önce internette yeniden yayımlandı. Ancak, belgeye dair verilen bilgiler oldukça sınırlı. Bu gizli rapor, astral seyahatin uzay yolculuğuyla ilgili yeni bir bakış açısı sunuyor. Fakat, bu tür iddiaların bilimsel açıdan doğruluğu hala sorgulanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y0zrtbIE4kOkcIpCAVMe1Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 12:34:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>CIAin, gizli, Mars, yolculuğunun, belgeleri, ortaya, çıktı:, Uzun, boylu, ince, yapılı, insanlar, vardı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>GTA 6 ne zaman çıkacak? Oyunseverlerin gözü bu tarihte</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/gta-6-ne-zaman-cikacak-oyunseverlerin-goezu-bu-tarihte</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/gta-6-ne-zaman-cikacak-oyunseverlerin-goezu-bu-tarihte</guid>
<description><![CDATA[ Grand Theft Auto (GTA) 6 çıkış tarihi, milyonlarca oyunsever tarafından merakla bekleniyor. Rockstar Games&#039;in çıkardığı GTA serileri arasında en büyük haritasına sahip olması beklenen oyunda, son dönemlerde ortaya çıkan grafik teknolojilerinin de kullanılması bekleniyor. Peki, GTA 6 ne zaman çıkacak?GTA 6&#039;nın ne zaman çıkacağıyla ilgili tarih araştırmaları sürmeye devam ediyor. 2025&#039;in son çeyreğinde çıkması planlanan GTA 6&#039;nın ilk önce Playstation 5&#039;te daha sonra ise PC versiyonunda piyasaya sürülmesi bekleniyor. Peki, GTA 6 ne zaman çıkacak?  GTA 6 NE ZAMAN ÇIKACAK?  Tüm oyunseverler tarafından sabırsızlıkla beklenen GTA 6&#039;nın çıkış tarihiyle ilgili söylentiler yayılıyor.  GTA 6&#039;nın 2025&#039;in son çeyreğinde yani ekim, kasım ya da aralık aylarında raflardaki yerini alacağı tahmin ediliyor.TÜM ZAMANLARIN EN BÜYÜK HARİTASI  Şu ana kadarki GTA serilerinin en büyük haritasına sahip olması beklenen oyunda, son dönemlerde ortaya çıkan grafik teknolojilerinin de kullanılması bekleniyor.  PC VERSİYONU DAHA SONRA MI ÇIKACAK?  Rockstar Games&#039;in oyunu, PlayStation 5 ve Xbox Series X/S için 2025 yılının sonbahar döneminde piyasaya süreceği ve PC versiyonunun ise daha sonra çıkacağı iddia ediliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uChwHpJL_0mubDIQ-Kf3Uw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 12:39:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>GTA, zaman, çıkacak, Oyunseverlerin, gözü, tarihte</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Magnezyum takviyeleri gerçekten işe yarıyor mu?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/magnezyum-takviyeleri-gercekten-ise-yariyor-mu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/magnezyum-takviyeleri-gercekten-ise-yariyor-mu</guid>
<description><![CDATA[ Son dönemlerde kullanımı oldukça yaygın hale gelen vitamin ve mineral takviyelerinin, eklem ağrılarından yorgunluğa kadar pek çok sağlık problemine iyi geldiği biliniyor. Özellikle magnezyum tabletlerine olan ilgi gün geçtikçe artarken; bilim insanları, vücudun enerji seviyelerini yükseltmesiyle ön plana çıkan magnezyum mineralinin, ruhsal bozukluklar ve kalp hastalıkları riskini azalttığını da vurguladı.Magnezyum, vücutta 300&#039;den fazla biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesine katkıda bulunan hayati bir mineraldir. Kas fonksiyonları, sinir sistemi sağlığı, kemik gücü ve enerji üretimi gibi birçok önemli süreçte rol oynar.
Magnezyum eksikliği; kas kramplarına ve spazmlara yol açabilir. 2017 yılında American College of Sports Medicine tarafından yürütülen bir araştırmada, düzenli olarak magnezyum takviyesi almanın, sporcularda kas krampı riskini azalttığı keşfedildi.Magnezyum, sinir hücrelerinin iletişimi için de önemli bir mineraldir. Sinir hücrelerinde iyon dengesi sağlamak, sinir iletimini düzenlemek ve beyin fonksiyonlarını desteklemek için magnezyuma ihtiyaç vardır. University of Vermont liderliğinde yapılan bir çalışmada, magnezyum seviyelerinin düşük olmasının, anksiyete ve depresyon gibi ruhsal sağlık sorunlarıyla bağlantılı olduğu ortaya çıktı. Bilim insanları, magnezyum alımının anksiyete ve depresyon belirtilerini hafiflettiğini belirledi.2013 yılında yürütülen başka bir meta-analizde ise yeterli magnezyum alımının, osteoporoz riskini önemli ölçüde azalttığı kanıtlandı. The American Journal of Clinical Nutrition&#039;ın yürüttüğü araştırmada, magnezyumun yaşlanmayla ortaya çıkan kemik rahatsızlıklarını önlediği de tespit edildi.Harvard T.H. Chan School of Public Health&#039;in yaptığı bir başka çalışma ise düşük magnezyum seviyelerinin, tip 2 diyabet riskiyle ilişkili olduğunu buldu. Uzmanlar, magnezyum takviyesi almanın insülin duyarlılığını artırabileceği ve kan şekeri seviyelerini dengelemeye yardımcı olabileceğini ifade ederken, özellikle metabolik sendrom ve diyabet hastalığı olan bireylerde, magnezyum takviyesinin olumlu etkileri olduğu görüldü.Magnezyum eksikliği; yüksek kan basıncı, düzensiz kalp atışları ve kardiyovasküler hastalıklarla da bağlantılıdır. 2016 yılında yapılan bir çalışmada, magnezyum takviyesinin, hipertansiyon tedavisinde etkili olabileceği ve kalp sağlığını iyileştirebileceği ortaya çıktı. The American Heart Association tarafından yapılan açıklamada, magnezyum alımının arterlerdeki iltihabı azaltarak kalp krizi riskini düşürebileceği öne sürüldü.Magnezyum minerali, uyku düzeni üzerinde de olumlu etkilere sahip olabilir. İtalyan bilim insanları, magnezyum alımının yorgunluk seviyelerini düşürerek daha fazla enerji sağladığına dair bulgulara rastladıklarını belirtti.Magnezyum takviyesinin genel sağlık üzerindeki faydaları her ne kadar çeşitli bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış olsa da, magnezyum takviyesi almadan önce mutlaka bir sağlık profesyoneline danışmak gerekir. Çünkü magnezyumun eksikliği gibi bilinçsiz kullanımı da birçok sağlık sorununa zemin hazırlayabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ua9msuNrGUireLMtMrv_3w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 12:39:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Magnezyum, takviyeleri, gerçekten, işe, yarıyor, mu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çin, uzaya iletişim uydusunu fırlattı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cin-uzaya-iletisim-uydusunu-firlatti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cin-uzaya-iletisim-uydusunu-firlatti</guid>
<description><![CDATA[ Çin,bir uydusunu uzaya gönderdiğini açıkladı. Uydunun iletişim teknolojisi testlerinde kullanılacağı belirtildi.Çin, iletişim teknolojisi testlerinde kullanılacak bir uyduyu uzaya gönderdi.  Çin ajansı Xinhua&#039;nın haberine göre, uydu, &quot;Long March-3B&quot; taşıyıcı roketiyle Sıçuan eyaletindeki Şiçang Uydu Fırlatma Merkezi&#039;nden fırlatıldı.  Planlanan yörünge konumuna yerleştiği bildirilen uydunun, uydu iletişimi, radyo televizyon yayınları, veri aktarımı ve diğer hizmetlerin test edilmesi ve doğrulanması için kullanılması amaçlanıyor.  Fırlatış, &quot;Long March&quot; roketleriyle gerçekleştirilen 554&#039;üncü başarılı taşıma görevi oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z__DQEHp406-v21DzovOAQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 12:39:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Çin, uzaya, iletişim, uydusunu, fırlattı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünyaya çarparsa kıyamet yaşanacak: 12 milyon ton patlayıcıyla eşdeğer, tamamen yok edebilir</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dunyaya-carparsa-kiyamet-yasanacak-12-milyon-ton-patlayiciyla-esdeger-tamamen-yok-edebilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dunyaya-carparsa-kiyamet-yasanacak-12-milyon-ton-patlayiciyla-esdeger-tamamen-yok-edebilir</guid>
<description><![CDATA[ NASA, 2024 XN1 isimli asteroitin Dünyaya oldukça yakın bir mesafeden saatte 23 bin kilometre hızla geçeceğini açıkladı. Türkiye saatiyle sabaha karşı en yakın konumuna ulaşacak olan bu dev gök taşı, Dünyaya çarpma riski taşımıyor. Ancak, bu olasılık üzerinde yapılan değerlendirmeler, potansiyel bir çarpışmanın yaratabileceği büyük etkiyi yeniden gündeme getirdi.NASA, 2024 XN1 adlı asteroitin saatte 23 bin kilometre hızla Dünyanın yanından geçeceğini açıkladı. 29 ila 70 metre arasında değişen tahmin edilen çapı ile bu gök taşı, Türkiye saatiyle sabaha karşı 02.56’da Dünyaya en yakın konumuna ulaşacak. Ancak, NASA yetkilileri, bu geçişin Dünya için herhangi bir tehdit oluşturmayacağını vurguladı.Asteroitin, Dünya’dan yaklaşık 7.21 milyon kilometre uzaktan geçeceği belirtilirken, bu mesafe Dünya ile Ay arasındaki mesafenin yaklaşık 19 katı kadar.Bu mesafe, asteroitin çarpma riski taşımadığını net bir şekilde ortaya koyuyor. NASA, bu tür asteroitleri yakın takibe alarak, gelecekte olası bir tehlike durumunda gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak adına çalışmalarını sürdürüyor.Royal Greenwich Gözlemevi’nden gökbilimci Jess Lee, asteroitin Dünya’ya çarpacak kadar yakın olmayacağına dair yaptığı açıklamada, “Yapılan gözlemler ve hesaplamalar, bu asteroitin yakın geçişinin Dünya için herhangi bir tehdit oluşturmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor” dedi.Eğer 2024 XN1, Dünya’ya çarpsaydı, yaratacağı etki son derece yıkıcı olabilirdi. NASA, gök taşının çarpması halinde, 12 milyon ton patlayıcıya eşdeğer bir güce sahip olacağı ve bu gücün 2 bin kilometrekarelik bir alanı tamamen yok edebileceği tahmin ediliyor. Bu, büyük bir şehir veya geniş bir orman alanını yok edebilecek kadar güçlü bir etki.Bu tür bir senaryo, 1908’de Rusya’nın Sibirya bölgesinde yaşanan Tunguska olayını hatırlatıyor. Bir asteroit ya da komet parçası, bölgedeki 80 milyon ağacı devirmiş ve yaklaşık 2.150 kilometrekarelik bir ormanlık alanı yok etmişti. Olayın etkisi, dev bir patlama yaratmış ancak can kaybına yol açmamıştı çünkü bölge oldukça izoleydi. Ancak, Tunguska olayı, bu tür çarpışmaların potansiyel tehlikelerini gözler önüne sermişti.2024 XN1’in geçişi, yalnızca büyük asteroitler açısından değil, daha küçük boyutlara sahip gök cisimleri için de ilgi odağı. NASA, bu hafta içerisinde, 2024 XN1 dışında iki daha küçük asteroitin Dünya’nın yakınından geçeceğini açıkladı. Bu asteroitlerin boyutlarının, geçiş mesafelerinin ve hızlarının daha düşük olduğu belirtiliyor, dolayısıyla herhangi bir tehdit oluşturmuyorlar.Ancak bu küçük asteroitlerin geçişi, gökbilimcilere önemli gözlem fırsatları sunuyor. Uzmanlar, bu tür asteroitleri gözlemleyerek, gelecekte Dünya’yı tehdit edebilecek potansiyel risklerin daha doğru tespit edilmesini sağlayacak veriler elde ettiklerini ifade ediyorlar.Dünyayı tehdit edebilecek asteroitleri erken tespit etmek ve olası tehlikeleri önlemek, son derece önemli bir konu.Uzmanlar, bu tür gözlemlerin, gelecekte olası bir çarpışma durumunda daha hızlı ve etkili bir şekilde tepki verilmesini sağlayabileceğini belirtiyor.Dünyayı tehdit eden asteroitlerin önceden tespit edilmesi, insanlık için büyük bir güvenlik önlemi olarak değerlendiriliyor.NASA ve diğer uzay ajansları, bu tür asteroitlerin izlenmesi ve potansiyel tehlikelerin önceden belirlenmesi için dünya çapında büyük bir işbirliği yapıyor.
Uzmanlar, gelecekte bu tür gözlemler ve araştırmalar sayesinde, insanların karşılaştığı uzay kökenli tehditlere karşı daha hazırlıklı olabileceklerini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mBkMeaGEA0yITYTOfsypfw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 12:39:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dünyaya, çarparsa, kıyamet, yaşanacak:, milyon, ton, patlayıcıyla, eşdeğer, tamamen, yok, edebilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Eski NASA astronotundan gizemli UFO itirafı: &amp;quot;Radarda görünmüyordu, beni uyarmadılar!&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/eski-nasa-astronotundan-gizemli-ufo-itirafi-radarda-goerunmuyordu-beni-uyarmadilar</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/eski-nasa-astronotundan-gizemli-ufo-itirafi-radarda-goerunmuyordu-beni-uyarmadilar</guid>
<description><![CDATA[ Eski bir NASA astronotu olan Leroy Chiao, geçtiğimiz Ağustos sonunda uçağıyla Teksas üzerinden geçerken iki metalik küre şeklinde UFO gördüğünü açıkladı. Chiao, &quot;Bu cisimler radarda görünmüyordu. Hava trafik kontrolü beni uyarmadı ve FAA tarafından zorunlu tutulan transponder’larla iletişim kuran diğer uçakları gösteren ekranımda da yoktu. Ne olduklarını bilmiyorum.&quot; diye konuştu. Ayrıca eski astronot, bu yıl sıkça rapor edilen UFO&#039;ların ABD&#039;nin gizli bir askeri teknolojisi olabileceğini düşünüyor. ABD&#039;de yapılan gizli UFO toplantısında ise bir belediye başkanının, &quot;Evimin üzerinde iki araba büyüklüğünde UFO vardı.&quot; dediği öne sürüldü.Eski bir NASA astronotu, geçtiğimiz Ağustos ayı sonunda Teksas üzerinde uçarken uçağının yakınından geçen &quot;iki metalik küre şeklinde cisim&quot; gördüğünü itiraf etti.
2004-2005 yıllarında Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) düzenlenen 10. Sefer’in komutanı olarak görev yapan Leroy Chiao, 9.000 feet yükseklikte uçarken bu cisimlerin uçağının sol tarafından geçtiğini belirtti.Chiao, cisimlerden birinin diğerinin üzerinde uçtuğunu ve her birinin yaklaşık 90 cm çapında olduğunu söyledi.
Chiao, &quot;Az daha çarpacaklardı, büyük bir şans eseri kurtuldum. Eğer çarpsalardı sonuç kötü olabilirdi. O kadar hızlı gelişti ki korkma şansı bile olmadı.&quot; ifadelerini kullandı. 
Eski NASA astronotu, bu kürelerin uçağına sadece 6 metre kadar yaklaştığını tahmin ediyor.Şu anda mühendislik danışmanı ve girişimci olarak çalışan Chiao, NewsNation&#039;a yaptığı açıklamada, metalik kürelerin tespit edilemediğini söyledi.
Chiao, &quot;Bunlar radarda görünmüyordu. Hava trafik kontrolü beni uyarmadı ve FAA tarafından zorunlu tutulan transponder’larla iletişim kuran diğer uçakları gösteren ekranımda da yoktu. Ne olduklarını bilmiyorum.&quot; diye konuştu.NewsNation&#039;da The Hill programında bu garip UFO karşılaşmasının detaylarını anlatan Chiao, &quot;Onlara iyi bir şekilde baktım, ama sadece bir saniyeliğine. Colorado&#039;dan dönüyordum ve küçük uçağımla Teksas’ın kuzey kısmında yakıt aldıktan sonra Houston’a uçuyordum. FAA hava trafik kontrolüyle koordineli, daha resmi bir uçuş planı olan uçuş kurallarına göre uçuyordum.&quot; diye ekledi.
Ancak geriye dönüp baktığında, Chiao bu küresel UFO’ların hala &quot;gizemli&quot; olduğunu ve bu tür bilinmeyen insansız hava araçlarıyla ilgili hükümetin şeffaflık eksikliğinin &quot;korkutucu&quot; sonuçlara yol açabileceğini düşündüğünü belirtti.Chiao, &quot;Bildiği şeyleri bizimle paylaşabilirler. Eğer gerçekten bilmiyorlarsa, bu biraz daha endişe verici.&quot; dedi.
Vatandaşlar, polisler ve politikacılar, bu son UFO raporlarının arkasında kimin ya da neyin olduğunu tartışmaya açtı; toplu histeri, yabancı casuslar ya da uzaylılar gibi teoriler gündeme geldi.
Chiao ise bunun ABD’nin gizli bir askeri teknolojisi olabileceğini düşünüyor.
Eski NASA Astronotu &quot;Benim ilk tahminim bunun bir tür askeri program, bir drone olduğudur. Ama bunu kesin söylemek zor, değil mi? Açıkçası, bence drone’u yöneten kişi benim orada olduğumun farkında değildi.&quot; ifadelerini kullandı.Chiao, ISS’te bulunduğu dönemde ilginç ama tamamen dünyaya ait bir &quot;UFO&quot; olayıyla karşılaşmış birisi olarak, ABD’nin 2024 sonundaki gizemli UFO dalgasıyla ilgili bazı en kötü senaryolar hakkında kişisel olarak endişelendiğini ifade etti.
Eski NASA astronotu, &quot;Oldukça gizemli bir durum. Hükümetimizin gerçekten ne olup bittiğini bilmediğine inanmak zor. İlk bakışta bana bunun bir tür askeri program olduğu gibi geliyor, bizim ordumuzun bir programı. Eğer öyle değilse, o zaman biraz daha korkutucu hale geliyor.&quot; dedi.Chiao, New Jersey ve çevresindeki eyaletlerde geçen ay görülen UFO raporları ile ABD askeri üslerinde yurtiçi ve yurtdışında görülen olayların bir şaka olamayacak kadar yaygın ve organize olduğunu söyledi.New Jersey’de Belleville Belediye Başkanı Michael Melham da UFO gizemi konusunda federal hükümetin açıklamalarını eleştirdi ve yanıtlarını &quot;en hafif tabirle hayal kırıklığı yaratıcı&quot; olarak nitelendirdi.
Melham, &quot;Kuzey NJ’den birçok belediye başkanı, kısa sürede oraya gitmek için toplamda neredeyse üç saat yol yaptı. Ama toplantıda Zoom üzerinden kolayca açıklanabilecek şeyleri duydular. Birçoğu toplantıyı terk etti.&quot; diye açıkladı.
Geçen ay kongreye UFO verilerinin toplandığı gizli bir program hakkında ifade veren gazeteci ve yazar Michael Shellenberger, toplantının kaydını ele geçirdi.
Kayıtta bir New Jersey belediye başkanının SUV büyüklüğünde drone’lardan yakındığı duyuluyor.Shellenberger Fox News’a &quot;Belediye başkanları öfkeli. Biri toplantıda ayağa kalkıp, ‘Evimin üzerinde iki araba büyüklüğünde UFO vardı.&quot; dedi.
EN SIK BİLDİRİLEN UFO TÜRÜ METALİK KÜRELER
Pentagon’un UFO avlama birimi All-domain Anomaly Resolution Office’in (AARO) ilk direktörü eski CIA fizikçisi Dr. Sean Kirkpatrick, ABD askeri tanıklarının en sık bildirdiği UFO türünün metalik küreler olduğunu belirtti.
Dr. Kirkpatrick geçtiğimiz yıl NASA&#039;nın UFO danışma grubuna, &quot;Bunları (metalik küreler) dünyanın her yerinde görüyoruz.&quot; dedi.AARO’nun en son yıllık raporuna göre, gizemli parlak ışıklardan  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_1U-lQoXq0mmOiZa_ptj_g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 12:39:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Eski, NASA, astronotundan, gizemli, UFO, itirafı:, Radarda, görünmüyordu, beni, uyarmadılar</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan TikTok açıklaması: ABD&amp;apos;de yasaklanacak mı?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/trumptan-tiktok-aciklamasi-abdde-yasaklanacak-mi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/trumptan-tiktok-aciklamasi-abdde-yasaklanacak-mi</guid>
<description><![CDATA[ Amerika Birleşik Devletleri&#039;nin Seçilmiş Başkanı Donald Trump, yasaklanması gündemde olan TikTok&#039;un ülke genelinde faaliyet göstermesine izin verilmesinden yana olduğunu açıkladı. Trump, geçtiğimiz günlerde TikTok CEO&#039;su ile bir araya geldikten sonra bir basın toplantısında uygulamaya özel bir yakınlık beslediğini de söylemişti.Seçilmiş Başkan Donald Trump, TikTok&#039;un en azından bir süre daha Amerika Birleşik Devletleri&#039;nde faaliyet göstermesine izin verilmesinden yana olduğunu belirtti.Trump, başkanlık kampanyası sırasında sosyal medya platformunda milyarlarca görüntüleme aldığını ifade etti.
Trump&#039;ın Arizona, Phoenix&#039;te muhafazakar destekçiler önünde yaptığı bu yorumlar, TikTok&#039;un ABD pazarından olası çıkışına karşı olduğunu gösteren en güçlü sinyallerden biri olarak değerlendirildi.ABD Senatosu, Nisan ayında ulusal güvenlik endişeleri nedeniyle TikTok&#039;un Çinli ana şirketi ByteDance&#039;in uygulamayı elden çıkarmasını gerektiren bir yasa geçirmişti.
TikTok’un sahipleri, bu yasanın iptal edilmesi için girişimde bulundu ve ABD Yüksek Mahkemesi davayı görüşmeyi kabul etti.
YENİ YILDA YASAKLANABİLİR
Ancak mahkeme ByteDance lehine karar vermez ve satış gerçekleşmezse, uygulama 19 Ocak&#039;ta Trump&#039;ın göreve başlamasından bir gün önce Amerika Birleşik Devletleri&#039;nde fiilen yasaklanabilir.
Trump’ın, Senato’da büyük bir çoğunlukla kabul edilen TikTok’un elden çıkarılması kararını nasıl geri alacağı ise belirsizliğini koruyor.AmerikaFest etkinliğinde konuşan Trump, “TikTok hakkında düşünmeye başlamamız gerekecek çünkü biliyorsunuz, TikTok’ta yer aldık ve milyarlarca görüntüleme ile harika bir geri dönüş aldık.” dedi.
Trump konuşmasının devamında, “Bana bir tablo getirdiler ve bu bir rekordur. O tabloyu görmek çok güzeldi ve ona bakarken dedim ki, ‘Belki şu şeyi biraz daha elimizde tutmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.Trump, geçtiğimiz günlerde TikTok’un CEO’su ile bir araya geldi.
Aynı gün bir basın toplantısında yaptığı açıklamada, kampanyasının uygulama üzerindeki başarısından dolayı TikTok’a karşı “özel bir yakınlık” beslediğini söyledi.Adalet Bakanlığı, TikTok’un Çin kontrolünde olmasının ulusal güvenlik açısından devam eden bir tehdit oluşturduğunu savunuyor ve bu görüş, ABD’li milletvekillerinin çoğunluğu tarafından destekleniyor.
TikTok ise Adalet Bakanlığı’nın sosyal medya uygulamasının Çin ile olan bağlarını yanlış ifade ettiğini öne sürerek, içerik öneri motorunun ve kullanıcı verilerinin Oracle Corp tarafından işletilen ABD’deki bulut sunucularında saklandığını ve ABD kullanıcılarını etkileyen içerik denetleme kararlarının ABD’de alındığını belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g6bUlTUD_kaLXY6WUWJW2Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 12:39:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, TikTok, açıklaması:, ABDde, yasaklanacak, mı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>X&amp;apos;ten Premium aboneliğe zam: Türkiye fiyatı ne kadar olacak?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/xten-premium-abonelige-zam-turkiye-fiyati-ne-kadar-olacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/xten-premium-abonelige-zam-turkiye-fiyati-ne-kadar-olacak</guid>
<description><![CDATA[ X/Twitter, Premium+ aboneliklerine zam yaptı. Türkiye&#039;deki kullanıcıların platform üzerindeki reklamları tamamen kaldıran hizmetten yararlanabilmek için aylık 300 TL yerine 770 TL ödemek zorunda kalacak. Ayrıca şirket mevcut abonelerin 20 Ocak tarihine kadar zamlardan etkilenmeyeceğini de duyurdu.Elon Musk&#039;ın sahibi olduğu X yani eski adıyla Twitter, 2022&#039;de satın alındığından bu yana en büyük fiyat artışını gerçekleştiriyor.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Premium+ hizmetinin ABD&#039;deki aylık ücreti 21 Aralık tarihinden itibaren 16 dolardan 22 dolara yükseldi. Yıllık abonelik ücreti ise 168 dolardan 229 dolara çıktı.MEVCUT ABONELER 20 OCAK&#039;A KADAR ZAMDAN ETKİLENMEYECEKX, sunduğu deneyimi desteklemek için fiyatları ayarladığını söyledi. Ayrıca şirket mevcut abonelerin 20 Ocak&#039;a kadar zamsız fiyatlardan yararlanabileceğini belirtti. TÜRKİYE FİYATLARINA DA ZAMÖte yandan platform üzerindeki reklamları tamamen kaldıran hizmet için Türkiye&#039;deki kullanıcıların ise 300 TL olan aylık abonelik fiyatı yerine 770 TL ödemek zorunda kalacağı kaydedildi.Uluslararası pazarlarda da benzer artışlar söz konusu; Avrupa Birliği&#039;nde fiyatlar aylık 16 eurodan 21 euroya yükseliyor.Kanada&#039;da ise Premium+ ücretleri 20 dolardan 29 dolara yükselecek. Temel abonelik planlarıyla ilgili ise herhangi bir zam açıklaması yapılmadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_cLWhSr5HEyD115UJiZ-Gg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 12:39:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Xten, Premium, aboneliğe, zam:, Türkiye, fiyatı, kadar, olacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA, Güneş&amp;apos;e dokunmaya hazırlanıyor: &amp;quot;Ay&amp;apos;a inişle eşdeğer&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-gunese-dokunmaya-hazirlaniyor-aya-inisle-esdeger</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-gunese-dokunmaya-hazirlaniyor-aya-inisle-esdeger</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Parker Güneş Sondası ile Merkür&#039;ün Güneş&#039;e olan mesafesinden sekiz kat daha yaklaşmaya hazırlanıyor. Son olarak Güneş&#039;in 7,1 milyon km yakınına giden uzay aracı, saatte 635 bin km hıza ulaşarak rekor kırmıştı. Parker Güneş Sondası&#039;nın 24 Aralık tarihinde  gezegenin 6,1 milyon km yakınından geçerek saatte 700 bin km hıza ulaşması ve kendi hız rekorunu kırması bekleniyor. Parker Güneş Sondası misyonunun proje bilimcisi olan Nour Raouafi, &quot;Bu, tüm insanlık için anıtsal bir başarı olacak. Bu, 1969’daki Ay&#039;a inişle eşdeğer.&quot; dedi.NASA&#039;nın Parker Güneş Sondası, Güneş&#039;e dokunmaya her zamankinden daha fazla yaklaşacak ve Merkür&#039;ün Güneş&#039;e olan mesafesinden sekiz kat daha yakına ulaşacak.
Ayrıca sonda, kendi hız rekorunu kırarak Güneş&#039;in yanından geçerken insan yapımı en hızlı nesne unvanını kazanacak.Parker, 2018 yılında Güneş’in atmosferi veya korona hakkında daha fazla bilgi edinmek amacıyla fırlatıldı ve bunu başarmak için 2021 yılında ilk kez Güneş’in atmosferinden geçti.
Uzay aracı bunu yapabilmek için , Güneş’in yanı sıra Venüs’ün etrafından da geçerek hızını ve ivmesini artırdı ve her yaklaşmada giderek daha fazla yaklaştı.
Bugüne kadar 21 kez Güneş çevresinde &quot;sapan manevrası&quot; gerçekleştirdi.Parker Güneş Sondası, tarihte Güneş’e en çok yaklaşan uzay aracı oldu ve Ekim 2023 ve bu yılın Mart ayındaki yakın geçişlerde, Güneş’e yaklaşık 7,2 milyon kilometre kadar yaklaştı.
Ayrıca, yaklaşık saatte 635.000 km hıza ulaşarak ulaşarak insan yapımı en hızlı nesne rekorunu daha önce kırmıştı.Ancak NASA&#039;ya göre, 24 Aralık günü sonda Güneş’e 6,1 milyon kilometre kadar yaklaşacak ve yaklaşık saatte 700.000 km hızla hareket edecek.
Bu sırada, sondanın 1.400 santigrat dereceyi aşan sıcaklıklara dayanması gerekecek.
Bu zorluğu aşmasını sağlayan, sondanın güneş yönündeki tarafını koruyan neredeyse yok edilemez bir ısı kalkanı.Bu yaklaşan uçuş hakkında Johns Hopkins Üniversitesi Uygulamalı Fizik Laboratuvarı&#039;nda astrofizikçi ve Parker Güneş Sondası misyonunun proje bilimcisi olan Nour Raouafi, &quot;Bu, tüm insanlık için anıtsal bir başarı olacak. Bu, 1969’daki Ay inişle eşdeğer.&quot; dedi.
Parker, Kasım ayının başlarında Venüs etrafında planlanan yedinci ve son sapan manevrasını başarıyla tamamladığında mevcut manevrasına başlamıştı.
Bu &quot;yerçekimi desteği,&quot; uzay aracının kendi hız rekorunu kırması için gereken son itişi sağladı.Bu yıl Parker, ilk kez bir koronal kütle atılımının (CME) içinden geçti ve Güneş’in koronanın nasıl ısındığına dair onlarca yıllık bir gizeme ışık tutmaya yardımcı oldu.Parker Güneş Sondası’nın 2025 yılına kadar Güneş’e dört kez daha yakın uçuş yapması bekleniyor.
Daha sonra, sondanın iticileri yakıtını tüketecek ve çoğu bileşeni Güneş tarafından parçalanacak.
Ancak, ısı kalkanının binlerce yıl boyunca Güneş’in yörüngesinde kalabileceği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PFHZ-B-XNU-DClqi6SL9tw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 12:39:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, Güneşe, dokunmaya, hazırlanıyor:, Aya, inişle, eşdeğer</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim insanlarını şaşırtan keşif: Aynı iskelette 7 farklı kişiye ait izler bulundu!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bilim-insanlarini-sasirtan-kesif-ayni-iskelette-7-farkli-kisiye-ait-izler-bulundu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bilim-insanlarini-sasirtan-kesif-ayni-iskelette-7-farkli-kisiye-ait-izler-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Belçika&#039;nın Pommeroeul kentinde yapılan kazılar, ilk bakışta tek bir kişiye ait olduğu düşünülen bir iskeletin aslında binlerce yıl arayla yaşamış yedi farklı kişiye ait olduğunu ortaya çıkardı.

1970&#039;lerde, Roma dönemine ait olduğu düşünülen bu iskeletin, 2019’daki radyokarbon tarihlendirmesiyle Geç Neolitik döneme ait olduğu tespit edildi.Belçika’da bulunan ve tek bir kişiye ait olduğu düşünülen bir iskeletin, binlerce yıl arayla yaşamış en az yedi kişiden oluştuğu ortaya çıktı.1970’lerdeki kazılar sırasında, 76 kremasyon gömüt ve olağandışı bir iskelet bulundu. Roma dönemine ait bir kemik iğnesi bulunmasına rağmen, iskeletin bacakları bükülmüş ve sağ tarafına yatmış şekilde gömülmesi, Roma döneminin gömüt gelenekleriyle uyumsuzdu.
Ancak, yapılan tarihlendirme ve incelemeler, bu iskeletin, aslında birkaç farklı dönemde yaşamış bir dizi kişiye ait olduğunu gösterdi.İskeleti oluşturan kemikler, en az yedi farklı kişiye ait olduğunun kanıtlarını sundu. Yapılan DNA analizi, kafatasının, Roma dönemine ait bir mezardan çıkan bireylerle yakın ilişkili olduğunu ortaya koydu.Ancak, iskeleti oluşturan kemiklerin farklı dönemlere ait olması, araştırmacıları şaşırttı ve bu durumun kaynağına dair farklı teoriler öne sürüldü.Ekip, iskeletin yerel Neolitik bir grup tarafından toplandığını ve daha sonra Gallo-Roma döneminde &quot;restore&quot; edildiğini öne sürüyor.
Bu tür &quot;kompozit gömütler&quot;, zaman içinde farklı dönemlerin ve kültürlerin birleşiminden oluşmuş olabilir. Gömütün karmaşık yapısı, antik toplulukların mezar geleneklerine dair yeni sorular ortaya çıkarıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9AZnHylbDkq-Zl_twsaQAA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 12:39:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanlarını, şaşırtan, keşif:, Aynı, iskelette, farklı, kişiye, ait, izler, bulundu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Instagram yeni özelliğini duyurdu:  Zamanlanmış mesajlar! Mesaj nasıl zamanlanır?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/instagram-yeni-oezelligini-duyurdu-zamanlanmis-mesajlar-mesaj-nasil-zamanlanir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/instagram-yeni-oezelligini-duyurdu-zamanlanmis-mesajlar-mesaj-nasil-zamanlanir</guid>
<description><![CDATA[ Instagram, kullanıcılarına mesajlarını önceden planlama olanağı sağlayan yeni bir özellik sundu. Artık kullanıcılar, belirli bir tarih ve saatte göndermek istedikleri mesajları zamanlayabilecek. Bu özellikle, etkinlikler veya önemli günler öncesinde mesaj göndermeyi hatırlamak çok daha kolay hale gelecek.Instagram, kullanıcılarına mesajlarını önceden planlama olanağı sağlayan yeni bir özellik sundu.
Artık kullanıcılar, belirli bir tarih ve saatte göndermek istedikleri mesajları zamanlayabilecek.Bu özellikle, özellikle etkinlikler veya önemli günler öncesinde mesaj göndermeyi hatırlamak çok daha kolay hale geliyor.
Meta&#039;nın duyurduğu bu özellik, daha önce test aşamasında yer alıyordu ve artık tüm kullanıcılar için erişilebilir durumda.Şu an için yalnızca metin ve emoji mesajlarını zamanlamak mümkün, fotoğraf, video ve GIF gibi medya içerikleri desteklenmiyor.Mesajınızı zamanlamak için Instagram uygulamasında, sağ üst köşedeki sohbet simgesine dokunun ve mesajlaşmak istediğiniz kişiyi seçin ya da yeni bir sohbet başlatın.
Ardından, yazdığınız mesajı göndermek için gönder butonuna uzun basarak zamanlama ekranına ulaşabilirsiniz.Burada, tarih ve saat seçimi yaparak mesajınızı en fazla 29 gün öncesinden planlayabilirsiniz. Bu özellik, hem Android hem de iOS cihazlarında kullanılabiliyor.Instagram, kullanıcı deneyimini sürekli geliştirmek amacıyla yeni özellikler eklemeye devam ediyor.Geçtiğimiz yıl, kullanıcıların ilgisini çeken içerikleri ön plana çıkarmasına yardımcı olan bir algoritma sıfırlama özelliği de tanıtılmıştı.Ayrıca, “rug pulling” hatasını düzeltmeye yönelik yapılan iyileştirmelerle, kullanıcıların video izlerken beklenmedik şekilde akışın yenilenmesi engellenmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bsGYB_fTDU6JVT0ONif8Pw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 12:39:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Instagram, yeni, özelliğini, duyurdu:, Zamanlanmış, mesajlar, Mesaj, nasıl, zamanlanır</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İnsan beyninin şaşırtıcı hızı: Bilgiyi bilgisayardan daha yavaş, ama neden?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/insan-beyninin-sasirtici-hizi-bilgiyi-bilgisayardan-daha-yavas-ama-neden</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/insan-beyninin-sasirtici-hizi-bilgiyi-bilgisayardan-daha-yavas-ama-neden</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanlarının yaptığı son araştırmaya göre, insan beyni bilgiyi saniyede 10 bit hızında işliyor. Bu hız, bilgisayarların saniyede trilyonlarca işlem yapabilmesiyle kıyaslandığında oldukça düşük bir rakam olarak dikkat çekiyor. Ancak bu yavaşlık, beynin işleme tarzı ve çevresel sinir sisteminin veri toplama hızlarıyla açıklanabilir.İnsan beyninin işlem hızı, bilgisayarlarla karşılaştırıldığında oldukça yavaş görünüyor; ancak son yapılan bir araştırma, beynin bu düşük işlem hızının şaşırtıcı bir şekilde evrimsel bir avantaj sunduğunu ortaya koydu.Araştırmaya göre, insan beynindeki düşünceler tek bir sıra halinde işleniyor. Bu durum, bilgi akışında yavaşlık ve tıkanıklık yaratıyor. Beynin düşük işlem kapasitesi, çevresel sinir sisteminin yüksek hızda paralel veri toplama gücüyle karşılaştırıldığında belirgin şekilde yavaş kalıyor.
California Teknoloji Enstitüsü’nden nörobiyologlar Jieyu Zheng ve Markus Meister, bu uyumsuzluğu, duyusal girdiler ve bilişsel işlem hızı arasındaki bir gizem olarak değerlendiriyor.Her an, duyularımız trilyonlarca bitlik veri toplarken, beynimiz bu verilerin yalnızca 10 bitlik kısmını kullanarak çevremizi algılıyor ve kararlar alıyor.
Meister, &quot;Bu durum bir paradoks yaratıyor: Beyin tüm bu bilgiyi nasıl filtreliyor?&quot; diyerek, beynin bu kadar büyük bir veriyi nasıl işlediği sorusuna dikkat çekiyor.Zheng ve Meister, yakın zamanda yayımladıkları çalışmalarında, beyin ve bilinçli işlem kapasitesinin şaşırtıcı derecede sınırlı olduğunu belirtiyor.
Fotoğrafik hafıza veya bilinçdışı işlem kapasitesine rağmen, beynimizin genellikle saniyede onlarca bitin üzerine çıkmadığı ifade ediliyor.
Örneğin, gözler kapalıyken bir Rubik küpünü çözmek yaklaşık 12 bitlik işlem gerektirirken, profesyonel seviyede StarCraft oynamak saniyede 10 bitlik bir işlem gerektiriyor.Zheng ve Meister, beynin bu kadar yavaş çalışmasının nedeni olarak &quot;gerek duyulmaması&quot; ihtimalini öne sürüyor.
Araştırmacılara göre, atalarımız dünyadaki değişimlerin yeterince yavaş olduğu bir ekolojik niş seçti ve çevremizdeki değişimlerin hızının genellikle saniyede birkaç bitlik karar alma gereksinimi oluşturdu.
Bu yüzden, insan beyni bu hızda işlem yapmaya adapte oldu.İnsan beyninin işlem hızındaki bu darboğazı aşmak için teknolojik ilerlemelerle bilişsel işlemlerimizin bilgisayarların paralel işlem gücüyle birleştirilmesi mümkün olabilir.
Bu süreç, yapay zekânın gelişimi ve insan beyniyle uyumlu hale getirilmesi açısından önemli bir içgörü sunabilir. Ayrıca, bu araştırma, dünyayı daha basit sorularla ve yavaş bir tempoyla algılamanın değerini anlamamıza da yardımcı olabilir.Araştırma, Neuron dergisinde yayımlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KYEgU1w-506E5OYeluk-oA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 12:39:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>İnsan, beyninin, şaşırtıcı, hızı:, Bilgiyi, bilgisayardan, daha, yavaş, ama, neden</media:keywords>
</item>

<item>
<title>13 milyar yıllık sır ortaya çıktı: Erken evrenin gezegenleri nasıl oluştu?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/13-milyar-yillik-sir-ortaya-cikti-erken-evrenin-gezegenleri-nasil-olustu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/13-milyar-yillik-sir-ortaya-cikti-erken-evrenin-gezegenleri-nasil-olustu</guid>
<description><![CDATA[ James Webb Uzay Teleskobu (JWST), antik yıldızların nasıl dev gezegenlere ev sahipliği yapabildiğine dair 13 milyar yıllık sırrı çözdü. Bilim insanları, 2000&#039;lerin başında Hubble Teleskobunu kullanarak, evrenin doğumundan yalnızca bir milyar yıl sonra oluşmuş, Jüpiter&#039;den 2,5 kat büyük bir gezegen keşfemişti. JWST, hafif elementlerden oluşan yıldızların çevresindeki toz disklerinin beklenenden daha uzun süre dayanabileceğini gösterdi. Bu keşif, ağır elementlerin az olduğu erken evrende gezegen oluşumuna dair teorileri altüst etti.2000&#039;lerin başında, Hubble Uzay Teleskobu, Samanyolu&#039;nda yaklaşık 13 milyar yıl önce oluşmuş, Jüpiter&#039;den 2,5 kat büyük olan ve şimdiye kadar keşfedilen en eski gezegeni gözlemledi.
Bu gezegen, evrenin doğumundan yalnızca bir milyar yıl sonra ortaya çıkmıştı. Kısa süre içinde diğer eski gezegenlerin keşfi de gerçekleşti.
Ancak bu durum bilim insanlarını şaşkına çevirdi çünkü erken evrende oluşan yıldızların çoğunlukla hafif elementlerden, yani hidrojen ve helyumdan oluşması bekleniyordu.Gezegenleri oluşturan karbon ve demir gibi ağır elementler ise neredeyse hiç mevcut değildi.
Astronomlar, bu hafif elementlerden oluşan yıldızların çevresindeki toz ve gaz disklerinin yıldızın kendi radyasyonu tarafından birkaç milyon yıl içinde dağıtılması gerektiğini düşünüyorlardı.
Böylece geriye bir gezegen oluşturacak malzeme kalmıyordu.
O dönem bilim insanları, yıldızların çevresinde uzun ömürlü bir gezegen diski oluşturmak için gereken ağır elementlerin ancak daha sonraki süpernova patlamalarıyla oluşabileceğini öne sürüyordu.Ancak JWST, bu eski yıldızlara benzer modern yıldızları yakından inceledi ve Hubble&#039;ın yanılmadığını kanıtladı.
The Astrophysical Journal&#039;da yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, ağır metalik elementlerin az olduğu durumlarda gezegen disklerinin daha önce düşünüldüğünden çok daha uzun süre dayanabileceği ortaya çıktı.Avrupa Uzay Araştırma ve Teknoloji Merkezi’nden astronom Guido De Marchi, “Bu yıldızların gerçekten de disklerle çevrili olduğunu ve hatta nispeten ileri bir yaş olan 20 ila 30 milyon yılda bile malzeme çekmeye devam ettiklerini görüyoruz. Bu da, bu yıldızların etrafında gezegenlerin oluşması ve büyümesi için bizim galaksimizdeki yakın yıldız oluşum bölgelerine kıyasla daha fazla zaman olduğu anlamına geliyor.” dedi.JWST, NGC 346 adı verilen bir yıldız oluşum kümesindeki yıldızların tayfını (farklı ışık dalga boylarının ölçümü) inceledi.
Bu kümenin koşulları, hidrojen ve helyum gibi hafif elementlerin bol olduğu ve metalik veya diğer ağır elementlerin nispeten az olduğu erken evrendeki koşullara benziyor.
Bu küme, Dünya’dan 199 bin ışık yılı uzaklıkta bulunan Küçük Macellan Bulutu adlı galakside yer alıyor.Bu yıldızlardan ve çevrelerinden yayılan ışık ve elektromanyetik dalgalar, uzun ömürlü gezegen disklerine ev sahipliği yaptıklarını ortaya çıkardı.
Hafif elementlerden oluşan yıldızlar, radyoaktif bozunmaya uğrayan ağır elementlerden neredeyse hiç barındırmaz.
Bu radyoaktif elementlerin eksikliği, yıldızın gezegen diskini itmek için daha az güce sahip olması anlamına gelir.Bu nedenle, bu yıldızların etrafındaki diskler, daha ağır elementler içeren yıldızların çevresindeki disklerden çok daha uzun süre dayanabilir.
Sadece hafif elementlerden oluşan bir yıldızın, çok büyük bir toz ve gaz bulutundan oluşması gerekir.
Bu ekstra büyük toz bulutu, yeni oluşan yıldızın çevresinde devasa bir disk bırakır ve bu disk, hafif elementlerden oluşan yıldızlar ağır elementli yıldızlar kadar radyasyon yaymış olsa bile, dağılması çok uzun sürebilir.Çalışmanın ortak yazarı Elena Sabbi  “Bu keşif, bir gezegenin nasıl oluştuğu ve bu farklı ortamlarda hangi tür sistem mimarilerinin var olabileceği konusunda önemli sonuçlara yol açıyor. Bu gerçekten çok heyecan verici.” diye konuştu.
James Webb Uzay Teleskobu’nun bu keşfi, erken evrenin koşullarında gezegen oluşumunu anlamamızda devrim niteliğinde bir adım atmamızı sağladı ve gökbilimcilerin yıldız sistemlerinin mimarisini yeniden değerlendirmesine olanak tanıdı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2dwJJPTzAkmwoRW5o7Pbug.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 12:39:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>milyar, yıllık, sır, ortaya, çıktı:, Erken, evrenin, gezegenleri, nasıl, oluştu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>GTA 6 için ilginç teori: İkinci fragman tarihi olabilir</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/gta-6-icin-ilginc-teori-ikinci-fragman-tarihi-olabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/gta-6-icin-ilginc-teori-ikinci-fragman-tarihi-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Grand Theft Auto 6&#039;nın (GTA 6) resmi fragmanının yayınlanmasından bu yana bir yıldan fazla süre geçti ve ikinci fragmana dair Rockstar Games&#039;ten herhangi bir açıklama yapılmadı. Oyunseverler, fragman ve görsellerdeki mesajlardan yola çıkarak bir komplo teorisi üretti ve ikinci fragman tarihiyle ilgili yeni bir iddia ortaya attı.Rockstar Games&#039;in ilk GTA 6 fragmanını yayınlamasının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçti ve o zamandan beri oyunseverler sürekli olarak ikinci fragmanın ne zaman geleceğini merak ediyor.Rockstar Games henüz GTA 6’nın ikinci fragmanının tam olarak ne zaman yayınlanacağını açıklamadı ve bu sessizlik, oyunseverler arasında kendi komplo teorilerinin ortaya çıkmasına neden oldu.
Daha önce ortaya atılan GTA 6&#039;nın ikinci fragmanı ile ilgili komplo teorileri boşa çıkmıştı ancak bu teori oldukça ilginç.Teori, tamamen “27” sayısı etrafında dönüyor.
Örneğin, Rockstar Games&#039;in yakın zamanda paylaştığı Willard Outreach Faction aracına ait bir görüntüde, plakada “6DW31980” yazıyor. Bu rakamlar toplandığında 27’ye ulaşılıyor.
Ayrıca D ve W harfleri, alfabenin sırasıyla dördüncü ve 23’üncü harfleri ve bunlar da toplandığında 27 ediyor.GTA hayranları ve RockstarIntel tarafından derlenen diğer 27 bağlantıları arasında şunlar yer alıyor:
Rockstar’ın Instagram hesabında 27 gönderisi bulunması, ilk GTA 6 fragmanında 27. saniyede 27 numaralı bir araba gösterilmesi ve şirket tarafından paylaşılan bir görüntüde üzerinde 27 yazan bir helikopterin yer alması.Bu tamamen bir tesadüf olabilir. Aynı zamanda Rockstar Games’in bir sonraki GTA 6 fragmanına dair gerçek ipuçları olabilir.
Üçüncü bir olasılık ise Rockstar Games çalışanlarının, hayranları GTA 6’nın ikinci fragmanı hakkında trollemesidir.
Oyunseverler bu teorilerden yola çıkarak GTA 6&#039;nın ikinci fragmanının 27 Aralık Cuma günü yayınlanacağını iddia ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PAO9rc2H8kuqcO67vHaXnw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 12:39:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>GTA, için, ilginç, teori:, İkinci, fragman, tarihi, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yıllarca kapı stoperi olarak kullanıldı: Değerinin 1 milyon dolar olduğu ortaya çıktı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yillarca-kapi-stoperi-olarak-kullanildi-degerinin-1-milyon-dolar-oldugu-ortaya-cikti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yillarca-kapi-stoperi-olarak-kullanildi-degerinin-1-milyon-dolar-oldugu-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Romanya&#039;da yaşlı bir kadının evinde yıllar boyu kapı stoperi olarak kullandığı taşın çok nadir bulunan bir Kehribar türü olduğu ortaya çıktı. Değeri tahmini 1,1 milyon dolar olan bu taş, bilim insanlarına Dünya&#039;nın eski tarihini inceleme fırsatı sunarak antik geçmişe bir pencere araladı. Öte yandan Kehribar, Romanya&#039;nın ulusal hazinesi olarak sınıflandırıldı.Roman&#039;ya Colti köyünde bir yaşlı kadın, dere yatağında bulduğu kızıl renkli bir taşı eve getirerek kapı stoperi olarak kullanmaya başladı. 
Bu köy Buzau Nehri yakınlarında, yüzyılı aşkın süredir kehribar yataklarıyla tanınan bir bölgedir.
Yaşlı kadının 1991 yılında vefat etmesinin ardından mülk, akrabalarına miras olarak kaldı.Taşın göründüğünden daha değerli olabileceğine dair merak uyanınca aile, uzman görüşüne başvurdu.
Kapı stoperi olarak kullanılan taş, nadir ve son derece değerli bir kehribar türü olan rumanit çıktı.Kehribar, yalnızca tahmini 1,1 milyon dolarlık maddi değeriyle değil, aynı zamanda kültürel ve bilimsel önemiyle de Romanya’nın ulusal hazinesi olarak sınıflandırılmış durumda.
Taş, Polonya’daki Krakow Tarih Müzesi uzmanları tarafından incelendiğinde önemini ortaya koydu.3,5 kilogram ağırlığındaki bu kehribar, 38 ila 70 milyon yıl arasında bir yaşa sahipti ve bugüne kadar keşfedilen en büyük bütün rumanit örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.Bu taş, sadece olağanüstü değeriyle beklentileri alt üst etmekle kalmadı, aynı zamanda bilim insanlarına Dünya&#039;nın eski tarihini inceleme fırsatı sunarak antik geçmişe bir pencere araladı.
Taşın Buzau bölgesine özgü derin kırmızımsı renkleri, nadirliğini ve değerini daha da artırıyordu.Kehribar, eski ağaç reçinesinin milyonlarca yıl süren fosilleşme sürecinden geçerek sert, mücevher benzeri bir maddeye dönüşmesiyle oluşur.
Böylesine büyük ve iyi korunmuş bir parça, tarih öncesi ekosistemler ve jeolojik süreçler hakkında derinlemesine bilgiler sunan çok nadir bir keşif olarak değerlendirildi.
Kehribar, Buzau İl Müzesi&#039;nde sergileniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/v8AzVJj08EuTtM8I-iwA6A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 12:39:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yıllarca, kapı, stoperi, olarak, kullanıldı:, Değerinin, milyon, dolar, olduğu, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Düz Dünya&amp;quot; teorisini kanıtlamak için  milyonlar haracı: &amp;quot;Bazen yanılırsınız&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/duz-dunya-teorisini-kanitlamak-icin-milyonlar-haraci-bazen-yanilirsiniz</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/duz-dunya-teorisini-kanitlamak-icin-milyonlar-haraci-bazen-yanilirsiniz</guid>
<description><![CDATA[ Düz dünya teorisinin önde gelen savunucularından Jeran Campanella, Antarktika&#039;ya yaptığı 35 bin dolarlık ( yaklaşık 1 buçuk  milyon) bir keşif gezisiyle tartışmalı fikrini sorguladı. &quot;Jeranism&quot; adlı YouTube programını sunan ve GlobeBusters kanalının kurucusu olan Campanella, &quot;Son Deney&quot; adını verdiği görev kapsamında güneşin Antarktika&#039;da yaz boyunca batıp batadığını ilk elden gözlemledi.Dünya’nın düz olduğuna dair görüşleriyle bilinen Jeran Campanella, Antarktika’da 24 saat boyunca Güneş’in hareketlerini gözlemledikten sonra görüşlerini sorgulamaya başladı.Gezisi sırasında güneşin güneyde sürekli hareket ettiğine şahit olan Campanella, &quot;Bazen hayatta yanılırsınız ve ben 24 saat güneş olmadığını düşünüyordum. Bundan emindim. Ama gerçek şu ki, güneş sizi çevreliyor. Bu ne anlama geliyor? Artık bunu sizin bulmanız gerekecek,&quot; ifadelerini kullandı.Düz dünya teorisine inananlar, Antarktika&#039;nın bir &quot;buz duvarı&quot; ile çevrili olduğunu ve güneşin her gün doğup battığını iddia ediyor. Ancak Campanella, bu teoriyi bizzat gözlemleriyle yalanladı.
Güneşin hareketlerini izledikten sonra YouTube&#039;da yayınladığı videoda, &quot;Dürüstçe 24 saat güneş olmadığına inanıyordum, şimdi dürüstçe olduğuna inanıyorum,&quot; dedi.Campanella, inancını değiştirdiği için eleştirilere açık olduğunu belirterek, &quot;Bunu söylediğim için bana dolandırıcı diyecekler. Ama dürüst olduğunuz için dolandırıcıysanız, öyle olsun,&quot; dedi.
Ancak teoriyi tamamen terk etmediğini belirten bazı açıklamalar da yaptı. &quot;Bu tek bir veri noktasıdır ve tüm resmi kanıtlamaz,&quot; diyerek düz dünya inancını tamamen reddetmekten kaçındı.73 binden fazla aboneye sahip GlobeBusters YouTube kanalının kurucularından olan Campanella, NASA karşıtı ürünler satan Jeranism.com adlı bir web sitesinin de sahibi.
Aynı zamanda kripto para danışmanlığı ve özel Zoom akşam yemeği etkinlikleri düzenleyen Campanella, düz dünya teorisinin önde gelen isimlerinden biri olarak tanınıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nxTyPyq-r0iAZ9Ci57Pn4g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 21 Dec 2024 10:17:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Düz, Dünya, teorisini, kanıtlamak, için, milyonlar, haracı:, Bazen, yanılırsınız</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Rus kozmonotlar yedi saatlik uzay yürüyüşünü tamamladı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/rus-kozmonotlar-yedi-saatlik-uzay-yuruyusunu-tamamladi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/rus-kozmonotlar-yedi-saatlik-uzay-yuruyusunu-tamamladi</guid>
<description><![CDATA[ Rus astronotlar, Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda (ISS) yedi saatlik uzay yürüyüşü gerçekleştirdi. Kozmonotların tüm önemli görevleri başarıyla tamamladığı kaydedildi.Roscosmos kozmonotları Alexey Ovchinin ve Ivan Vagner yedi saat 17 dakikalık uzay yürüyüşünü tamamladı.  Görev sırasında, göksel X-ışını kaynaklarını izlemek için bir deney paketi kurmak, yeni elektrik konnektörü yama panelleri kurmak ve eski deneyleri imha etmek üzere kaldırmak da dahil olmak üzere tüm önemli görevleri başarıyla yerine getirdi.  Ancak astronotlar zaman kısıtlamaları nedeniyle, Nauka çok amaçlı laboratuvar modülüne monte edilen Avrupa robot kolu için bir kontrol panelinin yerinin değiştirilmesi gibi ikincil, zorunlu olmayan bir görevi tamamlayamadılar.  Bu görev Ovchinin&#039;in kariyerindeki ikinci, Vagner&#039;in ise ilk uzay yürüyüşü oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hM4bfbIK3kiALkGiZxquWg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 21 Dec 2024 10:17:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Rus, kozmonotlar, yedi, saatlik, uzay, yürüyüşünü, tamamladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Evrenin en büyük gizemi çözülüyor mu?  Bilim dünyasını sarsan iddia!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/evrenin-en-buyuk-gizemi-coezuluyor-mu-bilim-dunyasini-sarsan-iddia</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/evrenin-en-buyuk-gizemi-coezuluyor-mu-bilim-dunyasini-sarsan-iddia</guid>
<description><![CDATA[ Karanlık enerji, on yıllardır bilim dünyasının en büyük bilmecelerinden biri olarak görülüyor. Evrenin hızlanarak genişlemesini açıklamak için ortaya atılan bu kavram, belki de düşündüğümüz gibi bir sır olmayabilir. Yeni Zelanda’daki Canterbury Üniversitesi&#039;nden bilim insanları, karanlık enerjinin gerçek olmadığını öne süren radikal bir teori geliştirdi.Evrenin genişlemesi ve hızlanmasının ardındaki gizem, on yıllardır bilim insanlarının zihinlerini meşgul ediyor. Ancak Yeni Zelanda’dan gelen çarpıcı bir teori, karanlık enerjinin aslında hiç var olmadığını iddia ederek kozmoloji dünyasında bir devrim yaratabilir.Yeni Zelanda’daki Canterbury Üniversitesi&#039;nden Profesör David Wiltshire ve ekibi, yayınladıkları makalede, evrenin genişlemesini açıklamak için karanlık enerjiye ihtiyaç olmadığını savunuyor.
&quot;Zaman manzarası&quot; adını verdikleri yeni model, kütleçekim alanlarının zamanın akışını değiştirdiğini öne sürüyor. Bu modele göre, Dünya&#039;daki saatler, galaksiler arası boşluklarda yer alan saatlere göre çok daha yavaş ilerliyor.Wiltshire, bu durumun, evrenin hızlanarak genişlediği yanılsamasını yaratabileceğini belirtti.
Wiltshire, &quot;Artık elimizde o kadar çok veri var ki, genişleyen evrenimizin sırlarını çözmek için daha önce hiç olmadığımız kadar yakın bir konumdayız.&quot; diye ekledi.Araştırmacılar, süpernova patlamalarından gelen ışığı inceleyerek, &quot;zaman manzarası&quot; modelinin mevcut verilere en iyi şekilde uyduğunu ortaya koydu. Uzak süpernovalardan alınan ışık ölçümleri, karanlık enerjiyi gereksiz kılan bu modelin doğruluğunu destekliyor.Bu teori, galaksiler arası boşlukların beklenenden daha hızlı büyüdüğünü gösteren James Webb Uzay Teleskobu&#039;nun son verileriyle de örtüşüyor. Araştırmalar, evrenin genişleme hızını geleneksel teorilerden yüzde 8 ila 12 daha fazla olarak ölçmüştü.Avrupa Uzay Ajansı&#039;nın Temmuz 2030&#039;da fırlatılan Euclid uydusu, bu yeni modelin doğruluğunu kanıtlamak için gerekli olan yüksek hassasiyetli ölçümleri yapacak. En az bin yüksek kaliteli süpernova gözlemi gerektiren bu süreç, evrenin temel yapısını anlamada devrim yaratabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-Arv94sfq02hqo632DfmLQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 21 Dec 2024 10:17:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Evrenin, büyük, gizemi, çözülüyor, mu, Bilim, dünyasını, sarsan, iddia</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;dan İspanya için kritik uyarı: Bu bölgeler yaşanamaz hale gelebilir!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-ispanya-icin-kritik-uyari-bu-boelgeler-yasanamaz-hale-gelebilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-ispanya-icin-kritik-uyari-bu-boelgeler-yasanamaz-hale-gelebilir</guid>
<description><![CDATA[ NASA, küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle ilgili İspanya&#039;da olumsuz sonuçlar doğurabilecek, potansiyel tehlikeleri içeren bir rapor yayınladı. Bu rapora göre İspanya&#039;da belirtilen bazı bölgelerin 30 yıl içerisinde yaşanamaz hale gelebileceği kaydedildi.Küresel ısınma ve iklim değişikliği, uzmanlar arasında ciddi bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Bu nedenle, konuya ilişkin araştırmalar son yıllarda hızla artış gösteriyor.
Araştırmacıların bu alandaki ilgisi, toplanan veriler ve bunların ortaya koyduğu endişe verici sonuçlar nedeniyle önemli ölçüde arttı.
NASA da bu bağlamda İspanya’yı etkileyebilecek önemli bir uyarı yayınladı.Bu uyarı yalnızca 30 yıl içinde, bazı bölgelerde yaşamın radikal bir şekilde değişebileceğine ve hatta tamamen sona erebileceğine işaret ediyor.
NASA’nın raporuna göre, İspanya’nın bazı bölgeleri, iklim değişikliği nedeniyle önümüzdeki yıllarda yaşanamaz hale gelebilir.Sıcaklık artışlarının yalnızca çölleşmeye yol açmayacağı, aynı zamanda yoğun yağışlarla sellere ve taşkınlara sebep olarak çevreyi ve yaşam biçimini kökten değiştirebileceği belirtildi.&quot;Too Hot to Handle: How Climate Change May Make Some Places Too Hot to Live” başlıklı rapor, bu değişimlerin bazı bölgelerde yaşamı tamamen sürdürülemez hale getirebileceğini ortaya koyuyor.
Rapora göre, 30 yıl içinde İspanya’nın bazı bölgeleri, özellikle Madrid ve Valensiya gibi bölgeler, yükselen sıcaklıkların dayanılmaz hale gelmesi nedeniyle ciddi şekilde etkilenebilir.Bu bölgelerdeki aşırı sıcaklıklar, mevcut yaşam koşullarını altüst edecek ve tarım, altyapı ve halk sağlığı üzerinde yıkıcı etkiler bırakabilir.
Özellikle düşük gelirli kesimlerin dış mekanlarda çalışmaya devam etmek zorunda kalacakları için bu etkilerden daha fazla zarar görebileceği tahmin ediliyor.NASA raporunda, sıcak hava dalgalarının etkilerinin giderek daha şiddetli hale geleceği belirtiliyor.
2003 yılında Avrupa’da 70.000’den fazla kişinin ölümüne neden olan sıcak hava dalgalarının, 2040’tan itibaren daha sık ve yıkıcı hale gelmesi bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OASF19zUkUCE-8I2gFM_hA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 21 Dec 2024 10:17:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASAdan, İspanya, için, kritik, uyarı:, bölgeler, yaşanamaz, hale, gelebilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>SpaceX&amp;apos;ten ISS&amp;apos;e özel seferler için yeni ortaklık</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/spacexten-isse-oezel-seferler-icin-yeni-ortaklik</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/spacexten-isse-oezel-seferler-icin-yeni-ortaklik</guid>
<description><![CDATA[ Elon Musk&#039;ın uzay şirketi SpaceX, Kaliforniyalı girişim Vast ile Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) özel seferler düzenlemek için ortaklık kurdu.SpaceX, Uluslararası Uzay İstasyonuna (ISS) özel seferler düzenlemek üzere Kaliforniyalı start-up Vast ile ortaklık kurduğunu açıkladı. Hala NASA onayı gerektiren bu seferler, ilk ticari uzay istasyonunu gelecek yıl fırlatmayı hedefleyen Vast için önemli bir kilometre taşını işaret ediyor.SpaceX&#039;in CEO yardımcısı Gwynne Shotwell, uzay yolculuğu fırsatlarını genişlettiğini söyleyerek ortaklıktan duyduğu heyecanı dile getirdi.UZAY İSTASYONU&#039;NUN YERİNİ HAVEN-2 ALACAKISS, SpaceX tarafından 2030 yılında hizmet dışı bırakılacak ve Vast, Axiom Space, Blue Origin ve Voyager Space gibi şirketler özel uzay istasyonu kurmak için yarışıyor. 2021 yılında kurulan Vast, 2025 yılında kompakt bir uzay istasyonu olan Haven-1&#039;i ve ardından ISS&#039;in yerini almak üzere tasarlanan Haven-2&#039;yi fırlatmayı planlıyor.Şirketin uzun vadeli hedefi, uzayda sürdürülebilir insan yaşamını mümkün kılmak için yapay yerçekimi habitatları geliştirmek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HZR80f9u6kCIHDKLY5PyrQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 21 Dec 2024 10:17:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>SpaceXten, ISSe, özel, seferler, için, yeni, ortaklık</media:keywords>
</item>

<item>
<title>50 yıllık araştırma ortaya çıkardı: Finansal başarının sırrı buymuş!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/50-yillik-arastirma-ortaya-cikardi-finansal-basarinin-sirri-buymus</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/50-yillik-arastirma-ortaya-cikardi-finansal-basarinin-sirri-buymus</guid>
<description><![CDATA[ Yeni Zelanda’da yürütülen kapsamlı bir çalışma, finansal başarının en güçlü belirleyicisinin duygusal zeka ve öz kontrol olduğunu ortaya koydu. Bu beceriler, çocuklukta geliştirilerek yetişkinlikteki başarıyı doğrudan etkiliyor.Yeni Zelanda’daki Dunedin kasabasında 50 yıl boyunca sürdürülen araştırma, finansal ve mesleki başarının akademik performanstan, profesyonel bağlantılardan veya iş ahlakından daha çok duygusal zeka (EQ) ile bağlantılı olduğunu gösterdi.Bilim insanları, 1972&#039;den bu yana bin çocuğun büyüme ve gelişim süreçlerini izleyerek, duygusal zekaya sahip bireylerin daha iyi finansal alışkanlıklar geliştirdiğini, olumlu ilişkilere odaklandığını ve olumsuz duygularla etkili bir şekilde başa çıkabildiğini belirledi.Araştırmaya göre, düşük EQ&#039;ya sahip bireyler yetişkinlikte daha düşük gelir elde etme, tasarruf alışkanlıkları geliştirememe, kredi sorunları yaşama ve sosyal yardımlara bağımlı olma riski taşıyor.
Özellikle 30’lu yaşlara gelindiğinde bu grubun, ev sahibi olma veya geleceğe yönelik finansal planlar yapma olasılığının düşük olduğu görülüyor.Otago Üniversitesi öncülüğünde yürütülen bu çalışmada, çocukların duygusal zekası ve öz kontrol becerileri üç, beş, yedi, dokuz ve 11 yaşlarında değerlendirildi. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin gözlemleriyle yapılan bu değerlendirmeler, öz kontrolün yaşam boyu finansal başarı için güçlü bir gösterge olduğunu kanıtladı. 
Araştırmacılar, bir çocuğun duygularını anlaması, düzenlemesi ve uygun tepkiler verebilme becerisi ile yetişkinlikteki finansal istikrar arasında güçlü bir ilişki buldu.Araştırma, EQ’nun doğuştan gelen bir özellik olmadığını, ancak ebeveynler ve eğitimciler tarafından geliştirilebileceğini vurguluyor.
Duygusal zeka, erken çocukluk döneminde başlayan bir süreçle, empati, açık iletişim ve sorun çözme becerileri üzerinden güçlendirilebiliyor.Yüksek EQ’ya sahip bireyler, iş dünyasında daha yüksek performans gösteriyor ve bu da onların zam ve terfi alma olasılıklarını artırıyor.
Ayrıca, bu bireylerin daha iyi bütçe yönetimi yaparak tasarruf ve uzun vadeli finansal planlar geliştirme konusunda daha başarılı oldukları görülüyor. Duygusal zeka sadece bireylerin finansal başarısını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda toplum için daha güçlü ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmelerine de yardımcı oluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V76sb2eXJ0aQ7RS17ba4bg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 21 Dec 2024 10:17:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>yıllık, araştırma, ortaya, çıkardı:, Finansal, başarının, sırrı, buymuş</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Psikoloji profesörü açıkladı: Hayal gücünden sesler kayboluyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/psikoloji-profesoeru-acikladi-hayal-gucunden-sesler-kayboluyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/psikoloji-profesoeru-acikladi-hayal-gucunden-sesler-kayboluyor</guid>
<description><![CDATA[ Auckland Üniversitesi&#039;ndeki bilim insanları, sesleri hayal edemeyen bireyleri etkileyen nadir bir durum olan anauralia üzerinde çalışıyor. Halk arasında &quot;sessiz zihin&quot; olarak bilinen bu durum, insanların iç sesleri ya da hayali müzikleri deneyimleyemediği bir zihinsel yapıyı ifade ediyor.14-16 Nisan tarihleri arasında Auckland’da düzenlenecek &quot;Mind’s Ear and Inner Voice&quot; adlı konferans, anauralia ve onun tam tersi olan hiperauralia üzerine disiplinler arası bir tartışma platformu oluşturmayı hedefliyor. Konferansa bilim insanları, sanatçılar, müzisyenler ve filozoflar katılarak iç ses fenomenini ele alacaklar.Anauralia, işitsel hayal gücünün eksikliği anlamına gelir. Bu durum, insanların zihinlerinde bir köpeğin havlamasını, bir şarkıyı ya da herhangi bir ses deneyimini hayal edememesiyle karakterize edilir.Genellikle görsel hayal gücünden yoksun olma durumu olan afantazi ile ilişkilendirilen anauralia, toplumun yalnızca %1’ini etkiler ve herhangi bir dezavantaj yaratmadığı gibi dikkat seviyesinin artması gibi potansiyel faydalar sağlayabilir.Auckland Üniversitesi’nden Psikoloji Profesörü Tony Lambert, bu konunun özellikle yazarlar, müzisyenler ve şairler için yaratıcı süreçte önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çekiyor. “Beyin hayali sesleri nasıl üretiyor ya da üretemiyor? Bu, sanatçılar için yaratıcı sürecin anahtarı olabilir,” diyen Lambert, disiplinler arası bakış açısının önemini vurguluyor.Konferansta yalnızca sessiz zihinler değil, son derece canlı işitsel imgelerle karakterize edilen hiperauralia da ele alınacak. Hyperauralia&#039;ya sahip bireyler, zihinlerinde bir senfoniyi tüm ayrıntılarıyla canlandırabildiklerini ya da çok güçlü işitsel imgeler deneyimlediklerini ifade ediyor.Anauralia deneyimi yaşayan Auckland Üniversitesi öğrencisi Sang Hyun Kim, başkalarının hayali sesleri duyma fikrini “tuhaf” bulduğunu belirtiyor ve bu alandaki araştırmalardan büyük heyecan duyduğunu dile getiriyor. Konferansta, kişisel deneyimlerin yanı sıra bu durumların psikolojik ve yaratıcı etkileri de masaya yatırılacak.Son yıllarda, işitsel imgeler görsel imgeler kadar ilgi görmemiş olsa da, Lambert bu durumun değişmekte olduğuna inanıyor. Afantazi terimini ortaya atan bilim insanı Adam Zeman ile tanıştıktan sonra konuyla ilgilenmeye başladığını belirten Lambert, “Artık sessiz bir iç dünyanın ne kadar yaygın olduğuna dair iyi cevaplarımız var. Ancak bunun psikolojik etkilerini anlamak daha uzun sürecek,” diyor.Konferans, bilimin yanı sıra sanat ve felsefe alanlarını da bir araya getirerek, sessiz zihinlerin ve canlı işitsel imgelerin insan deneyimine etkilerini anlamaya yönelik önemli bir adım olarak görülüyor.Bu tür nadir zihinsel yapıların daha geniş bir bağlamda yaratıcı süreçlere ve insan algısına nasıl etki ettiğini anlamak, hem bilimsel hem de sanatsal çevreler için büyük bir ilgi odağı olmaya devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m8hwhseNHk-jNZGehTSEZw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 21 Dec 2024 10:17:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Psikoloji, profesörü, açıkladı:, Hayal, gücünden, sesler, kayboluyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA tarih verdi: 10 katlı bina büyüklüğündeki asteroit Dünya&amp;apos;ya yaklaşıyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-tarih-verdi-10-katli-bina-buyuklugundeki-asteroit-dunyaya-yaklasiyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-tarih-verdi-10-katli-bina-buyuklugundeki-asteroit-dunyaya-yaklasiyor</guid>
<description><![CDATA[ NASA, 24 Aralık 2024 tarihinde 10 katlı bina büyüklüğündeki devasa bir asteroitin Dünya&#039;nın yakınından geçeceğini duyurdu. NASA ve Avrupa Uzay Ajansı (ESA) saatte 23 bin 160 kilometre hızla gelen 2024 XN1 adlı dev asteroitin Dünya’ya çarpmadan güvenli bir mesafeden geçeceğini söyledi.Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Dünya&#039;ya doğru hızla yaklaşan devasa bir asteroit hakkında uyarıda bulundu.Uzay ajansı, 24 Aralık sabahında, 2024 XN1 adlı devasa bir asteroitin Dünya’ya tehlike oluşturmadan geçiş yapacağını duyurdu. 
10 katlı bir bina büyüklüğündeki asteroit, saatte 23 bin kilometreden fazla hızla ilerleyerek gezegenimize 7,21 milyon kilometre uzaklıktan geçecek.Bu mesafe, Ay ile Dünya arasındaki uzaklığın yaklaşık 18 katı. Uzmanlar, bu tür geçişlerin görece yakın olduğunu ancak herhangi bir çarpışma riskinin bulunmadığını belirtiyor.Royal Greenwich Gözlemevi’nden astronom Jess Lee, asteroitin Dünya’ya çarpma olasılığının sıfır olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
&quot;Asteroit oldukça uzakta olacak, bu yüzden Dünya için bir tehlike oluşturmuyor. Ancak bu büyüklükteki bir cisim gezegenimize çarpsaydı, sonuçları çok yıkıcı olabilirdi.&quot;Bilim insanları, 2024 XN1’in Dünya’ya çarpması durumunda, 12 milyon ton TNT gücünde bir enerjiyle etki yaratacağını ve 2 bin  kilometrekarelik bir alanı yerle bir edebileceğini tahmin ediyor.
Bu, 1908 yılında Rusya’da meydana gelen ve 80 milyon ağacın yok olmasına neden olan Tunguska Olayı’na benzer bir felaket anlamına geliyor.2024 XN1’in bu geçişi, önümüzdeki yıllarda daha yakın olacak diğer geçişlerin habercisi. Bilim insanları, bu asteroidin 2032’de 4,7 milyon kilometre ve 2106’da 3,4 milyon kilometre mesafeden geçeceğini tahmin ediyor.
Bu tür olaylar, Dünya’nın ne kadar savunmasız olduğunu hatırlatıyor. NASA ve ESA, gezegen savunma sistemlerini geliştirerek bu tür cisimleri önceden tespit etmeyi ve olası tehditleri en aza indirmeyi hedefliyor.Her ne kadar 2024 XN1 bu kez tehlike yaratmıyor olsa da, bu büyüklükteki asteroidler gezegenimize yaklaşmaya devam ediyor. İnsanlık, bu kozmik tehditlere karşı hazırlıklı olmalı ve bilimsel çalışmalarını sürdürmelidir.
2024 XN1, uzayın gizemlerine bir pencere açarken, gezegenimizin korunmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/No-izrCF0UaW1m2lexoQvg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 21 Dec 2024 10:17:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, tarih, verdi:, katlı, bina, büyüklüğündeki, asteroit, Dünyaya, yaklaşıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İlk insanlar nasıl görünüyordu? Hayrete düşüren detaylar ortaya çıktı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/ilk-insanlar-nasil-goerunuyordu-hayrete-dusuren-detaylar-ortaya-cikti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/ilk-insanlar-nasil-goerunuyordu-hayrete-dusuren-detaylar-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Genetik çeşitliliği en az türlerden biri olan insanların, Doğu Afrika&#039;daki küçük bir insan grubundan evrimleştiği biliniyor. İlk insanların, bugünkü fiziksel özelliklerini, ateşin buluşuna borçlu oldukları tahmin ediliyor. Bilim insanları, ilk insan topluluklarında yaşayan kadınların, günümüz kadınlarından daha kuvvetli olduğunu öne sürüyor.Araştırmalara göre, ilk insanlar yaklaşık 790.000 yıl önce ateşi bularak yemek pişirmeye başladılar. Bu gelişme, insanların çiğ gıda tüketiminden daha az bakteri almasını sağlayarak, anatomik değişikliklere neden oldu. Daha kısa sindirim sistemleri, yiyecekleri işleme gereksinimini azaltırken; pişmiş et, vücuda daha fazla enerji vermeye başladı. Bu da insanların daha uzun boylu ve daha büyük beyinli olmasına yardımcı oldu.Eğer yemek pişirme keşfedilmeseydi, insanlık çok farklı bir evrimsel süreç izleyebilirdi. Sosyallik ise erken insan türlerinin hayatta kalma ve evriminde kritik bir rol oynadı. 800.000 yıl önce ortak barınaklar inşa eden insanlık, 130.000 yıl önce kaynak ticareti yapmaya başladı. Araştırmalar, sosyal etkileşimin hayatta kalma şansını büyük ölçüde artırdığını ve insanların başarılı olmasının temelinde iş birliğinin yattığını gösteriyor.
İnsan beyninin boyutu, evrimsel süreçte üç katına çıktı, bu da türün hayatta kalmasını katkı sağladı. Ancak bilim insanları, bunun nedenini tam olarak çözemiyor. Bazı uzmanlar, iklim değişikliği ve yeni alanları keşfetme ihtiyacının buna yol açtığını düşünüyor.İnsan nüfusunun yaklaşık yüzde dokuzu, bacaklarında işlevsiz bir kas olan plantaris kasına sahip. Bu kas, insan atalarının maymunlara benzediği dönemlerde önemli bir rol oynuyordu. Ayak parmaklarımızla nesneleri kavramamıza yardımcı olurdu ancak zamanla baş parmaklarımız, bu işlevi üstlenerek bu kasın gerekliliğini ortadan kalktı.Evrimsel süreçle beraber ellerimiz de değişim gösterdi. Bazı araştırmacılar, ellerimizin el becerisinden çok, yumruk yapmak için evrimleştiğini iddia ediyor. Bu teorinin, insanların dik yürümeye başlamasıyla, ellerimizin daha kısa ve kare hale gelmesiyle bağlantılı olduğu tahmin ediliyor.İnsanlarda daha açık ten rengi, yaklaşık 5.800 yıl önce fark edilmeye başlandı. Bu dönemde, erken insanlar, modern Avrupalılara benzer özellikler taşımaya başladılar.İnsanların hayvan derisi giymeye ne zaman başladıkları kesin olarak bilinmese de, genetik verilere dayanarak bu alışkanlığın yaklaşık 1 milyon yıl önce başladığı düşünülüyor. Vücut kıllarını kaybeden insanlar, soğuk iklimlerden korunmak için büyük ölçüde hayvan derileriyle örtünmeye başladılar.İlk Homo Kanamensis türüne ait kalıntılarda kemik kanseri bulguları bulundu. Bu keşif, kanserin yalnızca modern insanlıkla ilişkili bir hastalık olduğunu varsayan anlayışı çürüttü.Mavi göz renginin ilk örnekleri, yaklaşık 7.000-8.000 yıl öncesine dayanıyor. Bu kanıt, Kuzeybatı İspanya’da bulunan, koyu tenli bir kişiye ait kalıntılarda ortaya çıktı.
Mavi göz, günümüzde diğer göz renklerine göre daha az yaygın. Araştırmalar, mavi gözlü insanların tek bir ortak ataya sahip olabileceğini gösteriyor. Mavi gözler, erken insanlar için çekiciydi ve bu nedenle evrimsel süreçte bu özellik korunmuş olabilir.Bir diğer yaygın inanç, atalarımızın Afrika’nın savanlarında göç ederken serinlemek amacıyla tüylerini dökmüş olabileceği. İlk Homo sapiens’in çok fazla saçı vardı ve tüylerin diken diken olması, onları daha büyük göstererek, avcılar ya da düşmanlar üzerinde korku yaratıyordu. Şimdi ise tüylerimiz, ortamda bir tehdit olmadan olmadan da diken diken olabiliyor.Homo sapiens’in ilk dönemlerinde yaşayan kadınların, günümüzün profesyonel sporcuları kadar güçlü oldukları biliniyor. Çünkü hayatta kalmak için erkeklerle eşit ya da daha fazla iş yapmaları gerekiyordu. Science Advances dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, yaklaşık 7.000 yıl önce bulunan kalıntılarda, kadınların kürekçiler kadar kuvvetli oldukları ortaya çıktı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rORDhuawJEGVghZwQpk6FQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 12:01:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>İlk, insanlar, nasıl, görünüyordu, Hayrete, düşüren, detaylar, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Steam yılbaşı indirimleri başladı: 2025 Steam indirimleri ne zaman?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/steam-yilbasi-indirimleri-basladi-2025-steam-indirimleri-ne-zaman</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/steam-yilbasi-indirimleri-basladi-2025-steam-indirimleri-ne-zaman</guid>
<description><![CDATA[ Steam yılbaşı indirimlerinin başlamasıyla birlikte, yeni yılda indirim günlerinin hangi tarihlere denk geldiği merak edilmeye başladı. Steam 2025 yılında indirimler ve festivaller takvimini duyurdu. Ülkemizde de büyük rağbet gören Steam indirim dönemlerinde farklı türlerde birçok oyun fırsat indirimleriyle satışa sunulacak. Peki, 2025 Steam indirimleri ne zaman başlayacak?Steam 2024 yılbaşı indirimleri başladı. Oyunseverler 2025 yılı indirim günlerini merak ediyor. Steam tarafından yapılan duyuruyla birlikte 2025 yılı indirim takvimi belli oldu. İşte ayrıntılar.  2024 STEAM YILBAŞI İNDİRİMLERİ NE ZAMAN?  Dijital oyun platformu Steam, yılbaşı indirimleri için takvimini duyurdu.  Buna göre; Steam yılbaşı indirimleri 19 Aralık günü başladı. İndirimler 2 Ocak 2025&#039;e kadar sürecek.2025 STEAM İNDİRİM TARİHLERİ BELİRLENDİ  Oyunseverlerin merakla beklediği Steam 2025 yılı indirim günleri belli oldu. İşte Steam 2025 yılı indirim günleri:  Gerçek Zamanlı Strateji Festivali: 20-27 Ocak  Idler Festivali: 3-10 Şubat  Yerel Eşli Oyun Festivali: 10-17 Şubat  Steam Next Fest: Şubat Sürümü: 24 Şubat - 3 Mart  Görsel Roman Festivali: 3-10 Mart  Steam İlkbahar İndirimi: 13-20 Mart  Şehir Kurma ve Koloni Simülatörleri Festivali: 24-31 Mart  Sokoban Festivali: 21-28 Nisan  Savaş Oyunları Festivali: 28 Nisan - 5 Mayıs  Yaratık Toplama Festivali: 12-19 Mayıs  Zombiler vs. Vampirler Festivali: 26 Mayıs - 2 Haziran  Steam Next Fest: Haziran Sürümü: 9-16 Haziran  Balıkçılık Festivali: 16-23 Haziran  Steam Yaz İndirimi: 26 Haziran - 10 Temmuz ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VOVsduqxT0ykDM7g5SH0MQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 12:01:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Steam, yılbaşı, indirimleri, başladı:, 2025, Steam, indirimleri, zaman</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kuveyt&amp;apos;te gizemli keşif: 7 bin yıllık &amp;quot;uzaylı&amp;quot; heykeller ortaya çıktı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/kuveytte-gizemli-kesif-7-bin-yillik-uzayli-heykeller-ortaya-cikti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/kuveytte-gizemli-kesif-7-bin-yillik-uzayli-heykeller-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Kuveyt&#039;te 7 bin yıllık &quot;uzaylı benzeri&quot; heykeller bulundu. Bahra 1&#039;de keşfedilen eserler, Arap Yarımadası&#039;ndaki en eski seramik üretim ve ticaret ağlarına ışık tutuyor.Arkeologlar, Kuveyt&#039;in Bahra 1 bölgesinde 7 bin  yıl öncesine ait, uzun kafatası, eğik gözler ve düz burun gibi modern uzaylı tasvirlerine benzeyen kil heykeller ortaya çıkardı. Bu bulgu, Arap Yaramadası&#039;ndaki en eski yerleşim yerlerinden birinin kökenine ve evrimine ışık tutuyor.Bahra 1, 2009&#039;dan bu yana Taş Devri toplumlarına ilişkin araştırmaların odak noktalarından biri olmuştur. Son kazılarda, Mezopotamya&#039;dan Anadolu ve Arap Yaramadası&#039;na kadar geniş bir alana yayılan Ubeyd kültürüne ait önemli bulgular elde edildi.Son kazılarda ortaya çıkarılan küçük, ince işçilikle yapılmış kil heykeller, Ubeyd kültürüne ait karakteristik özellikler taşıyor. Daha önce Mezopotamya&#039;da benzerlerine rastlanan bu heykeller, Bahra 1 bölgesinde ilk kez keşfedildi. Varşova Üniversitesi arkeologları, bu bulgunun bölge tarihine dair önemli soruları gündeme getirdiğini belirtti.
Arkeolog Piotr Bieliński, “Bu figürler, antik toplumların sembolik ve ritüelistik değerleri hakkında yeni soruları gündeme getiriyor” dedi.Kazılarda, Mezopotamya&#039;dan ithal edilen Ubeyd seramikleri ile yerel olarak üretilen &quot;Kaba Kırmızı Seramik&quot; adlı seramiklere rastlandı. Yerel seramiklerin, Bahra 1 bölgesinde üretildiğine dair kanıtlar bulundu. Pekiştirilmemiş kil kaplar, bu alanın bölgedeki en eski seramik üretim merkezlerinden biri olduğunu gösteriyor.Seramiklerin kilinde bulunan organik kalıntılar, Arap Yaramadası&#039;ndaki bitki çeşitliliğine dair önemli bilgiler sunuyor. Yerel seramiklerde yabani bitkilerin, ithal seramiklerde ise arpa ve buğday gibi ekili bitki kalıntıları bulundu. Arkeolog Roman Hovsepyan, bu bulguların M.Ö. 6. binyılda bölgenin florasını anlamaya yardımcı olabileceğini ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JkSlziGNB0aMh82er_M8vw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 12:01:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Kuveytte, gizemli, keşif:, bin, yıllık, uzaylı, heykeller, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yapay zekada devrim: Bir milyar kat daha hızlı teknoloji geliyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zekada-devrim-bir-milyar-kat-daha-hizli-teknoloji-geliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zekada-devrim-bir-milyar-kat-daha-hizli-teknoloji-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Çinli bilim insanları, yapay zeka teknolojilerinde yeni bir çağın kapısını aralıyor. Hong Kong Çin Üniversitesi&#039;nden bir araştırma ekibi, biyolojik nöronların çalışma prensiplerini taklit eden lazer tabanlı bir yapay nöron geliştirdi. Bu yenilik, verileri biyolojik nöronlardan bir milyar kat daha hızlı işleyerek yapay zekanın hız ve verimlilik limitlerini yeniden tanımlıyor.Çinli araştırmacılar, biyolojik nöronların işlevlerini taklit eden ve verileri doğal muadillerinden bir milyar kat daha hızlı işleyebilen lazer tabanlı yapay nöron geliştirdiAraştırma ekibinin lideri Chaoran Huang, “Lazer nöronumuz, mevcut fotonik nöronların hız sınırlarını aşarak daha da hızlı çalışabilme potansiyeline sahip” diyerek bu çağ açıcı buluşun önümüzdeki dönemde yaratabileceği etkiye dikkat çekti.Biyolojik nöronlar, iki temel işlevsel tipe ayrılır: graded (dereceli) ve spiking (dalgasal). Dereceli nöronlar sinyalleri hassas bir şekilde ve sürekli olarak işlerken, dalgasal nöronlar “ya hep ya hiç” prensibiyle çalışır. Lazer tabanlı yeni nöron, dereceli nöronların çalışma şekline benzeyen bir mekanizma ile çalışarak üstün hız ve doğruluk sağlıyor.Lazer nöron, çip tabanlı kuantum lazer teknolojisi kullanılarak geliştirildi ve saniyede 10 gigabit hızında sinyal işleyebilme kapasitesine ulaştı. Bu etkileyici teknoloji, bir saniyede 100 milyon kalp atışını ya da 34,7 milyon dijital el yazısı görselini işleyebilecek kapasitede.Araştırmacılar, bu hız sayesinde yapay zeka uygulamalarının daha etkin ve çok yönlü bir şekilde kullanılabileceğini belirtiyor.Bu teknoloji, enerji verimliliği sağlarken yapay zekânın karar alma süreçlerini de hızlandıracak. Lazer tabanlı nöronlarla geliştirilen rezervuar bilgi işlem sistemi, kalp ritmi bozukluklarını %98,4 doğruluk oranıyla tespit edebiliyor. Aynı zamanda, görüntülerı sınıflandırma gibi karmaşık görevlerde üstün başarı sağlıyor.Chaoran Huang, “Tek bir lazer tabanlı nöron, küçük bir sinir ağı gibi davranabilir. Birden fazla lazer nöronunu bir araya getirerek, biyolojik beynin milyarlarca nöronla oluşturduğu ağın benzerini yapay zekâ alanında gerçekleştirebiliriz” ifadelerini kullandı.
Araştırma ekibi, lazer tabanlı nöronların hızını daha da artırmayı ve birden fazla lazer nöronunu birleştirerek derin rezervuar bilgi işlem mimarileri geliştirmeyi hedefliyor.Gerçek zamanlı karar alma ve enerji verimliliği gerektiren yapay zekâ uygulamalarında çığır açması beklenen bu teknoloji, sağlıktan üretime, finans sektöründen otomasyona kadar çeşitli alanlarda kullanılabilir.
Bilim dünyası, lazer tabanlı yapay nöronların önümüzdeki dönemde getireceği yenilikleri heyecanla bekliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ckdk_5oUtEqaJbCHDVZCwA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 12:01:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zekada, devrim:, Bir, milyar, kat, daha, hızlı, teknoloji, geliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA söylentileri yalanlamıştı: Uzmanların mahsur astronotlar için endişesi artıyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-soeylentileri-yalanlamisti-uzmanlarin-mahsur-astronotlar-icin-endisesi-artiyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-soeylentileri-yalanlamisti-uzmanlarin-mahsur-astronotlar-icin-endisesi-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda (ISS) mahsur kalan Butch Willmore ve Suni Williams&#039;ın Dünya&#039;ya dönüşlerinin Mart 2025&#039;e ertelendiğini açıkladı. Yaşanan bu gecikme SpaceX&#039;in Dragon kapsülü üzerindeki çalışmalardan dolayı kaynaklanıyor. Uzman doktorlar ise iki astronotun sağlığıyla ilgili endişelerini yeniden dile getirirken, biyomedikal mühendisi Dr. John Jaquish, iki astronotun Dünya&#039;ya döndüklerinde sedye üzerinde uzay aracından ayrılacaklarını iddia etti.NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda (ISS) mahsur kalan astronotların Dünya&#039;ya dönüş tarihinin Mart 2025&#039;e ertelendiğini açıkladı.
Bu gelişmelerin ardından 9 aydan uzun bir süre uzayda mahsur kalacak astronotların sağlık durumlarıyla ilgili doktorlar endişelerini dile getirdi.Biyomedikal mühendisi Dr. John Jaquish Daily Mail&#039;e, &#039;Dünya&#039;ya döndüklerinde aşırı derecede kırılganlık kırığı riski altında olacaklar. Muhtemelen kendi güçleriyle yürüyemeyecekler. Uzay aracından muhtemelen bir sedye üzerinde ayrılacaklar ve vücutlarını yenilemeleri aylar sürecek.&quot; diye konuştu.Bu durum uzayda uzun süre görev yapan astronotlar için alışılmadık bir durum değil, ancak doktorlar Williams&#039;ın şimdiden kilo kaybı ve yetersiz beslenme belirtileri gösterdiğini söyleyerek özel bir endişe duyduklarını ifade ettiler, ancak NASA bu söylentileri yalanladı.Kaliforniya&#039;da yaşayan psikiyatrist Dr. Carole Liberman yaptığı açıklamada Williams ve Wilmore&#039;un psikolojik sağlıklarının da risk altında olduğunu söyledi.
&quot;NASA&#039;NIN ŞEFFAF OLMASI GEREKİYOR&quot;
Libermani, “Elbette astronotlara stresli durumlarla nasıl başa çıkacakları öğretilir, ancak 300 gün boyunca bu inişli çıkışlı, umutlu, umutsuz senaryo, beklediklerinin ötesinde. Bu durum ruhlarına zarar veriyor, bu da bedenlerine zarar veriyor. Ancak her ertelenişte içlerindeki küçük bir ses daha da güçleniyor ve bir daha eve dönüp dönemeyeceklerini merak etmeye başlıyorlar. NASA&#039;nın şeffaf olması ve sorunu çözmek için yaptıkları her şeyi onlara anlatması gerekiyor çünkü astronotların sahip olduğu tek şey bu güven.” dedi.Ancak doktorlar Williams ve Wilmore&#039;un ISS&#039;te ne kadar uzun süre kalırlarsa o kadar fazla sağlık riskiyle karşı karşıya kalacaklarını söylediler.
Uzun süreli ISS görevleri genellikle yaklaşık altı ay sürüyor. Araştırmalar uzayda bu kadar uzun süre kalmanın sağlık açısından önemli riskler taşıdığını gösteriyor.
Bu riskler arasında kemik ve kasların bozulması, yüksek düzeyde kansere neden olan radyasyona maruz kalma, görme yetisine zarar verebilecek sıvı değişimleri, böbrek taşları, kardiyovasküler sorunlar ve daha fazlası yer alıyor.Böylelikle Suni Williams ve Butch Wilmore eve döndüklerinde ISS&#039;te altı aydan daha uzun bir süre potansiyel olarak 300 günden fazla kalmış olacaklar.
Bu bir astronotun uzayda geçirdiği en uzun süre olmasa da (bu rekor ISS&#039;te 374 gündür) Starliner mürettebatı üzerinde ciddi bir etki yaratacaktır.Dr. Jaquish bunun nedenini “yerçekimini ortadan kaldırdığınızda, vücut kemik yoğunluğunu ve kas kütlesini korumak için bir neden görmez, bu nedenle çok hızlı bir şekilde parçalanmaya başlar. Kas ve kemik kaybının, yukarıda bahsedilen kırılganlık kırığı riski gibi sadece hareketlilik kaybından daha büyük sonuçları vardır.Ciddi kas kaybı organ yetmezliği riskini de artırır ve kardiyovasküler sağlık için zararlı olabilir&quot; diye ekledi.&quot; şeklinde açıkladı.ISS astronotlarının bu risklerden bazılarını azaltmak için yapabilecekleri şeyler var. Düşük yerçekiminin neden olduğu kemik, kas ve kardiyovasküler güç kaybına karşı koymak için günde ortalama iki saat egzersiz yapıyorlar.
Uzmanların Starliner mürettebatının fiziksel ve ruhsal sağlığına ilişkin endişelerine rağmen NASA defalarca astronotların iyi olduğunu belirtti.İki astronot, Haziran ayının başlarında Boeing’in Starliner mürettebat teslimat aracıyla istasyona gitmişti.
Görevin başlangıçta bir haftadan biraz uzun sürmesi beklenirken, aracın ISS’e yaklaştığı esnada iticilerinde yaşanan sorunlar nedeniyle Dünya’ya geri dönüşün üç ay ertelenmesine neden olmuştu.
NASA, sorunu çözmeye çalışırken Starliner uzay aracını mürettebatsız olarak Dünya’ya geri getirmiş ve astronotların ise en erken Şubat 2025’te Dünya’ya geri dönebileceklerini açıklamıştı. Ancak yapılan yeni duyuruyla bu tarihin Mart ayının sonlarına ertelendiği kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3e46ltHZG0-ag-D70VMetw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 12:01:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, söylentileri, yalanlamıştı:, Uzmanların, mahsur, astronotlar, için, endişesi, artıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim dünyası şokta: Etobur davranış sergilemeye başladılar!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bilim-dunyasi-sokta-etobur-davranis-sergilemeye-basladilar</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bilim-dunyasi-sokta-etobur-davranis-sergilemeye-basladilar</guid>
<description><![CDATA[ Kaliforniya&#039;da yapılan bir araştırma, sincapların tarla farelerini avlayıp yediğini ve bunun, onların fırsatçı omnivorlar olabileceğini ortaya koydu. Bu şoke edici keşif, sincapların beslenme alışkanlıklarının beklenmedik şekilde esnek olduğunu gösteriyor.Kaliforniya&#039;da bilim insanları, yer sincaplarının tarla farelerini avlayıp yediğine dair şoke edici bir keşifte bulundu. Sincaplar, genellikle tohum, tahıl ve kabuklu yemişlerle beslenen bir tür olarak bilinse de, bu yeni bulgular onların esnek bir beslenme düzenine sahip fırsatçı omnivorlar olabileceğini gösteriyor.Kaliforniya Davis Üniversitesi&#039;nden bir ekip, Haziran ve Temmuz 2024 arasında sincapların 74 tarla faresiyle etkileşimini inceledi.
Etkileşimlerin yüzde 42’sinden fazlası, sincapların fareleri bilfiil avlayarak öldürüp yemelerini içeriyordu. Biyoloji doçenti Jennifer E. Smith, bu durumu ilk kez gözlemlediklerinde şoke olduklarını söyledi ve &quot;Bu davranışı daha önce hiç görmemiştik,&quot; dedi.Araştırmalar, sincapların bu etobur davranışlarının özellikle Temmuz ayının ilk iki haftasında zirve yaptığını ve bunun, yerel parktaki tarla faresi sayısındaki patlamayla ilişkili olduğunu ortaya koydu. Smith, bu davranışın, farelerin geçici artışı karşısında gelişmiş olabileceğinden şüpheleniyor.Sincapların davranışsal esneklikleri, onların değişen çevresel koşullara uyum sağlamalarına yardımcı olabilir. Çalışmanın bir diğer yazarı Sonja Wild, sincapların diğer memelilere benzer şekilde, yiyecek mevcudiyetindeki değişikliklere yanıt verebildiğini ve bu adaptasyonun onları hızla değişen ortamlarda hayatta tutabildiğini belirtti.Araştırmacılar, sincapların bu etobur davranışının, türler arası hastalık yayılımını nasıl etkileyebileceğini ve bu davranışın ebeveynden yavruya nasıl geçtiğini anlamayı amaçlıyor. Şu an için popülasyonda herhangi bir hastalık belirtisi gözlemlenmemiş olsa da, bu yeni davranışların ekolojik dengede önemli değişikliklere yol açabileceği düşünülüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QpnBMFRPe0OBa1-kluenAw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 12:01:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, dünyası, şokta:, Etobur, davranış, sergilemeye, başladılar</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim dünyası şaşkın: İnsan vücudunda gizemli yaşam formu keşfedildi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bilim-dunyasi-saskin-insan-vucudunda-gizemli-yasam-formu-kesfedildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bilim-dunyasi-saskin-insan-vucudunda-gizemli-yasam-formu-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, insan vücudunun içinde daha önce bilinmeyen, virüs benzeri bir yaşam formu keşfetti. &quot;Dikilitaş&quot; olarak adlandırılan mikroorganizmaların faydalı mı yoksa zararlı mı oldukları henüz bilinmiyor.Bilim insanları, insan vücudunun içinde, daha önce keşfedilmemiş bir yaşam formu buldu. Dikilitaş olarak adlandırılan bu yeni mikro organizmalar, virüs benzeri yapılarıyla dikkat çekiyor.
Yapılan araştırmalar, dikilitaşların insan vücudunda yaygın olarak bulunduğunu ve bu organizmaların, konakçının içinde bir yıl kadar yaşayabildiğini ortaya koydu.Araştırmacılar, dikilitaşların genetik materyalinin dairesel RNA halkalarından oluştuğunu belirtiyor. Bu organizmalar, kendi kendine organize olan çubuk benzeri yapılar oluşturuyor ve genellikle ağız ile bağırsaklarda bulunuyor. Ancak, bu organizmaların nasıl yayıldığına dair henüz bir bilgi yok.Bilim insanları, dikilitaşların insan mikrobiyomunda önemli bir rol oynayabileceğini ancak bu organizmaların faydalı mı yoksa zararlı mı olduklarını bilmediklerini ifade ediyor. Stanford biyokimyacısı Ivan Zheludev, “Bu çılgınlık, ne kadar çok bakarsak o kadar daha fazlasını keşfediyoruz,” diyor.Dikilitaşlar, bitkileri enfekte eden viroidlere benzer şekilde RNA halkalarından oluşuyor. Bu durum, dikilitaşların evrimsel süreçte önemli bir yer tutmuş olabileceğini düşündürüyor. Ancak, bu küçük organizmaların insan sağlığı üzerindeki etkileri hala belirsiz.Şu anda, dikilitaşların insan sağlığı üzerindeki etkilerine dair kesin bir bilgi bulunmuyor. Bununla birlikte, bilim insanları bu organizmaların insan mikrobiyomunun sağlığına olan etkilerini anlamak için çalışmalarını sürdürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LBnvmJG6l0al-b8I99dFPA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 12:01:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, dünyası, şaşkın:, İnsan, vücudunda, gizemli, yaşam, formu, keşfedildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bill Gates&amp;apos;ten korkutan &amp;quot;gelecek&amp;quot; tahmini: Sadece bu 3 meslek ayakta kalacak</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bill-gatesten-korkutan-gelecek-tahmini-sadece-bu-3-meslek-ayakta-kalacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bill-gatesten-korkutan-gelecek-tahmini-sadece-bu-3-meslek-ayakta-kalacak</guid>
<description><![CDATA[ Teknoloji ve yapay zekanın gelişimi geleceği de şekillendiriyor. Microsoft&#039;un kurucusu ve teknoloji dünyasının önde gelen isimlerinden Bill Gates, yapay zekanın hızlı gelişimini değerlendirdi ve gelecek zamanlara dair öngörülerini paylaştı. Bill Gates, yapay zekanın hızlı gelişi nedeniyle gelecekte sadece bu 3 sektörün ayakta kalacağını söylüyor.Bill Gates&#039;in tahminleri, iş dünyasının geleceğine dair önemli soruları gündeme getiriyor. Gates, yapay zekanın günlük yaşamımızdaki etkilerinin arttığını vurgularken, bir kafede baristanın yalnızca önceki siparişlerinizi hatırlamakla kalmayıp, ruh halinize göre yeni önerilerde bulunduğu senaryoyu örnek veriyor. Bu durum, yapay zekanın hayatımızdaki yerinin sadece bir yansıması.Gates, yapay zekanın yalnızca enerji, biyoloji ve yapay zeka sistem programlama sektörlerinde başarılı olacağını öngörüyor. Yapay zekanın otomotiv, sağlık, tarım ve eğitim gibi birçok sektörde giderek daha fazla kullanıldığını belirtiyor. Yapay zeka devriminden yalnızca enerji, biyoloji ve yapay zeka sistem programlama sektörleri sağ çıkacak.Gates, bu dönüşümün iş saatlerini kısaltarak, daha yaratıcı ve anlamlı görevlere odaklanmamıza olanak tanıyabileceğine inanıyor. Ayrıca, gelecekteki iş dünyasına uyum sağlamak için programlama ve dijital okuryazarlık becerilerinin kritik öneme sahip olduğunu söylüyor. Gates, &quot;Yapay zeka hızla gelişiyor; bu becerileri öğrenenler iş fırsatlarını daha iyi değerlendirebilecek,&quot; diyor.Kariyerine atıfta bulunan Gates, kod yazmayı öğrenmenin ona daha önce hayal bile edemediği fırsatlar sunduğunu belirtiyor. Bu nedenle, çocukların erken yaşta programlama öğrenmelerini teşvik ediyor ve internet devriminin çalışma ve iletişim biçimlerimizi nasıl dönüştürdüğünü hatırlatıyor.Gates, yapay zeka ve internet devrimi arasındaki benzerliği dikkat çekici buluyor. İnternetin iş dünyasını köklü bir şekilde değiştirdiği gibi, yapay zekanın da ekonominin her sektörünü dönüştürmesi bekleniyor. Bu değişime uyum sağlamak için eğitime ve beceri gelişimine yatırım yapılması gerektiğini savunuyor.Gates, yapay zekanın yalnızca iş dünyasını değil, eğitimi de dönüştüreceğini düşünüyor. &quot;Önümüzdeki 5-10 yıl içinde yapay zeka destekli yazılımlar, eğitimde devrim yaratacak,&quot; diyor. Yapay zeka, öğrencilere bireysel ihtiyaçlarına ve öğrenme stillerine göre özelleştirilmiş içerikler sunarak eğitimi daha etkili ve ilgi çekici hale getirebilirAncak Gates, yapay zekanın yükselişinin etik ve sosyal sorunları beraberinde getirdiğini kabul ediyor. Makineler daha fazla sorumluluk üstlendikçe, yapay zekanın faydalarının toplum genelinde nasıl eşit bir şekilde dağıtılacağı sorusu gündeme geliyor. Gates, bu sorunların ele alınmasının önemine dikkat çekiyor ve aksi halde, yapay zekayı etkin bir şekilde kullanabilenler ile kullanamayanlar arasında büyük bir uçurum oluşabileceği uyarısında bulunuyorDünya Ekonomik Forumu gibi kuruluşlar, bu tür sorunlara çözüm bulmak için politikalar geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Gates, teknolojinin topluma olumlu katkılar sağlaması için teknologlar, politika yapıcılar ve eğitimcilerin iş birliği yapması gerektiğini belirtiyor.Sarah adında bir grafik tasarımcının, yapay zeka araçlarını kullanarak daha fazla yaratıcılık zamanına sahip olduğu örnek, bu potansiyelin gözler önüne serilmesine yardımcı oluyor. Gates, yapay zekanın insanların güçlendiği ve ilerleme sağladığı bir araç olarak kullanıldığında, daha dengeli ve umut dolu bir geleceğin kapılarının aralanabileceğini belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yS0KgcFUjUe22ghFYaHsJw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 12:01:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bill, Gatesten, korkutan, gelecek, tahmini:, Sadece, meslek, ayakta, kalacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Avrupa Birliği, Musk&amp;apos;a rakip oluyor: 10 milyar euroluk uzay programı!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/avrupa-birligi-muska-rakip-oluyor-10-milyar-euroluk-uzay-programi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/avrupa-birligi-muska-rakip-oluyor-10-milyar-euroluk-uzay-programi</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Birliği (AB), SpaceX CEO&#039;su Elon Musk&#039;ın Starlink&#039;ine rakip olacak 290 uydudan oluşan 10 milyar euroluk bir uzay projesi başlattı. Programın amacı, hükümetler ve ordular için bloğun güvenliğini sağlamak. Starlink&#039;e benzer bir &quot;mega takımyıldızında&quot; yaklaşık bin uyduya eşdeğer güç sağlanacak.Avrupa Birliği (AB), teknoloji milyarderi Elon Musk&#039;ın Starlink&#039;ine rakip olacak 290 uydudan oluşan 10 milyar euroluk iddialı bir uzay programı başlattı.Bu programın amacı, siber güvenliğe ilişkin küresel endişelerin artması nedeniyle hükümetler ve ordular için bloğun güvenliğini sağlamak.
AB&#039;den yapılan açıklamada, &quot;Bu, Avrupa&#039;nın egemenliği ve güvenli bağlantısı yönünde önemli bir adımdır.&quot; denildi.Teknolojik gelişmeler, yüksek ve düşük güçlü uydulardan oluşan ağın, Starlink&#039;e benzer bir &quot;mega takımyıldızında&quot; bin uyduya eşdeğer güç sağlayacağı anlamına geliyor.Uydu ağları, TV ve internetin yanı sıra savunma, hava durumu ve sınır gözetim işlevlerini de mümkün kılacak.Programa katılan önemli şirketler arasında Airbus Defence and Space, Deutsche Telekom, Fransa&#039;nın Thales Alenia Space ve İtalya&#039;nın Telespazio gibi Avrupa&#039;nın en büyük uzay endüstrisi aktörleri yer alıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m6ST5129kk23m_HkuytkLw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Avrupa, Birliği, Muska, rakip, oluyor:, milyar, euroluk, uzay, programı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Nörologlar açıkladı: Bu 2 mesleği yapanların Alzheimer&amp;apos;a yakalanma riski çok düşük</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/noerologlar-acikladi-bu-2-meslegi-yapanlarin-alzheimera-yakalanma-riski-cok-dusuk</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/noerologlar-acikladi-bu-2-meslegi-yapanlarin-alzheimera-yakalanma-riski-cok-dusuk</guid>
<description><![CDATA[ Son yıllarda yaygın bir demans türü haline gelen Alzheimer hastalığı; düşünce, davranış ve bellek fonksiyonlarındaki değişimi ifade eder. Uzmanlar, bazı mesleklerin, Alzheimer hastalığına yakalanma riskini azaltabildiğini öne sürüyor.Araştırmalar, taksi ve ambulans şoförlerinin Alzheimer’dan ölüm riskinin, diğer 400’den fazla meslek grubundaki şoförlere göre çok daha düşük olduğunu ortaya koydu.Yapılan son çalışmaya göre, taksi ve ambulans şoförlüğü yapmak, beyinde hafıza ve yön duygusuyla bağlantılı olan hipokampüsü, Alzheimer’ın etkilerine karşı daha dirençli hale getiriyor. Konuyla ilgili yapılan önceki araştırmalar da, taksi ve ambulans şoförlerinin hipokampüslerinin yaşlandıkça gelişmeye devam ettiğini göstermişti.Dr. Anupam Jena, bu sonuçların, mesleklerin Alzheimer riskini nasıl etkileyebileceğine dair önemli bulgular sunduğunu vurguladı. Şimdilerde yaklaşık 7 milyon Amerikalı, Alzheimer hastalığıyla yaşıyor ve bu sayının önümüzdeki yıllarda 13 milyona çıkması bekleniyor.British Medical Journal&#039;da yayımlanan araştırmada, 2020-2022 yılları arasında çoğunluğu Alzheimer hastalığından kaynaklanan yaklaşık 10 milyon ölüm incelendi.Çalışma, 443 farklı meslek grubundan bireylerin Alzheimer’dan ölüm oranlarını değerlendirirken; yaş, cinsiyet, ırk, etnik köken ve eğitim gibi demografik faktörler de göz önünde bulunduruldu. Taksi şoförlerinin yüzde 1’i, ambulans şoförlerinin ise yüzde 0,7’sinin Alzheimer nedeniyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı.Verilere göre, bazı mesleklerde Alzheimer’dan ölüm oranları yüzde 8’e kadar çıkabiliyor. Üst düzey yöneticiler ise bu analizde yüzde 4’lük bir orana sahip.Londra Üniversitesi’nde yapılan bir önceki çalışmada da taksi şoförlerinin beyinlerindeki mekansal muhakeme ve hafızadan sorumlu bölgenin, diğer meslek gruplarına göre daha gelişmiş olduğu tespit edilmişti.Uzmanlara göre, taksi ve ambulans şoförlerinin beyinlerindeki bağlantının güçlenmesi, Alzheimer sürecine karşı daha dirençli olmalarını sağlıyor olabilir. Bilim insanları, konuyla ilgili net bir veriye ulaşılması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z7cwmfhGREOR1_568VTk1w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Nörologlar, açıkladı:, mesleği, yapanların, Alzheimera, yakalanma, riski, çok, düşük</media:keywords>
</item>

<item>
<title>SpaceX&amp;apos;te çalışmak istiyorsanız bu soruyu cevaplamanız gerekiyor: İşte Musk&amp;apos;ın favori bilmecesi ve cevabı!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/spacexte-calismak-istiyorsaniz-bu-soruyu-cevaplamaniz-gerekiyor-iste-muskin-favori-bilmecesi-ve-cevabi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/spacexte-calismak-istiyorsaniz-bu-soruyu-cevaplamaniz-gerekiyor-iste-muskin-favori-bilmecesi-ve-cevabi</guid>
<description><![CDATA[ Teknoloji dünyasının öncü isimlerinden Elon Musk, sadece yenilikçi fikirleriyle değil, aynı zamanda ilginç iş mülakat yöntemleriyle de dikkat çekiyor. SpaceX ve Tesla’nın sahibi olan Musk, özellikle teknik adaylara yönelttiği şaşırtıcı bilmecesiyle tanınıyor.Net serveti 400 milyar doları aşan ilk insan olan SpaceX ve Tesla&#039;nın sahibi Elon Musk son dönemde en çok adından söz ettiren isim. Sahibi olduğu şirketlerde çalışmak ise pek çok kişinin hayali. Elon Musk’ın iş görüşmesine gelen adaylara sormayı sevdiği bir bilmece var.
İşte Musk’ın favori bilmecesi..“Dünya’nın yüzeyinde duruyorsunuz. Bir mil güneye, bir mil batıya ve bir mil kuzeye yürüdünüz. Tam olarak başladığınız yere döndünüz. Nerede bulunuyorsunuz?”En Yaygın Cevap: Kuzey Kutbu
Eğer Dünya&#039;nın Kuzey Kutbu&#039;nda bulunuyorsanız, bir mil güneye yürüdüğünüzde Kuzey Kutbu&#039;ndan uzaklaşır, ardından bir mil batıya yürüdüğünüzde bir daire çizmiş olursunuz (çünkü Kuzey Kutbu&#039;na yakın bir daire etrafında dönersiniz). Son olarak bir mil kuzeye yürüdüğünüzde, başladığınız noktaya geri dönersiniz.Güney Kutbu yakınında da bu bilmecenin çözümü olabilecek yerler vardır. Güney Kutbu&#039;nun yakınında, çevresi tam olarak 1 mil olan bir enlem çemberi bulunur. Bu çember üzerinde bir noktadan başlarsanız:
Bir mil güneye yürüdüğünüzde, bu çembere ulaşırsınız.
Bir mil batıya yürüdüğünüzde çember boyunca tam bir tur atar ve başladığınız noktaya geri dönersiniz.
Son olarak, bir mil kuzeye yürüdüğünüzde başlangıç noktanıza dönersiniz.Bu mantık, çevresi 1/2 mil, 1/3 mil, 1/4 mil gibi bir milin katlarına bölünebilen diğer çemberler için de geçerlidir. Böylece Güney Kutbu yakınında sonsuz sayıda çözüm noktası oluşur. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jBJcfjL0n0CktdmAvuq3cQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>SpaceXte, çalışmak, istiyorsanız, soruyu, cevaplamanız, gerekiyor:, İşte, Muskın, favori, bilmecesi, cevabı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Teknoloji ve girişimcilik dünyası Take Off İstanbul’da buluştu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/teknoloji-ve-girisimcilik-dunyasi-take-off-istanbulda-bulustu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/teknoloji-ve-girisimcilik-dunyasi-take-off-istanbulda-bulustu</guid>
<description><![CDATA[ 11-12 Aralık tarihlerinde Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi yürütücülüğünde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen ve dünyanın birçok yerinden girişimcilik ekosisteminin en önemli bileşenlerini bir araya getiren Take Off Girişim Zirvesi, iki gün süren görüşmelerin ve ilham verici etkinliklerin ardından görkemli bir kapanış töreniyle sona erdi. Bu yıl alanında öncü isimlerin, teknoloji tutkunlarının ve yenilikçi teknoloji girişimlerinin buluşma noktası olan zirve, 25 ülkeden 125 yatırımcı ve 23 ülkeden 250 teknoloji girişimini ağırladı. Ziyaretçilerine girişimci, paydaş ve sponsorların stantlarında farklı ürünleri deneyimleme, ilham veren konuşmacıları dinleme ve birçok önemli isimle tanışma fırsatı sunan Take Off İstanbul, iki günde 15 bin teknoloji ve girişim meraklısına ev sahipliği yaptı.Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın sunumuyla başlayan Take Off İstanbul 2024, teknoloji dünyasının farklı alanlarına ışık tutan konferanslar ve panellere sahne oldu. Yapay zeka, sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve ileri teknolojiler gibi geleceği şekillendiren konular etkinlikte kapsamlı bir şekilde ele alındı.Take Off İstanbul, bu yıl iki farklı sahneyle girişimcilik ekosistemine ilham kaynağı oldu. Ana sahnede ilham verici konuşmalar ve ileri aşama girişimlerin sunumları gerçekleştirilirken, startup sahnesi erken aşama girişimler için özel bir platform sundu. Ana sahnede 30 konuşmacının katılımıyla toplamda 21 oturum düzenlendi.Ayrıca, büyüme aşamasındaki 21 girişim, projelerini ana sahnede sunarak hem yatırımcılar hem de sektör temsilcileriyle buluştu. Startup sahnesi ise 150 erken aşama girişimin sunumlarına ev sahipliği yaparken, girişimcilere yönelik eğitim programları ve farklı kurumların girişimcilere yönelik faaliyetlerini paylaştığı oturumlarla zengin bir içerik sundu.  Bu yıl konuşmacılar arasında Axiom Space CRO&#039;su Tejpaul Bhatia, Meta Afrika, Orta Doğu ve Türkiye Kamu Politikası Başkan Yardımcısı Kojo Boakye, Samsung Türkiye Genel Müdürü Jeff Jo ve GANI Kurucusu ve CEO’su Dilek Gürsoy gibi birçok global ve yerel lider isim yer alırken zirvede gerçekleşen konuşmalarda, geleceğe yön veren teknoloji trendleri ve bu trendlerin insan hayatına etkileri çarpıcı örneklerle paylaşıldı.  Ayrıca, onlarca ülkeden 200’ü aşkın girişimi yerel ve global sektör liderleriyle buluşturan zirve, 3 milyar dolardan fazla fon yöneten VC (Venture Capital) ve LP’leri (Limited Partner) ağırlayarak yatırım ödülleri ve iş birliği fırsatları sundu. Take Off 2024’te gerçekleşen oturumlar ve bağlantı platformları sayesinde girişimciler, yatırımcılarla doğrudan etkileşim kurarak büyük iş birliği fırsatlarına adım attı.ÜLKE PAVİLYONLARI ULUSLARARSI İŞ BİRLİKLERİNİN MERKEZİ OLDU   Take Off İstanbul, bu yıl uluslararası katılımı güçlendiren ülke pavilyonlarıyla da dikkat çekti. Geçtiğimiz yıl Azerbaycan ile başlatılan ülke pavilyonu formatı, bu yıl genişleyerek Azerbaycan, Birleşik Krallık, Fransa ve Filistin’i ülke pavilyonlarını ağırladı. Fransa pavilyonunda La French Tech iş birliğiyle 5 girişim ağırlanırken, Azerbaycan, ASAN iş birliğiyle 6 girişimini zirveye taşıyarak etkinliğe güçlü bir katılım sağladı. Birleşik Krallık pavilyonu ise Academia Park iş birliğiyle 5 girişim, 5 yatırımcı ve resmi bir heyeti ağırlayarak uluslararası iş birliği fırsatlarına ev sahipliği yaptı.  Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı işbirliğiyle IPSD (Innovative Private Sector Development) tarafından hayata geçirilen Filistin pavilyonu, zirvenin en ilgi çekici alanlarından biri oldu. Dünya Bankası ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen uluslararası bir girişim olan IPSD, pavilyonda 10 yenilikçi Filistinli girişimi tanıttı. Bu girişimler, Türk ve global pazarlarla bağlantı kurma, stratejik iş birliği ağlarını geliştirme ve uluslararası yatırımcılarla görüşmeler gerçekleştirme fırsatı yakaladı. Filistin pavilyonu, girişimciler ve yatırımcılar için önemli bir bağlantı noktası olurken, Filistinli girişim ekosisteminin uluslararası arenada daha güçlü bir yer edinmesi için önemli bir kilometre taşı olarak öne çıktı.  ZİRVEDE DÖRT GİRİŞİM, TOPLAM 1 MİLYON DOLAR YATIRIM   64 kurumun işbirliği ile düzenlenen Take Off İstanbul, BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar’ın konuşmasının ardından gerçekleşen ödül töreniyle sona erdi. Konuşmasında, Türkiye&#039;nin milli teknoloji hamlesine vurgu yaparak yerli ve milli çözümlerin gelecekteki etkisini dile getiren Bayraktar, &quot;Teknolojiye yapılan yatırımlar sadece bugünümüzü değil, yarınlarımızı da inşa ediyor&quot; dedi ve Take Off Girişim Zirvesi’nde yer alan heyecan verici projelerin ilham verici birer örnek olduğunu belirtti.  Bayraktar&#039;ın konuşmasının ardından gerçekleştirilen ödül töreninde 250 bin dolarlık büyük yatırımlara Novus, Büyütech, Nanomik ve Novocycle girişimleri sahip olurken girişimler ödüllerini T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Kuzucu Hıdır ve Take Off Girişim Z ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ksF_vewZSEudPhEgVKIZTg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Teknoloji, girişimcilik, dünyası, Take, Off, İstanbul’da, buluştu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sosyal medyadaki öldüren popülerlik: Mukbang akımı nedir?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/sosyal-medyadaki-oelduren-populerlik-mukbang-akimi-nedir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/sosyal-medyadaki-oelduren-populerlik-mukbang-akimi-nedir</guid>
<description><![CDATA[ Dünyada sosyal medya kullanımına yaş sınırı koyma tartışmaları yaşanırken hızla yayılan &#039;mukbang&#039; akımı başta çocuklar olmak üzere çok sayıda kesimi tehdit ediyor. Obeziteye neden olan mMukbang akımı  yapan Çinli bir yayıncı da 10 saat boyunca aralıksız yemek yiyerek hayatını kaybetmişti. Peki, mukbang akımı nedir?Mukbang, Güney Kore kökenli bir internet fenomeni ve içerik türüdür. &quot;Mukbang&quot; kelimesi, Korece&#039;de &quot;yemek&quot; anlamına gelen &quot;muk&quot; ve &quot;yayın&quot; anlamına gelen &quot;bang&quot; kelimelerinin birleşiminden oluşur. Mukbang, genellikle bir kişinin büyük miktarlarda yemek yiyerek bu süreci canlı yayın veya video formatında izleyicilerle paylaşmasıdır. İçerik üreticileri, yemek yerken izleyicileriyle etkileşim kurar, yemeklerin tadını tarif eder ve sohbet ederler.Korea Deconstructed adlı bir podcast&#039;in sunucusu olan Dr. David Tizzard&#039;a göre  , mukbang videoları 2000&#039;lerin sonu ile 2010&#039;ların başı arasında popülerlik kazandı.Kore konseptine rağmen, mukbang içeriği Hindistan ve ABD dahil olmak üzere diğer ülkelerde giderek daha yaygın hale geldi ve Kore yayın platformu Afreeca TV&#039;den YouTube ve TikTok&#039;a evrildi.Yalnızlık Giderme: Özellikle yalnız yaşayan insanlar, mukbang videolarını izleyerek sanal bir yemek yeme deneyimi yaşar.Eğlence ve Rahatlama: Yemek yeme sesleri (ASMR) bazı izleyiciler için rahatlatıcı ve eğlenceli bulunur. Farklı kültürlerden yemekleri denemek ve öğrenmek isteyen izleyiciler için eğitici olabilir.Aşırı Yeme İlginçliği: İnsanların büyük porsiyonları nasıl bitirdiğini izlemek, birçok kişi için merak uyandırıcıdır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EdcM42IE2EKUD02BY_RKKg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Sosyal, medyadaki, öldüren, popülerlik:, Mukbang, akımı, nedir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Derin denizlerin yeni yırtıcısı: Hayalete benziyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/derin-denizlerin-yeni-yirticisi-hayalete-benziyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/derin-denizlerin-yeni-yirticisi-hayalete-benziyor</guid>
<description><![CDATA[ Büyük Okyanus&#039;ta Atacama Çukuru&#039;nun 8 bin 600 metre derininde, diğer küçük canlılarla beslenen, daha önce hiç görülmemiş yırtıcı bir kabuklu türü keşfedildi.Dünya&#039;nın en derin okyanus çukurlarından birinin derinliklerinde, hayalet gibi beyaz renkte, alışılmadık derecede büyük bir yırtıcı hayvan keşfedildi.  Araştırmacılar, Atacama Çukuru&#039;nda Dulcibella camanchaca adlı yeni bir büyük yırtıcı amfipod türü keşfetti.  Amfipodlar arasında dev sayılan, 4 santimetre uzunluğundaki karides benzeri bu kabuklunun, aynı derinliklerde gizlenen daha küçük avları avlamak için özelleşmiş uzantıları bulunuyor.  Bölgede çalışmalar yürüten bilim insanları, ilk kez bu kadar derinde kabuklular grubundan büyük bir avcı türünü keşfetti.  Dulcibella camanchaca hızlı yüzen bir avcı türü. Bu ismi, geldiği derin ve karanlık okyanusu belirtmek için And Dağları bölgesindeki halkların dilinde &quot;karanlık&quot; anlamındaki kelimeden esinlenerek verdik.  Atacama Çukuru&#039;ndaki çalışmalarına devam etmeyi planlayan ekip başka yeni türler de keşfetmeyi bekliyor ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8lS0m6cCzkq4O0wMNFYpRQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Derin, denizlerin, yeni, yırtıcısı:, Hayalete, benziyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yüksek zekalı ülkelerin sıralaması açıklandı: Türkiye bu listede kaçıncı sırada?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yuksek-zekali-ulkelerin-siralamasi-aciklandi-turkiye-bu-listede-kacinci-sirada</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yuksek-zekali-ulkelerin-siralamasi-aciklandi-turkiye-bu-listede-kacinci-sirada</guid>
<description><![CDATA[ En zeki ülkeler sıralaması merak konusu oldu.  Zeka testlerinden alınan puanlara dayanarak oluşturulan 100 ülkelik listenin sıralaması dikkat çekti. Peki, en zeki ülkeler arasında Türkiye kaçıncı sırada?Dünya genelinde hangi ülkelerin daha yüksek zeka ortalamasına sahip olduğu merak konusu. World Population Review&#039;nin hazırladığı &quot;En Zeki Ülkeler&quot; listesi, bu soruya yanıt veriyor. Zeka testlerinden alınan puanlara dayanarak oluşturulan 100 ülkelik liste, dikkat çeken sıralamalar içeriyor. Peki Türkiye bu listede kaçıncı sırada?Dünya nüfusuyla ilgili çalışmalarıyla tanınan World Population Review, zeka düzeyi en yüksek ülkeleri açıkladı.Liste, ülkelerin ortalama IQ seviyelerine göre sıralandığı bu raporda, Türkiye’nin sıralaması da netleşti. 100 ülkenin yer aldığı sıralamada, Türkiye&#039;nin konumu oldukça merak uyandırdı.Listenin son sırasında Senegal (60 IQ) bulunurken, zirvede Singapur (108 IQ) yer aldı. Türkiye ise 48. sırada (89 IQ) yer alıd.. Avrupa ülkelerinin üst sıralarda yer aldığı listede, Asya ülkelerinin de önemli bir ağırlığı dikkat çekiyor.100. Senegal - 6099. Etiyopya - 6198. Gine-Bissau - 6297. Eritre - 6396. Kongo - 6395. Kamerun - 6594. Çad - 6593. Gana - 6992. Nijerya - 7091. Sudan - 7090. Güney Afrika - 7089. Fildişi Sahili - 7188. Kenya - 7187. Zimbabve - 7286. Zambiya - 7285. Nepal - 7784. Bangladeş - 7783. Katar - 7882. Sri Lanka - 7981. Afganistan - 8080. Suudi Arabistan - 8179. Hindistan - 8178. Umman - 8277. Fas - 8276. Kolombiya - 8275. Cezayir - 8274. Pakistan - 8273. Fiji - 8372. Bahreyn - 8371. Birleşik Arap Emirlikleri - 8370. Brezilya - 8369. Burma - 8368. Ekvador - 8367. Mısır - 8366. Endonezya - 8465. Arnavutluk - 8464. Karadağ - 8463. İran - 8462. Kuveyt - 8561. Bolivya - 8560. Venezuela - 8559. Irak - 8658. Meksika - 8657. Filipinler - 8656. Kosta Rika - 8655. Mauritius - 8754. Brunei - 8853. Bermuda - 8852. Kamboçya - 8851. Şili - 8950. Sırbistan - 8949. Tayland - 8948. Türkiye - 8947. Romanya - 9046. Arjantin - 9045. Bulgaristan - 9144. Yunanistan - 9243. Kazakistan - 9242. Gürcistan - 9241. Malezya - 9340. İsrail - 9439. Vietnam - 9438. İrlanda - 9437. Portekiz - 9536. Ukrayna - 9535. Hırvatistan - 9534. Rusya - 9633. Polonya - 9732. İspanya - 9731. İtalya - 9730. Malta - 9729. Moğolistan - 9828. Macaristan - 9827. Amerika Birleşik Devletleri - 9826. Fransa - 9825. Avustralya - 9924. Estonya - 9923. Çekya - 9922. Danimarka - 9921. Lüksemburg - 9920. İsveç - 9919. Norveç - 9918. Yeni Zelanda - 10017. Avusturya - 10016. Birleşik Krallık - 10015. Almanya - 10014. Belçika - 10013. Kanada - 10112. Finlandiya - 10111. İzlanda - 10110. Çin Halk Cumhuriyeti Özel İdari Bölgesi olan Makao - 1019. Kuzey Kore - 1028. Hollanda - 1027. İsviçre - 1026. Çin - 1045. Japonya - 1054. Güney Kore -1063. Tayvan - 1062. Hong Kong - 1081. Singapur 108 ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EG2ousuB50SHs3kYnarCWQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yüksek, zekalı, ülkelerin, sıralaması, açıklandı:, Türkiye, listede, kaçıncı, sırada</media:keywords>
</item>

<item>
<title>AB&amp;apos;de TikTok&amp;apos;a seçim incelemesi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/abde-tiktoka-secim-incelemesi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/abde-tiktoka-secim-incelemesi</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Birliği, seçimlere müdahale iddiasıyla TikTok hakkında inceleme başlattı. Kararın Almanya ve Hırvatistan&#039;da gerçekleşecek seçimler öncesinde alınması dikkat çekti. İncelemelerin ardından sosyal medya platformuna yönelik yeni yaptırım kararlarının alınabileceği bildirildi.Avrupa Komisyonu, seçimlere müdahale edilmesinin önüne geçmek için yeterli önlemleri almadığı iddiasıyla sosyal medya şirketi TikTok&#039;a karşı resmi inceleme başlattı.  Komisyon, Dijital Hizmetler Kanunu kapsamında Romanya&#039;daki iptal edilen cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili verileri incelenmek üzere muhafaza etmesini TikTok&#039;tan 5 Aralık&#039;ta talep etmişti.  ROMANYA&#039;DA SEÇİM İPTAL EDİLDİ  Romanya Anayasa Mahkemesi, Rusya&#039;nın Romanya&#039;daki cumhurbaşkanlığı seçimlerine müdahale ettiği iddialarının ve Rusya yanlısı aşırı milliyetçi Calin Georgescu&#039;nun ilk tur seçimlerini kazanmasının ardından seçimin ilk turunun sonuçlarını aralık başında iptal etmişti.  Komisyon, bilgi talep edeceğini, TikTok&#039;un siyasi reklam ve ücret karşılığı yapılan siyasi içerik politikalarını, TikTok&#039;un önerilen içerikleri belirleme sistemlerini ve bu sistemlerin manipüle edilme risklerini inceleyeceğini açıkladı.  YENİ YAPTIRIM KARARLARI ALINABİLİR  Resmi incelemenin başlamasıyla Komisyon, yeni yaptırım kararları alabilir ve TikTok&#039;un verdiği taahhütleri değerlendirebilir. Sürecin ne zaman tamamlanacağına dair net bir tarih yok.  Çinli Bytedance şirketine ait TikTok, 150&#039;den fazla seçim sürecinde platformunun politikalara uygunluğunu sağladığını ve Avrupa Komisyonu&#039;na kapsamlı bilgi sağladığını açıkladı.  İKİ KRİTİK SEÇİM ÖNCESİ KRİTİK HAMLE  TikTok, ücretli siyasi reklam kabul etmediğini, yanlış bilgi ve nefret söylemleri politikalarını çiğneyen içerikleri etkin bir şekilde kaldırdığını belirtti.  Komisyon, şubat ayında yapılacak Almanya parlamento seçimleri ve 29 Aralık&#039;ta Hırvatistan&#039;da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine müdahale edilebileceğine dair risklerin farkında olduğunu belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8I6E5LbKAkaaPYZwa69Ogw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>ABde, TikToka, seçim, incelemesi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çin&amp;apos;de dünyanın en büyük yapay ada havalimanı: 80 milyon yolcu ağırlayacak!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cinde-dunyanin-en-buyuk-yapay-ada-havalimani-80-milyon-yolcu-agirlayacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cinde-dunyanin-en-buyuk-yapay-ada-havalimani-80-milyon-yolcu-agirlayacak</guid>
<description><![CDATA[ Çin hükümeti, 80 milyon yolcuya ev sahipliği yapacak dünyanın en büyük yapay ada havalimanını inşa etmek için 4 milyar euroluk mega proje duyurdu. Yapımı devam eden havalimanının 2035 yılında tamamlanması planlanıyor. Havalimanının faaliyete geçmesiyle birlikte bir milyon ton kargoya ev sahipliği yapması ve uluslararası seyahatler için önemli bir bölgesel kapı olarak yerini sağlamlaştırması bekleniyor.Çin, yılda 80 milyon yolcuyu ağırlamak üzere iddialı bir proje duyurdu.
Proje, ölçek olarak Hong Kong Uluslararası Havalimanı ve Japonya&#039;nın Kansai Havalimanı&#039;nı geride bırakacak.
Fotoğraflar: Yapay ZekaUfuk çizgisini yeniden şekillendirecek ve bölgesel bağlantıyı güçlendirecek proje, 20 kilometrekarelik bir alanı fütüristik bir hava merkezine dönüştürerek ülkenin altyapı gelişiminde yeni bir dönemi başlatacak.Yapımı devam eden Dalian Jinzhouwan Uluslararası Havalimanı&#039;nın 2035 yılında tamamlanması planlanıyor.
Havalimanının faaliyete geçmesiyle birlikte bir milyon ton kargoya ev sahipliği yapması ve uluslararası seyahatler için önemli bir bölgesel kapı olarak yerini sağlamlaştırması bekleniyor.Çin&#039;in kuzeydoğusunda yer alan Dalian, 6 milyonu aşan nüfusuyla uzun zamandır gelişen bir sahil kenti.
Havalimanında ise dört pist ve 900 bin metrekarelik bir terminal bulunacak.
Devasa yapay adanın inşası halihazırda devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S9znm1oTP025u1P2jK2ibQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Çinde, dünyanın, büyük, yapay, ada, havalimanı:, milyon, yolcu, ağırlayacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Boeing skandalı büyüyor: 8 günlüğüne gittiler, 8 aydır uzaydalar</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/boeing-skandali-buyuyor-8-gunlugune-gittiler-8-aydir-uzaydalar</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/boeing-skandali-buyuyor-8-gunlugune-gittiler-8-aydir-uzaydalar</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda aylardır mahsur kalan iki astronotunun dönüşünün daha da ertelenerek en erken mart sonunda gerçekleşeceğini duyurdu. Butch Wilmore ve Sunita Williams, Boeing&#039;in uzay istasyonuna gerçekleştirdiği ilk uçuşun mürettebatı olarak 5 Haziran 2024&#039;te 8 günlük bir görev için havalanmıştı. Görev süresi şu anda ise mecburi olarak 8 ayı aşmış durumda.Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda aylardır mahsur kalan iki NASA astronotunun dönüşü, NASA&#039;nın salı günü yaptığı duyuruya göre en azından mart ayının sonuna ertelendi.Boeing&#039;e ait Starliner uzay aracında fırlatma öncesi, sırasında ve sonrasında sorunlar yaşandığı için NASA, astronotları başlangıçta planladığı süre zarfında Dünya&#039;ya geri getiremedi.SpaceX&#039;in bir kurtarma görevinde sorunlar yaşanması üzerine, eylül ayında Falcon 9 roketlerinin yere indirilmesi gerekmişti.
Başlangıçta yeni mürettebatı uçurmak için farklı bir SpaceX kapsülü düşünülmüştü ancak NASA, en iyi seçeneğin yeni aracı beklemek olduğuna karar vermişti.Wilmore ve Williams&#039;ın geri dönüş yolculuğunu gerçekleştirebilmesi için uzay istasyonuna yeni bir mürettebatın gitmesi gerekiyor.
NASA, salı günü astronotların ancak &quot;tesiste devam eden bilimsel çalışma ve bakım işlemlerinde daha iyi bir geçiş&quot; için öğrenilen bilgilerin yeni gelen mürettebatla paylaşılmasını sağlayacak &quot;devir teslim döneminden&quot; sonra ayrılabileceğini söyledi.Mahsur kalan astronotların daha önce şubat sonuna kadar dönmesi bekleniyordu.
Son değişiklik, yerlerine geçecek astronotların &quot;en erken Mart 2025 sonunda&quot; uzay istasyonuna gitmesi anlamına geliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ltF13vDN80OdjgY1dEMPSQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Boeing, skandalı, büyüyor:, günlüğüne, gittiler, aydır, uzaydalar</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Evrenin nasıl oluştuğunu anlamaya bir adım daha yaklaştılar: Kozmik parçaların sırrı dedektörde saklı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/evrenin-nasil-olustugunu-anlamaya-bir-adim-daha-yaklastilar-kozmik-parcalarin-sirri-dedektoerde-sakli</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/evrenin-nasil-olustugunu-anlamaya-bir-adim-daha-yaklastilar-kozmik-parcalarin-sirri-dedektoerde-sakli</guid>
<description><![CDATA[ Çin&#039;deki Jiangmen Yeraltı Nötrino Gözlemevi&#039;nde bulunan dedektör, anlaşılması zor hayalet parçacıkları en ince ayrıntısına kadar incelemek üzere dünyada inşa edilen üç dedektörden biri. Nötrinoları gözetlemek, evrenin nasıl oluştuğunu anlama arayışında önemli bir başarı olarak görülüyor. Peki bu yeni çalışma ile evrenin nasıl oluştuğuna dair gizemleri çözebilecek miyiz?Çin&#039;in güneyindeki granit bir tepenin altında, etrafımızda gizlenen gizemli hayalet parçacıkların kokusunu alacak devasa bir dedektör neredeyse tamamlanmak üzere.
Jiangmen Yeraltı Nötrino Gözlemevi yakında nötrinoları tespit etmek gibi zor bir göreve başlayacak: Akıllara durgunluk verecek kadar küçük kütleli minik kozmik parçacıklar.Dedektör, bu anlaşılması zor hayalet parçacıkları en ince ayrıntısına kadar incelemek üzere dünya genelinde inşa edilen üç dedektörden biri.
Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya&#039;da bulunan diğer ikisi hâlâ yapım aşamasında.
Nötrinoları gözetlemek, evrenin nasıl oluştuğunu anlama arayışında küçük bir başarı değil.
Northwestern Üniversitesi&#039;nde teorik fizikçi olan Andre de Gouvea, Çin&#039;in önümüzdeki yıl devreye girecek olan çalışmasının teknolojiyi yeni sınırlara taşıyacağını söyledi.
“Eğer bunu başarabilirlerse, bu inanılmaz olur” dedi.Nötrinoların geçmişi Büyük Patlama&#039;ya kadar uzanıyor ve her saniye trilyonlarcası vücudumuzdan geçiyor. Güneş gibi yıldızlardan püskürüyorlar ve atom parçaları bir parçacık hızlandırıcıda çarpıştığında dışarı akıyorlar.
Bilim insanları nötrinoların varlığını neredeyse bir asırdır biliyor, ancak parçacıkların gerçekte ne olduğunu anlamanın henüz ilk aşamalarındalar.
JUNO olarak bilinen dedektörün yönetimine yardımcı olan Cao Jun, “Dünyamızda en az anlaşılan parçacık bu. Bu yüzden onu incelememiz gerekiyor” dedi.Etrafta vızıldayan minik nötrinoları kendi başlarına tespit etmenin bir yolu yok.
Bunun yerine, bilim insanları diğer madde parçalarıyla çarpıştıklarında ne olduğunu ölçerek ışık parlamaları veya yüklü parçacıklar üretiyor.
Nötrinolar diğer parçacıklarla çok nadiren çarpışıyor, bu nedenle fizikçiler bir çarpışma yakalama şanslarını artırmak için büyük düşünmek zorunda.
De Gouvea, “Bu nötrinoları nasıl ölçeceğimizin çözümü çok çok büyük dedektörler inşa etmektir” dedi.Çin&#039;in Kaiping kentindeki 300 milyon dolarlık dedektörün yapımı dokuz yıldan fazla sürdü. Yerin 700 metre altındaki konumu, nötrino koklama yeteneklerini bozabilecek sinir bozucu kozmik ışınlardan ve radyasyondan koruyor.
İşçiler bugün inşaatın son adımına başladı. Sonunda, küre şeklindeki dedektörü nötrinolar geçtiğinde ışık yayacak şekilde tasarlanmış bir sıvıyla dolduracaklar ve her şeyi arıtılmış suya daldıracaklar.
Dedektör, 50 kilometre uzaklıkta bulunan iki nükleer enerji santralindeki çarpışmalardan üretilen antinötrinoları inceleyecek.
Antinötrinolar dedektörün içindeki parçacıklarla temas ettiklerinde bir ışık parlaması üretecek.Dedektör, uzun süredir devam eden bir gizemle ilgili kilit bir soruyu yanıtlamak için özel olarak tasarlandı.
Nötrinolar diğer parçacıklarla çok az etkileşime girse de, zamanın başlangıcından beri varlar.
Bu Büyük Patlama kalıntılarını incelemek, bilim insanlarına evrenin milyarlarca yıl önce nasıl geliştiği ve genişlediği konusunda ipucu verebilir.
Scholberg, “Onlar büyük resmin bir parçası” dedi.Araştırmacıların nötrinoların yanıtlamaya yardımcı olabileceğini umdukları bir soru, evrenin neden ezici bir çoğunlukla maddeden oluştuğu ve karşıtı olan antimaddenin büyük ölçüde yok olduğudur.
Bilim insanları her şeyin nasıl bu kadar dengesiz hale geldiğini bilmiyor, ancak nötrinoların maddenin ilk kurallarının yazılmasına yardımcı olabileceğini düşünüyorlar.
Bilim insanlarına göre kanıt, parçacıklarda yatıyor olabilir.
Bunu öğrenmek için onları yakalamaları gerekecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fugmOrPSV0qKeLKemJUE4Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Evrenin, nasıl, oluştuğunu, anlamaya, bir, adım, daha, yaklaştılar:, Kozmik, parçaların, sırrı, dedektörde, saklı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yapay zeka bunadı mı? Bilişsel testte sınıfta kaldı!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-bunadi-mi-bilissel-testte-sinifta-kaldi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-bunadi-mi-bilissel-testte-sinifta-kaldi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları tarafından yapılan yeni bir araştırmada, insanlar üzerinde erken bunamayı test etmek için kullanılan bilişsel testler yapay zeka modelleri üzerinde denendi. Yapay zeka teknolojilerinin testlerde beklenmedik şekilde bilişsel zayıflık sergilediği ortaya konuldu.Yapay zekanın bilişsel yetenekleri ne kadar gelişmiş? Son yapılan bir araştırma, Montreal Bilişsel Değerlendirme Testi ile bu sorunun yanıtını aradı.The BMJ dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, popüler yapay zeka modelleri ChatGPT 4, Claude 3.5 ve Gemini, Montreal Bilişsel Değerlendirme Testi (MoCA) üzerinde değerlendirildi. Bu test, dikkat, hafıza, dil, görsel-uzamsal beceriler ve yürütücü işlevler gibi bilişsel yetileri ölçmek için kullanılıyor.ChatGPT 4o: 30 üzerinden 26 puanla en yüksek skor.
ChatGPT 4 ve Claude: 30 üzerinden 25 puan.
Gemini 1.0: 30 üzerinden sadece 16 puanla en düşük skor.Araştırma, tıpkı yaşlanan insanlar gibi, eski yapay zeka modellerinin de testlerde daha düşük performans gösterdiğini ortaya koydu. Bu bulgular, yapay zekanın yakın zamanda insan doktorlarının yerini alabileceği yönündeki düşünceye şüpheyle yaklaşılması gerektiğini gösteriyor.Tüm modeller, sayı ve harfleri sıralama gibi yol izleme görevlerinde ve saat çizme testlerinde düşük performans gösterdi.Ayrıca Gemini modelleri, beş kelimelik bir diziyi hatırlama gibi gecikmeli hatırlama görevlerinde başarısız oldu. Buna karşın, adlandırma, dikkat, dil ve soyutlama gibi alanlarda tüm sohbet robotları başarılı bir performans sergiledi.Son yıllarda yapay zekanın tıpta kullanılması konusundaki heyecan, bu çalışmayla yeni bir tartışma boyutuna taşındı. Daha önceki çalışmalar, büyük dil modellerinin tıbbi teşhislerde başarılı olduklarını ortaya koysa da, bilişsel bozukluklar gibi insan benzeri zaaflarının derinlemesine incelenmediği vurgulanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xXrLL4g4V0W4G0R-10QMxg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zeka, bunadı, mı, Bilişsel, testte, sınıfta, kaldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kaygılı bağlanmanın en net belirtisi: Bilim insanları duyurdu! Çoğu kişi farkında bile değil</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/kaygili-baglanmanin-en-net-belirtisi-bilim-insanlari-duyurdu-cogu-kisi-farkinda-bile-degil</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/kaygili-baglanmanin-en-net-belirtisi-bilim-insanlari-duyurdu-cogu-kisi-farkinda-bile-degil</guid>
<description><![CDATA[ Son dönemlerde adını sıklıkla duyduğumuz kaygılı bağlanma, bireylerin romantik veya arkadaşlık ilişkilerinde kendilerini yetersiz hissetme ve terk edilme endişesiyle karakterize bir durumdur. Kaygılı bağlanmanın tedavisinin karmaşık ve çaba isteyen bir süreç olduğunu belirten uzmanlar, kaygılı bağlananların genellikle düşük özsaygıya sahip bireyler olduklarını savundu.Kaygılı bağlanma, bağlanma teorisinin temel taşlarını oluşturan John Bowlby ve Mary Ainsworth’un çalışmalarına dayanır. Bu teoriye göre; çocuklar, bakım verenleriyle kurdukları bağlar üzerinden güvenli ya da güvensiz bağlanma stilleri geliştirir. Kaygılı bağlanma ise genellikle bakım veren kişinin ilgisinin tutarsız olduğu durumlarda ortaya çıkar.
Ainsworth&#039;ün gerçekleştirdiği araştırmalarda, çocukların anne-baba ile olan bağlanma stilleri incelendi. Kaygılı bağlanmada, çocukların annelerinden ayrıldıklarında aşırı kaygı yaşadıkları ancak anne geri döndüğünde de aşırı tepki verdikleri gözlemlendi. Bu bağlanma stilinin, ebeveynin tutarsız ve belirsiz tepkileriyle şekillendiğinin altı çizildi.Kanadalı bilim insanlarının 1991 yılında yaptıkları bir araştırmaya göre; kaygılı bağlanma, romantik ilişkilerde yüksek düzeyde güvensizlik ve duygusal bağımlılığa yol açar ve bu bireyler, ilişkilerinde sık sık duygusal dalgalanmalar yaşayabilir.
Kaygılı bağlanma stiline sahip kişiler, partnerlerine aşırı bağlıdırlar. Sürekli olarak partnerlerinin sevgisini ve ilgisini ararlar. Bu durum, zamanla bağımsızlık duygusunun yok olmasına neden olabilir.ABD&#039;li araştırmacıların 2016 yılında yürüttükleri bir çalışma, kaygılı bağlanmaya sahip bireylerin, sosyal destek arayışının daha fazla olduğunu ve duygusal ihtiyaçlarını karşılamak için ilişkilerinde sürekli bir arayış içinde olduklarını buldu.
Kaygılı bağlanmaya sahip bireyler, partnerlerinin davranışlarına karşı aşırı duyarlı olabilirler. Bir anda çok mutlu olabilirken, en ufak bir olumsuzlukla büyük bir duygusal çöküş yaşayabilirler.
Kaygılı bağlanan kişiler, partnerlerinden sürekli onay ve güvence beklerler. Bu, ilişkiye fazla yük bindirir ve partneri bunaltabilir. Kaygılı bağlanma, sürekli bir endişe durumuna yol açar. Partnerinin sevgisi ve ilgisi hakkında belirsizlik yaşandıkça, kişi daha fazla kaygı hissedebilir.Kaygılı bağlanma, büyük ölçüde erken yaşta yaşanan deneyimlerle şekillenir. Ainsworth’un 1978&#039;deki “Strange Situation” deneyi, çocukların bağlanma stillerini anlamak için önemli bir dönüm noktasıdır. Bu deneyde, çocuklar, annelerinin yanlarından kısa süreliğine ayrıldıklarında nasıl tepki verdikleri gözlemlendi. Güvenli bağlanan çocukların, anneleri döndüğünde rahatlıkla sakinleştikleri görülürken, kaygılı bağlanan çocukların annelerinin geri dönmesine rağmen huzursuzluklarını sürdürdükleri analiz edildi. Ainsworth’ün bu bulguları, kaygılı bağlanma tarzının, çocuğun bakım veren kişinin ilgisinin tutarsız ve belirsiz olduğu durumlarda geliştiğini bir kez daha kanıtladı.
1987 yılında yapılan bir çalışma, bağlanma tarzının romantik ilişkilerdeki rolünü incelemiş ve kaygılı bağlanma stiline sahip bireylerin, partnerlerinin davranışlarında belirsizlik yaşadıklarında aşırı kaygı ve endişe hissettiklerini tespit etmiştir. Bu araştırma, kaygılı bağlanmanın, kişiler arası ilişkilerde güvenin zedelenmesine ve sürekli bir onay arayışına yol açtığını ortaya koymuştur.Kaygılı bağlanma hakkında bir başka önemli araştırma ise 2006 yılında yapıldı. Kaygılı bağlanma tarzına sahip kişilerin, romantik ilişkilerde yüksek düzeyde psikolojik bağımlılığa sahip oldukları ve düşük özsaygıya eğilimli oldukları görüldü. 
Kaygılı bağlanma, profesyonel yardım ve kişisel farkındalıkla iyileştirilebilecek bir durumdur. Bağlanma tarzını değiştirmek zaman alabilir ancak çeşitli terapi yöntemleri ve stratejilerle kaygılı bağlanma azaltılabilir.Bilişsel davranışçı terapi, kaygılı bağlanma stilinin iyileştirilmesinde etkili bir yöntemdir. Bu terapi, bireylerin olumsuz düşünce ve davranışlarını değiştirmeye yönelik çalışır. Örneğin, bir kişi, partnerinin davranışlarında küçük değişiklikleri hemen ilişkiyi bitirecek bir tehdit olarak algıladığında, terapist bu düşünceyi sorgulayıp daha sağlıklı bir bakış açısı geliştirmelerine yardımcı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q04MlaRprESoNHEQpFzHAw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Kaygılı, bağlanmanın, net, belirtisi:, Bilim, insanları, duyurdu, Çoğu, kişi, farkında, bile, değil</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzayda mahsur kalan astronotlara kötü haber: Dönüş tarihleri yine ertelendi!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/uzayda-mahsur-kalan-astronotlara-koetu-haber-doenus-tarihleri-yine-ertelendi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/uzayda-mahsur-kalan-astronotlara-koetu-haber-doenus-tarihleri-yine-ertelendi</guid>
<description><![CDATA[ Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda (ISS) mahsur kalan NASA astronotları Butch Wilmore ve Suni Williams&#039;ın Dünya&#039;ya dönüşleri, SpaceX&#039;in Dragon kapsülündeki bir gecikme nedeniyle ertelendi. ABD&#039;li uzay ajansı gelecek yıl Mart ayının sonuna kadar dönüşün gerçekleşmeyeceğini açıkladı.Boeing&#039;in Starliner uzay aracıyla Haziran ayında Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;na (ISS) 10 günlük bir yolculuk için fırlatılan iki astronot, NASA&#039;nın dönüş uçuşlarını bir kez daha ertelemesinin ardından şimdi uzayda daha uzun süre geçirmek zorunda.NASA, ISS&#039;e bir sonraki mürettebat değişiminin en erken Mart 2025&#039;in sonlarında gerçekleşeceğini duyurdu.
Crew-10 misyonu dört mürettebat üyesini uzay istasyonuna taşıyacak.
Başlangıçta Şubat ayında yapılması planlanan fırlatma, NASA ve SpaceX&#039;in bu görev için yeni bir Dragon uzay aracını tamamlamak üzere fırlatmayı ertelemesi nedeniyle gecikti.Bu gecikme, NASA astronotları Butch Wilmore ve Sunita Williams için uzayda fazladan bir ay daha anlamına geliyor.
İki astronot, Haziran ayının başlarında Boeing&#039;in Starliner mürettebat teslimat aracıyla istasyona gitmişti.
Görevin başlangıçta bir haftadan biraz uzun sürmesi beklenirken, aracın ISS&#039;e yaklaştığı esnada iticilerinde yaşanan sorunlar nedeniyle geri dönüşün üç ay ertelenmesine neden olmuştu.NASA, sorunu çözmeye çalışırken Starliner uzay aracını mürettebatsız olarak Dünya&#039;ya geri getirmiş ve astronotların ise en erken Şubat 2025&#039;te Dünya&#039;ya geri dönebileceklerini açıklamıştı.
Uzay aracı, Eylül ayında sorunsuz ve mürettebatsız bir şekilde Dünya&#039;ya iniş yapmıştı.Crew-10 misyonu, NASA astronotları Anne McClain ve Nichole Ayers, Japonya Uzay Araştırma Ajansı&#039;ndan Takuya Onishi ve Roscosmos kozmonotu Kirill Peskov&#039;u ISS&#039;ye taşıyacak.Handover (devir-teslim) sürecinin ardından, Williams ve Wilmore, NASA astronotu Nick Hague ve Roscosmos kozmonotu Aleksandr Gorbunov ile birlikte Dünya&#039;ya dönecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9Oi-CS8lr0uITB-kHCecnQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Uzayda, mahsur, kalan, astronotlara, kötü, haber:, Dönüş, tarihleri, yine, ertelendi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>11 milyar ışık yılı uzaklıkta: Süper kütleli kara deliklerin yıldız oluşumuna etkisi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/11-milyar-isik-yili-uzaklikta-super-kutleli-kara-deliklerin-yildiz-olusumuna-etkisi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/11-milyar-isik-yili-uzaklikta-super-kutleli-kara-deliklerin-yildiz-olusumuna-etkisi</guid>
<description><![CDATA[ Araştırmacılar James Webb Uzay Teleskobu’ndan (JWST) elde edilen verileri kullanarak, 11 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan ve &quot;Spiderweb protokümesi&quot; olarak bilinen antik bir galaksi kümesindeki büyük galaksileri inceledi. Yapılan analiz sonucunda aktif süper kütleli kara deliklere sahip büyük galaksilerin hiçbir yıldız oluşumu belirtisi göstermediği ortaya koyuldu.Yeni bir çalışmada, araştırmacılar James Webb Uzay Teleskobu’nu (JWST) kullanarak bir galaksi kümesinin atası olarak kabul edilen bir yapıyı gözlemledi.
Çalışma, süper kütleli kara deliklerin (SMBH) yıldız oluşumunu yavaşlatmadaki rolünü ve bu süreçte galaksilerin dev eliptik galaksilere dönüşmesine nasıl imkan tanıdığını ortaya koydu.Galaksilerin nasıl oluştuğu ve büyümesini nasıl tamamladığı, astrofizikte temel bir odak noktasıdır.
Evrenin yoğun bölgeleri olan galaksi kümeleri, genellikle yaşlı yıldızlardan oluşan dev eliptik galaksilerin hakimiyetindedir.
Bu devasa, antik galaksilerin yıldız oluşumunu nasıl durdurduğu tartışmalı bir konu olmaya devam etse de bir teori, süper kütleli kara deliklerin bu süreçte kilit bir rol oynadığını öne sürmektedir.Süper kütleli kara deliklerin yaydığı yoğun enerji, galaksilere olan gaz akışını bastırabilir ve bu da günümüzde görülen dev eliptik galaksilerin oluşumuna yol açabilir.Bu bağlamda, uluslararası bir araştırma ekibi, James Webb Uzay Teleskobu’ndan (JWST) elde edilen verileri kullanarak, 11 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan ve &quot;Spiderweb protokümesi&quot; olarak bilinen antik bir galaksi kümesindeki büyük galaksileri inceledi.
Araştırma bulguları, Monthly Notices of the Royal Astronomical Society: Letters dergisinde yayımlandı.
Ekip, JWST üzerinde bulunan Yakın Kızılötesi Kamera aracılığıyla, yıldız oluşumu ve  süper kütleli kara deliklerin aktivitesini gösteren hidrojenin rekombinasyon çizgilerinin yüksek çözünürlüklü haritalarını elde etmeyi başardı.Yapılan detaylı analiz, aktif  süper kütleli kara deliklere sahip olan büyük galaksilerin hiçbir yıldız oluşumu belirtisi göstermediğini, yani büyümelerinin süper kütleli kara delikler tarafından ciddi şekilde engellendiğini ortaya koydu.
Elde edilen sonuçlar, dev eliptik galaksilerin oluşumunun geçmişteki  süper kütleli kara deliklerin aktivitesiyle bağlantılı olduğu yönündeki teorik öngörüleri desteklemektedir.
Spiderweb protokümesi, ekibimiz tarafından Subaru Teleskobu ve diğer gözlemevleri kullanılarak 10 yıldan uzun bir süredir inceleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5WpfOtsANEiuaVqZX5q5KQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>milyar, ışık, yılı, uzaklıkta:, Süper, kütleli, kara, deliklerin, yıldız, oluşumuna, etkisi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Cinayet davasını Google çözdü: Şüphelinin ceset taşıma görüntüsü haritalara yakalandı!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cinayet-davasini-google-coezdu-suphelinin-ceset-tasima-goeruntusu-haritalara-yakalandi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cinayet-davasini-google-coezdu-suphelinin-ceset-tasima-goeruntusu-haritalara-yakalandi</guid>
<description><![CDATA[ İspanya&#039;nın kuzeyindeki Tajueco kasabasında meydana gelen bir cinayet davasının çözülmesinde, Google Street View&#039;un bir görüntüsü kritik bir ipucu sağladı. Polis, uygulamanın bir adamın arabasının bagajına büyük bir beyaz plastik torba yerleştirdiği anı kaydederek, bunun kurbanın cesedinin taşındığı an olduğunu ileri sürdü.İspanya&#039;nın kuzeyindeki bir kasabada meydana gelen cinayet vakasını çözmek için Google Street View uygulamasından alınan bir görüntünün kritik bir ipucu sağladığı ortaya çıktı.Polis, uygulamanın bir adamın arabasının bagajına büyük bir beyaz plastik torba yerleştirdiği anı yakaladığını ve bunun kurbanın cesedinin taşındığı an olduğu iddia edildiğini açıkladı.Google Street View, dünyanın dört bir yanındaki sokakların kameralarla donatılmış araçlar tarafından görüntülenmesini sağlıyor.
Bu vaka, Google araçlarının 15 yıl sonra Tajueco kasabasını ziyaret ettiği sırada kayıt altına alındı.Şüpheliler, geçen yıl Ekim ayında kaybolan ve geçen hafta parçalanmış halde bir mezarlıkta bulunan bir adamın ölümünden sorumlu olmakla suçlanıyor.
Yetkililer, başka bir fotoğraf dizisinde, bir kişinin el arabasıyla büyük bir beyaz paketi taşıdığını gösteren bulanık bir siluetin yer aldığını söyledi.Ancak polis, bu görüntülerin davanın çözümünde &quot;belirleyici&quot; olmadığını vurguladı.İspanyol El País gazetesine göre, kurbanın 33 yaşında bir Küba vatandaşı olduğu belirtildi.
Kurban, 2023 yılının Ekim ayında kaybolmuş ve yakın bir akrabası, kurbanın telefonundan gelen şüpheli mesajların ardından durumu polise bildirmişti.
Mesajlarda, kurbanın bir kadınla tanıştığı, İspanya&#039;dan ayrılacağı ve telefonunu elden çıkaracağı yazıyordu.12 Kasım&#039;da, polis kayıp adamın sevgilisi olduğu iddia edilen bir kadın ile kadının eski partneri olduğu belirtilen bir erkeği gözaltına aldı.
Bu ayın başlarında, kurbana ait olduğu düşünülen, ileri derecede çürümüş bir gövde yakındaki bir mezarlıkta bulundu.
Şüpheliler tutuklanırken, dava üzerindeki soruşturma devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xXG5oIZkk06pmNCtft21Uw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Cinayet, davasını, Google, çözdü:, Şüphelinin, ceset, taşıma, görüntüsü, haritalara, yakalandı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ay’ın gizemli geçmişi: Yeni araştırma tarihi yeniden yazıyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/ayin-gizemli-gecmisi-yeni-arastirma-tarihi-yeniden-yaziyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/ayin-gizemli-gecmisi-yeni-arastirma-tarihi-yeniden-yaziyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları tarafından yürütülen yeni bir analiz, Ay’ın oluşumunun şu ana kadar kabul edilen teorilerden farklı bir zaman çizelgesine işaret ediyor. ABD, Fransa ve Almanya’dan araştırmacıların birlikte yürüttüğü çalışma, Ay’ın oluşumunun yaklaşık 4,53 milyar yıl önce gerçekleşmiş olabileceğini ortaya koydu. Bu bulgu, Ayın tarihi ve Üniversite profesörü Francis Nimmo’ya göre, hem Ay’ın jeolojik gizemlerini hem de Dünya ile olan evrimsel bağlarını açıklamada kritik bir rol oynayabilir.Bilim insanlarının gerçekleştirdiği yeni bir analiz, Ay&#039;ın oluşumunun Dünya&#039;nın doğumuna sanılandan çok daha yakın bir zamanda gerçekleşmiş olabileceğini ortaya koydu.Ay’ın Mars büyüklüğünde bir cismin genç Dünya’ya çarpması sonucu oluştuğu düşünülüyor. Bu çarpışma sonucu yörüngeye savrulan malzemenin birleşerek Ay’ı meydana getirdiği tahmin ediliyor.
Ay’ın bu süreç sonrasında, tamamını kaplayan bir magma okyanusuna sahip olduğu ve bu okyanusun hızla soğuyarak sertleştiği teorisi uzun zamandır kabul görüyordu.Ay’dan alınan zirkon kristalleri üzerinde yapılan hassas analizler, bu klasik senaryoya meydan okuyor. Zirkon kristalleri, içerdiği uranyum ve kurşun oranları sayesinde yaş hesaplaması için çok değerli bir kaynak.
Araştırmacılar, Ay’daki bu kristallerin yaşını 4,46 ila 4,51 milyar yıl arasında buldu. Ancak magma okyanusunun varlığı, zirkon kristallerinin oluşmasıyla uyumlu görünmüyor.Bu çelişkiyi açıklamak için Nimmo ve ekibi, Ay’ın 4,35 milyar yıl önce yeniden eriyerek kabuksal bir dönüşüm geçirdiğini öne sürdü. Bu sürecin, Ay’ın daha eksantrik bir yörüngede yer alması ve gelgit ısınmaları nedeniyle yüzeyde yeniden erimeler yaşanması sonucu gerçekleştiği düşünülüyor.Yeni bulgular, Ay’ın yaşını 4,43 ila 4,53 milyar yıl arasında konumlandırıyor. Bu durumda, yaklaşık 4,54 milyar yıl yaşındaki Dünya ile Ay’ın neredeyse tüm yaşamları boyunca birlikte var olduğu sonucuna ulaşılıyor.
Ay’ın dev darbe kraterlerinin neden beklenenden az olduğu ve neden Dünya’ya kıyasla daha az metal içerdiği gibi sorular da bu yeni çalışma ile yanıt bulabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZTThFtIqyEGKfFZrSrTvNw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Ay’ın, gizemli, geçmişi:, Yeni, araştırma, tarihi, yeniden, yazıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çinli astronotlar rekor kırdı: En uzun uzay yürüyüşü</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cinli-astronotlar-rekor-kirdi-en-uzun-uzay-yuruyusu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cinli-astronotlar-rekor-kirdi-en-uzun-uzay-yuruyusu</guid>
<description><![CDATA[ Çinli astronotlar Cai Xuzhe ve Song Lingdong, Tiangong uzay istasyonu dışında dokuz saatten fazla süren uzay yürüyüşüyle rekor kırdı. 34 yaşındaki Song, Çin&#039;in uzay yürüyüşü yapan en genç astronotu oldu.İki Çinli astronot uzay uçuşu tarihine geçti.Çin&#039;in İnsanlı Uzay Mühendisliği Ofisi (CMSEO) yetkililerine göre, Çin&#039;in üç kişilik Shenzhou-19 görevinin bir parçası olan Cai Xuzhe ve Song Lingdong, 16 Aralık Pazartesi gecesinden 17 Aralık Salı sabahına kadar Tiangong uzay istasyonunun dışında dokuz saatten fazla uzay yürüyüşü yaparak rekor kırdı.NASA&#039;ya göre bu süre, sekiz saat 56 dakika olan tek bir ekstravehiküler aktivite (EVA) için yeni bir rekor.
Bu rekor Mart 2001&#039;de NASA astronotları James Voss ve Susan Helms tarafından Uluslararası Uzay İstasyonu dışında kırılmıştı.CMSEO yetkilileri Salı günü yaptıkları güncellemede, uzay yürüyüşü sırasında Cai ve Song&#039;un Tiangong&#039;da kalan mürettebat arkadaşı Wang Haoze ile birlikte yakın bir şekilde çalıştıklarını ve uzay istasyonunun robotik kolu ve yer bilimsel araştırmacılarının desteğiyle uzay istasyonunun uzay enkazı koruma cihazının kurulumunu, araç dışı ekipman ve tesislerin incelenmesini ve bertaraf edilmesini ve diğer görevleri tamamladıklarını söyledi.
Yetkililer ayrıca 34 yaşındaki Song&#039;un &quot;Çin&#039;in 1990&#039;larda doğan ve uzay dışı faaliyetler gerçekleştiren ilk astronot olduğunu da sözlerine eklediler.SpaceNews&#039;e göre, uzay yürüyüşü Pazartesi günü Shenzhou 19 komutanı Cai&#039;nin Tiangong&#039;un Wentian modülünden çıkmasıyla başladı.
Song da 90 dakikadan fazla bir süre sonra, aynı şeyi yaptı.
CMSEO yetkilileri güncellemede, her iki astronotun da Salı günü Wentian uzay kabinine geri döndüğünü yazdı.Bu rakamlar yürüyüş süresini dokuz saat altı dakika olarak gösteriyor, yani eski rekoru sadece 10 dakika ile kırdı.
SpaceNews&#039;e göre rekor kıran EVA, Tiangong dışında gerçekleştirilen 17. uzay yürüyüşü olduÇin&#039;in ilk uzay yürüyüşü 2008 yılında Shenzhou-7 görevi sırasında gerçekleşmişti.
Shenzhou-19 uzay aracı uzay istasyonunda altı ay kalmak üzere 29 Ekim&#039;de Tiangong&#039;a ulaştı.
CMSEO&#039;ya göre mürettebat bir dizi araç dışı faaliyet gerçekleştirecek ve 86 bilim deneyi ve projesi yürütecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M4y8_fh4q06fzlWvVOBQZw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Çinli, astronotlar, rekor, kırdı:, uzun, uzay, yürüyüşü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Milyarlarca ışık yılı uzaklardan: 2024 yılının en iyi uzay fotoğrafları</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/milyarlarca-isik-yili-uzaklardan-2024-yilinin-en-iyi-uzay-fotograflari</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/milyarlarca-isik-yili-uzaklardan-2024-yilinin-en-iyi-uzay-fotograflari</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın James Webb Uzay Teleskobu, 2024 yılında birçok galaksi, bulutsu ve yıldızın görüntüsünü yakaladı. İşte 2024 yılında James Webb Teleskobu tarafından yakalanan görüntüler...NASA&#039;nın James Webb Uzay Teleskobu, 2024 yılı boyunca uzayda birçok galaksi ve yıldızın görüntüsünü yakaladı.
Webb, dünya çapında binlerce gökbilimciye hizmet veren, önümüzdeki on yılın önde gelen gözlemevidir.
Büyük Patlama&#039;dan sonraki ilk ışık parıltılarından, Dünya gibi gezegenlerde yaşamı destekleyebilen güneş sistemlerinin oluşumuna ve kendi Güneş Sistemimizin evrimine kadar Evrenimizin tarihindeki her aşamayı incelemektedir.
İşte James Webb Uzay Teleskobu&#039;nun 2024 yılı boyunca yakaladığı görüntüler:NASA/ESA/CSA James Webb Uzay Teleskobu&#039;ndan alınan bu görüntü, Samanyolu&#039;nun uydu galaksisi olan Büyük Macellan Bulutu&#039;ndaki (LMC) bir H II bölgesini gösteriyor.
N79 olarak bilinen bu bulutsu, Webb&#039;in Orta Kızılötesi Aracı (MIRI) tarafından yakalanan iyonize olmuş bir yıldızlararası atomik hidrojen bölgesidir.Bu NASA/ESA/CSA James Webb Uzay Teleskobu tarafından yakalanan galaksi, Puppis takımyıldızında yer alan spiral bir galaksi olan NGC 2566&#039;dır.
Görüntü, NGC 2566&#039;nın iyi tanımlanmış spiral kollarını, uzun merkezi çubuğunu ve gaz, toz ve yıldızlardan oluşan hassas izlerini göstermek için Webb&#039;in iki aracı olan Yakın Kızılötesi Kamera (NIRCam) ve Orta Kızılötesi Araç (MIRI) gözlemlerini birleştiriyor.
76 milyon ışık yılı uzaklıktaki NGC 2566 yakın bir galaksi olarak kabul edildiğinden, yıldız kümeleri ve gaz bulutları gibi ince ayrıntıları incelemek için mükemmel bir hedeftir.Dünya&#039;dan yaklaşık 6 milyar ışık yılı uzaklıkta Krater takımyıldızında bulunan RX J1131-1231 olarak bilinen kuasarın görüntüsü.Büyük Ayı takımyıldızında 12 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunan yıldız patlaması galaksisi Messier 82 (M82).Aşırı Dış Galaksi&#039;deki belirli yıldız oluşum bölgelerinin yakın ve orta kızılötesi ışıkta incelendi.
Digel Bulutu 2S olarak bilinen bu yıldız oluşum bölgesinde teleskop genç, yeni oluşmuş yıldızları ve onların genişlemiş madde jetlerini gözlemledi.
Bu Webb görüntüsü aynı zamanda yoğun bir arka plan galaksi denizini ve bölgedeki kırmızı bulutsu yapıları da göstermektedir.NASA&#039;nın James Webb Uzay Teleskobu&#039;nun NIRCam (Yakın Kızılötesi Kamera) ile yıldız oluşum bölgesi NGC 604&#039;ten alınan bu görüntü, parlak, sıcak genç yıldızlardan gelen yıldız rüzgarlarının çevredeki gaz ve tozda nasıl oyuklar açtığını gösteriyor.Bu yeni Webb Ayın Fotoğrafı&#039;nda sergilenen Westerlund 1 açık kümesi, güney takımyıldızı Ara&#039;da (Sunak) yaklaşık 12.000 ışık yılı uzaklıkta yer almakta ve devasa bir yıldızlararası gaz ve toz bulutunun arkasında bulunmaktadır.
İsveçli astronom Bengt Westerlund tarafından 1961 yılında Avustralya&#039;dan keşfedilmiştir.
Westerlund 1, aşırı yıldız fiziği çalışmaları için eşsiz bir doğal laboratuvardır ve gökbilimcilerin Galaksimizdeki en büyük yıldızların nasıl yaşayıp öldüğünü bulmalarına yardımcı olur.Bu görüntüde ise Columba takımyıldızında bulunan sarmal gökada NGC 2090 yer alıyor.
Webb&#039;in MIRI ve NIRCam araçlarından gelen bu veri kombinasyonu, gökadanın iki sarmal kolunu ve diskinin dönen gaz ve tozunu muhteşem ve benzersiz ayrıntılarla gösteriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QfVaok8q4k2A6zEzvKQFZQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Milyarlarca, ışık, yılı, uzaklardan:, 2024, yılının, iyi, uzay, fotoğrafları</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yörüngeye uydu fırlatacaktı: Japonya&amp;apos;nın Karios 2 roketi başarısız oldu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yoerungeye-uydu-firlatacakti-japonyanin-karios-2-roketi-basarisiz-oldu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yoerungeye-uydu-firlatacakti-japonyanin-karios-2-roketi-basarisiz-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Japonya merkezli Space One’ın Kairos 2 roketi, fırlatmadan kısa süre sonra kontrolsüz dönmeye başlayarak başarısız oldu. Uydu taşıyan roketin uçuşu 100 kilometre irtifada iptal edildi. Şirket, başarısızlık nedenini araştırıp ileri bir tarihte yeniden deneme yapacağını açıkladı.Japonya merkezli girişim şirketi Space One, bir başka roketini daha kaybetti.Kairos 2 isimli fırlatma aracı, kalkıştan kısa bir süre sonra başarısız oldu.  Space One, Kairos 2 roketiyle bir uyduyu yörüngeye yerleştiren ilk özel Japon şirketi olmayı hedefliyordu, ancak bu mümkün olmadı.Wakayama Eyaleti&#039;ndeki Kushimoto&#039;da bulunan Space Port Kii’den kalkış yapan 18 metre uzunluğundaki roket, kısa bir süre sonra kontrolsüz bir şekilde dönmeye başladı.  Space One, roketin birinci kademe motorlarındaki ve yörünge rotasındaki anormallikleri tespit ettikten sonra, yaklaşık üç dakika süren uçuşun ardından, 100 kilometre irtifada görevi sonlandırdı.Roket, Japon ticari firmalar, lise öğrencileri ve bir Tayvanlı şirket tarafından geliştirilen beş uyduyu taşıyordu.  Başarısızlığın ardından Space One şu açıklamayı yaptı: &quot;Müşterilerimizden ve bu fırlatma ile ilgili tüm paydaşlardan görevi tamamlayamadığımız için özür dileriz ve bizi destekleyen herkesin beklentilerini karşılayamadığımız için derin üzüntü duyuyoruz. Space One, olayın nedenini en kısa sürede belirleyecek ve yeniden fırlatma girişiminde bulunacaktır. Küçük roketler kullanarak fırlatma hizmetleri sunarak uzay işinin daha da genişlemesine katkıda bulunmaya devam edeceğiz.&quot;İKİ DENEME DE BAŞARISIZ  Kairos roketinin şu ana kadar iki fırlatma denemesi oldu ve ikisi de başarısızlıkla sonuçlandı.  Mart 2024’te, Space One ilk Kairos roketini fırlatma rampasından kalkıştan kısa bir süre sonra kaybetmişti. Roketin uçuş iptal sistemi, bir hız anormalliği tespit etmişti. Patlamada hiçbir personel veya tesis zarar görmemiş, ancak enkaz fırlatma alanına yayılmıştı.  Kairos başarısızlıkları, Japonya’nın uzay fırlatma sektöründeki tek sorun değil. Kasım 2024’te, Japonya Uzay Araştırma Ajansı’nın (JAXA) yeni Epsilon S roketinin motoru bir test sırasında patladı.  Benzer bir patlama Temmuz 2023’te de yaşanmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xKthfjmi30aMg6CAgJx_AQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yörüngeye, uydu, fırlatacaktı:, Japonyanın, Karios, roketi, başarısız, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kış mevsiminde susuzluk endişe yarattı: Baraj doluluk oranı yüzde 10&amp;apos;a kadar düştü</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/kis-mevsiminde-susuzluk-endise-yaratti-baraj-doluluk-orani-yuzde-10a-kadar-dustu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/kis-mevsiminde-susuzluk-endise-yaratti-baraj-doluluk-orani-yuzde-10a-kadar-dustu</guid>
<description><![CDATA[ Balıkesir&#039;in Sındırgı ilçesi sınırları içerisinde bulunan Sındırgı, Bigadiç, Kepsut ve Balıkesir&#039;in bir kısım ovasını sulayan Çaygören Barajında yeni sezon için alarm zilleri çalıyor. Yüzde 10 seviyelerine kadar gerileyen doluluk oranı çiftçileri tedirgin etse de, yüksek rakımlı mahallelerde yağan kar ve yağmur ile yüzde 20 doluluk oranına ulaştı.Sezon sonunda yüzde 10&#039;a düşen Çaygören barajında su seviyesi yağışlar sonrası ancak yüzde 20 seviyesine çıktı. Uzun süre yağış almayan ilçede son günlerde gerçekleşen yağışlar çiftçileri sevindirdi. Hava sıcaklıklarının mevsim normalinin üzerinde olması ve yağışların az olması, Çaygören barajını da dolduramadı. Kasım ayından itibaren Ulus dağı kar yağışı alsa bile yağışlar ancak topraktaki su ihtiyacının karşılanmasını sağladı.Sındırgı ilçesi sınırlarında kalan Çaygören Barajı&#039;nın kurak hali görenleri şaşırttı. Özellikle Sındırgı-Simav yolunda seyahat edenlerin dikkatini çeken kuraklığın nedeni yağışların az olması ve bölgenin tam anlamıyla kar yağışı almamış olması ve barajın ömrünün azaldığı olarak görülüyor.Suların Sındırgı bölgesinde oldukça azaldığı; yaklaşık 20 kilometre ileride bulunan Hisaralan mevkiinde ise suyun hiç olmadığı görüldü. Mart Nisan aylarının da bu şekilde kurak geçme ihtimali sulu tarım yapan çiftçiyi tedirgin ediyor. Temelden yüksekliği 62 m ve 159 milyon m3 depolama hacmine sahip olan Çaygören Barajı toplam 20 bin 26 dekar tarım arazisinin sulanmasına hizmet veriyor.Çaygören barajında yaşanan kuraklığın çiftçileri olumsuz yönde etkilenmemesi adına DSİ ve BASKİ tarafından çeşitli kısıtlama ve önlemlerin alınacağı öğrenildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CcUtapc4xE6zoj4NnVxJlw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Kış, mevsiminde, susuzluk, endişe, yarattı:, Baraj, doluluk, oranı, yüzde, 10a, kadar, düştü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apple&amp;apos;dan 1 milyar dolarlık yatırım sözü: Endonezya&amp;apos;da iPhone 16 yasağı kalkıyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/appledan-1-milyar-dolarlik-yatirim-soezu-endonezyada-iphone-16-yasagi-kalkiyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/appledan-1-milyar-dolarlik-yatirim-soezu-endonezyada-iphone-16-yasagi-kalkiyor</guid>
<description><![CDATA[ Apple&#039;ın Endonezya&#039;da iPhone 16 satış yasağının kaldırılması için 1 milyar dolarlık yatırım yapmayı taahhüt ettiği öne sürüldü. Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto&#039;nun daha önceden teklif edilen 10 ve 100 milyon dolarlık teklifleri reddetmesinin ardından bu tutarı onayladığı kaydedildi.Apple, Endonezya&#039;da iPhone 16 cihazlarının satışını engelleyen yasağı kaldırmaya hazırlanıyor.Bloomberg&#039;in haberine göre, ABD&#039;li teknoloji devinin Endonezya&#039;da 1 milyar dolarlık yatırım yapmayı taahhüt ettiği ve Endonezya Devlet Başkanı Prabowo&#039;nun da bu miktarı onayladığı öğrenildi.Konuya yakın kaynaklar, Apple’ın 1 milyar dolarlık yatırımının bir kısmının Batam’da bir AirTag fabrikası kurmayı içerdiğini belirtti.
Endonezya hükümeti, Apple’ın akıllı telefon ve tabletlerdeki yerel içerik gerekliliklerini yerine getirene kadar iPhone 16’nın tüm modellerinin ülkede satışını engellemişti.Kaliforniya merkezli teknoloji devi, hükümetin şartlarını kabul etti ve iPhone 16 satışlarına yeniden başlamasını sağlayacak düzenlemeleri yapma sözü verdi.
Apple’ın 1 milyar dolarlık yatırımı kapsamında Batam’da bir AirTag fabrikası kurulması planlanıyor.Ancak bölgenin başka cihazların toplu üretimi için kullanılıp kullanılmayacağı ise belli değil.
2023 satış rakamlarına göre, Apple Endonezya’da yaklaşık 2,9 milyon iPhone sevk etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sO5ljaE0w02fy85q1dRONw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Appledan, milyar, dolarlık, yatırım, sözü:, Endonezyada, iPhone, yasağı, kalkıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ay ve Mars&amp;apos;a insan götürecek: Elon Musk Starship roketi için test izinlerini aldı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/ay-ve-marsa-insan-goeturecek-elon-musk-starship-roketi-icin-test-izinlerini-aldi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/ay-ve-marsa-insan-goeturecek-elon-musk-starship-roketi-icin-test-izinlerini-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Elon Musk&#039;ın uzay şirketi SpaceX, Ay&#039;a ve Mars&#039;a insanlı görev yapmak adına geliştirilen Starship uzay aracının yedinci test uçuşu için Federal Havacılık İdaresi’nden (FAA) gerekli izinleri aldı. NASA ve SpaceX, 120 metre uzunluğuyla dünyanın en büyük roketi olan Starship&#039;i Ay’a, Mars’a ve hatta güneş sistemimizin daha uzak bölgelerine göndermeyi planlıyor.SpaceX, devasa Starship roketinin yedinci test uçuşuna bir adım daha yaklaştı.
Şirket, bu hafta Federal Havacılık İdaresi’nden (FAA) gerekli izinleri aldı.
FAA’nın SpaceX’e fırlatma lisansı vermesi, şirketin Starship’in birinci aşama iticisi olan Super Heavy roket motorlarıyla ve üst aşama Starship uzay aracıyla gerçekleştirdiği son testlerin ardından geldi.Bir sonraki adım, Starship uzay aracını Super Heavy iticisinin üzerine yerleştirerek Teksas, Boca Chica’daki Starbase tesisinden yapılacak fırlatmaya hazırlanmak olacak.
Elon Musk liderliğindeki uzay şirketi, Starship’in yedinci test uçuşu için resmi bir tarih açıklamış değil. Ancak NASA belgelerine dayandırılan son raporlar, fırlatmanın 11 Ocak’ta gerçekleşebileceğini öne sürüyor.Şimdi ise SpaceX, yedinci uçuş için fırlatma lisansını aldığına göre, 120 metre uzunluğundaki roketi beklenenden daha erken bir tarihte uzaya gönderebilir.Bu yedinci test uçuşunda, güncellenmiş kanat tasarımlarına ve daha fazla yakıt taşıma kapasitesine sahip olan ilk &quot;Blok 2&quot; Starship uzay aracı kullanılacak.
Görev planı önceki testlere benzese de, önceki uçuşlardan çıkarılan derslere dayalı bazı iyileştirmeleri içeriyor.Starship’in dördüncü, beşinci ve altıncı test uçuşlarında olduğu gibi, uzay aracının fırlatmadan yaklaşık bir saat sonra Hint Okyanusu’na kontrollü bir şekilde iniş yapması bekleniyor.
Ayrıca, Super Heavy iticisinde de önemli bir test olan devasa mekanik kollar kullanılarak iticiyi yakalama denemesi yapılacak.SpaceX, bu etkileyici başarıyı Starship’in beşinci test uçuşunda ilk denemede gerçekleştirmişti ancak geçen ay yapılan altıncı testte bunu başaramamıştı.
Starship tamamen test edilip sertifikalandırıldığında, NASA ve SpaceX bu aracı mürettebat ve kargo taşımak için Ay’a, Mars’a ve hatta güneş sistemimizin daha uzak bölgelerine göndermeyi planlıyor.Starship’in ilk büyük görevi, NASA astronotlarını 1972’den bu yana ilk kez Ay’a indirmek için modifiye edilmiş bir versiyonunu kullanmayı hedefliyor.
Ancak bu görev olan Artemis III, bir dizi gecikme yaşadı ve şu anda 2027 için planlanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9fMCVZ-rr0WEZHbJb-XYog.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 Dec 2024 14:04:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Marsa, insan, götürecek:, Elon, Musk, Starship, roketi, için, test, izinlerini, aldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA astronotu paylaştı: ISS penceresinden yıldızların muhteşem görüntüsü</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-astronotu-paylasti-iss-penceresinden-yildizlarin-muhtesem-goeruntusu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-astronotu-paylasti-iss-penceresinden-yildizlarin-muhtesem-goeruntusu</guid>
<description><![CDATA[ NASA Astronotu Don Pettit, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan (ISS)  çektiği olağanüstü yıldız fotoğraflarıyla Samanyolu’ndan iki cüce gökada olan Büyük ve Küçük Macellan Bulutları&#039;nın harika görüntülerini paylaştı.NASA Astronotu Don Pettit, Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;ndan (ISS) çektiği fotoğraflarla, uzaydaki ışık koşullarının ne kadar farklı olduğunu gözler önüne serdi.Birçok kişi, uzayda yıldızların görünmediğini düşünse de bu doğru değil. Uzayda, atmosferin ve ışık kirliliğinin etkisi olmadığı için çok daha fazla yıldız gözlemlenebilir.
Ancak, uzay fotoğrafları çekerken kullanılan teknikler genellikle yıldızları yeterince net gösteremez. Pettit, Instagram üzerinden yaptığı paylaşımda, ISS’de çektiği zaman pozlamasıyla bu görüntüleri takipçileri ile paylaştı.Uzayda yıldızlar oldukça sönüktür ve gezegenler, Ay gibi daha parlak cisimlerle aynı karede yakalanmaya çalışıldığında yıldızları fotoğraflamak zor olabilir.Pettit, bu zorluğu aşmak için yüksek deklanşör hızı ve kısa pozlama süreleri kullanarak en iyi görüntüleri elde etti.Mega takımyıldızlar ve özel şirketler tarafından uzaya gönderilen uyduların, eskiden tamamen karanlık olan bölgelerde ışık kirliliğine yol açması bilim insanlarını endişelendiriyor. Uzayda yapay ışıkların artması, astronomi gözlemleri için tehlike oluşturabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RvmOSFJ2y0m3Bq9elRWZNg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 17 Dec 2024 09:10:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, astronotu, paylaştı:, ISS, penceresinden, yıldızların, muhteşem, görüntüsü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bronz Çağı’nda Britanya: 4 bin 500 yıllık yamyamlık ve toplu katliamın izleri ortaya çıktı!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bronz-caginda-britanya-4-bin-500-yillik-yamyamlik-ve-toplu-katliamin-izleri-ortaya-cikti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bronz-caginda-britanya-4-bin-500-yillik-yamyamlik-ve-toplu-katliamin-izleri-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;nin Somerset bölgesindeki bir kuyuda ortaya çıkarılan 4 bin 500 yıllık insan kemikleri, Bronz Çağı’nın barışçıl olduğu varsayımını sarsıyor. Katliam ve yamyamlık izleri taşıyan kalıntılar, dönemin karanlık bir yönünü gün yüzüne çıkardı.Bronz Çağı, Britanya&#039;da kültürel ve teknolojik değişimin yaşandığı bir dönemdi.
Ancak yeni bir araştırmaya göre, bu aynı zamanda yamyamlığın da yaşandığı bir dönemdi.
M.Ö. 2 bin 500 yılına ait insan kalıntıları üzerinde yapılan analizler, çok şiddetli bir olayda onlarca insanın öldürüldüğünü, kesildiğini ve tüketildiğini gösteriyor.Oxford Üniversitesi öncülüğündeki bir ekip, Somerset’in Charterhouse Warren köyünde bulunan 15 metre derinliğindeki kuyuda en az 37 kişiye ait kemikleri analiz etti. Kalıntılarda, sert darbeler sonucu ölüm, kasıtlı parçalama ve kısmi yamyamlık izleri bulundu.Bronz Çağı’nın genellikle barışçıl bir dönem olduğu düşünülse de, bu keşif bu algıyı derinden sarsıyor. Araştırmayı yöneten Profesör Rick Schulting, “Bu bulgular, dönemin sanıldığından çok daha şiddet dolu bir tablo sunduğunu gösteriyor” dedi.
Kemikler üzerinde yapılan analizler, kurbanların başlarına sert cisimlerle vurularak öldürüldüğünü, vücutlarının parçalandığını ve bir kısmının tüketildiğini ortaya koyuyor.
Kemiklerin arasında bulunan sığır kalıntıları ise bu yamyamlığın yiyecek kıtlığı nedeniyle değil, başka nedenlerle yapıldığını düşündürüyor.Araştırmacılar, yamyamlığın düşmanları insanlıktan çıkarmak ve onları hayvanlarla eşitlemek amacıyla yapılmış olabileceğini öne sürüyor. İnsan kemiklerinin, sığır kemikleriyle karıştırılarak saklanması bu teoriyi destekliyor.
Araştırma, kurbanların bir çatışmada değil, ani bir saldırıyla gafil avlandığını ve katliamın organize bir düşman grubu tarafından gerçekleştirildiğini ortaya koyuyor.Schulting, “Charterhouse Warren, tarih öncesi Britanya’ya dair düşüncelerimizi tamamen değiştirecek bir bulgu. Bu olayın tek seferlik bir trajedi olmadığını ve geçmişin modern vahşetlerle kıyaslanabilecek şiddet içerebildiğini görmek, insan davranışının karanlık yönüne ışık tutuyor,” diye ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ATlUBnBy7Eit7zp4_J8ZpQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 17 Dec 2024 09:10:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bronz, Çağı’nda, Britanya:, bin, 500, yıllık, yamyamlık, toplu, katliamın, izleri, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Taykonotlar, ilk kez uzay aracı dışına çıkacak</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/taykonotlar-ilk-kez-uzay-araci-disina-cikacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/taykonotlar-ilk-kez-uzay-araci-disina-cikacak</guid>
<description><![CDATA[ Çin İnsanlı Uzay Mühendisliği Ofisi, Shenzhou-19 uzay aracında görevli taykonotların ilk kez uzay aracı dışı faaliyeti gerçekleştireceklerini açıkladı.Çin&#039;in Shenzhou-19 uzay aracı, 30 Ekim’de Çin’in uzay istasyonuna ulaştı. Uzay ortamında 48 gün kalan Çinli taykonotların sağlık durumlarının iyi olduğu, uzay istasyonunun işleyişinde sorun yaşanmadığı ve uzay aracı dışı faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için şartların oluştuğu belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ALilZ6xijkmN__H0BMaeEg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 17 Dec 2024 09:10:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Taykonotlar, ilk, kez, uzay, aracı, dışına, çıkacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yeni bir ada doğuyor! Venedik kıyılarında gizli bir adacık belirdi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yeni-bir-ada-doguyor-venedik-kiyilarinda-gizli-bir-adacik-belirdi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yeni-bir-ada-doguyor-venedik-kiyilarinda-gizli-bir-adacik-belirdi</guid>
<description><![CDATA[ Venedik Lagünü’nde ilginç bir doğa olayı yaşanıyor. Yüzyıllardır yaz aylarında kısa süreliğine ortaya çıkan Bacan adacığı, artık kalıcı bir ada haline geldi. Bu durum hem yerel halk hem de ziyaretçiler için yeni bir plaj fırsatı sunarken, uzmanları bölgenin ekosistemi konusunda endişeli.Venedik Lagünü’nün eşsiz güzellikleri ve tarihi, yüzyıllardır turistlerin ilgi odağı olurken, bölgede doğan yeni bir ada dikkatleri üzerine çekiyor. Bacan adı verilen bu kum adacığı, lagünün kalıcı bir parçası haline gelerek hem yerli halkın hem de turistlerin yeni bir dinlenme noktası olma yolunda ilerliyor.Bacan, yaz aylarında lagünün sularından yükselen, kışın ise dalgalarla kaybolan bir kum adasıydı. Ancak 2020’de Venedik’i sel baskınlarından korumak için inşa edilen MOSE adlı sel bariyeri devreye girdikten sonra ada, dalgalara karşı direnç kazanarak kalıcı hale geldi.Bugün yaklaşık 250 metre uzunluğunda ve 10 metre genişliğindeki adada, deniz börülcesi ve sazlar gibi bitkiler yetişiyor. Uzmanlar  bu bitki örtüsünün toprağı koruyarak adanın sağlamlaşmasına katkı sağladığını söyledi.MOSE, Venedik’i Adriyatik Denizi’nden gelen yüksek dalgalara karşı koruyan bir sistem. Kışın yükseltilen bariyerler, güçlü dalgaların lagüne ulaşmasını engelliyor. Bu durum, Bacan’ın kumlarının yıkanmasını önlediği için adanın kalıcı hale gelmesine yardımcı oldu.Mühendis Giovanni Cecconi, bu gelişmeyi insan müdahalesinin lagünde olumlu bir ekosistem yaratabileceğine örnek olarak değerlendiriyor.
Ancak bazı uzmanlar, lagünün hassas ekosistem üzerindeki etkileri konusunda uyarıyor. Padova Üniversitesi’nden Profesör Andrea D’Alpos, adanın kalıcılığının uzun vadede belirsiz olduğunu belirtti.D’Alpos ayrıca, MOSE bariyerinin tuz bataklıkları üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Tuz bataklıkları, karbon emiliminde ve dalga etkisini azaltmada kritik bir rol oynuyor. Ancak bariyer, bu alanlara tortu birikimini engelleyerek uzun vadede zarara neden olabilir.Dolayısıyla Bacan&#039;daki yeni hayat plaj severler için iyi bir haber olsa da, gelecekte endişe verici değişimlerin habercisi de olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2kgKtkjgS0-NnENbLo28jg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 17 Dec 2024 09:10:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yeni, bir, ada, doğuyor, Venedik, kıyılarında, gizli, bir, adacık, belirdi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Veri ihlali yapıldığını iddia etmişti: OpenAI çalışanı evinde ölü bulundu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/veri-ihlali-yapildigini-iddia-etmisti-openai-calisani-evinde-oelu-bulundu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/veri-ihlali-yapildigini-iddia-etmisti-openai-calisani-evinde-oelu-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ OpenAI&#039;de eski araştırmacı olarak görev yapan Suchir Balaji, 26 Kasım&#039;da San Francisco&#039;daki evinde ölü bulundu. Yetkililer, ölümün intihar olduğunu açıkladı. Balaji, 2024&#039;ün başında şirketten ayrılmasının ardından, yapay zeka sistemlerinin ABD telif hakkı yasalarını ihlal ettiği iddiaları ile gündeme gelmişti.OpenAI&#039;de araştırmacı olarak görev yapan ve 2024 başında görevinden ayrılan 26 yaşındaki Suchir Balaji, San Francisco’daki evinde ölü bulundu. İNTİHAR OLARAK BELİRLENDİ   Balaji&#039;nin cesedi, 26 Kasım’da San Francisco’daki evinde bulundu. İlk incelemelere göre, olayda herhangi bir suç unsuru tespit edilmedi. San Francisco Baş Adli Tabip Ofisi Direktörü David Serrano Sewell, yaptığı açıklamada, Balaji&#039;nin ölümünün intihar sonucu olduğunu doğruladı.  YAPAY ZEKA VE TELİF HAKKI YASALARINA İLİŞKİN İDDİALAR   Suchir Balaji, görevinden ayrıldıktan sonra yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesinde ABD telif hakkı yasalarının ihlal edildiğini öne sürmüştü. Bu iddiaları, The New York Times&#039;a verdiği röportajla geniş bir yankı uyandırmıştı. Balaji, &quot;Eğer benim inandıklarıma inanıyorsanız, şirketten ayrılmanız gerekir&quot; diyerek dikkatleri üzerine çekmişti.  OPENAI&#039;DAN BAŞSAĞLIĞI MESAJI   Balaji’nin ölümünün ardından, OpenAI yetkilileri açıklama yaptı.  Şirket, &quot;Bu çok üzücü haber bizi derinden etkiledi. Bu zor dönemde kalbimiz Suchir’in sevdikleriyle birlikte&quot; ifadelerine yer verdi.  Suchir Balaji’nin ölümünün ardından, yapay zeka sistemlerinin etik ve hukuki sorunlarına dair soru işaretleri yeniden gündeme geldi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p3zbgEX-4E6V4UAPn9Ybig.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 17 Dec 2024 09:10:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Veri, ihlali, yapıldığını, iddia, etmişti:, OpenAI, çalışanı, evinde, ölü, bulundu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İnsan ömrünü uzatmak mümkün mü? 500 yıl yaşayan köpekbalığının DNA dizilimi çıkarıldı!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/insan-oemrunu-uzatmak-mumkun-mu-500-yil-yasayan-koepekbaliginin-dna-dizilimi-cikarildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/insan-oemrunu-uzatmak-mumkun-mu-500-yil-yasayan-koepekbaliginin-dna-dizilimi-cikarildi</guid>
<description><![CDATA[ Grönland köpekbalığının uzun ömrünün sırrı, bilim insanları tarafından yapılan araştırmalarla çözüldü. Araştırmalara göre bu keşif, köpekbalığının uzun ömrünü sağlayan genetik mekanizmaları ortaya koyarak, insan ömrünü uzatmak için yeni araştırmaların önünü açabilir.Yapılan yeni bilimsel araştırma 500 yıl kadar uzun bir yaşam süresine sahip Grönland köpekbalığının DNA’sını detaylı bir şekilde inceleyerek bu olağanüstü ömrün ardındaki genetik mekanizmaları ortaya koydu.
Grönland köpekbalığı, bilinen en uzun ömürlü omurgalı hayvan olarak tanınıyor ve yapılan incelemeler, bu balığın genomunun yüzde 92’sinin başarıyla çıkarıldığını gösteriyor. Bu oran, bugüne kadar köpekbalıkları arasında çözülen en büyük genetik veri seti olarak dikkat çekiyor.İnsan genomunun iki katı büyüklüğünde Grönland köpekbalığının genomu, yaklaşık 6,5 milyar DNA yapı taşı içeriyor. Bu, balığın genetik yapısının ne kadar karmaşık olduğunu gösteriyor.
Bochum Ruhr Üniversitesi’nden Arne Sahm, bu bulgunun bilim camiasında beklenmedik bir gelişme olduğunu belirtiyor. Araştırmacılar, bu köpekbalığının uzun ömrünü sağlayan mekanizmaları anlamak için bu genetik verileri derinlemesine inceliyor.Çalışmada bir diğer dikkat çekici bulgu ise, Grönland köpekbalığının genetik yapısında bulunan “sıçrayan genler” oldu.
Sıçrayan genler, DNA’daki bazı kısımların hareket ederek, normal genetik işleyişi bozmalarına neden olabilir. Bu tür genetik anormallikler, gelişimsel rahatsızlıkların ve hastalıkların kaynağı olabilir. Ancak Grönland köpekbalığının uzun yaşamı, bu sıçrayan genlerin etkilerini nasıl tolere ettiğini anlamak için önemli bir ipucu sunuyor.
Bilim insanları, bu köpekbalığının sıçrayan genlerin zararlı etkilerini azaltmak için geliştirdiği özel DNA onarım mekanizmalarının bu durumu mümkün kıldığını düşünüyorlar.Grönland köpekbalığının uzun ömrünü açıklayabilen bir diğer bulgu, özel DNA onarım mekanizmalarına sahip olması. Araştırmalar, bu balığın DNA onarımında yer alan 81 özel gen tespit etti.
Bu genler, sıçrayan genlerin çoğalmasını engellemek için kendilerini taklit ederek onları hızla kopyalayabiliyor. Böylece, zararlı genetik bozukluklar etkisiz hale getirilerek köpekbalığının sağlıklı bir şekilde uzun yıllar yaşaması sağlanıyor. Bu mekanizma, bu türün sağlıklı ve uzun yaşamını sürdürebilmesini mümkün kılıyor.Bilim insanları, Grönland köpekbalığının genetik sırrını çözerek, insanların ömrünü uzatmak ve yaşlanmayı yavaşlatmak için benzer genetik yöntemler geliştirmeyi hedefliyor.
Köpekbalığının DNA onarım mekanizmalarının, insanların yaşlanma sürecini nasıl etkileyebileceğini anlamak, genetik mühendislik ve biyoteknoloji alanlarında önemli gelişmelere yol açabilir. Bu tür araştırmalar, daha uzun ve sağlıklı bir yaşam için yeni tedavi yöntemlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir.Araştırmanın başyazarı Arne Sahm, bu bulguların yalnızca Grönland köpekbalığının ömrünü açıklamakla kalmayıp, aynı zamanda insanların genetik yapısına yönelik de yeni bakış açıları sunduğunu belirtiyor.
Sahm, gelecekte bu genetik onarım mekanizmalarının insanlar için de uygulanabilir hale gelmesi, ömrün uzatılmasına yönelik devrim niteliğinde bir adım olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TkP9kiiQ3E-eRQJkdDOePg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 17 Dec 2024 09:10:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>İnsan, ömrünü, uzatmak, mümkün, mü, 500, yıl, yaşayan, köpekbalığının, DNA, dizilimi, çıkarıldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Roblox ne zaman açılacak? 17 Aralık Roblox erişim engelinde son durum</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/roblox-ne-zaman-acilacak-17-aralik-roblox-erisim-engelinde-son-durum</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/roblox-ne-zaman-acilacak-17-aralik-roblox-erisim-engelinde-son-durum</guid>
<description><![CDATA[ Roblox erişim engelinde son durum, sevilen oyunun kullanıcıları tarafından merak edilen ve araştırılan konular arasında yer almaya devam ediyor. Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Roblox&#039;un yeniden açılabilmesinin bazı şartlara bağlı olduğunu söylemişti. Peki, Roblox ne zaman açılacak? İşte 17 Aralık Roblox erişim engelinde son durum.Roblox&#039;un ne zaman açılacağı, sosyal medyada binlerce oyunsever tarafından merak edilen ve sorgulanan konular arasında yer alıyor. Türkiye&#039;de küçük yaş grubunda olan binlerce kişinin oynadığı Roblox&#039;a, Adana 6. Sulh Ceza Hakimliği&#039;nin erişim engeli getirilmişti. Peki, Roblox ne zaman açılacak? İşte 17 Aralık Roblox erişim engelinde son durum.Roblox&#039;un Türkiye&#039;de açılmasıyla ilgili resmi bir açıklama henüz yapılmadı.Konu ile ilgili gelişmeler yaşandığında haberimizde yer vereceğiz.Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, iki platformun da yeniden açılabilmesinin bazı şartlara bağlı olduğunu söyledi.&quot;Bizim kültürümüze, inancımıza uygun portalları destekleme konusunda gayretimiz var&quot; diyen Uraloğlu, &quot;Bakan Uraloğlu Roblox&#039;la ilgili şunu söyleyeyim. 8 tane sosyal medya platformunun Türkiye&#039;de temsilcisi var. Roblox ve Discord&#039;un yok. Roblox&#039;un 15 milyon abonesi var. Bizim istediğimiz içerikleri düzenlediği halde elbette tekrar açılması mümkün. Roblox&#039;un kapatılma sürecinde birçok aile &#039;Bunlar da var mıydı onların içerisinde&#039; diye çok ciddi dönüşler aldık. Çocukların elbette tepkisi var. Ancak ötesinde amaçlayan oyunun dışında birçok ailenin, çocuğun bile haberi yok.&quot; diye konuştu.Roblox yaptığı açıklamada Adana 6. Sulh Ceza Hakimliği&#039;nin erişim engeli kararına itiraz edildiğini ve yerel yetkililerle iş birliği yaptıklarını açıkladı.Roblox&#039;un açıklaması şu şekilde:&quot;2 Eylül 2024 günü Adana 6. Sulh Ceza Hakimliği’nin son kararına karşı bir temyiz dilekçesi verdik. Mahkeme sürecine saygı duyuyoruz ve devam eden yasal süreçler nedeniyle davanın detayları hakkında yorum yapamıyoruz.Roblox, Türkiye’deki yerel yasa ve düzenlemelere saygı göstermektedir, kullanıcılarımızın platforma erişimini yeniden sağlamak ve Roblox kullanıcılarının güvenliğini ön planda tutmak amacıyla yerel yetkililerle iş birliği yapmaktadır.İşbirliği ve etkileşim yoluyla, Roblox’un öğrenme, yaratma ve anlamlı bağlantılar kurma platformu olarak Türk toplumunda canlı ve olumlu bir rol oynayacağına inanıyoruz. Vizyonumuz, insanların güvenli, medeni ve iyimser bir dünyada bir araya gelme şeklini yeniden tasarlamaktır.Güvenliğe derin bir bağlılığımız var ve Topluluk Standartlarımızı uygulamak, kötü niyetli veya zararlı faaliyetleri tespit etmek ve önlemek için tasarlanmış kapsamlı bir proaktif ve önleyici güvenlik önlemlerine sahibiz.Türkiye ve dünyanın diğer bölgelerindeki yetkililerle işbirliği yaparak, her pazarın farklı ihtiyaçlarını ele almaya ve güvenlik ve nezaket konusundaki küresel taahhüdümüzü yerine getirmeye kararlıyız.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aGc1QAsjbkCXt7GxVlaPuA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 17 Dec 2024 09:10:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Roblox, zaman, açılacak, Aralık, Roblox, erişim, engelinde, son, durum</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim insanlarından &amp;quot;Süper Flare&amp;quot; uyarısı: &amp;quot;Felakete hazırlıklı olmalıyız&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bilim-insanlarindan-super-flare-uyarisi-felakete-hazirlikli-olmaliyiz</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bilim-insanlarindan-super-flare-uyarisi-felakete-hazirlikli-olmaliyiz</guid>
<description><![CDATA[ Yeni yapılan bir araştırmaya göre, elektrik şebekelerini ve uyduları yok edebilecek Süper Flare (süper parlama) düşünüldüğünden çok daha yaygın yaşanmaya başladı. Bilim insanları, milyarlarca atom bombasından daha güçlü olabilecek yıkıcı bir güneş parlamasına maruz kalmanın çoktan zamanı geldiği konusunda uyardı.Bilim insanları, Dünya&#039;nın milyarlarca atom bombasından daha güçlü olabilecek yıkıcı bir &quot;Süper Flare&quot; (süper parlama) maruz kalma zamanının çoktan geldiğini belirterek uyardı.
Yapılan yeni araştırmalar süper parlamaların düşündüğünden çok daha sık gerçekleştiğini ortaya koydu ve bu olayların elektrik şebekeleri ile uydu sistemlerini yok edebilecek kapasiteye sahip olduğunu gösterdi.Günümüzde, süper parlamaların her bin ila 10 bin yılda bir yaşandığı düşünülürken, yeni yapılan araştırmalar bu tür olayların aslında her 100 yılda bir meydana geldiğini gösterdi.
Bu durum, Dünya&#039;nın yakın bir gelecekte oktilyon joule (27 sıfırlı bir sayı) enerji salan büyük bir güneş patlamasıyla karşı karşıya kalabileceği anlamına geliyor.Max Planck Enstitüsü&#039;nden Dr. Natalie Krivova, &quot;Yeni veriler, güneşin doğal aktivitesinin bir parçası olarak süper parlamaların çok daha sık olduğunu ortaya koyuyor&quot; dedi. 
NASA&#039;nın Kepler teleskobu aracılığıyla 56 bin 450 yıldızdan elde edilen veriler, süper parlamaların her 100 yılda bir meydana geldiğini gösterdi. Önceki çalışmalar, bu olayların çok daha nadir olduğunu öne sürmüştü.Bu tür güneş fırtınaları, küresel iletişimi kesebilir, elektrik şebekelerine aşırı yük bindirebilir ve uydu sistemlerini yörüngelerinden çıkarabilir. 1989&#039;da Kanada&#039;da yaşanan büyük bir güneş fırtınası, 9 saatlik enerji kesintisine yol açmıştı.
Güneş&#039;ten gelebilecek bu tür felaketlere karşı hazırlıklı olmak için Avrupa Uzay Ajansı, 2031&#039;de güneş fırtınalarını erken tespit edecek bir uydu fırlatmayı planlıyor. Bu uydu, güneş patlamalarını tespit ederek, enerji şebekelerinin kapatılması ve uydu sistemlerinin korunması için zaman kazandıracak.Süper flare (veya süper parlama), Güneş&#039;in ya da diğer yıldızların, normal güneş fırtınalarına göre çok daha büyük bir enerji patlaması gerçekleştirdiği olaylardır.
Bu patlamalar, yıldızın yüzeyinden ve atmosferinden devasa miktarda enerji ve yüksek enerjili parçacıklar salınmasına neden olur. Süper flare&#039;ler, genellikle güneş fırtınaları veya güneş patlamaları olarak adlandırılan olaylardan çok daha şiddetlidir ve çok daha fazla radyasyon yayabilirler. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z8opXezMLkOwnMFYySNiLQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 14 Dec 2024 17:04:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanlarından, Süper, Flare, uyarısı:, Felakete, hazırlıklı, olmalıyız</media:keywords>
</item>

<item>
<title>30 yıl sonra harekete geçti: Dünyanın en büyük buz dağı yeni yolculuğuna başladı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/30-yil-sonra-harekete-gecti-dunyanin-en-buyuk-buz-dagi-yeni-yolculuguna-basladi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/30-yil-sonra-harekete-gecti-dunyanin-en-buyuk-buz-dagi-yeni-yolculuguna-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en büyük buzdağı A23a, 30 yılı aşkın bir süre sonra yerinden hareket ederek Güney Okyanusu&#039;nda yeni bir yolculuğa başladı. Londra&#039;nın iki katı büyüklüğündeki buzdağı, yaklaşık bir trilyon ton ağırlığında ve bilim insanlarının yakın takibinde.Dünyanın en büyük buzdağı A23a, 30 yılı aşkın bir süre sonra yerinden hareket ederek Güney Okyanusu&#039;nda yeni bir yolculuğa başladı.
İngiliz Antarktika Araştırmaları (BAS) uzmanları, buzdağının Güney Orkney Adaları’nın kuzeyindeki yerinden ayrıldığını doğruladı. A23a, artık Güney Okyanusu’nda sürüklenerek yeni bir yolculuğa çıkıyor.BAS’ta okyanus bilimci olan Dr. Andrew Meijers, &quot;A23a’nın uzun süre hareketsiz kaldıktan sonra tekrar hareket ettiğini görmek heyecan verici. Antarktika’dan kopan diğer buzdağlarının izlediği rotayı izleyip izlemeyeceğini ve bunun yerel ekosistem üzerinde nasıl bir etkisi olacağını görmek istiyoruz&quot; ifadelerini kullandı.A23a ilk olarak 1986 yılında Antarktika’daki Filchner Buz Sahanlığı’ndan koptu. Yıllarca Weddell Denizi&#039;nde sabit kalan dev buzdağı, 2020 yılında kuzeye doğru yavaş bir yolculuğa başladı.
Ancak bu yılın Şubat ayında, bir su altı dağının üzerinde oluşan Taylor Sütunu fenomeni nedeniyle yerinde dönmeye başlamış ve hareketi gecikmişti. Şimdi ise uydulardan alınan görüntüler, A23a&#039;nın nihayet bu sıkışıklıktan kurtulduğunu gösteriyor.Bilim insanları, A23a&#039;nın Antarktika Kutup Çevresi Akıntısı&#039;nı takip ederek Güney Okyanusu boyunca sürüklenmesini ve muhtemelen Güney Georgia’ya doğru ilerlemesini bekliyor. Bölgedeki daha sıcak suların, buzdağının parçalanmasına ve erimesine yol açacağı öngörülüyor.Araştırmacılar, bu dev buzdağının çevresindeki ekosistem üzerindeki etkilerini incelemek için çalışmalara başladı.
BAS&#039;tan biyojeokimyacı Laura Taylor, &quot;Bu tür dev buzdağlarının geçtikleri sulara besin sağlayabildiğini ve daha az üretken bölgelerde ekosistemler yaratabildiğini biliyoruz,&quot; dedi ve ekledi: &quot;Ancak bu süreçte buzdağlarının boyutlarının ve kökenlerinin ne gibi farklar yarattığını henüz tam olarak bilmiyoruz.&quot;A23a, sadece uydularla değil, aynı zamanda ünlü araştırma gemisi RRS Sir David Attenborough tarafından da takip ediliyor. Araştırmacılar, buzdağının çevresindeki sulardan örnekler toplayarak okyanus ekosistemine ve karbon dengesi üzerindeki etkilerini anlamaya çalışıyor. 
Dev buzdağının bu yolculuğu, yalnızca okyanus biliminde yeni veriler sunmakla kalmayıp, Antarktika’nın değişen dinamikleri hakkında da önemli ipuçları sağlayacak. Bilim insanları, A23a&#039;nın hareketinin hem iklim değişikliği hem de ekosistemler üzerindeki etkilerini yakından izlemeye devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YYyToT6HvE6hfxHZLxvtGQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 14 Dec 2024 17:04:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>yıl, sonra, harekete, geçti:, Dünyanın, büyük, buz, dağı, yeni, yolculuğuna, başladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yapay zeka kameralarıyla alkollü sürücülere karşı yeni dönem</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-kameralariyla-alkollu-suruculere-karsi-yeni-doenem</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-kameralariyla-alkollu-suruculere-karsi-yeni-doenem</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;nin Devon ve Cornwall kentlerinde, sürücülerin alkol ya da uyuşturucu etkisi altında olup olmadığını tespit etmek için yapay zeka destekli yeni bir kamera sistemi test edilmeye başlandı. Heads-Up adı verilen bu ileri teknoloji ürünü kamera, sürücülerin yol üzerindeki davranışlarını analiz ederek riskli durumları hızla belirleyebiliyor.Yapay zeka destekli yeni bir kamera sistemi, İngiltere&#039;nin Devon ve Cornwall bölgelerinde alkol ya da uyuşturucu etkisindeki sürücüleri tespit etmek için test edilmeye başlandı.Kamera, şüpheli bir durumu algıladığında, yolun ilerisindeki polis ekiplerini bilgilendiriyor. Polis memurları, aracı durdurarak sürücüye yol kenarında alkol ve uyuşturucu testi uyguluyor.
Sistem, sürücülerin farkında bile olmadan, uyarısız bir şekilde her türlü yol ortamına taşınabiliyor. Bu da, teknolojiyi oldukça etkili bir araç haline getiriyor.Sistemi geliştiren Acusensus&#039;un İngiltere Genel Müdürü Geoff Collins, projeden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Bu teknolojinin dünyadaki ilk denemelerini Devon ve Cornwall&#039;da gerçekleştirmekten mutluluk duyuyoruz. Hayatları mahvedebilecek olaylara sebep olmadan önce tehlikeyi tespit etmek, hepimizin güvenliğini artıracak” dedi.Daha önce, Acusensus kameraları, cep telefonu kullanan veya emniyet kemeri takmayan sürücülerin tespitinde kullanılmış ve büyük başarı sağlamıştı. Şimdi ise odak, özellikle alkollü sürücülerin yaratabileceği risklerin önlenmesine çevrilmiş durumda.Devon ve Cornwall Polisi, alkollü sürücülerin ölümcül kazalara karışma olasılığının altı kat daha fazla olduğunu vurgulayarak, bu yeni teknolojinin hayat kurtarma potansiyeline dikkat çekiyor.
Ekip lideri Emniyet Müdürü Simon Jenkinson  &quot;Memurlarımız her yerde olamaz. Ancak, yollarımızdaki ölümleri ve ağır yaralanmaları azaltmak için bu tür ileri teknolojileri benimsemek hayati önem taşıyor.&quot; dedi.Yeni sistemin test süreci, alkolle araç kullanımı önlemeye yönelik diğer kampanyalarla eş zamanlı olarak Aralık ayı boyunca sürecek. Testin başarılı olması durumunda, sistemin İngiltere genelinde uygulanması planlanıyor.
Yol güvenliği adına devrim niteliğindeki bu yenilik, özellikle tatil dönemlerinde artan alkollü araç kullanımı vakalarının önüne geçmek için umut vadediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2yAf2dekwkGr0bKC33S5MA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 14 Dec 2024 17:04:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zeka, kameralarıyla, alkollü, sürücülere, karşı, yeni, dönem</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD hükümeti uzaya asker gönderecek mi?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/abd-hukumeti-uzaya-asker-goenderecek-mi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/abd-hukumeti-uzaya-asker-goenderecek-mi</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın müstakbel Başkanı Jared Isaacman, ABD askerlerinin uzaya gönderilmesinin &quot;kesinlikle kaçınılmaz&quot; olduğunu öne sürdü. Isaacman, uzaya daha fazla insan gönderme planlarının ABD ordusunun bazı askerlerini içereceğini söyledi. Amerikalılar alçak Dünya yörüngesinde olacaksa onları koruyacak insanlara ihtiyaç duyulacağını belirten Isaacman, &quot;Amerika buna öncülük edecek ve yükseklerde bizi gözeten muhafızlara ihtiyacımız olacak.&quot;diye konuştu. NASA&#039;nın müstakbel yöneticisi, ABD askerlerinin uzaya gönderileceğini dile getiren ilk kişi değil. Emekli Korgeneral John Shaw daha önce, Savunma Bakanlığı&#039;nın Dünya dışında komuta merkezleri kuracağını söylemişti.Müstakbel NASA Başkanı Jared Isaacman, ülkenin ekonomik çıkarlarını korumak için ABD askerlerinin uzaya gönderilmesinin &quot;kesinlikle kaçınılmaz&quot; olduğunu söyledi.Seçilmiş Başkan Donald Trump, geçen hafta teknoloji milyarderini ABD Uzay Ajansı&#039;nın bir sonraki başkanı olarak aday göstererek, onun &quot;NASA&#039;yı cesur bir yeni döneme taşıyacağını&quot; söylemişti.Uzay Kuvvetleri Birliği&#039;nin, Florida&#039;nın Orlando kentinde düzenlediği Spacepower 2024 konferansında konuşan Isaacman, uzaya daha fazla insan gönderme planlarının ABD ordusunun bazı askerlerini içereceğini söyledi.
Görseller: Yapay zekaIsaacman, &quot;Amerikalılar alçak Dünya yörüngesinde olacaksa onları koruyacak insanlara ihtiyaç duyacağız. İnsanlığın izleyeceği yol bu. Amerika buna öncülük edecek ve yükseklerde bizi gözeten muhafızlara ihtiyacımız olacak.&quot;diye konuştu.
41 yaşındaki Isaacman, daha önce SpaceX&#039;in Crew Dragon kapsülünde kendi finanse ettiği iki ticari görevle uzaya uçmuştu.
Ancak ABD hükümeti için çalışmaya başlaması gelecekteki tüm seyahatlerini askıya almasına neden oldu.NASA&#039;nın yeni başkanı olarak hedeflerinden biri de madencilik, imalat ve enerjiyi de kapsayabilecek uzay ekonomisinin inşasına yardımcı olmak.
Isaacman, Elon Musk&#039;ın SpaceX&#039;i ve Jeff Bezos&#039;un Blue Origin&#039;i gibi özel şirketleri &quot;bir süredir yapılan şeyin dışında bir şeyin şifresini çözmeye&quot; çağırdı.Trump&#039;ın kendisini NASA&#039;nın başına geçecek isim olarak göstermesinin ardından Isaacman, “Uzay, biyoteknoloji, madencilik ve yeni enerji kaynaklarına giden eşsiz bir potansiyele sahip. Gelişen bir uzay ekonomisi olacak- sayısız insanın uzayda yaşaması ve çalışması için fırsatlar yaratacak. NASA&#039;da, bu olasılıkları takip edeceğiz ve insanlığın uzay medeniyeti haline geldiği bir çağı başlatacağız.&quot; ifadelerini kullandı.Isaacman, uzaya seyahat edecek ilk askeri birliğe dair bir zaman aralığına işaret etmedi ama bunun NASA&#039;nın Artemis programı kapsamında Ay&#039;da kalıcı bir şekilde varlık göstermesiyle eş zamanlı gerçekleşeceğini öne sürdü.NASA&#039;nın müstakbel yöneticisi, ABD askerlerinin uzaya gönderileceğini dile getiren ilk kişi değil. 2020&#039;de emekli Korgeneral John Shaw, Savunma Bakanlığı&#039;nın Dünya dışında komuta merkezleri kuracağını söylemişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UqLKr4SQBkyt0UTuhfleYQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 14 Dec 2024 17:04:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>ABD, hükümeti, uzaya, asker, gönderecek, mi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>TikTok&amp;apos;un yıllık faturası: Karbon ayak izi Yunanistan&amp;apos;ı geçti!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/tiktokun-yillik-faturasi-karbon-ayak-izi-yunanistani-gecti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/tiktokun-yillik-faturasi-karbon-ayak-izi-yunanistani-gecti</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir araştırmaya göre, TikTok&#039;un yıllık karbon ayak izi Yunanistan&#039;ınkinden daha büyük olabilir. Platformun genel karbon ayak izinin muhtemelen 50 milyon metrik ton civarında olduğu tahmin ediliyor. Yunanistan&#039;ın 2023 yılı karbon emisyonu 51,67 milyon metrik ton idi.Yeni bir analize göre, TikTok&#039;un yıllık karbon ayak izi muhtemelen Yunanistan&#039;ınkinden daha büyük. Ortalama bir kullanıcı her yıl benzinle çalışan bir arabayla 123 mil fazladan yol kat etmeye eşdeğer sera gazı üretiyor.  TikTok&#039;un 2023 emisyonları ABD, İngiltere ve Fransa&#039;da yaklaşık 7,6 milyon metrik ton karbondioksit oldu. Bu rakam, aynı bölgedeki Twitter/X ve Snapchat ile ilişkilendirilen emisyonlardan daha yüksek.  TikTok&#039;un dünya çapında 1 milyar kullanıcısı var. Instagram&#039;ın kullanıcı sayısının neredeyse iki katı olmasına rağmen, TikTok&#039;un karbon ayak izi Instagram&#039;dan yüksek.BAĞIMLILIK YAPAN ETKİSİ  Bunun arkasındaki sebep TikTok platformunun benzersiz bağımlılık yapıcılığında yatıyor.Ortalama bir Instagram kullanıcısı günde uygulamada 30,6 dakika geçiriyor. Bu arada ortalama bir TikTok kullanıcısı 45,5 dakika kaydırarak geçiriyor.YUNANİSTAN&#039;I GERİDE BIRAKTI  ABD, İngiltere ve Fransa&#039;nın TikTok&#039;un küresel kullanıcı tabanının yaklaşık yüzde 15&#039;ini oluşturduğu düşünüldüğünde, platformun genel karbon ayak izinin muhtemelen 50 milyon metrik ton civarında olduğu tahmin ediliyor.  Yunanistan&#039;ın 2023 yılı karbon emisyonu 51,67 milyon metrik ton idi.  TikTok kullanıcıları, YouTube&#039;dan hemen sonra sosyal medyada dakika başına en yüksek ikinci emisyona sahip. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8I6E5LbKAkaaPYZwa69Ogw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 14 Dec 2024 17:04:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>TikTokun, yıllık, faturası:, Karbon, ayak, izi, Yunanistanı, geçti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Avustralya&amp;apos;da dijital platformlara yeni düzenleme: Yerel haberlere ödeme zorunluluğu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/avustralyada-dijital-platformlara-yeni-duzenleme-yerel-haberlere-oedeme-zorunlulugu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/avustralyada-dijital-platformlara-yeni-duzenleme-yerel-haberlere-oedeme-zorunlulugu</guid>
<description><![CDATA[ Avustralya hükümeti, dijital platformları yerel haber içeriklerine ödeme yapmaya zorlayacak yeni bir düzenleme duyurdu. Yeni düzenlemeye göre Meta, TikTok ve Google gibi platformlar, yerel haber içerikleri için ödeme yapacak ya da hükümete belirli bir ücret ödemek zorunda kalacak.Avustralya hükümeti, Meta, TikTok ve Google gibi dijital platformları yerel haber içeriklerine ödeme yapmaya mecbur bırakacak yeni bir düzenleme açıkladı.
Albanese hükümetinin açıkladığı &quot;haber pazarlığı teşviki&quot; kapsamında, dijital platformlar ya haber yayıncılarıyla doğrudan anlaşmalar yapacak ya da hükümete ödeme yapacak.Direkt ödeme yapan platformlar, bu ücretten muaf tutulacak. Yeni düzenleme, 2021&#039;de yürürlüğe giren haber medya pazarlık kodunu aşmaya çalışan dijital platformlara karşı geliştirilmiş bir önlem olarak ortaya çıktı.Özellikle Meta&#039;nın, 2024 Mart ayında Avustralya’daki haber içeriklerine yaptığı ödemeleri sonlandırma kararı, hükümetin bu düzenlemesine zemin hazırladı. Yeni düzenleme, yıllık geliri 250 milyon Avustralya doları üzerindeki dijital platformları kapsayacak. Bu şirketler ya hükümete belirli bir ücret ödeyecek ya da yerel haber yayıncılarıyla doğrudan anlaşmalar yaparak ödeme yükümlülüğünden muaf olacak.Dijital platformlardan gelir elde etmenin ötesinde, hükümetin amacı, bu şirketlerin yayıncılara ödeme yapmaya teşvik edilmesidir. Ödemeler 1 Ocak 2025&#039;ten itibaren geriye dönük olarak uygulanacak.Ancak bu düzenleme, küçük yayıncılar için risk taşıyor. Dijital platformların büyük yayıncılarla anlaşarak küçük haber kuruluşlarını dışlama ihtimali bulunuyor. Hükümet, 2025 yılında bu durumu engellemek için ek bir dağıtım mekanizması üzerinde çalışacak.Avustralya İletişim Bakanı Michelle Rowland, düzenlemenin yerel haber medyasını sürdürülebilir kılmayı hedeflediğini ve dijital platformların gazeteciliği finanse etme sorumluluklarını yerine getirmelerini sağlamak istediğini belirtti.Yeni düzenleme, dijital platformların, Avustralya&#039;nın medya sektörüne daha fazla katkı yapmasını sağlamayı amaçlıyor.
2021 yılında yürürlüğe giren haber medya pazarlık kodu sayesinde, dijital platformlar yaklaşık 200 milyon Avustralya doları tutarında ödeme yaparak medya sektörüne katkı sağladı.
Ancak Meta&#039;nın, haber içeriklerini sıralama dışı bırakma kararı, sürecin sürdürülebilirliğini sorgulatan bir adım oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7UENjqHoSUWQr1jSIoIOCQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 20:42:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Avustralyada, dijital, platformlara, yeni, düzenleme:, Yerel, haberlere, ödeme, zorunluluğu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dev internet şirketi Türkiye&amp;apos;den çekildi (Comnet kapanıyor mu? Comnet para iadesi nasıl yapılacak?)</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dev-internet-sirketi-turkiyeden-cekildi-comnet-kapaniyor-mu-comnet-para-iadesi-nasil-yapilacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dev-internet-sirketi-turkiyeden-cekildi-comnet-kapaniyor-mu-comnet-para-iadesi-nasil-yapilacak</guid>
<description><![CDATA[ İnternet sağlayıcısı Comnet, son birkaç gündür abonelerinin yaşadığı problemlerle gündemdeydi. Binlerce kullanıcı, internet erişiminde sorun yaşadığını belirtiyordu. Şirket, 11 Aralık 2024 itibarıyla internet hizmetini sonlandırdı. Peki, Comnet aboneleri ne yapacak? Şirket, para iadesi gerçekleştirecek mi?İnternet sağlayıcısı Comnet, 11 Aralık 2024 itibarıyla Türkiye&#039;deki fiber ve VDSL internet hizmetlerini sonlandıracağını açıkladı. 2021 yılında Türkiye&#039;de internet hizmeti sunmaya başlayan şirket, xDSL ve fiber internet gibi alanlarında faaliyet gösteriyordu. Comnet, Türkiye’de ilk defa ön ödemeli internet hizmetini sunan şirket ünvanına sahipti.Şirket, Türk Telekom altyapısı üzerinden sağladığı internet hizmetinin 11 Aralık itibarıyla sonlandığını açıkladı.
Karar ile birlikte binlerce abone, şirketin internet hizmetinden yararlanamayacak. Farklı bir servis sağlayıcısına geçmek zorunda kalacak.Yapılan açıklamada veri merkezi hizmetleri, kurumsal erişim çözümleri ve homepass gibi diğer servislerin devam edeceği belirtildi.Diğer sağlayıcılara geçmek isteyen kullanıcılar, Comnet&#039;in mobil uygulaması ya da web sitesi üzerinden xDSL hizmet numaralarını alarak işlemlerini tamamlayabilecek. İnternet hizmetini sonlandırmak isteyen kullanıcılar ise aynı kanallardan başvurularını yaparak modem veya ONT cihazlarını iade edebilecek.Şirket, kalan yasal günler hesaplanarak hak edilen tutarların ödeme yapılan kartlara iade edileceğini duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kTufHZ1vUkKNIMNwK88uQw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 20:42:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dev, internet, şirketi, Türkiyeden, çekildi, Comnet, kapanıyor, mu, Comnet, para, iadesi, nasıl, yapılacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>The Game Awards 2024 ne zaman gerçekleşecek, nasıl izlenecek? Yılın en iyi oyunları belli oluyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/the-game-awards-2024-ne-zaman-gerceklesecek-nasil-izlenecek-yilin-en-iyi-oyunlari-belli-oluyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/the-game-awards-2024-ne-zaman-gerceklesecek-nasil-izlenecek-yilin-en-iyi-oyunlari-belli-oluyor</guid>
<description><![CDATA[ The Game Awards, oyun dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olarak bu yıl da oyunseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Canlı yayınlanacak olan etkinlikte, yıl boyunca piyasaya sürülen en iyi oyunlar çeşitli kategorilerde yarışacak. Her kategorideki en iyi yapımlar, hem jüri üyelerinin hem de oyuncuların oylarıyla belirlenecek ve kazananlar prestijli ödüllerin sahibi olacak. Peki, The Game Awards 2024 ne zaman?The Game Awards video oyun endüstrisinin en prestijli ödül törenlerinden biridir. Her yıl düzenlenen bu etkinlik, yıl boyunca çıkmış en iyi oyunları ve oyun sektöründeki önemli başarıları kutlar. Tören sırasında &quot;Yılın Oyunu,&quot; &quot;En İyi Sanat Yönetimi,&quot; &quot;En İyi Oyun Yönetimi,&quot; ve &quot;En İyi Bağımsız Oyun&quot; gibi birçok kategoride ödüller verilir.Ayrıca, etkinlikte yeni oyun duyuruları, fragmanlar ve dünya prömiyerleri de yer alır. Oyun dünyasından tanınmış isimler, geliştiriciler, yayıncılar ve içerik üreticileri bu törene katılarak ödülleri sunar veya alır.
The Game Awards, bu yıl Türkiye saati ile 13 Aralık gecesi 03.00&#039;da oyunseverler ile buluşacak. Sunumun ilk saatleri açılış seromonisine ev sahipliği yapacak.Etkinlik, dünya genelinde milyonlarca kişi tarafından canlı olarak izlenir ve büyük bir popülerlik taşır​.The Game Awards canlı olarak birçok dijital platformdan izlenebilir. Resmi yayın kanalları şunlardır:YouTube: The Game Awards’ın resmi YouTube kanalından 4K çözünürlükte canlı yayın izleyebilirsiniz.Twitch: Oyun severler Twitch’te etkinliğin resmi yayınını ve topluluk yorumlarını takip edebilir.TikTok: Mobil kullanıcılar TikTok üzerinden canlı yayını izleyebilir.X (Twitter): Etkinlikle ilgili canlı güncellemeler ve videolar X platformunda paylaşılır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZvOa_hQ7TEqm-e-Kto1F4A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 20:42:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>The, Game, Awards, 2024, zaman, gerçekleşecek, nasıl, izlenecek, Yılın, iyi, oyunları, belli, oluyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Google yeni kuantum çipini tanıttı: Çoklu evrenlere açılan kapı mı?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/google-yeni-kuantum-cipini-tanitti-coklu-evrenlere-acilan-kapi-mi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/google-yeni-kuantum-cipini-tanitti-coklu-evrenlere-acilan-kapi-mi</guid>
<description><![CDATA[ Google, tanıttığı Willow adlı kuantum çipinin, çoklu evrenlerin varlığını destekleyen bulgular sunduğunu iddia etti. Çip, süper bilgisayarların 10 septilyon yılda yapacağı hesaplamayı 5 dakikadan kısa sürede gerçekleştirdi. Bu başarı, çipin &quot;paralel evrenlerden destek aldığı&quot; iddiasını da beraberinde getirdi.Teknoloji devi Google, Willow adını verdiği yeni kuantum çipini tanıtarak bilim ve teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı.
Google Kuantum Yapay Zeka biriminin lideri Hartmut Neven, çipin, süper bilgisayarların 10 septilyon yılda yapabileceği bir hesaplamayı sadece 5 dakikada tamamladığını açıkladı. Bu başarı, çipin &quot;paralel evrenlerden destek aldığı&quot; iddiasını da beraberinde getirdi.Kuantum mekaniği prensiplerine dayanan kuantum bilgisayarlar, klasik bilgisayarlardan farklı olarak işlemleri kübit adı verilen birimlerle gerçekleştiriyor.
Kübitler, aynı anda birden fazla durumu barındırabilme özelliği sayesinde hesaplama hızlarını muazzam seviyelere çıkarma potansiyeline sahip.
Ancak mevcut kuantum bilgisayarlar, çevresel etkilere olan hassasiyet ve artan kübit sayısıyla gelen karmaşıklık gibi sorunlar nedeniyle bu potansiyeli tam olarak gerçekleştiremiyor.Google, Willow çipinin bu zorlukların üstesinden gelerek, kuantum bilgisayarların geleceği için önemli bir adım attığını belirtiyor. Neven, &quot;Willow ile daha fazla kübit eklediğimizde, karşılaşılan sorunlar azalıyor. Bu, kuantum teknolojisinde devrim yaratabilir&quot; dedi.Google’ın açıklamasında en dikkat çeken nokta, Willow’un başarısının çoklu evren teorisini destekliyor olabileceği iddiasıydı. Neven, blog yazısında şu ifadeleri kullandı:
&quot;Bu hesaplamanın, bilinen zaman ölçeklerinin ötesinde bir hızla tamamlanması, kuantum işlemlerin birçok paralel evrende gerçekleştiği fikrini güçlendiriyor.&quot;Çoklu evren teorisi, birden fazla evrenin var olduğunu ve bu evrenlerin kendi fizik yasalarına sahip olabileceğini öne sürüyor.
Kuantum hesaplamaların diğer evrenlerden bilgi alarak performanslarını artırdığı iddiası, bilim dünyasında uzun zamandır tartışılıyor. Ancak, Google gibi bir teknoloji devinin bu teoriyi dile getirmesi nadir görülen bir durum.Google’ın iddiaları bilim dünyasında hem heyecan hem de temkinli yaklaşımlara neden oldu. Fizikçi Sabine Hossenfelder, Willow’un gerçekleştirdiği hesaplamanın pratik bir faydasının olmadığını belirterek, “Bu, sadece Google’ın kendi kuantum performansını değerlendirmek için kullandığı bir ölçüt” dedi.Öte yandan, Willow çipinin çevresel değişimlere daha dayanıklı olduğu ve kuantum bilgisayarların en büyük engellerinden biri olan kübitlerin artışında yaşanan sorunları azalttığına dair iddialar, çipin potansiyeline dair umutları artırıyor.Google’ın yeni çipi, yalnızca çoklu evren teorisi bağlamında değil, kuantum bilgisayarların gelişiminde önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor. Şirket, Willow’un bu alandaki devrimin başlangıcı olabileceğine inanıyor. Ancak, bu teknolojinin pratik uygulamalarını görmek ve iddiaların doğruluğunu kanıtlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var gibi görünüyor.Willow, şimdiden kuantum teknolojisi dünyasında büyük bir merak uyandırmayı başardı ve ilerleyen süreçte bu yeniliğin hangi kapıları açacağı büyük bir merak konusu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8fgoo8VljUyHy5TVSxh_aQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 20:42:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Google, yeni, kuantum, çipini, tanıttı:, Çoklu, evrenlere, açılan, kapı, mı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Elon Musk servetiyle tarihe geçti</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/elon-musk-servetiyle-tarihe-gecti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/elon-musk-servetiyle-tarihe-gecti</guid>
<description><![CDATA[ Milyarder iş insanı Elon Musk&#039;ın serveti 400 milyar doları aştı. Musk, bunu başaran ilk insan olarak tarihe geçti.Elon Musk, net serveti 400 milyar doları aşan ilk insan oldu. Geçtiğimiz günlerde 50 milyar dolarlık SpaceX hissesi satan Musk, servetini 24 saatte 62,8 milyar dolar artırdı.Bu artış ile birlikte Elon Musk&#039;ın toplam servet büyüklüğü 447 milyar dolara yükseldi.400 milyar dolarlık servete ulaşan ilk insan olan Musk ile birlikte en zengin 500 kişinin de servet büyüklüğü 10 trilyon doları aştı.TRUMP&#039;LA BİRLİKTE HIZLANDI  Elon Musk&#039;ın servetindeki artış, Trump&#039;ın ABD başkanı seçilmesiyle birlikte hızlandı.ABD seçimlerinden sonra Musk, sadece 3 haftada yaklaşık 85 milyar dolar kazandı. ABD milyarder servetine bu yıl 218 milyar dolar ekledi. Musk&#039;ın servetinin büyük kısmını oluşturan Tesla hisseleri sadece bu yıl yüzde 71 değer kazandı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jl5IAYVOv0-BjYwegZZceA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 20:42:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Elon, Musk, servetiyle, tarihe, geçti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>301 bin dolar değerindeki en pahalı iPhone piyasaya sürüldü: Muhteşem Süleyman ayrıntısı dikkat çekti!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/301-bin-dolar-degerindeki-en-pahali-iphone-piyasaya-suruldu-muhtesem-suleyman-ayrintisi-dikkat-cekti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/301-bin-dolar-degerindeki-en-pahali-iphone-piyasaya-suruldu-muhtesem-suleyman-ayrintisi-dikkat-cekti</guid>
<description><![CDATA[ Dubai merkezli lüks telefon üreticisi Caviar, şimdiye kadar üretilen en pahalı iPhone 16 Pro Max modelini piyasaya sürdü. &quot;Büyük, Korkunç, Muhteşem&quot; olarak tanımlanan bu telefon, arka kapaktaki üç ikonik hükümdarın tasarımlarıyla dikkat çekti.Dubai merkezli lüks akıllı telefon firması Caviar, akıllı telefon dünyasında devrim niteliğinde bir adım attı. Şirket, şimdiye kadar üretilen en pahalı iPhone 16 Pro Max modelini duyurdu.
Caviar’ın &quot;Büyük, Korkunç, Muhteşem&quot; şeklinde tanımladığı bu yeni model, özel tasarımı ve değerli taşlarla süslenmiş yapısıyla dikkatleri üzerine çekiyor.Arka kapakta, tarihi figürlerin sembolizmini bir araya getiren görsel detaylar yer alıyor. Korkunç İvan, Muhteşem Süleyman ve Büyük Şarlman gibi ikonik hükümdarların tacından esinlenilen tasarımda, hükümdarların izleri bulunuyor.
Tacın arkasında, Korkunç İvan’&#039;ın Monomakh&#039;ın Şapkası&#039;ndan ilham alınarak yapılan haç, Süleyman’ın altın miğferi ve Şarlman’ın Roma İmparatorluğu tacının zarif taşları yer alıyor.Caviar, tasarımında 1 kilogramdan fazla altın kullanarak 750 derece sıcaklıkta işlediği bu telefona, 402 elmas, yakut ve safir taşları ekledi.
Değerli taşlar, hakiki deri üzerine yerleştirilerek telefona lüks bir görünüm kazandırıldı. Telefonun arka kapak tasarımında Doğu estetiği ve botanik motifler kullanıldı.Bu özel iPhone 16 Pro Max, yalnızca 3 adet üretileceği belirtilerek, Caviar’ın ‘Corona’ koleksiyonunun en nadide parçalarından biri olarak tanıtıldı. Koleksiyonluk olan bu telefonun fiyatı ise tam 301 bin 979 (yaklaşık 10,4 milyon Türk Lirası) dolar olarak belirlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hjF6uOn-7k2NZfuoQIC_zg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 20:42:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>301, bin, dolar, değerindeki, pahalı, iPhone, piyasaya, sürüldü:, Muhteşem, Süleyman, ayrıntısı, dikkat, çekti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA açıkladı: Başka gezegendeki ilk hava aracı kazasının ayrıntıları belli oldu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-acikladi-baska-gezegendeki-ilk-hava-araci-kazasinin-ayrintilari-belli-oldu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-acikladi-baska-gezegendeki-ilk-hava-araci-kazasinin-ayrintilari-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Mars&#039;ın ince atmosferinde uçmanın mümkün olmadığını göstermek için tasarladığı Ingenuity helikopterinin neden düştüğünü açıkladı.NASA, Mars&#039;ta gerçekleşen ilk hava aracı kazasının nedenlerini ortaya koydu. 2021&#039;de Mars’a inen NASA helikopteri Ingenuity, başka bir gezegende uçan ilk hava aracı olarak tarihe geçmişti.
Başlangıçta sadece 30 gün içinde 5 uçuş yapması planlanan Ingenuity, beklenenden çok daha iyi bir performans göstererek yaklaşık 3 yıl boyunca Kızıl Gezegen&#039;de görev yaptı ve önemli veriler sağladı.Ancak 18 Ocak 2024&#039;te gerçekleştirdiği 72. uçuşunun ardından helikopter, yerden 19 saniye yükseldikten sonra alçalmaya başladı ve yere çakıldı.
Rotorlarının arızalanması nedeniyle bir daha havalanamayan helikopter, bu kazayla birlikte Dünya dışında bir gezegende gerçekleşen ilk hava aracı kazasını da yaşadı.NASA, kazanın ardından yürüttüğü soruşturmanın bulgularını 11 Aralık 2024&#039;te paylaştı. Araştırmacılar, Mars’ın yüzeyinin nispeten düz ve yavan olması nedeniyle Ingenuity’nin kazasına yol açtığını belirtti.
Ingenuity’nin navigasyon sistemi, çevresindeki yüzey şekillerini inceleyerek aracın iniş yapacağı noktayı belirliyordu. Ancak Jezero Krateri’nin kum şeritleriyle dolu bir bölgesinde yapılan bu uçuş sırasında sistemin, yüzey şekillerinin eksikliği nedeniyle yeterli veri toplayamadığı tespit edildi.NASA&#039;nın açıklamasına göre, 72. uçuş sırasında gönderilen veriler, kalkıştan yaklaşık 20 saniye sonra navigasyon sisteminin takip edilecek yeterli yüzey şekli bulamadığını gösterdi.
Ingenuity’nin ilk pilotu Havard Grip, &quot;Elimizdeki verilerle birden fazla ihtimal mümkün olsa da bu senaryonun en muhtemel seçenek olduğunu düşünüyoruz&quot; diyerek, yüzey dokusunun eksikliği nedeniyle navigasyon sisteminin sınırlı bilgiyle çalışmasına yol açtığını ifade etti.Kaza sonrası uçamayan Ingenuity, yerinden kıpırdamasa da Mars’tan önemli bilgiler göndermeye devam ediyor.
Helikopterin sağladığı veriler, Kızıl Gezegen’i keşfetmeye devam edecek diğer araçların geliştirilmesine katkı sağlıyor. Ingenuity, doğrudan iletişim kurulamasa da, Perseverance adlı Mars gezgini aracılığıyla bu bilgileri Dünya&#039;ya iletiyor.NASA ekibi, araştırma sonuçlarını 11 Aralık 2024’te Amerikan Jeofizik Birliği’nin yıllık toplantısında sundu ve Ingenuity’nin halefine dair detayları da paylaştı.
Henüz geliştirilme aşamasına geçilmeyen yeni helikopterin, birkaç kilogram ağırlığında bilimsel ekipman taşıması ve bir günde 3 kilometreye kadar yol alması amaçlanıyor.NASA, Ingenuity&#039;nin başarısından elde edilen verilerle, gelecekteki Mars helikopter projelerine ışık tutuyor.
Bu yeni helikopter, daha uzun mesafeleri kat edebilecek ve daha fazla bilimsel veri toplayabilecek şekilde tasarlanacak. NASA, bu gelişmelerin Mars keşiflerinde yeni bir dönemi başlatacağına inanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eexkriEOUE6ZNDczEKmPiA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 20:42:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, açıkladı:, Başka, gezegendeki, ilk, hava, aracı, kazasının, ayrıntıları, belli, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yılın oyunu belli oldu: 2024 Game Awards ödülleri sahiplerini buldu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yilin-oyunu-belli-oldu-2024-game-awards-oedulleri-sahiplerini-buldu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yilin-oyunu-belli-oldu-2024-game-awards-oedulleri-sahiplerini-buldu</guid>
<description><![CDATA[ Video oyun dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan The Game Awards 2024, dün gece gerçekleşen görkemli törenle yılın en iyi oyunlarını ödüllendirdi. İşte The Game Awards 2024&#039;te ödül kazanan tüm oyunlar.The Game Awards, oyun dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olarak bu yıl da oyunseverlerle buluştu.
Canlı yayınlanan etkinlikte, yıl boyunca piyasaya sürülen en iyi oyunlar çeşitli kategorilerde yarıştı.
Her kategorideki en iyi yapımlar, hem jüri üyelerinin hem de oyuncuların oylarıyla belirlendi.Ödül töreninde, Grammy ödüllü Amerikan müzik ikilisi Twenty One Pilots, Arcane dizisinin 2. sezonu için yaptığı &quot;The Line&quot; adlı şarkıyı seslendirdi.
Sahneye çıkanlar arasında Snoop Dogg da vardı. Ünlü rapçi &quot;Thank You&quot; ve &quot;Gin and Juice&quot; adlı parçalarıyla sahne aldı.Yılın oyunu ödülünü büyük bir farkla kazanan ASTRO BOT, geceye damgasını vuran oyun oldu.
The Game Awards 2024&#039;te Öne Çıkan Diğer Kazananlar:En İyi Oyun Yönetmenliği: ASTRO BOT En İyi Anlatı: Metaphor: ReFantanzioEn İyi Sanat Yönetmenliği: Metaphor: ReFantazioEn İyi Müzik ve Beste: Final Fantasy VII RebirthEn İyi Ses Tasarımı: Senua’s Saga: Hellblade 2En İyi Performans: Melina Juergens (Senua’s Saga: Hellblade 2)Erişilebilirlikte Yenilik: Prince of Persia: The Lost CrownEtkisi Yüksek Oyunlar: NevaEn İyi Devam Eden: Helldivers 2En İyi Topluluk Desteği: Baldur’s Gate 3En İyi Bağımsız Geliştirici: BalatroEn İyi Çıkış Yapan Bağımsız Oyun:BalatroEn İyi Mobil Oyun: BalatroEn İyi VR/AR Oyun: Batman: Arkham ShadowEn İyi Aksiyon Oyunu: Black Myth: WukongEn İyi Aksiyon/Macera Oyunu: &quot;En İyi RPG&quot; kategorisiEn İyi Dövüş Oyunu: Tekken 8En İyi Aile Oyunu: ASTRO BOTEn İyi Simülasyon/Strateji Oyunu: Frostpunk 2En İyi Spor/Yarış Oyunu: EA Sports FC 25En İyi Çok Oyunculu Oyun: Helldivers 2En İyi Uyarlama: FalloutEn Çok Beklenen Oyun: Grand Theft Auto VIYılın İçerik Üreticisi: CaseOhEn İyi E-spor Oyunu: League of LegendsEn İyi E-spor Oyuncusu: Faker – Lee Sang-hyeokEn İyi E-spor Takımı: T1 (League of Legends) ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9_xb_zZyP0mfE3bXEOwtWg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 20:42:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yılın, oyunu, belli, oldu:, 2024, Game, Awards, ödülleri, sahiplerini, buldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yılın en görkemli gökyüzü olayı: Geminid meteor yağmuru bu gece başlıyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yilin-en-goerkemli-goekyuzu-olayi-geminid-meteor-yagmuru-bu-gece-basliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yilin-en-goerkemli-goekyuzu-olayi-geminid-meteor-yagmuru-bu-gece-basliyor</guid>
<description><![CDATA[ Bu hafta sonu, gökyüzü meraklılarını büyüleyecek bir doğa olayı gerçekleşiyor. Halk arasında &quot;yıldız kayması&quot; olarak bilinen etkileyici  meteor yağmuru cuma gecesi ve cumartesi sabahı zirve yapacak. Türkiye genelinde çıplak gözle izlenebilecek gökyüzü şöleni, ne zaman ve nerede izlenebilir?Yılın son meteor yağmuru Geminid meraklılarına unutulmaz bir deneyim sunmaya hazırlanıyor.
Cuma ve cumartesi zirveye ulaşacak olan Geminid meteor yağmuru ne zaman, nereden izlenebilir?Meteor yağmurunun kaynağı, 3200 Phaethon isimli asteroidin Güneş çevresindeki turu sırasında bıraktığı parçalar. Dünya atmosferine büyük bir hızla girerek yanan bu küçük gök taşları, atmosferde ışık çizgileri oluşturuyor ve ortaya büyüleyici bir manzara çıkıyor.Geminid meteor yağmuru 4 Aralık’tan beri görülebiliyor ve 20 Aralık’a kadar devam edecek. Ancak en yoğun anları, cuma akşamı gün batımından itibaren başlayarak cumartesi sabahına kadar sürecek. Gözlem için gece karanlığının çöktüğü 17.00 ile şafak vakti arasındaki saatler en ideal zaman dilimi.Şehir ışıklarından uzak bir bölge seçin: Karanlık bir alan, meteorları daha net görmenizi sağlar. Ay ışığını hesaba katın: Bu yıl dolunay parlaklığı gözlemi biraz zorlaştırabilir. Ancak Geminid yağmuru, parlak “ateş topları” ile dolunay ışığına rağmen görsel bir şölen sunar. Yıldız haritalarından faydalanın: Gökyüzünde doğru yönü bulmak için yıldız haritası ya da astronomi uygulamalarını kullanabilirsiniz.Sabırlı olun: Meteor yağmurları sürekli bir gösteri sunmaz, bazen beklemek gerekebilir. Rahat bir pozisyon alın: Battaniye veya şezlong ile rahat bir şekilde gökyüzünü tarayın. Telefon ışığından kaçının: Gözlerinizi karanlığa alıştırarak daha fazla detayı fark edebilirsiniz.Astronomların “yılın en iyisi” olarak nitelendirdiği Geminid meteor yağmuru, Ağustos ayında gerçekleşen Perseid yağmurunu dahi geride bırakıyor. Gecenin erken saatlerinde başlayabilmesi, bu doğa olayını izlemek için ayrı bir avantaj sunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/urQDaUPrEUmXsL877JR4bQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 20:42:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yılın, görkemli, gökyüzü, olayı:, Geminid, meteor, yağmuru, gece, başlıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünya için benzeri görülmemiş tehdit: Ayna yaşam çalışmaları!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dunya-icin-benzeri-goerulmemis-tehdit-ayna-yasam-calismalari</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dunya-icin-benzeri-goerulmemis-tehdit-ayna-yasam-calismalari</guid>
<description><![CDATA[ Uzmanlar, doğada bulunan moleküllerin ayna görüntülerinden oluşturulan ayna bakterilerin, canlıları ölümcül enfeksiyonlara karşı riske atabileceği konusunda uyarıyor. 38 araştırmacıdan oluşan bir grup, bilim insanlarını bu hedefe yönelik çalışmaları durdurmaya çağırdı. Ayna bakterilerin üretimi başarılı olursa, muhtemelen birçok canlının bağışıklık sisteminden kaçacak ve kontrolsüzce yayılacak ölümcül enfeksiyonlara neden olacak. Bilim insanları, bu araştırmaların yarattığı tehdit seviyesini, &quot;benzeri görülmemiş&quot; olarak tanımlıyor.Dünyanın önde gelen bilim insanları, sentetik organizmaların dünyadaki yaşam için &quot;benzeri görülmemiş bir risk&quot; oluşturacağından endişeleniyor.
Bu endişe nedeniyle bazı araştırmacılar, &quot;ayna yaşam&quot; mikropları yaratma araştırmalarının durdurulması çağrısında bulundu.Nobel ödüllü bilim insanları, doğada bulunan moleküllerin ayna görüntüsünden oluşan bakterilerin, çevrede yerleşip doğal organizmaların bağışıklık sistemini aşarak canlıları ölümcül enfeksiyonlara karşı riske atabileceği konusunda uyarıyor.Yaşayabilir bir ayna mikrobunun oluşmasının muhtemelen en az on yıl süreceği düşünülse de, yeni bir risk değerlendirmesi, organizmalar hakkında ciddi endişeler ortaya çıkardı.
38 kişiden oluşan grup, bilim insanlarını bu hedefe yönelik çalışmaları durdurmaya çağırdı ve fon sağlayanlardan araştırmayı artık desteklemeyeceklerini açıkça belirtmelerini istedi.Pittsburgh Üniversitesi&#039;nde evrimsel biyolog olan Profesör Vaughn Cooper, &quot;Bahsettiğimiz tehdit benzeri görülmemiş bir şey. Ayna bakterileri muhtemelen birçok canlının bağışıklık sisteminden kaçacak ve her durumda kontrolsüzce yayılacak ölümcül enfeksiyonlara neden olacak.&quot; yorumunda bulundu.Bilim insanları daha yakından incelemek için büyük, işlevsel ayna molekülleri ürettiler.
Bazıları ayna mikropları inşa etmeye doğru küçük adımlar bile attılar, ancak ayna moleküllerinden bütün bir organizma inşa etmek bugünün bilgisinin ötesinde.Ayna molekülleri kronik ve tedavisi zor hastalıklar için terapilere dönüştürülebilirken, ayna mikropları, kimyasalları üretmek için böcekler kullanan biyoüretim tesislerini kontaminasyona karşı daha dirençli hale getirebilir.Araştırmacılar, ölümcül enfeksiyonlara neden olmanın ötesinde, mikropların güvenli bir şekilde kontrol altına alınabileceğinden veya uzun süre kontrol altında tutulabileceğinden şüphe ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3yRzJ5lga02QruB3R2y4Gw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 20:42:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, için, benzeri, görülmemiş, tehdit:, Ayna, yaşam, çalışmaları</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Modern insana kadar uzanan teknoloji: Arkeologlardan 900 bin yıllık keşif</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/modern-insana-kadar-uzanan-teknoloji-arkeologlardan-900-bin-yillik-kesif</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/modern-insana-kadar-uzanan-teknoloji-arkeologlardan-900-bin-yillik-kesif</guid>
<description><![CDATA[ İspanya&#039;da bilim insanları, 900 bin yıl öncesine ait önemli bir teknolojik buluşa imza attı. Modern insanlar ile Neandertaller arasındaki ayrışmadan önceki döneme ait, büyük ihtimalle ortak bir atanın kullandığı taş aletler ortaya çıkarıldı. Bu keşif, erken insanların daha karmaşık ve planlı bir şekilde alet yapabildiğini gösteriyor.Bilim insanları İspanya&#039;da 900 bin yıl öncesine ait büyük bir teknolojik buluşa imza attı .
Modern insanlarla Neandertaller arasındaki ayrışmadan önceye ait, büyük ihtimalle ortak bir atanın kullandığı antik taş aletler ortaya çıkarıldı.Araştırmacılar, keşfedilen taş aletlerin yontma tekniğiyle yapıldığını belirtiyor. Bu aletlerin, taşın bir diğer taşla vurularak şekillendirilmesiyle üretildiği ve eski insanların tutarlı bir şekilde şablon izleyerek alet yaptıkları düşünülüyor.
Yeni bulunan aletler, &quot;Mod 2&quot; adı verilen bir kategoriye giriyor ve Aşölyen el baltalarına benziyor. Bu aletler, üç milyon yıldan daha eski olan ve daha basit tekniklerle yapılan &quot;Mod 1&quot; aletlerinden çok daha gelişmiş.Bu taş aletlerin üretiminde, kemik ve ahşap gibi farklı malzemelerin de kullanıldığı ve bunun, insanların daha karmaşık bir düşünsel model kullanabildiğini gösterdiği ifade ediliyor.
Araştırmalara göre, bu aletlerin yapımında ileri düzey bir planlama ve öngörü becerisi bulunuyor, bu da erken insanların bilişsel gelişiminde önemli bir sıçrama olduğunu gösteriyor.Bu önemli keşif, Santiago de Compostela Üniversitesi&#039;nden antropolog Diego Lombao ve ekibi tarafından gerçekleştirildiLombao ve ekibi, keşiflerinin yalnızca faydacı değil, aynı zamanda ileri düzey planlama ve kaynakların verimli kullanımını da içerdiğini vurguladı.
Ayrıca, bu bulgular, Avrupa&#039;daki ilk insanlar ile Afrika&#039;dan gelen teknolojilerin etkileşimini anlamamıza yardımcı oluyor.
Araştırmacılar, El Barranc de la Boella’daki aletlerin, yaklaşık 1,4 milyon yıl önce Afrika’dan Avrupa’ya yayılan Aşölyen teknolojilerinin erken bir örneği olabileceğini düşünüyor.Ancak, bu ileri tekniklerin Barranc de la Boella&#039;da geliştirilip geliştirilmediği hâlâ kesinleşmiş değil. Bazı bulgular, bu tekniklerin başka yerlerde gelişip bölgeye taşınmış olabileceğini gösteriyor. Keşfin, Avrupa, Asya ve Afrika&#039;daki teknolojik gelişmeleri birbirine yakınlaştırarak, erken insanlar arasındaki bağlantıları anlamamıza yardımcı olacağı düşünülüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QmrWE0ijC0iuQksRXqUnWQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 20:42:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Modern, insana, kadar, uzanan, teknoloji:, Arkeologlardan, 900, bin, yıllık, keşif</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en çok beğeni alan 20 paylaşımı: Listenin 2. sırasındaki gönderiye çok şaşıracaksınız</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dunyanin-en-cok-begeni-alan-20-paylasimi-listenin-2-sirasindaki-goenderiye-cok-sasiracaksiniz</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dunyanin-en-cok-begeni-alan-20-paylasimi-listenin-2-sirasindaki-goenderiye-cok-sasiracaksiniz</guid>
<description><![CDATA[ Instagram, her gün milyonlarca gönderinin paylaşıldığı dev bir dijital platform. Ancak bazı gönderiler, diğerlerinden çok daha fazla dikkat çekiyor ve adeta tarihe damgasını vuruyor. Dünyaca ünlü yıldızların, sporcuların ve sürpriz isimlerin yer aldığı bu listede, sizi şaşırtacak hikayeler ve rekorlar var. Mesela bir yumurta gibi. Peki, bugüne kadar Instagram’da en çok beğenilen gönderiler hangileri oldu? İşte Instagram tarihinde en çok beğeni alan ilk 20 gönderi.Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi’nin rekabetinden, ünlü bir yumurtanın beklenmedik başarısına kadar uzanan bu liste, sosyal medyanın gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.İşte milyonlarca beğeni alan o paylaşımlar;Kylian Mbappé, hayalindeki kulüp Real Madrid ile sözleşme imzaladıktan sonra heyecanını paylaşıyor. (25 Milyon Beğeni)Şarkıcı Selena Gomez&#039;in makyajsız ve doğal halini sergilediği selfiesi çok sayıda beğeni aldı. (25 Milyon Beğeni)Lionel Messi, tüm zamanların en büyük profesyonel futbolcularından biri olan Pelè&#039;nin ölüm gününde onu andı. (25 Milyon Beğeni)Zendaya&#039;nın, erkek arkadaşı Tom Holland&#039;a mutlu yıllar dilediği bu paylaşımı milyonlarca beğeni aldı. (26 Milyon)Cristiano Ronaldo’nun Riyad ST XI - PSG karşılaşmasından paylaştığı bu görsel milyonlarca beğeni aldı. (27 Milyon Beğeni)Cristiano Ronaldo’nun Al Nassr’a imza attığı bu görsel milyonlarca beğeni aldı. (27 Milyon Beğeni)Lionel Messi, takımının 2022 Dünya Kupası&#039;nda Hırvatistan&#039;a karşı kazandığı zaferi kutluyor. (29 Milyon Beğeni)Ronaldo, hayatında etkili ve önemli bir figür olan Kral Pelè&#039;yi anıyor. (31 Milyon Beğeni)Ronaldo&#039;nun listedeki bir sonraki paylaşımı, kendisi ve eşinin ikiz beklediklerini duyurması.Ne yazık ki ikizlerden biri doğum sırasında öldü. Paylaşım, sevgi ve destek dolu yorumlarla dolu. (32 Milyon Beğeni)Louis Vuitton’un reklam kampanyası için tasarladığı fotoğraf Messi’nin Instagram profilinde milyonlarca beğeni aldı. (32 Milyon Beğeni)Bu, rapçi XXXTentacion&#039;un Haziran 2018&#039;deki ölümünden önceki son gönderisiydi. (33 Milyon Beğeni)Portekiz&#039;in Fas&#039;a yenilip Dünya Kupası&#039;ndan elenmesinin ardından sahayı terk eden Cristiano Ronaldo. (33 Milyon Beğeni)Bu beğeni rekoru bir manzaraya ait. Bu günbatımı videosu Instagram’ın en çok beğenilen Reels’i ve 8. gönderisi oldu. (33 Milyon Beğeni)Ronaldo’nun, Al Nassr ile anlaştığını duyurduğu fotoğraf. (33 Milyon Beğeni)Dünya Kupası&#039;nı kazanmak profesyonel futbolcular için en büyük başarı olduğundan, Messi&#039;nin kupayla poz vermesi ve 6. sırada yer alması şaşırtıcı değil. (34 Milyon Beğeni)Lionel Messi Dünya Kupası kupasıyla poz veriyor. (41 Milyon Beğeni)Listenin üst sıralarında Messi’nin de paylaştığı reklam çalışması görseli Ronaldo’nun profilinde daha fazla beğenildi ve bu listeye girdi. (42 Milyon Beğeni)Lionel Messi, Dünya Kupası ile uyuduğu anı paylaşıyor. (54 Milyon Beğeni)Listenin ikinci sırasında sürpriz bir şekilde YUMURTA var. Bu yumurta paylaşımı aldığı beğeni sayısı ile listenin ilk sıralarında yer almayı başardı. (60 Milyon Beğeni)Lionel Messi, Arjantin ile Dünya Kupası&#039;nı kazanmanın sevincini yaşadığı anı paylaştı ve dünyanın en çok beğenilen Instagram paylaşımı oldu. (75 Milyon Beğeni) ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/594A4q5emEi_dXdfxYmnMA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 20:42:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, çok, beğeni, alan, paylaşımı:, Listenin, sırasındaki, gönderiye, çok, şaşıracaksınız</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Evrenin gizemi büyüyor: &amp;quot;Beklenenden daha hızlı genişliyor&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/evrenin-gizemi-buyuyor-beklenenden-daha-hizli-genisliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/evrenin-gizemi-buyuyor-beklenenden-daha-hizli-genisliyor</guid>
<description><![CDATA[ Johns Hopkins Üniversitesi’nden bilim insanları, James Webb Uzay Teleskobu ile yaptıkları gözlemlerle, evrenin hızla genişlediğini ve bunun mevcut teorilerle açıklanamayacak bir hızda gerçekleştiğini ortaya koydu.NASA&#039;nın James Webb Uzay Teleskobu (JWST) tarafından yapılan yeni gözlemler, evrenin tahmin edilenden yüzde 8-12 daha hızlı genişlediğini ve bu hızlanmanın henüz açıklanamayan bir güç tarafından yönlendirildiğini ortaya koydu.Johns Hopkins Üniversitesi&#039;nden bilim insanları, James Webb Uzay Teleskobu’nu kullanarak galaksiler arasındaki mesafeleri ölçtüler. Bu gözlemler, evrenin hızla genişlemekte olduğunu ve bu hızlanmanın nedeninin, mevcut kozmolojik teorilerle açıklanamayacak kadar büyük olduğunu gösterdi.1998 yılında Hubble Uzay Teleskobu tarafından tespit edilen bu hızlanmanın, başlangıçta teleskop hatasından kaynaklandığı düşünülüyordu. Ancak, JWST&#039;nin iki yıllık gözlemleri, Hubble’ın bulgularını doğruladı.Araştırmanın başyazarı ve Nobel ödüllü Profesör Adam Riess, bu bulguların evrenin mevcut genişleme hızının, eski teorilerle uyumlu olmadığını vurguladı. Riess, “Evren şu anda, en iyi teorilerimizin açıklayabileceğinden daha hızlı genişliyor. Bu, evrenin doğuşuyla ilgili eksik bir bilgiye sahip olduğumuzu gösteriyor” dedi.Profesör Riess ve ekibi, JWST ile yaptıkları gözlemlerle galaksilerin birbirlerinden daha hızlı uzaklaştığını buldular. Bu bulgular, Hubble Teleskobu&#039;nun bulguları ile paralellik gösteriyor ve evrenin genişlemesiyle ilgili ciddi bir eksik bilgi olduğunu ortaya koyuyor.Bilim insanları, evrenin büyük bir kısmını oluşturan karanlık enerji ve karanlık madde hakkında hala birçok bilinmeyene sahipler. Karanlık enerji, evrenin yüzde 69’unu oluştururken, bu güç genişlemeyi yönlendiren ana faktör olabilir. Ancak bu gizemli güçlerin doğası hala keşfedilmemiş durumda. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CGVW1icbNEKMwffoBPpHMg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Dec 2024 10:30:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Evrenin, gizemi, büyüyor:, Beklenenden, daha, hızlı, genişliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dolu tanelerinin gizemli yapısı: İlk kez yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edildi!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dolu-tanelerinin-gizemli-yapisi-ilk-kez-yuksek-coezunurluklu-goeruntuler-elde-edildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dolu-tanelerinin-gizemli-yapisi-ilk-kez-yuksek-coezunurluklu-goeruntuler-elde-edildi</guid>
<description><![CDATA[ İspanyol araştırmacılar, dev dolu tanelerinin iç yapısını bilgisayarlı tomografiyle inceledi. Bulgular, gelecekteki fırtınalarda dolu tanelerinin büyüklüğünü tahmin etmeye yardımcı olabilir.İspanyol bilim insanları, dev dolu tanelerinin iç yapısını ilk kez yüksek çözünürlükle görüntüleyerek, büyük fırtınalarda oluşan bu buz parçalarının büyüklüğünü tahmin etme konusunda önemli bir adım attı.İspanya&#039;daki Katalonya Meteoroloji Servisi ve Barselona Üniversitesi&#039;nden araştırmacılar, çapı 12 santimetreye kadar ulaşan dolu tanelerinin iç yapılarını ayrıntılı bir şekilde inceledi.
Bu araştırma, 2022 yılında İspanya&#039;nın kuzeydoğusunda meydana gelen ve birçok kişinin yaralanmasına neden olan şiddetli bir fırtınada yağan dev dolu tanelerine odaklanıyor.Araştırmacılar, dolu tanelerinin oluşum süreçlerini anlamak amacıyla, diş kliniğindeki bilgisayarlı tomografi cihazı kullanarak 14 dolu tanesinin görüntülerini elde etti.Elde edilen veriler, dışarıdan düzgün görünen dolu tanelerinin iç yapısının aslında oldukça düzensiz olduğunu ortaya koydu. Ayrıca, en düzgün görünen buz parçalarının çekirdeklerinin merkezde yer almadığı ve dolu tanelerinin her yönde eşit şekilde büyümediği tespit edildi.Bu bulgular, fırtınalarda dolu tanelerinin nasıl oluştuğunu daha iyi tahmin etmeyi mümkün kılacak ve gelecekte benzer şiddetteki fırtınalarda daha doğru tahminler yapılabileceği ifade ediliyor. Bilim insanları, radar verileriyle dolu tanelerinin büyüme süreçlerini ilişkilendirerek, daha etkili fırtına tahminlerinin yapılabileceğini belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W5ssEr1GS0yl1y5wp9K0cA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Dec 2024 10:30:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dolu, tanelerinin, gizemli, yapısı:, İlk, kez, yüksek, çözünürlüklü, görüntüler, elde, edildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kambur balinanın rekor kıran rotası: 13 bin kilometrelik yolculuk!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/kambur-balinanin-rekor-kiran-rotasi-13-bin-kilometrelik-yolculuk</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/kambur-balinanin-rekor-kiran-rotasi-13-bin-kilometrelik-yolculuk</guid>
<description><![CDATA[ Son araştırma, erkek kambur balinanın tipik göç mesafesinin neredeyse iki katı kadar yol kat ettiğini ortaya çıkardı. Kambur balina, Güney Amerika&#039;dan Afrika&#039;ya 13 bin kilometreden fazla yol giderek rekor bir yolculuk yaptı. Peki kambur balina aradan geçen yıllara rağmen nasıl tespit edilebildi? İşte kambur balinanın rekor kıran yolculuğu...Son araştırmalar, bir kambur balinanın Güney Amerika&#039;dan Afrika&#039;ya 13 bin kilometreden fazla yolculuk yaptığını ve bunun şimdiye kadar tek bir balina için kaydedilen en uzun mesafe olduğunu ortaya çıkardı.Royal Society Open Science dergisinde yayımlanan yeni araştırmada, ilk olarak Kolombiya kıyılarında görülen ve yaklaşık on yıl sonra Afrika&#039;nın Zanzibar kentinde kayıt altına alınan erkek kambur balinanın görüntüleri kaydedildi.Southern Cross Üniversitesi&#039;nde balina biyoloğu olan ortak yazar Ted Cheeseman, kat edilen mesafenin alışılmadık olduğunu, tipik göç mesafesinin neredeyse iki katı olduğunu ve balinanın normal yaşam alanının çok dışına çıktığını söyledi.
Araştırmacılar balinanın nasıl karşılanmış olabileceğinden emin değil.Bir balinanın kuyruğu veya &quot;kuyruk izi&quot;, bir parmak izi kadar benzersiz.
Araştırmacılar, yüz tanıma sisteminin değiştirilmiş bir biçimini kullanarak balinayı kuyruk hareketlerinden tanımlamayı başardı.Uzmanlar, her birinin kendine özgü farklı desenleri, pigmentasyonu ve yara izleri olduğunu belirterek, &quot;Bu, kimliklerinin beş metrelik bir pankartı gibidir&quot; diyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CROzAq08EkOmSLXZTjLO4g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Dec 2024 10:30:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Kambur, balinanın, rekor, kıran, rotası:, bin, kilometrelik, yolculuk</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD ordusunun UFO verileri sızdırıldı iddiası: Görüntüler gizli programa mı ait?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/abd-ordusunun-ufo-verileri-sizdirildi-iddiasi-goeruntuler-gizli-programa-mi-ait</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/abd-ordusunun-ufo-verileri-sizdirildi-iddiasi-goeruntuler-gizli-programa-mi-ait</guid>
<description><![CDATA[ Anonim bir kaynağın ABD ordusuna ait olduğunu iddia ettiği UFO görüntülerini sızdırması internette tartışma konusu oldu. Geçtiğimiz haftalarda ABD Kongresi’nde yapılan oturumda, hükümet yetkilileri ve eski askeri personel, dünya dışı zeka ve tanımlanamayan uçan nesnelerle ilgili iddiaları tartıştı. Toplantıda, UFO ve UAP olaylarının halktan gizlendiği ve bu durumun ulusal güvenlik için risk taşıdığı öne sürüldü. Ortaya çıkan yeni görüntüler, UFO gözlemleriyle ilgili yeni bir tartışma başlattı.ABD ordusunun UFO gözlemlerine ait olduğu iddia edilen görüntüleri, anonim bir kaynağın e-posta yoluyla internete sızdırmasıyla gün yüzüne çıktı.
Görüntüler, ABD&#039;nin çok gizli &quot;Immaculate Constellation&quot; adlı UFO veri toplama programına ait olduğu öne sürülen, çeşitlili uçan araçları içeriyor.Siyah-beyaz fotoğrafların, askeri &quot;heads-up display&quot;ler ve termal kameralarla çekildiği belirtiliyor, ancak güvenlik nedeniyle bazı detaylar yeniden düzenlenmiş.Görüntüleri ilk kez &quot;Strange Mysteries&quot; adlı YouTube kanalının sahibi  Nathan Latvaitis duyurdu. Sızdıran kişi, programın detaylarına ve gözlemlenen araçların benzersiz manevra kabiliyetlerine dair bilgiler verdi.
Özellikle &quot;haç biçimli&quot; UFO&#039;ların, F-35 savaş uçaklarındaki gelişmiş sensörleri devre dışı bırakacak yüksek enerjili emisyonlar yaydığı iddia ediliyor. Ayrıca, bu UFO&#039;ların çevrelerine adapte olabilen &quot;morfojenik&quot; davranışlar sergiledikleri ve şekil değiştirme yetenekleri olduğu öne sürülüyor.UFO&#039;ya inananlar ve şüpheciler arasında hararetli tartışmalar yaşanırken her iki taraftan sızdıran kişinin kimliğini sorguluyor.Latvaitis, e-postada sızdıran kişinin kimliğini gizli tutma talebini vurguladı ve geleneksel medya yerine YouTube kanalını tercih etmesinin nedenini, gizlilik ve olası misillemelerden kaçınmak olarak açıkladı.Sızdırılan bilgiler, UFO gözlemleriyle ilgili kamuoyunda tartışmalara yol açarken, bu verilerin doğruluğu ve arkasındaki gizli operasyonlar hala soru işaretleriyle dolu.Geçtiğimiz günlerde ABD Temsilciler Meclisi Gözetim ve Sorumluluk Komitesi tarafından düzenlenen toplantıda, uzun yıllardır gizli tutulan gelişmiş teknolojilerin ve dünya dışı varlıkların kamuoyundan saklandığı iddiaları dile getirildi.
“Tanımlanamayan Anormal Olaylar: Gerçeği Açığa Çıkarmak” başlıklı oturumda, tanımlanamayan cisimler ve olaylarla ilgili detaylar tartışıldı. 
Eski ABD karşı istihbarat subayı Luis Elizondo, gereksiz gizliliğin sadık kamu görevlileri ve askerler üzerinde olumsuz etkiler bıraktığını belirterek, “Kozmosta yalnız olmadığımız gerçeğini gizlemek için aşırı gizlilik uygulanıyor” ifadelerini kullanmıştı. 
Emekli ABD Deniz Kuvvetleri Amiral Tim Gallaudet de benzer bir duruş sergileyerek, “Bu bilgi, yalnızca atanmış birkaç bürokratın tekelinde olmamalı. Amerikan halkının, bu gerçeklere erişim hakkı var” diye konuşmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e1MQ_MvZHUyNJgfJ2_xtAA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Dec 2024 10:30:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>ABD, ordusunun, UFO, verileri, sızdırıldı, iddiası:, Görüntüler, gizli, programa, mı, ait</media:keywords>
</item>

<item>
<title>GTA 6&amp;apos;nın çıkış tarihi için iddia: &amp;quot;Ertelenmezse şok olurum&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/gta-6nin-cikis-tarihi-icin-iddia-ertelenmezse-sok-olurum</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/gta-6nin-cikis-tarihi-icin-iddia-ertelenmezse-sok-olurum</guid>
<description><![CDATA[ Grand Theft Auto 6’nın (GTA) 2025 sonbaharında çıkacağı açıklansa da erteleme iddiaları gündemde. Geliştirici şirket Rockstar Games&#039;in geçmiş oyunlarında yaşanan gecikmeler ışığında GTA 6’nın da 2026’ya sarkabileceği belirtiliyor.Birçok oyunsever geçtiğimiz yıl yayınlanan Grand Theft Auto 6 (GTA) fragmanının ardından oyunun ne zaman çıkacağını merak ediyor.2025&#039;in sonbaharında çıkış yapacağı belirtilen GTA 6&#039;nın ertelenebileceği öne sürüldü.Bloomberg&#039;in haberine göre, Rockstar&#039;ın geçmişteki oyunlarda benzer eylemlerine atıfta bulunularak GTA 6&#039;nın 2026 yılına ertelenebileceği kaydedildi.Bloomberg&#039;den Jason Schreier birçok kez ertelenen Red Dead Redemption 2&#039;yi işaret ederek, &quot;Rockstar oyunları her zaman ertelendiği için muhtemelen yine erteleneceğini düşünüyorum. 2026&#039;ya ertelenmezse şok olurum.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5sVoBun6AkK-nCp2Ddd_DA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Dec 2024 10:30:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>GTA, 6nın, çıkış, tarihi, için, iddia:, Ertelenmezse, şok, olurum</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yapay zekada artan tehlike: &amp;quot;Aileni öldür&amp;quot; diyen sohbet botuna dava!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zekada-artan-tehlike-aileni-oeldur-diyen-sohbet-botuna-dava</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zekada-artan-tehlike-aileni-oeldur-diyen-sohbet-botuna-dava</guid>
<description><![CDATA[ Texas&#039;ta bir aile, otizmli oğullarında davranışsal değişikliklere yol açtığını iddia ettiği Character.AI&#039;ya dava açtı. Başka bir aile ise çocuklarının cinsel içeriklere maruz kalması nedeniyle uygulamanın kapatılmasını talep ediyor.The Washington Post gazetesinin haberine göre, Texas&#039;ta bir aile, yapay zeka temelli konuşma uygulaması Character.AI uygulamasının sohbet botlarıyla konuşan 17 yaşındaki otizmli oğlunda, fiziksel ve davranışsal &quot;gariplikler&quot; tespit etti.Çocuklarının telefonuna bakan aile, Character.AI ile yapılan sohbetlerde botların, &quot;ekran süresi kısıtlandığı için üzgün olan çocuğa&quot; &quot;ailesinin çocuğa sahip olmayı hak etmediği&quot; yanıtını verdiğini gördü.
Ailenin ekran görüntüsü aldığı mesajlarda, yapay zeka botun çocuğa, üzüntüyle başa çıkmak için &quot;kendisini kesmesini&quot; önerdiği belirlendi.Character.AI uygulamasına dava açan ailesi, bir botun ailenin kurallarına karşı savaşmasını tavsiye ettiği, başka bir botun ise aileyi &quot;öldürmenin makul bir karşılık olabileceği&quot; yanıtını verdiğini iddia etti.Character.AI, son dönemlerde karşı karşıya kaldığı davalarla dikkati çekerken Texas&#039;ta bir başka aile de bu davaya müdahil oldu.İkinci davacı aile ise uygulamanın çocuklarını uygun olmayan ürünlere maruz bıraktığını iddia ederek, dava da Character.AI&#039;ın çocukları korumak için daha güçlü tedbirler alana kadar kapatılmasını talep etti.Aile, 11 yaşında kız çocuklarının, iki yıl boyunca &quot;cinsel içeriğe&quot; maruz kaldığını ileri sürdü.
Öte yandan, ekim ayında ise Florida eyaletinde bir aile oğlunun sanal karaktere aşık olup intihar ettiği iddiasıyla dava açmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3m0XPNBJJE2Ti03aCopM5g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Dec 2024 10:30:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zekada, artan, tehlike:, Aileni, öldür, diyen, sohbet, botuna, dava</media:keywords>
</item>

<item>
<title>YouTube&amp;apos;da yapay zeka dönemi: Dublaj yapmaya başladı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/youtubeda-yapay-zeka-doenemi-dublaj-yapmaya-basladi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/youtubeda-yapay-zeka-doenemi-dublaj-yapmaya-basladi</guid>
<description><![CDATA[ YouTube, yapay zeka destekli otomatik dublaj özelliğini, bilgi ve öğrenme odaklı yüz binlerce kanalda kullanıma sundu. Yapay zeka tabanlı bu yenilik, içeriklerin farklı dillere çevrilmesini sağlıyor ve gelecekte diğer içerik türlerini de kapsayacak şekilde genişletilecek.YouTube, yapay zeka destekli otomatik dublaj özelliğini YouTube İş Ortağı Programı’na dahil olan ve “bilgi ve öğrenme” odaklı içerik üreten yüz binlerce kanala genişlettiğini duyurdu.
Şirket, bu özelliğin yakında diğer türde içerikler için de kullanılabilir hale geleceğini belirtti.Dublajların içeriği, videonun orijinal diline bağlı olarak değişiyor.
Eğer video başlangıçta İngilizce ise Fransızca, Almanca, Hintçe, İtalyanca, İspanyolca, Endonezce, Japonca ve Portekizce dillerine çevriliyor.
Ancak video bu dillerden birinde başlarsa, yalnızca İngilizce dublaj üretiliyor.Bu özelliği kullanabilen kanallar için, yapay zeka dublajlı videolar orijinal video yüklendiğinde otomatik olarak oluşturuluyor.
Ancak içerik oluşturucular, dublaj yayınlanmadan önce ön izleme yapmayı tercih edebiliyor.Şu an için dublajlar çok doğal bir sese sahip olmasa da YouTube, gelecekteki güncellemelerle ton, duygu ve hatta çevresel ambiyansı daha iyi taklit edebileceği konusunda söz veriyor.Ancak YouTube, bu teknolojinin hala oldukça yeni olduğunu ve her zaman kusursuz çalışmayabileceğini belirtiyor.Şirket, “Bu özelliği olabildiğince doğru hale getirmek için çok çalışıyoruz, ancak zaman zaman çeviri tam doğru olmayabilir veya dublaj sesi orijinal konuşmacıyı tam olarak yansıtmayabilir” uyarısında bulundu.
YouTube, otomatik dublaj özelliğini ilk olarak Haziran 2023’te “yüzlerce” içerik oluşturucuyla test etmeye başlamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/569D5H7sHk6im4FdpFTMJg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Dec 2024 10:30:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>YouTubeda, yapay, zeka, dönemi:, Dublaj, yapmaya, başladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA ve SpaceX gökyüzünü haritalayacak: Görev tarihi belli oldu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-ve-spacex-goekyuzunu-haritalayacak-goerev-tarihi-belli-oldu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-ve-spacex-goekyuzunu-haritalayacak-goerev-tarihi-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ NASA ve SpaceX, SPHEREx gökyüzünü haritalama görevi için 2025 Şubat sonunda Falcon 9 roketini fırlatmayı planlıyor. SPHEREx, gökyüzünü 3D haritalandırarak kozmik enflasyon, galaktik ışık ve yaşamın yapı taşlarını inceleyecek.NASA ve SpaceX, bir sonraki astrofizik gözlemevi SPHEREx’in fırlatılışı için 2025 yılı Şubat ayının sonlarını hedefliyor.SPHEREx, California’daki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden bir SpaceX Falcon 9 roketiyle uzaya gönderilecek.
Küçük bir otomobil boyutlarında olan SPHEREx, Dünya etrafında kutup yörüngesine girecek ve bir kürenin içini tarar gibi her yöne görüntü alarak gökyüzünün tamamını 3 boyutlu olarak haritalandıracak.Bu harita, yüz milyonlarca yıldız ve galaksiyi içerecek ve her biri farklı bir ışık dalga boyunu temsil eden 102 renk ile gösterecek.
Bilim insanları, SPHEREx’in tüm gökyüzünü kapsayan haritasını kullanarak görevin üç ana bilimsel hedefini gerçekleştirecek.
İlk hedef, enflasyon adı verilen kozmik bir fenomeni aydınlatmak.
Bu olay, büyük patlamadan bir saniyenin çok küçük bir kısmı sonra, uzayın kendisinin trilyonlarca kat genişlediği güçlü bir kozmik olayı temsil ediyor.Gözlemevi, yüz milyonlarca galaksinin dağılımını ölçerek bu enflasyonu yönlendiren faktörleri ve bu olayın ardındaki fiziği daha iyi anlamaya yardımcı olacak.
SPHEREx görevi ayrıca, yakın ve uzak galaksilerden gelen toplu ışığı, bireysel olarak gözlemlenmemiş gizli galaksilerden gelen ışık da dahil olmak üzere ölçümleyecek.
Bu veriler, evrende radyasyon yayan tüm nesne ve kaynakların daha eksiksiz bir resmini sunacak.Üçüncü ana bilimsel hedefi ise Samanyolu Galaksisi’nde su, karbondioksit ve diğer yaşamın temel yapı taşlarını oluşturan buz tanelerini aramak.
Görev, bu buzlu bileşiklerin galaksimizdeki yerini ve bolluğunu keşfetmeye yardımcı olarak, bunların yeni oluşan gezegenlere dahil edilme olasılığı hakkında bilim insanlarına daha iyi bir fikir verecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/36dBg0rftEuVbWnwkAKVvQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Dec 2024 10:30:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, SpaceX, gökyüzünü, haritalayacak:, Görev, tarihi, belli, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yılın en iyi oyunları belli oluyor: The Game Awards 2024 ne zaman gerçekleşecek, nasıl izlenecek?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yilin-en-iyi-oyunlari-belli-oluyor-the-game-awards-2024-ne-zaman-gerceklesecek-nasil-izlenecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yilin-en-iyi-oyunlari-belli-oluyor-the-game-awards-2024-ne-zaman-gerceklesecek-nasil-izlenecek</guid>
<description><![CDATA[ The Game Awards, oyun dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olarak bu yıl da oyunseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Canlı yayınlanacak olan etkinlikte, yıl boyunca piyasaya sürülen en iyi oyunlar çeşitli kategorilerde yarışacak. Her kategorideki en iyi yapımlar, hem jüri üyelerinin hem de oyuncuların oylarıyla belirlenecek ve kazananlar prestijli ödüllerin sahibi olacak. Peki, The Game Awards 2024 ne zaman?The Game Awards video oyun endüstrisinin en prestijli ödül törenlerinden biridir. Her yıl düzenlenen bu etkinlik, yıl boyunca çıkmış en iyi oyunları ve oyun sektöründeki önemli başarıları kutlar. Tören sırasında &quot;Yılın Oyunu,&quot; &quot;En İyi Sanat Yönetimi,&quot; &quot;En İyi Oyun Yönetimi,&quot; ve &quot;En İyi Bağımsız Oyun&quot; gibi birçok kategoride ödüller verilir.Ayrıca, etkinlikte yeni oyun duyuruları, fragmanlar ve dünya prömiyerleri de yer alır. Oyun dünyasından tanınmış isimler, geliştiriciler, yayıncılar ve içerik üreticileri bu törene katılarak ödülleri sunar veya alır.
The Game Awards, bu yıl Türkiye saati ile 13 Aralık gecesi 03.00&#039;da oyunseverler ile buluşacak. Sunumun ilk saatleri açılış seromonisine ev sahipliği yapacak.Etkinlik, dünya genelinde milyonlarca kişi tarafından canlı olarak izlenir ve büyük bir popülerlik taşır​.The Game Awards canlı olarak birçok dijital platformdan izlenebilir. Resmi yayın kanalları şunlardır:YouTube: The Game Awards’ın resmi YouTube kanalından 4K çözünürlükte canlı yayın izleyebilirsiniz.Twitch: Oyun severler Twitch’te etkinliğin resmi yayınını ve topluluk yorumlarını takip edebilir.TikTok: Mobil kullanıcılar TikTok üzerinden canlı yayını izleyebilir.X (Twitter): Etkinlikle ilgili canlı güncellemeler ve videolar X platformunda paylaşılır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZvOa_hQ7TEqm-e-Kto1F4A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Dec 2024 10:30:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yılın, iyi, oyunları, belli, oluyor:, The, Game, Awards, 2024, zaman, gerçekleşecek, nasıl, izlenecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>TikTok&amp;apos;tan mahkeme kararına itiraz: &amp;quot;Binlerce kişi işini kaybedecek&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/tiktoktan-mahkeme-kararina-itiraz-binlerce-kisi-isini-kaybedecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/tiktoktan-mahkeme-kararina-itiraz-binlerce-kisi-isini-kaybedecek</guid>
<description><![CDATA[ Çin merkezli sosyal medya devi TikTok, Kanada hükümetinin ulusal güvenlik gerekçesiyle aldığı faaliyet durdurma kararına itiraz etti. Mahkemeden kararın askıya alınmasını talep eden platform, binlerce kişinin işini kaybetmesine neden olacağını belirtti.Popüler sosyal medya platformu TikTok, Kanada hükümetinin aldığı faaliyet durdurma kararını erteletmek için yeni bir hukuki adım attı.
Platform, bu karara itiraz ederek Federal Mahkeme’den yasağın gözden geçirilmesini talep etti.Kanada hükümeti, TikTok’un sahibi olan Çin merkezli ByteDance şirketinin Çin hükümetiyle olan olası bağlantılarını gerekçe göstererek geçen ay platformun ulusal güvenlik riski taşıdığını açıkladı.
Bu karar, TikTok’un ülkedeki operasyonlarını sonlandırmasını zorunlu kıldı. Ancak TikTok, bu iddiaları reddederek hükümet kararının yeniden değerlendirilmesi için acil bir başvuruda bulundu.TikTok, 5 Aralık tarihinde Kanada Federal Mahkemesi’ne yaptığı başvuruda, alınan kararın şirketin Kanada’daki faaliyetlerini durdurması anlamına geleceğini ve bunun binlerce kişinin işini kaybetmesine neden olacağını belirtti.
Platform, mahkemenin bu kararı askıya alarak yeni bir inceleme başlatmasını talep etti.Kanada hükümeti, TikTok’un ülkedeki varlığını daha önce de ulusal güvenlik soruşturmaları kapsamında mercek altına almış ve şirketin planladığı genişleme yatırımlarını durdurmuştu.TikTok, sadece Kanada’da değil, diğer Batılı ülkelerde de benzer ulusal güvenlik endişeleriyle karşı karşıya. Platform, özellikle ABD’de kapsamlı bir yasakla karşı karşıya kalmış durumda.ABD hükümeti, TikTok’un Çin hükümetiyle bağlantısını kesmek için ByteDance’in ABD’deki faaliyetlerini elden çıkarmasını talep ediyor. Ancak şirket, bu talebi yerine getirmeye yanaşmıyor.TikTok’un Kanada’daki itirazı, mahkeme tarafından kabul edilirse, yasak kararı ertelenebilir ve platform için yeni bir inceleme süreci başlatılabilir.
Ancak bu, TikTok’un Kanada’daki geleceğinin tamamen güvence altına alındığı anlamına gelmiyor.
Şirket, Batı’daki faaliyetlerini sürdürebilmek için benzer güvenlik endişelerine karşı mücadele vermeye devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tR9D5ItMIkiGXB_cuklwrA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Dec 2024 10:30:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>TikToktan, mahkeme, kararına, itiraz:, Binlerce, kişi, işini, kaybedecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tesla&amp;apos;nın robotunun yeni özellikleri tanıtıldı:&amp;quot;ABD başkanından daha İyi yürüyor&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/teslanin-robotunun-yeni-oezellikleri-tanitildiabd-baskanindan-daha-iyi-yuruyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/teslanin-robotunun-yeni-oezellikleri-tanitildiabd-baskanindan-daha-iyi-yuruyor</guid>
<description><![CDATA[ Tesla CEO&#039;su Elon Musk, gelişmiş özelliklere sahip &quot;insansı robot&quot; Optimus&#039;un yeni yeteneklerini paylaştı. &quot;Kameraları kapatılan&quot; ve engebeli arazide dengesini sadece hissederek sağlayan robotun performansı büyük beğeni topladı. Bazı sosyal medya kullanıcıları ise robotun ABD Başkanı Joe Biden&#039;dan daha iyi yürüdüğünü savundu.Tesla CEO’su Elon Musk, şirketin insansı robotu Optimus’un gelişmiş özelliklerini içeren yeni bir video paylaştı. Videoda, Optimus’un kameralarının kapalı olduğu ve engebeli arazide dengesini yalnızca dokunma duyusu ve yapay zeka yardımıyla sağladığı anlar gözler önüne serildi.Robotun dengesini sağlamak için kollarını açması ve yokuş aşağı hızlanması gibi hareketleri, izleyenleri şaşırttı. Zaman zaman düşmekten son anda kurtulan robot, insan hareketlerine oldukça benzer bir şekilde denge sağlıyor.Videonun ardından bazı sosyal medya kullanıcıları, Optimus’un vücut koordinasyonunun, Joe Biden’ınkinden daha iyi olduğunu savundu. Diğer bazı yorumlar ise esprili bir şekilde, “Başkan robot olabilir mi?” şeklinde ifade edildi.Elon Musk, videonun açıklamasında, “Günlük yürüyüşler zihni temizler” ifadelerine yer verdi. Bu, robotun insan hareketlerini simüle etme yeteneğinin gelişmişliğini vurgulayan bir detay olarak dikkat çekti.Tesla CEO’su, Optimus’u &quot;otonom asistan, insansı dost&quot; olarak tanımlıyor. Robot, son olarak Ekim ayında Kaliforniya’da düzenlenen etkinlikte tanıtılmıştı. Etkinlikte, Optimus, katılımcılarla etkileşimde bulunarak soruları yanıtlamış ve çeşitli istekleri yerine getirmişti.
Tesla, gelişmiş yapay zeka özellikleriyle donatılmış olan Optimus’u, gelecekte birçok farklı sektörde kullanmayı planlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OMddI5xknU6XpxWB5_frXA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Dec 2024 10:30:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Teslanın, robotunun, yeni, özellikleri, tanıtıldı:ABD, başkanından, daha, İyi, yürüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apple, iOS güncellemesiyle iPhone&amp;apos;a ChatGPT&amp;apos;yi entegre ediyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/apple-ios-guncellemesiyle-iphonea-chatgptyi-entegre-ediyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/apple-ios-guncellemesiyle-iphonea-chatgptyi-entegre-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Apple, OpenAI’ın yapay zeka botu ChatGPT’yi iPhone, iPad ve Mac cihazlarına entegre etmeye başladı. Yapay zeka destekli bu özellik, Siri ve diğer araçlarla etkileşimde devrim yaratırken, yatırımcılar bu hamlenin iPhone satışlarını artırmasını umut ediyor.Apple, bugün OpenAI’ın ChatGPT’sini cihazlarına entegre etmeye başladı.Haziran ayında duyurulan ve Apple Intelligence’ın bir parçası olarak tanıtılan ChatGPT entegrasyonu, Siri sesli asistanının kullanıcılardan gelen fotoğraflar ve sunum gibi belgelerle ilgili sorulara yanıt verirken ChatGPT’nin uzmanlığından faydalanmasını sağlayacak.Kullanıcılar ayrıca, yeni Yazma Araçları (Writing Tools) özelliğini destekleyen herhangi bir uygulamada ChatGPT’ye yazılı içerik oluşturma talebinde bulunabilecek.
Yapay zeka botunun görüntü oluşturma yeteneklerini kullanarak görseller de oluşturulabilecek.Yapay zeka özellikleri, en yeni iPhone serisi ile birlikte önceki iPhone 15 serisinin Pro ve Pro Max modellerinde de kullanılabilir olacak.
Ayrıca, A17 Pro veya M1 çipli ve daha yeni modellerdeki iPad kullanıcıları ile M1 çipli ve daha yeni modellerdeki Mac kullanıcıları da bu araçlara erişebilecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I-PB2K4mpUSfEt8OlJclsw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Dec 2024 10:30:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Apple, iOS, güncellemesiyle, iPhonea, ChatGPTyi, entegre, ediyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzmanlar açıkladı: Üstün zekalı olduğunuzun kanıtı 8 davranış</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/uzmanlar-acikladi-ustun-zekali-oldugunuzun-kaniti-8-davranis</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/uzmanlar-acikladi-ustun-zekali-oldugunuzun-kaniti-8-davranis</guid>
<description><![CDATA[ Üstün zekalı insanlar genellikle toplum içinde hemen fark edilirler. Davranışlarıyla dikkatleri üzerine çeken bu kişiler karmaşık sorunları kısa sürede analiz eder ve yaratıcı çözümler bulur. Ancak üstün zekalı insanlar bazen herkesten çok daha garip davranabilir. Psikologlar, üstün zekalı insanların en garip davranışlarını açıkladı.Toplumda üstün zekalı kişiler sıra dışı düşünce yapıları ve farklı bakış açılarıyla dikkat çekerken, bazen çevrelerindekiler tarafından “garip” olarak nitelendirilebilecek davranışlar sergileyebiliyor. İşte bu bireylerin sahip olduğu ve alışılmadık olarak değerlendirilebilecek bazı davranışlarÜstün zekalı bireyler, zihinsel kapasitelerinin diğer insanlardan farklı olması nedeniyle kendilerini zaman zaman yalnız hissedebilir. Çoğu zaman yaşıtlarından farklı ilgi alanlarına sahip olmaları, çevrelerine uyum sağlamalarını zorlaştırabilir.Belirli bir konuda aşırı derecede derinleşme eğilimindedirler. Örneğin, uzay bilimleri, antik tarih ya da egzotik hayvanlar gibi çok spesifik konularda yoğunlaşabilir ve çevrelerindeki herkesle bu konuda konuşmak isteyebilirler.Günlük bir konuşmanın ortasında birden bire derin düşüncelere dalarak sessizleşebilir ya da konuşmayı kesebilirler. Bu, çevresindeki insanlarda “başka bir dünyada yaşıyor” izlenimi bırakabilir.Hayallere dalmak genellikle dalgınlık olarak algılanır. Ancak bilim insanları bunun aslında zeki ve yaratıcı olduğunuzun bir işareti olduğunu söylüyor.Georgia Tech&#039;te yardımcı psikoloji profesörü olan Eric Schumacher, yaptığı açıklamada, &quot;Beyinleri verimli çalışan insanlar, zihinlerinin başka yerlere kaymasını önleyemeyecek kadar fazla beyin kapasitesine sahip olabilirler&quot; dedi.Araştırmasında, daha sık hayal kurduğunu bildiren kişilerin entelektüel ve yaratıcı yetenek testlerinde daha yüksek puanlar aldığını buldu.MRI taramaları ayrıca bu insanların daha verimli beyin sistemlerine sahip olduğunu gösterdi.Eğer sürekli olarak bir şeylerin nasıl çalıştığını, nereden geldiğini ve aklınıza gelen düzinelerce başka soruyu soruyorsanız, muhtemelen oldukça zekisinizdir.Merak, zekanın en yaygın belirtilerinden biridir. Zihninizin her zaman etrafınızdaki dünyayı anlamaya çalıştığının bir işaretidir.Ayrıca, sürekli yeni bilgiler öğrenip depoladığınız anlamına gelir.Bazılarına can sıkıcı gelebilir. Ancak yüksek IQ&#039;lu insanlar için bu doymak bilmez merak doğaldır.Einstein&#039;ın söylediği gibi, &quot;Hiçbir özel yeteneğim yok. Sadece tutkulu bir meraklıyım.&quot;Kendi kendinize konuşmak deli olduğunuzu göstermez; aksine, bu davranış daha zeki olabileceğinizi işaret edebilir. Araştırmalar, kendi kendine konuşmanın hafıza, özgüven ve odaklanma gibi bilişsel faydalar sağladığını gösteriyor.2012 yılında yapılan bir araştırmada, Amerikalı araştırmacılardan oluşan bir ekip katılımcılara çeşitli nesnelerin 20 resmini gösterdi ve onlardan belirli bir tanesini bulmalarını istedi. Bilim insanları, görüntülere bakarken kendi kendine konuşan insanların nesneyi daha hızlı tanımlayabildiğini buldu.2017&#039;de İngiltere&#039;de yapılan başka bir araştırma ise, kendi kendine konuşmayı bıraktığınızda beyninizin maymunlarınkine benzer bir şekilde çalıştığını ortaya koydu.Bazı insanlar dağınık bir odaya veya masaya dayanamazlar. Ancak son derece zeki olanlar bunu umursamıyor, hatta belki de tercih ediyor.Bir araştırma ekibinin yaptığı çalışmada katılımcılar dağınık ve düzenli olmak üzere iki ayrı ofis alanına koyuldu. Katılımcılardan ping pong topları için yeni kullanım alanları bulmaları istendi.Her iki grup da benzer sayıda fikir üretse de araştırmacılar, dağınık odadaki katılımcıların daha yaratıcı ve ilgi çekici fikirler ürettiğini buldu.Araştırma ekibi düzensiz ortamların geleneklerden kopmayı teşvik ettiğini ve yeni bakış açıları ürettiğini söylerken, düzenli ortamların geleneklere uymayı ve güvenli olanı tercih etmeye teşvik ettiğini belirtti.Pek çok dahinin, huzur ve sükunet içinde çalışmak veya düşünmek için kendilerini izole ettiği bilinmektedir.Sosyal bir ortamda sürekli sohbet ve uyarılarla çevrili olduğunuzda odaklanmak zor olabilir.Ayrıca, çalışmalar içe dönüklerin dışa dönüklere göre daha derin bilişsel işleme girme eğiliminde olduğunu göstermiştir. Daha kapsamlı ve eleştirel düşünme eğilimindedirler; bu da daha yüksek bir IQ ile ilişkilendirilebilir.İçe dönük kişiler ayrıca okuma ve araştırma gibi konsantrasyon ve sürekli zihinsel çaba gerektiren, entelektüel gelişimi destekleyebilecek aktiviteleri tercih etme eğilimindedir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C0YZXnxAS064ZIMKB-5KZQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Dec 2024 10:30:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanlar, açıkladı:, Üstün, zekalı, olduğunuzun, kanıtı, davranış</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Steam eşzamanlı oyuncu rekorunu kırdı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/steam-eszamanli-oyuncu-rekorunu-kirdi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/steam-eszamanli-oyuncu-rekorunu-kirdi</guid>
<description><![CDATA[ Popüler dijital oyun mağazası platformu Steam, 39 milyon eşzamanlı kullanıcıya ulaşarak kendi rekorunu kırdı. Son 24 saatte 1 milyondan fazla oyunseverin eşzamanlı olarak Counter Strike 2 oynadığı ortaya çıktı.Steam, eşzamanlı kullanıcı sayısında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.
SteamDB&#039;nin güncel sayımına göre, platform bugün 39,205,447&#039;ye ulaşarak 39 milyon eşzamanlı kullanıcıyı aştı.
SON REKOR 3 AY ÖNCE KIRILMIŞTI
Bir önceki rekor üç ay önce, Eylül 2024&#039;te 38 milyon kullanıcıya ulaşmıştı.Bu da 839.815 ek oyuncunun Steam kullanmaya başladığı anlamına geliyor.
Son 24 saat içinde Steam&#039;de en çok oynanan oyunlara daha yakından bakıldığında, bu oyuncu kitlesini elinde tutan oyunlar ortaya çıkıyor.İlk sırada, tek başına 1 milyondan fazla eş zamanlı kullanıcı alan Counter-Strike 2 yer alıyor.
Counter-Strike 2&#039;yi Dota 2 takip ederken, yeni lansmanı yapılan Path of Exile 2 ise üçüncü sıraya yerleşti.Marvel&#039;s Rivals,  450.000 oyuncuyla dördüncü oldu.İşte son 24 saat içinde Steam&#039;de en çok oynanan oyunlar:

Counter-Strike 2
Dota 2
Path of Exile 2
Marvel&#039;s Rivals
PUBG: BATTLEGROUNDS
Rust
Grand Theft Auto 5
Call of Duty
Delta Force
Banana ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VUSm0Aqc90S9FqysJ84A2A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Steam, eşzamanlı, oyuncu, rekorunu, kırdı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Türünün tek örneği: Nükleer atıklar 100 yıl boyunca mezarda saklanacak</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/turunun-tek-oernegi-nukleer-atiklar-100-yil-boyunca-mezarda-saklanacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/turunun-tek-oernegi-nukleer-atiklar-100-yil-boyunca-mezarda-saklanacak</guid>
<description><![CDATA[ Finlandiya, dünyada ilk kez nükleer atıkların kalıcı depolanması için devrim niteliğinde bir projeyi hayata geçiriyor. Ülkenin 4 milyar dolarlık Onkalo projesi, yaklaşık 450 metre yerin altında, 100 bin yıl boyunca insanlardan uzak tutulacak şekilde tasarlandı. Bu dev yer altı tesisinde, Finlandiya’nın nükleer santrallerinden çıkan 6 bin 500 ton uranyum atığı depolanacak.Dünyanın ilk nükleer atık mezarı Finlandiya’da açılıyor; 450 metre derinlikte inşa edilen bu dev proje, insanlık tarihinin en uzun vadeli güvenlik planlarından biri olarak tasarlandı.Onkalo, altı mil uzunluğunda karmaşık bir tünel sistemiyle inşa edildi ve 2019 yılında Finlandiya&#039;nın atık yönetim örgütü Posiva tarafından hayata geçirildi.Proje kapsamında, nükleer atıklar su geçirmez bakır bidonlar içerisinde saklanacak. Bu bidonlar, 230 metre uzunluğundaki depolama tünellerine taşınarak bentonit kili ile izole edilecek ve ardından granit kayalara gömülecek.Posiva, proje sürecinde yer altı kayaçlarının özelliklerini 40 yılı aşkın bir süre boyunca inceleyerek, depremler ve buzullaşma gibi çevresel etkiler karşısında sistemin dayanıklılığını test etti. Bidonların çevreye radyoaktif sızıntı yapmayacağına dair güvence verildi.Tünel sistemi, spiral erişim yolları, depolama alanları ve teknik odaların yanı sıra çalışanlar için sosyal tesisleri de barındırıyor. Kullanılmış yakıt bidonları, robotik araçlarla yerleştirilecek ve 2120 yılına kadar devam edecek bir süreçle depolama alanları genişletilecek.Projenin teknik detaylarına göre, her bir bakır bidon, 17 feet uzunluğunda ve yaklaşık iki ton radyoaktif yakıt içeriyor. Atıkların radyoaktif seviyelerinin, zamanla orijinal miktarlarının yüzde birine kadar düşmesi bekleniyor.Posiva, atıkların kalıcı bertaraf alanında doğadan tamamen izole edilmesini hedefliyor. Bunun için kullanılan bentonit kil ve kalın bakır kaplama, radyoaktif maddelerin çevreye zarar vermesini önlüyor. Şirket, tünellerin kapatılmasının ardından yüzeye erişim bağlantısının da ortadan kaldırılacağını açıkladı.Düşük ve orta seviyeli nükleer atıklar için bertaraf tesisleri birçok ülkede bulunsa da, yüksek seviyeli radyoaktif atıkların kalıcı olarak saklanması konusunda Onkalo türünün ilk örneği.
Kullanılmış nükleer yakıt, içerdiği plütonyum ve diğer fisyon ürünleri nedeniyle on binlerce yıl boyunca radyoaktif kalıyor.
Ancak Posiva, iki inç kalınlığındaki bakır kaplama, bentonit kil ve granit kayaların atığın çevreye zarar vermesini önleyeceğini ifade ediyor.Onkalo’nun ilk tünelinin 2026 yılında tamamlanarak kapatılması, ardından yeni depolama alanlarının kazılmaya devam edilmesi planlanıyor. Bu süreç, bilim dünyası ve enerji sektöründe yakından takip ediliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/U_9MnMaC7Eud4iD7ZESS8Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Türünün, tek, örneği:, Nükleer, atıklar, 100, yıl, boyunca, mezarda, saklanacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>2,5 milyar ışık yılı uzakta: Hubble teleskobu uzayda tanımlanamayan yapılar keşfetti</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/25-milyar-isik-yili-uzakta-hubble-teleskobu-uzayda-tanimlanamayan-yapilar-kesfetti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/25-milyar-isik-yili-uzakta-hubble-teleskobu-uzayda-tanimlanamayan-yapilar-kesfetti</guid>
<description><![CDATA[ Hubble Uzay Teleskobu, 3C 273 kuasarının çevresinde gizemli ve tanımlanamayan nesneler görüntüledi. &quot;Lekeler&quot; ve L şeklinde bir yapı dikkat çekerken, bilim insanları bu nesnelerin kara deliğin yörüngesindeki küçük galaksiler olabileceğini düşünüyor.Hubble Uzay Teleskobu, bir kuasarın çevresindeki uzayın şimdiye kadar çekilmiş en detaylı fotoğraflarında bazı garip ve tanımlanamayan şeyler yakaladı.
KUASAR NEDİR?
&quot;Kuasar,&quot; &quot;yarı-yıldızsal nesneler&quot; teriminin kısaltması olup, evrenin erken dönemlerinde yer alan kör edici derecede parlak galaksi çekirdeklerini ifade eder.
Gökyüzünde yıldızlara benzeyen bu son derece uzak nesneler, aslında süper kütleli kara deliklerin &quot;yemlenmesi&quot; sonucu ortaya çıkan ışımalardır.NASA ve Avrupa Uzay Ajansı ortaklığıyla çalışan teleskop, Dünya&#039;dan yaklaşık 2,5 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan 3C 273 adlı kuasara odaklandı.
Kuasarın çevresinde gözlemlenenler ise şaşırtıcıydı ve önümüzdeki yıllarda daha fazla araştırma yapılmasını gerektirecek.
Fransa&#039;daki Universite Cote d&#039;Azur&#039;da çalışan gökbilimci Bin Ren, &quot;Meslektaşlarım heyecanlı çünkü daha önce bu kadar detaylı bir görüntü görmemişlerdi.&quot; dedi.
Her ne kadar &quot;lekeler&quot; pek bilimsel bir terim gibi gelmese de, Ren ve araştırma ekibi makalelerinde gözlemlerini tam da bu şekilde tanımladı.
 Bu makale, Astronomy  Astrophysics dergisinde yayımlandı.Çeşitli &quot;lekeler&quot; ile birlikte, gizemli bir L şeklinde bir nesne de gözlemlendi.
Hubble ve James Webb Uzay Teleskobu&#039;nun işletmesini yürüten Baltimore&#039;daki Uzay Teleskobu Bilim Enstitüsü, bu bulguları bu hafta duyurdu.
PEKİ BU &quot;LEKELER&quot; TAM OLARAK NEDİR?
Bilim insanları, bu nesnelerin en azından bir kısmının, kuasarı besleyen merkezi kara deliğin eşiğine gelmiş küçük yörüngesel galaksiler olabileceğini öne sürdü.
Tüm nesneler kara deliğin 16.000 ışık yılı mesafesi içinde bulundu. Ancak bu sadece bir tahmin.İlk keşfedilen kuasar olan 3C 273, 4 trilyon güneş kadar parlak veya Samanyolu&#039;nun tamamından 100 kat daha parlaktır.
Uzay Teleskobu Bilim Enstitüsü, &quot;3C 273 kuasarına Hubble ile bakmak, doğrudan parlak bir araba farına bakıp çevresindeki çerçevede dolaşan bir karıncayı görmeye çalışmak gibidir.&quot; diye açıklıyorGökbilimciler, Webb teleskobuyla yapılacak gözlemler sayesinde bu garip nesneleri daha iyi tanımlayabilir.
Webb, kızılötesi dalga boylarında ışığı algılayabilen en gelişmiş uzay teleskobudur. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ofQCazYzUEW9hV_VQokZCg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>2, 5, milyar, ışık, yılı, uzakta:, Hubble, teleskobu, uzayda, tanımlanamayan, yapılar, keşfetti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>105 yaşındaki kadın uzun ömürlü olmanın sırrını verdi: Her sabah mutlaka yapıyorum</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/105-yasindaki-kadin-uzun-oemurlu-olmanin-sirrini-verdi-her-sabah-mutlaka-yapiyorum</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/105-yasindaki-kadin-uzun-oemurlu-olmanin-sirrini-verdi-her-sabah-mutlaka-yapiyorum</guid>
<description><![CDATA[ Geçtiğimiz ay 105. yaş gününü kutlayan Daisy Taylor, uzun ömürlü olmanın sırrını paylaştı. &#039;&#039;Bu kadar uzun ömürlü olacağımı ben de tahmin etmezdim&#039;&#039; diyen Taylor, sağlığını her sabah yoga yapmaya borçlu olduğunu söyledi.Her gün uyandığında mutlaka yarım saatini yogaya ayırdığını söyleyen 25 torun sahibi kadın, &#039;&#039;En sevdiğim yoga pozisyonu, ayakta yarım ay pozu. Çünkü bu poz, bana iyi bir esneme sağlıyor. Yoga, yalnızca bedenimi değil, zihnimi de geliştiriyor. Yaşlandıkça daha zeki biri olduğumu düşünüyorum&#039;&#039; ifadelerini kullandı. 
Yoganın yanı sıra eğlenmenin de uzun yaşam üzerinde etkili olduğunu belirten Taylor, &#039;&#039;Mutlaka sosyalleşin. Gülün, eğlenin. Sohbet etmek, ruh sağlığınıza iyi gelecektir&#039;&#039; dedi.Yoga, tarihsel olarak Hindistan&#039;a dayanan ve bedensel, zihinsel ve ruhsal sağlığı birleştiren bir uygulamadır. Yoga, sadece bir egzersiz biçimi olmanın ötesine geçer, aynı zamanda zihinsel ve duygusal dengeyi sağlama, stresi azaltma ve içsel huzuru bulma yolunda bir araçtır.
Yoga, vücudun esnekliğini artırmada son derece etkili bir yöntemdir. Düzenli yoga yaparak, vücutta kasların uzaması sağlanır, eklemler daha hareketli hale gelir ve vücut daha hafif hissedilir. Yoga pozisyonları, kasları esnetmenin yanı sıra kasları güçlendirmeye de yardımcı olur. Kaslar güçlendikçe, kemikler ve eklemler de daha sağlıklı olur. Yoga özellikle sırt, bel ve boyun gibi bölgelerdeki gerilimi azaltmaya yardımcı olur.Bilgisayar başında uzun saatler geçirenler, sürekli telefona bakanlar ve hareketsiz oturanlar, zamanla duruş bozuklukları yaşayabilirler. Yoga; omuzlar, sırt, boyun bölgesindeki gerginliği çözen pozisyonlarla bu sorunları ortadan kaldırır.
Yoga, kasların doğru şekilde çalışmasını teşvik eder ve bedenin doğal yapısına uygun bir duruşu geliştirir. Düzenli yoga yapmak, sırt ağrılarını önlemeye yardımcı olur.
Yoga, bedeni toksinlerden arındırmak için mükemmel bir yöntemdir. Yoga pozisyonları, vücudun çeşitli organlarına baskı uygulayarak detoksifikasyonu teşvik eder. Derin nefes alma teknikleri, oksijenin vücutta daha verimli kullanılmasını sağlar, bu da organların daha iyi çalışmasına yardımcı olur.Yoga, sadece bedeni değil, aynı zamanda zihni de rahatlatır. Yoga pratiği sırasında yapılan derin nefes egzersizleri ve meditasyon teknikleri, vücuttaki stres hormonu olan kortizolü düşürür. 
Yoga, zihinsel sağlığı iyileştirmede etkili bir araçtır. Depresyon, kaygı ve stres gibi psikolojik durumları hafifletir. Özellikle mindfulness (farkındalık) pratiği, anın içinde kalmayı öğretir ve zihnin geçmişteki ya da gelecekteki kaygılardan uzaklaşmasını sağlar.
Yoga, vücudun dengesini geliştiren ve koordinasyon yeteneğini artıran bir uygulamadır. Birçok yoga pozisyonu, vücudun dengeyi sağlama yeteneğini artırır. Denge egzersizleri, bacakları, karın kaslarını ve omurgayı güçlendirir. Ayrıca, vücut farkındalığını artırarak kaslar ve eklemler arasındaki koordinasyonu geliştirir.Yoga, kalp sağlığını iyileştirebilir ve genel dolaşımı artırabilir. Yoga sırasında yapılan derin nefes teknikleri (pranayama) ile oksijen alımı artırılır ve kan dolaşımı hızlanır. Bu, hücrelerin daha verimli çalışmasını sağlar ve vücudun toksinlerden arınmasına yardımcı olur. Ayrıca, bazı yoga pozisyonları kalp hızını artırabilir, bu da kardiyovasküler sağlığı destekler. Düzenli yoga pratiği, yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları riskini azaltabilir.
Yoga, vücuttaki ağrıların yönetilmesinde önemli bir rol oynar. Özellikle sırt ve boyun ağrıları, yoga pratiğiyle azalabilir. Yoga, kasları esnetirken, aynı zamanda eklem hareketliliğini artırarak vücudun ağrılı bölgelerine rahatlama sağlar. Kasları güçlendirmek, kemik ve eklemlerin doğru çalışmasına yardımcı olur, bu da ağrıların azalmasına neden olabilir.
Yoga, uyku kalitesini artırmada oldukça etkilidir. Özellikle gece yatmadan önce yapılan yoga uygulamaları, sinir sistemini yatıştırır ve bedeni uykuya hazır hale getirir. Derin nefes almayı teşvik eden yoga pozisyonları, vücudun rahatlamasına yardımcı olur ve uykuya geçişi kolaylaştırır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ykwUPoTglECK2JMotglEtg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>105, yaşındaki, kadın, uzun, ömürlü, olmanın, sırrını, verdi:, Her, sabah, mutlaka, yapıyorum</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Elon Musk&amp;apos;ın yapay zekası Grok ücretsiz oldu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/elon-muskin-yapay-zekasi-grok-ucretsiz-oldu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/elon-muskin-yapay-zekasi-grok-ucretsiz-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Elon Musk&#039;ın sahibi olduğu X platformunun yapay zekası Grok ücretsiz oldu. Önceden yalnızca Premium aboneler tarafından kullanılabilen sohbet robotu, bazı sınırlamalar da olsa artık premium olmayan kullanıcılar tarafından da kullanılabiliyor.X yani eski adıyla Twitter&#039;ın sohbet robotu Grok&#039;u kullanmak için artık Premium hesaba sahip olmanıza gerek kalmadı.GROK NASIL ÜCRETSİZ KULLANILIR?Başlangıçta ödeme yapan abonelere özel olan özelliğin artık sınırlamalarla da olsa ücretsiz bir sürümü mevcut.Ücretsiz kullanıcılar her iki saatte bir yalnızca 10 mesaj gönderebiliyor ve hesapların en az yedi günlük olması gerekiyor.GROK NEDİR?xAI (Elon Musk liderliğindeki bir girişim) tarafından geliştirilen Grok, Musk&#039;ın daha geniş yapay zeka hedeflerinin bir parçası olarak geçen yıl piyasaya sürüldü.Yapay zeka, platform üzerinde gerçek zamanlı verileri derleyerek kullanıcılara sunmaktadır.Grok&#039;un artık daha erişilebilir olmasıyla birlikte, diğer sohbet robotlarıyla nasıl rekabet edeceğini ve kullanıcıların sınırlamalarına, veri kullanımına ve görüntü oluşturma yeteneğine nasıl tepki vereceği ise merak konusu.Ücretsiz erişim için yapılan bu hamlenin Grok&#039;u piyasayı domine eden ChatGPT&#039;ye karşı güçlü bir rakip olarak konumlandırıp konumlandıramayacağını ise zaman gösterecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/smPTKHWiO0WFIKOm0s08gw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Elon, Muskın, yapay, zekası, Grok, ücretsiz, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Geri sayım başladı: Tüm gezegenler buluşuyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/geri-sayim-basladi-tum-gezegenler-bulusuyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/geri-sayim-basladi-tum-gezegenler-bulusuyor</guid>
<description><![CDATA[ Ocak 2025’te, astronomi meraklılarını heyecanlandıracak inanılmaz bir gökyüzü olayı yaşanacak. Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün, gökyüzünde aynı anda dizilerek büyüleyici bir manzara sunacak. Peki gezegenler ne zaman hizalanacak, Türkiye&#039;den gözlemlenebilecek mi?Ocak 2025’te, gökyüzü meraklılarını büyüleyecek astronomik bir  olay gerçekleşecek: Altı gezegen, Venüs’ten Neptün’e kadar, aynı anda gece gökyüzünde hizalanarak eşsiz bir görsel şölen sunacak.Mars, Venüs, Jüpiter ve Satürn çıplak gözle rahatlıkla görülebilecek. Ancak daha uzak ve soluk gezegenler olan Uranüs ve Neptün’ü görmek için teleskop ya da yüksek güçlü bir dürbün kullanmanız gerekecek. En iyi gözlem zamanı, gün batımından hemen sonra olacak.Bu hizalanma sırasında kısa bir süre için Merkür de görülebilecek. Ancak Merkür, Satürn ve Neptün gün batımına yakın güneş ışığı tarafından gizlenebilir, bu yüzden tüm gezegenleri aynı anda görmek oldukça zor olacak. Mart ayına kadar bu üç gezegen Güneş’e daha da yaklaşarak görünürlüğünü kaybedecek.Geniş ufuk görüşüne sahip bir alan seçmek, tarlalar ya da kıyı şeritleri gibi açık bölgelerde bulunmak gözlem şansınızı artıracaktır. Şehir ışıklarından ve görüşü engelleyebilecek dağlar veya ormanlardan kaçınılması tavsiye ediliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ltv_xci12kmj7_LKEIZjJg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Geri, sayım, başladı:, Tüm, gezegenler, buluşuyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Whatsapp&amp;apos;a yeni özellik: &amp;quot;Sana yazmayı unuttum&amp;quot; bahanelerine son</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/whatsappa-yeni-oezellik-sana-yazmayi-unuttum-bahanelerine-son</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/whatsappa-yeni-oezellik-sana-yazmayi-unuttum-bahanelerine-son</guid>
<description><![CDATA[ WhatsApp, hatırlatıcı özelliğiyle kullanıcıların sık iletişim kurduğu kişilerden gelen mesajları yanıtlamayı unutmamasını sağlıyor. Test edilen algoritma, belirlediği kişilerin okunmamış mesajları için hatırlatıcı niteliğinde bir bildirim gönderiyor.WhatsApp, hatırlatıcı özelliğiyle birlikte kullanıcıların gelen mesajlara yanıt vermeyi unutmasını önlemeyi hedefliyor.
Buna göre kullanıcılar, sık etkileşimde bulundukları bir kişiden gelen mesajı okunmadan bıraktıklarında hatırlatıcı niteliğinde bir bildirim alacak.Bu kişilerin seçimi, kullanıcıların en sık etkileşimde bulunduğu kişilere öncelik veren dahili bir algoritma tarafından belirleniyor.
Bu özellik etkinleştirildikten sonra WhatsApp, özellikle kullanıcıların düzenli olarak etkileşimde bulunduğu kişilerden gelen okunmamış mesajlar için hatırlatıcılar gönderecek.Bu geliştirme, kullanıcıların diğer sohbetleri yanıtlamaya öncelik verseler bile en sık görüştükleri kişilerden gelen önemli mesajları gözden kaçırmamalarını sağlıyor.Hatırlatma bildirimi özelliği, Google Play Store&#039;dan Android için WhatsApp beta&#039;nın en son güncellemelerini yükleyen bazı beta test kullanıcıları tarafından kullanılabilir ve önümüzdeki günlerde daha da fazla kişiye sunulacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MyuO37bTkUC5NYti7h7fVA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Whatsappa, yeni, özellik:, Sana, yazmayı, unuttum, bahanelerine, son</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Doğum kontrol hapları kanser yapar mı? Harvardlı uzmanlardan şaşırtan yanıt</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dogum-kontrol-haplari-kanser-yapar-mi-harvardli-uzmanlardan-sasirtan-yanit</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dogum-kontrol-haplari-kanser-yapar-mi-harvardli-uzmanlardan-sasirtan-yanit</guid>
<description><![CDATA[ Doğum kontrol hapları, tüm dünyada güvenli ve etkili bir gebelik önleme yöntemi olarak kabul edilir. Ancak bilim dünyasında, doğum kontrol haplarının kadın sağlığı üzerindeki etkilerine dair pek çok tartışma bulunuyor. Harvardlı uzmanlar, uzun süreli doğum kontrol hapı kullanımının kanser riskini artırabileceğini öne sürdü.Doğum kontrol haplarının yan etkileri üzerine yapılan araştırmalarda genel olarak baş ağrısı, mide bulantısı, ruh hali değişiklikleri, cinsel isteksizlik ve kan pıhtılaşması gibi etkiler görüldü.
Birçok kadın, doğum kontrol hapı kullanırken ruh hali değişiklikleri veya depresyon gibi ruh sağlığı bozuklukları yaşayabiliyor. Ancak uzmanlar, bu tür psikolojik yan etkilerin her kadın için geçerli olmadığını belirtiyor.Doğum kontrol haplarının kadın sağlığı üzerindeki faydaları ve zararları, uzun yıllardır bilim insanları tarafından masaya yatırılıyor. Dünden bugüne birçok köklü üniversite, bu konuda geniş çaplı çalışmalarda bulundu.
Harvard Üniversitesi tarafından yapılan bir  araştırmada, doğum kontrol haplarının kardiyovasküler sağlık ve kanser riski üzerindeki uzun vadeli etkileri incelendi. Çalışma sonunda doğum kontrol haplarının kalp hastalıkları ve inme riskini artırabileceği belirlendi. Özellikle sigara içen kadınlar ve 35 yaş üstü kullanıcıların daha yüksek risk altında olduğu tespit edildi.Oxford Üniversitesi tarafından yürütülen bir meta-analizde ise doğum kontrol hapı kullanımı ile meme kanseri arasında zayıf bir ilişki olduğu görüldü. Ancak bu riskin, uzun vadeli kullanımla sınırlı olduğunun da altı çizildi. Ayrıca doğum kontrol haplarının endometriozis hastalığının tedavisinde ve yumurtalık kistlerinin önlenmesinde etkili olabileceği de keşfedildi.2016 yılında Stanford Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, doğum kontrol haplarının ruh hali, depresyon ve psikolojik etkileri üzerindeki rolünü gözlemledi. Araştırma, bazı kadınlarda doğum kontrol haplarının depresyon ve ruh hali değişikliklerine yol açabileceğini buldu. Ayrıca, yüksek hormon içeren doğum kontrol haplarının, kadınların duygusal durumlarını etkileyebileceği ve cinsel isteği olumsuz yönde değiştirebileceği de ifade edildi.Columbia Üniversitesi’nin 2018 yılında yaptığı araştırma ise doğum kontrol haplarının adet düzenlemelerini iyileştirerek, kadınların yaşam kalitesini artırabileceğini ortaya koydu.2014-2017 yılları arasında Yale Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, doğum kontrol haplarının endometriozis ve polikistik over sendromu (PCOS) gibi hastalıklar üzerindeki etkilerini inceledi. Araştırma, doğum kontrol haplarının endometriozisli kadınlarda ağrıları azalttığını ve hastalığın ilerlemesini engellediğini kanıtladı.Karolinska Enstitüsü’nün 2017’de yaptığı bir çalışma, doğum kontrol haplarının uzun süreli kullanımda rahim kanseri ve yumurtalık kanseri riskini azalttığını gözlemledi. 
McGill Üniversitesi’nin 2013 yılında yaptığı araştırmalar, doğum kontrol haplarının, özellikle androjen düzeylerini düzenleyerek ciltteki yağ üretimini azalttığını ortaya koydu.2015 yılında Vancouver Üniversitesi’nde yapılan araştırma, doğum kontrol haplarının sigara içen ve 35 yaş üzerindeki kadınlarda kan pıhtılaşma riskini artırabileceğini ve yüksek tansiyonun daha sık görüldüğünü buldu. Bununla birlikte, sağlıklı kadınlar için doğum kontrol haplarının kardiyovasküler sağlık üzerinde olumsuz etkilerinin düşük olduğu görüldü.Doğum kontrol haplarının genel sağlık üzerindeki etkileri hakkında pek çok kanıya varılsa da; uzmanlar, her kadının vücut yapısının farklı olduğunu ve bu nedenle doğum kontrol haplarının kullanımının kişisel sağlık durumu ve risk faktörlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wv_Xg7IhgUSzWdqH1fF0oA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Doğum, kontrol, hapları, kanser, yapar, mı, Harvardlı, uzmanlardan, şaşırtan, yanıt</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uyduların çarpışmasını önleyecek: Uzayda çığır açacak yöntem</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/uydularin-carpismasini-oenleyecek-uzayda-cigir-acacak-yoentem</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/uydularin-carpismasini-oenleyecek-uzayda-cigir-acacak-yoentem</guid>
<description><![CDATA[ Durham Üniversitesi, uyduların çarpışmasını önlemek için 5 milyon sterlinlik bir uzay araştırma merkezi kuruyor. Merkez, yörüngedeki aktif uyduların trafiğini iyileştirmeyi hedefliyor.Yeni bir uzay araştırma merkezi, uyduların birbirine çarpmasını nasıl önleyeceğine odaklanacak.
Durham Üniversitesi’nin 5 milyon sterlinlik projesi, daha iyi bir uydu trafiği yönetimi tasarlamak amacıyla bilim insanlarını ve politika yapıcıları bir araya getirecek.Merkezin kurucu direktörü Prof. James Osborn, bu çalışmanın önemini vurguladı.
Osborn, uzayın çok geniş olduğu ve bu nedenle nesnelerin birbirine çarpmayacağı varsayımına artık güvenilemeyeceğini belirtti.1960’larda dünya, yılda çok az sayıda yeni uydu fırlatıyordu.
Ancak Prof. Osborn, son yıllarda yeniden kullanılabilir roketlerin yaygınlaşmasıyla birlikte bu sayının hızla arttığını ifade etti.Şu anda yörüngede yaklaşık 10.000 aktif uydu bulunuyor.
Prof. Osborn, &quot;Hiç kimse onların herhangi bir anda tam olarak nerede olduğunu bilmiyor.&quot; dedi.
Osborn bu durumun olası çarpışmalara veya kazalara yol açabilecek bir sorun olduğunu belirtti.Kurulacak bu merkez, uyduların konumlarını izlemek için teknoloji geliştirilmesine yardımcı olmayı hedefliyor.
Uzay merkezi ekibi ayrıca uzaydaki nesnelerin yönetimi için yeni politikalar üzerinde çalışıyor ve bu politikaların uzay ajansları ve hükümetler tarafından benimsenmesini umuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rmql_dg00kanpquyQ7SFWw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Uyduların, çarpışmasını, önleyecek:, Uzayda, çığır, açacak, yöntem</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kahve içmek ömrü uzatıyor: Bilim insanları ortaya çıkardı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/kahve-icmek-oemru-uzatiyor-bilim-insanlari-ortaya-cikardi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/kahve-icmek-oemru-uzatiyor-bilim-insanlari-ortaya-cikardi</guid>
<description><![CDATA[ Portekiz&#039;deki Coimbra Üniversitesi&#039;ndeki araştırmacılar, kahvenin düzenli tüketiminin sağlıklı yaşam süresini uzatabileceğini gösteren 85 çalışmayı analiz etti. Araştırma, günde üç fincan kahvenin yaklaşık 1,84 yıl ömrü uzattığını ortaya koydu.Yeni bir araştırma, kahvenin birçok faydayı beraberinde getirebileceğine hatta daha uzun ve sağlıklı bir yaşam şansı sunabileceğine dair kanıtlar ortaya koydu.Portekiz&#039;deki Coimbra Üniversitesi&#039;nden bir ekip, Avrupa, Amerika, Avustralya ve Asya genelindeki katılımcıları içeren daha önceki 85 çalışmayı inceledi ve kahvenin ölüm oranları ve sağlık göstergeleriyle ilişkisini analiz etti.Genel olarak yapılan analiz, günde yaklaşık üç fincan kahve içmenin, ortalama bir insanın ömrüne ek olarak 1,84 yıl kazandırdığını ve düzenli kahve tüketiminin, ciddi hastalıklardan uzak geçirilen yaşam süresi olan “sağlıklı yaşam süresi” ile ilişkilendirildiğini ortaya koyuyor.
Coimbra Üniversitesi&#039;nden nörobilimci Rodrigo Cunha, &quot;Geleneksel klinik öneriler bazen kahvenin sağlıklı yaşlanmadaki rolünü göz ardı etti. İncelememiz, düzenli ve orta düzeyde kahve tüketiminin, yaşlandıkça doğal olarak yavaşlayan veya aksayan biyolojik mekanizmalara karşı koruyucu bir rol oynayabileceğini vurguluyor. Bu da çeşitli potansiyel sağlık sorunlarını ve eşlik eden hastalıkları tetikleyebilir.&quot; dedi.Bilim insanları yayımladıkları makalede, &quot;Düzenli kahve tüketimi, kas, kardiyovasküler, zihinsel ve bağışıklık sistemi fonksiyonlarının korunmasıyla ilişkili görünüyor. Ve yaşlıları etkileyen en yaygın hastalıklardan bazıları olan kardiyovasküler ve solunum hastalıkları, felç, bazı kanser türleri, diyabet, demans, majör depresyon veya kırılganlık gibi durumlarla ters bir ilişki sergiliyor.&quot; diye yazdı.
Araştırma, Ageing Research Reviews adlı dergide yayımlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xNQGVCs7bEebr5w-Usg_6A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Kahve, içmek, ömrü, uzatıyor:, Bilim, insanları, ortaya, çıkardı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mars ve Jüpiter arasında gizemli keşif: Güneş&amp;apos;e rağmen şaşırtıcı şekilde aktif!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/mars-ve-jupiter-arasinda-gizemli-kesif-gunese-ragmen-sasirtici-sekilde-aktif</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/mars-ve-jupiter-arasinda-gizemli-kesif-gunese-ragmen-sasirtici-sekilde-aktif</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, ana asteroit kuşağında buzlu bir gök cismi keşfederek Güneş Sistemi&#039;nin iç bölgelerindeki buz dağılımını anlamada önemli bir adım attı. Ana kuşak kuyruklu yıldızı olarak tanımlanan bu cisim, şaşırtıcı şekilde Güneş’in ısısına rağmen aktif kalıyor.Bilim insanları, ana asteroit kuşağında gizemli bir cisim keşfetti.
Bu cismin, Henry Hsieh (Gezegen Bilimi Enstitüsü), Scott Sheppard (Carnegie Bilim Enstitüsü) ve Audrey Thirouin (Lowell Gözlemevi) tarafından ana kuşak kuyruklu yıldızı olarak tanımlandığı açıklandı.
Ana kuşak kuyruklu yıldızlar, Mars ve Jüpiter arasındaki asteroit kuşağında bulunan buzlu cisimlerdir.Bu şaşırtıcı bir bulgudur çünkü buzlu cisimlerin genellikle Güneş Sistemi&#039;nin soğuk, dış bölgelerinde bulunması beklenir.
Bu kuyruklu yıldızlar, Güneş’in ısısının buzlarını buharlaştırmasıyla oluşan kuyruklar veya etrafında beliren bulanık bulutlar gibi karakteristik özellikler sergiler.
İlk ana kuşak kuyruklu yıldızlar, 2006 yılında Hsieh ve doktora danışmanı David Jewitt tarafından Hawaii Üniversitesi&#039;nde tanımlandı.Ana kuşak kuyruklu yıldızlar, Güneş Sistemi&#039;ndeki aktif asteroitler olarak bilinen daha geniş bir grup içinde yer alır.
Bu cisimler, kuyruklu yıldızlara benzeyen davranışlar sergiler, ancak Güneş Sistemi&#039;nin daha sıcak, iç bölgelerindeki asteroit benzeri yörüngelerde hareket eder.Aktif asteroitler, sadece buz buharlaşmasından kaynaklanan kuyruklu yıldız benzeri davranışları değil, aynı zamanda çarpışmalar ya da hızlı dönüşler sonucu oluşan toz bulutları ve kuyrukları da içerir.
Ana kuşak kuyruklu yıldızları ve aktif asteroitler nispeten nadir olsa da, gözlem tekniklerinin gelişmesiyle bilim insanları bunları daha sık tespit etmektedir.Hsieh ve ekibi, aktif asteroit 456P/PANSTARRS’ı Magellan Baade Teleskobu ve Lowell Keşif Teleskobu ile iki kez gözlemledi ve bu cismin 14. onaylanmış ana kuşak kuyruklu yıldızı olduğunu belirledi.
Hsieh, “Bu cisim, yalnızca bir kez bir etkinlik geçirerek aktif hale gelen bir asteroit değil, dış Güneş Sistemi’ndeki diğer kuyruklu yıldızlara benzeyen, doğuştan aktif ve buzlu bir gök cismidir.&quot; diye açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6zLtfsNHnkKuBualbhE0lw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Mars, Jüpiter, arasında, gizemli, keşif:, Güneşe, rağmen, şaşırtıcı, şekilde, aktif</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Düşündüğün kişi de seni düşünüyor mu?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dusundugun-kisi-de-seni-dusunuyor-mu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dusundugun-kisi-de-seni-dusunuyor-mu</guid>
<description><![CDATA[ İki kişi arasındaki düşüncelerin doğrudan iletilmesi veya birbirlerinin zihinlerini okuma yeteneği olarak tanımlanan &#039;&#039;telepati&#039;&#039;, her ne kadar milyonlarca kişinin inandığı bir fenomen olsa da, bilim dünyası tarafından kabul görmez. Ancak kimi zaman düşündüğünüz kişinin sizi tam o anda araması veya rüyanızda gördüğünüz birisiyle ertesi gün kalabalık bir sokakta karşılaşmanız, telepatiye ve enerji kavramlarına olan inancı artırabilir. Peki düşündüğümüz kişi de bizi düşünür mü? İşte yanıtı:Yakın ilişkilerde bulunan kişiler, birbirlerinin ruh hallerini veya düşüncelerini sezme eğiliminde olabilirler. Bu durum genellikle telepati ile değil, empati ve duygusal bağ gibi kavramlarla açıklanır. Empati, bir kişinin başkalarının duygusal durumlarını anlama ve onlara karşı duyarlılık gösterme yeteneğidir. Yakın ilişkilerde, insanlar zamanla birbirlerinin davranışlarını, yüz ifadelerini, ses tonlarını ve beden dillerini çok iyi bir şekilde okuyarak duygusal bir bağ kurabilirler. Bu durum, birbirlerinin ruh halini ve hatta bazen düşüncelerini bile sezebilecekmiş gibi hissettirebilir.
İki kişi, benzer bir durumu veya olayı yaşadığında, beyinlerinde benzer kimyasal ve elektriksel aktiviteler meydana gelir. Bu duruma &#039;&#039;psikolojik uyum&#039;&#039; demek daha doğrudur.Beynin elektriksel aktiviteleri, sinir hücreleri arasında kimyasal ve elektriksel iletimle gerçekleşir ancak bu iletişim, kişiden kişiye doğrudan düşüncelerin aktarılmasına olanak tanımaz. Bazı bilimsel araştırmalar, insanların birbirlerinin beyin aktivitelerini dolaylı yoldan okuma üzerine çalışmalar yapsa da, bu konuda yeterli oranda veriye henüz ulaşılamadı.
Zihinsel uyum ve bağlar, bilinçaltı seviyede gerçekleşen bir tür iletişim gibi algılanabilir. İnsanlar, birbirlerinin davranışlarını, düşünce tarzlarını veya niyetlerini bazen çok ince bir şekilde hissedebilirler.Telepati ile ilgili yapılan bazı bilimsel araştırmalar ve deneyler, doğrudan düşünce iletimi konusunda kesin bir sonuca varmamıştır. Örneğin, 20. yüzyılın ortalarında yapılan Zener kartı deneyleri, telepatiyi test etmeyi amaçlamıştı ancak bu deneyler, istatistiksel olarak rastgele sonuçlar gösterdi ve telepatik iletişimi kanıtlayamadı. Daha modern araştırmalarda da, telepatinin varlığını destekleyecek bir bulguya ulaşılamadı.Zener kartları, telepatiyi test etmek amacıyla 1930&#039;larda psikolog Joseph B. Rhine tarafından kullanılmıştır. Zener kartları, üzerinde farklı semboller (dönüşümlü kare, daire, üçgen, artı işareti, yıldız) bulunan 25 karttan oluşur. Bir kişi bir kartın sembolünü gizlice seçerken, diğer kişinin bu sembolü doğru tahmin etmesi beklenir. Rhine, bu tür deneyleri telepatiyi test etmek için yaptı ancak araştırma sonuçları çoğunlukla rastgele sonuçlar gösterdi ve telepatiyi bilimsel olarak doğrulayan bir bulguya ulaşılmadı.Bazı kuantum fizikçileri, kuantum dolanıklık gibi fenomenlerin, telepatik iletimi açıklamak için kullanılabileceğini öne sürer. Kuantum dolanıklık, iki parçacığın birbiriyle bağlantılı hale gelmesi ve bir parçacığın durumunun değiştirilmesinin diğerini anında etkilemesi anlamına gelir. Ancak bu fenomen, fiziksel nesneler arasındaki bir etkileşimi anlatır ve insan zihinleri arasındaki iletişimi açıklamak için doğrudan uygulanabilir değildir. Kuantum dolanıklık ve telepati arasındaki ilişki, henüz bilimsel olarak doğrulanmamıştır ve çoğu bilim insanı, bu tür bir bağlantının olabileceği konusunda oldukça şüphecidir.
Bazı nörolojik çalışmalar, beynin belirli dalga desenlerinin, insanların birbirleriyle etkileşimi sırasında senkronize olabileceğini ortaya koymuştur. Beyin dalgalarının senkronize olması, insanlar arasında daha derin bir anlayış ve empati yaratabilir. Bu tür çalışmalar, zihinsel durumlar ve sinirsel aktivitelerin birbiriyle nasıl etkileşebileceğini incelese de, genellikle telepatiyi kanıtlayan bulgulara rastlanmaz. Nörolojik etkileşimlerin, daha çok duygusal ve sosyal bağlarla ilişkili olduğu düşünülmektedir.Parapsikoloji; telepati, psikokinezi ve diğer psişik yetenekler gibi fenomenleri araştıran bir alandır. Ancak parapsikolojik araştırmalar genellikle bilimsel topluluklar tarafından kabul görmez. Parapsikolojik çalışmalarda telepatiye dair bazı pozitif sonuçlar olsa da, bu sonuçlar genellikle bilimsel standartlara göre doğrulanmaz.
Teknolojik gelişmeler, beyin-makine arayüzleri  gibi alanlarda, insanların beyninden gelen sinyalleri kullanarak makinelerle iletişim kurmalarını sağlamıştır. Bazı araştırmalar, insanların beyin dalgalarını okuyarak, sözlü iletişim veya hareket etme yeteneği gibi şeyler başarmayı mümkün kılar fakat bu durum, beyin sinyallerinin makinelerle paylaşılmasıyla ilgilidir ve insanların doğrudan zihinleriyle birbirleriyle iletişim kurmasını kapsamaz. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2rC5zUuySU-rLTDBanZMiw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Düşündüğün, kişi, seni, düşünüyor, mu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Musk’ın oğlu X’ten babasına mesaj: “Amerika’yı kurtar, Trump’a yardım et”</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/muskin-oglu-xten-babasina-mesaj-amerikayi-kurtar-trumpa-yardim-et</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/muskin-oglu-xten-babasina-mesaj-amerikayi-kurtar-trumpa-yardim-et</guid>
<description><![CDATA[ Milyarder Elon Musk’ın dört yaşındaki oğlu X Æ A-12 (kısaca X) babasına verdiği siyasi tavsiyeyle gündem oldu. “Amerika’yı kurtar, Trump’a yardım et!” diyen küçük X&#039;in , videosu kısa sürede milyonlarca kez izlendi.Tesla ve SpaceX&#039;in sahibi milyarder Elon Musk&#039;ın X paylaşımı gündem oldu.Dört yaşındaki X Æ A-12 kısaca &quot;X&quot; babasına, seçilmiş başkan Donald Trump tarafından verilen Devlet Verimliliği Dairesi başkanlığı görevinde ne yapması gerektiğini söyledi.
Babasına verdiği cevap hem sosyal medyada hem de siyasi çevrelerde büyük yankı uyandırdı.Toplam 12 çocuğu olan 53 yaşındaki milyarderin, paylaştığı videoda oğluna “Ne yapmalıyım?” diye soruyor. X ise “Amerika&#039;yı kurtar” cevabını veriyor. “Ve?” diye soran Musk&#039;a küçük X, “Trump&#039;a yardım et!” şeklinde yanıt veriyor. 
Milyarder Musk&#039;ın  “Bu çocuğun harika içgüdüleri var” notuyla paylaştığı gönderi kısa sürede gündem oldu.Küçük X, babasının iş hayatına eşlik etmeye devam ederken şimdiden dikkatleri üzerine çekmeye başladı.Elon Musk ve oğlu, geçtiğimiz hafta Senato Çoğunluk Lideri John Thune ile görüşmek üzere Kongre Binası’na birlikte geldi.Musk ve oğlu, Donald Trump’ın seçim zaferini kutlamak için düzenlenen Florida’nın Mar-a-Lago bölgesindeki kutlama organizasyonunda da dikkat çeken isimler arasındaydı.Elon Musk, farklı partnerlerinden toplam 12 çocuğa sahip. En küçük çocuğu X, Musk’ın Kanadalı müzisyen Grimes ile olan ilişkisinden dünyaya geldi.  Musk’ın aile hayatı zaman zaman karmaşık tartışmalara da sahne oluyor.Özellikle Musk’ın 20 yaşındaki kızı Vivian Jenna Wilson ile arasındaki gerilim dikkat çekiyor. Doğum adı Xavier olan Vivian, cinsiyet geçiş sürecini tamamladıktan sonra babasıyla mesafeli bir ilişki sürdürmeye başladı. Musk, kızını “komünist” olarak nitelendirirken, aralarındaki görüş ayrılıkları medyada geniş yer buldu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZLW8fNyVL0u9K9Fkhk47CA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Musk’ın, oğlu, X’ten, babasına, mesaj:, “Amerika’yı, kurtar, Trump’a, yardım, et”</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Google, kuantum çipini tanıttı: Bitcoin&amp;apos;in sonu mu geliyor?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/google-kuantum-cipini-tanitti-bitcoinin-sonu-mu-geliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/google-kuantum-cipini-tanitti-bitcoinin-sonu-mu-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Google, teknoloji dünyasını alt üst edeceğini iddia ettiği kuantum çipini tanıttı. Söz konusu çipin 10 septilyon yıllık işlemi 5 dakikaya indirdiği iddia edildi. Willow isimli çipin Bitcoin için bir tehdit olabileceği tartışmaları başladı.Google&#039;ın çatı kuruluşu Alphabet, teknoloji dünyasını alt üst edeceğini iddia ettiği kuantum çipi Willow&#039;u tanıttı.Willow&#039;un dünyanın en hızlı süper bilgisayarlarının 10 septilyon yıl sürede tamamlayabileceği bir problemi 5 dakikada çözdüğü iddia edildi.Google, Willow&#039;un önemli atılımlar içerdiğini ve büyük ölçekli bir kuantum bilgisayara giden yolu açtığını savundu.Söz konusu çip, parçacık fiziği ilkelerini kullanarak güçlü yeni bir bilgisayar türü oluşturma çabalarının son adımı oldu.Willow&#039;un büyük ölçüde deneysel bir cihaz olduğu belirten uzmanlar, güçlü bir kuantum bilgisayarının hala yıllar ve milyarlarca dolar uzakta olduğunu ifade ediliyor.Google&#039;ın çip hamlesinin kripto teknolojisi için tehdit olabileceğine yönelik endişeler ortaya çıktı.Geçmiş yıllarda kuantum hesaplama teknolojisinin Bitcoin ağı için risk oluşturabileceği iddia edilmişti.Söz konusu kuantum teknolojisinin Bitcoin&#039;in güçlü şifreleme modeli için tehlikeli olabileceği belirtiliyordu.Uzmanlara göre Bitcoin&#039;in şifreleme algoritmaları ECDSA ve SHA-256&#039;nın günümüzde aşılması oldukça zor ancak gelecekte ne olacağı bilinmiyor.Kuantum bilgisayarları, klasik bilgisayarlara göre daha hızlı işlem yapabiliyor. Ancak mevcut teknoloji ile Bitcoin ağının ele geçirilmesi mümkün görünmüyor.2010 yılında kuantum teknolojisinin risklerini dikkate alan Bitcoin’in geliştiricisi Satoshi Nakamoto, SHA-256 algoritmasının aşılması halinde Bitcoin&#039;in çatallanma aracılığıyla yeni bir şifreleme modeline geçiş yapabileceğini önermişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1n5JNphgHEummObCqjCIoA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Google, kuantum, çipini, tanıttı:, Bitcoinin, sonu, geliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Google 2024 yılının arama trendlerini duyurdu: Türkiye’de 2024 yılında en çok bunlar arandı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/google-2024-yilinin-arama-trendlerini-duyurdu-turkiyede-2024-yilinda-en-cok-bunlar-arandi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/google-2024-yilinin-arama-trendlerini-duyurdu-turkiyede-2024-yilinda-en-cok-bunlar-arandi</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en büyük arama motoru Google 2024 yılının en çok aranan kelimeleri listesini paylaştı. Türkiye’nin 2024 Yılının Arama Trendleri listelerinde EURO 2024 dikkat çekerken, tüm Türkiye’yi derinden etkileyen &quot;Narin Güran&quot; ile ilgili aramalar da listede yer aldı. Peki, Türkiye&#039;de başka en çok neler arandı?Google, 2024 yılı boyunca Türkiye’de en çok aranan kelimeleri ve konuları kategorilere ayırarak kamuoyuyla paylaştı. Yıl boyunca internet kullanıcılarının ilgi gösterdiği popüler başlıklar arasında pek çok sürpriz isim ve olay yer aldı. Türkiye’nin 2024 arama trendleri, “aramalar”, “isimler”, “kaybettiklerimiz”, “diziler”, “tarifler”, “şarkı sözleri” ve “oyuncular” başlıkları altında toplandı.2024 yılında Türkiye’de yılın arama trendlerine &quot;Euro 2024&quot;, &quot;Narin&quot;, &quot;Türkiye Maçı&quot;, &quot;Osimhen&quot; ve &quot;Olimpiyatlar&quot; damga vurdu.Türkiye’de 2024 yılı Google arama trendleri şöyle sıralandı:AramalarEuro 2024NarinTürkiye MaçıOsimhenOlimpiyatlarMaymun ÇiçeğiSeçim Sonuçlarıİstanbul İftar SaatiMerih DemiralTusaşOsimhenMerih DemiralFerdi KadıoğluMustafa SarıgülRafa SilvaKenan YıldızEylem TokMurat KurumSacha BoeyCenk TosunNarinMetin ArolatEfe DepremAydemir AkbaşTolga SavacıAhu TuğbaYusuf Kavaklıİkbal UzunerGülşah ÇomoğluKenan IşıkGaddarKızıl Goncalarİnci TaneleriHudutsuz SevdaŞahane HayatımDehaMahsun JBaharPrensBir Gece MasalıDubai Çikolatası TarifiPalamut TarifiSoğuk Kahve TarifiLaz Böreği TarifiJalapeno Turşusu TarifiElbasan Tava TarifiAltın Bilezik Tatlısı TarifiChurros TarifiBiryani TarifiGrip Düşmanı Tatlı TarifiLan Şarkı SözleriSana El Pençe Durmam Şarkı SözleriGemileri Yakarım Şarkı SözleriDilber Şarkı SözleriKömür Şarkı SözleriSen Nasıl Bir İnsansın Şarkı Sözlerilvbel c5 Sezen Aksu Şarkı SözleriNaçar Şarkı SözleriKufi Şarkı Sözleriİsyankar Şarkı SözleriHazar ErgüçlüGamze ÖzçelikKadir İnanırErdal BeşikçioğluDemet EvgarYılmaz ErdoğanUraz KaygılaroğluSettar TanrıöğenAli Burak Ceylan ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6sC9nKQmuUCZmP0rr74zWQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Google, 2024, yılının, arama, trendlerini, duyurdu:, Türkiye’de, 2024, yılında, çok, bunlar, arandı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Pansumanı ortadan kaldıracak buluş yolda! Türk bilim insanları &amp;quot;yara örtüsü&amp;quot;nü hazırlıyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/pansumani-ortadan-kaldiracak-bulus-yolda-turk-bilim-insanlari-yara-oertusunu-hazirliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/pansumani-ortadan-kaldiracak-bulus-yolda-turk-bilim-insanlari-yara-oertusunu-hazirliyor</guid>
<description><![CDATA[ Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Cansu Ülker Turan, ameliyat sonrası pansuman değişim ihtiyacını ortadan kaldırmaya olanak sağlayan &quot;yara örtüsü&quot; geliştiriyor. Proje, ameliyat sonrası yaranın iyileşme sürecinin uzaması sonucu oluşan komplikasyon ve enfeksiyon riskini ortadan kaldırmayı hedefliyor.Pansuman değişimini ortadan kaldıran &quot;yara örtüsü&quot; geliştiriliyor.Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Cansu Ülker Turan, yüksek lisans öğrencisi Betül Özer’in katkılarıyla ‘Kuersetin Yüklü Kitosan Nanopartikül İçeren Polivinil Alkol Esaslı Yara Örtüsü Üretimi’ başlıklı proje geliştirdi.Proje, ameliyat sonrası yaranın iyileşme sürecinin uzaması sonucu oluşan komplikasyon ve enfeksiyon riskini ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Geliştirme süreci devam eden ürün, ameliyat sonrası tek seferde uygulanıp, pansuman değişimi ihtiyacının ortadan kaldırılması hedefleniyor.Projeyle ilgili bilgi veren Dr. Cansu Ülker Turan, “Ameliyat yaralarının iyileşme süreci uzun olabiliyor. Özellikle diyabet hastalarında bu süreç daha da uzayabiliyor ve yaralar kronikleşebiliyor. Yara iyileşme sürecinin uzaması enfeksiyon riskini de beraberinde getirmektedir. Bu duruma çare olması ve geleneksel pansuman yöntemlerine alternatif olması açısından bu projeyi geliştirdik.&quot; bilgisini verdi.Turan, geleneksel pansuman yönteminde, pansumanın belirli aralıklarla kaldırılarak bir tedavi uygulanması gerektiğini de söyleyerek, &quot;Bu durum hem sağlık çalışanlarının hem de hasta yakınlarının iş yükünü arttırabilmekte, aynı zamanda ameliyattan sonraki süreçte hastanın yıpranmasına yol açmakta ya da pansumanın değiştirilmesi sırasında tekrar acı çekmelerine neden olmaktadır. Bu durumu önlemek için tek seferde uygulanabilecek ve yara üzerinde kontrollü bir şekilde uzayan periyotlarda kullanacağımız aktif bileşenin salımını gerçekleştirebilecek biyouyumlu bir yara örtüsünün elde edilmesini hedefledik.” diye konuştu.Araştırmanın içeriğini de anlatan Turan, “Kuersetin aktif bileşeninin, doğada yaygın olarak bulunan ve kabuklu canlıların kabuklarından izole edilen kitosan polimerinden toz parçacıkları elde edilerek, bu toz parçacıklarına entegre edilmesini planlanmakta ve kontrollü bir şekilde aktif bileşen salımı gerçekleştiren bir nano sistemin elde edilmesini amaçlanmaktadır. Sonrasında elde edilen bu nano sistemlerin biyouyumlu ve sentetik bir polimer olan polivinil alkolden elde edilecek filmlere dahil edilmesiyle yara üzerinde tedavi sağlayabilen bir yara örtüsünün tasarlanmasını hedefliyoruz.” dedi.Projenin TÜBİTAK tarafından desteklendiğini dile getiren Dr. Cansu Ülker Turan, “Projenin ilk aşaması kuersetin yüklü kitosan toz parçacıklarının elde edilmesi. Biz şu anda bu aşamayı gerçekleştirmekteyiz. Bu aşamada koşulları elde ettikten sonra elimize geçecek kitosan toz parçacıklarını polivinil alkol filmlerine dahil ederek yara örtümüzü oluşturacağız. Sonrasında yara örtümüzün uygulanabilirliğini test edeceğiz. Bunun için çeşitli antibakteriyel, antioksidan ve biyouyumluluk gibi testler gerçekleştireceğiz. Ayrıca elde edeceğimiz bu yara örtüsünün mekanik dayanımını da test etmek açısından ilgili analizleri gerçekleştirmeyi planlıyoruz” ifadelerini kullandı.Projenin hedefini de anlatan Dr. Öğr. Üyesi Cansu Ülker Turan, “Hasta ameliyathaneden çıkmadan önce yarasının bu ürünle kapatılması ve sonrasında içerisindeki aktif bileşenin kontrollü bir şekilde salımının gerçekleşmesi ve belirli bir süre içerisinde herhangi bir pansuman değişimi gerektirmeden ameliyathanede örtülmüş olan bu yara örtüsüyle tedavinin gerçekleşmesi ve yaranın iyileşmesini amaçlanmaktadır.” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oqZ08f0hXEe1ZjY_1XkHKA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Pansumanı, ortadan, kaldıracak, buluş, yolda, Türk, bilim, insanları, yara, örtüsünü, hazırlıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>En çok 40 yaş altı erkekleri hedef alıyor! Saniyeler içerisinde 2 milyona yakın beyin hücresini öldürüyor: Uzmanlar uyardı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/en-cok-40-yas-alti-erkekleri-hedef-aliyor-saniyeler-icerisinde-2-milyona-yakin-beyin-hucresini-oelduruyor-uzmanlar-uyardi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/en-cok-40-yas-alti-erkekleri-hedef-aliyor-saniyeler-icerisinde-2-milyona-yakin-beyin-hucresini-oelduruyor-uzmanlar-uyardi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, felç oranlarının 40 yaş altı erkekler arasında artış gösterdiğini belirterek uyardı. Uzmanlara göre bu artışın en büyük nedenleri arasında sağlıksız beslenme alışkanlıkları, aşırı alkol tüketimi ve stres yer alıyor.İngiliz Ulusal Sağlık Servisi verileri üzerinde yapılan analizlerde, 40 yaş altı erkeklerde felç geçirme oranının son yirmi yılda neredeyse dörtte bir oranında arttığı tespit edildi. Aynı yaştaki kadınlardaki artışın ise yalnızca yüzde bir oranında olduğu görüldü.Felç, beyne giden kan akışının kesilmesi sonucu ortaya çıkar ve beyin hücrelerinin ölmesine yol açar. Felcin en yaygın iki nedeni, beyne kan sağlayan damarların tıkanması (iskemik inme) ve bir kan damarının patlaması sonucu kanın beyne sızması (hemorajik inme) olarak sıralanıyor.Felç rehabilitasyon uzmanı Carolina Fransen, genç yaşlarda rastlanan felç vakalarının kötü beslenme, hareketsiz yaşam tarzı, sigara ve aşırı alkol tüketimi gibi faktörler nedeniyle ortaya çıktığını belirtti. Ayrıca, bu faktörlerin felce neden olan yüksek tansiyona da yol açtığını ifade etti.Güncel verilere göre son yıllarda alkol kullanım oranları da azalsa da, alkol kaynaklı hastalıklardan ölen erkeklerin sayısı son beş yılda üçte bir oranında arttı. Aşırı alkol tüketimi, kan damarlarının daralmasına ve pıhtılaşma riskinin artmasına zemin hazırlayabiliyor.İnme Derneği CEO’su Juliet Bouverie ise felç vakalarındaki artışın özellikle orta yaşlı bireyler arasında önemli bir sorun haline geldiğini vurguladı.Dr. David Hargroves, felç geçiren bir kişinin her dakika yaklaşık iki milyon beyin hücresi kaybettiğini ve erken teşhisin kritik önem taşıdığının altını çizdi.
Son 20 yılda tüm yaş gruplarında felç nedeniyle hastaneye yatışlar, yüzde 28 oranında artarak 87.069’dan 111.137’ye çıktı.Yüzde aniden meydana gelen sarkma (Özellikle ağız köşesi veya göz çevresinde)
Vücudun bir tarafında güçsüzlük ya da felç
Vücudun bir tarafındaki kollarda, bacaklarda veya ellerde ani güçsüzlük ya da hareket kaybı
Konuşmada zorluk ya da kelimeleri düzgün söyleyememeKişinin anlamakta zorlanması veya konuşma anlamının bozulması
Ciltte his kaybı, sıcaklık veya dokunma hissinin kaybolması (Özellikle vücudun bir tarafında)
Bir veya her iki gözde bulanık görme, çift görme ya da görme kaybı
Ani ve şiddetli baş ağrısıFelç belirtileri aniden ortaya çıkar ve hızlı müdahale edilmesi gerekir. Eğer bu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınırsa, felç önlenebilir. İnme (felç) geçiren bir kişi için zaman çok kritiktir, erken müdahale edilemezse kalıcı hasara yol açabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1nhj1uNyrEWC708Jm54mYg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>çok, yaş, altı, erkekleri, hedef, alıyor, Saniyeler, içerisinde, milyona, yakın, beyin, hücresini, öldürüyor:, Uzmanlar, uyardı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>PTT&amp;apos;den HGS açıklaması: Uygulamamıza yurt dışından izinsiz erişim gerçekleşti</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/pttden-hgs-aciklamasi-uygulamamiza-yurt-disindan-izinsiz-erisim-gerceklesti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/pttden-hgs-aciklamasi-uygulamamiza-yurt-disindan-izinsiz-erisim-gerceklesti</guid>
<description><![CDATA[ PTT, Hızlı Geçiş Sistemi&#039;nin (HGS) uygulamasından kullanıcılara küfürlü ve ilgisiz bildirimler gitmesiyle ilgili açıklama yaptı. HGS mobil uygulamasının mesaj servisine yurt dışından izinsiz bir erişim gerçekleştiği ifade edilen açıklamada gerekli teknik ve operasyonel önlemlerin uygulandığı belirtildi.Hızlı Geçiş Sistemi&#039;nin (HGS) uygulamasından kullanıcılara küfürlü ve ilgisiz bildirimler gitmesiyle ilgili PTT&#039;den açıklama geldi. PTT&#039;den yapılan açıklamada uygulamanın mesaj servisine yurt dışından izinsiz bir erişim gerçekleştiği belirtilirken olayın tespitiyle birlikte gerekli teknik ve operasyonel önlemler uygulandığı ifade edildi. Öte yandan herhangi bir veri kaybı ya da kullanıcı bilgilerinin ele geçmesi gibi bir durum yaşanmadığı kaydedildi. PTT&#039;den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: &quot;Akşam saatlerinde HGS mobil uygulamamızın mesaj servisine yurt dışından izinsiz bir erişim gerçekleşmiş ve bu kapsamda şirketimizle ilgili olmayan bildirimlerin bazı kullanıcılara iletildiği tespit edilmiştir.   Olayın tespitiyle birlikte güvenlik sistemlerimiz hızlıca devreye girmiş, gerekli teknik ve operasyonel önlemler uygulanmıştır.   Söz konusu izinsiz müdahale sırasında ise herhangi bir veri kaybı ya da kullanıcı bilgilerinin yetkisiz kişilerin eline geçmesi gibi bir durum yaşanmamıştır.  Ayrıca, yasal mercilerle iş birliği içinde hukuki süreç başlatılmıştır.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4wVzLA_DxEmUBJAQ1e-qYg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>PTTden, HGS, açıklaması:, Uygulamamıza, yurt, dışından, izinsiz, erişim, gerçekleşti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Google&amp;apos;dan güldüren Beşiktaş paylaşımı: &amp;quot;Ablacım Rafa Silva diyorum&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/googledan-gulduren-besiktas-paylasimi-ablacim-rafa-silva-diyorum</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/googledan-gulduren-besiktas-paylasimi-ablacim-rafa-silva-diyorum</guid>
<description><![CDATA[ Dünyaca ünlü arama motoru Google, X hesabından yaptığı paylaşımda tebessüm ettirdi. Sosyal medyada Beşiktaş&#039;ın futbolcusu Rafa Silva&#039;yla özdeşleşen akıma katılan Google, Türkiye&#039;de 2024&#039;ün en merak edilen isimlerinden birinin Rafa Silva olduğunu açıkladı.Google, 2024 yılı boyunca Türkiye&#039;de en çok yapılan arama sonuçlarını paylaşmaya başladı.Popüler arama motoru Beşiktaş&#039;ta forma giyen Rafa Silva ile özdeşleşmiş bir sosyal medya akımına dahil oldu.Google Türkiye&#039;nin resmi hesabından yapılan paylaşımda &quot;Bu yılın en merak edilen isimlerinden biri?&quot; sorusuna &quot;Ablacım Rafa Silva diyorum&quot; yanıtını verdi.
Sosyal medyada yapılan paylaşım kısa süre içerisinde kullanıcılar arasında dolaşıma girdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zqti_xT5pU6a668WnAk5bw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Googledan, güldüren, Beşiktaş, paylaşımı:, Ablacım, Rafa, Silva, diyorum</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kuantum bilgisayarında devrim</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/kuantum-bilgisayarinda-devrim</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/kuantum-bilgisayarinda-devrim</guid>
<description><![CDATA[ Teknoloji devi Google&#039;dan kuantum bilgisayarlar konusunda heyecan verici bir açıklama geldi. Şirket mühendisleri sıradan süper bilgisayarların &quot;milyarlarca yılda tamamlayacağı işlemleri&quot; saniyeler içinde yapan bu bilgisayarların güvenilirlik sorununu çözdüklerini iddia etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CwJA2vqXqkyRglNR8ZSEbQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 09:55:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Kuantum, bilgisayarında, devrim</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mars&amp;apos;ta yaşam izleri: Su, ısı, enerji bulunan 3 bin kilometre büyüklüğünde bölge keşfedildi!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/marsta-yasam-izleri-su-isi-enerji-bulunan-3-bin-kilometre-buyuklugunde-boelge-kesfedildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/marsta-yasam-izleri-su-isi-enerji-bulunan-3-bin-kilometre-buyuklugunde-boelge-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, Mars&#039;ta uzaylı yaşamın izlerini ararken önemli bir keşfe imza attı. Kızıl Gezegen’in kuzey yarımküresinde yer alan Acidalia Planitia bölgesinin yer altındaki koşullar, mikrobiyal yaşam için uygun ortamlar sunduğu tespit edildi. Bu bölge, aşırı sıcaklık, yüksek tuzluluk ve düşük oksijen seviyelerine rağmen yaşam barındırabilecek potansiyele sahip.Mars&#039;ta uzaylı yaşamının izlerini keşfetme arayışında önemli bir adım atıldı. Bilim insanları, Kızıl Gezegen&#039;in kuzey yarımküresindeki Acidalia Planitia bölgesinde, canlı organizmalar için yaşam koşullarına uygun 2 bin 900 kilometre genişliğinde bir ova keşfetti.
Bu bölge, özellikle bakteriyel yaşam için gerekli su, ısı ve enerjiye sahip olmasıyla dikkat çekiyor.Bilim insanları, Acidalia Planitia bölgesinin yer altındaki sıcaklık, su ve kimyasal enerji açısından, mikrobiyal yaşamın gelişmesi için uygun bir ortam sunduğunu belirledi. Bu bölge, Mars&#039;ın yüzeyinin zorlu koşullarının aksine, yaşam barındırabilecek potansiyel barındırıyor.Araştırmacılar, Acidalia Planitia&#039;nın yer altındaki potansiyel yaşam formlarının metanojenler, yani metan üreten ekstremofilik bakteriler olabileceğini düşünüyor.
Bu bakteriler, oksijen ve güneş ışığına ihtiyaç duymadan aşırı sıcaklıklar ve tuzlu sular gibi zorlu çevre koşullarında hayatta kalabiliyor.Ancak, bu keşfin daha da ilerletilmesi için Mars yüzeyinin birkaç mil altına inmek gerekiyor. Şu anki teknolojilerle bu derinliklere ulaşmak mümkün değil, ancak gelecekteki görevlerle bu engel aşılabilir.
Avrupa Uzay Ajansı&#039;nın 2028&#039;de başlatacağı Rosalind Franklin gezgini, Mars yüzeyine 2 metre derinliğe kadar sondaj yapabilecek.Mars atmosferindeki metan gazı tespiti, bilim dünyasında uzun süredir tartışılan bir konu. Acidalia Planitia’daki potansiyel yaşam formlarının keşfi, bu metan gazının biyolojik kaynaklı olabileceğine dair güçlü bir kanıt sunabilir. Bu durum, Mars’ın atmosferinin biyolojik süreçler sonucu metan ürettiğini doğrulayabilir.Bilim insanların göre, Mars’taki Acidalia Planitia bölgesinin keşfi, uzaylı yaşam arayışında dev bir adım olarak kabul ediliyor. Eğer bu bölgedeki mikrobiyal yaşam izleri doğrulanırsa, bu yalnızca Mars’ta yaşamın var olduğuna dair bir bulgu değil, aynı zamanda Kızıl Gezegen’in atmosferinde biyolojik olarak üretilen metan bulunduğunu kanıtlayan bir adım olacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ji9kk61fxkaA68Pqk2GGCQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Marsta, yaşam, izleri:, Su, ısı, enerji, bulunan, bin, kilometre, büyüklüğünde, bölge, keşfedildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Felç tedavisinde çığır açan teknoloji: Elektrik şoku ile yürüme mucizesi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/felc-tedavisinde-cigir-acan-teknoloji-elektrik-soku-ile-yurume-mucizesi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/felc-tedavisinde-cigir-acan-teknoloji-elektrik-soku-ile-yurume-mucizesi</guid>
<description><![CDATA[ Geliştirilen yeni teknoloji Derin Beyin Stimülasyonu  felçli hastalar için büyük bir umut kaynağı oldu. Yeni teknoloji omurilik yaralanması nedeniyle hareket kabiliyeti kısıtlanan hastaların yeniden yürümelerini sağladı. Bilim insanları, bu tedaviyi felç tedavisinde bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor.Geliştirilen yeni teknoloji sayesinde beyne uygulanan elektriksel uyarılar, kısmi felç nedeniyle hareket kabiliyeti kaybolan hastaların yeniden yürüyebilme yetisini geri kazandırdı. 
Derin beyin stimülasyonu teknolojisi tekerlekli sandalye kullanan felçli hastalar için büyük bir umut kaynağı oldu.
*stimülasyon: Herhangi bir uyarana karşı organizmaların verdiği tepki yani uyarılmaBeyne yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla uygulanan elektriksel uyarılar, omurilik yaralanması nedeniyle felç yaşayan hastalarda hareket kabiliyetini artırmayı başardı.
Bu tedavi yöntemi, geleneksel olarak Parkinson gibi hareket bozuklukları tedavisinde kullanılan bir yöntemdi, ancak şimdi felçli hastaların tedavisinde de başarılı sonuçlar veriyor.
Beyne uygulanan elektrik şokları, felçli hastaların bacak kaslarını kontrol etmelerini ve bağımsız bir şekilde yürümelerini sağlıyor.Bu yeni tedavi yöntemi, beyindeki lateral hipotalamus bölgesini hedef alıyor. Genellikle beslenme, motivasyon ve uyarılma ile ilişkilendirilen bu bölgenin hareket kontrolüyle de ilgili olduğu keşfedildi.
Bu bölgeyi uyararak, felçli hastaların kaslarını yeniden kontrol etmeleri ve yürüyebilmeleri sağlandı.2006 yılında kayak kazası sonucu omurilik yaralanması geçiren 54 yaşındaki Avusturyalı Wolfgang Jäger, yıllarca tekerlekli sandalye kullandı.
Ancak bu yeni tedaviye katıldıktan sonra büyük bir iyileşme gösterdi. Artık merdivenleri inip çıkabiliyor, mutfak dolaplarındaki eşyaları alabilmek için ayağa kalkabiliyor. Jäger, tedavinin kendisine yeni bir yaşam şansı sunduğunu belirtiyor.
&quot;Bu tedavi beni tamamen iyileştirmedi, hâlâ düzenli olarak tekerlekli sandalye kullanıyorum, ancak yürüyebilmek ve bağımsız hareket edebilmek büyük bir fark yarattı&quot; diyor.Bu tedavi, beyindeki sinir liflerinin yeniden düzenlenmesini sağlayarak motor fonksiyonlarda büyük iyileşmelere yol açtı. Lozan Üniversitesi Hastanesi’nden Profesör Jocelyne Bloch, tedavi sırasında hastaların hemen yürüme isteği hissettiklerini ve bu uyarılarla başlayan rehabilitasyon sürecinin altı ay sonunda önemli bir ilerleme sağladığını belirtti.Bu tedavi, sadece felçli hastaların iyileşmesine yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda omurilik yaralanmalarının tedavisinde de önemli bir yenilik sunuyor.
Ekip, tedavinin sinir liflerini yeniden yapılandırarak uzun vadeli iyileşmeye katkı sağladığını ve gelecekte felçli hastalar için daha geniş bir tedavi seçeneği olabileceğini ifade etti.
Araştırma, Nature Medicine dergisinde yayımlandı ve tedavinin gelecekteki felç rehabilitasyonunda devrim niteliğinde olabileceği öngörülüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9rYMDNjzWUSrLA8wLf3A5A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Felç, tedavisinde, çığır, açan, teknoloji:, Elektrik, şoku, ile, yürüme, mucizesi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ChatGPT&amp;apos;de ilginç hata: Bu ismi yazınca çöküyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/chatgptde-ilginc-hata-bu-ismi-yazinca-coekuyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/chatgptde-ilginc-hata-bu-ismi-yazinca-coekuyor</guid>
<description><![CDATA[ Bazı kullanıcılar ChatGPT üzerinde “David Mayer” ismi aratıldığında yapay zeka botunun çökmesine neden olduğunu keşfetti. Bu davranışın ardındaki gizem çözülmeye çalışılırken, geliştirici şirket OpenAI ise henüz bir açıklama yapmadı. Hatanın veri koruma yasalarıyla ilişkili olabileceği düşünülüyor.Popüler yapay zeka sohbet robotu ChatGPT&#039;de ilginç bir hata keşfedildi.
ChatGPT, &quot;David Mayer&quot; ismiyle ilgli soru sorulduğunda cevap vermeyi reddediyor.
Bunu yapmasını istemek  anında çökmesine neden oluyor.
Bazı komplo teorileri ortaya atıldı ancak bu garip davranışın temelinde daha sıradan bir neden olabilir.Geçtiğimiz hafta sonu, ismin sohbet robotu için zehir olduğu söylentisi hızla yayıldı ve giderek daha fazla insan hizmeti yalnızca ismi kabul etmesi için yeni yollar denedi.
Ancak ChatGPT, ismin hecelenmesine rağmen &quot;Bir yanıt üretemiyorum&quot; cevabını vererek çöktü.
Bazı kullanıcılar David Mayer&#039;in Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) yasası kapsamında talepte bulunmuş olabileceğini belirtti. 
Bu veri koruma yasası, insanların Google gibi teknoloji şirketlerinden isimlerini ve bilgilerini internetten kaldırmalarını talep etmelerine olanak tanıyor.
Ancak isim, herhangi bir büyük arama motorunda veya ChatGPT&#039;nin ana rakiplerinden herhangi birinde kısıtlanmış görünmüyor.Ancak bir defaya mahsus bir merak olarak başlayan bu süreç, ChatGPT&#039;nin adını veremediği tek kişinin David Mayer olmadığını keşfeden insanların ortaya çıkmasıyla kısa sürede gelişti.
Ayrıca Brian Hood, Jonathan Turley, Jonathan Zittrain, David Faber ve Guido Scorza gibi isimlerin de yapay zekayı çökerttiği tespit edildi.
OpenAI ise yapay zeka sohbet botunun neden çöktüğüne ilişkin bir açıklama yapmadı.OpenAI kısa bir süre önce 6,6 milyar dolar fon sağlayarak şirkete 157 milyar dolar değer biçti ve onu dünyanın en değerli yapay zeka odaklı şirketi haline getirdi.
Bu başarı büyük ölçüde Kasım 2022&#039;de piyasaya sürüldüğünde tarihte en çok indirilen uygulama haline gelen ChatGPT&#039;nin başarısından kaynaklanıyor.
Pazartesi günü Financial Times&#039;ta yer alan bir habere göre şirket şu anda yapay zeka platformlarına reklam eklemeyi planlıyor ve bu da 250 milyon ChatGPT kullanıcısından ücretli aboneliklerin ötesinde para kazanmasına olanak tanıyacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GZO72xhN0ESbVKWeYLRpug.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>ChatGPTde, ilginç, hata:, ismi, yazınca, çöküyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;nın su borusu patladı: Veriler tehlikede mi?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasanin-su-borusu-patladi-veriler-tehlikede-mi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasanin-su-borusu-patladi-veriler-tehlikede-mi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, patlayan bir su borusu nedeniyle NASA&#039;nın Güneş Dinamikleri Gözlemevi (SDO) ve IRIS uzay aracı tarafından toplanan verilerin çoğunu bir süre işleyemeyecek.NASA&#039;nın SDO Ortak Bilim Operasyon Merkezi&#039;ne (JSOC) ev sahipliği yapan bir sunucu odasında 10 santimetrelik bir soğutma suyu hattı olan boru patladı.JSOC ekip üyeleri yaptıkları açıklamada, “Bu durum binada büyük bir su baskınına ve Helioseismic and Magnetic Imager (HMI) ve Atmospheric Imaging Array (AIA) cihazları ile IRIS uzay aracından gelen verileri işleyen ve dağıtan makinelerin bulunduğu laboratuvarda büyük çaplı hasara yol açtı.&quot; dedi.Ayrıca ekip, “Bu noktada, hasarı değerlendirmenin, ekipmanı onarmanın ve kurtarmayı tamamlamanın ne kadar süreceği belli değil. Hasarın çok büyük olduğunu ve tamirin 2025 yılına kadar tamamlanamayacağını biliyoruz.&quot; diye ekledi.IRIS (Interface Region Imaging Spectrograph) güneşi inceleyen sonda Haziran 2013&#039;te Dünya yörüngesine fırlatıldı.
SDO 2010 yılından bu yana yıldızımızı gözlemliyor ve bilim insanlarının güneş aktivitesinin Dünya&#039;daki yaşamı nasıl etkilediğini daha iyi anlamalarına yardımcı oluyor.Sunucu odasını su basmasının ardından SDO ve IRIS&#039;in eski çalışmalarının veya verilerinin etkilenmediği kaydedildi. 
JSOC ekibi yaptığı son açıklamada, &quot;Veri toplama nominal olarak devam ediyor ve şu anda yeni veya geçmiş veri kaybı beklenmiyor. Ancak, veri toplama ve dağıtım sistemi şu anda yeni verileri işleyemiyor. Bu nedenle bu verilerin tesliminde önemli bir gecikme olacak.” ifadelerini kullandı.
*Bu haberdeki görüntüler yapay zeka yardımıyla oluşturulmuştur. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wDEasiuGEEmJKR9rDOeCsw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASAnın, borusu, patladı:, Veriler, tehlikede, mi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dinozorların şaşırtıcı evrimi ortaya çıktı: Büyüdükçe küçülmüş</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dinozorlarin-sasirtici-evrimi-ortaya-cikti-buyudukce-kuculmus</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dinozorlarin-sasirtici-evrimi-ortaya-cikti-buyudukce-kuculmus</guid>
<description><![CDATA[ Çinli ve ABD&#039;li bilim insanlarının çalışması, boynuzlu dinozorların evrim sürecinde büyüyüp güçlenirken zeka, işitme ve koku alma yetilerinde düşüş yaşadığını ortaya koydu. Araştırma, ceratopsianların hayatta kalma stratejilerindeki değişimlere ışık tutuyor.Çinli ve ABD&#039;li bilim insanları arasında yapılan ortak bir çalışma, boynuzlu dinozorların 100 milyon yıl içinde daha büyük boyutlara evrilirken zeka, işitme ve koku alma duyularında bir düşüş yaşadıklarını ortaya koydu.
Geçtiğimiz günlerde Paleobiology dergisinde yayınlanan araştırma, Wuhan&#039;daki Çin Yerbilimleri Üniversitesi&#039;ne (CUG) bağlı bilim insanları tarafından yürütüldü.Boynuzlu dinozorlar veya ceratopsianlar, Jura ve Kretase dönemlerinde yaşamış bir grup otçul dinozordur.
İlk ceratopsianlar bir ila iki metre uzunluğunda küçük, iki ayaklı dinozorlardı.
Milyonlarca yıl içinde, dokuz metreye kadar büyüyen triceratops gibi dört ayaklı devasa türlere dönüştüler.Bu büyümeye eşlik eden fiziksel ve nörolojik değişiklikler paleontologları uzun süredir şaşırtıyor.
Bilim insanları, erken dönem ceratopsian dinozorların kafatası boşluklarının morfolojisini inceleyerek bu eski canlıların davranışlarına ışık tuttu.Araştırma ekibi, reçine gibi malzemeler kullanarak kafatası boşluğunun fiziksel bir kalıbını oluşturmanın geleneksel yöntemi yerine, dinozor kafataslarını taramak ve kafatası boşluklarının modellerini dijital olarak yeniden yapılandırmak için bilgisayarlı tomografi kullandı.
Geç Jurasik Yinlong ve Erken Kretase Liaoceratops ve Psittacosaurus da dahil olmak üzere üç erken ayrışan ceratopsianın kafatası yapılarını ayrıntılı olarak analiz ettiler.Bilim insanları, erken dönem ceratopsianların daha sonraki büyük muadillerine göre daha keskin işitme ve koku alma duyularına sahip oldukları sonucunu çıkardılar.
Ayrıca araştırmacılar erken dönem boynuzlu dinozorların, günümüz sürüngenlerinin çoğundan bile daha yüksek, nispeten büyük beyin hacimlerine sahip olduklarını ortaya koydu.CUG&#039;da doçent olan Han Fenglu daha küçük ceratopsianların yırtıcılardan kaçmak için keskin duyulara güvendiğini, önemli vücut kütlesi ve savunma amaçlı kemikli boynuzlarla donatılmış daha büyük türlerin ise hayatta kalmak için muhtemelen duyusal keskinliğe daha az bağlı olduğunu açıkladı.
Han, çalışmanın ayrıca biyolojik evrimin daha geniş ilkelerine ilişkin değerli bilgiler sunduğunu da sözlerine ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BavcF0vuC0CDM18PeyL-1w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dinozorların, şaşırtıcı, evrimi, ortaya, çıktı:, Büyüdükçe, küçülmüş</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Teknoloji şirketleri nükleere yöneliyor: Meta, nükleer enerji geliştiricileri arıyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/teknoloji-sirketleri-nukleere-yoeneliyor-meta-nukleer-enerji-gelistiricileri-ariyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/teknoloji-sirketleri-nukleere-yoeneliyor-meta-nukleer-enerji-gelistiricileri-ariyor</guid>
<description><![CDATA[ Facebook, Instagram ve WhatsApp&#039;ın sahibi Meta, yapay zeka ve sürdürülebilirlik hedefleri kapsamında, 2030&#039;ların başında devreye girecek sistemler için nükleer enerji geliştiricileri aradığını bildirdi.Meta&#039;dan yapılan açıklamada, hem şirketin veri merkezlerini hem de bunların etraflarındaki toplulukları çalıştıran elektrik şebekelerinin büyüme ihtiyaçlarını desteklemek için nükleer enerjinin önemine işaret edildi.  Elektrik şebekeleri büyüyen enerji ihtiyaçlarını karşılamak üzere genişlerken, temiz enerjinin geliştirilmesini desteklemenin bir öncelik olmaya devam etmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, &quot;Meta&#039;da, nükleer enerjinin daha temiz, daha güvenilir ve çeşitlendirilmiş bir elektrik şebekesine geçişte önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.&quot; ifadesine yer verildi.  Açıklamada, bu nedenle yapay zeka ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaya yardımcı olması için nükleer enerji geliştiricilerini belirlemek üzere bir teklif talebi yayımlanacağı belirtildi.  Amacın, 2030&#039;ların başından itibaren teslim edilmek üzere ABD&#039;de 1-4 gigawatt yeni nükleer üretim kapasitesi eklemek olduğunun altı çizilen açıklamada, yeni nükleer jeneratörlerin geliştirilmesini hızlandırmak, ölçeklendirme yoluyla maliyet azaltmak ve endüstrinin karbonsuzlaşmasını ilerletirken Meta&#039;nın enerji ihtiyaçlarını desteklemek için geliştiriciler arandığı aktarıldı.  Açıklamada, bu santrallere izin verecek, tasarlayacak, mühendislik yapacak, finanse edecek, inşa edecek ve işletecek ortaklarla çalışmanın, nükleer teknolojiyi hızlandırmak için gerekli uzun vadeli görüşü sağlayacağına inanıldığı kaydedildi.  TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ NÜKLEERE YÖNELİYOR  Meta&#039;nın nükleer enerji geliştiricileri aradığını duyurması, veri merkezlerinden gelen artan enerji talebini karşılamak için nükleere yönelen şirketlere yeni bir örnek oldu.  Microsoft eylül ayında, Three Mile Island enerji santralinde operasyonları tekrar başlatmak için anlaşma imzalamıştı.  Ekim ayında Google, küçük modüler reaktör (SMR) geliştiricisi Kairos Power&#039;dan güç satın alacağını duyurmuştu.  Aynı ay Amazon, karbonsuz enerjiye geçiş planının bir parçası olarak SMR anlaşmaları yapmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6L8ITHyhpUuhqYpM3blQbw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Teknoloji, şirketleri, nükleere, yöneliyor:, Meta, nükleer, enerji, geliştiricileri, arıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA, Dünya&amp;apos;da ve uzayda yapay zeka teknolojilerinden nasıl yararlanıyor?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-dunyada-ve-uzayda-yapay-zeka-teknolojilerinden-nasil-yararlaniyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-dunyada-ve-uzayda-yapay-zeka-teknolojilerinden-nasil-yararlaniyor</guid>
<description><![CDATA[ NASA’nın Yapay Zeka Direktörü David Salvagnini, yapay zeka teknolojilerinin NASA’nın bilimsel keşiflerdeki, otonom sistemlerdeki ve uzay görevlerindeki rolünü anlattı. Yapay zeka, gezegen keşiflerinden enkaz tespitine, iletişimden otonom sistemlere kadar NASA’nın çalışmalarında devrim yaratıyor.NASA’nın Yapay Zeka Direktörü David Salvagnini, NASA’nın çalışmalarında yapay zeka teknolojilerinin nasıl şekillendirici bir rol oynadığına dair açıklamalarda bulundu.
NASA, onlarca yıldır yapay zeka teknolojisini hem Dünya’da hem de uzayda çalışmalarını desteklemek ve optimize etmek için kullanıyor.
Yapay zeka, astronotlar için görevlerin planlanması ve zamanlanmasından uydu veri setlerinin analizine, anormalliklerin teşhis ve tespit edilmesinden otonom sistemlerin geliştirilmesine kadar çok çeşitli alanlarda uygulanıyor.Yapay zeka araçlarının kullanımı, NASA’nın çalışmalarına karar alma süreçlerini hızlandırma, kaynak tasarrufu sağlama ve iş gücü verimliliğini artırma gibi dönüştürücü avantajlar sunuyor.David Salvagnini, NASA’nın yapay zeka ve makine öğrenimini birçok alanda aktif olarak kullandığını belirtti.
Özellikle bu teknolojiler, güneş sistemimizdeki veya uzak güneş sistemlerindeki nesnelerin keşfinde bilimsel çalışmalara destek sağlamak için kullanılıyor.
Örneğin, ExoMiner adlı bir teknoloji, makine öğrenimi ile eğitilmiş yapay zekayı kullanarak ötegezegenleri ve uzak güneş sistemlerini tanımlıyor.
Bu sistem, 15 yıl öncesine kadar toplanan verilerle eğitilerek daha önce keşfedilmemiş nesneleri tanımlayabildi.Bir diğer önemli kullanım alanı ise otonomi.
Örneğin, Mars Perseverance Gezgini, Mars yüzeyinde güvenli bir şekilde hareket edebilmek, engellerden veya tehlikelerden kaçınmak ve Dünya ile iletişimdeki potansiyel gecikmelere rağmen işlevini yerine getirmek zorunda.
Günümüzdeki otonom araçlarda görülenlere benzer şekilde, gezgin üzerindeki yapay zeka sistemi çevresel koşulları işleyip kararlar alarak aracın nasıl hareket etmesi gerektiğini belirliyor.NASA ayrıca IBM ile iş birliği yaparak hava ve iklimle ilgili çeşitli kullanım alanları için Prithvi adında bir yapay zeka hava-iklim temel modeli geliştirdi.
Bu model, kısa vadeli hava tahminlerinden uzun vadeli iklim projeksiyonlarına kadar birçok zorluğun üstesinden gelmek için esnek ve ölçeklenebilir bir yol sunuyor.Salvagnini, yapay zekanın NASA’nın gelecekteki görevlerinde daha uyumlu ve otonom sistemler geliştirmede kritik bir rol oynayacağını ifade etti.
Örneğin, yapay zeka, yörüngedeki uzay çöpü tespitinden bu çöpün temizlenmesine yönelik sistemlerin geliştirilmesine kadar geniş bir yelpazede kullanılacak.
NASA, uzay sürdürülebilirliğini ölçmek ve değerlendirmek için bir Uzay Sürdürülebilirliği Stratejisi yayımladı ve yapay zeka bu süreçte önemli bir yer tutuyor.
Ayrıca yapay zeka, iletişim sistemlerini optimize etmede de etkili olacak. Uzayda, birden fazla iletişim ağıyla daha karmaşık ihtiyaçlar ortaya çıktığında yapay zeka, en uygun iletişim yolunu seçerek veri iletiminin güvenilirliğini artırabilecek.Ayrıca, NASA insanlı uzay uçuşlarını da uzun vadede yapay zeka ile desteklemeyi planlıyor.
Örneğin, tıbbi acil durumlarla başa çıkmak için yapay zeka destekli teşhis ve tedavi önerileri sağlayan teknolojiler geliştiriliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6RsAZ4w55k-PlQWQ-kctMw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, Dünyada, uzayda, yapay, zeka, teknolojilerinden, nasıl, yararlanıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzaydan gelen gizemli sinyallerin kaynağı ortaya çıktı!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/uzaydan-gelen-gizemli-sinyallerin-kaynagi-ortaya-cikti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/uzaydan-gelen-gizemli-sinyallerin-kaynagi-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Avustralyalı bilim insanları, üç yıl önce keşfettikleri tekrarlayan radyo sinyallerinin kaynağını belirledi. Beklentilerin aksine uzaylılar değil, yıldızlar arası dans eden bir çift sistem bu sinyallerin ardındaki gizem olabilir.2021&#039;de Avustralyalı lisans öğrencisi Tyrone O&#039;Doherty, her 18 dakikada bir tekrarlanan alışılmadık bir radyo dalgası tespit etti.
Bu keşif, kabul edilen pulsar teorilerine meydan okudu çünkü hiçbir pulsar bu kadar yavaş sinyal göndermiyordu.O dönemde sinyalin kaynağı hakkında spekülasyonlar yayıldı. Ancak O&#039;Doherty&#039;nin danışmanı Natasha Hurley, doğal bir açıklamanın daha olası olduğunu belirtti. Yine de gizem sürdü.Hurley ve ekibi, yeni bir radyo dalgası sinyali keşfetti. Her 2,9 saatte bir tekrarlanan bu sinyal, bir kırmızı cüce yıldızdan geldiği tespit edilen en yavaş radyo atımı oldu. Ancak sıra dışı bir durum daha vardı: Sinyaller, yıldızla ikili yörüngede olan başka bir cisimle bağlantılıydı.Hurley, “Sinyalin kaynağı büyük ihtimalle beyaz bir cüce. Bu da Güneş benzeri yıldızların yaşam döngüsünün son aşaması” diyerek durumu açıkladı. Araştırmacılar, bu yıldızların birbirine çarpan yıldız rüzgarlarının manyetik alanları etkileyerek radyo sinyalleri ürettiğini düşünüyor.   GELECEK PLANLARI 
Bilim insanları, daha fazla örnek bulunması halinde bu tür radyo sinyallerini açıklayabilecek kapsamlı bir model geliştirmeyi hedefliyor. Hurley, “Uzun süreli radyo atımları üretebilen farklı sistem türleri olabilir,” diyerek araştırmaların süreceğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jPnMTs2_kEaSdsoyFvMFMA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Uzaydan, gelen, gizemli, sinyallerin, kaynağı, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Japonya, son 126 yılın en sıcak sonbaharını yaşadı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/japonya-son-126-yilin-en-sicak-sonbaharini-yasadi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/japonya-son-126-yilin-en-sicak-sonbaharini-yasadi</guid>
<description><![CDATA[ Japonya Meteoroloji Ajansı, son 126 yılın en sıcak sonbaharını yaşadıklarını açıkladı. Sıcaklıkların normalden 1,97 derece daha yüksek olduğu, ve bu durumun sonbahar yapraklarının renk değiştirme dönemini Aralık ayına sarkıttığı kaydedildi.Japonya, 126 yıl önce kayıtların başlamasından bu yana en sıcak sonbaharını yaşadı.Ülkenin popüler mevsimlik yaprak gösterilerinin Aralık ayına sarktığı kaydedildi.&quot;EN SICAK SONBAHAR OLDU&quot;Japonya Meteoroloji Ajansı yaptığı açıklamada &quot;Bu yıl normalden 1,97 santigrat derece daha yüksekti... Bu da istatistiklerin başladığı 1898 yılından bu yana en sıcak sonbahar oldu&quot; dedi. Eylül ve Kasım ayları arasında sıcaklık Tokyo&#039;da normalden 2,4 santigrat derece daha yüksek, merkez şehir Nagoya&#039;da 2,9 ve kuzey Sapporo şehrinde 1,2 derece daha sıcaktı.  Hava durumu, turistlerin canlı kırmızı ve sarıya dönüşen yaprakları görmek için akın ettiği sonbahar sezonunun gecikmesine neden oldu.EN SICAK YAZINI DA YAŞAMIŞTIBilim insanlarının iklim değişikliğinden kaynaklandığını söylediği aşırı sıcak dalgalarının dünyanın pek çok bölgesini etkisi altına almasıyla Japonya bu yıl kayıtlara geçen en sıcak yazını da yaşadı. Fuji Dağı&#039;nın ünlü kar örtüsü bu yıl kaydedilen en uzun süre boyunca yoktu ve Ekim ayı başındaki ortalamaya kıyasla Kasım ayı başına kadar görünmedi.  İklim bilimciler 2024&#039;ün dünya genelinde neredeyse kesin olarak kayıtlara geçen en sıcak yıl olduğunu tahmin ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5nni-cQyJ0C8aqniDgMNAw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Japonya, son, 126, yılın, sıcak, sonbaharını, yaşadı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Elon Musk&amp;apos;ın 100 milyar dolarlık maaşı reddedildi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/elon-muskin-100-milyar-dolarlik-maasi-reddedildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/elon-muskin-100-milyar-dolarlik-maasi-reddedildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’li yargıç Kathaleen McCormick, Tesla CEO’su Elon Musk’ın 100 milyar dolarlık maaş paketini iptal kararını yineledi. Musk&#039;ın bu gelişmelerin ardından şirketini Texas’a taşımayı planladığı kaydedildi.Delaware Mahkemesi Yargıcı Kathaleen McCormick, Tesla&#039;nın yıllık hissedarlar toplantısındaki oylamada kabul edilmesine rağmen, Musk&#039;ın maaş paketinin iptali yönündeki kararını yineledi.
McCormick, ocak ayında &quot;akılalmaz bir meblağ&quot; olduğu ve &quot;şirketin yönetim kurulu tarafından adil olmayan bir şekilde belirlendiği&quot; gerekçesiyle Musk&#039;ın yaklaşık 56 milyar dolar değerindeki maaş paketinin iptal edilmesinin önünü açmıştı.Konuya ilişkin X hesabından paylaşımda bulunan Musk, &quot;Şirketinizi asla Delaware eyaletinde kurmayın&quot; ifadesini kullanmış, daha sonra da şirketi Texas eyaletine taşıma planını duyurmuştu.Haziran ayında Tesla hissedarları, Musk&#039;ın iptal edilen milyarlarca dolarlık maaş paketi ile şirketin Texas&#039;a taşınmasına dair tekliflerin lehinde oy kullanmıştı.Maaş paketini destekleyen oyların, mahkeme kararını geçersiz kılmasa da kararın yeniden değerlendirilmesi için Musk&#039;a avantaj sağlayacağı belirtilmişti.Bu yılın başlarında yaklaşık 56 milyar dolar olan ödeme paketinin değeri, ABD&#039;de başkanlık seçimlerinin ardından Tesla&#039;nın hisselerinde yaşanan hızlı yükselişle 100 milyar doları aştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MsKpYKJ3SEawU4cmFkS3KQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Elon, Muskın, 100, milyar, dolarlık, maaşı, reddedildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünya atmosferine çarpan asteroit panik yarattı: Yetkililer alarma geçti</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dunya-atmosferine-carpan-asteroit-panik-yaratti-yetkililer-alarma-gecti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dunya-atmosferine-carpan-asteroit-panik-yaratti-yetkililer-alarma-gecti</guid>
<description><![CDATA[ COWECP5 adı verilen bir asteroit, Dünya&#039;nın atmosferine girerek alev topuna dönüştü ve çarpma anı Yakutistan&#039;da endişeye sebep oldu. NASA tarafından çarpışmadan yedi saat önce tespit edilen göktaşı, atmosferde yanarak yok oldu. Yetkililerin alarma geçtiği olayda herhangi bir hasar ya da can kaybı rapor edilmedi.Sibirya üzerinde Dünya&#039;nın atmosferine giren bir asteroidin çarpma anı, inanılmaz görüntülerle kaydedildi.
COWECP5 adı verilen göktaşı, NASA&#039;nın asteroid tespit sistemi tarafından uyarı verildikten saatler sonra, gece gökyüzünde belirdi.Yerel halk, sosyal medyada, göktaşının gece gökyüzünde hızla hareket ettiği, ardından alev topuna dönüştüğü ve yok olmadan önce etkileyici bir şekilde patladığı anları paylaştı.
Asteroit, Yakutistan üzerinde etrafına kırmızı ışık saçarak patladı, parlak şehir ışıklarının üzerinde süzüldü ve Olekminsk&#039;in üzerinden geçerken alevler saçtı.
Yakutistan Acil Durumlar Bakanlığı, asteroit yaklaşırken tüm yetkililerin alarma geçirildiğini ancak inişinden sonra herhangi bir hasar rapor edilmediğini açıkladı.Arizona’daki NASA destekli bir teleskop, asteroidin çapını yaklaşık 68 cm olarak ölçerek çarpışmadan yedi saat önce tespit etti.
Küçük boyutu nedeniyle göktaşının atmosferde yanarak tamamen yok olacağı ve yerdeki insanlara tehdit oluşturmayacağı bildirilmişti.
2024&#039;ÜN DÖRDÜNCÜ ASTEROİDİ
COWECP5, bilim insanlarının bir asteroidi çarpmadan önce doğru bir şekilde rapor ettiği 12. olay ve bu yıl Dünya’ya çarpan dördüncü asteroid oldu.
Son çarpışma, Ekim ayında Pasifik Okyanusu üzerinde gerçekleşmişti; ondan önce ise Eylül ve Ocak aylarında başka asteroitler Dünya’ya ulaşmıştı.Rusya Acil Durumlar Bakanlığı, asteroid raporlarının ardından yüksek alarma geçtiğini duyurmuştu.
Ajans, asteroidin herhangi bir hasar ya da can kaybına neden olmadığını belirterek Telegram’da şu açıklamayı yaptı:
“Neyse ki, asteroid atmosferin üzerinde geçti. Halkın güvenliği tehlikeye girmedi.”2017’de yapılan bir çalışmaya göre, yalnızca 18 metre çapında veya daha büyük olan asteroidler, Dünya’ya yöneldiklerinde potansiyel olarak ölümcül kabul ediliyor.
Asteroidin erken tespit edilmesi nadir görülen bir durum olsa da, göktaşının bu kadar erken belirlenmesinin astronomi açısından olumlu bir gelişme olduğu belirtildi.Bu tür göktaşları, diğer gezegenlerin kütle çekimi nedeniyle Güneş’e 193 milyon kilometre kadar yaklaşan ve Dünya’ya yakın nesneler (NEO) olarak sınıflandırılıyor.
Daha fazla göktaşı gözlemlendikçe, gökbilimcilerin bir nesnenin yıllar veya on yıllar içinde nerede olacağını tahmin etme doğruluğu büyük ölçüde artıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/390-BRfq5kuBc3pzrm3gmw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, atmosferine, çarpan, asteroit, panik, yarattı:, Yetkililer, alarma, geçti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Elon Musk uzay istasyonunu yok edecek: 843 milyon dolarlık sözleşme</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/elon-musk-uzay-istasyonunu-yok-edecek-843-milyon-dolarlik-soezlesme</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/elon-musk-uzay-istasyonunu-yok-edecek-843-milyon-dolarlik-soezlesme</guid>
<description><![CDATA[ Elon Musk&#039;ın uzay şirketi SpaceX, NASA&#039;nın Uluslararası Uzay İstasyonu’nu (ISS) güvenli bir şekilde yok etmek için 843 milyon dolarlık bir sözleşme kazandı. 2030’da hizmet dışı kalacak ISS, SpaceX&#039;in Dragon uzay aracıyla Dünya’ya yönlendirilip kontrollü şekilde atmosferde parçalanacak ve okyanusa düşecek.SpaceX, NASA&#039;nın Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nu (ISS) yok etmeye yardımcı olmak için bir sözleşme kazandı ve bu beklenenden daha erken gerçekleşecek.1998 yılında inşa edilen ISS, NASA, Roscosmos (Rusya), ESA (Avrupa), JAXA (Japonya) ve CSA (Kanada) iş birliğiyle oluşturuldu.
ISS, yaklaşık 400 km yukarıda Dünya’nın yörüngesinde, başka hiçbir yerde yapılamayacak deneylerin gerçekleştirilmesine olanak tanıdı.
ABD uzay ajansı, ISS&#039;i, “uzayda bir araştırma platformu inşa etmek ve kullanmak için küresel insan çabalarında benzeri görülmemiş bir başarı” olarak tanımladı.Ancak ISS sonsuza kadar dayanacak şekilde inşa edilmedi. Operasyonel ömrü 2030&#039;da sona erecek.
NASA, ISS’in operasyonları sona erdikten 18 ay sonra Dünya&#039;ya yavaşça yaklaşmasına izin verecek.
Daha sonra bir uzay aracı ISS’e kenetlenecek ve iticilerini kullanarak uzay istasyonunu Dünya&#039;ya doğru yönlendirecek.
Bu görevi üstlenmek için 843 milyon dolarlık sözleşmeyi Elon Musk’ın SpaceX şirketi kazandı.Bu görev için modifiye edilmiş bir SpaceX Dragon uzay aracı kullanılacak.
Araç, standart bir Dragon’a göre altı kat daha fazla yakıt kapasitesine ve dört kat daha fazla itici güce sahip olacak.
ISS, Dünya atmosferinden geçerken büyük ölçüde parçalanacak ve yanarak yok olacak.
Ancak uzay istasyonunun daha büyük modülleri atmosferden geçerek bir &quot;son sıçrama noktasına&quot; iniş yapacak. NASA, bu noktanın yerini henüz kamuoyuyla paylaşmadı.NASA&#039;nın Washington’daki Genel Merkezinde Uzay Operasyonları Misyon Müdürlüğü Başkan Yardımcısı Ken Bowersox şunları söyledi:
“Uluslararası Uzay İstasyonu için bir ABD Yörüngeden Çıkış Aracı seçmek, NASA ve uluslararası ortaklarının alçak Dünya yörüngesindeki operasyonların sonunda güvenli ve sorumlu bir geçişi sağlamasına yardımcı olacak.&quot;Bu arada, uzaydaki çalışmaları sürdürmek için dokuz uzay istasyonu planlanıyor.
Bunlardan biri, 2021’den beri yörüngede bulunan Çin’in Tiangong uzay istasyonu.
Diğer taraftan, SpaceX yıllar boyunca NASA ile birçok sözleşme imzaladı.
En son, şirket, NASA’nın Satürn’ün en büyük uydusu Titan’ı keşfetmek için gerçekleştireceği Dragonfly misyonunu fırlatmak için 256 milyon dolarlık bir anlaşma yaptı.
Bir Falcon Heavy roketi, NASA’nın Dragonfly rotorcraft aracını Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden 5 Temmuz - 25 Temmuz 2028 arasında fırlatacak.
Titan’a yolculuk altı yıl sürecek, bu da uzay aracının 2034’te iniş yapacağı anlamına geliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3Z28rvPKoEiCigGHaVr1YQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Elon, Musk, uzay, istasyonunu, yok, edecek:, 843, milyon, dolarlık, sözleşme</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzay teleskobu var olan en eski galaksileri buldu: 90 milyon yıl daha genç!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/uzay-teleskobu-var-olan-en-eski-galaksileri-buldu-90-milyon-yil-daha-genc</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/uzay-teleskobu-var-olan-en-eski-galaksileri-buldu-90-milyon-yil-daha-genc</guid>
<description><![CDATA[ James Webb Uzay Teleskobu (JWST), Büyük Patlama’nın ardından yalnızca 200 milyon yıl sonra oluşmuş olabilecek beş galaksi adayı keşfetti. Bu galaksiler, evrenin ilk dönemlerindeki galaksi oluşumuna dair yeni ipuçları sunarak, kozmik tarihimize ışık tutuyor.James Webb Uzay Teleskobu (JWST), şimdiye kadar var olmuş en eski galaksiler arasında yer alabilecek beş galaksi keşfetti.
Büyük Patlama&#039;dan sadece 200 milyon yıl sonra ve 13.6 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan bu beş galaksi adayı, şimdiye kadar tespit edilen en erken galaksiler olarak tarihe geçebilir ve evrenin ilk dönemlerinde oluşan galaksilerin arasında yer alabilir.
Eğer bu keşifler ileri gözlemlerle doğrulanırsa bu eski galaksiler, gökbilimcilerin galaksi oluşumu konusundaki en iyi teorilerini test etmelerine ve maddenin evren boyunca ilk nasıl bir araya geldiğine dair benzersiz bilgiler sunmalarına olanak tanıyacak.Kozmologlar daha önce, büyük patlamadan sadece birkaç yüz milyon yıl sonra ilk yıldız kümelerinin birleşip galaksileri oluşturduğunu tahmin ediyorlardı.
Ardından, evrenin ömrünün ilk 1-2 milyar yılı içinde, mevcut teorilere göre bu erken protogalaksilerin birbirlerini yutarak gezegenimize benzer bir şekilde evrimleşen cüce galaksiler haline geldiği düşünülüyordu.
Ancak bu sürecin tam zamanlamasını bulmak ve en erken adımların ne hızda gerçekleştiğini anlamak zor, çünkü bu galaksilerden gelen ışık çok sönük ve evrenin genişlemesi bu ışığın dalga boylarını dramatik bir şekilde uzatıp kızılötesi spektruma taşımış durumda.Hubble Uzay Teleskobu’nun aksine, JWST kızılötesi spektrumdaki ışığı algılayabiliyor, bu da teleskopun evrenin ilk aşamalarına erişmesine olanak tanıyor.
Araştırmacılar, bu erken galaksilerin uzak ışığını büyütmek için &quot;kütleçekimsel merceklenme&quot; olarak bilinen bir yöntem kullandılar.
Einstein’ın genel görelilik teorisine göre, kütleçekimi, madde ve enerjinin bulunduğu yerde uzay-zamanın bükülmesi ve bozulmasıdır.
Bu bükülmüş uzay, enerji ve maddenin nasıl hareket edeceğini de belirler.
Böylelikle ışık düz bir çizgide ilerlese bile, kütleçekimi tarafından bükülüp büyütülebileceği anlamına gelir.
Bu durumda, Abell S1063 galaksisi, araştırmacıların incelemeyi seçtiği bölge ile güneş sistemimiz arasında yer alıyor ve erken galaksilerin ışığını odaklayarak teleskoplarla gözlemlenebilir hale getiriyor.Astronomlar, JWST’yi bu eğri uzay bölgesine yönelterek ve arkadan gelen ışığı yavaşça toplayarak teleskopu yeteneklerinin sınırlarına kadar zorladılar ve erken galaksilerden gelen ilk sönük parıltıları yakaladılar.
Eğer ileri çalışmalarla doğrulanırsa, bu galaksi adayları, şimdiye kadar doğrulanmış en eski galaksi olan JADES-GS-z14-0’dan yaklaşık 90 milyon yıl daha genç olacak.
Bu galaksilerin hepsinin aynı gökyüzü bölgesinde bulunması, bunlardan çok daha fazlası olabileceğini de gösteriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h7oYjTxgfUOKb8vJPlvVCw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Uzay, teleskobu, var, olan, eski, galaksileri, buldu:, milyon, yıl, daha, genç</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apple&amp;apos;a &amp;quot;gizlilik ihlali&amp;quot; suçlaması: Çalışanından sarsıcı iddialar</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/applea-gizlilik-ihlali-suclamasi-calisanindan-sarsici-iddialar</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/applea-gizlilik-ihlali-suclamasi-calisanindan-sarsici-iddialar</guid>
<description><![CDATA[ Apple&#039;da 2020 yılından bu yana çalışan Amar Bhakta, teknoloji devini gizlilik haklarını ihlal etmekle suçladı. Bhakta, Apple&#039;ın iCloud hesaplarını izlediğini, işiyle ilgili detayları LinkedIn profilinden sildirdiğini ve kamuoyu önünde konuşmasını engellediğini iddia ederek teknoloji devine dava açtı.Apple&#039;da 2020&#039;den beri çalışan Amar Bhakta isimli bir kişi, teknoloji devini gizlilik ve ifade özgürlüğü haklarını çiğnemekle suçlayarak mahkemeye verdi.Reklam teknolojisi alanında çalışan Bhakta, Apple&#039;ın kişisel iCloud hesaplarını ve cihazlarını izlediğini öne sürüyor.
Bhakta ayrıca şirketin işiyle ilgili ayrıntıları LinkedIn&#039;den sildirdiğini ve dijital reklamcılık hakkında kamuoyu önünde konuşmasını engellediğini iddia ediyor.Dava, Apple&#039;ın çalışanlarını kişisel aygıtlarını Apple&#039;ın ekosistemine bağlamaya teşvik ederek kişisel ve profesyonel yaşam arasındaki çizgileri bulanıklaştırdığına ve şirkete özel veriler üzerinde çok fazla kontrol sağladığına işaret ediyor.Ayrıca davaya göre, şirketin izlemesi mesai saatlerinin de ötesine uzanıyor ve çalışanların şirketten ayrıldıktan sonra bile Apple&#039;ın iş hesaplarına bağlı kişisel cihazlara erişmesine izin verdiği öne sürülüyor.Apple ise Bhakta&#039;nın iddialarını temelsiz olarak nitelendirerek reddediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gVFa7p25KkayrvlwEOKU3g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Applea, gizlilik, ihlali, suçlaması:, Çalışanından, sarsıcı, iddialar</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Veri merkezine arı engel olmuştu: Meta&amp;apos;nın nükleer enerji ısrarı sürüyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/veri-merkezine-ari-engel-olmustu-metanin-nukleer-enerji-israri-suruyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/veri-merkezine-ari-engel-olmustu-metanin-nukleer-enerji-israri-suruyor</guid>
<description><![CDATA[ Meta, veri merkezlerini çalıştırmak için nükleer enerjiye yönelmeyi planlıyor. Şirketin 2030&#039;a kadar nükleer reaktörleri operasyonlarına entegre etmeyi hedeflediği kaydedildi. Meta geçtiğimiz aylarda bir nükleer enerji veri merkezi inşa etmek istemişti ancak bölgedeki nadir görülen arı türü nedeniyle planlar rafa kaldırılmıştı.Axios&#039;un haberine göre, Meta&#039;nın yakında nükleer enerjiye geçerek küresel karbon emisyonlarını ele alma konusunda Google ve Amazon&#039;a katılabileceğini öne sürüldü.2030 YILINA KADAR ENTEGRE ETMEK İSTİYORŞirketin, ABD genelinde enerjiye aç veri merkezlerini çalıştırmak için potansiyel nükleer enerji tedarikçilerinden teklif istediği kaydedildi.Meta, 2030 yılına kadar nükleer reaktörleri operasyonlarına entegre etmeyi hedefliyor.MİLYONLARCA EVE ELEKTRİK SAĞLAYABİLİR GÜÇTEBu reaktörler bir ila dört gigawatt arasında güç üretebilir ve bu da milyonlarca evi ayakta tutmaya yeter.Bağlam açısından, tipik bir ABD nükleer reaktör tesisi 1 gigawatt güç üretebilmektedir.NADİR GÖRÜLEN ARI TÜRÜ ENGEL OLMUŞTUBu yılın başlarında Meta&#039;nın nükleer enerjiyle çalışan bir veri merkezi inşa etmeyi planladığı, ancak önerilen alanın yakınında nadir bir arı türünün görülmesi nedeniyle planı rafa kaldırdığı bildirilmişti.Facebook&#039;un ana şirketi Meta, nükleer enerjinin daha temiz, daha güvenilir ve çeşitlendirilmiş bir elektrik şebekesine geçişte çok önemli bir rol oynayacağına inandığı için nükleer enerjiye geçmeyi düşünüyor.Meta, ilgilenen tedarikçilerden 3 Ocak 2025 tarihine kadar başvuru alacağını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C0uFX--hmkmzeggESwsk6g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Veri, merkezine, arı, engel, olmuştu:, Metanın, nükleer, enerji, ısrarı, sürüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzay yolculuğunda çığır açacak buluş: Mars&amp;apos;a seyahat planları değişti</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/uzay-yolculugunda-cigir-acacak-bulus-marsa-seyahat-planlari-degisti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/uzay-yolculugunda-cigir-acacak-bulus-marsa-seyahat-planlari-degisti</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, Mars’a seyahat için fotosentetik bakterilerden ilham alan lazer teknolojisi geliştirmeyi planlıyor. Bu yöntem, güneş ışığını toplayarak kimyasal enerjiye dönüştürmeyi ve lazer ışınlarıyla uzaya iletmeyi hedefliyor. Bu teknolojinin Mars görevleri için sürdürülebilir enerji sağlaması hedeflenirken, Dünya’da da temiz enerji üretimi için kullanılabileceği tahmin ediliyor.Bilim insanları, Mars’a seyahat edebilmek için lazer kullanılabilen çığır açacak bir yöntem kşefetti.
Bu teknoloji, bitkilerin ve bakterilerin fotosentez yoluyla ışığı kimyasal enerjiye dönüştürme yönteminden ilham alıyor ve Dünya’da temiz enerji üretmek için de kullanılabilir.Planlara göre bilim insanları, bazı fotosentetik bakterilerin ışık toplama antenlerini yeniden kullanarak güneş ışığından gelen enerjiyi artırmayı ve ardından bu enerjiyi lazer ışınlarına dönüştürerek uzaya iletmeyi hedefliyor.
Bunun yanı sıra, lazerlerin dayanıksız yapay bileşenler yerine organik malzemelerden üretilmesi sayesinde, lazerler uzayda etkili bir şekilde yeniden üretilebilecek.
Bu da Dünya’dan yedek parça göndermeye gerek kalmadan lazerlerin çalışır durumda tutulabileceği anlamına geliyor.APACE olarak bilinen proje, henüz laboratuvar koşullarında geliştiriliyor ve ardından uzay uygulamaları için uygunluğu test edilecek.
Heriot-Watt Üniversitesi’nin Fotonik ve Kuantum Bilimleri Enstitüsü’nden Profesör Erik Gauger, bu teknolojinin devrimsel potansiyelini şöyle açıklıyor:
&quot;Düzenli güneş ışığı genellikle bir lazeri doğrudan çalıştırmak için çok zayıf kalır, ancak bu özel bakteriler, karmaşık ışık toplama yapıları sayesinde güneş ışığını toplamada ve yönlendirmede inanılmaz derecede etkilidir.&quot;
Profesör Gauger’a göre bu bakteriler, güneş enerjisini artırabiliyor.Sistem, aşırı düşük ışık koşullarında hayatta kalmak için evrimleşmiş ve doğanın en verimli güneş ışığı toplayıcıları olan bakterileri kullanacak.
Bilim insanları, bu yapıları hem doğal hem de yapay versiyonlar olarak geliştirerek yeni lazer malzemeleri yaratacak.Bilim insanları, ilk prototiplerini üç yıl içinde test etmeye hazır hale getirmeyi bekliyor.
Bu teknoloji sadece Mars görevlerine kolaylık sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda Dünya’da temiz, kablosuz enerji çözümleri de sunabilir.
Profesör Gauger, &quot;Yeni teknolojimiz uzay istasyonlarında inşa edilip kullanılabilirse, yerel olarak enerji üretmeye yardımcı olabilir ve hatta kızılötesi lazer ışınları kullanarak uydulara ya da Dünya’ya enerji gönderme yolu sunabilir.&quot; diye ekledi.
Bilim insanları, aldıkları her bir ışık fotonunu yakalamak için evrimleşmiş bakterileri inceleyerek işe başlayacak.
Ardından, bu bileşenler daha büyük sistemlerde test edilmek üzere yeni bir lazer malzemesi türüne dönüştürülecek.Bu buluş, uzay ajanslarının ve özel şirketlerin Mars keşfi çabalarını yoğunlaştırdığı bir dönemde geldi.
SpaceX’in dünyanın en güçlü roketi olan Starship, gelecekteki Mars görevleri için yeteneklerini geliştirmeye devam ederken altıncı test uçuşuna hazırlanıyor.
Bu uzay aracı, hem NASA’nın Ay görevlerinde hem de SpaceX CEO’su Elon Musk’ın Mars’ı kolonileştirme vizyonunda önemli bir rol oynayacak.
Çin de uzayda ilerlemeye devam ediyor ve 2031 yılına kadar Tianwen-3 göreviyle Mars’tan toprak örnekleri getirmeyi planlıyor.
Bakteri tabanlı lazer teknolojisi, bu iddialı Mars görevleri için sürdürülebilir bir enerji çözümü sunarak uzay keşfinin en büyük zorluklarından birine çözüm getirebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qrLy_UV-kkO7lS9qpoVrsw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Uzay, yolculuğunda, çığır, açacak, buluş:, Marsa, seyahat, planları, değişti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Spotify Wrapped 2024 yayınlandı! Spotify yıllık özete nasıl bakılır? İşte Türkiye&amp;apos;nin en çok dinlenen isimleri ve albümleri</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/spotify-wrapped-2024-yayinlandi-spotify-yillik-oezete-nasil-bakilir-iste-turkiyenin-en-cok-dinlenen-isimleri-ve-albumleri</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/spotify-wrapped-2024-yayinlandi-spotify-yillik-oezete-nasil-bakilir-iste-turkiyenin-en-cok-dinlenen-isimleri-ve-albumleri</guid>
<description><![CDATA[ Spotify, yıl sonunda geleneksel hale gelen &quot;Wrapped&quot; özelliğini 2024 için kullanıcılarına sundu. Tüm yıl boyunca dinlediğiniz şarkıları, sanatçıları, albümleri ve podcast&#039;leri özel listelerle bir araya getiren Wrapped, hem nostaljik hem de keyifli bir deneyim yaşatıyor. Ayrıca platform, bu yıl en çok dinlediğiniz şarkılardan oluşan kişisel çalma listelerini de paylaşarak müzik zevkinize özel bir özet sunuyor.Milyonlarca müzik tutkununun sabırsızlıkla beklediği Spotify Wrapped 2024, sonunda kullanıcılarla buluştu. Spotify, yıl boyunca dinlediğiniz en sevilen şarkıları, albümleri ve podcast’leri bir araya getirerek size özel bir müzik yolculuğu sunuyor. Bu kişisel özet, hem geride kalan yılın favori anılarını hatırlamanıza hem de müzik zevkinizi yeniden keşfetmenize olanak tanıyor.Bu yıl Wrapped, yepyeni etkileşimlerle daha da geliştirildi. Dinleme alışkanlıklarınızı keşfetmenizi sağlayacak sürpriz içerikler ve interaktif deneyimler, 2024’te sizi bekliyor. Müzik yolculuğunuzu daha eğlenceli ve kişisel hale getiren bu yenilikler, her zamankinden daha etkileyici bir Wrapped deneyimi sunuyor.Türkiye&#039;de 2024&#039;ün en çok dinlenen kadın sanatçısı Sezen Aksu oldu.Türkiye&#039;de 2024&#039;ün en çok dinlenen albümü ise Manifesto oldu.Sabrina Carpenter&#039;ın &quot;Espresso&quot; şarkısı, 2024&#039;te Spotify&#039;da en çok dinlenen şarkısı oldu.
2024’te Türkiye’de en çok dinlenen şarkı  ise &quot;CISTAK&quot; oldu!Spotify kullanıcıları, 2024 Spotify özetini Spotify&#039;ın ana sayfasında ve arama kısmından Spotify Wrapped&#039;e erişim sağlayabilirler.Spotify mobil uygulamanızdan:Arama simgesine dokunun .Arama çubuğuna “Wrapped” yazın ve enter’a basın.&quot;2024&#039;ün En İyi Şarkılarınız&quot; veya &quot;2024&#039;ün En İyi Şarkılarınız&quot; etiketli ve &quot;Sizin İçin Yapılmış&quot; etiketi bulunan çalma listesini arayın. Açmak için çalma listesine dokunun. Şimdi, müzikteki yılınızın özetinin keyfini çıkarabilirsiniz. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PEVYn6txGU6ddQ4aq1B-mg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Spotify, Wrapped, 2024, yayınlandı, Spotify, yıllık, özete, nasıl, bakılır, İşte, Türkiyenin, çok, dinlenen, isimleri, albümleri</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Var olan hiçbir dile benzemiyor! 14 bin yıllık gizemli tablet</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/var-olan-hicbir-dile-benzemiyor-14-bin-yillik-gizemli-tablet</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/var-olan-hicbir-dile-benzemiyor-14-bin-yillik-gizemli-tablet</guid>
<description><![CDATA[ Gürcistan&#039;daki Bashplemi Gölü&#039;nde yerel balıkçılar tarafından 2021 yılında keşfedilen gizemli bazalt tablet, arkeoloji dünyasında büyük heyecan yarattı. Yedi satırda 60 karakter barındıran tablet üzerindeki 39 benzersiz sembol, bilinen hiçbir dile ait değil!Gürcistan&#039;da keşfedilen antik bir tablet, üzerinde yer alan gizemli sembollerle arkeoloji dünyasında büyük bir merak uyandırdı ve kayıp bir dilin izlerini taşıyor olabilir.Kimyasal tarihlendirme henüz yapılamasa da, tabletin bulunduğu bölgenin tarihine dayanarak yazıtların yaklaşık 14 bin yıl öncesine, Geç Tunç Çağı&#039;na veya Erken Demir Çağı&#039;na ait olabileceği tahmin ediliyor.
Arkeologlar, tabletin Hindistan, Mısır ve Batı İber Yarımadası’ndaki yazıtlarla benzerlikler taşıdığını ancak bilinen bir dil kullanmadığını belirtiyor.Tabletteki sembollerin yapıldığı dönem için şaşırtıcı derecede gelişmiş tekniklerle işlendiği tespit edildi.
Semboller, yuvarlak bir aletle çizilmiş kıvrımlı şekiller, çizgiler ve noktalar içeriyor. En yakın benzerlikler, MÖ 4. binyılda konuşulan Proto-Kartvel dili ve erken Demir Çağı&#039;nda kullanılan antik Gürcü mühürlerinde bulunuyor.Araştırmacılar, gizemli yazıtın Yunan mitolojisindeki Jason ve Argonotlar efsanesinde geçen Kolhis topraklarının kadim diliyle bağlantılı olabileceğini öne sürüyor. Kolhis’in efsanevi &quot;Altın Yazı&quot; sisteminin izleri, zamanla kaybolmuş olsa da, bu tabletin kayıp dilin son kalıntısı olabileceği düşünülüyor.Drone ile yapılan incelemelerde Bashplemi Gölü çevresinde mezar höyükleri, savunma yapıları ve ibadethane kalıntılarına benzer geometrik şekiller ortaya çıkarıldı. Bu buluntular, bölgenin Erken Tunç Çağı&#039;ndan beri gelişmiş bir medeniyete ev sahipliği yaptığını gösteriyor.Antik tabletin taşıdığı mesaj hâlâ büyük bir sır. Askerî ganimet kayıtları mı, büyük bir inşaat projesi mi, yoksa tanrılara adak mı? Arkeologlar, bu keşfin Kafkasya’nın tarihini yeniden yazabileceğine inanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gqBT3THBbkGuVXle0e6d6Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Var, olan, hiçbir, dile, benzemiyor, bin, yıllık, gizemli, tablet</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Roblox&amp;apos;a erişim engelinde son durum: Roblox ne zaman açılacak?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/robloxa-erisim-engelinde-son-durum-roblox-ne-zaman-acilacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/robloxa-erisim-engelinde-son-durum-roblox-ne-zaman-acilacak</guid>
<description><![CDATA[ Roblox&#039;a Türkiye&#039;den erişim, 7 Ağustos 2024&#039;te Adana Cumhuriyet Başsavcılığı&#039;nın talebiyle ve Adana 6. Sulh Ceza Hakimliği&#039;nin kararı doğrultusunda engellendi. Erişim engelinin temel nedeni, platformda çocuk istismarına yönelik içerikler ve bazı durumlarda terör propagandası tespit edilmesi olarak açıklandı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından uygulanan bu yasak, platformun çocukların güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle yürürlüğe girdi​. Konuya ilişkin son olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, önemli açıklamalarda bulundu. Peki, Roblox açılacak mı, ne zaman açılacak?Roblox’un Türkiye’deki erişim engeli devam ediyor ve oyunun yeniden açılması, belirli içeriklerin platformdan kaldırılmasına bağlı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Roblox’un talep edilen düzenlemeleri yapması halinde erişimin tekrar sağlanabileceğini belirtti. Ayrıca, Roblox Corporation, Türkiye&#039;de bir ofis açma ve yerel moderatörler ile hizmet verme planları olduğunu duyurdu. Şirket, yerel yetkililerle iş birliği içinde süreci çözmeye çalışıyor.Yasak, Adana 6. Sulh Ceza Hakimliği’nin, çocuk güvenliği ve uygunsuz içeriklerle ilgili endişeler nedeniyle aldığı bir kararla uygulanmıştı.Görüşmeler olumlu sonuçlanırsa ve gerekli düzenlemeler yapılırsa, yasağın kalkması mümkün olabilir​.Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Habertürk&#039;te katıldığı canlı yayında &quot;Discord ve Roblox ne zaman açılacak?&quot; sorusuna yanıt verdi.Uraloğlu, iki platformun da yeniden açılabilmesinin bazı şartlara bağlı olduğunu söyledi.&quot;Bizim kültürümüze, inancımıza uygun portalları destekleme konusunda gayretimiz var&quot; diyen Uraloğlu, &quot;Bakan Uraloğlu Roblox&#039;la ilgili şunu söyleyeyim. 8 tane sosyal medya platformunun Türkiye&#039;de temsilcisi var. Roblox ve Discord&#039;un yok. Roblox&#039;un 15 milyon abonesi var. Bizim istediğimiz içerikleri düzenlediği halde elbette tekrar açılması mümkün. Roblox&#039;un kapatılma sürecinde birçok aile &#039;Bunlar da var mıydı onların içerisinde&#039; diye çok ciddi dönüşler aldık. Çocukların elbette tepkisi var. Ancak ötesinde amaçlayan oyunun dışında birçok ailenin, çocuğun bile haberi yok.&quot; diye konuştu.&quot;Bizim istediğimiz içerikleri çıkartırlarsa tekrar Roblox&#039;u açmamız mümkün&quot; diyen Uraloğlu, &quot;Sosyal medya platformları veya internet mecrası yurt dışı kaynaklı olanlar diyor ki &#039;Amerika&#039;da kurulan bir kuruluşumdur, sorumluluk oraya karşıdır, benim şu şu kurallarım var&#039; diyor. İyi de bizim de kurallarımız var. Uymayanlara uyarıda bulunuruz, para cezası keseriz, bant koyarız ve en son kapatırız. 2025 yılı içerisinde bence bu kararları alırız. İlgili bakanlıklarla konuşuyoruz. En tıkandığımız nokta yasakçı kisveye bürünmeden bu işi yapabilmek. Kesinlikle çocuklarımızı korumak istiyoruz. Discord mahkeme kararına itiraz etti. Roblox bizle görüşüyor. İstediklerimizi söylüyoruz&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bYPlnKii0UmUsQTmVxCSBQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Robloxa, erişim, engelinde, son, durum:, Roblox, zaman, açılacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim insanlarından çarpıcı teori: Kara delikler fark edilmeden içinizden geçebilir!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bilim-insanlarindan-carpici-teori-kara-delikler-fark-edilmeden-icinizden-gecebilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bilim-insanlarindan-carpici-teori-kara-delikler-fark-edilmeden-icinizden-gecebilir</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, ilkel kara deliklerin gezegenlerin içini tüketebileceğini ve hatta Dünya’daki nesnelerin, insanların ya da hayvanların içinden fark edilmeden geçebileceğini öne süren yeni bir teori ortaya koydu. Peki, ilkel bir kara delik vücudunuzdan geçerse ne olur?Bilim insanları, ilkel kara deliklerin gezegenlerin içini oyup yok edebileceğini öne sürdü. Bu varsayımsal cisimlerin, Dünya’daki nesnelerden hatta insanların içinden fark edilmeden geçebileceği iddia edildi.Kara delikler, Güneş’in en az 5-10 katı kütleye sahip yıldızların yaşam döngüsünün  çökmesiyle ortaya çıkar.
Ancak ilkel kara delikler, Büyük Patlama’nın hemen ardından, henüz yıldızlar oluşmadan önce meydana geldiği öne sürülen küçük kara deliklerdir. Bu kara deliklerin, evrenin yoğun olduğu erken dönemde oluştuğu tahmin ediliyor.İlkel kara delikler, henüz kanıtlanmamış olsa da, bazı bilim insanları bunların karanlık madde olabileceğini iddia ediyor. Physics of the Dark Universe dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bu kara deliklerin varlığını kanıtlamak için bir yöntem öneriyor.Araştırmaya göre, ilkel kara delikler, sıvı bir çekirdeğe sahip cisimlerin içini çekebilir ve bu cismin içini boşaltabilir. Örneğin, sıvı çekirdeği olan bir gezegen, kara delik tarafından içeri çekildikten sonra, geriye sadece boş bir kabuk kalabilir.
Ancak, araştırmacılar yalnızca Dünya’nın 10&#039;da biri kadar küçük bir cismin bu şekilde varlığını sürdürebileceğini belirtiyor.Stojkovic, “Eğer cismin boyutu çok büyükse, kara delik içinde bulunduğu yapıyı çökertir” diyerek, bu tür olayların yalnızca küçük cisimlerde mümkün olabileceğini söylüyor.Sıvı çekirdeği olmayan cisimlerden geçerken, ilkel kara delikler minik tüneller açabilir. Bu tünellerin asteroitlerde bulunması mümkün olabilir, ancak bilim insanları bu tür işaretleri bulmanın çok zor olduğunu kabul ediyor.
Stojkovic, “Bu işaretleri bulma şansı düşük olsa da, bu aramayı yapmak için çok fazla kaynak gerekmiyor ve potansiyel getirisi muazzam olabilir” diyor.Peki, ilkel bir kara delik vücudunuzdan geçerse ne olur? Bilim insanları, böyle bir olayın gerçekleşme olasılığının çok düşük olduğunu ancak olursa, zarara yol açmayacağını belirtiyor. Kara delikler çok hızlı hareket ettiğinden, çevrelerine enerji aktaracak kadar zamanları olmaz.
Stojkovic, “Bir cisim ses hızından daha hızlı hareket ederse, moleküllerin tepki verecek zamanı olmaz,” diyerek, böyle bir olayın camdan geçen bir taş gibi, sadece bir delik bırakacağını söylüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mAF_G-qtWUq1mdn4i6pEHw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanlarından, çarpıcı, teori:, Kara, delikler, fark, edilmeden, içinizden, geçebilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çocuklara sosyal medya kısıtlaması geliyor! Yapay zeka ile tespit edilecek</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cocuklara-sosyal-medya-kisitlamasi-geliyor-yapay-zeka-ile-tespit-edilecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cocuklara-sosyal-medya-kisitlamasi-geliyor-yapay-zeka-ile-tespit-edilecek</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye, 13 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını kısıtlamaya hazırlanıyor. Yapay zeka ile kullanıcının yaşının tespit edileceğini söyleyen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yükümlülüğün sosyal medya platformlarında olacağını da belirtti.Sosyal medya, çocuklar için hem fırsatlarla dolu bir dünya, hem de pek çok risk barındırıyor. Bu nedenle, hükümetler dünya genelinde çocukların çevrimiçi güvenliğini sağlamak için harekete geçiyor. Türkiye&#039;de bazı uygulamalar hayata geçirilerek çocukların korunması hedefleniyor. CNN Türk&#039;te açıklamalarda bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, uygulamanın ayrıntılarını anlattı.  Bakan Uraloğlu&#039;nun açıklamalarından satır başları;  &quot;Çocuklara yönelik bazı uygulamaları hayata geçirerek daha güvenli ortam oluşturacaklar. Roblox&#039;ta yaşıyoruz, şu kararlar var, bu içerikleri çıkarın diyoruz. Bu yapıldığında sıkıntı olmayacak. Oyun platformunda masumane giren çocuğu alıp çok farklı mecralara götürebiliyorlar. Sanal kumardan fuhşa kadar, cinsel içeriklere, akran zorbalığına kadar götürebilir. Bu anlamda içerik çıkarılmasını genel düşünüyoruz. Güvenlik konusunu dikkate alırız. Katalog suçlar zaten var.&quot;&quot;SOSYAL MEDYA PLATFORMLARI YÜKÜMLÜ OLACAK&quot;  &quot;Kişisel bilgilerin paylaşılmasını doğru bulmuyoruz. Yükümlülüğü sosyal medya platformlarına yükleyeceğiz. Yapay zeka o kadar gelişti ki, gelen kişinin yönelimlerinden, kullanımlarından yaşını tahmin edecek, ona göre diyecek ki sen bu yaşta değilsin. Ona göre engelleyecek. Dünyada da bu şekilde.  Sansür demek istemiyoruz, demiyoruz da. Belli önlemler olacak. 13, 16 belki 15 yaşın altındaki kişiler şu şu şu erişimleri sağlamasın diyeceğiz. Dolayısıyla sansür olarak adlandırmamız doğru olmaz.  Belli saatlerde çocukların oyun saatlerinin ülke saatine göre çok yoğunlaşmadık, zaman zaman konuşuyoruz. Gece 11&#039;le sabah 6 arasında o hizmeti verme diyeceğiz. Bazı ülkelerde bazı kamu kurumları çalışanlarının bazı platformları kullanmaları yasaklandı.  Görüş alışverişinde bulunuyoruz, taslağımız şu siz ne diyorsunuz noktasına gelmiş değiliz. Önümüzdeki senenin içinde olur.  Nüfusumuzun 75 milyonu sosyal medya kullanıyor. Dünyadaki sosyal medya kullanım süresi 6.5 saattir, bizde 7 saat.  GOOGLE KONUSU  Rekabet Kurumu&#039;na mağdur olduğunu düşünen tarafların müracaatının doğru olmaktadır. Bilgi talebini 90 değil 15 günde isteyeceğiz. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pxh6oSxP4k2ZIjkVlASTeA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Çocuklara, sosyal, medya, kısıtlaması, geliyor, Yapay, zeka, ile, tespit, edilecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kraliçenin ölümünü bilen medyumdan 2025 kehaneti: İnsanlığı kurtarmak için gelecekler!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/kralicenin-oelumunu-bilen-medyumdan-2025-kehaneti-insanligi-kurtarmak-icin-gelecekler</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/kralicenin-oelumunu-bilen-medyumdan-2025-kehaneti-insanligi-kurtarmak-icin-gelecekler</guid>
<description><![CDATA[ Daha önce Kraliçe II. Elizabeth’in ölümünü doğru tahmin ederek dikkatleri üzerine çeken ünlü İngiliz medyum Deborah Davies&#039;in 2025 yılı için yaptığı kehanetler gündem oldu. Davies’e göre 2025 yılında  uzaylılar artık gizlenmeyecek ve insanlıkla temas kuracak.Daha önce yaptığı kehanetlerle gündem olan İngiliz medyum Deborah Davies 2025 yılı için yeni kehanetlerde bulundu. Davies , 2025’in dünya tarihinde önemli bir dönüm noktası olacağını açıkladı.Daily Star’a konuşan medyum, uzaylıların fiziksel temas kurmaya başlayacağını ve Tanımlanamayan Hava Olayları (UAP) görülme oranının artacağını iddia etti.Davies, uzaylıların zarar vermek değil, insanlığa yardımcı olmak için geleceğini belirtti. “İktidardaki insanlar tarafından esir tutulduklarını biliyorlar, ancak kötü niyetleri yok” diyen Davies, dünya dışı varlıkların insanlığı iklim değişikliği gibi büyük tehditlerden korumak isteyeceğini ifade etti.Medyum, 2025 yılında gökyüzünde daha fazla UFO veya UAP gözlemi olacağını söyledi: “Uzaylıların varlığı artık inkâr edilemeyecek.
Özellikle yılın sonlarına doğru fiziksel temaslarda büyük bir artış yaşanacak.”Uzaylıların, geçmişte insan medeniyetinin inşasında rol oynadığını öne süren Davies, benzer bir desteği yeniden göreceğimizi savundu: “Gezegenimizin yok olmaması için bize rehberlik edecekler.”Davies, uzaylıların dostça niyetlerle geldiğini ve bu temasların insanlığın kaderini değiştirebileceğini ifade etti: “Uzaylılar, insanlığın evrenle olan bağını yeniden tanımlayacak ve bu temas, tarih boyunca unutulmayacak.”Davies, daha önce Kraliçe II. Elizabeth’in vefatını doğru tahmin etmişti. Bu öngörüsüyle dikkat çeken medyumun yeni kehanetlerinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği merak ediliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4r9NfjqxyEmjFcUYDm2Jnw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Kraliçenin, ölümünü, bilen, medyumdan, 2025, kehaneti:, İnsanlığı, kurtarmak, için, gelecekler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kuzey Buz Denizi &amp;quot;buzsuz&amp;quot; kalabilir: Bilim insanları 2027&amp;apos;yi işaret etti!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/kuzey-buz-denizi-buzsuz-kalabilir-bilim-insanlari-2027yi-isaret-etti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/kuzey-buz-denizi-buzsuz-kalabilir-bilim-insanlari-2027yi-isaret-etti</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir araştırmaya göre, Kuzey Buz Denizi 2027 yazının sonlarında ilk kez tamamen buzsuz kalabilir. Bilim insanları, bu kritik eşiğin artık kaçınılmaz olduğunu ve deniz buzunun kısa süre içinde bir milyon kilometrekarenin altına düşeceğini öngörüyor.Yeni bir çalışma Kuzey Buz Denizi&#039;ndeki buz kaybının 2027 yazının sonları gibi erken bir tarihte gerçekleşebileceğini gösterdi.Bilim insanları, &quot;buzsuzluğu&quot; deniz buzu alanının kısa süre içinde bir milyon kilometrekarenin altına düşmesi olarak tanımlarken, Kuzey Kutbu&#039;nun ilk buzsuz gününün artık kaçınılmaz ve geri döndürülemez olduğunu söylüyor.Colorado Boulder Üniversitesi&#039;nden İklim Bilimci Alexandra Jahn ve İsveç&#039;teki Göteborg Üniversitesi&#039;nden Celine Heuze&#039;nin aralarında bulunduğu uluslararası araştırmacılardan oluşan bir ekip, ilk buzsuz günü tahmin etmek için 300&#039;den fazla bilgisayar modeli kullandı.Çalışmaya göre, Kuzey Buz Denizi&#039;nin düzenli olarak buzsuz kalması halinde, bu durum en kuzeydeki denizin kırılgan ekosistemini önemli ölçüde etkileyebilir.Alexandra Jahn, Kuzey Kutbu&#039;ndaki ilk buzsuz günün bir şeyleri dramatik şekilde değiştirmeyeceğini belirterek, “Ancak Kuzey Buz Denizi&#039;ndeki doğal ortamın belirleyici özelliklerinden birini yani yıl boyunca deniz buzu ve karla kaplı olmasını, sera gazı emisyonları yoluyla temelden değiştirdiğimizi gösterecek” dedi.Bilim insanları açıklamalarında yakın gelecekte deniz buzunun erimesi ile ilgili zaman çizelgesini geciktirmek için hala bir şans olduğunu da aktardı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dIkgVI8cxk6NpSoXuHvxdg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Kuzey, Buz, Denizi, buzsuz, kalabilir:, Bilim, insanları, 2027yi, işaret, etti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Teknoloji ve savunma birleşti: OpenAI&amp;apos;dan ABD ordusuna yapay zeka desteği!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/teknoloji-ve-savunma-birlesti-openaidan-abd-ordusuna-yapay-zeka-destegi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/teknoloji-ve-savunma-birlesti-openaidan-abd-ordusuna-yapay-zeka-destegi</guid>
<description><![CDATA[ OpenAI ve Anduril Industries, yapay zeka destekli savunma teknolojileri geliştirmek amacıyla ortaklık kurdu. Bu stratejik iş birliği, ABD ve müttefik güçlerinin insansız hava araçları (İHA) ve hava tehditleri ile mücadelede daha etkili çözümler sunmayı hedefliyor.ChatGPT&#039;nin yaratıcısı OpenAI ve yüksek teknolojili savunma girişimi Anduril Industries, orduda kullanılmak üzere yapay zeka destekli teknolojiler geliştirmek için işbirliği yapacaklarını duyurdu.
Independent&#039;ın haberine göre İki teknoloji devi, ülkenin karşı insansız hava aracı sistemlerini (İHA) ve bunların ölümcül hava tehditlerini gerçek zamanlı tespit etme, değerlendirme ve yanıt verme yeteneklerini geliştirmeyi planlıyor.Şirketler işbirliğini, Çin&#039;le yapay zeka yarışında &quot;kritik bir dönemde&quot; Amerika&#039;nın teknik üstünlüğünü güvence altına almanın bir yolu olduğunu ifade etti. Mali koşulları  ise  açıklamadılar.
Anduril ve OpenAI, bu işbirliğinin Amerika’nın teknik üstünlüğünü korumasına katkı sağlayacağına inanıyor.
OpenAI, geçmişte askeri teknolojilerin kullanımını yasaklamıştı, ancak 2024’ün başlarında bazı işbirliklerine izin vermek için kurallarını değiştirdi. CEO Sam Altman, geliştirilen teknolojinin sadece savunma amaçlı kullanılacağını ve demokratik değerlere sadık kalacaklarını vurguladı.Anduril ve OpenAI arasındaki bu ortaklık, askeri teknolojiler ile büyük teknoloji şirketleri arasındaki ilişkiyi yeniden gündeme getiriyor.
Google’ın geçmişteki askeri işbirliği reddi ve diğer şirketlerin temkinli duruşunun ardından, yapay zeka devlerinin askeri alandaki artan etkisi dikkat çekiyor.Anduril&#039;in kurucu ortağı Palmer Lucky, teknoloji dünyasında Donald Trump&#039;ın erken ve güçlü bir destekçisiydi ve kendisi Elon Musk&#039;la da yakın.
Musk, OpenAI&#039;ın kurucularından biriydi ancak 2018&#039;de ayrılarak kendine ait bir yapay zeka laboratuvarı kurmuştu. Musk ayrıca Altman&#039;la kamuoyu önünde kavga ederek OpenAI&#039;a dava açmıştı.Yapay zeka teknolojileri, sadece ticaret değil, aynı zamanda ulusal güvenlik stratejilerinin de merkezine yerleşmiş durumda. Bu yeni işbirlikleri, teknolojinin askeri kullanımına dair etik tartışmaları alevlendirirken, aynı zamanda dünya genelindeki rekabeti daha da kızıştıracak gibi görünüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LVVWRdCDi0-4U5Ka6l9VYg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Teknoloji, savunma, birleşti:, OpenAIdan, ABD, ordusuna, yapay, zeka, desteği</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Emoji kullanımınız duygusal zekanız hakkında ne söylüyor? Kadınlar ve erkekler arasındaki fark!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/emoji-kullaniminiz-duygusal-zekaniz-hakkinda-ne-soeyluyor-kadinlar-ve-erkekler-arasindaki-fark</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/emoji-kullaniminiz-duygusal-zekaniz-hakkinda-ne-soeyluyor-kadinlar-ve-erkekler-arasindaki-fark</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir araştırma, emoji kullanımının bireylerin duygusal zekası ve bağlanma stilleri hakkında önemli bilgiler sunduğunu ortaya koydu. Indiana Üniversitesi tarafından yürütülen bu çalışma, dijital fotoğrafların ve sembollerinin sadece eğlenceli bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda kişilerin duygusal farkındalıklarını ve ilişki kurma biçimlerini de yansıttığını gösteriyor.Indiana Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, duygusal zekası yüksek ve güvenli bağlanan bireyler, daha sık emoji kullanma eğiliminde.Bu durum, mesajların ne ilettiği konusunda belirsizliği azaltarak alıcıya ne anlam ifade ettiğini daha iyi iletebilmek için bir yöntem olarak görülüyor.
Özellikle kendilerini daha mahrem bir düzeyde ifade etmeyi tercih eden kadınlar arasında emoji kullanımı daha yaygınken, kaçınmacı bağlanma sorunları yaşayan kişilerde emoji paylaşımı daha düşük seviyede kalıyor.Araştırma erkeklerin bağlanmaktan kaçınma oranlarının kadınlara kıyasla daha yüksek olduğunu ve bunun erkeklerin partnerlerine daha az emoji göndermeleriyle ilişkili olduğunu ortaya koydu.
Araştırmacılar, bu durumu, erkeklerin dijital ortamda duygusal yakınlık göstermektense, daha çok bilgi paylaşma amacı güttüklerini belirtiyor.Araştırmacılar, emojilerin sağlıklı ilişkilerin devamını sağlamak için önemli bir araç olabileceğini söylüyor. Özellikle romantik ve cinsel etkileşimlerde, ilk buluşmalardan sonra emojiler daha fazla kullanılarak bağ kuruluyor.
Ayrıca, katılımcıların sosyal bağlamda, özellikle arkadaşları ve aileleriyle daha belirgin ve duygusal ifadeler kullanmayı tercih ettikleri görülüyor.Duygusal zeka seviyeleri yüksek olan bireyler, emojileri sadece iletişim değil, aynı zamanda kendilerini açığa vurma biçimi olarak da kullanıyor.
Bu kişiler, duygusal ipuçlarını daha iyi yorumlayabiliyor ve bu sayede ilişkilerini daha sağlıklı yönetebiliyorlar.Bu araştırma, dijital iletişimin bireylerin iç dünyalarını nasıl yansıttığını anlamak adına önemli bir adım olarak görülüyor. Araştırmacılar, emojilerin ilişkilerdeki rolünü daha derinlemesine incelemek için daha fazla çalışma yapılması gerektiğini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Anfub7aWbUm4k-q0Bl2sgw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Emoji, kullanımınız, duygusal, zekanız, hakkında, söylüyor, Kadınlar, erkekler, arasındaki, fark</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları açıkladı: En fazla kaç yaşına kadar yaşayabilirsiniz?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bilim-insanlari-acikladi-en-fazla-kac-yasina-kadar-yasayabilirsiniz</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bilim-insanlari-acikladi-en-fazla-kac-yasina-kadar-yasayabilirsiniz</guid>
<description><![CDATA[ Sağlıklı ve uzun yaşamla ilgili araştırmalar sürüyor. Yaşam kalitesini artırmak için sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarını benimsemek gerekiyor. Bilim insanları yaptıkları son araştırmalarda  yaşam süresinin istikrarlı bir şekilde arttığını ortaya koydu ve insanların yaşayabileceği maksimum yaşı hesapladı. Peki, en fazla kaç yaşına kadar yaşayabilirsiniz?İnsanlık, yüzyıllardır daha uzun ve sağlıklı bir yaşamın sırrını arıyor. Peki, insanların yaşayabileceği maksimum yaş nedir? Bilim insanları, bu sorunun yanıtını bulmak için yıllardır çalışmalar yürütüyor.Birleşik Krallık&#039;ta 2020-2022 döneminde doğumda beklenen yaşam süresi erkeklerde 78,6 yıl, kadınlarda 82,6 yıl olarak kaydedildi. ABD&#039;de ise bu süre erkeklerde 74,8 yıl, kadınlarda 80,2 yıl civarında seyrediyor. Kayıtlardaki en uzun yaşam örneği, 1997 yılında 122 yaşında vefat eden Fransız Jeanne Calment&#039;e ait.Uzmanlar, bu rekorun 2100 yılına kadar kırılabileceğini öngörüyor, ancak bu istisnai bir durum olarak değerlendiriliyor.Sağlıklı ve uzun bir yaşam için uzmanlar, dengeli beslenme, sigaradan uzak durma ve düzenli egzersiz yapma gibi temel önerilerde bulunuyor.Bu yaşam tarzı değişiklikleri, bireylerin yaşam kalitesini ve süresini olumlu yönde etkileyebilir.Bilim insanları, yaşlanma sürecini yavaşlatmak için çeşitli ilaçlar üzerinde çalışmalar yürütüyor. Ancak bu araştırmalar henüz deneysel aşamada bulunuyor ve sonuçları için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyuluyor.Gero ve Roswell Park Kapsamlı Kanser Merkezi&#039;nin yaptığı son araştırma, bu konuda çarpıcı bulgular ortaya koydu. Araştırmacılar, yapay zeka teknolojisinden faydalanarak yüz binlerce gönüllünün sağlık verilerini inceledi.Sonuçlar, insan vücudunun kendini yenileme kapasitesinin 120 ila 150 yaş arasında sona erdiğini gösteriyor.Son araştırmalara göre, insan ömrünün biyolojik sınırları konusunda kesin bir yanıt vermek mümkün değil. Ancak, yapılan genetik ve biyolojik analizler, insanların teorik olarak 120-130 yaşlarına kadar yaşayabileceğini öne sürüyor. Bu yaş aralığı, vücudun hücresel yenilenme kapasitesine ve genetik faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir.Bilim dünyası, yaşlanma karşıtı tedaviler ve genetik mühendislik alanındaki gelişmelerle bu sınırları daha da zorlamayı hedefliyor. Gelecekte insan ömrünün ne kadar uzayabileceği ise hala merak konusu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ctz6oM1skk-OGrznk4hQ1g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, açıkladı:, fazla, kaç, yaşına, kadar, yaşayabilirsiniz</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mısır&amp;apos;da 2 bin yıllık gizem: Gizli bir kapı keşfedildi!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/misirda-2-bin-yillik-gizem-gizli-bir-kapi-kesfedildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/misirda-2-bin-yillik-gizem-gizli-bir-kapi-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Arkeologlar, Mısır&#039;da bulunan Luksor’un kuzeyindeki Athribis antik kentinde 2 bin yıldan daha eski bir tapınakta gizli bir kapı buldu. Tapınağın aslan başlı tanrıçaya adandığı düşünülse de araştırmacılar henüz kesin bir şey söyleyemiyor.Mısır’ın Luksor bölgesinin kuzeyinde, Athribis antik kentinde yapılan kazılar, 2 bin 100 yıl öncesine ait bir tapınağın sırlarını gün yüzüne çıkardı; arkeologlar, tapınağın gizli bir kapısını keşfetti.Antik kentteki kazılar, iki yıldır devam ediyor. Dağ yamacına inşa edilen bu tapınakta arkeologlar, gizli bir geçide rastladı. Bu geçidin, ayrı bir tapınağa ait olduğu tahmin ediliyor.Mısır tapınaklarının giriş kapılarını ifade eden “pilonlar” büyük kulelerle çevrili yapılar olarak biliniyor. Almanya’daki Tübingen Üniversitesi’nin 25 Kasım’da yaptığı açıklamaya göre, Athribis’te keşfedilen pilon da iki büyük kuleden oluşuyor.Kazılarda, MÖ 2. yüzyılda hüküm süren Kral VIII. Ptolemaios’un, aslan başlı tanrıça Repit ve oğlu Kolanthes’e kurban sunarken tasvir edildiği kabartmalar bulundu. Ayrıca, tapınak araç-gereçlerinin saklandığı gizli bir oda da keşfedildi.Tapınak duvarlarında, Antik Mısırlıların zamanı ölçmek için kullandığı &quot;dekan&quot; adı verilen yıldız gruplarından ikisi resmedilmiş. İlginç tasvirlerden biri insan vücuduna, diğeri ise aynak kuşu başına sahip.Tapınağın, aslan başlı tanrıça Repit’e adandığı düşünülse de kesin bilgi henüz yok. Çalışmaları yürüten Christian Leitz, tapınağın isminin hala bilinmediğini ifade ediyor. Bölgede araştırmalar sürerken, arkeologlar yeni keşiflerin yakın olduğunu belirtiyor.Athribis antik kenti, tapınakların yanı sıra yerleşim yerleri, nekropol kalıntıları ve antik taş ocaklarına da ev sahipliği yapıyor. 2012’den beri devam eden çalışmalar, bu bölgenin daha birçok sır barındırdığını gösteriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xk9IJw-ZkkOdBB2ks0DRDw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Mısırda, bin, yıllık, gizem:, Gizli, bir, kapı, keşfedildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çin, Çienfan takımuydu ağının parçasını oluşturacak yeni uyduları fırlattı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cin-cienfan-takimuydu-aginin-parcasini-olusturacak-yeni-uydulari-firlatti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cin-cienfan-takimuydu-aginin-parcasini-olusturacak-yeni-uydulari-firlatti</guid>
<description><![CDATA[ Çin, Alçak Yer Yörüngesi&#039;nde kurduğu, ABD&#039;li SpaceX şirketinin Starlink ağına rakip olmayı hedefleyen Çienfan (SpaceSail) takımuydu ağının parçasını oluşturacak 3&#039;ncü uydu grubunu uzaya gönderdi.Çin Havacılık ve Uzay Bilimi ve Teknolojisi Şirketinden (CASC) yapılan açıklamaya göre, &quot;Kutup Yörüngesi-03&quot; adı verilen, 18 uydudan oluşan grup, Long March 6A roketiyle Şanşi eyaletindeki Tayyüen Uydu Merkezi&#039;nden fırlatıldı.  Uydular fırlatışın ardından Alçak Yer Yörüngesinde kutup düzlemi konumuna yerleşirken, fırlatış Long March roketleriyle icra edilen 550&#039;nci başarılı taşıma görevi oldu.  Şanghay Spacecom Uydu Teknolojisi Şirketi (SSST) tarafından geliştirilen uydularla Alçak Yer Yörüngesi&#039;nde kurulan takımuydu ağının parçasını oluşturacak.  &quot;G60 Starlink&quot; olarak da bilinen projenin ilk aşamasında 1296 uydunun yörüngeye konumlandırılması planlanırken, tüm aşamalar tamamlandığında 14 bin geniş bant internet uydusundan oluşan bir mega takımuydu ağı oluşturulması hedefleniyor.  Çienfan uydu ağının parçasını oluşturacak 18&#039;er uydudan oluşan uydu gruplarının ilki 6 Ağustos&#039;ta, ikincisi 15 Ekim&#039;de fırlatılmıştı.  Starlink ve Çienfan gibi takımuydu ağları, Alçak Yer Yörüngesi&#039;nde yaratması muhtemel sıkışıklık ve uydunun ömrünü tamamladıktan sonra sebep olacağı uzay enkazı nedeniyle tartışmalara yol açıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Voy_yP1R8EC01h5yNzZi4g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Çin, Çienfan, takımuydu, ağının, parçasını, oluşturacak, yeni, uyduları, fırlattı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yaşam için elverişsiz olduğu düşünülüyordu: Buzun altındaki gizli hayat!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yasam-icin-elverissiz-oldugu-dusunuluyordu-buzun-altindaki-gizli-hayat</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yasam-icin-elverissiz-oldugu-dusunuluyordu-buzun-altindaki-gizli-hayat</guid>
<description><![CDATA[ Antarktika&#039;da bir zamanlar tamamen donmuş ve yaşam için elverişsiz olduğu düşünülen Enigma Gölü&#039;nde, buzulların altında gizlenmiş bir ekosistem bulundu.Antarktika&#039;nın Amorphous ve Boulder Clay buzulları arasında bulunan Enigma Gölü, düzenli olarak -14 derece civarında sıcaklıklar yaşarken, kışın -41 dereceye kadar düşebiliyor.
Uzmanlar, gölün tamamen donmuş ve yaşam için elverişsiz olduğuna inanıyordu. Ancak yeni keşifler, soğuk koşullarda bile mikrobiyotik yaşamın varlığını sürdürebileceğini ortaya koydu.İtalya Kutup Bilimleri Enstitüsü Ulusal Araştırma Konseyi&#039;nin liderliğindeki bir ekip, Kasım 2019 ile Ocak 2020 arasında gerçekleştirdikleri seferde, tek hücreli organizmaların varlığını tespit etti.Gölün altındaki sıvı suyu tespit etmek için yapılan yeraltı radar taramaları, 11 ila 36 fit derinlikte değişen buzulların altında su sütunlarının bulunduğunu gösterdi. Özel termal eriyik sistemle alınan su örnekleri, 21 farklı bakteri ve ökaryotik şubeyi doğruladı.Çalışmada, özellikle  &quot;Candidate phyla radiation&quot; bakterisinin varlığı dikkat çekti. Bu basit yaşam formları, sınırlı metabolik işlevlere sahip küçük bir genoma sahip olup, yalnızca seçili işlemleri gerçekleştirebiliyor. Araştırmacılar, bu bakterilerin zorunlu simbiyotik veya yırtıcı bir yaşam tarzı benimsediğini belirtti.Ekip, bu bulguların, Enigma Gölü&#039;nün bir zamanlar farklı bir ekosisteme ev sahipliği yapmış olabileceği ve bu eski ekosistemin bugün bazı mikrobiyal kalıntılarla devam edebileceği teorisini ortaya koyuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A3tokV1eoUKEuKWjQ7V93A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yaşam, için, elverişsiz, olduğu, düşünülüyordu:, Buzun, altındaki, gizli, hayat</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ay’a dönüş bir yıl daha ertelendi: NASA Artemis Görevini 2027&amp;apos;ye bıraktı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/aya-doenus-bir-yil-daha-ertelendi-nasa-artemis-goerevini-2027ye-birakti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/aya-doenus-bir-yil-daha-ertelendi-nasa-artemis-goerevini-2027ye-birakti</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Ay’a astronot gönderme hedefini bir yıl daha ertelediğini duyurdu. 2026’da yapılması planlanan Ay görevi, teknik aksaklıklar nedeniyle 2027’nin ortasına kadar ertelendi.ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Ajansı&#039;nın (NASA), bilimsel incelemelerde bulunmak üzere Ay&#039;a astronot gönderilmesini öngören Artemis Misyonu, bir kez daha ertelendi.
NASA, Ay’a yapılacak ilk insanlı görevdeki gecikmeyi resmen açıkladı. 
1972&#039;deki son Ay inişinden yarım yüzyıldan fazla bir süre sonra astronotları Ay’ın etrafına gönderecek olan görev, 2026&#039;dan 2027&#039;ye kaydırıldı. Ayrıca, Eylül 2024’te fırlatılması planlanan Artemis görevine ait başka bir uçuş da Nisan 2026&#039;ya ertelendi.Ay’a insan gönderme hedefi, eski Başkan Donald Trump’ın başkanlık döneminde başlatılmıştı ve Artemis programı, Amerika’nın Ay’a yeniden ayak basması ve Mars gibi daha uzak hedeflere ulaşması adına önemli bir adım olarak görülüyordu.Ertelemenin ana sebebi, 2022’deki Artemis test uçuşu sırasında ortaya çıkan teknik sorunlar. Bu test uçuşunda, astronotların Dünya’ya dönüşü sırasında kritik bir öneme sahip olan ısı kalkanı ile ilgili ciddi sorunlar yaşandı.
Isı kalkanı, astronotları atmosferdeki yüksek sıcaklıklardan koruyarak güvenli bir şekilde Dünya&#039;ya inmelerini sağlamalıydı. Ancak yapılan testlerde kalkanın beklenenden fazla aşınma ve kömürleşme göstermesi, programda önemli bir gecikmeye yol açtı.NASA yetkilileri, bu teknik aksaklıkların çözülmesinin ardından Ay’a insanlı görevdeki tarihin yeniden belirleneceğini ancak 2027’ye kadar bu görevin yapılmasının pek mümkün görünmediğini belirtiyor. Artemis programının ertelemesi, NASA’nın gelecekteki uzay keşifleri için önemli bir adım olma hedefini ve insanlı Mars yolculuğuna ulaşma planlarını da etkileyebilir.Artemis Misyonu bağlamında Ay&#039;a bilimsel incelemelerde bulunmak üzere 4 astronot gönderilmesi planlanıyor.ABD, aynı program çerçevesinde Ay&#039;da kalıcı bir üs kurulması ve Ay&#039;ın hem Mars yolculuğu için bir durak olarak kullanılması hem de burada değerli madenlerin çıkarılmasını öngörüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GRc3-aHPxEqovGta_PiYuw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Ay’a, dönüş, bir, yıl, daha, ertelendi:, NASA, Artemis, Görevini, 2027ye, bıraktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>60 yıllık çalışma ortaya çıkardı: Turuncu kedilerin sırrı ne?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/60-yillik-calisma-ortaya-cikardi-turuncu-kedilerin-sirri-ne</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/60-yillik-calisma-ortaya-cikardi-turuncu-kedilerin-sirri-ne</guid>
<description><![CDATA[ 60 yıllık araştırmanın ardından genetikçiler kedilerdeki turuncu rengin ardındaki sırrı ortaya çıkardılar. Çalışma ateş rengindeki tüylerin, eksik DNA parçasından kaynaklandığını ortaya koydu.Evcil kedilerdeki turuncu kürkün sırrı, genetikçiler tarafından nihayet çözüldü. Yapılan iki bağımsız çalışma, kedilerin ateş rengindeki tüylerinin, genomlarında protein kodlamayan bir bölgedeki eksik DNA parçasından kaynaklandığını ortaya koydu. Stanford Üniversitesi genetikçisi Greg Barsh liderliğindeki araştırma ekibi, kedilerin deri hücrelerinde bulunan Arhgap36 adlı genin, turuncu tüylü kedilerde diğer kedilere oranla 13 kat daha fazla RNA ürettiğini keşfetti. Ancak bu genin protein kodlayan kısmındaki mutasyon yerine, genin ifadesini etkileyen bir delesyon (eksik DNA dizisi) bulundu.
DNA diziliminde 5 kilobazlık (kb) eksiklik olduğu genin işleyişini etkiliyor ve turuncu rengi oluşturuyorAraştırmalar, turuncu rengin cinsiyetler arasındaki farklılığını da açıkladı. Mutasyona uğramış genin X kromozomunda bulunması nedeniyle erkek kedilerde sadece bir kopya, dişilerde ise iki kopya yer alıyor. Bu durum, dişi kedilerin kürklerinde genin rastgele aktif ya da etkisiz hale gelmesiyle &quot;kaplumbağa kabuğu&quot; veya &quot;alacalı&quot; desenler oluşmasına neden oluyor.
Nadir durumlarda her iki X kromozomu da mutasyonu taşıdığında, dişi kediler tamamen turuncu tüylere sahip oluyor. Erkek kedilerde ise yalnızca bir X kromozomu olduğundan renk tekdüze bir şekilde turuncu oluyor.Araştırmacılar, turuncu renk pigmentinin kedilerin genel sağlığı veya zekası üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını vurguladı. Ancak Arhgap36 geninin diğer hayvanlarda anormal çalışması durumunda gelişimsel sorunlara yol açabileceği biliniyor. Kedilerde ise bu gen, sadece pigment üreten melanosit hücrelerinde aşırı ifade ediliyor.Stanford ekibi, kaplumbağa kabuğu desenli kedilerle alacalı kediler arasındaki farkın, beyaz benek mutasyonundan kaynaklandığını açıkladı. Bu mutasyon, pigment hücrelerinin vücutta daha geniş bir alana yayılmasına olanak tanıyor.Japonya’daki Kyushu Üniversitesi’nden Hidehiro Toh liderliğindeki ikinci ekip de benzer sonuçlara ulaştı. Arhgap36 geninin, pigmentlerin rengini koyu kahverengiden turuncuya doğru kaydırdığını ve turuncu kürkü oluşturduğunu belirtti.Kedilerin turuncu kürkü, evcil hayvan genetiği üzerindeki araştırmalarda önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Yaklaşık 10 bin  yıl önce insanlarla yaşamaya başlayan kedilerde, renk varyasyonlarının genetik altyapısını anlamak, bu sevimli dostlarımızın tarihine ışık tutuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QyQX1gKWBU2986VaIxZKFg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>yıllık, çalışma, ortaya, çıkardı:, Turuncu, kedilerin, sırrı, ne</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çinli bilim insanlarından yeni teknoloji: Görünmez olmak mümkün mü?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cinli-bilim-insanlarindan-yeni-teknoloji-goerunmez-olmak-mumkun-mu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cinli-bilim-insanlarindan-yeni-teknoloji-goerunmez-olmak-mumkun-mu</guid>
<description><![CDATA[ Çin’deki bilim insanları, çevresine göre renk değiştirebilen ve aktif kamuflaj sağlayan yeni bir malzeme geliştirdi. Bu malzemenin, görünmezlik teknolojisiyle uyumlu giysilerin tasarımına zemin hazırlayabileceği belirtildi.Çin&#039;deki bilim insanları, çevresine göre renk değiştiren yeni bir kamuflaj malzemesi geliştirdi. Dongsheng Wang liderliğindeki ekip, geçtiğimiz ay Science Advances dergisinde yayımlanan çalışmalarında, &quot;Kendiliğinden Uyum Sağlayabilen Fotokromizm&quot; (SAP) adlı özel bir süreçten geçen malzemeyi tanıttı. Bu malzeme, belirli dalga boylarındaki ışığa maruz kaldığında moleküllerini yeniden düzenleyerek renk değiştirme özelliği gösteriyor.    DOĞADAN İLHAM: BUKALEMUN VE AHTAPOTLARIN İZİNDE Pek çok hayvan, çevresine uyum sağlamak için görünüşlerini değiştirebiliyor. Ancak bu doğal yeteneği taklit etmeye yönelik insan yapımı sistemler genellikle karmaşık, pahalı ve kullanımı zor teknolojilere dayanıyor. Yeni SAP malzemeleri ise bu sorunları aşarak daha basit ve erişilebilir bir çözüm sunuyor.  RENK DEĞİŞTİREN MOLEKÜLLER Araştırma ekibi, SAP malzemelerinin ışık etkisiyle yapılarını ve renklerini değiştiren özel moleküller içerdiğini açıkladı. Karanlıkta siyah olan bu malzeme, belirli ışık dalgalarına maruz kaldığında çevresine uyum sağlamak üzere renk değiştirebiliyor. İLK BAŞARILI TEST   Bilim insanları, geliştirdikleri malzemeyi iki farklı testte denedi:  Akrilik Kutular Testi: SAP çözeltisi, kırmızı, yeşil ve sarı gibi farklı renkte kutuların içine yerleştirildi ve malzemenin renk değiştirerek çevresine uyum sağladığı gözlemlendi.  Arka Plan Testi: SAP çözeltisinin bulunduğu kabın arkasına renkli ortamlar yerleştirildi. Çözeltinin, bu renklere yaklaşık bir dakika içinde uyum sağladığı tespit edildi.  GELECEKTİ POTANSİYEL UYGULAMALAR   Araştırmacılar, SAP malzemelerinin kamuflaj sistemlerinden akıllı kaplamalara, görüntüleme cihazlarından sahteciliğe karşı teknolojilere kadar geniş bir kullanım alanı olduğunu belirtiyor. Baş araştırmacı Wang Dongsheng, bu teknolojinin giyilebilir hale getirilmesinin, kişiyi “etkili bir şekilde görünmez” yapabileceğini ifade etti.  GELİŞTİRME ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR   Ekip, SAP malzemesinin renk yelpazesini genişleterek mor ve maviyi de kapsamasını hedefliyor. Dr. Wang, yeni fotokromik moleküller ekleyerek daha hızlı ve hassas renk değişimleri sağlamayı amaçladıklarını belirtti.  Bu çalışma, hem bilim dünyasında hem de teknolojik inovasyon alanında yeni ufuklar açma potansiyeline sahip. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_xaZljDmcU2k0G9-C1XNhQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Çinli, bilim, insanlarından, yeni, teknoloji:, Görünmez, olmak, mümkün, mü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Simpsonlar yine bildi! 2024 yılına ait öngörüleri sosyal medyayı şaşkına çevirdi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/simpsonlar-yine-bildi-2024-yilina-ait-oengoeruleri-sosyal-medyayi-saskina-cevirdi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/simpsonlar-yine-bildi-2024-yilina-ait-oengoeruleri-sosyal-medyayi-saskina-cevirdi</guid>
<description><![CDATA[ Geçmişte birçok olayı önceden tahmin eden fenomen dizi Simpsonlar, 2024 yılına dair bir başka öngörüsüyle sosyal medyada yine gündem olmaya başardı. Daha önce maymun çiçeği virüsü ve politik olaylarla ilgili yaptığı tahminleri tutturan Simpsonlar&#039;ın son tahmini yine tuttu.Yayınlanan her bölümüyle geleceğe adeta ışık tutan Simpsonlar&#039;ın 2024 yılına ait tahminleri yine tutmaya başladı. Yatırım ve bilim dünyasıyla ilgili konulara, yayınlanan bölümlerinde bolca yer veren Simpsonlar&#039;ın, Bitcoin ile ilgili tahmini ise adeta şaşkına çevirdi.Simpsonlar’ın 2017 yılında yayınlanan bir bölümünde, Bitcoin’in 2024’te büyük bir sıçrama yapacağına dikkat çekilmişti. Dün itibarıyla Bitcoin, 100 bin dolar seviyesini aşarak tüm zamanların en yüksek değerine ulaştı ve toplam piyasa değeri 2,1 trilyon dolara çıktı.Simpsonlar’da sıkça vurgulanan “Bitcoin’in her beş yılda bir büyük atılım yaptığı” fikri de bir kez daha doğru çıktı. Bu tahmin, dizinin gelecekle ilgili öngörüleri konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.Bitcoin tahmini kadar şaşırtan bir diğer öngörü ise uzay araştırmalarıyla ilgiliydi. Dizide, güneşi incelemek ve kontrol altına almak amacıyla bir uzay gemisinin inşa edilmesi işlenmişti. Bugün ise bilim insanları, güneş ışınlarını engellemek üzerine geliştirdikleri uydu projelerini konuşuyor.Öte yandan Elon Musk’ın Twitter’ın logosunu “X” işaretiyle değiştirmesi de Simpsonlar’ın yıllar önce işlediği bir başka ayrıntı olarak dikkat çekti.Maymun çiçeği virüsü, politik olaylar ve teknoloji alanında doğru çıkan öngörüleriyle adından sıkça söz ettiren Simpsonlar, bu kez yatırım ve bilim dünyasını hedef aldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L0Bq6iAzwEOv9NSxm0rWPg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Simpsonlar, yine, bildi, 2024, yılına, ait, öngörüleri, sosyal, medyayı, şaşkına, çevirdi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yapay zekada yeni dönem: ChatGPT pro tanıtıldı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zekada-yeni-doenem-chatgpt-pro-tanitildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zekada-yeni-doenem-chatgpt-pro-tanitildi</guid>
<description><![CDATA[ OpenAI, daha güçlü yapay zeka çözümleri arayan kullanıcılar için yeni abonelik planı ChatGPT Pro’yu tanıttı, bu hizmet özellikle veri bilimciler, yazılım geliştiriciler ve akademisyenler için tasarlandı.Yapay zeka teknolojisinin hızla evrildiği bu dönemde, OpenAI, daha fazla bilgi işlem gücü gerektiren ve karmaşık sorunlara çözüm sunan yeni hizmeti ChatGPT Pro’yu duyurdu.
Bu abonelik planı, araştırmacılar, mühendisler ve ileri düzey kullanıcılar için özel olarak geliştirilmiş bir çözüm sunuyor. ChatGPT Pro, OpenAI’nin en güçlü modellerine sınırsız erişim sağlamayı vaad ediyor ve daha yüksek işlem gücüyle daha doğru ve kapsamlı yanıtlar üretebiliyor.ChatGPT Pro kullanıcıları, OpenAI’nin o1, o1-mini, GPT-4o ve Advanced Voice gibi gelişmiş yapay zeka modellerine erişim sağlarken, aynı zamanda o1 pro modunu da kullanma fırsatı buluyor. o1 pro modu, karmaşık problemlere çok daha derin ve doğru cevaplar üretebilme kapasitesine sahip.
OpenAI, ilerleyen dönemde bu planla daha güçlü ve yoğun işlem gücü gerektiren üretkenlik özellikleri eklemeyi planlıyor. CEO Sam Altman, o1 modelinin mevcut en zeki yapay zeka modeli olduğunu, ancak o1 pro modunun daha da gelişmiş olduğunu belirtti.ChatGPT Pro, özellikle araştırma düzeyinde bilgiye ihtiyaç duyan profesyoneller için tasarlanmış bir hizmet olarak öne çıkıyor. Veri bilimcilerden hukuk uzmanlarına, yazılım geliştiricilerden akademisyenlere kadar geniş bir kullanıcı kitlesini hedef alıyor.
Ancak bu kitlenin &quot;geniş&quot; ifadesi yanıltıcı olabilir; gerçekten ChatGPT’yi verimli şekilde kullanabilenler bu kitleye dahil oluyor. Günlük standart kullanıcılar için ise, CEO Altman’a göre ChatGPT Plus yeterli bir çözüm sunuyor.OpenAI’ın testlerine göre, ChatGPT Pro’nun o1 pro moduyla üretilen yanıtlar, özellikle veri bilimi, programlama ve içtihat analizi gibi alanlarda daha güvenilir ve kapsamlı oluyor. Matematik, fen bilimleri ve kodlama alanlarında o1 pro modu, diğer modellere kıyasla daha iyi performans gösteriyor. o1 pro modunun en belirgin özelliği ise geliştirilmiş güvenilirlik. Bu mod, doğru cevabı her dört denemede bir veren bir model olarak öne çıkıyor.ChatGPT Pro, aylık 200 dolar fiyatla sunuluyor. Türkiye’den abone olmak isteyen kullanıcılar ise bu fiyatın üzerine yüzde 20 KDV eklenerek 240 dolar ödeme yapıyor. ChatGPT Plus aboneliği ise aylık 20 dolar olup, bunda da KDV uygulanıyor.
ChatGPT Pro, yapay zeka hizmetlerinde yeni bir dönemi başlatırken, daha güçlü ve güvenilir çözümler arayan profesyonellere hitap ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hN6-trhc4UOcp_nzQY9zug.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zekada, yeni, dönem:, ChatGPT, pro, tanıtıldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Türk öğrenciler yapay zekalı su altı aracı ile Norveç yolcusu</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/turk-oegrenciler-yapay-zekali-su-alti-araci-ile-norvec-yolcusu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/turk-oegrenciler-yapay-zekali-su-alti-araci-ile-norvec-yolcusu</guid>
<description><![CDATA[ Adana&#039;da gerçekleştirilen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali&#039;nde (TEKNOFEST) aldıkları derecelerle dikkati çeken Kocaeli Üniversitesi Kılavuz Aura Auv Takımı, bu kez yapay zekalı insansız su altı aracıyla Norveç&#039;te vitrine çıkma hazırlığı yapıyor.Kocaeli Üniversitesi Kılavuz Aura Auv Takım Kaptanı Altar Hatipoğlu, yapay zekalı insansız su altı aracı &quot;Aura&quot;ya ilişkin bilgi verdi.Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği bölümünde öğrenci olduğunu belirten Hatipoğlu, &quot;Takım olarak 4 yıllık geçmişe sahibiz. Bu süreç içinde insansız su altı sistemleri, deniz sistemlerinde bulunan alt sistemler, sensörler, sonarlar ile otonom su altı araçları ve manuel kontrollü araçlar olmak üzere hibrit çalışabilen araçlar üzerine çalışmalar yaptık.&quot; dedi.Hatipoğlu, Adana&#039;daki TEKNOFEST&#039;te İnsansız Sualtı Sistemleri Yarışması&#039;nın &quot;İleri Kategori&quot; bölümünde birincilik ödülü kazandıklarını, aynı zamanda &quot;En Özgün Yazılım Ödülü&quot;nü aldıklarını söyledi.Kocaeli Üniversitesinde farklı bölümlerden arkadaşlarıyla insansız su altı ve su üstü sistemleri alanında çalışmalar yaptıkları bilgisini veren Hatipoğlu, &quot;Yapmış olduğumuz çalışmalar şimdiye kadar ki süreçte yarışmada bizlerden istendiği doğrultuda, otonom şekilde ve havuz ortamında çalışabilen araçlar üzerineydi. Şu anki çalışmalarımız itibarıyla araçlarımızın hem otonom hem manuel hem de deniz platformlarıyla entegrasyonunu sağlamış bulunmaktayız.&quot; diye konuştu.Hatipoğlu, takımın TEKNOFEST yarışması vesilesiyle oluştuğunu, TEKNOFEST gibi organizasyonların bütünleştirici olduğunu dile getirdi.Ekibin kurulmasıyla söz konusu teknolojinin geliştiğini vurgulayan Hatipoğlu, şöyle devam etti:&quot;TÜBİTAK&#039;tan destek alıyoruz. Şu an yapmış olduğumuz proje TÜBİTAK projeleri içinde yer alıyor. Aynı zamanda HAVELSAN&#039;dan da maddi ve teknik destek alıyoruz. Bu destekler sayesinde projelerimiz daha hızlı ve neticeye ulaşır hale geliyor. Su altı aracı otonom şekilde endüstriyel, askeri, sivil ve arama kurtarma anlamında birçok alanda fayda sağlayabilir, petrol rafinelerinde, dünyanın birçok yerinde, denizin ortasında. Bu istasyonlardaki petrol yakıtlarının bizlere ulaşması için bir hat bulunuyor. Bu ulaşım hattında belli başlı tahribatlar oluşuyor. Bu tahribatlar şimdiye kadar dalgıçlarla veya insan gücüyle yapılıyordu. Bu hem sektörel anlamda insan sağlığını tehlikeye atıyor, aynı zamanda da endüstriyel anlamda maddi kayba yol açıyor. Araçlar sayesinde bu maddi kaybı minimuma indirip, aynı zamanda insan sağlığına etkisini azaltıp, bunları güvenli, ucuz ve güvenilir halde yapmayı hedefliyoruz.&quot;Hatipoğlu, otonom deniz üstü su araçları üzerine de çalışmalar gerçekleştirdiklerini, bu araçlar ile su altı araçlarının entegrasyonunu sağlamanın birinci öncelikleri olduğunu anlattı.Norveç&#039;te 2025&#039;te düzenlenecek &quot;TAC Challange&quot; etkinliğinin önemine dikkati çeken Hatipoğlu, şu bilgiyi verdi:&quot;Yurt dışında düzenlenen uluslararası yarışmalara katılacağız. Norveç&#039;te deniz platformu alanında yapılan bir yarışma (TAC Challange) var. Kendimizi geliştirmek adına bu yarışmaya katılmayı hedefliyoruz. Dünyanın her tarafından su altı severler ve araştırmacılarının bulunduğu bir yarışma bu. Orada bizler de su altı teknolojilerini Türkiye&#039;ye getirmek ve olan teknolojinin üzerine koymak istiyoruz.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YxTiwh-1NkqjMRADu2jNfA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Türk, öğrenciler, yapay, zekalı, altı, aracı, ile, Norveç, yolcusu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Telefonları neden uçak moduna alırız? Basit kuralın arkasındaki gerçek!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/telefonlari-neden-ucak-moduna-aliriz-basit-kuralin-arkasindaki-gercek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/telefonlari-neden-ucak-moduna-aliriz-basit-kuralin-arkasindaki-gercek</guid>
<description><![CDATA[ Uçak yolculuğu sırasında akıllı telefonları Uçak Modu&#039;na almak artık herkesin aşina olduğu bir kural. Ancak, bunun neden önemli olduğu genellikle tam olarak bilinmiyor. TikTok&#039;ta paylaşım yapan bir pilot, bu yaygın uygulamanın perde arkasını açıkladı. İşte uçak yolculuklarında telefonları neden uçak moduna alırız, almazsak ne olur?Uçak yolculuklarında kalkışa ve inişe geçmeden önce görevliler, telefonunuzu uçak moduna almanızı ve varsa diğer teknolojik cihazlarınızı kapatmanızı istiyor.
TikTok&#039;ta paylaşım yapan bir pilot, uçak modu özelliğinin kullanılmasının iyi bir nedeni olduğunu açıkladı. Peki, uçak modunu açmazsak ne olur?Pilot, telefonların Uçak Modu&#039;na alınmamasının uçağın güvenlik sistemlerini doğrudan etkilemediğini, ancak iletişim cihazlarında parazite neden olabileceğini belirtti.
Özellikle pilotların kulaklıklarını kullanarak yer kontrol kuleleriyle iletişim kurduğu sırada oluşan bu parazit, talimatları almayı zorlaştırabiliyor.Uçağın  düşmeyeceğini ama iletişim sistemlerinde oluşan rahatsız edici bir vızıltının  dikkatlerini dağıtabileceğini söyledi. Bu durumun kalkış ve iniş gibi hassas süreçlerde can sıkıcı bir sorun yaratabildiğini ifade etti.Pilot, bir uçuş sırasında yaşadığı deneyimi şu sözlerle paylaştı: &quot;Yol tarifi almaya başladığımız anda kulaklıktan rahatsız edici bir uğultu sesi gelmeye başladı. Talimatları anlamaya çalışırken bu oldukça dikkat dağıtıcı olabiliyor.&quot;Uzmanlar, telefonların havadayken hücresel bağlantı arayışına devam ettiğini ve bu süreçte elektromanyetik parazit oluşturduğunu söylüyor.
İngiltere Uçuş Emniyeti Komitesi Başkanı Dai Whittingham, bu durumun tarihsel olarak önemli olduğunu belirterek, &quot;Telefonların uçakların otomatik uçuş kontrol sistemlerine müdahale etme riski çok küçük ama yine de cihazların Uçak Modu&#039;na alınması tavsiye ediliyor&quot; dedi.5G teknolojisinin havacılık sektörü üzerindeki etkisi de dikkat çekiyor. Bu teknoloji, bazı havaalanlarındaki navigasyon sistemleriyle parazit riski taşıyor. Federal İletişim Komisyonu ve Federal Havacılık İdaresi de bu nedenle cep telefonlarının uçaklarda kullanılmasını hala yasaklıyor.Pilot, Uçak Modu&#039;nu aktif hale getirmenin basit bir önlem olduğunu vurgulayarak, &quot;Parazit oluşturma ihtimali düşük ama mümkün olduğunca riski azaltmak için bu uygulamayı sürdürmek gerekiyor,&quot; dedi. Yolculara Uçak Modu&#039;nu açarak bu tür sorunların önüne geçmeleri çağrısında bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/74MAwyyoxEe2fr8-v1BlEA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Telefonları, neden, uçak, moduna, alırız, Basit, kuralın, arkasındaki, gerçek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çocuklara sosyal medya kısıtlaması: Yaş sınırı kaç olacak?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cocuklara-sosyal-medya-kisitlamasi-yas-siniri-kac-olacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cocuklara-sosyal-medya-kisitlamasi-yas-siniri-kac-olacak</guid>
<description><![CDATA[ Çocukların sosyal medya kısıtlamasına ilişkin ayrıntılar netleşmeye başladı. Dünyadaki uygulamalar incelenirken, Türkiye&#039;ye uygun model oluşturmak üzere komisyon oluşturuldu. Uzman raporları çerçevesinde sınırın 16 yaş olması görüşü ağırlık kazanıyor.Sosyal medyaya yaş sınırı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye&#039;nin de gündeminde...Çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin dünyadaki uygulamalar incelenirken, Türkiye&#039;ye uygun modeller geliştirmek için komisyon kuruldu.Yaş sınırının kaç olacağı ise henüz kesinleşmiş değil ancak hükümet, 16 yaş itibarıyla sınırlandırılması üzerinde duruyor.Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal medya kısıtlamasına ilişkin &quot;Bizim görüşümüz 16 yaş itibarıyla sınırlandırılması. Uzmanlarımızın, kurumlarımızın görüşleri de bu yönde.&quot; dedi.Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğu da &quot;13 yaş dünyada daha çok kabul görmüş bir yaş. Benim şahsi görüşüm 16 yaştır ancak verilmiş bir karar yok.&quot; ifadelerini kullanmıştı.Türk Kadınının Seçme ve Seçilme Hakkının 90. Yıl Dönümü Programı&#039;na katılmak üzere geldiği Meclis&#039;tekonuşan Göktaş, &quot;Çocuklarımız çok farklı türlerde zararlı içeriklere, akran zorbalıklarına maruz kalabiliyor. Dolayısıyla bir taraftan çocuklarımızı dijital dünyanın risklerinden korumak, aynı zamanda da bilinçli tüketimlerini sağlamak bizim görevimiz.&quot; diye konuştu.Dijital Bağımlılık ve Aile Çalıştayı kapsamında hazırlanan rapora ilişkin de Göktaş, &quot;Çok önemli bulgular elde ettik. Hem aile içi iletişimi güçlendirmek hem de çocuklarımıza güvenli bir ortam oluşturmak adına bu çalıştayın ne kadar önemli olduğunu gördük. Pazar günü detaylı bir sunumla kamuoyuyla paylaşacağız.&quot; açıklamasını yaptı.​​​​​​ ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pxh6oSxP4k2ZIjkVlASTeA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Çocuklara, sosyal, medya, kısıtlaması:, Yaş, sınırı, kaç, olacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İran, yörünge transfer aracını uzaya fırlattı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/iran-yoerunge-transfer-aracini-uzaya-firlatti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/iran-yoerunge-transfer-aracini-uzaya-firlatti</guid>
<description><![CDATA[ İran, Saman 1 yörünge transfer aracı ve beraberindeki iki araştırma yükünü Simurg uydu taşıyıcısı ile başarılı bir şekilde uzaya fırlattı.İran, uyduları bir yörüngeden başka bir yörüngeye götürmek için geliştirdiği yörünge transfer aracını uzaya fırlattı. İran’ın Simnan eyaletindeki İmam Humeyni Uzay Üssü’nden 300 kilogram ağırlığındaki Saman 1 yörünge transfer aracı ve beraberindeki 2 araştırma yükünün sıvı yakıtlı Simurg uydu taşıyıcısıyla başarılı bir şekilde uzaya fırlatılarak yörüngeye yerleştirildiği açıklandı. Savunma Bakanlığı tarafından üretilen sıvı yakıtlı Simurg uydu taşıyıcısının, 300 kilogramlık yükü başarıyla yörüngeye yerleştirerek İran’ın uydu taşıma kapasitesinde bir ilki gerçekleştirdiği belirtildi.Uyduları bir yörüngeden diğerine taşımak ve yörünge yüksekliğini artırmak için tasarlanmış olan yörünge transfer aracı (uzay römorku), roket ile uydu arasında bir bağlantı aracı işlevi görüyor.Uydu, ilk yörüngesine yerleştirildikten sonra, transfer aracı devreye giriyor ve itici motorlar ile güdüm mekanizmalarını kullanarak uydunun hedeflenen yörüngeye ulaşmasını sağlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BGxeauwpVUuVRTjkoZmK7Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>İran, yörünge, transfer, aracını, uzaya, fırlattı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Gizli Pentagon araştırması: Reenkarnasyon gerçek olabilir mi?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/gizli-pentagon-arastirmasi-reenkarnasyon-gercek-olabilir-mi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/gizli-pentagon-arastirmasi-reenkarnasyon-gercek-olabilir-mi</guid>
<description><![CDATA[ 1983 yılında ABD Kara Kuvvetleri İstihbaratı tarafından hazırlanan ve 2003&#039;te CIA tarafından gizliliği kaldırılan bir rapor, reenkarnasyonun ve bilincin ölümsüzlüğünün bilimsel bir temelinin olabileceğini öne sürüyor. &quot;Gateway Sürecinin Analizi ve Değerlendirmesi&quot; başlıklı 29 sayfalık bu rapor, Yarbay Wayne M. McDonnell tarafından yazılmış ve Pentagon&#039;un astral projeksiyon, bilinç değişimi ve psişik casusluk konularındaki araştırmalarını detaylandırıyor.ABD Kara Kuvvetleri İstihbaratı&#039;nın 1983&#039;ta yaptığı bir araştırma, bilincin asla ölmemediğini ve bu  nedenle reenkarnasyonun gerçek olabileceğini öne sürdü.
&quot;Geçit Sürecinin Analizi ve Değerlendirilmesi&quot; (Getaway deneyimi)  başlıklı 29 sayfalık rapor ABD Ordusu Yarbay Wayne M. McDonnell tarafından hazırlandı ve 2003 yılında CIA tarafından gizliliği kaldırıldı. 
Tekrar gündeme gelen rapora göre, bilinç enerjiden oluşuyor ve asla yok olmuyor.McDonnell&#039;in raporunda yer alan bulgulara göre, bilinç fiziksel ölümden sonra &quot;Mutlak&quot; olarak adlandırılan bir boyuta geçiyor ve geçmiş yaşam deneyimlerini beraberinde taşıyor.Virginia’daki Monroe Enstitüsü’nün yürüttüğü çalışmalar, bilincin fiziksel sınırların ötesine taşınabileceğini ve bu sürecin yeniden doğum (reenkarnasyon) ile bağlantılı olduğunu iddia ediyor. Bu bulgular, bilincin zaman ve mekânın kısıtlamalarını aşabileceği yönünde derin bir anlam taşıyor.
Yani bilinç, fiziksel formdan bağımsız olarak varlığını sürdürmekle kalmıyor, aynı zamanda bir yaşamdan diğerine geçiş yaparak deneyimlerini taşıyor.Rapor, bu tekniklerin bilimsel bir temele dayandığını ve bilincin zaman ve mekânın ötesine geçebildiğini savunuyor. McDonnell, Gateway Süreci&#039;nin etkili olabileceğini ancak bu deneyimlerin kontrol altına alınması ve eğitimle geliştirilebilmesi için daha fazla çalışma gerektiğini ifade ediyor.Gateway Experience, Virginia merkezli Monroe Enstitüsü tarafından geliştirilen ve insan bilincini değiştirmeyi hedefleyen bir eğitim programıdır. Program, ses dalgaları ve meditasyon tekniklerini kullanarak bireylerin bilincini fiziksel sınırların ötesine taşımasını sağlar. Başlangıçta bireysel farkındalık, zihinsel berraklık ve stres yönetimi gibi alanlarda geliştirilmek üzere tasarlansa da, ABD hükümeti tarafından astral projeksiyon, uzaktan görüntüleme ve psişik casusluk gibi konularda da incelenmiştir.
Eski bir “uzaktan görüntüleyici” olan Joe McMoneagle, Rus askeri üslerini gözlemlemek gibi görevlerde başarı oranlarının yüzde 28 olduğunu belirtti. McMoneagle, bu oran düşük görünse de elde edilen bilgilerin diğer istihbarat kaynaklarıyla birleştirildiğinde oldukça faydalı olduğunu söyledi.Raporda yer alan iddialar, Virginia Üniversitesi&#039;nin Algısal Çalışmalar Bölümü’nde yürütülen reenkarnasyon araştırmalarıyla da destekleniyor.
Üniversite, geçmiş yaşamlarına dair anıları hatırladığını iddia eden 2 bin 500’den fazla vakayı incelemiş.
Bu vakaların çoğu, beş yaşından küçük çocuklara ait. Araştırmacılar, çocukların bu tür anıları daha kolay hatırlamasını, bilinçlerinin yaşla birlikte karmaşıklaşmaması ve çevresel etkilerle örtülmemesine bağlıyor.McDonnell’in raporu, Gateway Süreci’nin potansiyel askeri uygulamalarını detaylandırırken, belgede yer alan 25. sayfa ortadan kaybolmuş durumda. Bu eksik sayfanın, sürecin savunma alanındaki pratik kullanımına dair kritik bilgileri içerdiği düşünülüyor. CIA, bu sayfanın ellerinde olmadığını belirtse de bazı teorisyenler, bu bilginin bilinçli olarak gizlenmiş olabileceğini öne sürüyor.Gateway Süreci, hem kişisel hem de profesyonel uygulamalar açısından mantıklı bir temele dayandırılıyor ve fizik biliminin sınırları içinde değerlendirilebilir. Ancak rapor, bu tekniklerin sistematik şekilde uygulanabilmesi için uzun vadeli bir eğitimin ve dikkatli bir araştırmanın gerekli olduğunu vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WopYJlWRBEa1-K3c1E8ZGg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Gizli, Pentagon, araştırması:, Reenkarnasyon, gerçek, olabilir, mi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları duyurdu: Yeni bir insan türü keşfedildi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bilim-insanlari-duyurdu-yeni-bir-insan-turu-kesfedildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bilim-insanlari-duyurdu-yeni-bir-insan-turu-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, 200 bin yıl önce nesli tükenen yeni bir insan türü keşfetti. Araştırmacılar, Çin’de bulunan bir fosilden yola çıkarak &quot;Homo juluensi&quot; adını verdikleri yeni bir arkaik insan türü keşfedildiğini açıkladı.Doğu Asya’daki Geç Kuvaterner dönemine ait insan fosilleri, geçmişte düşünüldüğünden çok daha fazla morfolojik çeşitlilik gösteriyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, bu bölgedeki fosillerin yalnızca bir türün değil, birden fazla farklı insan türünün varlığını ortaya koyduğunu gösteriyor. Bu yeni türler arasında Homo floresiensis, Homo luzonensis, Homo longi ve en yenisi Homo juluensis yer alıyor.Son yirmi yılda yapılan arkeolojik kazılar ve detaylı fosil analizleri, Doğu Asya&#039;daki insan evrimine dair bilgileri önemli ölçüde artırdı. Homo floresiensis, Endonezya’nın Flores Adası’nda 2004 yılında keşfedilen bu tür, küçük boyutları nedeniyle ‘hobbit’ olarak adlandırılıyor. Homo luzonensis, 2019 yılında Filipinler’in Luzon Adası’nda bulundu. Homo longi Çin’in Harbin şehrinde keşfedilen bir fosile dayanan bu tür, 2021 yılında tanımlandı. Homo juluensis ise Çin’deki Xujiayao ve Xuchang fosilleri üzerinden tanımlanan bu yeni tür, Denisova insanları ve diğer fosil gruplarıyla bağlantılı bulunuyor.Araştırmacılar, Çin&#039;in kuzeyindeki Xujiayao ve Xuchang bölgelerinde bulunan fosillere dayanarak Homo juluensis adını verdikleri yeni bir insan türünü tanımladı. Bu keşif, insan evrimine dair mevcut bilgimizi derinleştirirken, Orta Pleistosen dönemi yaklaşık 300 bin ila 50 bin yıl önce hominin çeşitliliğini daha iyi tanımlamaya olanak sağlıyor.Homo sapiens yaklaşık 300 bin yıl önce evrimleşti ve Afrika&#039;dan Avrupa ve Asya&#039;ya yayıldı. Ancak modern insandan önceki hominin türlerinin evrimi hala gizemini koruyor. Özellikle 700 bin ila 300 bin yıl önce var olan hominin türlerinin sınıflandırılması konusunda tartışmalar devam ediyor. Bu tartışmalar, bilim dünyasında ‘Orta’daki Karmaşa (The Muddle in the Middle)’ olarak adlandırılıyor.2023 yılında Hawaii Üniversitesi&#039;nden Christopher Bae ve Çin Bilimler Akademisi&#039;nden Xiujie Wu, Xujiayao’da bulunan hominin fosillerini inceledi ve bu bireylerin Homo juluensis olarak adlandırılmasını istedi. Bu fosiller, modern insanlara, Denisovalılara ve Neandertallere özgü özellikler taşıyan büyük kafataslarıyla dikkat çekiyor.Bu tür, yaklaşık 220 bin ila 100 bin yıl önce yaşamış ve büyük beyin hacmi ile kalın kemik yapılarıyla öne çıkıyor. Xujiayao&#039;da yapılan kazılarda 10 bireye ait fosiller ile 10 binden fazla taş alet bulundu. Fosillerin özellikleri, bu popülasyonun farklı hominin türleri arasında genetik alışveriş sonucu ortaya çıktığını ve Asya’daki insan evriminde hibridizasyonun önemli bir rol oynadığını gösteriyor.Homo juluensis henüz tüm bilim dünyasında kabul görmüş değil. Londra Doğa Tarihi Müzesi’nden Chris Stringer, bu türün Homo longi ile örtüşebileceğini belirtirken, Wisconsin Üniversitesi’nden paleoantropolog John Hawks, bu adlandırmanın fosil kayıtlarını daha iyi sınıflandırmaya yardımcı olacağını savunuyor.Xiujie Wu ise bu yeni tür adlandırmasının Asya’daki fosil kayıtlarını netleştirdiğini ve bilimsel iletişimi kolaylaştırdığını ifade ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-_icjYZ7j0CZasBhDICtew.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 11:30:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, duyurdu:, Yeni, bir, insan, türü, keşfedildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Erkeğin kalbine giden yol buymuş: Bilimsel olarak kanıtlandı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/erkegin-kalbine-giden-yol-buymus-bilimsel-olarak-kanitlandi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/erkegin-kalbine-giden-yol-buymus-bilimsel-olarak-kanitlandi</guid>
<description><![CDATA[ Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer sözünü birçoğumuz duymuştur. Ancak görünüşe göre bu söz sanıldığı kadar doğru değil. Bilim insanları testosteron hormonunun günlük dalgalanmalarının erkeklerin sosyal davranışları üzerindeki etkilerini inceleyen yeni bir çalışmaya imza attı. İşte ortaya çıkan sonuç.Kaliforniya Üniversitesi Santa Barbara&#039;daki bir araştırma ekibi, testosteron hormonunun günlük dalgalanmalarının erkeklerin sosyal davranışları üzerindeki etkilerini inceleyen yeni bir çalışmaya imza attıAraştırma 41 erkeğin üzerinde yapıldı erkek üzerinde yapılan araştırma, 31 günlük bir gözlem sürecini kapsadı ve bu süre boyunca hem testosteron seviyeleri hem de sosyal etkileşimler hakkında veri toplandı.Araştırmanın sonuçları, testosteron seviyelerindeki artışın, özellikle yeni sosyal bağlar kurma veya rekabet ortamlarında daha fazla çaba harcama eğilimiyle bağlantılı olduğunu ortaya koydu.Çalışma, testosteronun insan davranışlarında düşündüğümüzden farklı bir rol oynayabileceğini işaret ediyor. Araştırmacılar, elde ettikleri bulguların, testosteron seviyelerinin bireyler arasındaki farklılıkları ve bu hormonun davranışsal etkilerini daha iyi anlamaya katkı sunduğunu belirtti.Özellikle bekâr erkeklerin sosyal ortamlarda potansiyel bağlar kurmaya yönelik davranışlarında testosteron artışının etkisi gözlemlendi.Bekar erkekler olası romantik olarak aşık olma eğilimi gösterdiklerinde, testosteron seviyelerindeki değişim araştırmanın konusu haline geledi. Örneğin; yüksek olduğu günlerde daha fazla kur yapma çabası gösterdikleri bildirildi.Çalışmayı yürüten ekip, bu sonuçların, hormon seviyelerindeki değişimlerin sosyal stratejiler üzerinde oynadığı rolü anlamak adına önemli bir adım olduğunu vurguladı.Bulgular ayrıca, testosteronun doğrudan bir tedavi aracı olarak kullanıldığı durumların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini öne sürüyor.Araştırmanın sonuçları, akademik literatürde sıkça tartışılan bir konuyu da yeniden gündeme taşıdı: hormonların yalnızca fizyolojik süreçlere değil, sosyal bağlamda rekabet ve ilişki kurma gibi davranışlara da etki edebileceği.Ekip, testosteron seviyelerindeki artışın, özellikle bireylerin sosyal etkileşimlerde daha aktif olmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.Araştırma sonuçları, İngiltere&#039;de yayınlanan saygın bilimsel dergilerden biri olan Proceedings of the Royal Society B&#039;de yayımlandı.Araştırmacılar, gelecekte yapılacak çalışmalarda testosteron ve diğer hormonların farklı sosyal durumlar üzerindeki etkilerinin daha ayrıntılı bir şekilde incelenmesinin önemine dikkat çekti.Bu bulgular, hormonlar ve sosyal davranışlar arasındaki karmaşık ilişkiyi daha iyi anlamaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.Uzmanlar, özellikle bireylerin sosyal çevrelerde nasıl davrandıklarını anlamak için hormonların oynadığı rolün daha fazla araştırılması gerektiğini vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oT1afViGlkSLjhERbXDqBQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 10:23:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Erkeğin, kalbine, giden, yol, buymuş:, Bilimsel, olarak, kanıtlandı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Erzurum&amp;apos;da mutant Karadeniz alabalığı ürettiler! Normal balıklara göre daha hızlı büyüyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/erzurumda-mutant-karadeniz-alabaligi-urettiler-normal-baliklara-goere-daha-hizli-buyuyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/erzurumda-mutant-karadeniz-alabaligi-urettiler-normal-baliklara-goere-daha-hizli-buyuyor</guid>
<description><![CDATA[ Erzurum Atatürk Üniversitesi&#039;nde Karadeniz alabalığının mutantı üretildi. 2020 yılında Nobel Kimya Ödülü verilen &quot;DNA üzerinde ekleme, çıkarma yapmalarına ya da DNA dizilimini değiştirmelerine olanak tanıyan özgün bir teknoloji&quot; olarak bilinen CRISPR/Cas9 tekniğiyle üretilen mutant balıklar, normal balıklara göre daha hızlı büyüyüp gelişiyor.Önemli bir gen kaynağı olmasının yanı sıra 26 kilograma kadar büyüme özelliği bulunan Karadeniz alabalığının kısa sürede büyüyüp pazara sunulur hale getirilmesi amacıyla Prof. Dr. Abdulkadir Bayır liderliğinde TÜBİTAK destekli çalışma başlatıldı.Karadeniz&#039;den getirilen alabalık yumurtaları laboratuvar ortamında mikroenjeksiyona tabi tutuldu.
2020 yılında Nobel Kimya Ödülü verilen CRISPR/Cas9 tekniğiyle laboratuvarda mutant Karadeniz balığı üretildi.Bu teknikle, büyümeyi olumsuz olarak etkileyen myostatin geninin susturulmasıyla balıkların büyüme ve gelişmesi hızlandırıldı.
Laboratuvar ortamına alınan normal balıklarla birlikte takibe alınan mutant balıkların 10,5 aylık sürede yüzde 82 daha hızlı büyüdükleri belirlendi.Prof. Dr. Abdulkadir Bayır, CRISPR/Cas9 tekniğiyle bakterilerin kendilerini virüslerin zararlı etkilerinden korumak için geliştirdiği doğal bir savunma mekanizmasını laboratuvar ortamında kullandıklarını belirtti.
Bayır, kontrol grubu balıkların 10,5 ayda 45 gram ağırlığına ulaşırken mutant balıklarınsa yaklaşık 84 gram ağırlığa ulaştıklarını bildirdi.Su ürünleri yetiştiriciliğinde toplam maliyetin yaklaşık yüzde 70&#039;ni yemin oluşturduğunu belirten Abdulkadir Bayır, myostatin geni susturulan balıkların kardeşlerine nazaran çok daha hızlı büyümeleri sebebiyle balık çiftliklerine önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.Uzun vadeli hedeflerinin myostatin geni susturulmuş bir Karadeniz alabalığı damızlık stoku oluşturmak olduğunu ifade eden Bayır, &quot;Mutant balıkların bu aşamada pazarlanması yasal olarak mümkün değil. Ancak artan dünya nüfusu, küresel iklim değişikliği, pandemiler ve Rusya- Ukrayna savaşı gibi coğrafi riskler nedeniyle ülkelerin gıda üretiminde dışa bağımlılıklarını azaltmaları son derece önemli.&quot; dedi.CRISPR/Cas9 tekniğinin genetiği değiştirilmiş organizmalarla (GDO) karıştırılmaması gerektiğini, bu teknikle doğada zaten var olan mutasyonların insan eliyle oluşturulduğunu vurgulayan Prof. Dr. Abdulkadir Bayır, &quot;Hiçbir teknik mükemmel değildir. Biz bu tekniği hayata geçirebilmek için yaklaşık 3 yıldır yoğun olarak çalışıyoruz. Hedeflerimizden birisi ürettiğimiz mutant balıkları gıda güvenliği açısından da ayrıntı olarak incelemek.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EdU--RcX4UKLCZhqz2nEYA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 10:23:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Erzurumda, mutant, Karadeniz, alabalığı, ürettiler, Normal, balıklara, göre, daha, hızlı, büyüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Google Haritalar&amp;apos;da yeni dönem: Polislerin yerini göstermeye başladı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/google-haritalarda-yeni-doenem-polislerin-yerini-goestermeye-basladi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/google-haritalarda-yeni-doenem-polislerin-yerini-goestermeye-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Google Haritalar, sürücülere hız radarlarının yerini gösteren uygulamasına son verdi. 
Artık uygulamada bunun yerine &quot;Polis&quot; seçeneği bulunuyor. Kullanıcılar sadece radar bölgelerini değil tüm polis noktalarını paylaşabilecek.Google geçtiğimiz aylarda Haritalar uygulamasına eklediği radar görebilme özelliğini sona erdirdi.Google Haritalar, kullanıcıların yolda olan inşaat, kaza, şerit kapatma gibi durumları diğer sürücülerle paylaşabilmelerine imkan tanıyor.Daha önce bu özellik kapsamında sunulan &quot;Hız Tuzağı&quot; bildirimi artık kullanılmıyor. Google son güncellemeyle birlikte bu seçeneği &quot;Polis&quot; olarak değiştirdi.Yani artık sadece hız radarları değil kullanıcılar tüm polis birimlerinin olduğu bölgeleri paylaşabilecek.Polis bildirimi mobil uygulamayla birlikte Android Auto ve Apple CarPlay dahil tüm platformlarda kullanıma sunuldu.Google, navigasyon uygulaması olan Waze&#039;i satın aldıktan sonra onun popüler özelliği olan Hız Radarı uyarısını Google Haritalar&#039;a eklemişti.Google Haritalar&#039;ın radar noktalarını göstermesinin ardından birçok sürücü bu durumun yasal olup olmadığını merak ediyor.
Konuyla ilgili resmi kaynaklardan herhangi bir açıklama yapılmadığından dolayı şu an için uygulamayı kullanmanın herhangi bir cezası veya yaptırımı bulunmuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M-Veq44l2kq9TdSAtjE7Dw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 10:23:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Google, Haritalarda, yeni, dönem:, Polislerin, yerini, göstermeye, başladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ODTÜ&amp;apos;lü araştırmacılardan tarihi proje: Cep telefonlarının şarj süresi bir yıla çıkacak</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/odtulu-arastirmacilardan-tarihi-proje-cep-telefonlarinin-sarj-suresi-bir-yila-cikacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/odtulu-arastirmacilardan-tarihi-proje-cep-telefonlarinin-sarj-suresi-bir-yila-cikacak</guid>
<description><![CDATA[ Akıllı telefonların en önemli problemi olan şarj sorununa yıllardır çözüm aranıyor. ODTÜ&#039;lü araştırmacıların,geliştirdiği mikroelektromekanik sistemli (MEMS) nöristör aygıtı bu soruna çare olabilir. Projede araştırmacılar, cep telefonlarının şarj süresini bir yıla çıkarmayı hedefliyor.ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Bayram ve aynı bölümde araştırma görevlisi olan Berre Vize, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu ve TÜBİTAK tarafından da desteklenen üniversitenin ULTRAMEMS Araştırma Laboratuvarı&#039;nda geliştirdikleri &quot;MEMS Nöristör&quot; isimli projelerine ilişkin bilgi verdi.Bayram, 4 yılda geliştirdikleri, elektronik cihazların insan beynine benzer şekilde bilgi işleyebilmesini sağlayan &quot;nöromorfik işlemci bileşeni aygıtı MEMS nöristörü&quot;nün patent başvuru sürecinin, ODTÜ Teknoloji Transfer Ofisince yürütüldüğünü ifade etti.Yaptıkları literatür araştırmalarında, beyin hücreleri ile yüksek enerji verimliliği sağlayan sistemler arasında benzerlik olduğunu gözlemlemelerinin ardından projeye başladıklarını anlatan Bayram, aygıtın şu an yerleşik üretim süreçleriyle tamamen uyumlu olduğunu böylece küresel firmalar tarafından hızlı bir şekilde ürüne dönüştürülebileceğini söyledi.Prof. Dr. Bayram, &quot;İnsan beyni yaklaşık 25 watt enerji tüketiyor ve insan beyninin yaptığı işlemleri en güncel olan işlemciyle yapacak olsak bu 25 megawata eşit oluyor, yani daha fazla enerji tüketiyor.&quot; dedi.Beyindeki enerji verimliliğini sağlayan en önemli noktanın, hafıza ve işlemci biriminin birbirine entegresi olduğunu belirten Bayram, bilgisayarlarda ise bilgiyi tutan hafıza modülleri ve bilgiyi işleyen işlemci yapılar bulunduğunu kaydetti. Prof. Dr. Bayram, şöyle devam etti:&quot;Dolayısıyla bilgisayarlarda bilgi sürekli hafıza modülünden işlemciye geliyor, burada işleniyor ve tekrar modüle gidiyor. Arada sürekli bir bilgi transferi olduğu için bu da hem enerji tüketimini artırıyor hem de gecikme oluşturuyor. Bizim burada geliştirdiğimiz nöromorfik işlemcide ise hafıza modülü ve işlemci aynı yapı içerisinde. Dolayısıyla daha az enerjiyle güncel işlemleri yapabiliyor.&quot;Prof. Dr. Bayram, insanların cep telefonlarını çok aktif kullandığını, yaptıkları işlemlerin, telefonların içerisindeki işlemcilerin yetersiz olmasından dolayı diğer ülkelerdeki sunucularla paylaşıldığını, bunun sonucunda da kişisel verilerin korunmasında riskler oluştuğunu anlattı.Gelecekte MEMS nöristörlerin cep telefonlarında yer alması durumunda, enerji tüketiminin çok aza ineceğini, telefon işlemlerinin diğer ülkelerdeki sunucularla paylaşılmadan, kendi kapasitesiyle lokal olarak yapılabileceğini aktaran Bayram, bunun kişisel verilerin korunumu açısından da çok önemli bir kazanım sağlanacağını ifade etti.Bayram, yerli ve milli MEMS nöristör buluşuyla sadece Türkiye&#039;de değil, dünya çapında bir devrim olacağını öngördüklerini, bu konuda küresel nöromorfik işlemci alanında çalışmalar yapan şirketlerle iletişime geçeceklerini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QytEsDfNiE2zAIvT1E7tAA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 10:23:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>ODTÜlü, araştırmacılardan, tarihi, proje:, Cep, telefonlarının, şarj, süresi, bir, yıla, çıkacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Eski NASA uzmanı anlattı: Uzaylılarla temasa geçilirse ne olacak, hangi adımlar izlenecek?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/eski-nasa-uzmani-anlatti-uzaylilarla-temasa-gecilirse-ne-olacak-hangi-adimlar-izlenecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/eski-nasa-uzmani-anlatti-uzaylilarla-temasa-gecilirse-ne-olacak-hangi-adimlar-izlenecek</guid>
<description><![CDATA[ Uzaylılarla ilk iletişim anı, bilimkurgu eserlerine sayısız kez konu oldu. Ancak olası bir etkileşim anında tam olarak ne olacağı ve hangi adımların izleneceği konusunda birçok soru işareti var. Eski NASA uzmanı Sylvester Kaczmarek ise adım adım uzaylılardan gelecek olası bir sinyal sonrası insanların ve hükümetlerin izleyeceği tahmini süreci anlattı.Bilim kurgu eserlerinde sıkça karşılaşılan bir senaryo olsa da, dünya dışı varlıklardan gelen bir sinyalin doğruluğunun teyit edilmesi, karmaşık bir süreç gerektiriyor.
Uzaylılarla ilk temas, yakın gelecekte gerçek olabilir, ancak bu keşif nasıl duyurulacak ve hangi adımlar atılacak?NASA eski uzmanı Sylvester Kaczmarek&#039;e göre, dünya dışı bir sinyal alındığında ilk aşamada büyük yer tabanlı teleskoplar, bu sinyalin gerçekliğini sorgulamak için kullanılacak.
Ancak bilim insanları, bir sinyalin gerçekten uzaydan mı geldiğini doğrulamak için uzun süreli bir analiz sürecine girecek.Bilim insanları ve hükümetler, dünya dışı bir sinyalin doğruluğunu hemen açıklamak yerine, titiz bir doğrulama sürecine girecek.
Bu süreç, uzaydan gelen bir sinyalin gerçekten var olup olmadığını ve doğal ya da insan yapımı kaynaklardan olup olmadığını belirlemek için bir dizi testten geçirecek.1990’lı yıllarda Parkes Radyo Teleskobu&#039;nda görülen gizemli bir sinyalin aslında bir mikrodalga fırınından kaynaklandığı ortaya çıkmıştı. Uzaylılardan gelen bir sinyali doğrulamak, haftalar hatta aylar süren analizler gerektiriyor.
SETI (Dünya Dışı Zeka Araştırmaları) gibi kuruluşlar, sinyalin gerçekten uzaydan gelip gelmediğini teyit etmek için diğer uluslararası kurumlarla işbirliği yapmayı öneriyor. Ancak, sinyalin gerçekliğinden emin olunana kadar herhangi bir duyuru yapılmayacak.Dünya dışı bir sinyalin doğruluğunun onaylanmasının ardından, gözlemevlerindeki bilim insanları durumu, Uluslararası Astronotik Akademisi (IAA) ve Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) gibi küresel kuruluşlara bildirecek.
NASA ve ESA gibi uzman kuruluşlar da sürece dahil olacak. Ancak, hükümetlerin ve gelişmiş uzay programlarına sahip ülkelerin (örneğin ABD Uzay Kuvvetleri) hızlı bir şekilde bu duruma dahil olması, uluslararası işbirliğini ve strateji oluşturmayı zorlaştırabilir.Kaczmarek, &quot;Hükümetler ve savunma kuruluşlarının dahil olmasıyla birlikte, şeffaflık gecikebilir çünkü jeopolitik veya güvenlik endişeleri ön planda olacaktır.&quot; diyor. Ancak, bir kez kamuya açıklanan bu bilgi, sızdırılmaktan kaçınılmaz olacağından, hükümetler, ortaya çıkacak panik ve karışıklığı engellemeye çalışacaklardır.
Keşfin kesinleşmesinin ardından, kamuoyuna bir basın bülteni ve bilimsel yayın yoluyla duyuru yapılması bekleniyor.Dünya dışı bir sinyalin onaylanmasının ardından, bilim insanları ve küresel kuruluşlar, sinyalin alındığı frekansın korunması için ilk adımları atacak. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), acil durum prosedürlerini devreye sokacak ve SETI, sinyali analiz etmek ve yanıt verme stratejilerini tartışmak üzere bir Tespit Sonrası Çalışma Grubu oluşturulmasını önerecek.Birleşmiş Milletler, sinyalin deşifre edilmesi ve nasıl yanıt verileceği konusunda merkezi bir rol üstlenecek. Kaczmarek, &quot;BM Uzay İşleri Ofisi (UNOOSA), uzayın barışçıl kullanımını denetlemesi ve uluslararası işbirliğini kapsayan mevcut anlaşmalar nedeniyle bu konuda liderlik yapma sorumluluğuna sahip olacaktır.&quot; diyor.
Bu aşamada, bilim insanları ve hükümetler, sinyalin kaynağını belirlemek ve ona uygun bir yanıt verilip verilmeyeceği konusunda birlikte çalışacaklar.Bir uzay aracının Dünya’ya gelmesi durumunda hızlı bir yanıt verilmesi gerektiği açık, ancak uzaydan gelen bir sinyale nasıl yanıt verileceği çok daha karmaşık bir süreç gerektiriyor.
Kaczmarek, uzaylılarla temasın, sinyalin biçimine göre değişeceğini ve bir uzay aracı ziyareti durumunda doğrudan bir tepki verilmesi gerektiğini söylüyor. Ancak, uzayın derinliklerinden gelen bir sinyale yanıt vermek için uzun vadeli bir planlama yapmak gerekecek.Dünya Dışı Zekâ Araştırmalarının Yürütülmesine İlişkin İlkeler Bildirgesi&#039;ne göre, böyle bir yanıtın verilmesi, küresel bir karar olacak. Yani, bilim insanları veya herhangi bir ülke tek başına böyle bir kararı veremeyecek.
Yanıt verilmesi gerektiği konusunda bir karar almak için, Birleşmiş Milletler gibi küresel bir kuruluşun rehberliği ve onayı alınacak. Bu nedenle, bilim insanları ve araştırma grupları, kendi başlarına bir yanıt oluşturmak yerine, uluslararası işbirliği ile bir strateji geliştirmeyi tercih edecekler. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f6ur8EBza0OlTinQTUAyoQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 10:23:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Eski, NASA, uzmanı, anlattı:, Uzaylılarla, temasa, geçilirse, olacak, hangi, adımlar, izlenecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>WhatsApp&amp;apos;tan uyarı gelmeye başladı: İşte WhatsApp&amp;apos;ın 1 Ocak&amp;apos;tan itibaren çalışmayacağı cep telefonları</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/whatsapptan-uyari-gelmeye-basladi-iste-whatsappin-1-ocaktan-itibaren-calismayacagi-cep-telefonlari</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/whatsapptan-uyari-gelmeye-basladi-iste-whatsappin-1-ocaktan-itibaren-calismayacagi-cep-telefonlari</guid>
<description><![CDATA[ Geliştiricilerin uygulamaya büyük bir güncelleme getireceğini duyurmasının ardından WhatsApp, 31 Aralık&#039;tan sonra milyonlarca eski yazılıma sahip telefonda çalışmayı durduracak. Bazı kullanıcılar şimdiden WhatsApp’tan uyarı mesajı almaya başladıklarını bildirdi. WhatsApp&#039;ın 1 Ocak&#039;tan itibaren çalışmayacağı cep telefonları haberimizin ayrıntısında...Popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp, 2025 itibariyle çok sayıda telefon için desteğini sonlandıracakApple ve Samsung gibi üreticilerin eski telefon modellerine sahip olan kişiler, mesajlaşma uygulamasını kullanmaya devam etmek istiyorlarsa 1 Ocak&#039;tan itibaren telefonlarını güncellemek zorunda kalacaklar.Bu karardan etkilenecek olanlar, WhatsApp çalışmayı durdurmadan önce bir uyarı mesajı alacaklar, bu nedenle aniden başınıza gelirse endişelenmenize gerek yok.40&#039;tan fazla telefon modelini etkileyen güncellemeyi açıklayan WhatsApp, &quot;Donanım ve yazılım sıklıkla değişiyor, bu nedenle hangi işletim sistemlerini desteklediğimizi düzenli olarak gözden geçiriyor ve güncellemeler yapıyoruz.&quot;Neyi desteklemeyeceğimizi seçmek için, her yıl diğer teknoloji şirketleri gibi biz de hangi cihaz ve yazılımların en eski olduğuna ve bunları kullanan kişi sayısının en az olduğuna bakıyoruz.“Bu cihazlarda ayrıca en son güvenlik güncellemeleri olmayabilir veya WhatsApp&#039;ı kullanmak için gereken işlevler olmayabilir.&quot;İşletim sisteminizi desteklemeyi bırakmadan önce, WhatsApp üzerinden doğrudan bilgilendirileceksiniz ve güncellemeniz birkaç kez hatırlatılacak.&quot;Bu değişiklik, WhatsApp&#039;ın bazı telefonlar ve işletim sistemleriyle artık uyumlu olmamasına yol açan rutin güncelleme sorunlarının sonuncusu.WhatsApp da ekim ayında, uygulamanın eski yazılımlarda çalışmayı durduracağı anlamına gelen bir güncelleme duyurmuştu.O dönemde yapılan bir açıklamada şöyle deniliyordu: &quot;Teknolojideki son gelişmeleri takip etmek için, kaynaklarımızı en son çıkan işletim sistemlerini desteklemeye yönlendirmek amacıyla, eski işletim sistemlerine desteği düzenli olarak durduruyoruz.&quot;1 Ocak güncellemesinin etkileyeceği modellerin tam listesi şöyle:iPhone 5, 5cArchos 53 PlatinZTE Büyük S EsnekZTE Grand X Dörtlü V987HTC Desire 500Huawei Ascend-DHuawei Yükselen D1Huawei Ascend D2Huawei Ascend G740Huawei Yükselen MateHuawei Yükselen P1Dörtlü XLLenovo A820LG Yürürlüğe KoymakLG Lucid 2LG Optimus 4X HDLG Optimus F3LG Optimus F3QLG Optimus F5LG Optimus F6LG Optimus F7LG Optimus L2 IILG Optimus L3 IILG Optimus L3 II ÇiftLG Optimus L4 IILG Optimus L4 II ÇiftLG Optimus L5LG Optimus L5 ÇiftLG Optimus L5 IILG Optimus L7LG Optimus L7 IILG Optimus L7 II ÇiftLG Optimus NitroHDZTE V956 NotSamsung Galaksi Ace 2Samsung galaksi çekirdeğiSamsung Galaksi S2Samsung Galaksi mini S3Samsung Galaxy Trend IISamsung Galaxy Trend LiteSamsung Galaxy Xcover 2Sony Xperia Arc SSony xperia miroSony Xperia NeoLWiko Beş BeşWiko Karanlık Gece ZTBu, WhatsApp&#039;ın bu eski telefonlarda çalışmayı tamamen bırakacağı anlamına gelmiyor; yalnızca şirketin bunları güncellemelerle desteklemeyeceği anlamına geliyor. Bu nedenle, zamanla herhangi bir düzeltme olmadan hatalar ve diğer sorunlar ortaya çıkabilir.Benzer şekilde WhatsApp&#039;ta kullanıma sunulan yeni özelliklere de erişiminiz olmayacak.Eğer imkanınız varsa eski cihazınızdaki işletim sistemini güncelleyip WhatsApp&#039;ı normal şekilde kullanmaya devam etmeniz mümkün olabilir.Cihazınız işletim sisteminin güncel bir sürümüne güncellenemiyorsa, daha yeni bir telefon satın almanız gerekecektir.WhatsApp, desteğini almaya devam etmek için Apple&#039;ın iOS 9 ve üzeri ile Android v4.3 ve üzeri sürümlerini öneriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iKkQISXKo02iCblGzmkBlw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 10:23:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>WhatsApptan, uyarı, gelmeye, başladı:, İşte, WhatsAppın, Ocaktan, itibaren, çalışmayacağı, cep, telefonları</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Simülasyonda mı yaşıyoruz? Bilim insanlarından üç yeni teori</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/simulasyonda-mi-yasiyoruz-bilim-insanlarindan-uc-yeni-teori</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/simulasyonda-mi-yasiyoruz-bilim-insanlarindan-uc-yeni-teori</guid>
<description><![CDATA[ Bir simülasyonda yaşayıp yaşamadığımız sorusu yıllardır merak konusu. Bazı bilim insanları, doğumda hepimizin gelişmiş bir yapay zeka dünyasındaki karakterler olmayı seçtiğimizi iddia ediyor. Buna göre, artık hiç kimsenin uyanık olmaması ve yapay zekanın kontrol ettiği simüle edilmiş bir gerçekliğin içinde sıkışıp kalmış olmamız mümkün olabilir. &quot;Simülasyon teorisi&quot; olarak adlandırılan teori, Elon Musk da dahil olmak önemli isimler arasında da popüler. Bilim insanları, simüle edilmiş bir gerçeklik için üç ana teori ortaya atıyor. İşte o teoriler ve sanal gerçeklik iddiaları...Gişe rekorları kıran film &quot;Matrix&quot;te, insanlar yapay zeka tarafından köleleştiriliyor.
Bu, doğrudan bilimkurgu romanlarından fırlamış gibi görünse de bir fizik profesörü, Matrix tarzı bir simülasyonda yaşıyor olabileceğimizi söylüyor.Portsmouth Üniversitesi&#039;nde fizik doçenti olan Melvin Vopson, her gün karşılaştığımız bir dizi ipucunun, dünyanın göründüğü gibi olmadığını gösterdiğini düşünüyor.
Bilim insanı, varsayımsal ve felsefi bir soruyu ele aldı: Eğer bir simülasyonda yaşıyorsak, bunun nedeni nedir?
Profesör Vopson, üç teoriyi ana hatlarıyla açıklıyor. Vopson, Daily Mail&#039;e yaptığı açıklamada, &quot;Tüm bu senaryolar, elbette medeniyetimizin gelecekteki bir versiyonu tarafından yaratılan bir ana yapay zekanın kontrolü altında işliyor.&quot; dedi.Buna göre, artık hiç kimsenin uyanık olmaması ve yapay zekanın kontrol ettiği simüle edilmiş bir gerçekliğin içinde sıkışıp kalmamız mümkün olabilir.
&quot;Simülasyon teorisi&quot; olarak adlandırılan teori, Elon Musk da dahil olmak üzere diğer önemli isimler arasında da popüler.
Musk, simüle edilmiş bir evren yerine gerçek bir evrende yaşadığımız ihtimalinin &quot;milyarlarcada bir&quot; olduğunu söyledi.İlk teoriye göre, simülasyona doğumdan itibaren tamamen eğlence amaçlı, zihnimizi meşgul ve eğlendirici tutmak için girdik.
Geride bırakmayı seçtiğimiz gerçek dünyanın pek de ilgi çekici olmadığı teorisine göre, insanlar hayatın çok daha ilgi çekici, ama uydurma bir taklidini yarattılar: nihai VR oyunu.İkinci teori ise simülasyonun, insanların bir bütün olarak gerçek dünya problemlerine çözüm sağlayabilecek &quot;bir şeyler öğrenmelerine&quot; yardımcı olabileceğidir.
Bu sözde kobay teorisine göre, hepimiz insanlığın uzun vadeli iyiliği için, yani daha büyük bir iyilik için, istemsizce bir simülasyonun içinde sıkışıp kalmış olabiliriz.Son olarak, &quot;neredeyse ölümsüzlük&quot; veya &quot;Narnia&quot; teorisi, gerçek dünyadaki zamanın simülasyondaki zamana kıyasla çok daha hızlı hareket ettiğini öne sürer.
Örneğin, gerçek dünyadaki bir dakika, simülasyonda 100 yıla kadar uzayabilirken, gerçek dünyadaki bir ömür, simülasyonda 4,2 milyar yıla, yani 52 milyondan fazla hayata denk gelebilir.
Bu teoriye göre, simülasyonda yaşamayı seçerek, birden fazla hayatı arka arkaya deneyimleyebilir, hatta ölümsüzlüğe ulaşabiliriz.Profesör Vopson, simüle edilmiş bir gerçeklikte yaşadığımızı düşündüren ipuçlarını daha önce özetlemişti.
Işığın ve sesin ne kadar hızlı seyahat edebileceğinin bir sınırı olması, bunların bir bilgisayar işlemcisinin hızı tarafından yönetiliyor olabileceğini düşündürüyor.
Evreni yöneten fizik yasalarının da bilgisayar kodlarına benzediğini söylüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PbjhAw9X-0auMeVsHnRmtg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 10:23:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Simülasyonda, mı, yaşıyoruz, Bilim, insanlarından, üç, yeni, teori</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Zihniniz gerçekte kaç yaşında? Bu 3 soruluk testle beyin yaşınızı hemen öğrenin</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/zihniniz-gercekte-kac-yasinda-bu-3-soruluk-testle-beyin-yasinizi-hemen-oegrenin</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/zihniniz-gercekte-kac-yasinda-bu-3-soruluk-testle-beyin-yasinizi-hemen-oegrenin</guid>
<description><![CDATA[ Zihninizin yaşını hiç merak ettiniz mi? Fiziksel yaşınızın aksine, beyninizin yaşı bazen daha genç ya da daha olgun olabilir. 3 soruluk bu kısa ve eğlenceli testle, zihin yaşınızı öğrenebilir ve kendinizle ilgili şaşırtıcı bilgiler keşfedebilirsiniz. Peki, kendinizi ne kadar genç hissediyorsunuz? Beyin yaşınız ne kadar genç? İşte bu soruların yanıtını bulmak için sosyal medya gündeminden düşmeyen beyin yaşı testi.Sadece üç basit soruya cevap vererek zihninizin yaşı hakkında fikir sahibi olabilir, beyninizin genç mi, olgun mu yoksa bilgelik seviyesinde mi olduğunu öğrenebilirsiniz. İşte 3 soruluk beyin yaşı testi.Zihinsel yaş, beyninizin düşünme hızı, odaklanma kapasitesi ve bilgiyi işleme becerilerine dayalı bir ölçüm olarak tanımlanabilir. Herkesin biyolojik yaşı belliyken, zihinsel yaş farklı olabilir. Zihinsel olarak aktif bir yaşam tarzı süren birinin beyin yaşı, biyolojik yaşından çok daha genç olabilir. Tam tersi de mümkün: Stres, yorgunluk ve hareketsizlik gibi faktörler zihinsel yaşınızı yükseltebilir.Bu üç soruluk test, beyninizin hızlı karar alma, problem çözme ve algılama yeteneklerini ölçmek üzere tasarlandı.  İşte testin içerdiği soru türlerinden bazıları:- Görsel dikkat ve algılama becerisi- Hızlı düşünme kapasitesi- Kişisel tercihlerden yola çıkarak çıkarımlarAşağıdaki sayılar arasında eksik olanı bulun:1, 2, 3, 4, 6, 7, 8a) 5b) 9c) 10Bir arkadaşınız size iki farklı tatlıdan birini öneriyor. Hangisini seçerdiniz?a) Çikolatalı pastab) Meyveli cheesecakec) DondurmaHayatınızı bir renk ile tanımlamanız gerekse, hangisini seçerdiniz?a) Mavi (sakinlik ve dinginlik)b) Kırmızı (enerji ve tutku)c) Yeşil (denge ve huzur)Sorulara verdiğiniz cevaplara göre beyin yaşınız aşağıdaki yaş gruplarından biri olabilir:“A” seçeneği:Beyin Yaşı: 18-25Beyniniz oldukça genç, enerjik ve çevik! Hızlı düşünme ve problem çözme becerilerinizle dikkat çekiyorsunuz.“B” seçeneği:Beyin Yaşı: 26-40Zihniniz dengeli ve olgun. Hayat deneyimleriniz sizi pratik kararlar alabilen bir birey haline getirmiş.“C” seçeneği:Beyin Yaşı: 41 ve üstüZihniniz bilgeliğinizi ve tecrübelerinizi yansıtıyor. Yavaş ama doğru kararlar alıyorsunuz, bu da sizi çevrenizdeki insanlar için güvenilir bir danışman yapıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eQVVz-tK30CnrKUCsDvD2w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 10:23:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Zihniniz, gerçekte, kaç, yaşında, soruluk, testle, beyin, yaşınızı, hemen, öğrenin</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en nadir balinası ilk kez inceleniyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dunyanin-en-nadir-balinasi-ilk-kez-inceleniyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dunyanin-en-nadir-balinasi-ilk-kez-inceleniyor</guid>
<description><![CDATA[ Yeni Zelandalı bilim insanları, dünyanın en nadir görülen balinası olarak kabul edilen ve şimdiye kadar sadece yedi örneği belgelenmiş olan bir türü incelemeye başladı. Bir hafta sürecek inceleme balinanın davranışları, beslenme şekli ve hatta temel anatomisi hakkındaki boşlukların doldurulmasına yardımcı olacak.Bu yılın başlarında Yeni Zelanda&#039;nın Güney Adası&#039;nda kıyıya vuran ölü kürek dişli balina, daha önce hiç canlı olarak görülmemiş bir derin deniz memelisini inceleme şansı sundu.
Beş metre uzunluğundaki balina, temmuz ayında sahilden çıkarıldı ve o zamandan beri özel bir dondurucuda bekletiliyor.Balina uzmanı Anton van Helden, bilim insanlarının ilk kez gagalı balinalar ailesine ait tam bir kürek dişli örneği inceleyebildiklerini söyledi.
Açıklama yapan van Helden, “Bu olağanüstü ve dünya çapında önemli bir fırsat.” dedi.
Bir hafta sürecek inceleme balinanın davranışları, beslenme şekli ve hatta temel anatomisi hakkındaki boşlukların doldurulmasına yardımcı olacak.Van Helden, “Gagalı balinalar gezegendeki en esrarengiz büyük memeli grubudur. Denizde nadiren görülen derin dalgıçlardır, bu da bu deniz hayvanlarını araştırmak için gerçek zorluklar sunar.” dedi.Balina, dünyanın herhangi bir yerinden belgelenen yedinci örnek olarak kayıtlara geçti. Balinanın bedeninde inceleme yapmak için ise ele geçirilen ilk fırsat.Yeni Zelanda&#039;nın koruma departmanı kürek dişli balinanın “dünyanın en nadir balinası” olduğunu söyledi.
Bu tür ilk kez 1874 yılında Chatham Adaları açıklarından toplanan bir alt çene ve iki dişten tanımlanmıştır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aOfINyhDZUSgSnQjqh7Jmg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 10:23:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, nadir, balinası, ilk, kez, inceleniyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim insanlarını bile şaşkına çeviren taktikler! Buz gibi havada nasıl hayatta kalıyorlar?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bilim-insanlarini-bile-saskina-ceviren-taktikler-buz-gibi-havada-nasil-hayatta-kaliyorlar</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bilim-insanlarini-bile-saskina-ceviren-taktikler-buz-gibi-havada-nasil-hayatta-kaliyorlar</guid>
<description><![CDATA[ Kış ayları bizler için battaniyeler, sıcacık içecekler ve ısıtıcılarla donatılmış bir mevsim olabilir. Ancak vahşi doğadaki hayvanlar için işler bu kadar basit değil. Doğanın sessiz sakinleri, kışın zorlu koşullarını atlatmak için inanılmaz taktikler geliştiriyor. Bilim insanlarını bile hayvanların dahiyane hayatta kalma taktikleriyle adeta şaşkına dönüyor. İşte soğuklara karşı mücadele eden hayvanların şaşırtıcı ve yaratıcı stratejileri.Kışın sert koşullarında hayatta kalmak, hayvanların evrimsel zekasını gözler önüne seriyor. Bu yaratıcı stratejiler, doğanın ne kadar uyumlu ve dayanıklı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Bilim insanları da bu yöntemlerden öğreneceğimiz çok şeyin olduğunu belirtiyor.Kurt örümcekleri gibi birçok örümcek türü, kışın yeraltında, yaprak yığınlarının arasında veya kütüklerin içinde saklanarak hayatta kalıyor.Daha ilginci, bazı örümcekler vücutlarında buz kristallerinin oluşmasını engelleyen antifriz benzeri bir sıvı üretiyor. Bu sayede donmaktan kurtuluyor ve bahara kadar hayatta kalabiliyorlar.Ayrıca yumurtalarını da koruma altına alarak yeni nesillerin soğuktan zarar görmesini engelliyorlar.Kaplumbağalar kış geldiğinde yalnızca yavaşlamakla kalmıyor, adeta &quot;uyku modu&quot;na geçiyor. Brumasyon adı verilen bu durumda vücutları enerji tasarrufu yaparak hayatta kalmalarını sağlıyor.Örneğin boyalı kaplumbağalar, kış aylarını buz tutmuş göllerin dibinde geçiriyor. Solunum için özel bir mekanizmaya sahip olan bu hayvanlar, sudaki oksijeni kullanarak yaşamlarını sürdürüyor.Soğuk havalarda Avrupa bal arıları, kovanlarına çekilerek toplu halde ısınma yöntemini kullanıyor. İşçi arılar, kraliçeyi merkezde tutarak kas hareketleriyle ısı üretiyor ve kovanın sıcak kalmasını sağlıyor.Bu dikkat çekici yöntem, arıların hayatta kalma becerisini ortaya koyuyor.Amerikan çizgili sincapları, kış boyunca yeraltında inşa ettikleri tünellerde yaşamlarını sürdürüyor. Bu tüneller, yiyecek depolarına ve tuvalet olarak kullandıkları alanlara bağlanıyor.Ayrıca vücut sıcaklıklarını düşürerek enerji tasarrufu yapıyor, ama tamamen hareketsiz kalmıyorlar. Ara sıra uyanıp beslenerek enerji topluyorlar.Göçmen kuşlar, kış aylarında sıcak bölgelere göç ederek soğuklardan kaçıyor. Yakut boğazlı sinekkuşu gibi türler, Meksika Körfezi&#039;ni bir günde aşabiliyor. Ancak bazı kuşlar bu yolculukları tercih etmiyor, doğuya göç ederek şaşırtıcı rotalar izliyorlar.Hayvanların kışa karşı verdiği bu mücadeleler, doğanın eşsiz zekasını ve adaptasyon gücünü ortaya koyuyor. Örümceklerin antifriz sıvıları, kaplumbağaların solunum yöntemleri veya bal arılarının ısıtma stratejileri… Her biri hayranlık uyandıran ayrıntılarla dolu.Bilim insanları bile doğada yaşam mücadelesi veren hayvanların hayatta kalma tekniklerini anlayabilmekte güçlük çekiyor.Peki sizce doğanın en etkileyici hayatta kalma hikayesi hangisi? ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ySFfoXLPU06EKHtppqfPNA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 10:23:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanlarını, bile, şaşkına, çeviren, taktikler, Buz, gibi, havada, nasıl, hayatta, kalıyorlar</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yapay zeka Güneş&amp;apos;in saklı sırlarını ortaya çıkarıyor: Fırtınalar tahmin edilebilecek</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-gunesin-sakli-sirlarini-ortaya-cikariyor-firtinalar-tahmin-edilebilecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-gunesin-sakli-sirlarini-ortaya-cikariyor-firtinalar-tahmin-edilebilecek</guid>
<description><![CDATA[ Hawaii Üniversitesi’nden araştırmacılar, dünyanın en büyük güneş teleskobunu ve yapay zekayı kullanarak Güneş’i daha iyi anlamak için çığır açan bir proje yürütüyor. Geliştirilen derin öğrenme modelleri, Güneş fırtınalarını hızla analiz ederek uydu iletişimi ve enerji ağlarına yönelik riskleri önceden tahmin etmeyi hedefliyor.Hawai Üniversitesi Astronomi Enstitüsü (IfA) astronomları ve bilgisayar bilimcileri, Güneş’i anlamamızı kökten değiştirebilecek bir araştırma yürütüyor.
&quot;SPIn4D&quot; projesi kapsamında ekip, Maui’de Haleakala zirvesinde bulunan dünyanın en büyük yer tabanlı Güneş Teleskobu&#039;ndan toplanan verileri analiz etmek için ileri düzey yapay zeka teknikleriyle güneş astronomisini birleştiriyor.
Proje, teleskobun ürettiği devasa veri kümelerini hızlı bir şekilde analiz edebilen derin öğrenme modelleri geliştirmeye odaklanıyor.
Bu yaklaşım, güneş verilerinin analizinde hız, doğruluk ve derinlik açısından önemli ilerlemeler sağlayabilir.Hawai Üniversitesi&#039;nden Kai Yang, &quot;Büyük güneş fırtınaları büyüleyici auroralara neden olurken, aynı zamanda uydular, radyo iletişimi ve enerji şebekeleri için risk oluşturabilir. Güneş atmosferini daha iyi anlamak son derece önemli.&quot; dedi.
Yang, Güneş’in üç boyutlu atmosferini neredeyse gerçek zamanlı olarak incelemek için yapay zeka ile simüle edilmiş verileri birleştirdiklerini ekledi.NSO ve High Altitude Observatory (HAO) bilim insanlarından oluşan ekip, Inouye Teleskobu&#039;nun yüksek çözünürlüklü gözlemlerinden elde edilen verilerle Güneş’in fiziksel özelliklerini tahmin etmek için derin sinir ağları kullanıyor.
Bu yöntem, teleskobun günlük onlarca terabayt veri üreten büyük veri hacimlerini analiz etme süresini önemli ölçüde hızlandırıyor.Projenin ortak yazarlarından Peter Sadowski, &quot;Makine öğrenimi, pahalı hesaplamalar için hızlı yaklaşımlar sunmada oldukça başarılı. Bu model, astronomların Güneş’in atmosferini saatler yerine gerçek zamanlı olarak görselleştirmesine olanak tanıyacak.&quot; dedi.Ekip, yapay zeka modellerini eğitmek için NSF’nin Cheyenne süper bilgisayarında 10 milyon CPU saati kullanarak 120 terabaytlık yüksek çözünürlüklü simüle edilmiş güneş gözlemleri üretti.
Bilim insanları şu ana kadar 13 terabaytlık bir alt veri setini ve detaylı bir eğitimi kamuya sundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1Z3AEh6NLUSYYTJGv41_4w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 10:23:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zeka, Güneşin, saklı, sırlarını, ortaya, çıkarıyor:, Fırtınalar, tahmin, edilebilecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ay&amp;apos;da çığır açan keşif: Astronotlar için barınak olabilir!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/ayda-cigir-acan-kesif-astronotlar-icin-barinak-olabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/ayda-cigir-acan-kesif-astronotlar-icin-barinak-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın
Ay Keşif Yörünge Aracı&#039;ndan elde edilen verileri kullanan bilim insanları, Ay yüzeyinin altında geniş mağaralar olduğuna dair kanıtlar buldu. Bu tür mağaraların gelecekte Ay&#039;a yapılacak görevlerde astronotlara doğal bir barınak olabileceği düşünülüyor.Bilim insanları, NASA&#039;nın LRO&#039;sunun verilerini kullanarak Ay yüzeyinin altında mağaralar olduğuna dair kanıtlar buldu.
Ekip, 2010 yılında LRO&#039;nun Mini-RF (Miniature Radio-Frequency) cihazı tarafından toplanan radar verilerini yeniden analiz etti.
Analizler, bir çukurun tabanından itibaren 60 metre fazla uzanan bir mağaraya işaret etti.
Bu çukur, Ay’ın Mare Tranquillitatis bölgesinde, insanların Ay’a ilk ayak bastığı noktadan 370 kilometre kuzeydoğuda bulunuyor. Mağaranın tam uzunluğu bilinmese de, yüzeyin altında kilometrelerce uzanabileceği düşünülüyor.Bilim insanları, Dünya’dakine benzer yer altı mağaralarının Ay’da da bulunabileceğini uzun yıllardır tahmin ediyordu.
NASA&#039;nın Apollo görevlerinden önce Ay’ın yüzeyini haritalayan Ay yörünge araçlarının görüntülerinde mağaralara açılan çukurlara dair işaretler gözlemlenmişti.
2009 yılında ise JAXA&#039;nın (Japonya Uzay Araştırma Ajansı) Kaguya yörünge aracı tarafından çekilen görüntülerle böyle bir çukur doğrulanmıştı.
O zamandan bu yana, LRO tarafından alınan görüntüler ve yüzey sıcaklık ölçümleri sayesinde Ay genelinde birçok çukur ve mağara yapısı tespit edildi.NASA&#039;nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nden LRO proje bilimcisi Noah Petro, “Mini-RF radar verilerinin analizi, bu mağaraların ne kadar derine ve uzağa uzanabileceğini gösteriyor.&quot; dedi.
Tıpkı Dünya’da bulunan lav tüpleri gibi, bilim insanları Ay mağaralarının da erimiş lavların soğumuş bir lav alanının altından akması veya bir lav nehrinin üzerinde kabuk oluşması sonucu uzun ve boş tüneller olarak meydana geldiğini düşünüyor.Bu tür mağaralar, gelecekteki Ay görevlerinde astronotlara doğal bir barınak sağlayabilir.
Mağaralar, yüzeydeki zararlı radyasyondan, mikrometeorlardan ve aşırı sıcaklık değişimlerinden korunma imkanı sunarak insan faaliyetlerini destekleyebilecek potansiyel yaşam alanları olarak değerlendiriliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mxNalJdUr0SKexa8W7Q99w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 10:23:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Ayda, çığır, açan, keşif:, Astronotlar, için, barınak, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Araştırma sonuçları ortaya çıkardı: Demansı önleyen üç kritik alışkanlık!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/arastirma-sonuclari-ortaya-cikardi-demansi-oenleyen-uc-kritik-aliskanlik</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/arastirma-sonuclari-ortaya-cikardi-demansi-oenleyen-uc-kritik-aliskanlik</guid>
<description><![CDATA[ Yapılan yeni bir araştırma, demans riskini en çok artıran üç yaşam tarzı faktörünü ortaya koydu. Araştırmaya göre yatağa girdiğiniz saatten ne kadar alkol tükettiğinize kadar her şeyin hafızayı bozan bozuklukla bağlantılı olduğu ortaya çıktı.Kaliforniya merkezli RAND Corporation&#039;ın 20 binden fazla yaşlı yetişkin üzerinde yaptığı araştırma, 60 yaş üstü hareketsiz bireyler ile obez kişilerin demansa yakalanma olasılığının daha yüksek olduğunu gösterdi.Bulgulara göre düzenli egzersiz, sağlıklı kan akışını destekleyerek beyin sağlığını koruyor.Araştırma, hobisi olmayan kişilerin demans riskinin arttığını ortaya koydu.Satranç, bahçecilik veya kelime oyunları gibi aktiviteler, beyni aktif tutarak bilişsel gerilemeyi yavaşlatabiliyor. Uzmanlar, hobilerin beyne Alzheimer&#039;a neden olan protein birikimini azalttığını belirtiyor.Araştırma, Güney Amerika’da yaşayanların demans riskinin daha yüksek olduğunu ortaya çıkardı. Sosyoekonomik durum ayarlandıktan sonra bile bu bölgedeki riskin devam ettiği görüldü.Araştırma lideri Peter Hudomiet, &quot;Bu çalışma, bireylerin yaşam boyu beyin sağlığını desteklemek için atabilecekleri adımlar hakkında önemli bilgiler sunuyor,&quot; dedi.
Demansa karşı alınacak önlemler arasında düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve zihinsel aktivitelere katılma büyük önem taşıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KTLgpvC6c06pCr8fpiJb5g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 10:23:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Araştırma, sonuçları, ortaya, çıkardı:, Demansı, önleyen, üç, kritik, alışkanlık</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Venüs’te yaşam umudu söndü: Su izine rastlanmadı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/venuste-yasam-umudu-soendu-su-izine-rastlanmadi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/venuste-yasam-umudu-soendu-su-izine-rastlanmadi</guid>
<description><![CDATA[ Venüs’ün atmosferine dair yapılan analiz, gezegenin iç yapısının kuru olduğunu ve sıvı su okyanuslarına hiçbir zaman sahip olmadığını ortaya koydu. Bu bulgu, Venüs’ün Dünya benzeri bir yaşam barındırma ihtimalinin ortadan kalkmasına neden oldu. Araştırma, NASA’nın Venüs’e göndereceği DaVinci göreviyle daha da netlik kazanabilir.Bazı bilim insanları uzun süredir Venüs’ün bir zamanlar daha yaşanabilir olduğunu, daha serin sıcaklıklara ve sıvı su okyanuslarına ev sahipliği yaptığını düşünüyordu.
Ancak şimdi araştırmacılar, Venüs’ün bildiğimiz anlamda hayatı barındırmış olabileceği fikrini ortadan kaldırdı.Bilim insanları, gezegenin atmosferine dair yaptıkları bir analiz sonucunda Venüs’ün iç yapısının kuru olduğunu ve bu nedenle geleneksel olarak yaşamın başlangıcı için gerekli görülen sıvı su okyanuslarına hiçbir zaman sahip olmadığını öne sürüyor.
Venüs’ün bir zamanlar yaşanabilir olup olmadığı ve hala asidik bulutlarında yaşam barındırıp barındırmadığı, bilim insanları arasında uzun süredir tartışma konusuydu.Bazı araştırmacılar, Venüs’ün bir zamanlar Dünya’ya çok daha fazla benzediğini ancak ardından kontrolsüz bir sera etkisine maruz kaldığını düşünüyor.
Diğerleri ise Venüs’ün başından beri yaşama elverişsiz olduğunu savunuyor.Cambridge Üniversitesi’nden Tereza Constantinou, Venüs’ün oluşumunun erken dönemlerinde gezegenin devasa bir magma okyanusuyla kaplı olduğunu belirtiyor.
Eğer bu magma hızlı bir şekilde soğumuş olsaydı, su yoğunlaşıp sıvı su okyanusları oluşturabilirdi.
Ancak bu süreç aynı zamanda suyun magmanın kristalleşmesi sırasında iç yapıya hapsolmasına yol açardı, bu da gezegenin iç yapısının su açısından zengin olması anlamına gelir. Sonuç olarak, volkanik patlamalar sırasında bu su dışarı atılırdı.Nature Astronomy dergisinde yayımlanan araştırmalarında, Constantinou ve ekibi, Venüs’ün atmosferinin kimyasını inceleyerek gezegenin iç yapısındaki su miktarını anlamaya çalıştı.
Ekip, Venüs atmosferinin değişmeyen yapısının, maddelerin kaybedilme oranı ile volkanik aktiviteler yoluyla yenilenme oranının eşit olması gerektiğini gösterdiğini belirtti.Ancak atmosferdeki maddelerin oranlarını analiz ettiklerinde, çok az miktarda suyun yenilendiğini tespit ettiler.
Ekip, bu bulguların, Venüs’ün geçmişte yüzeyinde sıvı su okyanusları bulunduğu ve dolayısıyla yaşanabilir bir iklime sahip olduğu fikriyle tutarlı olmadığını söylüyor.
NASA&#039;NIN VENÜS MİSYONU
NASA, önümüzdeki yıllarda Venüs’e uçuşlar yapacak ve yüzeyine bir sonda indirecek olan DaVinci görevini başlatmayı planlıyor.
Constantinou, bu sorunun çözülmesinin astronomların Güneş Sistemi’nin ötesindeki yaşanabilir gezegenleri arama sürecini daraltmalarına yardımcı olabileceğini belirtiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jYeSBwfN1key2mCZgejZOg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 10:23:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Venüs’te, yaşam, umudu, söndü:, izine, rastlanmadı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Trump ve Musk&amp;apos;ın Mars planı endişe yaratıyor: NASA&amp;apos;nın Ay&amp;apos;a gidiş planları suya düşmüş olabilir</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/trump-ve-muskin-mars-plani-endise-yaratiyor-nasanin-aya-gidis-planlari-suya-dusmus-olabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/trump-ve-muskin-mars-plani-endise-yaratiyor-nasanin-aya-gidis-planlari-suya-dusmus-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de Başkan seçilen Donald Trump yönetiminin, astronotları yaklaşık 50 yıl sonra Ay&#039;a götürmeyi amaçlayan Artemis programını iptal edebileceği öne sürüldü. NASA&#039;nın Uzay Fırlatma Sistemi&#039;nde (SLS) yer alan projedeki gecikmeler, maliyetler ve Çin&#039;in Ay hedeflerinin yarattığı rekabetin endişelere yol açtığı kaydedildi. Öte yandan Trump&#039;ın Ay&#039;dan önce Mars&#039;a astronot gönderme isteği, SpaceX&#039;in sahibi Elon Musk ile benzer düşünceleri paylaştığı şeklinde yorumlandı.ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın son seçim zaferinden bu yana, NASA&#039;nın dev Ay roketi Uzay Fırlatma Sistemi&#039;nin (SLS) tehdit altında olabileceğine dair söylentiler ortaya çıktı.
Roket, ABD uzay ajansının 1972&#039;den bu yana ilk kez insanları Ay&#039;a geri götürmeyi amaçlayan Artemis programı için gerekli olan birkaç kilit unsurdan biri.Artemis 3 adı verilen Ay&#039;a iniş görevi için SLS, NASA&#039;nın Orion mürettebat kapsülündeki dört astronotu uzaya fırlatacak.
Orion daha sonra Ay&#039;a seyahat edecek.
Kapsül Ay yörüngesine girdikten sonra Elon Musk&#039;ın Starship aracıyla (ayrı olarak fırlatılmıştır) kenetlenecek.
İki astronot Orion&#039;dan ayrılıp Ay yüzeyine inen Starship&#039;e binecek ve Ay&#039;da yürüdükten sonra Orion&#039;a kenetlenen Starship ile Ay yörüngesine tekrar geri dönecek.Çin 2030 yılına kadar astronotlarını Ay yüzeyine gönderme sözü vermişti.
Çin&#039;in Ay&#039;a gitme çabalarını hızlandırdığı bir dönemde projede yaşanan gecikmeler ve maliyet sorunları ABD&#039;yi endişelendiriyor.
Elon Musk&#039;ın SpaceX şirketi ise potansiyel bir alternatif olarak ortaya çıktı.
Ancak SLS&#039;in iptal edilmesi milyarlarca dolar değerindeki mevcut yatırımları sekteye uğratabilir ve Amerika&#039;nın uzay yarışı hedeflerine yönelik stratejik kararlar hakkında tartışmalara yol açabilir.Bilim camiası Çin&#039;in bu yüzyılda Ay&#039;a ilk ulaşan ülke olması halinde, ABD&#039;nin uzaydaki hedeflerine önemli bir darbe vuracağına inanıyor.
Bazı gözlemciler Elon Musk&#039;ın Trump&#039;a yakınlığı ve seçilmiş başkanın mürettebatlı bir Mars görevine odaklanma konusundaki yorumlarından endişe duyuyor.
Bu yorumlar, enerjisinin çoğunu Ay&#039;a değil kızıl gezegene üs kurma hedeflerine odaklayan Musk&#039;ın görüşlerini yansıtıyor gibi görünüyor.
Milyarder, Starship aracını kullanarak 2028 yılına kadar Mars&#039;a insan göndermek istediğini söylemişti.Aslında 2017 yılında Artemis programını kuran ilk Trump yönetimiydi.
Ay yüzeyine yapılacak ilk görevlerin ardından program, astronotların Ay&#039;da nasıl yaşayacaklarını ve çalışacaklarını öğrenebilecekleri ve en ileri araştırmaları yapabilecekleri kalıcı bir üs kurmayı amaçlıyor.
AY&#039;A 2026&#039;DA GİDİLMESİ HEDEFLENİYOR
Ancak programın takvimi bir süredir aksıyor. ABD astronotları yapılan planlamalara göre bu yıl Ay&#039;a inmiş olacaklardı.
Ancak NASA, Artemis 3 görevi sırasında ilk inişin 2026 sonbaharına kadar gerçekleşmeyeceğini söyledi.
Uzay giysilerinin yeniden tasarlanması, Orion&#039;un ısı kalkanı ve yaşam destek sistemleri ile daha önce de belirtildiği gibi Starship ile ilgili sorunlar bu gecikmelere neden oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ui88xzsIN0unfR8Qvv5wAQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 10:23:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Trump, Muskın, Mars, planı, endişe, yaratıyor:, NASAnın, Aya, gidiş, planları, suya, düşmüş, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>2 milyar yıl sonra ortaya çıktı: Ay&amp;apos;ın karanlık yüzeyinden alınan örnekler incelendi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/2-milyar-yil-sonra-ortaya-cikti-ayin-karanlik-yuzeyinden-alinan-oernekler-incelendi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/2-milyar-yil-sonra-ortaya-cikti-ayin-karanlik-yuzeyinden-alinan-oernekler-incelendi</guid>
<description><![CDATA[ Çin&#039;in Ay’ın uzak yüzünden aldığı örnekler, 2,8 milyar yıl önce gezegende volkanik patlamaların yaşandığını ortaya koydu. Analizler, bu bölgede lavların element bakımından farklı olduğunu ve Ay’ın iki yüzü arasındaki sırların çözülmesine katkı sağlayabileceğini gösteriyor.Ay’ın uzak yüzünden alınan lav örneklerinin ilk analizi, burada 2,8 milyar yıl önce volkanik patlamaların yaşandığını ortaya koydu.
Ay, Dünya ile kütleçekim kilidi altında olduğu için hep aynı yüzü gezegenimize dönük duruyor.
Bu nedenle Ay’ın uzak yüzü, yakın yüzüne kıyasla çok daha az keşfedildi.Şimdiye kadar yalnızca Çin’e ait iki iniş aracı Ay’ın Güney kutbuna inmeyi başardı.
Science dergisinde yayımlanan bir çalışmada, Chang&#039;e 6 iniş aracının Ay’dan getirdiği örnekleri analiz edildi.
2024 yılında gerçekleştirilen bu görev, Ay’ın uzak yüzündeki Güney Kutbu-Aitken havzasından 1,9 kilogram örnek toplayarak Dünya’ya getirdi.
Bu, Ay’ın uzak yüzünden Dünya’ya getirilen ilk örnekler oldu.Çin Bilimler Akademisi Guangzhou Jeokimya Enstitüsü’nden Zexian Cui ve ekibi, bu örneklerdeki izotopları ve kimyasal bileşimleri inceleyerek yaşlarını ve kökenlerini belirledi.Araştırma, bu kayaların bazalt adı verilen sertleşmiş lav olduğunu ve 2,8 milyar yıl önce oluştuğunu ortaya koydu.
Daha önceki araştırmalar, Ay’ın yakın yüzünde 2 milyar yıl öncesine kadar volkanik aktivitenin sürdüğünü göstermişti.Ayrıca, Chang’e 5 uzay aracının 2020’de Ay’ın yakın yüzünden topladığı örneklerin analizi ise Ay’da volkanik patlamaların 120 milyon yıl kadar yakın bir geçmişte bile gerçekleşmiş olabileceğine işaret ediyor.Cui ve ekibine göre, bu dengesizliğin Güney Kutbu-Aitken havzasını oluşturan devasa çarpışmadan kaynaklanmış olabileceği kaydedildi.Bu çarpışma, tüm Ay’ı etkileyen bir sarsıntıya neden olmuş ve bu elementleri içeren kayaçları yeniden dağıtmış olabilir.
Aynı zamanda, çarpışma bölgesindeki manto kısmını eriterek bu elementlerin tükenmesine yol açmış olabilir.Bu element dengesizliği, Ay’ın iki yüzü arasındaki bir diğer ilginç farkı da açıklayabilir.
Araştırmacılar, güney kutbunda eksik olan potasyum ve uranyum gibi bazı elementlerin radyoaktif olduğunu ve bozunma sırasında ısı yaydığını belirtiyor.
Bu elementlerin uzak yüzdeki mantoda olmaması, bazalt oluşumunun neden daha az olduğunu açıklayabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YfAQ9PWzA0qItmnQnoQidQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 10:23:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>milyar, yıl, sonra, ortaya, çıktı:, Ayın, karanlık, yüzeyinden, alınan, örnekler, incelendi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Roblox ve Discord açılacak mı? Bakan Uraloğlu&amp;apos;ndan açıklama</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/roblox-ve-discord-acilacak-mi-bakan-uraloglundan-aciklama</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/roblox-ve-discord-acilacak-mi-bakan-uraloglundan-aciklama</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Discord ne zaman açılacak?&quot; ve &quot;Roblox ne zaman açılacak?&quot; soruları merak ediliyor. Konuya ilişkin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu açıklamalarda bulundu. İki platformun da yeniden açılabilmesinin bazı şartlara bağlı olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, &quot;Roblox ve Discord&#039;un Türkiye temsilcisi yok. Bizim istediğimiz içerikleri düzenlediği halde elbette tekrar açılması mümkün. Discord mahkeme kararına itiraz etti. Roblox bizle görüşüyor. İstediklerimizi söylüyoruz&quot; dedi.Oyun platformu Roblox&#039;a geçtiğimiz ağustos ayında çocuk istismarına yönelik içerikler barındırması nedeniyle erişim engeli getirilmişti. İletişim platformu Discord&#039;a da çocuğun cinsel istismarı, şantaj ve müstehcenlik içeren çok sayıda içeriğin paylaşıldığının anlaşılması üzere Türkiye&#039;de erişim engeli getirilmişti.   Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Habertürk&#039;te katıldığı canlı yayında &quot;Discord ve Roblox ne zaman açılacak?&quot; sorusuna yanıt verdi.Uraloğlu, iki platformun da yeniden açılabilmesinin bazı şartlara bağlı olduğunu söyledi.&quot;ROBLOX VE DİSCORD&#039;UN TÜRKİYE TEMSİLCİSİ YOK&quot;  &quot;Bizim kültürümüze, inancımıza uygun portalları destekleme konusunda gayretimiz var&quot; diyen Uraloğlu, &quot;Bakan Uraloğlu Roblox&#039;la ilgili şunu söyleyeyim. 8 tane sosyal medya platformunun Türkiye&#039;de temsilcisi var. Roblox ve Discord&#039;un yok. Roblox&#039;un 15 milyon abonesi var. Bizim istediğimiz içerikleri düzenlediği halde elbette tekrar açılması mümkün. Roblox&#039;un kapatılma sürecinde birçok aile &#039;Bunlar da var mıydı onların içerisinde&#039; diye çok ciddi dönüşler aldık. Çocukların elbette tepkisi var. Ancak ötesinde amaçlayan oyunun dışında birçok ailenin, çocuğun bile haberi yok.&quot; diye konuştu. &quot;KESİNLİKLE ÇOCUKLARIMIZI KORUMAK İSTİYORUZ&quot;  &quot;Bizim istediğimiz içerikleri çıkartırlarsa tekrar Roblox&#039;u açmamız mümkün&quot; diyen Uraloğlu, &quot;Sosyal medya platformları veya internet mecrası yurt dışı kaynaklı olanlar diyor ki &#039;Amerika&#039;da kurulan bir kuruluşumdur, sorumluluk oraya karşıdır, benim şu şu kurallarım var&#039; diyor. İyi de bizim de kurallarımız var. Uymayanlara uyarıda bulunuruz, para cezası keseriz, bant koyarız ve en son kapatırız. 2025 yılı içerisinde bence bu kararları alırız. İlgili bakanlıklarla konuşuyoruz. En tıkandığımız nokta yasakçı kisveye bürünmeden bu işi yapabilmek. Kesinlikle çocuklarımızı korumak istiyoruz. Discord mahkeme kararına itiraz etti. Roblox bizle görüşüyor. İstediklerimizi söylüyoruz&quot; ifadelerini kullandı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IeKH_BkGvkGd5K_bQWoEaA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 01 Dec 2024 08:54:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Roblox, Discord, açılacak, mı, Bakan, Uraloğlundan, açıklama</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Roblox ne zaman açılacak? Roblox&amp;apos;a erişim yasağı kalkacak mı? Bakan Uraloğlu açıkladı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/roblox-ne-zaman-acilacak-robloxa-erisim-yasagi-kalkacak-mi-bakan-uraloglu-acikladi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/roblox-ne-zaman-acilacak-robloxa-erisim-yasagi-kalkacak-mi-bakan-uraloglu-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Dünyaca ünlü çevrimiçi oyun platformu Roblox&#039;un açılıp açılmayacağı, sosyal medyada birçok kişi tarafından yakından takip ediliyor. 15 milyon abonesi bulunan Roblox, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu&#039;nun (BTK) internet sitesinde yayımlanan bilgiye göre Adana 6. Sulh Ceza Hakimliği&#039;nin 7 Ağustos 2024 tarihli kararıyla Türkiye&#039;de yasaklanmıştı. Bakan Uraloğlu ise konuyla ilgili yeni açıklama yaptı. Peki, Roblox ne zaman açılacak? Roblox&#039;a erişim yasağı kalkacak mı?Roblox Türkiye&#039;de açılacak mı? Sorusu, oyun oynamayı seven birçok gencin merak ettiği konular arasında yer almaya devam ediyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Roblox&#039;un Türkiye&#039;de yasaklanmasıyla ilgili yeni bir açıklamada bulundu. Peki, Roblox ne zaman açılacak? Roblox&#039;a erişim yasağı kalkacak mı?Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, iki platformun da yeniden açılabilmesinin bazı şartlara bağlı olduğunu söyledi.&quot;Bizim kültürümüze, inancımıza uygun portalları destekleme konusunda gayretimiz var&quot; diyen Uraloğlu, &quot;Bakan Uraloğlu Roblox&#039;la ilgili şunu söyleyeyim. 8 tane sosyal medya platformunun Türkiye&#039;de temsilcisi var. Roblox ve Discord&#039;un yok. Roblox&#039;un 15 milyon abonesi var. Bizim istediğimiz içerikleri düzenlediği halde elbette tekrar açılması mümkün. Roblox&#039;un kapatılma sürecinde birçok aile &#039;Bunlar da var mıydı onların içerisinde&#039; diye çok ciddi dönüşler aldık. Çocukların elbette tepkisi var. Ancak ötesinde amaçlayan oyunun dışında birçok ailenin, çocuğun bile haberi yok.&quot; diye konuştu.Roblox yaptığı açıklamada Adana 6. Sulh Ceza Hakimliği&#039;nin erişim engeli kararına itiraz edildiğini ve yerel yetkililerle iş birliği yaptıklarını açıkladı.Roblox&#039;un açıklaması şu şekilde:&quot;2 Eylül 2024 günü Adana 6. Sulh Ceza Hakimliği’nin son kararına karşı bir temyiz dilekçesi verdik. Mahkeme sürecine saygı duyuyoruz ve devam eden yasal süreçler nedeniyle davanın detayları hakkında yorum yapamıyoruz.Roblox, Türkiye’deki yerel yasa ve düzenlemelere saygı göstermektedir, kullanıcılarımızın platforma erişimini yeniden sağlamak ve Roblox kullanıcılarının güvenliğini ön planda tutmak amacıyla yerel yetkililerle iş birliği yapmaktadır.İşbirliği ve etkileşim yoluyla, Roblox’un öğrenme, yaratma ve anlamlı bağlantılar kurma platformu olarak Türk toplumunda canlı ve olumlu bir rol oynayacağına inanıyoruz. Vizyonumuz, insanların güvenli, medeni ve iyimser bir dünyada bir araya gelme şeklini yeniden tasarlamaktır.Güvenliğe derin bir bağlılığımız var ve Topluluk Standartlarımızı uygulamak, kötü niyetli veya zararlı faaliyetleri tespit etmek ve önlemek için tasarlanmış kapsamlı bir proaktif ve önleyici güvenlik önlemlerine sahibiz.Türkiye ve dünyanın diğer bölgelerindeki yetkililerle işbirliği yaparak, her pazarın farklı ihtiyaçlarını ele almaya ve güvenlik ve nezaket konusundaki küresel taahhüdümüzü yerine getirmeye kararlıyız.&quot;Roblox&#039;un Türkiye&#039;de açılmasıyla ilgili resmi bir açıklama henüz yapılmadı.Konu ile ilgili gelişmeler yaşandığında haberimizde yer vereceğiz. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uo8rtFzaCk2bstRRF_wGIw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 01 Dec 2024 08:54:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Roblox, zaman, açılacak, Robloxa, erişim, yasağı, kalkacak, mı, Bakan, Uraloğlu, açıkladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tarihi şekillendiren gizemli icatlar: Onlarsız bir dünya nasıl olurdu?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/tarihi-sekillendiren-gizemli-icatlar-onlarsiz-bir-dunya-nasil-olurdu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/tarihi-sekillendiren-gizemli-icatlar-onlarsiz-bir-dunya-nasil-olurdu</guid>
<description><![CDATA[ İnsanlık tarihi, büyük buluşlar ve icatlarla şekillenmiş hatta günümüzde de yapay zeka odaklı projelerle şekillenmeye devam etmektedir. Bu icatlar, hayatımızı kökten değiştirmiş, toplumların ilerlemesine öncülük etmiştir. İşte geçmişte bu denli ilerlememizi sağlayan ve tarihi tamamıyla değiştiren 10 icat.Geçmişte icatlar hiç var olmasaydı, hayatımız bugün çok farklı olabilirdi. İşte tarihi değiştiren 10 büyük icat ve onlar olmadan hayatın nasıl olabileceğine dair öngörüler.Etkisi: Yazı, bilgi birikiminin kayıt altına alınmasını sağladı, kültürlerin gelişmesine olanak tanıdı ve tarihin başlangıcı olarak kabul edildi.Eğer yazı olmasaydı; Tarihsel kayıtlar, kanunlar ve edebi eserler kaybolur, bilgi sadece sözlü olarak aktarılır ve bu durum birçok bilginin unutulmasına yol açardı. İnsanlık daha yavaş gelişirdi.Etkisi: Ulaşım ve ticarette devrim yarattı, ağır yüklerin taşınmasını kolaylaştırdı.Eğer tekerlek olmasaydı; Modern ulaşım araçları gelişemezdi. Ticaret, tarım ve sanayi büyük ölçüde sınırlı kalırdı.Etkisi: Elektrik, modern teknolojinin temelidir. Aydınlatmadan iletişime kadar hayatın her alanında devrim yarattı.Eğer elektrik olmasaydı; Bugünkü teknolojiler olmaz ve karanlık bir hayatta yaşamak zorunda kalırdık. Öte yandan endüstriyel gelişim çok daha yavaş ilerlerdi.Etkisi: Bilginin hızlı yayılmasını sağladı, Rönesans ve Reform hareketlerine öncülük etti.Eğer matbaa olmasaydı; Kitaplar ve bilgi çok az kişiye ulaşır, eğitim ve kültürel gelişim sınırlı kalırdı.Etkisi: Sanayi Devrimi’nin temel taşıdır. Ulaşım ve üretim süreçlerini kökten değiştirdi.Eğer buhar makinesi olmasaydı; Sanayi Devrimi gerçekleşmez, dünya nüfusu bu denli büyüyemezdi ve ekonomik kalkınma çok daha yavaş olurdu.Etkisi: İnsanların uzak mesafelerden iletişim kurmasını sağladı, modern iletişim çağını başlattı.Eğer telefon olmasaydı; Haberleşme hızı yavaş kalır, küreselleşme bu denli hızlı gerçekleşemezdi.Etkisi: Enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde çığır açtı ve insan ömrünü önemli ölçüde uzattı.Eğer tıp gelişmese ve antibiyotikler olmasaydı; Küçük enfeksiyonlar bile ölümcül olabilir, dünya nüfusu bu kadar fazla olamazdı.Etkisi: Bilgiye erişimi kolaylaştırdı, iletişimde sınırları kaldırdı ve modern ekonomiyi şekillendirdi.Eğer internet olmasaydı; Bilgiye ulaşmak ve paylaşmak çok daha zor olurdu. Modern iş modelleri ve sosyal medya olmazdı.Etkisi: Dünyanın her yerine hızlı seyahat imkanı sağladı ve ticareti küresel hale getirdi.Eğer uçak olmasaydı; Ulaşım çok daha yavaş olur, küresel entegrasyon sınırlı kalırdı.Etkisi: İnsanlık tarihinin en büyük teknolojik sıçramalarından birini sağladı, bilim ve iş dünyasında devrim yarattı.Eğer bilgisayalar olmasaydı; Modern bilimsel araştırmalar, üretim ve hizmet sektörü büyük ölçüde geride kalırdı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZRd7Uy2yHkerDRcxbvIJYg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 01 Dec 2024 08:54:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Tarihi, şekillendiren, gizemli, icatlar:, Onlarsız, bir, dünya, nasıl, olurdu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>1,5 milyon yıllık izler: Rakip iki tür aynı ekosistemde nasıl yaşadı?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/15-milyon-yillik-izler-rakip-iki-tur-ayni-ekosistemde-nasil-yasadi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/15-milyon-yillik-izler-rakip-iki-tur-ayni-ekosistemde-nasil-yasadi</guid>
<description><![CDATA[ Kenya&#039;daki ayak izleri, insanlık tarihine dair önemli bir gerçeği gün yüzüne çıkardı: Bilim dünyasında  modern insanın atası olarak kabul edilen Homo erectus ile maymun benzeri Paranthropus boisei, aynı zaman diliminde aynı coğrafyayı paylaşıyordu.Bilim insanları, Kenya&#039;daki Turkana Gölü kıyısında önemli bir keşfe imza attı. 2021&#039;de ortaya çıkarılan ve 1,5 milyon yıl öncesine tarihlenen ayak izleri, Homo erectus ve Paranthropus boisei&#039;nin aynı yerde ve zamanda yaşadığını gösteriyor. Bu keşif, insan evrimi hakkında önemli soruların gündeme gelmesine neden oldu.Homo erectus&#039;un modern insanların doğrudan atası olduğu düşünülüyor. Diğer tür olan Paranthropus boisei ise maymunlara daha fazla benzeyen bir yapıya sahipti.
IFLScience&#039;te yer alan habere göre araştırmacılar, iki türün de iki ayak üzerinde yürüdüğünü, ancak yürüme şekillerinin farklı olduğunu belirtiyor.
Dr. Neil T. Roach, Homo erectus&#039;un yürüyüş tarzının modern insanlara benzediğini söylüyor:&quot;Sert ayaklara sahiptiler ve yürürken önce topuklarına basıp, sonra parmaklarını kullanıyorlardı.&quot;Paranthropus boisei&#039;nin ise insan ve şempanze arasında bir ayağa sahip olduğu, daha hızlı yürüdüğü tahmin ediliyor.Araştırmacılar, iki türün aynı ekosistemde yaşadığını doğruluyor. Bulunan ayak izlerinin birkaç saat veya gün arayla oluşmuş olması, bu iki türün birbiriyle etkileşimde bulunmuş olabileceğini gösteriyor.
ABD&#039;deki Chatham Üniversitesi&#039;nden Dr. Kevin Hatala,&quot;İlk kez iki türün yan yana yaşadığını biliyoruz. Muhtemelen birbirlerinin varlığından haberdardılar&quot; diyerek, rekabet veya uyum ihtimallerine dikkat çekiyor.
Paranthropus boisei&#039;nin otçul, Homo erectus&#039;un ise hepçil olduğu düşünüldüğünden doğrudan bir yiyecek rekabetinin düşük olduğu belirtiliyor. Ancak, değişen iklim koşulları bu durumu değiştirmiş olabilir.Smithsonian Ulusal Doğa Tarihi Müzesi&#039;nden paleoantropolog Dr. Briana Pobiner, keşfi “akıl almaz” olarak nitelendiriyor:&quot;Belki aynı yiyecek için rekabet ettiler; belki de sadece çimenlik bir alanın karşısından birbirlerine ihtiyatla baktılar ya da birbirlerini tamamen görmezden geldiler&quot; 
Bu bulgular, Homo erectus&#039;un evrimini neyin tetiklediğine dair yeni soruları gündeme getiriyor. Dr. Roach, rekabetin etkisi olmadığını belirtirken şu soruyu soruyor:&quot;Eğer rekabet açıklama değilse, cinsimizin nasıl ortaya çıktığını yeniden düşünmemiz gerekebilir.&quot;
Araştırma, bilim dünyasına yeni perspektifler sunarak, insan evriminin karmaşık geçmişini daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6bo7CitIfk65sdIPQ3l1OA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 01 Dec 2024 08:54:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>1, 5, milyon, yıllık, izler:, Rakip, iki, tür, aynı, ekosistemde, nasıl, yaşadı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Discord ne zaman açılacak? Discord Türkiye&amp;apos;de açılacak mı?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/discord-ne-zaman-acilacak-discord-turkiyede-acilacak-mi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/discord-ne-zaman-acilacak-discord-turkiyede-acilacak-mi</guid>
<description><![CDATA[ Discord&#039;un ne zaman açılacağı, platformun açılıp açılmayacağını merak eden birçok kişinin gündeminde yer alıyor. Ciddi suç unsurları taşıyan içeriklerin yayılması ve özellikle çocuk istismarı, dini değerlere hakaret ve nefret söylemi gibi suçlara karışan bazı grupların tespit edilmesi nedeniyle, Discord Türkiye&#039;de kapatılmıştı. Mahkeme kararının BTK&#039;ye iletilmesinin ardından kapanan Discord&#039;un ne zaman açılacağı ise merak ediliyor. İşte ayrıntılar.Türkiye&#039;de Discord&#039;a erişim, platformda ciddi suç unsurları taşıyan içeriklerin yayılmasının ardından engellenmişti. Adalet Bakanı ve BTK&#039;nın açıklamalarına göre, özellikle çocuk istismarı, dini değerlere hakaret ve nefret söylemi gibi suçlara karışan bazı gruplar tespit edilmiş ve bu durum üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı&#039;nın talebiyle, 5651 sayılı kanun çerçevesinde Discord&#039;a erişim engeli getirilmişti. Peki, Discord ne zaman açılacak? Discord Türkiye&#039;de açılacak mı?  DİSCORD NE ZAMAN AÇILACAK?  Talepte, Discord&#039;un, çocukların istismarına neden olan, şiddeti teşvik edici ve kamu düzeninin bozulmasına sebebiyet veren bir platform olduğunun değerlendirildiği kaydedildi.  Karar hakim kararıyla kaldırılabilecek  Söz konusu mahkeme kararının BTK&#039;ye iletilmesinin ardından, Kurum Başkanı tarafından Discord uygulaması Türkiye&#039;den erişime kapatıldı.  Uygulamanın tekrar açılması için ilgili hakimliğin kararını kaldırması gerekiyor.DİSCORD NEDEN KAPATILDI?  Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebinde, 5 Ekim&#039;de &quot;HAHA&quot; rumuzlu Discord yayın kanalı üzerinden özellikle yaşı küçük çocuklar hedef alınarak zorbalık yapıldığı, bazı üyelerin daha da ileri giderek çevrelerindeki çocukların cinsel bölgelerinin fotoğraf ve videolarını çekerek grupta yayınladıkları, bazı üyelerin ise şantajla küçük çocukları kendi çıplak görüntülerini çekmeye zorlayıp, bu görüntüleri grupta paylaştıkları yönünde sosyal medya paylaşımları üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.  Yapılan incelemelerde, çocuğun cinsel istismarı, şantaj ve müstehcenlik içeren çok sayıda içeriğin Discord kanalında paylaşıldığının anlaşıldığı vurgulandı.  Soruşturma kapsamında şüpheliler hakkında gözaltı işlemlerine başlandığı ifade edilen talepte, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığından gönderilen rapora dikkati çekildi. Raporda, &quot;Bu tür grupların, çocukların ve gençlerin cinsel kimliklerini şekillendirme süreçlerini manipüle ederek kimlik kargaşasını pekiştirebildiği ve topluma karşı bir başkaldırı sembolü olarak ayrıca bu mecralarda şantaj ve izleme sayılarıyla gelir elde ettikleri, kolay para kazanmanın yolunu bulmaları sebebiyle satanizmi cazip gösterdiği görülmüştür.&quot; tespitlerinin yapıldığı aktarıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AybvPj7jmEK90zPCHYcyrQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 01 Dec 2024 08:54:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Discord, zaman, açılacak, Discord, Türkiyede, açılacak, mı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en gizli silahları ve askeri teknolojileri! Geleceğin savaşları şimdiden şekilleniyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dunyanin-en-gizli-silahlari-ve-askeri-teknolojileri-gelecegin-savaslari-simdiden-sekilleniyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dunyanin-en-gizli-silahlari-ve-askeri-teknolojileri-gelecegin-savaslari-simdiden-sekilleniyor</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en gizli askeri teknolojileri, modern savaşın seyrini değiştirebilecek ileri düzey yenilikleri içindi barındırıyor. Şimdiden ABD ve Rusya gibi ülkeler tarafından oluşturulmaya başlayan ve gelecekte tamamen erişim sağlanacak bu tür teknolojiler, hem caydırıcılık hem de savunma stratejileri açısından belirleyici rol oynayacak. İşte dünyanın en gizli ve dikkat çeken askeri teknolojilerinden bazıları.Gelecek dönemde gelişen teknolojiyle birlikte insanlı operasyonlar azalacak, bunun yerine yapay zeka ve robotik sistemler savaş alanında hakimiyet kuracak. Teknolojik üstünlük, ülkelerin askeri gücünün en önemli ölçütlerinden biri olacak.Aktif Kamuflaj Sistemleri: Işık ve çevresel faktörlere göre anında şekil ve renk değiştirebilen özel kaplamalar veya malzemeler.Optik Görünmezlik: Gelişmiş ışık bükme teknolojisiyle nesneleri veya araçları tamamen görünmez hale getirme.Hipersonik Füze Sistemleri: Ses hızının 5 katı veya daha fazla hıza ulaşan füzeler, geleneksel savunma sistemlerinden kaçınabilir.Hipersonik Uçaklar: Dakikalar içinde kıtalararası seyahat edebilen, insanlı veya insansız uçuş platformları.İnsansız Hava Araçları (Drone Sürüleri): Yapay zeka ile donatılmış, grup halinde hareket eden ve hedefleri kendi kendine tespit eden drone teknolojileri.Robotik Kara Araçları: İnsan müdahalesine gerek kalmadan keşif, saldırı veya lojistik görevleri üstlenebilen robotlar.Lazer Silahları: Hedefleri milimetrik hassasiyetle vurabilen, özellikle insansız araçlara karşı etkili.Mikrodalga Silahları: Elektronik sistemleri etkisiz hale getirmek için kullanılan yeni nesil silah sistemleri.Geliştirilmiş Askerler: Genetik mühendislik sayesinde daha dayanıklı, hızlı ve güçlü askerler yaratma çalışmaları.Biyolojik Algılayıcılar: Askerlerin çevresel tehditleri ve fiziksel durumlarını gerçek zamanlı izleyebilen implantlar.Uydu Savunma Sistemleri: Yörüngede konumlandırılmış, hipersonik tehditleri veya balistik füzeleri engelleyen platformlar.Uzay Savaş Araçları: Düşman uydularını etkisiz hale getirmek için tasarlanmış insansız sistemler.Otonom Savaş Algoritmaları: Savaş planlarını kendi kendine yapabilen ve gerçek zamanlı strateji üreten yapay zeka sistemleri.Hacker Orduları: Düşman iletişim ve altyapı sistemlerini çökertmek için kullanılan saldırı ekipleri. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rcvMRrWNhkKQucnWz0bkbw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 01 Dec 2024 08:54:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, gizli, silahları, askeri, teknolojileri, Geleceğin, savaşları, şimdiden, şekilleniyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Otizme çare olabilir! Türk ve ABD&amp;apos;li bilim insanları keşfetti... Hastalıkların kaynağında &amp;quot;silya geni&amp;quot; olabilir</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/otizme-care-olabilir-turk-ve-abdli-bilim-insanlari-kesfetti-hastaliklarin-kaynaginda-silya-geni-olabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/otizme-care-olabilir-turk-ve-abdli-bilim-insanlari-kesfetti-hastaliklarin-kaynaginda-silya-geni-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Türk ve ABD üniversitelerinden genetik uzmanları, entelektüel yeti yetersizliği ve otizm spektrumuna yol açan &quot;CC2D1A&quot; genindeki farklılıkların değişik hastalıklara da neden olduğunu kanıtladı.  4 yıl süren çalışmada, entelektüel yeti yetersizliği ve otizm spektrumuna neden olan CC2D1A geni silinen kurbağa embriyolarının kalbinin sağda olduğu, böbreklerinde kist ve beyin omurilik sıvısında akım bozukluğu gözlendi. BUÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şehime Gülsün Temel, &quot;⁠Geni &#039;silya geni&#039; olarak literatüre tanımladık. Bunu literatüre ilk tanımlayan biziz.&quot; dedi.Akraba evliliği yapan çift, 2020 yılında iki çocuğunun davranış bozukluğu şikayetiyle Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Hastanesine başvurdu.Hastanede yapılan tetkiklerde kardeşlere, CC2D1A geninin neden olduğu sendromik olmayan entelektüel yeti yetersizliği ve hafif otizm spektrumu teşhisi konuldu. CC2D1A geninin farklı hastalıklarla ilişkisini daha geniş çapta incelemek amacıyla Yale Üniversitesi ile protokol imzalandı.BUÜ ve ABD&#039;nin Yale Üniversitesi yürütücülüğünde Abdullah Gül, Çanakkale Onsekiz Mart ve İstanbul Medeniyet üniversitelerinden akademisyenlerin, MarmaRare Group adlı çalışma grubu ve Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Genetik Tanı Merkezi&#039;nin de dahil olduğu 20 kişilik araştırma ekibi, gen üzerinde yaklaşık 4 yıl bilimsel çalışma yürüttü.Kurbağanın embriyolarında CC2D1A geni işlevsiz hale getirildi ve hayvanın kalbinin sol yerine sağda olduğu tespit edildi. Ayrıca, embriyonun böbreklerinde kist ve beyin omurilik sıvısında akım bozukluğu gözlendi.Yapılan bilimsel çalışmayla CC2D1A geni varyantının sadece entelektüel yeti yetersizliği ve otizm spektrumu ile ilişkili olmadığı, organ gelişimi ve sistem bozukluklarına neden olabileceği ortaya konuldu.Bilim insanları, hastalıkların modellenerek patofizyolojilerinin (hastalığın nedenlerini inceleyen bilim dalı) ortaya konulması, teşhisi ve tedavisinde yeni stratejilerin geliştirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.Bu kapsamda, CC2D1A geninin mutasyonlarının erken dönemde tespit edilebilir hale gelmesi hedefleniyor.Ailelerin hastalıklarla ilgili bulgular bakımından bilgilendirilerek rahatsızlığın risklerini erken hamilelik döneminde öğrenebilmeleri, uygulanacak özel destek tedavi yöntemleri ve yaşam düzenlemeleriyle bu tür hastalıkların etkilerinin minimize edilmesini amaçlıyor.Entelektüel yeti yetersizliği ve otizm spektrumuna yol açan CC2D1A geninin varyantlarının farklı fenotiplerle ilişkilendirilmesi sonucu belirlenerek &quot;silya geni&quot; adı verilen bilimsel keşif, ABD merkezli biyomedikal ve yaşam bilimleri dergisi &quot;Life Science Alliance&quot;ta yayımlandı.MEYVE SİNEKLERİ ÜZERİNDE DE DENENDİÇalışmanın paydaşlarından BUÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Ana Bilim Başkanı Prof. Dr. Şehime Gülsün Temel, Türk bilim insanları olarak dünya tıp literatürüne önemli bir katkı sağladıklarını söyledi.Araştırmanın sonuçları hakkında bilgi veren Temel, şöyle konuştu:&quot;Kurbağa, insana çok uzak gibi görünse de &#039;insanın ikizi&#039; diye yayın vardır. Genlerimiz yüzde 80&#039;e yakın aynı. Dolayısıyla biz bu geni Yale Üniversitesinde kurbağada sildik, geni işlevsiz hale getirdik. Kurbağanın gelişim süreçlerini takip ettik. Kurbağada kalp solda değil tam tersi tarafta oldu. Böbreklerinde kist gelişti. Beyin omurilik sıvısında akım bozuldu.&quot;Aynı çalışmanın meyve sinekleri üzerinde de denendiğini bildiren Temel, toplu bulunma eğiliminde olan bu sineklerde CC2D1A geni silindiğinde, sineklerin birbirinden aynı otizm spektrumlu hastalarda gördüğümüz gibi izole olarak farklı yerlerde durduklarını ifade etti.Araştırma ve geliştirme çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Temel, &quot;Geni &#039;silya geni&#039; olarak literatüre tanımladık. Bunu literatüre ilk tanımlayan biziz.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d1z7kQDPWEGtgrbFSJ_XIQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 01 Dec 2024 08:54:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Otizme, çare, olabilir, Türk, ABDli, bilim, insanları, keşfetti..., Hastalıkların, kaynağında, silya, geni, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sosyal medya filtreleri kişiliğimizle oynuyor: Değişen sadece güzellik değil</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/sosyal-medya-filtreleri-kisiligimizle-oynuyor-degisen-sadece-guzellik-degil</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/sosyal-medya-filtreleri-kisiligimizle-oynuyor-degisen-sadece-guzellik-degil</guid>
<description><![CDATA[ Sosyal ağlarda daha çekici görünmek isteyen insanlar, fotoğraflarını güzellik filtreleriyle düzenliyor. Bir araştırmaya göre bu değişim, aynı zamanda onların içsel değerlerini de arttırıyor. Ancak uzmanlar bu duruma etik kurallar getirilmesi çağrısında bulunuyor. Çünkü bu sahte değişim, yalnızca güzelliği değil, diğer birçok algıyı da ters yüz ediyor. İspanyol araştırmacıların yaptıığı deney, takipçilerin sosyal medyadaki filtreli fotoğrafları nasıl yorumladığını ortaya koydu...Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, filtreli fotoğraflar hem güzellik hem de içsel değerler üzerinde büyük etkiler yaratıyor.
Filtreler, birçok algının değişmesinde de rol oynuyor.
Uzmanlar, bu duruma etik kurallar getirilmesi çağrısında bulunurken, Avustralya&#039;da yaş sınırı belirlenmesine karar verildi.İngiliz Bilim Akademisi Royal Society tarafından yapılan araştırmanın da gösterdiği gibi, portreler yapay zeka yardımıyla değiştirildiğinde, tasvir edilen yüzler, takipçilere daha çekici görünüyor.
Ancak Welt gazetesine göre İspanyol araştırmacılar, filtrelerin bundan daha fazla etkiye sahip olduğunu keşfetti: Süslenmiş yüz aynı zamanda kişinin daha zeki, güvenilir, sosyal ve mutlu görünmesini sağlıyor. En azından başkaları tarafından bu şekilde algılanıyorlar.Alicante Üniversitesi&#039;nden Aditya Gulati ve Nuria Oliver liderliğindeki araştırma grubu, güzellik filtrelerinin dijital dünyada yaygın olduğunu ve günümüzün güzellik standartları ve algılarında önemli bir rol oynadığını belirtiyor.
Bu nedenle ekip, mevcut çalışma için 462 kadın ve erkeğin portresini 2 bin 748 kişiye sundu ve 7 özellik üzerinden değerlendirmelerini istedi.
Deneklere, seçilen görüntü setlerinde, ya orijinal portre ya da bir filtre ile her birinin bir versiyonu gösterildi.
Görüntülerin yarısının düzenlenmiş olduğu bilgisi saklı tutuldu.Deneyin sonucunda kendi yaşları, cinsiyetleri, etnik kökenleri veya kişisel tercihleri ne olursa olsun, neredeyse tüm izleyiciler yapay zeka tarafından manipüle edilmiş yüzleri daha çekici buldu.
Bununla birlikte, doğal güzelliğe sahip kişilerin filtrelerden, çekici olmayanlara kıyasla daha az fayda sağladığı da ortaya çıktı.Bu tür görüntü değişiklikleri büyük bir etkiye sahip olduğundan, bilim insanları ve psikologlar bunların kullanımını eleştiriyor.
Araştırmanın yazarları bu tür manipülasyonların “gerçeklik ve yapaylık arasındaki çizgiyi bulanıklaştırdığını” belirtiyor.
Söz konusu filtreleri kullananlar genellikle kendilerini idealize edilmiş ve gerçekçi olmayan bir şekilde tasvir ediyor.
Bu durum, diğer konuların yanı sıra, dijital benlik sunumunda neyin gerçek olduğu sorusunu gündeme getiriyor.
Peki dürüstlük nerede? Gerçek ve filtrelenmiş görüntüler arasındaki tutarsızlık kişisel özgünlüğü zayıflatabilir ve yanlış bir kimlik duygusuna katkıda bulunabilir.Viyana Üniversitesi&#039;nde Genel ve Bilişsel Psikoloji Profesörü olan ve 2004 yılında Ampirik Estetik araştırma odağını kuran Helmut Leder, “Güzellik filtreleri güzellik algımızı gerçekçi olmayan bir şekilde süslenmiş yüzlerle besliyor ve bu da prototipin gerçek yüzlerden giderek uzaklaşmasına neden oluyor” diyor.
Leder, “Uzun vadede bu durum gerçek yüzlerin giderek daha az çekici bulunmasına yol açıyor ve bir yüzün güzel olarak kabul edilmesi için karşılanması gereken standartlar neredeyse gerçekçi olmayacak kadar yüksek oluyor” diye vurguluyor.Daha az çekici olarak algılanan sadece diğer yüzler değil, aynı zamanda kendi yüzümüz.
Leder, “Söz konusu kendi kişiliğiniz olduğunda, bunun elbette öz imajınız üzerinde de sonuçları olabilir” diyor.
Öte yandan özgüven buna bağlı. Filtreler ayrıca daha fazla estetik ameliyat yapılmasına da yol açabilir.
İspanyol araştırmacıların kozmetik filtrelerin kullanımı konusunda daha fazla şeffaflık ve etik kurallar talep etmelerinin bir başka nedeni de bu.
Özellikle de insanlar karar verme süreçlerinde bilgileri dışında filtrelenmiş görüntülerden etkilenebilecekken.Örneğin Avustralyalı politikacılar, özellikle çocukları ve gençleri sosyal medyanın etkisinden korumak için katı kurallara odaklanıyor.
Milletvekilleri ilk kez asgari bir yaş belirleyen bir yasa tasarısı lehinde oy kullandı: Facebook, Instagram, X, TikTok ve Snapchat gibi platformların kullanımına yalnızca 16 yaşından itibaren izin verilecek; oyun ve video platformlarının yanı sıra mesajlaşma hizmetleri için de istisnalar getirilecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JMCP215BlkaI1UqsVPEAiA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Sosyal, medya, filtreleri, kişiliğimizle, oynuyor:, Değişen, sadece, güzellik, değil</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İnsanın 200 bin yaşındaki atası keşfedildi: Homo juluensis!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/insanin-200-bin-yasindaki-atasi-kesfedildi-homo-juluensis</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/insanin-200-bin-yasindaki-atasi-kesfedildi-homo-juluensis</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, 200 bin yıl önce nesli tükenen yeni bir insan türü keşfetti. Çin&#039;de gerçekleştirilen çalışmalarda büyük başları, geniş kafatasları ve muazzam dişleri olan 16 bireye ait kalıntılar ortaya çıkarıldı. Neandertaller ve Homo sapiens&#039;ten daha büyük olan baş ölçüleri, ekibin tarih öncesi türü &quot;Homo juluensis&quot; olarak adlandırmasına neden oldu. Araştırmacılar, türün küçük gruplar halinde yaşadığına ve iklim değişikliği kaynaklı nedenlerden tükendiğine inanıyor. Türün kayıtlara geçen hiçbir yakın akrabası bulunmuyor.Bilim insanları, Çin&#039;de 200 bin yıl önce nesli tükenen yeni bir insan türü keşfetti.
Büyük başları, geniş kafatasları ve muazzam dişleri olan 16 bireye ait kalıntılar bulundu.
Neandertaller ve Homo sapiens&#039;ten daha büyük olan baş ölçüleri, ekibin tarih öncesi türe &quot;Homo juluensis&quot; adını vermesine yol açtı.Bu türün fosilleşmiş kalıntıları, avcı olmaları ve hayvan derilerinden kendilerine kıyafet yapmaları gibi yaşamları hakkında daha fazla bilgi veren binlerce eser, taş alet ve hayvan kemiğinin yanında bulundu.
Araştırmacılar, türün küçük gruplar halinde yaşadığına ve büyük ihtimalle modern insanların 120 bin yıl önce Avrupa ve Asya&#039;ya göç etmeye başlamasıyla ortadan kalktığına inanıyor.Homo juluensis, daha soğuk ve kuru hava koşullarının gelmesine neden olan buzul döneminin yaşandığı dramatik bir iklim değişikliği sırasında yaşadı.
Homo juluensis&#039;in küçük gruplar halinde yaşaması, onları şiddetli hava olaylarına maruz kalma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyordu. Bu da onların sonunu getirmiş olabilir.Araştırmacılar, fosilleri, 2008 yılında Güney Sibirya&#039;daki bir mağarada kemik parçaları keşfedilen Neandertal ve Denisovalılara ait fosillerle karşılaştırdılar.Bulgulara göre yeni keşfedilen insan türünün yaklaşık 40 bin yıl öncesine kadar Avrupa ve Asya&#039;da yaşayan Neandertallerle bir bağlantıları bulunmuyor.Ancak Homo juluensis türü, diş özelliklerinin uyumlu olması nedeniyle Denisovalılarla benzerlikler taşıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GXKrWDZFfEaxpex1tcNQlA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>İnsanın, 200, bin, yaşındaki, atası, keşfedildi:, Homo, juluensis</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Steam sonbahar indirimleri başladı: Steam sonbahar indirimleri ne zaman bitecek?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/steam-sonbahar-indirimleri-basladi-steam-sonbahar-indirimleri-ne-zaman-bitecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/steam-sonbahar-indirimleri-basladi-steam-sonbahar-indirimleri-ne-zaman-bitecek</guid>
<description><![CDATA[ 2024 Steam Sonbahar İndirimi 27 Kasım 2024 tarihi itibariyle başladı. Steam&#039;in Sonbahar İndirimi, LCD Steam Kartlarında ve seçili oyunlarda büyük indirimler sunuyor. Peki, Steam sonbahar indirimleri ne zaman bitecek?Dünyanın en büyük online oyun platformu olarak kabul gören Steam&#039;in merakla beklenen indirimleri başladı. Steam yıl içerisinde belli dönemlerde indirim kampanyaları sunuyor. Peki, Steam sonbahar indirimleri ne zaman bitecek?2024 Steam Sonbahar İndirimleri, 4 Aralık&#039;a kadar devam edecek. Bu dönemde hem AAA (yüksek bütçeli) hem de bağımsız oyunlar %50 ila %90&#039;a varan indirimlerle sunuluyor.Steam ayrıca bu dönem boyunca çeşitli koleksiyon kartları, çıkartmalar ve profil arka planları gibi dijital ödüller de sunuyor. İndirimleri takip etmek için Steam&#039;in mobil uygulaması ve istek listesi özelliğini kullanarak bildirim almanız önerilir.Bazı dikkat çeken oyunlar ve indirim oranları:Cyberpunk 2077: %55 indirimleTotal War: Warhammer III: %60 indirimleGhost of Tsushima: Director’s Cut: %20 indirimleBaldur&#039;s Gate 3: %20 indirimleNorthgard: %90 indirimleKingdom Come: Deliverance: %90 indirimle ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xvTdZj7HM0uam0k_U3ObSA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Steam, sonbahar, indirimleri, başladı:, Steam, sonbahar, indirimleri, zaman, bitecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bu sesi daha önce kimse duymadı: Yapay zekadan devrim niteliğinde özellik!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bu-sesi-daha-oence-kimse-duymadi-yapay-zekadan-devrim-niteliginde-oezellik</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bu-sesi-daha-oence-kimse-duymadi-yapay-zekadan-devrim-niteliginde-oezellik</guid>
<description><![CDATA[ Teknoloji devi Nvidia, geliştirdiği yeni yapay zeka modeli Fugatto ile ses üretiminde devrim yaratmayı hedefliyor. Fugatto, kullanıcılara sadece metin komutlarıyla müzik, ses düazenlemeleri yapabilme imkanı sunarak müzik ve ses teknolojisinde sınırları zorluyor.ABD merkezli teknoloji şirketi Nvidia geliştirdiği teknoloji ile daha önce hiç duyulmamış sesler yaratabildiğini iddia ettikleri bir yapay zeka ses üreticisi geliştirdi.
TANITIM VİDEOSUNvidia’dan Richard Kerris, Fugatto adlı yeni üretken yapay zeka modeli hakkında konuştu. 
Fugatto’nun sadece geleneksel sesler üretmekle kalmayıp, tamamen yeni sesler yaratma yeteneğine sahip olduğunu vurguladı.
Bu modelin “ses için İsviçre çakısı” olarak tasarlandığını belirten Kerris, kullanıcıların bir trompeti havlatmaktan bir saksafonu miyavlatmaya kadar geniş bir yelpazede sesler üretebileceğini söyledi.Fugatto’nun sunduğu özellikler, müzik ve ses dünyasında birçok yeniliği mümkün kılıyor.
Bir tanıtım videosunda, modelin komutlara dayanarak benzersiz bir ses örneği oluşturması gösterildi. Örneğin, “Derin, gümbürtülü bas vuruşları ve kesintili, yüksek perdeli dijital cıvıltılar, devasa, bilinçli bir makinenin uyanırken çıkardığı sesler gibi” şeklinde verilen komutla sıradışı bir ses tasarlandı.Fugatto&#039;nun geliştirilmesi bir yıl sürdü ve milyonlarca ses örneğiyle eğitildi. Ancak, yapay zekanın hızlı ilerlemesi, yaratıcı endüstrilerde çalışan birçok kişiyi endişelendiriyor.
Avustralya Seslendirme Sanatçıları Derneği, yapay zeka destekli alternatiflerin artışıyla birlikte, seslendirme sanatçılarının iş kaybı riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekmişti.Müzik endüstrisinde de benzer endişeler dile getiriliyor. Yapay zeka araçlarının telif hakkı ihlalleri yaratabileceği ve sanatçılarının izinsiz olarak kopyalanabileceği yönündeki kaygılar, Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği (RIAA) tarafından dile getirilmişti.
Ancak tüm bu olumsuz tepkilere rağmen, bazı sanatçılar yapay zekanın müziği yeniden şekillendirdiğini ve yeni yaratıcı olanaklar sunduğunu savunuyor.Nvidia&#039;nın yeni girişimleri destekleme programı Inception bünyesindeki prodüktör ve söz yazarı Ido Zmishlany, Fugatto&#039;yu tanıtan isimlerden biri olarak, yapay zekanın müzik üretiminde bir devrim yarattığını belirtiyor.Zmishlany, “Müziğin tarihi aynı zamanda teknolojinin tarihidir. Elektronik gitar dünyaya Rock &#039;n Roll&#039;u getirdi. Sampler ortaya çıktığında hip-hop doğdu. Yapay zekayla müziğin bir sonraki bölümünü yazıyoruz” diyerek yapay zekanın müziğe olan katkılarından heyecan duyduğunu ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DV0cDXAGOU6lM_mRn372kw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>sesi, daha, önce, kimse, duymadı:, Yapay, zekadan, devrim, niteliğinde, özellik</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bakan Uraloğlu NTV&amp;apos;de yanıtladı: Roblox yeniden açılacak mı?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bakan-uraloglu-ntvde-yanitladi-roblox-yeniden-acilacak-mi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bakan-uraloglu-ntvde-yanitladi-roblox-yeniden-acilacak-mi</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Roblox&#039;un zararlı içerikleri çıkarmaya başladığını söyledi. Bakan Uraloğlu, &quot;Süreç tamamlandığında mahkemeye yeniden başvurabilirler.&quot; dedi. NTV&#039;ye konuşan Uraloğlu, sosyal medya ile ilgili yeni düzenleme hazırlığında olduklarını da açıkladı. Motokuryelerle ilgili de yeni hazırlık var. Amaçsa hem kuryelerin hem de tüketicinin kişisel verilerini korumak. (Haber: Sibel Can) ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Cfjf9LKcY0SXE7OwQgpKUg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bakan, Uraloğlu, NTVde, yanıtladı:, Roblox, yeniden, açılacak, mı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yüz ifadeniz ruh halinizi gösteriyor: Melankoli tanısında yeni dönem!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yuz-ifadeniz-ruh-halinizi-goesteriyor-melankoli-tanisinda-yeni-doenem</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yuz-ifadeniz-ruh-halinizi-goesteriyor-melankoli-tanisinda-yeni-doenem</guid>
<description><![CDATA[ Yeni yapılan bir araştırma, depresyonun şiddetli türlerinden biri olan melankoliyi teşhis etmek için doktorların yakında sadece kişinin yüzüne bakarak tanı koyabileceklerini ortaya koydu.Melankoli, ilgisizlik, uyku bozuklukları, konsantrasyon kaybı, aşırı yavaşlama ve vücut ağrıları gibi belirtilerle kendini gösteren ciddi bir depresyon türüdür.  Yeni yapılan bir araştırmaya göre doktorlar artık yalnızca kişinin yüzüne bakarak bu depresyon türünü anlayabilir.Araştırmalara göre, melankoliye sahip kişiler duygu ve yüz ifadelerini üreten beyin bölgelerinde daha az aktivite gösteriyorlar.
Bu, onların duygusal tepkilerini ve yüz ifadelerini körelten biyolojik bir değişiklik olabilir.Avustralya&#039;daki QIMR Berghofer Tıbbi Araştırma Enstitüsü&#039;nden nöropsikiyatrist Dr. Philip Mosley, bu durumu, melankoliye sahip bireylerin beynindeki fiziksel değişikliklerle açıklıyor.
Dr. Mosley, bu değişikliklerin, bireylerin yemek yeme, uyuma ya da düşüncelerini hızlı bir şekilde organize etme yeteneklerini kaybetmelerine yol açtığını belirtiyor.Araştırmada, kapsamında 70 depresyon hastasına iki farklı video izletildi. Birinci video, komedyen Ricky Gervais’in doğa belgeselleriyle ilgili komik skeçlerinden oluşurken, ikinci video, Büyük Buhran dönemi sırasında umut yeşerten bir sirk topluluğunun hikayesini anlatan ‘Kelebek Sirki’ adlı kısa filmdi.Bulgular, melankolisi olan kişilerin bu videoları izlerken yüz kaslarının hiç hareket etmediğini ve yüz ifadelerinde belirgin bir değişiklik olmadığını ortaya koydu.
Ancak, düzenli depresyonu olan kişiler hâlâ güldüler ve kaşlarını çatma gibi duygusal tepkiler gösterdiler.Dr. Mosley, melankolisi olan kişilerin beynindeki duygusal merkezlerin yeterince aktif olmadığını, özellikle beyincik olarak bilinen bölgenin düşük aktivite gösterdiğini belirtti.
Beyincik, denge, göz hareketleri ve bazı duygusal tepkilerin kontrolüyle ilgilenir. Melankolisi olan kişilerde, bu bölgedeki aktivite eksikliği, duygusal ve yüz ifadesi üretiminde azalma ile sonuçlanıyor.Dr. Mosley, bu biyolojik farkındalığın, doktorların melankoli ile normal depresyon arasındaki farkı erken dönemde ayırt etmelerine yardımcı olabileceğini ve daha kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleri oluşturulabileceğini belirtti.
Melankolisi olan bireylerin, geleneksel terapi yöntemlerine bazen zayıf yanıt verdiğini söyleyen Dr. Mosley, ancak erken teşhisle, beynin kimyasını dengelemeye yönelik ilaçlarla tedavi edilmesinin çok daha etkili olabileceğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/o_dO2-EgaEi23_IgZENnbg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yüz, ifadeniz, ruh, halinizi, gösteriyor:, Melankoli, tanısında, yeni, dönem</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İsteseler konuşabilirler: Maymunlar dil için gerekli altyapıya sahip!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/isteseler-konusabilirler-maymunlar-dil-icin-gerekli-altyapiya-sahip</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/isteseler-konusabilirler-maymunlar-dil-icin-gerekli-altyapiya-sahip</guid>
<description><![CDATA[ PLOS Biology dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, büyük maymunların dilin temeli olan özne-nesne ayrımını yapabildiğini ortaya koydu. Araştırmada şempanzeler, goriller ve orangutanların yanı sıra insanlar ve bebekler üzerinde testler yapıldı.Bilim dünyasını şaşırtan yeni bir keşif, büyük maymunların dilin temelini oluşturan bilişsel mekanizmalara sahip olduğunu ortaya koydu.
 Araştırmada şempanzeler, goriller ve orangutanların yanı sıra insanlar ve bebekler üzerinde testler yapıldı.Araştırmacılar, 14 insan, 5 şempanze, 2 goril ve 2 orangutana kısa videolar izlettirdi.
Sonuçlara göre, maymunlar ve yetişkin insanlar büyük ölçüde özne-nesne ilişkisine odaklandı. Özellikle yiyecek içeren videolarda maymunların dikkati özne üzerinde yoğunlaştı. Bu durum, büyük maymunların eylemi gerçekleştiren ile maruz kalan arasındaki farkı anladığını gösteriyor.Uzmanlar, bu bilişsel yeteneğin dilin ortaya çıkmasından önce geliştiğini düşünüyor. İsviçre&#039;nin Neuchâtel Üniversitesi&#039;nden araştırmanın başyazarı Vanessa Wilson, dilin sosyal bilişle ilişkili olabileceğini belirterek, insanların toplumsal işbirliği ihtiyacının dilin gelişimini tetiklemiş olabileceğini ifade ediyor.Maymunların dil geliştirmemesinin ardındaki neden hala belirsiz. Araştırmacılara göre, bu durum yeterli &quot;motivasyon&quot; veya &quot;kaynak&quot; eksikliğinden kaynaklanıyor olabilir. Ayrıca, maymunların beyin kapasitelerinin dil oluşumunu destekleyecek kadar büyük olup olmadığı da tartışılıyor.Wilson, “İnsan iletişimi ile diğer türlerin iletişimi arasındaki farkın nitelikten ziyade seviyeyle alakalı olduğunu keşfediyoruz” diyor. Bu bulgular, insanların sanıldığı kadar benzersiz olmayabileceğini ve hayvanların iletişim biçimlerinin daha derin anlaşılması gerektiğini ortaya koyuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bz2OepWi_k6Qo__Q1aARGQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>İsteseler, konuşabilirler:, Maymunlar, dil, için, gerekli, altyapıya, sahip</media:keywords>
</item>

<item>
<title>TikTok&amp;apos;un yeni eğlence akımı: &amp;quot;Hear me out cake&amp;quot;</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/tiktokun-yeni-eglence-akimi-hear-me-out-cake</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/tiktokun-yeni-eglence-akimi-hear-me-out-cake</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir TikTok akımı, insanların en çılgın aşklarını yaratıcı ve komik bir şekilde paylaşmalarına olanak tanıyor. TikTok kullanıcıları, en çok tartışılan aşklarının gerçek kişiler veya kurgusal karakterler olabilen kesilmiş figürlerini tahta dübellere tutturarak bir pastanın etrafında toplandıkları anları kaydediyorlar.Son dönemde TikTok’ta viral hale gelen “Hear Me Out Cake” akımı, kullanıcıları şaşırtan ve güldüren yaratıcı bir eğlence trendi olarak öne çıkıyor. &quot;Hear me out cake&quot; akımı son zamanlarda kişilerin gizliden gizliye çekici ve hoş buldukları ama çok da dile getirilmeyen, utanılan hatta bazılarınca anlamsız bulunan şeyleri bir pastaya dikerek gösterdikleri bir akım.TikTok kullanıcıları, “Hear Me Out” pasta trendini uygulamak için arkadaşlarıyla bir araya gelerek kameralar karşısında pastayı sırayla süslüyorlar. TikTok kullanıcıları, bu eğlenceli akımı uygularken absürt hoşlantılarının fotoğraflarını kesip bir kürdana yapıştırarak pastanın üzerine mum gibi dikiyorlar.Süsleme malzemeleri ise ilgi duydukları ve absürt buldukları kişilerden oluşuyor. TikTok, TODAY.com&#039;a #hearmeoutcake etiketiyle platformunda 2.200&#039;den fazla videonun bulunduğunu ve bunların %70&#039;inden fazlasının 28 Eylül&#039;den bu yana yüklendiğini söyledi. Videoların çoğu viral oldu.Bu videoların birçoğunda arkadaşlar en uçuk aşklarını açıkladıklarında kahkahalar duyuluyor: &quot;Shrek&quot;ten Quaker Oats maskotu Lord Farquaad , &quot;Şirinler&quot;den Gargamel , &quot;Rugrats&quot;tan Charles Norbert Finster Sr. (Chuckie&#039;nin babası), &quot; Tilki Kaplan&quot; Tony , Başkan Joe Biden ve &quot;The Fairly OddParents&quot;tan Wanda . ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ubgG_DI8o0C6mlGCfS8epA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>TikTokun, yeni, eğlence, akımı:, Hear, out, cake</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Donald Trump, Meta CEO&amp;apos;su Mark Zuckerberg ile görüştü</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/donald-trump-meta-ceosu-mark-zuckerberg-ile-goerustu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/donald-trump-meta-ceosu-mark-zuckerberg-ile-goerustu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de seçilmiş başkan Donald Trump&#039;ın, Florida eyaletindeki Mar-a-Lago malikanesinde, Meta Üst Yöneticisi (CEO) Mark Zuckerberg ile yemekte bir araya geldiği bildirildi.CBS News&#039;in haberine göre, Meta sözcüsü yaptığı açıklamada görüşmeyi doğrulayarak, Zuckerberg&#039;in Trump&#039;ın davetine katılmaktan ve gelecek kabine üyeleriyle tanışmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.  Trump&#039;ın, politikadan sorumlu Beyaz Saray Özel Kalem Müdür Yardımcılığına getireceğini duyurduğu Stephen Miller ise görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada, Zuckerberg&#039;in diğer tüm yöneticiler gibi Trump&#039;ın ekonomik planlarını desteklemek istediğini bildirdi.  &quot;Zuckerberg&#039;in kendi çıkarları ve gündemi olduğu açık.&quot; ifadesini kullanan Miller, Zuckerberg&#039;in Trump ile arasındaki &quot;sorunlu&quot; ilişkiyi düzeltmeye çalıştığını dile getirdi.  Miller, Zuckerberg&#039;in, ABD&#039;nin Trump liderliğindeki &quot;ulusal yenilenme&quot; planını desteklemek istediğini açıkça ifade ettiğini söyledi.  TRUMP VE ZUCKERBERG&#039;İN İLİŞKİSİ  ABD&#039;de 6 Ocak 2021&#039;de gerçekleşen ve 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan Kongre baskınının ertesi günü Facebook ve Instagram, Trump&#039;ın hesaplarını &quot;Asılsız şekilde 3 Kasım 2020 Başkanlık seçimlerine hile karıştırıldığı iddiasını yaydığı ve taraftarlarını şiddete teşvik ettiği&quot; gerekçesiyle &quot;süresiz olarak&quot; kapatmıştı.  Trump, 2021&#039;de yaptığı bir açıklamada, eski başkanlığı döneminde akşam yemeğinde Facebook Kurucusu Zuckerberg ve eşini ağırladığını anımsatarak, &quot;Ben Beyaz Saray&#039;a tekrar geldiğimde artık Zuckerberg ve eşi için akşam yemekleri olmayacak.&quot; ifadesini kullanmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PRjDP9YGCUehtlmnDpl5xg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Donald, Trump, Meta, CEOsu, Mark, Zuckerberg, ile, görüştü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dinozorların beslenme rutini: 200 milyon yıl önce ne yiyorlardı?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dinozorlarin-beslenme-rutini-200-milyon-yil-oence-ne-yiyorlardi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dinozorlarin-beslenme-rutini-200-milyon-yil-oence-ne-yiyorlardi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları fosilleşmiş dinozor dışkısı ve kusmuk örneklerini inceleyerek, dinozorların beslenme alışkanlıklarını gün yüzüne çıkardı.  İncelemeler sonucunda dinozorların 200 milyon yıl önceki beslenme alışkanlıklarına ulşaıldı.Bilim insanları, Polonya&#039;da bulunan fosilleşmiş dinozor dışkı ve kusmuk örneklerini inceleyerek, dinozorların milyonlarca yıl önce Dünya&#039;nın besin zincirindeki baskın varlıklarına dair yeni bulgulara ulaştı.Avrupa&#039;dan birçok farklı üniversite tarafından yürütülen ortak çalışmada, dinozorların 200 milyon yıl önce tükettiği besinleri belirlemek için Polonya&#039;da bulunan yüzlerce fosilleşmiş dinozor dışkısı ve kusmuğu incelendi.
İnceleme sırasında fosillerde balık pulu, böcek ve kemik parçaları gibi organik maddelere rastlandı.Bulgular ışığında ilk dinozorların geniş bir besin yelpazesi olduğu sonucuna ulaşan araştırmacılar, bazı dinozorların iklim değişikliğine hızlıca adapte olarak rakiplerine göre daha fazla bitki türü yediğini bildirdi.Araştırmanın yazarlarından Uppsala Üniversitesi Organizma Biyolojisi Bölümü Araştırmacısı Martin Qvarnström, milyonlarca yıl dünyada yaşamını sürmüş bu kertenkelelerin ilk dönemlerde &quot;ne bulurlarsa yediklerini&quot; kaydederek, bu canlıların besin zincirindeki baskınlığının uzun bir süre sonucunda meydana geldiğini belirtti.Öte yandan Qvarnström, incelemelerin sadece Polonya&#039;da bulunan fosiller üzerinden yürütüldüğünün altını çizerek, bu durumun başka bölgelerde de benzer şekilde gelişip gelişmediğini görmek istediğini aktardı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/56Z2i2XwW0aGWh0_IEbbCg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dinozorların, beslenme, rutini:, 200, milyon, yıl, önce, yiyorlardı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Araştırma ortaya çıkardı: Zenginler böyle uyuyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/arastirma-ortaya-cikardi-zenginler-boeyle-uyuyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/arastirma-ortaya-cikardi-zenginler-boeyle-uyuyor</guid>
<description><![CDATA[ Herkesin stresli bir günün ardından sabırsızlıkla beklediği an, yatağa girip dinlenme zamanı. Ancak, doğal olarak yöneldiğiniz uyku pozisyonunun finansal başarınız hakkında ipuçları verebileceğini biliyor muydunuz? İngiltere’de yapılan ve 5 binden fazla kişinin katıldığı bir anket, farklı uyku pozisyonlarının kazanç düzeyi ile bağlantılı olabileceğini ortaya çıkardı.İngiltere’de yapılan bir araştırma, uyku pozisyonu ve gelir düzeyi arasındaki ilişkiyi inceledi.
Sonuçlar, yüksek gelir elde edenlerin neredeyse üçte birinin (yüzde 29) &quot;freefaller&quot; (serbest düşüş) pozisyonunda uyuduğunu gösteriyor.Vücut dili uzmanı Inbaal Honigman, bu pozisyonun risk alma eğilimiyle bağlantılı olabileceğini belirtiyor.
Honigman, “Serbest düşüş pozisyonunda uyuyanlar, risk almaktan çekinmeyen, cesur insanlar olabilir. Bu pozisyon, ‘önce atla, sonra soru sor’ anlayışını yansıtıyor” dedi.Genel katılımcılar arasında en popüler uyku pozisyonu yüzde 29 ile cenin pozisyonu oldu. Bu pozisyonu, yüzde 24 ile yastık sarılma, yüzde 14 ile serbest düşüş, yüzde 13 ile düşünür ve yüzde 10 ile asker pozisyonları takip etti.
Honigman, cenin pozisyonunun koruyucu bir duruş olduğunu ve kişinin kendini güvende hissetme arzusunu yansıttığını söylüyor.Araştırmaya göre, maddi kazancı en fazla olanların uyku tercihleri genel eğilimlerden farklı.
Yüksek gelir grubundaki en popüler pozisyon serbest düşüş (yüzde 29) olurken, bunu yüzde 23 ile asker, yüzde 21 ile cenin, yüzde 13 ile yastık sarılma ve yüzde 9 ile düşünür pozisyonu izledi.Araştırma, uyku süresi ve uyanma saatlerinin de finansal başarıyla bağlantılı olabileceğini gösteriyor.
En yüksek gelir grubundakiler, gecede ortalama 6 saat 58 dakika uyuyor ve sabah 06:42’de uyanıyor.
Buna karşılık, en düşük gelir grubundakiler yaklaşık 22 dakika daha fazla uyuyor ve 07:06’da uyanıyor.Her ne kadar serbest düşüş pozisyonu finansal başarı ile ilişkilendirilse de, uyku uzmanları bu pozisyonun sağlık açısından riskli olabileceği konusunda uyarıyor.
The Sleep Charity’nin yardımcı CEO’su Lisa Artis, bu pozisyonun boyun ağrılarına yol açabileceğini belirtiyor: “Sırt üstü veya yan yatmak daha sağlıklıdır. Karnınızın üzerine yatmak, boynunuzun gece boyunca bükülmesine neden olur ve bu da şiddetli ağrılara yol açabilir.”MattressNextDay&#039;den uyku uzmanı Martin Seeley ise, yan yatmanın en sağlıklı pozisyon olduğunu vurguluyor: “Yan yatmak, dolaşımı ve sindirimi iyileştirir, hava yollarını açarak daha kolay nefes almayı sağlar ve horlamayı azaltır.”Uzmanlar, uyku pozisyonundan bağımsız olarak doğru yastık ve yatak seçiminin kritik olduğunu belirtiyor. Uzmanlar “Başınızın ortalama 4,5-5,5 kilo olduğunu ve boynunuzun omurganızın en hassas bölümlerinden biri olduğunu unutmayın. Yanlış yastık kullanmak, boyun ağrısı ve hatta baş ağrılarına yol açabilir” diyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/heCy_GDb4kWQ-TLs94UtLA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Araştırma, ortaya, çıkardı:, Zenginler, böyle, uyuyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dijital asker göreve hazır! CENGAVER ile konum, sağlık durumu ve stres seviyesi öğrenilecek</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dijital-asker-goereve-hazir-cengaver-ile-konum-saglik-durumu-ve-stres-seviyesi-oegrenilecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dijital-asker-goereve-hazir-cengaver-ile-konum-saglik-durumu-ve-stres-seviyesi-oegrenilecek</guid>
<description><![CDATA[ HAVELSAN, askeri operasyonlarda hem ekip içi hem de çevresel durumsal farkındalığın artırılması amacıyla giyilebilir çeşitli alt sistemlerden oluşturduğu &quot;dijital asker&quot; CENGAVER&#039;i güvenlik güçlerinin kullanımına sunmaya hazırlanıyor. CENGAVER ile GPS&#039;in çalışmadığı durumlarda askerin konumunun öğrenileceği ve kanındaki oksijen seviyesi, kalp ritmi veya vücut sıcaklığı gibi bilgileri elde edileceği belirtildi.HAVELSAN&#039;ın &quot;dijital birlik&quot; konsepti üzerine çalışmaları devam ediyor. Dijital birliğin önemli bir bileşeni olan &quot;dijital asker&quot; CENGAVER&#039;de de son aşamaya gelindi. Dijital asker ve dijital birliğin olmazsa olmaz ilk parçasının kablolu-kablosuz haberleşme ağı olduğuna işaret eden HAVELSAN Modelleme ve Sensör Teknolojileri Takım Lideri Çağlar Akman,, hareketli bir asker için de kablosuz haberleşme donanımı kullandıklarını dile getirdi.Askerin üzerindeki telsiz ağının hem askerlerin takım içindeki birbirleriyle olan iletişimini hem de merkezle olan iletişimini sağladığını anlatan Akman, şöyle konuştu:&quot;Neredesin ve nasılsın sorusuna cevap veren, sürekli olarak askerlerimizin dış ortamda veya GPS&#039;in çalışmadığı, engellendiği veya karıştırıldığı ortamlarda ise 8 patente sahip olduğumuz bir ultra geniş band teknolojisi kullanmaktayız. Bu sayede kesintisiz olarak askerlerin hem dış ortamda hem de daha önceden girilmemiş çeşitli iç ortamlarda konumlarının takibini sağlayabilmekteyiz. Bu konumlarının takibi sadece takım içindeki askerlerin birbirleriyle paylaşılmasını hedeflemiyor. Aynı zamanda da uzak karargahlardan da takibini hedeflemektedir.&quot;CENGAVER ile bir komutanın uzaktan elde edemeyeceği yaralanma bilgisi veya anomalinin ortaya çıkarılması sağlanıyorAskerin sağlık durumuyla da ilgili bilgi alacaklarını söyleyen Akman, &quot;Neredesin sorusunun yanında nasılsın sorusu için de giyilebilir bir saat kullanmaktayız. Bu giyilebilir saatte de akıllı saatlerin ölçtüğü, kanındaki oksijen seviyesi, kalp ritmi veya vücut sıcaklığı gibi bilgileri elde etmenin yanı sıra çeşitli anomalleri, askerin düşüp düşmediği, dinlenip dinlenmediği, koşmasından yürümesine kadar çeşitli aktivitelerin tespit edilebildiği, yorgunluk analizinin, stres seviyesi analizinin tespit edildiği, hatta çeşitli anomalilerden dolayı da yaralanmanın tespit edildiği bir çözüm sağlamaktayız.&quot;diye konuştu.Bu sistemle hem sahadaki aktif operasyonda olan askere hem de operasyonu yöneten uzaktaki komutana durumsal farkındalık sağlanabilecek. Hem sivil hem de askeri kullanım konseptiyle geliştirdikleri sistemin itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine yönelik de çözüm sağladığını söyleyen Akman, donanım ve yazılımları daha da güçlendirerek askeri ihtiyaçları karşılayacak şekilde bir çözüme imza attıklarını belirtti.Sistemin prototipinin hazır ve operasyon ortamında denenmiş düzeyde olduğuna işaret eden Akman, &quot;Ürünleşme için son kullanıcılarla bir masaya oturup, ihtiyaçları çok net belirleyip, bu ihtiyaca göre şekillendirmemiz lazım.&quot;dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f0y8GEhEFESjB9F225wmIg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dijital, asker, göreve, hazır, CENGAVER, ile, konum, sağlık, durumu, stres, seviyesi, öğrenilecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İnsanlık tarihini elmasa yazıyor! Bilgiyi milyonlarca yıl saklamak mümkün</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/insanlik-tarihini-elmasa-yaziyor-bilgiyi-milyonlarca-yil-saklamak-mumkun</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/insanlik-tarihini-elmasa-yaziyor-bilgiyi-milyonlarca-yil-saklamak-mumkun</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları rekor seviyede bir başarıya imza attı. Atomik boyutlarda dosyalara yer açmak için lazerlerden yararlan araştırmacılar, elmas optik disklerde bilgiyi milyonlarca yıl boyunca saklayabileceklerini keşfetti. Elmas optik disk, verileri yüzde 99&#039;dan fazla doğrulukla kaydetti. Son bilimsel gelişmeler, elmasların tek etkileyici özelliğinin dayanıklılıkları olmadığını, aynı zamanda veri depolama yetenekleri olduğunu gösteriyor.Elmaslar sadece lüks bir ürün değil; aynı zamanda var olan en sert doğal maddelerden biri.
Parlaklıklarıyla dikkat çeken bu ürünler, birçok endüstriyel matkap, tıbbi cihaz ve hatta uzay sınıfı malzemelerde hayati bileşen olarak kullanılıyor.Son bilimsel gelişmeler, etkileyici olanın sadece dayanıklılıkları değil, aynı zamanda veri depolama yetenekleri olduğunu gösteriyor.
Nature Photonics dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi&#039;ndeki araştırmacılar, elmas diskleri kullanarak santimetre küp başına 1,85 terabaytlık rekor depolama alanına ulaştı.Bilim insanları ultra hızlı lazer darbeleriyle, elmastaki bazı karbon atomlarını yerinden çıkardı. Böylece her biri sabit bir parlaklık seviyesinde boş alanlar açıldı.Araştırmacılar daha sonra her pikselin parlaklığını, belirli bir bölgenin parlaklık seviyesiyle eşleştirerek bazı sanatçıların eserlerini depoladı.
Elmas optik disk, verileri yüzde 99&#039;dan fazla doğrulukla kaydetti.Elmasların günlük hayattaki depolama cihazlarının yerini alması çok muhtemel görünmüyor.
Ancak uzun ömürlü olmaları, hükümetler ve araştırma kuruluşlarına fayda sağlayabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ACnhilULj0WntTeVx94vTA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>İnsanlık, tarihini, elmasa, yazıyor, Bilgiyi, milyonlarca, yıl, saklamak, mümkün</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Spotify yıllık özet (Wrapped) için aralık ayının ilk haftası işaret edildi: Spotify Wrapped ne zaman yayımlanacak?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/spotify-yillik-oezet-wrapped-icin-aralik-ayinin-ilk-haftasi-isaret-edildi-spotify-wrapped-ne-zaman-yayimlanacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/spotify-yillik-oezet-wrapped-icin-aralik-ayinin-ilk-haftasi-isaret-edildi-spotify-wrapped-ne-zaman-yayimlanacak</guid>
<description><![CDATA[ Spotify Wrapped 2024 artık çok yakın, uygulama içi yakın zamanda gönderilen bir mesajda müzik özetinin &quot;hemen köşede&quot; olduğu belirtiliyor.Spotify, Wrapped pazarlama kampanyasını 2016&#039;da başlattı ve 2019&#039;da Wrapped paketlerinin bir parçası olarak kullanıcılara Instagram Hikayesinde paylaşılabilir grafikler vermeye başladı. Wrapped kampanyası, yayın platformu için büyük bir pazarlama başarısı oldu. Peki, Spotify Wrapped yayımlandı mı, öngörülen tarih ne?Spotify, yakın zamanda merakla beklenen 2024 Spotify Wrapped&#039;ın yayınlanacağını duyurdu ve kullanıcılara, yayınlandığında çalma listelerine erişebilmeleri için uygulamalarının güncel olduğundan emin olmaları gerektiğini hatırlattı ; ancak şirket yayın tarihini paylaşmaktan kaçındı. Spotify Wrapped hazır olduğunda yıl boyunca dinlediklerinizden benzersiz bulgularınızı veya eğlenceli bilgileri sosyal medyada arkadaşlarınızla kolayca paylaşabileceksiniz.Bir çıkış tarihi duyurulmadı, ancak Spotify Wrapped genellikle Kasım sonu veya Aralık başında yayınlanıyor. Spotify Wrapped son dört yıldır Çarşamba günleri yayınlanıyor. Geçtiğimiz yılki Spotify Wrapped 2023 29 Kasım&#039;da yayınlanırken, özet 2022&#039;de 30 Kasım&#039;da yayınlandı - ikisi de Kasım ayının son Çarşamba gününe denk geliyor.27 Kasım&#039;ın bu yıl Wrapped&#039;ın piyasaya sürülmesi olmadan geçmesi, bir sonraki en olası tarihin 4 Aralık olduğu anlamına geliyor. Ve bazı yeni söylentiler bunu destekledi.Kullanıcılara genellikle Spotify Wrapped&#039;a uygulama içi bir açılır pencere aracılığıyla erişim sağlanır ve paket, Instagram Hikayesi&#039;ne hazır grafiklerle bir slayt gösterisi olarak biçimlendirilir.Spotify, geçmiş yıllarda Wrapped paketine yeni öğeler ekledi. Geçtiğimiz yıl, kullanıcıları &quot;yılın en çok dinlenen sanatçıları ve bu sanatçıların diğer şehirlerde dinlenme biçimleri&quot; temelinde bir &quot;Ses Kasabası&quot; ile eşleştirdi. Ve 2019&#039;da Spotify, kullanıcılara on yıl boyunca trendlerine bir bakış sağladı.Çarşamba günü bir Instagram gönderisinde Spotify, logosunun bu yıl yayınlanan çeşitli albümleri temsil edecek şekilde değiştiği bir videoyu paylaştı ve şunları söyledi: &quot;Bu yıl çok sayıda şey içeriyordu. Wrapped&#039;ınız da öyle olacak. Yakında.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-XgaM8AXM0afJlpUvCagJw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Spotify, yıllık, özet, Wrapped, için, aralık, ayının, ilk, haftası, işaret, edildi:, Spotify, Wrapped, zaman, yayımlanacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Nostradamus 2025 kehanetleri: İnsanlık için felaketin eşiği yaklaşıyor mu?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nostradamus-2025-kehanetleri-insanlik-icin-felaketin-esigi-yaklasiyor-mu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nostradamus-2025-kehanetleri-insanlik-icin-felaketin-esigi-yaklasiyor-mu</guid>
<description><![CDATA[ 16. Yüzyılın ünlü kahini Nostradamus’un kehanetleri, gizemli dörtlükleri, yüzyıllardır insanlığı büyüleyen öngörülerle dolu. Şimdiden 2025 yılı için yorumlanan kehanetleri, insanlar tarafından hem merak uyandırıyor hem de tedirgin ediyor. Peki, Nostradamus’un bu yıl için söyledikleri geleceğimizi nasıl etkileyebilir?Ünlü kahin Nostradamus&#039;un kehanetleri, sosyal medya kullanıcıları üzerinden merak uyandırmaya devam ediyor. 16. Yüzyılın ünlü kahini olarak adlandırılan Nostradamus, 2025 yılının insanlık için büyük dönüşüm yılı olacağını dizelerinde geçirmiştir. 2025 yılı bu tahminlerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini göreceğimiz bir yıl olacak.Nostradamus’un bazı dörtlüklerinde, dünyayı kavuran sıcaklıklar ve aşırı hava olaylarına işaret ettiği düşünülüyor. &quot;Güneşten gelen ışıklar dünya üzerini yakacak&quot; şeklindeki ifadeler, iklim krizinin 2025’te doruk noktasına ulaşacağı iddialarını güçlendiriyor.Bilim insanlarının da bu konuda uyarıda bulunması, kahinin kehanetlerini daha da korkutucu hale getiriyor.Bir diğer dikkat çekici öngörü ise artan jeopolitik gerilimlerle ilgili. Nostradamus’un dörtlüklerinde, kuzey ve güney arasındaki çatışmalardan söz edilmesi, kaynak savaşlarının geleceğin en büyük tehdidi olabileceğini düşündürüyor.Nostradamus, &quot;demirden insanlar&quot; ve &quot;küçük kutular&quot; gibi sembollerle, yapay zekânın ve teknolojinin gelecekteki etkilerine işaret etmiş olabilir.2025, bu dönüşümün insan hayatını derinden değiştireceği bir yıl olabilir mi?&quot;Gökyüzünden bir ateş topu düşecek&quot; şeklindeki ifadeler, olası bir asteroid çarpmasını ya da büyük bir volkanik patlamayı akıllara getiriyor.NASA’nın 2025 için belirttiği uzay olayları, bu tür kehanetlere ilginin artmasına neden oluyor.Kimi yorumcular, Nostradamus’un bu yılı sadece felaketlerle değil, insanlık için bir uyanış ve yeniden doğuş yılı olarak da gördüğünü iddia ediyor.“İnsanlık uzun uykudan uyanacak” dörtlüğü, bu değişimin bir habercisi olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VmbphfzmaES7S9aTFdYZAw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Nostradamus, 2025, kehanetleri:, İnsanlık, için, felaketin, eşiği, yaklaşıyor, mu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tarihi değiştiren 10 büyük icat: Bugün olmasalardı ne olurdu?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/tarihi-degistiren-10-buyuk-icat-bugun-olmasalardi-ne-olurdu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/tarihi-degistiren-10-buyuk-icat-bugun-olmasalardi-ne-olurdu</guid>
<description><![CDATA[ İnsanlık tarihi, büyük buluşlar ve icatlarla şekillenmiş hatta günümüzde de yapay zeka odaklı projelerle şekillenmeye devam etmektedir. Bu icatlar, hayatımızı kökten değiştirmiş, toplumların ilerlemesine öncülük etmiştir. İşte geçmişte bu denli ilerlememizi sağlayan ve tarihi tamamıyla değiştiren 10 icat.Geçmişte icatlar hiç var olmasaydı, hayatımız bugün çok farklı olabilirdi. İşte tarihi değiştiren 10 büyük icat ve onlar olmadan hayatın nasıl olabileceğine dair öngörüler.Etkisi: Yazı, bilgi birikiminin kayıt altına alınmasını sağladı, kültürlerin gelişmesine olanak tanıdı ve tarihin başlangıcı olarak kabul edildi.Eğer yazı olmasaydı; Tarihsel kayıtlar, kanunlar ve edebi eserler kaybolur, bilgi sadece sözlü olarak aktarılır ve bu durum birçok bilginin unutulmasına yol açardı. İnsanlık daha yavaş gelişirdi.Etkisi: Ulaşım ve ticarette devrim yarattı, ağır yüklerin taşınmasını kolaylaştırdı.Eğer tekerlek olmasaydı; Modern ulaşım araçları gelişemezdi. Ticaret, tarım ve sanayi büyük ölçüde sınırlı kalırdı.Etkisi: Elektrik, modern teknolojinin temelidir. Aydınlatmadan iletişime kadar hayatın her alanında devrim yarattı.Eğer elektrik olmasaydı; Bugünkü teknolojiler olmaz ve karanlık bir hayatta yaşamak zorunda kalırdık. Öte yandan endüstriyel gelişim çok daha yavaş ilerlerdi.Etkisi: Bilginin hızlı yayılmasını sağladı, Rönesans ve Reform hareketlerine öncülük etti.Eğer matbaa olmasaydı; Kitaplar ve bilgi çok az kişiye ulaşır, eğitim ve kültürel gelişim sınırlı kalırdı.Etkisi: Sanayi Devrimi’nin temel taşıdır. Ulaşım ve üretim süreçlerini kökten değiştirdi.Eğer buhar makinesi olmasaydı; Sanayi Devrimi gerçekleşmez, dünya nüfusu bu denli büyüyemezdi ve ekonomik kalkınma çok daha yavaş olurdu.Etkisi: İnsanların uzak mesafelerden iletişim kurmasını sağladı, modern iletişim çağını başlattı.Eğer telefon olmasaydı; Haberleşme hızı yavaş kalır, küreselleşme bu denli hızlı gerçekleşemezdi.Etkisi: Enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde çığır açtı ve insan ömrünü önemli ölçüde uzattı.Eğer tıp gelişmese ve antibiyotikler olmasaydı; Küçük enfeksiyonlar bile ölümcül olabilir, dünya nüfusu bu kadar fazla olamazdı.Etkisi: Bilgiye erişimi kolaylaştırdı, iletişimde sınırları kaldırdı ve modern ekonomiyi şekillendirdi.Eğer internet olmasaydı; Bilgiye ulaşmak ve paylaşmak çok daha zor olurdu. Modern iş modelleri ve sosyal medya olmazdı.Etkisi: Dünyanın her yerine hızlı seyahat imkanı sağladı ve ticareti küresel hale getirdi.Eğer uçak olmasaydı; Ulaşım çok daha yavaş olur, küresel entegrasyon sınırlı kalırdı.Etkisi: İnsanlık tarihinin en büyük teknolojik sıçramalarından birini sağladı, bilim ve iş dünyasında devrim yarattı.Eğer bilgisayalar olmasaydı; Modern bilimsel araştırmalar, üretim ve hizmet sektörü büyük ölçüde geride kalırdı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZRd7Uy2yHkerDRcxbvIJYg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Tarihi, değiştiren, büyük, icat:, Bugün, olmasalardı, olurdu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Black Friday (Kara Cuma) 2024 indirimleri başladı: Black Friday ne kadar sürecek, hangi mağazalarda indirim yaşanacak?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/black-friday-kara-cuma-2024-indirimleri-basladi-black-friday-ne-kadar-surecek-hangi-magazalarda-indirim-yasanacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/black-friday-kara-cuma-2024-indirimleri-basladi-black-friday-ne-kadar-surecek-hangi-magazalarda-indirim-yasanacak</guid>
<description><![CDATA[ Black Friday indirimleri, alışveriş tutkunları tarafından yakından takip edilmeye başladı. Her yıl kasım ayında başlayan Black Friday indirimleriyle birçok mağazada binlerce ürün indirime giriyor. Peki, Black Friday (Kara Cuma) indirimleri ne kadar sürecek, hangi mağazalarda indirim yaşanacak?Black Friday döneminde pek çok mağaza büyük indirimlerle tüketicilere cazip fırsatlar sunuyor. İndirimlerin başlangıç tarihleri mağazadan mağazaya değişiklik gösterebiliyor. Bazı perakendeciler kampanyalarını haftalar öncesinden başlatırken, bazıları yalnızca Kara Cuma gününe özel fiyat avantajları sunmayı tercih ediyor.Özellikle teknoloji ürünlerinde çarpıcı indirimler dikkat çekiyor; bu dönemde birçok cihaz en uygun fiyatlarıyla tüketicilerle buluşuyor. Kara Cuma fırsatlarını değerlendirmek isteyenler için alışverişe erken başlamak önem taşıyor.Black Friday olarak bilinen indirim günleri her sene Şükran Günü&#039;nden sonra gelen ilk Cuma gününe denk geliyor.Buna göre; Bu yıl Black Friday indirimleri, 29 Kasım Cuma gününe denk geliyor. Bu tarihin yer aldığı hafta ve sonrasında indirim kampanyaları olacak.Black Friday, ABD&#039;de Şükran Günü&#039;nden sonra gelen ilk cuma gününe denir. Gün 1932&#039;den bu yana Noel alışveriş sezonunun başlangıcı kabul edilir.Mağazalar çok erken saatte açılır ve geç kapanırlar ve beklenmedik derecede indirimli satış yaparlar. Black Friday bir resmi tatil sayılmaz.Kanada ve İngiltere&#039;de de Black Friday günü vardır ve Amazon gibi internet üzerinden iş yapan çeşitli şirketler de indirimli satış yaparlar.Black Friday indirimleri, Türkiye&#039;deki tüm mağazalarda 29 Kasım tarihinde başlıyor. Fakat bazı mağazalarda indirimler sadece indirimin başladığı gün geçerli olurken, bazı mağazalarda ise indirimler tüm hafta boyunca yaşanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NA3d_v66mUOsUcGVB2MuNQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Black, Friday, Kara, Cuma, 2024, indirimleri, başladı:, Black, Friday, kadar, sürecek, hangi, mağazalarda, indirim, yaşanacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kanada&amp;apos;dan Google&amp;apos;a rekabet davası</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/kanadadan-googlea-rekabet-davasi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/kanadadan-googlea-rekabet-davasi</guid>
<description><![CDATA[ Kanada Rekabet Kurumu, çevrim içi reklamcılıkta rekabete aykırı eylemlerde bulunduğu iddiasıyla Google&#039;a dava açtığını bildirdi. Rekabet Kurumu, Google&#039;ın piyasadaki hakimiyetinin diğer şirketlerin rekabet gücünü zayıflattığını ileri sürerek Google&#039;ın iki reklam teknolojisi hizmetini de satmasını ve ceza ödemesini talep etti.Kanada Rekabet Kurumu, Google&#039;ın piyasadaki hakimiyetini korumak için reklam araçları arasında kurduğu bağlantının &quot;yasa dışı olduğunu ve tekelleşmeye yol açtığını&quot; ileri sürdü.  Google&#039;ın çevrim içi rekabet yasasına uymadığını belirten Rekabet Kurumu, konuyu mahkemeye taşıdı.CEZA ÖDEMESİNİ TALEP ETTİ  Rekabet Kurumu, Google&#039;ın piyasadaki hakimiyetinin diğer şirketlerin rekabet gücünü zayıflattığını, inovasyonu engellediğini, reklam maliyetlerini artırdığını ve yayıncı gelirlerini düşürdüğünü belirterek şirketin, iki reklam teknolojisi hizmetini de satmasını ve ceza ödemesini talep etti.  Rekabet Kurumu yetkililerinden Matthew Boswell, yaptığı yazılı açıklamada, Google&#039;ın, kullanıcıları kendi reklam araçlarını kullanmaya ittiğini savunarak, &quot;(Google) Rakiplerini dışlayan ve rekabet sürecini bozan davranışlarda bulunmuş ve Kanada&#039;daki çevrim içi reklamcılık alanındaki hakimiyetini kötüye kullanmıştır.&quot; dedi.GOOGLE&#039;DAN AÇIKLAMA   Google&#039;ın küresel reklamlardan sorumlu başkan yardımcısı Dan Taylor, yaptığı açıklamada, Rekabet Kurumu&#039;nun, &quot;reklam almak ve reklam vermek isteyenlerin çok sayıda seçeneklerinin bulunduğunu göz ardı ettiğini&quot; ifade ederek Google&#039;ın bu iddialara karşı kendini savunmayı planladığını bildirdi.  ABD Adalet Bakanlığı, 2020&#039;de arama ve arama reklamcılığını tekelleştirdiği için Google&#039;a antitröst davası açmıştı.  ABD&#039;de federal yargıç Amit Mehta, ağustosta Google&#039;ın internet araması ve arama reklamcılığı konusunda &quot;yasa dışı tekel&quot; oluşturduğuna hükmederek internet teknolojileri alanında önemli karara imza atmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f7hgD9N3ZEmeeBGiWKNMfA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 16:54:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Kanadadan, Googlea, rekabet, davası</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;dan 250 milyon dolarlık anlaşma: Satürn&amp;apos;ün uydusu Titan&amp;apos;a yolculuk!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-250-milyon-dolarlik-anlasma-saturnun-uydusu-titana-yolculuk</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-250-milyon-dolarlik-anlasma-saturnun-uydusu-titana-yolculuk</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Satürn’ün uydusu Titan’ı keşfetmek için SpaceX ile 256,6 milyon dolarlık anlaşma yapıldığını duyurdu. 2028’de fırtatılması beklenen Dragonfly adlı nükleer güçle çalışan uzay aracı, Titan’da yaşam belirtilerini araştıracak ve karbon açısından zengin yüzey materyallerini analiz edecek.NASA, Satürn’ün uydusu Titan’ı keşfetmek için SpaceX ile iş birliği yapıyor.
ABD uzay ajansı yaptığı açıklamada, Dragonfly misyonunun fırlatılışını desteklemek için SpaceX ile 256,6 milyon dolarlık bir sözleşme imzaladığını duyurdu.
3,35 MİLYAR DOLARA MAL OLACAK
NASA’nın Yeni Ufuklar Programı kapsamında yürütülen bu görev, orta sınıf uzay aracı keşiflerini finanse ediyor ve Dragonfly bu programdaki dördüncü misyon olarak toplamda 3,35 milyar dolara mal olacak.Mars Rover&#039;ı büyüklüğünde ve bir drone gibi uçabilen, nükleer enerjiyle çalışan bir uzay aracı olan Dragonfly, Titan&#039;ın yüzeyinden malzeme örnekleri alacak ve bileşimini analiz edecek.
Aracın Titan&#039;a varması altı yıl sürecek ve yaklaşık iki buçuk yıl kalması bekleniyor.NASA, “Dragonfly’ın bilimsel ekipmanları, Titan’ın yaşamı destekleme potansiyelini değerlendirecek, karbon açısından zengin materyaller ile sıvı suyun uzun bir süre boyunca karışmış olabileceği bu uyduda prebiyotik kimyanın ilerleyişini inceleyecek ve suya ya da hidrokarbon bazlı yaşama dair kimyasal işaretleri araştıracak,” açıklamasını yaptı.Titan, Güneş Sistemi’ndeki en büyük ikinci uydu (ilk sırada Jüpiter’in Ganymede uydusu bulunuyor) ve yoğun atmosferi ile sıvı metan ve etan gölleriyle biliniyor.
Dragonfly misyonunun, Temmuz 2028’de NASA’nın Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden SpaceX’in Falcon Heavy roketiyle fırlatılması bekleniyor.Tesla CEO’su Elon Musk tarafından kurulan şirket, aynı zamanda NASA’nın Artemis III misyonu için Ay’a iniş sağlayacak bir Starship iniş aracı üzerinde çalışıyor.
Artemis III misyonu, Ay’a ilk kadın astronotu göndermeyi amaçlıyor ve şu an için Eylül 2026’da gerçekleşmesi planlanıyor.
Öte yandan SpaceX, bu hafta yaptığı açıklamada, 2025 yılı itibarıyla Starship roketlerinin fırlatma sıklığını yılda 25’e çıkarmayı hedeflediğini belirtti.
Starship, şirketin Ay ve Mars keşif hedeflerinin temelini oluşturuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IL9pOkXZI0OIhXR6fguloA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 23:57:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASAdan, 250, milyon, dolarlık, anlaşma:, Satürnün, uydusu, Titana, yolculuk</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Neuralink&amp;apos;ten tarihi adım: Beyin çipiyle robotik kollar kontrol edilecek!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/neuralinkten-tarihi-adim-beyin-cipiyle-robotik-kollar-kontrol-edilecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/neuralinkten-tarihi-adim-beyin-cipiyle-robotik-kollar-kontrol-edilecek</guid>
<description><![CDATA[ Elon Musk&#039;ın beyin çipi şirketi Neuralink, hastaların beyin implantını kullanarak bir robot kolu kontrol edip edemeyeceğini görmek için bir deneme süreci başlattıklarını açıkladı. Musk geçtiğimiz yıl Star Wars karakteri Luke Skywalker&#039;ın protez koluna atıfta bulunarak, Tesla&#039;nın Optimus robotuyla Neuralink&#039;i birleştirebileceklerini duyurmuştu. Öte yandan teknoloji milyarderi, şu ana kadar iki hasta üzerinde test edilen beyin çipinin önümüzdeki iki yıl içerisinde 1000&#039;den fazla insana takılacağını öngörüyor.Neuralink, şu ana kadar iki insan hastaya beyin çipini başarıyla yerleştirdi ve şimdi bunu robotik bir kola bağlamayı planlıyor.
Elon Musk’ın beyin implantı girişimi Neuralink, yaptığı açıklamada, hastaların beyin çipini kullanarak yardımcı robotik kolu kontrol edebilme yeteneklerini test etmek için bir test süreci başlattığını duyurdu.Şirketin X hesabından yapılan açıklamada, &quot;Bu, yalnızca dijital özgürlüğü değil, aynı zamanda fiziksel özgürlüğü de yeniden kazandırma yolunda önemli bir ilk adım.&quot; ifadeleri yer aldı.
Convoy adı verilen bu deneme henüz çok erken aşamada.
Ancak Neuralink&#039;in beyin çipini robotik uzuvları kontrol etmek için kullanma fikri, Elon Musk’ın şirket için uzun vadeli vizyonunun bir parçası.Geçtiğimiz yıl Musk, Neuralink’i Tesla’nın Optimus robotuyla birleştirilerek &quot;Luke Skywalker çözümü&quot; yaratılabileceğini, bu çözümün Star Wars karakterinin protez koluna atıfta bulunduğunu söylemişti.
ŞU ANA KADAR İKİ KİŞİYE YERLEŞTİRİLDİ
Neuralink, beyin çipinin şu ana kadar iki test deneğine yerleştirildiğini açıkladı.
Çip, dört uzvunu kullanamayan ya da felçli hastaların zihinleriyle bir bilgisayarı kontrol etmesine olanak sağlamak üzere tasarlandı.Çip, beyin aktivitesini yakalayıp Bluetooth aracılığıyla bir bilgisayara gönderiyor.
Bu teknoloji, kullanıcıların bir bilgisayar imlecini kontrol etmesine ve video oyunları oynamak, internette gezinmek ve 3D modeller tasarlamak gibi görevleri görselleştirme yoluyla gerçekleştirmesine olanak tanıyor.Musk, Neuralink’in 2026 yılına kadar 1000&#039;in üzerinde hastanın beyin çipini kullanabileceğini öngördüğünü belirtti.
Şirket, üretimi hızlandırmak amacıyla üretim teknisyenleri ve mikroimalat uzmanları işe alıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9tTyWROHXUuZPyF3qF7wiQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 23:57:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Neuralinkten, tarihi, adım:, Beyin, çipiyle, robotik, kollar, kontrol, edilecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;dan gizli üs keşfi: Buzun altındaki sır ortaya çıktı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-gizli-us-kesfi-buzun-altindaki-sir-ortaya-cikti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-gizli-us-kesfi-buzun-altindaki-sir-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ NASA, Grönland’da yaptığı radar taramalarında, Soğuk Savaş dönemine ait olduğu tahmin edilen Camp Century adlı gizli bir askeri üs keşfetti. 30 metre buzla kaplı üste, nükleer füze testleri için kullanılan tünellerin yer aldığı kaydedildi.NASA&#039;nın bilim insanları, Grönland’daki Arktik buzunun üzerinden geçerken olağanüstü veriler topladı.
NASA’nın Gulfstream III uçağına monte edilen radar cihazı, buzun altında terk edilmiş bir &quot;askeri üs&quot; tespit etti.
ABD Ordusu Mühendisler Birliği tarafından Soğuk Savaş döneminde askeri bir üs olarak kullanılan bu yer, buz tabakasının altında gizlenmiş bir kalıntı olarak yer alıyor.Camp Century olarak adlandırılan bu son derece gizemli üs, buzun yüzey katmanlarına kazılmış büyük bir tünel ağına sahip ve kıyıdan yaklaşık 240 kilometre içeride yer alıyor.
Bu gizli üs 1959 ile 1967 yılları arasında, Arktik’ten nükleer füzeler fırlatmanın mümkün olup olmadığını test etmek için kullanılmıştı.
Daha yakın tarihte yapılan uçuş sırasında elde edilen radar verileri, buz ve karın 30 metre altına gömülü bir dizi yapının varlığını ortaya çıkardı.
Bu katman, son 56 yıl boyunca birikmişti.NASA’nın Jet Propulsion Laboratuvarı&#039;ndan kriyosfer bilimcisi Alex Gardner. &quot;Amacımız buz tabanını incelemekti, ancak Camp Century karşımıza çıktı. Başta bunun ne olduğunu bilmiyorduk.&quot; diye açıklama yaptı.
BEKLENMEDİK KEŞİF
Veriler, NASA’nın Gulfstream III’ün altına monte edilen UAVSAR (İnsansız Hava Aracı Sentetik Açıklıklı Radar) sistemiyle toplandı.
Araştırma sırasında uçakta bulunan NASA bilim insanı Chad Greene, &quot;Yeni verilerde, gizli üssün bireysel yapıları daha önce hiç olmadığı kadar net bir şekilde görülebiliyor.&quot; diye konuştu.Bilim insanları, bu haritaları kullanarak buz tabakasının erimesi nedeniyle kampın yeniden ne zaman açığa çıkabileceğini tahmin etmeye çalışıyor.
İklim değişikliği, bu erime sürecini hızlandırıyorUzmanlar, bu bölgenin yüzyılın sonuna doğru yeniden açığa çıkabileceğini ve bunun istenmeyen sonuçlara yol açabileceğini öne sürüyor.
Bu sonuçlar arasında radyoaktif atıkların ve kimyasalların çevreye sızması gibi riskler bulunuyor.Camp Century’nin keşfi, ekip için tamamen beklenmedik bir sonuç oldu.
Görevin asıl amacı, iklim değişikliğinin Arktik üzerindeki etkilerini incelemekti.
Greene, &quot;Amacımız, UAVSAR’ın buz tabakasının iç katmanlarını ve buz ile yatak arasındaki arayüzü haritalamada yeteneklerini kalibre etmek, doğrulamak ve anlamaktı. Buzun kalınlığı hakkında ayrıntılı bilgi olmadan, buz tabakalarının hızla ısınan okyanuslara ve atmosfere nasıl tepki vereceğini bilmek imkansızdır. Bu da deniz seviyesindeki yükselme hızını tahmin etme yeteneğimizi ciddi şekilde kısıtlar.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gcjnXYRFRE661wewu8NY4A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 23:57:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASAdan, gizli, üs, keşfi:, Buzun, altındaki, sır, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Evrenin derinliklerine yolculuk: Bilim insanları en büyük simülasyonu gerçekleştirdi!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/evrenin-derinliklerine-yolculuk-bilim-insanlari-en-buyuk-simulasyonu-gerceklestirdi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/evrenin-derinliklerine-yolculuk-bilim-insanlari-en-buyuk-simulasyonu-gerceklestirdi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;deki Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı&#039;nda bulunan Frontier süper bilgisayarı, evrenin şimdiye kadar gerçekleştirilen en büyük simülasyonunu başarıyla tamamladı. Kasım 2024&#039;te fizikçiler, Frontier&#039;in 9 bin hesaplama düğümünü kullanarak genişleyen evrenin 31 milyar kübik megaparseklik bir bölümünü modelledi.ABD&#039;deki Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı&#039;ndan araştırmacılar, evrenin şu ana kadarki en büyük simülasyonunu gerçekleştirdi.Bu devasa simülasyon, &quot;ExaSky&quot; adıyla anılıyor ve bilim insanlarına karanlık madde ve evrenin diğer fiziksel süreçleri hakkında derinlemesine bilgi sağlamak amacıyla önemli bir adım olarak görülüyor. Projenin başındaki Argonne Ulusal Laboratuvarı&#039;ndan fizikçi Salman Habib, bu projeyle ilgili şunları belirtiyor: &quot;Evrenin iki ana bileşeni var: yalnızca yerçekimi ile etkileşime giren karanlık madde ve bildiğimiz atomik madde. Evrenin nasıl işlediğini anlamak istiyorsak, hem yerçekimini hem de yıldızların, kara deliklerin ve galaksilerin oluşumu gibi diğer fiziksel süreçleri modellememiz gerekiyor.&quot;Simülasyon, evrenin milyarlarca yıllık evrim sürecine ışık tutmayı amaçlıyor. Bu tür bir modeli gerçekleştirmek için karmaşık matematiksel hesaplamalar ve dünyanın en hızlı süper bilgisayarı gerekmekteydi. Önceki simülasyonlarda, hidrodinamik hesaplamaların zorluğu nedeniyle birçok değişken göz ardı edilmek zorunda kalıyordu. Ancak Frontier bilgisayarının  gücüyle, bu sınırlamalar aşılmış durumda.Habib, Frontier&#039;in sunduğu olanaklarla artık yalnızca yerçekimi simülasyonlarıyla değil, fiziksel gerçekçiliği yüksek simülasyonlarla evrenin devasa bölümlerinin modellenebildiğini belirtiyor. ExaSky projesi, bu tür devasa simülasyonları gerçekçilikle birleştirmeyi amaçlıyor.Simülasyonun büyük sonuçları zaman içinde ortaya çıkacak, ancak araştırma ekibi şimdiden küçük bir kesiti paylaştı. Bu kesit, 311 bin 296 kübik megaparsek hacmindeki bir uzay diliminde galaksi kümelerinin oluşumunu gösteriyor. Bu alan, toplam simülasyon hacminin sadece yüzde 0.001&#039;ini oluşturuyor.Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı&#039;ndan astrofizikçi Bronson Messer, simülasyonun devrimsel niteliğini şu şekilde özetliyor:&quot;Bu simülasyonu özel kılan sadece fiziksel alanın büyüklüğü değil; baryonların ve diğer dinamik fizik süreçlerinin dahil edilmesiyle sağlanan gerçekçilik, Frontier süper bilgisayarı için tam anlamıyla bir güç gösterisi.&quot;ExaSky projesi, evrenin bilinmeyen yönlerini keşfetmek için bilim dünyasına benzersiz bir araç sunmaya hazırlanıyor. Bu simülasyon, evrenin gizemlerini çözmek adına önemli bir adım olma yolunda ilerliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZBBdzunXvkqjubOeEKTJtw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 23:57:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Evrenin, derinliklerine, yolculuk:, Bilim, insanları, büyük, simülasyonu, gerçekleştirdi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Sosyal medyada yeni dönem: Güzellik filtreleri kalkıyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/sosyal-medyada-yeni-doenem-guzellik-filtreleri-kalkiyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/sosyal-medyada-yeni-doenem-guzellik-filtreleri-kalkiyor</guid>
<description><![CDATA[ TikTok, gençlerin ruh sağlığını koruma amacıyla önemli bir adım atarak güzellik filtrelerini 18 yaş altı kullanıcılar için yasakladı. Yeni düzenlemeler, özellikle gençlerde artan kaygı ve düşük benlik algısının önüne geçmeyi hedefliyor. Bu değişiklikle birlikte, gözleri büyüten, dudakları dolgunlaştıran veya cilt tonlarını değiştiren filtreler, artık genç kullanıcılar tarafından kullanılamayacak.TikTok, gençlerin ruh sağlığını korumak amacıyla büyük bir adım atarak, güzellik filtrelerini 18 yaş altı kullanıcılar için yasakladı.TikTok&#039;un aldığı bu karar, güzellik filtrelerinin özellikle genç kızlar arasında fiziksel görünümle ilgili baskı yaratmasının bir sonucu olarak ortaya çıktı.
Uzmanlar, bu filtrelerin gençlerin gerçek yüzlerini çirkin bulmalarına yol açtığını ve bunun da ruhsal sorunlara sebep olduğunu belirtiyor. Ancak komik filtreler, örneğin tavşan kulakları veya köpek burunları gibi filtreler, bu yeni düzenlemelerden etkilenmeyecek.TikTok, 13 yaş altı kullanıcıların platforma erişimini engellemek için yapay zeka tabanlı yaş doğrulama sistemleri devreye sokuyor. Şirket, yıl sonuna kadar sahte yaş beyanlarını tespit edebilmek için otomatik sistemler kullanmaya başlayacak. Yanlışlıkla engellenen kullanıcılar ise itirazda bulunabilecek.Bu adımlar, Birleşik Krallık’ta 2024 yılında yürürlüğe girecek olan Çevrimiçi Güvenlik Yasası gibi sıkı düzenlemelere uyum sağlamak için atılan bir dizi önlemin parçası. TikTok, düzenlemelere uymadığı takdirde büyük para cezalarıyla karşı karşıya kalacak.Molly Rose Vakfı CEO’su Andy Burrows, TikTok’un yaş doğrulama önlemlerinin etkinliğini şeffaf bir şekilde açıklamasını talep etti. NSPCC ise bu değişiklikleri “cesaret verici” olarak değerlendirse de, daha fazla önlem alınması gerektiğini savunuyor.Diğer sosyal medya platformları da güvenlik önlemlerini artırıyor. Roblox, küçük yaştaki kullanıcıların şiddet içeriklerine erişimini kısıtlarken, Instagram ise ebeveynlerin çocuk hesaplarını daha etkili bir şekilde kontrol edebilmeleri için yeni özellikler sunmaya başladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BARpXe3QAUSYppgBsE1IzQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 23:57:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Sosyal, medyada, yeni, dönem:, Güzellik, filtreleri, kalkıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Güneş Sistemi’nin kayıp sırrı: Bir yıldız milyarlarca yıl önce her şeyi değiştirdi!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/gunes-sisteminin-kayip-sirri-bir-yildiz-milyarlarca-yil-oence-her-seyi-degistirdi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/gunes-sisteminin-kayip-sirri-bir-yildiz-milyarlarca-yil-oence-her-seyi-degistirdi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim dünyasında heyecan yaratan yeni bir araştırma, Güneş Sistemi’nin dış bölgelerindeki gizemli yörüngelerin ve uyduların kökenine dair önemli ipuçları sundu. Nature Astronomy dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, Güneş’in birkaç milyar yıl önce başka bir yıldızla yakın bir karşılaşma yaşamış olabileceği düşünülüyor. Bilim insanları bu teorinin Neptün’ün ötesindeki gökcisimlerinin tuhaf yörüngelerini ve dev gezegenlerin sahip olduğu farklı uydu türlerini açıklayabileceğini belirtti.Bilim insanları, Güneş Sistemi&#039;nin dış bölgelerindeki gizemleri çözebilecek heyecan verici bir keşfe imza attı.Güneş&#039;in milyarlarca yıl önce başka bir yıldızla yakın bir karşılaşma yaşamış olabileceği öne sürüldü.
Bilim insanlarına göre karışlama sonucunda uydu ve gezegenlerin yörüngelerinde sapma yaşanmış ve yaşanmaya devam edebilir.Neptün ötesi cisimlerin (NÖC) yörüngeleri, daireden çok elips şeklinde gözlemleniyor. Bu tuhaflığı açıklamak için öne sürülen popüler teorilerden biri, sistemde henüz keşfedilmemiş 9. bir gezegenin varlığını savunuyor.Ancak yeni simülasyonlar, farklı bir olasılığı gündeme getirdi. Araştırmalara göre yakın geçmişte Güneş’in yanından geçen bir yıldız, bu gökcisimlerinin yörüngelerini bozmuş olabilir.Bilim insanları, 3 bin farklı bilgisayar simülasyonuyla farklı kütlelerdeki yıldızların Güneş’in yakınından geçiş senaryolarını inceledi.
Çalışmanın bulgularına göre, Güneş’ten daha hafif bir yıldızın yaklaşık 16,5 milyar kilometre mesafeden geçerek dış gezegenlerin yörüngelerini etkilediği öne sürüldü.
Bu mesafe, Dünya-Güneş arasındaki mesafenin 110 katı ve Neptün’ün mesafesinin 4 katına denk geliyor.Araştırmacılar, yıldızın bu geçiş sırasında bazı NÖC&#039;leri fırlatarak Jüpiter ve Satürn’ün yörüngelerine gönderdiğini düşünüyor.
Bu cisimler dev gezegenler tarafından yakalanarak uydulara dönüşmüş olabilir. Bu teori, Jüpiter ve Satürn gibi gezegenlerin neden farklı türde uydulara sahip olduğunu da açıklayabilir.Araştırmacılar, teorinin doğrulanması için daha fazla gözlem verisine ihtiyaç olduğunu belirtiyor. 2025 yılında faaliyete geçecek olan Vera C. Rubin Gözlemevi’nin, Neptün ötesi cisimleri inceleyerek bu gizemi çözmeye katkı sağlaması bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/klVUFKqpxk6Ng5IMaHxi7g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 23:57:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Güneş, Sistemi’nin, kayıp, sırrı:, Bir, yıldız, milyarlarca, yıl, önce, her, şeyi, değiştirdi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA uzay çöplerinden kaçıyor: Bir haftada ikinci kez çarpışma tehlikesi!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-uzay-coeplerinden-kaciyor-bir-haftada-ikinci-kez-carpisma-tehlikesi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-uzay-coeplerinden-kaciyor-bir-haftada-ikinci-kez-carpisma-tehlikesi</guid>
<description><![CDATA[ Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS), bir haftada ikinci kez uzay çöpüyle çarpışma tehlikesini atlattı. Progress 89 yük gemisi 3,5 dakika boyunca motorlarını ateşleyerek ISS&#039;in yörüngesini 500 metre yükseltti.Uluslararası Uzay İstasyonu, bir haftadan kısa bir sürede ikinci kez bir uzay çöpüyle çarpışma tehlikesini atlattı.
Rusya&#039;nın robotik Progress 89 yük gemisi, Ağustos ayından beri istasyona kenetli durumda ve 25 Kasım Pazartesi günü ISS&#039;i uzay çöpünden uzaklaştırmak için yaklaşık 3,5 dakika boyunca motorlarını ateşledi.NASA yetkilileri, &quot;Çöp kaçınma manevrası, uydusal bir parçanın istasyonun uçuş yoluna yaklaşmasını engellemek için yörüngedeki üssü daha uzağa konumlandırdı,&quot; diye yazdı Pazartesi günü yapılan güncellemede.Rus devlet haber ajansı TASS&#039;a göre, Rusya&#039;nın uzay ajansı Roscosmos&#039;un bir açıklamasına atıfta bulunarak, istasyonun yörüngesini yaklaşık 500 metre yükseltildi.Progress 89, 19 Kasım&#039;da da benzer bir yakıt tüketimi gerçekleştirdi.
NASA yetkilileri o manevranın yaklaşık 5,5 dakika sürdüğünü ve 2015 yılında parçalanan artık kullanılmayan bir savunma meteoroloji uydusundan gelen bir parçadan kaçınmayı sağladığını belirtti.Uzay istasyonunun uçtuğu Dünya&#039;nın alçak yörüngesi, günümüzde giderek daha kalabalık hale geliyor.Avrupa Uzay Ajansı&#039;na (ESA) göre, şu anda gezegenin etrafında yaklaşık 10.200 aktif uydu dönüyor.
Bunların çoğu, şu anda yaklaşık 6.700 operasyonel araçtan oluşan SpaceX&#039;in Starlink geniş bant mega konstelasyonuna ait. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8nBQmWpi5UCz0B5aLh23oQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 23:57:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, uzay, çöplerinden, kaçıyor:, Bir, haftada, ikinci, kez, çarpışma, tehlikesi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Astronomlardan şaşırtıcı paylaşım: Şapkalı Galaksi&amp;apos;nin yeni görüntüsü!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/astronomlardan-sasirtici-paylasim-sapkali-galaksinin-yeni-goeruntusu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/astronomlardan-sasirtici-paylasim-sapkali-galaksinin-yeni-goeruntusu</guid>
<description><![CDATA[ NASA öncülüğünde ve  Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ile  Kanada Uzay Ajansı&#039;nın (CSA) desteğiyle geliştirilen James Webb Uzay Teleskobu (JWST)), &quot;Şapkalı Galaksi&quot; olarak bilinen NGC 4594&#039;ün yeni görüntülerini yayınladı.Astronomlar, &quot;Şapkalı Galaksi&quot; olarak bilinen NGC 4594&#039;ün yeni görüntülerini yayınladı. 
1781&#039;de Pierre Méchain tarafından keşfedilen NGC 4594, kendisini çevreleyen toz halkasıyla tanınıyor ve şekli nedeniyle Sombrero (Meksika şapkası) ya da  &quot;Şapkalı Galaksi&quot; olarak anılıyor.Hubble Teleskobu tarafından daha önce gözlemlenen bu galaksi, James Webb Uzay Teleskobu (JWST) sayesinde şimdi daha detaylı bir şekilde incelendi. Yeni veriler, galaksinin yapısı hakkında beklenmedik sonuçlar ortaya koydu.Önceden, Şapkalı Galaksi’nin toz halkasında yıldız oluşum merkezlerinin bulunabileceği öngörülmüştü. Ancak JWST’nin yeni verileri, bu halkada yıldız oluşumunun neredeyse hiç olmadığını, bunun yerine sıcak moleküler gaz kümelerinin varlığını gösterdi.
Bu bulgu, galaksinin toz halkasına dair önceki anlayışları köklü bir şekilde değiştirdi.Galaksinin merkezine dair eski tahminlerde, burada yoğun bir yıldız halesi bulunması bekleniyordu. Ancak JWST&#039;nin görüntüleri, bu bölgede düz bir disk olduğunu ve galaksinin kara deliğinin daha düşük parlaklıkta olduğunu ortaya koydu. Bu, galaksinin merkezine dair yeni bir anlayışa yol açtı.Şapkalı Galaksi, yaklaşık 2 bin küresel yıldız kümesiyle dikkat çekiyor. Bu sayı, galaksinin boyutuna göre oldukça yüksek ve bilim insanları, bu kadar fazla küresel yıldız kümesinin galaksinin yapısını nasıl etkilediğini anlamak için gelecekteki gözlemlere odaklanacak.JWST’nin sağladığı bu yeni bilgiler, galaksiler ve yıldız oluşumu hakkında bilinenleri köklü bir şekilde değiştirebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bbWGUBWpN06hjB_jiZsUBA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 23:57:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Astronomlardan, şaşırtıcı, paylaşım:, Şapkalı, Galaksinin, yeni, görüntüsü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Parçalanmayla oluşmuş olabilir: Mars&amp;apos;ın uyduları için yeni teori!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/parcalanmayla-olusmus-olabilir-marsin-uydulari-icin-yeni-teori</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/parcalanmayla-olusmus-olabilir-marsin-uydulari-icin-yeni-teori</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, Mars’ın uyduları Phobos ve Deimos’un, bir asteroidin gezegene tehlikeli şekilde yaklaşıp parçalanmasıyla oluştuğunu öne sürdü. Bu yeni model, uyduların oluşumuna dair uzun süredir çözülemeyen soruları yanıtlayabilir. Japonya Uzay Ajansı&#039;nın (JAXA) 2026’da Phobos&#039;a gitmeyi hedeflediği görev bu hipotezi test edecek.Bilgisayar simülasyonları, Mars’ın gizemli uyduları Phobos ve Deimos’un, büyük bir asteroidin Kızıl Gezegen’e tehlikeli şekilde yaklaşmasıyla oluşan enkazdan meydana gelmiş olabileceğini öne sürüyor.
Bu yeni modele göre, Phobos ve Deimos, Mars’a çok fazla yaklaşarak Roche limitini aşan bir asteroidin parçalanması sonucu ortaya çıkan enkazdan oluştu.
Roche limiti, bir gezegenin yerçekimsel gelgit kuvvetlerinin bir gök cismini parçaladığı mesafedir.NASA Ames Araştırma Merkezi&#039;nden Jacob Kegerreis, &quot;Phobos ve Deimos’un oluşumuna dair yeni bir seçeneği keşfetmek heyecan verici. Onlar Güneş Sistemi&#039;nde, Dünya’nın uydusu dışında, kayalık bir gezegenin yörüngesinde dönen tek uydular.&quot; dedi.
MARS’IN UYDULARINA YENİ BİR BAKIŞ
Phobos ve Deimos’u açıklamak kolay değil.
Her iki uydu da küçük ve şekilleri diğer uydulardan farklı.
Phobos’un genişliği en büyük noktasında 26 kilometre, Deimos’unki ise yalnızca 16 kilometre.Buna karşılık Phobos ve Deimos, Mars’ın ekvator düzlemiyle uyumlu, düzgün dairesel yörüngelere sahiptir.
Ancak, bu iki uydunun Mars yüzeyine olan farklı yükseklikleri Phobos 6.000 kilometre, Deimos 23.000 kilometre uzaklıkta bu çarpışma modelini açıklamada zorluk yaratıyor.
Kegerreis ve ekibi tarafından geliştirilen yeni model, bu zorluklara çözüm sunabilir.Durham Üniversitesi’nin Gelişmiş Hesaplama Sistemleri’nde yapılan yüzlerce simülasyonda, asteroidin çapı, dönüşü, hızı ve Mars’a olan yaklaşma mesafesi gibi değişkenler incelendi.
Simülasyonlar, enkazın bir kısmının uzaya kaybolmasına rağmen, yeterli miktarda parçanın Mars yörüngesinde kaldığını ve bu parçaların çarpışarak daha küçük parçalara ayrıldığını, ardından Mars etrafında bir disk oluşturduğunu gösterdi.
Bu diskten, Phobos ve Deimos’un oluştuğu düşünülüyor.Bu yeni model, Phobos ve Deimos’un dairesel, ekvatoral yörüngelerini ve Deimos’un Mars’tan nispeten uzak oluşumunu açıklıyor.
NASA Ames&#039;ten Jack Lissauer, &quot;Modelimiz, uydu oluşturacak materyalin diskin dış bölgelerine daha verimli bir şekilde dağılmasını sağlıyor.&quot; dedi.
Bu, daha küçük bir ‘ana’ asteroidin bile yeterli materyali sağlayabileceği anlamına geliyor.Bu hipotez, 2026’da Japon Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) tarafından başlatılacak Martian Moons eXploration (MMX) göreviyle test edilecek.
MMX, Phobos’tan örnekler toplayıp Dünya’ya getirecek bir görev.
Görevde, NASA’nın MEGANE (Mars-moon Exploration with GAmma rays and Neutron experiment) adlı cihazı da bulunacak ve Phobos’un kimyasal bileşimini analiz ederek örnekleme bölgelerini seçecek.Eğer MMX, Phobos’ta Mars’a ait kaya izleri bulursa, bu uyduların çarpışma sonrası oluştuğunu gösterebilir.
Ancak, bileşimleri asteroidlerle benzerse, Kegerreis’in modeli desteklenebilir.
Kegerreis, &quot;Bu model, Mars’ın tarihiyle ilgili bu kilit olay için farklı bir hipotez sunuyor ve bu da uyduların özellikleriyle test edilebilir.&quot; dedi.
Ayrıca, bu simülasyonların Satürn’ün halkalarının oluşumu ya da diğer gizemli uydular gibi gezegenler ve daha küçük cisimler arasındaki etkileşimleri incelemek için de uyarlanabileceği belirtiliyor.
Bu bulgular, 20 Kasım’da Icarus dergisinde yayımlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/liawR7AwJ0GuoaIfXDtPNA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 23:57:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Parçalanmayla, oluşmuş, olabilir:, Marsın, uyduları, için, yeni, teori</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İlk mürettebatlı uçuş: Çin Ay&amp;apos;a nasıl astronot gönderecek?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/ilk-murettebatli-ucus-cin-aya-nasil-astronot-goenderecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/ilk-murettebatli-ucus-cin-aya-nasil-astronot-goenderecek</guid>
<description><![CDATA[ Çin, Mengzhou uzay aracıyla ilk mürettebatlı Ay&#039;a iniş görevini gerçekleştirmek istiyor. Çin Uzay Ajansı 2030&#039;dan önce tamamlamak istediği görevle ilgili yeni bir video yayınladı. Peki Çin astronotlarını nasıl Ay&#039;a gönderecek? İşte ayrıntılar...Çin Uzay Ajansı, Ay&#039;a ilk mürettebatlı görev için planlarını detaylandıran ve Ay&#039;daki görev planlamasını da içeren bir video yayınladı.
Çin İnsanlı Uzay Ajansı (CMSA) tarafından yayınlanan tanıtım videosunda sadece planlanan faaliyetlerin animasyonları değil aynı zamanda Ay görevini mümkün kılmak için geliştirilen donanımın testleri de gösterildi.
Çin&#039;in Ay&#039;a inişinin 2030&#039;dan önce gerçekleşmesi planlanıyor.Bu görev, halihazırda geliştirilmekte olan Long March 10 roketinin iki kez fırlatılması ve Mengzhou adlı mürettebatlı bir uzay aracı ile Lanyue adlı bir ay iniş aracının ay yörüngesine ayrı ayrı gönderilmesini içerecek.
Burada iki uzay aracı kenetlenecek ve bir çift astronot Lanyue&#039;ye transfer olarak Ay yüzeyine inecek.
Video Lanyue&#039;yi Ay&#039;da, yüzeye yerleştirilen bir Ay gezgini ile birlikte gösteriyor.
Daha sonra astronotların ay keşif aracını çalıştırması ve planlanan rotalarda ilerlemesi gösteriliyor.Ayrıca astronotların Ay&#039;a indiklerinde giyecekleri kıyafet ve diğer yer testleri de videoda yer aldı. 
Son olarak videoda, Hainan adasındaki Wenchang Uydu Fırlatma Merkezi&#039;nin Ay görevi fırlatmalarına ev sahipliği yapmaya hazır olduğunda nasıl görüneceğini detaylandıran bir görüntü yayınlandı.Bu arada NASA, Apollo programının sona ermesinden bu yana astronotlarını ilk kez Ay yüzeyine geri döndürmek için çalışıyor.
Her şey plana uygun giderse, 2026&#039;nın sonlarında Artemis 3 göreviyle gerçekleşecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Idg2mTBqE-dMejJjp6g8A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 23:57:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>İlk, mürettebatlı, uçuş:, Çin, Aya, nasıl, astronot, gönderecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Musk&amp;apos;tan dev proje: Milyarlarca insana internet sağlayacak!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/musktan-dev-proje-milyarlarca-insana-internet-saglayacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/musktan-dev-proje-milyarlarca-insana-internet-saglayacak</guid>
<description><![CDATA[ Dünyada 2,5 milyar insan hâlâ internete erişim sağlayamazken, Elon Musk&#039;ın SpaceX şirketi büyük bir dönüşüm başlatıyor. Starlink’in yeni Direct to Cell uyduları, akıllı telefonları doğrudan uydu ağına bağlayarak, kırsal ve uzak bölgelerde bile kesintisiz internet sunmayı hedefliyor. Projenin, küresel iletişimde çığır açması bekleniyor.Dünyada 2,5 milyar kişi internete erişim sağlayamazken, Elon Musk&#039;ın sahibi olduğu SpaceX, Hücresel Bağlantı (Direct to Cell) uydularıyla telefonları direk uydu internetine bağlamayı amaçlıyor.Musk&#039;ın sahibi olduğu SpaceX&#039;in uydu internet ağı Starlink, Direct to Cell uydularıyla akıllı telefonları uydu ağına bağlamaya hazırlanıyor.Starlink&#039;in internet sitesinde yer alan bilgilere göre, cep telefonlarının düşük anten algılayıcısı sebebiyle yüzlerce kilometre uzaklıktaki uydulara bağlanmaları teknik imkansızlıklar nedeniyle bir hayli zor oluyor.Şirket açıklamasında, bu zorlukları yenmek ve cep telefonlarına standart LTE hizmeti sağlamak için Starlink uydularının, yenilikçi yeni özel silikon, faz dizili antenler ve gelişmiş yazılım algoritmalarıyla donatıldığı belirtildi.Açıklamada, mesajlaşma servisinin bu yıl başladığı aktarılırken, sesli görüşmelerin, veri ve nesnelerin interneti gibi hizmetlerin ise 2025&#039;te devreye alınacağı duyuruldu.Starlink, mobil hücresel erişimin ilk etapta T-Mobile ABD, Rogers Kanada, One NZ Yeni Zelanda, KDDI Japonya, Optus Avustralya, Salt İsviçre, Entel Şili ve Entel Peru&#039;da aktif hale geleceğini açıkladı.Elon Musk&#039;ın SpaceX şirketi tarafından geliştirilen Starlink, dünyanın her köşesine yüksek hızlı internet erişimi sağlamak amacıyla yörüngeye fırlatılan binlerce küçük uydudan oluşan bir ağ sistemi olarak çalışıyor. Proje, özellikle kırsal ve uzak bölgelerdeki internet erişimini iyileştirmeyi hedefliyor.Öte yandan We Are Social&#039;ın 2024 raporuna göre, dünya nüfusu 8 milyara ulaşırken, 2,5 milyar insanın internete erişimi bulunmuyor. İnternet erişimi en az olan bölge olarak ise Asya ve Afrika ülkeleri öne çıkıyor.İnternete en az erişimi olan ülkeler listesine göre, 684 milyon kişi ile nüfusunun yüzde 48&#039;i internete erişemeyen Hindistan zirvede yer alırken, 336 milyon kişi ile nüfusunun yüzde 24&#039;ü internete erişemeyen Çin, 2. sırada yer alıyor. 132 milyon kişinin internete erişemediği Pakistan 3. sırada, 123 milyon kişinin erişim sorunu yaşadığı Nijerya 4. sırada yer aldı.Listede 5. sırada yer alan Etiyopya&#039;da 103 milyon kişi internete erişemezken, bu rakam ülkenin nüfusunun yüzde 81&#039;inin internet sorunu yaşadığını gösteriyor. Böylece Etiyopya, oransal olarak bakıldığında listenin zirvesinde yer alıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p2xq7I7fBUyohRuEEdr92g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 23:57:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Musktan, dev, proje:, Milyarlarca, insana, internet, sağlayacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Beyaz Saray&amp;apos;da yapay zeka rüzgarı: Donald Trump&amp;apos;ın planı ortaya çıktı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/beyaz-sarayda-yapay-zeka-ruzgari-donald-trumpin-plani-ortaya-cikti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/beyaz-sarayda-yapay-zeka-ruzgari-donald-trumpin-plani-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin yeni başkanı Donald Trump&#039;ın Beyaz Saray’a &quot;Yapay Zeka Elçisi&quot; atamayı planladığı öne sürüldü. Bu pozisyonun federal yapay zeka politikalarını koordine edeceği tahmin ediliyor. Ayrıca Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE) liderleri Elon Musk ve Vivek Ramaswamy’nin yapay zeka elçisinin atanması sürecinde etkili olacağı belirtildi.ABD&#039;nin yeni başkanı Donald Trump&#039;ın Beyaz Saray&#039;a yapay zeka elçisi atamayı planladığı iddia edildi.Axios’un haberine göre bu elçi, federal yapay zeka düzenlemelerini ve hükümetin yapay zekayı kullanımını koordine etmekten sorumlu olacak.
Ayrıca bu tür bir görev için Senato onayının da gerekmediği belirtildi.Beyaz Saray’ın &quot;Yapay Zeka Elçisi&quot; görevinden ayrı düşünülen &quot;Kripto Elçisi&quot; rolüyle birleştirilebileceği belirtiliyor.
Bu görev, Başkan Joe Biden’ın yayımladığı yapay zeka yürütme emriyle oluşturulan kurum başkanlıklarındaki yapay zeka yetkililerine tamamlayıcı bir rol oynayabilir.
Ancak Trump, bu yetkilileri ve ofislerini kaldırarak daha merkezi bir yönetim modelini tercih edebilir.Henüz bu görev için isimler açıklanmadı ancak Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE) liderleri Elon Musk ve Vivek Ramaswamy&#039;nin bu pozisyona kimin atanacağı konusunda önemli bir etkiye sahip olacağı kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rvEtHeuOZk6RCPPdwsg8Ew.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 23:57:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Beyaz, Sarayda, yapay, zeka, rüzgarı:, Donald, Trumpın, planı, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Uzay istasyonunda gizemli koku: Durum sanıldığından ciddi olabilir</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/uzay-istasyonunda-gizemli-koku-durum-sanildigindan-ciddi-olabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/uzay-istasyonunda-gizemli-koku-durum-sanildigindan-ciddi-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) yaklaşık üç ton gıda, yakıt ve malzeme taşımak üzere planlanan rutin bir görevde, Rus kozmonotlar kargo gemisinin kapağını açtıklarında gizemli bir koku yayıldı. ABD uzay ajansı NASA, kokunun geminin yükünden kaynaklanan gaz salınımından geldiğini öne sürerken, Rus uzay ajansı Roscosmos ise sorunun kenetlenme mekanizmasında olduğunu iddia etti. Peki ISS&#039;teki kokunun kaynağı neresi? Uzay istasyonundaki astronotların yaşamları tehlikede mi? İşte ayrıntılar...Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) bulunan astronotlar, geçtiğimiz günlerde Rusya&#039;nın Progress kargo gemisinin kapaklarını açtıklarında keskin ve kötü bir kokuyla karşılaştılar.
Ancak NASA, bu kokunun kaynağını öğrenmek isteyenlerin Rus uzay ajansı Roscosmos’a başvurması gerektiğini söyleyerek sorumluluk kabul etmedi.
NASA’nın haber sorumlusu Kelly O. Humphries, CNN’e yaptığı açıklamada, &quot;Alışılmadık kokunun nedenine dair ayrıntılı bilgi için lütfen Roscosmos’a danışın.&quot; dedi.Hem ISS hem de Roscosmos&#039;un bu toksik kokunun sorumluluğunu birbirine yüklemeye çalışıyor olabileceği düşünülüyor.
ABD ve Rusya&#039;nın kokunun kaynağını henüz belirleyemediği görülüyor.
NASA ise X (eski adıyla Twitter) platformunda yaptığı bir açıklamada, kokunun gemi açıldığında görülen &quot;küçük damlacıklarla&quot; bağlantılı olabileceğini öne sürdü.
NASA astronotu Don Pettit ise kokunun &quot;sprey boya&quot; gibi olduğunu söyledi.Rusya Uzay Web sitesinin yazarı Anatoly Zak, bu durumun hem ABD&#039;nin hem de Rusya&#039;nın dile getirdiğinden daha ciddi olduğunu iddia etti.
Zak, &quot;Progress kargo gemisi, Poisk modülünün kenetlenme portuna bağlandı. Ancak mürettebat Poisk ile Progress arasındaki kapağı açtıktan sonra, zehirli bir koku ve damlacıklar şeklinde olası bir kontaminasyon tehdidi nedeniyle kapak hemen kapatılmak zorunda kaldı.&quot; ifadelerini kullandı.ABD kokunun Progress gemisinin yükünden kaynaklanan gaz salınımından geldiğini öne sürerken, Rusya suçun Poisk modülünün kenetlenme mekanizmasında olduğunu iddia etti.
2009 yılında istasyona bağlanan Poisk, Rus segmentinde dört bağlantı portundan birine bağlı küçük bir modüldür.
Ancak, kokunun tam olarak nereden geldiği hala belirsiz.Bunun yanı sıra, bu son anlaşmazlığın NASA ve Roscosmos arasındaki zaten gergin olan ilişkiler için ne anlama geldiği de belirsizliğini koruyor.
NASA ve Roscosmos, ISS&#039;in yavaşça hava sızdıran Rus kısmı hakkında da fikir ayrılığı yaşıyor
NASA, bu sızıntıların felaketle sonuçlanabilecek bir arızaya yol açabileceğini söylerken, Roscosmos bunun önemli bir mesele olmadığını savunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HZR80f9u6kCIHDKLY5PyrQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 23:57:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Uzay, istasyonunda, gizemli, koku:, Durum, sanıldığından, ciddi, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>WhatsApp&amp;apos;ta sessiz değişiklik: Kimse fark etmedi, kullanıcılar ikiye bölündü!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/whatsappta-sessiz-degisiklik-kimse-fark-etmedi-kullanicilar-ikiye-boelundu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/whatsappta-sessiz-degisiklik-kimse-fark-etmedi-kullanicilar-ikiye-boelundu</guid>
<description><![CDATA[ WhatsApp’ın kullanıcılarını şaşırtan yeni değişikliği gündemde! ‘Yazıyor…’ bildirimini kaldıran uygulama, iMessage tarzı konuşma balonu animasyonu ekledi. Küçük gibi görünen bu yenilik, sosyal medyada büyük tartışma yarattı.Meta’nın sahibi olduğu popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp, kullanıcıların mesaj yazarken gördüğü &quot;yazıyor...&quot; bildirimini kaldırarak, yerine iMessage’a benzer bir konuşma balonu animasyonu ekledi. Bu değişiklik, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.Daha önce, bir kişi mesaj yazarken ekranın üst kısmında “yazıyor...” ibaresi görünüyordu. Şimdi ise bu bildirim, yazma kutusunun içinde üç noktanın yukarı aşağı zıpladığı bir animasyonla değiştirildi. Bu özellik, iPhone kullanıcılarının iMessage&#039;dan aşina olduğu görsel bir deneyimi sunuyor.Değişiklik ilk bakışta küçük gibi görünse de, birçok kullanıcı memnuniyetsizliklerini X (eski adıyla Twitter) üzerinden dile getirdi. Bir kullanıcı, “Yeni WhatsApp yazma kutusundan nefret ediyorum,” derken, bir başkası, “Bu güncelleme beni hazırlıksız yakaladı,” ifadelerini kullandı. Bazıları ise animasyonun kaygı verici olduğunu iddia etti.Ancak değişiklikten memnun olan kullanıcılar da var. Bir kişi, “WhatsApp sonunda ‘yazma’ bildirimini ait olduğu yere, aşağıya getirdi,” yorumunu yaptı.WhatsApp, bu yeni animasyonu ilk olarak Ekim ayında küçük bir kullanıcı grubu üzerinde test etti. O dönemde bir şirket sözcüsü, değişikliğin test aşamasında olduğunu belirtmişti. Ancak, son günlerde birçok kullanıcının bu yeni özelliği fark etmesi, değişikliğin geniş çapta uygulanmaya başlandığını gösteriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4-Mqx5f4eEqhzP4vnB1mfA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 23:57:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>WhatsAppta, sessiz, değişiklik:, Kimse, fark, etmedi, kullanıcılar, ikiye, bölündü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Avustralya&amp;apos;da sosyal medya düzenlemesi: Güvenlik zorunluluğu olacak</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/avustralyada-sosyal-medya-duzenlemesi-guvenlik-zorunlulugu-olacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/avustralyada-sosyal-medya-duzenlemesi-guvenlik-zorunlulugu-olacak</guid>
<description><![CDATA[ Avustralya&#039;da sosyal medya platformlarının, kullanıcıları güvende tutma zorunluluğu olacak.Avustralya İletişim Bakanlığı’ndan, sosyal medya platformlarının düzenlenmesine ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, yeni yasa tasarısıyla, söz konusu platformların, kullanıcılarını güvende tutma ve çevrim içi zararlardan koruma zorunluluğu olacağı kaydedildi.  İletişim Bakanı Michelle Rowland, “Bu kararla, çevrim içi zararların sistemik düzeyde önlenme sorumluluğu sektöre yüklenecektir” dedi.SOSYAL MEDYADA 16 YAŞ SINIRI Avustralya hükümeti, geçitiğimiz günlerde çocukların sosyal medyayı kullanmaya başlaması için 16 yaş sınırı koymayı ve platformları buna uymak konusunda sorumlu tutmaya hazırlandığını açıklamıştı. Avusturalya Başbakanı Anthony Albanese, aşırı sosyal medya kullanımının çocukların fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerindeki risklerine değinerek, erkek çocukları hedef alan kadın düşmanı içeriklere de dikkat çekmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JlbW3vNwdUSLE9bR7kRAEg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Avustralyada, sosyal, medya, düzenlemesi:, Güvenlik, zorunluluğu, olacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bitcoin, Ethereum ve Altcoin’lerde son durum ne? BTC, Dogecoin ve XRP kaç dolar/TL oldu?)</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bitcoin-ethereum-ve-altcoinlerde-son-durum-ne-btc-dogecoin-ve-xrp-kac-dolartl-oldu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bitcoin-ethereum-ve-altcoinlerde-son-durum-ne-btc-dogecoin-ve-xrp-kac-dolartl-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Piyasalarda Trump&#039;ın seçilmesiyle birlikte başlayan rallinin kazananı Bitcoin oldu. Bitcoin 5 Kasım&#039;daki seçimlerden bu yana yüzde 35&#039;e yakın yükseldi. En büyük kripto para birimi 90 bin dolar eşiğini de aştı. Peki Bitcoin, Ethereum ve Altcoin’lerde son durum ne? BTC, ETH ve XRP kaç dolar/TL oldu? İşte ayrıntılar…Trump&#039;ın 5 kasım seçimlerinden galip ayrılmasının ardından en büyük kripto para biriminde hızlı yükseliş devam ediyor.  5 Kasım&#039;dan bu yana yüzde 35 yükselen bitcoin, 90 bin doları da aştı.   Trump&#039;ın adaylık sürecinde kripto paralara dair pozitif mesajlar vermesi, Elon Musk&#039;ın bakan olarak görevlendirilmesi ve Fed&#039;in faiz indirim sürecine başlaması bitcoin&#039;i destekleyen ana faktörler.  Bitcoin&#039;de yıllık yükseliş yüzde 140&#039;ı aştı. En büyük kripto para birimi Ocak ayında 38 bin 500 dolar ile yılın en düşük seviyesini görmüştü.  Kripto para piyasasında son durum...   Bitcoin: 88.292 dolar  Ethereum: 3.074 dolar  XRP: 0,81882 dolar  Solana: 210,26 dolar  Dogecoin: 0,3716 dolar  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9bJk6koTXE6Ws8vjHeY_eg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bitcoin, Ethereum, Altcoin’lerde, son, durum, ne, BTC, Dogecoin, XRP, kaç, dolarTL, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>X&amp;apos;in rakibi Bluesky&amp;apos;da hızlı yükseliş: Seçimler Elon Musk&amp;apos;a zarar mı verdi?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/xin-rakibi-blueskyda-hizli-yukselis-secimler-elon-muska-zarar-mi-verdi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/xin-rakibi-blueskyda-hizli-yukselis-secimler-elon-muska-zarar-mi-verdi</guid>
<description><![CDATA[ X yani eski adıyla Twitter&#039;a rakip olarak çıkış yapan Bluesky,ABD seçimlerinin ardından kullanıcı sayısının hızla artırarak 15 milyona ulaştığını açıkladı. X&#039;in sahibi Elon Musk&#039;ın ABD&#039;de başkan seçilen Donald Trump&#039;a verdiği desteğin ardından birçok kullanıcının Bluesky platformuna geçiş yaptığı öne sürüldü. Ayrıca İngiliz basınından The Guardian, &quot;aşırı sağ komplo teorileri ve ırkçılığı&quot; gerekçe göstererek artık X üzerinden gönderi paylaşmayacağını açıkladı.Sosyal medya sitesi Bluesky, ABD seçimlerinden bu yana geçen bir hafta içinde 1 milyon yeni kullanıcı kazanırken, bazı X kullanıcıları düşüncelerini yayınlamak ve diğerleriyle çevrimiçi etkileşimde bulunmak için alternatif bir platform arıyor.Bluesky yaptığı açıklamada, Ekim ayı sonunda yaklaşık 13 milyon olan toplam kullanıcı sayısının 15 milyona yükseldiğini söyledi.ŞUBAT AYINA KADAR DAVETİYEYLE GİRİLİYORDUEski Twitter CEO&#039;su Jack Dorsey tarafından kurulan ve desteklenen Bluesky, bu yılın Şubat ayında halka açılana kadar yalnızca davetle girilen bir platformdu.Bu davetiye dönemi siteye moderasyon araçları ve diğer özellikleri geliştirmesi için zaman kazandırdı.Bluesky, X ile olan rekabetçi ilişkisine, Başkan seçilen Donald Trump ile oylama sonuçlarını izleyen Musk&#039;a X üzerinden atıfta bulunan bir paylaşımda bulundu.Bluesky, &quot;Hiçbir Bluesky ekip üyesinin bu gece bir başkan adayıyla oturmayacağını ve onlara çevrimiçi olarak gördüklerinizi kontrol etmeleri için doğrudan erişim sağlamayacağını garanti edebilirim&quot; dedi.HABER SİTESİ GÖNDERİ PAYLAŞMAYI BIRAKTIÇarşamba günü The Guardian, sitedeki &quot;aşırı sağ komplo teorileri ve ırkçılığı&quot; gerekçe göstererek artık X&#039;te paylaşım yapmayacağını açıklamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fVfM23nZhEmD5owZp-G_hA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Xin, rakibi, Blueskyda, hızlı, yükseliş:, Seçimler, Elon, Muska, zarar, mı, verdi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yeni trend: ChatGPT hakkınızda bildiklerine dayanarak hayatınızın resmini çiziyor (ChatGPT ile görsel oluşturma)</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yeni-trend-chatgpt-hakkinizda-bildiklerine-dayanarak-hayatinizin-resmini-ciziyor-chatgpt-ile-goersel-olusturma</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yeni-trend-chatgpt-hakkinizda-bildiklerine-dayanarak-hayatinizin-resmini-ciziyor-chatgpt-ile-goersel-olusturma</guid>
<description><![CDATA[ ChatGPT Arama bazı insanlar için Google&#039;ın yerini aldı. OpenAI&#039;nin aracı şu anda ilgi odağı çünkü yeni bir viral istemde kullanıcılar ChatGPT&#039;den, onlar hakkında bildiklerine dayanarak hayatlarının nasıl göründüğünü düşünmesini istiyor. Maxime Rivest&#039;in X gönderisiyle başlayan trende katılmak isteyen kullanıcılar, &quot;Hakkımda bildiklerinize dayanarak, şu anki hayatımın nasıl göründüğüne dair bir resim çizin.&quot; komutunu sisteme yazıyor.Son zamanlarda Instagram&#039;da gezindiyseniz, muhtemelen fark etmişsinizdir: kullanıcılar hayatlarının yapay zeka tarafından oluşturulmuş görüntülerini paylaşıyor. Dünyanın dört bir yanındaki insanlar, ChatGPT&#039;ye, kullandıkları süre boyunca topladığı bilgilere dayanarak hayatlarının bir resmini çizmesini emrediyorlar.Bir süre önce, Instagram&#039;ın &quot;Seninkini Ekle&quot; çıkartması, &quot;ChatGPT&#039;den tek bir paragrafta akışınızı eleştirmesini isteyin&quot; şeklinde popüler bir trendi tetikledi. &quot;ChatGPT&#039;den sizin hakkınızda bildiklerine dayanarak hayatınızın nasıl göründüğünü çizmesini isteyin&quot; şeklinde başlayan masum bir istem, viral hale geldi. Arkadaşları, takipçileri ve hatta ChatGPT&#039;nin kendisini en kişisel ayrıntılarımıza bir göz atmaya davet etti.ChatGPT üzerinden görsel oluşturmak için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:Detaylı Bir Açıklama Yazın: Oluşturmak istediğiniz görseli detaylı bir şekilde tarif edin. Örneğin:&quot;Güneş batımı sırasında bir sahil manzarası, ön planda kumdan bir kale, arka planda yelkenli tekneler olsun.&quot;&quot;Bir ormanda yürüyen bir gezgin, sırtında bir çanta ve elinde bir harita ile.&quot;Görsel Türünü Belirtin: Görselin nasıl bir hissiyat taşımasını istediğinizi ekleyebilirsiniz:Hangi ortamda (şehir, doğa, fantastik bir dünya).Işıklandırma (güneşli, sisli, dramatik).Renk paleti (canlı, pastel, karanlık).Boyut Seçenekleri: Görselin boyutunu belirtmezseniz varsayılan olarak kare (1024x1024) bir görsel oluşturulur. İsterseniz geniş ya da dikey bir görsel talep edebilirsiniz.Kişisel verilere dayalı olarak yapay zekanın hayatınızın bir resmini oluşturması trendi ilginç gibi görünse de, bu durum gizlilik ve veri güvenliği konularında ciddi sorular ve endişeler ortaya çıkarıyor. ChatGPT, tıpkı diğer yapay zeka araçları gibi, kullanıcı etkileşimlerinden topladığı bilgileri kullanır ve bu bilgiler hassas detaylar içerebilir. Kullanıcılar, hayat resimlerinin ne kadar doğru olduğuna hayran kalsalar da, şu soruyu sormak önemlidir: Peki, bu verilerle ne oluyor?Birleşik Krallık’taki Sheffield Üniversitesi tarafından yapılan ve 10 Ekim 2023 tarihinde ISSRE konferansında sunulan bir araştırma, ChatGPT gibi yapay zeka araçlarının kötü niyetli eylemler gerçekleştirecek şekilde kandırılabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, veritabanlarıyla etkileşimde kullanılan yapay zeka sistemlerinin, hassas bilgileri çalmak veya hizmetleri bozmak amacıyla kötüye kullanılabileceğini buldu. Bu durum, yapay zekanın çeşitli endüstrilerde daha yaygın hale geldikçe ortaya çıkan güvenlik risklerini vurguluyor.AI&#039;nın hayatınızı resmetmesi, teknolojiye ne kadar hakim olduğumuzu görmek açısından büyüleyici bir trend. Ancak, bu AI tarafından üretilen görsellerin ne kadar doğru olabileceğini görmek heyecan verici olsa da, gizlilik ve veri güvenliği ile ilgili önemli soruları da gündeme getiriyor. Bu heyecan verici yeni teknolojiyi keşfederken, kişisel bilgilerimizin nasıl kullanıldığını göz önünde bulundurmak önemlidir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FQgzL2oRZUaNRBEAMY_GRg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yeni, trend:, ChatGPT, hakkınızda, bildiklerine, dayanarak, hayatınızın, resmini, çiziyor, ChatGPT, ile, görsel, oluşturma</media:keywords>
</item>

<item>
<title>“Kırmızı Canavarlar”ın keşfi: Evrenin ilk yıllarından devasa galaksiler</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/kirmizi-canavarlarin-kesfi-evrenin-ilk-yillarindan-devasa-galaksiler</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/kirmizi-canavarlarin-kesfi-evrenin-ilk-yillarindan-devasa-galaksiler</guid>
<description><![CDATA[ James Webb Uzay Teleskobu (JWST), evrenin ilk dönemlerine dair yaptığı gözlemlerle bilim dünyasını şaşırttı. “Kırmızı Canavarlar” adı verilen dev galaksiler, galaksi oluşumu teorilerine meydan okuyarak bilim insanlarını yeni sorularla baş başa bıraktı.James Webb Uzay Teleskobu (JWST) yeni bir keşfe imza attı. NASA, Avrupa ve Kanada Uzay Ajansları tarafından geliştirilen JWST, yaklaşık 13,8 milyar yıl önceki Büyük Patlama’dan yalnızca 1 milyar yıl sonra neredeyse Samanyolu büyüklüğünde üç galaksiyi gözlemledi.Bu galaksiler, içerdikleri yoğun miktarda toz nedeniyle görüntülerde kırmızı renkte görünüyor.   Gökbilimciler, evrenin ilk galaksilerinin karanlık madde haleleri içinde ortaya çıktığını ve uzun bir süreçte büyüdüğünü düşünüyordu. Ancak yeni bulgular, bu sürecin beklenenden çok daha hızlı gerçekleşmiş olabileceğini ortaya koydu.&quot;100 KİLOLUK BİR ÇOCUK BULMAYA BENZİYOR&quot; Avustralya’daki Swinburne Teknoloji Üniversitesi’nden Ivo Labbé, bu durumu “100 kiloluk küçük bir çocuk bulmaya” benzeterek şaşkınlığını dile getirdi.   Hakemli bilim dergisi Nature&#039;da yayımlanan çalışmada, JWST’nin keşfettiği diğer 36 galaksinin mevcut modellerle uyumlu olduğu belirtilirken, &quot;Kırmızı Canavarlar&quot;ın bu teorilerde ciddi revizyonlar gerektirebileceği vurgulandı.   Araştırmanın başyazarı Mengyuan Xiao, &quot;Bu galaksiler, evrenin en erken dönemlerini anlamamızda yeni bir pencere açıyor. İncelemeler derinleştikçe, yıldız oluşumu ve galaksi evrimine dair ezber bozan bilgiler edinebiliriz&quot; dedi.  Bilim insanları, JWST ve Şili’deki ALMA teleskobu gibi ileri gözlemevlerinin katkılarıyla evrenin ilk yıllarına dair daha fazla bilgi edinmeyi hedefliyor. Bu yeni keşif, galaksi oluşumuna dair mevcut teorilerin gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SmEDa7zOl0uuIJCvEekpXA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>“Kırmızı, Canavarlar”ın, keşfi:, Evrenin, ilk, yıllarından, devasa, galaksiler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Spotify Wrapped 2024: Spotify yıllık özeti ne zaman çıkacak?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/spotify-wrapped-2024-spotify-yillik-oezeti-ne-zaman-cikacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/spotify-wrapped-2024-spotify-yillik-oezeti-ne-zaman-cikacak</guid>
<description><![CDATA[ Merkezi İsveç&#039;te bulunan müzik veri akışı ve podcast servisi Spotify, her yıl olduğu gibi bu yıl da kullanıcı özetlerini yakın zaman sonra paylaşacak. Peki, Spotify Wrapped ne zaman açıklanacak?Spotify, 2024 yılı dinleme özeti için geri sayım sürüyor. Her yıl çıkan Spotify Wrapped ile &quot;2024&#039;te en çok dinlediklerin&quot;, &quot;Kaçırdığın Hit şarkılar&quot;, Yılın Sanatçıları 2024&quot; ve pek çok kategoriye erişilecek.Spotify Wrapped ile kullanıcılar son bir yıla dair dinleme verilerine erişecek. Kullanıcılar, bu yıl içinde en çok dinledikleri şarkı, albüm, sanatçı ve podcast yayınlarını öğenebilecek.Spotify ekibi her yıl bu özelliği bildirimde bulunmaksızın farklı bir tarihte, genellikle önceki yıldan daha erken bir tarihte bırakıyor.Her ne kadar bir çıkış tarihi duyurulmamış olsa da, Spotify Wrapped genellikle kasım ayının sonunda veya aralık ayının başında yayınlanır.Spotify, Wrapped paketlerini geçen yıl 29 Kasım&#039;da, paketlerin 30 Kasım&#039;da yayınlandığı bir önceki yıldan bir gün önce yayınladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9PpLvYX1bEGwqAyD1d4DZg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Spotify, Wrapped, 2024:, Spotify, yıllık, özeti, zaman, çıkacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Gözler Spotify yıllık özetinde: Spotify Wrapped 2024 ne zaman yayınlanacak?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/goezler-spotify-yillik-oezetinde-spotify-wrapped-2024-ne-zaman-yayinlanacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/goezler-spotify-yillik-oezetinde-spotify-wrapped-2024-ne-zaman-yayinlanacak</guid>
<description><![CDATA[ Spotify, her yıl sonuna doğru kullanıcılarına kişisel müzik ve podcast dinleme alışkanlıklarını gösteren bir özet sunar. Bu özellik Spotify Wrapped olarak bilinir ve oldukça popülerdir.  Spotify Wrapped, kullanıcıların sosyal medyada paylaşmak üzere yılın en iyi şarkılarını, sanatçılarını ve podcast&#039;lerini görmelerine olanak tanıyor. Peki, Spotify Wrapped 2024 ne zaman yayınlanacak?Spotify Wrapped, Spotify’ın her yıl Aralık ayında kullanıcılarına sunduğu bir kişisel dinleme özeti raporudur. Bu rapor, yıl boyunca Spotify’da dinlediğiniz müzik ve podcast içeriklerinden hareketle dinleme alışkanlıklarınızı analiz eder ve eğlenceli, görsel bir sunumla paylaşır.Spotify Wrapped, hem bireysel kullanıcılar için bir yıl sonu değerlendirmesi hem de müzikseverler arasında paylaşılabilir bir sosyal etkinliktir.Spotify Wrapped, her yılın sonunda, genellikle Aralık ayının ilk haftasında kullanıcılara sunulur. Spotify, Wrapped raporunu hazır ettiğinde kullanıcılara uygulama üzerinden bir bildirim gönderir.Wrapped, o yılın Ocak ayından Kasım ayının sonuna kadar olan dinleme verilerini analiz eder. Bu nedenle, Aralık ayında dinlediğiniz şarkılar ve içerikler Wrapped raporuna dahil edilmez.Wrapped ilk olarak 2016&#039;da yayınlandığında Aralık ayında yayınlanmıştı, sonraki yıllarda ise tarih daha erkene alındı.6 Aralık 20185 Aralık 20191 Aralık 20201 Aralık 202130 Kasım 202230 Kasım 2023 ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WTBE_vs4FU-65Q6UaS9t4g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Gözler, Spotify, yıllık, özetinde:, Spotify, Wrapped, 2024, zaman, yayınlanacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Mars&amp;apos;ın sırrı çekmeceden çıktı: 11 milyon yıl önce kızıl gezegenden koptu!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/marsin-sirri-cekmeceden-cikti-11-milyon-yil-oence-kizil-gezegenden-koptu</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/marsin-sirri-cekmeceden-cikti-11-milyon-yil-oence-kizil-gezegenden-koptu</guid>
<description><![CDATA[ Mars&#039;tan gelen bir göktaşı, Kızıl Gezegen&#039;deki sıvı suyun tarihiyle ilgili çarpıcı bulgular ortaya koydu. Bilim insanları, bu meteorit üzerinde yaptıkları incelemelerle 742 milyon yıl önce Mars&#039;ta sıvı su bulunduğunu tespit etti.Yaklaşık 11 milyon yıl önce Mars&#039;a çarpan bir asteroit, gezegenden parçaların uzaya saçılmasına neden oldu.
Bu parçalardan biri, ABD&#039;deki Purdue Üniversitesi&#039;nde 1931&#039;de bir çekmecede bulundu.&quot;Lafayette Meteoridi&quot; olarak adlandırılan bu göktaşının Mars&#039;ta sıvı suyla etkileşim kurduğuna dair işaretler içerdiği daha önceki çalışmalarda belirlenmişti. Ancak, bu etkileşimin ne zaman gerçekleştiği net değildi.Purdue Üniversitesi araştırmacıları, yeni bir çalışmayla bu soruya yanıt aradı. Geochemical Perspective Letters adlı hakemli dergide yayımlanan çalışmada, meteoritin mineralleri üzerinde helyum ve neon gibi soy gazlar kullanılarak tarihleme yapıldı.
Araştırma, Mars&#039;taki suyla etkileşimin 742 milyon yıl önce gerçekleştiğini gösterdi.Araştırmanın başyazarı Marissa Tremblay, Mars yüzeyinde o dönemde bol miktarda sıvı su bulunmadığını belirtiyor.Tremblay, &quot;Su muhtemelen permafrost adı verilen yeraltı buzunun erimesinden kaynaklanmış olabilir&quot; diyerek, bu erimeye Mars&#039;taki magmatik aktivitelerin neden olabileceğini ifade etti.Mars&#039;ta sıvı suyun geçmişine dair bu bulgular, Kızıl Gezegen&#039;in bir zamanlar mikrobiyal düzeyde yaşam barındırma ihtimalini güçlendiriyor.Ayrıca, meteoritlerin &quot;zaman kapsülü&quot; işlevi görerek gezegenlerin jeolojik geçmişine ışık tutabileceği gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8LVVpc9LPUCtyyYJdAX1-w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Marsın, sırrı, çekmeceden, çıktı:, milyon, yıl, önce, kızıl, gezegenden, koptu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>AKINCI&amp;apos;dan milli mühimmat ile tam isabet</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/akincidan-milli-muhimmat-ile-tam-isabet</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/akincidan-milli-muhimmat-ile-tam-isabet</guid>
<description><![CDATA[ Bayraktar AKINCI TİHA, milli olarak geliştirilen lazer arayıcı başlıklı güdümlü mühimmat ELÇİN 82 ve kızıl ötesi arayıcı başlıklı LAÇİN 82 ile gerçekleştirdiği atış testlerinde hedefleri tam isabetle vurdu.Baykar&#039;dan yapılan açıklamaya göre, Savunma Sanayii Başkanlığı liderliğinde yürütülen Bayraktar AKINCI Projesi kapsamında Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı&#039;na (TİHA), yerli olarak üretilen yeni mühimmat ve sistemlerin entegrasyonu başarıyla sürüyor.  Bayraktar AKINCI, ROKETSAN tarafından milli olarak geliştirilen ELÇİN Lazer Güdüm Kiti ve LAÇİN Güdüm Kiti entegre edilmiş genel maksat bombası MK-82 ile gerçekleştirilen atış testlerini başarıyla tamamladı.  Milli TİHA, bugün Tekirdağ&#039;ın Çorlu ilçesindeki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi&#039;nden ELÇİN 82, LAÇİN 82 ve MAM-T mühimmatları ile atış testi icra etmek üzere havalandı. Bayraktar AKINCI&#039;nın ateşlediği yerli ve milli mühimmat MAM-T ile yüksek kabiliyetli güdüm kitlerine sahip ELÇİN 82 ve LAÇİN 82 belirlenen hedefleri tam isabetle vurdu.MİLLİ MÜHİMMATLAR İLE ATTIĞINI VURUYOR  Etkin taarruz gücünü, farklı hedeflere karşı kullanılabilen geniş yelpazedeki milli mühimmatlardan alan Bayraktar AKINCI, etkinliğini ve caydırıcılığını gün geçtikçe artırıyor.  Bugüne kadar milli TİHA’nın geliştirme faaliyetleri kapsamında, MAM-L, MAM-L TV, MAM-T, MAM-T IIR/TV, MAM-C, TOLUN, TOLUN IIR, Teber-81, Teber-82, LAÇİN 82 LGK-81, LGK-82, HGK-82, Gökçe Güdüm Kiti, Gözde Güdüm Kiti, KGK-82-SİHA, İHA-230 Süpersonik Füze, TV Arayıcı ve Lazer Arayıcı Başlıklı İHA-122 Süpersonik Füze ve Çakır Seyir Füzesi başarıyla test edildi.  Bayraktar AKINCI, gerçekleştirilen atış testlerinde milli mühimmatlar ile hedeflerini tam isabetle vurdu.  80 BİN SAATTİR GÖKLERDE  Stratejik görevlerdeki başarısıyla öne çıkan Bayraktar AKINCI TİHA, 80 bin uçuş saatini başarıyla tamamlayarak Türk havacılık tarihinde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı.  Milli TİHA, 22 Şubat 2024&#039;te icra edilen testte Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen, sınıfında dünyanın en ileri elektro-optik sistemi olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi’ni kullanarak ilk kez deniz üstünde seyreden Albatros İDA&#039;yı başarıyla imha etmişti.  İHRACAT ŞAMPİYONU  Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA AR-GE sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83&#039;ünü ihracattan elde etti.  2023’te 1,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Baykar, Türkiye&#039;de tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu.  Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023’te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın üçte birini tek başına yaptı. Dünyanın en büyük SİHA ihracatçısı olan Baykar’ın halihazırda imzalanan sözleşmelerinin yüzde 97,5&#039;i ihracat kaynaklı gerçekleşti.  Bayraktar TB2 SİHA için 34, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 10 ülke olmak üzere toplam 35 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NapCgL4oiEy4JfC9i4eKIQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>AKINCIdan, milli, mühimmat, ile, tam, isabet</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yapay zeka davasında yeni gelişme: Elon Musk, Microsoft&amp;apos;u da karşısına aldı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-davasinda-yeni-gelisme-elon-musk-microsoftu-da-karsisina-aldi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-davasinda-yeni-gelisme-elon-musk-microsoftu-da-karsisina-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en zengin insanı Elon Musk, yapay zeka davasına Microsoft&#039;u da dahil etti. Musk, Microsoft ve OpenAI&#039;ın tekel oluşturmaya çalıştığını iddia etti.Tesla ve SpaceX&#039;in Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk, yapay zeka sohbet robotu ChatGPT&#039;nin geliştiricisi OpenAI&#039;ya karşı açtığı davaya antitörst iddialarını eklerken, şirkete yatırım yapan Microsoft&#039;u da davaya dahil etti.  Değişikliğe gidilen şikayet dilekçesinde, Microsoft ve OpenAI&#039;ın yaratıcı yapay zeka pazarını yasadışı bir şekilde tekeline almaya çalıştığı iddia edildi.  Böylece, ağustos ayında yapılan ilk şikayete antitörst iddiaları eklenirken, Microsoft da davaya dahil oldu.  Yeni düzenlenen şikayet dilekçesinde, OpenAI&#039;ın teknoloji devi Microsoft ile yakın ilişkisi, şirketin kamuya açık, açık kaynaklı yapay zeka taahhüdüne aykırı olarak nitelendirildi.  Musk, yaptığı ilk şikayette, OpenAI ve CEO Sam Altman&#039;ı yapay zekayı geliştirme çabasında kamu yararı yerine karı ön planda tutarak sözleşme hükümlerini ihlal etmekle suçlamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9V6-SN4OU0mfoT_ruR9BNA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zeka, davasında, yeni, gelişme:, Elon, Musk, Microsoftu, karşısına, aldı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Milli muharip uçak KAAN yeniden havalanacak</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/milli-muharip-ucak-kaan-yeniden-havalanacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/milli-muharip-ucak-kaan-yeniden-havalanacak</guid>
<description><![CDATA[ Türk savunma sanayiinin yerli üretim 5. nesil savaş uçağı projesi olan milli muharip uçak KAAN&#039;ın bu yıl sonuna kadar üçüncü uçuşunu yapması için hazırlıklar sürüyor.TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, KAAN&#039;da üçüncü uçuş hazırlıklarının devam ettiğini belirterek, &quot;Tarih, şu anda vermek biraz zor olabilir ama bu yıl içerisinde uçmayı planlıyoruz.&quot; dedi.  Demiroğlu, KAAN&#039;ın 2028&#039;de teslimatı için testlere başlayacakları prototipler P1 ve P2&#039;nin 2025&#039;in sonlarına doğru sahne alacağını ve onlarla çok yoğun teste başlayacaklarını ifade etti.  &quot;ŞU ANDA HERHANGİ BİR GECİKMEMİZ YOK&quot;  Demiroğlu, 2026&#039;da ise P4 ve P5 prototiplerin testlerinin gerçekleştirileceğine değinerek, &quot;Bu 4-5 prototipimizle tüm testleri hızlı şekilde yapmamız gerek çünkü süre çok kısa ve bizim çok fazla test yapmamız lazım. 2028&#039;deki teslimata başlayabilmemiz için bunlar gerekli.&quot; ifadesini kullandı.  &quot;İnşallah hep beraber 2025&#039;in sonunda da KAAN&#039;larımızı gökyüzünde göreceğiz.&quot; diyen Demiroğlu, çalışmaların yoğun şekilde devam ettiğini dile getirdi.  Demiroğlu, programlarında herhangi bir gecikmenin yaşanmadığını aktararak, şunları kaydetti:  &quot;Geliştirme programlarında gecikme doğaldır, yani olabilir. Bir gün, 2 gün, 3 gün, 1 hafta, 2 ay, bunlar doğaldır, bu gecikme sayılmaz. Yani planınızdan biraz şaşmışsınızdır. Bizim şu andaki planımız 2028 teslimatı. Bununla ilgili ne gerekiyorsa şu anda o plan dahilinde çalışıyoruz. Aksi durum olsa da paylaşırız ama şu anda planımızda herhangi bir değişiklik yok.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zL3vfw4INEe0SvYPZRiUuA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Milli, muharip, uçak, KAAN, yeniden, havalanacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>KVKK&amp;apos;dan Twitch&amp;apos;e 2 milyon lira ceza</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/kvkkdan-twitche-2-milyon-lira-ceza</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/kvkkdan-twitche-2-milyon-lira-ceza</guid>
<description><![CDATA[ Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), sosyal medya platformu Twitch&#039;e 125 GB&#039;lık veri sızıntısı nedeniyle 2 milyon lira idari para cezası verdi.KVKK, Twitch&#039;te yaklaşık 125 GB&#039;lık veri sızıntısı yaşandığı iddiaları üzerine resen inceleme başlattı.  İnceleme sonucu, veri sorumlusunun sistemdeki problemleri ortadan kaldıracak yapılandırmaları uygularken yeterli özeni göstermediğini belirleyen KVKK, ihlal meydana gelmeden önce alınması gereken güvenlik önlemlerinin veri ihlali sonrası alındığını, risk ve tehditlerin belirlenmesinde yetersiz kalındığını tespit etti.  İhlalden, Türkiye&#039;de yerleşik 35 bin 274 kişinin etkilendiği tespit edildi.  KVKK, Twitch&#039;e, &quot;Kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini önlemek amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli teknik ve idari tedbirleri alma yükümlülüğüne aykırı hareket&quot; sebebiyle 1 milyon 750 bin lira, veri ihlali hakkında bildirimde bulunulmaması nedeniyle de 250 bin lira olmak üzere toplam 2 milyon lira idari para cezası uygulanmasını kararlaştırdı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zPga2Bh7GU2etKp5NfM4Lw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>KVKKdan, Twitche, milyon, lira, ceza</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bu kez ChatGPT kazandı:  Şiirleri Shakespeare’i geride bıraktı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bu-kez-chatgpt-kazandi-siirleri-shakespearei-geride-birakti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bu-kez-chatgpt-kazandi-siirleri-shakespearei-geride-birakti</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de yapılan yeni bir araştırma, yapay zeka destekli dil modeli ChatGPT’nin tarafından yazılan şiirlerin, edebiyat alanında uzmanlığı olmayan insanlar tarafından William Shakespeare ve Emily Dickinson gibi şairlerin eserlerine tercih edildiğini ortaya koydu.Yapay zekanın sanattaki rolü her geçen gün tartışma konusu olurken, yeni bir araştırma, ChatGPT&#039;nin yazdığı şiirlerin bazı okurlar tarafından edebiyat tarihinin dev isimlerine tercih edildiğini ortaya koydu.ABD&#039;de Pittsburgh Üniversitesi’nden Brian Porter ve Edouard Machery tarafından yürütülen çalışma, şiirlerin insan mı yoksa yapay zeka tarafından mı yazıldığının edebiyat uzmanı olmayan kişiler tarafından ayırt edilemediğini gösterdi. Araştırma, 14 Kasım’da Scientific Reports dergisinde yayımlandı.ChatGPT 3.5’ten, Shakespeare, Dickinson, Lord Byron ve T.S. Eliot gibi şairlerin tarzında şiirler yazması istendi. Araştırmacılar, bu şiirlerden 10 tanesini seçerek bin 634 katılımcıya sundu. Katılımcılar, şiirlerin yapay zeka tarafından mı yoksa bir insan eliyle mi yazıldığını tahmin etmeye çalıştı. Sonuçlar, yapay zeka şiirlerinin çoğunlukla insan eliyle yazılmış gibi algılandığını ortaya koydu. Çoğunlukla yapay zekanın eserlerinin insan elinden çıktığı düşünülürken, bir insanın yazma ihtimali en düşük görülen 5 metnin hepsinin imzası sohbet botuna aitti.Araştırmacılar, farklı bir grupla şiirlerin estetik beğenisini ölçtü. 696 katılımcı, şiirleri kalite, duygu, ritim ve özgünlük gibi kriterlere göre puanladı. İlginç bir şekilde, yapay zeka şiirleri daha çok beğenildi. Ancak katılımcılar, şiirlerin yapay zeka tarafından yazıldığını bilince değerlendirme puanları düştü. Bununla birlikte, hiçbir bilgi verilmeden değerlendirilen grup, yapay zeka şiirlerini insanlara kıyasla daha fazla tercih etti.Porter ve Machery’ye göre, yapay zekanın dil modellerinin &quot;ortalama&quot; bir yaklaşımla çalışması, sıradışı şiirlerin karmaşıklığını ve tuhaflığını azaltıyor. Bu durum, yapay zeka şiirlerini daha anlaşılır ve çekici hale getirebilir.Hayatta olan ve çalışmaya dahil edilen tek şair Dorothea Lasky, yapay zekanın işini elinden alacağı endişesi taşımadığını belirterek, &quot;Şiir her zaman gerekli olacak&quot; dedi. Lasky, yapay zeka şiirlerinin de insanlar tarafından sevilmesinin olumlu bir gelişme olduğunu vurguladı. Öte yandan, Stanford Üniversitesi’nden Michele Elam gibi bazı uzmanlar, yapay zekanın sanat üzerindeki etkisi konusunda daha temkinli. Elam, yapay zeka ürünlerinin sanatla kurduğumuz ilişkiyi değiştirebileceği ve gerçekliklerimizi anlamlandırma biçimimizi sınırlayabileceği konusunda uyardı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/riuMT1jsJECBUal3F33X_Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>kez, ChatGPT, kazandı:, Şiirleri, Shakespeare’i, geride, bıraktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim dünyasında ezber bozuldu! Meğerse 40 yıldır doğru bildiğimiz her şey yanlışmış</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bilim-dunyasinda-ezber-bozuldu-megerse-40-yildir-dogru-bildigimiz-her-sey-yanlismis</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bilim-dunyasinda-ezber-bozuldu-megerse-40-yildir-dogru-bildigimiz-her-sey-yanlismis</guid>
<description><![CDATA[ Güneş sisteminin en soğuk gezegenlerinden biri olan Uranüs hakkında bilim dünyasında ezberleri bozacak yeni bir çalışma yayımlandı. Araştırmaya göre, NASA’nın 1986’da Voyager 2 uzay aracıyla topladığı veriler, güçlü bir güneş fırtınasıyla aynı zamana denk geldiği için yanıltıcı olabilir.Voyager 2&#039;nin ölçümleri, Uranüs ve beş büyük uydusunun hareketsiz, manyetik alanının ise garip bir şekilde bozulmuş olduğunu göstermişti. Ancak bu verilerin güneş fırtınasının etkisiyle şekillenmiş olabileceğini düşünen bilim insanları, Uranüs sistemini yeniden değerlendirmeye başladı.Son analizler, Uranüs ve uydularının, ölü gezegenler olarak anılmaktan çok daha fazlasını sunabileceğini ortaya koyuyor.Özellikle Uranüs’ün buzlu uydularında okyanusların bulunabileceği ve bu okyanusların yaşam için gerekli şartları sağlayabileceği öne sürülüyor.Bu keşif, güneş sistemimizde Dünya’dan sonra yaşam barındırabilecek bir gezegenin, sanılandan daha yakın olabileceğini düşündürüyor.University College London&#039;dan Dr. William Dunn, &quot;40 yıldır Uranüs ve uydularıyla ilgili yanlış fikirlere sahiptik.
Yeni bulgular, bu sistemin çok daha heyecan verici olduğunu gösteriyor,&quot; dedi.NASA, Uranüs’ü ve sistemini yakından incelemek için 2035’te bir yörünge aracı ve sonda fırlatmayı planlıyor.
Bu aracın 2045’te hedefe ulaşmasıyla, Uranüs’te yaşam izlerine dair nihai sorular yanıt bulabilir.
Güneş sisteminin derinliklerindeki bu gizemli dünya, tarih yazmaya hazırlanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZuQqK6FDUE2RVyde8qhq9A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, dünyasında, ezber, bozuldu, Meğerse, yıldır, doğru, bildiğimiz, her, şey, yanlışmış</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim insanlarından kritik açıklama: Manyetik Kuzey Kutbu hızla Rusya&amp;apos;ya doğru ilerliyor!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bilim-insanlarindan-kritik-aciklama-manyetik-kuzey-kutbu-hizla-rusyaya-dogru-ilerliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bilim-insanlarindan-kritik-aciklama-manyetik-kuzey-kutbu-hizla-rusyaya-dogru-ilerliyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, Manyetik Kuzey Kutbu&#039;nun Rusya&#039;ya doğru ilerlediğini ve hareket hızının son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini açıkladı. Araştırmacılar  bu hareketliliğn Dünya&#039;nın manyetik alanındaki karmaşık değişimlerin bir sonucu olduğunu belirtti.Bilim insanları, yüksek Arktik bölgesinde Manyetik Kuzey Kutbu&#039;nda beklenmedik bir hareketlilik tespit etti ve kutbun daha önce görülmemiş bir şekilde Rusya&#039;ya doğru ilerlediğini duyurdu. 
Manyetik Kuzey Kutbu, pusula iğnelerinin yöneldiği nokta olup, sabit olan coğrafi Kuzey Kutbu&#039;ndan farklı bir konuma sahip. Dünya’nın manyetik alanlarındaki değişim, Manyetik Kuzey Kutbu&#039;nun yer değiştirmesine neden oluyor.Britanya Jeolojik Araştırmalar Kurumu&#039;ndan (BGS) Dr. William Brown, Dünya’nın manyetik alanını oluşturan ana etkenin, gezegenin çekirdeğinde dolaşan erimiş demir olduğunu belirtti. Dr. Brown, &quot;Bu kaotik ve çalkantılı yapıyı izlemek mümkün, ancak gelecekteki hareketlerini kesin olarak tahmin etmek oldukça zor&quot; dedi.Dr. Brown’a göre, Manyetik Kuzey Kutbu 1600’lerden 1990’lara kadar yılda yaklaşık 10-15 kilometre ilerledi. Ancak 1990’larda Arktik Okyanusu’na sürüklenen kutup, 2000’lerin başında yılda 55 kilometreye kadar hızlandı. Son 5 yılda ise bu hız yılda yaklaşık 25 kilometreye kadar düştü.Bu hareketlilik, GPS sistemlerinden akıllı telefonlardaki pusula işlevine kadar birçok teknolojiyi etkiliyor. Ayrıca askeri ve navigasyonel sistemlerde de kritik bir rol oynuyor. Dünya Manyetik Modeli, bu değişimleri izlemek için ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi ile iş birliği içinde geliştiriliyor.Manyetik alanın kaynağı, Dünya’nın dış çekirdeğinde bulunan ve gezegenin merkezinden gelen ısı nedeniyle hareket eden erimiş demir.
Bu sıvı metalin akışı, manyetik kutbun konumunu doğrudan etkiliyor. Dr. Brown, &quot;Bu hareketleri kesin olarak tahmin etmek mümkün değil, ancak sürekli izleme ve modelleme ile önemli veriler elde ediyoruz&quot; diye ekledi.BGS, yer istasyonları ve uydulardan oluşan bir ağ kullanarak Dünya’nın manyetik alanını haritalandırıyor.
Yeni Dünya Manyetik Modeli’nin Aralık ayında yayımlanması planlanıyor ve bu model, teknolojik sistemlerin doğruluğunu artırmak için kullanılacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t6-0HQs_wUaxgK_1F6q-lw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanlarından, kritik, açıklama:, Manyetik, Kuzey, Kutbu, hızla, Rusyaya, doğru, ilerliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA uyduları ortaya çıkardı! Dünya&amp;apos;nın tatlı suyu tükeniyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-uydulari-ortaya-cikardi-dunyanin-tatli-suyu-tukeniyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-uydulari-ortaya-cikardi-dunyanin-tatli-suyu-tukeniyor</guid>
<description><![CDATA[ NASA uyduları, Dünya&#039;nın yeni bir tatlı su kıtlığına doğru yol aldığını ortaya çıkardı. Uluslararası bir araştıra ekibinden bilim insanları, tatlı su rezervlerinin son yıllarda kritik düzeyde düştüğünü bildirdi.  Raporlara göre artan sıcaklıklarla birlikte tatlı su kaynakları tükeniyor ve yağışlar rezervleri yenilemeyi başaramıyor. Birleşmiş Milletler&#039;in 2024&#039;te yayınladığı su stresi raporuna göre ise kullanılabilir su miktarındaki azalma çiftçiler ve toplumlar üzerinde baskı yaratıyor.NASA uydularından alınan verileri inceleyen uluslararası bilim insanları ekibi, Dünya&#039;nın toplam tatlı su miktarının mayıs 2014&#039;te aniden düştüğüne ve o zamandan beri düşük kaldığına dair kanıtlar buldu.
Surveys in Geophysics&#039;te yayınlanan araştırmaya göre, bu değişim Dünya kıtalarının sürekli olarak daha kuru bir döneme girdiğini gösteriyor.2015&#039;ten 2023&#039;e kadar uydu ölçümleri, göller ve nehirler ile yeraltı suları dahil olmak üzere dünyada depolanan ortalama tatlı su miktarının, 2002 ile 2014 arasında ölçülenden az olduğunu gösteriyor.Araştırma ekibi, Alman Havacılık ve Uzay Merkezi, Alman Jeoloji Araştırmaları Merkezi ve NASA tarafından işletilen Yerçekimi Kurtarma ve İklim Deneyi (GRACE) uydularından alınan gözlemleri kullanarak tatlı suda bu ani, küresel azalmayı tespit etti.
GRACE uyduları, yer üstünde ve altındaki su kütlesindeki değişiklikleri ortaya çıkaran aylık ölçeklerde Dünya&#039;nın yerçekimindeki dalgalanmaları ölçer.Kuraklık dönemlerinde, sulu tarımın yaygınlaşmasıyla birlikte, çiftlikler ve şehirler yeraltı suyuna daha fazla güvenmek zorunda kalıyor.
Bu da yeraltı su kaynaklarının azalması döngüsüne yol açabiliyor: tatlı su kaynakları tükeniyor ve yağışlar rezervleri yenilemeyi başaramıyor.Birleşmiş Milletler&#039;in 2024&#039;te yayınladığı su stresi raporuna göre, kullanılabilir su miktarındaki azalma çiftçiler ve toplumlar üzerinde baskı yaratıyor.
Kıtlığa, çatışmalara, yoksulluğa ve insanların kirli su kaynaklarına yönelmesiyle hastalık riskinin artmasına yol açabiliyor.Küresel tatlı suyun 2015 öncesi değerlere geri dönüp dönmeyeceği, sabit kalıp kalmayacağı veya düşüşünü sürdürüp sürdürmeyeceği henüz belli değil.
Modern sıcaklık rekorundaki en sıcak dokuz yılın, tatlı sudaki ani düşüşle aynı zamana denk geldiğini belirten bilim insanları, &quot;Bunun bir tesadüf olduğunu düşünmüyoruz ve gelecekte olacakların habercisi olabilir.&quot; yorumunda bulunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S26zQUwTh0-bq8ZssOHxqA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, uyduları, ortaya, çıkardı, Dünyanın, tatlı, suyu, tükeniyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;li sosyal medya kullanıcıları, X&amp;apos;in alternatifi Bluesky&amp;apos;a yöneliyor: Bluesky nedir, nasıl kullanılır?</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/abdli-sosyal-medya-kullanicilari-xin-alternatifi-blueskya-yoeneliyor-bluesky-nedir-nasil-kullanilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/abdli-sosyal-medya-kullanicilari-xin-alternatifi-blueskya-yoeneliyor-bluesky-nedir-nasil-kullanilir</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;li sosyal medya kullanıcıları, 5 Kasım&#039;da yapılan başkanlık seçimlerinin ardından Elon Musk&#039;ın sahibi olduğu X&#039;in alternatifi Bluesky platformuna yönelmeye başladı. Bluesky&#039;nin davetli bir uygulama olmasına rağmen hala sağlam bir büyüme kaydettiği belirtiliyor. Peki, Bluesky nedir, nasıl kullanılır?The Verge internet sitesinde yer alan habere göre, Bluesky&#039;a geçen hafta yapılan seçimlerden bu yana 700 binden fazla yeni kullanıcı katıldı. Twitter&#039;ın da kurucusu ve üst yöneticisi (CEO) Jack Dorsey tarafından kurulan Bluesky, dünya çapında 14,5 milyon kullanıcıya ulaştı.  Platform, ABD&#039;de Threads uygulamasının ardından en çok kullanılan ikinci sosyal medya uygulaması oldu.  Bluesky Operasyon Direktörü (COO) Rose Wang, yeni kullanıcıların büyük çoğunluğunun ABD&#039;den geldiğini belirtti.  Twitter içinde bir proje olarak 2019&#039;da kurulan Bluesky, 2022&#039;de bağımsız bir şirket haline geldi.  Halihazırda Jay Graber tarafından yönetilen platforma, X&#039;in eylülde Brezilya&#039;da askıya alınmasının ardından 3 milyon yeni kullanıcı katılmıştı.BLUESKY NEDİR?  Bluesky, sosyal medya platformlarına yeni bir alternatif olarak geliştirilen bir sosyal ağ projesidir. Jack Dorsey (eski Twitter CEO’su) tarafından başlatılan bu proje, açık ve merkezi olmayan bir yapı üzerine inşa edilmiştir. Bluesky, özellikle geleneksel sosyal medya platformlarının kontrolünü merkezileştirilmiş yapılarından kurtarmayı ve kullanıcıların içerik ve etkileşim üzerindeki kontrolünü artırmayı hedefler.  Sosyal medyada artan sansür, veri gizliliği sorunları ve algoritmik manipülasyonlara tepki olarak geliştirilen Bluesky, kullanıcıların özgürlüğünü artırmayı ve internetin ilk yıllarındaki açık, keşfe dayalı ruhu yeniden canlandırmayı hedefler.  Şu anda beta sürümünde olan Bluesky, davet sistemiyle çalışıyor ve birçok kişi tarafından Twitter’a bir alternatif olarak görülüyor.BLUESKY NASIL İNDİRİLİR?Bluesky&#039;yi kullanmak için aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz. Ancak unutmayın, şu anda Bluesky, davet sistemiyle çalışan bir platformdur ve kullanıcıların katılabilmesi için bir davet koduna ihtiyaç vardır. İşte nasıl başlayacağınız ve kullanacağınız hakkında bir rehber:  1. Bluesky&#039;ye Katılmak için Davet Kodu Edinin  Bluesky şu anda beta sürümünde ve yalnızca davet koduyla kullanıcı kabul ediyor.  Davet kodu:  Bluesky&#039;de zaten üye olan birinden alınabilir.  Sosyal medya platformlarında davet kodu paylaşımı yapan kişilerden bulunabilir.  Bluesky’nin resmi web sitesine giderek bekleme listesine kaydolabilirsiniz.  2. Bluesky Uygulamasını İndirin  Mobil cihazlar için uygulamalar:  Bluesky iOS Uygulaması (App Store&#039;dan indirebilirsiniz).  Bluesky Android Uygulaması (Google Play Store&#039;dan erişebilirsiniz). ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xNggjill30qq8xM2pEVTYw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>ABDli, sosyal, medya, kullanıcıları, Xin, alternatifi, Blueskya, yöneliyor:, Bluesky, nedir, nasıl, kullanılır</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim İnsanları, ilk kez bir kara deliğin koronasının şeklini ortaya çıkardı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/bilim-insanlari-ilk-kez-bir-kara-deligin-koronasinin-seklini-ortaya-cikardi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/bilim-insanlari-ilk-kez-bir-kara-deligin-koronasinin-seklini-ortaya-cikardi</guid>
<description><![CDATA[ Bir düzine gizlenmiş kara delikten veri toplayan bilim insanları, kara deliklerin Güneş&#039;in koronasına benzer şekilde aşırı sıcak bir atmosfere sahip olduğunu doğruladı. Ayrıca araştırmacılar ilk kez bir kara deliğin koronasının şeklini ortaya çıkardı. NASA&#039;nın verilerine göre bu korona, milyarlarca derece sıcaklığa ulaşıyor ve X-ışınları yayıyor.Tam bir güneş tutulmasını gözlemleyebildiyseniz, Ay&#039;ın etrafındaki parlak ışık halkasını da hatırlayacaksınız. Bu halka, Güneş&#039;in ince dış atmosferi olan korona olarak bilinir.
Dünya&#039;da bir vakum kadar ince olan bu yapı, milyonlarca derece sıcaklığa ulaşır ve yalnızca tutulma sırasında görülebilir.
Kara deliklerin dinamiklerini inceleyen modellere göre, kara deliklerin de bir korona barındırması gerektiği düşünülmektedir.
Ancak Güneş&#039;in koronasına benzer şekilde, bu bölgeyi gözlemlemek oldukça zordur.The Astrophysical Journal dergisinde yayımlanan bir çalışma, bu belirsiz bölgeye dair yeni gözlemler sundu.
Aktif kara deliklerin etrafında genellikle gaz ve tozdan oluşan halka şeklinde bir torus olduğu ve kara deliğin dönme düzlemine hizalanmış ısıtılmış maddeden oluşan bir yığılma diskinin bulunduğu düşünülüyor.
Kara deliğin kutup bölgelerinden ise ışık hızına yakın bir hızla hareket eden iyonize gaz jetleri fışkırıyor.
Bu model, aktif galaktik çekirdeklerin (AGN&#039;ler) farklı türlerini açıklamaktadır, çünkü kara deliğin gözlemciye göre konumu AGN&#039;nin görünümünü değiştirir.
Model, yığılma diskinin en iç bölgesinin, kara deliğe doğru akan, neredeyse vakum yoğunluğunda aşırı ısınmış bir bölge olması gerektiğini öne sürüyor.Yeni çalışmada, araştırmacılar Güneş koronasını tam tutulma sırasında gözlemlemeye benzer bir yöntem kullanarak, ilk kez bir kara deliğin koronasının şeklini ortaya çıkardı.
Bu, güneşinkine benzer bir korona, ancak milyonlarca değil, milyarlarca derece sıcaklığa sahiptir. 
Korona o kadar sıcaktır ki, çok yüksek enerjili X-ışınları yayar. Bu X-ışınları, torustaki maddeden saçılarak görüş hattımıza yansır.NASA’nın Imaging X-ray Polarimetry Explorer (IPXE) verilerini kullanan ekip, Samanyolu’ndaki Cygnus X-1 ve X-3 ile Büyük Macellan Bulutu’ndaki LMG X-1 ve X-3 gibi bir düzine gizlenmiş kara delikten veri topladı.
Araştırmacılar, bu kara deliklerin koronalarından saçılan X-ışınlarını gözlemlemekle kalmadı, aynı zamanda bu verilerde bir düzenlilik tespit etti.Buna göre, korona kara deliğinin Güneş koronasındaki gibi bir küre yerine, yığılma diski gibi bir disk şeklinde çevrelendiği ortaya çıktı.
Bu tür araştırmalar, kara delik modellerimizi geliştirmeye yardımcı olabilir.
Ayrıca, kara deliklerin maddeyi nasıl tükettiği ve uzak galaksilerde gözlemlediğimiz AGN&#039;lere nasıl enerji sağladığı konusunda daha iyi bir anlayış sağlayabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/o0fU4iDbPUGbf6X__K88TQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, İnsanları, ilk, kez, bir, kara, deliğin, koronasının, şeklini, ortaya, çıkardı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA, Mars&amp;apos;ta yaşam izlerini barındıran kanıtları yok etmiş olabilir!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasa-marsta-yasam-izlerini-barindiran-kanitlari-yok-etmis-olabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasa-marsta-yasam-izlerini-barindiran-kanitlari-yok-etmis-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Almanya&#039;da Berlin Teknik Üniversitesi&#039;nde astrobiyolog Dirk Schulze-Makuch, NASA&#039;nın Mars&#039;ta yaşam izleri arayışı sırasında biyolojik kanıtları yok etmiş olabileceğini iddia etti. Bilim insanı, biyolojik yaşam izlerini aramak için ABD&#039;li uzay ajansının yeni bir misyona ihtiyacı olduğunu kaydetti.Mars&#039;ta bugüne kadar yapılan tüm keşiflerde yaşam olduğuna dair kesin bir kanıt bulunamadı.
Ancak, 1970&#039;lerde Viking uzay araçları kızıl gezegene güvenli bir şekilde inen ve onu keşfeden ilk ABD misyonuyla beraber buna yaklaşmıştı.Almanya&#039;daki Berlin Teknik Üniversitesi&#039;nden astrobiyolog Dirk Schulze-Makuch&#039;a göre, Mars&#039;ta mikrobiyal yaşamın izlerini tespit etmek için yapılan bir deney ölümcül olabilirdi.
Makuch, yöntemlerin kendi içinde yıkıcı olabileceğini düşünüyor.
Eğer öyleyse, gelecekteki deneyleri tasarlarken Mars&#039;ın ekolojisini iyice gözden geçirmek gerekiyor.İki Viking uzay aracının 1976&#039;da Mars&#039;a indiğinde bir hedef listesi vardı.
Bunlardan biri de Mars toprağında biyo-imzalar yani yaşamın varlığına işaret eden molekül izlerin olup olmadığını test etmek üzere tasarlanmış bir dizi deney gerçekleştirmekti.
Bugüne kadar Mars&#039;ta gerçekleştirilen tek özel biyolojik deneyler bunlar oldu.
Bu deneylerden biri olan gaz kromatograf-kütle spektrometresi (GCMS) klorlu organik maddeler buldu.
O dönemde bu sonuç, insan temizlik ürünlerinden kaynaklanan bir kirlenme olarak yorumlanmış ve dolayısıyla biyoloji belirtileri için boş bir tespit olarak değerlendirilmişti.Artık klorlu organiklerin Mars&#039;a özgü olduğunu biliyoruz, ancak bunların biyolojik mi yoksa biyolojik olmayan süreçlerle mi üretildiği ise bilinmiyor.
Son yıllarda Viking biyolojik deneylerinin yıkıcılığı hakkında bazı spekülasyonlar oldu.
GCMS&#039;nin içindeki çeşitli materyalleri ayırmak için numuneleri ısıtması gerekiyordu.
Daha sonra yapılan analizler, bu durumun bulması umulan organik maddeleri yakmış olabileceğini ortaya koydu.
Schulze-Makuch, diğer deneylerin de aynı şekilde kanıtları yok etmiş olabileceklerini de öne sürüyor.Makuch, &quot;Eğer Mars&#039;ın aşırı kurak koşullarında hayatta kalan organizmalarla ilgili bu çıkarımları doğruysa, NASA&#039;nın kızıl gezegende yaşam arayışında uzun süredir izlediği strateji olan &#039;suyu takip etmek&#039; yerine, mikrobiyal yaşamı bulmanın bir yolu olarak hidratlı ve higroskopik bileşikleri yani tuzları takip etmeliyiz.&quot; dedi.Ayrıca biyolojik yaşam izlerini aramak için yeni bir misyona ihtiyaç olduğunu belirten Makuch, &quot;Viking biyoloji deneylerinden yaklaşık 50 yıl sonra, artık Mars ortamını çok daha iyi anladığımıza göre, başka bir yaşam tespit görevinin zamanı geldi.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3fdmCPoLmESkmrAJwHXBzg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASA, Marsta, yaşam, izlerini, barındıran, kanıtları, yok, etmiş, olabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>NASA&amp;apos;dan kritik uyarı: Uzay istasyonundaki sızıntı felakete yol açabilir!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-kritik-uyari-uzay-istasyonundaki-sizinti-felakete-yol-acabilir</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/nasadan-kritik-uyari-uzay-istasyonundaki-sizinti-felakete-yol-acabilir</guid>
<description><![CDATA[ Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nda (ISS) yaşanan hava sızıntısı yeni boyutlara ulaştı. ISS&#039;te gün geçtikçe tehlikenin daha da büyüdüğü kaydedilirken, çatlakların çok küçük olması ve yakınlarda boru hatlarının bulunmasından dolayı teşhis araçlarıyla bölgeye ulaşmak ve tamir yapmanın da zor olduğu kaydedildi. ABD&#039;li uzay ajansı, tamir edilememesi durumunda sızıntının bir felakete yol açabileceğini belirtti.NASA&#039;ya göre Uluslararası Uzay İstasyonu&#039;nun bir bölümü sızıntı yapıyor ve bu sızıntı &#039;felaket&#039; sonuçlar doğurabilir.
ISS&#039;in Rus uzay ajansı Roscosmos tarafından kontrol edilen bölümü, basınç ve hava sızıntısı nedeniyle potansiyel olarak korkutucu nitelikte bir arızaya doğru ilerliyor.Roscosmos yetkililerine göre kozmonotlar bölgeye yama yapmaya çalışıyor, ancak NASA ve ajans bu sorunun gerçekten ne kadar ciddi olduğu konusunda anlaşmazlık yaşıyor.
Bir futbol sahası büyüklüğündeki uzay laboratuvarının astronotlara ev sahipliği yapabilmesi için mutlaka belirli koşullarda kalması gerekiyor ki bu da alanın basınçlı ve solunabilir gazlardan oluşmasını sağlıyor.Ancak sızıntılar ilk kez 2019 yılında Rus Zvezda modelini kargo taşıyan araçların girmesine izin veren bir tünelde tespit edildiğinden bu yana bir sorun haline geldi.
TEHLİKE OLUŞTURABİLİR
NASA Genel Müfettişlik Ofisi&#039;nin raporuna göre, sızıntı yeni boyutlara ulaşarak ABD&#039;li yetkililerin gemideki mürettebat için bir tehdit oluşturabileceğini tespit etmesine yol açtı.NASA, CNN&#039;e yaptığı açıklamada, sorunu daha da kötüleştiren şeyin çatlakların çok küçük olması, çıplak gözle görülememesi ve yakınlarında braketler ve boru hatları bulunması, bu nedenle bu bölgelere teşhis araçlarının sokulmasının zor olduğunu açıkladı.
NASA Genel Müfettişlik Ofisi raporunda, her iki tarafın da bölgenin &#039;savunulamaz&#039; bir seviyeye ulaşması halinde kapatılması gerektiği konusunda anlaştığı ancak bu terimin ne anlama geldiği konusunda henüz bir anlaşmaya varamadığı belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A-2FPFDHUkiUfwNaNuaX-g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>NASAdan, kritik, uyarı:, Uzay, istasyonundaki, sızıntı, felakete, yol, açabilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Apple iki modeli daha rafa kaldırdı: Artık destek almayacak</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/apple-iki-modeli-daha-rafa-kaldirdi-artik-destek-almayacak</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/apple-iki-modeli-daha-rafa-kaldirdi-artik-destek-almayacak</guid>
<description><![CDATA[ Apple, iPhone XS Max ve iPhone 6S Plus cihazlarını eski olarak etiketleyerek rafa kaldırdı. Buna göre cihazlara parça ve onarım hizmetinin sağlanmayacağı kaydedildi. Ayrıca teknoloji devinin akıllı saati Apple Watch Series 2&#039;nin de eski cihazlar listesine dahil edildiği görüldü. İşte Apple&#039;ın eski ürünler listesinde yer alan cihazlar...Apple, daha fazla iPhone ve Apple Watch modeli ekleyerek eski ürünler listesini genişletti.iPhone XS Max ve iPhone 6S Plus artık şirketin web sitesinde &quot;eski&quot; olarak etiketlendi.
Ayrıca şirket, daha küçük iPhone XS ve iPhone 6S modellerini henüz &quot;eski&quot; listesine eklemedi.
Buna göre ABD&#039;li teknoloji şirketi, bu cihazlar için Apple ve Apple Yetkili Servis Sağlayıcıları&#039;nda onarım hizmeti sağlamayacak.Ayrıca &quot;eski&quot; listesinde artık alüminyum ve paslanmaz çelik Apple Watch Series 2 modelleri de yer alıyor.
Apple&#039;a göre, bir cihazın satışı durdurulduktan sonra beş yıl geçtiyse ancak yedi yıldan azsa &quot;eski&quot; olarak işaretlenmektedir.
Bir cihaz, Apple&#039;ın piyasada satışını durdurmasından yedi yıl sonra &quot;eski&quot; olarak kabul edilir.Apple&#039;ın eski cihazlar listesinde yer alan ürünle şu şekilde: 

iPhone 4
iPhone 5
iPhone 6
iPhone SE
iPhone 8
iPhone 8 Plus
iPhone X
iPhone XS Max
iPhone 6S Plus ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M77pLJgLzECe_jA1GSHIZw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Apple, iki, modeli, daha, rafa, kaldırdı:, Artık, destek, almayacak</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Samsung&amp;apos;a rakip olabilir: Apple televizyon planlarını yeniden düşünüyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/samsunga-rakip-olabilir-apple-televizyon-planlarini-yeniden-dusunuyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/samsunga-rakip-olabilir-apple-televizyon-planlarini-yeniden-dusunuyor</guid>
<description><![CDATA[ Apple&#039;ın akıllı ekran cihazı &quot;HomePad&quot;in ardından kendi işletim sistemiyle birlikte televizyon seti üretmeyi ve bu alanda da Samsung&#039;a rakip olmayı düşündüğü öne sürüldü.Apple, telefon, tablet, bilgisayar ve karma gerçeklik gözlüklerinin ardından yeni bir fikir üzerinde çalışıyor.Bloomberg&#039;in haberine göre, ABD&#039;li teknoloji şirketinin Apple markalı bir televizyon seti çıkarma fikrini yeniden değerlendirdiği öne sürüldü.AKILLI EKRAN FİKRİApple&#039;ın 2025 yılının başlarında pek çok kişinin &quot;HomePad&quot; olarak adlandırdığı daha düşük kaliteli bir akıllı ekran çıkarması bekleniyor.Bu akıllı ev aksesuarı iki iPhone büyüklüğünde bir ekrana ve FaceTime için dahili bir kameraya sahip olacak. Kameranın uzaktan el hareketlerini tanımlayabileceği ve bir kişiyi diğerinden ayırt edebileceği de belirtiliyor.KENDİ TELEVİZYONUNU ÜRETEBİLİRGelecek akıllı ekran ürünlerinin piyasaya sürülmesinin ardından teknoloji devinin birkaç yıl içerisinde Apple markalı televizyonlar üretebileceği düşünülüyor.SAMSUNG&#039;A RAKİP OLABİLİRAncak, bir söylenti olmasına rağmen, Apple&#039;ın şu anda Samsung ve LG gibi Koreli teknoloji devleri tarafından domine edilen TV seti sektöründe yeni bir rakip olarak sahneye çıkmayı planladığı kaydedildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3z3GhIbkKkiTjQqRpbPXDw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Samsunga, rakip, olabilir:, Apple, televizyon, planlarını, yeniden, düşünüyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İlk kez yemek paylaşırken yakalandılar: Kara deliklerin ortak ziyafeti!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/ilk-kez-yemek-paylasirken-yakalandilar-kara-deliklerin-ortak-ziyafeti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/ilk-kez-yemek-paylasirken-yakalandilar-kara-deliklerin-ortak-ziyafeti</guid>
<description><![CDATA[ NASA, 1 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan Kuğu Takımyıldızı&#039;ndaki bir galaksinin merkezindeki iki devasa süper kütleli kara deliğin, dev bir gaz bulutunu parçalayıp birlikte tükettiğini tespit etti.NASA, bilim insanlarının 1 milyar ışık yılı mesafedeki Kuğu Takımyıldızı&#039;nda keşfettiği olağanüstü bir olayı duyurdu. 2MASX J21240027+3409114 adlı galaksinin merkezinde yer alan iki süper kütleli kara delik, kendilerinden daha büyük bir gaz bulutunu yörüngelerinde dönerken parçalayarak tüketiyor. Bu devasa kara deliklerin toplam kütlesi, Güneş&#039;in 40 milyon katı kadar.Kara delikler arasındaki mesafe 26 milyar ışık yılı olup, bu mesafe kozmik ölçütlere göre oldukça yakın. Gökbilimciler, iki kara deliğin 130 günde bir dönüş yaptığını ve hızla birbirlerine yaklaşarak 70 bin yıl içinde birleşeceklerini tahmin ediyor.Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’ne bağlı Zwicky Geçici Tesisi (ZTF), bu olayın ilk patlama belirtilerini Mart 2021&#039;de gözlemledi. Başlangıçta, bu patlamaların süpernova patlaması olduğu düşünülse de, olayın tekrarlaması nedeniyle araştırmacılar başka olasılıkları da değerlendirmeye başladılar.
NASA’nın Swift gözlemevi de morötesi ve X-ışını gözlemleriyle, olayın izlerini daha detaylı bir şekilde takip etti. Bu olay, &quot;AT 2021hdr&quot; adı verildi ve her 60 ila 90 günde bir tekrarlanan gizemli bir patlama olarak kayda geçti.Araştırma ekibi, ilk başta olayın galaksinin merkezinde olağan bir durum olabileceğini düşündü. Ancak, yapılan gözlemler ve test edilen modeller, gaz bulutunun kara delikler tarafından parçalanmasını en uygun senaryo olarak ortaya koydu.Şili’deki Valparaíso Üniversitesi’nden astrofizikçi Lorena Hernández-García, &quot;AT 2021hdr olayı çok tuhaf ve tekrar eden bir desen oluşturuyor. Kara delikler, bulutla etkileşime girerek gazı parçalayarak tüketiyor ve bu, sistemden gelen ışıkta salınımlı bir desen yaratıyor&quot; dedi. Bilim insanları, bu olayın sadece kara deliklerle sınırlı olmadığını, galaksinin de başka bir galaksiyle birleşme sürecinde olduğunu belirtiyor. Çalışmalar devam ederken, araştırmacılar bu olağanüstü olay hakkında daha fazla bilgi edinmeyi umuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X446Jrqau0yrj8R9aWnCtA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>İlk, kez, yemek, paylaşırken, yakalandılar:, Kara, deliklerin, ortak, ziyafeti</media:keywords>
</item>

<item>
<title>2025&amp;apos;te gökyüzü şöleni: Altı gezegen bir arada görülecek!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/2025te-goekyuzu-soeleni-alti-gezegen-bir-arada-goerulecek</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/2025te-goekyuzu-soeleni-alti-gezegen-bir-arada-goerulecek</guid>
<description><![CDATA[ Önümüzdeki aylarda gökyüzünü aydınlatacak büyük bir gök olayı gerçekleşecek. Altı gezegenin yan yana hizalanacağı bu kozmik manzarada gezegenlerden dördü Dünya&#039;dan çıplak gözle görülebilecek. Peki gezegenler ne zaman hizalanacak? Gezegenler ne zaman yan yana gelecek? İşte ayrıntılar...Mars, Venüs, Jüpiter, Satürn, Neptün ve Uranüs, 2025 yılının ilk ayında birlikte gökyüzünde görülebilecek.
Bu altı gezegen, 21 Ocak 2025&#039;ten gözlemlenmeye başlanacak ve yaklaşık dört hafta boyunca görülebilir durumda olacak.Bu gezegenlerden dördü Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn çıplak gözle görülebilecek, diğer gezegenleri görmek için ise bir teleskopa ihtiyaç duyulacak.
Bu kozmik manzarayı görmek için en iyi zaman, Güneş battıktan sonra, yaklaşık 20:30 civarında olacak.
Venüs, Satürn ve Neptün’ü ufuk çizgisine yakın bir noktada görmek mümkün olacak.
Ancak bu gezegenler çok uzun süre görünür kalmayacak 3 saat içerisinde gözden kaybolacak.Mars, Jüpiter ve Uranüs ise gecenin büyük bir bölümünde görülebilecek.
Bu gezegenler kademeli olarak batacak ve Mars, Güneş doğmadan hemen önce vedasını yapacak.
Bu gezegen geçişi, şimdiye kadarki en etkileyici olanlardan biri olacak.Gezegenler mükemmel bir şekilde hizalanarak, Şubat ayı sonuna kadar haftalar boyunca büyüleyici bir görüntü sunacak.
Bu geçiş, eğlenceli ve heyecan verici bir manzara sunmanın yanı sıra, bir süreliğine tüm yedi gezegenin Merkür de dahil olmak üzere bir arada görülmesini sağlayacak.
Ancak Merkür, Satürn ve Neptün&#039;ü tespit etmek zor olabilir, çünkü bunlar Güneş&#039;in battığı noktaya yakın olacak.
Mart ayı başlarında ise bu görsel şölen yavaş yavaş kaybolmaya başlayacak. Merkür, Satürn ve Neptün, Güneş&#039;e daha yakın hale gelirken, Venüs’ün görünürlüğü de azalacak.
Yalnızca Jüpiter, Mars ve Uranüs birkaç hafta daha görülebilir durumda kalacak.Gezegen geçişini görmek için en iyi zaman 21 Ocak 2025 ile 21 Şubat 2025 arasıdır.
Özellikle 29 Ocak haftası, yeni ay sırasında, en iyi görüntüleme fırsatını sunacaktır.
Bu göksel fenomen, sadece ABD&#039;den değil, aynı zamanda Kanada, Meksika ve Hindistan&#039;dan da gözlemlenebilir.
Geçiş, birkaç hafta boyunca gökyüzünde kalacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ikVJQRVFU0Wv3HTgMTxbAA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>2025te, gökyüzü, şöleni:, Altı, gezegen, bir, arada, görülecek</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ay&amp;apos;ın görülmeyen yüzünde keşif: 1 milyar yıldan fazla süre volkanik aktivite gerçekleşmiş!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/ayin-goerulmeyen-yuzunde-kesif-1-milyar-yildan-fazla-sure-volkanik-aktivite-gerceklesmis</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/ayin-goerulmeyen-yuzunde-kesif-1-milyar-yildan-fazla-sure-volkanik-aktivite-gerceklesmis</guid>
<description><![CDATA[ Çin ve ABD’li bilim insanlarının yürüttüğü araştırmalar, Ay’ın uzak yüzeyinde 1 milyardan fazla yıl süren volkanik patlamaların izlerini keşfetti. Yeni bulgular, Çin&#039;in gerçekleştirdiği Chang’e-6 misyonu tarafından toplanan Ay kayası örnekleri sayesinde gün yüzüne çıktı.Ay’ın Dünya’dan görülemeyen karanlık yüzeyinde, 1 milyardan fazla yıl süren volkanik aktiviteler tespit edildi. 
Ay’ın uzak yüzeyinin jeolojik yapısı, bilim insanlarını uzun süredir meraklandırıyordu. Yapılan bu çığır açan keşif, Ay’ın bu bölgesinin de tıpkı Dünya’dan görülen yüzeyi gibi volkanik patlamalarla şekillendiğini ve devasa kraterlerin oluşmasına neden olduğunu gösterdi.Çin’in Chang’e-6 misyonu, Ay’ın uzak yüzeyinden ilk kez örnekler topladı ve bu örnekler, Ay’ın volkanik geçmişini daha önce keşfedilmemiş bir derinlikte ortaya koydu.
Araştırmacılar, yaklaşık 2,8 milyar yıl yaşında volkanik kaya parçaları bulurken, bir kaya parçasının 4,2 milyar yıl öncesine tarihlendiği tespit edildi.Bu bulgular, Ay’ın volkanik faaliyetlerinin yalnızca Dünya’dan görünen yüzeyle sınırlı olmadığını kanıtlıyor. Daha önce, Ay’ın uzak yüzeyinin de volkanik bir geçmişi olabileceği öne sürülmüştü, ancak bu yeni keşif, bu bölgenin de önemli volkanik patlamalar yaşadığını doğruluyor.
Arizona Üniversitesi’nden gezegen yanardağı uzmanı Christopher Hamilton, &quot;Bu bölgeden alınan örnek, daha önce veri elde edemediğimiz bir alanı açığa çıkarıyor&quot; dedi.Chang’e-6 misyonu, Ay’ın uzak yüzeyinden başarılı bir şekilde örnek toplarken, Ay’ın bu tarafında volkanik geçmişi doğrulayan ilk verileri sağladı.
Bu, Ay keşiflerinde önemli bir adım olarak kabul ediliyor. 2019’da Chang’e-4, Ay’ın uzak yüzeyine inen ilk uzay aracı olmuştu ve Çin’in 2020’de fırlattığı Chang’e-5, yakın yüzeyden alınan örneklerle birlikte Apollo ve Sovyetler Birliği’ne ait verilerin ardından en yeni bulguları sunmuştu.Ay’ın uzak yüzü, kraterlerle dolu ve yüzeyi, yakın taraftaki lav akıntılarıyla şekillenen düz ovalardan daha farklı özellikler taşıyor. Bu farkların nedeni hâlâ bilim insanları tarafından araştırılmakta. Ancak, yeni keşif, Ay’ın uzak yüzeyinin de bir zamanlar aktif bir volkanik bölge olduğunu gözler önüne serdi.Bu bulgular, Ay’ın uzak yüzeyinde süren volkanik aktivitelerin, nasıl bu kadar uzun süre devam ettiğini anlamak için daha fazla araştırma yapılmasını gerektiriyor. Gelecekteki çalışmalar, bu süreçlerin nasıl işlediğine dair daha fazla bilgi sağlayabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MHQJMvZflEK5YWa-WRhB9g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Ayın, görülmeyen, yüzünde, keşif:, milyar, yıldan, fazla, süre, volkanik, aktivite, gerçekleşmiş</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çin&amp;apos;de ilginç olay: Bir robot, 12 robotu kaçırdı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cinde-ilginc-olay-bir-robot-12-robotu-kacirdi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cinde-ilginc-olay-bir-robot-12-robotu-kacirdi</guid>
<description><![CDATA[ Çin&#039;in Şanghay şehrinde ilginç bir robotik olay sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Bir robotik şirketinin showroomunda, güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, küçük bir robotun gece vakti showrooma girip, büyük boyutlu 12 robotu &quot;işlerini bırakmaya&quot; ikna ederek onları dışarıya sürüklediği görüldü.Çin&#039;in Şanghay şehrinde, bir robotun diğer robotları “kaçırması” sosyal medyada gündem oldu. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, küçük bir robotun, showroomdaki 12 büyük robotu “işlerini bırakmaya” ikna edip dışarı sürüklediği görülüyor.  Ağustos ayında yaşanan olayın görüntüleri, geçtiğimiz hafta Çin&#039;in TikTok&#039;u olarak bilinen Douyin platformunda viral oldu. Videolarda, küçük robot, showroomdaki diğer robotlarla diyalog kurarak, önce iki robotu “eve dönmeye” ikna ediyor. Ardından kalan 10 robot da onlara katılıyor ve tüm robotlar showroomu terk ediyor.  Görüntülerde küçük robot, büyük robotlardan birine “Mesai mi yapıyorsunuz?” diye soruyor. Yanıt, “Hiç işim bitmiyor” oluyor. Küçük robot ise, “O zaman eve gitmiyor musunuz?” diye sorarak, “Eve git” komutuyla diğer robotları da dışarı çıkarmayı başarıyor. PLANLANMIŞ BİR GÖREV   Başta eğlenceli bir kurgu gibi görünen olay, showroom sahibi şirket tarafından doğrulandı. Şirket, olayın gerçek olduğunu ve bunun bir test amaçlı gerçekleştirildiğini açıkladı. Şirket yetkilileri, küçük robotun kendi modelleri olduğunu ve diğer robotları &quot;ikna etme&quot; görevini başarıyla yerine getirdiğini belirtti.  Bununla birlikte, olayın ardından bazı sosyal medya kullanıcıları, robotların bu seviyede gelişmiş sosyal yetenekler sergilemesinin &quot;ürkütücü&quot; olduğuna dair yorumlarda bulundu. Güvenlik endişeleri artarken, yapay zekanın güvenliği ve etik sorunları bir kez daha gündeme geldi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F29gzIJTjUW-pQQsHw0r6w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Çinde, ilginç, olay:, Bir, robot, robotu, kaçırdı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Dolandırıcıları telefonda oyalıyor: &amp;quot;Yapay zekalı nine&amp;quot; geliştirildi</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/dolandiricilari-telefonda-oyaliyor-yapay-zekali-nine-gelistirildi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/dolandiricilari-telefonda-oyaliyor-yapay-zekali-nine-gelistirildi</guid>
<description><![CDATA[ İngiliz şirket Virgin Media O2, dolandırıcıları telefonda oyalamak için yapay zekalı bir &quot;nine&quot; geliştirdi. Daisy isimli bu yapay zeka, uzun hikayeler ve yanlış bilgilerle dolandırıcıların yerlerinin tespit edilmesi için aramalarda başarıyla tutabildiği kaydedildi.Son yıllarda yapay zekanın hayatımıza her alanda entegre olmasıyla beraber zararları tartışılırken, beraberinde getirdiği yararları da bulunuyor.
İngiliz telekom şirketi Virgin Media O2, çağrıları gerçek zamanlı olarak yanıtlayan ve dolandırıcıları, tıpkı dünya çapındaki tüketicilere yaptıkları gibi, yerlerinin tespit edilmesi amacıyla mümkün olduğunca uzun süre telefonda tutan insan benzeri bir yapay zekalı nine olan Daisy&#039;yi tanıttı.Şirket tarafından dolandırıcı ilişkileri uzmanı olarak tanımlanan Daisy yapay zekası, arayanlara hikayeler anlatmak üzere programlandı.Daisy, ailesiyle ilgili dolambaçlı hikayeler anlatıyor, örgü örme tutkusundan uzun uzun bahsediyor ve öfkeli arayanlara uydurma banka bilgileri de dahil olmak üzere yanlış kişisel bilgiler veriyor.Şirket, Daisy&#039;nin çok sayıda dolandırıcıyı bir seferde 40 dakika boyunca aramalarda başarıyla tuttuğunu iddia ediyor
Yapay zeka aracı, dolandırıcıların zamanını ve kaynaklarını boşa harcamak, kurnaz yöntemlerini kamuoyuna ifşa etmek, kolluk kuvvetleri için yararlı bilgilerin toplanmasını sağlıyor.
Virgin Media O2&#039;nin direktörü Murray MacKenzie, &quot;Müşterilerimizi güvende tutmak adına dolandırıcılık mesajlarını engellemek için güvenlik duvarı teknolojisinden yapay zeka destekli spam çağrı tespitine kadar her şeye yatırım yaparak dolandırıcıları durdurma konusunda üzerimize düşeni yapmaya kararlıyız. Dolandırıcılığı önleme ekibimizin en yeni üyesi Daisy, sadece onları hatta tutarak kendi acımasız oyunlarında onları alt ederek dolandırıcılara karşı durumu tersine çeviriyor.&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t8JERhV3xUCqlvxK50PqpQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Dolandırıcıları, telefonda, oyalıyor:, Yapay, zekalı, nine, geliştirildi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çığır açan keşif: Dünya&amp;apos;nın ikinci bir uydusu olduğu resmen doğrulandı!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cigir-acan-kesif-dunyanin-ikinci-bir-uydusu-oldugu-resmen-dogrulandi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cigir-acan-kesif-dunyanin-ikinci-bir-uydusu-oldugu-resmen-dogrulandi</guid>
<description><![CDATA[ Gökbilimciler, Dünya&#039;nın çekim gücüne kapılan bir asteroitin mini bir Ay&#039;a dönüştüğünü ortaya çıkardı. 2024 PT5 asteroidi olarak bilinen ve gezegenimizin yerçekimi tarafından yakalanan bu gökcismi, bilim dünyasında heyecan yarattı. Gezegenimizin ikinci uydusu olduğu kaydedilen PT5&#039;in Güneş&#039;ten yaklaşık 149 milyon km uzaklıkta Dünya&#039;nınkine benzer yörüngeler izleyen bir grup uzay kayası olan Arjuna asteroid kuşağına ait olduğu kaydedildi. Öte yandan asteroidin 25 Kasım 2024 tarihinde Dünya&#039;nın yörüngesinden ayrılmasının beklendiği aktarıldı.Çığır açan bir astronomik keşifte, bilim insanları Dünya&#039;nın artık ikinci bir ayı olduğunu doğruladı.
Madrid Complutense Üniversitesi&#039;nden gökbilimciler bu ilginç olayı ilk kez 29 Eylül 2024 tarihinde Güney Afrika&#039;nın Sutherland kentindeki güçlü bir teleskopla tespit etmişti.
Sadece 37 feet genişliğindeki küçük asteroit, Dünya&#039;nın çekim gücüne geçici olarak kapılmış ve mini bir Ay&#039;a dönüştü.
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü&#039;nde (MIT) gökbilimci olan Richard Binzel, &quot;Bunlar belli bir sıklıkta meydana geliyor, ancak çok küçük oldukları ve tespit edilmeleri çok zor olduğu için nadiren görüyoruz. Ancak son zamanlarda araştırma kabiliyetimiz onları rutin olarak tespit etme noktasına ulaştı.&quot; dedi.Dünya&#039;nın birincil uydusu 3,474 km çapa sahipken, 2024 PT5 nispeten küçüktür.
Dünya&#039;nın birinci uydusu 300.000 kat daha geniştir Küçük boyutuna rağmen bu geçici uydu, kozmik komşuluğumuz ve Dünya&#039;ya yakın nesnelerin dinamikleri hakkında değerli bilgiler sağlamaktadır.
Dünya&#039;nın yeni mini ayının yolculuğu Asteroid 2024 PT5, Güneş&#039;ten yaklaşık 149 milyon km uzaklıkta Dünya&#039;nınkine benzer yörüngeler izleyen bir grup uzay kayası olan Arjuna asteroid kuşağına aittir.
Bazı Arjuna asteroitleri gezegenimize yaklaşık 4,5 milyon yıl yakın mesafeden yaklaşabilir ve saatte 3.500 km daha az nispeten düşük hızlarda hareket edebilir.NASA&#039;nın Jet İtki Laboratuvarı Horizons sisteminden alınan verilere göre, 2024 PT5&#039;in Dünya&#039;nın yörüngesinde kalış süresi kısa olacak.
Yakalama 29 Eylül 2024&#039;te TSİ 15:54&#039;te başladı ve 25 Kasım 2024&#039;te TSİ 11:43&#039;te sona ermesi bekleniyor.Birincil uydumuz gibi Dünya&#039;nın yörüngesinde milyarlarca yıl kalmayacak olsa da, kısa süreli varlığı bilimsel çalışma için eşsiz bir fırsat sunuyor.
Astronomik araştırmalarda mini ayların önemi 2024 PT5 gibi mini aylar bilim insanlarına Dünya&#039;ya yakın nesneleri yakından incelemek için değerli fırsatlar sunuyor.
Bu geçici yakalamalar, asteroitlerin bileşimi ve güneş sistemimizin karmaşık işleyişi hakkında içgörüler sunan doğal kozmik laboratuarlar olarak işlev görür.Binzel bu olayların önemini vurgulayarak, &quot;Bu geçici yakalamalar doğal kozmik laboratuarlardır. Dünya&#039;ya yaklaşan küçük cisimleri anlamamıza yardımcı oluyorlar ve gelecekteki uzay görevleri için önemli olabilirler.&quot; diye konuştu.
Mini aylar çoğu amatör gökbilimcinin gözlemleyemeyeceği kadar küçük ve sönük olsalar da, profesyonel sınıf teleskopların algılama aralığına giriyorlar.Mini ayların incelenmesi, Dünya&#039;ya yakın asteroitleri ve bunların gezegenimiz üzerindeki potansiyel etkilerini anlamamıza katkıda bulunmaktadır.
Bilim insanları bu geçici uyduları analiz ederek asteroit davranış modellerini geliştirebilir ve olası çarpışmaları tahmin etme ve azaltma becerimizi geliştirebilirler.Gezegenimizin birincil uydusu olmasına rağmen gökbilimciler, yüzlerce yıldır Ay&#039;ın oluşumuna dair gizemle boğuşuyor.
Geçtiğimiz günlerde Penn State Üniversitesi&#039;nden araştırmacılar, Dünya&#039;nın geçen bir çift kayalık cisimden birini yakalamış ve zamanla onu uydusu haline getirerek Ay&#039;ın ortaya çıkmış olabileceğini öne sürmüştü.
KONA KONFERANSI&#039;NDA FİKİR BİRLİĞİNE VARILMIŞTI
1984 yılında Hawaii&#039;de düzenlenen Kona Konferansı&#039;nda bir araya gelen bilim insanları, Ay&#039;ın bir gök cisminin Dünya&#039;ya çarpması sonucu savrulan enkazdan oluşmuş olması gerektiği sonucuna varmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Oo_RpMY9RU2_hcRbvpcUqg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Çığır, açan, keşif:, Dünyanın, ikinci, bir, uydusu, olduğu, resmen, doğrulandı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Çin&amp;apos;de bir küçük robot, 12 büyük robotu kaçırdı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/cinde-bir-kucuk-robot-12-buyuk-robotu-kacirdi</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/cinde-bir-kucuk-robot-12-buyuk-robotu-kacirdi</guid>
<description><![CDATA[ Çin&#039;de bir robotik firmasının sergi salonuna giren robot, iletişime geçtiği 12 robotu &quot;işlerini bırakmaya&quot; ikna ederek kaçırdı. Robotun ikna kabileyiti, sosyal medyada büyük dikkat çekti. Ağustos ayında yaşanan olayın görüntüleri, geçtiğimiz hafta Çin&#039;in TikTok&#039;u olarak bilinen Douyin platformunda viral oldu.Küçük robotun büyük robotlardan birine “Mesai mi yapıyorsunuz?” diye sorduğu yanıt olarak da “Hiç işim bitmiyor” dediğini aktarılırken; küçük robot ise, “O zaman eve gitmiyor musunuz?” diye sorarak, “Eve git” komutuyla diğer robotları da dışarı çıkarmayı başardığı söylendi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xsH5zv_fiU-AfpTXZARsJQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Çinde, bir, küçük, robot, büyük, robotu, kaçırdı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>X&amp;apos;in sonu mu geliyor? Trump &amp; Musk dostluğu tarihin en büyük kaybını yaşattı</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/xin-sonu-mu-geliyor-trump-musk-dostlugu-tarihin-en-buyuk-kaybini-yasatti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/xin-sonu-mu-geliyor-trump-musk-dostlugu-tarihin-en-buyuk-kaybini-yasatti</guid>
<description><![CDATA[ X&#039;in sahibi Elon Musk, ABD genel seçimlerinde Donald Trump&#039;&#039;ın seçimi kazanmasında önemli rol oynamıştı. Bu yaşananların ardından X, platform tarihinin en büyük kullanıcı kaybını yaşadı. Musk ise seçim sonrası Trump tarafından Hükümet Verimliliği Departmanı&#039;nın başına getirilirken, rakip sosyal medya platformu Bluesky&#039;ın 24 saatte 1 milyon kullanıcı kazandığı kaydedildi.X yani eski adıyla Twitter ABD&#039;de gerçekleşen seçimlerin ardından tarihinin en büyük kullanıcı kaybını yaşadı.
X&#039;e rakip olarak çıkış yapan Bluesky 16 milyon kullanıcıya ulaşırken, geçen hafta 24 saat içerisinde 1 milyon yeni kullanıcı kazandı. 
6 Kasım’daki Donald Trump’ın seçim zaferinden bu yana yüz binlerce ABD&#039;li kullanıcı X platformunu terk etti.
Bu kullanıcı kayıplarının sebebi ise X’in sahibi Elon Musk olarak gösteriliyor.
Dünyanın en zengin insanı olan Musk, sosyal medya platformunu dönüştürerek Trump’ın seçimi kazanmasında önemli bir rol oynadı.Trump, Musk’ı “Hükümet Verimliliği Departmanı”nın başına getirdiğini duyumuştu.
Musk, şu an ABD hükümetinin tam merkezinde yer alıyor ve eylemleri için Senato onayına ihtiyaç duymuyor.
Aynı zamanda özel sektörde Tesla, SpaceX ve X’in liderliğini sürdürebiliyor.
Böylece, bir teknoloji milyarderi, ilk kez sadece medya aracılığıyla değil, doğrudan demokrasi üzerinde etkili bir konumda bulunuyor.Musk, 2022’de bir gönderisinde “Twitter’ın kamu güvenini hak etmesi için siyasi olarak tarafsız olması gerektiğini” ifade etmişti.
Ancak, Musk’ın Twitter’ı 44 milyar dolara satın almasının ardından içerik denetleyicilerini işten çıkarması ve hesap doğrulama için ücret talep etmesi, kullanıcıların platformu terk etmesine neden oldu.
HUZURSUZLUĞU ARTIRDI
Bu süreçte, Trump’ın hesabı yeniden etkinleştirildi ve Twitter “X” olarak yeniden markalandı.
Platformda aşırı sağ içeriklerin, nefret söylemlerinin ve bot hesapların artması, X kullanıcıları arasında huzursuzluğu artırdı.The Guardian ve Observer gazeteleri, siteyi artık kullanılamaz bulduklarını belirterek içerik paylaşmayı bıraktı.
Yazar Stephen King, X’in “çok zehirli” hale geldiğini söyleyerek platformdan ayrıldı. Ünlü sanatçılar Barbra Streisand ve Jamie Lee Curtis de X’i terk etti.X’in Trump’ın aşırı sağ platformu Truth Social ile birleşme ihtimali de konuşuluyor.
Böyle bir durumda, öncelik kimin çıkarlarında olacak? Musk, iş yaptığı otoriter rejimleri eleştirmek yerine destekleyecek mi? Yoksa tam tersi mi?
Mark Carrigan, X’in, Trump’ın fikirlerini yaymak için “bir siyasi süper uygulama” haline dönüşeceğini iddia etti.
Bu durumun Cumhuriyetçi Parti’nin dijital stratejisinde Facebook ve Fox News’u gölgede bırakabileceğini belirtti.Ancak, iki liderin farklı vizyonları ve çıkar çatışmaları nedeniyle bu iş birliğinin uzun ömürlü olmayabileceği öngörülüyor.
Trump, Çin’e karşı sert bir politika izlerken Tesla’nın en büyük pazarlarından biri Çin.
Aynı şekilde, Trump elektrikli araç üretimine karşı kampanya yürütürken Musk bu sektöre öncülük ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OCcqax_cikSsc6Rc2CMV7Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Xin, sonu, geliyor, Trump, Musk, dostluğu, tarihin, büyük, kaybını, yaşattı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Yapay zeka devrimi: Hastalıkları doktorlardan daha hızlı tespit ediyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-devrimi-hastaliklari-doktorlardan-daha-hizli-tespit-ediyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/yapay-zeka-devrimi-hastaliklari-doktorlardan-daha-hizli-tespit-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Washington Eyalet Üniversitesi’nden araştırmacılar, insan dokularındaki hastalık belirtilerini tanıyabilen yapay zeka sistemi geliştirdi. Bu sistemin doktorlar tarafından gözden kaçırılan patolojileri bile tespit ettiği kaydedildi.Washington Eyalet Üniversitesi&#039;nden araştırmacılar, insan dokularının görüntülerinden hastalık belirtilerini tanıyabilen bir yapay zeka sistemi geliştirdi.Bu sistem, enfeksiyonları tanımlamak için ölçeklenebilir derin öğrenme kullanıyor ve hem zaman hem de doğruluk açısından insan yeteneklerini aşıyor.Scientific Reports&#039;ta yayınlanan yeni bir çalışma, hataları verimli bir şekilde tanımlayan yeni bir derin öğrenme modelini ortaya çıkardı.Bu yeni yaklaşım, patologların örnekleri tanımlaması için saatler gerektiren hastalıkla ilgili araştırmaların hızını artırabilir.&quot;TIPTA DEVRİM YARATABİLİR&quot;Bilim insanı Michael Skinner, &quot;Bu yapay zeka tabanlı derin öğrenme programı, bu dokulara bakarken çok ama çok doğruydu. Hem hayvanlar hem de insanlar için bu yapay zeka tıpta devrim yaratabilir, esasen bu tür analizleri daha iyi kolaylaştırabilir.&quot; dedi.GÖZDEN KAÇAN PATOLOJİLERİ TESPİT ETTİYapay zekaya ekstra girdi eklemek için araştırmacılar onu meme kanseri ve lenf nodu metastazı da dahil olmak üzere daha fazla gigapiksel görüntüyle besledi.Test sırasında araştırmacılar yeni yapay zeka modelinin önceki sistemlerden daha verimli ve doğru olduğunu gördü.İlginç bir şekilde, doktorlar tarafından gözden kaçırılan patolojileri bile tespit etti.Çalışmanın yazarlarından Holder, &quot;Bence artık hastalıkları ve dokuları tanımlamak için insanlardan daha hızlı ve daha doğru bir yolumuz var&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fAwQMn_cN0a7AN3Ca3O6OQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zeka, devrimi:, Hastalıkları, doktorlardan, daha, hızlı, tespit, ediyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Ay&amp;apos;a insan götürecek: Starship roketi altıncı kez test ediliyor</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/aya-insan-goeturecek-starship-roketi-altinci-kez-test-ediliyor</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/aya-insan-goeturecek-starship-roketi-altinci-kez-test-ediliyor</guid>
<description><![CDATA[ Elon Musk&#039;ın uzay şirketi SpaceX, Starship&#039;in altıncı test uçuşunu yarın TSİ 12.15&#039;te gerçekleştirecek. Uzay ajansının Mars&#039;a gitme planlarının temelini oluşturan bu roket, önümüzdeki on yıl içerisinde mürettebat olacak bir şekilde Ay&#039;a gitmek için kullanılacak.SpaceX, Starship roketinin altıncı uçuş testini 19 Kasım Salı günü TSİ 12.15&#039;te gerçekleştirmek için hazırlıklara başladı.
Beşinci uçuş testi Roketin üst kademesi fırlatmadan sonra Super Heavy Booster&#039;ın demir kolları tarafından yakalanmış ve yüksek hassasiyetle iniş gerçekleştirmişti.Altıncı uçuş testinde, SpaceX booster&#039;ı tekrar demir kollarla yakalamayı deneyecek, uzaydayken bir Raptor motorunu yeniden ateşleyecek ve ısı kalkanı deneyleri ile Hint Okyanusu üzerinde yeniden giriş ve iniş için manevra değişikliklerini test edecek.
Yaklaşan uçuş için SpaceX, itici tahrik sistemlerine yedeklilik ekleyen ve kilit alanlarda yapısal gücü artıran bazı donanım yükseltmeleri yaptı.Ayrıca, başarılı bir yakalamanın ardından itici gazları güçlendiriciden daha hızlı boşaltabilecek.
SpaceX ayrıca görev tasarımcılarının yazılım kontrollerini güncellediğini ve güçlendiricinin fırlatılması ve geri dönüşü için kriterler belirlediğini açıkladı.
Yedinci test uçuşu ve sonrası için yapılacak iyileştirmeler hakkında SpaceX şunları söyledi:
&quot;Yedinci uçuş testi için planlanan araçtan başlayarak gelecekteki gemiler, tamamen yeniden kullanılabilir bir ısı kalkanına doğru ilerlemeye devam ederken, yeniden tasarlanmış ön kanatlar, daha büyük itici yakıt tankları ve en yeni nesil karolar ve ikincil termal koruma katmanları dahil olmak üzere önemli yükseltmelerle uçacak. Bu ve sonraki uçuş testlerinden elde edilen bilgiler, tam ve hızlı yeniden kullanılabilirliğe yaklaştıkça tüm Starship sistemini daha güvenilir hale getirmeye devam edecek.&quot;SpaceX için, Starship&#039;i oldukça yakında hazır hale getirmek önemli çünkü bu, şirketin Mars&#039;a ulaşma planlarının temelini oluşturuyor ve bu teknolojinin bir kısmı, önümüzdeki on yıl içinde NASA&#039;nın Artemis görevlerinde Ay&#039;a gitmek için kullanılacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9LJOVE_EOEq7VZCRqM5dow.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Aya, insan, götürecek:, Starship, roketi, altıncı, kez, test, ediliyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kızıl Gezegen&amp;apos;in panoraması:
NASA yeni Mars fotoğrafları paylaştı!</title>
<link>https://gundemakisi.com.tr/kizil-gezegenin-panoramasinasa-yeni-mars-fotograflari-paylasti</link>
<guid>https://gundemakisi.com.tr/kizil-gezegenin-panoramasinasa-yeni-mars-fotograflari-paylasti</guid>
<description><![CDATA[ NASA&#039;nın Curiosity keşif aracı, araştırdığı Gediz Vadisi kanalından ayrılmadan önce 360 derecelik bir panorama yakaladı. Araç, Mars&#039;ta mikrobik yaşamın izlerini ararken, şimdiye kadar hiç görülmemiş beyaz sülfür taşlarıyla dolu bir alan keşfetti. Araştırmacılar, bu buluşun Kızıl Gezegen&#039;in eski çevre koşulları hakkında önemli ipuçları sunabileceğini belirtti.Mars yüzeyinde 13 yıldır araştırmalar yürüten NASA&#039;nın Curiosity keşif aracı, yaz aylarında Gediz Vallis kanalı boyunca kaydettiği görüntüleri paylaştı.
NASA&#039;nın paylaştığı 360 derece panorama görüntülerinde şimdiye kadar hiç görülmemiş beyaz sülfür taşlarıyla dolu bir alan keşfedildi.Sülfür taşları, uzay aracının gelişmiş kameraları sayesinde detaylı olarak incelendi. Curiosity&#039;nin proje bilimcisi Ashwin Vasavada, “Sülfür alanına her açıdan baktık ve oluşumuna dair ipuçları aradık. Şimdi çözmemiz gereken eğlenceli bir bulmacamız var”  dedi. 
Taşların saf sülfür içerdiği tespit edildi ve bu, Mars yüzeyinde şimdiye kadar hiçbir misyonun karşılaşmadığı bir durum.
NASA&#039;nın Mars Keşif Yörünge Aracı tarafından çekilen görüntülerde bu bölgedeki açık renkli arazi daha önce fark edilmişti, ancak taşların detayları ancak Curiosity&#039;nin yakın incelemesiyle ortaya çıktı.Curiosity ekibi, taşların nasıl ve hangi koşullarda oluştuğunu anlamak için kapsamlı veriler topladı.
Bilim insanları, Mars&#039;ın kuru bir iklime geçişi sırasında bu bölgenin özelliklerinin nasıl şekillendiğini çözmeye çalışıyor. Özellikle, bölgedeki suyun gezegenin daha sıcak ve nemli olduğu milyarlarca yıl önce mikrobik yaşamı desteklemiş olabileceğine dair kanıtlar aranıyor.Curiosity’nin bir sonraki hedefi, kilometrelerce uzanan ağ benzeri kristal oluşumlar. Bu yapılar, suyun Mars yüzeyinde var olduğu dönemde kaya çatlaklarına yerleşen minerallerin zamanla sertleşmesiyle oluşmuş olabilir.Gediz Vallis kanalında yapılan bu keşifler, Mars’ın geçmişindeki su ve iklim döngülerine dair önemli bilgiler sunuyor. Curiosity&#039;nin topladığı veriler, Kızıl Gezegen’in yaşam için elverişli olup olmadığını anlamak adına kritik bir rol oynuyor. NASA ekibi, bu bulguları analiz ederek Mars’ın iklim geçmişi ve mikrobik yaşam potansiyeli hakkında yeni bir zaman çizelgesi oluşturmayı hedefliyor. Bu sıradışı keşifler, Mars araştırmalarında heyecan verici bir döneme işaret ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Qy2oC2CBKEqfa1NReGJJyA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:17:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>gundemakisi</dc:creator>
<media:keywords>Kızıl, Gezegenin, panoraması:
NASA, yeni, Mars, fotoğrafları, paylaştı</media:keywords>
</item>

</channel>
</rss>